Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilirlik Raporu

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilirlik Raporu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik Raporu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karaca 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

Karaca 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Türkiye’nin köklü markalarından Karaca Grup; ev ve yaşam kategorilerinde sunduğu katma değerli ürün ve hizmetlerin yanı sıra sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını da geliştirmeye devam ediyor. Karaca, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki yaklaşımını ve 2025 yılı performansını ortaya koyduğu üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, GRI (Küresel Raporlama Standardı) Standartları referans alınarak hazırlandı. Sürdürülebilirliği geri dönüşüm uygulamalarıyla sınırlı görmeyen Karaca; ürün geliştirmeden mağaza operasyonlarına, tedarik zincirinden müşteri deneyimine kadar tüm süreçlerine entegre ettiği bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla ilerliyor. Karaca Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karaca, sürdürülebilirliğin Karaca için uzun vadeli değer yaratma anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Bizim için sürdürülebilirlik, daha fazla tüketimi değil; daha uzun süre güvenle kullanılabilen ürünler geliştirmeyi ifade ediyor” dedi. Karaca, kaynakları daha verimli kullanırken çevresel ve toplumsal etkiyi iyileştirmeyi ve tüm paydaşlar için kalıcı değer yaratmayı hedeflediklerini ifade etti. 2030’a Kadar Elektriğin Yüzde 100’ü Yenilenebilir Kaynaklardan Karaca Grup, 2030 yılına kadar operasyonlarında kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda enerji verimliliği çalışmalarını 2025 yılında hızlandırdı. 2024 yılında pilot olarak başlatılan bulut tabanlı enerji ölçüm sistemi, 2025 yılında tüm Karaca mağazalarına yaygınlaştırıldı. Enerji tüketiminin düzenli olarak takip edilmesi ve mesai dışı kullanımların optimize edilmesi sayesinde yıl boyunca 271.805 kWh elektrik tasarrufu sağlandı. Karaca aynı zamanda mağazalardaki kalan elektrik tüketiminin yüzde 50’si kapsamında I-REC sertifikası temin ederken, Karaca Lojistik Merkezi’nde 1,6 MW kapasiteli güneş enerjisi santralini devreye aldı. Enerji dönüşümünü sürdürülebilir büyümenin önemli parçalarından biri olarak değerlendiren Fatih Karaca, “2030 hedefimize; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve etkin enerji yönetimini birlikte ele alan bir modelle ilerliyoruz. Sürdürülebilir dönüşümün ölçülebilir hedeflerle ve günlük iş yapış biçimlerimize entegre edilen uygulamalarla kalıcı hale geleceğine inanıyoruz” dedi. Karbon Nötr Teslimat ile 60 Ton CO₂E Emisyon Nötrlendi Karaca’nın 2025 yılında hayata geçirdiği önemli sürdürülebilirlik uygulamalarından biri de Karbon Nötr Teslimat modeli oldu. Kasım 2025 itibarıyla devreye alınan uygulama kapsamında online siparişlerden kaynaklanan teslimat emisyonları, teslimat mesafesine göre hesaplanmaya başladı. Oluşan emisyonlar, uluslararası standartlarda doğrulanmış ve yenilenebilir enerji projelerini destekleyen karbon kredileri aracılığıyla dengeleniyor. Uygulamanın başladığı Kasım–Aralık 2025 döneminde toplam 60 ton CO₂e teslimat kaynaklı emisyon nötrlendi. Karaca ayrıca mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden müşterilerini siparişlerinin karbon nötr olarak gönderildiği konusunda bilgilendirerek tüketicileri de sürdürülebilirlik yolculuğuna dahil ediyor. Fatih Karaca, “Karbon Nötr Teslimat ile iklim eylemini günlük operasyonlarımızın ve müşteri deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyoruz. Çevresel etkimizi azaltırken müşterilerimizde sürdürülebilirlik farkındalığını da güçlendirmeyi amaçlıyoruz” dedi. 2.473 Ürün Yeniden Kullanıma Kazandırıldı Karaca, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında ürünlerin kullanım ömrünü uzatmaya, yeniden kullanımı artırmaya ve kaynak kaybını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. E-ticarette yalnızca ürün kutusundaki hasar nedeniyle iade edilen sağlam ürünlerin ambalajlarının değiştirilerek yeniden satışa sunulmasıyla 2025 yılında 2.473 ürün yeniden kullanıma kazandırıldı. Aynı yıl 357 ton kâğıt-karton, 82 ton elektronik atık ve 8 ton plastik olmak üzere toplam 447 ton atık geri dönüşüme kazandırıldı. Böylece geri dönüştürülen atık miktarı bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 3,5 kat arttı. İstanbul’daki iki cadde mağazası için Sıfır Atık Belgesi alınırken, Karaca ürün ambalajlarının geri dönüştürülebilirlik oranını yüzde 100 seviyesinde sürdürdü. Kadın Çalışan Oranı Yüzde 57’ye Ulaştı Karaca’nın sürdürülebilirlik yaklaşımının sosyal boyutunda ise çalışan deneyimi, fırsat eşitliği ve kadın istihdamı öne çıktı. 