Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Şehirler

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Şehirler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Şehirler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dikili’nin Güneş Enerjisi Santrali Elektrik Üretmeye Başladı Haber

Dikili’nin Güneş Enerjisi Santrali Elektrik Üretmeye Başladı

1,4 megavat kurulu güce sahip tesisin, yıllık yaklaşık 2 milyon 700 bin kilovatsaat elektrik üretmesi ve belediyenin enerji maliyetlerini uzun vadede önemli ölçüde azaltması hedefleniyor. Yaklaşık yedi yıllık hazırlık ve izin sürecinin ardından tamamlanan proje kapsamında 30 farklı kurum ve kuruluştan gerekli izin ve görüşler alınarak kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Dünya Bankası tarafından finanse edilen ve İLBANK tarafından yürütülen Sürdürülebilir Şehirler II Programı kapsamında yenilenebilir enerji kredisine başvuran Dikili Belediyesi, Türkiye genelinde başvurusu kabul edilen ilk 52 idare arasında yer aldı. Bu kapsamda 1,4 megavat gücündeki tesis için 1,4 milyon Euro tutarında finansman planlandı. 1 YILDAN KISA SÜREDE İNŞAATI TAMAMLANDI Dünya Bankası standartlarına uygun olarak yürütülen ihale süreci Mart 2024’te başlatılırken, Eylül 2025 itibarıyla yüklenici firmayla sözleşme imzalandı. Tesisin inşasına ise Ekim 2025’te başlandı. Gerekli süreçlerin tamamlanmasının ardından tesis, Haziran 2026’da TEDAŞ (Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) tarafından kabul edildi ve haziran ayının ortasından itibaren fiilen enerji üretmeye başladı. Santral, haziran ayının kalan 15 günlük döneminde 139 bin 31 kilovatsaat, temmuz ayında ise 282 bin 606 kilovatsaat elektrik üretti. Tam kapasiteyle yıllık yaklaşık 2 milyon 700 bin kilovatsaat elektrik üretmesi öngörülen tesis, özellikle bahar ve yaz aylarında Dikili Belediyesi’nin elektrik ihtiyacının tamamını karşılamaya önemli ölçüde katkı sağlayacak. Üretim fazlasının ise belediye bütçesine ek gelir sağlaması bekleniyor. “SANTRAL KISA SÜREDE KENDİNİ FİNANSE EDECEK” Güneş Enerjisi Santrali’nin yalnızca belediyenin enerji maliyetlerini azaltacak bir yatırım olmadığını, aynı zamanda çevre ve sürdürülebilirlik açısından da Dikili’nin geleceğine yönelik önemli bir adım olduğunu belirten Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, şunları söyledi: Kentimizin geleceği adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Uzun ve titiz bir izin sürecinin ardından Dünya Bankası ve İller Bankası aracılığıyla sağlanan finansman desteğiyle hayata geçirdiğimiz 1,4 megavat gücündeki santralimiz, yılda yaklaşık 2 milyon 700 bin kilovatsaat elektrik üretecek. Bu üretim, özellikle bahar ve yaz aylarında belediyemizin elektrik ihtiyacının tamamını karşılamaya önemli ölçüde katkı sağlayacak. Fazla üretim ise ilçemize ek gelir sağlayacak. Bu yatırım kendi kendini kısa sürede finanse ederek yıllar boyunca belediyemiz bütçesine katkı sağlayacak. Böylece enerji giderlerimizi azaltırken, elde ettiğimiz kaynakları kentimizin farklı ihtiyaçları ve yatırımları için kullanma imkânımız artacak. Güneşten aldığımız enerjiyi kentimizin geleceğine dönüştürüyoruz. Daha yeşil, daha güçlü ve daha yaşanabilir bir kent için çalışmaya, üretmeye ve geleceğe yatırım yapmaya devam edeceğiz. Projenin değerinin sadece ekonomik olmadığını da belirten Başkan Kırgöz, santral sayesinde her yıl bin 600 tonun üzerinde karbon salınımının da önüne geçileceğini, bugün sadece elektrik üretmediklerini; tasarruf edip, bütçeyi güçlendirirken ilçenin geleceğini de koruduklarına dikkat çekti. Dikili Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasını, enerji verimliliğinin artırılmasını ve kentin sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir, Sürdürülebilir Ulaşımın Yol Haritasını Dünyayla Paylaşıyor Haber

