Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürüş Destek

Kapsül Haber Ajansı - Sürüş Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürüş Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor Haber

Volkswagen Ticari Araç, IAA Transportation 2026’da Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ı sergiliyor

Seri üretimine markanın Poznań fabrikasında başlanan Yeni Caddy; 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı, standart dijital gösterge paneli ve dış tasarımında yapılan yeniliklerle öne çıkıyor. Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve lojistik sektörünün en prestijli uluslararası organizasyonlarından biri olan IAA Transportation 2026’da güncel ürün gamını sergiliyor. 15-20 Eylül tarihleri arasında Hannover’de düzenlenen fuarda markanın öne çıkan modelleri Yeni Caddy ve Yeni Multivan oldu. Ticari kullanımdan aile yaşamına, şehir içi mobiliteden uzun yolculuklara kadar geniş bir kullanım yelpazesine hitap eden Yeni Caddy ve Yeni Multivan, yenilenen dış tasarımlarını daha dijital, konforlu ve fonksiyonel iç mekanlarla bir araya getiriyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılan modeller, Volkswagen Ticari Araç’ın farklı kullanıcı profillerinin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı ve yenilikçi mobilite çözümleri sunma yaklaşımını da yansıtıyor. Volkswagen Ticari Araç Genel Müdürü Tolga Senyücel, markanın IAA Transportation 2026 katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Volkswagen Ticari Araç olarak modellerimizi yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, müşterilerimizin iş ve özel yaşamlarına uyum sağlayan çok yönlü mobilite çözümleri olarak konumlandırıyoruz. IAA Transportation, sektörün dönüşümüne yön veren ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarının şekillendirildiği en önemli uluslararası platformlardan biri. Fuarda sergilenen Yeni Caddy ve Yeni Multivan da yenilenen tasarımları, gelişmiş dijital özellikleri ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bu yaklaşımımızı yansıtıyor. Her iki modeli de yılın son çeyreğinde müşterilerimizle buluşturmayı planlıyoruz.” Yeni Caddy: İş ve günlük yaşam için daha dijital çözümler Volkswagen Ticari Araç’ın hem işletmelerin hem de ailelerin ve bireysel kullanıcıların tercih ettiği modelleri arasında yer alan Yeni Caddy, yenilenen tasarımı ve gelişmiş teknolojileriyle IAA Transportation 2026’nın öne çıkan modellerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yeni neslinin seri üretimine başlanan Volkswagen Ticari Araç’ın Poznań fabrikasında, 2003 yılından bu yana yaklaşık 2,9 milyon Caddy üretildi. Yenilenen ön tampon tasarımı, farklılaşan jant seçenekleri ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri, Caddy’ye daha modern ve dinamik bir görünüm kazandırıyor. Ön tamponun sağ ve sol bölümlerine entegre edilen radar sensörleri ise modelde sunulan gelişmiş sürüş destek sistemlerinin teknik altyapısını oluşturuyor. Yeni Caddy’deki en kapsamlı yeniliklerden biri iç mekânda gerçekleştirildi. Yenilenen ön konsolun merkezinde konumlanan 12,9 inçlik bağımsız bilgi-eğlence ekranı ve MagSafe özellikli kablosuz hızlı şarj sistemi, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Kişiselleştirilebilen dokunmatik kontroller sık kullanılan fonksiyonlara daha hızlı erişim sağlarken, yenilenen dijital gösterge paneli tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Donanım seviyesine göre farklılaşan dekoratif yüzeyler iç mekânın modern ve teknolojik atmosferini güçlendirirken, B sütunlarına entegre edilen tutamaklar araca giriş ve çıkışı daha konforlu hale getiriyor. Yeni Multivan: Güçlenen tasarım, daha konforlu yaşam alanı IAA Transportation 2026’da sergilenen bir diğer yeni model ise yenilenen tasarımını daha konforlu, dijital ve fonksiyonel bir iç mekânla bir araya getiren Yeni Multivan oldu. Modelin ön ve arka aydınlatma grupları ile ön tamponu yeniden tasarlandı. Sağ ve sol farları birbirine bağlayan ışık şeridi, Yeni Multivan’a daha güçlü ve modern bir ön görünüm kazandırırken, yeni jant tasarımları ve ürün gamına eklenen yeni gövde renkleri de dış tasarımdaki yenilikleri tamamlıyor. İç mekânda ise dijital gösterge paneli ve 12,9 inçlik bilgi-eğlence sistemiyle birlikte vites seçici, bardaklık ve kablosuz şarj ünitesi yeniden tasarlandı. Ön konsolda kullanılan parlak ve yumuşak dokulu yüzeyler, aracın kalite algısını ve premium atmosferini daha da güçlendiriyor. Ön yolcu koltuğuna eklenen ISOFIX bağlantısı, çocuk koltuğunun aracın ön bölümünde de güvenli şekilde kullanılmasına olanak tanırken, Multivan’ın aile kullanımına yönelik işlevselliğini de artırıyor. Karşılıklı veya sıra koltuk düzenine uyum sağlayan esnek iç mekân yapısıyla Yeni Multivan; aile yolculuklarından VIP taşımacılığa, günlük kullanımdan iş amaçlı seyahatlere kadar farklı kullanım senaryolarına yanıt vermeyi sürdürüyor. Yeni Caddy ve Yeni Multivan Son Çeyrekte Türkiye’de IAA Transportation 2026’da öne çıkan Yeni Caddy ve Yeni Multivan’ın 2026 yılının son çeyreği içerisinde Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor. Her iki model de yenilenen tasarımlarının yanı sıra daha da fonksiyonelleşen sürüş destek sistemi seçenekleriyle Volkswagen Ticari Araç’ın Türkiye’deki ürün gamını güçlendirecek. Volkswagen Ticari Araç Pazarlama Müdürü Ömer Madazlıoğlu ise “Yeni Caddy ve Yeni Multivan modelleri; işlevsellik, dijitalleşme ve konfor özelliklerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan yapılarıyla Volkswagen Ticari Araç ‘her ihtiyaca uygun çözüm’ yaklaşımını 2027 yılında da sürdürmeye devam edecek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi Haber

