Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürücü Destek

Kapsül Haber Ajansı - Sürücü Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürücü Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bosch Motosiklet Dünyasının Geleceğini Daha Güvenli Ve Akıllı Hale Getiriyor Haber

Bosch Motosiklet Dünyasının Geleceğini Daha Güvenli Ve Akıllı Hale Getiriyor

Bir motosikletin bağlantılılığı arttıkça dijital saldırılara karşı korunması da o kadar önem kazanıyor. Bluetooth, Wi-Fi ve bulut bağlantıları iki tekerlekli araç segmentinde hızla yaygınlaşıyor. Bosch, araç elektroniğini daha etkin korumak amacıyla Gateway modülünün son derece kompakt yeni neslini EICMA 2026’da tanıtıyor. Bosch İki Tekerlekli Araçlar ve Powersports Başkanı Geoff Liersch, “Bosch için motosiklet güvenliğinin birçok boyutu var. Sürücü destek sistemleriyle kazaların önlenmesinden bağlantılı araçların harici saldırılara karşı korunmasına kadar tüm bu çözümleri, her araç sınıfındaki tüm sürücüler için erişilebilir hale getiriyoruz,” diyor. Şirket, bu yeni teknolojiyi özellikle motosiklet üreticilerinin yaklaşan mevzuat gerekliliklerini karşılamalarına yardımcı olmak için sunuyor. BM R155 Regülasyonu uyarınca Aralık 2027’den itibaren yeni geliştirilen tüm iki tekerlekli araçların bir bütün olarak siber saldırılara karşı güvence altına alınması gerekecek; Haziran 2029’dan itibaren bu gereklilik tüm yeni tesciller için de geçerli olacak. Central Gateway, gelen veri trafiğini kontrol eden merkezi bir arayüz görevi görüyor. Bosch, fuarda sistemi Light ve Base olmak üzere iki performans sınıfında sergiliyor. Gateway Light, sınırlı montaj alanına sahip araçlar için tasarlanan ve mevcut elektronik mimarilere minimum çabayla entegre edilebilen, şirketin ilk son derece kompakt 16 pinli versiyonu. Premium modeller için geliştirilen 39 pinli Gateway Base ise entegre araç gövde kontrol işlevleri sayesinde ek esneklik sağlıyor. Bosch ayrıca müşterilerine yüksek performanslı bir Gateway modülü seçeneği de sunuyor. 99 pinli Gateway modülü High, yüksek düzeyde entegre elektronik mimarilere sahip gelecek nesil araçlar için tasarlandı. ABS veya ECU gibi ilgili kontrol ünitelerine doğrudan entegre edilen güvenlik çipleri, araç içinde ek bir koruma katmanı oluşturuyor. Bileşenler daha üretim aşamasından itibaren siber güvenlik gözetilerek tasarlanıyor ve böylece araç üreticilerinin uluslararası standartlara uygun tip onayı alması kolaylaşıyor. Bu bileşenler, harici erişim gerçekleşse dahi ağa yalnızca doğrulanmış sinyallerin ulaşmasını sağlıyor. Bosch ayrıca araçların tüm yaşam döngüsü boyunca filo izleme, proaktif saldırı ve izinsiz giriş tespiti ile kullanım sırasında güvenlik açığı takibi gibi güvenlik hizmetleri sunuyor. Geoff Liersch, “Teknolojimiz sayesinde üreticiler yeni küresel gereklilikleri karşılayabilirken sürücüleri de araç bileşenlerine yönelik siber saldırılara karşı koruyabiliyor,” diyor. Bosch geleceğin mobilite teknolojilerini tanıtıyor Bosch, siber güvenliğin yanı sıra yollarda güvenlik ve konforu da geliştirmeyi sürdürüyor. Bosch, Radar Tabanlı Destek Sistemleri (ARAS – Gelişmiş Motosiklet Sürüş Sistemleri) alanında EICMA’da kendini kanıtlamış teknolojilere odaklanıyor. Benzersiz işlevleri sayesinde grup sürüşlerinde veya yoğun trafikte daha güvenli bir sürüş sağlıyor. Örneğin, yeni Triumph Tiger 1200, güvenliği ve konforu artırmak için Bosch ön ve arka radar sensörleriyle donatılıyor ve kapsamlı bir Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri paketi sunuyor. Bu entegre paket, sürüş sırasında güvenliği ve konforu artırmak üzere Adaptif Hız Sabitleyici (ACC), Grup Sürüş Desteği (GRA) ve Sürüş Mesafesi Desteği (RDA) gibi işlevleri bir araya getiriyor. Önden Çarpışma Uyarısı (FCW) ve Kör Nokta Algılama (BSD) ise sürücünün tüm trafik koşullarındaki farkındalığını artırarak ek destek sağlıyor. Ekran da insan-makine arayüzü olarak merkezi bir rol üstleniyor. Bosch TFT Connect System, kişiselleştirilebilen ve akıllı telefona bağlanabilen yeni nesil yüksek çözünürlüklü gösterge panellerinden oluşuyor. Bu ekranlar, önemli işlevlerin yanı sıra navigasyon veya müzik gibi içerikleri de doğrudan görüntüleyebiliyor. Ayrıca işlevlerin daha sonra etkinleştirilmesine yönelik dijital bir arayüz görevi görüyor (talep üzerine işlevler). Ekranın 7 inçlik versiyonu EICMA’da önemli bir kilometre taşına ulaşıyor: Yeni Triumph Tiger 1200 modelinde seri üretim başlıyor. Elektrifikasyon alanında Bosch, geniş bir güç-aktarma sistemleri portföyü de sunuyor. Daha küçük iki tekerlekli araçlarda elektrik motoru ve inverter, üreticiler için entegrasyonu kolaylaştıran tek bir entegre 6 kW elektrikli tahrik ünitesinde birleştirilebiliyor. Kompakt elektrikli hub motorları elektrikli scooter’larda emisyonsuz tahrik sağlıyor. Elektrikli Araç Kontrol Ünitesi (eVCU) ise elektrikli güç-aktarma sisteminin tamamını koordine ediyor. Bir diğer önemli odak noktası, Şubat 2027’de yasal zorunluluk haline gelecek Dijital Batarya Pasaportu için geliştirilen sistem çözümü. Bu Bosch yazılımı, motosiklet üreticilerine araçların tüm yaşam döngüsü boyunca gerekli batarya verilerini güvenli biçimde yönetmeye yönelik çözümler sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Silecek Sistemlerinin 100 Yılı Haber