İzmir, Sürdürülebilir Ulaşımın Yol Haritasını Dünyayla Paylaşıyor

Dünyanın dört bir yanından ulaşım profesyonellerini buluşturan konferansta, iş birliği ve bilgi paylaşımının önemi vurgulanırken, İzmir'in entegre toplu ulaşım modeli ve 2040 Ulaşım Ana Planı ile hayata geçireceği vizyoner çalışmalar uluslararası platformda öne çıktı. İzmir’de 26 yıldır raylı sistem ulaşım hizmeti sunan İzmir Metro AŞ’nin ev sahipliğinde, 100’den fazla ülkeden bin 900’ü aşkın üyesi bulunan Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) tarafından düzenlenen Avrasya Konferansı, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde başladı. “Sürdürülebilir Şehirler için Kesintisiz Çok Modlu Ulaşım” temasıyla gerçekleştirilen ve 3 Temmuz’a kadar sürecek konferansa; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghani, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yalçın Alver, İzmir Metro AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, İzmir Metro AŞ Genel Müdürü Sinan Karakuzu, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile dünyanın farklı ülkelerinden ulaşım uzmanları ve yöneticileri katıldı. Yıldırım: İzmir, entegre toplu ulaşımda Türkiye’nin öncü kentlerinden biri Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, 2026 UITP Avrasya Konferansı’nın İzmir’de düzenlenmesinin, kentin sürdürülebilir ulaşım vizyonunun uluslararası alanda kabul gördüğünün önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. İzmir’in metro, tramvay, İZBAN, elektrikli otobüsler, deniz ulaşımı ve bisiklet altyapısını tek bir ekosistemde buluşturan, Türkiye’nin en gelişmiş entegre toplu ulaşım sistemlerinden birine sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Sürdürülebilir kentlerin yolu güçlü toplu ulaşımdan, karbonsuzlaşmadan ve özel araç bağımlılığını azaltmaktan geçiyor. İzmir’de yıllardır uyguladığımız ulaşım anlayışı, konferansın ‘Sürdürülebilir Şehirler için Kesintisiz Çok Modlu Ulaşım’ temasıyla birebir örtüşüyor” dedi. “Ulaşım Ana Planı'nı kentin geleceği için yasal güvenceye dönüştürüyoruz” Buca Metrosu'nun İzmir'in sürdürülebilir ulaşım vizyonunun en önemli projelerinden biri olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, 2040 Ulaşım Ana Planı'nın kentin hareketliliğini bütüncül bir yaklaşımla ele alacağını söyledi. Ana planların uygulanmasına ilişkin yasal zorunlulukların yeterince tanımlanmadığına dikkat çeken Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak önemli bir adım attıklarını belirterek, “2040 Ulaşım Ana Planı kararlarını, İzmir'in bütününü kapsayan 1/25 bin ölçekli çevre düzeni planına işleyerek kentin geleceği için yasal güvence oluşturmayı hedefliyoruz. Böylece ulaşım kararlarını kişilere ya da yönetimlere bağlı olmaktan çıkarıp, şehrin geleceğini güvence altına alacak adımları kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Mezghani: Ulaşımda odak insan ve iş birliği olmalı Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) Genel Sekreteri Mohamed Mezghani, toplu ulaşımda yalnızca insanların bir noktadan diğerine taşınmasının değil, hizmet kalitesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. İzmir'in metro, tramvay ve otobüs sistemiyle başarılı bir toplu ulaşım