2025 yılında Karaca’da çalışan memnuniyet oranı yüzde 84,5’e, kadın çalışan oranı ise yüzde 57’ye ulaştı. “Satış’ta Kadın” Projesi kapsamında çalışma hayatına katılımı desteklenen 204 kadın istihdam edildi. UNICEF iş birliğiyle yürütülen projeler kapsamında ise eğitim hakkına erişen çocuk sayısı 16 bine ulaştı. Sürdürülebilir büyümenin çevresel performans kadar insana ve topluma yaratılan değerle de şekillendiğini belirten Fatih Karaca, “Fırsat eşitliğini destekleyen, çalışan deneyimini güçlendiren ve sosyal etki yaratan projeleri sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki çalışmalarımızın etkisini büyütmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko 2025 GRI Raporunu Sürdürülebilirlik Sözlüğü Formatında Yayımladı Haber

Alarko 2025 GRI Raporunu Sürdürülebilirlik Sözlüğü Formatında Yayımladı

Hem rapor hem sözlük temasıyla hazırlanan çalışmada, Alarko’nun sürdürülebilirlik performansına temel kavramların tanımları eşlik ediyor. Ek bölümünde ise kapsamlı bir sürdürülebilirlik sözlüğü içeren rapor, bu alanda giderek genişleyen terminolojiyi daha erişilebilir hale getirerek ortak etki dilinin gelişimine katkı sunuyor. Alarko Holding, farklı sektörlerde yarattığı ekonomik, çevresel ve toplumsal performansı şeffaf bir biçimde ortaya koyduğu 2025 yılı GRI Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Ağustos ayında yayımlanan TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nda olduğu gibi sorumlu tasarım anlayışıyla en az çevresel ayak izi bırakacak şekilde hazırlanan rapor, Alarko Şirketler Topluluğu’nun sürdürülebilirlik performansını bütüncül bir zeminde ele alıyor. Alarko’nun sürdürülebilirlik vizyonunu grup şirketleri genelinde ortak hedefler ve ortak sorumluluk anlayışıyla hayata geçiren Ortak Etki yaklaşımını yansıtan metrikler raporda kapsamlı şekilde ele alındı. İyi uygulama örnekleri ise bu bütünsel yaklaşımı yansıtacak şekilde zenginleştirildi. TSRS kapsamında güvence alınan verilerin GRI raporundaki karşılıkları ise geçen yıl olduğu gibi güvence beyanıyla desteklenerek, raporlamanın güvenilirliğini ve şeffaflığını güçlendiren unsurlardan biri oldu. Bu Yılın Yenilikleri: Çifte Önemlilik ve Sürdürülebilirlik Sözlüğü Alarko Holding, 2025 raporlama döneminde sürdürülebilirlik önceliklerini belirleme yaklaşımını Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile uyumlu hale getirerek ilk kez Çifte Önemlilik Analizi (Double Materiality Assessment – DMA) gerçekleştirdi. Çalışmada sürdürülebilirlik konuları; Alarko’nun çevre ve toplum üzerindeki etkileri ile bu konuların şirketin finansal performansına ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesine olası yansımaları birlikte değerlendirildi. Çok şirketli bir yapı olan Alarko Holding, sürdürülebilirlik hedeflerinin, dönüşüm alanlarının ve performans göstergelerinin doğru anlaşılması için ortak bir kavramsal zemin oluşturmak amacıyla 2025 GRI uyumlu raporunu sözlük formatında hazırladı. Rapor boyunca Alarko’nun sürdürülebilirlik çalışmalarıyla ilgili terimler tanımlarıyla birlikte sunulurken, raporun sonunda güncel terminolojiye dair kapsamlı bir sözlük bölümüne yer verildi. Sorumlu Tasarımla Düşük Karbonlu Raporlama Alarko’nun geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği ve prestijli platformlarda tasarım ödüllerine layık görülen düşük karbonlu raporlama yaklaşımına, bu yıl da devam edildi. Türkiye’de sorumlu iletişim politikasını yayımlayan ilk holding olan Alarko, raporun çevresel ayak izini azaltmak amacıyla tasarımı da kaynak kullanımı perspektifiyle ele aldı. Dijital ortamda yer alan her görselin, her rengin, her grafik öğesinin ve her verinin görünmeyen bir kaynak tüketimi yarattığı gerçeğinden yola çıkılarak tasarımda fotoğraf kullanımından vazgeçildi. Grafik öğeleri optimize edildi, metinler kısaltıldı ve sayfa yapıları sadeleştirildi. Sınırlı bir renk paleti, tek bir ikon dili ve yalın bir tipografik düzen tercih edilerek dosya boyutunun ve okunma süresinin azaltılması hedeflendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Demir Çelik,   2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Yıldız Demir Çelik, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Yıldız Demir Çelik, önümüzdeki döneme ilişkin sürdürülebilirlik yol haritasını “Her Adımda Sürdürülebilirlik” ana çatısı altında “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” eksenlerinde şekillendirdi. Çelik değer zincirindeki rolünü sürdürülebilir