Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suudi Arabistan

Kapsül Haber Ajansı - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaprak Sarma İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin Haber

Yaprak Sarma İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin

Türkiye’nin yaprak sarma ihracatı 2025 yılında da yüzde 35’lik artışla 17,2 milyon dolardan 23,2 milyon dolara ilerlemişti. İhraç edilen her 4 kutu yaprak sarmanın 3’ünde Egeli ihracatçıların imzası var Türkiye’nin yaprak sarma ihracatını Ege Bölgesi’nin sürüklediği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin 2025 yılında 17,6 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatıyla Türkiye’nin ihracatından yüzde 76 pay aldığını, her 4 kutu yaprak sarma ihracatının 3’ünde Egeli ihracatçıların imzasının olduğunu vurguladı. 2026 yılının ocak-mayıs döneminde Ege Bölgesi’nin yaprak sarma ihracatındaki artışın Türkiye ortalamasının üzerinde arttığını kaydeden Öztürk, “Ege Bölgesi olarak, 2026 yılının ocak – mayıs döneminde yaprak sarma ihracatımızı yüzde 48’lik artışla 7 milyon dolardan 10,4 milyon dolara çıkardık. Ege Bölgesi’nin yaprak sarma ihracatından aldığımız pay yüzde 80’e ulaştı. Bu tablo Ege Bölgesi firmalaranın yeni pazarlara erişimde, marka oluşturmada, katma değerli ürün geliştirmede daha başarılı olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu. Sadece etnik pazarlarda değil, perakende ve hazır gıda segmentlerinde yerimizi aldık Küresel ticarette talebin nazlı bir seyir izlediği dönemden geçildiğine dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Gıda ihracatında çift haneli büyümenin zorlaştığı bir dönemde yüzde 34,7'lik artış oldukça güçlü bir performansa işaret ediyor. Bu durum, yaprak sarmanın sadece etnik pazarlarda değil, uluslararası perakende ve hazır gıda segmentlerinde de daha fazla talep gördüğünü gösteriyor. Orta vadede yaprak sarma ihracatında 50 milyon dolara ulaşabiliriz. En çok ihracat yapılan ülkeler Almanya, Suudi Arabistan ve ABD 2025 yılında yaprak sarma ihracatında öne çıkan ülkeler 3 milyon dolarla Almanya, 2,1 milyon dolarla Suudi Arabistan ve 1,7 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri şeklinde sıralandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor Haber