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi

İlk kez 11 Eylül 2001 tarihinde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan modern nesil Škoda Superb, ilk andan itibaren üst düzey konfor ve teknolojiyle özdeşleşti. Aynı zamanda markanın uluslararası büyümesinde önemli bir rol üstlendi. Dört nesil boyunca dünya genelinde yaklaşık 1.8 milyon adet Superb müşterilerle buluşurken, model özellikle bireysel kullanıcıların yanı sıra filo müşterilerinin de tercih ettiği modellerden biri haline geldi. “Superb adeta Türkiye için üretiliyor” Superb’in küresel başarı hikayesinde Türkiye de önemli bir yere sahip. Model, Türkiye’de satışa sunulduğu 2002 yılından bugüne kadar 100 bin adede yakın satışa ulaşırken, özellikle sedan gövde tipiyle Türk kullanıcıların yoğun ilgisini görüyor. Bu sayede Superb sedan satışlarında Türkiye, dünyanın en büyük pazarı olmayı sürdürüyor. Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer de Türkiye pazarının Superb açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Superb sedan üretiminin yarısı Türkiye’ye gönderiliyor. Bu araç adeta Türkiye için geliştirildi ve üretiliyor. Bunu gerçekten takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı. Superb ismi 2001’de yeniden hayat buldu Köklü bir geçmişe sahip Škoda’nın Superb modelinin mirası 1934 yılına kadar uzanıyor. Škoda 640’ın modernize edilmesinin ardından kullanılmaya başlanan Superb adı, 1949 yılına kadar farklı gövde tiplerine sahip modellerde yer aldı. Dönemin Škoda ürün gamının teknik açıdan en gelişmiş otomobillerini temsil eden Superb, yaklaşık yarım asırlık aranın ardından 2001 yılında yeniden hayata döndürüldü. Tanıtılan ilk modern Superb, modelin bugün de öne çıkan konfor, genişlik, pratiklik ve zarif tasarım gibi temel özelliklerini ortaya koydu. 2008 yılında tanıtılan ikinci nesille birlikte yenilikçi TwinDoor bagaj açma sistemi sunulurken, ürün gamına daha sonra Combi gövde tipi ve dört tekerlekten çekişli versiyonlar da eklendi. 2015 yılında tanıtılan üçüncü nesil Superb ise teknolojik açıdan önemli bir sıçramayı temsil etti. Gelişmiş bağlantı özellikleri, kapsamlı sürüş destek sistemleri ve daha iddialı tasarımıyla yenilenen model, 2019 yılında Škoda’nın şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemine sahip ilk seri üretim modeli de oldu. 2023 yılında tanıtılan dördüncü ve güncel nesil Superb ise konfor, güvenlik ve dijitalleşme alanlarında daha da ileri taşındı. Yenilenen kabinde Škoda Smart Dials gibi yenilikçi çözümler sunan model, benzinli, dizel, mild hibrit ve şarj edilebilir hibrit seçenekleriyle Superb tarihinin en geniş motor ürün gamına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda Octavia Başarılı Serüveninin 30. Yılını Kutluyor Haber

