Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suudi Arabistan

Kapsül Haber Ajansı - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Nükleer Bilim Takımı INSO-2026 İçin Yola Çıktı Haber

Türkiye’nin Nükleer Bilim Takımı INSO-2026 İçin Yola Çıktı

Nükleer bilim ve teknoloji eğitiminde iş birliğini güçlendirmek ve sürdürmek amacıyla birçok ülkenin katılımıyla başlatılan Uluslararası Nükleer Bilim Olimpiyatı, bu yıl Suudi Arabistan’da düzenlenecek. Organizasyonda geçen yıl gözlemci olarak yer alan Türkiye, bu sene 3’üncüsü düzenlenecek olan etkinliğin yarışmacıları arasında olacak. 30 Okul Başvurdu 30 okulun başvurduğu sınav süreci sonucunda, Türkiye’yi temsil etme hakkını İstanbul Özel Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri kazandı. Öğrenciler; atomun yapısı, çekirdek, radyasyon, fisyon, füzyon, çevresel radyoaktivite ile radyasyon riskleri, radyasyon güvenliği, nükleer ve radyasyonun uygulama alanlarını kapsayan yarışma müfredatı için eğitim sürecine tabi tutuldu. Uygulamalı Eğitim Bakanlığın ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) da Ankara’da bulunan Nükleer Enerji Araştırma Enstitüsü’nde (NÜKEN) öğrencilere uygulamalı eğitim verdi. Türkiye’yi Temsil Edecekler Eğitim sürecini tamamlanan takım, 2-9 Ağustos tarihinde Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenecek olimpiyat yarışmalarında Türkiye’yi temsil edecek. Yeni Dönemin Mimarları Olimpiyat mücadelesi öncesi son hazırlıklarını tamamlayan öğrencilerden Ömer Akan, Türkiye’yi temsil etmekten dolayı büyük bir onur duyduklarını belirtti. Akan, “Bu süreç için çok iyi hazırlandık. Umuyoruz ki bu yarışmalarda büyük başarılara imza atacağız. Bu süreçte bizlere desteklerini esirgemeyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımıza teşekkür ediyoruz.” dedi. Mert Andaç Kara ise “Ülkemizin ilk defa katılacağı bu organizasyonda ülkemize madalyaları getirip bu gururu yaşatmak için heyecanlıyız.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Haber ajansı hizmetleri

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 Yılının İkinci Yarısında İhracat Artışı Hedefliyor Haber

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 Yılının İkinci Yarısında İhracat Artışı Hedefliyor

