Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Termo Teknik Çorlu Üretim Tesisinde Enerji Tüketimini 881 bin kWh Azalttı Haber

Termo Teknik Çorlu Üretim Tesisinde Enerji Tüketimini 881 bin kWh Azalttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılında toplam enerji kullanımında en büyük payı yüzde 41,2 ile imalat sanayi alıyor. Fabrikaların üretim süreçlerinde yoğun enerji tüketmeleri, enerji verimliliği yatırımlarını hem ekonomik hem de çevresel açıdan kritik hale getiriyor. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen uygulamalar, sanayinin geleceğinde belirleyici rol oynuyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Termo Teknik Genel Müdürü Ali Oraloğlu, sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda Çorlu’daki fabrikalarında çevresel etkileri azaltmaya yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. 2025’te 881 bin kWh tasarruf sağlandı Oraloğlu, “Çorlu’daki fabrikamızda yer alan 8 panel radyatör üretim hattımız ile dünyanın en büyük panel radyatör üretim tesisine sahibiz. Üretim kapasitemizi artırırken çevresel etkileri azaltmaya yönelik yatırımlarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda fabrikamızda kullanılan Bina Yönetim Sistemi (BMS) sayesinde tüm mekanik ve elektriksel sistemleri merkezi olarak izliyor, maksimum verimlilikle yönetiyoruz. Hayata geçirdiğimiz enerji verimliliği projeleriyle 2025 yılında 881 bin 268 kWh’nin üzerinde enerji tasarrufu sağladık. Bu kazanım, yıllık 6 bin 822 litre petrol eşdeğeri tasarruf anlamına geliyor.” 2026 için tasarruf hedefi 907 bin kWh 2026 yılı hedeflerine ilişkin de bilgi veren Oraloğlu, “2026 yılında yıllık en az 907 bin 706 kWh enerji tasarrufu sağlamayı hedefliyoruz. Ayrıca geri dönüşüm faaliyetlerimiz sayesinde aylık ortalama 4 bin 251 kilogram sera gazı oluşumunu önlemeyi amaçlıyoruz” dedi. Termo Teknik Hakkında 1966 yılında İstanbul’da kurulan Termo Teknik, radyatör üreticisi olarak ısıtma sektörüne giriş yapmıştır. Türkiye ve Avrupa’nın en büyük ısı sistemleri tedarikçisi olan Termo Teknik, 1999 yılında ısıtma alanında dünyanın en büyük şirketlerinden Stelrad Radiators Group (SRG) bünyesine katılarak, iç ve dış pazarlardaki gücünü artırmaya devam etmiştir. İstanbul İstinye’deki fabrikasını 1991 yılında Çorlu’daki yeni modern tesisine taşıyan Termo Teknik, 2016 yılında tamamlanan yeni yatırımı ile yıllık 5 milyon metre üretim kapasitesine ulaşarak, dünyanın en büyük panel radyatör fabrikası haline gelmiştir. 84.000 metrekare arazi üzerine kurulu tesisinde yatırımlarına devam eden Termo Teknik, 2019 yılında 7. hattını, 2022 yılında ise 8. hattını kurmuştur. 2023 yılına gelindiğinde 100.000 metrekare açık, 57.063 metrekare kapalı alana ulaşan modern tesiste, yılda 5,5 milyon adeti aşan panel radyatör üretim kapasitesine ulaşılmıştır. Türkiye’deki yatırımı 120 milyon doların üzerinde olan Termo Teknik, yıllardır ISO 500 listesinde en büyük sanayi şirketleri arasında yer almaktadır. Yarım asrı aşkın süredir titizlikle ürettiği radyatör ürün gruplarını 7 kıtada, 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden Termo Teknik, ihracat şampiyonu olarak da sayısız ödüle layık görülmüştür. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk ve Tek LEED Gold Sertifikalı Makine Fabrikası Ankara’da Açıldı Haber

