Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suudi Arabistan

Kapsül Haber Ajansı - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı Haber

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı

Allianz Trade, Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi (Collection Complexity Score and Rating) Raporunun 4’üncü baskısını yayınladı. Rapor, küresel GSYİH ve ticaretin yüzde 90'ını temsil eden 52 ülke ekonomisinde şirketlerin alacaklarını tahsil etmesinin ne kadar kolay veya zor olduğuna dair net bir değerlendirme sunuyor. Ticari alacak sigortası alanında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre, küresel tahsilat zorluğu 100 üzerinden 47,2 ile “yüksek” seviyeye ulaştı. Türkiye’de uluslararası tahsilat zorluklarında son dört yılda iyileşme kaydedildi Allianz Trade’in raporuna göre; 2022 yılında borç tahsilatının en zor yapıldığı ülkeler arasında 13’üncü sırada yer alan Türkiye, 2026 değerlendirmesinde 52 ülke arasında 27’nci sıraya düştü. 2022 yılında uluslararası tahsilat zorluğunun “çok yüksek” olduğu Türkiye’de son dört yılda mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemelerinde kaydedilen iyileşmelerle tahsilat zorlukları “yüksek” dereceye geriledi. Uluslararası tahsilat zorlukları bakımından uzun alacak vadeleri gibi ödemelere ilişkin sıkıntılar Türkiye’de en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Öte yandan raporda, Türk şirketlerin en çok ihracat yaptığı 20 ülke arasında alacaklarını en zor tahsil ettikleri ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin olarak öne çıkıyor. Küresel tahsilat zorluğu biraz azalıyor, ancak borç tahsilatı şirketler için başlıca sorunlardan biri olmaya devam ediyor Raporun tahsilat zorluğu skoru dört dereceden oluşuyor: 40’ın altında “Belirgin”, 40 ile 50 arasında “Yüksek”, 50 ile 60 arasında “Çok Yüksek” ve 60'ın üzerinde “Ciddi”. Küresel ortalamanın 47,2 olduğu ve 100 üzerinden 49 olan 2022 raporuna göre biraz daha düşük olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre risk dağılımı da daha dar bir alana yayıldı. Tahsilat zorluğunun 2022'deki yüzde 16'ya karşı yüzde 15 olarak “ciddi” ve 2022'deki yüzde 29'a karşı yüzde 21 ile “çok yüksek” derecede olduğu ülke sayısının toplam içindeki oranı azalırken, 2022'deki yüzde 24'e karşı yüzde 29 ile “yüksek” ve 2022'deki yüzde 31'e karşı yüzde 35 ile “belirgin” derecede olduğu ülke oranında artış kaydedildi. Ancak, dünya çapında ticari iflasların yüksek seviyelerde seyretmesi ve değişen ticaret akışları, korumacı devlet politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan dijital riskler nedeniyle küresel parçalanmanın derinleşmesiyle birlikte alacak tahsilatının şirketler, özellikle de ihracatçılar için giderek daha da zorlaştığına da raporda dikkat çekildi. Allianz Trade Yönetim Kurulu, Kredi İstihbaratı, Reasürans ve Kefaletten Sorumlu Üyesi Fabrice Desnos şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası ticari alacaklarının yüzde 48'inin, tahsilat zorluğu “Çok Yüksek” (%22’si) veya “Ciddi” (%26’sı) düzeyde olan ülkelerde bulunduğunu tahmin ediyoruz. 2022 ile karşılaştırıldığında, +1 puan sınırlı bir artış anlamına geliyor olsa da küresel ticaretin genişlemesi nedeniyle mutlak değer olarak bakıldığında 1,1 trilyon ABD dolarına ulaşan önemli bir rakama tekabül ediyor. İflaslar, hâlâ tüm bölgelerde tahsilat zorluğunun başlıca nedenlerinden biri. Orta Doğu'da tahsilat zorluğunun ana nedeni olarak yerel ödeme uygulamaları öne çıkarken, Batı Avrupa'da mahkeme süreçleriyle ilgili karmaşıklıklar Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika'ya göre daha az yaşanıyor. Bu yapısal faktörler nedeniyle, uluslararası alacak tahsilatı dünya çapında zor bir süreç olmaya devam ediyor.” Suudi Arabistan, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri, borç tahsilatı açısından en zor pazarlar Raporda; yerel ödeme uygulamaları, mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemeleri dikkate alındığında, Almanya, Hollanda ve Portekiz'in uluslararası borçların en kolay tahsil edildiği üç ülke olduğu, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE'nin ise en zorlu ülkeler olmaya devam ettiği belirtiliyor. Allianz Trade Grup Alacak ve Tahsilat Müdürü Pascal Personne bu durumu şöyle açıklıyor: “Uluslararası borç tahsilatı, Suudi Arabistan’da Almanya'ya göre neredeyse üç kat daha zor… Ancak, uluslararası tahsilat açısından Almanya’da da hiç zorluk olmadığı söylenemez. Bu bağlamda, gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan pazarlar arasında hâlâ fark olsa da özellikle de Asya'da bu fark zamanla giderek azalıyor. Çoğu gelişmiş ekonomide “belirgin” bir düzeyde tahsilat zorluğu var. Tahsilatın ortalama olarak en zor olduğu iki bölge ise Orta Doğu ve Afrika.” Yeni Nesil Ticaret Merkezlerinde iş yapmak seçicilik gerektiriyor Raporda yer verilen bilgilere göre; küresel ticaret sistemindeki yapısal değişimlerle birlikte yeni ticaret merkezleri yeni ticaret rotalarının bağlantı noktaları haline geliyor ve ayrıca yeni üretim merkezleri de ortaya çıkıyor. Ancak, bu pazarlar cazip olmalarına rağmen, söz konusu pazarlara ihracat yapanlar için mevcut ülke risklerine ek olarak alacak tahsilatı zorluklarının da devam ettiği raporda belirtiliyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle jeopolitik gelişmeler, korumacılık politikaları ve iklim değişikliğinin etkileriyle bölünmüş bir dünyada, küresel ticaretin kendine yeni yollar oluşturduğunu söylüyor. “BAE, Vietnam ve Malezya gibi yükselen “Yeni Nesil Ticaret Merkezleri”, ortalama 62 puanlık “Ciddi” düzeyde tahsilat zorluğuna sahip. Bu pazarlar mevcut bağlamda giderek daha kritik hale gelirken söz konusu pazarlarda iş yapmayı ve ticaretini artırmayı düşünenlerin seçici davranması ve sıkı alacak takibinin yapıldığı, iyi bir kredi yönetimi anlayışına sahip olması gerekiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teksüt Gulfood 2026’da Yeni Pazarlar ve Yeni Ürünlerle Sahneye Çıkıyor Haber

Teksüt Gulfood 2026’da Yeni Pazarlar ve Yeni Ürünlerle Sahneye Çıkıyor

Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen ticaret hacmini geliştirmek, ihracattan elde edilen payı artırmak için düzenli bir şekilde çalıştıklarını paylaştı. Uluslararası fuarlar başta olmak üzere iş birliğine yönelik fırsatları değerlendirmeye özen gösterdiklerini aktardı. Bölgede Birleşik Arap Emirlikleri, Libya, Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan gibi ülkelere ihracat yaptıklarını sözlerine ekleyen Özmen fuarları yeni ürünleri keşfetmek, sektör oyuncularıyla bağlantı kurmak, yiyecek ve içecek endüstrisinin geleceğini şekillendiren trendleri ve yenilikleri takip etmek için önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirtti. Yurtdışı fuarlarda hem yurtiçi hem de yurtdışı pazar dinamiklerini değerlendirme ve kıyaslama fırsatı bulduklarının altını çizdi. Özmen açıklamalarına şöyle devam etti: “Amacımız, Türkiye’de edindiğimiz tecrübe ve kalitemizle başta yakın coğrafyalar olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve Ortadoğu ülkelerine ülkemizin süt ve süt ürünlerini tanıtmak. Her geçen gün Teksüt lezzetini daha çok kişiye ulaştırmayı hedefliyoruz. Sütten beyaz peynire, ayrandan krem peynire kadar farklı ürünlerimiz Körfez ülkelerinde tüketiciler tarafından beğeniyle karşılanıyor. Uluslararası standartlarda üretim yaparak dünya sofralarına kaliteli ve güvenilir süt ürünleri sunmaktan gurur duyuyoruz. Uluslararası fuarlar, yenilikçi ürünlerimizi tanıtmak ve küresel iş birliklerimizi güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor.” 26 Ocak’ta başlayacak ve 30 Ocak’a kadar devam edecek olan Gulfood Fuarı’na 10. kez katılacak olan Teksüt bölgede hem perakende hem de otel, restoran ve catering (HoReCa) sektörüne yönelik ürünleriyle ilgi görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu! Haber

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu!