Škoda Octavia Başarılı Serüveninin 30. Yılını Kutluyor

Markanın gelişiminde önemli bir rol üstlenen Octavia, geniş yaşam alanı, pratik kullanım özellikleri, güvenlik teknolojileri ve ulaşılabilirliği bir araya getirerek Škoda’nın uluslararası büyümesinin ana modellerinden biri haline geldi. Günümüzde dördüncü nesliyle yollarda olan Octavia’nın üretimi Mladá Boleslav ve Kvasiny fabrikalarının yanı sıra Kazakistan’ın Kostanay kentinde de gerçekleştiriliyor. Tarihi bir isim modern dönemde yeniden hayat buldu Octavia isminin geçmişi 1959-1971 yılları arasında üretilen modele dayanırken, tarihi isim 1990’lı yıllarda geliştirilen yeni otomobille hayata döndürüldü. Modern Octavia’nın geliştirme çalışmaları, Škoda’nın Volkswagen Grubu’na katılmasından bir yıl sonra, 1992’de başladı. Yeni teknolojilerle geliştirilen otomobilin tasarımı, dönemin Škoda Tasarım Başkanı Dirk van Braeckel tarafından gerçekleştirildi. Aynı dönemde Mladá Boleslav’da devreye alınan yeni üretim tesisiyle Škoda’nın yıllık üretim kapasitesi 90 bin adetten 350 bin adede yükseltildi. 528 litrelik bagaj hacmine sahip ilk nesil modern Octavia, 4 Nisan 1996’da tanıtıldı ve seri üretimi 3 Eylül 1996’da başladı. Octavia Combi ise Mart 1998’de ürün gamına katıldı. 1999 yılında dört tekerlekten çekişli versiyonun sunulmasıyla modelin kullanım çeşitliliği daha da artırıldı. 2000 yılı ise Octavia tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu ve performans odaklı ilk Octavia RS tanıtıldı. İlk modern nesil Octavia’nın toplam üretimi 1.44 milyon adede ulaşırken, bazı versiyonların üretimi ikinci neslin 2004’te tanıtılmasının ardından da devam ederek 2010 yılına kadar sürdü. Dört nesilde yaklaşık 7.9 milyon adet üretildi İkinci nesil Octavia, modelin geniş iç hacim ve pratiklik gibi temel özelliklerini daha ileri taşıdı. Bagaj hacmi artırılırken, DSG çift kavramalı şanzıman gibi yeni teknolojiler de ürün gamına eklendi. İkinci neslin üretiminin sona erdiği 2013 yılına kadar 2.6 milyon adet Octavia bantlardan indi. 2012-2020 yılları arasında üretilen üçüncü nesil Octavia ise daha önce ağırlıklı olarak üst segment otomobillerde sunulan gelişmiş sürüş destek teknolojilerini kullanıcılarla buluşturdu. Üçüncü nesil Octavia, 2017 yılında kapsamlı bir yenilemeden geçirildi. Bölünmüş ön far tasarımıyla farklı bir görünüme kavuşan modelde, cam tasarımlı bilgi-eğlence ekranları ve geliştirilmiş sürüş destek sistemleri de sunulmaya başlandı. Octavia’nın başarı hikayesi devam ediyor Güncel dördüncü nesil Škoda Octavia, Kasım 2019’da Sedan ve Combi seçenekleriyle tanıtıldı. 2024 yılının başında yenilenen model, güvenlik ve teknolojik özellikleri açısından daha da geliştirildi. Güncel Octavia’da ülkemizde 8 adet standart olmak üzere 10 adede kadar hava yastığının yanı sıra gelişmiş sürüş destek sistemleri sunuluyor. 30 yılda dört nesil ve muazzam üretim adetlerine ulaşan Octavia, bugün hem bireysel hem de kurumsal müşterilerin tercih ettiği Škoda modellerinin başında gelmeye devam ediyor. Model, bugüne kadar farklı ülkelerde “En İyi Otomobili” ve “Altın Direksiyon” dahil olmak üzere çok sayıda önemli ödüle de layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de Haber

