Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü Haber

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 76 yılı geride bırakan, Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası TSKB’nin yılın ilk 9 ayında uzun vadeli nakdi kredileri aracılığıyla Türkiye ekonomisine sağladığı desteği 1,8 milyar ABD dolarına ulaşırken, kurdan arındırılmış bazda kredi büyüme oranı %8,1 oldu. Banka’nın toplam aktif büyüklüğü 398,5 milyar TL’ye ulaşırken, toplam aktifler içerisinde %71’lik paya sahip kredi portföyü ise 238,9 milyar TL oldu. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma öncelikleriyle uyumlu faaliyetlerini sürdüren Banka; üretim sektörü ve değer zincirinde döngüsel ekonomi, adaptasyon, iş gücü gelişimine katkı sağlayarak kadın ve genç istihdamına kadar pek çok stratejik kalkınma alanındaki projeleri finanse etmeye devam etti. Böylelikle, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı kredilerin toplam kredi portföyündeki oranı %93 seviyesinde gerçekleşti. Yılın üçüncü çeyreğinde, 2,7 milyar TL net kar açıklayan TSKB’nin 9 aylık net dönem karı 8,5 milyar TL’ye ulaştı. %22,3 özkaynak karlılık oranı elde eden Banka’nın hali hazırda yasal yükümlülüklerin oldukça üzerinde olan %19,4 oranındaki sermaye yeterliliği Banka’nın hedeflerini desteklemeye devam etti. Yılın ilk Dokuz Ayında 1,8 milyar ABD dolarını Aşan Fonlama TSKB’nin yılın üçüncü çeyreğinde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geri ödeme garantisiyle temin edilen Dünya Bankası ile imzaladığı 200 milyon Euro tutarındaki “Dağıtık Enerji için Piyasa Dönüşümünün Hızlandırılması Ek Finansman” kredi anlaşmasıyla Türkiye genelindeki dağıtık yenilenebilir enerji yatırımları ile batarya enerji depolama sistemlerinin finansmanının desteklenmesi hedefleniyor. 2024 yılında Dünya Bankası’ndan temin edilen ve Türkiye’de ilk kez başarıyla uygulanan Sonuç Odaklı Program kapsamındaki finansmanın devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte yılın ilk dokuz ayında kalkınma finansmanı kurumlarından (KFK) sağlanan kaynaklar 1,1 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu tutarla, önceki yılın tamamında imzalanan KFK kredi tutarı aşıldı. Yılın üçüncü çeyreğinde, Bankanın uluslararası piyasalardaki fonlama faaliyetleri kapsamında ise temmuz ayında 300 milyon ABD doları tutarında, beş yıl vadeli tahvil ihracı başarıyla gerçekleştirildi. Banka ağustos ayında ise toplam 229 milyon ABD doları tutarındaki sendikasyon kredisini %110 çevirme oranıyla yeniledi. Yılbaşından bu yana temin edilen toplam fonlama tutarının 1,8 milyar ABD dolarını aşması yılın tarihi seviyelerde tamamlanacağını gösteriyor. Türkiye Yeşil Fonu’ndan Yatırımlar Devam Ediyor Aynı dönemde, TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan sağlanan kaynakla hayata geçirilen Türkiye Yeşil Fonu, üçüncü yatırımını tıbbi malzeme sektörünün önde gelen oyuncularından Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan 10 milyon ABD doları değerindeki bu yatırımla şirketin yeşil dönüşüm projelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Fonun dördüncü yatırımı ise Maxis yönetimindeki Atlas Büyüme Sermayesi Fonu ile Cevher Jant’a dönüşümü güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. COP31 Raporu Yayımlandı Bu yıl ilk kez Türkiye ev sahipliğinde 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 için de hazırlıklarını sürdüren TSKB, iştiraki Escarus iş birliği ile "COP31’e Doğru: Öncelikli Gündem Konuları ve Türkiye İçin Dönüşüm Fırsatı" başlıklı raporunu da bu dönemde yayımladı. Rapor, COP31 hazırlık sürecini Paris Anlaşması kapsamındaki ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) sonrasında başlayan yeni uygulama döneminin önemli bir aşaması olarak ele alırken, iklim hedeflerinin belirlenmesinden çok uygulanmasına odaklanan yeni döneme dikkat çekiyor. Raporda, Bonn İklim Konferansı'nın ardından Londra İklim Eylemi Haftası'nda uluslararası paydaşlarla paylaşılan COP31 Eylem Gündemi kapsamında Türkiye'nin benimsediği "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" vizyonuyla COP31'i bir "Uygulama COP'u" olarak konumlandırdığı belirtiliyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar: “İklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor” Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar şunları söyledi: “Ülkemizin kalkınma rotasında sağladığımız finansman ve sunduğumuz danışmanlık faaliyetleriyle iş ortaklarımızın yeşil ve kapsayıcı dönüşüm yolculuğuna eşlik ediyoruz. Son dört yıldır pozitif değer ve etki yaratmaya odaklanarak büyümemizi sürdürüyoruz. Sosyal, çevresel ve ekonomik kalkınma hedeflerimizi izlerken, iklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de insan kaynağımız başta olmak üzere tüm sermaye öğelerimizle Türkiye için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaleseramik’e Innovatile Projesiyle  Sürdürülebilir Dönüşümde Birincilik Ödülü Haber

