Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilirlik Raporu

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilirlik Raporu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik Raporu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mars İklim Dostu Tarım Yatırımlarıyla Gıdanın Geleceğini Destekliyor Haber

Mars İklim Dostu Tarım Yatırımlarıyla Gıdanın Geleceğini Destekliyor

Küresel iklim değişikliği, kuraklık ve doğal kaynaklar üzerindeki baskılar, gıda üretiminde sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemini her geçen gün artırıyor. Bu tablo, gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yalnızca çevresel etkilerini azaltmalarını değil, aynı zamanda tarımsal üretimin devamlılığını sağlamaya, doğal kaynakları korumaya ve üreticilerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik sorumluluklarını da öne çıkarıyor. Bu anlayışla hareket eden Mars Incorporated, yayımladığı 2025 sürdürülebilirlik raporunda ham maddelerin sorumlu tedariğinden rejeneratif tarım uygulamalarına, yenilenebilir enerji yatırımlarından bilimsel ve teknolojik yeniliklere kadar farklı alanlarda kaydettiği ilerlemeyi ortaya koyuyor ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Kakao tedariğinde yüzde 98'lik dönüm noktası M&M’s®, SNICKERS®, TWIX® ve BOUNTY gibi dünyanın sevilen çikolata markalarını bünyesinde barındıran Mars; modern, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kakao ekosistemi yaratmak amacıyla sürdürülebilirlik stratejisini şekillendiriyor. 2018-2028 dönemini kapsayan ve şirketin toplamda 1 milyar dolar değerinde iç yatırımda bulunduğu “Gelecek Nesiller için Kakao” (Cocoa for Generations) programı, sorumlu tedarik uygulamalarının yaygınlaştırılmasını ve kakao üreticilerinin desteklenmesini amaçlıyor. Buna göre, şirketin küresel düzeydeki kakao tedarikçileri, 2025 yılında “Sorumlu Olarak Tedarik Edilen Kakao Programı” kapsamında Mars'ın yıllık kakao hacminin yüzde 98'ine eşdeğer miktarda, belirlenen referans tarihlerinden itibaren ormansızlaşma ve arazi dönüşümü içermediği belgelenmiş kakao tedarik etti.[i] Şirket, aynı zamanda, kakao üretiminde rejeneratif tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına da yatırım yapıyor. Örnek olarak, Ekvador, Dominik Cumhuriyeti ve Peru’da yürütülen iklim dostu tarım programı kapsamında 430 çiftçinin 3.500 hektarı aşkın alanda rejeneratif tarım uygulamalarını benimsemesi hedefleniyor. Çok katmanlı tarımsal ormancılık ve toprak sağlığını iyileştirmeye yönelik yöntemlerle üretimin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale getirilmesi amaçlanıyor. İklim dostu tarım uygulamaları 26 ülkeye yaygınlaşırken, yenilenebilir enerji yatırımları öne çıkıyor Mars, 26 ülkede 12 tarımsal ürünü kapsayan yaklaşık 77 iklim dostu tarım projesini ayrıca destekliyor. Örneğin, şirket, kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı yer fıstığı çeşitlerinin geliştirilmesi için beş yıllık dönemde 5,2 milyon dolar, pirinç üretiminde sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması için ise 2020-2030 döneminde 20 milyon dolarlık yatırım öngörüyor. Etki stratejisini üretim sahasına da taşıyan Mars, fabrikalarındaki yeşil dönüşüm yatırımlarını da genişletmeye devam ediyor. Şirket, geçtiğimiz sene ülkemize gelen çikolata portföyünü çalışan Avrupa’daki fabrikalarının da %100 yenilenebilir enerji ile çalışmaya başladığını duyurmuştu. Çekya’dan Fransa’ya, Almanya’dan İngiltere’ye uzanan 10 tesiste elektrik ve doğalgaz tüketimi biyometan ve yenilenebilir enerji sertifika yatırımlarıyla karşılayan Mars, tüm bu gelişmeleri 2050 yılına kadar “Net Sıfır” yolculuğunda birer kilometre taşları olarak nitelendiriyor. Son olarak, “Yenilenebilir Enerji Hızlandırma Programı” kapsamında Polonya ve ABD'deki güneş enerjisi projelerini destekleyen şirket, 2030 yılına kadar emisyon azaltımına katkı sağlamayı hedefliyor. İş hacmi büyürken karbon emisyonları azalıyor Mars 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nun öne çıkan bulgularından biri ise, şirketin 2015 yılından bu yana iş hacmini yaklaşık yüzde 75 artırırken değer zincirindeki mutlak sera gazı emisyonlarını kümülatif olarak yüzde 16,9 azaltması oldu. Şirket, yalnızca 2025 yılında yüzde 6,4'lük emisyon azaltımı sağladı. Doğrudan operasyonlarından ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını ise 2015 yılına kıyasla yüzde 42,6 azaltarak 2025 yılı için belirlediği bilim temelli hedefine ulaştı. Mars Wrigley Orta Avrasya Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, bu tabloyu değerlendirirken “Büyümeyi, emisyonlardan ayırmayı başardık. Bu yalnızca çevresel bir kazanım değil, aynı zamanda ekonomik dayanıklılık ve toplumsal fayda demek. İşimizin sürdürülebilirliğini bugünden yarının dünyasına taşıyoruz” sözleriyle stratejinin özünü vurguluyor. Şirketi belirgin olarak farklılaştıran bir diğer uygulama ise, Mars’ın iklim hedeflerinde kurumsal yönetişimin de belirleyici bir rol oynaması. Şirketin yaklaşık iki bin liderinin uzun vadeli ücretleri, finansal olmayan sürdürülebilirlik göstergelerine bağlanmış durumda. Çavuşoğlu, “Bu uygulama, sürdürülebilirliğin şirket içinde yalnızca bir rapor ya da niyet olmadığını, karar alma mekanizmalarının tam merkezine yerleştiğini gösteriyor” diyor. Şirket, küresel operasyonlarında 2030 yılına kadar değer zincirindeki sera gazı emisyonlarını 2015 seviyesine göre yüzde 50 azaltmayı, 2050 yılına kadar ise net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Teknoloji Sürdürülebilirlikte İnsan ve Yapay Zekâyı Merkeze Alıyor Haber

