Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Mobilite

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Mobilite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Mobilite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aylık Şarj İşlemi 3,3 Milyonu Aştı, Elektrikli Araç Sayısı 464 Bine Ulaştı Haber

Aylık Şarj İşlemi 3,3 Milyonu Aştı, Elektrikli Araç Sayısı 464 Bine Ulaştı

Türkiye otomotiv pazarında dengeler hızla değişiyor. Elektrikli ve hibrit araç satışlarının benzinli otomobilleri geride bıraktığı 2026 yılında, büyüyen elektrikli araç parkı şarj altyapısındaki işlem hacmini de yeni seviyelere taşıyor. Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye’deki elektrikli araç sayısı 464 bine, aylık şarj işlemi ise 3,3 milyonun üzerine çıktı. Otomotiv ve enerji piyasalarında yayımlanan güncel veriler, Türkiye’de geleneksel yakıtlardan e-mobilite ekosistemine doğru yapısal bir geçiş yaşandığını ortaya koyuyor. Haziran ayından bu yana platform güncellemelerini sürdüren Spark Connect, pazardaki bu dönüşümle eş zamanlı olarak teknolojik altyapısını ölçeklendirerek kullanıcı deneyimini geliştirmeye devam ediyor. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan raporlar da yıl içerisinde tüketici tercihlerindeki değişimi somut biçimde ortaya koyuyor. Otomotivde Dengeler Değişiyor: Elektrikli ve Hibrit Satışları Benzinliyi Geride Bıraktı ODMD verilerine göre, 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde otomobil pazarı %12,14 daralırken, akaryakıtlı araç satışlarında belirgin düşüşler kaydedildi: Benzinli otomobil satışları %19,8 azalarak 208.046 adede, dizel otomobil satışları ise %32 oranında azalarak 30 bin adede geriledi. Buna karşın elektrikli (94 bin adet) ve hibrit (165 bin adet) araçların toplam satışı 259 bin adede ulaşarak 208 bin adet seviyesindeki benzinli otomobil satışlarını geride bıraktı. Hibrit ve elektrikli araçların otomobil pazarındaki toplam payı %51,7 seviyesine ulaştı. Bu tablo, Türkiye’de elektrikli mobilitenin artık yalnızca yükselen bir trend değil, otomotiv pazarının ana dönüşüm alanlarından biri haline geldiğine işaret ediyor. Otomotiv pazarındaki değişim enerji sektöründeki verilerde de takip ediliyor. EPDK raporlarına göre Haziran 2026’da motorin ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %24,30 oranında azalarak 913.254 tona, benzin ihracatı ise %52,55 azalarak 5.916 tona geriledi. 464 Bin Elektrikli Araç, Ayda 3,3 Milyondan Fazla Şarj İşlemi Geleneksel yakıtlardaki gerilemeye karşılık Türkiye’nin elektrikli araç şarj ekosistemi hızla büyümeye devam ediyor. Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye’deki toplam elektrikli araç sayısı 464 bine, şarj soketi sayısı ise 46 bine ulaştı. Şarj istasyonlarındaki aylık elektrik tüketimi 89 bin MWh seviyesine çıkarken, aylık şarj işlemi adedi 3,3 milyonu geride bıraktı. Bu ölçek yalnızca daha fazla şarj istasyonu ihtiyacını değil; istasyonların anlık durumu, uygunluğu ve erişilebilirliğine ilişkin verilerin doğru ve kesintisiz biçimde yönetilmesini de kritik hale getiriyor. Spark Connect, uygulamaya aldığı gerçek zamanlı istasyon senkronizasyonu ile yoğun veri trafiğini test edilmiş teknolojik mimarisi üzerinden yönetiyor. Kullanıcılar, istasyonların anlık uygunluk durumlarını sistem üzerinden görüntüleyerek şarj planlarını ve rotalarını daha güvenli şekilde oluşturabiliyor. Temmuz ayında Yeşil Şarj İstasyonlarının toplam tüketimdeki payının %65,25’e yükselmesi ise sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelik artan talebi destekleyen göstergeler arasında yer alıyor. Spark Connect, sunduğu yalın onboarding akışı ile kullanıcıların yeşil enerji sertifikalı istasyonları kolayca filtrelemesine ve şarj süreçlerini hızlı biçimde başlatmasına olanak sağlıyor. “Elektrikli Araç Artık Niş Bir Pazar Değil” Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, Türkiye’de hızlanan dönüşüme ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Otomotiv pazarında artık çok net bir tüketici tercihi değişimi görüyoruz. Türkiye’de elektrikli araç sayısının 464 bine ulaşması ve ayda 3,3 milyondan fazla şarj işleminin gerçekleşmesi, elektrikli mobilitenin artık niş bir pazar olmaktan çıktığını gösteriyor. Elektrikli ve hibrit araç satışlarının benzinliyi geride bıraktığı bu yeni dönemde mesele yalnızca daha fazla şarj noktası oluşturmak değil; kullanıcıya doğru istasyonu, doğru zamanda ve doğru veriyle gösterebilmek. Spark Connect olarak gerçek zamanlı istasyon senkronizasyonumuz, düzenli test süreçlerimiz ve şeffaf veri akışımızla elektrikli araç sahiplerinin şarj deneyimini mümkün olduğunca kesintisiz ve güvenilir hale getirmeyi amaçlıyoruz.” Büyüyen Şarj Ekosisteminin Arkasında Ölçeklenebilir Teknoloji Spark Connect, temel mimarisini Gartner Hype Cycle raporlarında da yer alan KOBIL SuperApp Platform altyapısı üzerinde geliştiriyor. Bu altyapı, Spark Connect’in yalnızca şarj istasyonlarını görüntüleyen bir uygulama olmasının ötesine geçerek farklı mobilite hizmetlerinin aynı dijital ekosistem içerisinde sunulabilmesine imkan sağlıyor. Platformun merkezinde ID, Pay, Chat ve Sign olmak üzere dört temel servis bulunuyor. Örneğin sisteme dahil olan bir araç kiralama şirketi; kullanıcı kimliği ve ehliyet doğrulamasından dijital sözleşmenin imzalanmasına kadar farklı süreçleri Spark Connect platformu içerisinde uçtan uca gerçekleştirebiliyor. Bu teknolojik altyapı, elektrikli mobilite pazarında artan kullanıcı ve işlem hacmine karşı yüksek güvenlik, hız ve ölçeklenebilirlik sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Elektrikli araç sayısının ve şarj işlemlerinin hızla arttığı Türkiye pazarında kullanıcı deneyiminin önümüzdeki dönemde yalnızca istasyon sayısıyla değil, verinin doğruluğu, sistemlerin birbiriyle konuşabilmesi ve şarj hizmetlerine erişimin kolaylığıyla şekillenmesi bekleniyor. Spark Connect; test otomasyon süreçleri, teknik dokümantasyon standartları, gerçek zamanlı veri yönetimi ve ürün tasarımındaki analitik yaklaşımıyla büyüyen e-mobilite ekosisteminin ihtiyaçlarına yönelik teknolojik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı Haber

