Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Oyak Renault'tan 2025 Yılında Güçlü Üretim ve İhracat Performansı Haber

Oyak Renault'tan 2025 Yılında Güçlü Üretim ve İhracat Performansı

Şirket, yıl boyunca 387.113 adetlik toplam üretim gerçekleştirerek 2025’i yüksek hacimli bir performansla kapattı. Aynı dönemde ihracat adedi, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 14 artışla 271.994 adede ulaştı. Türkiye’nin en büyük binek otomobil üretim tesisi olan Oyak Renault Fabrikası, 2025 yılını yüksek üretim hacmi ve ihracat performansıyla tamamladı. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda 336.336 adet araç üretilirken, Karsan iş birliği kapsamında gerçekleşen 50.777 adetlik üretimle birlikte toplam üretim adedi 387.113’e ulaştı. 2024 yıl sonunda 239.116 adet olan ihracat adedi, 2025 yılı sonunda yaklaşık yüzde 14’lük bir artışla 271.994 adet olarak gerçekleşti. Yıl boyunca binek otomobil üretiminde 336.336 adetlik hacme ulaşan Oyak Renault’nun yüksek üretim temposu, ürün portföyündeki yeni adımlarla da desteklendi. 2025 yılının Eylül ayı itibarıyla Bursa’daki Oyak Renault fabrikalarında üretilmeye başlanan Yeni Clio’nun üretim yolculuğuna Türkiye’de devam etmesi, Bursa tesislerinin Renault ekosistemi içindeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Temmuz 2025’te Bursa’da üretileceği duyurulan Boreal modelinin ise üretim hazırlıklarının tamamlanmasının ardından 2026 yılında kullanıcılarla buluşması planlanıyor. Üretimde yerlilik ve yeni model adımları öne çıkıyor Üretim gücünün yanı sıra yerlilik oranı da Oyak Renault’nun 2025 performansında öne çıkan başlıklardan biri oldu. Bursa’da üretilen tüm modeller, en az yüzde 40 yerlilik seviyesine ulaşarak Türkiye otomotiv tedarik zincirine sağlanan katma değeri güçlendirdi. Şirket, bu yaklaşımıyla hem sürdürülebilir üretim hem de yerli sanayinin gelişimi açısından istikrarlı bir çizgi izledi. 2025 yılı, yalnızca üretim ve ihracat performansıyla değil, gelecek dönem model planlarının netleşmesi adına da önemli adımların atıldığı bir yıl oldu. 2026 yılında, Boreal’in seri üretime geçişinin ardından, Oyak Renault’nun stratejik planının yeni dönemini temsil eden bir modelin daha duyurulması hedefleniyor. Bu adım, Bursa tesislerinin Renault’nun küresel üretim ağındaki konumunu ileri taşımayı amaçlıyor. “Türkiye’nin küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik rolü güçleniyor” 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı ve Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet, “Oyak Renault fabrikası, yıllık 390 bin araçlık üretim kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük binek otomobil fabrikası olarak faaliyetlerine devam ediyor. Oyak Renault kampüsü, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli binek otomobil üretim tesisi olmasının yanı sıra Mühendislik, Satın Alma ve Tedarik Zinciri gibi kritik fonksiyonları tek çatı altında toplayan tam teşekküllü bir merkez olarak öne çıkıyor. Aynı kampüste bulunan ve Türkiye’nin tek binek araçlar için motor ve vites kutusu üretimi yapan Oyak Horse fabrikamız yeni nesil hibrit motor üretimi ile ön plana çıkıyor. Üretimimizin yüzde 70’inden fazlasını birçok ülkeye ihraç ediyoruz; bu da Renault Group’un Türkiye’yi Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın kesişim noktasında global bir ihracat merkezi olarak konumlandırmasını sağlıyor. Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında, güçlü ortağımız OYAK ile birlikte 2027 yılına kadar dört yeni model için 400 milyon avronun üzerinde yatırım yapacağımızı duyurmuştuk. 2024’te üretimine başladığımız yeni Renault Duster’ın ardından, Eylül ayında Yeni Clio’nun üretimine başladık. Yeni Clio, 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye yollarında olacak. Aynı yıl içinde C segmentindeki yeni SUV modelimiz Boreal’in üretimine de başlayacağız. Boreal, yalnızca iç pazarda satışa sunulmakla kalmayacak; Doğu Avrupa’dan Orta Doğu ve Akdeniz havzasına kadar 50’den fazla ülkeye ihraç edilecek. Stratejik planımız kapsamında, 2026’da bir yeni modeli daha duyurmayı planlıyoruz. Bu kapsamlı ürün atağı, Oyak Renault fabrikamızın üretim esnekliğini ortaya koyarken ihracat kapasitemizi de güçlendiriyor ve Türkiye’nin Renault’nun küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik rolünü bir üst seviyeye taşıyor” ifadelerini kullandı.

