Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suv

Kapsül Haber Ajansı - Suv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Toyota’dan Dikkat Çeken Hamle: Yeni Land Cruiser FJ Japonya’da Sahneye Çıktı Haber

Toyota’dan Dikkat Çeken Hamle: Yeni Land Cruiser FJ Japonya’da Sahneye Çıktı

Şirket, bu yeni serinin özellikle şehir yaşamı ile macera tutkusunu bir arada yaşamak isteyen sürücülere hitap ettiğini vurguluyor. Toyota’nın açıklamasına göre yeni model, Land Cruiser ailesinin köklü DNA’sını korurken daha özgür, daha pratik ve daha ulaşılabilir bir deneyim sunmak amacıyla geliştirildi. Marka, FJ serisini yalnızca bir SUV değil, aynı zamanda aktif yaşam tarzını destekleyen çok yönlü bir araç olarak konumlandırıyor. Yeni Land Cruiser FJ Daha Kompakt Ama Daha Çevik Toyota’nın yeni Land Cruiser FJ modeli, serinin geleneksel büyük ve ağır yapısına kıyasla daha kısa gövde ölçülerine sahip. Ancak bu küçülen boyutlar aracın arazi yeteneklerinden ödün verdiği anlamına gelmiyor. Aksine marka, daha kısa dingil mesafesi sayesinde modelin zorlu parkurlarda çok daha çevik hale geldiğini belirtiyor. Araçta kullanılan merdiven tipi şasi yapısı, Land Cruiser modellerinin yıllardır en önemli karakteristik özelliklerinden biri olmaya devam ediyor. Toyota mühendisleri, bu sağlam altyapıyı yeniden optimize ederek hem dayanıklılığı hem de sürüş dengesini artırmayı hedefledi. Özellikle engebeli arazilerde tekerleklerin zemine temasını koruyan süspansiyon sistemi, yeni modelin off-road performansında önemli rol oynuyor. Kompakt ölçüler sayesinde şehir içi kullanımda da avantaj sağlayan araç, yaklaşık 5.5 metrelik dönüş çapıyla büyük SUV’lara kıyasla daha rahat manevra yapabiliyor. Bu da yeni FJ’yi hem günlük kullanım hem de doğa kaçamakları için çok yönlü bir seçenek haline getiriyor. 2.7 Litrelik Motor ve Dört Çeker Sistemiyle Geliyor Toyota, Land Cruiser FJ’de 2.7 litrelik atmosferik benzinli motora yer verdi. Dört silindirli motorun 163 beygir güç ve 246 Nm tork ürettiği açıklandı. Güç ünitesi, 6 ileri otomatik şanzımanla birlikte çalışıyor. Marka, bu kombinasyonun özellikle düşük hızlarda daha kontrollü sürüş sunduğunu ve zorlu iniş-çıkış koşullarında sürücüye güven verdiğini ifade ediyor. Araçta ayrıca elektronik arka diferansiyel kilidi, yokuş kalkış desteği ve dik iniş kontrol sistemi gibi gelişmiş sürüş destek teknolojileri de standart olarak sunuluyor. Toyota’nın paylaştığı teknik detaylara göre yeni model, yakıt tüketiminde de dengeli bir performans sunmayı hedefliyor. Böylece Land Cruiser geleneğindeki güçlü arazi karakteri korunurken günlük kullanım maliyetleri de makul seviyede tutuluyor. Land Cruiser Tasarımı Daha Modern Bir Yorumla Geri Döndü Yeni FJ modelinin tasarımında Land Cruiser ailesinin klasik çizgileri korunurken modern detaylara da geniş yer verildi. Özellikle köşeli gövde yapısı, geniş çamurluklar ve güçlü tampon tasarımı aracın sert karakterini ön plana çıkarıyor. Toyota’nın dikkat çeken detaylarından biri ise araçta kullanılan “zar” temalı tasarım yaklaşımı oldu. Keskin hatlar ve geometrik detaylarla şekillendirilen gövde, modele hem eğlenceli hem de güçlü bir görünüm kazandırıyor. Ön bölümde U şeklindeki LED far tasarımı dikkat çekerken, arka bölümde ise eski Land Cruiser modellerini hatırlatan stepne yerleşimi tercih edildi. Toyota ayrıca modelin farklı yaşam tarzlarına uyarlanabilmesi için geniş kişiselleştirme seçenekleri sunduğunu açıkladı. İç Mekânda Teknoloji ve Fonksiyonellik Ön Planda Land Cruiser FJ’nin kabininde kullanım kolaylığına odaklanan bir yapı tercih edilmiş durumda. Yatay tasarımlı ön konsol sürücünün görüş açısını artırırken, kontrol düğmelerinin konumu da sürüş sırasında dikkat dağınıklığını azaltacak şekilde düzenlendi. Araçta 12.3 inç büyüklüğünde multimedya ekranı standart olarak sunuluyor. Kör nokta uyarı sistemi, panoramik görüş kamerası ve Toyota Safety Sense güvenlik teknolojileri de modelin dikkat çeken donanımları arasında yer alıyor. Toyota, iç mekânda geniş bagaj hacmine de özel önem verdi. Arka koltuklar kullanılmaya devam ederken bile yüksek yükleme kapasitesi sunan model, özellikle kamp ve outdoor kullanıcılarını hedefliyor. Toyota Elektrikli “Land Hopper” Modelini de Duyurdu Toyota’nın Land Cruiser FJ lansmanında en dikkat çeken sürprizlerden biri de yeni elektrikli kişisel mobilite aracı “Land Hopper” oldu. Katlanabilir yapısıyla dikkat çeken bu araç, doğa yollarında kullanılmak üzere geliştirildi. Şirketin verdiği bilgilere göre Land Hopper, doğrudan Land Cruiser’ın bagajına yerleştirilebilecek boyutlarda tasarlandı. Böylece kullanıcılar araçla ulaşabilecekleri noktanın ötesine geçerek orman yolları ve patikalarda da keşif yapabilecek. Toyota, yeni elektrikli modelin 2027 yılından itibaren satışa sunulmasının planlandığını açıkladı. Toyota Land Cruiser Ailesini Daha Geniş Kitlelere Açıyor Toyota, yeni FJ serisiyle birlikte Land Cruiser ürün gamını daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı amaçlıyor. Marka, yıllardır büyük ve yüksek maliyetli SUV olarak görülen Land Cruiser kimliğini daha erişilebilir bir yapıya dönüştürmeye çalışıyor. Dünya genelinde milyonlarca satış rakamına ulaşan Land Cruiser serisi, dayanıklılığı ve güvenilirliğiyle otomotiv dünyasının en güçlü isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yeni FJ modeli ise bu mirası daha genç kullanıcılarla ve şehir yaşamına yakın sürücülerle buluşturmayı hedefliyor.