Kaleseramik’e Innovatile Projesiyle  Sürdürülebilir Dönüşümde Birincilik Ödülü

Kaleseramik, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından düzenlenen COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’nde, “Finansman, Teknoloji ve Dönüşümü Hızlandıran Çözümler” kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. COP31 öncesinde iş dünyasının sürdürülebilir dönüşüme yönelik uygulamalarını görünür kılmak amacıyla düzenlenen programa, 12 sektörden 102 kurum toplam 189 başvuruyla katıldı. Finale kalan 57 uygulamanın jüriye yüz yüze sunulduğu değerlendirme sürecinde; ölçülebilir etki, uygulanabilirlik, ölçeklenebilirlik ve kurumsal sahiplenme gibi kriterler dikkate alındı. Kaleseramik’in ortakları arasında bulunduğu INNOVATILE projesi kapsamında geliştirilen yarı yaş granülasyon teknolojisi, seramik karo üretiminin enerji ve kaynak yoğunluğunu azaltmaya yönelik yaklaşımıyla kategori birinciliği elde etti. Daha Az Enerji, Su ve Hammadde Kullanımı Hedefleniyor Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen INNOVATILE, porselen karo üretiminde yenilikçi yarı yaş granülasyon teknolojisinin geliştirilmesine, ölçeklendirilmesine ve endüstriyel uygulamasına odaklanıyor. Yaklaşık 2,8 milyon euro toplam bütçeye sahip projenin yaklaşık 2,49 milyon eurosu Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. Alternatif bir hammadde hazırlama yöntemi olan yarı yaş granülasyon teknolojisiyle, üretimde enerji ihtiyacının ve sera gazı emisyonlarının %30–35, su ve hammadde tüketiminin ise %10–20 azaltılması hedefleniyor. Proje ayrıca yerel hammaddelerin, geri dönüştürülmüş ikincil hammaddelerin, endüstriyel atıkların ve yan ürünlerin üretimde kullanımını artırmayı amaçlıyor. Bu yaklaşımla kaynak verimliliğinin geliştirilmesi, döngüsel üretimin desteklenmesi ve ithal kritik hammaddelere bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. Geliştirilecek teknolojinin doğrulama ve pilot uygulama çalışmalarıyla değerlendirilmesi, çevresel performansının ise geleneksel üretim yöntemleriyle karşılaştırılması planlanıyor. Akdeniz Ölçeğinde Teknoloji ve Deneyim Paylaşımı İspanya, Türkiye, İtalya, Kıbrıs, Tunus ve Mısır’dan kuruluşları bir araya getiren INNOVATILE, sürdürülebilir üretim teknolojilerinin Akdeniz havzasında geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını destekliyor. Kaleseramik, proje kapsamındaki uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına da katılım sağlıyor. Şirket, 14 Mayıs 2026’da Kahire’de düzenlenen “Karo Üretiminde Döngüsel Ekonomi” çalıştayının ardından, Tunus’un Hammamet kentinde gerçekleştirilen sürdürülebilir seramik üretimi çalıştayında da yer aldı. Gafsa Üniversitesi’ne bağlı Gafsa Ulusal Mühendislik Okulu (ENIGA) ev sahipliğinde düzenlenen Tunus çalıştayında Kaleseramik’i, Ar-Ge Merkezi ve Teknoloji Geliştirme Direktörü Kağan Kayacı ile Ar-Ge Merkezi Projeler ve Fikri Haklar Müdürü Mehmet Uğur Taşkıran temsil etti. Araştırmacıları, sanayi temsilcilerini ve kamu kurumlarını buluşturan etkinlikte, sürdürülebilir karo üretimine yönelik hammadde seçenekleri ve sektörün düşük karbonlu dönüşümünü destekleyen yaklaşımlar ele alındı. Proje kapsamında oluşturulan HypocarbonTileTech ağı ise karo üreticileri, araştırmacılar, teknoloji sağlayıcıları ve politika yapıcılar arasında karbonsuzlaşma, yenilenebilir enerji, atık yönetimi ve kaynak verimliliği alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. INNOVATILE uygulamasına verilen birincilik ödülü, Kaleseramik’in seramik üretiminde enerji ve kaynak verimliliğini geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının görünürlüğünü güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay, Bağımlılıkların Çevre ve Ekosistem Üzerindeki Etkilerini Araştırdı Haber