Türkiye ihracatının "değişmez şampiyonu" otomotiv endüstrisi, 2025 yılında bir önceki yıla göre %11,6’lık büyüme kaydederek toplam 41,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu sonuçla otomotiv sektörü, son 20 yılın 19’unu lider olarak tamamlayarak kırılması güç bir rekora imza attı. 2025 Yılı İhracat Karnesi: Segment Bazlı Performans Sektörün başarısında sadece binek otomobiller değil, ağır vasıta ve tedarik endüstrisindeki devasa ivme de etkili oldu. Özellikle çekici ihracatındaki %54'lük artış, sektörün katma değerli üretim gücünü ortaya koydu. Ürün Grubu 2025 İhracat Tutarı Değişim Oranı (%) Tedarik Endüstrisi 15,7 Milyar $ +%6 Binek Otomobiller - +%4 Eşya Taşımaya Mahsus Araçlar - +%28 Otobüs-Minibüs-Midibüs - +%30 Çekiciler - +%54 Pazar Analizi: Almanya Zirvede, Suudi Arabistan Sürprizi Türkiye'nin otomotiv ihracatında en büyük rotası yine Avrupa Birliği oldu. 2025 yılında AB ülkelerine yapılan ihracat 30,1 milyar dolar seviyesine ulaşarak toplam ihracattan %72,5 pay aldı. Almanya Liderliğini Korudu: Almanya'ya yapılan ihracat %36 artarak 6,6 milyar dolara ulaştı. Aralık Ayının Yıldızı Fransa: 2025'in son ayında en fazla ihracat 690 milyon dolarla Fransa'ya yapıldı. Dikkat Çeken Artışlar: Aralık ayında Suudi Arabistan'a yapılan ihracat %461, Avusturya'ya ise %55 oranında arttı. Düşüş Yaşanan Pazarlar: Rusya (%52) ve Hollanda (%16) pazarlarında ise yıl genelinde gerileme görüldü. OİB Başkanı Baran Çelik: "Yeşil Dönüşüme Adaptasyon Başarıyı Getirdi" Başarıyı değerlendiren OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Avrupa pazarındaki değişimlere dikkat çekti: "En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği'ndeki yeşil ve dijital dönüşüme hızlı adaptasyonumuz, bu başarının temel taşını oluşturdu. Katma değeri yüksek üretim gücümüzle küresel ticaretteki rekabetçi yapımızı koruyoruz. 2026 yılında da ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlamaya devam edeceğiz." Aralık 2025: Yılın "Altın" Kapanışı Yılın son ayında otomotiv ihracatı %8 artarak 3 milyar 761 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülke genel ihracatından %16,2 pay alan sektör, Aralık ayını da şampiyonluk kürsüsünde tamamladı. Aralık ayında tedarik endüstrisi %18, otobüs grubu ise %35 artış göstererek yılın genel trendini destekledi.