Yeni VW T-Roc Yola Continental Lastikleriyle Çıkıyor Haber

Yeni VW T-Roc Yola Continental Lastikleriyle Çıkıyor

Yeni Volkswagen T-Roc’un yol arkadaşı Continental oldu. Dünyanın önde gelen lastik üreticilerinden Continental, Volkswagen’in yeni kompakt SUV modeli T-Roc için ana tedarikçi seçildiğini duyurdu. İş birliği kapsamında; 16 ile 19 inç arasındaki ebatlarda sunulan EcoContact 7 S ve EcoContact 7 yaz lastiklerinin yanı sıra, kış şartları için WinterContact TS 870 P ve dört mevsim konforu için AllSeasonContact 2 modelleri resmi onay aldı. Yeni T-Roc’un Tercihi: Benzersiz Continental Konforu Continental, yeni T-Roc için geliştirdiği ileri teknoloji çözümleriyle sürüş verimliliğini ve konforu yeniden tanımlıyor. Özel kauçuk bileşimi ve Akıllı Enerji Karkas teknolojisiyle yüksek enerji verimliliği sağlayan EcoContact 7 yaz lastiğinin karkasında, iç astarında ve yanaklarında kullanılan yeni malzemeler, lastik içindeki sürtünmeyi düşürerek yuvarlanma direncini azaltıyor. Aynı zamanda aerodinamik açıdan optimize edilen yanak tasarımı da verimliliği bir üst seviyeye taşıyor. Continental, bu noktada golf topundan ilham alan "aerodimple" yapısı da dahil olmak üzere çeşitli teknolojileri bir araya getiriyor. Lastik yanağında yer alan bu küçük çukurlar, lastiğin arkasındaki hava türbülansını minimuma indirerek aracın çok daha az enerji harcamasını sağlıyor. Lastiğin "Sessiz Desen" sırt tasarımı ise yuvarlanma gürültüsünü önemli ölçüde düşürüyor. Continental mühendisleri; sırt bloklarının aralığını ve açılarını, özellikle şehir içi düşük hızlarda ortaya çıkan gürültü frekanslarına uyarlayarak optimize ediyor. Bu sayede hem araç içindekilere sessiz ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuluyor hem de yayalar ve çevre sakinleri için gürültü seviyesi fark edilir derecede azalıyor. Yeni T-Roc için enerji verimliliğini merkeze alan EcoContact 7 modeli 16, 17 ve 18 inç ebatlarında onaylanırken, serinin daha sportif versiyonu EcoContact 7 S, 16, 17 ve 19 inç seçenekleriyle sürücülerle buluşuyor. Islak ve Soğuk Hava Koşullarında WinterContact TS 870 P ve AllSeasonContact 2 Volkswagen kış sürüşleri için ise Continental WinterContact TS 870 P modelini tavsiye ediyor. Lastiğin sırt tasarımı ve yenilikçi kılcal kanal yapısı, kar ve buz üzerinde üstün bir yol tutuşu sunuyor. Düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyan kauçuk bileşimi ise fren mesafesini kısaltarak; ıslak, soğuk ve karlı koşullarda dahi güvenli bir duruş sağlıyor. Tüm yıl boyunca tek bir lastik seti kullanmayı tercih eden sürücüler dört mevsim seçeneği AllSeasonContact 2'yi seçerek hem yaz mevsiminde hem de ıslak kış koşullarında dengeli bir performansa sahip oluyor. Aşağıdaki lastik serileri, yeni Volkswagen T-Roc için birçok ülkede belirtilen ebatlarda onaylanmıştır: EcoContact 7 S: 225/45 R19 92W FREcoContact 7 S: 225/55 R17 97V FREcoContact 7 S: 225/60 R16 98V FREcoContact 7: 225/50 R18 95V FREcoContact 7: 225/55 R17 97V FREcoContact 7: 225/60 R16 98V FRWinterContact TS 870 P: 215/60 R16 95H FRWinterContact TS 870 P: 215/55 R17 94V FRAllSeasonContact 2: 215/55 R17 94V FRAllSeasonContact 2: 225/50 R18 95V FR Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 78.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu 19,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 54 ülkede ve yaklaşık 78.000 kişiyi istihdam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

JETOUR’dan Şov Üstüne Şov! Auto China 2026’da “Travel+” Stratejisi ve Dev Lansman Haber

JETOUR’dan Şov Üstüne Şov! Auto China 2026’da “Travel+” Stratejisi ve Dev Lansman

