Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma  Haber

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma 

TSKB ve AFD arasındaki dokuzuncu iş birliği olan bu anlaşmayla Türkiye’deki döngüsel ekonomi yatırımlarının desteklenmesi ve bu alandaki çalışmaların hız kazanması amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin 2022 yılında imzalanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek “AFD ile imzaladığımız bu anlaşma, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında öncelikli alanların başında gelen döngüsel ekonomi temasına vereceğimiz en kapsamlı destek olmasıyla da ayrışıyor. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi. TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Fransız Kalkınma Ajansı’ndan (AFD) 150 milyon Euro tutarında kaynak temin etti. Sağlanan bu kaynakla Türkiye’de döngüsel ekonomi alanındaki yatırımlara ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen şirketlere finansman desteği sunulması amaçlanıyor. TSKB ev sahipliğinde bankanın İstanbul’da bulunan Genel Müdürlük binasında gerçekleşen imza törenine Fransa Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve AFD Grup Türkiye Direktörü Xavier Muron katıldı. Söz konusu kaynak, 2022 yılında imzalanan ve başarılı bir şekilde tamamlanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğini taşıyor. Temin edilen ilk kredi kapsamında sağlanan hibe anlaşması çerçevesindeki teknik danışmanlık süreci de yeni anlaşmayla birlikte devam ediyor. TSKB, Döngüsel Ekonomi Yol Haritası ile bu alandaki stratejisini belirlerken birçok sektör temsilcisi ile iş birliklerini zenginleştiriyor. AFD ile imzaladıkları bu yeni anlaşmayla iş birliklerini daha da ileri taşımaktan duydukları memnuniyeti paylaşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bu krediyle birlikte 2005 yılından bu yana AFD’den sağladığımız toplam kaynak tutarı 675 milyon Euro’ya ulaştı. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda giderek daha fazla önem kazanıyor. Sağladığımız finansmanla kaynak verimliliğini artıran, yeniden kullanım ve geri dönüşümü destekleyen yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz döngüsel ekonomi kredimizin devamı niteliğindeki bu yeni anlaşma ile iş ortaklarımızın bu alandaki dönüşümlerine destek olurken, ölçme ve gelişim metodolojileri içeren kredi modellerimiz, mühendislik ve teknik danışmanlık yetkinliklerimizden aldığımız güçle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ülkemiz yatırımlarına nitelikli katkı vermeye devam ediyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda döngüsel ekonomi finansmanına yönelik yüksek bir odaklılıkla çalışıyoruz. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye kaydetti. AFD Grubu Türkiye Direktörü Xavier Muron, “TSKB ile imzaladığımız bu dokuzuncu anlaşma, uzun soluklu bir ortaklığın neler başarabileceğinin kanıtıdır. Yirmi yılı aşkın süredir, ortak bir vizyona dayanan ve her yeni anlaşmanın bir öncekinden daha ileri gittiği nadir rastlanan bir ilişki inşa ettik. TSKB’nin döngüsel ekonomi ilkelerini finansman stratejisine entegre etme taahhüdü, AFD’nin kendi önceliklerini yansıtırken örnek teşkil eden bir ortağı desteklemek bizim için gerçek bir gurur kaynağı” diye konuştu. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont “Bu anlaşma, Fransa-Türkiye ortaklığının derinliği ve canlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Finansmanın ötesinde, bu anlaşma sürdürülebilir kalkınmanın bir kısıtlama değil, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin tam merkezine oturduğu bu dönemde, iki ülkenin birlikte değerlendirmeye kararlı olduğu bir fırsat olduğuna dair ortak inancımızı yansıtıyor” dedi. TSKB ve AFD, 2005 yılından bu yana yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sağlık, eğitim, çevre, sürdürülebilir turizm ve kadın istihdamı gibi pek çok alanda önemli projelere imza attı. 2016 yılında başlayan ve 2019 yılında devam eden kadın istihdamı temalı iş birliklerine ek olarak, 2022 yılında sağlanan 80 milyon Euro tutarındaki ilk döngüsel ekonomi kredisinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yeni kredi hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erdemir, Ankara’nın Su alt yapısı ve Depolama Projelerinin Çelik Tedarikçisi Oldu Haber

Erdemir, Ankara’nın Su alt yapısı ve Depolama Projelerinin Çelik Tedarikçisi Oldu

OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen “Tube & Wire 2026 Fuarı”na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye’nin en büyük entegre çelik üreticisi Erdemir ile Ankara merkezli ve altyapı projelerindeki tecrübesiyle öne çıkan YDA Group arasında çelik rulo temini konusunda satış sözleşmesi imzalandı. Sözleşme, OYAK Genel Müdürü - Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ile Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi-Murahhas Aza Serdar Başoğlu ve YDA Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Cüneyt Arslan tarafından imzalandı. Gerçekleştirilen sözleşme ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yaptırılacak “Kesikköprü Barajı – İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisleri Arası Su Alma Yapısı, Ana İsale Hattı, Pompa istasyonları ve depo imalatları yapımında Erdemir çeliği kullanılacak. Yalçıntaş: “Ülkemize değer katan bir projeye katkı sağlıyoruz” Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, iş birliğinin Türkiye’deki stratejik projeler açısından önemine dikkat çekti. Yalçıntaş, “Erdemir olarak YDA Group ile gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile stratejik altyapı projelerine yüksek kaliteli yerli çelik tedarik ediyoruz. Bu sayede ülkemizin su kaynaklarının verimli kullanımı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz. İklim değişikliği ve artan kuraklık riskleri ile birlikte tüm dünyada su kaynakları giderek daha da stratejik hale geliyor. Erdemir olarak, Türkiye’nin tüm önemli ve büyük projelerinde olduğu gibi bu projede de yerli ve milli çelik tedarikçisi olarak yer almaktan ve Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattını kapsayan bu kritik ve ülkemiz için çok kıymetli projenin tüm çeliğini karşılamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Yüksek katma değerli ürünlerle yerli tedarikçi İş birliği kapsamında yalnızca ürün temini değil, uzun vadeli stratejik çözüm ortaklığı hedefleniyor. Özellikle su yönetimi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünler iş birliğinin odağında yer alıyor. Söz konusu anlaşma, Erdemir’in yerli tedarikçi olarak Türkiye’deki altyapı projelerine daha fazla katkı sağlamasına vesile olacak. İş birliğinin aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyeceği ifade ediliyor. Erdemir, Tube & Wire 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı Türkiye’nin entegre çelik gücü Erdemir, Messe Düsseldorf Fuar Alanı’nda Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında sektör profesyonellerini ağırlıyor. Şirket, katma değerli ürün portföyünü ve geliştirdiği yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerine sunuyor. Uluslararası çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuarda Erdemir; tel üretimi, tel işleme malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine yönelik güncel gelişmeleri paylaşıyor. Fuar 17 Nisan’a kadar devam edecek olup, Erdemir fuar boyunca müşterilerini ağırlamaya ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gelecek Ekonomiler Next Economies Forum 2027 için Kahire’de Buluşuyor Haber

