Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürüş Destek

Kapsül Haber Ajansı - Sürüş Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürüş Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni BMW F 450 RR, 2027'nin Mayıs Ayında Türkiye'de Satışa Sunulacak Haber

Yeni BMW F 450 RR, 2027'nin Mayıs Ayında Türkiye'de Satışa Sunulacak

Markanın amiral gemisi S 1000 RR’ın tasarım dilinden ilham alan yeni BMW F 450 RR; 420 cc çift silindirli motoru, 48 HP gücü ve 177 kg’lık sürüşe hazır ağırlığıyla hafiflik, çeviklik ve performansı bir araya getiriyor. İlk gösterimi EICMA’da yapılacak olan iddialı model, önümüzdeki yıl Türkiye pazarında motosiklet tutkunlarıyla buluşacak. BMW Motorrad, sportif sürüş karakterini dinamik tasarım ve gelişmiş teknolojilerle bir araya getiren yeni BMW F 450 RR’ı tanıttı. BMW’nin RR modellerinin tasarım anlayışından ilham alan yeni model; hafif yapısı, güçlü çift silindirli motoru ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle dikkat çekiyor. A2 ehliyet sınıfına uygun olarak geliştirilen ve başlangıç seviyesindeki motosiklet tutkunları için sportif sürüş dünyasına ideal bir giriş sunan yeni BMW F 450 RR’ın dünya prömiyeri, önümüzdeki ay düzenlenecek dünyanın en büyük motosiklet fuarı EICMA’da gerçekleştirilecek. Model, 2027’nin Mayıs ayında Türkiye’de satışa sunulacak. RR Tasarım Diliyle Sportif ve Dinamik Görünüm BMW F 450 RR, BMW Motorrad’ın supersport mirasını yansıtan keskin çizgileri ve dinamik tasarım detaylarıyla öne çıkıyor. Hafif yapısı ve kompakt ölçüleri, motosikletin çevik karakterini desteklerken sportif sürüş deneyimini de ön plana çıkarıyor. 420 cc Çift Silindirli Motorla Güçlü Performans Yeni BMW F 450 RR, 420 cc hacimli, sıvı soğutmalı, çift silindirli motoruyla 8.750 d/d’de 48 HP güç ve 6.750 d/d’de 43 Nm tork üretiyor. Maksimum torkun yüzde 80’inin 3.000 d/d’den itibaren sunulması, farklı sürüş koşullarında esnek bir güç aktarımına katkı sağlıyor. Euro 5+ emisyon standardını karşılayan modelin açıklanan ortalama yakıt tüketimi ise 100 kilometrede 3,8 litre. 14 litrelik yakıt deposuyla 350 kilometrenin üzerinde menzil sunması öngörülen BMW F 450 RR, günlük kullanım ile sportif sürüş beklentilerini bir araya getiriyor. Hassas Yol Tutuşu ve Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri 177 kilogramlık sürüşe hazır ağırlığıyla dikkat çeken BMW F 450 RR, hafifliği ve dengeli şasi yapısıyla çevik bir sürüş karakteri sunmayı hedefliyor. Çelik boru şasi, 43 mm KYB ters teleskopik ön süspansiyon ve alüminyum arka salıncak, yol tutuş ve kontrol özelliklerini destekliyor. Ön tekerlekte dört pistonlu Brembo monoblok kaliperle birlikte çalışan 310 mm fren diski, arka tekerlekte ise 240 mm fren diski bulunuyor. ABS Pro, Dinamik Fren Kontrolü (DBC), Dinamik Çekiş Kontrolü (DTC) ve Motor Freni Tork Kontrolü (MSR) gibi sürüş destek sistemleri, farklı koşullarda kontrolü destekliyor. Rain, Road ve Race sürüş modları ise sürücülere farklı sürüş karakterleri arasında seçim yapma olanağı sunuyor. Gelişmiş Şanzıman Teknolojileri ve Ters Çevrilebilir Vites Düzeni Yeni BMW F 450 RR, hem günlük kullanımda konforu hem de pistte yüksek performansı hedefleyen şanzıman teknolojileriyle öne çıkıyor. Opsiyonel olarak sunulan Easy Ride Clutch (ERC) teknolojisi debriyaj kullanımını önemli ölçüde kolaylaştırırken, Shift Assistant Pro özelliği debriyajsız ve akıcı vites geçişleri sağlayarak sportif sürüşü destekliyor. Modelin yarış genlerini pekiştiren pratik ters çevrilebilir vites düzeni (GP Shift) ise sürücülerin vites geçiş yönünü kolayca değiştirmesine olanak tanıyor. Özellikle pist sürüşlerinde ve viraj çıkışlarında daha pratik vites büyütmeyi sağlayan bu donanımlar, seçilen versiyona göre sürücülerle buluşuyor. 6,5 İnç TFT Ekran ve Bağlantı Özellikleri Modelde yer alan 6,5 inç TFT ekran, sürüş bilgilerine kolay erişim sağlıyor. USB-C bağlantısı, LED aydınlatma ve standart ısıtmalı elcikler de günlük kullanım konforunu destekleyen özellikler arasında yer alıyor. Standart sele yüksekliği 790 mm olarak açıklanıyor. Üç Farklı Donanım Seçeneği Sürücülerin farklı beklenti ve sürüş tarzlarına yanıt vermek üzere tasarlanan yeni BMW F 450 RR, 3 farklı donanım paketiyle yollara çıkıyor. Giriş seviyesinde Cosmic Black gövde rengiyle sunulan Base versiyonu yer alırken, performans odaklı Sport paketinde Racing Red rengine Shift Assistant Pro ve Sport süspansiyon eşlik ediyor. Modelin en üst seviyesini temsil eden M Sport seçeneği; Snaefell White / M Motorsport renk tasarımı, Riding Modes Pro, Shift Assistant Pro ve Sport süspansiyon donanımlarıyla yarış ruhunu öne çıkarıyor. Sadece M Sport paketi ile alınabilecek olan Innovation Package ise tüm bu donanımlara ek olarak sunulan Easy Ride Clutch (ERC) teknolojisiyle sürüş konforunu ve kontrolünü en üst seviyeye taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Premium Kompakt Sınıfın Öncüsü Audi A3 30 Yaşında Haber

