Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürüş Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Sürüş Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürüş Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli Türkiye Yolunda Haber

Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli Türkiye Yolunda

Renault Megane E-Tech Elektrikli, 2022 yılında yeni nesil elektrikli araçların ilk temsilcisi olarak tasarım, teknoloji ve sürüş deneyimi açısından daha fazla değer yaratmak amacıyla yollara çıktı. Özgün ve dikkat çekici tasarımı, sağladığı sürüş keyfi ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemiyle Megane E-Tech Elektrikli, elektrikli mobilitenin önemli modelleri arasında yer almayı başardı. Hızla değişen ve son derece rekabetçi olan kompakt elektrikli araç pazarında Renault, Megane E-Tech Elektrikli’ye dört temel alanda yaptığı iyileştirmelerle rekabet avantajı sağlıyor: Daha dinamik tasarım, elektrikli mobilite alanında gelişmiş bilgi-birikimi, arttırılmış kullanıcı dostu teknoloji, tüm donanım seviyelerinde cömertçe geliştirilen yalın bir ürün yelpazesi. Megane E-Tech Elektrikli, bu geliştirmeleriyle kompakt elektrikli araç segmentindeki konumunu sağlamlaştırmayı hedefliyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, 2026 yılının son çeyreğinde Türkiye’de de satışa sunulacak. Sportif ve Modern Tasarım Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin ön cephesi, far bölümü hariç olmak üzere tamamen yeniden tasarlandı. Belirginleştirilen tampon rengi, yeni ışık imzasıyla birlikte daha sportif ve canlı bir görünüm sağlıyor. Kapalı radyatör ızgarası, sahip olduğu parlak siyah yüzeyi ve elmas deseniyle Renault logosunu bir araya getirerek Megane E-Tech Elektrikli’nin yeni görsel kimliğinin bir parçasını oluşturuyor. Ön cephe, elmas desenli gündüz farları sayesinde daha modern bir görünüm ortaya koyuyor. Arka aydınlatma üniteleri ise artık kapak merceği olmadan 3 boyutlu parçalar halinde konumlanarak tasarımı güçlendiriyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, bu değişiklikler dışında başarısına katkıda bulunan özelliklerini de koruyor. Uzun aks mesafesi, 19 veya 20 inç jantlar, gövde altı koruması ile dikkat çekici çamurluk kemerleri, eğimli tavan çizgisi ve gizli kapı kolları, Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin kendine özgü özelliklerini tasarımsal olarak ifade ediyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, yeni “Saten Arduvaz Mavi” dahil olmak üzere yedi farklı gövde rengiyle geliyor. Bu yeni renk, yıldız siyah tavan opsiyonuyla birlikte sunuluyor. Techno ve Esprit Alpine: İki Farklı Megane İfadesi Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, artık Techno ve Esprit Alpine olmak üzere her biri kendi tarzında iki tamamlayıcı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Techno donanım seviyesi; Google ile entegre 12 inç openR çift ekranlı dijital gösterge paneli dışında elektrikli araç rota planlayıcısı, ısı pompası ve batarya ön koşullandırma gibi günlük elektrikli sürüş için gereken özellikleri içeriyor. Ayrıca 220 hp gücünde bir motorla, yeni 19 inç alaşım jantlarla ve sınıfının en iyi değerleri arasında yer alan bir bagaj hacmiyle kullanıcılara sunuluyor. Üst donanım seviyesi olarak Esprit Alpine versiyon ile gelen özellikler ise bu modelin karakterini ve prestijini vurguluyor. Farklı dış tasarım öğelerine sahip bu versiyon, 20 inç alaşım jantlar ve özel tasarım unsurlarıyla yollara çıkıyor. Ayrıca elektrikli masaj özellikli koltuklar ve üst seviye Harman Kardon ses sistemi ile gelişmiş bir araç içi deneyim sunarken; sahip olduğu çok sayıda sürüş destek sistemi ise sürücünün hayatını kolaylaştırıyor ve sürüş güvenliğini destekliyor. Daha Sofistike Bir Görünüme Sahip Şık Bir İç Mekân Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin Techno donanım seviyesinde, suni deri yüzeye sahip ön konsol kalite algısını artırıyor. Elektrikli koltuklar, açık gri veya titanyum siyahı suni deri renk seçenekleriyle opsiyonel olarak sunuluyor. Bunları ise kapı panellerinde ve ön konsolda ahşap veya gri desenli özel süslemeler tamamlıyor. Esprit Alpine donanım seviyesi ise yeni bir iç tasarımla dikkat çekiyor. Koyu griden maviye uzanan spektral gri kapı döşemeleri bu versiyonun sportif ve zarif karakterini güçlendiriyor. Ambiyans aydınlatma, genel kokpit ortamını ve kalite algısını arttırmaya yardımcı oluyor. Ambiyans aydınlatma kullanım koşullarına uyum sağlıyor ve ayrıca sürücünün tercihlerine uygun bir ortam yaratacak şekilde kişiselleştirilebiliyor. Optimum Enerji Verimliliği İçin Yeni Bir Batarya Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, nadir toprak elementleri içermeyen, 220 hp (300 Nm) güç üreten sargılı senkron bir motorla yollara çıkıyor. Model, WLTP standardına göre 500 kilometreye varan WLTP menzile sahip yeni 67 kWh'lik bir batarya ile sunuluyor. Yeni nesil LFP (lityum demir fosfat) kimyasına dayanan batarya, 232 adet sıkıca yerleştirilmiş hücreden (Pouch 2 Cell) oluşan ve dünyada bir ilk olan yenilikçi bir “hücreden pakete” (C2P) mimarisini kullanıyor. Bu düzen hem enerji yoğunluğunu hem de kullanılabilir batarya kapasitesini optimize ederek %53'lük mükemmel bir paketleme verimliliği sağlıyor. Bu güncelleme aynı zamanda şarj performansını da iyileştiriyor. 165 kW'a (+35 kW) çıkarılan DC hızlı şarj gücü ile batarya, yaklaşık 24 dakikada (-%25) %15'ten %80'e şarj oluyor. Elektrik ekosistemi, enerji verimliliğini ve yönetimini optimize etmek için tasarlanan bir dizi teknolojiye dayanıyor. Google Haritalar'ın rota planlayıcısı, seyahat süresini optimize etmek üzere şarj gereksinimlerini dikkate alıyor. Isı pompası ve batarya ön koşullandırma gibi enerji optimizasyon özellikleri, tüm çalışma koşullarında batarya performansının korunmasına yardımcı oluyor. Çift yönlü 11 kW veya 22 kW AC (opsiyonel) şarj özelliği kompakt otomobil pazarında benzersiz olup çift yönlü şarj özelliği ile daha fazla şarj ve kullanım esnekliği sağlıyor. Çift yönlü şarj ve V2L (araçtan cihaza) işlevi, kullanıcıların 3.700W'a kadar nominal güce sahip 220V'luk bir cihazı, güç-nesne adaptörü kullanarak bataryaya bağlamasına olanak tanıyor. Google ile Entegre OpenR Link Sistemi Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, Google ile Entegre openR Link sistemiyle donatılıyor ve bu sayede günlük kullanımda kusursuz ve sezgisel bir bağlantı deneyimi sunuyor. Sol ön cam sütununda bulunan kamera ile yapılan yüz taramasıyla kullanıcının bir profili oluşturuluyor ve kullanıcı direksiyonun başına geçtiği anda sürüş pozisyonu ve Google ile Entegre openR Link ortamı gibi kişiselleştirilmiş ayarlar otomatik olarak etkinleştirilebiliyor. Ters L şeklinde tasarlanan çift ekran, gösterge paneli ile bilgi-eğlence sistemini tek ve kesintisiz bir yüzeyde bir araya getiriyor. Tüm versiyonlarda 12,3 inçlik dijital gösterge paneli ile 12 inçlik multimedya ekranı arasında bölünmüş toplam 774 cm²'lik bir alana sahip olan bu ekranın kalitesi, sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Google Gemini[1] ise sürücülerin araçlarıyla doğal ve konuşma dilinde etkileşim kurmalarını sağlıyor. Böylece sürücülerin dikkatlerini yoldan ayırmadan isteklerini verimli bir şekilde yerine getirmelerine yardımcı oluyor. Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, “MySense” modunun yerini alan SMART işlevine de sahip. Bu teknoloji, sürücünün davranışına bağlı olarak Multi-Sense sürüş modları (Eko, Konfor ve Spor) arasındaki geçişi otomatik olarak kontrol ediyor. Tek Pedal Sürüş ve Dört Kademeli Rejeneratif Fren Sistemi Renault, Yeni Megane E-Tech ile Tek Pedal Sürüş işlevini sunuyor. Bu işlev, sürücünün sadece güç pedalını kullanarak hızlanmasını ve tamamen durmasını sağlıyor. Yavaşlama, elektromotor tarafından sağlanıyor. Bu motor, yumuşak ve kademeli bir yavaşlama süreciyle aracı tamamen durduruyor. Araç durduktan birkaç saniye sonra elektrikli park freni otomatik olarak devreye girerek %20'ye varan eğimlerde bile hareketsiz kalıyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli’de, direksiyonda yer alan kollar ile seçilebilen ve Tek Pedal Sürüş modu ile tamamlanan dört farklı seviyede rejeneratif fren sistemi de bulunuyor. Daha Rahat Bir Sürüş Deneyimi İçin Otuza Varan Sürüş Yardımcısı Yeni Renault Megane E-Tech, her durumda güvenliği artırmak ve sürücüyü desteklemek üzere tasarlanan çok sayıda güvenlik özelliği ve sürüş yardımcısı ile yollara çıkıyor. Yükseltmeler akıllı adaptif hız sabitleyici, acil durum fren yardımcısı, öngörülü eko sürüş tavsiyesi, geliştirilmiş gerçekçi görünüm, güvenlik puanı, güvenlik koçu ve güvenlik monitörünü de içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem Haber