Gelecek Ekonomiler Next Economies Forum 2027 için Kahire’de Buluşuyor

Türetim Ekonomisi Derneği ve Heliopolis Sürdürülebilir Kalkınma Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen forum, farklı ülkelerden hareketleri, ağları, sosyal girişimleri, iş dünyasını, akademiyi ve politika yapıcıları bir araya getirecek. Buluşmanın ana teması ise “Eylemde Birlik”. Forum yalnızca fikir alışverişi değil, farklı coğrafyalardan aktörlerin birlikte somut iş birlikleri geliştirmesini hedefliyor. Heliopolis Üniversitesi’nde gerçekleşecek forum için ön kayıtlar bir yıl öncesinden açıldı. İnsan ve doğa ile uyumlu ekonomik modeller üzerine çalışan uluslararası aktörleri bir araya getirmeyi hedefleyen buluşma, bir konferans olmanın ötesinde, farklı kıtalardan kurumların ortaklıklar kurduğu küresel bir platform olarak konumlanıyor. Türetim Ekonomisi Derneği Başkanı Dr. Uygar Özesmi, forum ile ilgili şu açıklamada bulundu: “Bugün karşı karşıya olduğumuz çok katmanlı krizler, ekonomik sistemleri büyüme odaklı değil, insanı ve doğayı merkeze alan yapılar olarak yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor. Next Economies Forum, dünyanın farklı coğrafyalarından aktörleri bir araya getirerek ekolojik ve sosyal açıdan adil ekonomilerin nasıl yaygınlaşabileceğini birlikte tartıştığımız ve somut iş birlikleri geliştirdiğimiz önemli bir buluşma zemini sunuyor.” Helmy Abouleish, Heliopolis University for Sustainable Development Mütevelli Heyeti Başkanı, forum hakkında şunları söyledi: “Ekolojik, ekonomik ve toplumsal tüm sürdürülebilir kalkınma alanlarında; hem bireysel hem de kurumsal düzeyde, içsel ve ruhsal gelişimimizi temel alarak farklı şekilde harekete geçmeye yönelik artan ve acil bir ihtiyaç var. Bu forum artık yalnızca konuşmalar yapmak ya da anlaşmalara varmakla ilgili değil; gelecek nesillerin geleceğini önemseyen herkes arasında eylem ve birlik oluşturmakla ilgili. SEKEM ve Heliopolis University for Sustainable Development, Next Economies Forum’un partnerlerini ve katılımcılarını; Sevgi Ekonomisi’nin (Economy of Love) ilham olduğu ve döngüsel ekonominin günlük bir pratik olarak uygulandığı bütüncül sürdürülebilir kalkınma modelimizi tanımaya davet ediyor. Dünyanın dört bir yanından kuruluşları ve kurumları, küresel toplumlar ve topluluklar için ekonomik uygulamaların geleceğini birlikte şekillendirmek üzere bize katılmaya davet ediyoruz.” Neden şimdi? Yeni ekonomiler neden daha fazla konuşuluyor? Dünya genelinde ekonomik büyümenin tek başına refah veya ekolojik istikrar getirmediği gerçeği giderek daha görünür hale geldi. Birçok ülkede ekonomik büyüme öncelik olmaya devam ederken iklim krizi derinleşiyor, biyoçeşitlilik kaybı hızlanıyor ve sosyal eşitsizlikler artıyor. Bu durum, ekonominin yalnızca büyüklüğüyle değil;, insana, topluma ve gezegene kattığı değerle değerlendirilmesi gerektiğine dair küresel bir tartışmayı güçlendiriyor. Bu nedenle, gelecek ekonomiler artık yalnızca tartışılmıyor, birlikte hayata geçiriliyor, ve yaygın hale gelmeleri için ihtiyaç her zamankinden daha fazla. Toplantıya katılacağını bildiren uluslararası oluşumların bazıları ise : Küçülme Ekonomisi (Degrowth Economy)Esenlik Ekonomisi (Wellbeing Economy)Kamu Yararı Ekonomisi (Economy for the Common Good)Türetim Ekonomisi (Prosumer Economy) Sevgi Ekonomisi (Economy of Love) Next Economies Forum, bu modellerin yalnızca teoride değil, dünyanın farklı bölgelerinde nasıl hayata geçirildiğini öne çıkarmayı amaçlıyor. İstanbul’dan Kahire’ye uzanan bir süreç Next Economies Forum tek seferlik bir etkinlik değil, birkaç yıldır büyüyen uluslararası bir iş birliği sürecinin devamı niteliğinde. Bu süreç 2024 yılında İstanbul’da düzenlenen International Prosumer Economy Conference (IPEC2024) ile başladı. Ardından 2025’te yine İstanbul’da gerçekleştirilen Next Economies Summit, dünyanın farklı yerlerinden gelen kurumların arasında yeni bir diyalog alanı açtı. Bu buluşmalarda oluşan uluslararası ağ, ortak üretim ve birlikte hareket etme ihtiyacını daha da görünür kıldı. Next Economies Forum ise İstanbul’da başlayan bu diyaloğu Kahire’de eyleme dönüşecek bir küresel dayanışmayı hedefliyor. Küresel ağlar ve ortaklar bir araya geliyor Next Economies Forum’un en dikkat çekici yönlerinden biri, farklı kıtalardan çok sayıda uluslararası kurumun bu süreçte aktif rol alması. Forum kapsamında oluşturulan Ortaklar Konseyi (Partners’ Council) kurumlar arası kalıcı iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Forumun stratejik ortakları arasında; Ashoka, Bounce Beyond, Club of Rome, The Collective, The Democracy Collaborative Earth4All, ECOLISE, ECOnGOOD, Economy of Love, Global Tapestry of Alternatives, Good4Trust.org, Greenpeace, Home for Humanity Sun Of Humanity Foundation, Partners For A New Economy, Post Growth Institute, Purpose, Re-Action Collective, SEKEM Group, , Wellbeing Economy Alliance (WEAll) ve World Ethic Forum yer alıyor. Topluluk partnerleri arasında; Business Declares Kadir Has C.E.S.D, EBDA, ENIVA, International Degrowth Network, Organic Egypt Foundation ve Vegan Sofralar bulunurken; forumun iletişim ve yaygınlaştırma çalışmalarını a&b Danışmanlık, Dial Down, Good Market EkoIQ 17.Amaç ve PlumeMag destekliyor. Bu geniş ağ, farklı kıtalardan aktörler arasında kalıcı iş birlikleri kurulmasını teşvik etmeyi ve ekonomik sistemlerin iş dünyası, finans, hukuk ve politika alanlarında doğa ve toplumla uyumlu biçimde dönüşmesine katkı sunmayı hedefliyor.. Heliopolis Üniversitesi ve SEKEM ev sahipliği yapacak Forum, Mısır’daki Heliopolis Sürdürülebilir Kalkınma Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. SEKEM girişimi tarafından kurulan üniversite, sürdürülebilir kalkınma alanında eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren öncü bir kurum olarak öne çıkıyor. Tarım, eğitim, sağlık ve iş dünyasını kapsayan bütüncül yaklaşımıyla SEKEM, insan, toplum ve doğa arasındaki uyumu temel alan ekonomik modellerin pratikte nasıl uygulanabileceğine dair önemli bir örnek sunuyor. Bu özellikleriyle ev sahibi kurum, forumun ele aldığı yaklaşımların sahadaki karşılıklarını görünür kılan önemli bir örnek oluşturuyor. Ön kayıtlar devam ediyor Ekonomik sistemlerin geleceğini yalnızca tartışmak değil, birlikte tasarlamak isteyen akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, iş dünyası aktörleri ve politika yapıcılar için Next Economies Forum 2027 ön kayıtları devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor Haber