Premium Kompakt Sınıfın Öncüsü Audi A3 30 Yaşında

Audi A3, 1996 Paris Otomobil Fuarı’ndaki dünya prömiyeriyle premium otomobil anlayışını kompakt boyutlarla buluşturdu. Yüksek kaliteli malzemeleri, özenli işçiliği ve sürüş dinamikleriyle segmentinin gelişimine öncülük eden model, otuz yılda üç kapılı hatchback’ten farklı gövde ve güç aktarma seçeneklerine sahip bir aileye dönüştü. İlk iki nesilde genişleyen model ailesi 1996’da tanıtılan ilk nesil A3, üç kapılı hatchback gövdesi ve Audi’nin kalite anlayışını yansıtan iç mekanıyla öne çıktı. 1998’de quattro dört tekerlekten çekiş sisteminin model ailesine katılması, kompakt sınıfta önemli bir yenilik oldu. 1999’da ise beş kapılı A3 ve 210 PS gücündeki S3, farklı kullanım beklentilerine yanıt veren iki yeni seçenek sundu. 2003’te tanıtılan ikinci nesil, daha geniş iç mekanı ve geliştirilen yürüyen aksamıyla konforu ve sürüş dinamizmini artırdı. 2004’te model ailesine katılan A3 Sportback, Singleframe ızgarayı A3 ile buluşturdu. 2008’de A3 Cabriolet ile üstü açık sürüş deneyimi sunulurken, 2011’de tanıtılan RS 3 Sportback, 340 PS gücündeki beş silindirli motoruyla ailenin performansını yeni bir seviyeye taşıdı. Dijitalleşme ve elektrifikasyonla yeni bir dönem 2012’de tanıtılan üçüncü nesil A3, Modüler Enine Platform (MQB) üzerine geliştirilen ilk Audi modeli oldu. Hafif yapı yaklaşımıyla verimliliği destekleyen bu nesilde MMI multimedya sistemi, çevrimiçi hizmetler ve gelişmiş sürüş destek sistemleri, üst sınıflardaki teknolojileri kompakt segmente taşıdı. 2013’te A3 Sedan’ın ürün gamına katılması, model ailesinin farklı pazarlardaki erişimini genişletti. 2014’te tanıtılan A3 Sportback e-tron ise Audi’nin kompakt sınıftaki ilk şarj edilebilir hibrit modeli olarak elektrifikasyon yolculuğunda önemli bir adım oluşturdu. 2016’da RS 3 Sedan, 400 PS gücündeki 2.5 TFSI motoruyla RS logosunu taşıyan ilk kompakt Audi sedan oldu. Dördüncü nesilde artan model ve teknoloji çeşitliliği 2020’de tanıtılan dördüncü nesil A3, daha sportif tasarımı ve dokunmatik kumanda konseptiyle dijitalleşmeyi sürdürdü. Belirli motor seçeneklerinde sunulan 48 voltluk mild hibrit sistem, performansı ve verimliliği destekledi. 2021’de RS 3 ile aileye katılan torque splitter teknolojisi, torku arka tekerlekler arasında değişken biçimde dağıtarak sürüş dinamiklerini geliştirdi. Bu sistem, 2024’te 333 PS güce ulaşan S3’te de sunulmaya başlandı. 2024’te ürün gamına eklenen A3 allstreet, Sportback’e göre üç santimetre daha fazla yerden yüksekliği ve yükseltilmiş oturma konumuyla crossover karakteri sundu. Güncel nesilde panoramik ekranlı kokpit, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve dijital hizmetler de öne çıkıyor. Bugün A3’ün küresel ürün gamı; Sportback, Sedan ve allstreet gövde seçeneklerinin yanı sıra benzinli, dizel ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemlerini, sportif S3 ve RS 3 modellerini kapsıyor. İlk günden bu yana Ingolstadt’ta üretilen A3, otuz yıllık gelişimi boyunca günlük kullanışlılığı Audi’nin premium karakteriyle bir araya getirmeyi sürdürüyor. Tarihsel kilometre taşları 1996: Audi A3 (8L), Paris Otomobil Fuarı’nda (Salon Mondial de l’Automobile) dünya prömiyerini gerçekleştiriyor. 1998: quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, kompakt sınıfta ilk kez sunuluyor. 1999: Audi S3, turbo beslemeli 1,8 litrelik sıralı dört silindirli motoru ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle pazara sunuluyor. Audi A3’ün beş kapılı versiyonu model ailesini genişletiyor. 2003: İkinci nesil A3 (8P) tanıtılıyor. Coupé benzeri görünümüne rağmen iç mekan boyutları büyüyor. Çok kollu arka aks, sürüş dinamiklerini ve sürüş konforunu geliştiriyor. 2004: A3 Sportback, daha sonra markanın yüzü haline gelen karakteristik Singleframe ızgarayla tanıtılıyor. Sportback, bugün de A3’ün en yaygın gövde versiyonu olmayı sürdürüyor. 2008: Audi A3 Cabriolet pazara sunuluyor. Model ailesi, üstü açık bir versiyonla genişliyor. 2011: Audi RS 3 Sportback pazara sunuluyor ve efsanevi beş silindirli motoru kompakt segmentle buluşturuyor. 2012: Modüler Enine Platform üzerine geliştirilen üçüncü nesil A3 (8V) tanıtılıyor. Audi, döner/basmalı kumanda düğmesine sahip MMI kumanda sistemini kompakt sınıfa taşıyor. 2013: Audi A3 Sedan satışa sunuluyor ve zarif bir sedan versiyonuyla model ailesini genişletiyor. 2014: Audi, kompakt sınıftaki ilk şarj edilebilir hibrit modeli Audi A3 e-tron’u tanıtıyor. 2016: Audi, RS logosunu taşıyan ilk kompakt Audi sedan olan RS 3 Sedan’ı tanıtıyor. 2020: Dördüncü nesil A3 (8Y), daha sportif bir tasarım ve dokunmatik kullanıma dayalı yeni bir kumanda konseptiyle tanıtılıyor. 2024: Audi A3 allstreet, dikkat çekici bir crossover versiyonu olarak model ailesine katılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor Haber