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ikinci yarısında ihracatta yeniden yukarı yönlü bir hamle beklediklerini söyledi. 2026 yılı başında belirledikleri 1,4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşma inancını koruduklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ocak – haziran döneminde ihracatımızda en büyük payı 245 milyon dolarla bitkisel yağlar aldı. İkinci sırada yer alan küspeler, hayvan yemleri ve evcil hayvan mamaları grubu ise 94 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Bu ürün grubunda değer bazında yüzde 29, miktar bazında ise yüzde 77 artış kaydedilmesi, yılın ilk yarısının en dikkat çekici performansı oldu” şeklinde konuştu. Kedi – köpek maması ihracatının yüzde 62’sini Ege Bölgesi yapıyor Öztürk, özellikle evcil hayvan mamaları sektörünün son yıllarda güçlü bir ivme yakaladığının altını çizerek şöyle devam etti: “Türkiye’nin bu alandaki ihracatının yüzde 62’sinin Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği üyeleri tarafından gerçekleştiriliyor. İlk altı ayda 45,5 milyon dolarlık ihracata ulaşan sektörün, devam eden yaş mama yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde büyümesini sürdüreceğini ve cari açığın azaltılmasına katkı sağladığını görüyoruz. Evcil hayvan mamaları sektörüne yönelik başlattığımız UR-GE projesinde 14 firmamız yer alıyor. Hedef pazarlarda düzenlenecek fuar katılımları, ticaret heyetleri ve eğitim programlarıyla evcil hayvan mamaları sektöründeki ihracatçılarımızın küresel arenada pazarlama yeteneklerini artırıyoruz.” Çikolatalı şekercilik ürünleri 55 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin ihracatında üçüncü sırada yer alan çikolatalı şekercilik ürünleri ihracatını yüzde 6 yukarı taşımayı başararak 55 milyon dolar ihracat gelirini hanesine yazdırdı. EHBİB’in ihracatından yağlı tohumlar 49 milyon dolar, hububattan mamul ürünler 41 milyon dolar, gıda müstahzarları 21 milyon dolar, hububat 17,7 milyon dolar, baharatlar 13,5 milyon dolar, değirmencilik ürünleri 13 milyon dolar ve şekercilik mamulleri 3,5 milyon dolarlık pay aldı. İhracatın zirvesinde Cezayir, Libya ve Suudi Arabistan yer aldı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin en çok ihracat yaptığı ülke 2026 yılında da Cezayir oldu. 2026 yılının ocak – haziran döneminde Cezayir’e 63 milyon dolarlık ihracat yapan EHBİB, Libya’ya 39,2 milyon dolar, Suudi Arabistan’a 39 milyon dolar, Rusya Federasyonu’na 25 milyon dolar, ABD’ye ise 23 milyon dolarlık ihracat başarısı gösterdi. Fuarlarda TGİ markası altında yerlerini alıyorlar Türkiye genelinde hububat bakliyat yağlı tohumlar sektöründe faaliyet gösteren 6 ihracatçı birliğinin ortaklığında kurulan Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla uluslararası fuarlarda tadım etkinlikleriyle Türk lezzetlerinin tanıtımını yaptıklarını paylaşan Başkan Öztürk, “Yılın ikinci yarısında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla 2026 yılının ilk yarısında Gulfood Dubai, Foodex Japan, Seoul Food & Hotel ve Summer Fancy Food Show fuarlarında yürütülen tanıtım çalışmalarımız devam edecek. 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Foodist Fuarı’nın sektörün uluslararası tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olacak. Bu fuarın dünyanın ilk üç fuarı arasında yerini alması için sektör olarak büyük destek veriyoruz” ifadelerini kullandı. Birliğin yürüttüğü UR-GE projelerinin firmaların rekabet gücünü artırdığını ifade eden Öztürk, hububat sektöründe 23 firmanın yer aldığı ilk UR-GE projesinin yurt dışı faaliyetlerinin sürdüğünü vurguladı. Ticaret heyetleri meyvelerini verdi Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında Suudi Arabistan’a, 2026 yılında da Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri yaptığını hatırlatan EHBİB Başkanı Muhammet Öztürk, “Suudi Arabistan’a ihracatta yüzde 19,2’lik artışla 32,7 milyon dolardan 39 milyon dolara ulaştık. Güney Kore’ye ihracatımızsa yüzde 95’lik yükselişle 1 milyon 837 bin dolardan 3 miyon 584 bin dolara ilerledi” ifadelerini kullandı. 6 ürünün ihracatında Türkiye lideri olduk Kedi-köpek maması, yaprak sarma, balık yemi, soya yağı, ekmeğe sürülen kakaolar ve ayçiçeği tohumu ihracatında Türkiye lideri olduklarını vurgulayan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye 2026 yılının ilk yarısında 35 milyon dolarlık balık yemi ihraç ederken bu ihracatın yüzde 86’sını gerçekleştirdik. 13 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatından 10,4 milyon dolar pay aldık. 45,5 milyon dolarlık kedi-köpek maması ihracatıyla Türkiye ihracatının yüzde 62’sine imza attık. Türkiye 197 milyon dolarlık soya yağı ihraç ederken bu ihracatın yüzde 56’sını yaparak 111 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık. Ekmeğe sürülen kakaolu ürünlerde 86 milyon dolarlık ihracatın yarısını gerçekleştirdik. 85 milyon dolarlık ayçiçeği tohumu ihracatından 35 milyon dolar pay aldık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik’ten Orta Doğu ve Kuzey Afrika Hamlesi Haber