Yeşilay, Bağımlılıkların Çevre ve Ekosistem Üzerindeki Etkilerini Araştırdı

26 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirilen lansmana Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, Bahçeşehir Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seval Palteki ve Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel katıldı. Raporda, tütün, alkol, uyuşturucu ve uyarıcı madde, kumar ve dijital bağımlılıklarla ilişkili faaliyetlerin çevre üzerindeki etkileri değerlendirildi. Raporda ayrıca iklim değişikliğinin bireylerin ruh sağlığı ve bağımlılık riskleri üzerindeki olası etkilerine dikkat çekilerek bağımlılıklar ile çevresel sorunlar arasındaki çift yönlü ilişki ele alındı. Araştırma, bazı psikoaktif maddelerin arıtma süreçlerinin ardından da sularda varlığını sürdürebildiğini ortaya koydu. “BAĞIMLILIKLAR SADECE İNSANA DEĞİL, ÇEVREYE VE TABİATA DA ZARAR VERİYOR” Programda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın bireysel etkilerinin ötesinde toplumsal etkileri de olduğuna dikkat çekerek sözlerine başladı. Dinç, “Bağımlılık, yalnızca bir kişinin kendine zarar vermesi değildir. Bir kişinin ötesinde, toplumun da ciddi şekilde zarar gördüğü bir gerçekle karşı karşıyayız. Araştırmamızda bu konuda çok güçlü argümanlar var. Şunu görüyoruz ki bağımlılık aynı zamanda uçan kuşu, yüzen balığı, ormandaki ağacı, kırdaki çiçeği de ilgilendiriyor. Yani bağımlılıklar sadece insana değil, topluma, çevreye ve tabiata da zarar veriyor. Dolayısıyla bağımlılıklar sadece bireyin, toplumun ya da sosyolojinin meselesi değil, ekolojinin de meselesidir. Bu nedenle dünyaya karşı sorumlu insanlar olarak bağımlılıkların küresel ısınmaya etkisi, çevre kirliliği, diğer canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında da sorumluluk taşıyoruz. Diğer yandan su tüketimiyle ilgili çok büyük bir tehditle karşı karşıyayız. Özellikle atıkların çevreye yayılması, toprağa, suya ve bitkilere bulaşması bakımından ciddi bir sorun söz konusu” dedi. Bağımlılık endüstrilerinin karbon ayak izi, su tüketimi ve atık üretimine ilişkin düzenli raporlama yapması gerektiğini ifade eden Dinç, “Bağımlılıklarla mücadelenin kapsamına çevrenin korunması ve iklim değişikliği perspektifinin de eklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bağımlılıkların önlenmesinin çevre ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına entegre edilmesi, eğitimlerde çevre sağlığı ve iklim değişikliğine de vurgu yapılarak bunların bağımlılık riskleri üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. TÜTÜN ENDÜSTRİSİ YILDA YAKLAŞIK 80 MİLYON TON KARBON EMİSYONUNA NEDEN OLUYOR Raporda yer verilen Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, tütün üretimi ve tüketimi her yıl yaklaşık 80 milyon ton karbondioksit emisyonuna yol açıyor. Bu miktarın, yaklaşık 17 milyon benzinli aracın yıllık emisyonuna eşdeğer olduğu belirtiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 3,2 milyon hektar tarım arazisi tütün yetiştiriciliği için kullanılırken tütün üretiminde yılda 22 milyar ton su tüketiliyor. Küresel ormansızlaşmanın yüzde 5'i de tütün üretimiyle ilişkilendiriliyor. Türkiye'de yılda 150,4 milyar adet sigara tüketilmesi, sigara izmaritlerinden kaynaklanan çevre kirliliğinin boyutlarına da işaret ediyor. Raporda, alkol üretiminin su ve enerji tüketimi üzerindeki etkileri de ele alınıyor. Bir litre alkollü içecek üretimi için 9 ila 22 litre su kullanıldığı belirtilirken uyuşturucu ve uyarıcı madde üretiminin ormansızlaşma, doğal yaşam alanlarının kaybı ve kimyasal atık oluşumuyla ilişkisine dikkat çekiliyor. Avrupa'da gerçekleştirilen araştırmalara göre, bir kilogram sentetik uyuşturucu üretiminde yaklaşık 25 ila 43 kilogram kimyasal atık ortaya çıkıyor. BAZI PSİKOAKTİF MADDELER ARITMA SONRASINDA DA SULARDA KALABİLİYOR Raporun dikkat çeken bölümlerinden birini, Türkiye Yeşilay Cemiyeti öncülüğünde gerçekleştirilen “Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması” oluşturdu. Araştırma kapsamında İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Hatay, Samsun ve Trabzon'da bulunan yedi farklı atık su arıtma tesisinden toplam 98 numune analiz edildi. Çalışmada dokuz farklı psikoaktif maddenin insan vücudunda işlenmesiyle oluşan kalıntıları incelendi ve yapılan analizlerle arıtma süreçlerinin etkinliği değerlendirildi. Araştırma sonuçları, biyolojik arıtmanın psikoaktif maddelerin atık sulardan uzaklaştırılmasında önemli bir rol oynadığını gösterdi. Biyolojik arıtma uygulanan tesislerde incelenen maddelerin yüzde 82 ila yüzde 100'ü sudan uzaklaştırılırken biyolojik arıtma bulunmayan tesiste bu oranların belirgin şekilde daha düşük olduğu belirlendi. Araştırmada, MDMA maddesinin arıtılması en güç maddelerden biri olduğu ortaya kondu. Biyolojik arıtma uygulanmasına rağmen bazı tesislerde MDMA'nın sudaki miktarının yalnızca yüzde 9 azaldığı tespit edildi. Metamfetamin ve MDMA'nın arıtma sonrasında da sularda bulunması, bu maddelerin suda yaşayan canlılar açısından çeşitli riskler oluşturabileceğini gösterdi. DİJİTAL BAĞIMLILIKLARIN DA ÇEVRESEL BİR MALİYETİ VAR Raporda dijital teknolojilerin yoğun ve kontrolsüz kullanımının çevresel etkilerine de yer verildi. Çevrim içi kumarın da içinde bulunduğu dijital sektörlere hizmet veren veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1 ila 2'sini oluşturduğu, bu tüketimin 2030 yılına kadar iki katına çıkmasının öngörüldüğü belirtildi. Ayrıca yapay zekâ sunucularının büyümesine bağlı olarak enerji tüketiminin, su ayak izinin ve karbon emisyonlarının artabileceğine dikkat çekildi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAĞIMLILIK RİSKLERİNİ DE ETKİLEYEBİLİYOR Raporda, çevresel sorunların insan sağlığı üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Dünya genelinde hava, su ve kurşun kirliliği ile mesleki zararlı madde maruziyetlerinin yılda yaklaşık 9 milyon erken ölümle ilişkili olduğu belirtildi. On ülkeden 10 bin gencin katıldığı bir araştırmaya göre, 16-25 yaş grubundaki gençlerin yüzde 45'inden fazlası iklim değişikliğine ilişkin duygularının günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor. İklim değişikliğinin yol açtığı stres, belirsizlik ve yaşam koşullarındaki değişimlerin bağımlılık riskleriyle ilişkisine dikkat çekilen raporda, çevre sağlığı ile bağımlılıkların önlenmesine yönelik çalışmaların birlikte ele alınmasının önemi vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“İyi ki Gönüllüyüm Ödülleri” 9 Aralık’ta Sahiplerini Bulacak Haber