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor

Kruvaziyer turizminde son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş yakalayan Türkiye, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin stratejik planlarında daha fazla yer almaya başladı. Bu gelişmelerin son örneği, Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises'ın İstanbul'u Akdeniz operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırması oldu. Şirket, 6 Haziran'da İstanbul'a gerçekleştirdiği ilk sefer kapsamında gemide özel bir lansman etkinliği düzenledi. Seyahat acenteleri, sektör temsilcileri, basın mensupları ve Galataport İstanbul yöneticilerinin katıldığı etkinlikte, AROYA Cruises'ın Türkiye'ye yönelik büyüme planları ve İstanbul'un uzun vadeli operasyonlardaki stratejik rolü paylaşıldı. Etkinlikte verilen en önemli mesaj ise şirketin Türkiye pazarına duyduğu güven ve İstanbul'a yönelik uzun vadeli bağlılığı oldu. İstanbul, kruvaziyer turizminde uluslararası ölçekte dikkat çeken yeni bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises, 6 Haziran'da gemide düzenlediği özel etkinlikte Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli hedeflerini ve Akdeniz operasyonlarına ilişkin planlarını paylaştı. İstanbul'u bölgesel operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandıran şirket, Türkiye'nin kruvaziyer turizmindeki büyümesine olan güvenini güçlü mesajlarla ortaya koydu. Akdeniz'in En Büyük Gemileri Arasında Yer Alıyor 151 bin groston ağırlığındaki AROYA, 335 metre uzunluğu, 19 güvertesi, 1.678 kabini ve 3.362 yolcu kapasitesiyle Akdeniz'in en dikkat çekici kruvaziyer gemileri arasında bulunuyor. Yaklaşık 1.600 kişilik mürettebatın görev yaptığı gemide 15 restoran, 20 farklı eğlence ve yaşam alanı, bin kişiden fazla kapasiteye sahip tiyatro salonu, çocuk kulüpleri, su eğlence alanları, sanal gerçeklik merkezleri ve premium spa alanları yer alıyor. Geminin öne çıkan konseptlerinden biri ise Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı iş birliğiyle geliştirilen ve denizdeki ilk Suudi restoranı olarak konumlanan "Irth" restoranı. Farklı Kültürlere Hitap Eden Kapsayıcı Tatil Anlayışı AROYA Cruises'ın öne çıkan özelliklerinden biri de farklı kültür ve yaşam tarzlarına hitap eden kapsayıcı hizmet anlayışı. Gemide alkol servisi bulunmazken, kadınlar ve erkekler için ayrı tasarlanan spa ve havuz alanlarının yanı sıra belirli saatlerde ortak kullanım imkânı da sunuluyor. Türkiye, Rusya, Almanya, Türk Cumhuriyetleri, Körfez bölgesi ve Avrupa'nın farklı ülkelerinden misafirleri ağırlayan AROYA Cruises, bu yaklaşımıyla farklı beklentilere sahip yolculara konforlu ve keyifli bir tatil deneyimi sunan uluslararası bir kruvaziyer markası olarak öne çıkıyor. Çocuk Dostu Konseptiyle Ailelere de Hitap Ediyor AROYA Cruises, çocuklar ve gençler için tasarlanan eğlence alanları, oyun merkezleri, su aktiviteleri ve yaş gruplarına özel programlarıyla ailelere yönelik kapsamlı bir tatil deneyimi sunuyor. Küçük misafirler için özel olarak hazırlanan alanlar sayesinde çocuklar keyifli vakit geçirirken, ebeveynler de geminin dinlenme ve eğlence olanaklarından faydalanabiliyor. Yıl boyunca sunulan kampanya ve promosyonların yanı sıra belirli dönemlerde uygulanan "çocuklar ücretsiz seyahat ediyor" avantajı da ailelerin ilgisini çekiyor. AROYA Cruises, her yaştan misafire hitap eden yaşam alanlarıyla ailelerin birlikte unutulmaz anılar biriktirebileceği bir kruvaziyer deneyimi sunuyor. Kruvaziyer Turizmi Büyümesini Sürdürüyor Küresel turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olarak öne çıkan kruvaziyer turizmi, her yıl milyonlarca yeni yolcuyu deniz seyahatleriyle buluşturmaya devam ediyor. AROYA Cruises'ın Türkiye'deki yetkili temsilcilerinden Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, kruvaziyer sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "Kruvaziyer turizmine yönelik ilgi dünya genelinde artmayı sürdürüyor. Cruise Lines International Association (CLIA) verilerine göre, daha