Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilirlik

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm Haber

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm

Lastik üretiminde çevresel etkileri azaltmak amacıyla yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımına yönelik dönüşümü kararlılıkla sürdüren Continental, Ocak 2026 itibarıyla 19 üretim tesisinin tamamında dönüşüme gitti. Dünya genelindeki tüm lastik üretim tesislerinde kömür ve ağır akaryakıt (fuel oil) kullanımını tamamen sonlandıran marka, buhar üretiminde biyokütle, biyogaz ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik kullanımına geçti. Geleceğin yenilenebilir enerjilerde olduğunun altını çizen Continental Lastikleri Üretim ve Lojistik Müdürü Dr. Bernhard Trilken, "Bizim için kömür geçmişte kaldı. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirerek ve üretim sahalarımızda kendi enerjimizi üreterek, üretim süreçlerimizi çok daha bağımsız ve esnek bir yapıya kavuşturduk" dedi. Emisyonda %70 Azalma Continental, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin yanı sıra, enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla LPG ve doğalgaz gibi alternatif yakıtlardan yararlanıyor. 2025 yılında üretim kaynaklı sera gazı yoğunluğunu bir önceki yıla göre %10’dan fazla, 2019’a kıyasla ise yaklaşık %70 oranında azaltan Continental, son dört yılda yaklaşık 180.000 metrik ton CO₂ tasarrufu sağladı. Sürdürülebilirlik Performansı Tescillendi Continental’in üretim sahalarındaki bu dönüşümü, küresel çevresel raporlama platformu CDP tarafından da takdir edildi. Şirket, 2025 yılı iklim şeffaflığı ve CO₂ azaltım performansıyla A- derecesi aldı. Kömür ve ağır akaryakıta veda eden Continental, düşük karbonlu üretim modeliyle hem çevresel etkisini azaltıyor hem de operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak lastik üretiminde daha temiz ve daha sorumlu bir geleceğe yön vermeye devam ediyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 78.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu 19,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 54 ülkede ve yaklaşık 78.000 kişiyi istihdam etmektedir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü 2026 Jürisi Bir Araya Geldi Haber

Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü 2026 Jürisi Bir Araya Geldi