Empa Elektronik’ten Orta Doğu ve Kuzey Afrika Hamlesi

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer elektronik bileşenlerden oluşan geniş ürün portföyüyle kapsamlı teknoloji tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında yeni bir adım daha attı. Dubai merkezli olarak kurulan Empa MENA ile şirket, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) pazarındaki faaliyetlerini tek çatı altında daha etkin şekilde yönetmeyi hedefliyor. Yeni yapılanma sayesinde Empa Elektronik, uzun yıllardır faaliyet gösterdiği bölgede müşterilerine daha yakın olacak; satış, teknik destek ve mühendislik hizmetlerini daha hızlı ve etkin biçimde sunabilecek. Empa MENA; başta Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır olmak üzere Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde uzay, havacılık, savunma, endüstriyel elektronik ve LED aydınlatma başta olmak üzere geniş bir alanda iş geliştirme faaliyetleri yürütecek. Şirket, bölgedeki müşterilerine yarı iletkenler, güç kaynakları, elektromekanik bileşenler ve LED aydınlatma çözümlerinin yanı sıra Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi'nin mühendislik kabiliyetlerini de sunarak, bölgeye daha yakın ve daha etkin hizmet vermeyi hedefliyor. "Bölgesel varlığımızı güçlendiriyoruz" Empa Elektronik CEO'su Murat Sarpel, Empa MENA'nın şirketin yeni coğrafyalarda büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olduğunu belirterek, "Empa MENA ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki müşterilerimize çok daha yakın olacağız. Yerleşik bir yapılanmayla bölgede faaliyet göstermek, müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermemizi ve iş ortaklarımıza daha etkin destek sunmamızı sağlayacak. Aynı zamanda iş ortaklarımızın bölgedeki büyüme hedeflerine de katkı sağlayacak güçlü bir yapı oluşturuyoruz" dedi. Empa MENA'nın, Empa Elektronik'in küresel büyüme stratejisinde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Sarpel, şunları söyledi: Dijital dönüşüm ve savunma yatırımları bölgeyi öne çıkarıyor "Başta Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan olmak üzere MENA bölgesinde dijital dönüşüm, savunma sanayi ve ileri teknoloji alanlarında son yıllarda çok önemli yatırımlar gerçekleştiriliyor. Bu yatırımların artarak devam etmesi, bölgenin teknoloji ekosistemini her geçen gün daha da güçlendiriyor. Uzay, havacılık, savunma, endüstriyel elektronik ve LED aydınlatma gibi Empa Elektronik'in güçlü olduğu sektörlerde önemli fırsatlar görüyoruz. Empa Electronics MENA ile Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere tüm bölgede bu potansiyeli daha etkin değerlendirmeyi hedefliyoruz." Küresel büyüme stratejisinin yeni halkası Empa Elektronik'in uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda bölgesel yapılanmalarını güçlendirmeye devam ettiğini vurgulayan Murat Sarpel, "Coğrafi etki alanımızı genişletmek stratejik önceliklerimiz arasında yer alıyor. Daha önce Macaristan merkezli Empa Electronics CEE ile Orta ve Doğu Avrupa'da önemli bir yapılanma oluşturduk. Empa MENA ile bu kez Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki varlığımızı güçlendiriyoruz. Bölgesel etki alanımızın genişlemesi sayesinde yeni pazarlardaki fırsatlara daha kolay erişirken, iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü ilişkileri farklı coğrafyalara taşıyor ve küresel ölçekte daha da sağlamlaştırıyoruz" diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaprak Sarma İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin Haber