Türkiye’nin İlk ve Tek LEED Gold Sertifikalı Makine Fabrikası Ankara’da Açıldı

Türkiye makine imalat sektöründe LEED Gold Sertifikası alan ilk ve tek fabrika olma özelliği taşıyan 7.000 m²’lik tesis; yenilenebilir enerji altyapısı, sürdürülebilir üretim modeli ve sıfır atık yaklaşımıyla öne çıkıyor. Göçmen Makina, üretim kapasitesini iki katına çıkaracak yeni yatırımıyla; istihdam, ihracat ve yüksek katma değerli üretim alanlarındaki gücünü artırmayı hedefliyor. Yarım asrı aşkın mühendislik birikimiyle faaliyetlerini sürdüren Göçmen Makina, Ankara’daki yeni üretim tesisini devreye aldı. Ankara Sanayi Odası 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan tesis; ileri teknoloji üretim altyapısı, yüksek verimlilik odaklı operasyon yapısı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyet göstermeye başladı. Toplam 7.000 metrekarelik alan üzerine kurulan tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte şirketin mevcut üretim kapasitesinin iki katına çıkması planlanıyor. Uluslararası çevre ve enerji verimliliği standartlarını karşılayarak LEED Gold sertifikası almaya hak kazanan tesis, Türkiye makine imalat sektöründe bu sertifikaya sahip ilk ve tek fabrika olma özelliğini taşıyor. Yenilenebilir enerji altyapısıyla kendi enerjisini üretebilen tesis, karbon emisyonunu azaltan sistemleri ve sıfır atık yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Göçmen Makina’nın yeni yatırımı, şirketin sürdürülebilir üretim ve yüksek katma değerli sanayi vizyonunun önemli adımlarından biri olarak konumlanıyor. Türkiye’den dünya çikolata devlerine uzanan mühendislik gücü Gofret ve çikolata üretim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Göçmen Makina, global pazardaki büyümesini sürdürmeye devam ediyor. Dünyanın önde gelen gofret ve çikolata üreticilerinin çözüm ortakları arasında yer alan şirket, geliştirdiği üretim hatları ve makine sistemlerini birçok ülkeye ihraç ederek Türk makine sanayisini uluslararası pazarlarda temsil ediyor. Ankara’daki yeni üretim tesisinin sağlayacağı kapasite artışıyla birlikte şirket; ihracat ağını genişletmeyi, yeni pazarlardaki varlığını artırmayı ve yüksek katma değerli üretim gücünü daha ileri taşımayı hedefliyor. “Üretim kapasitemizi iki katına çıkarıyoruz” Karaman’daki ana üretim merkezinin ardından Ankara’daki yeni yatırımla birlikte üretim kapasitelerini ve operasyonel güçlerini daha da artırdıklarını belirten Göçmen Makina CEO’su Mustafa Göçmen şunları söyledi: “Ankara’daki yeni tesisimizle büyüme yolculuğumuzda önemli bir adım daha attık. Stratejik büyüme vizyonumuz doğrultusunda ekibimizi nitelikli insan kaynağıyla güçlendirmeyi, Ar-Ge çalışmalarımıza hız vermeyi, yenilikçi üretim teknolojileri geliştirmeyi ve üretim kalitemizi sürekli ileri taşımayı hedefliyoruz. Bugün makinelerimiz dünyanın birçok farklı ülkesinde aktif olarak kullanılıyor. Yeni tesisimizle birlikte üretim kapasitemizi iki katına çıkaracak ve yeni pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendireceğiz” dedi. Göçmen sözlerine şöyle devam etti: “LEED Gold sertifikalı bu yatırımımız, sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın önemli bir göstergesi olurken; özellikle Avrupa Birliği pazarındaki müşterilerimize çeşitli ticari avantajlar da sunuyor. Tesisimizi, projenin ilk aşamasından itibaren LEED Gold kriterlerine uygun şekilde planladık. Enerji verimliliğinden su tasarrufuna, kullanılan malzemelerden iç mekan tasarımına kadar her detay bu standartlar doğrultusunda şekillendi. Makina imalat sektöründe bu prestijli sertifikaya sahip ilk ve tek tesis olmanın da ayrıca gururunu yaşıyoruz. SAP Business One entegrasyonuyla birlikte üretimden lojistiğe tüm operasyonlarımızı daha entegre, verimli ve dinamik bir yapıyla yöneteceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji ve Kemal Uğurlu Tekstil’den Güneş Enerjisinde Güç Birliği Haber

