Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Etap, Hollandalı Munckhof Tarım Teknolojilerinin Türkiye Distribütörü Oldu Haber

Anadolu Etap, Hollandalı Munckhof Tarım Teknolojilerinin Türkiye Distribütörü Oldu

Munckhof’un Türkiye distribütörlüğünü üstlenen Anadolu Etap, kendi çiftliklerinde edindiği mekanizasyon deneyimini Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturacak. İş birliğinin ilk aşamasında meyve hasat platformları üreticilerin kullanımına sunulacak. İlerleyen dönemde Munckhof’un farklı tarım teknolojileri de portföye dahil edilecek. Türkiye'nin en büyük taze meyve üreticisi Anadolu Etap, tarımsal üretimde teknoloji ve mekanizasyon alanındaki deneyimini tarım ekosistemine taşıyacak yeni bir iş birliğine imza attı. Anadolu Etap, tarım teknolojileri alanında 140 yılı aşkın deneyime sahip Hollanda merkezli Munckhof Fruit Tech Innovators’ın Türkiye distribütörlüğünü üstlendi. İş birliği ile Anadolu Etap kendi üretim süreçlerindeki teknoloji ve mekanizasyon uygulamalarından edindiği deneyimi sektörle buluşturacak. Sürdürülebilir tarım yaklaşımı doğrultusunda dijitalleşme, otomasyon ve mekanizasyon yatırımlarına odaklanan Anadolu Etap, hasat platformlarını kendi çiftliklerinde üretim süreçlerine dahil ederek meyve toplama sürelerinin kısaltılması, operasyonel verimliliğin artırılması ve ürün kalitesinin korunmasına yönelik önemli bir deneyime sahip. Anadolu Etap, Munckhof distribütörlüğüyle bu deneyimi kendi operasyonlarının ötesine taşıyarak Türkiye’de kullanıma sunacak. Modern tarım işletmelerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümlerin Türkiye’de daha geniş bir üretici kitlesine ulaştırılmasını hedefleyen iş birliğinin ilk aşamasında Munckhof’un hasat platformları Türkiye pazarına sunulacak. İlerleyen dönemde meyve bahçelerine yönelik farklı mekanizasyon çözümlerinin de ürün portföyüne dahil edilmesi hedefleniyor. “Türkiye meyveciliğinin teknolojik dönüşümüne katkı sağlamayı hedefliyoruz” Anadolu Etap Tarım Genel Müdürü Handan Eren, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Anadolu Etap olarak tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği birlikte ele alıyoruz. Teknolojiyi bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Yıllardır kendi çiftliklerimizde farklı mekanizasyon ve optimizasyon projelerini hayata geçiriyor, yeni teknolojileri sahada deneyimliyor ve üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Hasat platformları ile dünya standartlarında verimlilik sunuyor, çiftlikten sofraya kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimine katkı sağlıyoruz. Munckhof iş birliğini de bu birikimin doğal bir parçası olarak değerlendiriyoruz. İş birliği ile sahada edindiğimiz bilgi ve deneyimi Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturuyoruz. Munckhof’un hasat platformu başlayan bu iş birliğini önümüzdeki dönemde farklı mekanizasyon çözümleriyle genişleterek Türkiye’de tarımın teknolojik dönüşümüne ve rekabet gücüne katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine imkan tanıyor Tarımda mekanizasyon çözümleri, iş gücü ihtiyacının optimize edilmesine ve mevcut iş gücünün daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine de imkan tanıyor. Munckhof’un farklı meyve türleri için geliştirdiği hasat platformları bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Elma, armut, şeftali, nektarin, erik, narenciye ve kiraz gibi ürünlerin hasadında kullanılan hareketli platformları sayesinde çalışanların farklı yüksekliklerdeki meyvelere daha kolay erişmesine olanak sağlıyor. Toplanan meyveler taşıma bantları aracılığıyla kontrollü biçimde kasalara aktarılırken, ürünlerin hasat sırasında darbe görme ve kalite kaybı yaşama riski de azaltılıyor. Gıda sanayisine yönelik meyvelerin yanı sıra zeytin ve sert kabuklu meyvelerin hasadı için geliştirilen modellere sahip platformlar, ağacı kontrollü biçimde sarsarak meyvelerin toplama brandasına aktarılmasını sağlıyor. Yatırımlarının büyük bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yapıyor 2014 yılında Türkiye’de bir ilke imza atarak oluşturduğu “Sürdürülebilir Tarım İlkeleri”ni iş süreçlerine entegre eden Anadolu Etap, üretim faaliyetlerinde doğal kaynakların verimli kullanımının yanı sıra dijitalleşme, otomasyon ve mekanizasyon uygulamalarına yatırım yapıyor. “Sağlıklı nesiller için sağlıklı meyveler” misyonuyla faaliyet gösteren Anadolu Etap, 21 bin dekarlık alandaki 4 çiftliği ve 3,5 milyonu aşkın ağacıyla Türkiye’nin en büyük meyve üreticisi konumunda bulunuyor. Anadolu Etap, üretim süreçlerinin her aşamasında akıllı ve yenilikçi tarım uygulamalarının yanı sıra modern teknolojiler kullanarak; kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretmeye devam ediyor. Yatırımlarının büyük bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yapan Anadolu Etap, hasat platformları ile iş süreçlerinde verimliliği ve ürün kalitesini artırmayı amaçlıyor. Hasat verimliliğini dünya standartlarına taşırken, meyve toplama sürelerini kısaltarak daha fazla ürünün kısa sürede toplanmasını sağlıyor. Düşük salınımlı yakıt kullanan platformlar, Anadolu Etap’ın çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkıda bulunuyor. Farklı meyvelerin üretiminde mekanizasyona ve verimliliğe yönelik teknolojiler üretiyor 1884 yılında Hollanda’da kurulan Munckhof Fruit Tech Innovators, tarım teknolojileri alanında 140 yılı aşkın deneyime sahip. Meyve hasat platformlarından tarımsal ilaçlama sistemlerine ve kasa doldurma çözümlerine uzanan geniş bir ürün portföyü bulunan şirket; elma, armut, kiraz, üzüm, zeytin ve farklı meyve türlerinin üretim süreçlerinde mekanizasyonu ve operasyonel verimliliği geliştirmeye yönelik teknolojiler üretiyor. Daha hızlı, daha kolay, daha maliyet etkin ve daha az iş gücüyle gerçekleştirilebilen tarım çözümleri geliştirmeye odaklanan Munckhof, ürünlerini üreticilerle yakın iş birliği içinde geliştirerek kendi tesislerinde üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ETİ, Kuraklığa Dayanıklı Kanatlı Buğdayı'nın İlk Tohumluk Hasadını Gerçekleştirdi Haber

ETİ, Kuraklığa Dayanıklı Kanatlı Buğdayı'nın İlk Tohumluk Hasadını Gerçekleştirdi

Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden ETİ, tarımsal Ar-Ge yatırımları ve sürdürülebilir tarım vizyonu doğrultusunda önemli bir adım daha attı. İklim krizinin getirdiği kuraklık riski ve kaliteli hammadde ihtiyacından yola çıkan ETİ; iklim değişikliğine dirençli yerli tohum çeşidi Kanatlı Buğdayı’nın tohumluk buğday hasadını gerçekleştirdi. 2004 yılında Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından ıslah çalışmalarıyla geliştirilmeye başlanan Kanatlı Buğdayı, ETİ’nin sertifikalı tohumluk üretiminin temelini oluşturacak. Geçtiğimiz yıl üretim hakları alınan bu yeni çeşit, bisküvilik buğday ununun üretiminde sürdürülebilir hammadde güvencesi sağlayacak. Uzun yıllardır yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarımızın somut sonuçlarını görmeye başladık Kanatlı Buğdayı’nın ilk tohumluk hasadıyla ilgili açıklama yapan ETİ Global CEO’su Ercan Öz; “ETİ olarak 10 yıl önce dahil olduğumuz ve bugün ilk hasadını gururla gerçekleştirdiğimiz Kanatlı Buğdayı, tarımsal sürdürülebilirlik vizyonumuzun en somut adımlarından biri. Ülkemiz tarımının ve gıda sanayinin yarınlarını güvence altına alma hedefiyle yürüttüğümüz bu uzun soluklu çalışma, geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde tecrübe ettiğimiz şiddetli kuraklıkla birlikte ne kadar doğru bir yatırım olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yaşanan bu tablo, geleneksel tarım modellerinin iklim krizine karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösterirken, yıllar önce koyduğumuz vizyonun doğruluğunu da teyit etti. Tarımsal üretim çalışmalarına verdiği destek sebebiyle, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından kurucumuz merhum Firuz Kanatlı’nın adı verilen bu buğday, gıda sektörümüzün geleceğini koruma altına alma noktasında kritik bir role sahip. Değişen iklim koşullarına rağmen kalitesinden ödün vermeyen bu çeşidin, önümüzdeki dönemde tüm gıda sanayimiz için sürdürülebilir, güvenilir ve yüksek standartlı bir hammadde güvencesi olacağına inanıyoruz.” Çiftçilerle birlikte büyüyen sürdürülebilir tarım modeli Tarımsal üretimin geleceğini korumaya yönelik çalışmalarını sürdüren ETİ, 15 yıl önce 11 çiftçi ve 1.800 dekarlık alanda başlattığı sözleşmeli tarım modelini bugün yaklaşık 350 bin dekarlık geniş bir üretim alanına taşıdı. Türkiye’de gıda sanayinin geleceğinin sürdürülebilir tarımdan geçtiğini belirten Öz; “Tarımsal girdilere dayalı bir şirket olarak, hammaddemizi sağladığımız tarım sektörünün sürdürülebilirliği bizim için hayati önem taşıyor. ETİ olarak üretim süreci boyunca çiftçilere tohum, gübre ve bitki besleme ürünleri başta olmak üzere ayni destek sağlıyor; uzman ziraat mühendislerimiz aracılığıyla sahada teknik danışmanlık veriyoruz. Ayrıca kalite kriterlerine uygun ürünler için alım garantisi ve tarladan ücretsiz nakliye imkanı sunuyoruz.” Tarımsal Ar-Ge çalışmalarını da uzun yıllardır şirket içerisinde yer alan uzman ekiplerle yürüten ETİ, bu alandaki faaliyetlerini resmi tescil ve yetkilendirmelerle sürdürüyor. Üniversiteler, bilimsel kuruluşlar ve araştırma enstitüleriyle yürüttüğü ortak ıslah projelerinin yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen 'Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu' unvanına sahip olan şirket, özel tohum geliştirme stratejileri uyguluyor. TÜBİTAK destekli projeler ve tohum ıslah programları sayesinde tescil ve tedarik süreçlerini hızlandıran ETİ, geliştirdiği yüksek nitelikli tohumlarla güçlü bir temel oluşturuyor. Şirket bu sayede, Türkiye’nin tarımsal Ar-Ge kapasitesine ve gıda sanayinin geleceğine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor Haber

