Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürüş Destek

Kapsül Haber Ajansı - Sürüş Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürüş Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de Haber

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de

Onlarca yıldır Avrupa C hatchback segmentinde önemli bir oyuncu olan PEUGEOT, özgün tasarımı, sürüş keyfi ve dinamik yol tutuşuyla bilinen ve birçok ülkede en çok tercih edilen 308 modelinin, yeni makyajlanan versiyonunu Türkiye'de satışa sundu. Yeni PEUGEOT 308, muhteşem tasarımı, benzersiz sürüş dinamikleri, verimli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motoru ile sürüş keyfini bambaşka bir boyuta taşıyor. PEUGEOT, yeni PEUGEOT 308 modelini Türkiye'de dizel motor seçeneği ile Allure ve GT olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuyor. Bu kapsamda Allure donanımlı versiyon 2.360.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, GT donanımlı versiyon 2.695.000 TL'den başlayan fiyatlarla ileri sürüş keyfini yaşamak isteyen müşterilerini bekliyor. Fransa'da tasarlanan ve Mulhouse fabrikasında üretilen yeni PEUGEOT 308, Fransız mükemmelliğini ifade ediyor. PEUGEOT modellerinde bir ilk: Aydınlatmalı ön ızgara! PEUGEOT ürün gamında ilk kez kullanılan aydınlatmalı logo ile yeni 308 geleceğe ışık tutuyor. Aydınlatılan PEUGEOT logosu, yenilenen ön tasarım boyunca markanın kimliğini gururla vurguluyor. Sürücü tarafından görülmese de, logonun arkasına gizlenen mesafe radarı yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Logonun üzerinde yer alan ışıklı şeritler, ızgarayı zarif bir şekilde öne çıkarırken, PEUGEOT 308'in aydınlatmasını yenilenen farlara doğru uzatarak otomobilin güçlü duruşunu destekliyor. Bu duruş, farlardan başlayarak ön yüze kadar uzanan güçlendirilmiş omuz çizgisiyle daha da belirginleşiyor. Yeni tamponun alt kısmının trapezoid yapısı da yeni PEUGEOT 308'in yola sağlam basmasını sağlarken, bunu her iki uçta bulunan hava girişleri tamamlıyor. Tamponun uçlarındaki bu hava girişleri, hava akışını tekerlek davlumbazlarının iç kısmına yönlendirerek, yeni PEUGEOT 308'i segmentinin en aerodinamik modeli haline getiriyor. Bu optimizasyon yakıt tüketiminin düşmesine de katkı sağlıyor. Gövde rengi yeni ön ızgara, aracın bütününe kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Bununla birlikte yeni PEUGEOT 308'in ızgara tasarımında yer verilen şeritler orta kısımda aralıklı, yanlara doğru ise daha sık konumlandırılıyor. Bu uygulama, aracın güçlü duruşunu desteklerken hava akışını optimize ediyor. Allure donanım seviyesinde yeni ön ızgara tasarımı, Full LED farlar ve 17 inç elmas kesim alaşım jantlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde aydınlatmalı ön ızgara ve PEUGEOT logosu, Matrix Full LED farlar, akıcı LED sinyal lambaları ve 18 inç elmas kesim alaşım jantlar sportif görünümü daha da ileri taşıyor. Etkileyici bir görünüm PEUGEOT 308'in etkileyici tasarımı far bölgesine yerleştirilen üç adet ince LED pençesiyle benzersiz bir ışık imzası taşıyor. Gündüz farı ve sinyal lambası işlevine sahip bu ikonik imza, PEUGEOT kimliğini tam anlamıyla yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde Full LED farlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde Matrix Full LED far teknolojisi sürüş güvenliğini ve akıcı LED ön sinyal lambaları ise görsel etkiyi daha da artırıyor. Arka bölümde ise yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT logosunun üzerindeki zarif parlak siyah bandın her iki yanında yer alan üç adet eğik LED pençesiyle tüm donanım seviyelerinde etkileyici arka aydınlatma imzasını taşıyor. Sportif ve zarif karakteri ile öne çıkan yeni PEUGEOT 308 benzersiz tarzı ve boyutlarıyla C segmentinin en sportif tasarımlarından birini ortaya koyuyor. Yeni PEUGEOT 308, üretimde kullanılan %30'dan fazla çevre dostu malzeme (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir) ile sürdürülebilirlik konusunda yeni standartlar belirliyor. Kenevir liflerinden üretilen ön konsol ve tamponlar ile depolama alanlarında geri dönüştürülmüş plastikler gibi 30'dan fazla polimer bileşen bu ekolojik taahhüdün altını çiziyor. PEUGEOT ekipleri, araçların tasarımından başlayıp ömrünü tamamlayana kadar, çevre üzerindeki etkisini sınırlamak için çalışıyor. PEUGEOT, çevresel standartlara uymanın yanı sıra, sürdürülebilir hareketlilik konusunda öncülük etmeyi hedefliyor ve bu nedenle araçlarının ekolojik ayak izini azaltmak için önemli ölçüde kaynak ayırmayı taahhüt ediyor. Heyecan verici yeni renkler ve jant seçenekleri​ Yeni PEUGEOT 308'in Allure ve GT donanım seviyeleri yeni elmas kesim alaşım jantlarla donatıldı. Zarafet, yenilik ve aerodinamiği bir araya getiren bu jantlar, PEUGEOT tasarım ekibinin kapsamlı çalışmalarını yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde 17 inç alaşım jantlar sunulurken, GT donanım seviyesinde 18 inç elmas kesim alaşım jantlar daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, ürün gamına eklenen yeni Lagoa Mavi renginin yanı sıra Selenyum Gri, Tekno Gri, Okenit Beyaz, İnci Siyah ve Elixir Kırmızı gövde renkleriyle her zevke hitap eden zengin renk seçenekleri sunuyor. Teknolojik ve fonksiyonel iç tasarım Yeni 308'in dış tasarımındaki dinamizm iç mekâna da yansıyor. Allure donanım seviyesinde 10 inç dijital gösterge paneli, kablosuz Mirror Screen, kablosuz şarj sistemi ve anahtarsız giriş-çalıştırma sistemi standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise 10 inçlik 3 boyutlu dijital gösterge paneli, i-Toggles kişiselleştirilebilir sanal tuşlar ve entegre 3 boyutlu navigasyon sistemi sürüş deneyimini daha da ileri taşıyor. Yeni PEUGEOT 308'de ayrıntıya gösterilen özen her noktada hissediliyor. Buna GT donanımlı versiyonda ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ve 8 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması dahil. Yeni PEUGEOT 308, şık ve sportif görünümlü ön koltuklara sahip. Allure donanım seviyesinde Quartz dikiş detaylarına sahip Tremezzo yarı deri kumaş koltuklar sunulurken, GT donanım seviyesinde Adamite Yeşili dikiş detaylı Uzila yarı deri kumaş koltuklar, Alcantara kaplamalı ön konsol ve alüminyum dekor detayları iç mekânın karakterini güçlendiriyor. GT versiyonunda ayrıca bel destekli sürücü koltuğu, ambiyans aydınlatması ve siyah tavan kaplaması standart olarak sunuluyor. Allure donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunulan Panaromik Açılır Cam Tavan da güneşin iç mekâna daha rahat ulaşmasını ve daha aydınlık olmasını sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, teknolojik donanımlarıyla da segmentinde fark yaratıyor. Allure donanım seviyesinde arka park sensörü ve geri görüş kamerası standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde ön ve arka park sensörleri, yan sensörler, 360 derece çevre görüş sistemi ve geri viteste otomatik alçalan yan aynalar yer alıyor. Ayrıca GT donanım seviyesinde Spor Sürüş Paketi ile daha dinamik vites geçişleri ve sürüş karakteri sunuluyor. İleri seviye sürüş keyfi Yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT'nun C segmentindeki modellerinin mirasını sürdürüyor ve olağanüstü bir sürüş keyfi sunuyor. Yeni model, PEUGEOT'nun sürüş özelliklerindeki uzmanlığını miras alarak çeviklik, dinamizm ve denge gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Alçak oturma pozisyonu ve süspansiyonu ile titreşimleri filtreleme kalitesi modelin sürüş deneyimini daha da ileriye taşıyor. PEUGEOT sürüş keyfinin temel unsuru olan ünlü PEUGEOT i-Cockpit®, yeni 308'de PEUGEOT'nun en gelişmiş ifadelerinden birine ulaşıyor. Göz hizasında konumlandırılan gösterge paneli ve kompakt direksiyon simidi ile olağanüstü ergonomi sunan yeni 308'de her şey sürücünün göz hizasında ve ellerinin erişim mesafesinde olacak şekilde doğal bir kompozisyonla düzenlenmiş durumda. Buna ön konsolun ortasındaki, hafifçe sürücüye dönük konumlandırılmış kumandalar da dâhil. Yeni PEUGEOT 308, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle güvenliği de üst seviyeye taşıyor. Adaptif Hız Sabitleyici, Aktif Şerit Takip Sistemi, Sürücü Dikkat ve Yorgunluk Tespit Kamerası, Hız Limiti Tanıma ve Önerme Sistemi ile Acil Durum Tam Durdurma Güvenlik Freni her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi ve Şerit Konumlama Asistanı gibi ileri sürüş destek teknolojileri yer alıyor. Tüm ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilen verimli dizel motor PEUGEOT, her kullanıcı tipi ve kullanım amacına cevap verme hedefiyle kişiye özel çözümler sunmaya devam ediyor ve yeni PEUGEOT 308'de verimliliğini kanıtlamış 130 HP gücünde dört silindirli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motor da sunuyor. Dizel motorla eşleştirilen EAT8 otomatik şanzıman ise özellikle uzun mesafeli yoğun sürüşleri daha da keyifli hale getiriyor. 1.499 cc hacmindeki motor, 1.750 d/d'de 300 Nm maksimum tork üreterek günlük kullanımda güçlü ara hızlanmalar ve yüksek sürüş konforu sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, bu motorla 207 km/s maksimum hıza ulaşırken, 0'dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede çıkabiliyor. WLTP normlarına göre 100 kilometrede 4,9 ila 5,1 litre aralığında karma yakıt tüketimi sunan model, performans ve verimlilik arasında başarılı bir denge kuruyor. 53 litrelik yakıt deposu ve düşük tüketim değerleri sayesinde uzun yolculuklarda daha az yakıt molasıyla yüksek kullanım konforu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi'nin İlk Renault Trucks Master Red EDITION'ı ÖKN Lojistik Filosuna Katıldı Haber