“İyi ki Gönüllüyüm Ödülleri” 9 Aralık’ta Sahiplerini Bulacak

Birleşmiş Milletler tarafından 2026’nın “Sürdürülebilir Kalkınma için Uluslararası Gönüllüler Yılı (IVY 2026)” ilan edilmesinden hareketle İstanbul Valiliği desteğiyle gerçekleştirilen İyi Ki Gönüllüyüm Zirvesi; Bakanlık ve kamu yöneticileri, CEO’lar ve üst düzey yöneticiler, sürdürülebilirlik ve KSS yöneticileri, kurumsal iletişim ve insan kaynakları ekipleri, STK temsilcileri ve sosyal girişimciler, akademisyenler, gönüllülük alanında çalışan uzmanlar, gençler ve medya temsilcileri bir araya getirecek. Türkiye’nin köklü yardımlaşma ve dayanışma kültürünü günümüzdeki gönüllülük çalışmalarıyla anlatmayı ve fark yaratan çalışmaları görünür kılmayı amaçlayan etkinlikte; kurum ve kuruluşların yürüttüğü gönüllülük projelerini öne çıkartmak, gençleri gönüllü çalışmalarda yer almaya teşvik etmek amacıyla düzenlenen İyi Ki Gönüllüyüm Ödülleri de ilk kez sahiplerini bulacak. Başvurular 15 Kasım’a kadar devam edecek Başarılı gönüllülük çalışmalarını ödüllendiren programa; özel sektör kurumları, kamu kurumları, yerel yönetimler, çatı örgütleri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve liseler 2021–2026 yılları arasında gerçekleştirdikleri projeleri ile başvurabilecek. Ödüller; Kurumsal Gönüllülük Programı, Etki Odaklı Gönüllülük Programı, Kamu ve Yerel Yönetimlerde Gönüllülük, En Etkili İş Birliği, Sivil Toplumda Gönüllülük ve Etki, Üniversite Gönüllülük Programı, Lise Gönüllülük Programı, İlk Öğretim Gönüllülük Programı, Gönüllülük İletişimi, Yenilikçi Gönüllülük Programı ve En Başarılı Kurumsal Gönüllü Ekibi olmak üzere 11 ana kategori ve çeşitli alt kategorilerde verilecek. Aralarında iş dünyası temsilcileri, STK yöneticileri, akademisyenler, sosyal girişimciler, toplumsal fikir önderleri ve medya mensuplarının bulunduğu uzman bir seçici kurul tarafından değerlendirilecek başvurular arasında en yüksek puanı alan gönüllülük projesi ve projeyi gerçekleştiren kurum, “Yılın Kurumsal Gönüllülük Büyük Ödülü”nün sahibi olacak. 9 Aralık 2026 tarihinde, Taşyapı’nın sponsorluğunda Şişli Etkinlik Merkezi’nde gerçekleşecek İyi Ki Gönüllüyüm Zirvesi kapsamında düzenlenecek törende ödüller sahiplerini bulacak. İyi Ki Gönüllüyüm Ödüllerine başvurular www.iyikigonulluyum.com.tr adresinden ve @iyikigonulluyumzirvesi Instagram hesabında yer alan form üzerinden 15 Kasım’a kadar yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası Sürdürülebilirlik Sorunlarına Yenilikçi Çözümler İçin Bir Araya Geldi Haber