JETOUR Auto China 2026 sahnesinde adeta gövde gösterisi yaptı! “Travel+” stratejisini resmen duyuran marka, sadece otomobil değil, yepyeni bir yaşam tarzı sunduğunu ilan etti. Üstelik bu lansman, 1200’den fazla global bayi, medya ve influencer’ın katılımıyla gerçekleşti! ???? “Artık Araç Değil, Yaşam Tarzı Satıyoruz!” JETOUR International Başkanı Ke Chuandeng’in sözleri fuara damga vurdu: “Artık araçlar teknik özelliklerle değil, kullanıcıların yaşam tarzıyla tanımlanıyor.” Yani mesele sadece araba değil… deneyim, seyahat ve özgürlük! ???? Tüm Segmentler Tek Sahneye Çıktı! JETOUR ve SOUEAST ilk kez birlikte sahne aldı. Ortaya çıkan tablo ise tam anlamıyla dev bir ürün gücü: Şehir içi mobilite araçları Hafif off-road modeller Premium arazi canavarları Öne çıkan modeller: SOUEAST S08 DM ve S10 konsept JETOUR T1, T2 ve T2 i-DM Dev SUV: G700 Yakında gelecek pickup: F700 ⚡ Hibrit Off-Road Teknolojisi Oyun Değiştiriyor! JETOUR’un sahneye çıkardığı teknolojiler resmen dikkat çekti: GAIA Architecture C-DM hibrit sistemi XWD akıllı 4x4 çekiş Bu sistemler sayesinde off-road artık sadece güçlü değil, aynı zamanda akıllı! ???? Alan Walker Sürprizi: Müzik ve Otomobil Buluştu! Fuarın en çok konuşulan anlarından biri: Dünyaca ünlü DJ Alan Walker sahnede! JETOUR’un marka elçisi olarak tanıtılan Walker, özel T2 modeliyle birlikte tanıtıldı. “Müzik ve seyahat aynı şey… İkisi de özgürlüğün peşinde,” diyerek Travel+ ruhunu özetledi. ???? Tasarım Dehası Paula Scher’den G700 Yorumu Dünyaca ünlü tasarımcı Paula Scher, G700 için geliştirdiği “Steel Ridge” tasarımını anlattı. Ve en dikkat çeken söz: “Dışı güçlü bir SUV, içi ise lüks bir limuzin gibi.” Yani hem doğada hem şehirde iddialı! ???? 2.26 Milyon Satış! Dünya JETOUR’u Konuşuyor JETOUR, globalde 2.26 milyon satışa ulaştı. 100+ ülke 2000+ satış noktası SOUEAST ise 48 ülkede büyümesini sürdürüyor. ???? Gelecek Planı: Her Yerde “Travel+” JETOUR’un hedefi net: Travel+ konseptini dünyanın her yerine yaymak! Daha fazla model, daha fazla teknoloji ve daha fazla deneyim geliyor. ❓ Sık Sorulan Sorular Travel+ ne demek? Araç, hizmet ve deneyimi birleştiren yeni nesil mobilite anlayışı. JETOUR hangi ülkenin markası? Çin merkezli Chery grubuna bağlıdır. En dikkat çeken model hangisi? G700 ve T2 modelleri öne çıkıyor. Alan Walker neden seçildi? Genç kitleye hitap eden global bir ikon olduğu için. Hangi ülkelerde satılıyor? 100’den fazla ülkede aktif. Türkiye’ye gelir mi? Global genişleme planı kapsamında yüksek ihtimalle evet. ???? SONUÇ: Otomobil Değil, Deneyim Satılıyor! JETOUR Auto China 2026 ile sadece araç değil, yeni bir dünya sundu. Travel+ stratejisiyle otomotiv sektöründe kartlar yeniden dağıtılıyor!