CW Enerji ve Kemal Uğurlu Tekstil’den Güneş Enerjisinde Güç Birliği

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Firma, Kemal Uğurlu Tekstil’in çatısına 3332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, “Kemal Uğurlu Tekstil ile de güzel bir projeyi hayata geçirdik. Proje kapsamında Kemal Uğurlu Tekstil’in çatısına 3332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladık. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2.546.877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Hayata geçirdiğimiz bu proje sürdürülebilir üretim anlayışının somut bir örneğini oluşturuyor. Güneş enerjisi santrali sayesinde işletmenin enerji maliyetleri düşerken, karbon salınımının azaltılmasına da önemli katkı sağlanacak. CW Enerji olarak sanayinin farklı alanlarında yenilenebilir enerji çözümlerimizi yaygınlaştırmaya ve ülkemizin temiz enerji dönüşümüne destek olmaya devam edeceğiz” dedi. Volkan Yılmaz: İş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sunuyoruz Yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik verimlilik açısından kritik bir rol oynadığını ifade eden Yılmaz, güneş enerjisinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Hayata geçirdiğimiz her projeyle ülkemizin yenilenebilir enerji kapasitesini güçlendirirken, iş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sunuyoruz. Güneş enerjisi yatırımları, şirketlerin enerji giderlerini azaltırken çevresel etkilerini de minimize etmelerine olanak tanıyor. Türkiye’nin yüksek güneş enerjisi potansiyelini en etkin şekilde değerlendirmek adına AR-GE ve üretim altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Yerli üretim gücümüzle ekonomiye değer katarken, enerji arz güvenliğine de destek sağlıyoruz. Önümüzdeki süreçte de temiz enerji dönüşümüne liderlik edecek projelerimizi artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Güneş enerjisinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz Firmaların yenilenebilir enerjiye yönelmesinin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından da büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti: “Sanayi kuruluşlarının temiz enerji yatırımlarına yönelmesi hem çevresel sorumlulukların yerine getirilmesi hem de rekabet gücünün artırılması açısından kritik bir adım. Biz de CW Enerji olarak, çözümlerimizle işletmelerin bu dönüşüm sürecine kolay ve verimli şekilde adapte olmalarını sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde hayata geçireceğimiz projelerle güneş enerjisinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz.” Geleceğe daha güçlü ve sorumlu bir şekilde ilerlemeyi hedefliyoruz Kemal Uğurlu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Uğurlu da, hayata geçirilen GES projesinin şirketin sürdürülebilirlik vizyonu açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Kemal Uğurlu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Uğurlu, “Enerji maliyetlerini düşürmenin yanı sıra çevresel sorumluluklarımızı yerine getirmek adına bu yatırımı hayata geçirdik. CW Enerji iş birliğiyle kurulan güneş enerji santrali sayesinde hem üretim süreçlerimizi daha çevreci hale getiriyoruz hem de karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza devam etmeyi planlıyoruz” diye konuştu. Yenilenebilir enerji yatırımlarının uzun vadede şirketin rekabet gücünü artıracağını dile getiren Uğurlu, “Sürdürülebilirlik artık sadece bir tercih değil, aynı zamanda iş yapış biçimimizin temel bir parçası. Bu doğrultuda attığımız her adım, hem çevreye duyarlı üretim anlayışımızı güçlendiriyor hem de müşterilerimize daha sürdürülebilir ürünler sunmamıza olanak tanıyor. GES yatırımımızla birlikte enerji verimliliğimizi artırırken, geleceğe daha güçlü ve sorumlu bir şekilde ilerlemeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı Haber

