Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilirlik

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli İhracatçılara 2,16 Milyar TL İhracat Desteği Haber

Egeli İhracatçılara 2,16 Milyar TL İhracat Desteği

Devlet desteklerinin firmaların uluslararası arenada rekabetçiliklerine katkı sağladığını ve büyüme hedeflerine destek olduğuna dikkat çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Yeni bir pazara girmek, o pazarda kalıcı olmak ve markamızı büyütmek uzun vadeli emek ve kaynak gerektiriyor. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler, ihracatçılarımızın bu süreçlerdeki mali yükünü hafifleterek pazarlama, tanıtım, markalaşma ve ürün geliştirme çalışmalarına daha fazla kaynak ayırmasına katkı sağlıyor. Firmalarımızın mevcut müşterileriyle ilişkilerini güçlendirmeleri, yeni alıcılara ulaşmaları ve uluslararası rekabet güçlerini geliştirmeleri açısından bu destekleri çok değerli buluyoruz” dedi. Fuar ve markalaşma destekleri öne çıktı 2026 yılının ocak–eylül döneminde en yüksek destek tutarı, 674,7 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımında gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,5 artan bu desteği, yüzde 45,9 artışla 456,1 milyon TL’ye ulaşan Marka ve TURQUALITY desteği izledi. Yurt içi fuar katılım desteği de yüzde 67,3 artarak 258,2 milyon TL oldu. Yurt içi ve yurt dışı fuar katılım desteklerinin toplamı 932,9 milyon TL’ye ulaştı. Fuarların ihracatçıların alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağladığını belirten Öztürk, “Firmalarımız fuarlarda ürünlerini tanıtıyor, yeni iş bağlantıları kuruyor ve hedef pazarların beklentilerini yerinde görüyor. Fuar katılım destekleri bu temasların kurulmasını kolaylaştırırken, Marka ve TURQUALITY destekleri firmalarımızın uluslararası pazarlarda daha güçlü ve kalıcı bir konum edinmesine katkı sunuyor. İhracatımızın katma değerini artırmak için ürün kalitemizi tasarım, tanıtım ve markalaşmayla birlikte geliştirmeliyiz” ifadelerini kullandı. Küresel tedarik zinciri ve e-ihracatta güçlü artış Küresel tedarik zinciri desteği, 2025 yılının ilk dokuz ayında 425 bin TL düzeyindeyken 2026 yılının aynı döneminde 192,3 milyon TL’ye yükseldi. Bu kalemde sonuçlandırılan dosya sayısı 1’den 22’ye çıktı. E-ihracat destekleri ise yüzde 104,1 artışla 79,2 milyon TL’ye ulaştı. Yurt dışı birim desteği yüzde 74,7 artarak 110 milyon TL’ye, pazara giriş belgeleri desteği yüzde 14,5 artarak 156,3 milyon TL’ye yükseldi. Sektörel heyetlere yönelik destekler yüzde 53,2 artışla 76,7 milyon TL, UR-GE proje desteği ise yüzde 37,4 artışla 68,1 milyon TL olarak gerçekleşti. Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği – Responsible® Programı kapsamında sağlanan destek, yüzde 351,4 artarak 3,6 milyon TL’den 16,1 milyon TL’ye yükseldi. Sonuçlandırılan dosya sayısı 6’dan 37’ye çıktı. Tasarım ve ürün geliştirme projesi desteği de yüzde 19,8 artışla 5,7 milyon TL’ye ulaştı. Küresel tedarik zincirlerine katılımın, firmalarımızın uluslararası alıcılarla daha uzun vadeli iş ilişkileri kurması açısından önemli bir fırsat sunduğunun altını çizen EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “E-ihracat ise farklı ülkelerdeki müşterilere dijital kanallardan ulaşma imkânını genişletiyor. Pazara giriş belgeleri, yurt dışı birim, sektörel heyet ve UR-GE destekleriyle birlikte bu araçlar, ihracatçılarımızın pazarlarını çeşitlendirmesine ve farklı satış kanallarında varlık göstermesine katkı sağlıyor. Yeşil dönüşüm ve tasarım rekabetçiliği güçlendiriyor. Sürdürülebilirlik ve tasarım ihracatın geleceğinde belirleyici. Alıcıların beklentilerine uygun ürün geliştirmek ve sürdürülebilir üretim yetkinliklerimizi güçlendirmek, firmalarımızın pazarlardaki konumunu destekliyor. Yeşil dönüşüm ve tasarım alanındaki destekler bu nedenle gelecekteki rekabet gücümüze yapılan bir yatırım niteliği taşıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına uygun desteklerden yararlanmasına aracılık etmeyi sürdüreceğiz. Firmalarımızı, ihracat planlarını oluştururken Ticaret Bakanlığımızın desteklerini de değerlendirmeye davet ediyoruz. Ticaret Bakanlığımız 2026 yılı için 45 milyar TL’lik ihracat desteği bütçesi oluşturdu. 2027 yılı bütçe taslağında 65 milyar TL’ye çıkarılması planlanıyor. Bu kaynağı çok kıymetli buluyoruz ancak ihracat desteklerine ayrılan bütçenin toplam ihracatımızın yüzde 1’i seviyesine çıkarılmasını bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Lease, Proparco İle 50 Milyon Euroluk Kredi Anlaşmasına İmza Attı Haber