Ege Bölgesi'nin İlk Renault Trucks Master Red EDITION'ı ÖKN Lojistik Filosuna Katıldı

ÖKN Lojistik, yılda yüz binlerce kilometre yapan dağıtım operasyonları için gerçekleştirdiği yatırımda yakıt ekonomisi, toplam sahip olma maliyeti ve Renault Trucks'ın ticari araçlara özel satış sonrası hizmetlerini tercih nedenleri arasında gösteriyor. Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION'ın Ege Bölgesi'ndeki ilk teslimatı, yetkili bayi Özmutlubaş Otomotiv tarafından İzmir'de gerçekleştirildi. ÖKN Lojistik filosuna katılan 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, başta kamu hastanelerine yönelik medikal ürünler olmak üzere tekstil ve ihracat yüklerinin parsiyel dağıtımında Türkiye'nin dört bir yanında görev yapacak. 2007 yılında faaliyetlerine başlayan, 2020 yılında kurumsal yapısını güçlendirerek ÖKN Lojistik markasıyla yoluna devam eden şirket; İzmir Pınarbaşı merkez deposunun yanı sıra, İstanbul Başakşehir ve Tuzla'daki depolarıyla Türkiye genelinde parsiyel taşımacılık hizmeti sunuyor. Özellikle Devlet Malzeme Ofisi (DMO) kapsamında kamu hastanelerine yönelik medikal ürün taşımalarında uzmanlaşan ÖKN Lojistik, tekstil de dahil olmak üzere ihracat yüklerinin taşınmasını gerçekleştiriyor. Günlük olarak İzmir-İstanbul hattında çift yönlü düzenli taşımacılık operasyonlarını yürüten ÖKN Lojistik, ihracat yüklerini de İstanbul'daki antrepolara ulaştırarak uluslararası taşımacılık zincirinin önemli bir halkasını oluşturuyor. Renault Trucks Master Red EDITION'ın teslimatı, Özmutlubaş Otomotiv Satış Müdürü Orhun Boyacı tarafından ÖKN Lojistik Genel Müdürü Mustafa Karakafa'ya gerçekleştirildi. Filoya katılan araç, teslimatın hemen ardından Türkiye genelindeki parsiyel dağıtım operasyonlarında göreve başladı. İlk seferinde Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Hakkâri, Şırnak, Tunceli, Tokat, Çorum ve Sinop'u kapsayan geniş bir rotada hizmet veren Master Red EDITION, ÖKN Lojistik'in yüksek kilometreli operasyon temposuna ilk günden uyum sağladı. "Yoğun kilometre yapan operasyonlarımız için doğru yatırım" ÖKN Lojistik Genel Müdürü Mustafa Karakafa, yatırım kararlarını değerlendirirken şunları söyledi: "Yeni aracımız, parsiyel taşımacılık operasyonlarımızın en kritik halkası oluyor. Araçlarımız yıl boyunca durmaksızın çalışıyor. Bu nedenle yatırım yaparken ilk kriterler, yakıt tüketimi, bakım maliyetleri ve servis desteği oluyor. Master Red EDITION'ın hem yakıt ekonomisi hem de uzun bakım aralıkları bizim operasyon modelimize önemli katkı sağlayacak. Aracımız daha ilk haftasında binlerce kilometrelik bir rotaya çıkacak ve deneme sürüşlerinde sürücülerimizden konforuyla ilgili çok olumlu geri dönüşler aldık." Mustafa Karakafa, Renault Trucks ile iş birliklerinin çekici segmentinde yıllardır devam ettiğini belirterek; "2022 yılında ilk Renault Trucks çekicimizi filomuza kattık. Bugün çekici filomuzun yaklaşık yüzde 98'i Renault Trucks araçlardan oluşuyor. Üç yaşındaki araçlarımız bugün 500 bin kilometre seviyesine ulaştı. Elde ettiğimiz yakıt ekonomisi, operasyonel performans ve satış sonrası hizmet deneyimi, hafif ticari araç yatırımında da Renault Trucks'ı tercih etmemizde önemli rol oynadı" şeklinde açıkladı. ÖKN Lojistik'in yeni hedefinin Master Red EDITION filosunu büyütmek olduğuna değinen Mustafa Karakafa; "Master Red EDITION ile yıllık 250-300 bin kilometrelik operasyon planlıyoruz. İlk aracımızdan elde edeceğimiz operasyon sonuçlarını yakından takip edeceğiz. Planımız aynı araç ile filomuzu güçlendirerek Türkiye'nin farklı bölgelerinde bölgesel dağıtım modeli oluşturmak. Böylece hem verimliliğimizi artırmayı hem de müşterilerimize daha hızlı hizmet sunmayı hedefliyoruz" dedi. Master Red EDITION yoğun ticari kullanım için geliştirildi Profesyonel kullanıcıların şehir içi ve şehirler arası dağıtım operasyonları için geliştirilen Master Red EDITION, yüksek taşıma kapasitesi, düşük işletme maliyeti ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle öne çıkıyor. 15 m³ yükleme hacmine sahip Panelvan L3H3 versiyonu; 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 motoru ve verimli güç aktarım sistemi sayesinde yüksek performans ile düşük yakıt tüketimini bir arada sunuyor. Ergonomik sürücü kabini, 11 inç multimedya ekranı, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği, otomatik klima, kablosuz şarj ünitesi gibi konfor donanımlarının yanı sıra aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Master Red EDITION ayrıca 3 yıl veya 160.000 kilometre garanti, 30.000 kilometrelik bakım aralıkları, Renault Trucks'ın yaygın servis ağı ve 7/24 yol yardım hizmetiyle profesyonel filoların operasyon sürekliliğini destekliyor. "Çekici ile başlayan iş birliğimiz, hafif ticari araçta devam ediyor” Özmutlubaş Otomotiv Hafif Ticari Araç Satış Müdürü Orhun Boyacı ise teslimata ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "ÖKN Lojistik gibi araçlarını yüksek kilometrelerde kullanan profesyonel filolar için toplam sahip olma maliyeti kadar satış sonrası hizmetler de en az aracın kendisi kadar önemli. Renault Trucks Master Red EDITION'da sunduğumuz 3 yıl veya 160.000 km garanti, 30 bin kilometrelik bakım aralıkları, yaygın servis ağı, 7/24 yol yardım hizmeti ve ticari araç odaklı satış sonrası organizasyonumuz sayesinde müşterilerimizin operasyonlarının kesintisiz devam etmesini destekliyoruz. Özmutlubaş Otomotiv olarak ÖKN Lojistik ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz güvene dayalı iş birliğini şimdi Master Red EDITION ile hafif ticari araç segmentinde de devam ettirmekten mutluluk duyuyoruz." Lansmana özel finansman desteği yatırım kararını hızlandırdı ÖKN Lojistik, Renault Trucks Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler (RTFS) tarafından lansmana özel sunulan yüzde 0 faizli finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Kampanya kapsamında profesyonel kullanıcılara 1.200.000 TL'ye kadar 9 ay vadeli veya 900.000 TL'ye kadar 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi imkânı sunulurken ÖKN Lojistik, yatırımını uygun finansman koşullarıyla hayata geçirdi. Mustafa Karakafa; "Bugünün ekonomik koşullarında işletmeler için finansmana erişim en az aracın performansı kadar önemli. RTFS'nin lansmana özel yüzde 0 faizli finansman desteği, yatırımımızı planladığımız zamanda gerçekleştirmemizi sağladı. Böylece nakit akışımızı korurken operasyonlarımız için ihtiyaç duyduğumuz aracı filomuza kazandırdık" diye belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu Haber

