Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor Haber

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden biri olan PepsiCo, sürdürülebilir tarımı destekleyen ve tarımın geleceğini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. PepsiCo Vakfı ile Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü'nün (EIT) desteklediği EIT Food iş birliğiyle geliştirilen Geleceğin Hasadı Programı, Türkiye'de de hayata geçiriliyor. Çiftçilerin sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurmalarını desteklemeyi amaçlayan program, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'nın önemli tarım pazarlarında uygulanacak. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre Türkiye'de çiftçilerin ortalama yaşı yaklaşık 59'a ulaşmış durumda. Üretici profiline; iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dalgalanmaları gibi giderek büyüyen baskılar da eklendiğinde, özellikle küçük ve orta ölçekli tarım işletmeleri önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli gıda güvenliğini tehdit ederken, tarım sektöründe yeni nesil üreticilerin desteklenmesini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. 2026 Sonuna Kadar Avrupa Genelinde 900 Çiftçinin Programa Dahil Edilmesi Hedefleniyor Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirilen Geleceğin Hasadı Programı, Fransa, İspanya, Hollanda, Polonya ve Türkiye'de uygulanacak. Program kapsamında, 2026 yılı sonuna kadar Avrupa genelinde yaklaşık 900 çiftçinin desteklenmesi, bunların yaklaşık 200'ünün ise Türkiye'de programa dahil edilmesi hedefleniyor. Program, çiftçileri ve tarım alanında değer yaratmak isteyen katılımcıları hızla dönüşen gıda sistemine uyum sağlayabilmeleri için uygulamalı bilgi, yenilikçi çözümler ve güçlü iş birlikleriyle desteklemeyi amaçlıyor. Tarımda kuşak değişiminin yeterince desteklenmemesi, Avrupa'nın gıda sisteminin iklim değişikliği ve ekonomik belirsizlikler karşısındaki dayanıklılığını zayıflatma riski taşıyor. Geleceğin Hasadı, aile çiftliklerini devralan veya yönetmeye başlayan çiftçileri ve geleceğin tarım profesyonellerini; tarımsal faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini ve dayanıklılığını güçlendirecek bilgi, araç ve ağlarla desteklemeyi hedefliyor. Doktar İş Birliğiyle Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Teknolojileri Eğitimi PepsiCo Vakfı tarafından finanse edilen ve EIT Food koordinasyonunda yerel iş ortaklarıyla yürütülen Geleceğin Hasadı programı, Türkiye'de yapay zekâ ve akıllı tarım teknolojileri geliştiren Doktar iş birliğiyle uygulanacak. Program, çevrim içi eğitimleri uygulamalı saha deneyimleriyle bir araya getirirken; yenileyici tarım, iklim dayanıklı tarım uygulamaları, dijital tarım teknolojileri ile işletme ve finans yönetimi gibi başlıklarda kapsamlı bir eğitim sunacak. Böylece katılımcıların edindikleri bilgileri kendi işletmelerine aktarmaları desteklenecek. Program kapsamında katılımcılar; sürdürülebilir tarım uygulamaları, tarım işletmesi yönetimi, girişimcilik ve liderlik gibi başlıklarda, ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş kapsamlı bir eğitim sürecine dahil olacak. Bununla birlikte, katılımcılar Geleceğin Hasadı Farm Hub çatısı altında sunulan tarla klinikleri, saha ziyaretleri, öğrenme oturumları ve mentorluk programları aracılığıyla uygulamalı deneyim kazanırken; sektör uzmanları, girişimciler ve yenilikçi tarım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla doğrudan bir araya gelme fırsatı bulacak. Geleceğin Hasadı, yarının çiftçilerinin yeni uygulamaları sahada deneyimlemelerine, işletmelerinin dayanıklılığını artırmalarına ve yenilikçi çözümleri üretim süreçlerine entegre etmelerine destek olmayı amaçlıyor. Program aynı zamanda daha dayanıklı, sürdürülebilir ve ekonomik açıdan güçlü bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sunarken, EIT Food'un Avrupa