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı

HEPA Türkiye, 7–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen Beauty İstanbul 2026 Fuarı'na Macaristan Ülke Pavilyonu kapsamında katılım sağlayarak, altı Macar firma ile Türkiye ve Macaristan arasındaki ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkıda bulundu. Kozmetik, kişisel bakım, profesyonel güzellik uygulamaları, ambalaj ve hammadde alanlarında bölgenin en önemli ticaret platformlarından biri olan Beauty İstanbul 2026, uluslararası alıcılar ile küresel kozmetik markalarını bir araya getirmeye devam etti. Fuarda, başta Orta Doğu, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri ve gelişmekte olan pazarlar olmak üzere 69 ülkeden 500'ün üzerinde nitelikli VIP satın alıcı, distribütör ve ithalatçı ağırlandı. HEPA Türkiye koordinasyonunda fuarda yer alan Macaristan Ülke Pavilyonu, yenilikçi ürün portföyü, yüksek kalite standartları ve sürdürülebilir üretim yaklaşımlarıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Pavilyondaki Macar firmalar; profesyonel kozmetik, saç ve cilt bakımı, tırnak kozmetiği, kişisel bakım ürünleri, ambalaj çözümleri ve renkli kozmetik alanlarında faaliyet göstererek sektör profesyonelleriyle güçlü temaslar kurdu. Fuarda Güzellik ve Kozmetik Markaları Öne Çıktı Fuara katılan Macar firmalar arasında; profesyonel güzellik ve FMCG alanında faaliyet gösteren Alveola Kft., kozmetik ambalaj çözümleri sunan Karsai Kft., Avrupa'nın önde gelen saç bakım markalarından Kallos Cosmetics yer aldı. Ayrıca, profesyonel tırnak kozmetiğinde küresel ölçekte faaliyet gösteren Mystic Nails, yaklaşık 200 yıllık geçmişiyle kozmetik ve hijyen ürünleri üreticisi Caola Zrt. ile trend odaklı makyaj ürünleri geliştiren ADEN Cosmetics de yer aldı. Fuar Boyunca Ticari Temaslar Kuruldu Fuarda Macaristan Pavilyonu'nda yer alan firmalar, yaklaşık 100'e yakın B2B iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yapılan temaslarda; distribütörlük fırsatları, özel markalı üretim (private label), ihracat iş birlikleri ve bölgesel pazarlara erişim olanakları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Özellikle Türkiye pazarı ve bölgesel büyümeyi hedefleyen Macar firmalar açısından fuarın önemli ticari fırsatlar sunduğu gözlemlendi. HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez, Beauty İstanbul 2026 kapsamında kurulan iş bağlantılarının fuar sonrasında da aktif şekilde takip edildiğini belirterek, Türkiye ile Macaristan arasında kozmetik ve kişisel bakım sektörlerinde katma değerli ticari iş birliklerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de uluslararası fuar ve sektörel organizasyonlar aracılığıyla Türk ve Macar firmalarını bir araya getirerek sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Diyarbakır’da Yenilenebilir Enerjiye Güçlü Adım Haber

