Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Süt Ürünleri

Kapsül Haber Ajansı - Süt Ürünleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süt Ürünleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin En Güvenilir Markaları Hangileri? Haber

Türkiye'nin En Güvenilir Markaları Hangileri?

Türkiye'nin en güvenilir markaları, Global Marketing Summit 2026 kapsamında düzenlenen Trusted Brand Awards 2026 ödül töreninde açıklandı. KREA M.I.C.E. tarafından geliştirilen Trusted Brands platformu kapsamında, araştırma iş ortakları FutureBright Group ve RepMan iş birliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı araştırmada, Türkiye genelini temsil eden 17.200 kişinin değerlendirmeleriyle 14 farklı sektördeki markalar güven ve itibar performanslarına göre incelendi. Toplam 154 şirket ve markanın, 7 ana boyut ve 18 alt kriter üzerinden değerlendirildiği araştırma sonucunda, kategorilerinde en yüksek puanı alan markalar, 15 Ekim 2026 tarihinde Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul'da düzenlenen ödül töreninde onurlandırıldı. Türkiye'nin En Güvenilir Markaları 14 Kategoride Ödüllendirildi Trusted Brand Awards 2026 araştırmasının sonuçlarına göre Türkiye'nin en güvenilir markaları şöyle belirlendi: Akaryakıt: OPETBankacılık: Garanti BBVABeyaz Eşya, TV ve Küçük Ev Aletleri: SamsungE-Market: Uber Eats Trendyol GoE-Ticaret: TrendyolHızlı Tüketim Gıda Ürünleri: ETİHolding ve Grup Şirketleri: Koç Holdingİnternet Sağlayıcıları: Turkcell SuperonlineMobilya ve Yaşam: PaşabahçeSigorta: AllianzSüt ve Süt Ürünleri: SütaşTelekomünikasyon: TurkcellZincir Restoranlar: Köfteci YusufZincir Marketler: Migros Araştırma, tüketicilerin markalara duyduğu güveni farklı boyutlarıyla ele alarak sektörler arasında kapsamlı bir karşılaştırma yapılmasına olanak sağladı. Markaların En Değerli Sermayesi: Güven Trusted Brands 2026 araştırması, markaların yalnızca ticari performanslarını değil, tüketicilerin zihninde ve duygusal dünyasında oluşturdukları güveni de odağına aldı. Araştırmada, tüketicilerin markalara ilişkin derin algı ve çağrışımlarını anlamak amacıyla Harvard Üniversitesi'nde geliştirilen ZMET yaklaşımından da yararlanıldı. Araştırma sonuçları, güvenin sürdürülebilir büyüme, müşteri bağlılığı ve uzun vadeli marka değeri açısından taşıdığı önemi bir kez daha gündeme getirdi. İlk kez düzenlenen Trusted Brand Awards, farklı sektörlerde tüketicilerin güvenini kazanmayı başaran markaları ödüllendirirken, iş dünyasına güven ve itibar yönetimi konusunda yeni bir referans noktası sundu. "Güven, Geleceğin En Güçlü Marka Sermayesi" Global Marketing Summit Zirve Başkanı ve KREA M.I.C.E. Kurucusu Seda Mızraklı Ferik, Trusted Brand Awards'ın hayata geçirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Markaların geleceğini artık yalnızca sundukları ürünler, hizmetler veya teknolojiler değil, insanların hayatında yarattıkları değer ve inşa ettikleri güven belirliyor. KREA M.I.C.E. olarak geliştirdiğimiz Trusted Brands platformunu, güveni ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve sürdürülebilir bir marka değeri olarak ele almak amacıyla hayata geçirdik. Araştırma iş ortaklarımız FutureBright Group ve RepMan'in uzmanlıklarıyla, 17.200 kişinin değerlendirmelerine dayanan kapsamlı bir çalışmayı gerçekleştirdik. Hedefimiz, tüketicilerin güvenini kazanan markaları görünür kılarken Türkiye'de güven odaklı marka yönetiminin gelişimine uzun vadeli katkı sağlamak." Global Marketing Summit 2026 Altıncı Yılını Tamamladı KREA M.I.C.E. tarafından altıncı kez düzenlenen Global Marketing Summit, 14–15 Ekim 2026 tarihlerinde Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul'da gerçekleştirildi. "Pazarlamanın Yeni Çağı: İnsan Deneyimi + Yapay Zekâ Gücüyle Marka Başarısını İnşa Etmek" temasıyla düzenlenen Zirve, Türkiye'den ve dünyadan iş dünyası liderlerini, pazarlama profesyonellerini, akademisyenleri ve uluslararası fikir önderlerini bir araya getirdi. İki gün boyunca gerçekleştirilen keynote konuşmaları, paneller, söyleşiler, masterclass'lar ve akademi oturumlarında; insan deneyimi, yapay zekâ, marka stratejileri, yaratıcılık, müşteri ilişkileri, satış ve sürdürülebilir büyüme gibi pazarlama dünyasının geleceğini şekillendiren konular ele alındı. Zirve'nin kapanış programında ise Trusted Brands 2026 araştırmasının sonuçları paylaşıldı ve ödül kazanan markalara ödülleri takdim edildi. GMS'in Beş Yeni Akademisi Farklı Disiplinleri Buluşturdu Global Marketing Summit 2026'nın öne çıkan yeniliklerinden biri de bu yıl ilk kez hayata geçirilen beş akademi oldu. GMS Brand Strategy & Growth Institute, GMS Satış Akademisi, GMS Kurumsal İletişim Akademisi, GMS Yapay Zekâ Akademisi ve GMS Sürdürülebilir Etki ve Değer Akademisi kapsamında düzenlenen oturumlar, farklı uzmanlık alanlarından liderleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Akademilerde marka stratejilerinden satışın dönüşümüne, kurumsal iletişimden yapay zekâya ve sürdürülebilir değer yaratmaya kadar geniş bir yelpazede bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirildi. Beş akademi, pazarlamanın farklı disiplinlerini bütünsel bir yaklaşımla ele alarak katılımcılara yeni bakış açıları kazandırdı. Global Marketing Summit 2027'nin Tarihi Açıklandı KREA M.I.C.E. tarafından hayata geçirilen ve altıncı yılını geride bırakan Global Marketing Summit, uluslararası konuşmacıları, iş dünyası liderlerini ve farklı disiplinlerden profesyonelleri aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. Global Marketing Summit 2027, 19–20 Ekim 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sütaş, Süt ve Süt Ürünlerinde “Türkiye’nin En Güvenilir Markası” Haber

