Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürüş Konforu

Kapsül Haber Ajansı - Sürüş Konforu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürüş Konforu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de Haber

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın dünyanın birçok ülkesinde büyük beğeni toplayan tamamen elektrikli modeli IONIQ 6, kapsamlı tasarım ve teknoloji güncellemeleriyle yenilenerek Türkiye’deki kullanıcılarla buluşuyor. Sahip olduğu şık ve sportif aerodinamik tasarımı, düşük enerji tüketimi, yüksek menzili ve gelişmiş elektrikli sürüş teknolojileriyle dikkat çeken IONIQ 6, makyajlanan versiyonunda da hem görsel hem de teknik anlamda önemli geliştirmeler sunuyor. Hyundai’nin “Pure Flow, Refined” tasarım yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen model, daha sade, daha modern ve daha premium bir karakter kazanırken, aerodinamik verimliliğini de daha ileri seviyeye taşıyor. Yeni IONIQ 6’nın geliştirme sürecinde yalnızca tasarım değil; sürüş konforu, dijital kullanıcı deneyimi, bağlantı özellikleri ve güvenlik sistemleri de kapsamlı şekilde yeniden ele alındı. Böylece yeni model, elektrikli otomobil kullanıcılarının günlük beklentilerine daha iyi cevap verecek şekilde güncellendi. Daha rafine ve daha aerodinamik tasarım Yeni IONIQ 6, ilk neslin karakteristik akıcı siluetini korurken çok daha modern detaylarla yeniden yorumlandı. Ön bölümde kullanılan ince LED gündüz farları ve tampon içine entegre edilen gizli ana farlar otomobile daha geniş ve daha dinamik bir görünüm kazandırıyor. Yeniden şekillendirilen ön tampon hava akışını iyileştirirken aynı zamanda aerodinamik sürtünmeyi azaltıyor. İlk neslinde aerodinamizmiyle adından oldukça söz ettiren IONIQ 6 yenilenen versiyonunda da 0,21 Cd’lik sürtünme katsayısıyla oldukça iddialı. Yan profilde dikkat çeken uzun dingil mesafesi, coupe benzeri tavan çizgisi ve akıcı omuz hattı korunurken, gövde yüzeylerinde yapılan ince dokunuşlar sayesinde otomobil çok daha sade ve premium bir görünüm sunuyor. Arka bölümde ise: Yeni tasarımlı arka tamponDaha sade arka spoiler yapısıParametrik Pixel LED aydınlatmalarYeniden şekillendirilen difüzörİyileştirilen hava akışı sayesinde hem estetik hem de aerodinamik verimlilik artırılıyor. Hyundai mühendisleri gövde üzerindeki hava akışını yeniden optimize ederek yüksek hızlarda daha stabil sürüş karakteri ve daha düşük enerji tüketimi elde edilmesini sağladı. Kullanıcı odaklı tamamen yenilenen iç mekân Yeni IONIQ 6’nın iç mekânında kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda önemli geliştirmeler yapıldı. Sürücü odaklı kokpit anlayışı korunurken; Yeni tasarımlı direksiyon simidiGeliştirilen kapı içi malzemelerYeniden düzenlenen orta konsolDaha ergonomik kullanım alanları günlük kullanım konforunu önemli ölçüde artırıyor. Yüksek çözünürlüklü iki adet 12,3 inçlik dijital gösterge ve bilgi-eğlence ekranı, sürücüye hem net bir görüntü deneyimi hem de araç fonksiyonlarını pratik ve kolay bir şekilde yönetme imkânı sunuyor. Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği sayesinde akıllı telefon entegrasyonu çok daha pratik hale geliyor. Orta konsolda bulunan USB-C bağlantıları daha yüksek şarj hızı sunarken farklı cihazların aynı anda kullanılmasına da imkan tanıyor. Elektrikli platformun sunduğu düz zemin yapısı sayesinde özellikle ön ve arka yolcular için oldukça ferah bir yaşam alanı oluşturuluyor. Elektrikli sürüşte yüksek verimlilik Yeni IONIQ 6’nın Advance ve Progressive donanım paketleri, sırasıyla 125 kW ve 160 kW maksimum güç ve 350 Nm maksimum tork üreterek hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde güçlü ve dengeli bir performans sunuyor. 185 km/s maksimum hıza ulaşabilen IONIQ 6, Advance paketiyle 0’dan 100 km/s hıza 8,3 sn’de, Progressive paketiyle ise 7,4 saniyede çıkarak segmentindeki verimliliğini daha da belirginleştiriyor. Advance donanım seviyesinde 63 kWh, Progressive’de ise 84 kWh’lık bir bataryaya yer veriliyor. Her iki bataryada da NMC pil teknolojisi tercih ediliyor. Böylece hızlı şarj imkanı elde edilirken aynı zamanda yüksek performans ve verimlilik de ön planda tutuluyor. Hyundai’nin E-GMP mimarisi üzerine geliştirilen Yeni IONIQ 6, yüksek verimlilik sağlayan elektrik motorları ve gelişmiş batarya teknolojileriyle dikkat çekiyor. 800 Volt mimarisi sayesinde araç ultra hızlı DC şarj istasyonlarında yaklaşık 18 dakika içerisinde bataryasını yüzde 10’dan yüzde 80 seviyesine kadar şarj edebiliyor. Batarya ön koşullandırma sistemi sayesinde özellikle düşük hava sıcaklıklarında şarj performansı optimize ediliyor.Yeni enerji yönetim sistemi ise farklı sürüş koşullarına göre batarya kullanımını sürekli analiz ederek maksimum verimlilik sağlıyor. Rejeneratif frenleme sistemi sürüş sırasında oluşan kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek menzilin artırılmasına katkıda bulunuyor. Direksiyon arkasındaki kulakçıklar sayesinde sürücüler rejeneratif frenleme seviyesini manuel olarak ayarlayabiliyor. Akıllı i-Pedal sistemi ise tek pedalla sürüş deneyimini destekleyerek özellikle şehir içi kullanımda sürüş konforunu artırıyor. Gelişmiş bağlantı teknolojileri Yeni IONIQ 6 yalnızca elektrikli bir otomobil değil, Bluelink hizmetiyle aynı zamanda sürekli güncellenebilen akıllı bir mobilite platformu olarak geliştirildi. Modelde sunulan bağlantı teknolojileri arasında; Kablosuz Yazılım Güncellemesi (OTA)Hyundai Dijital Anahtar 2Akıllı telefon üzerinden araç erişimiDijital anahtar paylaşımıUzaktan araç kontrolüBulut tabanlı navigasyonGerçek zamanlı rota optimizasyonuŞarj istasyonu planlaması yer alıyor. Araç, rota planlaması sırasında batarya seviyesini analiz ederek uygun şarj noktalarını otomatik olarak öneriyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin Vehicle-to-Load (V2L) teknolojisini de sunmaya devam ediyor. Bu sistem sayesinde araç içerisindeki yüksek kapasiteli batarya; Elektrikli bisikletDizüstü bilgisayarKamp ekipmanlarıKahve makinesiKüçük ev aletleri gibi birçok elektronik cihaz için taşınabilir enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor. Hyundai SmartSense güvenlik teknolojileri Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin en güncel aktif güvenlik sistemlerini bünyesinde barındırıyor. Sürüş Destek Sistemleri Akıllı Hız Limiti AsistanıAdaptif Hız SabitleyiciŞerit Takip AsistanıŞerit Hizalama Asistanı Çarpışma Önleme Sistemleri Ön Çarpışma Önleme AsistanıKör Nokta Çarpışma Önleme AsistanıArka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme AsistanıGüvenli Çıkış Asistanı Park Destek Sistemleri Çevre Görüş MonitörüKör Nokta Görüntü MonitörüAkıllı Park Yardım AsistanıÖn, arka ve yan park çarpışma önleme asistanı Bu sistemler sürüş güvenliğini artırırken şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücünün yükünü önemli ölçüde azaltıyor. Yeni IONIQ 6 öne çıkan teknik özellikleri Hyundai E-GMP platformu800 Volt elektrik mimarisiUltra hızlı DC şarj (yaklaşık %10-80 / 18 dakika)Uzun menzil sağlayan yüksek verimli bataryaOptimize edilmiş aerodinamik gövdeParametric Pixel LED aydınlatmaÇift 12,3 inç dijital ekranKablosuz Apple CarPlay ve Android AutoOTA yazılım güncellemeleriHyundai Dijital Anahtar 2V2L (Vehicle-to-Load)i-Pedal tek pedalla sürüş sistemiAkıllı rejeneratif frenlemeGelişmiş Hyundai SmartSense güvenlik paketi Yeni Hyundai IONIQ 6, aerodinamik tasarımı, yüksek enerji verimliliği, gelişmiş dijital teknolojileri ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla elektrikli mobilitede yeni bir standart belirlemeyi sürdürüyor. Günlük kullanımda sunduğu konfor, uzun yolculuklarda sağladığı verimlilik ve geleceğin mobilite anlayışını bugünden sunan teknolojileriyle Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin elektrifikasyon vizyonunu en güçlü şekilde temsil eden modellerden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aybir Lojistik Filosunun Üçte İkisini Renault Trucks Çekiciler Oluşturuyor Haber