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de

Onlarca yıldır Avrupa C hatchback segmentinde önemli bir oyuncu olan PEUGEOT, özgün tasarımı, sürüş keyfi ve dinamik yol tutuşuyla bilinen ve birçok ülkede en çok tercih edilen 308 modelinin, yeni makyajlanan versiyonunu Türkiye'de satışa sundu. Yeni PEUGEOT 308, muhteşem tasarımı, benzersiz sürüş dinamikleri, verimli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motoru ile sürüş keyfini bambaşka bir boyuta taşıyor. PEUGEOT, yeni PEUGEOT 308 modelini Türkiye'de dizel motor seçeneği ile Allure ve GT olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuyor. Bu kapsamda Allure donanımlı versiyon 2.360.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, GT donanımlı versiyon 2.695.000 TL'den başlayan fiyatlarla ileri sürüş keyfini yaşamak isteyen müşterilerini bekliyor. Fransa'da tasarlanan ve Mulhouse fabrikasında üretilen yeni PEUGEOT 308, Fransız mükemmelliğini ifade ediyor. PEUGEOT modellerinde bir ilk: Aydınlatmalı ön ızgara! PEUGEOT ürün gamında ilk kez kullanılan aydınlatmalı logo ile yeni 308 geleceğe ışık tutuyor. Aydınlatılan PEUGEOT logosu, yenilenen ön tasarım boyunca markanın kimliğini gururla vurguluyor. Sürücü tarafından görülmese de, logonun arkasına gizlenen mesafe radarı yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Logonun üzerinde yer alan ışıklı şeritler, ızgarayı zarif bir şekilde öne çıkarırken, PEUGEOT 308'in aydınlatmasını yenilenen farlara doğru uzatarak otomobilin güçlü duruşunu destekliyor. Bu duruş, farlardan başlayarak ön yüze kadar uzanan güçlendirilmiş omuz çizgisiyle daha da belirginleşiyor. Yeni tamponun alt kısmının trapezoid yapısı da yeni PEUGEOT 308'in yola sağlam basmasını sağlarken, bunu her iki uçta bulunan hava girişleri tamamlıyor. Tamponun uçlarındaki bu hava girişleri, hava akışını tekerlek davlumbazlarının iç kısmına yönlendirerek, yeni PEUGEOT 308'i segmentinin en aerodinamik modeli haline getiriyor. Bu optimizasyon yakıt tüketiminin düşmesine de katkı sağlıyor. Gövde rengi yeni ön ızgara, aracın bütününe kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Bununla birlikte yeni PEUGEOT 308'in ızgara tasarımında yer verilen şeritler orta kısımda aralıklı, yanlara doğru ise daha sık konumlandırılıyor. Bu uygulama, aracın güçlü duruşunu desteklerken hava akışını optimize ediyor. Allure donanım seviyesinde yeni ön ızgara tasarımı, Full LED farlar ve 17 inç elmas kesim alaşım jantlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde aydınlatmalı ön ızgara ve PEUGEOT logosu, Matrix Full LED farlar, akıcı LED sinyal lambaları ve 18 inç elmas kesim alaşım jantlar sportif görünümü daha da ileri taşıyor. Etkileyici bir görünüm PEUGEOT 308'in etkileyici tasarımı far bölgesine yerleştirilen üç adet ince LED pençesiyle benzersiz bir ışık imzası taşıyor. Gündüz farı ve sinyal lambası işlevine sahip bu ikonik imza, PEUGEOT kimliğini tam anlamıyla yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde Full LED farlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde Matrix Full LED far teknolojisi sürüş güvenliğini ve akıcı LED ön sinyal lambaları ise görsel etkiyi daha da artırıyor. Arka bölümde ise yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT logosunun üzerindeki zarif parlak siyah bandın her iki yanında yer alan üç adet eğik LED pençesiyle tüm donanım seviyelerinde etkileyici arka aydınlatma imzasını taşıyor. Sportif ve zarif karakteri ile öne çıkan yeni PEUGEOT 308 benzersiz tarzı ve boyutlarıyla C segmentinin en sportif tasarımlarından birini ortaya koyuyor. Yeni PEUGEOT 308, üretimde kullanılan %30'dan fazla çevre dostu malzeme (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir) ile sürdürülebilirlik konusunda yeni standartlar belirliyor. Kenevir liflerinden üretilen ön konsol ve tamponlar ile depolama alanlarında geri dönüştürülmüş plastikler gibi 30'dan fazla polimer bileşen bu ekolojik taahhüdün altını çiziyor. PEUGEOT ekipleri, araçların tasarımından başlayıp ömrünü tamamlayana kadar, çevre üzerindeki etkisini sınırlamak için çalışıyor. PEUGEOT, çevresel standartlara uymanın yanı sıra, sürdürülebilir hareketlilik konusunda öncülük etmeyi hedefliyor ve bu nedenle araçlarının ekolojik ayak izini azaltmak için önemli ölçüde kaynak ayırmayı taahhüt ediyor. Heyecan verici yeni renkler ve jant seçenekleri​ Yeni PEUGEOT 308'in Allure ve GT donanım seviyeleri yeni elmas kesim alaşım jantlarla donatıldı. Zarafet, yenilik ve aerodinamiği bir araya getiren bu jantlar, PEUGEOT tasarım ekibinin kapsamlı çalışmalarını yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde 17 inç alaşım jantlar sunulurken, GT donanım seviyesinde 18 inç