Geleceğin Sanayisi Suudi Arabistan’da Şekillendi Haber

Geleceğin Sanayisi Suudi Arabistan’da Şekillendi

Suudi Arabistan, küresel sanayide güçlü bir konum edinme yolunda tarihi bir adım atarak, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı, Deutsche Messe ve Riyadh Exhibitions Company iş birliğiyle Riyad'da 1-3 Aralık tarihleri arasında ilk kez düzenlenen, “Teknolojiyle Geleceği Güçlendirmek” temalı Suudi Arabistan Endüstriyel Dönüşüm Fuarı başarıyla tamamlandı. Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bandar Alkhorayef, fuar kapsamında otomasyon ve ileri teknoloji çözümleri konusunda uzmanlaşmış global şirketlerin üst düzey yöneticileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde, Krallık'taki yatırım olanakları, akıllı üretim teknolojilerinin yerelleştirilmesi, yarı iletken üretimi, endüstriyel inovasyonun desteklenmesi ve iş gücü gelişimine yönelik başlıklar görüşmelerin gündem maddelerini oluşturdu. İleri teknolojileri hızlandırmak için stratejik girişimler başlatıldı Bakanlık fuar sırasında, Krallığın endüstriyel dönüşümünü desteklemek ve ileri teknolojileri hızlandırmak için stratejik girişimler de başlattı. Bu doğrultuda, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ile yürütülen iş birliği kapsamında, uygulamalı araştırmaları güçlendirmek ve endüstriyel inovasyonu yerelleştirmek amacıyla, Yenilikçi Endüstriyel ve Madencilik Ürünleri Programı Platformu başlatıldı. Ayrıca, girişimcilerin özel dijital modelleme ve üretim programları aracılığıyla eklemeli üretim pazarına erişimini kolaylaştıran yeni bir girişim de duyuruldu. Girişimler kapsamında, İleri İmalat ve Üretim Merkezi (AMPC) bünyesinde yer alan üniversitelere ve yetkinlik merkezlerine tahsis edilmek üzere, toplam değeri 4 milyon SAR olan çeşitli endüstriyel robotların temin edilmesi de kapsam dâhiline alındı. Bu robotlar; uygulamalı eğitimi güçlendirmeyi, Ar–Ge faaliyetlerini desteklemeyi ve inovasyonu teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu girişim, AMPC ile Çinli Virtual Mind Holding (VMH) arasında kurulan stratejik ortaklığın bir parçası olarak hayata geçirildi. Bakanlık ayrıca kâr amacı gütmeyen Makine ve Ekipman Derneği (Machinery and Equipment Association) kuruluşunun faaliyete geçirildiğini duyurdu. Fuar kapsamında imzalanan iş birlikleriyle teknolojilerin yerelleştirilmesi amaçlanıyor Fuar kapsamında, yerel ve uluslararası kamu ile özel sektör kuruluşları arasında çok sayıda önemli anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Bu iş birlikleri; ileri üretim, teknoloji, tedarik zincirleri, Ar-Ge ve endüstriyel hizmetler gibi alanlarda ortak çalışmaları güçlendirmeyi, endüstriyel yatırım fırsatlarını geliştirmeyi ve Krallık’ta ileri teknolojilerin yerelleştirilmesini desteklemeyi amaçlıyor. Operasyonel kalite alanında mükemmelliğe ulaşan 36 Suudi fabrikaya ödül Bakanlık ayrıca AMPC tarafından verilen Dördüncü Sanayi Devrimi Çözümleri Ödülü'nü almaya hak kazanan şirketleri onurlandırırken, 2025 Kalite Ödülleri kapsamında uluslararası ISO standartlarını karşılayarak, operasyonel kalite alanında mükemmelliğe ulaşan 36 Suudi fabrikayı da ödüllendirdi. Tören kapsamında, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanındaki yenilikçi çalışmalarıyla öne çıkan Microsoft Akıllı Üretim Ödülü’nün (MIMA) kazananları da açıklandı. Konferansta 16’dan fazla oturum gerçekleşti Fuar kapsamında gerçekleşen konferans, Suudi Arabistan ve yurt dışından 50'den fazla konuşmacının katılımıyla 16'dan fazla panel oturumu ve atölye çalışmasından oluşan kapsamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Oturumlarda akıllı üretimdeki küresel eğilimler, yetenek geliştirme stratejileri ve yeni teknolojilere yönelik yatırım fırsatları da ele alındı. Fuar ayrıca ileri endüstriler, yapay zekâ, endüstriyel IoT, akıllı tedarik zincirleri, otomasyon ve dijitalleştirme çözümleri alanlarında uzmanlaşmış 266'dan fazla şirketi bir araya getirerek, güçlü bir uluslararası katılımın oluşmasına katkı sağladı. Hannover Messe’nin küresel fuar ağının bir parçası olarak konumlanan Suudi Arabistan Endüstriyel Dönüşüm Fuarı, bölgede bu ölçekte düzenlenen ilk etkinlik olarak öne çıkıyor. Fabrikaları, ileri üretim teknolojileri sunan uluslararası sağlayıcılarla buluşturarak ülkenin sanayi dönüşümüne ivme kazandıran fuar, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda bölgesel ve küresel bir sanayi merkezi olma iddiasını daha da pekiştiriyor.