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor

Türkiye’nin teknoloji ve yapay zekâ alanındaki en kapsamlı uluslararası buluşmalarından biri olacak etkinlik; 300’ü aşkın şirket ve girişimin yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcıları, kamu temsilcilerini, alanında uzman konuşmacıları ve teknoloji dünyasının önde gelen yöneticilerini ağırlayacak. İki gün sürecek etkinlik, İstanbul’un küresel girişimcilik ekosistemindeki konumunu hızla güçlendirdiği bir dönemde gerçekleştirilecek. İstanbul, 2025 Küresel Girişimcilik Ekosistemi Raporu’nda gelişmekte olan girişimcilik ekosistemleri arasında üçüncü sıraya yükselirken, son beş yılda 13 basamaklık ilerleme kaydetti. Türkiye’de bugüne kadar sekiz yerli girişim, 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak “unicorn” unvanı kazandı.2025 Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi ve Küresel Etki Raporu’na göre ise ülkede yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 1.188 aktif girişim bulunuyor. Uluslararası girişimler, farklı sektörlerdeki yenilikçi çözümlerini tanıtacak Etkinliğe katılan girişimler; sürdürülebilir tarım, yapay zekâ destekli eğitim, kurumsal teknolojiler, sağlık ve altyapı başta olmak üzere birçok alandaki sorunlara çözüm sunan teknolojilerini sergileyecek. Malezya’daki Universiti Putra Malaysia bünyesinden doğan AgroPV Integrated SB, güneş enerjisi üretimi ile tarımsal faaliyetleri aynı alanda buluşturan ticari tarım-güneş enerjisi çözümlerini tanıtacak. Pakistan merkezli Nosmai ise e-ticaret, perakende ve tüketici platformları için geliştirdiği artırılmış gerçeklik ve kamera tabanlı yapay zekâ teknolojilerini İstanbul’da sektör temsilcileriyle buluşturacak. Konu hakkında açıklama yapan Nosmai Kurucu Ortağı ve CEO’su Ismail Qasim, “Pakistan, güçlü bir mühendislik birikimine, genç ve geniş bir teknik iş gücüne ve küresel pazarlar için ürün geliştiren, giderek olgunlaşan bir şirket ekosistemine sahip. Türkiye ise tüketici ve ticaret alanlarında güçlü şirketleri, geniş iç pazarı, aktif yatırımcı topluluğu ve Avrupa, Körfez ülkeleri ile Orta Asya’ya açılan köklü ticari bağlantılarıyla öne çıkıyor. Her iki ülke de bugün küresel ölçekte sahip oldukları görünürlüğün çok ötesinde bir yetenek ve üretim kapasitesine sahip” dedi. Uluslararası katılımcılar arasında ayrıca yapay zekâ ile entegre multimedya eğitim sistemleriyle 130 binden fazla öğrenciye ulaşan Nijeryalı Zenafri; bilgi teknolojileri alanındaki sorunların çözümüne yönelik kurumsal yapay zekâ sistemleri geliştiren Polonyalı AI Tech Matrix; kurumların yeni teknolojileri prototip aşamasından uygulamaya taşımasına yardımcı olan Perulu Ourabyte ile inşaat, su ve sanitasyonun yanı sıra, yenilenebilir enerji alanlarında mühendislik çözümleri sunan Ürdünlü SOLVillion da bulunuyor. Turcorn 100 Programı küresel sahneye çıkıyor Türkiye, farklı ülkelerden teknoloji girişimlerinin yanı sıra yüksek büyüme potansiyeline sahip yerli teknoloji şirketlerini de küresel sahneye taşıyacak. Girişimlerin ve ölçeklenme aşamasındaki şirketlerin uluslararası pazarlara açılmasını hızlandırmak ve unicorn olma yolculuklarını desteklemek amacıyla yürütülen Türkiye’nin bu alandaki öncü programlarından Turcorn 100’e, 30 Nisan 2026 itibarıyla 39 şirket kabul edildi. Bu şirketlerin 24’ü, GITEX Ai Türkiye’ye katılarak teknoloji ve çözümlerini sergileyecek. Katılımcılar arasında son yatırım turunda 104 milyon ABD doları yatırım alan finansal teknoloji şirketi Colendi; 15 milyon ABD doları yatırım alan perakende sektörüne yönelik görüntü tanıma teknolojileri geliştiren Vispera; 4 milyon ABD doları yatırım alan Saha Robotics; 3,1 milyon ABD doları yatırım alan yapay zekâ destekli reklam SaaS platformu WASK ve 1,7 milyon ABD doları yatırım alan dijital kimlik ve imza teknolojileri şirketi TechSign bulunuyor. Veriler Turcorn 100 raporuna dayanıyor. Turcorn 100 şirketlerinin yanı sıra, Türkiye’nin yükselen yapay zekâ girişimleri de farklı sektörlerin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdikleri çözümleri sergileyecek. İTÜ ARI Teknokent ekosisteminde faaliyet gösteren Lavren, hukuk ve profesyonel hizmetler alanlarına yönelik ileri düzey yapay zekâ çözümleri geliştiriyor. Lavren Kurucu Ortağı Cem Şanap, “Bizim için asıl önemli olan, ‘Bu model neler yapabilir?’ sorusundan, ‘Bu yetenek artık elimizde olduğuna göre kurumun çalışma biçimi nasıl değişmeli?’ sorusuna geçebilmek” açıklamasında bulundu. Türkiye merkezli Syntina AI ise üretken yapay zekâyı mimarlık ve tasarım alanlarında kullanıyor. Syntina AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Halil İbrahim Can, “Sektörün ‘Yapay zekâ mimarların yerini alacak mı?’ tartışmasını geride bırakarak, daha doğru bir soruya yönelmesini umuyoruz: Mimarlık gibi belirli bir alanın ihtiyaçları için özel olarak geliştirilen bir yapay zekâ nasıl olmalı?” dedi. Yapay zekâ odaklı iş yönetimi platformu Workiom da etkinlikte uluslararası büyüme hedeflerine odaklanacak. Workiom Kurucu Ortağı ve COO’su Nurettin Şendoğan, “Hedefimiz, yapay zekâyı merkeze alan bir şirketin Türkiye’de kurulabileceğini ve küresel ölçekte rekabet edebileceğini kanıtlamak” dedi. 100 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten yatırımcılar, Türkiye’nin yeni küresel başarı hikâyelerini arayacak Türkiye’deki girişimlere yapılan yatırımlar son beş yılda on kat artarak 2025 yılında 700 milyon ABD dolarına ulaştı. Türk girişimleri 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek bir önceki yılın aynı dönemindeki tutarın yedi katından fazlasına ulaştı. Buna karşın Ernst & Young tarafından hazırlanan rapora göre sermayeye erişim hâlâ önemli bir engel oluşturuyor ve Türkiye’deki girişimcilerin yüzde 71’i finansmanı temel zorluklardan biri olarak görüyor. 20 ülkeden, yönettikleri toplam varlık büyüklüğü 100 milyar ABD dolarını aşan 100’den fazla yatırımcı; ölçeklenme potansiyeli taşıyan bir sonraki büyük yapay zekâ girişimini keşfetmek üzere GITEX Ai Türkiye’de bir araya gelecek. Katılımcılar arasında ABD’den 3 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Manhattan Ventures, Birleşik Krallık’tan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Molten Ventures, Malezya’dan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Gobi Partners, BAE’den 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Jasoor VC ve Katar’dan 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Utopia Capital bulunuyor. Uluslararası pazarlarda büyüyebilecek girişimleri değerlendirmek üzere etkinliğe katılacak yatırımcılardan biri de 3,5 milyar avro büyüklüğündeki WALTER GROUP tarafından desteklenen Avusturya merkezli erken aşama girişim sermayesi yatırımcısı WaVe-X olacak. WaVe-X, otonom karar alabilen yapay zekâ teknolojileri geliştiren HappyRobot’un 1,2 milyar ABD doları değerleme üzerinden 150 milyon ABD doları yatırım almasıyla portföyündeki ilk unicorn’u çıkardı. WaVe-X Genel Müdürü Thomas Muscher, “Küresel potansiyele sahip bir girişimi farklılaştıran unsur; sektörün gerçek bir ihtiyacına yanıt veren bir ürün geliştirmesi ve bu ürünü farklı ülkelere kolaylıkla taşıyabilecek ölçeklenebilir bir iş modeli kurmasıdır” dedi. Türkiye’nin yatırım ekosistemi de etkinlikte önemli bir rol üstlenecek. ÜNLÜ & Co., girişim sermayesi kolu ÜNLÜ Ventures aracılığıyla GITEX Ai Türkiye’ye katılacak. Bloomberg’in 2010–2026 dönemini kapsayan verilerine göre, İstanbul’da kurulan varlık yönetimi grubu, özelleştirmeler hariç, hisse senedi sermaye piyasası işlemlerinde Türkiye’deki özel finans kuruluşları arasında ikinci sırada yer aldı. Şirket, toplam değeri 3,4 milyar ABD dolarına ulaşan 37 işlemde yüzde 23 pazar payı elde etti. ÜNLÜ & Co. Direktörü Emre Dilbe, “Türkiye, küresel ölçekte başarılı teknoloji şirketleri yaratabilecek yeteneğe ve girişimcilik kapasitesine sahip olduğunu şimdiden kanıtladı. Yeni nesil unicorn’ların ortaya çıkabilmesi için daha büyük ve kurumsal yapıya sahip girişim sermayesi fonlarına, yerli kurumsal yatırımcıların ekosisteme daha fazla katılmasına ve uluslararası sermayeyle daha güçlü bağlar kurulmasına ihtiyaç var” açıklamasında bulundu. İnovasyon farklı pazarlarla buluşuyor GITEX Ai Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. Etkinlik, GITEX organizasyonlarını dünya genelinde düzenleyen Dubai World Trade Centre ile Informa’nın ortak girişimi inD tarafından organize edilecek. Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Schneider Electric, Huawei, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Trendyol, Andevos ve Halkbank gibi bölgesel liderler de etkinlikte yer alacak. Bu güçlü buluşma, girişimlere sektör liderleriyle doğrudan bağlantı kurma, yeni ticari iş birlikleri geliştirme, farklı pazarlara açılma ve potansiyel yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bluefarm Tarım İpsala’da Kadın Girişimi Blueberry Ladies Tarımsal Üretim İle İlk Sözleşmeli Tarım Projesini Başlattı Haber

Bluefarm Tarım İpsala’da Kadın Girişimi Blueberry Ladies Tarımsal Üretim İle İlk Sözleşmeli Tarım Projesini Başlattı