Ak Lease, Proparco İle 50 Milyon Euroluk Kredi Anlaşmasına İmza Attı

Ak Lease, sürdürülebilir yatırımların finansmanına yönelik uluslararası kaynaklarını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Proparco ile 50 milyon euro tutarında kredi anlaşmasına imza attı. Yeni imzalanan anlaşma kapsamında sağlanan finansman, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına kaynak sağlayacak. Ak Lease, uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiği iş birlikleriyle reel sektörün sürdürülebilir dönüşümünü desteklerken, işletmelerin enerji dönüşümü ve verimlilik odaklı yatırımları için finansmana erişim olanaklarını genişletmeyi hedefliyor. “Sürdürülebilir dönüşümü uluslararası kaynaklarla desteklemeye devam ediyoruz” Ak Lease Genel Müdürü Eser Okyay, Proparco ile gerçekleştirilen kredi anlaşmasını şöyle değerlendirdi: “Sürdürülebilirlik, finansman yaklaşımımızın temel başlıklarından biri. Proparco ile imzaladığımız 50 milyon euro tutarındaki kredi anlaşmasıyla yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına verdiğimiz desteği büyütüyoruz. Uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri, kaynak yapımızı çeşitlendirmenin yanı sıra işletmelerin dönüşüm yatırımlarını destekleme kapasitemize de önemli katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarımızı ve uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’nin enerji dönüşümüne ve reel sektörün uzun vadeli yatırım hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Proparco Avrasya Bölge Direktörü Steven Gardon ise şunları söyledi: “Proparco ile Ak Lease, yaklaşık 20 yıldır Türk özel sektörünü desteklemeye odaklanan ve özellikle yeşil yatırımlara ağırlık veren uzun soluklu bir iş birliği yürütüyor. Bu yıl kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 yaklaşırken, bu iş birliği, finansal kuruluşların daha sürdürülebilir bir ekonomiye geçişi hızlandırmak ve işletmelerin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını desteklemek üzere harekete geçirilmesinin önemini ortaya koyuyor.” Ak Lease Hakkında 1988 yılında Akbank iştiraki olarak kurulan Ak Lease, 35 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen finansal kiralama şirketlerinden biridir. Üretimden inşaata, ulaşımdan enerji ve sağlığa kadar birçok sektöre uygun maliyetli finansal kiralama çözümleri sunan şirket, uzun vadeli ve esnek ödeme planlarıyla yatırımları destekleyerek Türkiye’nin geleceği ve kalkınmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Türkiye’de leasing sektörünün tescilli ilk sürdürülebilirlik temalı ürünü ECOLease ile çevreci yatırımlara öncülük eden Ak Lease, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık ve su yönetimi projelerine finansman sağlamaktadır. İstanbul, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Gaziantep ve İzmir’deki toplam 11 şubesiyle faaliyet gösteren Ak Lease; uluslararası ve yerel kuruluşlarla geliştirdiği iş birlikleriyle işletmeler için sürdürülebilir finansman sağlamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali Başlıyor Haber

21. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali Başlıyor

Bu yıl 29 Ekim - 1 Kasım 2026 tarihleri arasında yirmi birincisi gerçekleştirilecek olan Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, zeytinin yanı sıra zengin kültürel etkinlikleri, panelleri, söyleşileri, sergileri ve birbirinden ünlü isimlerin sahne alacağı konserleriyle kenti festival alanına çevirecek. Ayvalık Belediyesi başta olmak üzere bölgedeki kurum ve odaların iş birliğiyle hazırlanan festival programı, "ölmez ağacın" izinde geçmişten geleceğe köprü kuran çok yönlü bir içerik sunuyor. Festivalin Yıldızları Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde Sahne Alacak Kültür ve sanatın buluşma noktası olan Kırlangıç Yaşam Merkezi Çim Alan Sahne, festival boyunca her akşam saat 20.30'dan itibaren unutulmaz konserlere sahne olacak: 29 Ekim Perşembe (Saat 21.00): Feridun Düzağaç 30 Ekim Cuma (Saat 20.30): Gökçe 31 Ekim Cumartesi (Saat 20.30): Ümit Sayın Panel ve Söyleşilerle Zeytinin, Turizmin ve Geçmişin Değerleri Konuşulacak Festival sadece eğlencesiyle değil, alanında uzman isimlerin katıldığı nitelikli oturumlar ve panellerle de dikkat çekiyor: Zeytinyağında Markalaşma ve Sürdürülebilirlik Masaya Yatırılıyor "Zeytinyağında Markalaşma ve Sürdürülebilirlik" paneli, 31 Ekim Cumartesi günü saat 11.00 - 12.00 arasında gerçekleşecek. Sektörün Köklü Temsilcileri ve Uzmanlar Bir Arada Deneyimli tarım yazarı Bilge Keyhubat’ın moderatörlüğünü üstleneceği panelde, alanında uzman isimler ve köklü markaların temsilcileri bilgi ve tecrübelerini paylaşacak: Bilge Keyhubat — Moderatör / Tarım Yazarı Mehmet Cavlı — Cavlıhane 1885 Butik Hotel Kurucusu Deniz Sabuncugil — Sabuncugil Zeytinyağları IV. Kuşak Temsilcisi Halil Sucu — Özgün Zeytinyağları III. Kuşak Temsilcisi Ölmez Ağacın Peşinde: 31 Ekim Cumartesi günü saat 12.00 – 13.00 arasında gazeteci-yazar Zeynep Bilgehan ile gazeteci, yazar, sosyolog ve siyaset bilimci Prof. Dr. Artun Ünsal zeytinin kültürel ve tarihsel yolculuğunu masaya yatıracak. Zeytin, Zeytinyağı ve Müzecilik: Aynı gün saat 13.00 – 14.00 arasında A. Nedim Atilla ve Dr. Levent Köstem zeytinyağı müzeciliğinin önemini katılımcılarla paylaşacak. Yerel Değerden Küresel Markaya: 31 Ekim Cumartesi saat 14.00 – 15.00 arasında düzenlenecek panelde Türk mutfağı ve Ayvalık zeytinyağının dünya yolculuğu Sezer Altan moderatörlüğünde; Banu Şen, Prof. Dr. Onur Özveri, Doç. Dr. Betül Öztürk ve Şef Binali Yılmaz tarafından tartışılacak. Ayvalık’ta Turizmin Dünü, Bugünü ve Yarını: 1 Kasım Pazar günü saat 13.30 – 14.30 seansında Ümit Özgültekin moderatörlüğünde Mehmet Gülümser kentin turizm vizyonunu değerlendirecek. Yüzyılı Aşan Şirketler: 1 Kasım Pazar günü saat 14.30 – 15.30 arasında köklü geçmişe sahip markaların hikâyeleri Asude Alkaylı moderatörlüğünde Mehmet Cavlı, Deniz Sabuncugil ve Halil Sucu'nun katılımlarıyla ele alınacak. Ahde Vefa: "Ayvalık’ın Son Ustaları" Belgeseli ve Anlamlı Konferanslar Ayvalık'ın kaybolmaya yüz tutmuş zanaat kültürünü ve emektar ustalarını onurlandırmak amacıyla hazırlanan "Ayvalık’ın Son Ustaları" Belgesel Film Gösterimi, 1 Kasım Pazar günü saat 12.30 – 13.30 saatleri arasında izleyiciyle buluşacak. Gösterimde Adnan Ok (teneke ustası), Ahmet Örs (ayakkabı ustası), Menderes Işık (kuyum ustası), Hüseyin Ateşcan (sıcak demir ustası) ve Ali Murat Harşin (sabun ustası) gibi kentin simge isimlerinin hikâyeleri ekranlara taşıyacak. Ayrıca sosyal sorumluluk bilinciyle hazırlanan, 1 Kasım Pazar günü 12.00 – 13.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek "Bir Umut Hikâyesi: Erken Tani Hayat Kurtarır" konferansında ise Av. Canan Özen ve Oya Pardak katılımcılara hayati bilgiler aktaracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom, COP31’de Küresel Dijital Dönüşümün Destekçisi Olacak Haber