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu

Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION, Konya'daki ilk kullanıcısı ile buluştu. Renault Trucks yetkili bayisi Buyruk Otomotiv tarafından Yayla Lojistik'e teslim edilen 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, beyaz eşya ve kargo lojistiğinde kullanılmak üzere filoya katılırken; sürüş konforu, geniş yükleme hacmi, düşük toplam sahip olma maliyeti ve avantajlı finansman çözümleriyle yatırım kararında öne çıktı. Teslimat törenine Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla ve Genel Müdürü Mevlüt Yayla ile Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar katıldı. Konya ve bölgesinde lojistik hizmetleri sunan Yayla Lojistik, özellikle beyaz eşya taşımacılığı ve kargo dağıtımında uzmanlaşmış yapısıyla bölgenin önemli lojistik şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden birinin Konya dağıtım operasyonunu da yürüten şirket, panelvan, kamyonet ve kamyonlardan oluşan filosuyla geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Yeni Master Red EDITION ise Yayla Lojistik'in ağırlıklı olarak beyaz eşya dağıtım operasyonlarında kullanılacak. Araç, günlük ortalama 25 teslimat noktasına ulaşırken 300 ila 400 kilometre arasında yol kat edecek. Şirketin Konya'nın tüm ilçe ve köylerini kapsayan operasyonlarında ise bazı güzergâhlarda günlük 450 ila 600 kilometreye varan dağıtımlar gerçekleştiriliyor. “Operasyonlarımızın her kilometresi verimlilik gerektiriyor" Teslimat sırasında değerlendirmelerde bulunan Yayla Lojistik Genel Müdürü Mevlüt Yayla, Master Red EDITION'ı tercih etmelerinde operasyonel ihtiyaçların, toplam sahip olma maliyetinin ve satış sonrası desteğin yanı sıra sürücü konforunun da önemli rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ili olan Konya'da, araçlarımız neredeyse tüm ilçe ve köylere hizmet veriyor. Günlük araç başına 300-400 kilometrelik dağıtımların yanı sıra 600 kilometreye ulaşan rotalarımız da bulunuyor. Bu nedenle sürücülerimizin gün boyu konforlu bir araç kullanması bizim için büyük önem taşıyor. Master Red EDITION'ın yoğun dağıtım operasyonlarında sunduğu sürüş konforu, dengeli süspansiyon yapısı ve geniş servis ağı tercihimizde etkili oldu." Mevlüt Yayla, aracın 15 metreküplük yükleme hacminin de beyaz eşya taşımacılığı açısından önemli avantaj sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Faaliyetlerimizin büyük bölümünü beyaz eşya lojistiği oluşturuyor. Özellikle buzdolabı gibi yüksek hacimli ürünlerin taşınmasında 15 metreküplük yükleme hacmi ve yüksek tavan yapısı operasyonlarımız için önemli avantaj sağlıyor. Yakıt ekonomisi konusunda da olumlu geri bildirimler aldık. Aracın operasyonel verimliliğimize önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." "Filomuzu beş yılda üç kat büyütmeyi hedefliyoruz" İkinci kuşak aile şirketi olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla, büyüme hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bölgedeki operasyonlarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde araç filomuzu yaklaşık üç katına çıkarmayı hedefliyoruz. Operasyonlarımız doğrultusunda yüksek verimlilik sunan, sürücü memnuniyetini artıran ve işletme maliyetlerimize katkı sağlayan araç yatırımlarına devam edeceğiz." Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla performans ve yakıt ekonomisini bir araya getiriyor. 15 m³ yükleme hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla özellikle yüksek hacimli ürünlerin taşındığı yoğun dağıtım operasyonlarında kullanım kolaylığı sağlıyor. Azaltılmış dönüş çapı ise şehir merkezlerinde ve dar teslimat noktalarında aracın manevra kabiliyetini artırıyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, uzun mesafeli ve çok duraklı dağıtım operasyonlarında sürücü konforunu destekleyen birçok donanımı standart olarak sunuyor. Sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, otomatik klima ve geniş saklama alanları günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Modelde aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Renault Trucks’a özgü tasarım detaylarıyla ayrışan Master Red EDITION; kırmızı çerçeveli ön panjuru, yan Red EDITION logoları, yan ve arka kare amblemleri ile kırmızı emniyet kemerleri sayesinde kendine özgü bir karakter ortaya koyuyor. Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION, şirketin kurumsal kimliğine ve araca uygun özel giydirme tasarımı ile hizmet vermeye başlıyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler kampanyasıyla yatırım Yayla Lojistik, Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler'in lansmana özel sunduğu finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Avantajlı finansman koşulları ve hızlı kredi değerlendirme süreci sayesinde yatırım kısa sürede hayata geçirilirken, aracın düşük toplam sahip olma maliyeti de tercih nedenleri arasında yer aldı. Halil Yayla, yatırım kararına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Araç seçiminde ürün kadar finansman koşulları da önemli bir kriter oluyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu kampanya sayesinde yatırımımızı avantajlı koşullarla gerçekleştirdik. Sürecin hızlı ve kolay ilerlemesi kararımızı destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Bunun yanında uzun bakım aralıkları ve düşük işletme maliyeti de tercihimizde etkili oldu." Toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler Renault Trucks Master Red EDITION modellerinde bakım periyotları, 30.000 kilometre olarak planlanıyor. Daha uzun bakım aralıkları sayesinde servis ziyaretleri azaltılırken, araçların operasyon dışında kaldığı süre de minimum seviyeye indiriliyor. Böylece işletmeler, operasyonel sürekliliklerini daha verimli şekilde sürdürebilirken toplam sahip olma maliyetinde de önemli avantaj elde ediyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION modelleri, 3 yıl veya 160.000 kilometre üretici garantisiyle satışa sunuluyor. Garanti süresi boyunca üretim kaynaklı oluşabilecek arızalarda parça ve işçilik desteği sunularak işletmeler için öngörülebilir işletme maliyetleri sağlanıyor. Doğru araç, doğru operasyon Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar, hafif ticari araç yatırımlarında artık yalnızca aracın değil, sunduğu toplam çözümün de önem kazandığını belirterek; "Profesyonel kullanıcılar için yatırım kararında yükleme kapasitesi kadar toplam sahip olma maliyeti, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreklilik de belirleyici oluyor. Renault Trucks Master Red EDITION ile müşterilerimiz; 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisi, 30 bin kilometrelik bakım periyotları, yaygın servis ağı ve ağır ticari araç alanındaki uzmanlığımızdan da yararlanıyor. Biz de Buyruk Otomotiv olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümü sunarken, satış sonrasında da operasyonlarının kesintisiz devam etmesi için destek vermeyi sürdürüyoruz. Master Red EDITION'ın Konya'daki ilk teslimatını Yayla Lojistik gibi bölgenin güçlü lojistik firmalarından birine gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz" şeklinde açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Doğru Seçim İçin Bilmeniz Gerekenler Haber

Elektrikli Araç Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Doğru Seçim İçin Bilmeniz Gerekenler

