Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilirlik Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilirlik Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu Haber

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu

Sirena Yachts filosunun zirvesini temsil eden Sirena 118, tersanenin daha büyük yat segmentindeki iddialı ve süregelen gelişimini gözler önüne seriyor. Yeni model; markanın verimlilik, yenilikçilik ve olağanüstü yaşam alanı sunma gibi temel felsefelerine sadık kalarak inşa edildi. Sirena 118'i ilk kez suda görmenin, Sirena Marine'deki herkes için son derece gurur verici bir an olduğunu belirten Sirena Marine CEO’su Çağın Genç, "Yeni amiral gemimiz, tüm ekibimizin uzmanlığını, işçiliğini ve vizyonunu en üst düzeyde sergiliyor. Bu lansman tersanemiz için büyük bir kilometre taşı ve bu eşsiz yatı Cannes Yachting Festival’de dünyaya tanıtmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yat mimarisini German Frers’in üstlendiği Sirena 118’in dış tasarımı tersane bünyesindeki ekip tarafından hayata geçirildi. 36 metrelik süper yat; markanın karakteristik dik pruvası ve verimli, tamamen GRP’den üretilmiş süratli deplasman gövdesine sahip. 300 GT’nin altında kalan Sirena 118, geniş iç hacimler ve son derece esnek üç güverteli bir yerleşim planı ile konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Hollandalı tasarımcı Cor D. Rover’ın imza attığı iç mekan, çağdaş zarafeti kapsamlı özelleştirme olanaklarıyla birleştiriyor. Altı misafir kamarasının konumlandırılabildiği yerleşim planında yat sahiplerine benzersiz bir seçenek de sunuluyor: Ana güvertedeki master kamarayı, denize doğrudan erişim sağlayan özel alt güverte dinlenme alanıyla birleştiren iki katlı ‘loft’ tipi bir süit. Standart donanımında yer alan 3.100 HP gücündeki çift MAN V12 motoruyla 16 knot azami sürate ulaşan Sirena 118, konforlu ve uzun menzilli seyir vadediyor. Performansı daha da ileri taşımak isteyenler için sunulan 3.800 HP'lik motor seçeneğiyle ise süper yatın azami sürati 21 knot'a kadar çıkabiliyor. Sirena 118, suyla buluşmasının ardından son donatım işlemleri de tamamlanarak 8-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 2026 Cannes Yachting Festival’deki ilk gösterimine doğru yola çıkacak. Sirena Yachts serisinin gelecek vizyonunun temsilcisi olan süper yat, ziyaretçileri markanın eşsiz lüks, yenilikçilik ve konfor anlayışını bizzat deneyimlemeye davet edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tosyalı'dan GES Yatırımı için Dev Anlaşma Haber