DCT Trading’in bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım, İpsala’da 9 kadın girişimcinin kurduğu Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. ile ilk sözleşmeli tarım projesini hayata geçiriyor. Anlaşma kapsamında, başlangıçta yaklaşık 2 bin 500 saksıda yaban mersini üretimi gerçekleştirilmesi ve tam verime ulaşıldığında yaklaşık 13 ton ürün elde edilmesi hedefleniyor. Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, ‘’Kadın girişimcilerimize, know-how transferi ve gübreleme merkezi desteğinden tam otomasyon sistemlerinin kurulumu, malzeme tedariki ve altyapının oluşturulması gibi birçok alanda destek sağlayacağız’’ dedi. Tarımdan teknolojiye uzanan büyüme stratejisiyle Türkiye’nin tarım emtiası alanında önde gelen şirketlerinden DCT Trading’in bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş., yaban mersini üretiminde atılımlarını sürdürüyoruz. Şirket, yaklaşık 4,5 milyon Euro yatırımla geliştirdiği, 265 dönümlük alanda kurulum çalışmalarını sürdürdüğü Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği’nde 150 bin fidan kapasitesine ulaşılmayı planlanıyor. Bluefarm Tarım, kendi üretim gücünü artırmanın yanı sıra yerel üreticilerle kurduğu iş birlikleriyle yaban mersininde üretim ve ihracat kapasitesini daha da büyütmeyi hedefliyor. Yaban mersininde üretici ağı genişliyor Bluefarm Tarım, yerel üreticilerle geliştirdiği iş birlikleriyle yaban mersininde sürdürülebilir bir tedarik yapısı oluşturmayı ve yerel kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda şirket, İpsala’nın Sarıcaali köyünde 9 kadın girişimcinin bir araya gelerek kurduğu Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. ile sözleşmeli tarım modeli kapsamında iş birliği gerçekleştirdi. İş birliğinin imza töreni, Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği’nde gerçekleşti. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Edirne Valisi Yunus Sezer ile birlikte bölgedeki çeşitli kamu ve sektör temsilcileri de törene katıldı. ‘’Yunanistan’daki tecrübemizi Türkiye’ye taşıyoruz’’ DCT Trading ile Bluefarm IKE ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, iş birliğine dair şunları söyledi: “Bluefarm IKE’de elde ettiğimiz tüm bilgi birikimi ve tecrübeyi şimdi Bluefarm Tarım aracılığıyla Türkiye’ye taşıyoruz. Bununla birlikte, Yaka bölgesinde başarıyla uyguladığımız anlaşmalı tarım modelini Edirne İpsala ve çevresinde de hayata geçirerek bölge çiftçilerine yüksek katma değerli alternatif bir ürün seçeneği sunmayı hedefliyoruz. Yunanistan’da edindiğimiz modern tarım uygulamalarına ilişkin deneyimlerimizi üreticilerimizle paylaşırken, özellikle kadın istihdamını destekleyen bir üretim modeli oluşturmaya ve bölgesel kalkınmaya katkımızı en üst seviyeye çıkarmaya devam edeceğiz” dedi. ‘’Kadınlar satış garantisi altında gelir elde edecek’’ Anlaşma kapsamında Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş.’ye sunacakları katkılara ilişkin Levent Sadık Ahmet, ‘’Sözleşme kapsamında Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş., Bluefarm Tarım’a ait araziden kiralama yaparak tamamen modern yöntemlerle yaban mersini yetiştiriciliği yapacak ve yetiştirdiği tüm yaban mersinlerini de anlaşmalı tarım kapsamında Bluefarm Tarım'a satarak satış garantisi altında gelir elde edecek. Bu süreçte know-how transferi ve gübreleme merkezi desteğinden tam otomasyon sistemlerinin kurulumu, malzeme tedariki ve altyapının oluşturulması gibi birçok alanda destek sağlayacağız. Ayrıca üretim alanlarını düzenli olarak takip ederek, kadın girişimcilerimizin en kısa sürede tam verime ulaşması için her konuda gerekli çalışmaları yürüteceğiz’’ diye konuştu. ‘’İlk aşamada 2 bin 500 saksıda üretim yapılacak’’ Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. ile yaptıkları anlaşmanın hedeflerine dair de bilgi veren Sadık Ahmet, ‘’İlk aşamada yaklaşık 2 bin 500 saksıda gerçekleştirilecek üretimin, saksıların tam verime ulaşmasıyla birlikte yaklaşık 13 tona ulaşmasını hedefliyoruz. Üretilecek yaban mersinlerinin ihraç edilmesiyle kadın girişimcilerimizin üretiminin Türkiye’nin ihracatına doğrudan katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Topraksız ve çevre dostu üretim modeliyle hayata geçirilecek proje, başta su tüketiminin minimize edilmesi olmak üzere sunduğu çevresel katkılarla sürdürülebilir tarım açısından da örnek bir model oluşturacak. Bluefarm Tarım olarak bölgeye katkılar sunarken, bu iş birliğiyle birlikte Blueberry Ladies Tarımsal Üretim de kendi üretim alanında kadınlara istihdam sağlayacak bir model inşa edecek. Böylece İpsala’da kadın istihdamının artmasına da hizmet edeceğiz’’ ifadelerini kullandı. ‘’Türkiye’ye örnek olacak kadın girişimciliği modeli oluşturmayı amaçlıyoruz’’ Bluefarm Tarım’la yaptıkları anlaşmanın önemine değinen Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Çelik, “9 kadın girişimci olarak kurduğumuz Blueberry Ladies ile tarımda katma değeri yüksek, sürdürülebilir ve ihracat odaklı bir üretim modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Bluefarm Tarım’ın bilgi birikimi, teknik altyapısı, modern tarım konusundaki deneyimi ve yol göstericiliği bizim için çok büyük önem taşıyor. Üretimden satışa kadar uzanan bu yapı sayesinde hem kendi üretimimizi geliştirmeyi hem de İpsala’dan Türkiye örnek olacak kadın girişimciliği modeli oluşturmayı amaçlıyoruz. Bluefarm Tarım’a ülkemiz tarımına ve kadın girişimcilere sundukları destekten ötürü teşekkür ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Dostu Gübre Yönetimi Yaygınlaşıyor Haber