Elektrikli araç alırken dikkat edilmesi gereken en önemli kriterlerin başında batarya kapasitesi ve aracın tek şarjla sunabildiği menzil geliyor. Üreticilerin açıkladığı WLTP menzil değerleri önemli bir referans olsa da gerçek kullanım koşullarında hava sıcaklığı, yol yapısı, sürüş tarzı, klima kullanımı ve taşıma yükü gibi etkenler menzili değiştirebiliyor. Bu nedenle günlük kullanım alışkanlıklarının iyi analiz edilmesi gerekiyor. Şehir içinde kısa mesafelerde kullanılan bir araç ile sık sık uzun yol yapan kullanıcıların ihtiyaç duyduğu menzil birbirinden farklı olabiliyor. Şarj teknolojisi de elektrikli araç seçiminde belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Günümüzde birçok model hem AC hem de DC hızlı şarj desteği sunarken, araçların desteklediği maksimum şarj gücü modeller arasında farklılık gösterebiliyor. Özellikle uzun yolculuk yapan kullanıcılar için hızlı şarj özelliği büyük avantaj sağlıyor. Araç satın almadan önce bataryanın yüzde 20'den yüzde 80'e ne kadar sürede dolduğu ve aracın hangi şarj altyapılarını desteklediği mutlaka incelenmeli. Elektrikli araç kullanımında şarj altyapısının yaygınlığı da önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Son yıllarda Türkiye genelinde şarj istasyonu sayısı hızla artsa da kullanıcıların yaşadıkları bölgede ve sık kullandıkları güzergâhlarda yeterli sayıda şarj noktası bulunup bulunmadığını araştırmaları gerekiyor. Ayrıca mobil uygulama desteği sunan şarj ağı işletmecileri, kullanıcıların en yakın istasyonları kolayca bulmalarına ve şarj işlemlerini daha pratik şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. Elektrikli otomobillerde en yüksek maliyetli bileşen batarya olduğu için garanti kapsamı da satın alma sürecinde dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor. Birçok üretici bataryalar için uzun süreli garanti sunarken, garanti kapsamında batarya kapasitesinin hangi seviyeye kadar korunduğu ve olası arızalarda hangi şartların geçerli olduğu detaylı şekilde incelenmeli. Güçlü garanti politikaları, kullanıcıların uzun vadede daha güvenli bir yatırım yapmalarını sağlıyor. Satış sonrası hizmetler ve servis ağı da elektrikli araç tercihinde göz ardı edilmemesi gereken faktörlerden biri. Yetkili servis sayısının fazla olması, yedek parça temin süreçlerinin hızlı ilerlemesi ve yazılım güncellemelerinin düzenli olarak sunulması kullanıcı memnuniyetini artırıyor. Özellikle elektrikli araçlarda yazılım güncellemeleri performans, güvenlik ve enerji verimliliği açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor. Elektrikli araç satın almayı düşünen kullanıcıların evde şarj imkânlarını da önceden planlamaları gerekiyor. Müstakil evlerde veya uygun altyapıya sahip site otoparklarında kurulabilecek duvar tipi şarj üniteleri (wallbox), günlük kullanımda büyük kolaylık sağlıyor. Evde gece saatlerinde yapılan şarj işlemleri hem zaman tasarrufu sunuyor hem de enerji maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor. Araçların enerji tüketim değerleri de satın alma kararında önemli rol oynuyor. Aynı batarya kapasitesine sahip iki farklı model arasında enerji verimliliği açısından önemli farklar bulunabiliyor. Daha düşük enerji tüketen araçlar, tek şarjla daha uzun mesafe kat edebiliyor ve kullanım maliyetlerini azaltıyor. Bu nedenle yalnızca batarya büyüklüğüne değil, 100 kilometrede tüketilen elektrik miktarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Yeni nesil elektrikli otomobiller, gelişmiş yazılım ve akıllı teknolojileriyle de öne çıkıyor. Uzaktan araç kontrolü, mobil uygulama entegrasyonu, kablosuz yazılım güncellemeleri, batarya yönetim sistemleri ve akıllı navigasyon çözümleri kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştiriyor. Bu teknolojiler sayesinde araçlar zaman içinde yeni özellikler kazanabiliyor ve performanslarını artırabiliyor. Elektrikli araç satın alırken yalnızca ilk satın alma maliyetine odaklanmak yerine toplam sahip olma maliyetini değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Elektrik tüketimi, bakım giderleri, sigorta, kasko, lastik maliyetleri ve uzun vadeli işletme giderleri birlikte hesaplandığında elektrikli araçların birçok kullanıcı için ekonomik avantaj sunduğu görülüyor. Ayrıca elektrikli motorların daha az hareketli parçaya sahip olması bakım ihtiyacını da önemli ölçüde azaltıyor. Güvenlik donanımları da seçim sürecinde mutlaka değerlendirilmesi gereken kriterler arasında bulunuyor. Adaptif hız sabitleyici, şerit takip sistemi, otomatik acil frenleme, kör nokta uyarısı, trafik işareti tanıma ve 360 derece kamera gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de kullanıcı konforuna katkı sağlıyor. Sonuç olarak elektrikli araç satın almak, uzun vadeli bir yatırım kararı olarak değerlendirilmeli. Doğru seçim yapılırken fiyatın yanı sıra batarya teknolojisi, menzil, şarj süresi, enerji verimliliği, servis ağı, garanti kapsamı ve güvenlik donanımları birlikte ele alınmalı. İhtiyaçlara uygun özelliklere sahip bir elektrikli araç tercih etmek, hem ekonomik kullanım avantajı sunuyor hem de sürdürülebilir ulaşımın geleceğine katkı sağlayarak kullanıcılarına uzun yıllar güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi vadediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alpine'in Elektrikli Spor Fastback Modeli A390 Türkiye'de Haber