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı

Avrupa’da elektrikli ve otonom toplu ulaşım dönüşümünün öncü markalarından Karsan, gerçek yol koşullarında çalışan ileri teknoloji çözümlerine bir yenisini daha ekliyor. Hollanda’nın en önemli turizm destinasyonlarından Efteling’de hizmete başlayacak olan Otonom e-ATAK, toplamda yaklaşık 6 kilometrelik bir güzergâhta faaliyet gösterecek. Araç, güzergâh üzerinde Efteling Hoofdingang ile Wonderhotel durakları arasında, karma trafik içerisinde SAE Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle yolcu taşıyacak. Engelli erişimine uygun olarak tasarlanan ve ücretsiz hizmet verecek olan araç, Efteling’in ana toplu ulaşım durağı ile bölgedeki oteller, konaklama alanları ve ziyaretçi tesisleri arasındaki ulaşımı sağlayacak. Böylece proje, otonom teknolojinin yanı sıra erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir mobilite yaklaşımını da destekleyecek. Otonom mobilitenin geleceği için Efteling’de Güç Birliği! Projenin resmi açılışı 10 Ağustos 2026 tarihinde Efteling’de gerçekleştirildi. Açılış törenine Karsan’ın yanı sıra Efteling, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, Hollanda Araç Otoritesi RDW, Dutch Automated Mobility, AON ve ADASTEC temsilcileri katıldı. Hollanda ulusal basını ile sektörel medya kuruluşlarının da takip ettiği açılış, kamu otoritelerini, teknoloji şirketlerini ve toplu ulaşım işletmecilerini bir araya getiren önemli bir buluşmaya sahne oldu. Karsan, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, SmartwayZ.NL, Dutch Automated Mobility, Applied Autonomy ve ADASTEC iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Avrupa’da kamu ve özel sektörün otonom mobilitenin geleceği için oluşturduğu güçlü iş birliğinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Otonom e-ATAK’tan Hollanda’da Yeni Bir Kilometre Taşı! Karsan’ın otonom mobilite alanında yalnızca çözüm geliştiren değil, bu teknolojiyi gerçek yol ve yolcu operasyonlarında başarıyla uygulayan öncü bir marka olduğunu söyleyen Karsan CEO’su Utku Ayyarkın, şu değerlendirmede bulundu: “Mobilitenin geleceğinin elektrikli ve otonom teknolojiler üzerinde şekillendiğine inanıyoruz. Karsan olarak geliştirdiğimiz ve gerçek yol koşullarında hizmete sunduğumuz çözümlerle bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Otonom e-ATAK ile Amerika Birleşik Devletleri’nden Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada çok önemli kilometre taşlarına imza attık. Efteling projesi de otonom toplu ulaşımın günlük yaşamın doğal bir parçası hâline geldiğini gösteren çok kıymetli bir uygulama olacak. Bu projeyle Hollanda’daki otonom mobilite deneyimimizi daha ileri taşırken, geleceğin toplu ulaşım çözümlerini bugünden gerçek hayatın bir parçası haline getirmeye devam ediyoruz” Karsan’ın uluslararası büyüme stratejisinde ileri teknoloji çözümlerinin belirleyici bir role sahip olduğunu vurgulayan Utku Ayyarkın sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktada Karsan artık yalnızca yenilikçi araçlar üreten bir otomotiv markası değil; şehirlerin, bölgelerin ve ulaşım işletmecilerinin dönüşümüne yön veren teknoloji odaklı bir mobilite çözüm ortağı. Efteling gibi yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan, dünya çapında bilinen bir destinasyonda Otonom e-ATAK’ın tercih edilmesi, teknolojimizin ulaştığı olgunluğun ve iş ortaklarımızın Karsan’a duyduğu güvenin önemli bir göstergesi. Avrupa başta olmak üzere küresel ölçekte otonom toplu ulaşımın yaygınlaşmasına öncülük etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Karsan’ın Otonom e-ATAK teknoloji partneri, ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Rotterdam The Hague Havalimanı’nda Hollanda’nın ilk otonom otobüs operasyonunu hayata geçirmemizin ardından, Efteling projesiyle Kuzey Brabant’ta da bir ilke imza atıyoruz. Kamuya açık yolların yanı sıra özel alanlarda; bisikletliler, yayalar ve otel trafiğiyle birlikte hizmet verecek bu proje, kendini kanıtlamış SAE Seviye-4 otonom toplu taşıma teknolojisini dinamik ve gerçek yaşam koşullarıyla buluşturuyor. Karsan ve proje ortaklarımızla birlikte, Hollanda’da otonom toplu taşımanın daha geniş ölçekte yaygınlaşması yolunda önemli bir adım daha atmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” Hollanda’da ikinci Karsan otonom projesi! Efteling projesi, Karsan’ın Rotterdam The Hague Airport operasyonunun ardından Hollanda’da hayata geçirdiği ikinci otonom otobüs uygulaması olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 2 ay sürmesi planlanan pilot uygulama boyunca yolcu deneyimi, operasyonel performans ve saha verileri ayrıntılı biçimde analiz edilecek. Elde edilecek sonuçların, Hollanda’da ve Avrupa’nın diğer bölgelerinde hayata geçirilmesi planlanan gelecekteki otonom toplu ulaşım projelerine katkı sağlaması hedefleniyor. 12 ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı! Karsan Otonom e-ATAK, bugüne kadar farklı coğrafyalarda hayata geçirilen projelerle otonom toplu ulaşım alanında dünyanın en deneyimli araçlarından biri konumuna ulaştı. İlk kez 2021 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, ardından 2022 yılında Avrupa’da kamuya açık yollarda karma trafik koşullarında çalışan ilk tam boy otonom otobüs olarak önemli kilometre taşlarına imza atan araç, bugüne kadar 12 farklı ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı. Gerçek trafik koşullarında edindiği operasyonel deneyim, yüksek teknolojisi ve güvenilirliğiyle öne çıkan Otonom e-ATAK, kampüslerden havalimanlarına, şehir içi güzergâhlardan turizm destinasyonlarına kadar farklı kullanım alanlarında hizmet verebiliyor. Karsan, Efteling projesiyle birlikte elektrikli ve otonom mobilite alanındaki uluslararası deneyimini daha da ileri taşırken, şehirlerin ve bölgelerin daha güvenli, erişilebilir, çevreci ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçişine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Opel’den Yeni Araç Alacaklara Ağustos Fırsatları Haber