Zorlu Tekstil Grubu Heimtextil Fuarı’nda Yoğun İlgi Gördü Haber

Zorlu Tekstil Grubu Heimtextil Fuarı’nda Yoğun İlgi Gördü

Türkiye’nin ev tekstilinde önde gelen üreticilerinden Zorluteks ve Avrupa’nın en büyük entegre polyester iplik üreticilerinden Korteks markalarıyla Heimtextil Fuarı’na katılan Zorlu Tekstil Grubu, kalite, tasarım ve sürdürülebilirlik odağını yansıtan ürünleriyle fuarın en dikkat çeken katılımcıları arasında yer aldı. Fuar süresince Zorlu Tekstil Grubu stantları; yenilikçi koleksiyonları, yüksek kalite standartları ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Zorlu Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın: Geniş ürün portföyümüzle hem tüketici beklentilerini hem de profesyonel pazarın ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Fuar sonrasında açıklamada bulunan Zorlu Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, “Heimtextil 2026, Zorlu Tekstil Grubu olarak üretim gücümüzü, tasarım yetkinliğimizi ve kalite anlayışımızı küresel ölçekte sergilediğimiz önemli bir buluşma noktası oldu. Farklı segmentlere hitap eden geniş ürün portföyümüzle hem tüketici beklentilerini hem de profesyonel pazarın ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Fuarda gördüğümüz yoğun ilgi, markalarımızın uluslararası pazarlardaki güvenilirliğini ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi, katma değerli ve sorumlu üretim anlayışımızla sektöre katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. Tasarım ve Zarafeti Bir Araya Getiren Valeron, 2026 Koleksiyonuyla Fuardaki Yerini Aldı Valeron standında sergilenen 2026 Nevresim Koleksiyonu, Banyo Grubu ve Otel Grubu ürünleri; zarif tasarım dili, yüksek kalite standartları ve zamansız estetik anlayışıyla dikkat çekti. Otel Grubu’na eklenen üç yeni jakar desen, markanın profesyonel segmentteki iddiasını güçlendiren önemli yenilikler arasında yer aldı. Her detayında lüks ve ihtişamlı bir sanatı barındıran Valeron 2026 Koleksiyonu, markanın premium segmentteki güçlü konumunu uluslararası ziyaretçilere bir kez daha gösterdi. Lisanslı Disney Home Koleksiyonlarına Yoğun İlgi Zorluteks bünyesindeki Lisanslı Disney Home standında; Mickey Mouse, Mickey & Friends, Frozen, Spiderman, Lilo & Stitch ve Avengers gibi global ölçekte sevilen karakterler, Nevresim Takımı, Battaniye, Dekoratif Yastık, Dekoratif Örtü ve Advent Calendar ürün gruplarıyla sergilendi. Renkli ve eğlenceli tasarımlar, farklı pazarlardan gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Zorluteks Perde Koleksiyonunu Ziyaretçilerin Beğenisine Sundu Zorluteks standında ayrıca; şönil ve buklet iplikli ürünler, doğal ışıltılara sahip yüzeyler, modern ve geometrik desenler ile animal skin dokulu yüksek kaliteli perdelerden oluşan Zorluteks Perde Koleksiyonu da ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Koleksiyon, fonksiyonel kullanım ile estetik tasarımı bir araya getiren yaklaşımıyla beğeni topladı. Korteks, Sürdürülebilirlik Odaklı Ürünleriyle Fuarda Dikkat Çekti Avrupa’nın en büyük entegre polyester iplik üreticilerinden Korteks, Heimtextil 2026’da TAÇ REBORN®, TAÇ BIOLOOP®, CiClO Inside ve Dope Dyed ürünleriyle yer aldı. Sürdürülebilir üretim anlayışı ve yenilikçi teknolojilerle geliştirilen bu ürünler, Korteks’in çevre odaklı yaklaşımını uluslararası arenada güçlü biçimde yansıttı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEKTAŞ’tan sürdürülebilirlikte tarihi başarı Haber