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor

Hyundai Motor Avrupa, işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı günlük kullanım kolaylığıyla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari araç STARIA Cargo’yu tanıtıyor. Avrupalı müşterilerin beklentilerini karşılamak üzere geliştirilen STARIA Cargo, 450 kilometreye varan WLTP menzili sunuyor. 800 voltluk elektrik mimarisi sayesinde yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj olarak segmentinde öncü bir performans sergiliyor. 160 kW (218 PS) gücündeki elektrik motoru güçlü bir performans sunarken, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı çok çeşitli profesyonel kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürüş destek teknolojileri de günlük kullanımda güveni ve kolaylığı artırıyor. Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, günlük ticari operasyonların gereksinimlerini karşılamak ve profesyonel kullanıcılar için elektrikli mobiliteye geçişi daha pratik hale getirmek üzere tasarlandı. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler, elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. Model, 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yük alanı kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında şekillenen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. Hyundai STARIA Cargo’nun öne çıkan özellikleri: Daha yüksek operasyonel verimlilik için ultra hızlı şarj: 800 voltluk mimari, yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj imkânı sunarak aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve kullanım verimliliğini artırıyor.Üst düzey elektrikli performans: 450 km’ye varan menzil (WLTP), 160 kW (218 PS) güç ve 2.000 kg çekme kapasitesi, işletmelerin ihtiyaçlarını taviz vermeden karşılıyor.Avrupa’daki ticari kullanıma özel tasarım: N1 tip onayına sahip üç koltuklu panelvan; geniş yük alanına kolay erişim, düşük yükleme yüksekliği ve günlük kullanımda dayanıklılık sunuyor.Yandan yükleme imkânı ve üç Euro palet kapasitesi sunan geniş yük alanı, gerçek lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.Kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik sistemleri, şehir içi ve otoyol sürüşlerinde sürücünün güvenini destekliyor.Dijital kokpite sahip gelişmiş ccNC bilgi-eğlence sistemi, işletmeler ve profesyoneller için sezgisel kullanım ve bağlantı özellikleri sunuyor.Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, mobil çalışma imkânı ve çalışma sahasında ek esneklik sağlıyor. STARIA Cargo’yu elektrikli hafif ticari araç segmentinde güçlü bir seçenek haline getiren nedir? STARIA Cargo, Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini profesyonel kullanıma yönelik geliştirilen yeteneklerle birleştiriyor. Modelin sunduğu avantajlar, günlük ticari operasyonları doğrudan etkileyen beş alana odaklanıyor: MenzilŞarj hızıYük taşıma kapasitesiPerformansSürüş destek sistemleri STARIA Cargo ne kadar hızlı şarj oluyor? Şarj hızı, hafif ticari araç kullanıcıları için kritik bir unsur. STARIA Cargo’nun 800 voltluk elektrik mimarisi, ideal DC ultra hızlı şarj koşullarında bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80’e yalnızca 20 dakikada şarj edilmesini sağlıyor. Bu özellik, elektrikli hafif ticari araç segmentinde yeni bir standart belirliyor. STARIA Cargo’nun yüksek menziliyle birlikte aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve işletmelerin verimliliğini artırmasına yardımcı oluyor. İşletme tesislerinde ve gece boyunca şarj için sunulan 11 kW araç içi AC şarj ünitesi ise günlük kullanım için ideal bir çözüm oluşturuyor. STARIA Cargo zorlu profesyonel kullanım ihtiyaçlarını nasıl karşılıyor? STARIA Cargo, geniş yük kapasitesini kolay erişimle birleştiren, N1 tip onayına sahip üç koltuklu bir panelvan olarak pazara sunuluyor. Model, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg frenli römork çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı sunuyor. Her iki yandaki sürgülü kapılar yük alanına iki taraftan erişim sağlarken, arkadan erişim ve düşük yükleme yüksekliği günlük operasyonlarda yükleme ve boşaltmayı kolaylaştırıyor. Çelik bir bölme, kabini yük bölümünden ayırırken geniş açılan arka kapılar yük alanına kolay erişim sunuyor. Profesyonel kullanım için tasarlanan STARIA Cargo, yük altında da güçlü performans sergiliyor. Elektrikli güç aktarma sistemi, sessiz çalışma ve düşük titreşim sağlayarak uzun çalışma saatlerinde ve sık dur-kalk yapılan sürüşlerde sürücü konforunu artırıyor. Hyundai ayrıca STARIA Cargo için üç yıllık garanti paketi sunarak profesyonel müşterilere ek güvence sağlıyor ve aracın ilk kullanım yıllarında daha fazla öngörülebilirlik sunuyor. STARIA Cargo hangi donanım seçeneklerini sunuyor? Hyundai, Avrupa genelindeki yerel işletme müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun dönüşüm çözümleri sunmak için iş ortaklarıyla çalışıyor. Şirket, gelecekte Avrupa’nın farklı pazarlarında Hyundai bayileri aracılığıyla sunulabilecek standartlaştırılmış dönüşüm çözümlerini de değerlendiriyor. Böylece müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sunulması hedefleniyor. Konuyla ilgili daha fazla bilgi ilerleyen dönemde paylaşılacak. STARIA Cargo nasıl bir performans sunuyor? STARIA Cargo, 160 kW (218 PS) gücünde bir elektrik motoruyla donatılıyor. 350 Nm torkla birlikte hem şehir içinde hem de otoyolda güven veren bir performans sunuyor. Uygun koşullarda 184 km/saate ulaşan maksimum hızı da modelin güçlü sürüş performansını vurguluyor. STARIA’nın binek versiyonunun mimarisinden geliştirilen panelvan, binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun yetenekleri hız ve hızlanmanın ötesine geçiyor. Zorlu profesyonel kullanım için tasarlanan model, yük taşıma ve çekme kapasitesini elektrikli güç aktarma sisteminin akıcı ve rafine karakteriyle birleştiriyor. Ağır yük taşırken veya römork çekerken bile güven veren performans, hızlı tepki veren hızlanma ve binek otomobil benzeri konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun, 1.040 kg’lık maksimum yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’a kadar römork çekebilmesi, profesyonel kullanıcılara olağanüstü esneklik sağlıyor. STARIA Cargo güvenliği ve sürücünün güvenini nasıl destekliyor? STARIA Cargo, her koşulda güvenli kullanımı desteklemek üzere tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Önden Çarpışma Önleme Asistanı, Şeritte Kalma Asistanı, Şerit Takip Asistanı, Dur-Kalk Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı, geri görüş kamerası ile ön ve arka park sensörleri standart olarak sunuluyor. STARIA Cargo teknolojiyi günlük profesyonel kullanıma nasıl entegre ediyor? STARIA Cargo, 12,3 inç dokunmatik ekran ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai’nin Bağlantılı Araç Navigasyon Kokpiti (ccNC) ile donatılıyor. Sistem, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sağlıyor. Bağlantılı özellikler; uzaktan araç yönetimi, şarj durumunun takibi ve iklimlendirme kontrolünü destekliyor. Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, 3,5 kW gücüyle hem araç dışında hem de yük alanındaki iç priz üzerinden kullanılabiliyor. Kullanıcıların harici elektrikli cihazlara doğrudan araçtan enerji sağlamasına olanak tanıyan bu özellik, günlük kullanım esnekliğini artırıyor. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nda yer alacak. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nın basın gününde tanıtılarak basın mensuplarına Hyundai’nin yeni tamamen elektrikli hafif ticari aracını yakından deneyimleme fırsatı sunacak. STARIA Cargo ne zaman satışa sunulacak? STARIA Cargo, pazara bağlı olarak 2026 yılının ikinci yarısında satışa sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de! Haber