Yves Rocher Vakfı’nın çevre için değer üreten kadınları desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Toprağın Kadınları Ödülü’nün 2026 edisyonu kapsamında, jüri üyeleri bir araya geldi. Doğa için üreten, dönüştüren ve ilham veren projelerin değerlendirileceği süreç öncesinde gerçekleşen buluşma, programın güçlü etki vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. 1991 yılında kurulan ve doğaya bağlılığı tüm çalışmalarının merkezine alan Yves Rocher Vakfı, bugün dünya genelinde yürüttüğü projelerle çevre ve toplum yararına geniş bir etki alanı yaratmayı sürdürüyor. Toprağın Kadınları programı ise bu yaklaşımın en güçlü yansımalarından biri olarak, 2001 yılından bu yana 50’den fazla ülkede 500’den fazla projeyi destekleyerek kadınların çevresel dönüşümdeki rolünü güçlendiriyor. Türkiye’de 2016 yılında başlayan ve 2026 itibarıyla yeniden hayata geçirilen program kapsamında, çevrenin korunmasına yönelik projeler geliştiren kadınların başvuruları alınmaya devam ederken, jüri üyeleri de değerlendirme süreci öncesinde bir araya gelerek programın kapsamını ve etki alanını değerlendirdi. Yves Rocher Türkiye CEO’su Elif Berker’in de yer aldığı jüri, iş dünyası, sivil toplum, medya ve sürdürülebilirlik alanında farklı disiplinlerden isimleri bir araya getiriyor. Esra Bezircioğlu, Ebru Uygun, Fatoş Karahasan, Ayşe Özyılmazel, Sinem Özler, Renan Tan Tavukçuoğlu, Cemre Sıla Atılgan Otar ve Melda Narmanlı Çimen’den oluşan jüri, doğa koruma odağındaki projeleri çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirecek. Yves Rocher Türkiye CEO’su Elif Berker, jüri ile bir araya geldiği toplantıda programın önemini vurgulayarak, “Toprağın Kadınları bizim için çok özel bir proje çünkü markamızın tüm değerlerini içinde barındırıyor. İçinde doğa var, samimiyet var ve mutlaka başrolde bir kadın var. Jacques Rocher’in kadının toplumdaki ve doğadaki dönüştürücü gücüne olan inancı bu programın temelini oluşturuyor. Türkiye’de bu yolculuğa 2016 yılında başladık ve çok değerli projelere birlikte hayat verdik. Ardından program küresel bir yapıya taşındı ve Türkiye’den başvurular bu yapı içinde değerlendirildi. Bugün geldiğimiz noktada ise Türkiye’nin kendi projelerini kendi dinamikleriyle değerlendirebileceğine inanarak, Toprağın Kadınları’nı yeniden yerel ölçekte hayata geçiriyoruz” diye konuştu. Toprağın Kadınları Ödülleri’nin geldiği noktada jüri üyelerinin, basının ve projeye gönülden destek veren herkesin çok büyük katkısı olduğunu da söyleyen Elif Berker, “Toprağın Kadınları’nı sadece bir yarışma olarak değil, birlikte büyüttüğümüz bir değer olarak görüyoruz. Geçmişte desteklediğimiz projelerde de gördük ki, doğa için çalışan kadınlar sadece çevreye değil, bulundukları topluma da gerçek bir dönüşüm sağlıyor. Yerel kalkınmayı destekleyen, insanları yeniden üretimin içine çeken ve bulundukları coğrafyayı yeniden canlandıran çok güçlü hikâyeler ortaya çıkıyor. Bu proje kolay bir proje değil, başlatmak, sürdürmek ve büyütmek emek istiyor. Ama biz bunu bırakmayacağız. Çünkü Toprağın Kadınları’nın büyüyerek devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bize destek veren jüri üyelerimize tekrar teşekkür ediyoruz” dedi. Toprağın Kadınları Ödülü kapsamında projeler, çevreye ve topluma sağladıkları somut etki, sürdürülebilirlik potansiyelleri ve Yves Rocher Vakfı’nın değerleriyle uyumları doğrultusunda ele alınıyor. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün değil, geleceğin de ihtiyaçlarına cevap verebilecek projelerin öne çıkmasını hedefliyor. Çevre yararına örnek nitelikte çalışmalar yürüten kadınlara finansal destek sağlamayı amaçlayan program kapsamında, birinci seçilecek proje 1.000.000 TL ödülün sahibi olacak. Başvurular 30 Nisan 2026 tarihine kadar devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi Haber