elmas kesim alaşım jantlar daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, ürün gamına eklenen yeni Lagoa Mavi renginin yanı sıra Selenyum Gri, Tekno Gri, Okenit Beyaz, İnci Siyah ve Elixir Kırmızı gövde renkleriyle her zevke hitap eden zengin renk seçenekleri sunuyor. Teknolojik ve fonksiyonel iç tasarım Yeni 308'in dış tasarımındaki dinamizm iç mekâna da yansıyor. Allure donanım seviyesinde 10 inç dijital gösterge paneli, kablosuz Mirror Screen, kablosuz şarj sistemi ve anahtarsız giriş-çalıştırma sistemi standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise 10 inçlik 3 boyutlu dijital gösterge paneli, i-Toggles kişiselleştirilebilir sanal tuşlar ve entegre 3 boyutlu navigasyon sistemi sürüş deneyimini daha da ileri taşıyor. Yeni PEUGEOT 308'de ayrıntıya gösterilen özen her noktada hissediliyor. Buna GT donanımlı versiyonda ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ve 8 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması dahil. Yeni PEUGEOT 308, şık ve sportif görünümlü ön koltuklara sahip. Allure donanım seviyesinde Quartz dikiş detaylarına sahip Tremezzo yarı deri kumaş koltuklar sunulurken, GT donanım seviyesinde Adamite Yeşili dikiş detaylı Uzila yarı deri kumaş koltuklar, Alcantara kaplamalı ön konsol ve alüminyum dekor detayları iç mekânın karakterini güçlendiriyor. GT versiyonunda ayrıca bel destekli sürücü koltuğu, ambiyans aydınlatması ve siyah tavan kaplaması standart olarak sunuluyor. Allure donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunulan Panaromik Açılır Cam Tavan da güneşin iç mekâna daha rahat ulaşmasını ve daha aydınlık olmasını sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, teknolojik donanımlarıyla da segmentinde fark yaratıyor. Allure donanım seviyesinde arka park sensörü ve geri görüş kamerası standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde ön ve arka park sensörleri, yan sensörler, 360 derece çevre görüş sistemi ve geri viteste otomatik alçalan yan aynalar yer alıyor. Ayrıca GT donanım seviyesinde Spor Sürüş Paketi ile daha dinamik vites geçişleri ve sürüş karakteri sunuluyor. İleri seviye sürüş keyfi Yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT'nun C segmentindeki modellerinin mirasını sürdürüyor ve olağanüstü bir sürüş keyfi sunuyor. Yeni model, PEUGEOT'nun sürüş özelliklerindeki uzmanlığını miras alarak çeviklik, dinamizm ve denge gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Alçak oturma pozisyonu ve süspansiyonu ile titreşimleri filtreleme kalitesi modelin sürüş deneyimini daha da ileriye taşıyor. PEUGEOT sürüş keyfinin temel unsuru olan ünlü PEUGEOT i-Cockpit®, yeni 308'de PEUGEOT'nun en gelişmiş ifadelerinden birine ulaşıyor. Göz hizasında konumlandırılan gösterge paneli ve kompakt direksiyon simidi ile olağanüstü ergonomi sunan yeni 308'de her şey sürücünün göz hizasında ve ellerinin erişim mesafesinde olacak şekilde doğal bir kompozisyonla düzenlenmiş durumda. Buna ön konsolun ortasındaki, hafifçe sürücüye dönük konumlandırılmış kumandalar da dâhil. Yeni PEUGEOT 308, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle güvenliği de üst seviyeye taşıyor. Adaptif Hız Sabitleyici, Aktif Şerit Takip Sistemi, Sürücü Dikkat ve Yorgunluk Tespit Kamerası, Hız Limiti Tanıma ve Önerme Sistemi ile Acil Durum Tam Durdurma Güvenlik Freni her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi ve Şerit Konumlama Asistanı gibi ileri sürüş destek teknolojileri yer alıyor. Tüm ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilen verimli dizel motor PEUGEOT, her kullanıcı tipi ve kullanım amacına cevap verme hedefiyle kişiye özel çözümler sunmaya devam ediyor ve yeni PEUGEOT 308'de verimliliğini kanıtlamış 130 HP gücünde dört silindirli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motor da sunuyor. Dizel motorla eşleştirilen EAT8 otomatik şanzıman ise özellikle uzun mesafeli yoğun sürüşleri daha da keyifli hale getiriyor. 1.499 cc hacmindeki motor, 1.750 d/d'de 300 Nm maksimum tork üreterek günlük kullanımda güçlü ara hızlanmalar ve yüksek sürüş konforu sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, bu motorla 207 km/s maksimum hıza ulaşırken, 0'dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede çıkabiliyor. WLTP normlarına göre 100 kilometrede 4,9 ila 5,1 litre aralığında karma yakıt tüketimi sunan model, performans ve verimlilik arasında başarılı bir denge kuruyor. 53 litrelik yakıt deposu ve düşük tüketim değerleri sayesinde uzun yolculuklarda daha az yakıt molasıyla yüksek kullanım konforu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi'nin İlk Renault Trucks Master Red EDITION'ı ÖKN Lojistik Filosuna Katıldı Haber