Aybir Lojistik Filosunun Üçte İkisini Renault Trucks Çekiciler Oluşturuyor

Yurtiçi karayolu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren Aybir Lojistik, filosunu 5 adet yeni Renault Trucks T 480 ADR çekici ile güçlendirdi. İstanbul merkezli operasyonlarını Türkiye geneline ulaştıran Aybir, yeni yatırımıyla özellikle Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerindeki operasyonel kapasitesini artırmayı hedefliyor. Aybir Lojistik, e-ticaret lojistiği, proje taşımacılığı ve sözleşmeli lojistik hizmetlerinde kullandığı ilk Renault Trucks çekicilerini 2021 yılında filosuna kattı. Düzenli bakım süreçleri sayesinde 850 bin ila 900 bin kilometreye ulaşan araçlar, yüksek performansları ve düşük işletme maliyetleriyle yeni yatırım kararında önemli rol oynadı. Filo yaş ortalamasını 0-3 yaş aralığında tutmayı hedefleyen Aybir Lojistik, büyüme ve filo yenileme stratejisi kapsamında yeni yatırımlarında da tercihini Renault Trucks'tan yana kullandı. Filo büyüdü, tercih değişmedi Teslimat töreninde değerlendirmelerde bulunan Aybir Lojistik Mali İşler Direktörü Onur Ayılmazdır, Renault Trucks ile başlayan iş birliklerinin her geçen yıl daha da güçlendiğini belirterek; "2021 yılında yaptığımız ilk Renault Trucks yatırımının ardından elde ettiğimiz performans, yeni araç alımlarındaki kararımızı netleştirdi. Bugün filomuzun yaklaşık üçte ikisi Renault Trucks araçlardan oluşuyor. Yakıt ekonomisi, düşük toplam sahip olma maliyeti ve operasyonel verimlilik açısından beklentilerimizi karşılayan güvenilir bir çözüm sunuyor" şeklinde açıkladı. Yakıt tasarrufu ve satış sonrası hizmetler öne çıkıyor Araç seçiminde en önemli kriterlerinden birinin yakıt tüketimi olduğunu vurgulayan Onur Ayılmazdır, sözlerine şöyle devam etti; "Lojistik sektöründe rekabet artarken maliyet yönetimi her zamankinden daha kritik hale geldi. Renault Trucks çekicilerimizle yaklaşık iki puanlık yakıt avantajı elde ediyoruz. Bunun yanı sıra satış sonrası hizmetlerden de son derece memnunuz. Araçlarımızın tüm bakımları, Koçaslanlar Otomotiv tarafından gerçekleştiriliyor. Sürücülerimiz de araçların sürüş konforu ve performansından oldukça memnun. İlk araçlarımızı referans alarak filomuza katmıştık. Bugün ise yeni araç yatırımı planlayan firmalara Renault Trucks'ı tavsiye eden biz oluyoruz." "Tekrar tercih edilmek, en büyük referansımız" Koçaslanlar Otomotiv Orhanlı Plaza Şube Direktörü İsmail Alkan ise teslimat sırasında yaptığı açıklamada, müşteri memnuniyetinin yeni yatırımlara dönüşmesinin kendileri için en önemli başarı göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bir müşterimizin ilk yatırımından sonra filosunu yine Renault Trucks çekicilerle büyütmesi bizim için son derece değerli. Aybir Lojistik'in 2021 yılında başlayan Renault Trucks yolculuğunun bugün filonun büyük bölümünü kapsayacak seviyeye ulaşması, araçlarımızın sunduğu yakıt ekonomisi, dayanıklılık ve düşük toplam sahip olma maliyetinin en somut göstergelerinden biri. Satış sonrası hizmetlerimizle de müşterilerimize sunduğumuz destek, iş birliğimizi güçlendiren yegâne etkenlerden biri oluyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMC’nin 520 beygirlik yeni çekicisi Türkiye turunu tamamladı Haber

BMC’nin 520 beygirlik yeni çekicisi Türkiye turunu tamamladı

12,9 litrelik motoruyla 520 beygir güç üreten araç; nakliyeciler, filo yöneticileri ve profesyonel sürücüler tarafından yakından incelendi. BMC’nin uzun yol taşımacılığına yönelik geliştirdiği yeni nesil çekicisi BMC PRO L 1852, temmuz ayında gerçekleştirilen Türkiye turunu tamamladı. Çok sayıda şehirde düzenlenen etkinliklerde araç, ağır ticari taşıt kullanıcılarına ve lojistik sektörü temsilcilerine tanıtıldı. Turun ilk buluşmaları Tosyalı Holding İskenderun Limanı ile Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirildi. PRO L 1852 daha sonra İzmir, Denizli, Konya, Mersin, Adana, Gaziantep, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Manisa, Bursa, Balıkesir, Kocaeli ve İstanbul’daki sektör temsilcilerinin karşısına çıktı. Nakliyeciler ve filo yöneticileri aracı yakından inceledi Tanıtım etkinliklerine nakliye firmaları, filo yöneticileri, taşımacılık kooperatiflerinin üyeleri, lojistik şirketleri ve profesyonel sürücüler katıldı. Katılımcılar, BMC PRO L 1852’nin kabin tasarımını, motor özelliklerini, güvenlik sistemlerini ve uzun yol taşımacılığına yönelik donanımlarını yerinde inceleme imkânı buldu. BMC yetkilileri de aracın teknik özellikleri ve kullanım avantajları hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. Etkinliklerde gerçekleştirilen birebir görüşmeler, yalnızca ürün tanıtımıyla sınırlı kalmadı. Sürücülerin ve filo işletmelerinin ağır ticari araçlardan beklentileri dinlenirken yakıt verimliliği, sürüş konforu, güvenlik, kabin kullanımı ve işletme ihtiyaçları hakkında geri bildirimler toplandı. BMC PRO L 1852 kaç beygir? BMC PRO L 1852, 12,9 litrelik motoruyla 520 beygir güç ve 2.500 Nm tork üretiyor. Bu değerlerle model, BMC’nin bugüne kadar geliştirdiği en güçlü çekici olarak konumlandırılıyor. Aracın yüksek güç ve tork kapasitesi özellikle uzun yol taşımacılığı, ağır yük operasyonları ve zorlu yol koşullarında ihtiyaç duyulan çekiş performansına yönelik geliştirildi. BMC PRO L 1852’nin açıklanan temel özellikleri şöyle: Teknik özellik BMC PRO L 1852 Motor hacmi 12,9 litre Motor gücü 520 beygir Maksimum tork 2.500 Nm Araç sınıfı Uzun yol çekicisi Öne çıkan kullanım alanı Ağır yük ve uzun mesafe taşımacılığı BMC’nin en geniş çekici kabini PRO L 1852, yalnızca motor performansıyla değil, yeniden ele alınan kabin yapısıyla da öne çıkıyor. Araç, BMC’nin bugüne kadar geliştirdiği çekiciler arasında en geniş iç hacme sahip kabinle sunuluyor. Uzun süre direksiyon başında kalan profesyonel sürücülerin ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilen kabinde hareket alanı, kullanım kolaylığı ve uzun yol konforuna odaklanılıyor. Kabin tasarımına eşlik eden gelişmiş güvenlik teknolojileri de aracın önemli özellikleri arasında yer alıyor. Türkiye turuna katılan sürücüler, aracın iç mekânını ve sürüş odaklı donanımlarını doğrudan inceleyerek yetkililerden ayrıntılı bilgi aldı. Sahadan alınan geri bildirimler ürün geliştirmede kullanılacak BMC PRO L 1852 Türkiye Turu, şirket açısından yeni çekicinin farklı şehirlerde sergilenmesinin ötesinde bir saha araştırması işlevi de gördü. Nakliyeciler, sürücüler ve filo yöneticileriyle yapılan görüşmelerde ağır ticari araç pazarındaki değişen ihtiyaçlar değerlendirildi. Toplanan görüşlerin BMC’nin mevcut ürünlerini geliştirmesinde ve gelecekteki araç projelerini şekillendirmesinde kullanılması hedefleniyor. Bu yaklaşım, özellikle ticari araçlarda gerçek kullanım koşullarının ve toplam işletme maliyetinin satın alma kararlarında giderek daha belirleyici hâle geldiği bir dönemde önem taşıyor. Ağır ticari araç pazarındaki iddiasını sahaya taşıdı Türkiye turuyla birlikte BMC, PRO L 1852’yi ülkenin önemli üretim, taşımacılık ve lojistik merkezlerindeki doğrudan kullanıcı kitlesine tanıttı. İskenderun Limanı ve organize sanayi bölgelerinden büyükşehirlerdeki sektör buluşmalarına uzanan program, markanın ağır ticari araç pazarındaki yeni ürün stratejisini sahaya taşıdı. BMC, etkinliklerin müşterilerle doğrudan iletişim kurulması, kullanıcı deneyimlerinin dinlenmesi ve marka ile sektör profesyonelleri arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturduğunu bildirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu Haber