Tosyalı'dan GES Yatırımı için Dev Anlaşma

Şirket, toplam 1,2 GW kapasiteli güneş enerji santrali (GES) yatırımının ilk fazını oluşturan Osmaniye ve Niğde projeleri için, İspanya İhracat Kredi Kuruluşu Cesce teminatı kapsamında BBVA ile 187 milyon Euro tutarında İhracat Finansmanı Alıcı Kredisi Anlaşması imzaladı. Yıllık 15 milyon ton ham çelik üretim kapasitesiyle dünyanın lider küresel yeşil çelik üreticileri arasında yer alan Tosyalı, sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü alanındaki yatırımlarını uluslararası finansman kaynaklarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Tosyalı, toplam 1,2 GW kapasiteli Güneş Enerji Santrali yatırımının ilk fazını oluşturan Osmaniye ve Niğde projeleri için BBVA ile Cesce teminatı kapsamında 187 milyon Euro tutarında İhracat Finansmanı Alıcı Kredisi Anlaşması imzaladı. GE Vernova’nın Finansal Hizmetler iş birimi koordinasyonu ile harekete geçirilen bu finansman, toplam 261 MW kurulu güce sahip bu iki projenin hayata geçirilmesinde kullanılacak. Söz konusu işlem, GE Vernova’nın Türkiye’deki bir yenilenebilir enerji projesine yönelik olarak Cesce desteğiyle sağladığı ilk finansman olma özelliğini taşıyor. Proje, aynı zamanda GE Vernova’nın Türkiye’de güneş enerjisi projelerinin finansmanında bugüne kadar yaklaşık 850 milyon dolar tutarında kaynak sağlanmasında katkı sunan rolünü de güçlendiriyor. Bu iş birliği, GE Vernova’nın Türkiye’deki yerel varlığını daha da genişletirken, şirketin sunduğu teknolojiler halihazırda ülke genelinde yaklaşık 3,5 GW’lık güneş enerjisi kapasitesini destekliyor. Inogen (EPC Yüklenicisi) ve GE Vernova (Teknoloji Tedarikçisi), Osmaniye ve Niğde projelerinin kilit paydaşları olarak projelerde yer alıyor. Bu finansman, uluslararası finans kuruluşlarının Tosyalı'nın yeşil çelik ve enerji dönüşümüne yönelik uzun vadeli vizyonuna duyduğu güveni pekiştirirken, aynı zamanda şirketin küresel finans piyasalarındaki güçlü konumunu ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımları için finansman sağlama kabiliyetini de ortaya koyuyor. Tosyalı'nın 1,2 GW kapasiteli güneş enerji santrali yatırımı, daha önce hayata geçirdiği ve kendi segmentinde dünyanın en büyük çatı üstü güneş enerji santrallerinden biri olan 235 MW kurulu güce sahip yatırımının devamı niteliğini taşıyor. Şirket, toplam 1,4 GW kurulu güce ulaşacak bu yeni yatırımıyla öz tüketim odaklı yenilenebilir enerji alanında dünyanın en büyük projelerinden birini adım adım hayata geçiriyor. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat TOSYALI, finansman anlaşmasına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Enerji dönüşümü, bugün sanayide rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri haline geldi. Biz de Tosyalı olarak sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin merkezine koyuyor, üretimden enerjiye kadar tüm süreçlerimizi uzun vadeli bir bakış açısıyla dönüştürüyoruz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz ve toplam 1,4 GW kapasiteye ulaşacak GES yatırımımız, yalnızca kendi enerji ihtiyacımızı yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya yönelik bir yatırım değil, aynı zamanda enerji bağımsızlığımızı güçlendiren ve yeşil çelik üretimindeki küresel iddiamızı pekiştiren stratejik bir dönüşüm hamlesi. Böylesine büyük ölçekli yatırımların hayata geçirilmesinde güçlü uluslararası iş birlikleri ve sürdürülebilir finansman kaynaklarına erişim kritik öneme sahip. BBVA ile Cesce teminatı kapsamında imzaladığımız 187 milyon Euro tutarındaki İhracat Finansmanı Alıcı Kredisi Anlaşması, uluslararası finans kuruluşlarının Tosyalı’nın vizyonuna ve sürdürülebilir büyüme stratejisine duyduğu güvenin önemli bir göstergesi. GE Vernova ve Inogen ile kurduğumuz güçlü iş birliğiyle birlikte, ileri teknoloji, mühendislik ve finansman olanaklarını bir araya getirerek dünyanın en büyük öz tüketim odaklı GES projelerinden birini hayata geçiriyoruz. Tosyalı olarak yenilenebilir enerji yatırımlarımızla hem düşük karbonlu üretim hedeflerimize ulaşmayı hem de küresel yeşil çelik sektöründeki öncü konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Inogen Group Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Ali Murat SOYDAN: “Sanayide yeşil dönüşüm, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizin de en önemli gündem başlıklarından biri. Çözüm ortaklarımızla birlikte uzun yıllardır Türkiye enerji sektöründe başarıyla uyguladığımız uçtan uca çözüm modeli kapsamında edindiğimiz deneyimi, bugün yeşil dönüşüm hedefi doğrultusunda ilerleyen sanayicilerimizin ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümlere dönüştürebiliyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Konuya yalnızca finansman perspektifinden yaklaşmak sağlıklı bir bakış açısı sunmuyor. Doğru planlamayla ihtiyaca en uygun çözümü optimum maliyetle geliştirebilmek, uzun yıllara dayanan deneyim gerektiriyor. Inogen Group olarak, 7 farklı ülkede görev yapan 2.000 çalışanımız, 15 yılı aşkın deneyimimiz ve GE Vernova ile kurduğumuz stratejik iş birliği sayesinde bu optimizasyonu sağlayabilecek yetkinliğe sahibiz. Bu projeye ilk günden itibaren destek veren ve yatırım sürecine kararlılıkla liderlik eden Sayın Fuat Tosyalı’ya ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye’den, İzmir’de  “Binalarda Dijital Servisler ve Siber Güvenlik” Etkinliği Haber

Siemens Türkiye’den, İzmir’de “Binalarda Dijital Servisler ve Siber Güvenlik” Etkinliği