İklim Dostu Gübre Yönetimi Yaygınlaşıyor

Genel Müdürlüğümüzce yürütülen Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi’nin (TUCSAP) “3.3. Su Kirliliği ve Sera Gazı Emisyonları Üzerindeki Hayvansal Üretimden Kaynaklanan Baskıların Azaltılması” alt bileşeni kapsamında, hayvansal gübrenin çevre ve iklim dostu yöntemlerle yönetilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. İzmir ve Manisa’da Örnek Model: 28 Adet Gübre Deposu Çiftçilerin doğal kaynakları koruma-kullanma dengesi içerisinde çevre ve iklim dostu tarım uygulamalarına yönlendirilmesi amacıyla İzmir’in Kiraz ilçesi Şemsiler Mahallesi ile Manisa’nın Ahmetli ilçesi Ataköy Mahallesi’nde, demonstrasyon uygulaması olarak hayvancılık işletmelerine 28 adet hayvansal gübre deposu yaptırılacak. Saha Personeline Kapsamlı Teknik ve İdari Eğitim Yapım işlerinin etkin ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla oluşturulan Yapı Denetim Teşkilatında görevli personele yönelik iki günlük eğitim ve bilgilendirme programı, 18-19 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Programa Bakanlığımız merkez teşkilatı ile İzmir ve Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden Yapı Denetim Teşkilatında görevlendirilen teknik personel katıldı. Eğitimler; Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü uzmanlarının katkı ve desteğiyle yürütüldü. Proje Denetiminde Dünya Bankası Standartları Program kapsamında katılımcılara; yapım işlerinin uygulama projelerine, teknik şartnameye ve sözleşme hükümlerine uygunluğunun denetlenmesi, inşaat malzemelerinin kontrolü ve deney raporlarının değerlendirilmesi, imalatların ölçülmesi ve metraj işlemleri, hak ediş raporlarının hazırlanması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, Dünya Bankasının çevresel ve sosyal gereklilikleri, kontrol, raporlama ve koordinasyon süreçleri konularında kapsamlı bilgi verildi. Sürdürülebilir Tarım ve Temiz Çevre Hedefi İki günlük programla Yapı Denetim Teşkilatı personelinin teknik ve idari kapasitesinin güçlendirilmesi, uygulamalarda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi ve yapım işlerinin sözleşme hükümlerine uygun, kaliteli ve güvenli biçimde tamamlanması amaçlandı. Hayvansal gübrenin uygun koşullarda depolanmasını sağlayacak örnek uygulamalarla su ve toprak kaynaklarının korunmasına, tarımsal kaynaklı kirliliğin ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, hayvancılık işletmelerinde sürdürülebilir gübre yönetiminin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanacaktır.​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Büyükşehir, Tarımsal Destekler ve Krediler Bilgilendirme Toplantısı Düzenledi Haber

Gaziantep Büyükşehir, Tarımsal Destekler ve Krediler Bilgilendirme Toplantısı Düzenledi

Tarımsal üretimin gelişmesi ve sürekliliğin sağlanması için kurumların yaptığı destekler ile uygulamaların anlatıldığı toplantı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü önderliğinde yapıldı. Gaziantep Şehir Tiyatrosu Onat Kutlar Salonu’nda tarımın bütün taraflarının katıldığı toplantıda tarımsal destekler, kredi ve finansman imkanları, güncel destek programları, sektör iş birliği ve gelişim üzerine sunumlar ile konuşmalarla üreticiler bilgilendirildi, merak ettikleri sorular yanıtlandı. Programda ayrıca Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin, yaptığı sunumda kurum olarak yapılan mazot desteği, Çiftçi Kart, Can Suyum Projesi, fide, tohum, gübre dağıtımı ile modern tarımsal sistemlerin yaygınlaştırılmasına yönelik uygulamalar başta olmak üzere birçok alanda yapılan projeler hakkında bilgi verdi. ŞAHİN: ALIN TERİYLE SOFRAMIZA LEZZET GETİREN ŞEHRİ YEŞİL EKONOMİYE DÖNÜŞTÜREN BÜTÜN ÇİFTÇİLERİMİZİN ELLERİNDEN ÖPÜYORUM Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yaptığı konuşmada tarımda finansa ulaşımla ilgili yapılan toplantılar sonucu raporlamaların yapılması amacıyla toplanıldığını belirterek şunları söyledi: “Artık büyük balık, küçük balığı yutmuyor, hızlı balık hepsini yutuyor. Emanetin emin ellerde olması için hukuksal kapasitemizi güçlendirmemiz, önem verdiğimizi anlatmak için belediyemizde bir birim oluşturmamız gerekiyordu. Tarımda çok dağınığız kimden ne kadar