Bosch Silecek Sistemlerinin 100 Yılı

1926 yılında Bosch, ilk elektrikli ön cam sileceğiyle sürüş güvenliğinde çığır açtı. 100 yıl sonra şirket, bu önemli yıl dönümünü kutluyor ve uzun inovasyon tarihini hatırlıyor. Bosch, aralıklı silme özelliğinin tanıtılmasından muz tipi Aerotwin sileceklere kadar uzanan süreçte, silecek sistemlerinin gelişimini belirgin şekilde şekillendirdi ve net görüş standartlarını defalarca yeniden tanımladı. Silecek teknolojisinin kilometre taşlarında bir yolculuk Bosch ön cam sileceklerinin tarihi, bir ilerleme hikayesidir. Elektrikli tahrikin ardından, temizleme performansını önemli ölçüde artıran çift malzemeli silecek lastiği (1994) geliştirildi. Bosch, 2001 yılında Aerotwin ile modern muz tipi silecekler için yeni standardı belirledi. Bu silecekler bugün çoğu yeni araçta orijinal ekipman olarak kullanılıyor. Araca özel Evodium çeliği yay şeridiyle aerodinamik tasarımlar, en uygun yüzey basıncını ve uzun kullanım ömrünü mümkün kılıyor. "Bosch'un 1926'da elektrikli ön cam sileceğini icat etmesi, trafik güvenliği açısından dev bir sıçramaydı." diyor Bosch Silecek Geliştirme Bölümü Başkanı Bart Robijns. "Modern bir silecek, araçta kritik bir parçadır. Özellikle en yeni nesil elektrikli araçlar, akustik performans konusunda yüksek beklentiler ortaya koyuyor. Maksimum çalışma sessizliğine sahip, gürültü yapmayan silecekler gerekiyor. Ayrıca modern sürücü destek sistemleri, kameraların ve sensörlerin aracın çevresini doğru ve kesintisiz şekilde algılayabilmesi için kusursuz temizlikte bir ön cama ihtiyaç duyuyor." Yıl dönümü kampanyası "100 yıldır önemli olanı net bir görüşle görüyoruz" temasıyla kutlanıyor Bosch, bu yıl dönümünü kutlamak için kapsamlı bir iletişim kampanyası başlatıyor. Kampanya resmi olarak Automechanika fuarıyla başladı. "100 yıldır önemli olanı net bir görüşle görüyoruz" mottosu altında yürütülen kampanya, nesilleri birbirine bağlayan ve aile, özen ve nostalji temalarına odaklanan bir hikâye anlatıyor. Kampanya, videoları, kapsamlı sosyal medya faaliyetlerini ve servisler ile bayilerin pazarlama çalışmalarında kullanabileceği diğer materyalleri içeriyor. Geleceğe bakış: Yarının mobilitesi için yenilikler İnovasyon, 100 yıldır Bosch silecek sistemlerinin itici gücü oldu. Şirket, öncü teknolojilerle küresel trendleri şekillendiriyor ve hem orijinal ekipman hem de satış sonrası pazarı için özel çözümler sunuyor. Örneğin ticari araçlar için geliştirilen Aerotwin J.E.T-Blade, silecek lastiğine yerleştirilen nozullar sayesinde cam suyunu, silecek cam üzerinde hareket ederken doğrudan lastiğin önüne püskürtüyor. Bu da rahatsız edici püskürtmeyle oluşan sisi azaltıyor ve sürücüler için görüşü anında iyileştiriyor. Bu sistemlerde filo sorumluları maksimum güvenilirlikten faydalanırken, servisler önceden monte edilmiş adaptörler sayesinde montaj sırasında zamandan tasarruf ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pirelli ve RIDEsense’ten Güvenlikte Yeni Dönem Haber