Siemens Türkiye Binalar Bölümü Ülke Yöneticisi Tolga Afşin, etkinlikte yaptığı konuşmada, “Geleceğin binaları artık dijital servislerin ve siber güvenliğin iç içe geçtiği ekosistemler haline geldi. Bu etkinlikle, insan odaklı otonom binalar çözümlerimiz, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital servisler ve çok katmanlı siber güvenlik stratejilerimizle sektör yöneticilerinin gelecek vizyonlarına katkıda bulunurken, somut uygulamalarla rekabet güçlerini artırma imkânı da sunduk” dedi. Programda, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital servisler, öngörücü bakım ve çok katmanlı siber güvenlik stratejilerinin binaların verimliliği, sürdürülebilirliği ve operasyonel dayanıklılığı üzerindeki etkileri ele alındı. Siemens Türkiye, 9 Temmuz’da İzmir Renaissance Otel’de sektör profesyonelleri ile teknik sorumlular için “Dijital Servisler ve Siber Güvenlik” başlıklı bir etkinlik düzenledi. Gün boyu süren programda; geleceğin binalarını tanımlayan Siemens’in insan odaklı Otonom Binalar çözümünden, binalarda dijital servislerin sunduğu verimlilik fırsatlarına ve endüstriyel tesisler açısından kritik öneme sahip Operasyonel Teknoloji (OT) siber güvenlik yaklaşımlarına uzanan kapsamlı sunumlar yapıldı. Etkinliğin açılışını yapan Siemens Türkiye Binalar Bölümü Ülke Yöneticisi Tolga Afşin, “Geleceğin binaları, dijital servislerle siber güvenliğin iç içe geçtiği ekosistemler olacak. Bu etkinlik, sektör yöneticilerimize yalnızca yeni perspektifler sunmakla kalmayıp, aynı zamanda somut uygulamalarla rekabet güçlerini artırma fırsatı sunacak” sözleriyle programın amacını özetledi. Afşin, konuşmasında yapay zekâ destekli veri analitiği ve öngörücü bakım yetenekleriyle enerji tüketimini nasıl optimize ettiğini örneklerle aktardı. Oturumlarda Siemens uzmanları, Otonom Binalar yaklaşımının sensör ağları ve merkezi yönetim panelleri aracılığıyla binanın tüm teknik sistemlerini nasıl tek bir çatı altında birleştirdiğini anlattı. Ayrıca gerçek zamanlı raporlamayla işletme maliyetlerinin azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması konularına da değinildi. Ardından gelen sunumlarda Siemens’in akıllı bina yönetimine yönelik dijital platformu Building X genelinde sunulan çözümler ele alındı. Etkinliğin devamında endüstriyel tesislerin dayanıklılığını korumak üzere tasarlanmış Operasyonel Teknoloji (OT) siber güvenlik çözümleri ele alındı. Siemens’in siber güvenlik uzmanları OT ağlarında izinsiz erişime ve veri manipülasyonuna karşı çok katmanlı savunma stratejilerini paylaştı. Endüstriyel protokollerin güvenli iletişime nasıl dönüştürüldüğü, sürekli zafiyet taramaları ve saldırı tespit sistemlerinin tesis operasyonlarına entegrasyonu örnek olaylarla detaylandırıldı. Günün sonunda düzenlenen panelde katılımcılar, Siemens uzmanlarıyla birebir görüşme fırsatı bularak kendi projelerine özel dijital yol haritaları üzerine uzmanlardan geri bildirim aldı. Siemens Türkiye, bu etkinlikle sektörde dijital dönüşümü hızlandırmayı ve işletmelere geleceğin yapılarında rekabet avantajı kazandırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Liderleri Sosyal ve Finansal Sorunlara Meydan Okuyor Haber