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem

Dacia, modern tasarım anlayışı ve modüler yapısıyla herkes için ulaşılabilir mobilite sunarken; 7 yıl garanti, yüksek ikinci el değeri, gelişmiş standart ADAS teknolojileri ve yaygın hizmet ağıyla güven veren bir kullanıcı deneyimi sağlıyor. Markanın Eco-G 120 motor seçeneği ise sunduğu düşük tüketim maliyeti ve güçlü fiyat-fayda dengesiyle segmentinin iddialı alternatifleri arasında öne çıkıyor. Dacia’nın 2013 yılından sonra yeniden satışa sunduğu Yeni Logan, tamamen yenilenen tasarımı ve zengin donanım seçenekleriyle 1 Haziran itibarıyla yollarda olacak. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “2026 yılı Dacia markamız için oldukça önemli bir yıl olacak. Yılın ilk çeyreğinde Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modellerimizin yenilenen versiyonlarını pazara sunduk. Haziran ayı itibarıyla da mevcut pazar şartlarında çok tercih edileceğini düşündüğümüz bir sedan şeçeneği olacak Logan modelimizi otomotiv pazarına kazandırıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu ürün atağı ile, Dacia’nın pazar payını artırmayı ve yeni ürün stratejimiz ile markayı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Herkes için ulaşılabilir mobilite anlayışıyla, rakipsiz tüketim maliyetleriyle, fiyat-performans odağıyla ve güvenilirlik anlayışını baz alarak sunduğumuz 7 yıl garanti süresiyle Dacia’yı daha güçlü hale getiriyoruz.” dedi. Eco-G 120 Otomatik (EDC) Motor ile Maksimum Yakıt Verimliliği Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, her bütçeye hitap eden yeni modelleriyle gerek geniş ailelere gerekse bireysel kullanıcılara keyifli ve yüksek performanslı bir sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Sandero 1.238.000 TL’den, Yeni Sandero Stepway, 1.535.000 TL’den ve Yeni Jogger ise 1.495.000 TL’den başlayan Mayıs ayına özel (nakit alımda geçerli) satış fiyatlarıyla kullanıcılara bütçe dostu bir otomobil sahibi olma imkânı sunuyor. Yeni Sandero Stepway , Yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte sunulan Eco-G 120 Otomatik (EDC), yenilenen Dacia ürün ailesinin en fazla öne çıkan motor seçenekleri arasında yer alıyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli çift yakıt teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG'nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için Dacia, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre (gerçek kullanılabilir kapasite) seviyesine çıkardı. Bu sayede Eco-G 120 motora sahip modellerin toplam menzilleri 1.500 kilometreye ulaşıyor. Benzinli bir otomobilin deposunu tam olarak doldurmak için gerekli olan bütçe ile, Eco-G 120 versiyonun LPG deposu iki kez doldurulabiliyor. Bununla birlikte, Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, önceki 90 hp’lik versiyona kıyasla artık 100 hp güç üreterek günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve 6 ileri manuel şanzımanla kombine ediliyor. Yeni Jogger ise ECO-G 120 manuel vites seçeneğine ilave olarak TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile birlikte tercih edilebiliyor. 13 Yıl Sonra Yeniden: Yeni Dacia Logan Türkiye’de Yenilenen Dacia ürün ailesinin en yeni üyesi Yeni Logan, sedan versiyonuyla Türkiye’de Haziran ayı itibarıyla satışa sunuluyor. 2013 yılından sonra yeniden Türkiye’de yollara çıkacak olan Yeni Logan, lansmana özel 1.580.000 TL’lik fiyatıyla kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Yeni Logan, iki farklı motor ve şanzıman seçeneğiyle satışa sunuluyor: Çift yakıt teknolojisine sahip motor: 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli bu motor seçeneği; 197 Nm tork ve 120 hp’lik Eco-G 120 (EDC-çift kavramalı) otomatik vitesle sunuluyor.TCe 100 manuel vitesli benzinli motor: 6 ileri manuel şanzımanla eşleştirilen bu motor seçeneği ise; 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, 200 Nm tork ve 100 hp güç sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor. Yeni Logan, tasarım açısından da önemli yeniliklerle geliyor. Piksel tasarımlı ön ızgarası ve ters T şeklindeki marka far imzası Yeni Logan’ın güçlü ve modern karakterini pekiştirirken, aynı zamanda Dacia’nın yeni marka kimliğini öne çıkarıyor. Expression ve Journey versiyonlarında sunulan yeni 16 inç jantlar ve köpekbalığı anten, modelin karakteristik yapısını vurguluyor. 1,85 metrelik genişliği, 22 santimetrelik arka diz mesafesi ve 628 litrelik bagaj hacmiyle segment standartlarının üzerinde konforlu ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Üstelik arka koltuklar katlandığında, bagaj hacmi 1.666 litreye kadar ulaşıyor. My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Expression ve Journey versiyonlarında standart olarak sunuluyor. Journey donanım seviyesinde kablosuz şarj sistemi opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Journey donanım seviyesinde 7 inçlik dijital gösterge ekranı standart olarak sunuluyor. Yeni Logan, otomatik acil durum freni, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliği ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Journey donanım seviyesinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. Expression ve Journey versiyonlarında otomatik klima standart olarak yer alırken, Journey versiyonunda buna ek olarak; eller serbest Dacia Card sistemi ve Kör nokta uyarı sistemi bulunuyor. Kablosuz şarj özelliği ise opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan Yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak bulunan iki YouClip sabitleme noktasına ek olarak; iki opsiyonel bağlantı noktası da aksesuar olarak sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hız Tutkunlarının Gözü Körfez’de Haber