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki olgunluk seviyelerini artırmayı, gelişim alanlarını netleştirmeyi ve uzun vadeli dönüşüm planlarını desteklemeyi amaçlayan Responsible Programı kapsamında Faz-1 sürecini başarıyla tamamladı. Şirket, bu süreçte hazırlanan Mevcut Durum Analizi ve Sürdürülebilirlik Yol Haritası’nı da Bakanlık nezdinde paylaştı. Cevher Jant, program kapsamında sürdürülebilirlik performansını somut verilerle ortaya koyarken, bu performansı daha sistematik bir yapıda yönetmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. “Sürdürülebilirliği işimizin merkezine konumlandırıyoruz” Sürdürülebilirliği şirketin temel yapı taşlarından biri olarak konumlandırdıklarını belirten Cevher Jant CEO’su Oğuz Özmen, “Responsible Programı’na kabul edilmemiz, bu alandaki çalışmalarımızın ulusal ölçekte de teyit edilmesi açısından önemli bir adım. Sürdürülebilirlik Komitemiz öncülüğünde çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında performansımızı sürekli geliştiriyor, ASI Performans Standardı ve SA8000 gibi uluslararası sertifikasyonlarla bu yaklaşımımızı somutlaştırıyoruz. Sürdürülebilirlik odağında yürütülen çalışmalara da değinen Özmen, “Üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyoruz. I-REC kapsamında elektrik tüketimimizin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor, su ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. ISO 14001 ve ISO 50001 yönetim sistemlerini entegre bir yapıda uygulayarak; su, enerji, atık ve emisyon yönetiminde ölçülebilir ve sürekli iyileştirmeye dayalı bir yaklaşım benimsiyoruz. Üretim süreçlerimizden çıkan atıkları geri kazanım odaklı yönetirken, döngüsel ekonomi yaklaşımını iş modelimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. “Otomotiv tedarik zincirinde sürdürülebilirlik artık zorunluluk” Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın otomotiv tedarik zincirinde köklü bir dönüşümü beraberinde getirdiğine dikkat çeken Özmen, “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Özellikle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamalar, ihracat odaklı üretim yapan şirketler için karbon ayak izinin şeffaf şekilde yönetilmesini kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda hem kendi operasyonlarımızı hem de tedarik zincirimizi dönüştürüyoruz. Hammadde portföyümüzde düşük emisyonlu ve ‘yeşil’ kaynakların payını artırıyor, tedarikçilerimizle birlikte somut aksiyon planları hayata geçiriyoruz. Enerji verimliliği, su tüketiminin azaltılması ve üretim süreçlerinde verimlilik artışı da öncelikli odak alanlarımız arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. İzmir’den dünyaya uzanan jant üretim gücü Bugün Türkiye’nin jant ihracatında yaklaşık %20 pazar payına sahip olan Cevher Jant, Ege Serbest Bölgesi'nde toplam 78.000 m² alana yayılan iki modern fabrikasında yıllık yaklaşık 3 milyon jant üretimi gerçekleştiriyor. Almanya, İspanya ve İsveç’te bulunan ofisleriyle de uluslararası pazarda güçlü bir konumda yer alan şirket, üretiminin %99’unu ihraç ediyor. Konsept aşamasından nihai ürün aşamasına kadar müşterileri için farklı renk ve tasarım uygulamalarıyla jantların tüm dizaynını gerçekleştirebilen Cevher Jant, Volkswagen, Audi, Mercedes-Benz, Skoda, Seat, Stellantis gibi dünyaca ünlü markalara tasarım ortağı olarak hizmet veriyor. Ar-Ge ve inovasyonla geleceğin mobilitesine odaklanıyor Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetlerini sürekli geliştiren Cevher Jant, alüminyum döküm parçaları ve yeni nesil mobilite çözümlerine yönelik yatırımlarına devam ediyor. Flow forming teknolojisiyle premium segmentte yüksek katma değerli jant çözümleri sunarken, hafifletme, dayanıklılık ve performans odaklı ürün geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Dijitalleşme ve ileri üretim teknolojilerini stratejilerinin odağına yerleştiren Cevher Jant, bu sayede müşteri ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler sunarken, geleceğin mobilite trendlerine de yön veren ürünler geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı Haber