destek geldiğini bilmiyoruz. Hızlı hareket edemiyoruz. Gereğini yaparak bu çabanın boşa gitmemesini sağlamalıyız. Bu çaba berekete, rahmete dönüşmeli. Güçlü üretici, güçlü tarım, güçlü Gaziantep, güçlü Türkiye, mutlu dünyaya dönüşmeli. Güç dediğim şey para gücü değil. İman gücü, akıl gücü, birlik ve beraberlik gücü, birbirimizi gerçekten sevmenin gücü. Ben toprakla uğraşan alın teriyle soframıza lezzet getiren şehri yeşil ekonomiye dönüştüren bütün çiftçilerimizin ellerinden öpüyorum.” BAYAT: TARIMI BİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI BÜNYESİNDE BU KADAR BİLİM KURARAK ARICILIKTAN HAYVANLARIN SU İHTİYACINA KADAR DÜŞÜNMELERİNE ÇOK MUTLU OLDUM Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat, yaptığı konuşmada yapılan çalışmalar ve hizmetler hakkında bilgi vererek, “Bildiğiniz üzere ülkemiz aslında coğrafi kurumu, üretim kültürü, genç nüfusu ve sahip olduğu potansiyelle tarımsal üretimde önemli bir ülke konumundadır. Tabii potansiyeli ortaya çıkarmak verimli işletmeler, sürdürülebilir üretim modelleri ve güçlü finansal destek mekanizmalarıyla mümkündür. İlk kez görüyorum. Yani gerçekten tarım çok önemli ama bunu bir belediye başkanlığı bünyesinde bu kadar bilim kurarak arıcılıktan hayvanların su ihtiyaçlarına meradaki suya kadar düşünüp planlamalarından gerçekten de çok mutlu oldum. Bugün ekip olarak buraya geldiğimizde Gaziantep'te tarımın tüm taraflarının aynı masada bulunduğu, doğrudan iletişim kurabildiği ve sahadaki ihtiyaçların birebir ele alındığı bir alan olarak görüyoruz” açıklamasında bulundu. İl ve Tarım Müdürü İbrahim Sağlam yaptığı konuşmada Antep Model’ini tanımlayarak, “Gaziantep'te Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı 48 bin 800 çiftçimiz var. Bunun yanında 30 bin civarı Arı Kayıt Sistemleri’ne (AKS) kayıtlı çiftçimiz var. Bunların tüm sorunlarıyla alakalı sadece buradaki kredilendirme değil, arazide ne kadar problem varsa bütün çalışmalarda biz kurumların tamamı tek vücut olduk. Antep modeli diye isimlendiriyoruz” diye konuştu. Konuşmalar ve katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlanmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ile program sonlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Tarımsal Sulamada Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi Haber

CW Enerji’den Tarımsal Sulamada Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, tarım sektörüne özel geliştirdiği sistemlerle de dikkat çekmeye devam ediyor. Firma, tarımsal üretimde enerji maliyetlerini azaltacak ve sulama verimliliğini artıracak yeni nesil güneş paneli çözümünü hayata geçirdi. CW Enerji’nin yerli üretim gücü ve Türk mühendisliğiyle geliştirilen AgriFlow güneş paneli, tarımsal sulama sistemlerinin ihtiyaçlarına özel olarak tasarlandı. Yeni nesil Triple Cut hücre teknolojisi ve yüksek çalışma gerilimi sayesinde AgriFlow; güneş henüz tam yükselmeden enerji üretmeye başlar, gün batımına doğru ışık azalırken de üretimini sürdürmeye yardımcı olur. Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, tarım sektörüne yönelik sundukları çözümlerle de sürdürülebilir geleceğe katkı sağladıklarını söyledi. Bu kapsamda, tarımsal sulamada enerji verimliliğini artıracak yeni nesil güneş paneli teknolojisini geliştirdiklerini belirten Sarvan, “Geliştirilen AgriFlow güneş paneli, tarımsal üretimde sulama süreçlerinin daha verimli yürütülmesine katkı sağlayacak özelliklerle geliştirildi. Yeni nesil tarımsal sulama paneli, paneller arasındaki akıllı seri ve paralel bağlantı mimarisi sayesinde sulama sisteminin ihtiyaç duyduğu çalışma gerilimini daha etkin şekilde sağlıyor. Bu sayede özellikle güneş ışınımının düşük olduğu sabah ve akşam saatlerinde sulama sisteminin daha erken devreye girmesi ve daha uzun süre çalışması mümkün hale gelirken, günlük etkin sulama süresi de artırılıyor” dedi. Enerji verimliliğini artıran çözümler geliştiriyor Tarım sektöründe enerji verimliliğini artıran çözümler geliştirmenin sürdürülebilir gelecek açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Sarvan, “Harici yükseltici dönüştürücü ihtiyacını azaltan yenilikçi yapı, sistem maliyetlerinin düşürülmesine, enerji kayıplarının azaltılmasına ve tarımsal sulama sistemlerinin güvenilirliğinin artırılmasına katkı sunuyor. Farklı çalışma gerilimi ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen esnek bağlantı yapısıyla geliştirilen çözüm, sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekleyen yüksek verimli bir güneş enerjisi altyapısı sunuyor. Tarımsal sulama uygulamaları için geliştirilen bu yenilikçi güneş panelleri, sahip olduğu bağlantı esnekliği sayesinde yalnızca sulama sistemleriyle sınırlı kalmayıp, farklı alanlardaki yüksek verimli güneş enerjisi sistemleri için güçlü bir teknoloji