CW Enerji’den Diyarbakır’da Yenilenebilir Enerjiye Güçlü Adım

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden CW Enerji, yeni nesil bayilik konsepti olan CW Enerji Plus modeliyle büyümesini Diyarbakır’a taşıdı. Şehirde hizmete giren yeni Plus Bayi ile bölgedeki müşterilere daha hızlı, kapsamlı ve etkin çözümler sunulması hedefleniyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda Türkiye genelinde bayi ağlarını güçlendirdiklerini belirterek, “Plus Bayi yapılanmamız iş ortaklarımıza teknik destek, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreçlerde daha verimli bir sistem sağlıyor. Diyarbakır’da açılan yeni bayimiz sayesinde bölgedeki müşterilerimize daha hızlı ve etkin çözümler ulaştıracağız” dedi. Sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına destek Plus Bayi modelinin yalnızca ticari bir iş birliği değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik bir çözüm ortaklığı sunduğunu ifade eden Sarvan, “Diyarbakır’da hayata geçirilen bu yapılanma ile bölgesel kalkınmaya, istihdama ve sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Diyarbakır’ın Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu biliyoruz. Yenilenebilir enerjiye olan talep her geçen gün artıyor. Yeni Plus Bayimiz sayesinde Diyarbakır’daki müşterilerimizin güneş enerjisi çözümlerine daha hızlı erişmesini sağlayacağız” diye konuştu. Sarvan ayrıca bu yapılanmanın yalnızca satış süreçlerini değil, aynı zamanda proje geliştirme, teknik destek ve satış sonrası hizmetleri de güçlendireceğini dile getirerek, bölgedeki işletmelerin enerji maliyetlerini düşürmelerine katkı sunarken, sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına da destek olacaklarını kaydetti. Savan, Diyarbakır’ın yenilenebilir enerji alanındaki potansiyeline inandıklarını ve bu şehirde uzun vadeli büyümeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tarık Sarvan, CW Enerji’nin sadece bayi yapılanmasıyla değil, üretim gücüyle de sektörde fark oluşturduğunu belirterek, “Bugün geldiğimiz noktada yerli ve milli üretim gücümüzle Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sunuyoruz. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren güneş hücresi fabrikamız, alüminyum üretim tesisimiz ve EVA-EPE-POE üretimimiz sayesinde üretim süreçlerimizi daha entegre ve sürdürülebilir bir yapıya taşıyoruz. Bu yatırımlarımız ile dışa bağımlılığı azaltırken aynı zamanda iş ortaklarımıza daha güçlü, daha hızlı ve daha rekabetçi çözümler sunabiliyoruz” dedi. CW Enerji Plus Bayi Hakkında Yeni sistem; teknik ve operasyonel destek, avantajlı tedarik koşulları, eğitim programları ve ortak pazarlama faaliyetleri gibi birçok fırsatı bir arada sunuyor. Bu sayede CW Plus Bayileri, CW Enerji’nin güçlü markası altında çok daha etkin, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde hizmet verebilecek. Yeni bayilik sistemi kapsamında CW Plus Bayileri, CW Enerji’nin çatısı altında belirli ürün gruplarının satış, pazarlama ve satış sonrası destek hizmetlerini yürütme yetkisine sahip olacak. Bu ürün grupları arasında; güneş panelleri, ısı pompaları, on-grid ve off-grid inverter çözümleri, sulama sistemleri için geliştirilen inverterler, kolay yaşam ürünleri, lityum enerji depolama sistemleri, esnek paneller, solar akıllı ev çözümleri ve beyaz eşya ürünleri gibi birçok ürün gamı yer alıyor. Geniş ürün yelpazesi sayesinde CW Plus Bayileri, farklı ihtiyaçlara uygun, yenilikçi ve entegre çözümleri yerel pazarlarda müşterileriyle buluşturma imkânına sahip olacak. CW Enerji, CW Plus’ın Yanı Sıra 6 Farklı Bayi Modeli Daha Sunuyor CW Enerji’nin bayilik sistemindeki dönüşüm sadece CW Plus Bayiliği modeliyle sınırlı kalmıyor; farklı müşteri ihtiyaçlarına ve kullanım alanlarına göre şekillendirilmiş özel konsept bayilik yapıları da oluşturulmuş durumda. CW Enerji bayilik konsepti, on-grid ve off-grid sistemler, akıllı yaşam ürünleri, lityum depolama çözümleri, sulama inverterleri, esnek paneller ve solar akıllı ev çözümleriyle geniş bir ürün gamını kapsıyor. CW Enerji PV Home Solutions konsepti, beyaz eşya ve solar akıllı ev sistemlerinin yanı sıra güneş paneli ürünlerini içeren bir yapıda konumlanıyor. CW Agri bayilik modeli, özellikle tarımsal uygulamalara yönelik solar sulama inverterleri, off-grid çözümler, lityum bataryalar ve panel ürünleri ile farklı enerji ihtiyaçlarına odaklanıyor. Enerji depolama alanına odaklanan CW Storage konsepti ise forklift, transpalet, golf aracı ve temizlik aracı gibi araçlara yönelik özel lityum batarya çözümleriyle ön plana çıkıyor. CW Marine konsepti, denizcilik sektörüne yönelik esnek paneller, özel tasarım güç üniteleri ve off-grid çözümlerle donatılmış yapısıyla öne çıkarken, CW Heat Pump konsepti ise ev tipi, havuz tipi ve endüstriyel tip ısı pompalarıyla sürdürülebilir ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını karşılamaya yönelik çözümlerine odaklanıyor. Bu konsept çeşitliliği sayesinde CW Enerji, farklı sektörlerdeki enerji ihtiyaçlarını karşılayan, esnek ve kapsayıcı bir bayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. CW Enerji, önümüzdeki dönemde bu yapıyı Türkiye geneline yayarak, 81 ilin tamamında ve yurt dışında da tüm bayi konseptleriyle yer alarak, sürdürülebilir enerji çözümlerini her coğrafyaya ulaştırmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Türkiye Süt Üretiminde Güçlü Ama Tüketimde Bilinç Şart" Haber