üretim anlayışıyla güçlendiren Yıldız Demir Çelik’ in 2025 ve “Her Adımda Sürdürülebilirlik” yaklaşımı doğrultusunda hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu; kaynak verimliliğinden enerji yönetimine, dijitalleşmeden insan odaklı çalışma kültürüne kadar şirketin yıl boyunca hayat geçirdiği çalışmaları ve elde ettiği sonuçları kapsıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi küresel regülasyonlar ve dinamik piyasa koşulları karşısında şirketin geliştirdiği bütüncül yönetim yaklaşımını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. “Sürdürülebilirlik her kararımızın içinde yer alan bir yönetim sorumluluğudur” 2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir gereklilik değil, üretimden teslimata kadar tüm kararların merkezinde yer alan stratejik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “2025 yılı, Yıldız Demir Çelik’te üretimden teslimata uzanan bütün süreçleri yakın bir koordinasyonla yönettiğimiz bir dönem oldu. Değişen müşteri talepleri, maliyet baskıları ve karbon düzenlemeleri karşısında kaliteden kaynak kullanımına kadar tüm süreçlerimizi aynı çalışma disiplini içinde ele aldık. Bir üretim şirketinin başarısının yalnızca hatların çalışma hızıyla değil, tüm birimler arasındaki kesintisiz koordinasyon ve güvenle kurulduğuna inanıyoruz. Kaynak verimliliğini günlük operasyonlarımızın ayrılmaz bir parçası olarak izlerken 2025 yılında kullandığımız suyun yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşıladık; enerji tasarrufu ve verimlilik odaklı operasyonel iyileştirmelerimizi hız kesmeden sürdürdük. Dijital altyapımız, Stargate müşteri portalımız ve güçlü saha deneyimine sahip çalışanlarımızla operasyonel verimliliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde birlikte çalışma kültürümüzü güçlendirerek, müşteri ve çalışan deneyimini odağımızda tutarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.” Kaynak yönetiminde ve operasyonel süreçlerde ölçülebilir başarı Yıldız Demir Çelik, üretim faaliyetlerini sürdürürken kaynakların etkin kullanımı ve enerji verimliliği akanındaki çalışmalarına da hız verdi. 2025 yılında toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşılayan şirket, enerji verimliliğine yönelik operasyonel iyileştirmeler sonucunda yaklaşık 5.299 MWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde tamamlanan sekiz enerji verimliliği projesinin hesaplanan yıllık enerji kazanımı ise 587,1 TEP olarak gerçekleşti. Buhar kazanlarındaki yanma ayarlarından atık ısının değerlendirilmesine, kondens geri kazanımından LED aydınlatma dönüşümlerine kadar farklı alanlarda hayata geçirilen çalışmalar, enerji tüketiminin ve üretim süreçlerindeki kayıpların azaltılmasına katkı sağladı. Kaynak güvenliğini ve maliyet yapısını destekleyen bu adımlar, şirketin çevresel etkisini azaltırken üretim süreçlerinin verimliliğini de güçlendirdi. Müşteri deneyimini süreçlerinin merkezine yerleştiren Yıldız Demir Çelik, siparişten sevkiyata kadar tüm aşamaların şeffaf biçimde izlenmesini sağlayan Stargate müşteri portalı ve gelişmiş CRM altyapısıyla operasyonel süreçlerini daha izlenebilir ve erişilebilir hale getirdi. Çalışan başına ortalama eğitim süresi 46,7 saate yükseldi Yıldız Demir Çelik, çalışan gelişimi ile iş sağlığı ve güvenliği alanlarında da çalışmalarını sürdürdü. 2025 yılında toplam eğitim süresi 35.819 saate, çalışan başına ortalama eğitim süresi ise 46,7 saat olarak gerçekleşti. Teknik yetkinlik, süreç bilgisi ve problem çözme kapasitesini geliştirmeye yönelik eğitim yatırımları ile “Budur Buluşmaları” gibi açık iletişim platformlarının devam ettiği yıl içerisinde kaza sıklık ve kaza ağırlık oranlarında da belirgin iyileşmeler kaydedildi. Yıldız Demir Çelik, 2025 yılında gerçekleştirdiği çifte önemlilik değerlendirmesi doğrultusunda 2030 yol haritasını “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” başlıkları altında şekillendirerek sürdürülebilir büyüme hedeflerini kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’nun 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na Stevie® Awards’tan Bronz Ödül Haber

Çimko’nun 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na Stevie® Awards’tan Bronz Ödül