önce kruvaziyer deneyimi yaşamamış kişilerin yüzde 75'i gelecekte bu deneyimi yaşamak istiyor. Bir kez gemi turuna çıkan misafirlerin büyük bölümü ise yeniden bu tatil modelini tercih ediyor. Bu tablo, sektörün büyüme potansiyelini net şekilde ortaya koyuyor" dedi. Taşkıranlar ayrıca kruvaziyer rezervasyonlarında seyahat acentelerinin kritik rol oynadığını belirterek, doğru rota ve gemi seçiminde profesyonel danışmanlığın önemine dikkat çekti. İstanbul'a Gelen Sadece Bir Gemi Değil, Ekonomik Değer Sektör temsilcilerine göre AROYA Cruises'ın İstanbul'u homeport olarak tercih etmesi, Türkiye kruvaziyer turizmi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Homeport modeli sayesinde yolcular gemiye binmeden önce veya seyahat sonrasında destinasyonda daha uzun süre kalıyor. Bu süreçte otellerde konaklıyor, restoranları ziyaret ediyor, alışveriş yapıyor, müze ve kültürel alanları geziyor ve çeşitli turizm hizmetlerinden yararlanıyor. Taşkıranlar, kruvaziyer yolcularının turizm ekonomisine yüksek katkı sağladığını belirterek, "Özellikle homeport operasyonlarında oluşan ekonomik katkı yalnızca limanlarla sınırlı kalmıyor. Konaklama, yeme-içme, ulaşım, alışveriş ve kültürel aktiviteler şehir ekonomilerine doğrudan değer yaratıyor. İstanbul'un kruvaziyer merkezi olarak güçlenmesi, turizm gelirlerinin artmasına da önemli katkı sağlayacaktır." dedi. İstanbul Merkezli Yeni Dönem Başlıyor AROYA Cruises'ın gelecek planlarında İstanbul'un rolünün daha da güçlenmesi öngörülüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde İstanbul çıkışlı operasyonları artırmayı, yeni rota alternatifleri geliştirmeyi ve sezonu daha uzun bir döneme yaymayı hedefliyor. Yunan Adaları ve Ege rotalarının yanı sıra gelecekte Türk kıyıları, Doğu Akdeniz ve Batı Akdeniz limanlarını kapsayan daha geniş operasyon modellerinin de gündeme gelmesi bekleniyor. 2027 yılı planlamaları kapsamında ise geminin İstanbul operasyonlarına daha erken başlaması ve sezonun mevcut yıllara göre daha uzun sürmesi hedefleniyor. Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, "İstanbul yalnızca bir uğrak limanı değil, Akdeniz'in en önemli kruvaziyer merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip. Artan seferler, yeni rotalar ve büyüyen yolcu sayılarıyla İstanbul'un bölgesel kruvaziyer trafiğindeki rolü her geçen yıl daha da güçlenecek" dedi. AROYA Cruises'ın İstanbul'u uzun vadeli operasyon merkezlerinden biri olarak konumlandırması, Türkiye'nin Akdeniz kruvaziyer pazarındaki yükselen konumunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendirilirken, sektör temsilcileri bu gelişmenin önümüzdeki yıllarda turizm gelirlerine, istihdama ve şehir ekonomilerine önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor. İstanbul Çıkışlı Vizesiz Rotalar İlgi Görüyor İstanbul çıkışlı programlarıyla Türk misafirlere vizesiz seyahat imkânı sunan AROYA Cruises, Marmaris, Bodrum, Kaş ve İskenderiye'nin yer aldığı birbirinden özel rotalarıyla dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra yeşil pasaport sahibi Türk vatandaşlarının vizesiz olarak seyahat edebildiği Yunan Adaları ve Atina programları da misafirlerin yoğun ilgi gösterdiği rotalar arasında yer alıyor. Deniz tatilini kültürel keşiflerle birleştiren bu rotalar, Akdeniz'in farklı destinasyonlarını tek bir seyahatte deneyimleme fırsatı sunuyor. Kruvaziyer Seyahatiyle Umre Deneyimi AROYA Cruises ayrıca 12 Eylül tarihinde İstanbul'dan hareket edecek özel bir sefer de sunuyor. Marmaris, Bodrum, Süveyş Kanalı ve Şarm El-Şeyh'in ardından Cidde'de sona erecek bu program kapsamında Sunorama Cruises tarafından hazırlanan uçaklı paketlerde misafirler, gemi seyahatlerinin ardından Mekke ve Medine'yi ziyaret ederek umre ibadetlerini de yerine getirebilecek. Özellikle deniz tatilini kültürel ve manevi deneyimlerle birleştirmek isteyen misafirler için tasarlanan bu özel program, kruvaziyer seyahati ile umre ziyaretini tek bir seyahatte buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor Haber