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi Haber

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi

Hyundai, yeni Boulder Concept modelini 2026 New York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda sürpriz bir dünya prömiyeriyle tanıttı. SUV formundaki bu konsept model, markanın ilk gövde şasi platformuna sahip olacak ve 2030 yılına kadar sunulması planlanan orta boy pick-up modelinin habercisi niteliğini taşıyor. Boulder Concept, dayanıklılık, yüksek çekiş gücü ve arazi kabiliyeti arayan kullanıcıların beklentilerine yanıt vermek üzere geliştirilen yeni bir platformun ilk göstergesi olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin Kuzey Amerika tasarım ekibi tarafından geliştirilen konsept, özellikle off-road tutkunlarını hedeflerken markaya yeni müşteri kitleleri kazandırmayı amaçlıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, “Boulder Concept ile Amerikan müşterilerin beklentilerine daha güçlü bir yanıt veriyoruz. Gövde-şasi araçlar, ABD’de hem iş hem de macera dünyasının temelini oluşturuyor. Bu segmentte güçlü bir şekilde yer almayı hedefliyoruz” dedi. Hyundai ve Genesis Global Tasarım Merkezi Başkanı SangYup Lee ise konsepti “off-road yaşam tarzına bir saygı duruşu” olarak tanımlayarak, bu tip araçların macera arayan kullanıcılar için güçlü bir alternatif oluşturacağını belirtti. Güçlü ve Fonksiyonel Tasarım Boulder Concept, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda şekillendirildi. Çeliğin dayanıklılığı ve esnekliğini estetikle buluşturan bu yaklaşım, araca hem güçlü hem de zamansız bir karakter kazandırıyor. Dik ve iki kutulu (two-box) silüeti, geniş görüş açısı ve güçlü duruş sunarken; safari tipi üst camlar ve çift kanatlı kapılar hem ferahlığı hem de kullanım kolaylığını artırıyor. Araçta ayrıca düşük profilli tavan taşıyıcı, çift yönlü açılabilen arka kapak ve uzun yükler için açılabilen arka cam gibi fonksiyonel detaylar dikkat çekiyor. Aracın 37 inçlik büyük arazi lastikleri, yüksek yerden yükseklik ve gelişmiş yaklaşma/uzaklaşma açıları sayesinde zorlu arazi koşullarında üstün performans hedefleniyor. Ayrıca yazılım destekli gerçek zamanlı off-road yönlendirme sistemi, sürücüye dijital bir rehber gibi destek sunuyor. Maceraya Uygun İç Mekan İç mekanda dayanıklı ve yoğun kullanıma uygun malzemeler tercih edilirken, fiziksel düğme ve kontrol elemanları zorlu koşullarda kolay kullanım sağlıyor. Modüler yapıdaki kabin, katlanabilir masa gibi pratik çözümlerle hem günlük kullanım hem de açık hava aktiviteleri için esneklik sunuyor. Geleceğe Yön Veren Yeni Platform Hyundai, geliştirmekte olduğu gövde-şasi platformlu otomobiller için net bir yol haritası belirledi. Buna göre üretim modelleri Amerika’da tasarlanacak, geliştirilecek, üretilecek ve Hyundai’nin ABD’de ürettiği çelik kullanılacak. Hyundai Kuzey Amerika Başkanı Randy Parker, orta boy pick-up segmentinin marka için önemli bir büyüme fırsatı sunduğunu vurgulayarak, Boulder Concept’in bu alandaki stratejik yaklaşımın ilk adımı olduğunu ifade etti. Henüz bir tasarım çalışması olan Boulder Concept, güçlü oranları, fonksiyonel yaklaşımı ve hedef kitlesiyle Hyundai’nin gelecekteki pick-up modeli için önemli bir yol haritası sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor Haber