Sütaş, Süt ve Süt Ürünlerinde “Türkiye’nin En Güvenilir Markası”

Türkiye’de her 10 hanenin 9’unun sofrasında yer alan Sütaş, tüketici güveni ve marka itibarı alanında gerçekleştirilen Trusted Brand 2026 Araştırması’nda süt ve süt ürünleri kategorisinde “Türkiye’nin En Güvenilir Markası” seçildi. Bağımsız araştırma şirketleri FutureBright Group ile RepMan iş birliğiyle yürütülen çalışma, tüketicilerin markalara duyduğu güveni ve marka itibarını çok boyutlu bir yaklaşımla ele aldı. 1 Ağustos-15 Eylül 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde 17 bin 200 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada Sütaş, tüketicilerin değerlendirmeleriyle süt ve süt ürünleri sektöründe “Trusted Brand Awards 2026 Birincilik Ödülü” almaya hak kazandı. “GÜVENİLİRLİK VAZGEÇİLMEZ BİR YÜKÜMLÜLÜK” Türkiye’nin en güvenilir markalarını belirlemek amacıyla bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Trusted Brand 2026” araştırmasının kazanan markaları, 15 Ekim Perşembe günü Global Marketing Summit kapsamında açıklandı. 14 farklı sektörde yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin sütçüsü Sütaş, tüketicileri ile kurduğu güvene dayanan güçlü bağı sektöründe elde ettiği birincilik ile taçlandırdı. Törende Sütaş adına ödülü alan Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup Pazarlama Başkanı Ergun Ermutlu, güven ve itibarın, yalnızca bugünkü iş sonuçlarını değil, markanın toplumla yarınlara uzanan güçlü bağlarını da şekillendirdiğini söyledi. Ermutlu konuşmasında, “Süt gibi insan sağlığı ve beslenmesi açısından temel öneme sahip bir alanda faaliyet göstermenin, güvenilirliği bir tercihten öte, vazgeçilmez bir yükümlülük haline getirdiğinin farkındayız. Sütaş olarak 50 yılı aşkın süredir bütün faaliyetlerimizi bu sorumluluk bilinciyle yürütüyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Çiftlikten Sofralara entegre iş modelimiz; kaliteyi, gıda güvenilirliğini, izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği işimizin bütününe taşıyor. Bugün aldığımız bu ödülü, yıllar içerisinde ortaya koyduğumuz bu yaklaşımın tüketicilerimiz nezdindeki değerli bir karşılığı olarak görüyoruz. Bize güvenen tüketicilerimize, bu değeri birlikte yarattığımız tüm çalışma arkadaşlarımıza, üreticilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum” dedi. MARKALAR 7 ANA BOYUT, 18 ALT KRİTER ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLDİ Türkiye’deki markaların güvenilirliğini ölçmek, itibar performanslarını ortaya koymak ve sektörler arasında karşılaştırmalı değerlendirme yapmak amacıyla gerçekleştirilen Trusted Brand 2026 Araştırması’nda markalar, yedi ana boyut ve 18 alt kriter üzerinden değerlendirildi. Bugüne kadar Türkiye’de bu alanda yapılan en geniş kapsamlı çalışma özelliğini taşıyan araştırma, tüketicilerin güvenini kazanan markaları görünür kılmayı, Türkiye’de güven odaklı marka yönetiminin gelişimine uzun vadeli katkı sağlamayı hedefliyor. Araştırma kapsamında markalar, adil, şeffaf, sorumlu ve hesap verebilir olmaları, güçlü bir liderlik sergilemeleri, toplumu anlamaları , topluma güven vermeleri, sürdürülebilir bir dünya için çaba göstermeleri, insanı önceliklendirmeleri ve çalışan mutluluğunu gözetmeleri gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege’den Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatı 9 Ayda 1,5 Milyar Doları Aştı Haber