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu

Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION, Konya'daki ilk kullanıcısı ile buluştu. Renault Trucks yetkili bayisi Buyruk Otomotiv tarafından Yayla Lojistik'e teslim edilen 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, beyaz eşya ve kargo lojistiğinde kullanılmak üzere filoya katılırken; sürüş konforu, geniş yükleme hacmi, düşük toplam sahip olma maliyeti ve avantajlı finansman çözümleriyle yatırım kararında öne çıktı. Teslimat törenine Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla ve Genel Müdürü Mevlüt Yayla ile Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar katıldı. Konya ve bölgesinde lojistik hizmetleri sunan Yayla Lojistik, özellikle beyaz eşya taşımacılığı ve kargo dağıtımında uzmanlaşmış yapısıyla bölgenin önemli lojistik şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden birinin Konya dağıtım operasyonunu da yürüten şirket, panelvan, kamyonet ve kamyonlardan oluşan filosuyla geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Yeni Master Red EDITION ise Yayla Lojistik'in ağırlıklı olarak beyaz eşya dağıtım operasyonlarında kullanılacak. Araç, günlük ortalama 25 teslimat noktasına ulaşırken 300 ila 400 kilometre arasında yol kat edecek. Şirketin Konya'nın tüm ilçe ve köylerini kapsayan operasyonlarında ise bazı güzergâhlarda günlük 450 ila 600 kilometreye varan dağıtımlar gerçekleştiriliyor. “Operasyonlarımızın her kilometresi verimlilik gerektiriyor" Teslimat sırasında değerlendirmelerde bulunan Yayla Lojistik Genel Müdürü Mevlüt Yayla, Master Red EDITION'ı tercih etmelerinde operasyonel ihtiyaçların, toplam sahip olma maliyetinin ve satış sonrası desteğin yanı sıra sürücü konforunun da önemli rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ili olan Konya'da, araçlarımız neredeyse tüm ilçe ve köylere hizmet veriyor. Günlük araç başına 300-400 kilometrelik dağıtımların yanı sıra 600 kilometreye ulaşan rotalarımız da bulunuyor. Bu nedenle sürücülerimizin gün boyu konforlu bir araç kullanması bizim için büyük önem taşıyor. Master Red EDITION'ın yoğun dağıtım operasyonlarında sunduğu sürüş konforu, dengeli süspansiyon yapısı ve geniş servis ağı tercihimizde etkili oldu." Mevlüt Yayla, aracın 15 metreküplük yükleme hacminin de beyaz eşya taşımacılığı açısından önemli avantaj sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Faaliyetlerimizin büyük bölümünü beyaz eşya lojistiği oluşturuyor. Özellikle buzdolabı gibi yüksek hacimli ürünlerin taşınmasında 15 metreküplük yükleme hacmi ve yüksek tavan yapısı operasyonlarımız için önemli avantaj sağlıyor. Yakıt ekonomisi konusunda da olumlu geri bildirimler aldık. Aracın operasyonel verimliliğimize önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." "Filomuzu beş yılda üç kat büyütmeyi hedefliyoruz" İkinci kuşak aile şirketi olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla, büyüme hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bölgedeki operasyonlarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde araç filomuzu yaklaşık üç katına çıkarmayı hedefliyoruz. Operasyonlarımız doğrultusunda yüksek verimlilik sunan, sürücü memnuniyetini artıran ve işletme maliyetlerimize katkı sağlayan araç yatırımlarına devam edeceğiz." Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla performans ve yakıt ekonomisini bir araya getiriyor. 15 m³ yükleme hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla özellikle yüksek hacimli ürünlerin taşındığı yoğun dağıtım operasyonlarında kullanım kolaylığı sağlıyor. Azaltılmış dönüş çapı ise şehir merkezlerinde ve dar teslimat noktalarında aracın manevra kabiliyetini artırıyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, uzun mesafeli ve çok duraklı dağıtım operasyonlarında sürücü konforunu destekleyen birçok donanımı standart olarak sunuyor. Sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, otomatik klima ve geniş saklama alanları günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Modelde aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Renault Trucks’a özgü tasarım detaylarıyla ayrışan Master Red EDITION; kırmızı çerçeveli ön panjuru, yan Red EDITION logoları, yan ve arka kare amblemleri ile kırmızı emniyet kemerleri sayesinde kendine özgü bir karakter ortaya koyuyor. Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION, şirketin kurumsal kimliğine ve araca uygun özel giydirme tasarımı ile hizmet vermeye başlıyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler kampanyasıyla yatırım Yayla Lojistik, Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler'in lansmana özel sunduğu finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Avantajlı finansman koşulları ve hızlı kredi değerlendirme süreci sayesinde yatırım kısa sürede hayata geçirilirken, aracın düşük toplam sahip olma maliyeti de tercih nedenleri arasında yer aldı. Halil Yayla, yatırım kararına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Araç seçiminde ürün kadar finansman koşulları da önemli bir kriter oluyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu kampanya sayesinde yatırımımızı avantajlı koşullarla gerçekleştirdik. Sürecin hızlı ve kolay ilerlemesi kararımızı destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Bunun yanında uzun bakım aralıkları ve düşük işletme maliyeti de tercihimizde etkili oldu." Toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler Renault Trucks Master Red EDITION modellerinde bakım periyotları, 30.000 kilometre olarak planlanıyor. Daha uzun bakım aralıkları sayesinde servis ziyaretleri azaltılırken, araçların operasyon dışında kaldığı süre de minimum seviyeye indiriliyor. Böylece işletmeler, operasyonel sürekliliklerini daha verimli şekilde sürdürebilirken toplam sahip olma maliyetinde de önemli avantaj elde ediyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION modelleri, 3 yıl veya 160.000 kilometre üretici garantisiyle satışa sunuluyor. Garanti süresi boyunca üretim kaynaklı oluşabilecek arızalarda parça ve işçilik desteği sunularak işletmeler için öngörülebilir işletme maliyetleri sağlanıyor. Doğru araç, doğru operasyon Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar, hafif ticari araç yatırımlarında artık yalnızca aracın değil, sunduğu toplam çözümün de önem kazandığını belirterek; "Profesyonel kullanıcılar için yatırım kararında yükleme kapasitesi kadar toplam sahip olma maliyeti, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreklilik de belirleyici oluyor. Renault Trucks Master Red EDITION ile müşterilerimiz; 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisi, 30 bin kilometrelik bakım periyotları, yaygın servis ağı ve ağır ticari araç alanındaki uzmanlığımızdan da yararlanıyor. Biz de Buyruk Otomotiv olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümü sunarken, satış sonrasında da operasyonlarının kesintisiz devam etmesi için destek vermeyi sürdürüyoruz. Master Red EDITION'ın Konya'daki ilk teslimatını Yayla Lojistik gibi bölgenin güçlü lojistik firmalarından birine gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz" şeklinde açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Mobilite Lastik Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Elektrikli Mobilite Lastik Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor

Geleneksel içten yanmalı motorlara sahip araçlarla kıyaslandığında yapısal olarak farklılaşan elektrikli ve hibrit otomobiller, yolla temas eden tek nokta olan lastiklerden çok daha fazlasını talep ediyor. Bataryaların yarattığı ağırlık artışı zemin üzerindeki baskıyı artırırken, anlık hızlanma gücü de yüzey aşınmasını hızlandıran temel faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, yeni nesil bileşenlerin geliştirilmesini ve mühendislik çözümlerinin bu dinamiklere göre sıfırdan tasarlanmasını zorunlu kılıyor. “Mobilitedeki dönüşüm, lastik teknolojilerine yön veriyor” Elektrikli araçların yaygınlaşmasının lastik endüstrisinin Ar-Ge önceliklerini de değiştirdiğini belirten AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, “Elektrikli mobilite, bugüne kadar alışılagelmiş performans kriterlerinin çok ötesinde bir mühendislik yaklaşımı gerektiriyor. Daha yüksek yük taşıma kapasitesi, optimize edilmiş dönme direnci, sessiz sürüş konforu ve maksimum aşınma direnci artık yeni dönemin temel standartları haline geldi. Lastik, günümüzde yalnızca aracı taşıyan bir parça olmaktan çıkıp; menzil optimizasyonunu, yolcu güvenliğini ve çevresel sürdürülebilirliği doğrudan belirleyen stratejik bir teknoloji bileşenine dönüştü. AKO Grup olarak, küresel trendleri ve değişen kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyor; güçlü yerli üretim altyapımızla yarının teknolojilerini bugünden yollara kazandırmak için çalışıyoruz.” dedi. Elektrikli araçlar lastiklerden daha fazlasını bekliyor Elektrikli araçlar çevre dostu ve yüksek verimli sürüş avantajları sunarken, bu araçların karakteristik özelliklerine uygun lastik seçimi büyük önem taşıyor. Motor gürültüsünün olmaması nedeniyle kabin içine yansıyabilecek yol sesini en aza indiren akustik teknolojiler, menzili doğrudan etkileyen düşük yuvarlanma direnci tasarımları ve ağır yüklere karşı mukavemet gösteren yeni nesil hamur bileşikleri, modern lastik üretiminin odağını oluşturuyor. AKO Grup, bu doğrultuda geliştirdiği çözümlerle hem sürücü konforunu maksimuma çıkarmayı hem de karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’in Filoda Tercihi Kia Haber

Enerjisa Üretim’in Filoda Tercihi Kia

Yenilikçi ürün gamı, gelişmiş teknolojileri ve sürdürülebilir mobilite vizyonuyla dikkat çeken Kia, kurumsal filo alanındaki güçlü iş birliklerine yenilerini eklemeye devam ediyor. 1996’dan bu yana Türkiye’nin enerji dönüşümüne yön veren Enerjisa Üretim, filosunu Kia EV3 ve Sportage modelleriyle genişleterek operasyonel kapasitesini ve verimliliğini artırdı. Enerjisa Üretim’in tercih ettiği karma filo yapısı, farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik esnek ve verimli bir çözüm sunuyor. Filoda yer alan Kia EV3 modelleri, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken; Sportage modelleri ise üstün sürüş konforu, ileri teknolojileri ve çok yönlü kullanım özellikleriyle saha operasyonlarında yüksek performans sunuyor. Dünyada “Yılın Otomobili” seçilen Kia EV3, şehir içi kullanımda 604 kilometreye varan menziliyle elektrikli mobilite alanında dikkat çekerken; Sportage ise modern tasarımı, geniş iç hacmi ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle kurumsal kullanıcıların beklentilerine güçlü bir şekilde yanıt veriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı şunları söyledi: "Türkiye’nin enerji sektöründeki en güçlü markalarından biri Enerjisa Üretim’in Kia’yı tercih etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. EV3 ve Sportage modellerimizin bir arada yer aldığı bu filo yatırımı, Kia’nın farklı ihtiyaçlara cevap verebilen geniş ürün gamının önemli bir göstergesidir. İş ortaklarımızın operasyonel verimlilik, maliyet optimizasyonu ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceğiz." Enerjisa Üretim’in tercihi, Kia’nın Türkiye kurumsal filo pazarındaki güçlü konumunu pekiştirirken, markanın farklı kullanım senaryolarına uygun çözümler sunabilen güvenilir bir mobilite ortağı olarak öne çıktığını bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oraklar Lojistik, Verimlilik Odaklı Filo Yatırımlarını Renault Trucks T 520 İle Sürdürüyor Haber

Oraklar Lojistik, Verimlilik Odaklı Filo Yatırımlarını Renault Trucks T 520 İle Sürdürüyor

1995 yılından bu yana Mersin merkezli faaliyet gösteren Oraklar Lojistik, karayolu taşımacılığında 30 yılı aşan deneyimiyle Avrupa’dan, İskandinav ülkeleri, Balkanlar, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Ağırlıklı olarak soğuk zincir taşımacılığı gerçekleştiren şirket, yaş sebze ve meyve, et ürünleri, balık ve diğer hassas gıda ürünlerinin güvenli şekilde taşınmasındaki uzmanlığıyla operasyonlarını sürdürüyor. Oraklar Lojistik operasyonlarının yaklaşık yüzde 80'ini gıda taşımacılığı oluşturuyor. Dolayısıyla zamanında teslimat, araç güvenilirliği ve soğuk zincirin kesintisiz korunması günlük operasyonların temel öncelikleri arasında bulunuyor. Bu doğrultuda filosuna 5 adet Renault Trucks T 520 çekici katan Oraklar Lojistik, yeni araçlarını Mersin'de düzenlenen törenle teslim aldı. Törene Oraklar Lojistik Onursal Başkanı Behçet Orak, Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Orak, Genel Müdürü Engin Orak, Erman Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Deniz, Genel Müdürü Ahmet Gözü ve Satış Müdürü Can Ariş katıldılar. Oraklar Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Orak, yeni yatırımları ile ilgili şu değerlendirmede bulundu; “1970'li yıllardan bu yana lojistik sektöründe deneyimli bir ailenin üçüncü kuşağı olarak hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Günümüzde yakıt, bakım ve operasyon maliyetlerinin arttığı lojistik sektöründe, verimlilik sağlayan filo yatırımları her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Araç başına yılda yaklaşık 180 bin kilometre yol aldığımız düşünüldüğünde, yakıt tüketimindeki küçük iyileşmeler veya servis süreçlerindeki zaman kazançları dahi önemli sonuçlar yaratabiliyor. Bu nedenle filo yatırımlarımızda yakıt ekonomisi, servis ağı, operasyonel süreklilik ve sürücü memnuniyetini birlikte değerlendiriyoruz. Renault Trucks ile iş birliğimiz de bu yaklaşımla 2015 yılında başladı. Özellikle yakıt performansı ve satış sonrası hizmetlerden duyduğumuz memnuniyet, yeni yatırımlarımızda da etkili oldu." “Sürücü konforu önceliklerimiz arasında yer alıyor.” Üçüncü kuşak lojistik deneyimiyle faaliyetlerini sürdüren Oraklar Lojistik için filo yatırımlarında verimlilik kadar sürücü memnuniyeti de önemli kriterler arasında yer alıyor. Bilal Orak; "Kemikleşmiş ve deneyimli bir sürücü ekibimiz bulunuyor. Sürücülerimizin çalışma koşullarını iyileştirmek ve güvenli bir çalışma ortamı sunmak bizim için önem taşıyor. Renault Trucks T 520’nin sunduğu sürüş konforu, kabin ergonomisi ve güvenlik sistemleri de tercihimizde etkili oluyor" şeklinde açıklıyor. Genç filo yapısını satış sonrası hizmetlerle destekliyor Bugün tamamı frigorifik araçlardan oluşan özmal filosuyla faaliyet gösteren Oraklar Lojistik’in araçlarının yaş ortalaması 3 yıl seviyesinde bulunuyor. Genç filo yapısı sayesinde yüksek operasyonel verimlilik ve hizmet sürekliliğini hedefleyen Oraklar, satış sonrası hizmetler için de Renault Trucks’ın Reference Bakım Paketi’ni tercih ediyor. Şirket, Reference Bakım Paketi kapsamında sunulan kişiselleştirilmiş bakım programları sayesinde araçlarının planlı bakım süreçlerini daha etkin yönetirken, olası arızaların önüne geçerek operasyonel sürekliliği destekliyor. Temel bakım işlemlerinin yanı sıra ağır bakımları da kapsayan paket, düzenli kontroller ve önleyici bakım uygulamalarıyla araçların maksimum çalışma süresine ulaşmasına katkı sağlıyor. Oraklar Lojistik'in Renault Trucks ile yeni filo yatırımlarını değerlendiren Erman Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Deniz, son dönemde lojistik sektöründe yatırım kararlarının çok daha seçici şekilde alındığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Genel olarak ekonominin ve sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen Oraklar Lojistik'in filosunu büyütmeye devam etmesi, faaliyet gösterdiği pazarlara ve geleceğe duyduğu güveni gösteriyor. Bu yatırım aynı zamanda Renault Trucks'ın uzun yol ve frigorifik taşımacılık operasyonlarında sunduğu verimliliğin müşterilerimiz tarafından sahada karşılık bulduğunu gösteriyor. Uluslararası frigorifik taşımacılık gibi operasyonel hassasiyetin yüksek olduğu bir alanda faaliyet gösteren Oraklar Lojistik ile 10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliğimizin yeni teslimatlarla güçlenmesinden memnuniyet duyuyoruz.” Araç yatırımında Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu çözümlerden de yararlanan Oraklar Lojistik, finansman süreçlerinde sağlanan esnek yapı sayesinde filo yenileme yatırımlarını daha verimli şekilde planlayabiliyor. Bilal Orak, finansal ve operasyonel anlamda RTFS'nin çözümleri sayesinde araç yatırım süreçlerinin daha avantajlı ve pratik ilerlediğini belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Türkiye, Master Red Edition'ın İlk Teslimatını Gerçekleştirdi Haber