Hız Tutkunlarının Gözü Körfez’de

Türkiye Motosiklet Federasyonu 2026 yarış takviminde yer alan Türkiye Süpermoto Şampiyonası, ANLAS MiniGP 110 ve FIM MotoMini Türkiye Serisi 8-9-10 Mayıs tarihlerinde yapılacak. Kartepe Motosiklet Spor Kulübü tarafından düzenlenecek yarışlar; Süpermoto Open, Süpermoto Senior, Süpermoto S3, Süpermoto 85 cc ve Süpermoto 65 cc, 50 cc ve 50cc Mini kategorilerinde düzenlenecek. Sıralama antrenmanlarıyla 9 Mayıs Cumartesi günü başlayacak şampiyonanın 1.Ayağı, 10 Mayıs Pazar günü birbirinden çekişmeli yarışlara sahne olacak. MİNİK YILDIZLAR ANLAS MİNİGP’DE PARLAYACAK Türkiye Anlas MiniGP 110 Serisi’nde sporcular Ohvale Türkiye, Anlas ve Türkiye Motosiklet Federasyonu iş birliğiyle start alacak. Yeni sezonda 6-10 yaş arasındaki 13 sporcunun yer alacağı Anlas MiniGP 110 yarışları da Körfez Yarış Pisti’nde organize edilecek. Anlas, MiniGP 110 Serisi kapsamında lastik tedarikini sağlayarak organizasyonun en önemli paydaşlarından biri olurken, MiniGP kategorisine uygun olarak geliştirilen Anlas GP-01 slick yarış lastikleri yüksek tutuş performansı ve güçlü viraj kabiliyeti ile genç sporculara üst düzey bir sürüş deneyimi sunacak. Anlas MiniGP 110 Serisi çocuk pilotları, yarış dünyasında lastiklerin önemini erken yaşta deneyimleme fırsatı bulacak. Bu sene FIM MotoMini Türkiye Serisi de ikinci kez düzenlenmeye devam edecek. SANİYELERLE YARIŞ KEPEZ’DE BAŞLIYOR Türkiye Drag Şampiyonası 1. Ayak yarışları 9-10 Mayıs tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde yeni açılan Kepez Drag Pisti'nde Türkiye Drag Şampiyonası'nın ilk ayak yarışları yapılacak. Türkiye Motosiklet Federasyonu 2026 yarış takviminde yer alan Şampiyona, 9-10 Mayıs tarihlerinde, Süper Street, Pro Street, Street2, Street 750, Street 600, Standart 1, Standart 2, Pro 200, Pro 300, Standart300 ve Kadınlar sınıfında düzenlenecek. Smyrna Motosiklet Spor Kulübü tarafından düzenlenecek yarışlar, 9 Mayıs Cumartesi günü antrenman ve sıralama turlarıyla başlayacak. 10 Mayıs Pazar günü ise birbirinden heyecanlı yarışlar yeni Kepez Drag Pisti’nde start alacak. Nefeslerin tutulduğu yarışlarda, motor tutkunları birincilik kupası için kıyasıya mücadele ederken, tribünleri dolduran izleyicilerde adrenalin yüklü yarışları izlemenin keyfini yaşayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMODA 4 ve OMODA 7 Ortalığı Yıktı! Auto China 2026’ya Damga Vuran Lansman Haber

OMODA 4 ve OMODA 7 Ortalığı Yıktı! Auto China 2026’ya Damga Vuran Lansman

OMODA 4 ve OMODA 7, Auto China 2026’da resmen sahneye çıktı ve otomobil dünyasını adeta ikiye böldü! 24 Nisan’da başlayan dev fuarda gözler bu iki modele kilitlenirken, sosyal medyada da gündemden düşmedi. 3 Yılda 1 Milyon Satış! Şimdi Hedef Çok Daha Büyük Henüz 3 yaşında olan OMODA&JAECOO markası, 1 milyon satış barajını aşarak otomotiv sektöründe dengeleri değiştirdi. Ama asıl bomba hedef şimdi geldi: 2027’de tek yılda 1 milyon satış! Bu iddialı hedefle sahneye çıkan marka, Auto China 2026’da adeta gövde gösterisi yaptı. OMODA 7: “En Güzel Crossover” Ünvanı Boşuna Değil OMODA 7, daha sahneye çıkar çıkmaz tüm dikkatleri üzerine çekti. Daha önce Londra ve Madrid Moda Haftaları’nda boy gösteren araç, otomobil değil adeta bir sanat eseri! Fütüristik tasarım Akıcı ve dikkat çekici hatlar Gençlere hitap eden sıra dışı stil Üstelik sadece görünüş değil! Super Hybrid System ile hem performans hem de yakıt verimliliği sunuyor. Yani hem şık hem güçlü! OMODA 4: Resmen Gelecekten Gelmiş Gibi! Ve gelelim asıl sürprize… İlk kez görücüye çıkan OMODA 4, teknoloji tutkunlarını resmen büyüledi! AI Cabin ile Konuşan Araç Dönemi Bu araç sadece sürülmüyor… Sizinle konuşuyor! Duygusal ses algılama Akıllı navigasyon Eğlence sistemi Park Etmek Tarih Oluyor! Yakında gelecek VPD teknolojisiyle: Aracı çağırıyorsunuz, geliyor El sallıyorsunuz, park ediyor Evet yanlış duymadınız… Bu teknoloji gerçek! 69 Ülkede Satış! Dünya Bu Markayı Konuşuyor OMODA&JAECOO, kısa sürede 69 ülkede satış yaparak global pazarda ciddi bir güç haline geldi. 1.364 bayi ile büyümesini sürdüren marka, özellikle genç kullanıcıları hedef alıyor. Sosyal Medya Yıkılıyor! Lansmanın ardından sosyal medya adeta alev aldı. Kullanıcılar OMODA 7’nin tasarımına hayran kalırken, OMODA 4’ün teknolojisi “gelecek geldi” yorumlarına neden oldu. Sık Sorulan Sorular OMODA 4 ne zaman çıkacak? 2026’nın ikinci yarısında satışa sunulması bekleniyor. OMODA 7 elektrikli mi? Super Hybrid System ile hibrit bir sürüş deneyimi sunuyor. Bu araçlar Türkiye’ye gelecek mi? Global genişleme planı kapsamında Türkiye ihtimali oldukça yüksek. OMODA 4’ün en çarpıcı özelliği ne? AI Cabin ve kendi kendine park eden sistemi. Marka neden bu kadar popüler oldu? Genç odaklı tasarım ve ileri teknoloji sayesinde. Fiyatlar belli mi? Henüz resmi fiyat açıklaması yapılmadı. SONUÇ: Otomotivde Yeni Dönem Başladı OMODA 4 ve OMODA 7, sadece yeni araçlar değil… otomotiv dünyasında yeni bir çağın başlangıcı olabilir. Tasarım, teknoloji ve global güç birleşince ortaya çıkan sonuç: rakipler için zor bir dönem! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jaguar, İkonik Mirasını Yeni Nesil Elektrikli GT ile Geleceğe Taşıyor Haber