Alpine'in Elektrikli Spor Fastback Modeli A390 Türkiye'de

Alpine’in tamamen elektrikli “Dream Garage” serisinin ikinci modeli olan ve “Takım elbiseli yarış otomobili” olarak adlandırılan Alpine A390, Türkiye’de satışa sunuldu. GT versiyonuyla satışa sunulan Alpine A390, 6.300.000 TL'den başlayan fiyatıyla kullanıcılarıyla buluşuyor. Alpine markasına özgü sürüş keyfini üst seviyede yaşatacak olan bu yeni "spor fastback" model, markanın DNA'sını ve A110'un heyecan verici sürüş deneyimini daha fazla işlevsellikle bir araya getiriyor. GTS versiyonun ise yıl sonunda satışa sunulması planlanıyor. A390, Fransa'da markanın tarihi Dieppe fabrikasında üretiliyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin TATOĞLU: “Alpine markası, gerek sahip olduğu motor sporları ruhuyla gerekse sunduğu premium dünyasıyla kullanıcılara bambaşka bir deneyim sunuyor. Uzun yıllara dayanan pist tecrübesi, elektrifikasyonun gücünü arkasına alan Dream Garage serisi ile birlikte tüm motor sporları meraklılarının bu tecrübeyi yaşayabilmelerine olanak tanıyor. Bu serinin ilk modeli olan Alpine A290, kullanıcıları tarafından çok sevildi. A390 ise, spor fastback tasarımıyla hem sürüş dinamizmini hem de şehirli bir SUV deneyimini bir arada sunuyor. A390 gibi özel bir model ile Alpine'in eşsiz sürüş karakterini Türkiye'deki otomobil tutkunlarıyla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Takım Elbiseli Yarış Otomobili Tasarımı Özgün bir karaktere sahip, şık bir "spor fastback" olarak tasarlanan A390, ikonik hatlarının akıcı ve sportif çizgilerini beş yolcu kapasiteli davetkar bir iç mekânla bir araya getiriyor. Uzunluğu 4.615 mm, genişliği 1.885 mm, yüksekliği 1.532 mm olan model, Alpine için benzersiz cömert boyutlar ortaya koyuyor. Alpine A390’ın tasarımı, Alpine ruhunu ve A110’un köklü mirasını en iyi yansıtacak şekilde ince ve özel detaylarla dizayn edildi. Coupe oranlarına sahip, model karakteristik silueti sayesinde uzaktan dahi kolayca ayırt edilebiliyor. Kask vizörü şeklindeki arka cam ve kompakt cam yüzeyler dengeli görünüme katkı sağlıyor. Yakından bakıldığında, entegre kapı kollarıyla arka kapılara hareket katan heykelsi çizgi, gövde çizgisinin omuz bölgesindeki hassas işçilik ve aerodinamik akışları yönlendirmek üzere havanın geçmesine izin veren kaput çizgisi göze çarpıyor. Ön bölümde, Alpine’e adını veren Alplerden esinlenen üçgen şekilli ön tampon ve hava perdesi oluşturan açıklıklar öne çıkıyor. Ön cephede "Kozmik Toz" adı verilen ışıklı üçgenler kümesi, atmosferi delen bir kuyruklu yıldız görüntüsü oluşturuyor ve kullanıcı A390’a yaklaştığında karşılama animasyonu ile canlanıyor. Alpine logosunun kar taneleriyle çevrili bir yansıması ise zemin seviyesinde yatay olarak hizalanıyor. Arka cephedeki parçalı üçgenler, arkadan aydınlatmalı Alpine logosunu çevreliyor. Ön ve arka bölümdeki ince LED ışık imzası tasarımı daha aydınlık ve ışıltılı bir görüntü yaratıyor. Elektrikli menzilin en önemli unsurlarından biri olan aerodinamik özellikler, ön kaputtan arka tampona kadar her ayrıntıda dikkatlice ele alındı. 17 derecelik tavan açısı, havayı yönlendiren tekerlek kanalları ve Le Mans Daytona h (LMDh) prototiplerinden esinlenerek tasarlanan 8 derecelik difüzör açısı gibi ayrıntılar tasarımı zenginleştirirken işlevselliği de artırıyor. Bu spor fastback gövdenin arka taraftaki aerodinamik özellikleri, arka camın alt noktasına entegre edilen siyah bir spoyler ile tamamlanıyor. Alpine A390'ın altı adet gövde rengi bulunuyor: Noir Profond, Bleu Abysse, Bleu Alpine Vision, Argent Mercure, Blanc Topaze ve Gris Tonnerre mat (Atelier). Tavan rengi, versiyona bağlı olarak gövdeyle aynı renkte veya kontrast yaratacak şekilde siyah renkte olabiliyor. Alpine A390, donanım seviyesine bağlı olarak, dayanıklılık yarışlarından esinlenen özel aerodinamik kristal jantlarla donatılıyor. Jantlar, elmas kesimli 20 inç parlak siyah veya Atelier kataloğundan mat siyah renk seçenekleriyle sunuluyor. 21 inç jantlar ise Alpine’in kar tanesi tasarımını yeniden yorumluyor ve elmas kesim forged (GTS) veya mat siyah forged (Atelier kataloğu) gibi farklı renk seçenekleriyle sunuluyor. İç Tasarım: 5 Kişilik Sportif Bir Koza A390 iç mekânıyla tamamen sportifliğe adanmış bir dünya sunuyor. Deri kaplı ön konsol, orta konsol ve kapı panelleri kalite vurgusunu güçlendiriyor. Mavi renk temalı sofistike aydınlatma atmosferi, Alpine ruhunu burada da yansıtıyor. Sürücü odaklı olarak tasarlanan kokpitte; 12,3 inç ve 12 inç yüksek çözünürlüklü ekranlar kullanıcıyı Alpine evrenine çekiyor. Fiziksel iklimlendirme paneli, sürücünün gözlerini yoldan ayırmadan ayarları değiştirmesine olanak tanıyor. Nappa deri, ısıtmalı spor direksiyon; sürüş modları, sürüş yardımcıları, telefon, sesli asistan ve gösterge paneli ekran modlarına ait kontrolleri içeriyor. Formula 1 dünyasından esinlenerek tasarlanan iki özel renkli alüminyum düğme, tek pedal moduna kadar ulaşan rejenerasyon seviyesini (mavi RCH düğmesi) ve sollama ile kalkış kontrolü için kullanılan Boost (kırmızı OV düğmesi) işlevlerini kontrol ediyor. A110'un ikonik tasarımından ilham alan yüksek orta konsol, iki ayrı özelleştirilebilir kanatla öne çıkan Alpine RND şanzıman kontrollerini bünyesinde barındırıyor. A390'da spor otomobillerde sıklıkla kullanılan Alcantara mikrofiber gibi döşeme malzemelerinden üretilen, ek destek ve konfor sağlayan elektrikli ve ısıtmalı Alpine Spor koltuklar bulunuyor. A390 ürün gamının en üst versiyonunda, Sabelt® imzalı mavi ve gri tonlarında Nappa deri kaplı Alpine Spor Bucket koltuklar yer alıyor. Bu koltukların arka bölümü, isteğe bağlı olarak ön konsol ve merkezi konsolda da tercih edilebilen Forged ve Serged karbon detaylarıyla donatılabiliyor. Devialet yüksek kaliteli ses sistemi, opsiyonel mikrofiber tavan döşemesi ve Atelier Alpine imzalı çok sayıda kişiselleştirme seçeneği (fren kaliperi rengi, koltuklar, jantlar, vb.) ayrıcalıklı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Alpine A390 beş kapılı gövdesiyle erişim kolaylığı sağlıyor. 