Geleceğin Liderleri Sosyal ve Finansal Sorunlara Meydan Okuyor

Çocukların erken yaşta toplumsal ve ekonomik farkındalık kazanmasını destekleyen proje; sadece öğrencileri değil, öğretmen ve velileri de kapsayan bir öğrenme ve üretim alanı sundu. Finalist Gruplar Sosyal ve Finansal Sorunlara Meydan Okudu Finale kalmaya hak kazanan 5 okul, projelerini kampta sergiledi. Kamp süresince yaratıcı fikirlerini yarıştıran finalist okullar ve gruplar şu şekilde sıralandı: Sıfır Atık Liderleri – (Isparta- Alaybeyoğlu İlkokulu)Parlayan Yıldızlar – (Lüleburgaz- Tek Ortaokulu)Sıfır Karbon Kuşağı – (Çankırı- Güneş İlkokulu)MECİVİÇE – (Rize- Sümer Ortaokulu)Kulp'un İncileri – (Diyarbakır- Akbulak İlkokulu / Aygün Sarıçoban İlkokulu) İlham, Eğlence ve İnovasyon Dolu 3 Gün Üç güne yayılan dinamik kamp programı; çocukların problem tanımlama, çözüm geliştirme, planlama ve etkili sunum becerilerini deneyim odaklı bir yaklaşımla pekiştirdi. Katılımcılar kamp boyunca, ilk günkü tanışma ve takım ruhunu pekiştiren oyunlardan ilham verici Miniatürk gezisine kadar çok yönlü bir süreçten geçti. Fikir geliştirme süreçlerini destekleyen eğlenceli ve dinamik açık hava oyunlarıyla enerji depolayan öğrenciler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından programın son gününde projelerini jüri önünde sundu ve büyük bir heyecanla sonuçların açıklandığı kapanış törenine katıldı. “Daha bilinçli bir toplumun temellerini atıyoruz” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Kurucusu ve daimî destekçisi olmaktan büyük gurur duyduğumuz Öğretmen Akademisi Vakfı çatısı altında; öğretmenlerimizin gelişimini desteklerken, çocuklarımızın da toplumsal, ekonomik ve çevresel sorunlara duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunuyoruz.. 5 Taş Sosyal ve Finansal Liderlik Programı kapsamında düzenlediğimiz Çözüm Kampı, yeni nesillerin erken yaşta sorumluluk alarak birlikte çözüm üretmelerine imkan sağlayan çok kıymetli bir platform sunuyor. Geleceğin liderleri olarak gördüğümüz çocuklarımızın potansiyeline ve yaratıcı fikirlerine yatırım yaparak, geleceğin daha kapsayıcı ve bilinçli toplumunun temellerini birlikte atmaktan mutluluk duyuyoruz." “Birlikte üretmenin değerini deneyimliyorlar” ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy, programın etkilerine ilişkin değerlendirmelerini şu sözlerle aktardı: "ÖRAV olarak, çocuklarımızın kendi yaşamlarından yola çıkarak düşünmelerini, birlikte çözüm üretmelerini ve sorumluluk almalarını destekleyen öğrenme deneyimleri tasarlıyoruz. 5 Taş Sosyal ve Finansal Liderlik Programı kapsamında gerçekleştirdiğimiz Çözüm Kampı, bu yaklaşımımızın sahadaki en güçlü ve ilham verici örneklerinden biri oldu. Çocuklarımızın kendi fikirlerine sahip çıkmalarını, takım olmayı ve üretmenin değerini yaşayarak öğrenmelerini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu değerli programı Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklara ulaştırmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Halka Arzı Başarı İle Sonuçlandı Haber

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Halka Arzı Başarı İle Sonuçlandı

Dünyaca ünlü 30’dan fazla portföyünde barındıran Türkiye’nin önde gelen saatçilerinden Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ("Saat&Saat" ya da “Şirket”)‘in talep toplama süreci başarıyla tamamlandı. ’Türkiye’nin Saatçisi’ Saat&Saat’in halka arzında 709.776’sı bireysel yatırımcı olmak üzere toplam 709.901 yatırımcıdan talep geldi. Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ("Halk Yatırım") ile Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. ("Garanti BBVA Yatırım") liderliğinde oluşturulan konsorsiyum aracılığı ile 6-7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına 56 TL’den talep toplayan Şirket'in halka açıklık oranı yüzde 10,14 ve halka arz büyüklüğü ise 3.748.917.480 TL oldu. Halka arzda yurt içi bireysel yatırımcılardan 1,78 kat ve yurt içi kurumsal yatırımcılardan ise 1,22 kat talep toplandı. Halka arz edilen şirket payları, Borsa İstanbul’da “SSAAT” kodu ile 16 Temmuz’da gerçekleşecek gong töreni sonrası işlem görmeye başlayacak. Hem yurt içinde hem yurt dışında büyümeyi hızlandırmayı hedefliyor Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, "Halka arzımıza ilgi gösteren ve bize güvenerek gücümüze güç katan bütün yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Talep toplama sürecimizi başarıyla tamamladık. Bireysel yatırımcılardan 1,78 kat, kurumsal yatırımcılardan da 1,22 kat talep geldi. Elde edeceğimiz gelirin büyük bölümünü işletme sermayemizi güçlendirmek amacıyla değerlendireceğiz. Yatırımcılarımızın bize duyduğu güven, Saat&Saat'in asırlık bir şirket olma yolculuğunda attığı bu önemli adımın en büyük gücü oldu.” dedi. RAKAMLARLA SAAT&SAAT VE BAĞLI ORTAKLIKLARI (31 Mart 2026) 12 aylık düzeltilmiş FAVÖK marjı 32,412 aylık yaklaşık 13,4 milyar TL ciro185 mağaza, franchise, shop-in-shop 603 toptan satış noktası1.150 çalışan Türkiye dahil 45 ülkede dağıtım ağı30 yılı aşkın perakende deneyimi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eren Holding'in 850 Milyon Dolarlık Dev Yatırımı Hizmete Açıldı Haber