İş Dünyası Sürdürülebilirlik Sorunlarına Yenilikçi Çözümler İçin Bir Araya Geldi

UN Global Compact Türkiye, sürdürülebilirlik sorunlarının çözümünde inovasyonun rolünü ve iş dünyasının dönüşüm sürecinde geliştirebileceği yenilikçi yaklaşımları ele almak üzere “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilikçi Çözümler” etkinliğini gerçekleştirdi. Enerjisa Enerji ve TAV Havalimanları’nın destekleriyle, QNB ev sahipliğinde Kristal Kule’de düzenlenen etkinlik; iş dünyası temsilcilerini, girişimcileri ve genç profesyonelleri bir araya getirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı, iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, süregelen eşitsizlikler gibi giderek artan krizlerin ekonomileri, toplumları ve şirketlerin geleceğini doğrudan etkilediğini vurgulayarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) bu karmaşık sorunlar karşısında ortak bir yön göstermeye devam ettiğini belirtti. Sürdürülebilir dönüşüm için şirketlerin mevcut iş yapış biçimlerini yeniden değerlendirmesini gerektirdiğine ve inovasyonun bu dönüşümün en güçlü itici güçlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kayabaşı şunları söyledi: “SKA’lara ulaşabilmek için sorunlara bakışımızı, aldığımız kararları ve değer yaratma anlayışımızı köklü biçimde değiştirmemiz gerekiyor. İnovasyonla birlikte sürdürülebilirlik, şirketlerin yeni değer yarattığı, rekabet gücünü artırdığı ve geleceğin ekonomisini şekillendirdiği bir alana dönüşüyor. UN Global Compact Türkiye SKA İnovasyonu Programı’na 2019’dan bu yana yaklaşık 130 şirketten 400’e yakın genç profesyonel katıldı. 100’ün üzerinde proje geliştirildi, katılımcılar edindikleri bakış açısını çalıştıkları şirketlere taşıdılar. Bir projeyi hayata geçirmek önemli bir başarıdır; ancak bir kurumun sorunlara bakışını değiştirebilen, yeni iş birlikleri kurabilen insanlar yetiştirmek çok daha uzun soluklu bir kazanımdır. Bu süreçte şirketlerin desteği çok kritik. Genç çalışanlara yeni fikirler geliştirmek, farklı paydaşlarla çalışmak ve fikirlerini test etmek için alan açılması gerekiyor .Program boyunca emek, merak ve kararlılıkla çalışan katılımcılarımızı kutluyor; ekiplerimize rehberlik eden mentörlerimize ve çalışanlarına güvenerek onları destekleyen şirketlere teşekkür ediyorum.” Sürdürülebilir Gelecek İçin İnovasyon UN Global Compact Türkiye Genel Sekreter Yardımcısı Gaye Sarıoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Gelecek için İnovasyon” paneline; TAV Havalimanları Holding Sürdürülebilirlik ve İş Mükemmelliği Koordinatörü Başak Helen Taşkan, Enerjisa Enerji Strateji, İş Geliştirme, Birleşme & Devralma Direktörü Oğuzcan Samsun, Blueit Kurucusu Hülya Tomak ve Hummingdrone Kurucusu Orkun Aşa katıldı. Panelde; sürdürülebilirlik sorunlarının inovasyon gündemine nasıl taşınabileceği, yenilikçi fikirlerin uygulanabilir ve ölçeklenebilir iş çözümlerine nasıl dönüştürülebileceği ve bu süreçte kurum kültürü, teknoloji ve iş birliklerinin rolü farklı sektörlerden deneyimler üzerinden ele alındı. Ayrıca, sorunların doğru tanımlanmasından teknolojinin çözüm geliştirme sürecindeki rolüne, kurum içi girişimcilikten fikirlerin stratejik önceliklerle bağlantısının kurulmasına kadar inovasyon süreçlerinin farklı boyutları değerlendirildi. Şirketlerin Genç Profesyonellerinden Sürdürülebilirlik Sorunlarına Yenilikçi Çözümler Panelin ardından, SKA İnovasyonu Programı’nın 2026 döneminde geliştirilen projeler katılımcılarla paylaşıldı. Genç profesyonelleri Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda yenilikçi ve pazar potansiyeli taşıyan çözümler geliştirmek üzere bir araya getiren program kapsamında 27 şirketten 65 genç profesyonel, sürdürülebilirlik, inovasyon ve iş dönüşümü odağında çözüm geliştirmek üzere bir araya gelmişti. Programın 2026 dönemi katılımcılarından Assan Alüminyum, Enerjisa Enerji, Ford Otosan, Kalyon Enerji, Sanko Enerji ve TAV Havalimanları’ndan ekipler, program süresince şirketlerindeki sürdürülebilirlik sorunlarından hareketle geliştirdikleri yenilikçi çözüm önerilerini sundu. Yapay zekâ geleceği nasıl değiştirecek? Etkinliğin konuk konuşmacısı gazeteci-yazar ve Yeni Haller podcast yayıncısı Eray Özer, “Yapay zekâyla geleceği yeniden kurmak: Ama nasıl?” başlıklı konuşmasında yapay zekâ ve sürdürülebilirlik ilişkisini ele aldı. Özer, yapay zekânın çevresel ve sosyal etkilerinin yanı sıra şirketlerin sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm geliştirmede yapay zekâdan nasıl yararlanabileceğine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MG International Fragrance Company, Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımını Çalışanlarıyla Değerlendirdi Haber

MG International Fragrance Company, Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımını Çalışanlarıyla Değerlendirdi

Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, SKA Bayrak Günü (SDG Flag Day) kapsamında düzenlediği etkinlikte Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımını çalışanlarıyla birlikte ele aldı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Girişimi kapsamında her yıl dünya genelinde kutlanan SKA Bayrak Günü, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na yönelik farkındalığın güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluğun gündeme taşınması açısından önem taşıyor. MG International’ın gerçekleştirdiği etkinlikte de Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iş dünyasındaki yeri ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirliğin önemi ele alındı. Gerçekleştirilen sunumda sürdürülebilir kalkınmanın çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları değerlendirilirken, ardından düzenlenen interaktif farkındalık çalışmasıyla çalışanların Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ilişkin bilgi ve farkındalıkları pekiştirildi. Sürdürülebilirlik üretim modelinin parçası MG International’da sürdürülebilirlik, doğrudan üretim modelinin bir parçası olarak ele alınıyor. Gebze’deki üretim tesislerinde enerji verimliliğine yönelik projelerin yanı sıra, üretim süreçlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Kaynakların verimli kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılması, üretim süreçlerinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Üretim süreçlerinin çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalar kapsamında koku, emisyon ve karbon salınımının azaltılması da önemli başlıklar arasında yer alıyor. Karbon ayak izi doğrulaması gerçekleştirilen üretim tesislerinde, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaların yanı sıra çevre odaklı sosyal sorumluluk projeleri ve sürdürülebilirlik raporlaması da yürütülüyor. Çevre çalışmalarına farklı alanlarda yatırım Sürdürülebilirlik yaklaşımının üretim süreçlerine yansıması, çevre alanındaki çalışmaların çeşitliliğinde de görülüyor. Enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yönelik uygulamalar, atıkların azaltılması ve yeniden değerlendirilmesi ve biyoçeşitliliğin korunması bu çalışmaların başlıca alanlarını oluşturuyor. Bu yaklaşım farklı platformlardan alınan ödüllerle de karşılık buldu. Kocaeli Sanayi Odası Kimya Sektörü Çevre Ödülü ve Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülü’nün yanı sıra EcoVadis değerlendirmesinde Silver madalya alan MG International, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde de Biyoçeşitlilik kategorisinde ödüle layık görüldü. SKA Bayrak Günü kapsamında gerçekleştirilen buluşmada, sürdürülebilirliğin yalnızca çevre başlığıyla sınırlı olmadığı; üretimden kaynak yönetimine, inovasyondan çalışanların farkındalığına kadar şirketin farklı faaliyet alanlarına uzanan bir yaklaşım olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AgeSA 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