532 litre bagaj hacmi bulunan model, bagajını daha da modüler hale getiren opsiyonel iki katlı ayarlanabilir bagaj zeminine de sahip. Alpine Uzmanlığıyla Birleşen Donanım ve Teknoloji Alpine A390, düşük ağırlık merkeziyle önde %49, arkada ise %51 ile ideal ağırlık dağılımına sahip. Bu sayede çok dengeli ve eğlenceli bir sürüş için ideal bir temel oluşturuyor. Arka taraftaki iki motor, Fransa'da üretilen özel bir alüminyum braket içerisinde yer alıyor. Bu konfigürasyon, bagaj tabanının alçak olmasını ve bagaj hacminin maksimuma çıkmasına olanak tanıyor. Üç motorun sağladığı dört tekerlekten çekiş sistemi sayesinde A390, her türlü yol koşulunda üstün bir yol tutuşuna sahip. GTS versiyonu toplam 470 hp güç ve 824 Nm'ye varan tork değeriyle, 0'dan 100 km/sa hıza sadece 3,9 saniyede ulaşarak sınıfının en iyi performans seviyesini sunuyor. Bu, Alpine A110 R ile eşdeğer bir hızlanma değeri. Arkadaki iki motor, A390'ın sürüş dinamiklerinde önemli rol oynayan Alpine Aktif Tork Vektörleme sistemini harekete geçiriyor. Şasi ayarı, Alpine ürün gamının referans modeli olan A110'un çevikliğini, hafifliğini ve dengesini en iyi şekilde yansıtıyor. A390, konfor ve yol tutuşu arasında en iyi dengeyi sağlamak üzere hidrolik sönümleyicili özel bir süspansiyona sahip. Frenlerin hissi, dayanıklılığı ve fren gücü A390'ın yüksek performansıyla bir araya geliyor. Ön bölümde, Alpine için bir ilk olan 6 pistonlu kaliperlere sahip 365 mm'lik diskler bulunuyor. Alpine A390, aracın çevresini gerçekçi bir şekilde gösteren ekranla birlikte en güncel gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) ile donatıldı. Kademeli acil durum freni ile sürücü dikkat dağınıklığı izleme işlevi, ileri vitesten geri vitese kadar genişletilen otomatik acil durum freni, yanal yardımlara ek olarak yörünge düzeltmesi ve park anında yolcular için güvenli çıkış gibi yeni özellikler geleneksel yardımcıları tamamlıyor. Sürücü, direksiyonun sol tarafında bulunan My Safety butonunu kullanarak ADAS ayarlarını tek dokunuşla seçebiliyor ve bunların aktif mi, pasif mi olacağını, ne kadar sert müdahale edeceğini ve sesli uyarı verilip verilmeyeceğini belirleyebiliyor. Son olarak A390, standart olarak Dur & Kalk işlevine sahip adaptif hız sabitleme sistemi ile donatılıyor. Sürdürülebilir Bir Anlayış Alpine A390, batarya dahil toplam kütlesinin dörtte birini oluşturan döngüsel malzemelerden üretilmiş olup, onu piyasadaki en iyi elektrikli araçlardan biri yapıyor. Model, plastik kullanımında ise sektör ortalaması olan %9'un üzerinde, %14'lük (yaklaşık 39 kg) bir geri dönüşüm oranına ulaşıyor. Orta konsol %54 oranında geri dönüştürülmüş plastikten üretiliyor. GT versiyonundaki 20 inç kristal jantlar da %40 geri dönüştürülmüş alüminyumdan üretildikleri için bu yaklaşımı destekliyor. Güç-Aktarma Sistemleri: Performans ve Aktif Tork Dağılımı Alpine A390, özel bir üç motorlu mimariye sahip. Arkadan itişli araçlara benzer bir düzende; önde senkron motor ve arkada her bir tekerlekte birer adet olmak üzere iki adet özel sabit mıknatıslı senkron motorla dört tekerlekten çekiş sağlıyor. Arkadaki iki motor bağımsız tekerlek kontrolü sağlıyor ve Alpine Aktif Tork Vektörleme sistemini kullanıyor. Alpine Aktif Tork Vektörleme sistemi, milisaniyeler içinde hareket ederek son derece hassas tepkiler veriyor. Alpine Aktif Tork Vektörleme sisteminin dinamik yapısı, Alpine Tork Pre-Control adında üst düzey bir tork yönetim sistemi ile tamamlanıyor. Böylece A390'ın 824 Nm'ye varan oldukça yüksek tork daha etkin bir şekilde yola aktarılabiliyor ve kontrol edilebiliyor. Alpine A390, iki farklı güç seviyesine sahip iki versiyon olarak yollara çıkıyor: - GT, 400 hp gücüyle 0'dan 100 km/sa hıza 4,8 saniyede ulaşıyor. - GTS, 470 hp güç ve 824 Nm'ye kadar tork değeriyle 0'dan 100 km/sa hıza 3,9 saniyede ulaşıyor. Sürüş deneyimini ve tepkiyi iyileştirmek için istenildiğinde kapatılabilen, farklı frekans ve yoğunluklarda iki Alpine Drive Sound tonu oluşturuldu. İki ses tipinden yoğun olan "Sport" daha derin olup tork zirvelerine daha fazla vurgu sağlıyor. İkinci ses olan "Alternative" ise daha hafif ve yumuşak olup günlük sürüşe eşlik ediyor. Ayrıca kalkış kontrolü ve "Boost" işlevlerine özel sesler de yer alıyor. Yüksek Performanslı Batarya Alpine A390, üç motoru besleyen ve 345 kW değerine kadar güç üretebilen bir bataryaya sahip. Bu 400V bataryanın tüm mimarisi, özel olarak boyutlandırılmış bir soğutma sistemi ve yüksek nikel içeriği ile yüksek enerji yoğunluğuna sahip NMC kimyasıyla yeniden tasarlandı. A390, 89 kWsa gibi oldukça yüksek batarya kapasitesi sayesinde 20 inç jantlar ve Michelin PS EV lastiklerle 555 km'ye kadar (WLTP döngüsü), 21 inç jantlar ve Michelin PS 4S lastiklerle ise 503 km'ye kadar (WLTP döngüsü) menzil sunuyor. Tüm donanım seviyelerinde standart olarak bir ısı pompası bulunuyor ve iç sıcaklığı optimize ederek menzili koruyor. GT versiyonda DC hızlı şarj 150 kW güce, GTS versiyonda ise 190 kW güce ulaşıyor. A390'ın bataryası, %15 ile %80 arasındaki mükemmel ortalama şarj performansıyla uzun süre yüksek şarj gücünü koruyabiliyor. Şarj öncesinde batarya sıcaklığı, otomatik veya multimedya üzerinden manuel olarak optimum seviyeye getirilebiliyor. Bu sayede A390, GT versiyonda 29 dakikadan kısa sürede ve GTS versiyonda 25 dakikadan kısa sürede %15-80 şarj edilebiliyor. 11 kW entegre şarj cihazı standart olup opsiyon olarak 22 kW seçilebiliyor. Ayrıca opsiyonel adaptörle V2L uyumlu çift yönlü şarj özelliğini destekliyor. Google Haritalar destekli GPS navigasyon ve elektrikli araçlar için rota planlama özelliği tüm ürün gamında standart olarak sunuluyor. My Alpine akıllı telefon uygulaması; konum, kilometre, kalan menzil, şarj seviyesi ve kalan şarj süresi gibi bağlı araç verilerine uzaktan erişim sağlıyor. Kullanıcı şarj ihtiyacına bağlı olarak rota planlayabiliyor, şarj veya iç ön koşullandırmayı programlayabiliyor, korna ve farları uzaktan etkinleştirebiliyor. Alpine Telemetrik özelliği A290'dan alınarak güncellendi ve kullanıcıya A390'da üç ana hizmet kategorisine erişim sağlanıyor: canlı veri, koçluk ve zorluklar. Ayrıca Alpine Aktif Tork Vektörleme sisteminin çalışma şekliyle ilgili açıklamalar da içeriyor. Birden fazla profil kullanılabiliyor ve sıfırlanabiliyor. Alpine A390, kullanıcılara eşsiz bir sürüş deneyimi sunmak için tüm bu özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMC PRO L 1852 Türkiye Yollarında Haber