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” temasıyla yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirliği iş modeline nasıl entegre ettiğini, yarattığı etkiyi nasıl yönettiğini ve uzun vadeli değere nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını şeffaf bir şekilde paylaşan şirket, ikinci entegre faaliyet raporunda stratejik hedeflerini, değer yaratma modelini ve sürdürülebilirlik vizyonunu bütüncül bir çerçevede aktarıyor; finansal sonuçlar ile çevresel ve sosyal performansın birbirini tamamlayan unsurlar olarak birlikte değerlendirildiği bir yaklaşım benimsiyor. Anadolu Efes, sürdürülebilirlik stratejisini; çevresel etkisini azaltma, sosyal etkisini güçlendirme ve fırsat eşitliğini yaygınlaştırma hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor. Bu kapsamda su ve enerji yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsellik ve atık yönetimi, onarıcı tarım, inovasyon, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile toplumsal fayda odaklı yatırımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk “Anadolu Efes’te entegre düşünme kültürü, iş yapış şeklimizin merkezinde yer alıyor. İşimizin yalnızca sonuçlarına değil, bu sonuçları mümkün kılan yapıya, karar alma biçimlerimize ve değer yaratım modelimize bütüncül bir perspektifle bakıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda, finansal gücümüzü; inovasyon kabiliyetimiz, güçlü operasyonel yapımız ve sürdürülebilirlik odağımızla birlikte ele alıyoruz. Bu anlayışla, finansal performansımızı çevresel ve sosyal etkilerimizle birlikte değerlendiriyor; paydaşlarımız için uzun vadeli, dengeli ve kalıcı değer yaratmayı sürdürüyoruz” dedi. Anadolu Efes’in 2025 Entegre Faaliyet Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmî erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayı Karbonsuz Karbon Zirvesi’nde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de bir araya getirirken karbon cimrilerini ödüllendirecek. Karbonsuz karbon zirvesinde liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu, 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi açılışını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ve ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan yapacak. Etkinliğimizin ikinci gününe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr.Zafer Demircan’ın teşrifini bekliyoruz. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak delegelere hitap ederken “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman; Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz; Tekstil Sektörü ve Karbon Yönetimi; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji” adlı oturumlarımızda liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak. Antalya’da Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz ayrıcalıklı konumda bilgisini vererek 2048 Karbon Nötr hedefiyle ilerleyen İTÜ’nün 2025 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 25.; Avrupa’da 15.; Türkiye’de 1’inci, baharda ayrı güzel Ayazağa Yerleşkesi’ndeki konusunun ilki ve teki etkinlik için davetini sundu. SÜT-D karbon cimrilerini ödüllendirecek Faaliyetlerinde Türkiye karbon yönetimi kapasitesini artırma ile karbonsuzlaşma yolunda, sürdürülebilir yaşamda bilgi ve farkındalığı yaymanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü ve SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile karbon cimrilerini, ödüllü zirvemizde ödüllendiriyoruz. SÜT-D’nin de ödülleri var.SÜT-D’nin Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum Etkinlik kategorisinde 2023 yılı birincisi İstanbul Karbon Zirve’miz ile 2021 yılı birincisi de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz gururlarımız. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 2025-2026 Eğitim Yılı paydaş okulumuz. Zirvenin ilk gününde SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) İpsiz Karbon Takımı Gösterisi, ikinci gününde, başvuru rekoru kırılan SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde heyecan ve neşe eşliğinde umudumuzu, ülkemizin iklim değişikliği mücadelesi başarılarını, karbon cimrilerini alkışlayacağız, dedi. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): Eylül 2013’te kurulan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D),sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; biyoçeşitlilik kaybı;çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Cat, Faresin ile Teleskopik Yükleyiciler İçin Distribütörlük Anlaşması İmzaladı Haber

Borusan Cat, Faresin ile Teleskopik Yükleyiciler İçin Distribütörlük Anlaşması İmzaladı

“Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat, İtalya merkezli iş makineleri üreticisi Faresin ile distribütörlük sözleşmesi imzladı. Faresin’in dizel ve elektrikli teleskopik yükleyici modellerini faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde müşterileriyle buluşturacak Borusan Cat, bu iş birliğiyle ürün portföyünü genişletirken, müşterilerine daha kapsamlı ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. İş birliği kapsamında düzenlenen imza törenine, Borusan Cat Satış ve Operasyonlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Aslan Hiçsolmaz ve Borusan Cat İnşaat Endüstrisi Büyüme Lideri Özer Şahin katıldı. Aslan Hiçsolmaz: “Bu iş birliği, teleskopik yükleyici segmentine iddialı bir giriş yapmamızı sağladı” Anlaşmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Aslan Hiçsolmaz, şu ifadeleri kullandı: “Faresin ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, teleskopik yükleyici segmentine iddialı bir giriş yapmamızı sağladı. Dizel ve elektrikli modellerle müşterilerimizin farklı operasyonel ihtiyaçlarına cevap verebilecek geniş bir çözüm yelpazesi sunuyoruz. Güçlü satış ve servis altyapımızla, bu alanda da uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz.” Özer Şahin: “Müşterilerimize verimli ve çevreye duyarlı çözümler sunacağız” Borusan Cat İnşaat Endüstrisi Büyüme Lideri Özer Şahin ise şunları söyledi: “Faresin’in gücü ve yenilikçi yaklaşımı, Borusan Cat’in müşteri odaklı hizmet anlayışıyla güçlü bir sinerji oluşturuyor. Bu iş birliği sayesinde tarım, inşaat ve endüstriyel alanlarda faaliyet gösteren müşterilerimize verimli ve çevreye duyarlı çözümler sunacağız.” Silvia Faresin: “Borusan Cat ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinden büyük memnuniyet duyuyoruz” Faresin Industries Başkan Yardımcısı Silvia Faresin, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Borusan Cat ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma, teleskopik yükleyiciler alanındaki liderliğimizi daha da güçlendirme yolunda önemli bir adım olmanın yanı sıra, uluslararası büyüme stratejimiz açısından da kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Güvenilirlik, çok yönlülük ve operasyonel verimlilik odağıyla öne çıkan ürünlerimiz, Borusan Cat’in güçlü ürün portföyünü tamamlayarak Türk inşaat ve tarım sektörlerinin ihtiyaçlarına etkili bir biçimde yanıt verecek.” 1973 yılında İtalya’da kurulan Faresin Industries, özellikle teleskopik yükleyiciler ve tarım makineleri alanında geliştirdiği teknolojilerle uluslararası pazarda güçlü bir konuma sahip. Elektrikli modelleriyle sürdürülebilirlik odaklı çözümler sunan şirket, inovasyon ve kalite odağında üretim yaklaşımıyla öne çıkıyor. Bu iş birliğiyle Borusan Cat, teleskopik yükleyiciler segmentine güçlü bir giriş yaparken; müşterilerine makine, yedek parça ve servis hizmetlerini entegre şekilde sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk e-Dekont Sistemine Geçen İlk Katılım Bankası Oldu Haber

Kuveyt Türk e-Dekont Sistemine Geçen İlk Katılım Bankası Oldu

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan kılavuz doğrultusunda e-Dekont entegrasyonunu canlıya alarak e-Dekont sistemine geçen ilk katılım bankası oldu. Tüm bankacılık sektörü içinde ise bu altyapıyı devreye alan üçüncü banka olarak dijital dönüşümde öncü rolünü bir kez daha ortaya koydu. Kuveyt Türk işbirimleri ve iştiraki Architecht uygulama geliştirme ekiplerinin ortak çalışmasıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yeni tasarlanan e-Dekont altyapısında 400’ün üzerinde dekont türü için dönüşüm çalışması tamamlandı. Kağıtsız bankacılık ile verimliliğe katkı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın belirlediği standartlara uygun olarak geliştirilen sistem sayesinde bankacılık işlemleriyle entegre biçimde elektronik dekont üretimi sağlanırken, aynı zamanda GİB’e iletilmesi gereken rapor belgeleri de otomatik olarak oluşturulup dijital ortamda gönderilebilecek. Proje ile birlikte sunucu üzerinde kayıt altına alınan elektronik belgeler sayesinde güçlü bir dijital arşiv altyapısı oluşturulurken, özellikle mobil onay mekanizmasıyla dekont süreçlerinde yüzde 80’e varan kağıt tasarrufu hedefleniyor. Bu dönüşüm, Kuveyt Türk’ün sürdürülebilirlik ve kağıtsız bankacılık vizyonuna önemli katkı sunarken, yazıcı, sarf malzeme ve fiziki arşiv maliyetlerinde de ciddi verimlilik sağlayacak. Şubeye gitmeden dekont erişimi Yeni sistem sayesinde müşteriler, dekontlarına dijital kanallar üzerinden kolayca ulaşabilecek; kaşe-imzalı fiziksel dekont ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kalkacak. Elektronik ortamda sunulan dekontlar, vergi tahsil alındısı ve gümrük vergisi alındısı gibi belgeler yasal mercilerde geçerli resmi belge niteliği taşıyacak. Ayrıca müşteriler denetim, mali kontrol veya resmi ibraz süreçlerinde geçmişe dönük orijinal dekont arşivlerini toplu şekilde dijital ortamda sunabilecek. e-Dekont entegrasyonu ile birlikte kağıt ve çıktı tüketimi azalacak, fiziki arşivleme maliyetleri ortadan kalkacak. İş gücü verimliliği artarken resmi süreçler dijital ortama taşınacak. Böylece hem müşteri deneyiminde hem de operasyonel süreçlerde yeni nesil bankacılık anlayışına uygun daha sade bir yapı sağlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Hayat Emeklilik’in Aktif Büyüklüğü 467 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Anadolu Hayat Emeklilik’in Aktif Büyüklüğü 467 Milyar TL’ye Ulaştı