"Türkiye Süt Üretiminde Güçlü Ama Tüketimde Bilinç Şart"

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı, sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye'nin süt ve süt ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9'unu oluşturduğunu söyledi. Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: "S üt ve süt ürünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip." ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı'nın önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, "Okul Sütü gibi uygulamalar yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı sağlar" dedi. Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu dile getiren Çallı, "Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır. Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız olduğunu söylemek ve 'çiftçinin emeği ak süte kara çalmak' akıl alır gibi değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız" dedi. "Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor" Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini söyledi, "Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde, zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı" diye konuştu. Çallı, "Gelişmiş ülkelerde örneğine ra stlanmayan sokak sütü satışlarının, 'doğal', 'organik' yada 'köy sütü' algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı ürünler; izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir" dedi. "Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli" Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti ve şunları ekledi: "Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki; süt tü ketimindeki artış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine de katkı sağlıyor." "Türkiye'nin güçlü süt sanayisi korunmalı" Türkiye süt sektörünün bugün 100'ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB'ye ihracat onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini söyledi. "Türkiye'nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta öneml i başarılar elde ediyor" diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü'nün toplumda sağlıklı beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mudanya'da 2. Zeytin Çiçeği Festivali Başlıyor Haber

Mudanya'da 2. Zeytin Çiçeği Festivali Başlıyor

Mudanya Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, 30-31 Mayıs tarihlerinde Tirilye’nin tarihi sokaklarını sanat, müzik, üretim kültürü ve zeytinin bereketiyle buluşturacak. Mudanya’da yüzyıllardır yaşamın, ekonominin ve kültürel hafızanın merkezinde yer alan zeytincilik geleneği, festival boyunca Tirilye’de yeniden görünür olacak. Zeytin ağaçlarının çiçek açtığı dönemde düzenlenen festival, iki gün boyunca üreticileri, sanatçıları, şefleri, çocukları ve ziyaretçileri zeytinin evinde bir araya getirecek. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye’nin zeytinin başkenti olarak Türkiye’nin zeytincilik hafızası için de özel bir yere sahip olduğunu belirterek tüm vatandaşları festivale davet etti. Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali ile Mudanya’nın kültürel birikimini, zeytincilik geleneğini ve yerel üreticinin emeğini görünür kılmayı amaçladıklarını belirten Başkan Dalgıç, şöyle konuştu: “Zeytin çiçeği, bereketin, doğayla uyumun ve üreticimizin yıl boyunca verdiği emeğin simgesidir. Biz bu festivalle zeytinin etrafında oluşan yaşam kültürünü, üretim bilgisini ve Tirilye’nin köklü hafızasını da geleceğe taşıyoruz. Herkesi zeytinin evinde buluşmaya, Tirilye’nin eşsiz atmosferinde bu coşkuya ortak olmaya davet ediyorum” “ZEYTİNİN EVİNDE BULUŞALIM” “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla düzenlenen 2. Zeytin Çiçeği Festivali, 30 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00’te Tirilye Kültür Merkezi önünden başlayacak kortej yürüyüşüyle açılacak. Üreticiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşecek kortej, sahile kadar uzanacak ve Tirilye’nin tarihi dokusunu festival coşkusuyla buluşturacak. Festival boyunca kurulacak Tirilye sokaklarında açılacak yüzlerce üretici stantlarında da zeytin ve zeytinyağının yanı sıra yöresel lezzetler, doğal ve el emeği ürünler ziyaretçilere sunulacak. ATÖLYELER, SÖYLEŞİLER VE LEZZETLER Her yaş grubuna hitap eden festivalde, iki gün boyunca atölyeler, söyleşiler, yemek etkinlikleri, yarışmalar ve doğa yürüyüşleri bir arada gerçekleştirilecek. Çocuklar ve yetişkinler için zeytin çiçeği tacı, broş, kokulu mum, kolonya ve karikatür atölyeleri düzenlenecek; minikler için özel oyun alanları kurulacak. Festivalin söyleşi programında uzman isimler sürdürülebilir üretim, kaliteli tarım uygulamaları ve zeytinciliğin geleceğini ele alacak. Şeflerin katılımıyla düzenlenecek yemek atölyelerinde ise zeytinyağlı tariflerin incelikleri paylaşılacak. Zeytinyağlı yemek yarışması festivalin en renkli anlarından biri olurken, “Zeytin Rotası” yürüyüşü katılımcıları Tirilye’nin tarihi ve doğal güzellikleriyle buluşturacak. Rotayı tamamlayan ziyaretçilere sürpriz hediyeler verilecek. GÜN BATIMINDA KONSER KEYFİ Tirilye’nin sokaklarında gün boyu gerçekleşecek canlı müzik etkinliklerinin yanısıra, festival coşkusu akşam programlarında da konserlerle taçlanacak. Tirilye’nin eşsiz gün batımı manzarasında; 30 Mayıs akşamı Ceren Toksöz, 31 Mayıs akşamı ise Şenay Lambaoğlu sahne alarak katılımcılara müzik dolu anlar yaşatacak. Ayrıca festival boyunca Mudanya ile Tirilye arasında ücretsiz ring seferleri düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası Haber