Ege’den Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatı 9 Ayda 1,5 Milyar Doları Aştı

Son çeyrek asırda ihracat performansıyla öne çıkan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki ağırlığını artırıyor. Ağustos ayında son 12 aylık ihracatı ilk kez 2 milyar dolar barajını aşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, eylül ayında gerçekleştirdiği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında ilk kez ayın ihracat lideri oldu. Birlik, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artırarak 1 milyar 313 milyon dolardan 1 milyar 509 milyon dolara çıkardı ve yeni bir rekora imza attı. “Hedefimiz zirveye demir atmak” Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde ilk kez en fazla ihracat gerçekleştiren birlik olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, sektörün 25 yıllık dönüşümüne dikkat çekti. Demir, “2001 yılında 50 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde son sırada yer alan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz, bugün 2 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşan bir yapıya kavuştu. 2001 yılında Ege İhracatçı Birlikleri’nin toplam ihracatında yüzde 1,8 pay alıyorken günümüzde yüzde 15,3’e ulaştık. Bu başarı, üretim gücümüzün, ihracatçılarımızın girişimciliğinin ve uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğimizin sonucu. Eylül ayında elde ettiğimiz liderlik önemli bir kilometre taşı. Ancak hedefimiz zirveye çıkmakla yetinmeyip zirveye demir atmak. Bu başarıya katkı sağlayan tüm ihracatçılarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu. İhracatın lokomotifi su ürünleri Su ürünleri sektörünün ihracatın lokomotifi olmayı sürdürdüğünü belirten Demir, 2026 yılının ocak-eylül döneminde su ürünleri ihracatının 1 milyar 222 milyon dolara ulaştığını söyledi. Su ürünlerinin Birliğin toplam ihracatındaki payının yüzde 81'e yükseldiğini kaydeden Demir, levrek, çipura ve Türk somonunun uluslararası pazarlardaki güçlü konumunun ihracat performansına önemli katkı sağladığını vurguladı. Levrek ihracatı 531 milyon dolara ulaştı Türkiye’nin levrek ve çipura üretimi ile ihracatında dünya birincisi konuma geldiğini belirten Demir, Egeli ihracatçıların bu iki üründe göz kamaştırıcı başarıya imza attıklarını ifade etti. Demir, “2026 yılının ocak-eylül döneminde levrek ihracatımız yüzde 25 artışla 424 milyon dolardan 531 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin toplam 596 milyon dolarlık levrek ihracatının yüzde 89’unu Egeli ihracatçılarımız gerçekleştirdi. Çipura ihracatımız da 390 milyon dolara ulaşırken Türkiye’nin toplam çipura ihracatının yüzde 86’sını karşıladık. Türk somonu ihracatımız ise yüzde 24 artışla 176 milyon dolardan 216 milyon dolara çıktı” dedi. Yumurta ihracatında yüzde 79 artış Su ürünlerinin yanı sıra diğer ürün gruplarında da ihracat artışlarının yaşandığını belirten Demir, “Yumurta ihracatımız 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 79 artışla 71 milyon dolardan 128 milyon dolara yükseldi. Böylece yumurta, su ürünlerinin ardından en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün gruplarından biri oldu. Aynı dönemde kanatlı sektörümüz 93 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 27 milyon dolar, bal sektörümüz 10,6 milyon dolar, diğer ürün gruplarımız ise 24 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Tüm ürün gruplarımızın katkısıyla ihracatımızı 2027 yılında 2,3 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu. Rusya’ya su ürünleri, İtalya’ya yumurta, Irak’a kanatlı ürünleri ihraç ettik Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin su ürünleri ihracatında ilk sırayı 182 milyon dolarla Rusya Federasyonu alırken, Yunanistan, İtalya’yı geçerek 179 milyon dolarla ikinci sıraya yerleşti. İtalya ise, 175 milyon dolarlık Türk balıkları talebiyle listedeki güçlü konumunu korudu. Yumurta ihracatında İtalya 26 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, Polonya’ya yumurta ihracatı yüzde 704’lük rekor artışla 2 milyon 2,7 milyon dolardan 22 milyon dolara fırladı ve zirve ortağı oldu. Yumurta ihracatında üçüncü büyük pazar Birleşik Arap Emirlikleri’ne 17,8 milyon dolarlık yumurta ihraç edildi. Kanatlı ürünleri ihracatında Irak 14,8 milyon dolarla listenin birinci sırasında yer alırken, süt ürünleri ihracatımızda 3,3 milyon dolarlık tutarla Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öne çıktı. Bal ihracatının zirvesinde 5,5 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teksüt, Perakende Sektörünün Zirvesinde Yerini Alıyor Haber