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründe faaliyet gösteren şirketi Çimko, sürdürülebilirlik ilkelerini iş kültürünün merkezine alarak yürüttüğü çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim odaklı çalışmalarını uluslararası bir ödülle destekledi. Şirketin "2024 Sürdürülebilirlik Raporu", dünyanın en prestijli iş dünyası ödülleri arasında gösterilen 23. International Business Awards® kapsamında "En İyi Sürdürülebilirlik Raporu" (Best Sustainability Report) kategorisinde Bronz Stevie® Ödülü kazandı. Farklı sektörlerden, ölçeklerden ve 82 ülkeden 3 bin 400’ü aşkın başvurunun değerlendirildiği 2026 Uluslararası İş Ödülleri’nde Çimko, dünya genelinden 200’den fazla profesyonelin yer aldığı 9 uzman jüri komitesinin puanlamaları sonucunda ödüle layık görüldü. Şirketin sürdürülebilirlik stratejisini, karbon ayak izini azaltma hedeflerini ve toplumsal katkılarını kapsamlı biçimde ele alan rapor, bağımsız jüri heyetinden yüksek ortalama puanlar alarak küresel ölçekteki en başarılı çalışmalar arasına girdi. Kazanılan bu ödül, Çimko’nun kurumsal şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik alanlarındaki raporlama çalışmalarının uluslararası düzeyde takdir gördüğünü ortaya koyuyor. LACP Inspire Awards’ta elde edilen Platinum Ödül’ün ardından gelen Stevie® Awards başarısı, Çimko’nun kurumsal yayıncılık ve iletişim yaklaşımının uluslararası platformlarda gördüğü kabulü pekiştiriyor. Çimko, sektörüne ve geleceğe değer katma hedefi doğrultusunda sürdürülebilirlik çalışmalarını geliştirmeyi ve bu çalışmalara ilişkin şeffaf raporlama yaklaşımını sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raben Group, Emisyonlarını %41 Azalttı Haber

Raben Group, Emisyonlarını %41 Azalttı

Filosunun yüzde 99'unu EURO VI emisyon standardına sahip araçlardan oluşturan şirket, operasyonlarında kullandığı yeşil elektrik oranını yüzde 96,3'e çıkardı. Yeşil lojistik uygulamaları ve çevre dostu taşımacılık çözümleriyle öne çıkan Raben Group, 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Türkiye ve İsviçre yatırımlarıyla geçen yıl lojistik ağını 17 ülkeye, cirosunu da 2,3 milyar euroya çıkaran Raben Group, iklim hedefleriyle uyumlu karbonsuzlaştırma stratejisini hızlandırdı. Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını 2020 baz yılına göre yüzde 41,1 oranında azaltmayı başaran Raben Group, yeşil elektrik kullanım oranını yüzde 96,3 gibi çok yüksek bir seviyeye çıkardı. Raben Group Bölge Direktörü Bartlomiej Lapinski, lojistikte fosil yakıt kullanımını minimize edecek, oyun kurucu hamleler geliştirdiklerini belirterek, “Lojistik sektöründe rekabet artık ‘en hızlı’ değil, ‘en düşük karbonlu’ olanlar arasında yaşanıyor.” dedi. “Taşımacılık kaynaklı emisyon maliyetlerini azaltmaya yardımcı oluyoruz” Avrupa Komisyonu strateji belgesine göre yük taşımacılığı faaliyetinin, baz alınan 2015'e kıyasla 2050'ye kadar yüzde 50 artacağını vurgulayan Lapinski, “Emisyonlar da hızla yükseleceği için yeşil lojistik artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Raben Group olarak filomuzun bir bölümünde halihazırda biyoyakıt kullanıyoruz. Özellikle Almanya ve Polonya başta olmak üzere Avrupa operasyonlarımızda HVO100 kullanımını artırıyor ve elektrikli çekici sayımızı genişletiyoruz. Bu sayede müşterilerimizin değer zincirlerindeki taşımacılık kaynaklı emisyonları azaltmalarına ve giderek artan iklim raporlama gerekliliklerine hazırlanmalarına destek oluyoruz.” diye konuştu. Lapinski, karbonsuzlaştırmayı finansal bir kaldıraç olarak da kullandıklarını, lojistik sektörünün ilk Sürdürülebilirlik Bağlantılı Kredisi’ni (SLL) hayata geçirerek, yeşil dönüşümü finansal performansla ilişkilendirdiklerini dile getirdi. “Filomuzun yüzde 99’u EURO VI emisyon standardında” Küresel lojistik ihalelerinde artık şeffaf emisyon verisinin ön şart haline geldiğinin altını çizen Lapinski, şunları kaydetti: “Müşterilerimiz myRaben platformu üzerinden sevkiyat bazlı karbon ayak izini görebiliyor. Sadece Türkiye’de değil, Avrupa genelindeki 2,1 milyon metrekarelik 180 depomuzda ısı pompaları ve güneş panelleriyle emisyon değerlerimizi büyük oranda düşürdük. Filomuzun yüzde 99’u EURO VI emisyon standardını karşılayan araçlardan oluşuyor. Bununla birlikte, sürdürülebilir dönüşümü yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı görmüyor; tedarikçilerimizin de emisyonlarını ölçmelerine ve kendi karbonsuzlaştırma yol haritalarını oluşturmalarına destek oluyoruz.” “Sera gazı yönetim sistemiyle ‘lider’ seviyeye yükseldi” Lapinski, Raben Group’un, dünyanın en prestijli kurumsal sürdürülebilirlik derecelendirme platformlarından biri olan EcoVadis tarafından bir kez daha ödüllendirildiğini belirterek, “EcoVadis Sürdürülebilirlik Derecelendirmesinde Gümüş Madalya kazandık. Genel puanımızı 77’ye çıkararak, ‘Kara Yolu Taşımacılığı’ alanında küresel ölçekte en iyi yüzde 1’lik dilime girdik. Sera Gazı (GHG) yönetim sisteminde sergilediğimiz performansla ‘lider’ seviyeye yükseldik.” bilgilerini de paylaştı. Raben Group 95 yıllık lojistik deneyimi, her gün yollara çıkan 10 binden fazla tırı, 12.400’ü aşkın profesyonel çalışanı ve son teknoloji ile donatılmış altyapısı sayesinde, sürdürülebilir çözümleriyle müşterilerine hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Yenilenebilir Enerji'den 700 Bin Haneye Eşdeğer Elektrik Üretimi Haber