Ege Bölgesi'nin İlk Renault Trucks Master Red EDITION'ı ÖKN Lojistik Filosuna Katıldı

ÖKN Lojistik, yılda yüz binlerce kilometre yapan dağıtım operasyonları için gerçekleştirdiği yatırımda yakıt ekonomisi, toplam sahip olma maliyeti ve Renault Trucks'ın ticari araçlara özel satış sonrası hizmetlerini tercih nedenleri arasında gösteriyor. Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION'ın Ege Bölgesi'ndeki ilk teslimatı, yetkili bayi Özmutlubaş Otomotiv tarafından İzmir'de gerçekleştirildi. ÖKN Lojistik filosuna katılan 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, başta kamu hastanelerine yönelik medikal ürünler olmak üzere tekstil ve ihracat yüklerinin parsiyel dağıtımında Türkiye'nin dört bir yanında görev yapacak. 2007 yılında faaliyetlerine başlayan, 2020 yılında kurumsal yapısını güçlendirerek ÖKN Lojistik markasıyla yoluna devam eden şirket; İzmir Pınarbaşı merkez deposunun yanı sıra, İstanbul Başakşehir ve Tuzla'daki depolarıyla Türkiye genelinde parsiyel taşımacılık hizmeti sunuyor. Özellikle Devlet Malzeme Ofisi (DMO) kapsamında kamu hastanelerine yönelik medikal ürün taşımalarında uzmanlaşan ÖKN Lojistik, tekstil de dahil olmak üzere ihracat yüklerinin taşınmasını gerçekleştiriyor. Günlük olarak İzmir-İstanbul hattında çift yönlü düzenli taşımacılık operasyonlarını yürüten ÖKN Lojistik, ihracat yüklerini de İstanbul'daki antrepolara ulaştırarak uluslararası taşımacılık zincirinin önemli bir halkasını oluşturuyor. Renault Trucks Master Red EDITION'ın teslimatı, Özmutlubaş Otomotiv Satış Müdürü Orhun Boyacı tarafından ÖKN Lojistik Genel Müdürü Mustafa Karakafa'ya gerçekleştirildi. Filoya katılan araç, teslimatın hemen ardından Türkiye genelindeki parsiyel dağıtım operasyonlarında göreve başladı. İlk seferinde Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Hakkâri, Şırnak, Tunceli, Tokat, Çorum ve Sinop'u kapsayan geniş bir rotada hizmet veren Master Red EDITION, ÖKN Lojistik'in yüksek kilometreli operasyon temposuna ilk günden uyum sağladı. "Yoğun kilometre yapan operasyonlarımız için doğru yatırım" ÖKN Lojistik Genel Müdürü Mustafa Karakafa, yatırım kararlarını değerlendirirken şunları söyledi: "Yeni aracımız, parsiyel taşımacılık operasyonlarımızın en kritik halkası oluyor. Araçlarımız yıl boyunca durmaksızın çalışıyor. Bu nedenle yatırım yaparken ilk kriterler, yakıt tüketimi, bakım maliyetleri ve servis desteği oluyor. Master Red EDITION'ın hem yakıt ekonomisi hem de uzun bakım aralıkları bizim operasyon modelimize önemli katkı sağlayacak. Aracımız daha ilk haftasında binlerce kilometrelik bir rotaya çıkacak ve deneme sürüşlerinde sürücülerimizden konforuyla ilgili çok olumlu geri dönüşler aldık." Mustafa Karakafa, Renault Trucks ile iş birliklerinin çekici segmentinde yıllardır devam ettiğini belirterek; "2022 yılında ilk Renault Trucks çekicimizi filomuza kattık. Bugün çekici filomuzun yaklaşık yüzde 98'i Renault Trucks araçlardan oluşuyor. Üç yaşındaki araçlarımız bugün 500 bin kilometre seviyesine ulaştı. Elde ettiğimiz yakıt ekonomisi, operasyonel performans ve satış sonrası hizmet deneyimi, hafif ticari araç yatırımında da Renault Trucks'ı tercih etmemizde önemli rol oynadı" şeklinde açıkladı. ÖKN Lojistik'in yeni hedefinin Master Red EDITION filosunu büyütmek olduğuna değinen Mustafa Karakafa; "Master Red EDITION ile yıllık 250-300 bin kilometrelik operasyon planlıyoruz. İlk aracımızdan elde edeceğimiz operasyon sonuçlarını yakından takip edeceğiz. Planımız aynı araç ile filomuzu güçlendirerek Türkiye'nin farklı bölgelerinde bölgesel dağıtım modeli oluşturmak. Böylece hem verimliliğimizi artırmayı hem de müşterilerimize daha hızlı hizmet sunmayı hedefliyoruz" dedi. Master Red EDITION yoğun ticari kullanım için geliştirildi Profesyonel kullanıcıların şehir içi ve şehirler arası dağıtım operasyonları için geliştirilen Master Red EDITION, yüksek taşıma kapasitesi, düşük işletme maliyeti ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle öne çıkıyor. 15 m³ yükleme hacmine sahip Panelvan L3H3 versiyonu; 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 motoru ve verimli güç aktarım sistemi sayesinde yüksek performans ile düşük yakıt tüketimini bir arada sunuyor. Ergonomik sürücü kabini, 11 inç multimedya ekranı, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği, otomatik klima, kablosuz şarj ünitesi gibi konfor donanımlarının yanı sıra aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Master Red EDITION ayrıca 3 yıl veya 160.000 kilometre garanti, 30.000 kilometrelik bakım aralıkları, Renault Trucks'ın yaygın servis ağı ve 7/24 yol yardım hizmetiyle profesyonel filoların operasyon sürekliliğini destekliyor. "Çekici ile başlayan iş birliğimiz, hafif ticari araçta devam ediyor” Özmutlubaş Otomotiv Hafif Ticari Araç Satış Müdürü Orhun Boyacı ise teslimata ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "ÖKN Lojistik gibi araçlarını yüksek kilometrelerde kullanan profesyonel filolar için toplam sahip olma maliyeti kadar satış sonrası hizmetler de en az aracın kendisi kadar önemli. Renault Trucks Master Red EDITION'da sunduğumuz 3 yıl veya 160.000 km garanti, 30 bin kilometrelik bakım aralıkları, yaygın servis ağı, 7/24 yol yardım hizmeti ve ticari araç odaklı satış sonrası organizasyonumuz sayesinde müşterilerimizin operasyonlarının kesintisiz devam etmesini destekliyoruz. Özmutlubaş Otomotiv olarak ÖKN Lojistik ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz güvene dayalı iş birliğini şimdi Master Red EDITION ile hafif ticari araç segmentinde de devam ettirmekten mutluluk duyuyoruz." Lansmana özel finansman desteği yatırım kararını hızlandırdı ÖKN Lojistik, Renault Trucks Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler (RTFS) tarafından lansmana özel sunulan yüzde 0 faizli finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Kampanya kapsamında profesyonel kullanıcılara 1.200.000 TL'ye kadar 9 ay vadeli veya 900.000 TL'ye kadar 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi imkânı sunulurken ÖKN Lojistik, yatırımını uygun finansman koşullarıyla hayata geçirdi. Mustafa Karakafa; "Bugünün ekonomik koşullarında işletmeler için finansmana erişim en az aracın performansı kadar önemli. RTFS'nin lansmana özel yüzde 0 faizli finansman desteği, yatırımımızı planladığımız zamanda gerçekleştirmemizi sağladı. Böylece nakit akışımızı korurken operasyonlarımız için ihtiyaç duyduğumuz aracı filomuza kazandırdık" diye belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu Haber