Teksüt, Perakende Sektörünün Zirvesinde Yerini Alıyor

Türkiye Perakendeciler Federasyonu tarafından organize edilen ve sektörün en kapsamlı buluşması olan Perakende Zirvesi 2026 - Yerel Zincirler Buluşuyor Fuarı 09-10 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Teksüt, iki gün boyunca ziyaretçilere ürünlerini ve büyüyen ürün yelpazesindeki yenilikleri tanıtacak, sektör profesyonelleri ve iş ortaklarıyla bir araya gelecek. Teksüt, perakende sektöründeki iş birliklerine önem veriyor Teksüt Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Keleş perakende sektörünün en önemli buluşmasında yer almaktan mutlu olduklarını dile getirdi. Teksüt olarak perakende pazarını oluşturan oyuncular ile iş birliklerine önem verdiklerini dile getiren Murat Keleş daha önceki yıllarda olduğu gibi 2026 yılında da Perakende Zirvesi’ni destekleyen paydaşlardan biri olduklarının altını çizdi. Müşterimizin olduğu her yerde olmaya özen gösteriyoruz Murat Keleş Teksüt olarak 70 yılı geride bırakan Türkiye’nin en köklü şirketlerinden biri olduklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Perakende sektörünün en rekabetçi alanlarından biri olan süt ve süt ürünleri sektöründe müşterilerimize en iyi ve kaliteli ürünleri sunmak için çalışıyoruz. Arkamızda 70 yıllık bir deneyim ve müşterilerimizin bize olan güveni var. Perakendenin zirvesinde iş ortaklarımız, sektör profesyonelleri ile bir arada olmak heyecan verici. Hem gelişmeleri yakından görme olanağı buluyoruz hem de kendi bünyemizdeki gelişmeleri paylaşma fırsatı yakalıyoruz. Teksüt olarak bu zirveyi paydaşlarımızla bir araya gelmek, trendleri takip etmek, yeni iş birlikleri geliştirmek ve müşterilerimize daha fazla değer sunacak çözümler üretmek için bir fırsat olarak görüyoruz. Elde ettiğimiz veriler satış ve pazarlama stratejilerimizi güçlendirirken büyüme hedeflerimize de katkı sağlıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sütaş, Pakistan’daki Yatırımlarını Büyütmek İçin Yeni Bir Adım Atıyor Haber

Sütaş, Pakistan’daki Yatırımlarını Büyütmek İçin Yeni Bir Adım Atıyor

Sütaş, Pakistan süt sektörünün potansiyeline ve ülkedeki uzun vadeli büyüme fırsatlarına duyduğu güven doğrultusunda yatırımda yeni bir adım atıyor. 2018 yılında Nishat Grubu ile yüzde 50-50 ortaklıkla kurulan Nishat Sütaş Dairy Limited’de Nishat Grubu’na ait hisselerin tamamını satın almak üzere mutabakata varıldı. İşlemin gerekli onayların alınması ve nihai sözleşmelerin imzalanmasının ardından tamamlanması öngörülüyor. Hisse devrinin tamamlanmasıyla birlikte Faisalabad’da bulunan süt ve süt ürünleri üretim tesisi ve Milkfields markasıyla yürütülen faaliyetler Sütaş yönetiminde devam edecek. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Pakistan’daki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2018 yılında Nishat Grubu ile çıktığımız bu yolda, Sütaş’ın sütçülük alanındaki bilgi ve deneyimi ile Nishat Grubu’nun Pakistan deneyimini bir araya getirdik. Birlikte Pakistan’da önemli bir yatırım gerçekleştirdik. Nishat Grubu’nun bugüne kadar verdiği destek ve katkılar için teşekkür ediyor, dostluğumuzun ve güçlü ilişkilerimizin bundan sonra da devam edeceğine inanıyoruz. Pakistan’a ve Pakistan süt sektörünün potansiyeline inanıyoruz. Sütçülük alanındaki 50 yılı aşkın deneyimimiz ile dost ve kardeş ülke Pakistan’da süt sektörünün gelişmesine ve Pakistan tüketicilerinin sağlık ve mutluluğuna katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatlarını 25 Yılda 40 Kat Büyüttüler Haber