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor

2025 yılında yaklaşık 2,75 trilyon dolar değere ulaşan otomotiv sektörü, köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. KPMG’nin 25. Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması’na göre sektör liderlerinin %36’sı, önlerindeki üç yıl içinde iş modellerinin ve operasyonlarının önemli ölçüde dönüşeceğini öngörüyor. Öne çıkan temel etkenler arasında üreticilerin %86’sının yapay zeka dahil yeni teknolojilere önemli yatırımlar yaptığını, %77’sinin ise stratejik ortaklıkları sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiğini görüyoruz. Hyundai Motor Group’un üretim süreçlerini Canias ERP ile dijitalleştirme konusunda IAS’ı seçmesi de IAS’ın bu konudaki tecrübesi ve yatırımlarından kaynaklanıyor. Proje Kapsamı ve Zaman Çizelgesi Ortaklık, Nisan 2024’da imzalanan Proof of Concept (Müşteriye özgü demo) anlaşmasıyla geliştirme aşamasına geçti. Proje, Güney Kore operasyonel üs olarak belirlenip, IAS ile Hyundai Motor Group’un mobilite yazılım kolu olan Hyundai AutoEver arasında ortak bir çalışma olarak yapılandırıldı. 18 aylık uygulama süreci boyunca 100’den fazla sistem entegrasyonu gerçekleştirildi, IAS ekiplerince 100’den fazla uluslararası seyahat yapıldı ve 1.000’den fazla belge hazırlandı. Projenin temel hedefi, Hyundai Motor Group’un CKD (Completely Knock Down) araç üretim süreçlerini Canias ERP platformu üzerinde yeniden inşa etmekti. Coğrafi Genişleme Sistemin ilk canlı geçişi Temmuz 2025’te Hyundai Motor’un Malezya tesisinde gerçekleşti. Bunu Ekim 2025’te Kia Kazakistan ve Hyundai Motor Suudi Arabistan tesislerinde eş zamanlı lansmanlar izledi. Canias ERP’nin modüler mimarisi, sistemin farklı yerel düzenlemelere ve üretim gerekliliklerine tek bir platform üzerinden uyum sağlamasına olanak tanıdı. Yeni Altyapıda Üretilen İlk Araç Hyundai Motor Group’un Kazakistan tesisinde önemli bir dönüm noktası yaşandı: Canias ERP altyapısı kullanılarak ilk Kia Sorento üretildi. Projenin tamamlanması şerefine IAS, İstanbul’da tarihi Kibrithane binasında özel bir tören düzenledi; uygulamaya katkı sağlayan mühendisler ve proje liderleri, yeni sistem ile üretilen araca imzalarını attı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, projeyi “Canias dijital dönüşüm ürünlerinin yurt dışında atılmış en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdi. İş birliği, Hyundai Motor Group’un Asya ve Orta Doğu’daki operasyonel hedeflerini tek bir ERP platformu altında birleştiriyor; aynı zamanda sınır ötesi yazılım ortaklıklarının otomotiv sektöründe giderek artan rolünü yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti Haber

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenen heyete 9 firma katıldı. Halı ihracatında dünya ikincisiyiz Demirci’de kümelenen halı üreticilerinin ihracat kaslarının güçlenmesi için “Halı UR-GE Projesi”ni hayata geçirdiklerini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, yıllık 110 milyon dolar halı ithal eden Malezya’yı Türk halı sektörünün ihracatının gelişebileceği pazarlardan biri olarak gördüklerini o nedenle URGE Projesi’nin üçüncü organizasyonunu Malezya’ya yaptıklarını vurguladı. Malezya’ya halı ihracatımızı en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğu bilgisini veren Göksan, “Halı sektörümüz için hedef pazar konumunda olan Malezya’da ihracat hacmimizi en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Malezyalı 25 ithalatçı firmayla yeni iş birlikleri kurulması adına 100’ün üzerinde ikili iş görüşmeleri yapıldı ve firma ziyaretleri gerçekleştirildi” şeklinde konuştu. Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinmenin hedeflendiği “Malezya Halı URGE Heyeti”ni başarıyla tamamladıklarını paylaşan Göksan, UR-GE Projesi kapsamında diğer hedef pazarların; “ABD, Kanada, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar” olarak belirlendiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Halı Sektörü Malezya Pazarında Gücünü Artırmaya Gidiyor  Haber