genelindeki yenilik ekosistemi ile PepsiCo Vakfı'nın sürdürülebilir gıda sistemlerini güçlendirme vizyonunu bir araya getiriyor. PepsiCo Global Sosyal Etki Kıdemli Başkan Yardımcısı ve PepsiCo Vakfı Başkanı Monica Bauer, programla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bir gıda ve içecek şirketi olarak tarımla güçlü bir bağa sahibiz. Ürünlerimizin temelini oluşturan hammaddeler, artan maliyetler ve iklim değişikliği gibi önemli zorluklarla mücadele eden çiftçiler tarafından üretiliyor. PepsiCo Vakfı olarak, Geleceğin Hasadı gibi yerel ihtiyaçlardan hareketle geliştirilen ve güvenilir iş ortaklarımızla hayata geçirilen programları destekleyerek tarım topluluklarının uzun vadede daha dirençli, sürdürülebilir ve daha dirençli ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz." Program Avrupa genelinde ortak bir çerçevede uygulanırken, Türkiye'deki uygulamalar Doktar ve ilgili ekosistem paydaşlarıyla yakın iş birliği içinde yürütülecek. Böylece programın, Türkiye'nin tarımsal öncelikleri ve üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda uygulanması sağlanacak. EIT Food CEO'su Richard Zaltzman ise şunları söyledi: "Avrupa tarımının geleceği, tarımla ilgilenen bireylerin ve geleceğin üreticilerinin üretmek, yenilik geliştirmek ve liderlik etmek için cazip bir alan olarak görmesine bağlı. Bu nedenle PepsiCo Vakfı ile güçlerimizi birleştiriyoruz. Amacımız çiftçilere ve tarımın geleceğine katkı sunacak katılımcılara toprağı yeniden canlandıracak, işletmelerini güçlendirecek ve daha dirençli bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sağlayacak bilgi, özgüven ve bağlantıları kazandırmak. Geleceğin Hasadı, EIT Food'un Avrupa genelinde daha dayanıklı bir tarım sektörü oluşturma hedefinin önemli bir parçasıdır." Türkiye tarım sektörü; özellikle kuşak yenilenmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine dayanıklı sürdürülebilir üretim modellerine geçiş alanlarında önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Geleceğin Hasadı, çiftçilerin ve geleceğin tarım profesyonellerinin daha dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurabilmeleri için gerekli bilgi, araç ve yetkinlikleri kazandırarak bu dönüşümü desteklemeyi amaçlıyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: "Bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye göstereceğini düşünüyoruz” PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay konuya ilişkin şunları söyledi: "PepsiCo Türkiye olarak tarımın sürdürülebilir dönüşümünü desteklemeyi gıda değer zincirimiz boyunca önemli bir odak alanı olarak görüyoruz. Geleceğin Hasadı aracılığıyla PepsiCo Vakfı’nın geleceğin çiftçilerinin ve tarım profesyonellerinin güçlenmesine ve daha dayanıklı, geleceğe hazır üretim modellerine geçişlerine katkı sağlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Doktar ile gerçekleştirilen iş birliğinin çiftçilerin yenilikçi çözümlere erişimini artırarak daha verimli ve sürdürülebilir üretim modellerini benimsemelerine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye tanıtacağına inanıyoruz." Türkiye'de Programın İlk Etabı Başladı Türkiye'de programın ilk etabı; Tekirdağ, Edirne, İstanbul, Kırklareli ve Adana'da mısır ve kanola üretimi yapan 86 çiftçiyle başladı. İkinci etapta ise başta Tekirdağ, Mersin, Manisa ve Kocaeli olmak üzere patates üreticilerine öncelik verilerek 114 çiftçinin daha programa dahil edilmesi planlanıyor. Program kapsamında katılımcılar, Türkiye'nin tarımsal ihtiyaçlarına göre hazırlanan yerel vaka çalışmalarını içeren üç çevrim içi eğitim modülünün yanı sıra Adana'da düzenlenecek yüz yüze eğitimlere katılacak. Programın uygulamalı öğrenme ayağında ise seçilen 40 çiftçi; saha ziyaretleri, akran öğrenme programları ve işletmelerine özel hazırlanacak gelişim yol haritalarıyla desteklenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış Haber