Yaprak Sarma İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin

Türkiye’nin yaprak sarma ihracatı 2025 yılında da yüzde 35’lik artışla 17,2 milyon dolardan 23,2 milyon dolara ilerlemişti. İhraç edilen her 4 kutu yaprak sarmanın 3’ünde Egeli ihracatçıların imzası var Türkiye’nin yaprak sarma ihracatını Ege Bölgesi’nin sürüklediği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin 2025 yılında 17,6 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatıyla Türkiye’nin ihracatından yüzde 76 pay aldığını, her 4 kutu yaprak sarma ihracatının 3’ünde Egeli ihracatçıların imzasının olduğunu vurguladı. 2026 yılının ocak-mayıs döneminde Ege Bölgesi’nin yaprak sarma ihracatındaki artışın Türkiye ortalamasının üzerinde arttığını kaydeden Öztürk, “Ege Bölgesi olarak, 2026 yılının ocak – mayıs döneminde yaprak sarma ihracatımızı yüzde 48’lik artışla 7 milyon dolardan 10,4 milyon dolara çıkardık. Ege Bölgesi’nin yaprak sarma ihracatından aldığımız pay yüzde 80’e ulaştı. Bu tablo Ege Bölgesi firmalaranın yeni pazarlara erişimde, marka oluşturmada, katma değerli ürün geliştirmede daha başarılı olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu. Sadece etnik pazarlarda değil, perakende ve hazır gıda segmentlerinde yerimizi aldık Küresel ticarette talebin nazlı bir seyir izlediği dönemden geçildiğine dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Gıda ihracatında çift haneli büyümenin zorlaştığı bir dönemde yüzde 34,7'lik artış oldukça güçlü bir performansa işaret ediyor. Bu durum, yaprak sarmanın sadece etnik pazarlarda değil, uluslararası perakende ve hazır gıda segmentlerinde de daha fazla talep gördüğünü gösteriyor. Orta vadede yaprak sarma ihracatında 50 milyon dolara ulaşabiliriz. En çok ihracat yapılan ülkeler Almanya, Suudi Arabistan ve ABD 2025 yılında yaprak sarma ihracatında öne çıkan ülkeler 3 milyon dolarla Almanya, 2,1 milyon dolarla Suudi Arabistan ve 1,7 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri şeklinde sıralandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor Haber