İhracatlarını 25 Yılda 40 Kat Büyüttüler

2001 yılında 50 milyon dolar ihracat hacmine sahip olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 25 yılda ihracatta 40 kat büyüyerek 2 milyar doları aşma mutluluğunu yaşadı. ESÜHMİB Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 50’sini tek başına gerçekleştirerek çifte mutluluk yaşadı. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 2 milyar doları geçen ilk gıda birliği oldular Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 5 yıldır gıda ihracatında lider olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, EİB bünyesinde 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan ilk gıda ihracatçı birliği oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, son 1 yıllık dönemde ihracatlarını yüzde 13,5’luk artışla 1 milyar 763 milyon dolardan 2 milyar 1 milyon dolara yükselttiklerini, yüzde 13,5’luk artış hızıyla da 12 ihracatçı birliği arasında ihracatının en çok artıran birlik olduklarını vurguladı. İhracatta aslan payı su ürünlerinin İhracat rekoruna en büyük katkıyı 1 milyar 596 milyon dolarla dolarla su ürünleri sektörünün verdiğini paylaşan Demir, “Su ürünleri sektörümüz toplam ihracatımızın yüzde 80’ini gerçekleştirdi. Levrek 682 milyon dolarla ihracatımıza en büyük katkısı sağlamayı sürdürdü. Çipura 524 milyon dolar, Türk somonu 253 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Yumurta sektörümüz 169,5 milyon dolar, kanatlı sektörümüz 137,5 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 39,5 milyon dolar ve bal sektörümüz 15,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. 14 Ağustos 2025 -13 Ağustos 2026 aralığında ihracat yaptıkları ülke sayısının 118’den 122’ye yükseldiğini aktaran Başkan Demir şöyle devam etti: “İtalya 255 milyon dolarlık ihracatla birinci ülke oldu. Geçen yıl birinci olan Rusya bu yıl 241 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşti. Üçüncü sırada ise 236 milyon dolarla Yunanistan yer aldı. Bu ülkeleri Hollanda, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Irak, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya izledi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıdada Kritik Süre Bir Saate İniyor! Haber

Gıdada Kritik Süre Bir Saate İniyor!