Jaguar, İkonik Mirasını Yeni Nesil Elektrikli GT ile Geleceğe Taşıyor

Jaguar mühendisleri, yeni GT modelinin geliştirme sürecinde gerçek yol şartlarındaki testler ile dijital simülasyonları bir araya getiren kapsamlı bir program uyguladı. Farklı coğrafyalarda ve en zorlu koşullarda gerçekleştirilen kapsamlı test süreçleri sayesinde, markaya özgü sürüş karakteri daha da rafine ve dengeli bir yapıya kavuşturuldu. Bu titiz geliştirme sürecinin bir sonucu olarak, tamamen elektrikli dört kapılı GT modeli için şirket bünyesinde geliştirilen yeni nesil güç aktarım teknolojileri başarıyla hayata geçirildi. Üç elektrik motorlu mimari, yaklaşık 1.000 HP güç ve 1.300 Nm’yi aşan tork değerleri sunarken, milisaniyeler seviyesinde tepki veren yazılım altyapısı ile sürüş deneyimini üst seviyeye taşıyor. Dinamik hava süspansiyonu ve aktif amortisör sistemi ise konfordan ödün vermeden dengeli bir sürüş sağlıyor. Geliştirme sürecini anlatan JLR Araç Mühendisliği Direktörü Matt Becker, “Gerçek bir Jaguar’ı Jaguar yapan unsurları derinlemesine anlamayı hedefledik. Jaguar, en iyi haliyle performans ve konforu kusursuz bir uyum içinde sunar ve yeni GT modelimiz de bu yaklaşımın bir yansıması. Bu model, markanın temsil ettiği tüm değerleri bünyesinde barındırıyor. Jaguar’ın kurucusu Sir William Lyons’ın da ifade ettiği gibi; “Sürüş bir zorunluluk değil, keyif olmalıdır.” dedi. Jaguar Genel Müdürü Rawdon Glover ise şunları söyledi: “En başından itibaren hedefimiz gerçek bir Jaguar yaratmaktı. Bunun için markanın köklü mirasını yeniden değerlendirmek istedik ve bunu başarmanın en doğru yolu geçmiş 90 yılın en önemli modellerini deneyimlemekti. Bu süreç, şimdiye kadar ürettiğimiz en teknolojik Jaguar’ı geliştirmemiz için bize net bir yön çizdi.” Jaguar Sürüş DNA’sının İzinde “Jaguar Sürüş Ruhunu” keşfetmeye yönelik gerçekleştirilen bu deneyim, markaya özgü sürüş karakterini net biçimde ortaya koyarak yüksek güç rezervleriyle birlikte akıcı ve dengeli bir sürüş deneyimi sundu. Bu özellikler, uzun kaput ve alçak tavan çizgisi gibi tasarım unsurlarıyla birlikte yeni dört kapılı GT modelinin temelini oluşturuyor ve geçmişle güçlü bir görsel bağ kurarken elektrikli araç tasarım normlarının da ötesine geçiyor. XK120, E-type, XJ Coupé V12, XJS ve XJ Series I modelleri, yeni GT’nin gerçek bir Jaguar olmasını sağlayacak karakteristik özellikleri ortaya koydu. XK120, sürüş sırasında sunduğu dengeli yapı ile yeni GT’nin sürücüyü merkeze alan, koruyucu ve sarıp sarmalayan bir iç mekan sunması için yol gösterdi. Aynı zamanda performans seviyesinin segment standartlarının ötesine taşınması gerektiğini ortaya koydu. E-type, Jaguar’ın en güçlü temsilcilerinden biri olmaya devam ediyor. Konforlu ve rahat yapısının yanı sıra performansıyla, bir Jaguar ile her zaman fark edilir bir şekilde yola çıkıldığını gösteriyor. Dört kapılı GT’nin sürüş dinamiklerine en büyük ilhamı ise performans ve konforu dengeli şekilde sunan XJ Coupé veriyor. V12 motorun sunduğu sürekli güç rezervi ve rafine sedan konforu, yeni modelin karakterine doğrudan yansıtılıyor. Uzun mesafeleri yüksek hızlarda kat etmek üzere tasarlanan XJS ise mühendislere dinamik sürüş ile konforu bir arada sunmanın mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu yaklaşım, yeni GT’nin viraj performansından uzun yol kabiliyetine kadar tüm sürüş karakterine yansıyor. 1968’de “Yılın Otomobili” seçilen XJ Series I de zamansız tasarımı ve rafine sürüş karakteriyle Jaguar’ın geleceğini şekillendiren yüksek güç rezervi ve üstün konfor gibi temel değerleri temsil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı Haber