Türk Halı Sektörü Malezya Pazarında Gücünü Artırmaya Gidiyor 

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenecek olan heyete 9 firma katılacak. Halı ihracatında dünya ikincisiyiz Türkiye’nin 2025 yılında 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğunu vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, Malezya’nın yıllık 110 milyon dolarlık halı ithalatıyla halı sektörü için hedef pazar konumunda olduğunu, Türkiye’nin Malezya’ya 2025 yılında 18 milyon dolar olan halı ihracatının 40 milyon dolara çıkması için Malezyalı ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri yapacaklarını dile getirdi. “Halı UR-GE Projesi” kapsamında önceki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere’ye ticaret heyetleri yaptıkları bilgisini veren Göksan; “Malezya’da ilk olarak 12 Mayıs tarihinde ikili iş görüşmeleri düzenleyeceğiz. Görüşmeler süresince Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinilmesi ve katılımcı firmaların ihracatlarını artırmaya yönelik somut iş bağlantıları kurulması hedefliyoruz. Heyetin ikinci gününde ise pazar araştırması kapsamında sektörde faaliyet gösteren potansiyel alıcı firmalar ve halı firmaları ziyaret edilecek” diye konuştu. Halı İhracatını Geliştirme UR-GE Projesi’nde yer alan firmaların ağırlıklı olarak cami, otel ve dekoratif halılar ürettiği bilgisini veren Başkan Göksan sözlerini şöyle sürdürdü; “Malezya Ticaret Bakanlığı’nın Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında yer alıyor. Malezya, yeni pazarlara açılım sağlanması açısından da isabetli bir seçim olduğunu değerlendiriyoruz.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, “Halı UR-GE Projesi” kapsamında ilk aşamada firmalara yönelik “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” ve “Pazar Araştırma Yöntemleri” konularında eğitimler gerçekleştirdi. İkinci aşamada ise firmaların uluslararası pazarlarda tanıtımına katkı sağlamak amacıyla proje tanıtım filmi hazırladı. Sonraki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık’a yönelik heyetler düzenlenirken, Malezya heyet organizasyonu projenin üçüncü yurtdışı pazarlama faaliyeti olacak. UR-GE Projesi kapsamında hedef pazarlar; “ABD, İngiltere, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar, Malezya ve Endonezya” olarak belirlendi. Malezya heyetine katılan firmalar şunlar olacak; “Akarsu Halı San. ve Tic. Ltd. Şti, Gayret Yün İplik ve Halı San. ve Tic. Ltd. Şti., Halsan Halı, Hendesi Yapı Ltd. Şti., HSR Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti., Meta Halı A.Ş., Nur Mensucat Ltd. Şti., Serko Halı ve İplik San. Ltd. Şti. ve Tavus Yün Halı İplik San. ve Tic. Ltd. Şti.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İMS Lojistik Körfez Ülkelerinde Kritik Sınır Kapılarını Ziyaret Etti Haber