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Gönüllü BES katılımcı sayısında, otomatik katılımda ise fon büyüklüğünde özel sermayeli şirketler arasındaki; 18 yaş altı müşteri segmentinde de sektör genelindeki liderliğini devam ettiren şirketimiz, istikrarlı büyümesini sürdürmektedir. Gönüllü BES ve otomatik katılım toplam fon büyüklüğümüz, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artarak 400 milyar TL’ye ulaşırken, katılımcı sayımız da 3,4 milyona yaklaştı. Anadolu Hayat Emeklilik, 393 bin çocuk katılımcısı ve 18 yaş altı katılımcı sayısında ulaştığı yüzde 23,2’lik pazar payı ile 18 yaş altı müşteri grubunda sektördeki öncü rolünü devam ettiriyor. Hayat sigortası prim üretimimiz, 2026 yılının ilk çeyreğinde geçtiğimiz yıla göre yüzde 29 oranında artarak 5,7 milyar TL’ye yaklaştı. Aktif büyüklüğümüz 467 milyar TL, özkaynaklarımız 10,6 milyar TL, net dönem kârımız ise 1,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.” "Türkiye’de 'Eşit Ücret Sertifikası' alan ilk emeklilik ve hayat sigortası şirketi olduk" Anadolu Hayat Emeklilik’in kadın ve erkek çalışanları arasında eşit işe eşit ücret ve eşit fırsat yaklaşımını da değerlendiren Kaygalak konuya ilişkin olarak “Çalışanlarımız arasında cinsiyetlerinden bağımsız olarak uyguladığımız eşit ücret ve eşit fırsat prensiplerimizle, uluslararası Eşit Ücret Vakfı (Equal-Salary Foundation) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda Eşit Ücret Sertifikası’nı Türkiye'de almaya hak kazanan ilk emeklilik ve hayat sigortası şirketi olduk. İsviçre merkezli bağımsız kuruluş tarafından yürütülen çok aşamalı denetim sürecinde; ücret verilerimiz, terfi mekanizmalarımız ve yönetim uygulamalarımız uluslararası standartlar çerçevesinde analiz edildi. Saha denetimleri ve çalışan mülakatlarını da içeren bu süreç sonunda, çalışanlarımız arasında cinsiyet temelli bir ücret farkı bulunmadığı tescillendi. Fırsat eşitliğini bir tercih değil, kurumsal sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz. 2025 yıl sonu itibarıyla çalışanlarımızın yüzde 57’sini, yöneticilerimizin ise yüzde 49’unu kadınlar oluştururken; doğum izni sonrası işe dönüş oranımız yüzde 94 olarak gerçekleşti. Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) imzacısı olarak, eşitlik yaklaşımımızı politika düzeyinden uygulama düzeyine taşımaya ve kapsayıcı çalışma kültürümüzü kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz” diye konuştu. "2025 Entegre Faaliyet Raporumuzu yayımladık" Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak, şirketin raporlama alanındaki başarılarına değinerek 2026’nın ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Faaliyet ve sürdürülebilirlik raporlarımızı bir araya getirerek hazırladığımız ikinci entegre faaliyet raporumuzu paydaşlarımızın bilgisine sunduk. IFRS Vakfı tarafından önerilen Entegre Raporlama Çerçevesi ve GRI standartları doğrultusunda hazırladığımız bu raporla; finansal sonuçlarımızı, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ve değer yaratma modelimizi bütünleşik bir bakış açısıyla ele aldık. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerimiz doğrultusunda; stratejik performansımızı, karbon ayak izini dengeleme çalışmalarımızı ve paydaşlarımıza sağladığımız değeri ayrıntılı bir biçimde ortaya koyduk.2026 yılının ilk çeyreğini kurumsal şeffaflık ve fırsat eşitliği alanındaki vizyoner adımlarımızla geride bırakırken; önümüzdeki dönemde de kapsayıcı iş kültürümüzü güçlendiren, sürdürülebilirliği odağında tutan ve tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen stratejilerimizi kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbon Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbon Dönüşümünü Hızlandırıyor