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı

Ön talep süreci 16 Şubat’ta açılan ve M Sport tasarım paketiyle sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive’ın Türkiye satış fiyatı 6.469.600 TL’den başlıyor. Yüksek verimlilik, uzun menzil, ileri seviye dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağını bir araya getiren Yeni BMW iX3 50 xDrive için ön talepler, BMW’nin dijital platformu BMW’ni Bul üzerinden alınıyor. Müşteriler, ön talep sürecinde tercih ettikleri renk, jant ve döşeme seçeneklerini belirleyebiliyor ve otomobili satın almak istedikleri Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcısı’nı seçebiliyor. Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW’nin yeni nesil ürün stratejisinin temelini oluşturan Neue Klasse, yalnızca bir araç platformu değil; yazılım, donanım ve kullanıcı deneyimini baştan sona yeniden tanımlayan bütüncül bir teknoloji ekosistemi olarak öne çıkıyor. Ön talep süreci başlayan Yeni BMW iX3 50 xDrive modeline ait ilk teslimatların Mayıs ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Altıncı nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan Yeni BMW iX3 50 xDrive, 160 kW (218 beygir) güç ve 610 Nm tork üreten elektrikli motoruyla güçlü ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özgü motor seçeneği olan 160 kW motor gücü ile sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive, aynı zamanda dört tekerlekten çekiş sağlayan üstün xDrive sürüş mimarisini de beraberinde sunuyor. Böylelikle ilk defa 160 kW motor seçeneği ve xDrive sürüş mimarisi bir modelde birlikte sunuluyor. 108,7 kWh kapasiteli bataryasıyla 805 kilometreye kadar (WLTP) menzil sağlayan model, 22 kW AC ve 400 kW DC şarj kapasitesiyle şarj süreçlerinde de yüksek verimlilik vadediyor. 400 kW ultra hızlı şarj altyapısı sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarjla 372 kilometreye kadar menzil kazandırabilen Yeni BMW iX3, uzun yol kullanımında da elektrikli sürüşü son derece pratik hale getiriyor. Çift yönlü şarj (V2L) özelliği ise aracı mobil bir güç kaynağına dönüştürerek harici cihazlara enerji sağlıyor. Neue Klasse’nin Geçmişten Geleceğe Uzanan Yol Haritası BMW tarihinde “Neue Klasse” kavramı, yalnızca yeni bir model ailesini değil, markanın kaderini değiştiren bir vizyonu temsil ediyor. Almanca’da “Yeni Sınıf” anlamına gelen Neue Klasse, ilk kez 1960’lı yılların başında BMW’nin finansal olarak zor bir dönemden geçtiği süreçte ortaya çıktı. O yıllarda BMW, bir yanda düşük hacimli lüks otomobiller, diğer yanda mikro araçlarla sıkışmış bir ürün gamına sahipti. Bu çıkmazı aşan hamle, BMW 1500 ile başlayan ve kısa sürede 1600, 1800, 2000 ve efsanevi 2002 gibi modellerle genişleyen Neue Klasse ailesi oldu. Bu otomobiller; sportif sürüş karakteri, günlük kullanıma uygun yapısı ve premium duruşuyla BMW’nin kimliğini yeniden tanımladı ve bugünkü 3 Serisi geleneğinin temelini attı. Aradan geçen onlarca yılın ardından BMW, otomotiv endüstrisinin bu kez elektrifikasyon, yazılım ve dijitalleşme ekseninde benzer ölçekte bir dönüşüm yaşadığı bir dönemde, Neue Klasse’yi yeniden sahneye taşıyor. Bu yeni dönemde Neue Klasse, belirli bir gövde tipinden ziyade; sıfırdan geliştirilmiş elektrikli araç mimarisi, yeni nesil batarya ve elektronik sistemler ile tamamen yeniden kurgulanmış bir kullanıcı deneyimini ifade ediyor. Bu vizyonun ilk seri üretim temsilcisi ise Yeni BMW iX3. Yeni BMW iX3, mevcut modellerin elektrikli bir türevi değil; içten yanmalı geçmişten bağımsız olarak geliştirilen, Neue Klasse platformu üzerine inşa edilmiş ilk model olarak konumlanıyor. Tıpkı 1960’larda olduğu gibi, BMW iX3 de markanın yeni bir döneme geçişini simgeleyen anahtar rol üstlenerek BMW’nin gelecekteki tüm elektrikli modellerinin hangi temel değerler üzerine inşa edileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşmede Yeni Standart: BMW Panoramic iDrive BMW Panoramic iDrive, dijital işlevler ile fiziksel kontroller arasındaki kusursuz uyumuyla, BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesini daha da ileriye taşıyor. Kabinde çeşitli fiziksel düğmeler korunurken, çok sayıda fonksiyon dokunmatik ekran, sesli komutlar ve çok işlevli direksiyon üzerinden optimize edilerek maksimum verimlilik sunuyor. BMW Panoramic iDrive, dört temel bileşenin eşsiz birleşimiyle öne çıkan bir görüntüleme ve kontrol deneyimi sunuyor. A sütunundan A sütununa uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına yansıtarak kişiselleştirilebilir içeriklerle tamamlanıyor. Üstte yer alan BMW 3D Head-Up Display, entegre navigasyon ve otonom sürüş verilerini mekânsal derinlik ile sunarken, serbest kesim tasarımlı Merkezi Ekran matris arka aydınlatma teknolojisiyle direksiyonun yanına ergonomik bir şekilde konumlandırılıyor. Sürücü tarafında dikey yerleşimli widget’lar, QuickSelect teknolojisiyle sık kullanılan işlevlere anında erişim sağlıyor. Yeni çok işlevli direksiyon ise kabartmalı yüzeyi, dokunsal geri bildirim sunan düğme panelleri ve zarif aydınlatma detaylarıyla sürücü ile otomobil arasında sezgisel bir bağ kuruyor. BMW Panoramic iDrive’ın çekirdeğinde, yenilikçi BMW İşletim Sistemi X bulunuyor. Bu sistem, BMW ID ile geniş kişiselleştirme seçenekleri, akıllı sürücü destek sistemleri, çok yönlü dijital işlevler, My BMW App üzerinden kapsamlı bağlantı özellikleri ve BMW Remote Software Update ile sürekli güncellenen güçlü bir dijital altyapı sunuyor. Sade, Teknolojik ve Zamansız Tasarım Yeni BMW iX3 tasarım tarafında Neue Klasse felsefesine uygun olarak sade, teknolojik ve zamansız bir duruş sergiliyor. Elektrikli mimarinin sağladığı özgürlük sayesinde temiz yüzeyler, akıcı geçişler ve dengeli oranlar ön plana çıkarken; aydınlatmalı, gövdeyle bütünleşik böbrek ızgara ve ince, yatay adaptif LED farlar BMW kimliğini modern bir yorumla yansıtıyor. Yan profilde gövdeyle entegre kapı kolları aerodinamik verimliliği desteklerken, arka bölümde L formlu farlar ve gövde rengi difüzör tasarımı sportif ama rafine bir karakter yaratıyor. İç mekânda ise serbest-kesim tasarımlı merkezi ekran, Shy-Tech kontrollere sahip yeni direksiyon mimarisi, sade kokpit düzeni ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı; Neue Klasse’nin minimalizm ve sürücü odaklılık anlayışını günlük hayata taşıyor. iX3 ile Sürüşün Yeni Tanımı: Sezgisel Sürüş Deneyimi, Yapay Zekâ ve Heart of Joy Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunun sürüş deneyimine yansıyan en güçlü ifadesini; Heart of Joy kontrol mimarisi ve yapay zekâ destekli sezgisel sürüş yaklaşımıyla ortaya koyuyor. BMW, elektrikli çağda “Freude am Fahren” kavramını korumanın yolunun artık yalnızca mekanik mükemmeliyetten değil, yazılım zekâsı ve sistemlerin uyumundan geçtiğini açıkça kabul ediyor. Bu anlayışın merkezinde yer alan Heart of Joy, direksiyon, hızlanma, frenleme, rejenerasyon ve şasi dengesini tek bir merkezi mimari altında birleştirerek aracın sürüş karakterini gerçek zamanlı olarak yönetiyor. Böylece iX3, sürücünün komutlarına yalnızca hızlı değil, aynı zamanda öngörülebilir ve doğal tepkiler veren bir yapı kazanıyor. Elektrikli motorun sunduğu anlık tork, bu bütünleşik yapı sayesinde ne agresif ne de yapay bir his yaratıyor; aksine BMW’ye özgü akıcı ve dengeli sürüş karakteri korunuyor. Bu teknik altyapıyı tamamlayan yapay zekâ katmanı ise iX3’ü yalnızca “akıllı” değil, sezgisel bir otomobil hâline getiriyor. Yeni nesil BMW Intelligent Personal Assistant, sürücünün alışkanlıklarını, sürüş stilini ve günlük kullanım senaryolarını zamanla öğrenerek araç–sürücü ilişkisini kişiselleştiriyor. Yapay zekâ, sürücünün niyetini gaz, direksiyon ve fren kullanımından algılayarak sürüş karakterini arka planda uyarlıyor; sakin bir kullanımda konforu, dinamik bir kullanımda çevikliği öne çıkarıyor. Aynı yaklaşım bilgi sunumunda da geçerli: Dijital kokpit, sürücünün o an gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgileri ön plana çıkarırken, dikkat dağıtan unsurları geri planda tutuyor. Enerji yönetimi ve rejeneratif frenleme de bu sezgisel yaklaşımın parçası olarak çalışıyor; sürücü fark etmeden daha verimli, daha tutarlı ve daha doğal bir sürüş deneyimi elde ediyor. Sonuç olarak Yeni BMW iX3, sürücünün aracı yönetmek zorunda kaldığı bir deneyimden ziyade, araçla doğal bir uyum içinde hareket ettiği “simbiyotik” bir sürüş anlayışı sunuyor. Heart of Joy’un yüksek hızlı merkezi kontrolü ile yapay zekânın öğrenen ve uyum sağlayan yapısı birleştiğinde, ortaya çıkan deneyim; BMW’nin geçmişte mekanik mükemmellik üzerinden tanımladığı sürüş keyfinin, elektrikli ve dijital çağdaki karşılığı oluyor. Neue Klasse felsefesiyle iX3, BMW’nin sürüş keyfini geleceğe nasıl taşıdığını somut ve hissedilebilir bir şekilde ortaya koyuyor. Standart Donanımlar ve Renk-Döşeme Seçenekleri Yeni BMW iX3, yalnızca ileri teknoloji ve sürüş dinamiğiyle değil, zengin standart donanım seviyesi ve bütüncül tasarım yaklaşımıyla da BMW’nin yeni dönem anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. BMW, bu modelde premium deneyimi opsiyonlara bırakmak yerine, günlük kullanımda fark yaratan pek çok özelliği standart olarak sunmayı tercih ediyor. A sütunundan A sütununa uzanan yüksek kontrastlı LCD projeksiyonuyla sürüş bilgilerini ön cam tabanında net ve sezgisel şekilde sunarak her koşulda kolay okunabilir ve kişiselleştirilebilir bir görüntüleme deneyimi sağlayan devrim niteliğindeki BMW Panoramic Vision, sürüşle ilgili tüm kritik bilgileri sürücünün görüş hattına sezgisel biçimde taşıyarak dikkat dağıtmadan bilgiye erişim sağlayan BMW 3D Head-Up Display, ışık animasyonlarıyla aracı daha ilk anda güçlü bir kimlik unsuru hâline getiren BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgarası, kamera ve radar destekli sistemleriyle öndeki otomobille olan hız ve takip mesafesini otomatik olarak ayarlayarak güvenli bir sürüş sunan Sürüş Asistanı Plus, otomobil çevresinin 3 boyutlu görüntüsünü doğrudan kontrol ekranına ileterek kolayca manevra yapmaya yardımcı olan ve gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden park etme imkanı sağlayan Park Asistanı Professional, dengeli ve güçlü bir ses sistemi sunan HiFi by Harman Kardon ses sistemi, 3 bölgeli otomatik klima, ısı yalıtımlı panoramik cam tavan, yedi farklı masaj programı içeren çok fonksiyonlu ön koltuklar gibi donanımlar standart olarak sunularak Yeni BMW iX3’ün premium karakterini hissettiriyor. Ayrıca 22 kW AC şarj desteği, Vehicle-To-Load (V2L) çift yönlü şarj altyapısı ve Connected+ Unlimited donanımları da standart olarak sunularak elektrikli mobiliteyi hem pratik hem de entegre bir deneyime dönüştürüyor. Renk, döşeme ve jant seçenekleri de bu bütüncül yaklaşımı tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor. Metalik Gri / Polarized Grey, Metalik Mavi / Ocean Wave ve Metalik Yeşil / Eucalyptus Green gibi modern metalik tonlardan Metalik Gri / Frozen Space Silver gibi sofistike renklere kadar uzanan 9 farklı renk seçeneği; iX3’ün karakterini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. İç mekânda ise Contemporary Veganza, BMW M iç tasarım döşemeleri ile BMW Individual Merino deri seçenekleri; farklı renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. 20” jantların standart olarak sunulduğu modelde müşteriler 22” jant boyutuna kadar jant tercih edebiliyor. Böylece Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunu yalnızca teknolojiyle değil; tasarım, konfor ve kişiselleştirme alanlarında da somut ve hissedilir bir deneyime dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor Haber