Opel’den Yeni Araç Alacaklara Ağustos Fırsatları

Sahip olduğu üstün Alman teknolojisini yenilikçi tasarımlarla buluşturan Opel, ağustos ayında binek ve hafif ticari araç modellerinde avantajlı satın alma koşulları sağlıyor. Sportif tasarımıyla öne çıkan Opel Corsa'nın manuel şanzımanlı Edition versiyonu, ağustos ayına özel 1.390.000 TL'den başlayan fiyatlarla veya 150 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi seçeneğiyle satışa sunuluyor. Corsa'nın GS versiyonunda ise 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi imkânı bulunuyor. Geniş iç hacmi ile ailelerin ihtiyaçlarına cevap veren Opel Frontera, hibrit ve tamamen elektrikli versiyonlarıyla farklı kullanım beklentilerine uygun çözümler sunuyor. 48V hibrit teknolojisine sahip Frontera Hybrid, elektrikli ulaşım arayışında olan ancak sürüş alışkanlıklarını değiştirmek istemeyen kullanıcılar için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. Frontera'nın hibrit versiyonu, 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 2,99 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle sunuluyor. Cesur ve yalın tasarımı, ikonik Opel Vizörü ve Pure Panel kokpitiyle dikkat çeken kompakt SUV Opel Mokka ise 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle Opel showroomlarında yeni sahiplerini bekliyor. Opel'in üstün Alman teknolojilerini ve modern tasarım dilini bir araya getiren SUV ürün gamının amiral gemisi Grandland Hybrid, tüzel müşterilere özel 400 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi veya nakit indirim fırsatıyla satın alınabiliyor. Aydınlatmalı Opel logosu ve yeni Vizör tasarımıyla Yeni Astra modeli ise tüzel müşterilere özel 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi imkânı sağlanıyor. Elektrikli Opel modellerine ağustos ayına özel kredi fırsatları Opel, avantajlı finansman olanaklarıyla tamamen elektrikli modellerini müşterileriyle buluşturmaya devam ediyor. Markanın yüzde 100 elektrikli SUV modeli Frontera Elektrik, 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle sunuluyor. Opel'in C-SUV segmentindeki yüzde 100 elektrikli modeli Grandland Elektrik ise Edition donanım seviyesinde tüzel müşterilere özel 300 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0,99 faizli kredi fırsatıyla yeni sahiplerini bekliyor. Opel'de ticareti kolaylaştıran cazip kredi imkânları “Ticaretin Yeni Enerjisi" yaklaşımıyla ticari hayatı kolaylaştıran Opel, hafif ticari araç modelleriyle işinin profesyonellerine esnek ve pratik çözümler sunuyor. Binek otomobil konforunu hafif ticari araçların işlevselliğiyle birleştiren marka, KOBİ'lerin ve ticaretle uğraşan müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına cevap vermeye devam ediyor. Opel'in çok yönlü hafif ticari araç modeli Combo, 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle satışa sunuluyor. Combo Cargo'da da 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim fırsatı sağlanıyor. Alman mühendisliği ve ince düşünülmüş detaylarıyla öne çıkan Zafira'nın Edition Plus XL donanım seviyesi, 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle sunuluyor. Zafira Ultimate XL donanımında ise 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim imkânı bulunuyor. Çeşitli gövde seçenekleriyle ticari hayatın farklı ihtiyaçlarına cevap veren Vivaro Cargo, 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim fırsatıyla Opel showroomlarında yeni sahiplerini bekliyor. Vivaro Kamyonet modelinde de 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim imkânı sunulurken, Vivaro City Van modeli 600 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle satışa sunuluyor. Movano 3.5 ton modelinde ağustos ayına özel 750 bin TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim fırsatı bulunuyor. Movano Minibüs modelinde ise kredi tutarı 1 milyon TL'ye ulaşıyor. Model, 1 milyon TL'ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi veya nakit indirim seçeneğiyle satın alınabiliyor. Opel, hafif ticari araç kampanyalarında kredi seçeneğini tercih etmek istemeyen müşterilerine avantajlı nakit indirim fırsatları da sunuyor. Ağustos ayına özel kampanyalarının yanı sıra farklı ve esnek ödeme çözümleri sunan Opel, geniş ürün gamıyla tüm otomobil tutkunlarını showroomlarına davet ediyor. Alman teknolojisini cesur tasarımıyla buluşturan Opel, binek modellerden hafif ticari araçlara kadar uzanan geniş ürün gamıyla her ihtiyaca uygun bir seçenek sunuyor. Opel'in ağustos ayına özel kampanyaları ve finansman seçenekleri hakkında detaylı bilgiye markanın resmi internet sitesinden ulaşılabiliyor. Opel hakkında Avrupa'nın köklü otomobil üreticilerinden biri olan Opel, 1899 yılında Almanya'da otomobil üretimine başlayarak sektördeki yolculuğuna adım attı. Bugün Stellantis NV bünyesinde faaliyetlerini sürdüren marka, çoklu enerji platformları yaklaşımıyla tüm modellerinde tamamen elektrikli sürüş seçeneğini sunabilen ilk Alman otomobil üreticisi olarak öne çıkıyor. Opel, bu yaklaşımıyla müşterilerine kendi mobilite tercihlerini özgürce yapma imkânı sunarken, aynı zamanda geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına bugünden yanıt verebilecek çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Günlük hayatı kolaylaştıran, erişilebilir ve sürdürülebilir mobilite anlayışıyla öne çıkan Opel, Birleşik Krallık'taki kardeş markası Vauxhall ile birlikte bugün 60'tan fazla ülkede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan’ın GES Yatırımı Elektrik İhtiyacının Yüzde 25’ini Karşılayacak Haber