AgeSA 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Raporda öne çıkan sonuçlar şöyle sıralandı: Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı ürün ve hizmet sayısı 26’ya çıkarılırken, bu alanlardan elde edilen gelir 15,4 milyar TL ile toplam gelirlerin yüzde 51’ini oluşturdu. AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşarak yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı; portföye temiz enerji, sürdürülebilir tarım ve gıda uygulamaları temalı yeni fonlar eklendi. Toplam sera gazı emisyonları bir önceki yıla göre yüzde 27, enerji yoğunluğu ise yüzde 29 azaltıldı. Kadın çalışan oranı yüzde 66, kadın yönetici oranı yüzde 52 ve STEM rollerindeki kadın oranı yüzde 37,5 oldu. Kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye doğrudan ulaşıldı ve sosyal fayda üreten toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktarıldı. SKA Bağlantılı Gelirler Toplam Gelirlerin Yüzde 51’ini Oluşturdu AgeSA, sürdürülebilirliği ürün ve hizmet portföyünün de temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Şirketin 2025 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde ettiği gelir 15,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, AgeSA’nın toplam gelirlerinin yüzde 51’ini oluşturdu. SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısını 26’ya çıkaran AgeSA, finansal güvence ve birikim çözümlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle geliştirmeye devam etti. Sürdürülebilir Fonlarla Tematik Yatırım Seçenekleri Genişledi AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu, 2025 yılında 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşırken yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı. Şirket, portföyüne eklediği enerji, tarım ve gıda temalı fonlarla katılımcılarına sürdürülebilirlik odağındaki yatırım seçeneklerini genişletti. Bu fonlar aracılığıyla sürdürülebilir çözümler geliştiren şirketlere yatırım imkânı sunan AgeSA, katılımcılarının birikimlerini uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilir kalkınma potansiyeli taşıyan alanlarla buluşturdu. Sera Gazı Emisyonları Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 27 Azaldı 2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, 2025 yılında toplam sera gazı emisyonlarını bir önceki yıla göre yüzde 27 azalttı. Enerji verimliliği ve operasyonel dönüşüm odağında yürütülen çalışmaların sonucunda şirketin enerji yoğunluğu da yüzde 29 düşerek 0,17 MWh/milyon TL seviyesine geriledi. Kaynakların verimli kullanılması ve döngüselliğin artırılmasına yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, aynı dönemde plastik tüketimini yüzde 39 azaltırken geri dönüştürülen atıkların toplam atıklar içindeki payını yüzde 33’e çıkardı. Eşitlik, Kapsayıcılık ve Çeşitlilik Kurum Kültürüne Yön Verdi Farklı deneyimlerin, bakış açılarının ve yetkinliklerin bir arada güçlendiği bir çalışma kültürünü benimseyen AgeSA, eşitlik, kapsayıcılık ve çeşitlilik yaklaşımını 2025 yılında da insan ve kültür politikalarının temelinde tuttu. AgeSA’da kadınlar toplam çalışanların yüzde 66’sını, yönetici pozisyonlarının yüzde 52’sini, STEM rollerinin ise yüzde 37,5’ini oluşturdu Yeni nesil yetenekleri organizasyona kazandırmayı ve farklı kuşakların birlikte ürettiği dinamik bir çalışma ortamını destekleyen AgeSA’da, yıl boyunca gerçekleştirilen yeni işe alımların yüzde 62’sini 30 yaş altı çalışanlar oluşturdu. Çalışanlarının değişen iş dünyasının gerektirdiği yetkinlikleri geliştirmelerine, bilgi ve becerilerini sürekli ileri taşımalarına yatırım yapan şirket, 2025 yılında toplam 98 bin 907 saat eğitim imkânı sundu. Toplumsal Yatırım Programlarına 11,6 Milyon TL Aktarıldı Toplumsal etki çalışmalarını kapsayıcılık odağında sürdüren AgeSA, 2025 yılında kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye ulaştı. Şirket, toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktararak sosyal fayda üreten çalışmaları destekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi Haber