Renault Trucks Türkiye, Master Red Edition'ın İlk Teslimatını Gerçekleştirdi

Renault Trucks Türkiye’nin hafif ticari araç pazarına girişini simgeleyen Master Red EDITION'ın Türkiye'deki ilk müşteri teslimatı gerçekleştirildi. Renault Trucks yetkili bayisi Erman Ticari Araçlar tarafından teslim edilen 13 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H2, Silifke'de üç şubesiyle market işletmeciliği ve yem ticareti alanında faaliyet gösteren Köse Ticaret'in filosuna katıldı. Baba mesleği olarak yıllardır market işleten Mustafa Özel yönetimindeki Köse Ticaret, farklı noktalardaki marketleri ile yem ticareti operasyonlarının ürün tedarikini ve dağıtımını kendi araç filosuyla gerçekleştiriyor. İşletme, Renault Trucks Master Red EDITION ile büyüterek operasyonel verimliliğini artırmayı hedefliyor. İlk tercih Renault Trucks Master Red EDITION oldu Köse Ticaret Firma Sahibi Mustafa Özel, Teslimat töreninde Renault Trucks Master Red EDITION'ı tercih etme nedenlerini şu sözlerle değerlendirdi: "Bizim işimizde araçlarımız, gün boyunca sürekli yükleme, boşaltma ve dağıtım yapıyor. Marketlerimize ürün sevkiyatının yanı sıra yem ve tarım ürünlerinin taşınmasında da kullanıyoruz. Bu nedenle yükleme hacmi, kullanım kolaylığı ve sürüş konforu bizim için çok önemliydi. Geniş yükleme alanı, yüksek tavanı ve zengin standart donanımıyla Renault Trucks Master Red EDITION operasyonlarımız için en uygun tercih oldu." Yoğun dağıtım operasyonları için geliştirildi Köse Ticarit’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H2 modeli, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla yüksek performans ve düşük yakıt tüketimini bir araya getiriyor. Özellikle şehir içi dağıtım operasyonları için geliştirilen araç, 13 m³ yük hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla profesyonel kullanıcıların günlük operasyonlarını kolaylaştırıyor. Gelişmiş konfor ve güvenlik Renault Trucks Master Red EDITION, sürüş konforunu artıran birçok donanımı standart olarak sunuyor. Bunlar arasında sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği, otomatik klima, geniş saklama alanları yer alıyor. Yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) ise güvenliği ve sürüş konforunu daha da ileri taşıyor. Araçta; aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri standart olarak sunuluyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, azaltılmış dönüş çapı sayesinde şehir merkezlerinde dar alanlarda dahi yüksek manevra kabiliyeti sağlıyor. Model ayrıca Renault Trucks'a özgü tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor. Kırmızı çerçeveli ön panjur, yan taraftaki Red EDITION logolar, yan ve arka kare amblem ile kırmızı emniyet kemerleri araca özgü bir karakter kazandırıyor. Operasyonel sürekliliği destekliyor Renault Trucks Master Red EDITION, 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisiyle sunuluyor. 30 bin kilometrelik bakım periyotları sayesinde servis ziyaretleri azalırken araçların operasyon dışında kaldığı süre minimum seviyede tutuluyor. Böylece işletmeler toplam sahip olma maliyetini daha etkin yönetebiliyor. Profesyonellerin ihtiyaçlarına göre geliştirildi Erman Ticari Araçlar Satış Danışmanı Özgen Açıkgöz ise teslimatı yapılan Renault Trucks Master Red EDITION'ın profesyonel kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirildiğini belirterek şunları söyledi; "Aracımızın en önemli avantajlarından biri, Red EDITION paketinde birçok donanımın standart olarak sunulması. Ayrıca düz yükleme zemini, geniş yükleme alanı ve yüksek tavan yapısı sayesinde paletli yüklemelerde büyük kolaylık sunuyor. Köse Ticaret'in marketlerine ürün dağıtımının yanı sıra tarım ekipmanlarını da taşıması nedeniyle bu özellikler tercih sürecinde belirleyici oldu. Sürücü odaklı kokpit tasarımı, geniş görüş açısı ve tüm kumandaların kolay erişilebilir şekilde konumlandırılması da müşterimizin en çok beğendiği özellikler arasında yer aldı. Renault Trucks Master Red EDITION, hem konfor hem güvenlik hem de operasyonel verimlilik açısından profesyonel kullanıcıların beklentilerine güçlü bir şekilde cevap veriyor." Renault Trucks, Master Red EDITION ile ağır ticari araçlardaki uzmanlığını hafif ticari araç segmentine taşıyarak profesyonel kullanıcıların farklı operasyonel ihtiyaçlarına yönelik çözüm yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Satış sonrası hizmetlerde ise uzman servis ağı, eğitimli teknisyenleri ve bağlantılı bakım çözümleriyle işletmelerin kesintisiz operasyonlarını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı Haber