Hava sıcaklıklarının yükselmesi, özellikle et ve süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, pişmiş yemekler ve soğuk mezelerde mikroorganizmaların çoğalması için uygun koşullar oluşturuyor. Yaz aylarında market alışverişinden eve teslimata, piknik sofralarından açık büfelere kadar uzanan süreçte soğuk zincirin korunması, gıda kaynaklı enfeksiyonların önlenmesinde büyük önem taşıyor. “Soğuk zincirin son halkası tüketicinin mutfağı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda güvenliğinin üretimden tüketime uzanan kapsamlı bir sorumluluk alanı olduğunu ve soğuk zincirin son halkasını tüketicinin mutfağının oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Gıda sanayisi, üretim tesislerinden depolama ve dağıtım süreçlerine kadar her aşamada hijyen, izlenebilirlik ve kalite standartlarını gözeten kapsamlı bir sistem içinde faaliyet gösteriyor. Ancak ürünün güvenli yolculuğu satış noktasıyla sona ermiyor. Marketten eve taşıma, buzdolabında saklama, hazırlama ve servis koşulları da bu zincirin korunmasında belirleyici rol oynuyor” Sidar, TÜGİS’in bu alandaki çalışmalarına da değinerek, “Alanındaki bilimsel gelişmeleri yakından izleyen, sahip olduğu uzmanlıkla sektörümüze ve kamuoyuna yol gösteren TÜGİS Bilim Kurulu’nun katkılarıyla gıda güvenliğine ilişkin doğru ve güvenilir bilgileri toplumun geniş kesimlerine ulaştırmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. 32 derecenin üzerinde kritik süre bir saate iniyor Hava sıcaklığının 32 dereceyi aştığı otomobil, piknik alanı, plaj ve açık hava ortamlarında ise bu süre bir saate kadar düşüyor. TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, sıcak havalarda gıdanın görünümünde ya da kokusunda herhangi bir değişiklik oluşmadan da mikroorganizmaların çoğalabileceğine dikkat çekti. Yaz aylarında yalnızca hangi gıdanın tüketildiğine odaklanmanın yeterli olmadığını kaydeden Artık, “Gıdanın ne kadar süre ve hangi sıcaklıkta beklediği de belirleyici rol oynar. Özellikle et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri, pişmiş yemekler ve kesilmiş meyveler sıcak ortamda uzun süre tutulmamalıdır. Hava sıcaklığının 32 derecenin üzerine çıktığı koşullarda bir saat, gıda güvenliği açısından kritik sınır olarak kabul edilmelidir. Bu sürenin aşıldığı kolay bozulan gıdalar yeniden soğutulmamalı ve tüketilmemelidir” dedi. Araçta geçen süre riski artırıyor Sıcak havalarda soğuk zincirin marketten çıktıktan sonra da korunması gerekiyor. Yaz aylarında araçların kısa süre içinde gıdalar açısından elverişsiz bir ortama dönüşebildiğini belirten Artık, “Soğuk ürünlerin araçta bekletilmesi, özellikle alışveriş sonrasında başka işlerin yapılması veya ürünlerin uzun süre bagajda bırakılması soğuk zinciri kesintiye uğratabilir.” dedi. Paket servisle gelen yemeklerin de teslim alındıktan sonra uzun süre oda sıcaklığında bırakılmaması gerektiğini ifade eden Artık, hemen tüketilmeyecek ürünlerin kısa sürede soğutulmasını ve buzdolabında muhafaza edilmesini önerdi. Gıdanın kötü kokmaması güvenli olduğu anlamına gelmiyor Salmonella, Listeria ve E. Coli gibi hastalık yapıcı bakterilerin bulunduğu gıdaların her zaman kötü koku, renk değişikliği veya farklı bir görünümle kendini belli göstermediğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Artık, görünüşü normal olan bir gıdada da hastalık yapıcı mikroorganizmaların bulunabileceğini vurguladı. Pişen yemeklerin büyük tencere içinde uzun süre soğumaya bırakılmaması gerektiğini belirten Artık, “Artan yemekler için küçük ve sığ kaplara bölünerek kısa sürede buzdolabına kaldırılmalıdır. Yeniden tüketilecek yemeklerin yalnızca yüzeyi ısıtılmamalı, tamamının yeterli sıcaklığa ulaşması sağlanmalıdır. Güvenli saklama süresi konusunda tereddüt yaratan gıdalar tadına bakılarak kontrol edilmemelidir” ifadelerini kullandı. Çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin gıda kaynaklı enfeksiyonlardan daha ağır etkilenebildiğini hatırlatan Artık, ishal, ateş, kusma, şiddetli karın ağrısı veya sıvı kaybı belirtilerinin görülmesi hâlinde sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyledi. TÜGİS hakkında: Ülkemizin ilk işveren sendikalarından TÜGİS, aynı zamanda Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyesidir. Üyeleri arasında ülkemizin önde gelen üreticilerinin yer aldığı TÜGİS, yarım asrı aşkın süredir Türk gıda sanayiinin gelişmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması adına öncü çalışmalara imza atmaktadır. TÜGİS, faaliyetlerine başladığı 1961 yılından bu yana sosyal diyaloğa, çalışma barışına ve gıda sanayiinin gelişimine kesintisiz katkıda bulunan yenilikçi bir sivil toplum örgütüdür. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı’nın Üretim Ölçeği İSO Listelerine Üç Şirketle Yansıdı Haber