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası

“İyi Uygulama Örneği” ödülü, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar tarafından, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan’a takdim edildi. UR-GE Projemizle 17 firmanın sürdürülebilirlik yetkinliklerini artırdık Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan, “Birliğimiz tarafından 2021 yılında başlatılan “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” UR-GE Projesi, Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere küresel sürdürülebilirlik dönüşümüne uyum sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Proje kapsamında 17 firmanın sürdürülebilir üretim, karbon yönetimi, enerji verimliliği ve döngüsel tekstil alanlarında kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Projede firmalara; Enerji Verimliliği Danışmanlığı, İklim Değişikliği ile Mücadele ve ISO 14064 Kurumsal Karbon Ayak İzi Yönetimi Danışmanlığı, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Danışmanlığı ile Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) Danışmanlığı olmak üzere dört ayrı danışmanlık hizmeti sunuldu.” dedi. Firmalar sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etti Başkan Göksan, “İyi Uygulama Örneği” ödülünü alan LCA Danışmanlığı kapsamında ise firmaların Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamaları ve müşterilerinin sürdürülebilirlik taleplerine yanıt verebilmeleri amacıyla ISO 14040 ve ISO 14044 standartlarına uygun ürün yaşam döngüsü analizleri gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında her firma için ürün bazlı “Beşikten Mezara Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi” yapılarak farklı LCA senaryoları analiz edildi ve raporlandı. Proje sayesinde firmaların sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etmeleri, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik aksiyonlar geliştirmeleri ve uluslararası pazarlarda rekabet avantajı kazanmaları sağlandı. Birçok firma, elde edilen LCA raporlarını müşterileriyle paylaşarak ürünlerinin pazarlanmasında önemli avantaj elde etti.” diye konuştu. Firmalarımızın Avrupa’daki güncel uygulamaları yerinde incelemelerine olanak sunduk Turan Göksan, “Proje kapsamında ayrıca sürdürülebilirlik ve döngüsel tekstil alanındaki iyi uygulama örneklerini yerinde incelemek amacıyla Hollanda’ya yönelik yurt dışı pazarlama ve inceleme heyeti programı düzenlendi. Firmalar, Circular Textile Days etkinliğine katılarak Avrupa’daki güncel uygulamaları ve sektörel dönüşüm süreçlerini yakından inceleme fırsatı buldu. ETHİB tarafından 18-19 Şubat 2025 tarihlerinde düzenlenen eğitim programları kapsamında ise karbon ayak izi, ürün karbon ayak izi, su ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi konularında sektör çalışanlarına uygulamalı eğitimler verildi. Eğitimlerle firmaların sürdürülebilirlik alanındaki teknik bilgi altyapılarının güçlendirilmesi hedeflendi.” dedi. SKDM’ye uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz Başkan Göksan, sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün tekstil sektörünün geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, “Sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına ve ihracatçılarımızın küresel rekabette güçlenmesine katkı sağlayan destekleri dolayısıyla Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat başta olmak üzere Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi yeni küresel düzenlemelere uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.