HEKTAŞ’tan sürdürülebilirlikte tarihi başarı

Yenilikçi çözümler sunma vizyonu doğrultusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’de tarım sektöründe öncü rol üstlenen HEKTAŞ, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da fark yaratan bir performans sergiliyor. Çevreye duyarlı, yenilikçi ve sorumlu üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren HEKTAŞ, Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından gerçekleştirilen ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) sürdürülebilirlik derecelendirmesinde tarım kimyasalları sektöründe dünyada ikinci sırada yer aldı. Söz konusu başarısıyla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli kriterleri yerine getiren HEKTAŞ, sektöründe endekse dâhil olan ilk şirket oldu. Tarım sektöründe sürdürülebilirliğin öncüsü olma vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan HEKTAŞ Genel Müdürü Enis Emre Terzi, “Güçlü bir sürdürülebilirlik kültürüne sahip olan HEKTAŞ olarak; kaynaklarımızı verimli kullanıyor, düşük karbon ayak izi bırakıyor ve gelecek nesillere karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bu yaklaşımı yalnızca bir hedef olarak değil, aynı zamanda kurumsal kimliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. Dünya devlerini geride bıraktı Günümüzde yatırımcıların bir şirkete yatırım kararı vermeden önce sürdürülebilirlik düzeyini, uluslararası kabul görmüş ESG sürdürülebilirlik endekslerindeki performans ve skorlar üzerinden değerlendirdiğini dile getiren Terzi, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Londra Borsası Grubu tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde, tarım kimyasalları kategorisinde 78 puan ile ikinci sırada yer alarak çok değerli bir başarı elde ettik. Sektörümüzün uluslararası arenadaki en güçlü oyuncularını geride bıraktığımız bu derece; şirketimizin çevresel ve sosyal sorumluluk kriterlerini en üst düzeyde yerine getirdiğini, uluslararası yatırımcılar ve paydaşlar nezdinde güvenilir bir aktör olarak konumlandığını gösteriyor. Doğaya duyduğumuz saygının, sürdürülebilir üretim için gösterdiğimiz yenilikçi çabaların ve tüm ekibimizin ortak vizyonla hareket etmesinin yansıması olan bu başarıyı, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda yeni bir dönüm noktası olarak görüyoruz.” Sektöründe bir ilke imza attı LSEG tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde elde ettikleri yüksek puanlarla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli tüm kriterleri fazlasıyla karşıladıklarını söyleyen Terzi, “Puanlarımızın açıklanmasının ardından Borsa İstanbul ile iletişime geçerek, İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş sürecini başlattık. Borsa İstanbul tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından tarım kimya sektöründe Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giren ilk şirket olduk” dedi. Sürdürülebilirliği işinin merkezine alıyor Sürdürülebilirlik alanında önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Enis Emre Terzi, “2026 yılı sonrası için ürün gruplarımızın karbon salınım miktarlarını hesaplayarak ürünlerimizin karbon ayak izini hesaplamayı, çiftçilerimizin atık yönetimi konusunda farkındalıklarını artırmayı, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi konusunda iyileştirmeler yapmayı planlıyoruz. HEKTAŞ olarak, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alarak ülkemiz ve sektörümüz için değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kastamonu Entegre, Sürdürülebilir Üretimde Çıtayı Yükseltti Haber