Akfen Yenilenebilir Enerji'den 700 Bin Haneye Eşdeğer Elektrik Üretimi

Akfen Yenilenebilir Enerji, sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim değişikliğine karşı dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir yenilenebilir enerji portföyü oluşturma hedefi doğrultusunda sürdürürken, 2025 yılına ilişkin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını 2025 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile paydaşlarının bilgisine sundu. Şirketin Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın TSRS S1 ve TSRS S2 hükümleri doğrultusunda hazırlanan ilk raporu; sürdürülebilirlikle ve iklimle ilişkili risk ve fırsatları yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler çerçevesinde ele alıyor. Raporda, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkısının yanı sıra operasyonel dayanıklılık, kaynak verimliliği, yeni teknolojiler, çalışanlar, toplumsal etki ve biyoçeşitlilik alanlarındaki çalışmaları da yer alıyor. KURULU GÜÇ 887 MW SEVİYESİNE ULAŞTI Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1.645,9 GWh’lik yenilenebilir elektrik üretimi, açıklanan verilere göre hane başı yıllık elektrik tüketimi esas alındığında yaklaşık 700 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim seviyesine karşılık geldi RÜZGÂR VE HİBRİT ÜRETİMDE YÜZDE 14,7 BÜYÜME 2025 yılında hidroelektrik üretimi hidrolojik koşulların etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 21,5 azalırken, güneş santrallerinin üretimi ise bir önceki yıla yakın bir seviyede kaldı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin çeşitlendirilmiş üretim portföyü toplam üretimin artmasını destekledi. Şirketin rüzgâr ve hibrit üretim portföyünden elde ettiği elektrik üretimi 2025 yılında 1.099,6 GWh’ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 14,7 arttı. Rüzgâr ve hibrit GES yatırımlarının toplam kurulu güç içerisindeki payı da yaklaşık yüzde 60 seviyesine ulaştı. Bu gelişim, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine dayanan portföy yapısının değişken iklim ve üretim koşullarına karşı sağladığı operasyonel dayanıklılığı ortaya koydu. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDA TSRS DÖNEMİ 2025 yılı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin sürdürülebilirlik raporlaması açısından da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Şirket, ilk kez Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları doğrultusunda hazırladığı raporunda sürdürülebilirlik ve iklim kaynaklı risk ve fırsatları daha bütüncül bir çerçevede değerlendirdi. TSRS kapsamında ilk uygulama döneminde açıklanması zorunlu olmamasına rağmen şirket, 2025 yılı Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını gönüllü olarak hesaplayarak raporladı. Raporda yer alan seçili çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri için ayrıca bağımsız sınırlı güvence denetimi gerçekleştirildi. YEREL PAYDAŞLARA YÖNELİK SOSYAL ETKİ ÇALIŞMALARI Raporun sosyal etki başlıkları arasında Akfen Yenilenebilir Enerji finansörlüğünde, TİKAV koordinasyonunda yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi de yer aldı. Proje kapsamında 2025 yılında Türkiye’nin 28 farklı lokasyonunda gerçekleştirilen çalışmalarla yaklaşık 3 bin kişiye afetlere hazırlık ve afet yönetimi konularında ulaşıldı. Akfen Yenilenebilir Enerji ayrıca santrallerinin bulunduğu bölgelerde altyapı, sosyal ihtiyaçlar ve güvenlik gibi alanlarda yerel paydaşlara destek sağlamaya devam etti. BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜ Çevresel çalışmalar kapsamında biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik izleme faaliyetlerine 2025 yılında da devam edildi. RES ve EDT projeleri kapsamında flora-fauna ve yarasa izleme çalışmaları gerçekleştirilirken ekolojik raporlamalar istatistiki veriler elde edebilme adına devam ettirildi. Ayrıca santral çalışanlarının santral çevresinde karşılaştıkları canlı veya ölü hayvanlara ilişkin gözlemlerini dijital ortamda bildirebilmelerine yönelik uygulama da biyoçeşitlilik izleme çalışmalarının bir parçası olarak kullanıldı. Akfen Yenilenebilir Enerji, önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji portföyünü güçlendirmeyi, rüzgâr ve güneş kaynaklı büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi, elektrik depolama ve yeni teknolojiler alanındaki çalışmalarını ilerletmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra Sürdürülebilirliği iş modelinin ve kurumsal karar alma süreçlerinin merkezinde konumlandıran Akfen Yenilenebilir Enerji, Türkiye’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkı sağlamayı ve tüm paydaşları için uzun vadeli, dayanıklı ve sürdürülebilir değer yaratmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji, 20 Yıllık Teknoloji Birikimini Sürdürülebilir Bir Geleceğe Taşıyor Haber