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi

IC Holding, 1 Ocak 2024–31 Aralık 2025 dönemindeki sürdürülebilirlik performansını ve gelecek dönem hedeflerini ortaya koyan 2024-2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. “Etkimiz, İzimiz, Geleceğimiz” başlığıyla hazırlanan rapor; Holding’in inşaat, altyapı, enerji, turizm, sanayi ve gayrimenkul alanlarındaki faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla ele alıyor. Raporda, çifte önemlilik analizi sonucunda belirlenen öncelikli konulardaki çalışmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na sağlanan katkılar ve UN Global Compact’ın 10 ilkesine yönelik ilerlemeler de paylaşılıyor. GRI Standartları’na uygun hazırlanan rapordaki seçilmiş çevresel ve sosyal göstergeler ile çifte önemlilik analizi bağımsız sınırlı güvence denetiminden geçti. “Dönüşümün bir parçası olmaya ve kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz” IC Holding CEO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Can Çaka, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği; yatırımlarımızı, risklerimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı şekillendiren bir yönetim alanı olarak görüyoruz. İnşaattan enerjiye, altyapıdan turizme uzanan çok sektörlü bir yapımız olduğundan, sürdürülebilirlik konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmemiz ve her sektörün kendi dinamiklerine uygun çözümler üretmemiz gerekiyor. Bunun yanında yenilenebilir enerjiden sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimine, biyoçeşitlilikten sosyal etkiye kadar farklı alanlarda ortaya koyduğumuz somut sonuçları daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliği, uzun vadeli değer yaratma ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak iş süreçlerimize daha güçlü biçimde entegre etmeye devam ederken paydaşlarımızın da katılımını artıracağız.” Enerji verimliliğinde yılda 8,7 milyon kWh tasarruf Rapor döneminde IC Holding grup şirketlerinde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında hayata geçirilen uygulamalarda ölçülebilir sonuçlar elde edildi. IC Enterra’nın yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi 2024 yılında 1,07 milyar kWh, 2025 yılında ise yaklaşık 1,25 milyar kWh olarak gerçekleşti. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nda gerçekleştirilen LED dönüşümüyle yıllık yaklaşık 8,7 milyon kWh enerji tasarrufu sağlanırken, 8 bin 248 armatür ve aydınlatma ekipmanı geri dönüştürüldü. Grup şirketlerinin veri merkezlerinin tek merkezde birleştirilmesi kapsamında ise 10 şirketteki 40 fiziksel sunucu devreden çıkarıldı. Bu dönüşümle yıllık yaklaşık 221 bin 600 kWh elektrik tasarrufu ve 96 ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı. İlk çifte önemlilik analizi bağımsız güvence denetiminden geçti IC Holding, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusundaki ilk çifte önemlilik analizini 2025 yılında gerçekleştirdi. Bu çalışmada hem Holding’in faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkileri hem de iklim değişikliği ve doğal kaynakların azalması gibi gelişmelerin Holding’in işlerini nasıl etkileyebileceği incelendi. Böylece hangi sürdürülebilirlik konularına öncelik verilmesi gerektiği yalnızca çevresel ve toplumsal etkiler açısından değil, şirketin karşılaşabileceği riskler ve yatırım fırsatları açısından da belirlendi. Çalışmada 146 etki, 120 risk ve 61 fırsat değerlendirilirken; yönetim, çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, kamu kurumları, iş ortakları ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu toplam 285 iç ve dış paydaşın görüşü alındı. Analizin metodolojisi, süreçleri ve sonuçları bağımsız sınırlı güvence denetimine tabi tutuldu. Enerji altyapısı ve biyoçeşitlilik birlikte yönetiliyor Biyoçeşitlilik alanında enerji altyapısının kuşlar üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar ölçeklendirildi. Trakya’da 2020’den bu yana 1.000 leylek yuva platformu kuruldu; 2021-2025 döneminde 29.895 metre iletken izolasyonu gerçekleştirildi. 2025’te izleme çalışmaları genişletilerek 47 leylek ve 11 şah kartal halkalandı. Önümüzdeki beş yılda 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanması, en az 20 kuşa GPS verici takılması hedefleniyor. DENK ile çeşitlilik ve kapsayıcılık grup genelinde yaygınlaştırılıyor IC Holding, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık yaklaşımını DENK programıyla kurum genelinde yaygınlaştırıyor. 2025 yılında genişletilen DENK ÇEK Rehberi; İnsan Hakları Politikası, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Politikası ile Ev İçi Şiddetle Mücadele Politikası’nı ortak bir yapıda buluştururken, DENK Dil Kılavuzu da önyargılardan arındırılmış ve kapsayıcı bir iletişim dilinin kullanılmasına rehberlik ediyor. Program kapsamında 2025 yılı boyunca Tuz Gölü ve Kilyos Tünel projeleri, IC Altyapı, Karasu Limanı, TREDAŞ, TREPAŞ ve IC Hotels operasyonlarında toplam 13 sınıf eğitimi ve 10 odak grup çalışması gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla eşitlik ve kapsayıcılık uygulamalarının sahadaki karşılığı değerlendirilerek gelişim alanları belirlendi. Sosyal etki yatırımları iki yılda 871 milyon TL’ye ulaştı IC Holding ve grup şirketlerinin toplumsal gelişimi desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği sosyal etki yatırımlarının toplam büyüklüğü 2024-2025 döneminde 871 milyon TL’ye ulaştı. Holding, İbrahim Çeçen Vakfı ile yürüttüğü çalışmalarda finansal desteğin ötesine geçerek grup şirketlerinin teknik kapasitesini, çalışan uzmanlığını ve kurumsal işbirliklerini sosyal etki programlarına dahil ediyor. Bu kapsamda İbrahim Çeçen Vakfı iş birliğiyle yürütülen IC Kariyer Köprüsü programı bugüne kadar 2.000 öğrenciye ulaştı; 105 öğrenci grup şirketlerinde staj olanağı elde etti. Deprem bölgesinde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını destekleyen Yaşam Atölyeleri’nden ise 500’den fazla kadın doğrudan yararlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu Haber