Karsan’ın GES Yatırımı Elektrik İhtiyacının Yüzde 25’ini Karşılayacak

“Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” olma vizyonuyla toplu ulaşımın dönüşümünde öncü rol üstlenen Karsan, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına üretim süreçlerinde de hız kesmeden devam ediyor. Elektrikli mobiliteyi yalnızca geliştirdiği ve ürettiği araçlarla değil, üretimde kullandığı enerji kaynaklarıyla da destekleyen Karsan, Bursa’daki üretim tesisinde 3,5 MW DC kurulu güce sahip Güneş Enerji Santrali’ni devreye aldı. Yıllık tüketimin yüzde 25’ini karşılayacak! Yıllık yaklaşık 4,6 milyon kWh yenilenebilir enerji üretim kapasitesine sahip tesis sayesinde Karsan’ın üretim tesisindeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’i güneş enerjisinden karşılanacak. Yatırımla elde edilecek yenilenebilir enerji miktarı, her yıl yaklaşık 1.000 elektrikli aracın üretim süreçlerinde tüketilen elektriğin güneş enerjisinden karşılanmasına imkân sağlayacak. Böylece Karsan, sıfır emisyonlu mobilite yaklaşımını araçların kullanım aşamasının ötesine taşıyarak üretim süreçlerinin karbon ayak izini azaltma hedefini de güçlendirecek. Sürdürülebilir mobilite üretimden başlıyor! Güneş Enerji Santrali yatırımına ilişkin değerlendirmede yapan Karsan CEO’su Utku Ayyarkın, “Elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümlerimizle mobilitenin dönüşümüne öncülük ederken, sürdürülebilir mobilitenin daha üretim aşamasında başladığına inanıyoruz. Elektrikli araçların yalnızca kullanım sırasındaki çevresel etkilerini değil, üretim süreçlerinden kaynaklanan karbon ayak izini de azaltmayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda devreye aldığımız 3,5 MW kurulu güce sahip Güneş Enerji Santralimiz, üretim tesisimizin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak. Üreteceğimiz enerjiyle her yıl yaklaşık 1.000 elektrikli aracın üretiminde tüketilen elektriği güneş enerjisinden sağlayabilecek olmamız, yatırımımızın çevresel etkisini çok somut biçimde ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarını yalnızca çevresel sorumluluğumuzun bir parçası olarak değil, aynı zamanda Karsan’ın uzun vadeli büyüme, rekabetçilik ve enerji güvenliği stratejisinin önemli bir unsuru olarak görüyoruz. Bu yatırım, 2030 Net Sıfır Fabrika vizyonumuzun en önemli kilometre taşlarından birini oluşturuyor. Üretim süeçlerimizi daha verimli, dayanıklı ve düşük karbonlu hale getiren yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Yılda yaklaşık 2 bin ton karbon emisyonu önlenecek! Yaklaşık altı ay içerisinde tamamlanan proje kapsamında fizibilite, mühendislik, tedarik, saha uygulaması, test ve devreye alma süreçleri başarıyla yürütüldü. Projenin tüm aşamalarında Karsan’ın üretim operasyonlarının kesintiye uğramadan devam etmesi temel önceliklerden biri olarak ele alındı. Tesiste yüksek enerji verimliliği sağlamak amacıyla son teknoloji yerli üretim TopCon Bifacial 620 Wp güneş panelleri ile yüksek verimliliğe sahip invertörler kullanıldı. Çift yüzeyli yapıya sahip paneller, doğrudan güneş ışığının yanı sıra yüzeylerden yansıyan ışığı da enerji üretiminde değerlendirerek santralin toplam verimliliğine katkı sağlıyor. Yıllık yaklaşık 4,6 milyon kWh yenilenebilir enerji üretim kapasitesine sahip Güneş Enerji Santrali ile her yıl yaklaşık 2.000 ton CO₂ emisyonunun önlenmesi hedefleniyor. Elektrikli araçların toplam karbon ayak izinin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturabilen üretim kaynaklı emisyonların azaltılması da yatırımın temel motivasyonları arasında yer alıyor. Karsan böylece, elektrikli araçların kullanım aşamasında sunduğu sıfır emisyon avantajını üretim süreçlerinde kullanılan enerjinin dönüşümüyle tamamlamayı amaçlıyor. Karbon düzenlemelerine hazırlıkta stratejik adım! Karsan’ın Güneş Enerji Santrali yatırımı; enerji maliyetlerinin optimize edilmesi, karbon emisyonlarının azaltılması, enerji arz güvenliğinin artırılması ve sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirilmesi hedeflerine doğrudan katkı sağlayacak. Proje aynı zamanda Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve gelecek dönemde devreye alınması beklenen diğer karbon düzenlemelerine hazırlık açısından da stratejik önem taşıyor. Karsan, yenilenebilir enerji kullanım oranını artırarak gelecekte oluşabilecek karbon maliyetlerini ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaların üretim süreçleri üzerindeki etkisini azaltmayı hedefliyor. Net Sıfır Fabrika! Güneş Enerji Santrali yatırımı, Karsan’ın üretim faaliyetlerinden kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmayı amaçlayan 2030 Net Sıfır Fabrika hedefinin önemli kilometre taşlarından biri olarak konumlanıyor. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, kaynakların etkin yönetimi ve düşük karbonlu üretim süreçleri üzerine çalışmalarını sürdüren Karsan, mevcut çatı kapasitesini de değerlendirerek ilerleyen dönemde ilave Güneş Enerji Santrali yatırımlarını gündemine almayı planlıyor. Elektrikli mobilite alanındaki öncü konumunu üretim altyapısında gerçekleştirdiği yatırımlarla destekleyen Karsan, daha temiz, verimli ve sürdürülebilir bir mobilite ekosisteminin oluşturulması için çalışmalarına devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pirelli , Pyrum, Synthos ve BASF, Hurda Lastiklerin Döngüsel Dönüşümü İçin İşbirliği Yaptı Haber