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Yazılım ve özellikle yapay zeka (AI), geleceğin sürüş ve araç içi deneyiminin temel unsurları haline geliyor. Bu alanda öncü konumda bulunan Bosch, yapay zekayı araca entegre etme yolunda önemli bir adım atarak kokpiti akıllı ve proaktif bir yol arkadaşına dönüştürüyor. Bosch, ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından CES® 2026’da, yapay zeka destekli kokpitlerin hayata geçirilmesini sağlayan yüksek performanslı yeni “AI extension platform”unu tanıtacak. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Mobilite Başkanı Markus Heyn, “Yeni AI extension platformu, mevcut kokpit sistemlerinin gelişmiş yapay zeka fonksiyonlarıyla hızlı ve kolay şekilde güncellenmesine olanak tanıyor. Böylece sürüş deneyimi tüm araç kullanıcıları için daha konforlu, daha sezgisel ve daha güvenli hale geliyor” dedi. Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpitiyle birlikte araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarak sürücünün alışkanlıklarını, tercihlerini ve içinde bulunduğu bağlamı anlayan, kendini geliştiren akıllı bir partner haline geliyor. Bu kokpit; ihtiyaçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sesli asistan, araç içinin kapsamlı sahne algısı, hassas navigasyon ve gelişmiş eğlence seçenekleri sunuyor. Örneğin sürücünün “Üşüdüm” demesi, koltuk ısıtmasının devreye girmesiyle birlikte kabin sıcaklığının da otomatik olarak ayarlanmasını sağlayabiliyor. On yılın sonunda 2 milyar euro ciro hedefi Heyn, “Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpiti, hem sürücülere hem de otomobil üreticilerine modern otomotiv yazılımlarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. AI extension platformu sayesinde araçlara yeni fonksiyonlar çok daha hızlı şekilde entegre edilebilecek” diyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpitler için hızla büyüyen önemli bir pazar öngörüyor. Grand View Research ve MarketsandMarkets gibi çeşitli pazar araştırma kuruluşlarına göre, yapay zeka destekli araç içi bilgi-eğlence (IVI) çözümleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 17 milyar euro büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bosch, bu pazarda etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Şirket, on yılın sonuna kadar IVI çözümlerinden 2 milyar euronun üzerinde ciro elde etmeyi ve ilk üç tedarikçi arasında yer almayı amaçlıyor. Günümüz araçlarına ileri seviye yapay zeka Bu yaklaşımın önemli kullanım alanlarından biri, araç içindeki verimsiz zamanın üretken çalışma zamanına dönüştürülmesi. Bosch, Microsoft ile birlikte sürüş güvenliğinden ödün vermeden aracı mobil bir ofise dönüştürüyor. Microsoft Foundry ve kokpite özel geliştirilen fonksiyonların entegrasyonu sayesinde Microsoft 365 üretkenlik uygulamalarına kesintisiz erişim sağlanıyor. Bu uygulamalar, dikkat dağınıklığını en aza indirmek ve güvenliği önceliklendirmek amacıyla diğer araç sistemleriyle akıllı biçimde ilişkilendiriliyor. Örneğin sürücü, sezgisel bir sesli komutla Microsoft Teams toplantısına katılabiliyor; sistem de buna paralel olarak adaptif hız sabitleyiciyi proaktif şekilde devreye alabiliyor. Alanlar arası bu kesintisiz etkileşim, özellikle işe gidip gelenler ve sık seyahat eden sürücüler için hem güvenli hem de verimli bir yolculuk deneyimi sunuyor. Bosch’un yeni “AI extension platform”u, mevcut donanım veya sistem mimarisinde değişiklik gerektirmeden günümüz araçlarının kolayca yapay zeka özellikleriyle donatılmasını sağlıyor. Platformun merkezinde, kokpitte karmaşık yapay zeka uygulamalarının temelini oluşturan güçlü NVIDIA DRIVE AGX Orin sistem-çipi (SoC) yer alıyor. Endüstri standardı NVIDIA CUDA platformu üzerine inşa edilen sistem, otomobil üreticilerinin kendi yapay zeka modellerini ve aracı sistemleri kolayca entegre etmesine imkan tanıyor. 150–200 tera işlem/saniye (TOPS) ek hesaplama gücü sunan kompakt ünite, basit güç ve Ethernet bağlantılarıyla çalışıyor; aktif hava veya sıvı soğutma seçenekleriyle destekleniyor. Karmaşık yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesini ve devreye alınmasını hızlandırmak için Bosch, NVIDIA NeMo ana yapı iskeleti dahil olmak üzere NVIDIA’nın yazılım çözümlerinden yararlanıyor. Bu sayede gerçek zamanlı sensör işleme ve görsel-dil modelleri (VLM) gibi gelişmiş araç içi uygulamalar sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor. Ayrıca NVIDIA Nemotron modelleriyle desteklenen muhakeme ve konuşma yetenekleri, bağlamsal anlayış, çok adımlı akıl yürütme ve doğal, sohbet benzeri kullanıcı etkileşimleri sunuyor. Bosch, Microsoft Foundry üzerinden araç içi yapay zekanın tasarımını ve yönetimini gerçekleştirerek ölçeklenebilir ve sürekli güncel kalan bir yapay zeka asistanı deneyimi sağlıyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpiti ve AI extension platformunu ilk kez CES® 2026’da Las Vegas’ta sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alfa Romeo 33 Stradale ve Tonale Los Angeles Otomobil Fuarı’nı İtalyan Cazibesiyle Renklendirdi! Haber