Kastamonu Entegre, Sürdürülebilir Üretimde Çıtayı Yükseltti

Düşük formaldehit emisyonu kriterlerine uyumu belgeleyen sertifika, şirketin “Doğadan Hayata Köprü” yaklaşımıyla şekillenen sürdürülebilir üretim anlayışını uluslararası ölçekte tescillerken, ihracat pazarlarında da avantaj sağlıyor. Ahşap bazlı panel sektörünün global markası Kastamonu Entegre, Avrupa Birliği’nin kimyasal güvenlik düzenlemeleri kapsamında verilen REACH Compliance Belgesi’ni almaya hak kazanan ilk Türk firması oldu. Bu belgeyle Kastamonu Entegre, ürünlerinin uluslararası kimyasal güvenlik standartlarına uyumunu tescillerken, çevre ve insan sağlığını önceleyen üretim yaklaşımını uluslararası ölçekte belgelendirerek ihracat pazarlarında önemli bir avantaj elde etti. Uluslararası standartlara tam uyum REACH Regulation (EU) 2023/1464 — Annex XVII, Entry 77 kapsamında düzenlenen belge, ahşap ve ahşap bazlı levhalar için belirlenen formaldehit emisyon limitlerine uyumu esas alıyor. Belgelendirme süreci, İsveç merkezli RISE Research Institutes of Sweden AB – Certification tarafından, formaldehit emisyonlarına ilişkin üretim süreçlerinin doğrulanmasını düzenleyen SPCR 020 kural seti kapsamında yürütüldü. Kastamonu Entegre’nin sertifikalandırılan ürünleri, EN 717-1 ve EN 16516 test standartlarına göre doğrulandı. Belge tüm MDF ve Yonga levha ürünlerini kapsamaktadır. Sürdürülebilir üretim ve düşük emisyon yaklaşımı Düşük formaldehit emisyonu, çevresel etkiyi azaltmasının yanı sıra iç mekân hava kalitesini iyileştirerek daha sağlıklı yaşam alanlarına katkı sağlıyor. Kastamonu Entegre’nin REACH Compliance Belgesi, “Doğadan Hayata Köprü” anlayışıyla şekillenen, çevreyle uyumlu ve sorumlu üretim vizyonunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Düşük emisyonlu malzeme kullanımı, LEED , BREEAM, DGNB gibi yeşil bina sertifikasyonlarında da proje geliştiriciler için ek puan ve tercih avantajı yaratıyor. İhracat pazarları için stratejik avantaj Avrupa Birliği’nde 6 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlemeyle, Avrupa pazarına ihraç edilecek ahşap ve ahşap bazlı levhalar için formaldehit emisyon sınırı 0,062 mg/m³ olarak zorunlu hale gelecek. Türkiye’de bu belgeyi alan ilk firma olan Kastamonu Entegre, söz konusu düzenlemeye bugünden uyum sağlayarak sürdürülebilirlik ve mevzuat uyumunu ihracat stratejisinin merkezine taşıyor ve uluslararası pazarlarda güçlü bir konum elde ediyor.

Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı Haber

Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı

İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak Global enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerji şirketi YEO Teknoloji, sanayide enerji dönüşümünü hızlandıran önemli bir projeye daha imza attığını açıkladı. YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik’in İskenderun’daki tesislerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde 35,2 MWp kapasiteli öz tüketime yönelik GES kuracak. 28 milyon USD yatırım büyüklüğüne ulaşacak olan proje, YEO Teknoloji’nin Energy Service Company (Enerji Hizmet Şirketi-ESCO) modeliyle hayata geçirilecek. İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak. ESCO portföyü 200 MW’ın üstüne çıkıyor Ekinciler Demir Çelik ile yapılan anlaşma kapsamında santralin mühendislik, tedarik, inşaat ve devreye alma süreçleri YEO Teknoloji tarafından gerçekleştirilecek. Enerji performans sözleşmesine dayalı olarak hayata geçirilen ESCO modeli ile enerji tüketiminde uzun vadeli, öngörülebilir ve maliyet açısından sürdürülebilir bir yapı oluşturuluyor. Daha önce de bu modelle Vodafone Türkiye ve MLP Care ile GES projeleri gerçekleştirmiş olan YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik anlaşması ile bu alanda hayata geçirilen üçüncü büyük ESCO yap–işlet–devret projesine de imza atmış oldu. YEO Teknoloji’nin yenilenebilir enerji yatırımları iştiraki CALL Energy’nin toplam ESCO portföyü bu projeyle birlikte 200 MW'ın üstüne taşınmış olup bu alandaki güçlü büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam ettirilmesi hedefleniyor. YEO Teknoloji CEO’su Tolunay Yıldız söz konusu anlaşmayla ilgili şöyle konuştu: “Demir çelik sanayinin enerji dönüşümünde uzun vadeli, güvenilir ve ekonomik çözümler üretiyoruz. Ekinciler Demir Çelik ile hayata geçirdiğimiz bu yatırım hem yenilenebilir enerji kullanımını artıran hem de ülkemizin üretim gücünü daha sürdürülebilir hale getiren önemli bir adım oldu. YEO Teknoloji olarak ESCO yaklaşımımızla, enerjinin her koşulda erişilebilir ve verimli olmasını sağlamaya devam edeceğiz.” Ekinciler Demir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Ekinci ise şunları söyledi: “YEO Teknoloji ile başlattığımız bu yatırım, üretim süreçlerimizi uzun vadeli bir temiz enerji altyapısına taşımamıza önemli katkı sağlayacak. Üretimimizde yenilenebilir enerji kullanımı hem maliyet yönetimi hem de çevresel sorumluluk açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Ekinciler Demir Çelik olarak daha verimli, daha düşük karbonlu bir üretim modeli için kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.” Sanayi için düşük karbonlu üretim modeli 35,2 MWp’lik GES’in devreye alınmasıyla Ekinciler’in yıllık enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmış olacak. Santralin sağlayacağı yıllık yaklaşık 65 milyon kWh’lik temiz enerji üretimi, bölgedeki sürdürülebilir üretim modellerine örnek teşkil edecek.