altyapısı oluşturma potansiyeli taşıyor” diye konuştu. AgriFlow güneş paneliyle sulamada daha uzun enerji üretimi Tarımsal sulama sistemlerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen CW Enerji AgriFlow güneş panelinin, yerli üretim gücü ve Türk mühendisliğini ileri hücre teknolojisiyle buluşturduğuna dikkat çeken Sarvan, yeni nesil Triple Cut hücre teknolojisi ve yüksek çalışma gerilimi sayesinde AgriFlow’un, güneş henüz tam yükselmeden enerji üretimine katkı sağlamaya başlarken, gün batımına doğru ışınımın azaldığı saatlerde de üretimin daha uzun süre devam etmesini desteklediğini kaydetti. Sarvan, “Bulut geçişleri, tozlanma ve kısmi gölgelenme gibi değişken çevresel koşullarda enerji üretim sürekliliğini destekleyen panel, daha az panelle daha uzun sulama süresi, daha verimli enerji kullanımı ve tarımsal üretimde daha yüksek verimlilik sunarak çiftçilerin güneş enerjisinden gün boyunca daha etkin şekilde faydalanmasına olanak tanıyor. Böylece AgriFlow, Türk mühendisliğinin gücünü tarım sektörünün geleceğiyle buluşturan yenilikçi bir teknoloji olarak öne çıkıyor ve firmamızın yenilikçi yaklaşımını, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve sürdürülebilir tarıma sunduğu katkıyı güçlü şekilde yansıtıyor” dedi. Hem tarımsal üretime hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı Türkiye'nin enerji teknolojilerinde yalnızca üretici değil aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Sarvan, "Tam entegre üretim altyapımız, güçlü AR-GE ekibimiz ve yerli ve milli üretim anlayışımızla geliştirdiğimiz yeni nesil tarımsal sulama panelimiz, çiftçilerimizin enerji maliyetlerini azaltırken sulama sistemlerinin çalışma performansını da önemli ölçüde artırıyor. Güneş enerjisinden en yüksek verimin alınmasını sağlayan bu teknolojiyle hem tarımsal üretime hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz" diye konuştu. Paneller uzun yıllar güvenle kullanılabilir CW Enerji'nin yüksek kalite standartlarında ürettiği güneş panellerinin yalnızca yüksek enerji üretimiyle değil, dayanıklılığıyla da öne çıktığını belirten Sarvan, zorlu iklim koşullarına karşı yüksek direnç gösteren panellerin uzun yıllar güvenle kullanılabildiğini ifade etti. Sarvan, “Üretimini kendi tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz güneş panellerimiz yüksek verimlilik, uzun ömür ve güvenilir performans özellikleriyle dikkat çekiyor. Yerli ve milli üretim gücümüz sayesinde kaliteyi sürekli kontrol altında tutarken müşterilerimize sürdürülebilir ve güvenilir enerji çözümleri sunuyoruz. Tarım sektöründe kullanılan sistemlerde dayanıklılık ve kesintisiz performans büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz ürünlerimiz uzun yıllar yüksek performansla çalışacak şekilde tasarlanıyor" dedi Sarvan, "AR-GE çalışmalarımızı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil geleceğin enerji teknolojilerine de yön verecek çözümler geliştirmek amacıyla sürdürüyoruz. Tarımsal sulama için geliştirdiğimiz bu yenilikçi panel teknolojisi, farklı uygulama alanlarında da yüksek verimli güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacak önemli bir altyapı niteliği taşıyor. Yerli mühendislik gücümüz ve üretim kabiliyetimizle enerji dönüşümüne değer katmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Sarvan: Amacımız üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek Tarımda verimliliğin artırılmasının yanı sıra sürdürülebilir üretim anlayışının da büyük önem taşıdığını belirten Sarvan, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede yenilenebilir enerji teknolojilerinin tarım sektöründeki rolünün her geçen gün daha da arttığını söyledi. Sarvan, şunları kaydetti: "Tarım alanında geliştirdiğimiz çözümlerle çiftçilerimizin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmayı hedefliyoruz. Özellikle iklim değişikliği ve giderek artan kuraklık tehdidi karşısında yenilenebilir enerji temelli teknolojiler tarım sektörü için stratejik bir öneme sahip. Yeni nesil güneş paneli teknolojimiz sayesinde sulama sistemleri günün daha uzun bir bölümünde verimli şekilde çalışabilirken, enerji kayıpları da minimum seviyeye indiriliyor. Düşük bakım ihtiyacı, uzun kullanım ömrü, yüksek verimlilik ve dayanıklı yapısıyla geliştirilen sistemlerimiz, üreticilerimize ekonomik ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığı günümüzde çiftçilerimizin üzerindeki yükü hafifletecek teknolojiler geliştirmeyi öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Amacımız, tarımın geleceğini güvence altına almak, üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek ve yerli ve milli üretim gücümüzle ülkemizin sürdürülebilir tarım hedeflerine katkı sağlamayı sürdürmektir" dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.