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu

Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION, Konya'daki ilk kullanıcısı ile buluştu. Renault Trucks yetkili bayisi Buyruk Otomotiv tarafından Yayla Lojistik'e teslim edilen 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, beyaz eşya ve kargo lojistiğinde kullanılmak üzere filoya katılırken; sürüş konforu, geniş yükleme hacmi, düşük toplam sahip olma maliyeti ve avantajlı finansman çözümleriyle yatırım kararında öne çıktı. Teslimat törenine Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla ve Genel Müdürü Mevlüt Yayla ile Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar katıldı. Konya ve bölgesinde lojistik hizmetleri sunan Yayla Lojistik, özellikle beyaz eşya taşımacılığı ve kargo dağıtımında uzmanlaşmış yapısıyla bölgenin önemli lojistik şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden birinin Konya dağıtım operasyonunu da yürüten şirket, panelvan, kamyonet ve kamyonlardan oluşan filosuyla geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Yeni Master Red EDITION ise Yayla Lojistik'in ağırlıklı olarak beyaz eşya dağıtım operasyonlarında kullanılacak. Araç, günlük ortalama 25 teslimat noktasına ulaşırken 300 ila 400 kilometre arasında yol kat edecek. Şirketin Konya'nın tüm ilçe ve köylerini kapsayan operasyonlarında ise bazı güzergâhlarda günlük 450 ila 600 kilometreye varan dağıtımlar gerçekleştiriliyor. “Operasyonlarımızın her kilometresi verimlilik gerektiriyor" Teslimat sırasında değerlendirmelerde bulunan Yayla Lojistik Genel Müdürü Mevlüt Yayla, Master Red EDITION'ı tercih etmelerinde operasyonel ihtiyaçların, toplam sahip olma maliyetinin ve satış sonrası desteğin yanı sıra sürücü konforunun da önemli rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ili olan Konya'da, araçlarımız neredeyse tüm ilçe ve köylere hizmet veriyor. Günlük araç başına 300-400 kilometrelik dağıtımların yanı sıra 600 kilometreye ulaşan rotalarımız da bulunuyor. Bu nedenle sürücülerimizin gün boyu konforlu bir araç kullanması bizim için büyük önem taşıyor. Master Red EDITION'ın yoğun dağıtım operasyonlarında sunduğu sürüş konforu, dengeli süspansiyon yapısı ve geniş servis ağı tercihimizde etkili oldu." Mevlüt Yayla, aracın 15 metreküplük yükleme hacminin de beyaz eşya taşımacılığı açısından önemli avantaj sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Faaliyetlerimizin büyük bölümünü beyaz eşya lojistiği oluşturuyor. Özellikle buzdolabı gibi yüksek hacimli ürünlerin taşınmasında 15 metreküplük yükleme hacmi ve yüksek tavan yapısı operasyonlarımız için önemli avantaj sağlıyor. Yakıt ekonomisi konusunda da olumlu geri bildirimler aldık. Aracın operasyonel verimliliğimize önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." "Filomuzu beş yılda üç kat büyütmeyi hedefliyoruz" İkinci kuşak aile şirketi olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla, büyüme hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bölgedeki operasyonlarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde araç filomuzu yaklaşık üç katına çıkarmayı hedefliyoruz. Operasyonlarımız doğrultusunda yüksek verimlilik sunan, sürücü memnuniyetini artıran ve işletme maliyetlerimize katkı sağlayan araç yatırımlarına devam edeceğiz." Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla performans ve yakıt ekonomisini bir araya getiriyor. 15 m³ yükleme hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla özellikle yüksek hacimli ürünlerin taşındığı yoğun dağıtım operasyonlarında kullanım kolaylığı sağlıyor. Azaltılmış dönüş çapı ise şehir merkezlerinde ve dar teslimat noktalarında aracın manevra kabiliyetini artırıyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, uzun mesafeli ve çok duraklı dağıtım operasyonlarında sürücü konforunu destekleyen birçok donanımı standart olarak sunuyor. Sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, otomatik klima ve geniş saklama alanları günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Modelde aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Renault Trucks’a özgü tasarım detaylarıyla ayrışan Master Red EDITION; kırmızı çerçeveli ön panjuru, yan Red EDITION logoları, yan ve arka kare amblemleri ile kırmızı emniyet kemerleri sayesinde kendine özgü bir karakter ortaya koyuyor. Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION, şirketin kurumsal kimliğine ve araca uygun özel giydirme tasarımı ile hizmet vermeye başlıyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler kampanyasıyla yatırım Yayla Lojistik, Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler'in lansmana özel sunduğu finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Avantajlı finansman koşulları ve hızlı kredi değerlendirme süreci sayesinde yatırım kısa sürede hayata geçirilirken, aracın düşük toplam sahip olma maliyeti de tercih nedenleri arasında yer aldı. Halil Yayla, yatırım kararına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Araç seçiminde ürün kadar finansman koşulları da önemli bir kriter oluyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu kampanya sayesinde yatırımımızı avantajlı koşullarla gerçekleştirdik. Sürecin hızlı ve kolay ilerlemesi kararımızı destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Bunun yanında uzun bakım aralıkları ve düşük işletme maliyeti de tercihimizde etkili oldu." Toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler Renault Trucks Master Red EDITION modellerinde bakım periyotları, 30.000 kilometre olarak planlanıyor. Daha uzun bakım aralıkları sayesinde servis ziyaretleri azaltılırken, araçların operasyon dışında kaldığı süre de minimum seviyeye indiriliyor. Böylece işletmeler, operasyonel sürekliliklerini daha verimli şekilde sürdürebilirken toplam sahip olma maliyetinde de önemli avantaj elde ediyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION modelleri, 3 yıl veya 160.000 kilometre üretici garantisiyle satışa sunuluyor. Garanti süresi boyunca üretim kaynaklı oluşabilecek arızalarda parça ve işçilik desteği sunularak işletmeler için öngörülebilir işletme maliyetleri sağlanıyor. Doğru araç, doğru operasyon Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar, hafif ticari araç yatırımlarında artık yalnızca aracın değil, sunduğu toplam çözümün de önem kazandığını belirterek; "Profesyonel kullanıcılar için yatırım kararında yükleme kapasitesi kadar toplam sahip olma maliyeti, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreklilik de belirleyici oluyor. Renault Trucks Master Red EDITION ile müşterilerimiz; 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisi, 30 bin kilometrelik bakım periyotları, yaygın servis ağı ve ağır ticari araç alanındaki uzmanlığımızdan da yararlanıyor. Biz de Buyruk Otomotiv olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümü sunarken, satış sonrasında da operasyonlarının kesintisiz devam etmesi için destek vermeyi sürdürüyoruz. Master Red EDITION'ın Konya'daki ilk teslimatını Yayla Lojistik gibi bölgenin güçlü lojistik firmalarından birine gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz" şeklinde açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Doğru Seçim İçin Bilmeniz Gerekenler Haber

Elektrikli Araç Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Doğru Seçim İçin Bilmeniz Gerekenler