Eren Holding'in 850 Milyon Dolarlık Dev Yatırımı Hizmete Açıldı

Yıllık 650 bin ton üretim kapasitesine sahip tesis, Modern Karton'un toplam üretim kapasitesini 2 milyon tona çıkararak şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ve Türkiye'nin üretim gücüne katkı sağlayacak. "Türkiye'nin Eren'i" vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Eren Holding A.Ş.; enerji, kâğıt, ambalaj, tekstil, perakende ve çimento başta olmak üzere faaliyet gösterdiği sektörlerde gerçekleştirdiği yatırımlarla ülke ekonomisine katma değer üretmeye, istihdamı desteklemeye ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamaya devam ediyor. Eren Holding'in sürdürülebilir sanayi vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği, Modern Karton’un 6. büyük yatırımı olan Kâğıt Üretim Tesisi'nin (PM6) açılış törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Mehmet Fatih Kacır, Zonguldak Valisi Sn. Osman Hacıbektaşoğlu, Sn. Milletvekillerimiz Muammer Avcı ve Saffet Bozkurt, Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Emir Eren, Modern Karton Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Hamdullah Eren, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, yerel yöneticiler ve iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Modern Karton’un üretim gücünü artıran yeni üretim tesisi, 850 milyon dolar yatırım bedeliyle hayata geçirildi. Yıllık 650 bin ton üretim kapasitesine sahip tesisin devreye alınmasıyla Modern Karton’un toplam üretim kapasitesinin yıllık 2 milyon tona ulaşması hedefleniyor. Bu kapasite artışıyla şirketin hem Türkiye’de hem de global pazarlarda rekabet gücünü daha da artırması öngörülüyor. Tamamı %100 geri dönüştürülmüş atık kâğıt kullanılarak üretim gerçekleştiren tesis; ileri üretim teknolojisi, yüksek verimliliği ve çevre dostu üretim modeliyle öne çıkıyor. Yeni üretim tesisi, Modern Karton’un sürdürülebilir üretim vizyonunu güçlendirirken, Türkiye kâğıt ve ambalaj sanayisinin dönüşümüne de katkı sunuyor. Tesisin, üretim kapasitesinin yanı sıra kaynak verimliliği, kalite standartları ve çevreye duyarlı üretim altyapısıyla sektörde önemli bir referans noktası olması hedefleniyor. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: "Türkiye Yüzyılı’nda “daha güçlü ve daha müreffeh Türkiye” hedefini, sanayimizin tüm sektörlerinde yüksek katma değerli ve rekabetçi üretim anlayışını yaygınlaştırarak gerçek kılmaya kararlıyız. Gıdadan ilaca, perakendeden e-ticarete kadar geniş bir üretim ekosistemine girdi sağlayan kâğıt ve karton sektörümüz; katma değerli üretimi, geniş ürün çeşitliliği, ihracat kabiliyeti ve geri dönüşüm odaklı yapısıyla Türkiye’nin üretim, yeşil dönüşüm ve kalkınma hedeflerine kıymetli katkılar sunan sektörlerimizden biridir. Büyüyen ekonomimiz, sanayimizin artan üretim hacmi, perakende ve e-ticaret kanallarındaki hızlı gelişim, sektörümüz için iç pazarda önemli fırsat alanları sunuyor. Sanayimizin farklı kollarının ihracatta elde ettiği yeni başarılar da ambalaj, sevkiyat ve lojistik süreçlerinde kullanılan nitelikli kâğıt ve karton ürünlerine olan talebi artırarak karton sektörümüz için büyüme zemini sunuyor. Modern Karton’un bugün açılışını gerçekleştireceğimiz yeni üretim tesisi de sanayimizi katma değerli, sürdürülebilir, çevreci ve rekabetçi bir üretim yapısına kavuşturma kararlılığımızın özel sektörümüz tarafında bulduğu güçlü karşılığın en somut örneklerinden biridir. 850 milyon dolarlık bu proje; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma yolculuğumuzda atılmış önemli bir imzadır. Atık kâğıdı yeniden ekonomik kıymete dönüştüren, kaynakları daha verimli kullanan ve çevreye duyarlı üretim anlayışını pekiştiren yapısıyla sektörümüzün dönüşümünde önemli bir referans noktasıdır. Yıllık 650 bin ton üretim kapasitesine sahip ve tam kapasiteyle devreye girdiğinde 300 kişilik istihdam oluşturacak bu tesisin şehrimize, sektörümüze ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi. Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emir Eren: "Yeni üretim tesisimiz ile Modern Karton’un üretim kapasitesini yıllık 2 milyon ton seviyesine taşırken, Türkiye kâğıt ve ambalaj sanayisinin rekabet gücüne de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Yatırımımızla birlikte bugün Zonguldak genelindeki toplam istihdamımız 1.700 kişiye ulaştı. Bu yatırımın ihracat gücümüze de önemli katkı sunacağına inanıyoruz. İhracat gelirimizi iki katın üzerine taşımayı, ihracat yaptığımız ülke sayısını ise 25’ten 37’ye yükseltmeyi hedefliyoruz. Eren Holding olarak ülkemizin üretim gücüne, insan kaynağına ve sanayi potansiyeline güveniyoruz. Yatırımlarımızla; istihdam sağlayarak, ihracatla ülkemize değer kazandırarak, gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Otomotiv Sektöründe 41,5 Milyar Dolarlık Tarihi İhracat Rekoru Haber