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı

2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye’ye 400 milyon Euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye’de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu. Hem 400 milyon Euro’luk yatırımın son aşaması hem de 2030 stratejik planının önemli bir adımı olan Dacia’nın yeni modeli Striker, İtalya’nın Milano şehrinde ilk kez tanıtıldı. Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilen ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia’nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker’ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları %40’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak, bu sayede ÖTV açısından da önemli bir avantaj sağlayacak. Dacia Striker, markanın genel hedefleri açısından da oldukça önemli bir model. Dacia DNA’sını taşıyan bir crossover olarak tasarlanan Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını %33'e çıkarma hedefini destekleyecek. Dacia Striker; bir SUV'un yüksek sürüş pozisyonunu ve arazi özelliklerini, bir station wagon’un çok yönlülüğü ile rahatlığını ve bir sedanın verimliliği ile performansını birleştirerek otomotivin üç farklı dünyasının en iyi yönlerini C Segmenti bir Crossover otomobilde bir araya getiriyor. "Striker" ismi, "hedefi vurmak" anlamında kullanılan evrensel bir ifade. Dacia'nın hedeflerini ve yeni zorluklarla başa çıkma yeteneğini yansıtan bu isim, görsel olarak çarpıcı ve birçok yönden etkileyici özellikleriyle Dacia’nın bu yeni modelinin karakterini şekillendiriyor. Dacia, Striker modeliyle C segmenti müşterilerini crossover dünyasında yeni bir yorumu keşfetmeye davet ediyor. Farklı sınıfların kombinasyonundan daha fazlasını sunarak, farklı ihtiyaçlar için günümüz kullanıcılarının beklentilerine yanıt veriyor. Bir sedanın performansını, bir station wagon’un iç hacmini ve bir SUV modelin güçlü tasarımını bir araya getirerek, günümüzün gereksinimlerine daha kapsamlı bir yanıt veriyor. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulmaya hazırlanıyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin TATOĞLU: Dacia Striker, üç yıl önce OYAK ve Renault Group ortaklığıyla açıkladığımız 400 milyon Euro’luk yatırımın son halkası olarak Türkiye’de üretiliyor. Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımıza sunmak için hazırlanıyoruz. Dacia; ekonomik kullanım maliyetini, konforu ve sürüş keyfiyle bir araya getiren bir marka. Bir otomobilde gerçekten olması gereken özellikleri gelişen teknolojiyle sürekli güncelliyor ve akıllı çözümler sunan bir fiyat performans markası olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yenilenen Dacia ürün gamı, her bütçeye hitap eden modellerle erişilebilir mobilite sunuyor. Dacia Striker da hem Dacia’nın Türkiye’de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından önem taşıyor. Bu yeni modelimiz, Dacia markamızla ulaşmayı amaçladığımız hedeflerimiz için mühim bir aşamayı teşkil ediyor. Striker ile yepyeni müşterilere ulaşarak Dacia’nın varlığını daha da güçlendirecek, pazar payını hak ettiği seviyeye ulaştıracağız. Böylece Dacia’yı hem Türkiye’de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız.” dedi. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel JAILLET: Oyak Renault olarak, 2023 yılının sonunda açıkladığımız, 400 milyon Euro’luk yatırım ile dört yeni modelin üretime alınmasını kapsayan planımızla Türkiye için güçlü ve net bir dönüşüm yol haritası ortaya koyduk. Bu dönüşüm yolculuğunu Renault Duster ile başlattık, Yeni Renault Clio ile sürdürdük ve kısa süre önce Türkiye yollarına çıkan Renault Boreal ile önemli bir aşamaya taşıdık. Bugün ise bu planın dördüncü ve stratejik açıdan son derece önemli modelini duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretimini Bursa’daki Oyak Renault Fabrikamızda gerçekleştireceğiz. Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecektir. Bu aynı zamanda Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır. Dacia Striker ürün gamı; hibrit, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG motor seçeneklerini içerecek şekilde geniş bir yelpazede sunulacak. Dacia Striker Hybrid, performans ve verimliliği en üst seviyede bir araya getirerek yüksek verimli bir sürüş deneyimi sunmaktadır. Bu teknolojinin merkezinde ise Oyak Horse tarafından Bursa fabrikamızda üretilen ve dünya pazarlarına ihraç edilen HR18 hibrit motor yer almaktadır. Üretimin devreye alınmasıyla birlikte Oyak Renault’nun çoklu model üretim kabiliyeti, esneklik ve performans açısından yeni bir seviyeye ulaşacaktır. Bu gelişme, Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında belirlediği büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacaktır. OYAK ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da ileri taşımaya ve Türkiye otomotiv ekosistemine sürdürülebilir değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. YENİLİKÇİ BİR “HİBRİT” TASARIM KONSEPTİ Dacia Striker, performans ve aerodinamiğin bir arada düşünüldüğü bir yaklaşımla tasarlandı. Sedan ve station wagon modellerin zarif siluetinden ilham alan yatay çizgileri, SUV tasarımının karakteristik dikey hatlarıyla birleşiyor. Dacia Striker'ın dış tasarımı, ön ve arka far gruplarını birbirine bağlayan, gövde boyunca uzanan belirgin bir omuz çizgisiyle şekilleniyor. Bu çizgi, tasarımın ana karakterini oluşturuyor. Omuz çizgisinin üzerindeki konturlar, akışkan ve aerodinamik bir yapı meydana getiriyor. Eğimli ön cam, uzatılmış tavan çizgisi ve açılı arka cam; zarif ve dinamik bir profil oluşturmak üzere bütünleşiyor. Bu bölüm, sedan ve station wagon gövde tipinin zarafetinden ilham alan; sade, net ve verimli bir yaklaşımla temel ihtiyaçlara odaklanan, markanın modern karakterini yansıtıyor. Omuz çizgisinin altındaki konturlar ise daha keskin ve güçlü bir görünüm oluşturuyor. Yüzeyler daha dikey hale gelirken, yerden yükseklik artıyor ve güçlü gövde orantıları sayesinde güç ve denge algısı daha da vurgulanıyor. Bu bölüm, SUV tasarım ipuçlarından ilham alan markanın karakteristik güçlü ve arazi uyumlu yaklaşımını yansıtıyor. Entegre tavan barları tasarımın akışını ve tutarlılığını korurken, gövdeye işlevsel ve arazi uyumlu bir son dokunuş katıyor. Striker, Dacia'nın bir modelin dört köşesinde birden yeni "T" formlu LED ışık imzasını kullandığı ilk model olma özelliğini taşıyor. Modelin arka bölümünde de benzer bir yaklaşım görülüyor; ışık imzası geniş bir siyah şerit içine entegre edilmiş olup ön cephe ile güçlü bir görsel uyum oluşturuyor. Kabartmalı harflerden oluşan Dacia logosunu taşıyan şerit, bagaj kapağının alt kısmındaki dikey çizgileri öne çıkararak genel tasarımın güçlü karakterini vurguluyor. ZARAFET, DİNAMİZM VE ÇOK YÖNLÜLÜK BİR ARADA Striker'ın crossover tasarımı, zarif ve dinamik hatları geniş oranlarla birleştirerek, yüksek iç mekân konforu ve kendinden emin bir duruş ortaya koyuyor. Modelin genel karakterini 17 inç jantlar tamamlıyor. Ayrıca 18 ve 19 inç jantlar da opsiyonel olarak sunuluyor. Dacia Striker, C segment bir station wagon ile benzer şekilde 4,62 m uzunluğa sahip. Yerden yüksekliği pazardaki C-SUV’lar seviyesinde (4x4 için 20 cm ve 4x2 için 19 cm) olmakla beraber, C-SUV dünyasının 1,60 metrenin üzerindeki