Pirelli ve RIDEsense’ten Güvenlikte Yeni Dönem

Pirelli, Napoli Federico II Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü ve ileri mobilite teknolojileri geliştiren MegaRide Group bünyesinden doğan bir girişim olan RIDEsense ile, Pirelli Cyber™ Tyre ekosistemine entegre edilecek yeni yazılım çözümlerinin geliştirilmesine yönelik bir anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında Pirelli, RIDEsense’in sanal sensör teknolojisini kullanma lisansını alırken, üçüncü taraflara hak devri konusunda da belirli güvence mekanizmaları oluşturuldu. Ayrıca Pirelli, RIDEsense’in %24,99 oranındaki hissesini satın alacak ve şirketteki payını gelecekte %100’e kadar çıkarma opsiyonuna sahip olacak. Pirelli Cyber™ Tyre sisteminde kullanılan fiziksel sensörlerin, RIDEsense’in sanal sensörleriyle (araçlarda halihazırda bulunan sensörlerden elde edilen bilgileri işleyen algoritmalar) entegre edilmesi, Cyber™ Tyre’ın araçların elektronik güvenlik sistemlerine sunduğu katkıyı daha da artıracak. Bu iş birliği, suda kızaklama tespiti gibi mevcut fonksiyonları güçlendirmenin yanı sıra, lastik ve araç teşhis sistemlerine yönelik yeni yeteneklerin geliştirilmesinin de önünü açacak. Böylece Pirelli Cyber™ Tyre ekosistemi, gelişimini sürdürerek gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve otonom sürüş teknolojilerinde daha önemli bir rol üstlenme yolunda yeni bir aşamaya ulaşmış olacak. PIRELLI CYBER™ TYRE Belirli araç modellerinde orijinal ekipman olarak kullanılan Pirelli Cyber™ Tyre, lastiklere entegre edilen sensörlerden veri toplayıp bunları Pirelli’nin özel yazılım ve algoritmalarıyla işleyebilen dünyanın ilk entegre donanım ve yazılım çözümüdür. Toplanan veriler gerçek zamanlı olarak aracın elektronik sistemlerine aktarılır ve ABS, ESP ve çekiş kontrol sistemleri gibi sürüş ve kontrol sistemleriyle entegre çalışan yeni fonksiyonların geliştirilmesine olanak tanır. Pirelli’nin teknolojisi, araç güvenliğini, performansını ve verimliliğini artırmayı hedeflerken, yol altyapısının durumunun izlenmesinde de kullanılabiliyor. Böylece yol kullanıcıları için risk oluşturabilecek durumların tespit edilmesine katkı sağlanıyor. Bu alanda kamu otoriteleriyle iş birliği içinde çeşitli pilot projeler de yürütülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks D, Euro NCAP değerlendirmesinde 4 yıldız ve CitySafe etiketini kazandı Haber