Elektrikli araç alırken dikkat edilmesi gereken en önemli kriterlerin başında batarya kapasitesi ve aracın tek şarjla sunabildiği menzil geliyor. Üreticilerin açıkladığı WLTP menzil değerleri önemli bir referans olsa da gerçek kullanım koşullarında hava sıcaklığı, yol yapısı, sürüş tarzı, klima kullanımı ve taşıma yükü gibi etkenler menzili değiştirebiliyor. Bu nedenle günlük kullanım alışkanlıklarının iyi analiz edilmesi gerekiyor. Şehir içinde kısa mesafelerde kullanılan bir araç ile sık sık uzun yol yapan kullanıcıların ihtiyaç duyduğu menzil birbirinden farklı olabiliyor. Şarj teknolojisi de elektrikli araç seçiminde belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Günümüzde birçok model hem AC hem de DC hızlı şarj desteği sunarken, araçların desteklediği maksimum şarj gücü modeller arasında farklılık gösterebiliyor. Özellikle uzun yolculuk yapan kullanıcılar için hızlı şarj özelliği büyük avantaj sağlıyor. Araç satın almadan önce bataryanın yüzde 20'den yüzde 80'e ne kadar sürede dolduğu ve aracın hangi şarj altyapılarını desteklediği mutlaka incelenmeli. Elektrikli araç kullanımında şarj altyapısının yaygınlığı da önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Son yıllarda Türkiye genelinde şarj istasyonu sayısı hızla artsa da kullanıcıların yaşadıkları bölgede ve sık kullandıkları güzergâhlarda yeterli sayıda şarj noktası bulunup bulunmadığını araştırmaları gerekiyor. Ayrıca mobil uygulama desteği sunan şarj ağı işletmecileri, kullanıcıların en yakın istasyonları kolayca bulmalarına ve şarj işlemlerini daha pratik şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. Elektrikli otomobillerde en yüksek maliyetli bileşen batarya olduğu için garanti kapsamı da satın alma sürecinde dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor. Birçok üretici bataryalar için uzun süreli garanti sunarken, garanti kapsamında batarya kapasitesinin hangi seviyeye kadar korunduğu ve olası arızalarda hangi şartların geçerli olduğu detaylı şekilde incelenmeli. Güçlü garanti politikaları, kullanıcıların uzun vadede daha güvenli bir yatırım yapmalarını sağlıyor. Satış sonrası hizmetler ve servis ağı da elektrikli araç tercihinde göz ardı edilmemesi gereken faktörlerden biri. Yetkili servis sayısının fazla olması, yedek parça temin süreçlerinin hızlı ilerlemesi ve yazılım güncellemelerinin düzenli olarak sunulması kullanıcı memnuniyetini artırıyor. Özellikle elektrikli araçlarda yazılım güncellemeleri performans, güvenlik ve enerji verimliliği açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor. Elektrikli araç satın almayı düşünen kullanıcıların evde şarj imkânlarını da önceden planlamaları gerekiyor. Müstakil evlerde veya uygun altyapıya sahip site otoparklarında kurulabilecek duvar tipi şarj üniteleri (wallbox), günlük kullanımda büyük kolaylık sağlıyor. Evde gece saatlerinde yapılan şarj işlemleri hem zaman tasarrufu sunuyor hem de enerji maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor. Araçların enerji tüketim değerleri de satın alma kararında önemli rol oynuyor. Aynı batarya kapasitesine sahip iki farklı model arasında enerji verimliliği açısından önemli farklar bulunabiliyor. Daha düşük enerji tüketen araçlar, tek şarjla daha uzun mesafe kat edebiliyor ve kullanım maliyetlerini azaltıyor. Bu nedenle yalnızca batarya büyüklüğüne değil, 100 kilometrede tüketilen elektrik miktarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Yeni nesil elektrikli otomobiller, gelişmiş yazılım ve akıllı teknolojileriyle de öne çıkıyor. Uzaktan araç kontrolü, mobil uygulama entegrasyonu, kablosuz yazılım güncellemeleri, batarya yönetim sistemleri ve akıllı navigasyon çözümleri kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştiriyor. Bu teknolojiler sayesinde araçlar zaman içinde yeni özellikler kazanabiliyor ve performanslarını artırabiliyor. Elektrikli araç satın alırken yalnızca ilk satın alma maliyetine odaklanmak yerine toplam sahip olma maliyetini değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Elektrik tüketimi, bakım giderleri, sigorta, kasko, lastik maliyetleri ve uzun vadeli işletme giderleri birlikte hesaplandığında elektrikli araçların birçok kullanıcı için ekonomik avantaj sunduğu görülüyor. Ayrıca elektrikli motorların daha az hareketli parçaya sahip olması bakım ihtiyacını da önemli ölçüde azaltıyor. Güvenlik donanımları da seçim sürecinde mutlaka değerlendirilmesi gereken kriterler arasında bulunuyor. Adaptif hız sabitleyici, şerit takip sistemi, otomatik acil frenleme, kör nokta uyarısı, trafik işareti tanıma ve 360 derece kamera gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de kullanıcı konforuna katkı sağlıyor. Sonuç olarak elektrikli araç satın almak, uzun vadeli bir yatırım kararı olarak değerlendirilmeli. Doğru seçim yapılırken fiyatın yanı sıra batarya teknolojisi, menzil, şarj süresi, enerji verimliliği, servis ağı, garanti kapsamı ve güvenlik donanımları birlikte ele alınmalı. İhtiyaçlara uygun özelliklere sahip bir elektrikli araç tercih etmek, hem ekonomik kullanım avantajı sunuyor hem de sürdürülebilir ulaşımın geleceğine katkı sağlayarak kullanıcılarına uzun yıllar güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi vadediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.