Pirelli , Pyrum, Synthos ve BASF, Hurda Lastiklerin Döngüsel Dönüşümü İçin İşbirliği Yaptı

Sürdürülebilir mobilite vizyonu doğrultusunda yenilikçi teknolojilere öncülük eden Pirelli, ömrünü tamamlamış lastiklerden elde edilen geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımını artırmak ve endüstriyel ekosistemin geliştirilmesini destekleyen Tyre‑to‑tyre döngüsel ekonomi girişimini hayata geçirdi. Pirelli koordinasyonundaki ortaklar, Avrupa’da Tyre‑to‑tyre döngüsel ekonomi girişimini birlikte ilerletiyor ve ömrünü tamamlamış hurda lastiklerden elde edilen geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımını artırmak üzere tasarlanmış bir endüstriyel ekosistemin geliştirilmesini destekliyor. Süreç; Almanya genelindeki bazı Driver perakende satış noktalarından ve motor sporları faaliyetlerinden toplanan ömrünü tamamlamış lastiklerin yanı sıra Pirelli’nin Breuberg tesisinden toplanan hurda lastiklerden de yararlanıyor. Bu lastikler, taşıdıkları değeri en üst düzeye çıkarmak üzere tasarlanmış bir endüstriyel zincir aracılığıyla işlenerek, sentetik kauçuk da dahil olmak üzere ISCC PLUS programı kapsamında sertifikalandırılmış ikincil ham maddelere dönüştürülüyor. Bu sertifikasyon, değer zinciri boyunca izlenebilirlik sağlıyor ve döngüsel malzemelerin, en yüksek kalite ve performans standartları korunarak yeni Pirelli lastiklerinin üretiminde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu süreç kapsamında Pyrum, ömrünü tamamlamış lastikleri piroliz süreciyle iki değerli ikincil ham maddeye dönüştürüyor: geri kazanılmış karbon siyahı (rCB) ve lastik piroliz yağı (TPO). Geri kazanılmış karbon siyahının kalitesi iyileştirilirken, Pirelli’nin Avrupa’daki üretiminde yeniden kullanılarak birincil karbon siyahının yerini kısmen alıyor. Eş zamanlı olarak TPO, bütadien ve stiren gibi kimyasal ürünlerin üretim sürecinde fosil bazlı ham maddelerle birlikte kullanılmak üzere BASF’ye tedarik ediliyor. Kütle dengesi yaklaşımı, geri dönüştürülmüş içeriğin ISCC PLUS sertifikalı Ccycled® ürünlerine dönüştürülmesini mümkün kılıyor. Bu döngüsel malzemeler daha sonra Synthos tarafından yüksek performanslı lastik uygulamalarına yönelik ISCC PLUS sertifikalı sentetik kauçuk üretiminde kullanılıyor. Pirelli ise bu malzemeyi üretim süreçlerine yeniden dahil ederek döngüyü tamamlıyor. Proje, gerçek ürün döngüselliğinin tek bir şirketin tek başına hareket etmesiyle sağlanamayacağı yaklaşımını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım; ortak bir malzeme döngüsü etrafında dönüşüm sürecinin farklı aşamalarına katkı sunan, birbirini tamamlayıcı uzmanlıklara sahip paydaşlardan oluşan endüstriyel ekosistemlerin kurulmasını gerektiriyor. Pirelli öncülüğünde yürütülen proje; ortak bir malzeme döngüsü etrafında, dönüşüm sürecinin farklı aşamalarına katkıda bulunan ve birbirini tamamlayan uzmanlıklara sahip aktörlerin yer aldığı koordine bir endüstriyel ekosistemi yansıtıyor. Avrupa’da hayata geçirilen Tyre-to-tyre projesi, bu yaklaşımın bugüne kadarki en kapsamlı uygulamasını temsil ediyor. Proje, ömrünü tamamlamış lastiklerin yapılandırılmış ve izlenebilir bir endüstriyel döngü içinde değerli bir kaynağa dönüştürülebileceğini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tripy Robotaxi Türkiye’de Yol Testlerine Hazırlanıyor Haber