Renault Trucks D, Euro NCAP değerlendirmesinde 4 yıldız ve CitySafe etiketini kazandı

Euro NCAP değerlendirmesine ilk kez katılan Renault Trucks D[1], doğrudan 4 yıldız elde ederek aktif ve pasif güvenlik özelliklerinin etkinliğini doğruladı. Bağımsız yol güvenliği kuruluşu, Renault Trucks D’de bulunan sürücü destek ve çarpışma önleme sistemlerinin kalitesini de özellikle vurguluyor. Şehir içi kullanım için özel olarak tasarlanan sistemler Euro NCAP özellikle sürücü görüşünü övgüyle değerlendirdi: Sürücünün doğrudan görüşünü iyileştiren, alt camlı opsiyonel yolcu tarafı görüş kapısı.Yüksek performanslı dolaylı görüş sistemleri: opsiyonel panoramik görüş ve yolcu tarafı kameraları. Daha konforlu bir sürüş deneyimi için çeşitli özellikler: Kamyonun öndeki araca fazla yaklaşması durumunda mesafe uyarısı.Adaptif Hız Sabitleyici (ACC) ve Gelişmiş Acil Frenleme Sistemi (AEB) gibi ileri güvenlik sistemleri. Euro NCAP: “Renault Trucks D kamyonun değerlendirmelerinde ACC ve AEB, diğer araçlarla arkadan çarpışma durumlarında son derece etkili olduğunu kanıtladı. Ayrıca AEB, yayalar ve bisiklet kullanıcıları ile yaşanan önden çarpışmalarda da iyi performans gösterdi.” Bu arada yapılan son güncelleme, AEB sisteminin devre dışı bırakılması durumunda 15 dakika sonra otomatik olarak yeniden etkinleşmesini garanti ederek sürücü ve diğer yol kullanıcıları için kesintisiz koruma sağlıyor. Renault Trucks D’nin toplam güvenli sürüş puanı %75, çarpışma önleme %59 ve kaza sonrası sistemlerin puanlaması %80 olarak ölçüldü. Renault Trucks D, geniş güvenlik donanımı yelpazesi sayesinde City Safe sertifikasını da kazandı. Bu da aracın şehir içi sürüşte ve savunmasız yol kullanıcılarının korunmasında en güvenli araçlar arasında yer aldığı anlamına geliyor. Euro NCAP değerlendirmesi: yol güvenliğinin öncüsü Euro NCAP, 1997’den bu yana binek araçlarda güvenlik standartlarının yükseltilmesinde önemli bir rol oynuyor. 2024 yılından itibaren testlerini ağır hizmet kamyonlarını da kapsayacak şekilde genişleten Euro NCAP, tüm sektörü daha gelişmiş güvenlik teknolojileri ve ekipmanlarını benimsemek üzere teşvik ediyor. Renault Trucks, kamyon sürücülerinin ve tüm yol kullanıcılarının güvenliğini artıran bu yaklaşımı destekliyor. Renault Trucks’ın uzun yol aracı Renault Trucks T ile dağıtım modeli Renault Trucks D, hem 4 yıldız Euro NCAP hem de CitySafe sertifikası ile ödüllendirilmiştir. 2026 değerlendirmesi, üç alanı kapsayan 1 ila 5 yıldızlı bir puanlamaya dayanıyor: Güvenli sürüş: sürücü izleme sistemleri, doğrudan ve dolaylı görüş ile sürücü destek sistemlerinin değerlendirilmesi.Çarpışma önleme: aracın diğer araçlar, yayalar ve bisiklet kullanıcılarıyla önden çarpışmalara, şerit değişimlerine ve düşük hızda manevralara nasıl tepki verdiğinin değerlendirilmesi.Kaza sonrası sistemler: ilk yardım ekipleri için bilgi sağlanması ve acil müdahale erişilebilirliği. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toplu Taşımada Yeni Dönem: Dysons Australia Veri Odaklı Sistemle Standartları Yükseltti Haber