Türk Telekom, COP31’de Küresel Dijital Dönüşümün Destekçisi Olacak

Teknolojiyi sürdürülebilir bir geleceğin en güçlü araçlarından biri olarak konumlandıran Türk Telekom, COP31 kapsamında teknoloji gücünü ve sürdürülebilirlik vizyonunu Antalya’ya taşıyor. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı ve küresel iklim gündeminin en önemli buluşmalarından biri olan COP31’de en üst düzey sponsorluk kategorisi “Master Partner” olarak yer alan Türk Telekom, aynı zamanda “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak zirvenin dijital ihtiyaçlarını uçtan uca çözümlerle karşılıyor. Buluşmanın güçlü bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesi için çalışmalarını sürdüren Türk Telekom; enerji verimliliğini destekleyen yeni nesil teknolojileri, uçtan uca çözümleri, güçlü fiber ve mobil ağıyla COP31’in dijital omurgasını oluşturuyor. Zirve alanında veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan bütüncül bir sistem hazırlayan Türk Telekom, COP31 zirvesini fiber hızıyla dünyaya bağlamaya hazırlanırken; 5G teknolojisi dahil yüksek kapasite ve tam kapsama sağlayacak çözümlerle etkinliğin dijital dünyasını şekillendiriyor. Türk Telekom, BM yetkilileri, ülke delegasyonları, diğer katılımcılar ve ziyaretçilere güçlü bir bağlantı deneyimi sunulması amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. “Geleceğin kararlarını Türk Telekom teknolojisiyle dünyaya taşıyacağız” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca bağlantı sağlayan bir güç olarak değil, ekonomik ve toplumsal değer yaratan, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir geleceğin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. ‘Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğu için 2005’ten bu yana 24,5 milyar dolar yatırım gerçekleştirirken; fiber altyapımızı güçlendiriyor, yeni nesil ağ teknolojileri geliştiriyor, çevre dostu teknolojileri şebekemize entegre ediyor ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yarına Sözümüz Var’ yaklaşımımız doğrultusunda, bugün gerçekleştirdiğimiz yatırımların yarının dünyasına katkı sunması için çalışıyoruz. Bu vizyonumuz doğrultusunda Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’de en üst düzey sponsorluk kategorisi olan ‘Master Partner’ olarak yer alıyoruz. Aynı zamanda COP31’in ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak geleceğimize yön verecek iklim kararlarını teknoloji gücümüzle Antalya’dan tüm dünyaya taşıyacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine yerleştirirken, bu yaklaşımımızı COP31’e taşıdığımız teknoloji gücümüzle somutlaştırıyoruz. Enerji verimliliğini odağına alan yeni nesil teknolojilerimiz, kaynakların etkin kullanımını destekleyen dijital çözümlerimiz, güçlü fiber ve mobil ağımızla zirvenin teknoloji altyapısını sürdürülebilirlik anlayışımız doğrultusunda hayata geçiriyoruz. COP31’de de bu teknoloji ve yatırım gücümüzü sahaya taşıyarak zirvenin ihtiyaç duyduğu iletişim altyapısını uçtan uca sağlayacağız. Teknolojinin dönüştürücü gücünü sürdürülebilirlik anlayışımızla birleştirerek gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. COP31’in iletişimi için uçtan uca teknoloji altyapısı COP31’in yüksek performanslı bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesi için çalışmalarını sürdüren Türk Telekom; veri merkezleri, network ve siber güvenlik operasyon merkezleriyle organizasyonun dijital altyapısını destekliyor. Canlı yayınlar için hazırlanan fiber altyapı ve yüksek kapasite ile performans sunan yedekli santral altyapısı sayesinde zirvenin iletişim ihtiyaçlarının güvenli biçimde karşılanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kılıç Ali Kantar CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un Yeni Genel Müdürü Oldu Haber

Kılıç Ali Kantar CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un Yeni Genel Müdürü Oldu