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış

Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toroslar Belediyesinin Tohum Desteği İlk Hasadını Verdi Haber

Toroslar Belediyesinin Tohum Desteği İlk Hasadını Verdi

Tırtar ve Sadiye Mahallelerinde gerçekleştirilen hasatla birlikte üreticiler, sezonun ilk verimini almanın mutluluğunu yaşadı. Tarlalarda gerçekleştirilen ilk hasatta elde edilen verim, belediyenin üretime yönelik desteklerinin sahaya olumlu yansıdığını ortaya koydu. Tırtar ve Sadiye Mahallelerinde yapılan ilk hasatla birlikte üreticiler, belediyenin sağladığı arpa ve korunga tohumlarından elde edilen verimden memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Toroslar Belediyesinin verdiği destekten büyük bir randıman aldıklarını söyleyen Tırtar Mahalle Muhtarı Davut Çardak; “Belediye Başkanımız Sayın Abdurrahman Yıldız’ın katkısıyla 2026 yılı hasat dönemi başladı. Başkanımız, köyümüzü Kıl keçisi bölgesi ilan ederek, Toroslar Belediyesi olarak destek verdi. Bu destekten de iyi de bir randıman aldık. Yılın da yağışlı geçmesinden dolayı çiftçilerimiz de çok memnun. İnşallah bu desteğin devamını seneye de diliyoruz. Başkanımızın bu konuda duyarlı davranacağına her zaman inancımız sonsuz. Kendisine çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu. BAŞKAN YILDIZ: "ÜRETİMİN VE ÜRETİCİNİN HER ZAMAN YANINDAYIZ" Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, çiftçilerin emeklerinin karşılığını almaya başladığını belirterek, üretimin ve üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından yerel yönetimlerin destekleyici çalışmalarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Yıldız, "Çiftçilerimize yönelik arpa ve korunga tohumu desteğimiz hem üretime hem de kırsal kalkınmaya önemli katkılar sağlıyor. Üreticilerimizin daha güçlü, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir tarımsal üretim yapabilmesi için desteklerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Başkan Yıldız, tohum desteğinin yanı sıra üreticilerin karşı karşıya kaldığı önemli sorunlardan biri olan Akdeniz Meyve Sineği zararlısıyla mücadele çalışmalarının da aralıksız devam ettiğini belirterek, "Meyve ağaçlarına asılan feromon tuzakları sayesinde Akdeniz Meyve Sineği popülasyonu kontrol altına alınıyor böylece ürün kayıpları azalıyor. Bu uygulama sayesinde üreticilerimiz hem daha kaliteli ürün elde ediyor hem de kimyasal ilaç kullanımını minimum seviyeye indiriyor. Çevre dostu ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı Haber

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı

Özellikle süregelen ayçiçeği ve mısır üretiminde, çiftçilerle birlikte geliştirdiği model sayesinde verimliliği artırmaya ve kaynak kullanımını optimize etmeye devam ediyor. Sunat Yatırım, sürdürülebilir uygulamalı tarım alanlarında ayçiçeğinde dekar başına verimi 8 yılda yüzde 96, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanını yüzde 43 oranında artırdı. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuyla ilgili açıklamasında “Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle birlikte geliştirdiğimiz kaynağı israfa değil, yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyor hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz.” dedi. Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AgeSA, TSRS ile Uyumlu 2. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