İMS Lojistik Körfez Ülkelerinde Kritik Sınır Kapılarını Ziyaret Etti

Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında başta Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn olmak üzere Körfez bölgesindeki lojistik hatlar, gümrük süreçleri ve sınır geçiş operasyonları detaylı şekilde incelendi. Bölgedeki mevcut iş ortakları ile yapılan görüşmeler sayesinde operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. Mustafa İmrak: “Temaslarımızı Sürdürüyoruz” Ürdün’deki sınır kapısında değerlendirmelerde bulunan İMS Lojistik Genel Müdürü Mustafa İmrak, “Jaber Sınır Kapısı Ürdün’ün giriş kapısı ve buradan biraz önce bir aracımızı El-Omeri Sınır Kapısı’a yani çıkış kapısına uğurladık. Oradan Hadise Sınır Kapısı’ndan devam edecek. Suudi Arabistan’a giriş yapacak. Oradan da Dubai, Katar gibi diğer Körfez ülkelerine geçişler sağlayacağız. Şu anda Satış Direktörümüz Serhat Bey’le sahada birebir kontrollerimizi gerçekleştirdik. Olası bürokratik sıkıntıları not ettik. Bunlarla ilgili iletebildiğimiz yerlerle temasa geçtik. Biz birebir sahadayız. Temaslarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu. Operasyon Sürecinin Her Aşamasında! İMS Lojistik, Avrupa ve Türkiye çıkışlı taşımalarında faaliyetlerini sürdürdü ve Körfez ülkelerine yönelik lojistik süreçlerini titizlikle yönetti. Güçlü acente ağı, deneyimli operasyon ekibi ve sahadaki aktif yönetim anlayışı ile müşterilerine kesintisiz ve güvenilir hizmet sundu. Gerçekleştirilen bu ziyaretler, İMS Lojistik’in uluslararası taşımacılıktaki etkinliğini artırdı ve Avrupa’dan Körfez bölgesine uzanan lojistik hatlarında daha hızlı, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir çözümler sunma vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor Haber

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği “Alım Heyeti” organizasyonuna; Azerbaycan, Bosna Hersek, Fas, Polonya, Kosova ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 15 yabancı alıcı firma katıldı. “Alım Heyeti”ne Türkiye tarafından 40 firmanın katıldığı bilgisini veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “Alım Heyeti” kapsamında firma başına ortalama 5–10 görüşme takvimlendirdiklerini, toplamda 200’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiğini dile getirdi. 6 ülkeye ihracatımızı 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz “Alım Heyeti”ne katılım sağlayan ülkelere ihracat hacmimiz hakkında açıklamalarda bulunan Gürle, “Azerbaycan’ın mobilya ithalatı 260 milyon dolar seviyesinde. Türkiye bu pazara 105,6 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyor ve Azerbaycan’ın ithalatından yüzde 41 pay alıyoruz. Bosna Hersek’e 30 milyon dolar mobilya ihraç ediyoruz. Polonya’nın mobilya ithalatı yaklaşık 5,4 milyar dolar iken Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı 57,4 milyon dolar olarak gerçekleşiyor. Güçlü ihraç pazarlarımızdan Fas’a 99 milyon dolar mobilya ürünleri ihraç ettik ve en büyük ikinci tedarikçi olduk. Birleşik Arap Emirlikleri’ne Türkiye’nin mobilya ihracatı 91,2 milyon dolar seviyesinde. Kosova pazarı daha sınırlı büyüklükte olsa da Türkiye’nin bölgedeki güçlü ticari ilişkileri ve coğrafi yakınlığı sayesinde Türk mobilya sektörü açısından erişilebilir ve gelişim potansiyeli taşıyan pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu 6 ülkeye 390 milyon dolar olan ihracatımızın orta vadede 1 milyar dolara çıkması için bugün önemli tohumlar attık” şeklinde konuştu. Güngör: “Savaş planlarımızı değiştirdi” ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın “Alım Heyeti” sürecinde planlarında değişikliğe yol açtığını paylaşan Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör; “Alım heyeti programı başlangıçta Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, Fas, Bulgaristan, İngiltere, Sırbistan ve Romanya’dan daha geniş katılımlı bir yapı ile planlanmıştı. Ancak bölgemizde yaşanan savaş ve buna bağlı olarak oluşan lojistik, güvenlik ve seyahat kısıtları, bazı ülkelerden katılımı doğrudan etkiledi. Programı revize ettik ve daha sınırlı fakat nitelikli bir katılımcı profili oluşturduk; mevcut durumda 6 ülkeden 15 yabancı firmanın katılımı ile alım heyeti sürdürülebilir ve verimli bir yapıda organize ettik. Bu durum, organizasyonun ölçeğini kısmen etkilemiş olsa da hedef odaklı eşleştirmeler sayesinde iş görüşmelerinin verimliliğinin yüksek olması bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-ticaret, Körfez’e Alternatif Arıyor Haber