Tripy Robotaxi Türkiye’de Yol Testlerine Hazırlanıyor

MİA Teknoloji A.Ş.'nin tamamına sahip olduğu Tripy Mobility, geliştirdiği Robotaxi projesini Türkiye'de hayata geçirmek için geri sayıma geçti. Çin'de kapsamlı test süreçlerinden geçen tam otonom araç filosunun, önümüzdeki dönemde Türkiye yollarında test edilmesi planlanıyor. Şirket, yalnızca sürücüsüz araç geliştirmeyi değil, aynı zamanda yapay zekâ tabanlı yeni nesil mobilite ekosistemini oluşturmayı hedefliyor. Tripy Mobility'nin yürüttüğü proje, Türkiye'nin otonom ulaşım teknolojilerindeki konumunu güçlendirmesi açısından dikkat çekici adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Tripy Robotaxi ile Türkiye'de Otonom Ulaşım Süreci Başlıyor Dünya genelinde hız kazanan sürücüsüz ulaşım teknolojileri, artık yalnızca teknoloji devlerinin değil, mobilite şirketlerinin de öncelikli yatırım alanları arasında yer alıyor. Bu dönüşümün Türkiye ayağında önemli rol üstlenmeye hazırlanan Tripy Mobility, tam otonom sürüş teknolojisine sahip Robotaxi filosunu yerli operasyonlara adapte etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Şirket tarafından geliştirilen sistem, L4 seviyesinde otonom sürüş kabiliyetine sahip araçlardan oluşuyor. Bu teknoloji sayesinde araçlar, belirli operasyon bölgelerinde herhangi bir sürücü müdahalesine ihtiyaç duymadan yolcu taşıyabilecek şekilde tasarlandı. Yapay zekâ algoritmaları sayesinde çevresini sürekli analiz eden sistem, trafik koşullarını, yayaları, diğer araçları ve olası riskleri gerçek zamanlı değerlendirerek güvenli sürüş kararları alabiliyor. Yapay Zekâ Destekli Altyapı Milyonlarca Satır Kodla Çalışıyor Tripy Robotaxi projesinin arkasındaki en önemli güçlerden biri gelişmiş yazılım altyapısı. Araçlarda çalışan yapay zekâ sistemi, milyonlarca satırlık yazılım mimarisiyle sürekli veri işliyor. Çok sayıda kamera, radar ve sensörden elde edilen bilgiler, gelişmiş sensör füzyon teknolojisiyle tek merkezde birleştirilerek milisaniyeler içinde analiz ediliyor. Bu yapı sayesinde araç, yalnızca bulunduğu yolu değil çevresindeki tüm hareketliliği eş zamanlı takip ederek sürüş stratejisini anlık olarak oluşturuyor. İnsan refleksine ihtiyaç duymadan çalışan bu sistem, otonom mobilite teknolojilerinin ulaştığı noktayı ortaya koyuyor. Uluslararası Ortaklıklarla Geliştirilen Robotaxi Projesi Dikkat Çekiyor Tripy Mobility'nin yürüttüğü çalışmalar, uluslararası teknoloji iş birlikleriyle destekleniyor. Proje kapsamında Çin merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiren Calmcar ile ortak çalışmalar yürütülürken, elektrikli araç üreticisi SAIC'in MIFA 7 modeli de Robotaxi platformuna dönüştürüldü. Uzun süren mühendislik çalışmalarının ardından geliştirilen araçlar, Çin'de gerçekleştirilen test programlarını başarıyla tamamladı. Test süreçlerinde elde edilen sonuçlar doğrultusunda sistemin farklı trafik senaryolarında güvenli şekilde çalışabildiği görüldü. Bu başarının ardından projenin yeni aşaması olarak Türkiye'deki saha testleri planlandı. Yüz Binlerce Kilometrelik Deneyim Türkiye'ye Taşınıyor Tripy Robotaxi filosu, yurt dışındaki operasyon öncesi testlerde önemli bir deneyim elde etti. Gerçek trafik koşullarında uzun süreli testlerden geçen araçlar, farklı iklim ve yol şartlarında performansını kanıtladı. Şirketin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayan küresel büyüme planları da bulunuyor. Avrupa pazarına yönelik çalışmalar kapsamında İngiltere'de de sürücüsüz taksi hizmeti sunabilmek için gerekli resmi süreçlerin başlatıldığı açıklandı. Böylece Tripy, geliştirdiği teknolojiyi uluslararası pazarlarda da konumlandırmayı hedefliyor. Robotaxi Teknolojisi Ulaşım Alışkanlıklarını Değiştirebilir Uzmanlara göre yapay zekâ destekli sürücüsüz taksi sistemleri yalnızca yeni bir ulaşım modeli sunmuyor. Aynı zamanda şehir içi ulaşım planlaması, trafik güvenliği, enerji verimliliği ve sürdürülebilir mobilite açısından da önemli fırsatlar oluşturuyor. Elektrikli altyapıyla çalışan Robotaxi araçlarının, sürüş sırasında insan kaynaklı hata riskini azaltması ve trafik akışını daha verimli hale getirmesi bekleniyor. Bunun yanında paylaşım ekonomisini destekleyen yeni ulaşım modelleriyle bireysel araç sahipliği anlayışının da zaman içinde değişebileceği değerlendiriliyor. Türkiye Otonom Mobilite Alanında Yeni Bir Döneme Hazırlanıyor Tripy Mobility CEO'su Dr. Ali Onuralp Ünal, otonom sürüş teknolojilerinin otomotiv sektörünün ötesinde, doğrudan yapay zekâ ekonomisinin önemli bir parçası haline geldiğini belirterek şirketin bu alandaki vizyonuna dikkat çekti. Ünal, elektrikli araç dönüşümünün ardından ulaşım sektöründe en büyük değişimin otonom sürüş sistemleriyle yaşanacağını ifade ederken, geliştirilen Robotaxi platformunun güvenlik, erişilebilirlik ve operasyonel verimlilik açısından önemli avantajlar sağlayacağını vurguladı. Türkiye'de başlayacak yol testlerinin yalnızca teknik bir süreç olmadığını dile getiren Ünal, bunun aynı zamanda ülkenin küresel otonom mobilite yarışındaki iddiasını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu söyledi. Türkiye'de gerçekleştirilecek testlerin başarıyla tamamlanması halinde Tripy Robotaxi'nin şehir içi ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralaması bekleniyor. Yapay zekâ, elektrikli mobilite ve otonom sürüş teknolojilerini aynı platformda buluşturan proje, geleceğin ulaşım sistemlerinin Türkiye'deki en önemli örneklerinden biri olma potansiyeli taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de Haber