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor

Kruvaziyer turizminde son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş yakalayan Türkiye, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin stratejik planlarında daha fazla yer almaya başladı. Bu gelişmelerin son örneği, Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises'ın İstanbul'u Akdeniz operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırması oldu. Şirket, 6 Haziran'da İstanbul'a gerçekleştirdiği ilk sefer kapsamında gemide özel bir lansman etkinliği düzenledi. Seyahat acenteleri, sektör temsilcileri, basın mensupları ve Galataport İstanbul yöneticilerinin katıldığı etkinlikte, AROYA Cruises'ın Türkiye'ye yönelik büyüme planları ve İstanbul'un uzun vadeli operasyonlardaki stratejik rolü paylaşıldı. Etkinlikte verilen en önemli mesaj ise şirketin Türkiye pazarına duyduğu güven ve İstanbul'a yönelik uzun vadeli bağlılığı oldu. İstanbul, kruvaziyer turizminde uluslararası ölçekte dikkat çeken yeni bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises, 6 Haziran'da gemide düzenlediği özel etkinlikte Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli hedeflerini ve Akdeniz operasyonlarına ilişkin planlarını paylaştı. İstanbul'u bölgesel operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandıran şirket, Türkiye'nin kruvaziyer turizmindeki büyümesine olan güvenini güçlü mesajlarla ortaya koydu. Akdeniz'in En Büyük Gemileri Arasında Yer Alıyor 151 bin groston ağırlığındaki AROYA, 335 metre uzunluğu, 19 güvertesi, 1.678 kabini ve 3.362 yolcu kapasitesiyle Akdeniz'in en dikkat çekici kruvaziyer gemileri arasında bulunuyor. Yaklaşık 1.600 kişilik mürettebatın görev yaptığı gemide 15 restoran, 20 farklı eğlence ve yaşam alanı, bin kişiden fazla kapasiteye sahip tiyatro salonu, çocuk kulüpleri, su eğlence alanları, sanal gerçeklik merkezleri ve premium spa alanları yer alıyor. Geminin öne çıkan konseptlerinden biri ise Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı iş birliğiyle geliştirilen ve denizdeki ilk Suudi restoranı olarak konumlanan "Irth" restoranı. Farklı Kültürlere Hitap Eden Kapsayıcı Tatil Anlayışı AROYA Cruises'ın öne çıkan özelliklerinden biri de farklı kültür ve yaşam tarzlarına hitap eden kapsayıcı hizmet anlayışı. Gemide alkol servisi bulunmazken, kadınlar ve erkekler için ayrı tasarlanan spa ve havuz alanlarının yanı sıra belirli saatlerde ortak kullanım imkânı da sunuluyor. Türkiye, Rusya, Almanya, Türk Cumhuriyetleri, Körfez bölgesi ve Avrupa'nın farklı ülkelerinden misafirleri ağırlayan AROYA Cruises, bu yaklaşımıyla farklı beklentilere sahip yolculara konforlu ve keyifli bir tatil deneyimi sunan uluslararası bir kruvaziyer markası olarak öne çıkıyor. Çocuk Dostu Konseptiyle Ailelere de Hitap Ediyor AROYA Cruises, çocuklar ve gençler için tasarlanan eğlence alanları, oyun merkezleri, su aktiviteleri ve yaş gruplarına özel programlarıyla ailelere yönelik kapsamlı bir tatil deneyimi sunuyor. Küçük misafirler için özel olarak hazırlanan alanlar sayesinde çocuklar keyifli vakit geçirirken, ebeveynler de geminin dinlenme ve eğlence olanaklarından faydalanabiliyor. Yıl boyunca sunulan kampanya ve promosyonların yanı sıra belirli dönemlerde uygulanan "çocuklar ücretsiz seyahat ediyor" avantajı da ailelerin ilgisini çekiyor. AROYA Cruises, her yaştan misafire hitap eden yaşam alanlarıyla ailelerin birlikte unutulmaz anılar biriktirebileceği bir kruvaziyer deneyimi sunuyor. Kruvaziyer Turizmi Büyümesini Sürdürüyor Küresel turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olarak öne çıkan kruvaziyer turizmi, her yıl milyonlarca yeni yolcuyu deniz seyahatleriyle buluşturmaya devam ediyor. AROYA Cruises'ın Türkiye'deki yetkili temsilcilerinden Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, kruvaziyer sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "Kruvaziyer turizmine yönelik ilgi dünya genelinde artmayı sürdürüyor. Cruise Lines International Association (CLIA) verilerine göre, daha