Eksun Gıda Üretimde %100 Temiz Enerjiye Geçiyor    Haber

Eksun Gıda Üretimde %100 Temiz Enerjiye Geçiyor  

Eksun Gıda, üretim gücünün yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektöründe fark yaratmaya devam ediyor. Bu amaçla daha önce izin süreçleri tamamlanan RES’lerin yapım çalışmalarına başlandı. Üretim tesislerinde kullanılacak enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması amacıyla İzmir’de inşasına başlanan santraller toplam 18,9 MW’lik kapasiteye sahip olacak. RES’lerin faaliyete geçmesiyle birlikte üretim süreçlerinin tamamında yeşil dönüşüm önceliklendirilmiş olacak. “Rüzgar enerjisi santrallerimiz sektöre örnek olacak” Konuya ilişkin açıklama yapan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “İzin süreçlerini tamamladığımız RES projelerimizin yapımına hızlı bir şekilde başladık. RES’lerin hayata geçmesiyle birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız. İzmir’deki santrallerimizin sürdürülebilir üretim modellerine geçişte örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde yeşil dönüşüme öncelik veriyoruz. Santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızla hem çevre dostu üretim modeline geçişi hızlandırıyoruz hem de sektöre örnek olabilecek bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz.” “Türbin yatırımı için 14,1 milyon avroluk anlaşma sağladık” İnşa süreçlerine dair bilgiler de veren Özkan, “Santrallerimizin yol ve platform temeli çalışmalarını kısmi olarak tamamladık. Türbin tedariği için de 14,1 milyon avro bedelli sözleşme imzalamıştık. Bu kapsamda türbinlerimizin ilgili alanlara transferi de hızlı bir şekilde gerçekleşecek. Ardından da türbinlerin inşasına başlayacağız. Böylece üretimdeki yeşil enerji kullanımı payımızı yüzde yüze çıkararak, sektörümüze bu alanda da öncülük etmiş olacağız” dedi. Eksun Gıda’nın İzmir Bergama’da kurulacak olan toplam 18,9 MW kapasiteli RES’ler için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayıyla yatırım teşvik belgeleri daha önce alınmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kozmetik Sektörü 2025’i 1,7 Milyar Doların Üzerinde İhracatla Kapatmaya Hazırlanıyor Haber

Kozmetik Sektörü 2025’i 1,7 Milyar Doların Üzerinde İhracatla Kapatmaya Hazırlanıyor