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu

Sabancı Holding, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) Elektrifikasyon Partneri oldu. Sabancı Holding, bu stratejik iş birliğiyle iklim hedeflerine ulaşılmasında elektrifikasyonun rolüne dikkat çekerken; elektrifikasyonun enerji güvenliği, ekonomik rekabetçilik, sanayi dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı önemin küresel ölçekte gündeme taşınmasına katkı sağlayacak. ELEKTRİĞİN MERKEZDE OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ COP31 Başkanlığı Eylem Gündemi kapsamında, bugün yüzde 20’nin biraz üzerinde olan elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor. COP31 Başkanlığı tarafından ortaya konulan “35by35” küresel hedefi, ulaşım, sanayi ve binalar başta olmak üzere bugün büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanan alanlarda enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda elektriğe geçişi hızlandırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda ülkelerin yanı sıra şirketler, finans kuruluşları ve diğer paydaşların da bu dönüşümün hızlandırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Elektrifikasyonun önümüzdeki dönemin en önemli küresel dönüşümlerinden biri olacağını belirten Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin lider elektrifikasyon oyuncusu Sabancı Holding olarak, COP31 Elektrifikasyon Partneri olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünya enerjide yeni bir döneme giriyor. Elektriğin hayatımızdaki rolü her geçen gün büyüyor. Artık elektriği yalnızca evlerimizi aydınlatmak veya fabrikalarımızdaki makineleri çalıştırmak için kullanmıyoruz. Otomobillerimiz elektrikli hale geliyor; ısınmadan ulaşıma, sanayiden günlük yaşama kadar daha fazla alanda elektrik kullanıyoruz. Yapay zekâ, veri merkezleri, robotlar ve geleceğin teknolojileri de elektriğe ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle elektrifikasyon yalnızca bir enerji veya iklim konusu değil. Ekonominin, sanayinin ve teknolojinin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir dönüşümden söz ediyoruz. Doğru şekilde yönetilecek bir elektrifikasyon dönüşümü, Türkiye için uzun vadeli bir kalkınma, sanayileşme ve teknolojik gelişim ve dönüşüm fırsatı yaratabilir.” “TÜRKİYE’NİN YENİ BAŞARI HİKÂYESİ ELEKTRİFİKASYON OLABİLİR” Enerji dünyasının uzun yıllardır çözmeye çalıştığı temel konunun enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirliğe aynı anda ulaşmak olduğunu belirten Zaimler, elektrifikasyonun bu denklemi değiştirebilecek en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Zaimler sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye bu dönüşüm açısından çok güçlü bir potansiyele sahip. Güneş ve rüzgâr kaynaklarımızın yanı sıra güçlü bir sanayimiz, gelişmiş bir enerji altyapımız, yatırım yapabilen dinamik bir özel sektörümüz, güçlü finans kuruluşlarımız ve yetişmiş insan kaynağımız var. Jeopolitik konumumuz da önemli bir avantaj sağlıyor. Geçmişte enerji güvenliği denildiğinde petrol ve doğal gaz boru hatları öne çıkıyordu. Gelecekte ise temiz elektriğin ülkeler arasında taşınmasını sağlayan yeşil enerji koridorları daha önemli hale gelecek.” “ELEKTRİFİKASYON VE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ ÇALIŞMA GRUBU’NUN EŞ BAŞKANLIĞINI ÜSTLENİYORUZ” COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin, ülkenin bu küresel dönüşümde deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaşması açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Zaimler, TOBB liderliğinde oluşturulan COP31 Business Forum’un kamu, özel sektör, finans dünyası ve uluslararası kuruluşları bir araya getirmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. Zaimler şöyle konuştu: “Sabancı Holding olarak biz de bu yapı kapsamında Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu’nun eş başkanlığını üstleniyoruz. Böylece kamu ve özel sektör arasındaki diyaloğu güçlendirirken, uygulanabilir ve ölçeklenebilir modelleri uluslararası paydaşlarla paylaşacağız.” Sabancı Holding’in COP31’de üstlendiği Elektrifikasyon Partneri rolünün, Topluluğun uzun vadeli stratejisiyle doğrudan örtüştüğünü belirten Zaimler, Sabancı’nın bu alandaki çalışmalarının uzun yıllara dayandığını vurguladı: “Sabancı olarak bizim farkımız, elektrifikasyonu yalnızca desteklememiz değil; bu dönüşümü doğrudan sahada hayata geçiriyor olmamız. Bu, uzun yıllardır yatırım yaptığımız ve bugün Topluluğumuzun farklı yetkinliklerini aynı hedef etrafında buluşturan stratejik bir büyüme ve dönüşüm alanı. Türkiye’nin en büyük enerji portföyüyle enerji üretimi, dağıtımı ve şebeke altyapısında güçlü bir konuma sahibiz. Enerjisa Üretim ile temiz elektrik üretiyoruz, Enerjisa Enerji ile enerji dağıtım ve şebeke altyapısında rol alıyoruz, Eşarj ve Temsa ile mobilitenin elektrifikasyonuna katkı sağlıyoruz. Çimsa, Brisa ve Kordsa gibi şirketlerimizle sanayinin dönüşümünü destekliyoruz. Akbank ile dönüşümü finanse ederken, Aksigorta ile yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, şarj altyapısı ve yeni teknolojilere yönelik sigorta çözümleri sunuyoruz. SabancıDx ile teknoloji geliştiriyoruz, Sabancı Climate Technologies ile iklim teknolojilerini ölçeklendiriyoruz. Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) ile de geleceğin enerji sistemleri üzerine bilgi üretiyoruz. Kısacası, elektrifikasyonun üretimden dağıtıma, mobiliteden sanayiye, teknolojiden finansmana kadar farklı alanlarında lider olarak faaliyet gösteriyoruz. Bu yetkinliklerimizi bir araya getirerek Türkiye’nin elektrifikasyon dönüşümüne her işimizde katkı sağlıyoruz. Başlayan bu yeni elektrik çağında, hedefimiz, ülkemizi dünyadaki merkez ülkelerden biri olma yolculuğunda tüm gücümüzle desteklemek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.