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de

FIAT’ın şehir içi mobiliteye farklı bir bakış açısı getiren tamamen elektrikli modeli Topolino, yenilenen versiyonuyla Türkiye yollarına çıktı. İlk kez 2024 yılında pazara sunulan ve bugüne kadar 1.748 adetlik satış başarısına ulaşan model, yeni serisinde daha canlı, daha sezgisel ve daha dikkat çekici bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Kompakt ölçüleri ve ikonik tasarım diliyle öne çıkan Fiat Topolino, şehir içi ulaşımda pratikliği ön plana çıkarırken, tamamen elektrikli yapısıyla çevreci karakterini sürdürüyor. Günlük kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan model, özellikle kısa mesafeli yolculuklar için erişilebilir bir mobilite çözümü sunuyor. Yeni Topolino, Türkiye’de 584.900 TL’den başlayan kampanyalı fiyatlarla satışa sunuluyor. Topolino Plus versiyonu ise 629.900 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor. Bununla birlikte kullanıcılar, 250.000 TL’ye kadar 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi imkanından yararlanabiliyor. Daha renkli ve kullanıcı dostu bir deneyim Yenilik operasyonuyla birlikte Topolino’nun karakterini güçlendiren güncellemeler dikkat çekiyor. Bu yeniliklerin başında gelen Mercan Turuncusu (Corallo) renk seçeneği, modelin enerjik ve sıcak tasarımını daha belirgin hale getirirken, şehir içinde kolayca ayırt edilmesine katkı sağlıyor. Mevcut renk seçeneklerine eklenen bu yeni ton, Topolino’nun kişiselleştirme olanaklarını da artırıyor. Modelde öne çıkan bir diğer gelişme ise yenilenen dijital gösterge paneli oluyor. Daha büyük, daha yalın ve daha anlaşılır bir yapıya kavuşan panel, hız, batarya durumu, menzil ve şarj bilgileri gibi temel verileri sürücüye daha net bir şekilde aktarıyor ve kullanım deneyimini ileri taşıyor. Model, tasarımının yanında, Türkiye'de B1 ehliyetiyle 16 yaşından itibaren kullanılabilmesiyle, şehir içi ulaşımda ideal çözümü sunuyor, ailelerin de ulaşım ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak sağlıyor. Şehir içi mobiliteye pratik ve sürdürülebilir çözüm Tamamen elektrikli Topolino, şehir içi kullanım odaklı teknik altyapısıyla dikkat çekmeye devam ediyor. 5,4 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryasıyla yaklaşık 75 kilometre menzil sunan model, günlük kullanım senaryolarında yeterli bir performans ortaya koyuyor. 45 km/saat azami hıza ulaşabilen araç, kompakt yapısı sayesinde dar sokaklarda kolay hareket kabiliyeti sağlıyor. Batarya ise uygu koşullarda yaklaşık 3,5 saatte yüzde 80 doluluğa ulaşabiliyor. Tamamen elektrikli yapısı, pratik kullanımı ve ulaşılabilir fiyat avantajıyla öne çıkan FIAT Topolino, şehir içi ulaşımda yeni bir alternatif oluştururken, sürdürülebilir mobilite anlayışını daha geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomol Stratejik İş Birliklerini Güçlendirmeye Devam Ediyor Haber