önce kruvaziyer deneyimi yaşamamış kişilerin yüzde 75'i gelecekte bu deneyimi yaşamak istiyor. Bir kez gemi turuna çıkan misafirlerin büyük bölümü ise yeniden bu tatil modelini tercih ediyor. Bu tablo, sektörün büyüme potansiyelini net şekilde ortaya koyuyor" dedi. Taşkıranlar ayrıca kruvaziyer rezervasyonlarında seyahat acentelerinin kritik rol oynadığını belirterek, doğru rota ve gemi seçiminde profesyonel danışmanlığın önemine dikkat çekti. İstanbul'a Gelen Sadece Bir Gemi Değil, Ekonomik Değer Sektör temsilcilerine göre AROYA Cruises'ın İstanbul'u homeport olarak tercih etmesi, Türkiye kruvaziyer turizmi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Homeport modeli sayesinde yolcular gemiye binmeden önce veya seyahat sonrasında destinasyonda daha uzun süre kalıyor. Bu süreçte otellerde konaklıyor, restoranları ziyaret ediyor, alışveriş yapıyor, müze ve kültürel alanları geziyor ve çeşitli turizm hizmetlerinden yararlanıyor. Taşkıranlar, kruvaziyer yolcularının turizm ekonomisine yüksek katkı sağladığını belirterek, "Özellikle homeport operasyonlarında oluşan ekonomik katkı yalnızca limanlarla sınırlı kalmıyor. Konaklama, yeme-içme, ulaşım, alışveriş ve kültürel aktiviteler şehir ekonomilerine doğrudan değer yaratıyor. İstanbul'un kruvaziyer merkezi olarak güçlenmesi, turizm gelirlerinin artmasına da önemli katkı sağlayacaktır." dedi. İstanbul Merkezli Yeni Dönem Başlıyor AROYA Cruises'ın gelecek planlarında İstanbul'un rolünün daha da güçlenmesi öngörülüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde İstanbul çıkışlı operasyonları artırmayı, yeni rota alternatifleri geliştirmeyi ve sezonu daha uzun bir döneme yaymayı hedefliyor. Yunan Adaları ve Ege rotalarının yanı sıra gelecekte Türk kıyıları, Doğu Akdeniz ve Batı Akdeniz limanlarını kapsayan daha geniş operasyon modellerinin de gündeme gelmesi bekleniyor. 2027 yılı planlamaları kapsamında ise geminin İstanbul operasyonlarına daha erken başlaması ve sezonun mevcut yıllara göre daha uzun sürmesi hedefleniyor. Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, "İstanbul yalnızca bir uğrak limanı değil, Akdeniz'in en önemli kruvaziyer merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip. Artan seferler, yeni rotalar ve büyüyen yolcu sayılarıyla İstanbul'un bölgesel kruvaziyer trafiğindeki rolü her geçen yıl daha da güçlenecek" dedi. AROYA Cruises'ın İstanbul'u uzun vadeli operasyon merkezlerinden biri olarak konumlandırması, Türkiye'nin Akdeniz kruvaziyer pazarındaki yükselen konumunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendirilirken, sektör temsilcileri bu gelişmenin önümüzdeki yıllarda turizm gelirlerine, istihdama ve şehir ekonomilerine önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor. İstanbul Çıkışlı Vizesiz Rotalar İlgi Görüyor İstanbul çıkışlı programlarıyla Türk misafirlere vizesiz seyahat imkânı sunan AROYA Cruises, Marmaris, Bodrum, Kaş ve İskenderiye'nin yer aldığı birbirinden özel rotalarıyla dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra yeşil pasaport sahibi Türk vatandaşlarının vizesiz olarak seyahat edebildiği Yunan Adaları ve Atina programları da misafirlerin yoğun ilgi gösterdiği rotalar arasında yer alıyor. Deniz tatilini kültürel keşiflerle birleştiren bu rotalar, Akdeniz'in farklı destinasyonlarını tek bir seyahatte deneyimleme fırsatı sunuyor. Kruvaziyer Seyahatiyle Umre Deneyimi AROYA Cruises ayrıca 12 Eylül tarihinde İstanbul'dan hareket edecek özel bir sefer de sunuyor. Marmaris, Bodrum, Süveyş Kanalı ve Şarm El-Şeyh'in ardından Cidde'de sona erecek bu program kapsamında Sunorama Cruises tarafından hazırlanan uçaklı paketlerde misafirler, gemi seyahatlerinin ardından Mekke ve Medine'yi ziyaret ederek umre ibadetlerini de yerine getirebilecek. Özellikle deniz tatilini kültürel ve manevi deneyimlerle birleştirmek isteyen misafirler için tasarlanan bu özel program, kruvaziyer seyahati ile umre ziyaretini tek bir seyahatte buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor Haber