E-ticaret, Körfez’e Alternatif Arıyor

İran savaşı Dubai’yi kilitledi. İran’ın füze ve drone saldırıları ile ticaretin durma noktasına geldiği, birçok iş insanının terk etmeye başladığı Dubai’de pazar da darbe aldı. Türkiye’den bölgeye e-ticaret yapan firmalar yeni pazar arayışında. Dubai ile dijital ticaretin büyük darbe aldığını ifade eden TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “E-ticaret firmalarımız farklı pazarlar aramaya başladı. Şirketlerimiz Dubai’nin de içinde yer aldığı Körfez ülkelerine karşı temkinli, alternatif pazar arayışları hızlandı. Daha çok Avrupa pazarına yoğunlaşma görülüyor” dedi. SAVAŞ, STRATEJİ DEĞİŞİMİNE ZORLUYOR Önemli sayıda Türk e-ticaret firmasının pazarlama kampanyalarını ve operasyonlarını Körfez odaklı yaptığını hatırlatan Çiğdemli, “Savaş bu stratejiyi değiştirmeye zorluyor. Bölgeye yönelik çalışan şirketler ve üreticiler için, yeni alanlara ve yeni fırsatlara bakma zamanı artık. Türkiye’nin e-ticaret ihracatında Körfez, özellikle Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, son yıllarda yüksek sepet ortalaması, lüks ve hızlı tüketim talebi ve Türk markalarının güçlü algısı nedeniyle premium büyüme pazarıydı. Ama bölgedeki jeopolitik riskler, lojistik sürelerini uzattı, sigorta maliyetlerini artırdı, talepte dalgalanma yarattı ve platform risklerini yükseltti. Türk e-ticaret şirketleri tek pazara bağımlılık riskini fark etmeye başladı” diye konuştu. ÖNCELİKLİ PAZARLAR Yeni pazar arayışında Türk şirketler için Avrupa ülkelerinin başı çektiğinin bilgisini veren Çiğdemli, “Kuzey Afrika, Türk cumhuriyetleri ve özellikle Doğu Avrupa şu anda sektörün gündeminde olan yeni pazarlar. Bu pazarlarda zaten vardık ama şimdi yatırımlar, pazarlama bütçeleri de buralara doğru kayıyor” dedi. PLATFORMLAR DAHA KIRILGAN Kriz zamanlarında platformlara bağlı çalışan e-ticaret şirketlerinin daha kırılgan hale geldiği bilgisini de aktaran Çiğdemli sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü platformlar kriz anlarında sizin değil, kendi risklerini yönetir. Algoritmalar değişir, görünürlüğünüz düşer, lojistik ve ödeme altyapıları sekteye uğrayabilir. Siz satış yaptığınızı sanırken aslında müşteriye erişiminizi kontrol eden bir ara katmana bağımlı hale gelirsiniz. Bu nedenle şirketlerin kendi web sitelerini ve doğrudan müşteri ilişkilerini (D2C) kurmaları artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk. Platformlar normal zamanlarda büyümeyi hızlandırır, ancak kriz anlarında kontrol kaybı yaratır. Görünürlükten lojistiğe kadar birçok değişken sizin dışınızda yönetildiği için risk artar. Kendi web sitenizi kurmak ise hem müşteriyle doğrudan ilişki kurmanızı hem de bu tür dalgalanmalara karşı daha dayanıklı olmanızı sağlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Dubai’ye İlgi Ramazan’da da Hızlanacak Haber