Doğuş Teknoloji Sürdürülebilirlikte İnsan ve Yapay Zekâyı Merkeze Alıyor

Yapay zekâ teknolojilerinin iş modellerinden karar mekanizmalarına kadar pek çok alanı yeniden şekillendirdiği günümüzde, teknoloji şirketlerinin sorumluluk alanı da genişliyor. Bir teknolojinin neyi mümkün kıldığının yanı sıra nasıl güvenli, verimli ve sorumlu biçimde kullanıldığı da giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşüm; enerji tüketiminden veri güvenliğine, etik kullanımdan yetkinlik dönüşümüne kadar birçok başlığı beraberinde getiriyor. Doğuş Teknoloji, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nda “Akıl Çağı” olarak tanımladığı bu dönemi, teknolojik kapasitenin insan muhakemesi, güven ve sorumlulukla birlikte yön bulduğu bir süreç olarak ele alıyor. Raporda şirketin çevresel ve sosyal etkilerinin yanı sıra teknoloji yatırımları, insan ve kültür yaklaşımı, güven, operasyonel dayanıklılık ve Ar-Ge çalışmaları bütüncül bir perspektifle değerlendiriliyor. Şirketin teknolojik kapasitesini büyütürken bu kapasitenin ekonomik, çevresel ve toplumsal etkilerini birlikte yönetme yaklaşımı da raporun temel eksenlerinden birini oluşturuyor. Güneş Enerjisiyle 1,27 Milyon kWh Üretim Dijital altyapıların büyümesiyle artan enerji ihtiyacını çevresel sorumluluğunun önemli başlıklarından biri olarak ele alan Doğuş Teknoloji, enerji ve kaynak verimliliğine yönelik çalışmalarını 2025 yılında da sürdürdü. Doğuş Teknoloji Veri Merkezi'nin enerji ihtiyacının bir bölümü güneş enerjisiyle karşılanıyor; 2025'te güneş panellerinden yaklaşık 687 bin kWh elektrik kullanıldı. Böylece güneş enerjisinin şirketin toplam elektrik tüketimindeki payı, yıllık bazda %20,1'den %27,1'e yükseldi. Şirket, teknoloji yetkinliklerini farklı sektörlerin kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çözümlerde de değerlendiriyor. SOLARPULSE ile güneş enerjisi kullanan tesislerin üretim ve tüketiminin yapay zekayla tahminlenmesi, FERIDE ile tarımsal faaliyetlerde su ve kaynak kullanımının daha verimli yönetilmesi, GreenCodex ile ise yazılım ve sunucu kaynaklı enerji tüketiminin analiz edilerek verimlilik alanlarının belirlenmesi hedefleniyor. Kadın Yöneticilerin Oranı %50’ye Ulaştı Sürdürülebilirliğin insan boyutunda çeşitlilik, çalışan deneyimi ve geleceğin yetkinliklerine odaklanan Doğuş Teknoloji’de kadın çalışan oranı %43,1 olurken, 2024’te %44,1 olan kadın yönetici oranı 2025’te %50’ye yükseldi. Bir önceki yıl %77,2 olan çalışan memnuniyeti skoru ise %83,9’a çıktı. Teknoloji sektörünün değişen yetkinlik ihtiyacına karşı genç yeteneklerin gelişimini de destekleyen şirket, Geleceğe Giriş Programı kapsamında 74 farklı üniversiteden 172 gence teknoloji sektöründe deneyim kazanma fırsatı sundu. Ar-Ge Harcaması 558,4 Milyon TL’ye Ulaştı Doğuş Teknoloji, teknolojik yetkinliklerini geliştirmeye yönelik yatırımlarını 2025 yılında da sürdürdü. Şirketin Ar-Ge harcaması iki yılda 2,4 katına çıkarak 558,4 milyon TL’ye ulaştı. Doğuş Teknoloji, 2025 yılı boyunca 21 Ar-Ge/Tasarım projesi yürüttü. Şirketin Ar-Ge Merkezi, kuruluşundan bu yana 7 tescilli patente sahip. Genç çalışanların fikir ve önerilerini her yıl farklı bir tema etrafında değerlendiren Genç Danışma Kurulu’nun 2025’te sürdürülebilirlik temasıyla yürüttüğü çalışmalardan doğan SustainFlow platformu için de ürün geliştirme süreçleri başlatıldı. İş Sürekliliği ISO 22301 ile Belgelendirildi Doğuş Teknoloji, operasyonel dayanıklılık ve iş sürekliliği alanındaki çalışmalarını da 2025 yılında güçlendirdi. Veri merkezi operasyonları ve Turkuaz uygulamasını kapsayan iş sürekliliği süreçleri ISO 22301:2019 İş Sürekliliği Yönetim Sistemi Sertifikası ile belgelendirildi. 2025 yılında müşteri gizliliği ihlali veya veri kaybına ilişkin doğrulanmış şikâyet bulunmadı. Şirket, güvenli ve sorumlu teknoloji kullanımına yönelik yönetişim yaklaşımını 2026’da kuracağı Yapay Zekâ Etik Komitesi ile daha da ileri taşımayı hedefliyor. Komitenin; insan gözetimi, şeffaflık, adillik ve hesap verebilirlik ilkelerini esas alan bir yönetişim çerçevesi oluşturması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CCC Yenilenebilir Enerji Kullanımını ve AR-GE Yatırımlarını Artırdı Haber

CCC Yenilenebilir Enerji Kullanımını ve AR-GE Yatırımlarını Artırdı