BMC PRO L 1852 Türkiye Yollarında

BMC'nin bugüne kadar geliştirdiği en güçlü çekici PRO L 1852, Temmuz ayı boyunca sürecek organizasyon kapsamında 17 farklı noktada nakliyeciler, filo yöneticileri, kooperatif üyeleri ve profesyonel sürücüler tarafından yakından deneyimlenecek. İlk tanıtım etkinlikleri geçtiğimiz haftalarda Tosyalı Holding İskenderun Limanı ve Osmaniye OSB'de gerçekleştirilen PRO L 1852, yoğun ilgi gören bu buluşmaların ardından Türkiye turunun ilk durağında 1 Temmuz'da İzmir Aliağa Kamyoncular Kooperatifi'nde sektör temsilcileriyle buluştu. Tanıtım turu 2 Temmuz’da İzmir Işıkkent Kara Nakliyeciler Sitesi, 3 Temmuz’da ise Denizli Belediyesi Yeni Nakliyeciler Derneği ile devam edecek. Tur kapsamında ziyaret edilecek diğer duraklar ve güncel etkinlik bilgileri BMC’nin resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılacak. BMC, tanıtım turu kapsamında ziyaret edeceği her noktada katılımcılara yeni nesil çekicisini yakından inceleme ve uzman ekiplerden detaylı bilgi alma fırsatı sunacak. Etkinliklerde aracın sürüş performansı, yakıt verimliliği, sürücü konforu ve ileri teknoloji donanımları katılımcılarla paylaşılacak. 12,9 litrelik motoruyla 520 beygir güç ve 2.500 Nm tork üreten PRO L 1852; BMC'nin bugüne kadarki en geniş iç hacimli kabini, gelişmiş güvenlik sistemleri ve uzun yol taşımacılığına yönelik yüksek konfor seviyesiyle ağır ticari araç segmentinde yeni bir dönem başlatıyor. Temmuz ayı boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerinde gerçekleştirilecek tanıtım turu kapsamında BMC, kullanıcılarla birebir bir araya gelerek yeni çekicisini gerçek kullanım senaryoları üzerinden tanıtmayı hedefliyor. Bu kapsamlı organizasyon, BMC'nin müşteri odaklı yaklaşımını sahaya taşıyarak sektör profesyonellerinin ürün hakkındaki görüş ve deneyimlerini doğrudan dinleme imkânı da sağlayacak. BMC PRO L 1852 Türkiye Tanıtım Turu, temmuz ayı boyunca Türkiye'nin dört bir yanında sektör temsilcilerini yeni nesil çekiciyle buluşturmaya devam edecek. BMC PRO L 1852 4X2 – ÇEKİCİ BMC’nin bugüne kadarki en güçlü motoruna, en konforlu sürüş deneyimine ve en geniş iç hacimli kabinine sahip yeni BMC PRO L 1852 4x2 Çekici, uzun yol taşımacılığına yeni bir soluk getiriyor. 12,9 litrelik motoruyla 520 beygir güç ve 2500 Nm tork üreten araç, zorlu yol koşullarında dahi üstün çekiş performansı sunarak uzun mesafelerde maksimum verimlilik sağlıyor. Dayanıklı şasi yapısı, gelişmiş havalı süspansiyon sistemi ve modern kabin ergonomisiyle uzun süreli sürüşlerde konfor ve güvenliği bir araya getiriyor. BMC’nin bugüne kadarki en geniş, en yüksek ve en büyük iç hacme sahip kabin tasarımıyla sürücülere ferah bir çalışma alanı sunan BMC PRO L 1852; elektronik fren, stabilite ve yokuş kalkış sistemleriyle donatılmış yapısı sayesinde güvenli sürüş imkanı sağlıyor. Yüksek teknolojiye sahip multimedya ekranı, akıllı sürücü destek sistemleri ve gelişmiş donanım seçenekleriyle üst düzey sürüş deneyimi sunan araç, yakıt verimliliği ve rekabetçi toplam sahip olma maliyetiyle de öne çıkıyor. TEKNİK ÖZELLİKLER; 520 HP güç / 2.500 Nm tork12,9 L motorBMC'nin en büyük ve en konforlu kabiniGelişmiş güvenlik sistemleriAkıllı sürüş destek teknolojileriYüksek yakıt verimliliğiDüşük toplam sahip olma maliyetiUzun yol taşımacılığı için geliştirilen yeni nesil çekici modeli. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW i7 ile Lüks ve Teknoloji Yeniden Tanımlanıyor Haber

Yeni BMW i7 ile Lüks ve Teknoloji Yeniden Tanımlanıyor

1977’den bu yana 7 Serisi her jenerasyonunda bir tür vitrini temsil etti. Güvenlikten sürüş destek sistemlerine kadar pek çok yenilik ilk kez bu modelde karşımıza çıktı. Yeni i7 de bu geleneği sürdürüyor. BMW’nin bugüne kadar yaptığı en kapsamlı güncellemelerden biri olarak tanımlanan model, sadece elektrikli bir alternatif değil, aynı zamanda markanın gelecekteki yönünü de gösteriyor. Tasarım tarafında BMW’nin son dönemde iyice keskinleşen dili burada da kendini belli ediyor. Ön bölümde aydınlatmalı “Iconic Glow” böbrek ızgara ve ince formda kristal detaylı farlar ilk bakışta dikkat çekiyor. Gövde genelinde daha sade, monolitik bir yaklaşım benimsenmiş. İki tonlu özel boya seçenekleri ve 22 inçe kadar uzanan jant alternatifleriyle kişiselleştirme tarafı da güçlü tutulmuş. İç mekânda ise BMW’nin odağı net: teknoloji ve deneyim. Yeni Panoramic iDrive sistemi ve Operating System X ile birlikte dijital kullanım daha merkezi hale getirilmiş. Ön yolcu için sunulan ekran artık standart ve içerik tarafında oldukça geniş; video, streaming ve hatta oyun mümkün. Tabii sürücünün dikkatini dağıtmaması için gerekli güvenlik önlemleri de düşünülmüş. Asıl dikkat çekici bölüm ise arka koltuklar. 31,3 inçlik 8K çözünürlüklü Theatre Screen, i7’yi klasik bir otomobilden çıkarıp hareketli bir yaşam alanına dönüştürüyor. Buna Bowers & Wilkins imzalı, Dolby Atmos destekli ses sistemi eşlik edince ortaya gerçekten iddialı bir atmosfer çıkıyor. Teknik tarafta BMW’nin altıncı nesil eDrive sistemi görev yapıyor. Yeni silindirik hücre yapısına sahip bataryalar sayesinde menzil 700 kilometrenin üzerine taşınmış durumda. İlk etapta sunulacak i7 xDrive50 versiyonu 455 beygir güç ve 660 Nm tork üretiyor. 112,5 kWh batarya kapasitesi, 250 kW hızlı şarj desteğiyle birleştiğinde yüzde 10’dan 80’e dolum yaklaşık yarım saat sürüyor. BMW, maksimum menzili ise 728 kilometreye kadar çıkarıyor (WLTP). Üretim, Almanya’daki Dingolfing tesisinde 2026 yazında başlayacak. Avrupa ile birlikte Danimarka’da temmuz ayında teslimatlar planlanıyor. Farklı motor ve donanım seçeneklerinin ise ilerleyen dönemde gelmesi bekleniyor. Kısacası BMW i7, sadece elektrikli bir 7 Serisi değil. Markanın “bundan sonra nasıl otomobiller yapacağını” anlatan güçlü bir işaret. Lüks, teknoloji ve elektrikli mobilitenin kesişim noktasında duruyor. BMW’nin bu modelle nasıl bir karşılık alacağı ise asıl merak edilen konu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.