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor

2025 yılında yaklaşık 2,75 trilyon dolar değere ulaşan otomotiv sektörü, köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. KPMG’nin 25. Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması’na göre sektör liderlerinin %36’sı, önlerindeki üç yıl içinde iş modellerinin ve operasyonlarının önemli ölçüde dönüşeceğini öngörüyor. Öne çıkan temel etkenler arasında üreticilerin %86’sının yapay zeka dahil yeni teknolojilere önemli yatırımlar yaptığını, %77’sinin ise stratejik ortaklıkları sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiğini görüyoruz. Hyundai Motor Group’un üretim süreçlerini Canias ERP ile dijitalleştirme konusunda IAS’ı seçmesi de IAS’ın bu konudaki tecrübesi ve yatırımlarından kaynaklanıyor. Proje Kapsamı ve Zaman Çizelgesi Ortaklık, Nisan 2024’da imzalanan Proof of Concept (Müşteriye özgü demo) anlaşmasıyla geliştirme aşamasına geçti. Proje, Güney Kore operasyonel üs olarak belirlenip, IAS ile Hyundai Motor Group’un mobilite yazılım kolu olan Hyundai AutoEver arasında ortak bir çalışma olarak yapılandırıldı. 18 aylık uygulama süreci boyunca 100’den fazla sistem entegrasyonu gerçekleştirildi, IAS ekiplerince 100’den fazla uluslararası seyahat yapıldı ve 1.000’den fazla belge hazırlandı. Projenin temel hedefi, Hyundai Motor Group’un CKD (Completely Knock Down) araç üretim süreçlerini Canias ERP platformu üzerinde yeniden inşa etmekti. Coğrafi Genişleme Sistemin ilk canlı geçişi Temmuz 2025’te Hyundai Motor’un Malezya tesisinde gerçekleşti. Bunu Ekim 2025’te Kia Kazakistan ve Hyundai Motor Suudi Arabistan tesislerinde eş zamanlı lansmanlar izledi. Canias ERP’nin modüler mimarisi, sistemin farklı yerel düzenlemelere ve üretim gerekliliklerine tek bir platform üzerinden uyum sağlamasına olanak tanıdı. Yeni Altyapıda Üretilen İlk Araç Hyundai Motor Group’un Kazakistan tesisinde önemli bir dönüm noktası yaşandı: Canias ERP altyapısı kullanılarak ilk Kia Sorento üretildi. Projenin tamamlanması şerefine IAS, İstanbul’da tarihi Kibrithane binasında özel bir tören düzenledi; uygulamaya katkı sağlayan mühendisler ve proje liderleri, yeni sistem ile üretilen araca imzalarını attı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, projeyi “Canias dijital dönüşüm ürünlerinin yurt dışında atılmış en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdi. İş birliği, Hyundai Motor Group’un Asya ve Orta Doğu’daki operasyonel hedeflerini tek bir ERP platformu altında birleştiriyor; aynı zamanda sınır ötesi yazılım ortaklıklarının otomotiv sektöründe giderek artan rolünü yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti Haber

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenen heyete 9 firma katıldı. Halı ihracatında dünya ikincisiyiz Demirci’de kümelenen halı üreticilerinin ihracat kaslarının güçlenmesi için “Halı UR-GE Projesi”ni hayata geçirdiklerini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, yıllık 110 milyon dolar halı ithal eden Malezya’yı Türk halı sektörünün ihracatının gelişebileceği pazarlardan biri olarak gördüklerini o nedenle URGE Projesi’nin üçüncü organizasyonunu Malezya’ya yaptıklarını vurguladı. Malezya’ya halı ihracatımızı en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğu bilgisini veren Göksan, “Halı sektörümüz için hedef pazar konumunda olan Malezya’da ihracat hacmimizi en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Malezyalı 25 ithalatçı firmayla yeni iş birlikleri kurulması adına 100’ün üzerinde ikili iş görüşmeleri yapıldı ve firma ziyaretleri gerçekleştirildi” şeklinde konuştu. Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinmenin hedeflendiği “Malezya Halı URGE Heyeti”ni başarıyla tamamladıklarını paylaşan Göksan, UR-GE Projesi kapsamında diğer hedef pazarların; “ABD, Kanada, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar” olarak belirlendiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Halı Sektörü Malezya Pazarında Gücünü Artırmaya Gidiyor  Haber