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor

Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak  Haber

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak 

VakıfBank, uluslararası kuruluşlarla yaptığı iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından Aralık 2025’te onaylanan “Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi” kapsamında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla kredi sözleşmesine imza attı. 10 yıl vadeli finansman işlemi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Dünya Bankası, kreditörler ve VakıfBank arasındaki iş birliği kapsamında; Türkiye genelinde mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, özellikle kadınlar ve genç girişimcilerin finansmana erişiminin ve istihdamlarının artırılmasını ve depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmanın desteklenmesini amaçlıyor. “Türk bankacılık sektöründe uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi” İşlemle ilgili açıklamada bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan ‘Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi’ kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı karşı-garantisi ile IBRD kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla imzaladığımız 1,5 milyar Euro tutarındaki 10 yıl vadeli bu anlaşmayı, Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak kazandıran stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu proje, yalnızca finansman sağlamakla sınırlı kalmayıp kadınlar ve genç girişimciler odağında istihdamı da doğrudan destekleyen bir etki çerçevesi sunuyor.” Sağlanan kaynağı, mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yatırım ve büyüme ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde reel sektöre yönlendirirken, depremden etkilenen bölgelerde de ekonomik toparlanmayı desteklemeyi hedeflediklerini belirten Üstünsalih, “Dünya Bankası ile 2010 yılında başlayan ve yıllar içinde farklı projelerle genişleyen iş birliğimiz bugün itibarıyla Bankamızı, Dünya Bankası’nın Türkiye’deki en büyük finansal kuruluş iş ortağı konumuna taşıdı. Orta ve uzun vadede, çok uluslu kalkınma bankaları ve uluslararası finans kuruluşlarıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan projelerde en büyük ve en etkin iş ortaklarından biri olma stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu önemli adımda emeği geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Dünya Bankası Grubu’na ve kredi anlaşmasını birlikte imzaladığımız Santander, BNP Paribas, Standard Chartered ve ING’ye teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Projeye garanti sağlayan Dünya Bankası adına açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti ülke direktörü Humberto López ise şunları ifade etti. “Bu işlem, Dünya Bankası’nın bugüne kadar tek bir proje kapsamında sağladığı en büyük garanti olup, özel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırarak ülkemizin istihdam hedeflerinin desteklenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda işgücü piyasasındaki cinsiyet ve yaş farkının kapatılmasına odaklanmaktadır. Projenin, 15.000'i kadınlar ve 1.000'i gençler tarafından yönetilen firmalar da dahil olmak üzere yaklaşık 30.000 mikro, küçük ve orta ölçekli işletmenin finansmana erişimini genişletmesi ve 800.000'e kadar yeni veya daha kaliteli istihdam yaratılmasına yardımcı olması beklenmektedir.” Projede kredi veren bankalardan Santander Bank adına Global Export & Agency Finance Başkanı Guillermo Hombravella ise şunları belirtti: “Bu önemli işlemde Global Koordinatör olarak yer almaktan gurur duyuyoruz. Uluslararası kalkınma kuruluşlarının katılımıyla bir Türk bankası tarafından sağlanan en büyük finansman olması, bu işlemin Dünya Bankası ile önde gelen ticari bankalar arasındaki güçlü iş birliğini ortaya koyduğunu göstermektedir. Çok taraflı garanti yapılarındaki işlemlerde güvenilir bir ortak olarak Santander, Türkiye’de mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimini genişleten, istihdamı destekleyen ve son depremlerden etkilenen bölgelerin toparlanmasına katkı sağlayan karmaşık finansman çözümlerini hayata geçirmek için gerekli yapılandırma uzmanlığı ve koordinasyon kapasitesini sunmaktadır.” Projede kredi veren bankalardan BNP Paribas adına BNP Paribas Global Export Finance Başkanı Yasser Henda ise şunları söyledi: “BNP Paribas olarak, IBRD tarafından kısmen garanti edilen ve finansal kapsayıcılığı güçlendirmeyi hedefleyen bu 1,5 milyar avroluk işlem kapsamında VakıfBank’ı desteklemekten gurur duyuyoruz. Özellikle kadın ve genç girişimciler olmak üzere yeterince temsil edilmeyen gruplar ile KOBİ’lerin finansmana erişimini artırmayı amaçlayan bu işlemde yer almamız, BNP Paribas’nın Türkiye’de ve ötesinde sosyal ve ekonomik kalkınmayı destekleyen finansman çözümlerinin geliştirilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Vakfı’ndan Sürdürülebilir Geleceğe Katkı Haber