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor

Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine inşa edilen yaklaşımıyla küresel ölçekte Avrupa’nın referans otomobil üreticisi olmayı hedefliyor. 4 temel başlık altında şekillenen bu yaklaşım; ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşüm vizyonunu ortaya koyuyor. Renault Group, “Growth ready” başlığı altında ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini tüm faaliyetlerinin merkezine koymayı hedefliyor. Bu kapsamda, Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin piyasaya sunulması ve uluslararası pazarlarda 14 modelle ikinci ürün atağının başarıyla tamamlanması planlanıyor. Renault Group’un futuREady planında Türkiye’nin kritik rolü Renault Group’un futuREady vizyonu kapsamında Türkiye, büyüme stratejisinin ve operasyonel mükemmeliyet anlayışının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Geniş Avrupa bölgesinin kritik üretim ve mühendislik üslerinden biri olan Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, yüksek üretim kabiliyeti ve gelişmiş otomotiv ekosistemiyle Grup’un küresel operasyonlarında stratejik bir rol üstleniyor. Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası da çoklu model üretim kapasitesi, esnek yapısı ve mühendislik yetkinlikleriyle bu yapının en güçlü halkalarından birini oluşturuyor. Türkiye’nin futuREady içindeki bu stratejik rolü, Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER’ın Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek olmasıyla daha da güçleniyor. Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER Türkiye’de üretilecek Dacia, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretilecek dördüncü model olan Striker’ın ön tanıtımını ilk kez futuREady strateji toplantısında gerçekleştirdi. Renault Duster, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Dacia Striker’ın da Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretileceği açıklandı. Bu adımla birlikte Dacia, üretim anlamında Türkiye’ye resmi olarak giriş yapıyor.400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Türkiye’de satışa sunulacak ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazara ihraç edilecek.Hibrit seçenekler de dahil olmak üzere farklı motor alternatifleriyle pazara sunulacak olan Dacia Striker’ın 2026 yılında üretime girmesi planlanıyor.Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve ürün atağını hızlandırma planının da bir parçası olan yeni Dacia Striker, Grup’un uluslararası üretim ve ürün stratejisinde Türkiye’nin rolünü güçlendiriyor. Dacia Striker, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretimi planlanan dört modelden oluşan ürün gamını tamamlıyor. 400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek. Renault Group Türkiye CEO Lionel Jaillet: “Oyak Renault, Aralık 2023’ün sonunda 400 milyon avroyu aşan bir yatırımla dört yeni modelin üretime alınacağını duyurarak Türkiye için net bir dönüşüm yol haritası ortaya koydu. Bu yolculuk Renault Duster ile başladı ve Yeni Renault Clio ile devam ediyor. Bu arada Renault Boreal ise proje sürecinde ilerliyor ve 2026 yılının ortasında Türkiye yollarındaki yerini alacak. Ürün planımızdaki dördüncü modeli duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretim yeri Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası olacak. Bu projeyle birlikte Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi olacak. Bu model, Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalat yapan bir konumdan yerel üretim gerçekleştiren bir marka haline taşıyor. Üretimin başlamasıyla birlikte fabrikamızın çoklu model üretim kabiliyeti bir üst seviyeye taşınacak. Bu gelişme aynı zamanda Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacak. OYAK ile kurduğumuz güçlü iş birliği doğrultusunda üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da güçlendirmeyi ve Türkiye otomotiv ekosistemi için daha fazla değer yaratmayı sürdüreceğiz.” Striker: Dacia’nın C segmentinin geleceğine yönelik vizyonu Dacia, station wagon’un dinamizmini, geniş bir hatchback’in pratikliğini ve bir SUV’un yerden yüksekliğini bir araya getiren yeni çoklu enerji seçenekli crossover modeli Striker ile C segmentindeki atağını güçlendiriyor. Dacia Striker, güçlü ve kendinden emin bir tasarıma sahip. Dinamik hatları, aerodinamik silueti ve iddialı dikey ön yüz tasarımı, markanın yeni ve modern gündüz farı imzasıyla tamamlanıyor. Striker, Dacia’nın C segmentinde elektrifikasyonu erişilebilir kılma hedefini yansıtıyor. Ürün gamında hibrit versiyon, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG seçenekleri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kış Sürüşünde Yeni Dönem: Nokian Tyres’tan Sıcaklığa Göre Uyarlanabilen Çivili Lastik Haber

Kış Sürüşünde Yeni Dönem: Nokian Tyres’tan Sıcaklığa Göre Uyarlanabilen Çivili Lastik