Yıldız Holding ve Gumlink A/S ortaklığıyla kurulan; Yupo, Oneo, Kremini, Bonbon ve Yıldız markalarıyla sakız ve şekerleme kategorilerinde, Everwell ve Ülker Pastil markalarıyla takviye edici gıda kategorisinde faaliyet gösteren Continental Confectionery Company (CCC), ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan raporda yer alan performans verileri CCC’nin Ergene/Tekirdağ’daki üretim tesisinden sağlandı. GRI Standartları referans alınarak hazırlanan rapordaki seçili çevresel ve sosyal göstergeler bağımsız sınırlı güvence çalışmasına tabi tutuldu. Raporda, CCC’nin Yıldız Holding’in “Bu Dünya Bizim” vizyonu ve “İsrafsız Şirket” iş modeli doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar ile gelecek dönem hedeflerine yer veriliyor. CCC Murahhas Azası Yahya Ülker, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İkinci Sürdürülebilirlik Raporumuzla 2025 yılı performansımızı, önceliklerimizi ve gelecek dönem hedeflerimizi paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Yıldız Holding’in ‘Bu Dünya Bizim’ vizyonu ve ‘İsrafsız Şirket’ iş modeli doğrultusunda sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. SBTi tarafından onaylanan bilim temelli emisyon azaltım hedeflerimiz çerçevesinde 2050 Net Sıfır taahhüdümüze yönelik dönüşüm çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kaynakların verimli kullanımı, sorumlu tedarik, çalışma arkadaşlarımızın gelişimi, AR-GE ve inovasyon önümüzdeki dönemde de öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alacak. Bu çalışmalara katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Elektrik tüketiminin yüzde 31’i yenilenebilir enerjiyle belgelendirildi CCC, 2025 yılında elektrik tüketiminin yüzde 31’ine karşılık gelen 12.000 MWh yenilenebilir enerjiyi (Güneş ve Rüzgar Enerjisi Santrali) I-REC sertifikalarıyla belgelendirdi. Şirket, SBTi (Science Based Targets initiative) tarafından onaylanan bilim temelli hedefleri doğrultusunda 2022 baz yılına göre 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını yüzde 42, üretilen ürün başına Kapsam 3 emisyonlarını yüzde 51,6 ve Kapsam 3 FLAG (Forest, Land and Agriculture) emisyonlarını yüzde 30,3 azaltmayı hedefliyor. CCC’nin uzun vadeli hedefleri arasında 2050 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında yüzde 90, üretilen ürün başına Kapsam 3 emisyonlarında yüzde 90 ve Kapsam 3 FLAG emisyonlarında yüzde 72 azaltım yer alıyor. Enerji ve çevre yönetimi ile su ayak izi çalışmalarını ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 14046 Su Ayak İzi standartları doğrultusunda yürüten CCC, çevresel yönetim yaklaşımını Gold seviyesindeki Green Check sertifikasıyla da belgelendirdi. Kaynakların verimli kullanımı için çalışmalarını sürdürüyor CCC, Ergene/Tekirdağ’daki üretim tesisinde 2025 yılında oluşan atıkların tamamını geri dönüşüme kazandırarak, 2024 yılında yüzde 95 olan geri dönüşüm oranını 2025 yılında yüzde 100’e çıkardı. Su yönetimini de öncelikli çalışma alanlarından biri olarak ele alan CCC, üretim süreçlerindeki kayıp ve kaçak noktalarının belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Bu kapsamda alınan önlemlerle günlük yaklaşık 95 ton su kaybının önüne geçildi. Şirket, suyun verimli kullanımını desteklemeye, kayıp ve kaçakları azaltmaya ve geri kazanım olanaklarını geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yerel ve sorumlu tedarik yaklaşımını güçlendiriyor CCC’nin 2025 yılında çalıştığı 650 tedarikçinin yüzde 93’ünü yerel tedarikçiler oluşturdu. Şirketin tedarikçilere yaptığı ödemelerin yaklaşık yüzde 71’i yerel tedarikçilere yönlendirilirken, yıl içinde 773 ton RSPO sertifikalı ham madde tedarik edildi. Sosyal uygunluk kapsamında ise 33 ham madde tedarikçisi amfori BSCI (Business Social Compliance Initiative) çerçevesinde denetlendi. CCC, ürün kalitesi ve gıda güvenliği süreçlerini BRC, IFS ve Helal sertifikasyonları kapsamında yönetirken tedarik zincirinde sosyal ve çevresel performansın daha geniş bir tedarikçi grubuna yayılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Çalışanlara 35.959 saat eğitim Yıldız Holding’in “Mutlu Et Mutlu Ol” yaklaşımı doğrultusunda çalışan deneyimi ve gelişimine yönelik programlarını sürdüren CCC, 2025 yılında 1.138 çalışanıyla faaliyet gösterdi. Çalışanlara yıl boyunca toplam 35.959 saat eğitim sağlanırken, çalışan başına ortalama eğitim süresi 31,6 saat olarak gerçekleşti. CCC, çalışanlarının gelişimini destekleyen öğrenme ve liderlik programlarının yanı sıra çalışan deneyimi, kapsayıcılık ve iş sağlığı ve güvenliği alanlarındaki çalışmalarını sürdürüyor. AR-GE harcamaları 55,3 milyon TL’ye ulaştı CCC’nin 2024 yılında 35 milyon TL olan AR-GE harcamaları, 2025 yılında 55,3 milyon TL seviyesine ulaştı. Şirket, aynı dönemde sakız ve şekerleme kategorilerinde 89 yeni ürün projesini tamamladı. AR-GE ve inovasyon çalışmalarını yeni ürün geliştirme, süreç iyileştirme ve dijitalleşme alanlarında sürdüren CCC; yapay zekâ destekli planlama sistemleri, IoT tabanlı üretim izleme çözümleri ve veri odaklı karar mekanizmalarından da yararlanıyor. Şirket, bu çalışmalarla üretim, planlama ve proje yönetimi süreçlerinde verimlilik ve izlenebilirliği geliştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Besler 9. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Besler 9. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan 9. Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. Sürdürülebilirlik yaklaşımını "Döngüsel Bereket" anlayışıyla “Doğadan Başlar- Doğayı Besler, Birlikte Değer Kazanır- Değeri Besler ve Geleceğe Taşınır- Geleceği Besler” şeklinde üç stratejik eksende ele alan Besler’in 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği uygulamaları bu yaklaşımın sahadaki karşılığını yansıtıyor. Doğayı Besler Ekseninde Yatırımlar ve Somut Sonuçlar Besler, 2025 yılında doğal kaynakların korunmasını üretim süreçlerinin temel unsurlarından biri olarak ele aldı. Şirket, 21,7 milyon TL’yi aşan yatırımla 26 enerji verimliliği projesini hayata geçirirken, tamamlanan çalışmalar sayesinde 8.569 MWh enerji tasarrufu sağladı. Operasyonlarından kaynaklanan toplam Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını ise bir önceki yıla göre yüzde 21 azalttı. Besler, Afyon Emirdağ Fabrikası’nda çatı GES yatırımının kurulum sürecini başlattı. Earthworm Foundation ile başlatılan iş birliği kapsamında ise tedarik zincirinde izlenebilirliğin güçlendirilmesi ve ormansızlaşma risklerinin uydu tabanlı teknolojiler aracılığıyla daha etkin biçimde yönetilmesi hedefleniyor. Değeri Besler ekseninde Üretici, Çalışan ve Toplum Odaklı Değer Yaratımı Sürdürülebilir büyümenin değer zincirindeki tüm paydaşlarla birlikte mümkün olduğuna inanan Besler, 2025 yılında “Değeri Besler” yaklaşımını çalışanlara, üreticilere ve topluma yönelik uygulamalarla güçlendirdi. Şirket, tarımsal ham madde alımlarının yüzde 88,2’sini sözleşmeli tarım modeliyle gerçekleştirirken; çiftçilere alım garantisinin yanı sıra eğitim, finansal destek ve ziraat mühendisleri aracılığıyla danışmanlık sağladı. Tarımda fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla yürütülen Tarımın Kadın Yıldızları projesi kapsamında, yıl boyunca düzenlenen 18 eğitim programına 2 bin 181 kadın üretici katıldı. Projenin etkisini üretimden tüketiciye taşıyan Besler, kadın üreticilerin emeğini görünür kılan Ege’den Hasat Bezelye’yi tüketicilerle buluşturdu. Tarımın Genç Yıldızları Staj Programı ile gençleri de sürece dahil ederek tarım sektöründe kapsayıcılığın güçlendirilmesine katkı sağladı. Geleceği Besler Ekseninde Ar-Ge, İnovasyon ve Yeşil Dönüşüm Yatırımları Besler, tarladan sofraya uzanan değer zincirinin geleceğini şekillendirecek çözümler geliştirmek amacıyla Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını sürdürdü. Şirketin 2025 yılı Ar-Ge yatırımları 90,7 milyon TL’ye ulaşırken, yıl içinde 14 proje tamamlandı ve 22 projedeki çalışmalar devam etti. Atık yağların değerlendirilmesi, biyobazlı ambalajların geliştirilmesi, patates işleme süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden kullanılması ve fonksiyonel gıda bileşenlerinin geliştirilmesine yönelik projelerle döngüsel ekonomi yaklaşımı inovasyonla desteklendi. Bu alandaki öncü çalışmalardan biri olan SAFER Akıllı Tarla Karar Destek Platformu ile ürün kalitesinde yaklaşık yüzde 24, verimlilikte yüzde 17 artış sağlanırken, kaynak kullanımı yüzde 40 azaltıldı. Besler, inovasyon çalışmalarının tüketiciye yansıması olarak 2025 yılında dondurulmuş ve konserve gıda, yağ ve donuk fırıncılık kategorilerinde 50 yeni ürünü pazara sundu. Şirket ayrıca Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile imzaladığı, 25 milyon Euro tutarında ve yedi yıl vadeli finansman anlaşmasıyla yeşil dönüşüm yatırımları ve kapsayıcı kalkınma hedefleri için ilave kaynak sağladı. Mert Altınkılınç: “Döngüsel Bereket yaklaşımıyla sürdürülebilirlik dönüşümümüze devam ediyoruz” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO'su Mert Altınkılınç, gıda sektörünün geleceğinin; doğal kaynakların korunduğu, üreticinin güçlendirildiği, teknolojinin etkin kullanıldığı ve güvenli gıdaya sürdürülebilir erişimin sağlandığı bir değer zinciriyle mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bizim için bereket; doğadan aldığımız değeri korumak, değer zincirimizdeki tüm paydaşlarımızla birlikte çoğaltmak ve gelecek nesillere taşımak demek. Çiftçiden başlayarak üretim, işleme ve dağıtım süreçleri üzerinden sofraya uzanan bu zincirin her aşamasında toprağı koruyan, kaynakları verimli kullanan, israfı azaltan ve değer yaratan bir anlayışla hareket ediyoruz. Tarımdan Ar-Ge’ye, enerji verimliliğinden inovasyona kadar attığımız her adımı, geleceğin sürdürülebilir gıda değer zincirine yönelik uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Herkesin güvenli ve yüksek kaliteli gıdaya erişimini sağlama misyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzocam, Sürdürülebilirlikte Öncülüğünü İkinci Raporuyla Güçlendirdi Haber

İzocam, Sürdürülebilirlikte Öncülüğünü İkinci Raporuyla Güçlendirdi

Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası İzocam, sürdürülebilirlik alanındaki öncü yaklaşımını ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bir kez daha ortaya koydu. Global Reporting Initiative (GRI) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeyi ve gelecek dönem yol haritasını şeffaf bir şekilde paylaştı. Sürdürülebilirliğin İzocam'da artık ayrı bir proje değil, tüm iş süreçlerinin temelini oluşturan bir yönetim anlayışı haline geldiğini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "Üretimden Ar-Ge'ye, tedarik zincirinden insan kaynaklarına, ürün geliştirmeden dijital dönüşüme kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik bakış açısıyla yönetiyoruz. Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olarak hazırladığımız ikinci raporumuz ise yalnızca bir raporlama çalışması değil; sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığımızın, şeffaflık anlayışımızın ve sürekli gelişim yaklaşımımızın somut bir göstergesidir." diye konuştu. 