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de!

Kia’nın SUV ürün gamında öne çıkan Seltos, şehir içi kullanımdan uzun yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan çok yönlü yapısıyla dikkat çekiyor. Cool, Elegance ve X-Line olmak üzere üç farklı donanım seviyesiyle Türkiye’de satışa sunulan model, Kia’nın Türkiye’de C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Güçlü SUV Karakterini, Modern Tasarımla Buluşturuyor Kia’nın “Zıtlıkların Birleşimi” tasarım felsefesi ile geliştirilen model, iddialı SUV duruşunu, markanın güncel tasarım dilinden ilham alan modern detaylarla bir araya getiriyor. 4.430 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve donanım seviyesine göre 1.600 mm-1.615 mm arasında değişen yüksekliğe sahip olan Seltos, 2.690 mm aks mesafesiyle ferah bir iç mekân sağlıyor. Kia’nın yeni dönemdeki tasarımlarında görmeye alışık olduğumuz ön bölümdeki "Star Map" aydınlatma tasarımı, Seltos’un modern ve teknolojik görünümünü tamamlıyor. İnce aydınlatma grafikleri ve üst ızgaraya uzanan tasarım detayları, modelin geleneksel SUV karakterine çağdaş bir yorum getiriyor. Seltos, Cool versiyonunda 16 inç, Elegance versiyonunda 18 inç ve X-Line versiyonunda ise 19 inç özel tasarım jant versiyonuyla sunuluyor. Cool ve Elegance versiyonlarından farklı olarak X-Line versiyonu, koyu dış tasarım detayları, siyah iç mekânı ve koyu renkli amblemleriyle Seltos’un güçlü ve iddialı karakterini öne çıkarıyor. Modelde tasarım karakterini tamamlayan yedi farklı dış renk seçeneği bulunuyor. Renk paletindeki farklı seçenekler, modelin cesur ve sofistike tasarım anlayışını farklı yorumlarla yansıtıyor. Ferah, Teknolojik ve Fonksiyonel İç Mekân Seltos’un iç mekânı, modern tasarım unsurlarını fonksiyonellik ve teknolojiyle bir araya getiriyor. Yatay tasarım yaklaşımı kabin içerisinde ferah bir atmosfer yaratırken, optimize edilen yerleşim sayesinde yolcular için geniş baş ve diz mesafesi sunuluyor. Sürücü ve yolcuların ihtiyaçlarına göre tasarlanan ön konsolda 12,3 inç Supervision gösterge bilgi ekranı, 12,3 inç dokunmatik ekranlı multimedya eğlence sistemi ve 5,3 inç dokunmatik klima kontrol ünitesi yer alıyor. Yolculuk konforunu artıran panoramik cam tavan, aydınlık bir sürüş deneyimi sağlarken aracın iç mekânını daha da ferahlatıyor. Elektrikli ve hafızalı bagaj kapağıyla, 483 litrelik bagaj hacmi sunan modelde arka koltukların katlanmasıyla bu kapasite 1.458 litreye kadar çıkıyor. Yolculukta Konfor ve Sürüş Dengesi Seltos’un karakterine uygun şekilde ayarlanan süspansiyon sistemi, gövde ve şasi rijitliğini artıran yapısal iyileştirmeler sayesinde titreşim ve yol kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor. Seltos’ta Eco, Normal ve Sport sürüş modları bulunuyor. Sürüş modları, farklı yol ve sürüş koşullarına göre sürüş karakterinin uyarlanmasına olanak tanıyor. Güç ve Sürüş Keyfi Bir Arada Kia Seltos, performans ve sürüş keyfini bir arada sunan 1.6 litrelik TGDI turbo benzinli motor ile Türkiye’de satışa sunuluyor. 180 PS güç ve 265 Nm tork üreten motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman (DCT) ile eşleştiriliyor. Önden çekişli olarak sunulan Seltos, 0-100 km/s hızlanmasını 8,8 saniyede tamamlarken, 208 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Turbo benzinli motor ve çift kavramalı otomatik şanzıman, farklı sürüş koşullarında performans ve konfor arasında dengeli bir sürüş deneyimi sunuyor. Seltos’un 1.6 litrelik TGDI motoru, WLTP ölçümlerine göre donanım seviyesine bağlı olarak ortalama 6,6 litre/100 km kombine yakıt tüketimi sunuyor. Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleriyle Güvenlik Seltos’ta sunulan Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS), sürüş güvenliğini ve konforunu destekleyen kapsamlı teknolojiler sunuyor. Sistemler arasında Stop & Go Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici (2.0), Şerit Takip Asistanı (LFA 2.0), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Ön Çarpışma Engelleme Asistanı (FCA 2.0) gibi sürüş destek teknolojileri standart olarak yer alıyor. Aynı zamanda Seltos, Kör Nokta Görüntüleme Asistanı (BVM) ve Çevre Görüş Kamera Sistemi (SVM) ile 360° Park Sensörü de versiyona bağlı olarak sunuyor. Bu gelişmiş sürüş destek sistemleri, farklı yol ve trafik koşullarında sürücünün çevresel farkındalığını artırmaya ve sürüş yükünü azaltmaya yardımcı olurken, Seltos’un güvenlik teknolojileri açısından kapsamlı bir donanım sunmasına katkı sağlıyor. Kia Connect ile Daha Akıllı Sürüş Deneyimi Seltos modelinde de bulunan Kia Connect teknolojisi, araç kullanımını daha pratik hale getiriyor. Kia Connect uygulaması üzerinden kullanıcılar, akıllı telefonları aracılığıyla araçlarının çeşitli fonksiyonlarını uzaktan kontrol edebiliyor. Aracın uzaktan kilitlenmesi ve kilidinin açılması, yakıt seviyesinin ve araç bilgilerinin görüntülenmesi gibi özellikler, kullanım kolaylığı sağlıyor. Kia Connect ile sunulan kablosuz OTA güncellemeleri sayesinde araç yazılımı uzaktan güncellenebiliyor. Kia’nın globalde en çok satan ikinci modeli Seltos, Türkiye pazarına ilk kez heyecanlı bir giriş yapıyor. Güçlü SUV karakteri, 180 PS gücündeki 1.6 litrelik turbo benzinli motoru, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve Kia Connect teknolojisi ile Kia’nın C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kia Seltos, 2.349.000 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor Haber