AgeSA, TSRS ile Uyumlu 2. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu 2025 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. AgeSA’nın sürdürülebilirlik alanındaki stratejik kararlılığını ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki şeffaf, sorumlu ve bilim temelli yaklaşımını ortaya koyan rapor, şirketin düşük karbonlu dönüşümden sürdürülebilir finans çözümlerine, kaynak verimliliğinden dijitalleşmeye kadar uzanan geniş bir alandaki performansını ölçülebilir sonuçlarla paylaşıyor. Sera Gazı Emisyonlar Yüzde 27, Enerji Yoğunluğu Yüzde 29 Azaldı 2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda operasyonlarını ve iş süreçlerini dönüştürmeye devam eden AgeSA, enerji tüketimini azaltmaya, operasyonel verimliliği artırmaya ve iklimle bağlantılı riskleri iş süreçlerine entegre şekilde yönetmeye odaklanıyor. Şirket bu kapsamda 2025 yılında toplam sera gazı emisyonlarını bir önceki yıla göre yüzde 27 azalttı. Şirketin enerji yoğunluğu ise yüzde 29 düşüşle 0,17 MWh/milyon TL seviyesine geriledi. Sürdürülebilir Fonlarla Temiz Enerji, Tarım ve Gıdaya Destek AgeSA, enerji ile tarım ve gıda temalı fonları aracılığıyla katılımcılarına finansal getiri potansiyeli sunarken; temiz enerji dönüşümü, sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve kaynak verimliliği gibi sürdürülebilir kalkınma açısından kritik alanlara yatırım yapılmasını destekledi. Böylece şirket, katılımcılarının birikimlerini uzun vadeli değer yaratma potansiyeli taşıyan temalarla buluşturmaya devam etti. SKA Bağlantılı Gelirler Toplam Gelirlerin Yüzde 51’ini Oluşturdu AgeSA, sürdürülebilirliği ürün ve hizmet portföyünün de temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Şirketin 2025 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde ettiği gelir 15,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, AgeSA’nın toplam gelirlerinin yüzde 51’ini oluşturdu. SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısını 26’ya çıkaran AgeSA, finansal güvence ve birikim çözümlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle geliştirmeye devam etti. Dijital Dönüşüm Kaynak Verimliliğini Artırdı AgeSA, sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonel süreçlerinin merkezine alırken, dijitalleşmeyi çevresel etkiyi azaltan stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırıyor. Şirket, iş süreçlerinde dijital uygulamaların yaygınlaştırılması sayesinde 2025 yılında kâğıt kullanımından kaynaklanabilecek 590 ton karbondioksit eşdeğeri salımın önüne geçti. AgeSA, döngüsel ekonomi perspektifiyle kaynak tüketimini azaltmaya ve atık yönetimi performansını iyileştirmeye de devam etti. Bu kapsamda 2025 yılında toplam plastik tüketimini yüzde 39 azaltan şirketin geri dönüştürülen atık oranı yüzde 33’e ulaştı. Ayrıca şirket, 2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını 2019 baz yılına göre yüzde 75 azaltmayı hedefliyor. Şirket, araç filosunun yüzde 50’sini elektrikli araçlarla değiştirmeyi planlarken; ofislerde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji sertifikaları, hibrit çalışma modeli ve dijitalleşme uygulamalarıyla operasyonlarından kaynaklanan çevresel etkiyi azaltmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elita Gıda, Sürdürülebilir Üretim Gücünü Afrika ve Orta Doğu Pazarlarına Taşıyor Haber