2025 yılı sürdürülebilirlikte önemli adımların atıldığı bir dönem oldu İzocam'ın ikinci Sürdürülebilirlik Raporu'nda, 2025 yılında sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalar öne çıktı. Operasyonel verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarını sürdüren şirket, üretim süreçlerinde gerçekleştirdiği iyileştirmelerle Kayseri tesisini sürdürülebilir üretim anlayışının örnek uygulama merkezlerinden biri haline getirdi. Üretim verimliliğini artıran, iş sağlığı ve güvenliği altyapısını uluslararası standartlar doğrultusunda güçlendiren ve kalite odaklı dönüşümü destekleyen çalışmalar öne çıktı. Bunun yanında ürünlerde Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ve Çevresel Ürün Beyanı (EPD) uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijital dönüşüm projeleri ve çalışan gelişimine yönelik yatırımlar raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı tutmayan İzocam; geliştirdiği ürünler, çalışanlarına yönelik uygulamalar ve toplumsal katkı projeleriyle bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Çalışan gelişimini destekleyen HYPE (Next Generation Program), liderlik akademileri ve wellbeing uygulamalarıyla insan odaklı dönüşümü güçlendiren şirket; İZODER'in enerji verimliliği seminerleri, İMSAD Sektör Buluşması ve Enerji Verimliliği Forumu gibi organizasyonlara verdiği desteklerle de sektörün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunuyor. Sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalar kapsamında ise İzocam Yelken Takımı sponsorluğunu sürdüren şirket, 60'ıncı yılı dolayısıyla TEMA Vakfı aracılığıyla ve bayilerinin gönüllü desteğiyle hayata geçirilen "İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı" projesiyle sürdürülebilirlik anlayışını üretim faaliyetlerinin ötesine taşıyarak doğaya ve gelecek nesillere değer yaratma vizyonunu somut bir projeyle ortaya koydu. 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda çalışmalar sürüyor Sürdürülebilirlik stratejilerini karbon emisyonlarının azaltılması, su tüketiminin düşürülmesi ve döngüsel ekonominin yaygınlaştırılması olmak üzere üç temel öncelik üzerine inşa ettiklerini ifade eden Kerem Kürklü, "2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimimizi yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda üretim süreçlerimizi sürekli geliştirirken, enerji verimliliğimizi artırıyor, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırıyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımını tüm operasyonlarımıza entegre ediyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarımızı da yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan teknolojiler olarak değil, çevresel etkimizi azaltan önemli dönüşüm araçları olarak değerlendiriyoruz" dedi. İzocam olarak sürdürülebilirliği yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil; her gün attıkları somut adımlarla değer yaratan, ölçülebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı olarak gördüklerini vurgulayan Kerem Kürklü, sözlerini şöyle tamamladı: "Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine yerleştirerek çevresel sorumluluk, ekonomik değer yaratma, enerji verimliliğini destekleme, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlama ve toplumsal faydayı birlikte ele alıyoruz. Yenilikçi ürünlerimiz, verimli üretim anlayışımız, güçlü insan kaynağımız ve paydaşlarımızla geliştirdiğimiz uzun soluklu iş birlikleriyle, düşük karbonlu ekonomiye geçişe liderlik etmeyi ve geleceğin daha güvenli, daha verimli ve daha sürdürülebilir yapılarına değer katmayı kararlılıkla sürdüreceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi Haber

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi

IC Holding, 1 Ocak 2024–31 Aralık 2025 dönemindeki sürdürülebilirlik performansını ve gelecek dönem hedeflerini ortaya koyan 2024-2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. “Etkimiz, İzimiz, Geleceğimiz” başlığıyla hazırlanan rapor; Holding’in inşaat, altyapı, enerji, turizm, sanayi ve gayrimenkul alanlarındaki faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla ele alıyor. Raporda, çifte önemlilik analizi sonucunda belirlenen öncelikli konulardaki çalışmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na sağlanan katkılar ve UN Global Compact’ın 10 ilkesine yönelik ilerlemeler de paylaşılıyor. GRI Standartları’na uygun hazırlanan rapordaki seçilmiş çevresel ve sosyal göstergeler ile çifte önemlilik analizi bağımsız sınırlı güvence denetiminden geçti. “Dönüşümün bir parçası olmaya ve kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz” IC Holding CEO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Can Çaka, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği; yatırımlarımızı, risklerimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı şekillendiren bir yönetim alanı olarak görüyoruz. İnşaattan enerjiye, altyapıdan turizme uzanan çok sektörlü bir yapımız olduğundan, sürdürülebilirlik konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmemiz ve her sektörün kendi dinamiklerine uygun çözümler üretmemiz gerekiyor. Bunun yanında yenilenebilir enerjiden sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimine, biyoçeşitlilikten sosyal etkiye kadar farklı alanlarda ortaya koyduğumuz somut sonuçları daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliği, uzun vadeli değer yaratma ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak iş süreçlerimize daha güçlü biçimde entegre etmeye devam ederken paydaşlarımızın da katılımını artıracağız.” Enerji verimliliğinde yılda 8,7 milyon kWh tasarruf Rapor döneminde IC Holding grup şirketlerinde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında hayata geçirilen uygulamalarda ölçülebilir sonuçlar elde edildi. IC Enterra’nın yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi 2024 yılında 1,07 milyar kWh, 2025 yılında ise yaklaşık 1,25 milyar kWh olarak gerçekleşti. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nda gerçekleştirilen LED dönüşümüyle yıllık yaklaşık 8,7 milyon kWh enerji tasarrufu sağlanırken, 8 bin 248 armatür ve aydınlatma ekipmanı geri dönüştürüldü. Grup şirketlerinin veri merkezlerinin tek merkezde birleştirilmesi kapsamında ise 10 şirketteki 40 fiziksel sunucu devreden çıkarıldı. Bu dönüşümle yıllık yaklaşık 221 bin 600 kWh elektrik tasarrufu ve 96 ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı. İlk çifte önemlilik analizi bağımsız güvence denetiminden geçti IC Holding, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusundaki ilk çifte önemlilik analizini 2025 yılında gerçekleştirdi. Bu çalışmada hem Holding’in faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkileri hem de iklim değişikliği ve doğal kaynakların azalması gibi gelişmelerin Holding’in işlerini nasıl etkileyebileceği incelendi. Böylece hangi sürdürülebilirlik konularına öncelik verilmesi gerektiği yalnızca çevresel ve toplumsal etkiler açısından değil, şirketin karşılaşabileceği riskler ve yatırım fırsatları açısından da belirlendi. Çalışmada 146 etki, 120 risk ve 61 fırsat değerlendirilirken; yönetim, çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, kamu kurumları, iş ortakları ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu toplam 285 iç ve dış paydaşın görüşü alındı. Analizin metodolojisi, süreçleri ve sonuçları bağımsız sınırlı güvence denetimine tabi tutuldu. Enerji altyapısı ve biyoçeşitlilik birlikte yönetiliyor Biyoçeşitlilik alanında enerji altyapısının kuşlar üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar ölçeklendirildi. Trakya’da 2020’den bu yana 1.000 leylek yuva platformu kuruldu; 2021-2025 döneminde 29.895 metre iletken izolasyonu gerçekleştirildi. 2025’te izleme çalışmaları genişletilerek 47 leylek ve 11 şah kartal halkalandı. Önümüzdeki beş yılda 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanması, en az 20 kuşa GPS verici takılması hedefleniyor. DENK ile çeşitlilik ve kapsayıcılık grup genelinde yaygınlaştırılıyor IC Holding, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık yaklaşımını DENK programıyla kurum genelinde yaygınlaştırıyor. 2025 yılında genişletilen DENK ÇEK Rehberi; İnsan Hakları Politikası, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Politikası ile Ev İçi Şiddetle Mücadele Politikası’nı ortak bir yapıda buluştururken, DENK Dil Kılavuzu da önyargılardan arındırılmış ve kapsayıcı bir iletişim dilinin kullanılmasına rehberlik ediyor. Program kapsamında 2025 yılı boyunca Tuz Gölü ve Kilyos Tünel projeleri, IC Altyapı, Karasu Limanı, TREDAŞ, TREPAŞ ve IC Hotels operasyonlarında toplam 13 sınıf eğitimi ve 10 odak grup çalışması gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla eşitlik ve kapsayıcılık uygulamalarının sahadaki karşılığı değerlendirilerek gelişim alanları belirlendi. Sosyal etki yatırımları iki yılda 871 milyon TL’ye ulaştı IC Holding ve grup şirketlerinin toplumsal gelişimi desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği sosyal etki yatırımlarının toplam büyüklüğü 2024-2025 döneminde 871 milyon TL’ye ulaştı. Holding, İbrahim Çeçen Vakfı ile yürüttüğü çalışmalarda finansal desteğin ötesine geçerek grup şirketlerinin teknik kapasitesini, çalışan uzmanlığını ve kurumsal işbirliklerini sosyal etki programlarına dahil ediyor. Bu kapsamda İbrahim Çeçen Vakfı iş birliğiyle yürütülen IC Kariyer Köprüsü programı bugüne kadar 2.000 öğrenciye ulaştı; 105 öğrenci grup şirketlerinde staj olanağı elde etti. Deprem bölgesinde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını destekleyen Yaşam Atölyeleri’nden ise 500’den fazla kadın doğrudan yararlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Finans’tan Sürdürülebilir Finansmanda Güçlü Artış Haber

Türkiye Finans’tan Sürdürülebilir Finansmanda Güçlü Artış