Yerli üreticilerin artan kapasitesi, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türk-i Cumhuriyetlerdeki canlı pazar dinamiği ve AB mevzuatına uyum sürecinde kaydedilen ilerleme, sektörün küresel rekabet gücünü yılın sonunda belirgin şekilde yukarı taşıyor. KÜAD (Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği), sektörün bu ivmesinin, 15–17 Aralık 2025’te Antalya’da düzenlenecek 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi’nin teması olan “Holistik Kozmetik” yaklaşımıyla doğrudan örtüştüğünü ve Türkiye’nin yalnızca üretimde değil, inovasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında da bölgesel bir merkez hâline geldiğini vurguluyor. Kongre programı; bütünsel güzellik anlayışından sürdürülebilir üretim modellerine, dijital etiketlemeden etik formülasyon süreçlerine kadar uzanan kapsamıyla, ihracattaki büyümeye paralel şekilde sektörün dönüşüm yolunu şekillendiriyor. Sektörün ticaret verileri, özellikle sabun, ıslak mendil ve saç bakım ürünlerinin hem değer hem de hacim açısından ihracatta başı çektiğini gösteriyor. En yüksek talep; ABD, Irak, İran ve Rusya gibi pazarlardan gelirken, makyaj ve cilt bakım ürünlerinde çok daha geniş bir coğrafi çeşitlilik dikkat çekiyor. Yerli üreticilerin artan ölçek yatırımları, kalite standartlarını yükselten Ar-Ge çalışmaları ve global tedarik zincirlerinde elde edilen avantajlar, ithalat bağımlılığının düşüşünü desteklerken ihracattaki ivmeyi de besliyor. TÜRKİYE KOZMETİĞİ BÜTÜNSEL BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE Sektörün güncel verilerini değerlendirirken holistik yaklaşımın artık yalnızca bir trend değil, zorunlu bir dönüşüm olduğunu belirten KÜAD Kongre Başkanı Fuat Arslan; “Türkiye kozmetik sektörü artık sadece üretim kapasitesiyle değil, sürdürülebilirlik kültürü, inovasyon becerisi ve bütünsel bakış açısıyla bölgesel bir güç hâline geliyor. İhracatta 1,7 milyar dolar seviyesini aşmak değerli bir başarı; son beş yılda istikrarlı biçimde artan dış ticaret performansı da bu yükselişin kalıcı olduğunu gösteriyor. Ancak asıl kritik olan, üretimden tüketime uzanan tüm süreçlerde çevre dostu modelleri benimseyen, şeffaf içerik politikalarıyla güven veren ve global regülasyonlarla uyum içinde ilerleyen bir yapının inşa edilmesidir. Bu nedenle Antalya’da gerçekleştireceğimiz 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi, yalnızca yılın akademik ve sektörel buluşması değil, Türkiye kozmetiğinin geleceğini şekillendiren stratejik bir çalışma masası niteliği taşıyor. Üç gün boyunca AB mevzuat güncellemelerinden yeşil dönüşüm politikalarına, dijital etiketlemeden inovatif formülasyon tekniklerine kadar geniş bir yelpazede hem sektör hem de akademi tarafından paylaşılan bilgiler, önümüzdeki beş yılın yol haritasını belirleyecek. Ar-Ge, sürdürülebilir üretim, ihracat stratejileri, tüketici eğilimleri ve global pazarlarda konumlanma gibi başlıkların çok disiplinli bir bakışla ele alınacağı bu kongre, Türkiye kozmetiğinin geleceğini belirleyecek dönüşümün ortak akılla tartışıldığı en önemli platform olacak.” dedi. REGÜLASYON, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE İNOVASYON KONGRENİN ODAK NOKTASINDA Kongre kapsamında AB Kozmetik Ürünler Tüzüğü’nün güncel gereklilikleri, yeşil dönüşümün üretim süreçlerine etkileri, dijital etiketleme sistemleri, sürdürülebilir ambalaj tasarımları, biyoteknolojik aktif bileşenler ve tüketici davranışlarında yaşanan hızlı değişim ele alınacak. Üniversite–sanayi iş birliklerinin artırılması, Ar-Ge yatırımlarının derinleştirilmesi ve global pazarlara erişimde inovasyonun oynadığı rol de programın temel gündemleri arasında yer alıyor. Aynı zamanda bu yıl da gerçekleştirilecek Innovation Zone & Upcycle Proje Yarışması ile çevre dostu yaklaşımlar odağında geliştirilen projeler görünürlük kazanacak ve sürdürülebilir üretim vizyonunun sektördeki karşılığı güçlendirilecek. Kongrede atölye ve deneyim programları; koku tasarımından duyusal algıya, doğal içerik geliştirmeden dijital süreç yönetimine kadar uzanan geniş bir yelpazede katılımcılara hem teknik hem de yaratıcı bir öğrenme alanı sunacak. “Kokunu Keşfet”, “İmza Parfüm Atölyesi” ve “Holistik Parfüm Workshop” gibi uygulamalı etkinlikler, kongreye deneyimsel bir boyut kazandırırken; bilgi paylaşımının yanı sıra sektör profesyonelleri arasında güçlü bağların kurulmasını sağlayacak. KÜAD, TÜRKİYE’NİN KÜRESEL KOZMETİK VİZYONUNU GÜÇLENDİRİYOR Türkiye kozmetik sektörü; üretim kapasitesi, genç Ar-Ge ekosistemi, ihracat kabiliyeti, mevzuat uyumundaki kararlılığı ve tüketiciye ulaşan yenilikçi ürün çeşitliliğiyle bölgesel bir inovasyon merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. KÜAD, düzenlediği uluslararası kongreyle sektörün bilimsel, ticari ve inovatif tüm bileşenlerini bir araya getirerek Türkiye’nin küresel kozmetik sahnesindeki sesini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı Haber