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor

Seri üretimine markanın Poznań fabrikasında başlanan Yeni Caddy; 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı, standart dijital gösterge paneli ve dış tasarımında yapılan yeniliklerle öne çıkıyor. Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve lojistik sektörünün en prestijli uluslararası organizasyonlarından biri olan IAA Transportation 2026’da güncel ürün gamını sergiliyor. 15-20 Eylül tarihleri arasında Hannover’de düzenlenen fuarda markanın öne çıkan modelleri Yeni Caddy ve Yeni Multivan oldu. Ticari kullanımdan aile yaşamına, şehir içi mobiliteden uzun yolculuklara kadar geniş bir kullanım yelpazesine hitap eden Yeni Caddy ve Yeni Multivan, yenilenen dış tasarımlarını daha dijital, konforlu ve fonksiyonel iç mekanlarla bir araya getiriyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılan modeller, Volkswagen Ticari Araç’ın farklı kullanıcı profillerinin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı ve yenilikçi mobilite çözümleri sunma yaklaşımını da yansıtıyor. Volkswagen Ticari Araç Genel Müdürü Tolga Senyücel, markanın IAA Transportation 2026 katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Volkswagen Ticari Araç olarak modellerimizi yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, müşterilerimizin iş ve özel yaşamlarına uyum sağlayan çok yönlü mobilite çözümleri olarak konumlandırıyoruz. IAA Transportation, sektörün dönüşümüne yön veren ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarının şekillendirildiği en önemli uluslararası platformlardan biri. Fuarda sergilenen Yeni Caddy ve Yeni Multivan da yenilenen tasarımları, gelişmiş dijital özellikleri ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bu yaklaşımımızı yansıtıyor. Her iki modeli de yılın son çeyreğinde müşterilerimizle buluşturmayı planlıyoruz.” Yeni Caddy: İş ve günlük yaşam için daha dijital çözümler Volkswagen Ticari Araç’ın hem işletmelerin hem de ailelerin ve bireysel kullanıcıların tercih ettiği modelleri arasında yer alan Yeni Caddy, yenilenen tasarımı ve gelişmiş teknolojileriyle IAA Transportation 2026’nın öne çıkan modellerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yeni neslinin seri üretimine başlanan Volkswagen Ticari Araç’ın Poznań fabrikasında, 2003 yılından bu yana yaklaşık 2,9 milyon Caddy üretildi. Yenilenen ön tampon tasarımı, farklılaşan jant seçenekleri ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri, Caddy’ye daha modern ve dinamik bir görünüm kazandırıyor. Ön tamponun sağ ve sol bölümlerine entegre edilen radar sensörleri ise modelde sunulan gelişmiş sürüş destek sistemlerinin teknik altyapısını oluşturuyor. Yeni Caddy’deki en kapsamlı yeniliklerden biri iç mekânda gerçekleştirildi. Yenilenen ön konsolun merkezinde konumlanan 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı ve MagSafe özellikli kablosuz hızlı şarj sistemi, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Kişiselleştirilebilen dokunmatik kontroller sık kullanılan fonksiyonlara daha hızlı erişim sağlarken, yenilenen dijital gösterge paneli tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Donanım seviyesine göre farklılaşan dekoratif yüzeyler iç mekânın modern ve teknolojik atmosferini güçlendirirken, B sütunlarına entegre edilen tutamaklar araca giriş ve çıkışı daha konforlu hale getiriyor. Yeni Multivan: Güçlenen tasarım, daha konforlu yaşam alanı IAA Transportation 2026’da sergilenen bir diğer yeni model ise yenilenen tasarımını daha konforlu, dijital ve fonksiyonel bir iç mekânla bir araya getiren Yeni Multivan oldu. Modelin ön ve arka aydınlatma grupları ile ön tamponu yeniden tasarlandı. Sağ ve sol farları birbirine bağlayan ışık şeridi, Yeni Multivan’a daha güçlü ve modern bir ön görünüm kazandırırken, yeni jant tasarımları ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri de dış tasarımdaki yenilikleri tamamlıyor. İç mekânda ise dijital gösterge paneli ve 12,9 inçlik bilgi-eğlence sistemiyle birlikte vites seçici, bardaklık ve kablosuz şarj ünitesi yeniden tasarlandı. Ön konsolda kullanılan parlak ve yumuşak dokulu yüzeyler, aracın kalite algısını ve premium atmosferini daha da güçlendiriyor. Ön yolcu koltuğuna eklenen ISOFIX bağlantısı, çocuk koltuğunun aracın ön bölümünde de güvenli şekilde kullanılmasına olanak tanırken, Multivan’ın aile kullanımına yönelik işlevselliğini de artırıyor. Karşılıklı veya sıra koltuk düzenine uyum sağlayan esnek iç mekân yapısıyla Yeni Multivan; aile yolculuklarından VIP taşımacılığa, günlük kullanımdan iş amaçlı seyahatlere kadar farklı kullanım senaryolarına yanıt vermeyi sürdürüyor. Yeni Caddy ve Yeni Multivan Son Çeyrekte Türkiye’de IAA Transportation 2026’da öne çıkan Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ın 2026 yılının son çeyreği içerisinde Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor. Her iki model de yenilenen tasarımlarının yanı sıra daha da fonksiyonelleşen sürüş destek sistemi seçenekleriyle Volkswagen Ticari Araç’ın Türkiye’deki ürün gamını güçlendirecek. Volkswagen Ticari Araç Pazarlama Müdürü Ömer Madazlıoğlu ise “Yeni Caddy ve Yeni Multivan modelleri; işlevsellik, dijitalleşme ve konfor özelliklerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan yapılarıyla Volkswagen Ticari Araç ‘her ihtiyaca uygun çözüm’ yaklaşımını 2027 yılında da sürdürmeye devam edecek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi Haber