Matlı’nın Üretim Ölçeği İSO Listelerine Üç Şirketle Yansıdı

Proyem İSO 500’de 152’nci, Keskinoğlu 160’ıncı sıraya yerleşirken, Yörsan İSO İkinci 500’de 47 basamak yükselerek 175’inci sırada yer aldı. Temelleri 1965 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde atılan Matlı Şirketler Grubu; üretim tesisleri, tedarik ağı, Ar-Ge merkezleri, ulusal markaları ve 81 ile ulaşan bayi yapılanmasıyla tarımsal ham maddeden nihai ürüne, üretimden markalaşmaya uzanan bütünleşik sanayi yapısıyla Türkiye’nin önde gelen gıda grupları arasında yer alıyor. Grubun ulaştığı üretim ölçeği, İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu ve İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmalarına üç şirketle yansıdı. Üretim zincirinin üç önemli halkası listelerde Matlı Şirketler Grubu bünyesinde yem üretimi alanında faaliyet gösteren Proyem, İSO 500’de 152’nci sırada yer aldı. Piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda üretimi gerçekleştiren Keskinoğlu ise listede 160’ıncı oldu. Süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösteren Yörsan, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesine 175’inci sıradan girdi. Böylece Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan besleme, yumurta ve piliç eti ile süt ve süt ürünlerindeki üretim kapasitesi, İSO araştırmalarında üç ayrı şirketle karşılık buldu. Yörsan bir yılda 47 basamak yükseldi Matlı Şirketler Grubu’nun 2022 yılında bünyesine kattığı Yörsan, İSO İkinci 500’deki yükselişiyle öne çıktı. Geçen yıl listeye ilk kez 222’nci sıradan giren Yörsan, bu yıl 47 basamak ilerleyerek 175’inci sıraya yerleşti. Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasının ardından ürünler 2023 yılında tüketicilerle buluşturuldu. Üretim altyapısına, dağıtım ağına, ürün portföyüne ve marka iletişimine yönelik çalışmalarla desteklenen Yörsan, Susurluk’taki tesisinde günlük 1.500 ton çiğ süt işleme kapasitesine sahip bulunuyor. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda kaydettiği yükseliş, köklü bir markanın yeniden üretimle buluşturulmasının ve yapılan yatırımların sanayi performansına yansıması açısından önem taşıyor. Proyem’in İSO 500 yolculuğu 2017’de başladı Matlı Şirketler Grubu’nun yem üretimindeki ana kuruluşu Proyem’in İSO 500 yolculuğu, ilk kez yer aldığı 2017 yılı listesiyle başladı. Proyem, bu yıl elde ettiği 152’ncilikle grubun İSO 500’de en üst sırada yer alan şirketi oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim tesisleriyle faaliyet gösteren Proyem, Matlı Şirketler Grubu’nun tarımsal ham madde, hayvan besleme, hayvancılık ve gıda üretimi arasındaki bağlantıyı kuran temel unsurlarından birini oluşturuyor. Keskinoğlu Matlı bünyesinde 160’ıncı sırada İSO 500’de 2021 yılından bu yana yer alan Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu bünyesinde açıkladığı son sonuçla listede 160’ıncı sıraya yerleşti. Matlı Şirketler Grubu’nun 2023 yılında bünyesine kattığı Keskinoğlu; piliç eti, sofralık yumurta, pastörize yumurta, ileri işlenmiş gıda ve ambalaj üretimine uzanan entegre yapısıyla faaliyet gösteriyor. Keskinoğlu’nun üretim altyapısı ile Proyem’in hayvan besleme alanındaki birikiminin aynı sistem içerisinde buluşması, grubun gıda değer zincirindeki üretim kapasitesini destekliyor. Özer Matlı: “İSO sonuçları üretim sistemimizin ortaya çıkardığı somut bir karşılıktır” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İSO sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün 29 şirketimizle tarımdan yeme, hayvancılıktan gıdaya, lojistikten enerji ve hizmet alanlarına uzanan geniş bir üretim sistemi yönetiyoruz. Proyem ve Keskinoğlu’nun İSO 500’de, Yörsan’ın ise İSO İkinci 500’de yer alması, yaptığımız yatırımların ortaya çıkardığı somut bir karşılıktır.” “Proyem’in üretimdeki köklü birikimi, Keskinoğlu’nun entegre yapısı ve Yörsan’ın bir yılda 47 basamak yükselmesi, farklı alanlarda yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını gösteriyor. Bünyemizde yer alan şirketlerimizi üretim, teknoloji, dağıtım, istihdam ve marka yatırımlarıyla geliştirmeyi önemsiyoruz.” Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasına ayrıca değinen Özer Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yörsan’ı bünyemize kattığımızda köklü bir değeri yeniden tüketiciyle buluşturmak üzere kapsamlı bir çalışma başlattık. Üretim hatlarını devreye aldık, istihdam oluşturduk, dağıtım yapısını geliştirdik ve markamızı yeniden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselmesi, gerçekleştirdiğimiz çalışmaların üretim performansına yansıdığını ortaya koyuyor.” “Bizim için ölçek yalnızca şirket ya da tesis sayısıyla ifade edilmiyor. Oluşturduğumuz istihdam, birlikte çalıştığımız tedarikçiler, ülke geneline ulaşan bayi ağımız ve faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde ortaya çıkan ekonomik değer, ekosistemimizin asıl karşılığını oluşturuyor. Ar-ge ve inovasyona, üretime, teknolojiye, insan kaynağına ve markalarımıza yatırım yapmayı sürdüreceğiz.” 29 şirketle Türkiye’nin yedi bölgesinde Matlı Şirketler Grubu bugün 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ilde 1.000’i aşkın bayisiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine; tarımsal ham madde tedarikinden lojistik, depolama ve dağıtıma kadar farklı süreçleri aynı yapı içerisinde yöneten Matlı Şirketler Grubu’nun üretim ölçeği, Proyem, Keskinoğlu ve Yörsan’ın İSO listelerindeki sonuçlarıyla bir kez daha ortaya kondu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılarından 2026’nın İlk Yarısında 949 Milyon Dolar İhracat  ​​​​​​​ Haber

Egeli Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılarından 2026’nın İlk Yarısında 949 Milyon Dolar İhracat  ​​​​​​​