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı

Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonu ile hareket eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, pilot şehir olarak yer aldığı SWAP projesi kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi, Kocaeli’deki mevcut sıfır atık uygulamaları ve Büyükşehir’in Çevre Bilgi Sistemi ve Teşvik Projesi Altyapısının Oluşturulması ve Kullanılması Ortak Hizmet Projesi ile hayata geçirdiği “Sıfır Atık Noktaları” uygulaması “Sıfır Atık Noktaları” ve “Çevre Bilgi Sistemi” gibi altyapı çalışmaları katılımcı ülkelere aktarıldı. ATIK YÖNETİMİ ÇİN’DE KATILIMCI ÜLKELERE AKTARILDI Sürdürülebilir üretim ve tüketim, döngüsel ekonomi ve atık hiyerarşisi ilkeleri doğrultusunda kirlilik ve kaynak israfını azaltmak amacıyla 5 pilot ülkede hayata geçirilen proje süreci kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve UNDP yetkilileri ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem ile Sıfır Atık Şube Müdürü Hüseyin Kılıç katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Strateji ve Planı, Kocaeli’deki mevcut atık yönetimi uygulamaları ve sıfır atık iyi uygulama örnekleri katılımcı ülkelere anlatıldı. TÜRKİYE’Yİ SWAP PROJESİNDE KOCAELİ TEMSİL EDİYOR Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen SWAP projesi dünyada yalnızca Kocaeli, Tianjin, Freetown, Montevideo ve Tunus şehirlerinde uygulanıyor. SWAP projesi, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda sıfır atık ve sıfır kirlilik hedeflerine ulaşmayı amaçlarken, şehir düzeyinde entegre planlama, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumun tümüne erişilebilir bilgi paylaşımı ile uzun vadeli bir sıfır atık vizyonunu destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜGİS 36. Dönem Genel Kurulu Gerçekleşti Haber

TÜGİS 36. Dönem Genel Kurulu Gerçekleşti

Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS), 36. Dönem Olağan Genel Kurulu’nu sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. 35. dönem faaliyetlerinin ibra edildiği 36. TÜGİS Olağan Genel Kurulu’nda İsmail Kaan Sidar oy birliğiyle 2. kez Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Yönetim Kurulu ise Necdet Buzbaş (YK Başkan Vekili), Aydın Acun (YK Başkan Vekili), Mehmet Tütüncü, Ahmet İnce, Melis Yasa, Nazmi Civil, İsmail Başaran ve Osman Yeşiltaş’tan oluştu. “Hep birlikte büyüdük” Genel Kurul’da konuşan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, “TÜGİS çatısı altında bir araya gelmemizi sağlayan ortak değerler, bugün bizi daha güçlü, daha dayanıklı ve daha kararlı bir noktaya taşıyor. Şahsıma ve Yönetim Kurulumuza bir kez daha güven göstermiş olmanız büyük bir onurdur” ifadelerini kullandı. “Çalışma dönemimizde üye sayımız 55’ten 110’a yükseldi” diyen Sidar konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Yeni dönemde de tüm üyelerimizle yakın iletişim, güçlü iş birliği ve ortak akıl temelinde çalışmayı sürdürmeyi hedefliyoruz. Katılımınız, desteğiniz ve ortaya koyduğunuz emek için hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Hep birlikte hem sektörümüz hem de ülkemiz için değer üretmeye devam edeceğiz.” “Küresel rekabette daha kararlı duracağız” Toplantıda sektörel hedeflere de değinen Kaan Sidar; “Gıda sanayimiz, küresel rekabetin, yeni regülasyonların, sürdürülebilirlik gerekliliklerinin ve teknolojik dönüşümün yoğun olarak hissedildiği bir dönemden geçiyor. TÜGİS olarak yalnızca bu sürece uyum sağlayan değil, aynı zamanda dönüşüme yön veren bir yapı olmayı hedefliyoruz” dedi. Sidar, sendikanın son dönemde gıda güvenliği, istihdam politikaları, sürdürülebilir üretim ve verimlilik gibi alanlarda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek şunları ekledi: “Önümüzdeki dönemde kamu–özel sektör iş birliğini daha da güçlendirip, mevzuat geliştirme süreçlerine aktif katkı sunmaya devam edeceğiz. Dijitalleşme, karbon ayak izi yönetimi ve iş gücü niteliğinin artırılması ve sosyal sorumluluk projeleri gibi konular, yeni dönem çalışmalarımızın odak noktaları arasında yer alacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.