Toplu Taşımada Yeni Dönem: Dysons Australia Veri Odaklı Sistemle Standartları Yükseltti

Toplu taşıma sektöründe dijitalleşme hız kazanırken, Avustralya merkezli Dysons Australia dikkat çeken bir dönüşüme imza attı. Şirket, teknoloji altyapısını sadeleştirerek ve veri odaklı yeni bir platforma geçiş yaparak toplu taşımada yeni bir standart oluşturdu. Consat Telematics ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Dysons, araç filosundaki teknoloji sağlayıcı sayısını 13’ten 6’ya düşürürken, tüm operasyonlarını tek bir entegre platformda toplamayı başardı. Parçalı Sistemlerden Tek Platforma Geçiş Dysons Australia’nın dijital dönüşüm süreci, CIO Mark Brown’ın göreve başlamasıyla hız kazandı. Yapılan analizlerde, şirketin 60’tan fazla uygulama ve 13 farklı teknoloji sağlayıcıyla çalıştığı, sistemlerin ise birbirinden kopuk olduğu belirlendi. Bu durumun operasyonel verimliliği düşürdüğünü gören şirket, radikal bir karar alarak tüm sistemi yeniden yapılandırdı. Amaç: Veri bütünlüğü sağlamak Operasyonları sadeleştirmek Geleceğe uyumlu bir altyapı kurmak Consat Telematics ile Stratejik Ortaklık 20’den fazla teknoloji sağlayıcının değerlendirildiği süreç sonunda, Consat Telematics teknik kapasitesi ve veri altyapısı sayesinde tercih edildi. Yeni sistem ile birlikte: Araç takibi (real-time) Telematik veriler Yolcu sayımı Sürücü destek sistemleri Elektrikli araç yönetimi tek bir platform altında birleştirildi. Eğitim Süresi 10 Günden 2 Güne Düştü Yapılan dönüşüm kısa sürede somut sonuçlar verdi. En dikkat çeken gelişmelerden biri: Sürücü eğitim süresinin 10 günden 2 güne düşmesi oldu. Bu gelişme, hem operasyonel maliyetleri düşürdü hem de personel adaptasyon sürecini hızlandırdı. Dysons CIO’su Mark Brown, sistemin başarısını şu sözlerle özetledi: “En büyük filoya sahip olmayabiliriz ama kesinlikle en iyi veriye sahibiz.” Veri ile Yeni İş Modelleri Yeni platform sadece operasyonları iyileştirmekle kalmadı, aynı zamanda Dysons’a yeni fırsatlar da sundu. Şirket, elde ettiği yolcu verilerini kamu otoriteleriyle paylaşarak: Yeni iş birlikleri kurdu Finansman fırsatları yarattı Kamu ile entegrasyonu güçlendirdi Elektrikli Araç Geleceğine Hazır Dysons Australia’nın dönüşüm sürecinde en kritik başlıklardan biri de elektromobilite oldu. Yeni sistem sayesinde: Elektrikli araç takibi Şarj altyapısı entegrasyonu Enerji yönetimi tek merkezden kontrol edilebiliyor. Bu da şirketi, gelecekteki sürdürülebilir ulaşım çözümleri için güçlü bir konuma taşıyor. Toplu Taşımada Yeni Model Dysons CEO’su Andrew Jakab, bu dönüşümün yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda stratejik bir değişim olduğunu vurguladı: “Doğru iş ortaklarıyla çalışmak, müşterilerimize daha fazla değer sunmamızı sağlıyor.” Uzmanlara göre Dysons’ın attığı bu adım, toplu taşıma sektöründe veri odaklı ve entegre sistemlerin yeni standart haline geleceğinin güçlü bir göstergesi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.