Elita Gıda, Sürdürülebilir Üretim Gücünü Afrika ve Orta Doğu Pazarlarına Taşıyor

Haziran ayında Senegal'de düzenlenen Senefood Fuarı ve Suriye’de Food Expo'ya katılan şirket; mısır yağı, ayçiçek yağı ve baklavalık yağ ürün grubunu uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban uluslararası çalışmalarına dair açıklamalarında, “İhracat çalışmalarımızın derinleşmesinde fuarlar önemli bir yer tutuyor. Bugün portföyümüzde ayçiçek yağı yüzde 41, mısır yağı yüzde 36 ihracat payına sahip. Mısırı yalnızca bir ham madde olarak değil, farklı iş kollarına değer sağlayan stratejik kaynak olarak görüyoruz. Sunar ekosisteminin entegre üretim gücüyle mısırdan katma değerli ürünler geliştiriyor, ithal ikameyi desteklerken ihracattaki rekabet gücümüzü de artırıyoruz. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik yaklaşımımızla farkımızı sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Bitkisel yağ sektörünün güçlü üreticilerinden Elita Gıda, 11-13 Haziran tarihlerinde Senegal'de düzenlenen Senefood Fuarı ile 21-25 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen Suriye Food Expo'da ürün portföyünü sektör profesyonelleriyle buluştururken, yeni iş birlikleri ve ihracat ağını geliştirmek amacıyla yer aldı. Şirket, uluslararası fuarlarda gerçekleştirdiği görüşmelerle mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken, yeni pazarlarda markalı büyümesini destekleyecek önemli temaslarda bulundu. Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, uluslararası fuarların şirketin büyüme stratejisindeki önemine dikkat çekerek “Bugün 100’e yakın ülkeye ulaşan ihracat ağımızla Türkiye'nin üretim gücünü dünyanın farklı coğrafyalarına taşıyoruz. Bu başarıyı yalnızca üretim kapasitemizle değil; sürdürülebilir tarım uygulamalarımız, güvenilir tedarik zincirimiz ve yüksek kalite anlayışımızla destekliyoruz. Türkiye'de ayçiçeği ve mısır üretiminde sürdürülebilir tarım modelini uygulayan ilk şirketiz. Günümüzde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında yalnızca kaliteli ürün değil; sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışı da satın alma kararlarında belirleyici hale geliyor. Biz de üretimden ihracata kadar tüm süreçlerimizi bu beklentiler doğrultusunda geliştiriyoruz. Uluslararası fuarlar ise bu yolculukta yeni ticari bağlantılar kurduğumuz, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz ve markamızı daha geniş pazarlara taşıdığımız stratejik platformlar niteliği taşıyor” dedi. “İhracat faaliyetlerimizle bu yıl TIM İlk 1000 İhracatçı listesinde de sıralamamızı yükselttik” Elita Gıda’nın uluslararası bilinirliği ve ihracat potansiyeline dair bilgi veren Çoban açıklamasında şunları söyledi “Toplam satışlarımızın yüzde 56’sını ihracattan elde ediyoruz. Azerbaycan'da 2025 yılında markalı satışlarımızı bir önceki yıla göre yüzde 139 artırdık. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan, Afrika ve Avrupa'da da markalı büyümemizi sürdürüyoruz. İhracat faaliyetlerimizle TİM ilk 1000 ihracatçı şirket listesindeki yerimizi bu yıl 116 basamak yükselttik.” Batı Afrika pazarında mısır yağı ve ayçiçek yağı öne çıktı Batı Afrika'nın önemli gıda ve gıda işleme organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Senefood Fuarı'nda Elita Gıda, mısır yağı ve ayçiçek yağı ürün grubuyla yer aldı. Bölgedeki tüketici beklentileri doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmeler, Senegal başta olmak üzere Batı Afrika pazarındaki büyüme hedeflerine katkı sağlayacak önemli temaslara zemin hazırladı. Suriye'de ürün gamı geniş kitlelerle buluştu Suriye Food Expo'da ise Elita Gıda; başta mısır yağı olmak üzere ayçiçek yağı ve baklavalık yağ ürününü de uluslararası alıcıların beğenisine sundu. Bölgenin önde gelen gıda buluşmalarından biri olan fuar, şirketin mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ticari bağlantılar kurması açısından da önemli fırsatlar sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu Haber