İnci Vakfı’ndan Sürdürülebilir Geleceğe Katkı

İnci Vakfı, sürdürülebilirlik stratejisiyle uyumlu olarak bu sene dördüncüsünü düzenlediği “Hasat Hibe Programı” ile lisansüstü öğrencilerin hava, su ve toprak odağında; doğaya verilen zararı teknolojik çözümlerle onarmayı amaçlayan sürdürülebilirlik projelerini desteklemeyi sürdürüyor. IV. Hasat Hibe Programı’nın ana temaları, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda belirlenen 12. Sorumlu Üretim ve Tüketim ile 13. İklim Eylemi amaçları çerçevesinde şekilleniyor. Program temaları, tasarımdan üretim süreçlerine kadar sürdürülebilir ve teknolojik uygulamaların entegrasyonunu kapsıyor. Yenilikçi ve sürdürülebilir projeler geliştiren lisansüstü düzeyindeki öğrenciler, bu program sayesinde çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırma fırsatı buluyor. İlk döneminden bu yana 18 şehirde, 25 üniversiteden, enerji ve endüstriyel verimlilikten iklim ve karbon yönetimine; nanoteknoloji ve çevre sensörlerinden gıda ve tarım teknolojilerine uzanan yaklaşık 100 projeye ulaşan program, akademi, sivil toplum ve özel sektör arasında güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği zemini oluşturdu. Başvurular 31 Mart 2026’ya Kadar Devam Ediyor Hasat Hibe Programı'na başvurular 31 Mart tarihine kadar www.incivakfi.org web sitesinde yer alan başvuru bağlantısı üzerinden alınıyor. Başvurular, öncelikle alanında uzman ve akademisyen jüri üyelerinden oluşan ön jüri tarafından değerlendirilecek ve ardından programa katılmaya hak kazananlar eğitim, mentorluk ve gelişim sürecinde dahil edilecekler. Sürdürülebilirlik Projelerine Nakdi, Geliştirici Destekler ve Özel Ödüller IV. Hasat Hibe Programı paydaşlarının desteğiyle, sürdürülebilirlik alanında kalıcı etki yaratmayı hedefleyen bir ekosistemi de güçlendirmeye devam ediyor. Program 1.500.000 TL’ye yakın nakdi destekle birlikte projelerin gelişimini güçlendiren bütüncül bir hibe yapısı sunuyor. Ön jüri değerlendirmelerini geçen projelere mentorluk, eğitim, webinar, ekosistem buluşmaları gibi geliştirici destekler ve program paydaşlarının sağladığı özel ödüller sağlıyor. Bu yılki özel ödüller arasında; Art Brand Atelier tarafından bir projeye sunulacak Girişim Markası Danışmanlığı, Bermuda Medya Ajansı tarafından bir projeye sunulacak Sosyal Medya Danışmanlığı, Erdem Kaya Patent tarafından bir projeye sağlanacak Patent Desteği ve farklı paydaşların tarafından sunulacak çeşitli katkılar yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü ise Hasat Zamanı Sürdürülebilirlik Sponsorluğu’nu üstleniyor. Geçtiğimiz yıl programda yer alan eğitim, mentorluk, girişim ve liderlik koçluğu, patent ve sosyal medya danışmanlığı ile katılımcılara yaratılan toplam değer yaklaşık 850.000 TL oldu. İnci Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez “Geçtiğimiz yıl Vakfımızın 40. Yılını kutladık. Cevdet İnci Eğitim Vakfı olarak, kurulduğumuz günden bu yana, geleceği düşünen, topluma, çevreye fayda sağlayan, üreten bireyler yetiştirmeyi ve bilimin ışığında yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine destek olmayı kendimize ilke edindik. Üç yıldır Hasat Hibe Programı sayesinde birbirinden değerli, yenilikçi ve ilham verici projelere ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz. Programımız sayesinde bugüne kadar yüze yakın projeye yol arkadaşlığı yaptık. Proje sahipleriyle sürekli iletişim halinde kalarak gelişim süreçlerini yakından takip ediyoruz. Ne mutlu bize ki programımızla yolu kesişen gençler, aldıkları hibelerin yanı sıra TÜBİTAK, TÜSİAD ve EIT gibi ulusal-uluslararası ekosistem paydaşlarından da çeşitli destekler ve ödüller alarak projelerini büyütmeye devam ediyor. Bizler, bu projelerin her birinin arkasındaki bilimsel düşüncenin ve eğitimin gücüne inanıyoruz. Geçtiğimiz yıl bu yolculukta bizlerle olarak gençleri destekleyen ve ödülleriyle programımızı zenginleştiren Erdem Kaya Patent, Bermuda Medya Ajansı, ReSkills Training, özel ödül desteği için Sürdürülebilir1İzmir'e, sürdürülebilirlik sponsorumuz olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve tüm paydaşlarımıza da teşekkür ederiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı Haber