Dünyanın önde gelen uluslararası lüks otel markalarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Kantar, otel açılışları, operasyonel mükemmellik, ticari performansın geliştirilmesi ve misafir deneyimi alanlarındaki güçlü birikimini, İstanbul’un köklü ve lüks otellerinden biri olan CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’a taşıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra Anadolu Üniversitesi’nde İşletme lisansı yapan Kılıç Ali Kantar, ileri düzey İngilizce bilgisine sahiptir. Kariyeri boyunca The Luxury Collection, JW Marriott, Mandarin Oriental, Fairmont ve Raffles gibi bir çok global markada görev alan Kantar, lüks konaklama sektöründeki uzmanlığı ve stratejik yönetim yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Son olarak Ankara’da Lugal, A Luxury Collection Hotel ve Sheraton Ankara Hotel & Convention Center’da Çoklu Otel Genel Müdürü olarak çalışan Kantar, iki farklı marka segmentindeki operasyonların yönetimini üstlenerek finansal performans, hizmet kalitesi ve misafir memnuniyeti alanlarında önemli başarılara imza attı. Kantar’ın profesyonel geçmişinde, uluslararası lüks otelcilik sahnesinde önemli yere sahip olan Mandarin Oriental Bosphorus, D Maris Bay Marmaris, Fairmont Quasar Istanbul, Raffles Istanbul ve JW Marriott Hotel Istanbul Marmara Sea gibi prestijli oteller bulunuyor. Özellikle açılış süreçleri, markalı rezidans operasyonları, hizmet standartlarının geliştirilmesi ve yüksek performanslı ekiplerin oluşturulması konularındaki deneyimiyle dikkat çeken Kantar, görev aldığı işletmelerin uluslararası kalite standartları doğrultusunda konumlandırılmasına katkı sağladı. Görev yaptığı otellerde Forbes Travel Guide derecelendirmeleri, uluslararası marka ödülleri ve misafir memnuniyeti sonuçlarıyla öne çıkan Kantar, stratejik planlama, bütçe ve kârlılık yönetimi, gelir optimizasyonu, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında da kapsamlı bir birikime sahiptir. JW Marriott Hotel Istanbul Marmara Sea’deki görevinde Yılın Oteli ve Spirit to Serve Award gibi önemli başarılarda katkısı bulunan Kantar, Lugal bünyesindeki çalışmalarıyla da Marriott International CEO’su tarafından 2024 ve 2025 yıllarında Spirit to Serve Award ile ödüllendirildi. Kantar, yeni görevinde CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un özgün kimliği ve üstün hizmet anlayışı doğrultusunda misafir deneyiminin geliştirilmesine, ekibin yetkinliklerinin artırılmasına ve otelin uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesine liderlik edecek. Panoramik Boğaz manzaralı odaları ve süitlerinin yanı sıra farklı gastronomi konseptleri, restoran ve barlarıyla misafirlerine kapsamlı bir deneyim sunan otel; İstanbul manzarasına açılan teras alanları, toplantı ve etkinlik mekânlarıyla hem bireysel hem de kurumsal konuklara hitap ediyor. Otelin Safira Spa & Fitness ve Wellness merkezi ise konaklama deneyimini spa, spor ve kişisel bakım olanaklarıyla tamamlıyor. CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un konaklama anlayışı, yalnızca hizmet kalitesiyle değil, bulunduğu bölgenin tarihî ve kültürel dokusuyla kurduğu ilişkiyle de öne çıkıyor. Şehrin önemli kültür, sanat, moda, alışveriş ve iş merkezlerine yakın konumu sayesinde otel, İstanbul’u keşfetmek isteyen uluslararası ziyaretçilerden iş dünyasının temsilcilerine kadar geniş bir misafir kitlesine ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üsküdar Üniversitesi 18 Çalışmasıyla COP31’de Yer Alacak! Haber

Üsküdar Üniversitesi 18 Çalışmasıyla COP31’de Yer Alacak!