Şirket, sıcaklık değişimlerine otomatik olarak uyum sağlayan dünyanın ilk çivili kış lastiği olan Nokian Tyres Hakkapeliitta® 01 modelini tanıttı. Yeni nesil lastik, “isteğe bağlı tutuş” (On-Demand Grip) teknolojisi sayesinde yol koşullarına anlık tepki verebiliyor. 90 Yıllık Miras, Yeni Bir Devrim Nokian Tyres, ilk kış lastiğini 1934 yılında geliştirmiş, Hakkapeliitta® markasını ise 1936’da piyasaya sunmuştu. Aradan geçen yaklaşık 90 yılın ardından şirket, bu köklü seriyi yeni bir seviyeye taşıyor. Hakkapeliitta 01, onlarca yıldır üzerinde çalışılan ve uzun süredir sektörde hayal olarak görülen bir fikri gerçeğe dönüştürüyor: Sıcaklığa göre davranış değiştiren çivili lastik. Şirketin CEO’su Paolo Pompei, yeni ürünün tanıtımında yaptığı açıklamada, “Bu lastik, 90 yıl önce geliştirdiğimiz ilk kış lastiğinden bu yana şirket tarihimizin en büyük yeniliklerinden biri. Daha önce imkânsız görülen bir hedefe ulaştık: Sıcaklık değişimine tepki vererek maksimum güvenlik sunan bir çivili lastik” ifadelerini kullandı. Double Action Stud Teknolojisi Nasıl Çalışıyor? Yeni modelin kalbinde yer alan Double Action Stud teknolojisi, çivilerin sıcaklığa bağlı olarak iki farklı mod arasında geçiş yapmasını sağlıyor: ON Modu: Düşük sıcaklıklarda ve buzlu zeminlerde çiviler aktif hale gelerek maksimum yol tutuşu sağlıyor. OFF Modu: Daha ılıman koşullarda çiviler daha kontrollü temas kurarak asfalt aşınmasını azaltıyor ve sürüş konforunu artırıyor. Bu sistem sayesinde hem güvenlik hem de çevresel sürdürülebilirlik hedefleniyor. Nokian Tyres’in verilerine göre Hakkapeliitta 01: Yol aşınmasını bir önceki modele kıyasla %30’a kadar azaltıyor Buz tutuşunu %10’a kadar artırıyor Islak zemin performansını %5 oranında iyileştiriyor Gürültü seviyesini 1 desibele kadar düşürüyor Bu gelişmeler, özellikle çivili lastik tercih eden ancak yol aşınması ve ses seviyesinden endişe duyan sürücüler için önemli bir avantaj sunuyor. Uzun Soluklu Test Süreci Şirket, uyarlanabilir çivi fikrini ilk kez 2014 yılında konsept olarak duyurmuştu. O tarihten bu yana mühendisler, teknolojiyi hayata geçirmek için binlerce prototip üzerinde çalıştı. Testler, Finlandiya’nın Ivalo kentindeki Arctic Test Center’dan İspanya’daki Hakka Ring test pistine kadar farklı iklim koşullarında gerçekleştirildi. Nokian Tyres Ar-Ge Direktörü Mikko Liukkula, süreci “Bir tercih yapmak yerine iki hedefi aynı anda başarmayı amaçladık. Hem üstün buz tutuşu hem de düşük yol aşınması sağlamak istedik. Sonuçta sürüş güvenliğini artırırken yolu daha az yıpratan bir çözüm geliştirdik” sözleriyle özetledi. Sürdürülebilir Malzemeler Kullanıldı Hakkapeliitta 01 yalnızca performans açısından değil, içerdiği malzemeler bakımından da yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Lastik hamurunda: Doğal kauçuk Biyo-reçine Çam reçinesinden elde edilen bileşenler Kolza (kanola) yağı bazlı biyolojik yağlar gibi yenilenebilir kaynaklı materyaller yer alıyor. Bu sayede ürünün çevresel etkisinin azaltılması hedefleniyor. Hangi Araçlar İçin Üretildi? Yeni lastik serisi; Binek otomobiller Crossover modeller SUV araçlar için geliştirildi. Ürün, uluslararası geçerliliğe sahip Three-Peak Mountain Snowflake (3PMSF) ve Ice Grip sertifikalarına sahip. Piyasaya Çıkış Tarihi ve Hedef Pazarlar Nokian Tyres Hakkapeliitta 01’in 2026 sonbaharında satışa sunulması planlanıyor. Ürünün ana pazarları Kuzey ülkeleri ve Kuzey Amerika olacak. Üretim ise Finlandiya’nın Nokia kentindeki fabrikada gerçekleştirilecek. Kış Lastiğinde Yeni Standart mı? Uzmanlara göre sıcaklığa göre uyarlanabilen çivili lastik teknolojisi, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle daha değişken hale gelen kış koşullarında önemli bir avantaj sağlayabilir. Gün içinde sıfırın altına düşen ve ardından artan sıcaklıklar, sürücüler için ciddi risk oluşturabiliyor. Otomatik uyum sağlayan sistemler, bu geçişleri daha güvenli hale getirebilir. Nokian Tyres’ın yeni modeli, güvenlik ile yol dostu performansı aynı potada eritmeye çalışarak kış lastiklerinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Eğer vaat edilen performans gerçek sürüş koşullarında da doğrulanırsa, Hakkapeliitta 01 sektörde uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7 Haber