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi

İlk kez 11 Eylül 2001 tarihinde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan modern nesil Škoda Superb, ilk andan itibaren üst düzey konfor ve teknolojiyle özdeşleşti. Aynı zamanda markanın uluslararası büyümesinde önemli bir rol üstlendi. Dört nesil boyunca dünya genelinde yaklaşık 1.8 milyon adet Superb müşterilerle buluşurken, model özellikle bireysel kullanıcıların yanı sıra filo müşterilerinin de tercih ettiği modellerden biri haline geldi. “Superb adeta Türkiye için üretiliyor” Superb’in küresel başarı hikayesinde Türkiye de önemli bir yere sahip. Model, Türkiye’de satışa sunulduğu 2002 yılından bugüne kadar 100 bin adede yakın satışa ulaşırken, özellikle sedan gövde tipiyle Türk kullanıcıların yoğun ilgisini görüyor. Bu sayede Superb sedan satışlarında Türkiye, dünyanın en büyük pazarı olmayı sürdürüyor. Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer de Türkiye pazarının Superb açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Superb sedan üretiminin yarısı Türkiye’ye gönderiliyor. Bu araç adeta Türkiye için geliştirildi ve üretiliyor. Bunu gerçekten takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı. Superb ismi 2001’de yeniden hayat buldu Köklü bir geçmişe sahip Škoda’nın Superb modelinin mirası 1934 yılına kadar uzanıyor. Škoda 640’ın modernize edilmesinin ardından kullanılmaya başlanan Superb adı, 1949 yılına kadar farklı gövde tiplerine sahip modellerde yer aldı. Dönemin Škoda ürün gamının teknik açıdan en gelişmiş otomobillerini temsil eden Superb, yaklaşık yarım asırlık aranın ardından 2001 yılında yeniden hayata döndürüldü. Tanıtılan ilk modern Superb, modelin bugün de öne çıkan konfor, genişlik, pratiklik ve zarif tasarım gibi temel özelliklerini ortaya koydu. 2008 yılında tanıtılan ikinci nesille birlikte yenilikçi TwinDoor bagaj açma sistemi sunulurken, ürün gamına daha sonra Combi gövde tipi ve dört tekerlekten çekişli versiyonlar da eklendi. 2015 yılında tanıtılan üçüncü nesil Superb ise teknolojik açıdan önemli bir sıçramayı temsil etti. Gelişmiş bağlantı özellikleri, kapsamlı sürüş destek sistemleri ve daha iddialı tasarımıyla yenilenen model, 2019 yılında Škoda’nın şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemine sahip ilk seri üretim modeli de oldu. 2023 yılında tanıtılan dördüncü ve güncel nesil Superb ise konfor, güvenlik ve dijitalleşme alanlarında daha da ileri taşındı. Yenilenen kabinde Škoda Smart Dials gibi yenilikçi çözümler sunan model, benzinli, dizel, mild hibrit ve şarj edilebilir hibrit seçenekleriyle Superb tarihinin en geniş motor ürün gamına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda Octavia Başarılı Serüveninin 30. Yılını Kutluyor Haber