Koton’un Yeni Konsept Mağazası Capitol AVM’de Açıldı Haber

Koton’un Yeni Konsept Mağazası Capitol AVM’de Açıldı

Toplam 500 metrekarelik bir alanda konumlanan mağaza, Koton’un güncel mağaza konsepti doğrultusunda baştan sona yenilendi. Daha ferah bir yerleşim planı ile sade ve modern bir dekorasyon anlayışıyla tasarlanan mağaza; ürünlere kolay erişim sağlayarak alışveriş deneyimini daha akıcı ve konforlu hale getiriyor. Kadın, erkek ve çocuk koleksiyonlarının bir arada sunulduğu mağaza, markanın dinamik duruşunu Capitol AVM’de güçlü bir şekilde yansıtıyor. Türkiye’de Güçlenen, Yurt Dışında Büyüyen Koton Türkiye’deki mağaza yatırımlarına devam eden Koton, eş zamanlı olarak yurt dışındaki büyümesini de sürdürüyor. Marka, son dönemde Körfez Bölgesi’nin yanı sıra Macaristan, Sırbistan ve Kosova’da yeni mağazalar açtı. Körfez Bölgesi’nde ise bölgenin önde gelen perakende gruplarından Apparel Group ile yürütülen iş birliği kapsamında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Katar’da mağazalarını müşterileriyle buluşturdu. Modern şehirli stile odaklanan koleksiyonları, kreatif tasarım anlayışı ve geniş ürün portföyüyle global moda markaları arasında yer alan Koton; bugün itibarıyla 463 mağazası ve güçlü dijital operasyonlarıyla 70’i aşkın ülkede faaliyet gösteriyor. Türkiye’de ve yurt dışında sürdürdüğü bu büyüme stratejisinin bir yansıması olan yenilenen Koton Capitol mağazası, modern tasarımı ve ferah alışveriş alanıyla bugünden itibaren ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASMO Suudi Arabistan Krallığı'ndaki En Büyük Tesisini Açtı Haber

ASMO Suudi Arabistan Krallığı'ndaki En Büyük Tesisini Açtı

Saudi Aramco Development Company ve DHL'in ortak girişimi ASMO, bugün Abqaiq yakınlarındaki Merkezi Boru Sahası'nda (Central Pipe Yard - CPY) operasyonlarına başladığını duyurdu. 5 milyon metrekareyi aşan bir alanda konumlanan Aramco tesisi, Petrol Sahası Boru Malzemeleri (Oil Country Tubular Goods - OCTG) ve Hat Borusu (Line Pipe) malzemeleri için dünyanın en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor. CPY, sondaj ve üretim faaliyetleri için hayati önem taşıyan OCTG ve Hat Borusu (Line Pipe) malzemelerini depolayarak ve dağıtımı yaparak, Aramco'nun Yukarı Akım (Upstream), Aşağı Akım (Downstream) ve sermaye projelerini destekliyor. ASMO yönetimi altında operasyonlar, hizmet seviyelerini yükseltmeye, malzeme akışını düzene sokmaya, envanter görünürlüğünü artırmaya ve Aramco'nun tedarik zinciri ağı genelinde güvenilir teslimatı sağlamaya odaklanacak. Bu yılın başlarında ASMO, Aramco'nun Riyad ve Cazan'daki depolama tesislerinin yönetimini de üstlenmişti. Yönettiği tedarik zinciri ağı şu anda üç büyük alanı kapsıyor. Bu ağ, Aramco'nun uzun vadeli tedarik zinciri dönüşümünü destekleyen ulusal bir çerçevenin temelini oluşturmanın yanı sıra Suudi Arabistan Krallığı’nı küresel bir tedarik zinciri ve lojistik merkezi olarak konumlandırma hedefi olan Suudi Arabistan Vizyon 2030'a katkıda bulunuyor. Aramco Tedarik ve Tedarik Zinciri Yönetiminden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Sulaiman M. Al Rubaian, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Merkezi Boru Sahası (CPY), Aramco'daki operasyonlarımızı desteklemede uzun zamandır hayati bir rol oynuyor. Bu geçiş, tedarik zinciri dönüşümümüzde önemli bir adım olma özelliğini taşıyor. ASMO, en son teknoloji çözümlerini sunmayı, performansı iyileştirmeyi ve CPY operasyonları genelinde tedarik zinciri hizmet seviyelerini yükseltecek verimlilikleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu ortaklık aracılığıyla hem Aramco'ya hizmet edecek hem de Suudi Arabistan Krallığı’nın stratejik hedeflerine katkıda bulunacak daha dayanıklı, çevik ve verimli bir tedarik zincirinin temelini atıyoruz." ASMO CEO'su Craig Roberts ise, "CPY operasyonlarının ASMO'ya devri, Suudi Arabistan Krallığı'ndaki ayak izimizi genişletmeye ve yeteneklerimizi güçlendirmeye devam ederken, yolculuğumuzda önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Yönetimimiz altında bulunan üç Aramco tedarik zinciri tesisiyle birlikte; yeni verimlilik fırsatlarını ortaya çıkarmak, operasyonları optimize etmek ve yeniliği teşvik etmek için güçlü bir temele sahibiz. Odağımız, sağlam ve dayanıklı bir tedarik zinciri ekosistemi inşa etmek. Ekibimizin uzmanlığının yeni teknolojilere yaptığımız yatırımla bir araya gelmesi sayesinde, Suudi Arabistan Krallığı'ndaki tedarik zinciri ortamına anlamlı bir katkı sağlayacağımızdan eminiz," şeklinde konuştu. ASMO, 2030 yılına kadar Suudi Arabistan Krallığı genelinde stratejik olarak konumlandırılmış altı tesisi işletmeyi planlıyor. Bunlar hâlihazırda yönetimi altında olan üç adet Aramco'ya ait tesis ve uzun vadeli genişleme planının bir parçası olarak inşa edilecek üç yeni son teknoloji tesisinden oluşuyor. Toplam depolama kapasitesinin 8 milyon metrekareyi aşması ve yönetimi altındaki yıllık tedarik harcamasının 8 milyar USD’yi geçmesi beklenen ASMO, Suudi Arabistan'da ve daha geniş bölgede tedarik zincirlerinin geleceğini şekillendirecek yerel, dünya standartlarında bir altyapı inşa ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Endeksi Yayınlandı:  Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor Haber