Türk Halı Sektörü Malezya Pazarında Gücünü Artırmaya Gidiyor 

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenecek olan heyete 9 firma katılacak. Halı ihracatında dünya ikincisiyiz Türkiye’nin 2025 yılında 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğunu vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, Malezya’nın yıllık 110 milyon dolarlık halı ithalatıyla halı sektörü için hedef pazar konumunda olduğunu, Türkiye’nin Malezya’ya 2025 yılında 18 milyon dolar olan halı ihracatının 40 milyon dolara çıkması için Malezyalı ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri yapacaklarını dile getirdi. “Halı UR-GE Projesi” kapsamında önceki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere’ye ticaret heyetleri yaptıkları bilgisini veren Göksan; “Malezya’da ilk olarak 12 Mayıs tarihinde ikili iş görüşmeleri düzenleyeceğiz. Görüşmeler süresince Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinilmesi ve katılımcı firmaların ihracatlarını artırmaya yönelik somut iş bağlantıları kurulması hedefliyoruz. Heyetin ikinci gününde ise pazar araştırması kapsamında sektörde faaliyet gösteren potansiyel alıcı firmalar ve halı firmaları ziyaret edilecek” diye konuştu. Halı İhracatını Geliştirme UR-GE Projesi’nde yer alan firmaların ağırlıklı olarak cami, otel ve dekoratif halılar ürettiği bilgisini veren Başkan Göksan sözlerini şöyle sürdürdü; “Malezya Ticaret Bakanlığı’nın Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında yer alıyor. Malezya, yeni pazarlara açılım sağlanması açısından da isabetli bir seçim olduğunu değerlendiriyoruz.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, “Halı UR-GE Projesi” kapsamında ilk aşamada firmalara yönelik “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” ve “Pazar Araştırma Yöntemleri” konularında eğitimler gerçekleştirdi. İkinci aşamada ise firmaların uluslararası pazarlarda tanıtımına katkı sağlamak amacıyla proje tanıtım filmi hazırladı. Sonraki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık’a yönelik heyetler düzenlenirken, Malezya heyet organizasyonu projenin üçüncü yurtdışı pazarlama faaliyeti olacak. UR-GE Projesi kapsamında hedef pazarlar; “ABD, İngiltere, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar, Malezya ve Endonezya” olarak belirlendi. Malezya heyetine katılan firmalar şunlar olacak; “Akarsu Halı San. ve Tic. Ltd. Şti, Gayret Yün İplik ve Halı San. ve Tic. Ltd. Şti., Halsan Halı, Hendesi Yapı Ltd. Şti., HSR Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti., Meta Halı A.Ş., Nur Mensucat Ltd. Şti., Serko Halı ve İplik San. Ltd. Şti. ve Tavus Yün Halı İplik San. ve Tic. Ltd. Şti.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İMS Lojistik Körfez Ülkelerinde Kritik Sınır Kapılarını Ziyaret Etti Haber

İMS Lojistik Körfez Ülkelerinde Kritik Sınır Kapılarını Ziyaret Etti

Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında başta Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn olmak üzere Körfez bölgesindeki lojistik hatlar, gümrük süreçleri ve sınır geçiş operasyonları detaylı şekilde incelendi. Bölgedeki mevcut iş ortakları ile yapılan görüşmeler sayesinde operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. Mustafa İmrak: “Temaslarımızı Sürdürüyoruz” Ürdün’deki sınır kapısında değerlendirmelerde bulunan İMS Lojistik Genel Müdürü Mustafa İmrak, “Jaber Sınır Kapısı Ürdün’ün giriş kapısı ve buradan biraz önce bir aracımızı El-Omeri Sınır Kapısı’a yani çıkış kapısına uğurladık. Oradan Hadise Sınır Kapısı’ndan devam edecek. Suudi Arabistan’a giriş yapacak. Oradan da Dubai, Katar gibi diğer Körfez ülkelerine geçişler sağlayacağız. Şu anda Satış Direktörümüz Serhat Bey’le sahada birebir kontrollerimizi gerçekleştirdik. Olası bürokratik sıkıntıları not ettik. Bunlarla ilgili iletebildiğimiz yerlerle temasa geçtik. Biz birebir sahadayız. Temaslarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu. Operasyon Sürecinin Her Aşamasında! İMS Lojistik, Avrupa ve Türkiye çıkışlı taşımalarında faaliyetlerini sürdürdü ve Körfez ülkelerine yönelik lojistik süreçlerini titizlikle yönetti. Güçlü acente ağı, deneyimli operasyon ekibi ve sahadaki aktif yönetim anlayışı ile müşterilerine kesintisiz ve güvenilir hizmet sundu. Gerçekleştirilen bu ziyaretler, İMS Lojistik’in uluslararası taşımacılıktaki etkinliğini artırdı ve Avrupa’dan Körfez bölgesine uzanan lojistik hatlarında daha hızlı, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir çözümler sunma vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.