yüksekliğiyle kıyaslandığında az bir farkla 1,53 metrelik bir yükseklik sunuyor. Striker'ın zarif tasarımını, iki yeni renk olan Buz Yeşili ve Kozmik Mavi olmak üzere yedi farklı renk seçeneği tamamlıyor. AİLE İLE HAFTA SONU TATİL KAÇAMAKLARI VE UZUN YOLCULUKLAR İÇİN HAZIR Striker, Dacia'nın güçlü ve arazi uyumlu DNA'sını yansıtıyor ve kısa tatil kaçamaklarından aileyle yapılan uzun yolculuklara kadar her türlü kullanım için uygun bir altyapı sunuyor. Donanım düzeylerindeki farklılıklar, bireysel ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına göre uyarlanmış iki tamamlayıcı yaklaşımı yansıtıyor. Striker'ın Extreme donanım seviyesi, araçlarını ideal bir keşif ortağı olarak gören daha aktif kullanıcıları hedefliyor. Sağlam, pratik ve kullanımı kolay bu versiyon; her türlü eğlence ekipmanını ve donanımını kolayca taşımak üzere tasarlandı. Yerden yüksekliği sayesinde arazi sürüşü kolaylaşıyor. Bu özellik, versiyona bağlı olarak 4x4 şanzıman ve Hybrid 150 4x4 güç aktarma sistemi ile daha da artabiliyor. Dayanıklı ve geri dönüştürülmüş bir malzeme olan Starkle® ile üretilen dış koruma; yıkanabilir TEP microcloud döşeme ve %50 oranında geri dönüştürülmüş içeriğe sahip kauçuk paspaslar, modelin günlük kullanımını ve bakımını kolaylaştırıyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesi, performanstan veya aerodinamikten ödün vermeden, açık hava etkinliklerine doğrudan ve işlevsel bir yaklaşım getirerek; sınırsız yükleme, taşıma ve kullanım için tasarlandı. Özellikle uzun yolculuklarda ve aile gezilerinde, rahat ve huzurlu bir yolculuk için ise Journey donanım seviyesi devreye giriyor. Kabin içi deneyimi ve konforu artırmak üzere elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon simidi, elektrikli bagaj, kumaş ve microcloud TEP karışımı döşeme gibi bir dizi özellik, bu versiyonda sürüş deneyimini geliştiriyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesinde yine standart olarak sunulan yokuş iniş destek sistemi, örneğin, yol tutuşunun zayıf olduğu dik yokuşlarda araç kontrolünün kaybedilmesini önlemek için frenlere müdahale ediyor ve böylece sürücünün yola odaklanmasını sağlayarak daha fazla güvenlik sağlıyor. TEMEL GEREKSİNİMLERE ODAKLANAN HAVALI, YENİLİKÇİ, GENİŞ VE İŞLEVSEL BİR İÇ MEKÂN Striker'ın iç tasarımı, malzemeleri, teknolojisi ve donanımı; Dacia'nın yenilikçi pratik çözümlere, günlük kullanım kolaylığına ve uzun yolculuklarda konfora olan bağlılığının altını çiziyor. Ön konsol, ferahlık hissine ve yolcuları saran konfora katkıda bulunan farklı bir yatay düzen ile dış tasarım yaklaşımını iç mekâna taşıyor. Sürücüye en yakın bölüm, konfor ve yüksek kalite algısına odaklanıyor. Bu durum, özellikle tekstil yüzeylerde kullanılan malzemeler ve kapı eşiklerine kadar uzanan Starkle® dokunuşunda kendini göstererek, her yönden uyumlu bir etki yaratıyor. İlk kez bir Dacia modelinin iç tasarımında yer alan bu malzeme, markanın ekonomik ve ekolojik yaklaşımının bir parçasını meydana getiriyor. İkinci seviyede, daha işlevsel bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu seviye, en sık kullanılan fonksiyon kumandalarını bir araya getiriyor ve bunlara sürücünün dikkatini yoldan ayırmadan sezgisel olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanmış tuşlar aracılığıyla erişilebiliyor. Bu düzenleme, günlük kullanımda basit, anlaşılır ve sezgisel bir kullanıma katkıda bulunuyor. Üçüncü seviyede ise, arayüze ve ekran özelliklerine erişim sağlıyor. Bu bölüm tüm versiyonlarda standart olan 10,1 inçlik merkezi dokunmatik ekranı, Media Display’i içeriyor. Media Display altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu Ses Sistemini de kapsıyor. Temel özelliklere odaklanmaya devam eden LightVisio dijital gösterge ekranı, Dacia'ya özgü yenilikçi akıllı çözüm yaklaşımını ortaya koyuyor. Tüm ürün gamında standart olarak sunulan bu 7 inçlik ekran, önemli bilgileri yüzen bir 3 boyutlu görüntü şeklinde yansıtan optik yansıma teknolojisini kullanıyor. Orta konsol, araç içi deneyiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Yüksek ve davetkar bir şekilde tasarlanan bu bölüm, orta kolçak altında bulunan 6,7 litrelik bölme ve versiyona bağlı olarak sürgülü çekmece de dahil olmak üzere, geniş ve modüler saklama çözümleriyle sürücünün etrafındaki alanı düzenliyor. Kabin içi deneyimini, YouClip bağlantı noktaları kullanılarak yeniden konumlandırılabilen çıkarılabilir bardak tutucular tamamlıyor. Striker’ın içerisinde 9 adede kadar YouClip bağlantı noktası bulunuyor. Bu YouClip bağlantıları, araç içi düzeni için önemli bir esneklik sağlıyor ve bu nedenle hem günlük kullanım hem de aile gezileri için uygun bir çözüm olarak öne çıkıyor. Striker, aile kullanımı için oldukça ideal olup, uzun yolculuklarda dahi beş yolcu ve beraberinde bagajlarını rahatça taşıyacak kadar geniş ve konforlu bir alana sahip. İç mekân, ferah ve geniş bir ortam sunarken, bu etki iç mekânın büyük bir bölümünü kaplayan geniş panoramik cam tavan sayesinde daha da güçleniyor. Extreme donanım seviyesinde standart, Journey donanım seviyesinde ise opsiyonel olan bu özellik; içeriye bolca ışık girmesini sağlayarak daha aydınlık bir kabin içi deneyim yaratıyor. Özenle tasarlanan koltuklar, yolcu konforunu daha da artırıyor. Ön koltuklardaki güçlü yanal destekler, virajlarda daha iyi oturma desteği sunarken; Journey donanım seviyesinde ise sürücü koltuğu elektrikli olarak ayarlanabiliyor. Hem Extreme hem de Journey donanım seviyelerinde, arka koltuktaki yolcular için katlanabilir bir orta kol dayama ve buna entegre bardak tutucu da yer alıyor. İlk kez bir Dacia modelinde sunulan Autohold sistemi ile sürüş konforu optimize edildi. Autohold sistemi, Expression donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunuluyor ve sürücünün herhangi bir müdahalesi olmadan otomobili sabit tutarak şehir içinde sürüş konforunu artırıyor. Striker, en güncel Avrupa güvenlik standardı olan GSR2'yi karşılıyor ve tüm donanım seviyelerinde standart olarak şu özellikleri sunuyor: Otomatik Acil Durum Freni (şehir içi ve şehir dışı trafiğinde araç, yaya, bisikletli ve motosikletli algılama özelliğiyle), Trafik İşareti Tanıma ve Hız Uyarısı, Arka Park Yardımı, Acil Durum Fren Sinyali, Şerit Değiştirme Uyarısı, Şerit Takip Asistanı, Gelişmiş Sürücü Dikkat İzleme Sistemi ve Acil Durum Çağrısı (e-Call). Striker ayrıca standart olarak Adaptif Hız Sabitleme ve Kontrol Sistemi’ni de içeriyor. İsteğe bağlı olarak sunulan ADAS paketinde ise Kör Nokta İzleme, Geri Gidişte Otomatik Acil Durum Freni, Yolcu Çıkış Uyarısı, Kavşaklarda Otomatik Acil Durum Freni, Arka Çapraz Trafik Uyarısı (RCTA) ve çoklu görüş kamerası bulunuyor. Dacia, sürücülerin hayatını kolaylaştırmak adına bu sistemleri “My Safety” adında akıllı bir işlevle birleştiriyor. Bu özellik, sürücünün otomobili çalıştırırken belirli ADAS işlevlerini kendi kişisel ayarlarına eklemesine olanak tanıyor. Böylece otomobil her çalıştırıldığında işlemin tekrarlanmasına gerek kalmıyor. GENİŞ VE KULLANIŞLI BİR BAGAJ Dacia mühendisleri Striker'ın bagajını büyük bir özenle tasarladı. Striker’ın bagajı 600 litreye varan bagaj hacmi ile yalnızca C segmentinin en iyilerinden biri olmakla kalmıyor, aynı zamanda günlük kullanım için ideal bir dizi pratik özellik