İklim Endeksi Yayınlandı: Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor

Paris İklim Anlaşması'nın üzerinden on yıl geçti; ilerleme artık açıkça görülüyor. Küresel kişi başına emisyonlar düşüyor, yenilenebilir enerji hızla artıyor ve 100'den fazla ülkenin net sıfır emisyon hedefi var ancak dönüşüm Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerine ulaşmak için hala çok yavaş. Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN International), Germanwatch ve NewClimate Enstitüsü tarafından bugün yayınlanan İklim Değişikliği Performans Endeksi (Climate Change Performance Index - CCPI), bu çelişkili tabloyu ortaya koyuyor. Önceki yıllarda olduğu gibi, endeksin ilk üç sırası boş kaldı. Ülkelerin, Paris İklim Anlaşması'nın insanlık için kritik eşik olarak kabul ettiği 1,5 derece sıcaklık sınırını aşmamak için iklim eylemlerini hızlandırması gerekiyor. Danimarka, 4. sıradaki yeriyle, listede en üst sıradaki ülke olmaya devam ediyor. İklim politikasında birinci sırada yer alan Danimarka, yenilenebilir enerji alanında çok yüksek puan alan üç ülkeden biri ve açık deniz (offshore) enerji yatırımlarında lider konumda. Danimarka'yı, geçen yıla göre bir sıra yükselerek 5. sıraya yerleşen Birleşik Krallık izliyor. Kömür kullanımını geçen yıl tamamen sonlandıran Birleşik Krallık'ta, ülkenin yıllardır sürdürdüğü iklim politikası çabalarının meyvesini verdiği görülüyor. Ancak, özellikle yenilenebilir enerjideki "düşük" performansı göz önünde bulundurulduğunda hala bazı eksikliklerin olduğu ortada. Fas (6. sırada), yenilenebilir enerji hariç tüm kategorilerde "iyi" performans gösteriyor. Ülkede kişi başına düşen emisyonlar hala çok düşük. Bununla birlikte toplu taşımaya yaptığı büyük yatırımların yanı sıra 2035 için açıkladığı yeni iklim hedefi kayda değer. CCPI çalışmasının yazarlarından Niklas Höhne (NewClimate Institute) şunları söyledi: "Henüz genel olarak iklim değişikliği ile mücadele konusunda çok iyi performans gösteren bir ülke olduğunu söyleyemesek de bazı kategorilerde iddialı performans gösteren öncüler var. Örneğin Pakistan, kişi başına düşen çok düşük rakamları sayesinde emisyon ve enerji tüketimi açısından sürpriz bir oyuncu. Önceki yıllarda olduğu gibi, Norveç, Danimarka ve İsveç yenilenebilir enerji alanında standartları belirliyor." Buna karşılık, sıralamada kötü performans gösteren ülkeler de var. Endekste son üç sırada yer alan ülkeler Suudi Arabistan (67.sırada), İran (66.sırada) ve ABD (65.sırada). CCPI çalışmasının yazarlarından Thea Uhlich (Germanwatch): "ABD özellikle dikkat çekici bir düşüş yaşadı ve genel sıralamada Rusya'nın hemen arkasında, sondan üçüncü sıraya geriledi. En büyük petrol ve gaz üreticisi bu ülkeler neredeyse birbirleriyle rekabet halindeler ve fosil yakıtları bir iş modeli olarak sürdürmeye niyetliler. Bu da geleceğin ekonomisine dair fırsatları kaçırdıkları anlamına geliyor" diye konuştu. AB Yeterince İyi Değil AB açısından endeksi değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı İklim Politikaları Bölüm Müdürü Sven Hareling ise: "Avrupa Birliği'nin bu yılki İklim Değişikliği Performans Endeksi'nde 3 sıra birden gerilemesi açık bir uyarı. Avrupa'daki bazı siyasi çevrelerin, AB'nin 2030 emisyon azaltım hedeflerine nasıl ulaşılacağına dair net bir strateji ortaya koymadan, mevcut iklim ve çevre düzenlemelerini zayıflatmaya yönelik ideolojik ve yanlış yönlendirilmiş çabaları, insanların iklim krizine karşı dayanıklılığını