Škoda Octavia Başarılı Serüveninin 30. Yılını Kutluyor

Markanın gelişiminde önemli bir rol üstlenen Octavia, geniş yaşam alanı, pratik kullanım özellikleri, güvenlik teknolojileri ve ulaşılabilirliği bir araya getirerek Škoda’nın uluslararası büyümesinin ana modellerinden biri haline geldi. Günümüzde dördüncü nesliyle yollarda olan Octavia’nın üretimi Mladá Boleslav ve Kvasiny fabrikalarının yanı sıra Kazakistan’ın Kostanay kentinde de gerçekleştiriliyor. Tarihi bir isim modern dönemde yeniden hayat buldu Octavia isminin geçmişi 1959-1971 yılları arasında üretilen modele dayanırken, tarihi isim 1990’lı yıllarda geliştirilen yeni otomobille hayata döndürüldü. Modern Octavia’nın geliştirme çalışmaları, Škoda’nın Volkswagen Grubu’na katılmasından bir yıl sonra, 1992’de başladı. Yeni teknolojilerle geliştirilen otomobilin tasarımı, dönemin Škoda Tasarım Başkanı Dirk van Braeckel tarafından gerçekleştirildi. Aynı dönemde Mladá Boleslav’da devreye alınan yeni üretim tesisiyle Škoda’nın yıllık üretim kapasitesi 90 bin adetten 350 bin adede yükseltildi. 528 litrelik bagaj hacmine sahip ilk nesil modern Octavia, 4 Nisan 1996’da tanıtıldı ve seri üretimi 3 Eylül 1996’da başladı. Octavia Combi ise Mart 1998’de ürün gamına katıldı. 1999 yılında dört tekerlekten çekişli versiyonun sunulmasıyla modelin kullanım çeşitliliği daha da artırıldı. 2000 yılı ise Octavia tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu ve performans odaklı ilk Octavia RS tanıtıldı. İlk modern nesil Octavia’nın toplam üretimi 1.44 milyon adede ulaşırken, bazı versiyonların üretimi ikinci neslin 2004’te tanıtılmasının ardından da devam ederek 2010 yılına kadar sürdü. Dört nesilde yaklaşık 7.9 milyon adet üretildi İkinci nesil Octavia, modelin geniş iç hacim ve pratiklik gibi temel özelliklerini daha ileri taşıdı. Bagaj hacmi artırılırken, DSG çift kavramalı şanzıman gibi yeni teknolojiler de ürün gamına eklendi. İkinci neslin üretiminin sona erdiği 2013 yılına kadar 2.6 milyon adet Octavia bantlardan indi. 2012-2020 yılları arasında üretilen üçüncü nesil Octavia ise daha önce ağırlıklı olarak üst segment otomobillerde sunulan gelişmiş sürüş destek teknolojilerini kullanıcılarla buluşturdu. Üçüncü nesil Octavia, 2017 yılında kapsamlı bir yenilemeden geçirildi. Bölünmüş ön far tasarımıyla farklı bir görünüme kavuşan modelde, cam tasarımlı bilgi-eğlence ekranları ve geliştirilmiş sürüş destek sistemleri de sunulmaya başlandı. Octavia’nın başarı hikayesi devam ediyor Güncel dördüncü nesil Škoda Octavia, Kasım 2019’da Sedan ve Combi seçenekleriyle tanıtıldı. 2024 yılının başında yenilenen model, güvenlik ve teknolojik özellikleri açısından daha da geliştirildi. Güncel Octavia’da ülkemizde 8 adet standart olmak üzere 10 adede kadar hava yastığının yanı sıra gelişmiş sürüş destek sistemleri sunuluyor. 30 yılda dört nesil ve muazzam üretim adetlerine ulaşan Octavia, bugün hem bireysel hem de kurumsal müşterilerin tercih ettiği Škoda modellerinin başında gelmeye devam ediyor. Model, bugüne kadar farklı ülkelerde “En İyi Otomobili” ve “Altın Direksiyon” dahil olmak üzere çok sayıda önemli ödüle de layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de Haber