Bu kapsamda 28 Nisan’da Ankara’da düzenlenen Düşük Karbon Yolunda Yeni Nesil Çimentolar Zirvesi’nde sektör paydaşları, sürdürülebilir üretim, emisyon azaltımı ve geleceğin yapı malzemelerini ele aldı. Zirvenin açılışında konuşan Türkçimento CEO’su Volkan Bozay, sektörün üçüz dönüşümde önemli bir aşama kaydettiğini vurguladı. Sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna dikkat çeken Bozay, “Bugün burada yalnızca bir sektörü değil, aynı zamanda geleceğimizi, şehirlerimizi ve yaşam biçimimizi konuşuyoruz. Çimento sektörü, ekonomik kalkınmanın temel taşı olmasının ötesinde, sürdürülebilir bir dünyanın inşasında da kritik bir rol üstleniyor” dedi. Küresel ölçekte iklim değişikliğine uyumun artık bir zorunluluk haline geldiğini belirten Bozay, çimento sektörünün dönüşümün merkezinde yer aldığına işaret ederek, “Karbon yoğun bir sektör olarak dönüşümün merkezinde yer alıyor, aynı zamanda çözümün bir parçası olduğumuza inanıyoruz. Bu dönüşümün artık yalnızca Yeşil Dönüşüm olduğunu söyleyemeyiz. Bu nedenle biz sektör olarak Üçüz Dönüşüm stratejisini temel alıyoruz.” ifadelerini kullandı. Son yıllarda sektörün ana odak noktalarından birinin düşük karbonlu üretim ve emisyon azaltımı olduğunu vurgulayan Volkan Bozay, bu kapsamda öne çıkan aksiyonların klinker kullanım oranının azaltılması, karbon yakalama ve depolama teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı ve atık ısı geri kazanımı olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların entegre ve sistemsel olarak ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Bozay, Türkiye için en hızlı ve maliyet etkin çözümün klinker oranının düşürülmesi olduğuna da dikkat çekti. Klinker üretiminin enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli bir paya sahip olduğunu ifade eden Bozay, Ar-Ge çalışmaları sayesinde daha düşük klinker içeriğiyle geleneksel çimentolarla eşdeğer performans sunan ürünlerin geliştirildiğini ve bu ürünlerin “yeşil çimento” olarak tanımlandığını söyledi. TÜRKÇİMENTO öncülüğünde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucunda “Yeşil Çimento Kullanımının Yaygınlaştırılması Tebliği”nin 16 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bozay, kamu ihalelerinde klinker/çimento oranının 2025-2029 döneminde 0,80, 2030 sonrasında ise 0,75 ile sınırlandırıldığını belirtti. Bozay, “Tebliğin yürürlüğe girmesinden bu yana sektörümüzün yeşil çimento üretimine hızlı bir şekilde uyum sağladığını görüyoruz. Bugün ülkemizin tüm bölgelerinde, geleneksel çimentolarla eş değer performansta düşük emisyonlu ürünlere erişim mümkün” dedi. Söz konusu düzenleme ile önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu ve 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı sağlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Bozay, yeşil çimentonun özel sektörde de yaygınlaşması için bilgilendirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Dönüşüm sürecinin hızlanması için beton standartlarının güncellenmesi ve alternatif hammaddelere erişimin kolaylaştırılması gerektiğine de dikkat çeken Bozay, sektörün düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.