tehdit ediyor. Bu yaklaşım aynı zamanda, toplumsal açıdan adil bir iklim eyleminin geciktiği bir dönemde, belirsizlikle, yatırım ortamına da zarar veriyor. AB'nin kararının geç onaylanması nedeniyle, CCPI analizi 2040 için belirlenen yüzde 90 net emisyon azaltım hedefine ilişkin anlaşmaları hesaba katmıyor; ancak bu hedefteki önemli açıklar sebebiyle, bunun gelecekteki sıralamalarda ne anlama geleceği bugün için belirsizliğini koruyor" açıklamasını yaptı. Türkiye Yerinde Sayıyor Türkiye'nin performansını değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz: "Türkiye, CCPI'da yerinde sayan bir ülke. On yıldır endeksteki yeri "düşük" veya "çok düşük" performans gösteren ülke grupları içinde. Bu sene 52. sıradaki Türkiye, sera gazı salımları ve enerji kullanımı kategorilerinde "düşük", iklim politikası kategorisinde "çok düşük", yüksek potansiyeline rağmen yenilenebilir enerji kategorisinde bile "orta" düzeyde performans gösteriyor. Bu sıralama şaşırtıcı değil çünkü 2035'e kadar emisyonlarını artırmayı öngördüğü bir iklim hedefi sundu ve kömürlü termik santrallere devlet teşviki sağlamayı planlıyor" dedi. G20 ülkeleri: Sadece 1 Ülke 'İyi', 10 Ülke 'Çok Zayıf' "Dünya çapında yenilenebilir enerji ve elektrifikasyon açısından olumlu bir ivme var. Ancak, büyük emisyon kaynağı olan G20 ülkeleri arasında endişe verici bir tablo görüyoruz: sadece 1 ülke "yüksek" performans gösteren grupta, 10 ülke ise "çok düşük" kategorisinde yer alıyor" diyor Germanwatch'tan Thea Uhlich. G20 ülkeleri, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75'inden sorumlu ve özel bir sorumlulukları olmasına rağmen, sıralamada sadece bir G20 ülkesi, Birleşik Krallık, "yüksek" puan alıyor. Özellikle endişe verici olan ise, on G20 ülkesinin hala "çok düşük" (Türkiye, Çin, Avustralya, Japonya, Arjantin, Kanada, Kore, Rusya, ABD, Suudi Arabistan) ardından Güney Afrika, Endonezya ve İtalya'nın düşük kategoride olarak sınıflandırılması. En büyük emisyon kaynağı olan Çin (54. sırada), bir basamak yükseldi. İlk "elektro-devlet" olma yolundaki gelişmelere rağmen, hala çok düşük puan alıyor. Çin, sadece iklim politikası alanında "yüksek" performans gösteriyor. 2025'in ilk çeyreğinde Çin'in emisyonlarının düşüş göstermesi, emisyonlarının zirveye ulaştığına dair bir işaret olabilir. Elektrikli araç, batarya ve yenilenebilir enerjide ciddi bir büyüme yaşanmasına ve ülkenin nispeten iddialı bir iklim hedefi açıklamasına rağmen aynı zamanda fosil yakıt üretimini de artırıyor. Çin için belirleyici olan, yenilenebilir enerji ve e-mobilitenin fosil yakıtlardan çıkışla birlikte ilerlemesi. En büyük emisyon kaynağı ülkelerden biri olan Hindistan (23. sırada), bu yılki sıralamada en fazla gerileyen ülkelerden biri olarak "orta" düzeyde performans kategorisine girdi. CCPI çalışmasının yazarlarından Jan Burck (Germanwatch): "Sıralamadaki düşüş, bir dizi faktörün birleşiminden kaynaklanıyor. Hindistan, son yıllarda emisyonların istikrarlı bir şekilde artması nedeniyle emisyon eğilimleri açısından son sırada yer alıyor. Aynı zamanda, enerji tüketimi de artıyor. Hindistan, kömür kullanımını aşamalı olarak sonlandırma planı veya somut bir sonlandırma tarihi olmaması nedeniyle iklim politikası kategorisinde de düştü. Yeni kömür santrallerinin inşasını durdurur ve yenilenebilir enerji yatırımlarında umut verici eğilimi sürdürürse, Hindistan gelecek yıl yine çok daha iyi bir sıralama elde edebilir" diye konuştu.