‘Yarına Varız’ yaklaşımıyla sürdürülebilirlik çalışmalarını sürdüren Türkiye Finans Katılım Bankası, TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) Uyumlu 2025 Yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı. Bankanın 2025 yılında gerçekleşen Sera Gazı Toplam Emisyonu %40 azaldı. Türkiye Finans Katılım Bankası’nın yenilenebilir enerji ve iklimle bağlantılı yatırımlara sağladığı toplam finansman hacmi ise 2025 yılında 7,1 milyar TL oldu. Verimlilik, enerji yönetimi ve dijitalleşme başarıyı getirdi Sera Gazı Protokolü (2004) doğrultusunda ‘finansal kontrol’ yaklaşımıyla hesaplanan sera gazı emisyonlarında Türkiye Finans Katılım Bankası’nın 2025 yılı verilerinde bir önceki yıla göre önemli bir düşüş olduğu tespit edildi. Banka 2025 yılında sera gazı emisyonunu %40 oranında azalttı. Enerji yönetimi, bina verimliliği ve dijitalleşme odaklı operasyonel iyileştirmeler, Bankanın sera gazı performansındaki bu anlamlı azalışın temel unsurları arasında yer aldı. Sürdürülebilir finansmana destek arttı Türkiye Finans Katılım Bankası, bu yıl da yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyen yatırımların finansmanına öncelik verirken kredi tahsis süreçlerinde çevresel ve sürdürülebilirlik yönetişimi konularını dikkate alarak sürdürülebilir finans yaklaşımını destekledi. 2024 yılındaki yenilenebilir enerji ve iklimle bağlantılı yatırımlara sağlanan finansman tutarı 4,9 milyar TL iken 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık %45 artışla 7,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Banka, 2025 yılı itibarıyla ilk kez Yeşil Varlık Oranı raporlamaya başladı ve bu oran ise %3,8 olarak kaydedildi. “Yarına Varız taahhüdümüzü somut hedefler ve ölçülebilir sonuçlarla güçlendiriyoruz” Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Vekili Müge Öner rapor hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: “Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, uzun vadeli değer yaratmanın ve güçlü bir gelecek inşa etmenin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. ‘Yarına Varız’ yaklaşımımızı somut hedefler, ölçülebilir sonuçlar ve bağımsız güvenceyle destekleyerek sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası haline getiriyoruz. 2025 yılında sera gazı emisyonlarımızı yüzde 40 oranında azaltırken, yenilenebilir enerji ve iklimle bağlantılı yatırımlara sağladığımız 7,1 milyar TL’lik finansmanla reel sektörün yeşil dönüşümüne katkımızı da %45 oranında arttırarak güçlendirdik. Katılım finansın reel ekonomiyi destekleyen, insana ve doğaya değer veren yaklaşımını sürdürülebilirlik anlayışımızla birleştirerek, bugün attığımız adımlarla yarının daha dirençli ve sürdürülebilir ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Türkiye Finans Katılım Bankası Hakkında Türkiye Finans Katılım Bankası, 2005 yılından bu yana katılım finans sisteminin temel ilkeleri olan üretimi, ticareti ve ihracatı destekleme misyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. İnsan odaklı teknoloji vizyonuyla şekillenen yenilikçi dijital altyapısı ile ticari ve bireysel müşterilerine hızlı, güvenli ve kullanıcı dostu bir bankacılık deneyimi sunmaktadır. Banka, müşterilerini uçtan uca dijital ve çok kanallı bir altyapı üzerine kurulan açık bankacılık sistemi, e-ticaret finansman entegrasyonları gibi yenilikçi ürün ve hizmetlerle buluşturarak dijital bankacılık deneyimini ileri seviyelere taşımaktadır. Yapay zekâ destekli teknoloji çözümleriyle dijital bankacılıktaki öncülüğünü sürdüren Türkiye Finans Katılım Bankası, mobil uygulamaları, çevrimiçi platformları ve akıllı asistanlar üzerinden sunduğu zahmetsiz ve zaman kazandıran arayüzlerle finansal işlemleri kolaylaştırmaktadır. Kişiselleştirilmiş hizmetlerle her bireyin ve her işletmenin ihtiyaçlarına özel çözümler sunan Banka, dijital ve finansal kapsayıcılığı artırarak sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı sağlamaktadır. “Yarına Varız” mottosuyla geliştirdiği sürdürülebilir bankacılık vizyonunu verimlilik ve tasarruf değeri üreten dijital teknolojilerle güçlendiren Banka, geleceği şekillendiren öncü bir kurum olarak yoluna devam etmektedir. Türkiye Finans Katılım Bankası 3.106 çalışanı, 224 şubesi ve 15.985 anlaşmalı ATM’si ile Türkiye genelinde hizmet vermektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Yıldız Holding 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Yıldız Holding'in 2025 yılındaki sürdürülebilirlik faaliyetlerini, hedeflerini ve iyi uygulamalarını kamuoyuyla paylaştığı 9. Sürdürülebilirlik Raporu yayımlandı. Rapor, "Bu Dünya Bizim" yaklaşımıyla "Doğanın Geleceği İçin Çalışmak", "Paydaşlarımızla Güçlenmek" ve "Geleceğe İlham Vermek" odak alanlarındaki taahhütlere yönelik ilerlemeleri kapsamlı biçimde kamuoyuyla paylaşıyor. Yıldız Holding’de Bütünsel ÇSY Yönetişimi Yıldız Holding, değişen küresel beklentiler ve çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanında artan düzenleyici gereklilikler doğrultusunda ve bütünsel ÇSY yönetişimini güçlendirmek amacıyla sürdürülebilirlik yönetişim yapısını 2025 yılında yeniden yapılandırdı. Besler, Bizim Toptan, Penta Teknoloji, ŞOK Marketler ve Ülker TSRS uyumlu raporlarını yayımladı; Continental Confectionery Company ve Polinas ise ilk sürdürülebilirlik raporlarını kamuoyuyla paylaşırken Polinas, EcoVadis tarafından Altın Madalya ile ödüllendirildi. Ülker Bisküvi, LSEG Sürdürülebilirlik Endeksi'nin Ocak 2025 değerlendirmesinde kategorisinde üçüncü kez dünya birincisi oldu. Çevresel Dönüşümde Somut Adımlar Yıldız Holding şirketleri, 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda karbonsuzlaşma yol haritalarını güçlendirdi. CCC Gıda ve Polinas'ın karbonsuzlaşma hedefleri SBTi tarafından onaylanırken Ülker Bisküvi Net-Sıfır yolculuğu kapsamında 2030-2050 Dekarbonizasyon Yol Haritası'nı oluşturdu. Yenilenebilir enerji alanında Besler, 72.247 MWh'lik