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de

Onlarca yıldır Avrupa C hatchback segmentinde önemli bir oyuncu olan PEUGEOT, özgün tasarımı, sürüş keyfi ve dinamik yol tutuşuyla bilinen ve birçok ülkede en çok tercih edilen 308 modelinin, yeni makyajlanan versiyonunu Türkiye'de satışa sundu. Yeni PEUGEOT 308, muhteşem tasarımı, benzersiz sürüş dinamikleri, verimli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motoru ile sürüş keyfini bambaşka bir boyuta taşıyor. PEUGEOT, yeni PEUGEOT 308 modelini Türkiye'de dizel motor seçeneği ile Allure ve GT olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuyor. Bu kapsamda Allure donanımlı versiyon 2.360.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, GT donanımlı versiyon 2.695.000 TL'den başlayan fiyatlarla ileri sürüş keyfini yaşamak isteyen müşterilerini bekliyor. Fransa'da tasarlanan ve Mulhouse fabrikasında üretilen yeni PEUGEOT 308, Fransız mükemmelliğini ifade ediyor. PEUGEOT modellerinde bir ilk: Aydınlatmalı ön ızgara! PEUGEOT ürün gamında ilk kez kullanılan aydınlatmalı logo ile yeni 308 geleceğe ışık tutuyor. Aydınlatılan PEUGEOT logosu, yenilenen ön tasarım boyunca markanın kimliğini gururla vurguluyor. Sürücü tarafından görülmese de, logonun arkasına gizlenen mesafe radarı yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Logonun üzerinde yer alan ışıklı şeritler, ızgarayı zarif bir şekilde öne çıkarırken, PEUGEOT 308'in aydınlatmasını yenilenen farlara doğru uzatarak otomobilin güçlü duruşunu destekliyor. Bu duruş, farlardan başlayarak ön yüze kadar uzanan güçlendirilmiş omuz çizgisiyle daha da belirginleşiyor. Yeni tamponun alt kısmının trapezoid yapısı da yeni PEUGEOT 308'in yola sağlam basmasını sağlarken, bunu her iki uçta bulunan hava girişleri tamamlıyor. Tamponun uçlarındaki bu hava girişleri, hava akışını tekerlek davlumbazlarının iç kısmına yönlendirerek, yeni PEUGEOT 308'i segmentinin en aerodinamik modeli haline getiriyor. Bu optimizasyon yakıt tüketiminin düşmesine de katkı sağlıyor. Gövde rengi yeni ön ızgara, aracın bütününe kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Bununla birlikte yeni PEUGEOT 308'in ızgara tasarımında yer verilen şeritler orta kısımda aralıklı, yanlara doğru ise daha sık konumlandırılıyor. Bu uygulama, aracın güçlü duruşunu desteklerken hava akışını optimize ediyor. Allure donanım seviyesinde yeni ön ızgara tasarımı, Full LED farlar ve 17 inç elmas kesim alaşım jantlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde aydınlatmalı ön ızgara ve PEUGEOT logosu, Matrix Full LED farlar, akıcı LED sinyal lambaları ve 18 inç elmas kesim alaşım jantlar sportif görünümü daha da ileri taşıyor. Etkileyici bir görünüm PEUGEOT 308'in etkileyici tasarımı far bölgesine yerleştirilen üç adet ince LED pençesiyle benzersiz bir ışık imzası taşıyor. Gündüz farı ve sinyal lambası işlevine sahip bu ikonik imza, PEUGEOT kimliğini tam anlamıyla yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde Full LED farlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde Matrix Full LED far teknolojisi sürüş güvenliğini ve akıcı LED ön sinyal lambaları ise görsel etkiyi daha da artırıyor. Arka bölümde ise yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT logosunun üzerindeki zarif parlak siyah bandın her iki yanında yer alan üç adet eğik LED pençesiyle tüm donanım seviyelerinde etkileyici arka aydınlatma imzasını taşıyor. Sportif ve zarif karakteri ile öne çıkan yeni PEUGEOT 308 benzersiz tarzı ve boyutlarıyla C segmentinin en sportif tasarımlarından birini ortaya koyuyor. Yeni PEUGEOT 308, üretimde kullanılan %30'dan fazla çevre dostu malzeme (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir) ile sürdürülebilirlik konusunda yeni standartlar belirliyor. Kenevir liflerinden üretilen ön konsol ve tamponlar ile depolama alanlarında geri dönüştürülmüş plastikler gibi 30'dan fazla polimer bileşen bu ekolojik taahhüdün altını çiziyor. PEUGEOT ekipleri, araçların tasarımından başlayıp ömrünü tamamlayana kadar, çevre üzerindeki etkisini sınırlamak için çalışıyor. PEUGEOT, çevresel standartlara uymanın yanı sıra, sürdürülebilir hareketlilik konusunda öncülük etmeyi hedefliyor ve bu nedenle araçlarının ekolojik ayak izini azaltmak için önemli ölçüde kaynak ayırmayı taahhüt ediyor. Heyecan verici yeni renkler ve jant seçenekleri​ Yeni PEUGEOT 308'in Allure ve GT donanım seviyeleri yeni elmas kesim alaşım jantlarla donatıldı. Zarafet, yenilik ve aerodinamiği bir araya getiren bu jantlar, PEUGEOT tasarım ekibinin kapsamlı çalışmalarını yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde 17 inç alaşım jantlar sunulurken, GT donanım seviyesinde 18 inç elmas kesim alaşım jantlar daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, ürün gamına eklenen yeni Lagoa Mavi renginin yanı sıra Selenyum Gri, Tekno Gri, Okenit Beyaz, İnci Siyah ve Elixir Kırmızı gövde renkleriyle her zevke hitap eden zengin renk seçenekleri sunuyor. Teknolojik ve fonksiyonel iç tasarım Yeni 308'in dış tasarımındaki dinamizm iç mekâna da yansıyor. Allure donanım seviyesinde 10 inç dijital gösterge paneli, kablosuz Mirror Screen, kablosuz şarj sistemi ve anahtarsız giriş-çalıştırma sistemi standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise 10 inçlik 3 boyutlu dijital gösterge paneli, i-Toggles kişiselleştirilebilir sanal tuşlar ve entegre 3 boyutlu navigasyon sistemi sürüş deneyimini daha da ileri taşıyor. Yeni PEUGEOT 308'de ayrıntıya gösterilen özen her noktada hissediliyor. Buna GT donanımlı versiyonda ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ve 8 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması dahil. Yeni PEUGEOT 308, şık ve sportif görünümlü ön koltuklara sahip. Allure donanım seviyesinde Quartz dikiş detaylarına sahip Tremezzo yarı deri kumaş koltuklar sunulurken, GT donanım seviyesinde Adamite Yeşili dikiş detaylı Uzila yarı deri kumaş koltuklar, Alcantara kaplamalı ön konsol ve alüminyum dekor detayları iç mekânın karakterini güçlendiriyor. GT versiyonunda ayrıca bel destekli sürücü koltuğu, ambiyans aydınlatması ve siyah tavan kaplaması standart olarak sunuluyor. Allure donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunulan Panaromik Açılır Cam Tavan da güneşin iç mekâna daha rahat ulaşmasını ve daha aydınlık olmasını sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, teknolojik donanımlarıyla da segmentinde fark yaratıyor. Allure donanım seviyesinde arka park sensörü ve geri görüş kamerası standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde ön ve arka park sensörleri, yan sensörler, 360 derece çevre görüş sistemi ve geri viteste otomatik alçalan yan aynalar yer alıyor. Ayrıca GT donanım seviyesinde Spor Sürüş Paketi ile daha dinamik vites geçişleri ve sürüş karakteri sunuluyor. İleri seviye sürüş keyfi Yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT'nun C segmentindeki modellerinin mirasını sürdürüyor ve olağanüstü bir sürüş keyfi sunuyor. Yeni model, PEUGEOT'nun sürüş özelliklerindeki uzmanlığını miras alarak çeviklik, dinamizm ve denge gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Alçak oturma pozisyonu ve süspansiyonu ile titreşimleri filtreleme kalitesi modelin sürüş deneyimini daha da ileriye taşıyor. PEUGEOT sürüş keyfinin temel unsuru olan ünlü PEUGEOT i-Cockpit®, yeni 308'de PEUGEOT'nun en gelişmiş ifadelerinden birine ulaşıyor. Göz hizasında konumlandırılan gösterge paneli ve kompakt direksiyon simidi ile olağanüstü ergonomi sunan yeni 308'de her şey sürücünün göz hizasında ve ellerinin erişim mesafesinde olacak şekilde doğal bir kompozisyonla düzenlenmiş durumda. Buna ön konsolun ortasındaki, hafifçe sürücüye dönük konumlandırılmış kumandalar da dâhil. Yeni PEUGEOT 308, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle güvenliği de üst seviyeye taşıyor. Adaptif Hız Sabitleyici, Aktif Şerit Takip Sistemi, Sürücü Dikkat ve Yorgunluk Tespit Kamerası, Hız Limiti Tanıma ve Önerme Sistemi ile Acil Durum Tam Durdurma Güvenlik Freni her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi ve Şerit Konumlama Asistanı gibi ileri sürüş destek teknolojileri yer alıyor. Tüm ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilen verimli dizel motor PEUGEOT, her kullanıcı tipi ve kullanım amacına cevap verme hedefiyle kişiye özel çözümler sunmaya devam ediyor ve yeni PEUGEOT 308'de verimliliğini kanıtlamış 130 HP gücünde dört silindirli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motor da sunuyor. Dizel motorla eşleştirilen EAT8 otomatik şanzıman ise özellikle uzun mesafeli yoğun sürüşleri daha da keyifli hale getiriyor. 1.499 cc hacmindeki motor, 1.750 d/d'de 300 Nm maksimum tork üreterek günlük kullanımda güçlü ara hızlanmalar ve yüksek sürüş konforu sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, bu motorla 207 km/s maksimum hıza ulaşırken, 0'dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede çıkabiliyor. WLTP normlarına göre 100 kilometrede 4,9 ila 5,1 litre aralığında karma yakıt tüketimi sunan model, performans ve verimlilik arasında başarılı bir denge kuruyor. 53 litrelik yakıt deposu ve düşük tüketim değerleri sayesinde uzun yolculuklarda daha az yakıt molasıyla yüksek kullanım konforu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.