Üniversitenin 2 araştırma projesi ortak dijital ekranlarda tanıtılırken, 16 çalışması stant alanında yer alacak. Üsküdar Üniversitesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir gelecek hedefleri doğrultusunda geliştirdiği bilimsel projelerini uluslararası platforma taşıyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında Üsküdar Üniversitesi COP31 Koordinatörlüğü tarafından yürütülen başvuru sürecinde, üniversitenin farklı akademik birimlerinden toplam 18 çalışma YÖK'e sunuldu. Başvuruların tamamı COP31 YÖK Pavilyonu katılım programına kabul edildi. Kabul edilen çalışmalar arasında araştırma projelerinin yanı sıra ticarileşme potansiyeline sahip yenilikçi teknolojiler, uluslararası iş birliği girişimleri ve iklim değişikliğinin farklı boyutlarını ele alan bilimsel etkinlikler bulunuyor. İki araştırma projesi dijital ekranlarda tanıtılacak Açıklanan katılım programına göre, Üsküdar Üniversitesinin iki araştırma projesi ortak dijital ekran sunumlarında yer alacak. Bu projelerden ilki, Prof. Dr. Müge Arslan'ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen, “Kahramanmaraş İlindeki Deprem sonrasında Depremzedelere Verilen Yemeklerin ve Yemek Dağıtım Noktalarına Gelen Gıda Yardım Ürünlerinin, Çölyaklı bireyler için Gıda İhtiyacını Karşılama Durumunun Değerlendirilerek Beklenilen Olası Depremlerde İlk Müdahale Beslenme Kiti Çantası” çalışması olacak. Afet dönemlerinde özel beslenme gereksinimi bulunan bireylerin yaşadığı güçlüklere odaklanan proje, afetlere hazırlık ve gıda güvenliği açısından önem taşıyor. Dijital ekranlarda tanıtılacak ikinci çalışma ise Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş'ın yürütücülüğündeki “Altın İşleme Endüstrisi Atıksularının Elektrokoagülasyon Prosesi ile Arıtımı: Uygulanabilirlik ve Performans Analizi” başlıklı araştırma olacak. Endüstriyel atıksuların arıtılmasına yönelik teknolojik çözümleri ele alan proje, çevresel sürdürülebilirlik ve su kaynaklarının korunması açısından değerlendirilecek. Hidrojen depolama, tarım biyoteknolojisi ve çevre etiği COP31'de Stant alanında yer alacak projeler arasında ise Prof. Dr. İbrahim Özdemir'in yürütücülüğündeki uluslararası iş birliği projesi “Al-Mizan: An Islamic Covenant for the Earth from Concept to Practice”, Doç. Dr. Müge Ensari Özay'ın yürütücülüğündeki “Güvenli Gaz Hidrojen Tankı Tasarımı Geliştirilmesi ve Prototip İmalatı” ve Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan'ın yürütücülüğündeki “CRISPR/Cas Teknolojisi Kullanılarak Pamuk Bitkisi Kalitesinin Artırılması (ASTER TEKSTİL PAMUK PROJESİ)” başlıklı çalışmalar yer alıyor. Kabul edilen beş proje; gıda güvenliği, hidrojen depolama, atıksu arıtma teknolojileri, çevre etiği ve sürdürülebilir tarım biyoteknolojisi alanlarında geliştirilen disiplinlerarası çalışmaları kapsıyor. 13 bilimsel etkinlik önerisi kabul edildi Üsküdar Üniversitesi’nin COP31 kapsamında sunduğu 13 seminer ve etkinlik önerisi de YÖK tarafından kabul edilerek stant programına dahil edildi. İklim değişikliği, çevresel farkındalık, gıda ve tarım, toplumsal sağlık, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm başlıklarını kapsayan etkinliklerle, bilimsel bilginin toplumla buluşturulması ve iklim krizine yönelik farkındalığın artırılması hedefleniyor. Böylece üniversite, yalnızca araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarıyla değil, iklim değişikliğinin sosyal ve sağlıkla ilişkili etkilerini ele alan bilimsel etkinlikleriyle de COP31'de temsil edilecek. “COP31'e Doğru” seminerleriyle iklim değişikliği farklı yönleriyle ele alınıyor Üsküdar Üniversitesi, konferans öncesinde düzenlediği bilimsel etkinliklerle de COP31 hazırlıklarını sürdürüyor. “COP31'e Doğru: Sürdürülebilir Gelecek Seminerleri” ve “COP31: İklim Değişikliğinde Disiplinlerarası Yaklaşımlar” webinar serileri kapsamında iklim değişikliğinin çevresel, teknolojik, toplumsal ve sağlıkla ilişkili boyutları akademisyenlerin katılımıyla değerlendiriliyor. Farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiren etkinliklerde, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı; enerji, üretim, gıda, sağlık ve toplumsal yaşam gibi çok sayıda alanı etkilediği üzerinde duruluyor. Üniversite-sanayi iş birliğiyle yeşil sanayileşme gündemde Üsküdar Üniversitesi, COP31 hazırlıkları kapsamında üniversite-sanayi iş birliğine yönelik çalışmalarını da kamuoyuyla paylaşıyor. ÜÜ TV'de yayımlanan “ARGEYEP ile Proje Yolculuğu” programında, COP31'e doğru yeşil sanayileşme ve yenilikçi teknolojilerin sürdürülebilir üretime katkısı ele alındı. Karbonsan A.Ş. AR-GE Merkezi Yöneticisi Nurcan Mert'in konuk olarak yer aldığı programda, “Güvenli Gaz Hidrojen Tankı Tasarımı Geliştirilmesi ve Prototip İmalatı” projesi odağında üniversite-sanayi iş birliği ve yenilikçi teknolojilerin yeşil sanayileşmeye katkıları değerlendirildi. Üsküdar Üniversitesi, bilimsel araştırma, disiplinler arası iş birliği ve toplumsal katkı odaklı çalışmalarıyla iklim değişikliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akçansa’nın Satışları İlk Dokuz Ayda 23,1 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Akçansa’nın Satışları İlk Dokuz Ayda 23,1 Milyar TL’ye Ulaştı