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı

Kadın girişimciliğini destekleyerek kadınların ekonomik hayatta daha güçlü bir yer edinmesini amaçlayan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (CSW) 70. oturumu kapsamında New York’ta Garanti BBVA ile önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen “Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: Yirmi Yıllık Bir Yolculuk” başlıklı etkinlikte, kadınların iş dünyasına erişimini ve ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeye yönelik projeler ve iş birlikleri ele alınırken; KAGİDER ve Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmaların yarattığı etki ve kazanımlar da paylaşıldı. Etkinliğin onur konuğu ise T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş oldu. Etkinlikte KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu ve Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmacı olarak yer aldı. Açılış konuşmalarını ise açılış konuşmalarını ise GlobeWomen Yönetim Kurulu Başkanı Irene Natividad ve UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond gerçekleştirdi. Panelin moderatörlüğünü August Leadership Ortağı, Beba Foundation Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümran Beba üstlenirken; KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Berkol, Garanti BBVA Girişim Bankacılığı Müdürü Selin Öz, IFC (International Finance Corporation) “Banking on Women” Programı Küresel Başkanı Jessica Schnabel ve Dünya Bankası Grubu Kıdemli Özel Sektör Kalkınma Uzmanı Julia Constanze Braunmiller panelist olarak yer aldı. Etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘’Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, yalnızca ekonomik büyümeye değil, aynı zamanda ailelerin güçlenmesine, yerel kalkınmanın desteklenmesine ve daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sunmaktadır. Kadınların girişimcilik becerilerine yapılan her yatırım, ülke kalkınmasına yapılan bir yatırımdır. Çünkü kadın girişimcilerin hayata geçirdiği her işletme, ekonomik hareketliliği artırırken ailelerin güçlenmesine de katkı sunmaktadır. Aynı zamanda şehirlerin sosyal ve ticari canlılığını beslemekte, yerel değerlerin yaşatılmasına imkân tanımakta ve yeni fırsatların önünü açmaktadır.’’ ifadelerini kullandı. “20 Yıllık İş Birliği Kadın Girişimciliğinde Güçlü Bir Model Yarattı” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, konuşmasında KAGİDER’in 2011 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) nezdinde Özel Danışmanlık Statüsü’ne sahip olduğunu ve 2012 yılından itibaren Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) toplantılarında Türkiye’de hayata geçirilen iyi uygulama örneklerini uluslararası platformlara taşıdıklarını belirtti. Kadın girişimciliğinin güçlenmesinde çok paydaşlı iş birliklerinin kritik rol oynadığını vurgulayan Bezircioğlu, Garanti BBVA ile yirmi yıldır sürdürülen iş birliğinin kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir model oluşturduğunu ifade etti. Bezircioğlu, KAGİDER ve Garanti BBVA’nın uzun yıllardır kadın girişimcilerin görünürlüğünü artırmak, işlerini büyütmelerine katkı sağlamak ve yeni fırsatlara erişimlerini desteklemek amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Garanti BBVA ile 20 yıldır sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde kadın girişimciliğini destekleyen pek çok projeyi hayata geçirdik. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ile kadın girişimcilerin başarı hikâyelerini görünür kılarak rol model olmalarını sağlarken, Ticaretin Kadınları Platformu ile kadın girişimcilerin ürün ve hizmetlerini daha geniş pazarlara ulaştırmalarını destekliyoruz. Kadınların girişimcilik yolculuğunda karşılaştıkları engelleri azaltmak, finansmana erişimlerini kolaylaştırmak ve işlerini büyütebilmeleri için gerekli bilgi, ağ ve görünürlük fırsatlarını artırmak büyük önem taşıyor. Bu nedenle yürüttüğümüz çalışmalar girişimciliği teşvik etmekle sınırlı kalmıyor; kadınların işlerini sürdürülebilir şekilde büyütebilmeleri, yeni pazarlara açılabilmeleri ve daha güçlü bir iş ağına dahil olabilmeleri için kapsamlı bir destek mekanizması da sunuyor. Kadın girişimcilerin güçlenmesi, ekonomik kalkınmanın daha kapsayıcı ve dengeli bir yapıya kavuşmasına da katkı sağlıyor. Bu anlayışla geliştirdiğimiz projeler; eğitim, mentorluk, görünürlük ve iş birliği fırsatları aracılığıyla kadınların iş dünyasında daha güçlü bir şekilde var olmalarına destek oluyor. Aynı zamanda kadın girişimcilerin birbirleriyle ve farklı sektörlerle bağlantı kurabilecekleri, deneyim paylaşımında bulunabilecekleri bir ekosistemin gelişmesine de katkıda bulunuyoruz. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi bireysel başarı hikâyeleri yaratmakla kalmaz; daha kapsayıcı, daha kapsayıcı, daha yenilikçi ve daha dirençli bir ekonomi için de kritik bir unsurdur.Bu nedenle kadın girişimciliğini destekleyen her adımın, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refah açısından uzun vadeli bir etki yarattığına inanıyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmasında, kadın girişimciliğinin güçlenmesinin yalnızca eşitlik meselesi olmadığını, aynı zamanda daha güçlü ve kapsayıcı ekonomilerin anahtarı olduğunu vurguladı. Kaya, “Garanti BBVA olarak bankacılığı yalnızca finansman sağlamak olarak görmüyoruz; yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak tanımlıyoruz. Bu anlayışla 2006 yılından bu yana KAGİDER ile birlikte kadın girişimciler için eşit fırsatlar ve eşit erişim yaratma hedefiyle çalışıyoruz. Kadın girişimcileri finansmana erişim, eğitim, cesaretlendirme ve yeni pazarlara erişim olmak üzere dört temel alanda destekliyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Bu deneyimimizi UN Women başta olmak üzere uluslararası kurumlarla paylaşmak ve kadın girişimciliğini güçlendiren modelleri küresel ölçekte görünür kılmak bizim için büyük önem taşıyor. Kadınların ekonomiye eşit katılımı sağlandığında yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil, toplumsal dönüşüm de mümkün oluyor,” dedi. Kadın Girişimciliğini Destekleyen Bütüncül Bir Yaklaşım Etkinlikte ayrıca Women, Business and the Law 2024 (WBL 2024) raporunun ortaya koyduğu veriler ışığında kadınların ekonomik güçlenmesinin önündeki yapısal engeller de ele alındı. Rapora göre kadınların ekonomik hayata katılımını etkileyen başlıca alanlar; kadınların yasal hakları, bu hakların uygulanmasını destekleyen politika araçları ve bu hakların uygulamada hayata geçirilme düzeyi olarak öne çıkıyor. Panelde, kadın ve erkek arasında iş fırsatları açısından yasal eşitliğe daha fazla yaklaşan ülkelerde kadın girişimci oranlarının da daha yüksek olduğuna dikkat çekilerek; politika yapıcılara yönelik farkındalık ve savunuculuk çalışmalarından kapasite geliştirme programlarına, kadın girişimcileri teşvik eden uygulamalardan somut sonuçlara kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımın nasıl hayata geçirildiğine ilişkin deneyimler paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği Haber