MİA Teknoloji, 20 Yıllık Teknoloji Birikimini Sürdürülebilir Bir Geleceğe Taşıyor

TSRS 1 ve TSRS 2 doğrultusunda yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler ekseninde hazırlanan. R rapor; iklimle bağlantılı risk ve fırsatları şirketin finansal ve stratejik karar süreçleriyle ilişkilendirirken, MİA Teknoloji’nin teknoloji ve mühendislik yetkinliğini düşük karbonlu, dirençli ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla buluşturuyor. Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden MİA Teknoloji, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaları, hedefleri ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımı kapsamında hazırlanan 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyu ve yatırımcılarla paylaştı. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yürürlüğe konulan TSRS 1 ve TSRS 2 çerçevesinde hazırlanan rapor; şirketin iklimle bağlantılı risk ve fırsatlarını, yönetişim mekanizmalarını, sera gazı emisyonlarına ilişkin raporlama yaklaşımını ve gelecek dönem önceliklerini bütüncül bir yapı içinde sunuyor. Şirketin 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren döneme ilişkin sürdürülebilirlik bilgileri ayrıca bağımsız sınırlı güvence denetimine tabi tutuldu. Gerçekleştirilen güvence çalışmasında, söz konusu sürdürülebilirlik bilgilerinin Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na göre hazırlanmadığı kanaatine varılmasına neden olacak önemli bir hususun denetçinin dikkatini çekmediği sonucuna ulaşıldı. Sürdürülebilirlik, kurumsal karar süreçlerinin bir parçası olarak ele alınıyor Rapor kapsamında düzenleyici gelişmeler ve müşteri beklentileri, enerji ve yakıt fiyatlarındaki oynaklık, tedarik zinciri çevresel uyumu, aşırı hava olayları, sıcaklık ve su stresi ile teknolojik dönüşüm gibi başlıklar iklimle bağlantılı risk alanları arasında değerlendiriliyor. Dijital iklim çözümleri, enerji ve kaynak verimliliği, yapay zekâ destekli analitik, elektrikli mikro mobilite ve akıllı şehir çözümleri MİA Teknoloji açısından uzun vadeli fırsat alanları olarak ele alınıyor. Rapora göre, sahip olduğu teknoloji ve mühendislik yetkinliklerini müşterilerinin düşük karbonlu dönüşümünü destekleyebilecek ürün ve hizmet modelleri geliştirmek amacıyla kullanmayı hedefliyor. Raporda, 2027 yılında planlanan yeşil binaya geçiş de sürdürülebilirlik hedefleri açısından önemli bir adım olarak öne çıkarken, yeni yerleşkenin enerji ve su verimliliği, fiziksel iklim risklerine dayanıklılık, iş sürekliliği ve çevresel veri kalitesinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Teknoloji gücünü sürdürülebilir gelecek için kullanıyor MİA Teknoloji Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Kalite Yöneticisi Pınar Çakır, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bir teknoloji şirketinin uzun vadeli değeri yalnız geliştirdiği ürünle değil; o değeri üretirken kaynakları nasıl kullandığı, risklerini nasıl yönettiği ve paydaşlarına ne kadar şeffaf olduğu ile ölçülüyor. TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporumuz, sürdürülebilirliği kurumsal yönetişim ve risk yönetimi anlayışımızın ayrılmaz bir parçası haline getirdiğimizi ortaya koyuyor. 20 yıllık mühendislik birikimimizi, geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren teknolojilerle buluştururken daha dirençli, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu raporu bir son nokta olarak değil, sürdürülebilirlik performansımızı daha ölçülebilir, şeffaf ve sürekli gelişen bir anlayışla yönetmeye başladığımız yeni bir dönemin göstergesi olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknoloji gücümüzü sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlayacak çözümlere dönüştürmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prometeon, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Prometeon, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Geri dönüştürülmüş çelik ve kullanım ömrünü tamamlamış lastiklerden elde edilen karbon siyahının kullanımındaki artış sayesinde, üretimde kullanılan geri dönüştürülmüş malzemelerin oranı yüzde 7’ye