ABD ve Suudi Arabistan'dan Stratejik Ortaklık Haber

ABD ve Suudi Arabistan'dan Stratejik Ortaklık

Suudi Arabistan'ın Riyad şehrinde, savunma teknolojisi ve imalat alanında ABD-Suudi ortak girişimi SR2 Defense Systems resmen kurulduğunu duyurdu. Özel sektörde türünün ilk örneği olan bu şirket, en son gelişmiş ABD savunma teknolojilerini Suudi Arabistan'a getirerek, bu sistemlerin ülke içinde yerelleştirilmesini ve üretilmesini sağlayacak. Bu girişim, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefini ve savunma harcamalarının yüzde 50'sini 2030 yılına kadar yerelleştirme ulusal amacını doğrudan destekleyecek. Ortaklığın Güçlü Temeli Ortak girişim; Science Technology for Investment and Industrial Development (“Science Technology”) CEO'su Idris Al-Zakari ve ABD merkezli REDSALT Defense Yönetici Ortağı Lucien Zeigler tarafından kuruldu. SR2 Defense Systems, Riyad merkezli Science Technology'nin pazar lideri savunma üretim yeteneklerini ve fabrikalarını kullanarak, Suudi Arabistan'ın mevcut ve gelecekteki güvenlik ihtiyaçlarını yerel olarak üretilmiş sistemlerle güçlendirmeyi amaçlıyor. İstihdam ve İnsan Kaynağına Katkı SR2'nin kurulmasıyla birlikte Suudi Arabistan'da Suudi vatandaşları için yüzlerce yüksek nitelikli iş imkanı yaratılacak. Şirket, ülkenin dayanıklı, geleceğe hazır bir ulusal savunma iş gücü oluşturulmasına katkıda bulunarak, Krallık’ın savunma sanayi tabanını nesiller boyu sürdürecek teknik uzmanlık ve insan sermayesini geliştirmeyi hedefliyor. Şirketin lider kadrosunda, Suudi ve Amerikalı yöneticiler ile ticari, girişim sermayesi ve askeri alanda uzman isimler yer alıyor. Kurucu ekipte Science Technology Baş Yatırım Sorumlusu Ahmed Nasrallah ve ABD Askeri Eğitim Misyonu eski Şefi (ABD Ordusu, emekli) Albay Brad Gandy gibi isimler bulunuyor. Vizyon: Yerelden Küresele Liderlik Idris Alzakari, ortaklığın, Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın tarihi ABD ziyareti arifesinde gerçekleşmesinden gurur duyduklarını belirterek, "SR2, Krallığın dönüşümünün ve ulusal endüstriyel yetenekleri geliştirme hedeflerinin sonucudur. Bugün ve gelecekte Suudi Arabistan'ın güvenliğini ve direncini desteklemeye hazırız," dedi. Lucien Zeigler ise şunları ekledi: "SR2, dünya lideri teknoloji ve piyasadaki en iyi uygulamanın üstel gücünü temsil ediyor. Bugün vizyonumuz, Krallığı güvence altına almak için Suudi yapımı sistemler sunmaktır. Yarın için vizyonumuz ise Suudi Arabistan'ı savunma araştırmaları, inovasyon ve teknolojide küresel bir lidere dönüştürmektir." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.