modeli sunduğunu belirten Mezghani, “Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan İzmir cennetinde bulunmak çok güzel. İzmir gibi şehirler dijitalleşme, yapay zeka ve yeni teknolojilerle ulaşımı güçlendiriyor. Ulaşıma yatırım yapmak ve insan odaklı çözümler geliştirmek çok önemli. Kadın istihdamının artırılmasına ve teknolojinin sürücüleri desteklemesine önem vermeliyiz. Birlik ve dayanışmamızı güçlendirmeli, birbirimizden ilham alarak kentlerimizi daha ileriye taşımalıyız” dedi. Karakuzu: İzmir modeli sürdürülebilir ulaşımın güçlü örneklerinden biri İzmir Metro AŞ Genel Müdürü Ahmet Sinan Karakuzu, ulaşımı yalnızca bir ulaşım hizmeti değil, yaşam kalitesini artıran, çevresel sürdürülebilirliği destekleyen ve kent yaşamını güçlendiren stratejik bir unsur olarak gördüklerini söyledi. "Keep İzmir Moving – İzmir'in Temposunu Koru" anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Karakuzu, dijitalleşme, yapay zeka, karbonsuzlaşma ve çok modlu entegrasyonun sektörün öncelikli gündemleri arasında yer aldığını ifade etti. İzmir'in metro, tramvay, banliyö, deniz ulaşımı, otobüs ve mikromobiliteyi tek bir hareketlilik ekosisteminde buluşturan yapısıyla konferansın ana temasını başarıyla yansıttığını vurgulayan Karakuzu, “Burada paylaşılacak her deneyim, fikir ve iş birliği kentlerimizin daha sürdürülebilir ve dirençli hale gelmesine katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Mobilite merkezleri ve çok modlu ulaşım masaya yatırıldı Konferansın açılışının ardından, UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghani moderatörlüğünde “Çok Modlu Entegrasyonlar ve Mobilite Merkezleri” başlıklı oturum düzenlendi. Oturuma İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Dr. Seda Özdemir, BSM Yeni Mobilite Direktörü Francesc Delgado ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Cenk Hamamcıoğlu katıldı. Oturumda aktarma ve transfer merkezlerinin sürdürülebilir ulaşım sistemlerindeki rolü ele alındı. Dr. Hakan Uzun, ulaşım planlamasında kullanıcı memnuniyetini öncelediklerini belirterek İzmir Körfezi'nin kent içi ulaşımda önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Dr. Seda Özdemir, İstanbul'daki aktarma merkezlerinden örnekler paylaşırken, Francesc Delgado Barselona'da tüm ulaşım türlerini birbirine entegre etmeye yönelik çalışmaları anlattı. Doç. Dr. Cenk Hamamcıoğlu ise özel araç kullanımının azaltılarak toplu taşımanın güçlendirilmesi ve etkin mobilite merkezlerinin oluşturulmasının önemine dikkat çekti. 20 yılı aşkın deneyim 20 yılı aşkın süredir düzenlenen UITP Avrasya Konferansı; metro, tramvay, otobüs ve çok modlu ulaşım sistemlerinin yanı sıra dijitalleşme, yapay zekâ, karbonsuzlaşma ve elektrifikasyon gibi güncel başlıklarda kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiriyor. İyi uygulamaların ve yeni teknolojilerin paylaşılmasına olanak sağlayan konferans, uluslararası iş birlikleri ile finansman fırsatlarını da destekliyor. İzmir'de düzenlenen organizasyonun, kentin uluslararası görünürlüğünü artırırken İzmir Metro AŞ'nin kurumsal ve teknik kapasitesine de katkı sunması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Şehirleri Tek Merkezli Yaşama Geçiyor Haber