Otomol Stratejik İş Birliklerini Güçlendirmeye Devam Ediyor

Tüm Gıda İşletmecileri Derneği ile imzalanan anlaşma kapsamında Otomol, Filo Kurumsal Satış alanındaki uzmanlığını gıda sektörüne taşıyarak dernek üyelerine ayrıcalıklı ve bütüncül mobilite çözümleri sunacak. Otomotiv sektöründe kalite, güven ve profesyonel hizmet anlayışıyla konumlanan Otomol, stratejik iş birlikleriyle farklı sektörlerdeki kurumsal ağını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda Tüm Gıda İşletmecileri Derneği ile gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda Otomol, derneğin resmi tedarikçisi oldu. Söz konusu iş birliğiyle birlikte Otomol, Filo Kurumsal Satış alanındaki deneyimini gıda sektörünün dinamiklerine entegre ederek üye işletmelere yapılandırılmış ve sürdürülebilir mobilite çözümleri sunacak. Restoran, kafe ve zincir işletmeler başta olmak üzere sektörde faaliyet gösteren firmalar için mobilite; maliyet yönetimi, operasyonel verimlilik ve hizmet sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Otomol’ün çok markalı yapısı, avantajlı satın alma koşulları ve Türkiye genelindeki 11 lokasyona yayılan güçlü hizmet ağı sayesinde üyelerin binek ve ticari araç ihtiyaçlarına yetkili servis güvencesiyle yanıt verilecek. Marka ve model çeşitliliği, rekabetçi fiyatlama, hızlı teslimat süreçleri ve kapsamlı satış sonrası destek iş birliğinin temel avantajları arasında yer alıyor. Otomol yetkilileri, anlaşmaya ilişkin yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Gıda sektörü, Türkiye ekonomisinin en dinamik ve sürdürülebilir alanlarından biri. Tüm Gıda İşletmecileri Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, sektör profesyonellerinin mobilite ihtiyaçlarına hızlı, güvenilir ve rekabetçi çözümler sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” Uzman Filo Kurumsal Satış ekibi, her işletmenin operasyonel yapısına özel esnek çözümler geliştirerek süreci uçtan uca yönetecek; böylece üyeler için hem finansal hem operasyonel açıdan sürdürülebilir bir yapı oluşturulacak. Otomol, farklı sektörlerle kurduğu stratejik iş birlikleriyle kurumsal mobilite alanındaki konumunu güçlendirirken, müşterilerine şeffaf, profesyonel ve ayrıcalıklı bir deneyim sunma hedefi doğrultusunda büyümeye devam ediyor. Bir Tutkudan Profesyonelliğe uzanan bu yaklaşım, Otomol’ün Mükemmelliğe Yolculuk vizyonunun güçlü bir yansıması olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Elektrikli Araçlarıyla 2025’te Rekor Satışlara Ulaştı Haber

MAN Elektrikli Araçlarıyla 2025’te Rekor Satışlara Ulaştı

MAN Truck & Bus, 2025 yılına ilişkin satış rakamlarını açıkladı. Satış başarısında özellikle elektrikli kamyon ve şehir içi otobüs satışlarının önemli bir payı oldu. MAN, 2025’te toplamda yaklaşık 101.600 yeni araç teslim ederek, bir önceki yıla göre satış adedini yüzde 6 civarında artırdı. Bu başarı, Avrupa kamyon pazarında pandeminin yol açtığı zorlu koşulların devam etmesine rağmen elde edildi. Satışlardaki artışının en önemli itici gücünü ise kamyon ve otobüs segmentinde dinamik bir gelişme kaydeden batarya elektrikli araçlar (BEV) oldu. MAN Truck & Bus Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, satış başarısına ilişkin şunları söyledi: "Bataryalı elektrikli araçlardaki güçlü büyümemiz ve kamyonet segmentindeki başarılı performansımız, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Talebin zayıf olduğu zorlu bir pazar ortamına rağmen toplam satışlarımızı artırabildik. Ayrıca, batarya elektrikli portföyümüzü genişletmeye devam ediyoruz. MAN eTGL'nin seri üretiminin başlaması ve eCoach'un ilk teslimatlarıyla, 2026’da ürün yelpazemizi tamamlayacak ve sürdürülebilir mobilite için net bir sinyal vereceğiz." Elektrikli kamyonlarla güçlü performans sergiledi Kamyon satışları zorlu piyasa koşullarına rağmen neredeyse sabit kaldı. Yaklaşık 63.300 adetlik satış, bir önceki yılın sadece %0,6 altında gerçekleşti. Buna karşın, 2025'te seri üretime geçen elektrikli kamyon yüksek talep gördü ve 620'den fazla adet satıldı. Ağır hizmet tipi elektrikli kamyonlar için 2026 yılı sipariş defterleri şimdiden dolduran MAN, kamyonda elektrikli portföyünü tamamlayacak yeni MAN eTGL 12 tonluk kamyonun seri üretimine ise bu yılın sonuna doğru başlamayı planlıyor. eTGL, MAN’ın araç yelpazesini karbonsuzlaştırma yolundaki bir diğer önemli adım olacak. MAN otobüsleri 2025’te güçlü toparlanma gösterdi MAN'ın otobüs faaliyetleri 2025 yılında önemli bir toparlanma göstererek, yaklaşık %49’luk artışla 7.000 adedi aştı. Bataryalı şehir içi otobüsler, bu segmentteki satışları artıran en önemli faktör oldu. Şehir içi elektrikli otobüs satışları %118'in üzerinde artışla 1.300 adedin üzerine çıkarak yeni bir rekor kırdı. Bu rakam, 2026’nın sonunda Avrupa pazarındaki ilk müşterilere teslim edilmesi planlanan MAN Lion's Coach E’yi kapsamıyor. MAN, HTA segmentinde rekor satışlara ulaştı MAN, hafif ticari araç segmentinde bir önceki yıla kıyasla %13’ün üzerinde artış yakalayarak 31.300’ün üzerinde satış gerçekleştirip yeni bir rekor kırdı. Bu artışta, MAN TGE’nin başarılı uluslararasılaşma stratejisi önemli rol oynadı; özellikle Arap Yarımadası’ndaki yeni pazar girişleri satışları destekledi. MAN, 2026’da uluslararasılaşma stratejisini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. MAN motor ve bileşen işinde dengeli başarı ortaya koydu MAN, motor satışlarında ise özellikle tarım sektöründeki talep zayıflığı nedeniyle 9.400 adetle bir önceki yılın biraz altında kaldı. Buna karşın, denizcilik pazarındaki güçlü gelişme ve aks ile bileşen işindeki hacim artışı, bu düşüşü telafi etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.