Heidelberg Materials ana hissedarlığında sektör yolculuğuna devam eden Akçansa, 2026 yılı ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Enflasyon muhasebesi (TMS 29) uygulanarak hazırlanan sonuçlara göre şirketin satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 artarak 23,1 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde net kâr yüzde 7,1 artışla 677 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirketteki yeni dönemle birlikte ortaklık yapısında da değişim yaşandı. Zorunlu pay alım teklifinin tamamlanmasının ardından Heidelberg Materials’ın Akçansa’daki payı yüzde 94,8’e ulaşırken, halka açık ve diğer payların sermayeye oranı yüzde 5,2 oldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş şunları kaydetti: “Yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi talep, özellikle faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde güçlü seyretti. Hazır beton satış hacmimizdeki büyümeyi daha doğru ürün karması ve maliyetlerimizdeki katı disiplinimizle destekleyerek operasyonel kârlılığımızı artırdık. Yılın üçüncü çeyreğinde net kârımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45,5 oranında artırarak 779 milyon TL’ye yükselttik. Bu dönemde nakit yaratma kabiliyetimizin güçlenmesi de bizim için sevindirici bir sonuç. Fiyat ve maliyet koşullarının öne çıktığı bu dönemde, maliyet ve işletme sermayemizi disiplinli yöneterek kârlılığımızı ve finansal dayanıklılığımızı güçlendirmeye devam ettik.” Akçansa’nın yeni dönem yatırım planları arasında yer alan Samsun Ladik Fabrikası’ndaki modernizasyon projesinde de yeni bir aşamaya geçildi. Pre-kalsinasyon yatırımını da içeren, üretim kapasitesinin artırılması ve enerji verimliliğinin geliştirilmesini hedefleyen proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş, Heidelberg Materials’ın ana hissedarlığında şekillenen yeni dönemin önceliklerini ise şöyle anlattı: “Heidelberg Materials’ın küresel bilgi birikimi ve deneyimlerini Akçansa’nın yerel gücü ve yetkinlikleriyle bir araya getirirken önceliğimiz, operasyonlarımızı daha verimli hale getirmek, kaynaklarımızı etkin kullanmak ve uzun vadeli rekabet gücümüzü geliştirmek. Rekabet gücümüzü daha da üst seviyeye taşımanın önemli bir parçası da sürdürülebilirlik. İlk dokuz ayda alternatif yakıt kullanım oranımız yaklaşık yüzde 22 seviyesinde gerçekleşirken, CO₂ emisyon yoğunluğumuzu ton başına 691 kilogramdan 674 kilograma düşürdük. Sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçlerimizle sınırlı görmüyor; faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde çevresel ve toplumsal fayda yaratmayı da sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Eğitimden çevrenin korunmasına uzanan farklı alanlarda, yerel ihtiyaçları gözeten ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de operasyonlarımızdaki dönüşümü çevresel ve toplumsal etkimizi gözeten bir yaklaşımla ilerletmeye kararlıyız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğüne Sezgin Yılmaz Atandı Haber

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğüne Sezgin Yılmaz Atandı

Bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektörünün önde gelen kuruluşlarından Anadolu Hayat Emeklilik’in Genel Müdürlük görevine Sezgin Yılmaz atandı. Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nden mezun olan Yılmaz, çalışma hayatına 1997 yılında Türkiye İş Bankası Bursa Şubesi’nde memur olarak başladı. Bankanın farklı kademelerinde görev alan Yılmaz, 2012 yılında KOBİ Kredileri Tahsis Bölümü Kayseri Bölge Müdürü, 2015 yılında KOBİ Kredileri Tahsis Bölümü İzmir Merkez I. Bölge Müdürü, 2016 yılında KOBİ ve İşletme Bankacılığı Satış Bölümü İzmir Merkez II. Bölge Satış Müdürü olarak atandı. Yılmaz, 2017 yılında Destek Hizmetleri ve Satın Alma Müdürü, 2018 yılında ise Satın Alma Müdürü olarak görev yaptı. 29 Mart 2019 tarihinde Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen Yılmaz, 29 Temmuz 2020 tarihinde Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcılığı görevine atanırken, 24 Mart 2023 tarihinde de Anadolu Hayat Emeklilik Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Sezgin Yılmaz, gerekli yasal izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü olarak görevine başlayacak. Ekim 2024’ten bu yana Şirketin Genel Müdürlüğünü yürüten Serkan Uğraş Kaygalak, Anadolu Sigorta’da üstleneceği yeni görevi sebebiyle Genel Müdürlük görevini Sezgin Yılmaz’a devredecek. Anadolu Hayat Emeklilik Hakkında: Bireysel emeklilik ve hayat sigortaları branşlarında faaliyet gösteren Anadolu Hayat Emeklilik, 1990 yılında “Türkiye’nin ilk hayat sigortası şirketi” olarak kuruldu. Halka açık ilk emeklilik şirketi olan Anadolu Hayat Emeklilik; hayat sigortası, bireysel emeklilik ve otomatik katılım kapsamında sayısı 5 milyona ulaşan müşteriye hizmet veriyor. Bireysel emeklilik ile otomatik katılım kapsamında 3 milyonu aşan katılımcıya hizmet veren Anadolu Hayat Emeklilik, gönüllü BES katılımcı sayısı ve otomatik katılım fon büyüklüğünde özel şirketler arasında lider konumda bulunuyor. Genel Müdürlüğü İstanbul'da bulunan şirketin; Ankara'daki Merkez Ofisi’nin yanı sıra İstanbul’da 3, Ankara’da 2, Adana, Bursa, İzmir, Antalya, Kocaeli, Samsun ve Diyarbakır’da birer adet olmak üzere toplam 12 Bölge Satış Müdürlüğü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ise şubesi bulunuyor. Anadolu Hayat Emeklilik; 503’ü direkt satış ekibi olmak üzere 1.166 çalışanı, 431 özel acentesi ve 996 Türkiye İş Bankası, 96 Anadolubank, 6 Türk Bankası şubesine ilaveten 75 broker aracılığıyla hizmet sunuyor. Eşit Ücret ve Fırsat Sertifikası’nı Türkiye'de almaya hak kazanan ilk emeklilik ve sigorta şirketi olan Anadolu Hayat Emeklilik, ayrıca bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektöründen BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giren ilk şirket olma özelliğini de taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıda Sektörünün Nabzı  12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde Atacak Haber