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu

Sürdürülebilirlik alanındaki öncü ve vizyoner çalışmalarıyla Türkiye’de sektörüne liderlik eden Migros, uluslararası alanda önemli bir başarıya daha imza attı. TIME Dergisi’nin Statista iş birliğiyle hazırladığı ve dünya çapında sürdürülebilirlik performansı en yüksek şirketlerin belirlendiği “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesine giren tek Türk gıda perakendecisi oldu. Böylece, gıda perakendesi sektöründen tüm dünyadan yalnızda 5 şirketin yer aldığı listede, Türkiye'den sektörünün tek temsilcisi oldu. Dünya genelinde 40’tan fazla ülkeden 5 bini aşkın şirketin değerlendirildiği araştırmada, global endekslerdeki başarılar, verilen taahhütler, uluslararası raporlama standartlarına uyum, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik alanındaki performans kriterleri çok aşamalı bir metodolojiyle incelendi. 20’den fazla veri noktasına dayanan değerlendirme sonucunda yalnızca 750 şirket listeye girmeye hak kazandı. Migros, “İyi Gelecek Planı” kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, gıda israfının önlenmesi, plastik kullanımının azaltılması, sürdürülebilir tarımın desteklenmesi, eğitim ve fırsat eşitliği, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok alanda gerçekleştirdiği somut projelerle listede yer aldı. “İyi gelecek için etkimizi büyütmeye; toplumumuz için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, “Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın hedeflerini etki yaratan, ölçülebilir ve yaygınlaşabilir projelerle gerçekleştiriyoruz. İklim kriziyle mücadeleden gıda israfının önlenmesine, sürdürülebilir tarım uygulamalarından toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar pek çok alanda dönüşüm yaratıyoruz. Statista ve TIME Dergisi tarafından hazırlanan ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde gıda perakende sektöründe dünya genelinde yalnızca 5 şirket arasında yer almak ve Türkiye’yi bu alanda tek başımıza temsil etmek bizim için güçlü bir motivasyon. SBTi onayımız, CDP ‘Global A Liderleri’ arasında ve S&P Global Sürdürülebilir Yıllığı’ndaki yerimiz, BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ndeki kesintisiz varlığımız, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alan kararlı yaklaşımımızın en güçlü göstergeleri. 2030 ve 2050 hedeflerimize de emin adımlarla ilerliyoruz. Yarattığımız somut etki ile sürdürülebilirlikte global liderler arasındaki yerimiz perçinleniyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak  Haber

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak 

Sağlanan kaynak, Güneydoğu Avrupa Fonu’nun (European Fund for Southeast Europe – EFSE) sürdürülebilir tarım kriterleri ve İş Bankası’nın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olarak kullandırılacak. Finansman; gıda güvenliği, modern sulama sistemleri, toprak sağlığını koruyan uygulamalar, yüksek verimli üretim yöntemleri, akıllı tarım teknolojileri ve sürdürülebilir ekipman yatırımları başta olmak üzere tarımsal üretkenliği ve iyi tarım uygulamalarını artıran projelerin desteklenmesine yönlendirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, edinilen kaynağın, gıda güvenliği ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında kritik öneme sahip tarım sektörünün gelişim ve dönüşümüne katkı sağlayacağına inandığını vurguladı. Önceki senelerde ihraç ettikleri yeşil ve sürdürülebilir tahvillere, 2026 yılının Ocak ayında 50 milyon ABD Doları tutarındaki ilk mavi tahvil ihracını eklediklerini aktaran Özşuca, şunları belirtti: “Bu kez, kalkınma odaklı bir fondan sürdürülebilir tarım faaliyetlerini desteklemek üzere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Ekonomimiz ve gıda güvenliğimiz açısından stratejik öneme sahip olan tarım sektöründe yenilikçi ve verimliliği artıran yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz. Sağladığımız bu kaynakla çiftçilerimizin ve tarımsal işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırırken; gıda güvenliğini, tarımda verimi ve rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de ülkemize ve ekonomimize katkı sağlayacak şekilde Bankamızın sürdürülebilir kaynaklarını çeşitlendirerek uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.” EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert de Türkiye’de sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemenin kendileri açısından özel bir önem taşıdığını belirterek, İş Bankası ile bu alanda iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Begert, tarımın Türkiye ekonomisi, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından kritik rolüne dikkat çekerek, “İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği kapsamında daha sürdürülebilir, verimli ve dayanıklı üretim uygulamalarına yatırım yapan çiftçilerin ve tarımsal işletmelerin uzun vadeli finansmana erişimini artırmayı hedefliyoruz. İş birliği, tarımsal üreticilerin değişen piyasa koşullarına ve çevresel zorluklara uyum sağlamasına katkıda bulunurken, sektörün uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeye yönelik ortak vizyonumuzu da yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.