Alfa Romeo 33 Stradale ve Tonale Los Angeles Otomobil Fuarı’nı İtalyan Cazibesiyle Renklendirdi!

100 yılı aşkın süredir düzenlenen ve dünyanın ek köklü, en tanınmış otomobil fuarlarından biri olan Los Angeles Otomobil Fuarı 30 Kasım’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Los Angeles Kongre ve Fuar Merkezi'nde düzenlenen 2025 Otomobil Fuarı, 30'dan fazla markanın yeni modellerine kapsamlı bir bakış sunuyor. Bu kapsamda İtalyan üretim geleneğinin simgesi haline gelmiş global bir marka olan Alfa Romeo'ya fuarda onur konuğu olarak özel bir alan ayrıldı. Bu yılki etkinlik, test sürüşü için 50'den fazla modelin yer aldığı ve şimdiye kadarki en kapsamlı organizasyonlardan biri oluyor. Etkinlik yalnızca Kongre ve Fuar Merkezi'ndeki 93.000 m2'den büyük sergi alanında değil, çevre meydanlar ve sokaklarda da kendine yer buluyor. 21 Kasım tarihinde ziyaretçilerine kapılarını açan bu küresel etkinlik, Kuzey Amerika'nın en büyük otomobil pazarı olan Kaliforniya'nın kalbinde otomotiv dünyasını bir araya getiriyor ve 50'den fazla ülkeden binlerce ziyaretçi ile 5.000'den fazla gazetecinin buluşmasına ev sahipliği yapıyor. Gösterinin yıldızı 33 Stradale! Gösterinin yıldızı, pistte olağanüstü performans sunarken günlük kullanımda bile konfor ve kullanım kolaylığından ödün vermeyen 33 Stradale modeli oldu. 33 Stradale’nin sergilenme amacı ise sınırlı sayıdaki otomobil meraklısına hem en heyecan verici sürüş deneyimini hem de bir ikonun zamanın ötesindeki cazibesini yaşatmak. Sadece 33 adette üretilen ve tamamı şimdiden satılan yeni iki kişilik coupé, birçok otomobil tutkununun "tüm zamanların en güzel otomobili" dediği 1960'lı yılların efsanevi modeli 33 Stradale'yi yeniden yollara çıkarıyor. Bu otomobil, motor sporları tarihinde çığır açan Tipo 33'ün mirasını taşıyor. Her 33 Stradale, benzersiz bir parça olarak kopyalanması mümkün olmayan, en yüksek kalite standartlarında ve detaylara gösterilen titiz bir özenle ve zanaatkarlıkla üretiliyor. Bu yaklaşım, ünlü İtalyan karoseri zanaatkarlarının 1960'lardaki atölyelerinde uyguladıkları çalışma yöntemleriyle tamamen aynı. Bunlardan biri, tarihin en güzel Alfa Romeo modellerine damgasını vuran ve bugün yeni 33 Stradale'nin üretiminde başrol üstlenen ünlü Carrozzeria Touring Superleggera. 33 Stradale’nin eşsiz tasarımına eşlik eden kaputunun altında ise olağanüstü performans sunan 630 HP gücündeki çift turbo V6 motor bulunuyor: 0'dan 100 km/sa hıza 3 saniyenin altında ulaşabiliyor ve maksimum hızı ise 333 km/sa. Kuzey Amerika’da eşsiz gösterim yolculuğu Los Angeles otomobil fuarı, 33 Stradale'nin başrolünü üstlendiği bir dizi prestijli etkinliğe de yer veriyor. Kuzey Amerika'daki yolculuk, ağustos ayında Monterey Otomobil Haftası ile başladı ve model, Kaliforniya'da hafta sonu gerçekleşen en seçkin etkinliklerde ilk kez gösterildi. Bunlar arasında, 33 Stradale'nin de ilham aldığı havacılık dünyasından esinlenen, zarafet ve performansın bir karışımını ziyaretçilerin hayranlıkla izleyebildiği ünlü Motorlux; Pebble Beach'in büyüleyici sahilindeki Hagerty House'da düzenlenen seçkin etkinlik; Carmel Valley'deki Quail Lodge & Golf Club'da gerçekleşen "The Quail, A Motorsports Gathering" sergisi ve nihayetinde Monterey'deki ünlü WeatherTech Raceway Laguna Seca pisti yer aldı. Model, dünyanın en önemli otomobil müzelerinden biri olan Los Angeles'taki Petersen Otomotiv Müzesi’nde sergilendikten sonra klasik, modern ve kişiselleştirilmiş otomobiller ile motosikletlerin bir araya getirildiği, renkli ve coşkulu bir etkinlik olan MACCHINISSIMA'da da sergilendi. 33 Stradale, otomobil tutkunlarının üye olduğu tanınmış bir dernek olan Los Angeles Motoring Club'ın merkezinde de ayrıca sergilendi. ABD'deki bu yolculuk, otomobil mükemmelliğine adanmış en seçkin etkinliklerden biri olan ve dünyanın dört bir yanından 20.000'den fazla ilgili ve koleksiyoneri çeken 2025 Concours at Wynn Las Vegas ile taçlandırıldı. Yeni 33 Stradale, 30 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında da burada sergilendi. Alfa Romeo'ya özgü tarz, performans ve İtalyan işçiliğinin zamanın ötesindeki füzyonunu somutlaştıran bu model, benzersiz varlığı ve nefes kesici tasarımıyla tüm ziyaretçileri büyüledi. Yeni Tonale ABD’de ilk kez sahneye çıktı! Los Angeles Otomobil Fuarı ziyaretçileri, aynı zamanda yeni Tonale'yi ABD'de ilk kez görme fırsatı buldu. Bu model, markanın ilk C-SUV segmentindeki evrimini temsil ederken, sportif karakterini ve İtalyan tasarımının benzersiz cazibesini yeniden canlandırıyor. Yeni Tonale, olağanüstü dinamik niteliklerini daha da geliştiriyor. Mükemmel ağırlık dengesi, segmentindeki en direkt direksiyon sistemi ve konfor ile hassasiyeti bir araya getiren FSD süspansiyon sayesinde gerçek bir Alfa Romeo sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Tonale, bir sanat eseri gibi oranları ve daha geniş iz genişliği ile daha da ikonik bir görünüm kazanırken ön tasarımında yer alan yeni içbükey ızgara ve yenilenen Trilobe ön ızgara, modele daha kararlı bir karakter kazandırıyor. Profilde ise yeni jantlar, Alfa Romeo'nun tasarım mirasını modern bir dokunuşla yorumlayarak güç ve dinamizm hissi veriyor. Kırmızı deri veya siyah-beyaz iki tonlu Alcantara ile özenle hazırlanmış yeni kombinasyonlarla öne çıkan iç mekân da modelin tasarım ve kalitesini ortaya koyuyor. Yeni Alfa Romeo Tonale, kişiselleştirme konseptini renk seçeneklerinde de geliştiriyor. Brera Kırmızısı, Montreal Yeşili ve Oker Sarısı olmak üzere üç yeni metalik renk eklenerek kişiselleştirme seçeneklerinin sayısı sekize yükseliyor. Üstelik kontrast oluşturan siyah renkte tavan seçeneği de sunularak seçenekler daha da zenginleştirilmiş durumda. Teknoloji konusunda ise Tonale, iki adet, biri 12,3" ölçüsünde dijital gösterge paneli ve diğeri 10,25" ölçüsünde bilgi ve eğlence ekranı, çok renkli ambiyans aydınlatması ile yenilikçi kimliğini bir kez daha kanıtlıyor. Seviye 2 sürücü destek sistemleri ve 360° kamera ise sürüş deneyimini üst düzeye taşırken havalandırmalı ve ısıtmalı koltuklar, hava kalitesine duyarlı çift bölgeli otomatik iklimlendirme sistemi de yolculukların konforuna katkı sağlıyor. Los Angeles Otomobil Fuarı'nda sergilenen model Brera Kırmızısı rengi Tonale Sport Speciale versiyonu olup, Kuzey Amerika pazarına özel 268 HP güç ve 401 Nm tork üreten 2,0 litrelik Turbo benzinli motorla donatıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan Qashqai e-POWER, ADAC Ecotest’te Yakıt Tüketimiyle Segmentinde Zirvede Haber