I-REC (Hidroelektrik Santrali) sertifikasıyla piyasa bazlı Kapsam 2 emisyonlarını sıfıra indirdi. Aytaç, 2025 yılında güneş enerji sistemleri aracılığıyla yaklaşık 3.541 MWh elektrik üretimi gerçekleştirdi ve 1.583 ton CO₂e emisyon azaltımı sağladı. Döngüsel ekonomi alanında ise ŞOK Marketler'in yaklaşık 21 milyon yeniden kullanılabilir kasası sayesinde 9.379 ton plastik ambalajın atık haline gelmesi önlenirken Holding genelinde 19.445 ton atık geri dönüşüme kazandırıldı. Paydaşlarla Birlikte Değer Yaratmak SuperFresh’in Tarımın Kadın Yıldızları projesi kapsamında 2025 yılında kadın çiftçilerden 7.800 ton ürün için 73 milyon TL tutarında alım gerçekleştirildi; projenin başlangıcından bu yana toplam alım 22.000 tona, yaratılan ekonomik değer ise 168 milyon TL'ye ulaştı. Kadınların ekonomik hayata eşit ve etkin katılımını desteklemek amacıyla yürütülen Şok’ta Ben de Varım projesi kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden kadın kooperatifiyle iş birliği yapılarak kadın emeğiyle üretilen ürünler, 120 mağazada satışa sunularak 25 milyon TL gelir doğrudan üreticilere aktarıldı. Ülker, Fındıktan Fazlası projesinde Giresun’da 100’ü kadın olmak üzere 200 çiftçiyle iklim değişikliğine uyumlu sürdürülebilir fındık tarımı uygulamalarına devam ederken Kakao’dan Fazlası projesiyle Fildişi Sahili’nde 2440 kişiye mobil sağlık hizmeti ulaştırdı ve 135 kadın çiftçiye tarımsal ve koruyucu ekipman desteği sağladı. Sorumlu tedarik alanında Yıldız Holding Sorumlu Satın Alma Politikası hayata geçirilirken Ülker bünyesinde 276 tedarikçinin ÇSY riskleri değerlendirildi. Holding’in fırsat eşitliği odağının somut bir göstergesi olan Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası, başarıyla tamamlanan denetimin ardından 2025 yılında da geçerliliğini korurken çalışan başına yıllık ortalama eğitim süresi 21 saate, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ise 5,66 saate ulaştı. Teknoloji ve İnovasyonla Geleceğe Yatırım Yıldız Tech çatısı altında geliştirilen yapay zeka platformu Bizim Atlas, 2.500'ün üzerinde kullanıcıya, 1.400'ün üzerinde aylık aktif kullanıcıya ve 40.000'in üzerinde aylık mesaj hacmine ulaştı. 2025 yılında Yıldız Ventures aracılığıyla iklim teknolojileri, sürdürülebilir tarım ve döngüsel ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 30'dan fazla girişime girişim sermayesi fonları üzerinden yaklaşık 900 bin ABD doları tutarında dolaylı yatırım gerçekleştirildi. Besler'in tarım sektöründe dijitalleşme ve yapay zekâ destekli çözümleri artırmak amacıyla hayata geçirdiği Akıllı Tarla Karar Destek Platformu (SAFER) projesi ile toprak sağlığı, su ihtiyacı, gübreleme ve hava koşulları gibi kritik parametreleri anlık olarak izleniyor. Proje kapsamında ürün kalitesinde yaklaşık yüzde 24, verimlilikte yüzde 17 artış sağlanırken, kaynak kullanımı yüzde 40 azaltıldı. ŞOK Marketler ise 100 milyon TL'lik çevresel AR-GE ve inovasyon yatırımıyla, Antalya ve Adana’daki tedarik platformlarında devreye aldığı Pestisit Analiz Laboratuvarı Projesi kapsamında taze meyve ve sebzelere yönelik yüksek hassasiyetli analizlerle gıda güvenliğini güçlendirdi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, rapora ilişkin şunları söyledi: “Yıldız Holding olarak sürdürülebilirliği stratejik değer yaratma yaklaşımımızın merkezinde konumlandırıyor; iş yapış biçimimizin temelini oluşturan ‘İsrafsız Şirket’ modelimiz ve ‘Bu Dünya Bizim’ anlayışımız doğrultusunda faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kaynak verimliliğini artıran, çevresel etkilerimizi azaltan, veri ve inovasyonla güçlenen, insanı merkeze koyan ve toplumsal faydayı büyüten bir çalışma anlayışını iş stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. 2025 yılı, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı daha sistematik ve ölçülebilir hale getirdiğimiz, yönetişim mekanizmalarımıza daha güçlü biçimde entegre ettiğimiz önemli bir dönem oldu. Değer zincirimizin tamamında verimlilik, şeffaflık ve sorumluluk odaklı yaklaşımımızı güçlendirirken yenilenebilir enerji yatırımlarımızı, dijital dönüşüm çalışmalarımızı ve sürdürülebilirlik odaklı yönetişim uygulamalarımızı istikrarlı biçimde ilerlettik. Şirketlerimizin TSRS uyumlu raporlama kapsamında yürüttüğü çalışmalar, iklim risklerini ve fırsatlarını daha bütüncül ele alma kapasitemizi artırdı. Sürdürülebilirlik yönetişim modelimiz ve Yıldız Holding Sürdürülebilirlik Endeksi ile ilerlememizi daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve izlenebilir bir yapıya taşıdık. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği işimizin merkezinde tutarak daha güçlü bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nı (COP31), tüm paydaşların ortak hedefler etrafında buluşması ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik somut aksiyonların hız kazanması açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Yönetim Kurulumuz bünyesindeki Sürdürülebilirlik Yönlendirme Komitemizle COP31’e giden süreci yakından takip ediyor; gıda güvenliğini güçlendiren, kaynakların verimli kullanımını esas alan ve karbonsuzlaşma hedeflerimizi destekleyen çalışmalarımızla iklim eylemine katkı sunmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.