Türkiye'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yarısını tek başına gerçekleştiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, sektörün ihracattaki lokomotif gücü olmayı sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2025 yılında 4,04 milyar dolarlık ihracata ulaştığını açıklayarak, “Birliğimiz ise 1,84 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye toplam ihracatının yaklaşık %45,5'ini tek başına gerçekleştirdi. 2026 yılının ilk altı ayına baktığımızda da bu güçlü performansın devam ettiğini görüyoruz. Türkiye genelinde sektörümüz 1 milyar 904 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, Birliğimiz yüzde 16 artışla 949 milyon dolar ihracata ulaştı. Böylece ülkemiz sektör ihracatının yarısı yine Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirildi.” dedi. Türkiye geneli su ürünleri ihracatı yükselişini sürdürdü Türkiye geneli su ürünleri ihracatının ihracat birim fiyatlarındaki artışın da etkisiyle %14 artarak 1 milyar 110 milyon dolara ulaştığını söyleyen Başkan Demir, “Yumurta sektörümüz, kota artışı ve kuş gribi kaynaklı ihracatta yaşanan kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte %70 artışla 287 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Buna karşılık kanatlı eti ihracatı uygulanan kısıtlamalar nedeniyle %41 azalarak 200 milyon dolara, süt ve süt ürünleri ihracatı ise artan maliyetler nedeniyle dünya fiyatları ile rekabet şansımız azaldığından %19 düşüşle 153 milyon dolara geriledi. Bal ihracatımız da %5 düşüşle 15 milyon dolar olarak gerçekleşti.” diye konuştu. Ege’de yumurta ihracatı sıçrama yaptı: yüzde 131 artış Ufuk Atakan Demir, “Birliğimiz özelinde ise; su ürünleri ihracatımız %14 artışla 755 milyon dolara ulaştı ve Türkiye'nin toplam su ürünleri ihracatının %68'i Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirildi. Yumurta ihracatımız %131 artışla 98 milyon dolara yükselirken; Kanatlı eti ihracatımız %19 azalışla 53 milyon dolar, süt ve süt ürünleri ihracatımız %31 azalışla 17 milyon dolar, bal ihracatımız ise %3 düşüşle 7 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektörümüz uzun yıllardır birçok önemli sorunla mücadele ediyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve yeni pazarlara ulaşmaya devam ediyor. Bu süreçte özellikle veteriner sağlık sertifikası bulunmayan ülkelere ihracatın önünün açılması amacıyla diplomatik ve teknik girişimlerimizi sürdürüyoruz.” dedi. Hedef 2026 sonunda 2 milyar dolar ihracat Başkan Demir, Türkiye genelinde su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2026 yılı ihracat hedefinin 4,3 milyar dolar, 2030 hedefinin ise 5 milyar dolar olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Birliğimiz olarak 2026 yılı sonunda 2 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı hedefliyoruz. Su ürünleri özelinde ise Türkiye'nin ihracat hedefi 2027 yılında 2,7 milyar dolar, 2030 yılında ise 3,5 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Bu hedeflere ulaşabilmek için yılın ikinci yarısında da yoğun bir uluslararası tanıtım programı yürütmeye devam edeceğiz. Eylül ayından itibaren Singapur'da düzenlenecek Dünya Yumurta Konferansı'nda, İspanya'daki Conxemar Fuarı'nda, Fransa'daki SIAL Paris Fuarı'nda, Çin Fisheries & Seafood Expo ve China International Import Expo'da sektörümüzü temsil edeceğiz. Bunun yanında Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi'nde, ülkemizi temsil ettiğimiz FEAP Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin tek su ürünleri ihtisas fuarı olan Future Fish'te ve 7. Yumurta Zirvesi'nde de aktif olarak yer alacağız.” Turkish Seafood markası dünya sofralarında güçleniyor Ufuk Atakan Demir, “Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz TURQUALITY projeleri kapsamında Türk gıda ürünlerinin küresel marka değerini artırmaya yönelik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Özellikle ABD pazarında düzenlediğimiz etkinliklerle Türk lezzetlerini şeflere, satın almacılara, sektör profesyonellerine ve tüketicilere tanıtıyoruz. Ege, İstanbul ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri iş birliğiyle yürüttüğümüz Turkish Seafood TURQUALITY Projesi kapsamında da yalnızca Türk su ürünlerinin tanıtımına odaklanan kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. Seafood Expo Global Barcelona, Seafood Expo North America Boston ve Amsterdam Private Label Show gibi dünyanın en prestijli fuarlarında tadım etkinlikleri düzenlediklerini vurgulayan Demir, dünyaca ünlü şefler ve influencer'larla iş birlikleri gerçekleştirdiklerini dijital iletişim çalışmaları yürüttüklerini ve uluslararası sektör yayınlarında Turkish Seafood markasını görünür kıldıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.