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği

Kız çocuklarının eğitime, kadınların iş hayatına daha fazla katılımı ve her alanda fırsat eşitliğine sahip olmaları toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının ekonomiler için taşıdığı önem ise her geçen gün artıyor. Türkiye İş Bankası da toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirme ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması vizyonunu bir araya getirerek “Girişimci Kız Çocukları Hesabı”nı hayata geçirdi. Girişimcilik Vakfı’nın katkısıyla “bir kız çocuğunun geleceği doğduğu gün başlar” yaklaşımıyla tasarlanan birikim hesabı, ebeveynleri üzerinden kız çocuklarının ilerleyen yıllarda eğitim ve iş yaşamında, özellikle girişimcilik dünyasına adım atmak istediklerinde onlara destek olmak, yarınları için finansal bir güvence oluşturmak üzere uzun vadeli tasarruf yapılmasını hedefliyor. 18 yaşına kadar enflasyon karşısında korunan uzun vadeli birikim Enflasyona karşı korumalı bir gelecek fonu olma özelliği taşıyan hesap, 8 Mart 2025 ve sonrasında doğan kız çocukları adına ebeveynleri tarafından İş Bankası şubelerinden veya mobil bankacılık uygulaması İşCep’ten açılabiliyor. 180 gün vadeli olarak düzenlenen ve talimat verilmediği sürece vade sonunda otomatik yenilenen hesaba, yıllık TÜFE değişim oranı üzerine ek faiz uygulanıyor. Böylece birikim, enflasyonun üzerinde bir getiri potansiyeline sahip oluyor. Açılış alt limiti 1.000 TL olan hesap, ebeveyni tarafından kapatma talimatı verilmediği sürece çocuk 18 yaşına gelene kadar sürdürülüyor. Kız çocuğun 18 yaşına girmesiyle birlikte hesap otomatik olarak kapatılıyor ve birikim vadesiz hesaba aktarılıyor. Böylelikle birikimin kullanım alanı çocuğun tercihine bırakılıyor. “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışımızı aynı potada buluşturduk” İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin bugün odaklanması gereken sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmesinin bir koşulunun toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğunu, kız çocuklarının ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok engelle karşılaştığını, bunun sadece sosyal ve ekonomik değil insani bir mesele olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu zorlukların aşılmasında girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Aran, şöyle konuştu: “Eğer ülkemizde daha fazla girişimci kadın görmek istiyorsak onlara genç yaşlardan itibaren fikir geliştirebilecekleri ve bu fikirleri somut bir çıktıya dönüştürebilecekleri bir ortam sağlamalıyız. İşte biz de Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı bu anlayışla hayata geçirdik. Kız çocuklarının ekonomik bağımsızlıklarını elde ederek kendi ayakları üzerinde durabilmelerine, bir ürüne veya hizmete dönüşebilecek fikirleri varsa onu gerçekleştirmelerine katkıda bulunmak istedik. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik alanındaki anlayışımızı aynı potada buluşturduğumuz Girişimci Kız Çocukları hesabı ile kız çocuklarımız inanıyoruz ki hayatlarının belki de en önemli döneminde cesur adımlar atabilecek; sadece kendileri için değil aileleri ve hatta toplumumuz için değer üretebilecekler.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.