Gayrimenkulde Dubai’ye İlgi Ramazan’da da Hızlanacak

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Dubai gayrimenkul piyasasında hareketliliğin sürmesi beklenirken, özellikle bölge ülkelerinden gelen yatırım talebinde artış öngörülüyor. ParcelEstates CEO’su Özden Çimen, yılın ilk aylarında satışların artış eğilimini koruduğunu ve Ramazan döneminde bu ivmenin devam edeceğini belirtti. Çimen, “Ocak-Şubat döneminde şehir genelinde konut satışlarının artış eğilimini sürdürdüğünü gözlemledik. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam alım-satım hacmi ortalama yüzde 3 oranında yükseldi. Ramazan boyunca da satış eğiliminin devam etmesini bekliyoruz. Özellikle BAE’ye yakın ülkelerden Dubai’ye olan ilginin bu dönemde artması bizim açımızdan sürpriz olmayacaktır.” dedi. Yeni projeler yatırımın odağında Dubai’de yatırımcı davranışının önemli ölçüde yeni projelere yöneldiğini belirten Çimen, “Dubai konut yatırımcısını diğer pazarlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, yatırımların yaklaşık yüzde 70’inin yeni projelere yönelmesi. 2025 yılında gerçekleşen toplam 249 milyar dolarlık satışın büyük bölümü yeni tamamlanmış veya yapım aşamasındaki projelerden oluştu. Ramazan döneminde sunulan yeni fırsatlar ve kampanyalar da yatırım yapılabilirlik algısını güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı. Müslüman ülkelerden talep artışı bekleniyor Dubai’de konut alıcılarının büyük bölümünü yabancı yatırımcıların oluşturduğunu vurgulayan Çimen, geçen yıl 200 binden fazla konut satışında Çin, Hindistan, İngiltere, ABD, Türkiye, Pakistan, İran ve İtalya’nın öne çıkan ülkeler arasında yer aldığını aktardı. Ramazan döneminde yatırımcı profilinde kısmi bir değişim yaşanabileceğini belirten Çimen, “Bu süreçte özellikle Müslüman ülkelerden gelen talebin artmasını bekliyoruz. Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve İran gibi ülkelerden yatırımcılar önceki yıllarda satışlardan önemli pay aldı. Ramazan boyunca sunulan ödeme kolaylıkları ve yeni proje lansmanları, bu ülkelerden gelen ilgiyi daha da artırabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Vergi avantajı ve yüksek getiri etkili oluyor Dubai’nin yatırımcılar açısından sunduğu yapısal avantajlara da değinen Çimen, şehrin vergi politikalarının ve yüksek getiri potansiyelinin talebi desteklediğini belirterek, şunları kaydetti: “Dubai, her yıl yayımlanan küresel servet göçü raporlarında en çok tercih edilen şehirler arasında yer alıyor. 2025 yılında yaklaşık 10 bin milyonerin şehre taşındığı tahmin ediliyor. ABD, İngiltere, Çin, Türkiye, Hindistan ve İran başta olmak üzere birçok ülkeden yüksek gelir grubundaki yatırımcılar Dubai’de gayrimenkule milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Daha geniş yatırımcı kitlesi için ise düşük faizli finansman imkanları önemli bir avantaj oluşturuyor. Yüksek kira çarpanı da yatırım kararını destekleyen temel unsurlar arasında bulunuyor.” Çimen, Ramazan döneminde bu avantajların etkisiyle özellikle Müslüman ülkeler başta olmak üzere daha fazla yatırımcının Dubai piyasasına yönelmesinin beklendiğini ifade etti. Kurumsal danışmanlık ve doğru zamanlama kritik Ramazan ayında yatırım yapmayı planlayanlara önerilerde bulunan Çimen, yatırım sürecinde kurumsal danışmanlık ve doğru proje seçiminin önemine dikkat çekerek, “Doğru projeye yatırım ve doğru zamanda çıkış stratejisi ancak kurumsal ve tecrübeli yapılarla mümkün oluyor. Yatırımcıların piyasa deneyimi olan firmalarla çalışması, riskleri azaltırken getiriyi optimize ediyor. Biz de Parcel Estates olarak yatırımcılarımıza doğru zamanlama ve yüksek getiri potansiyeli sunan projeleri titizlikle analiz ederek rehberlik ediyoruz.” dedi. Çimen, Dubai’nin güçlü talep yapısı, uluslararası yatırımcı ilgisi ve düzenli büyüyen gayrimenkul piyasasıyla Ramazan döneminde de fırsat sunmaya devam ettiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.