Geleceğin Şehirleri Tek Merkezli Yaşama Geçiyor

Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğu ve buna bağlı zaman kaybı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel sorunların başında geliyor. Karma kullanım projeleri; yaşam, çalışma ve sosyal alanları bir araya getirerek kent içi ulaşım ihtiyacını azaltmayı hedefliyor. Doğru planlanan bu projeler, yalnızca mimari bir çözüm sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sosyolojik ve ekonomik açıdan da dönüşüm potansiyeli taşıyor. Geleceğin şehirlerinin; fonksiyonların ayrıştırıldığı değil entegre edildiği, yaya öncelikli, zamandan tasarruf sağlayan ve bütüncül planlama anlayışıyla kurgulanmış yaşam alanlarıyla şekillenmesi öngörülüyor… Kent nüfusunun artışı, uzayan yaşam süresi ve büyüyen şehirler mevcut ulaşım ve altyapı sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğu ve zaman kaybı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel sorunlar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre bu tabloyu değiştirmek için yalnızca yeni yollar yapmak yeterli değil; kent planlamasının bütüncül bir anlayışla yeniden ele alınması gerekiyor. PARÇALI KENT MODELİNDEN ENTEGRE YAŞAMA: KARMA KULLANIMIN STRATEJİK YÜKSELİŞİ Konut, ofis ve sosyal alanların birbirinden kopuk şekilde konumlandığı geleneksel şehir modeli, her gün milyonlarca insanı aynı saatlerde yollara çıkararak yoğunluğu artırıyor. Buna karşılık karma kullanım projeleri; yaşam, çalışma ve sosyal alanları entegre ederek zorunlu yolculuk mesafelerini kısaltıyor. Araç kullanımının azalması, toplu taşımanın daha verimli hale gelmesi, yaya hareketliliğinin artması ve karbon emisyonunun düşmesi bu modelin öne çıkan avantajları arasında yer alıyor. Tek fonksiyonlu bölgelerin günün belirli saatlerinde boş kalmasına karşın, karma kullanım projeleri gün boyu yaşayan bir kent dokusu oluşturuyor. Bu durum hem ekonomik sürekliliği destekliyor hem de kamusal güvenlik açısından daha dengeli bir yapı sağlıyor. Karma kullanım projelerinin tasarımında bağlam analizi, yaya-araç ve kamusal alan dengesinin doğru kurulması ile uzun vadeli değer üretimi yaklaşımı belirleyici oluyor. İyi planlanmış bir proje, şehir içinde kendi dinamiklerini üreten bir mikro-ekosistem oluşturuyor ve farklı kullanıcı profillerini aynı sistem içinde buluşturuyor. İklim krizi, trafik yoğunluğu ve sosyal kopukluk gibi küresel sorunların etkisiyle, karma kullanım projeleri artık bir trend değil; sürdürülebilir şehirler için stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucusu Filiz Cingi Yurdakul, karma kullanım projelerinin artık bir tercih değil, kentler için zorunluluk haline geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün trafik sorununu hâlâ yeni yollar yaparak çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa mesele ulaşım değil, planlama meselesi. Konutu bir yere, ofisi başka bir yere, sosyal yaşam alanlarını ise tamamen farklı bir bölgeye konumlandırdığımızda insanları her gün yollara çıkmaya mecbur bırakıyoruz. Bu da zaman kaybını, karbon emisyonunu ve yaşam kalitesi düşüşünü beraberinde getiriyor. Karma kullanım projeleri bu parçalanmış yapıyı bir araya getiriyor. İnsanların çalıştığı, yaşadığı ve sosyalleştiği alanları entegre ettiğinizde zorunlu hareket azalıyor, kent içi mesafeler kısalıyor ve şehir nefes almaya başlıyor. Biz projelerimizi tasarlarken yalnızca bina değil, bir yaşam senaryosu kurguluyoruz. Sabah ofise giden biriyle akşam spor alanını kullanan bir genç ya da hafta sonu kültürel etkinliğe katılan bir aile aynı mikro-ekosistemin parçası oluyor. Geleceğin şehirleri daha fazla asfaltla değil, daha doğru planlama anlayışıyla şekillenecek. Karma kullanım modeli, yaşamı ayrıştırmak yerine bir araya getiren, zamandan tasarruf sağlayan ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir kent vizyonu sunuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.