de sunuyor. Yenilikçi eller serbest işlevi ile Akıllı Bagaj Açma özelliği, elektrikli bagajı otomatik olarak açıyor. Akıllı Bagaj Açma sistemi, Journey donanım seviyesi ile standart olarak sunuluyor, Extreme donanım seviyesinde ise opsiyonel olarak sunuluyor. Striker, Extreme ve Journey donanım seviyelerinde standart olarak sunulan yenilikçi üç parçalı bagaj zeminine sahip ilk Dacia modeli olarak konumlanıyor. Bu özellik, bagaj alanının ihtiyaca bağlı olarak bölünmesine olanak tanıyor; eşyaları yerinde tutmak ve kaymalarını önlemek için de kullanılabiliyor. Modüler Katlanma sistemi, bagajın her iki yanında bulunan iki tutamağı kullanarak arka koltuk sırtlıklarını (60/40 oranında) bagajdan katlama olanağı sağlıyor. EKONOMİK VE EKOLOJİK: DACIA STRIKER, OPTİMİZE EDİLEN TOPLAM SAHİP OLMA MALİYETİ Dacia mühendislerinin Striker’ı geliştirirken ana hedeflerinden biri hem SUV hem de station wagon sınıfındaki diğer C segmenti modellere kıyasla en iyi toplam sahip olma maliyetini (TCO) sunmaktı. Elektrikli güç aktarma sistemleri ve aerodinamik tasarımıyla Striker, optimize edilmiş bir toplam sahip olma maliyeti sunuyor. Bu avantaj, yükselen yakıt fiyatları göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor. ÖZENLE TASARLANAN AERODİNAMİK Striker'ın verimliliği için çok kritik olan aerodinamiğe özellikle önem verildi. Mühendisler, alçak gövde, uzun tavan çizgisi, eğimli arka kısım gibi crossover tasarımının sunduğu olanaklardan en iyi şekilde yararlandılar. Ayrıca ön ve arka alt gövde bölgelerindeki kaplamalar, geniş bir arka spoyler ve hava yönlendiricileri gibi aerodinamik bozulmaları en aza indirecek detayları da özenle ele aldılar. Böylece Dacia Striker, 0,29'luk sürtünme katsayısıyla, crossover konseptini yansıtarak C segmentindeki station wagon ve SUV modellere kıyasla daha iyi bir seviyeye ulaştı. Güç aktarma sistemi ve donanım seviyesine bağlı olarak yaklaşık 1.400 kg ağırlığıyla Dacia Striker, C-SUV otomobillerden daha hafif ve ortalama bir C segment station wagon ile rahatlıkla karşılaştırılabilir durumda. ÇOK ENERJİLİ HİBRİT GÜÇ AKTARMA SİSTEMLERİNDEN OLUŞAN KAPSAMLI BİR ÜRÜN YELPAZESİ Dacia Striker, üç farklı ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemi seçeneğiyle kullanıcılara zengin bir çeşitlilik sunuyor. Striker Mild Hybrid-G 140: LPG ve hibrit teknolojilerinin ortak avantajları Dacia, LPG'li araçlarda Avrupa'nın tartışmasız pazar lideri ve "Mild Hybrid-G" ve "Eco-G" adı altında tüm içten yanmalı motora sahip modellerde çift yakıtlı benzin/LPG güç-aktarma sistemleri sunan tek üretici. Striker, çift yakıt teknolojisini 48V mild-hybrid sistem ve 6 vitesli otomatik şanzımanla birleştiren bir güç aktarma sistemiyle sunuyor. Mild-hybrid sistem, kalkış ve hızlanma anında benzin veya LPG ile çalışabilen 1,2 litre 3 silindirli turbo motoru destekleyerek daha fazla sürüş keyfi ve verimlilik sağlıyor. Rejeneratif fren özelliği, 0,8 kWsa kapasiteli bataryayı sürüş sırasında otomatik olarak şarj ediyor. Yakıt türleri arasında hızlı ve sorunsuz geçiş, ön konsolda entegre bir düğme üzerinden manuel veya otomatik olarak gerçekleştirilebiliyor. Striker Hybrid 155: Hibrit sistemin performansı ve verimliliği Bu güç aktarma sistemi, 109 hp gücünde 1,8 litrelik dört silindirli benzinli motor, iki elektromotor (49 hp bir motor ve yüksek voltajlı bir marş jeneratörü), 1,4 kWsa batarya (280 V) ve içten yanmalı motor için dört vitesli ve elektrikli sürüş için iki vitesli otomatik elektrikli şanzımandan oluşuyor. Rejeneratif fren işlevini bataryanın yüksek enerji geri kazanım kapasitesi ve otomatik şanzımanın verimliliğiyle birleştiren sistem, şehir içi kullanımda %80'e kadar tamamen elektrikli sürüşe olanak sağlıyor. Ayrıca otomobil her zaman tamamen elektrikli modda çalışmaya başlıyor. Striker Hybrid 150 4x4: Yüksek teknolojili 4x4 - Ön aksta, 103 kW (140 hp) / 230 Nm tork üreten 1,2 litre 48V yarı hibrit motor, direksiyon elciklerinden kumanda edilebilen 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman; - Arka aksta, 23 kW (31 hp) maksimum güce ve 87 Nm torka sahip bir elektromotor ve iki vitesli otomatik şanzıman, (hepsi devreden çıkarılabilir). Bu sistem birinci viteste arazi sürüşü sırasında düşük hızlarda arka tekerleklere yüksek tork sağlarken, arka aks devre dışı bırakıldığında bir 4x2 otomobilin yol tutuşu ve yakıt tasarrufunu da sunuyor. Sürüş modlarında (Otomatik/Eko/Kar), 4x4 sistemi "beklemede" kalıyor ve gerektiğinde 140 km/s'ye kadar hızlarda devreye giriyor. Striker Hybrid 150 4x4, tüm sürüş senaryolarına cevap veren beş sürüş moduna sahip: Otomatik: Bu modda Striker 4x2 ve 4x4 modları arasındaki geçişi otomatik olarak yönetiyor.Eko: Maksimum yakıt tasarrufu sağlıyor, düşük tutunma düzeyine sahip yüzeylerde 4x4 modunu aktif ediyor.Kar: Tutunmanın düşük olduğu yol koşulları için 4x4 modunu aktif ediyor.Çamur/Kum: Gevşek zemin için optimize edilmiş 4x4 modunu aktif ediyor.Arazi: Düşük hızlarda engebeli arazide sürüş için kullanılıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR MALZEMELER Dacia, “Ekonomik ve Ekolojik” yaklaşımının bir parçası olarak, Striker'da daha fazla sürdürülebilir malzeme kullanmaktan gurur duyuyor. Striker, genel olarak döngüsel ekonomiden elde edilen malzemelerin %32'sinden fazlasını içeriyor ve 47 kg geri dönüştürülmüş plastik barındırıyor. Diğer yeni Dacia modelleri gibi Striker da markanın mühendisleri tarafından geliştirilen Starkle® malzemesini bir dizi dış parçada (tamponlar, çamurluk uzantıları ve yan koruma) kullanıyor. Starkle® %15 ila %20 arasında geri dönüştürülmüş polipropilen içeriyor ve boyasız olarak kullanılıyor. Bu da üretim sürecinde oluşan karbon ayak izini daha da azaltıyor. Striker, yolcu bölmesinde (kapı panellerinde ve ön konsolda) ilk kez %80'e varan oranda geri dönüştürülmüş polipropilenden (bunun %40'ı tüketim sonrası malzeme) üretilen parçalar kullanıyor. YALIN VE KAPSAMLI BİR ÜRÜN GAMI Dacia'nın tüm müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan net ve kolay model yelpazeleri sunma felsefesine uygun olarak, Striker üç farklı donanım seçeneğiyle birlikte sunuluyor. Aynı zamanda bir C segmenti otomobilden beklenen tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor. STANDART DONANIM Striker Expression daha fazla konfor sağlıyor: 17 inç alaşım jantlar, çift bölgeli otomatik klima, Autohold özellikli elektrikli park freni, kolçaklı yüksek orta konsol, elektrikli katlanır yan aynalar, arka koltuklarda havalandırma ızgaraları, iki USB bağlantı noktası, 7 inç dijital gösterge ekranı, 10,1 inç merkezi ekranı ve daha fazlası. Striker Extreme arazi kullanımına hitap ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, Bakır Kahve dış ve iç süslemeler, panoramik cam tavan, eller serbest kart, yıkanabilir Microcloud sentetik TEP döşeme, kauçuk zemin ve bagaj paspasları, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, eğim iniş kontrolü ve çok daha fazlası. Striker Journey seyahat keyfini ifade ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, otomatik elektrikli bagaj, eller serbest kart, kolçaklı uzun orta konsol, elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, kablosuz akıllı telefon şarjı ve daha fazlası. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.