Nissan Qashqai e-POWER, ADAC Ecotest’te Yakıt Tüketimiyle Segmentinde Zirvede

Nissan Qashqai’nin kapsamlı şekilde yeniden tasarlanmış ve geliştirilen e-POWER motor sistemi ile donatılmış versiyonu, Almanya’nın önde gelen otomotiv tüketici kuruluşu ADAC’ın Ecotest testinde 5,4 lt/100 km yakıt tüketimi elde etti. Bu değer, önceki versiyona kıyasla yaklaşık %15 daha düşük olup, Qashqai e-POWER’ı segmentinin en verimli modelleri arasına yerleştiriyor. ADAC’ın test prosedürü; laboratuvar testleriyle dinamik sürüş testlerini birleştirerek, gerçek sürüş koşullarını yansıtan bir yakıt tüketim değeri elde etmeyi hedefliyor. Yeni e-POWER Sistemi: Daha Verimli, Daha Sessiz, Daha Temiz Nissan mühendisleri, yeni nesil e-POWER sistemini geliştirirken özellikle Avrupa otoyol hızlarında (130 km/s’ye kadar) yakıt verimliliğini artırmaya odaklandı. Bu çalışmaların sonucu olarak: Emisyonlarda Azalma: Yeni e-POWER sistemi, WLTP ölçüm standardına göre emisyonları 116 g/km’den 102 g/km’ye düşürerek %12’lik bir iyileşme sağladı. Bu başarı, Qashqai e-POWER’a 4 üzerinden 4 yıldız kazandırdı. Artan Menzil: Düşük yakıt tüketimi ve 55 litrelik yakıt deposu, WLTP standardına göre menzil ise 1.222 km’ye ulaşıyor. Artan Sürüş Konforu: ADAC, yeni e-POWER sisteminin daha sessiz çalıştığını da vurguladı. 130 km/s hızda ölçülen ses seviyesi, Nissan verilerine göre 5,6 dB azaldı – bu da Qashqai e-POWER’ı tam elektrikli araçlarla benzer bir sessizlik düzeyine getiriyor. Daha Uzun Bakım Aralıkları: Yeni sistemle birlikte bakım aralıkları 15.000 km’den 20.000 km’ye çıkarılarak toplam sahip olma maliyeti de azaltıldı. EV Hissiyatı Sunan Sürüş Deneyimi Geleneksel hibrit sistemlerin aksine, Qashqai e-POWER'da benzinli motor yalnızca elektrik üretmek için kullanılıyor. Bu elektrik, sadece elektrik motorunu çalıştırarak tekerlekleri döndürüyor. Sonuç olarak: Sessiz ve akıcı bir sürüş, anında tork ile hızlı tepki, şarj etmeye gerek kalmadan elektrikli araç benzeri bir deneyim sunuluyor. Yeni 5’i 1 arada e-POWER güç aktarma organı, elektrik motoru, jeneratör, inverter, artırıcı ve azaltıcıyı entegre bir yapıda bir araya getiriyor. Ayrıca tamamen yeniden tasarlanan 1.5 litrelik turbo motor, Nissan’ın kendi geliştirdiği STARC yanma teknolojisini kullanarak motorun termal verimliliğini %42’ye çıkarıyor. Bu da motorun düşük hızlarda daha sessiz ve verimli çalışmasını sağlıyor. Gelişmiş Sürüş Teknolojileri Geliştirilen ProPILOT sürüş destek sistemi, çok şeritli yollarda daha akıllı sürüş deneyimi ve çevre takibi sunuyor. Yeni Nissan Qashqai e-POWER, Temmuz 2025 itibarıyla İngiltere’nin Sunderland kentindeki son teknoloji üretim tesisinde üretilmeye başlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.