Türkiye’den Otomotiv Sektöründe 41,5 Milyar Dolarlık Tarihi İhracat Rekoru

Dünyada Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere rehberlik eden raporlarından bir yenisini daha Otomotiv Sektörü odağında hazırladı. Raporda yeni "Made in Europe" çerçevesinin hâlen birçok belirsizlik içerdiği, bu belirsizlikten Türkiye’nin de etkilenebileceği belirtiliyor. Küresel otomotiv sektöründe güç dengesinin ise Asya’ya kaydığı vurgulanıyor. Küresel otomotiv sektöründeki güç dengesinin hızla değiştiği belirtilen raporda, Çin’in tek başına artık dünya otomobil satışlarının yüzde 37’sini gerçekleştirdiği ve bu oranın, 2024 yılına göre 2 puan, 2019 yılına göre ise 8 puan artış anlamına geldiği belirtiliyor. Aynı dönemde Avrupa'nın küresel pazar payının yüzde 20'nin altına, Kuzey Amerika'nın payının ise yüzde 21'e gerileyerek her iki bölge için de yeni tarihi düşük seviyelere ulaştığı raporda vurgulanıyor. Öte yandan yine Allianz Trade’in raporuna göre; küresel otomotiv pazarı 2025 yılında üst üste üçüncü kez büyüme kaydetti. Pazarın yaklaşık yüzde 5 büyüyerek, 2024 yılındaki yüzde 3'lük büyümenin de üzerine çıktığı bilgisi verilen raporda bu büyümenin lokomotifinin artık belirgin şekilde Asya'ya kaydığı belirtiliyor. Dünyanın iki büyük olgun pazarı olan Avrupa ve ABD’nin sınırlı bir performans sergilediği, Avrupa pazarı yatay seyrederken, ABD’nin yalnızca yüzde 2 büyüyebildiği de verilen bilgiler arasında bulunuyor. Öte yandan Çin pazarının yüzde 9 büyüyerek dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Rapora göre Güney Amerika, Orta Doğu ve diğer gelişmekte olan ülkeler de küresel büyümeye önemli katkı sağladı. Çin hariç Asya-Pasifik bölgesi ile Japonya’nın ise daha sınırlı düzeyde, yaklaşık yüzde 3 büyüme gösterdiği raporda belirtiliyor. Dolayısıyla 2025 yılının yalnızca daha fazla aracın satıldığı bir yıl değil; aynı zamanda küresel otomotiv sektörünün ağırlık merkezinin belirgin biçimde Asya'ya ve özellikle Çin'e kaydığı bir dönüm noktası olarak öne çıktığı bir yıl olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Made in Europe’un Türkiye’ye etkileri Allianz Trade’in raporunda Made in Europe’un içerdiği belirsizlikleri Türkiye otomotiv sektörü açısından 2026 yılının en önemli risklerinden biri olarak öne çıktığı vurgulanıyor. Türkiye'nin Avrupa'nın yeni otomotiv üretim çerçevesine dahil edilip edilmeyeceğinin henüz netlik kazanmadığı verilen bilgiler arasında… Araçların "Made in Europe" statüsü kazanabilmesi için uygulanacak mevcut yüzde 70 AB katma değer eşiğinin, Türkiye'de gerçekleştirilen üretimin bu kriterin dışında kalmasına neden olabilecek kadar yüksek bir seviye olduğu belirtiliyor. Ayrıca raporda; Türkiye'nin "Made in EU" statüsü kazanması durumunda, Çin menşeli içeriklerin AB teşviklerinden dolaylı olarak yararlanabileceği bir geçiş noktası hâline gelebileceğine yönelik endişelere dikkat çekiliyor. Allianz Trade Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, ekonomimizin lokomotifi olan otomotiv sektöründeki stratejik varlığımızı ve otomotiv üreticileri ile tedarikçilerine verdiğimiz desteği kararlılıkla sürdürüyoruz. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılını 41,5 milyar dolarlık tarihi bir ihracat rekoru ve 1,37 milyon adetlik zirve satışla kapatan sektörümüz, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) raporlarının da işaret ettiği üzere 2026'nın ilk yarısında sıkı finansman koşullarına bağlı olarak iç pazarda yüzde 8,2'lik dönemsel bir dengelenme ve hacim kaybı sürecinden geçiyor. Bu dinamik dönüşüm ve risk ortamında, alacak sigortası tarafında otomotiv üreticileri ve tedarik zincirindeki paydaşlarımız için üstlendiğimiz toplam risk büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemine göre döviz bazında yaklaşık yüzde 15 artırarak desteğimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sektördeki elektrifikasyon dönüşümünü, değişen tedarik ekosistemini ve maliyet yönetimini yakından takip ediyor; proaktif risk yönetimi çözümlerimizle Türk otomotiv sanayisinin hem küresel pazarlardaki rekabet gücünü hem de finansal sürdürülebilirliğini güvence altına almaya devam ediyoruz.” Raporda, Türkiye’de Çinli otomotiv üreticilerinin giderek güçlenen varlığının; elektrikli araç ve batarya sektörlerine yönelik destekleyici mali politikalar ile Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan gümrük tarifeleri sayesinde daha da belirginleştiği, bu durumun Türkiye'nin Avrupa otomotiv tedarik zincirindeki rolüne ilişkin tartışmaları da artırdığı vurgulanıyor. Öte yandan Avrupa pazarına tam erişimin kaybedilmesinin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilen raporda; Avrupa Birliği’nin, Türkiye'nin açık ara en büyük otomotiv ihracat pazarı konumunda bulunduğu hatırlatılıyor. 2025 yılında otomotiv ihracatının, 30,11 milyar dolar ile yüzde 72,5'isinin AB ülkelerine gerçekleştirildiği bilgisi raporda veriliyor. Almanya’nın ise tek başına 6,61 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ve yıllık bazda yüzde 36'lık artışla en büyük pazar olmayı sürdürdüğüne dikkat çekiliyor. Allianz Trade’in raporunda; Türkiye'nin AB menşei statüsünün yalnızca kısmen dışında bırakılmasının bile Türkiye'de üretilen araç ve otomotiv parçalarının en büyük ihracat pazarındaki tercihli ticaret avantajlarını kaybetmesine yol açabileceğine dikkat çekiliyor. Bu durumun ise küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) Türkiye'ye yatırım yapma gerekçelerini zayıflatabileceği, tedarik zincirlerinin yeniden Avrupa'ya taşınan üretim merkezlerine yönelmesi riskini de beraberinde getirebileceği raporda öngörülüyor. İç Talebin Gücü Allianz Trade’in Otomotiv Sektörü Raporu’na göre; Türkiye'nin rekor düzeye ulaşan iç pazar satışları bir diğer deyişle 2025 yılında toplam araç satışlarının yıllık bazda yüzde 10,5 artarak 1,37 milyon adede ulaşması, dış talebin zayıfladığı bir dönemde sektör açısından önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Brüksel'in AB menşei kriterlerini sıkılaştırması ve küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) tedarik zincirlerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte, iç pazarın daralan ihracat fırsatlarına yönelmesi beklenen üretim hacmini absorbe edebilmesi sektör için önemli bir avantaj sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklimsa'dan GES Yatırımlarına Güçlü Destek Haber