Gıda Sektörünün Nabzı 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde Atacak

TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar ve Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilir Gıda Platformu Başkanı Semra Sevinç, ortak demeçlerinde gelecek kuşakların üretim ve beslenme koşullarını güvence altına almak için sektör genelinde güçlü bir iş birliği gerektiğini vurguladılar. İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve tedarik zincirlerindeki belirsizlikler, gıda sektöründe üretimin sürekliliğini ve kaynakların verimli kullanımını giderek daha önemli hale getiriyor. TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) ile Sürdürülebilirlik Akademisi’nin bu yıl 12’ncisini düzenlediği Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini sektörün ortak gündemine taşıyacak. Zirve; iklim, su ve doğanın korunmasından rejeneratif tarıma, dayanıklı tedarik zincirlerinden döngüsel üretime, sağlıklı ve erişilebilir beslenmeden inovasyon ve teknolojiye uzanan kapsamıyla sektörel dönüşüme odaklanacak. İş dünyası liderleri, akademisyenler ve uzmanların katkılarıyla küresel gelişmeleri Türkiye gıda sektörünün ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefleyen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi; uygulanabilir çözümlerin paylaşılmasına, yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve daha dayanıklı, adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için ortak adımların güçlendirilmesine zemin oluşturacak. “Bugünün kararları gelecek kuşakların beslenme koşullarını belirliyor” Zirveye ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sektörünün geleceğini güvence altına almak için üretim, teknoloji ve kamu politikaları arasında güçlü bir bağ kurulması gerektiğini belirtti. Sidar, “Gıdada sürdürülebilirliği konuşurken üretimin hangi koşullarda devam edeceğini, suyumuzu ve toprağımızı nasıl koruyacağımızı, toplumun güvenilir gıdaya erişimini nasıl sağlayacağımızı birlikte ele almamız gerekiyor. Bugün aldığımız kararlar, gelecek kuşakların üretim imkanlarını ve beslenme koşullarını da belirliyor. Üzerimizdeki bu sorumluluk, kısa vadeli ihtiyaçlarla uzun vadeli hedefler arasında tutarlı bir ilişki kurmayı gerektiriyor. Bir üreticinin karşılaştığı güçlüğü, sanayinin ya da tüketicinin gündeminden ayrı düşünemeyiz. Bu nedenle sektörün her halkasının birbirini dinlemesine, anlamasına ve birlikte çalışmasına ihtiyaç duyuyoruz. Bilimsel bilginin üretimde karşılık bulması, teknolojinin yaygınlaşması ve kamu politikalarının bu dönüşümü desteklemesi, aramızdaki iş birliğinin niteliğine bağlı” dedi. “COP31’in çıktılarını gıda sektörü açısından değerlendireceğiz” 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31’in çıktılarını gıda sektörü açısından değerlendirmek için önemli bir zemin sunacağını kaydeden Sidar, “Küresel iklim gündeminde alınan kararların tarım ve gıda üretimine nasıl yansıyacağını, sektörümüzün bu süreçte atması gereken adımları ve önündeki fırsatları birlikte ele alacağız. Gıdanın geleceği için sorumluluk üstlenen tüm paydaşlarımızı 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus İstanbul’daki bu buluşmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. “Kalıcı dönüşüm için tüm paydaşlar birlikte hareket etmeli” Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilir Gıda Platformu Başkanı Semra Sevinç ise zirveye ilişkin olarak şunları söyledi: “Gıdanın geleceğini güvence altına almak, bu sektörde nasıl değer yarattığımızı yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Sürdürülebilirlik; tarımsal üretimin devamlılığından gıda sanayinin rekabet gücüne, tedarik zincirlerinin dayanıklılığından tüketicinin güvenilir ve erişilebilir gıdaya ulaşmasına kadar sektörün geleceğini belirleyen stratejik bir konu. Bu dönüşümün kalıcı olması için üreticiden sanayiciye, perakendeden ev dışı tüketime kadar tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerekiyor. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde, tarımdan sanayiye, perakendeden ev dışı tüketime kadar tüm paydaşları buluşturarak dönüşümü hızlandıracak çözümleri ve somut adımları gündeme taşıyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.