yükseldi. Türkiye’deki üretim tesisi de Prometeon’un sürdürülebilir üretim yaklaşımında önemli bir rol üstlendi. Tüm dünyanın endüstriyel ve ticari lastik odaklı tek global şirketi Prometeon Tyre Group, sürdürülebilirlik stratejisini güçlendiren ve sürdürülebilirliğin tüm faaliyetlerindeki merkezi rolünü ortaya koyan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Çevresel, sosyal, yönetişim ve ekonomik olmak üzere dört odak alanı üzerine yapılandırılan rapor, sürdürülebilirlik hedeflerinin şirket operasyonlarının ve stratejik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor. Yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynakları toplam kullanımın yüzde 51,5’ini oluşturdu 2025 yılında yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynakları Prometeon’un toplam enerji kullanımının yüzde 51,5’ini oluşturdu. Bu oranın yüzde 31,3’ünü sertifikalı yeşil elektrik ve biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklar oluştururken, yüzde 20,2’si kojenerasyon tesisleri gibi yüksek verimli enerji sistemlerinden elde edildi. Yalnızca elektrik kullanımı dikkate alındığında ise yenilenebilir enerjinin payı yüzde 47,5’e ulaştı. Prometeon, Bilimsel Tabanlı Hedefler (Science Based Targets Initiative) - SBTi tarafından belirlenen 1,5°C hedefiyle uyumlu bir yol haritası izleyerek 2040 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirketin 2025 yılında bitmiş ürün bazında ölçülen ton başına özgül enerji kullanımı, baz yıl olan 2016’ya kıyasla yüzde 14,7 azalarak üretim süreçlerindeki verimlilik artışını ortaya koydu. Geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı yüzde 7’ye ulaştı Prometeon, döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda malzeme kullanımında da önemli ilerlemeler kaydetti. 2025 yılında üretimde kullanılan geri dönüştürülmüş malzemelerin oranı yaklaşık yüzde 7’ye yükseldi. Bu artış; geri dönüştürülmüş çeliğin daha yaygın kullanımı, pirinç kabuğu külünden elde edilen silikanın devreye alınması ve kullanım ömrünü tamamlamış lastiklerden elde edilen piroliz yağından üretilen karbon siyahının kullanımına bağlı olarak gerçekleşti. Türkiye’deki üretim tesisi de Prometeon’un sürdürülebilir üretim yaklaşımında önemli bir rol üstlendi. 1 Ocak 2025 itibarıyla Kocaeli fabrikasında üretilen tüm Coach CO2 (295/80R22.5) lastikleri, kütle dengesi yaklaşımına göre hesaplanan yüzde 23 oranında ISCC+ sertifikalı malzeme içeriyor. Biyoekonomi ve döngüsel ekonomi uygulamalarına yönelik gönüllü sertifikasyon sistemi ISCC Plus, kullanılan hammaddelerin izlenebilirliğini ve sürdürülebilirliğini doğruluyor. Prometeon, 2025 yılında dünyanın önde gelen bağımsız çevresel raporlama platformu olan CDP’nin değerlendirmesine katılarak İklim Değişikliği kategorisinde B, Su Güvenliği kategorisinde ise B- notu aldı. Bu sonuç, Grubu çevresel riskleri sistematik ve ölçülebilir şekilde yöneten kuruluşların yer aldığı CDP’nin “Yönetim” seviyesine taşıdı. “2040 net sıfır hedefimize kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz” Prometeon İç Denetim, Uyum, Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Nicolas Marchi, şunları söyledi: “2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Prometeon’un sürdürülebilirlik hedeflerini somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürme başarısını bir kez daha ortaya koyuyor. Yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynaklarının kullanımındaki artış, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı oranındaki yükseliş ve CDP değerlendirmesinde elde ettiğimiz sonuçlar, uyguladığımız stratejinin sağlamlığını teyit ediyor. Hızla değişen küresel ortamda sürdürülebilirliği rekabet gücümüzü, inovasyon kapasitemizi ve tercih edilirliğimizi artıran temel unsurlardan biri olarak görmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda, tüm değer zincirimizi sürece dahil ederek ve çalışanlarımıza, müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve faaliyet gösterdiğimiz topluluklara yönelik taahhütlerimizi daha da güçlendirerek 2040 net sıfır hedefimize kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz.” Prometeon, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu hazırlarken Global Reporting Initiative (GRI) standartlarını uyguladı. GRI çerçevesi, kuruluşların ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerini şeffaf biçimde raporlamalarına rehberlik ederken, etki değerlendirmesi de faaliyetlerin toplum ve çevre üzerindeki etkilerinin anlaşılması ve paylaşılmasında kritik rol oynuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 481 milyar TL oldu Haber

Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 481 milyar TL oldu

Şirketin gönüllü BES ve otomatik katılım kapsamındaki toplam fon büyüklüğü 407 milyar TL’ye, net dönem kârı ise 3,5 milyar TL’ye ulaştı. Anadolu Hayat Emeklilik, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Bireysel emeklilik ve hayat sigortası alanlarında büyümesini sürdüren şirket, özellikle fon büyüklüğü, katılımcı sayısı ve hayat sigortası prim üretimindeki artışla dikkati çekti. Açıklanan verilere göre Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü yıllık bazda yüzde 49 artarak 481 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin öz kaynakları 13 milyar TL, 2026’nın ikinci çeyreği itibarıyla net dönem kârı ise 3,5 milyar TL olarak gerçekleşti. BES fon büyüklüğü 407 milyar TL’ye ulaştı Finansal sonuçları değerlendiren Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak, şirketin gönüllü BES ve otomatik katılım kapsamındaki toplam fon büyüklüğünün 407 milyar TL’ye ulaştığını bildirdi. Toplam katılımcı sayısının ise 3,4 milyonu aştığını belirtti. Şirketin gönüllü BES katılımcı sayısında özel sermayeli emeklilik şirketleri arasındaki güçlü konumunu koruduğunu ifade eden Kaygalak, 18 yaş altı katılımcı grubundaki liderliğin de devam ettiğini söyledi. Anadolu Hayat Emeklilik’in çocuklara yönelik bireysel emeklilik ürünlerinde ulaştığı katılımcı sayısı 397 bin oldu. Şirket, bu sonuçla 18 yaş altı müşteri grubunda yüzde 23,1 pazar payına erişti. Hayat sigortası prim üretimi yüzde 32 arttı Şirketin hayat sigortası alanındaki performansı da ikinci çeyrek sonuçlarına olumlu yansıdı. Anadolu Hayat Emeklilik’in hayat sigortası prim üretimi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 32 artarak 11,8 milyar TL’yi aştı. Kaygalak, elde edilen sonuçların şirketin istikrarlı büyüme yaklaşımını ve farklı müşteri gruplarına yönelik ürün stratejisini desteklediğini ifade etti. TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporu yayımlandı Anadolu Hayat Emeklilik, finansal sonuçlarının yanı sıra sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına ilişkin gelişmeleri de paylaştı. Şirket, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu şekilde hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuna sundu. Rapor kapsamında şirketin değer zinciri, uzun vadeli değer yaratma modeli ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatları ele alındı. Çalışmada şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilirliğin iş modeline nasıl entegre edildiğine de yer verildi. Kaygalak, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nun ardından yayımlanan sürdürülebilirlik raporunun, şirketin paydaşları için uzun vadeli değer oluşturma hedefini daha ileri taşımayı amaçladığını belirtti. “İyi Gelecek Üyeliği” kampanyasına dört ödül Anadolu Hayat Emeklilik’in “İyi Gelecek Üyeliği” isimli reklam kampanyası, pazarlama ve iletişim dünyasının önemli organizasyonlarında toplam dört ödüle layık görüldü. Kampanya, 38. Kristal Elma Ödülleri’nde “Film – TV & Sinema / Banka, Sigorta ve Finansal Hizmetler” kategorisinde Kristal Elma kazandı. “Entegre Kampanyalar / Banka, Sigorta ve Finansal Hizmetler” kategorisinde ise Gümüş Ödül’ün sahibi oldu. Brandverse Awards 2026 kapsamında da iki ödül alan kampanya, “Film-Finans” kategorisinde Gümüş, “Medya-Entegre Kampanya” kategorisinde Bronz Ödül kazandı. Üç yeni emeklilik yatırım fonu kuruldu Şirket, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bireysel emeklilik katılımcılarının farklı yatırım araçlarına erişimini artırmak amacıyla üç yeni fonu yatırımcılarla buluşturdu. Nisan ayında kullanıma sunulan Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ile Kira Sertifikaları Katılım Emeklilik Yatırım Fonu, katılım finans ilkelerine uygun yatırım seçeneklerine yönelen katılımcılar için hazırlandı. Şirketin yıl içinde kurduğu üçüncü fon olan Emlak Sektörü Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ise mayıs ayında halka arz edildi. Yeni fonla birlikte emlak sektörüne yatırım yapmak isteyen BES katılımcılarına hisse senedi fonları içerisinde farklı bir alternatif sunuldu. Anadolu Hayat Emeklilik 36’ncı yılını kutladı 2026’nın ikinci çeyreğinde 36’ncı kuruluş yıl dönümünü kutlayan Anadolu Hayat Emeklilik, gelecek dönemde de finansal sürdürülebilirliği destekleyen ürün ve hizmetlere odaklanacağını açıkladı. Serkan Uğraş Kaygalak, şirketin 36 yıllık deneyimini yenilikçi ürünler ve toplumsal değer oluşturan çalışmalarla geleceğe taşımayı hedeflediğini belirterek, müşterilere ve diğer paydaşlara sunulan güveni güçlendirecek adımların devam edeceğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.