İklimsa'dan GES Yatırımlarına Güçlü Destek

Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli bir adım olarak değerlendirilen 3.500 MW'lık yeni kapasitenin yatırımları hızlandırması beklenirken, İklimsa yatırım süreçlerinin her aşamasında uzman desteği sunmaya devam ediyor. İklimlendirme sektöründeki 40 yılı aşkın deneyimini yenilenebilir enerji alanına taşıyan İklimsa, güneş enerji santrali yatırımlarında sunduğu uçtan uca çözümlerle işletmelerin enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyor. Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli bir adım olarak değerlendirilen 3.500 MW'lık yeni kapasitenin yatırımları hızlandırması beklenirken, İklimsa da güçlü teknik altyapısı ve uzman kadrosuyla yatırımcıların yanında yer almaya devam ediyor. Finansman desteği ile yatırımı kolaylaştırıyor Proje geliştirme, mühendislik, tedarik, kurulum, işletme ve bakım hizmetlerini tek çatı altında sunan İklimsa; finansman çözümleriyle de yatırım süreçlerini kolaylaştırıyor. Banka kredi destekleri, kurumsal finansman modelleri ve kredi kartlarına 12 aya varan taksit seçenekleriyle yatırımcıların projelerini daha hızlı hayata geçirmelerine katkı sağlıyor. GES yatırımlarında entegre çözümler sunuyor Bugüne kadar hayata geçirdiği çok sayıda güneş enerji santrali projesiyle önemli bir deneyim kazanan İklimsa, sanayi tesislerinden ticari yapılara, konut ve kamu projelerinden arazi tipi GES uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Güneş enerjisi sistemlerini ısı pompası, elektrikli araç şarj istasyonları ve enerji depolama sistemleriyle entegre ederek işletmelerin enerji verimliliğini artıran çözümler geliştiriyor. “Güvenilir çözüm ortağı olarak yatırımcılarımızın yanında yer alıyoruz” İklimsa İş Birimi Genel Müdür Yardımcısı Tansu Öztorun konuyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümünde yeni bir döneme giriyoruz. Açıklanan yeni kapasite, güneş enerjisi yatırımlarının daha da hız kazanması açısından önemli bir fırsat sunuyor. İklimsa olarak bu sürece teknik altyapımız, yaygın bayi ve servis ağımız, güçlü tedarik yapımız ve finansman çözümlerimizle hazırız. Proje geliştirmeden mühendislik ve kurulum süreçlerine, işletme-bakım hizmetlerinden finansman desteğine kadar yatırımcılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm aşamalarda uçtan uca çözümler sunuyoruz. Amacımız, kapasite tahsisi alan ya da güneş enerjisi yatırımı planlayan işletmelerin projelerini en hızlı, verimli ve güvenilir şekilde hayata geçirmelerine katkı sağlamak. Türkiye'nin enerji dönüşümüne değer katacak her yatırımda, güvenilir çözüm ortağı olarak yatırımcılarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz." İklimsa, yeni kapasite fırsatlarını değerlendirmek isteyen yatırımcılara proje fizibilitesinden finansman çözümlerine kadar yatırım süreçlerinin her aşamasında destek sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ferrero Fındık, Fındık ve Mamulleri Sektörünün İhracat Şampiyonu Oldu Haber

Ferrero Fındık, Fındık ve Mamulleri Sektörünün İhracat Şampiyonu Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından her yıl düzenlenen ve en fazla ihracat yapan 1000 firmanın yer aldığı liste, 26 Haziran’da gerçekleşen ‘İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde açıklandı. Ferrero Fındık, 2025 yılında fındık ve mamulleri sektöründe en çok ihracatı gerçekleştirerek ihracat şampiyonu oldu. Ferrero Grubu’nun çikolatalı ürünlerinde kullanılmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki fabrikalarına tedarik sağlayan Ferrero Fındık’ın 2025 yılındaki toplam ihracatı 375 milyon doları aştı. Ferrero Fındık, Türkiye genel sıralamasında ise 70’ci oldu. Türk fındık sektörünün uzun vadeli stratejik ortağı olan Ferrero Fındık, Ferrero Grubu’nun dünya genelindeki fabrikalarına tedarik sağlamakta ve Türk fındığı Grubun birçok çikolata ürününün temel bileşenleri arasında yer almaktadır. Bu başarı, Türkiye’nin küresel fındık değer zincirindeki stratejik konumunu bir kez daha teyit ederken, kalite, izlenebilirlik, verimlilik ve sektörün sürdürülebilir kalkınmasına yönelik yatırımların sürdürülmesinin önemini de ortaya koymaktadır. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen törende, Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın birincilik ödülünü Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’den aldı. Yaptığı açıklamada ödüle ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Bamsı Akın, Türk fındık sektörü için uzun vadeli bir stratejik ortak ve işveren olarak değer yaratmaya odaklanmayı sürdürdüklerini belirtti. Ödüle ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, “Sektörümüzün ihracat şampiyonu olarak bir kez daha ödüllendirilmekten gurur duyuyoruz. Bini aşkın çalışanımız ve tedarikçilerimizle birlikte, Türk fındık sektörü için her gün değer yaratmak amacıyla çalışıyoruz. Bu başarı yalnızca ihracat performansımızın bir göstergesi değil, aynı zamanda Türkiye’deki fındık değer zincirinin gelişimine ve modernizasyonuna yönelik uzun vadeli taahhüdümüzün de bir yansımasıdır. Daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi bir fındık sektörünü desteklemek amacıyla tüm ilgili paydaşlarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.