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7

Otomotiv sektörünün yenilikçi markası OMODA & JAECOO, bir yandan üst düzey otomobilleriyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırırken diğer taraftan da dünyanın önde gelen organizasyonlarına güçlü desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda markanın yeni yıldız modeli OMODA 7, Londra Moda Haftası 2026- LFW kapsamında ana partner olarak yüksek profilli bir lansmanla Birleşik Krallık’taki ilk büyük kültürel hamlesine imza attı. Art in Motion şehir kültürüyle buluştu! Markanın yeni orta sınıf SUV’u, OMODA’nın Birleşik Krallık’taki artan kültürel varlığını yansıtan çağdaş bir moda ve yaşam tarzı bağlamında tanıtıldı. OMODA 7’nin etkinlikteki görünümü, OMODA UK’nin British Fashion Council ile kurduğu daha geniş kapsamlı iş birliğinin bir parçası olarak, etkinlik süresince VIP ulaşım ve OMODA Lounge’daki marka aktivasyonlarını kapsıyor. Bu iş birliği, OMODA’nın “Art in Motion” tasarım felsefesini ve yaratıcılık, kendini ifade etme ve modern şehir kültürüyle olan uyumunu vurguluyor. Marka, OMODA 7’nin Birleşik Krallık lansmanını Londra Moda Haftası kapsamında gerçekleştirerek, markanın en yeni orta sınıf SUV modelini başkentin en etkili kültürel etkinliklerinden birinin merkezine konumlandırıyor. Etkinliğin ana partneri olarak yer alan OMODA 7, mart ayında Birleşik Krallık’taki showroomlara giriş yapmadan hemen önce sahneye çıkmış oldu. Bu dinamik lansman, OMODA’nın Londra Moda Haftası’ndaki varlığı aracılığıyla markayı yaratıcılık, inovasyon ve çağdaş kültürle buluşturarak Birleşik Krallık pazarında kendinden emin bir adım attığını gösteriyor. Bu bağlamda OMODA 7, markanın “Art in Motion” felsefesini ve moda odaklı yaklaşımını pekiştirerek, tasarım merkezli anlayışını günlük Britanya sürüş deneyimine doğal bir şekilde taşıyor. Etkinliğin resmi VIP ulaşım aracı OMODA 7 oldu! Kompakt OMODA 5 ile amiral gemisi OMODA 9 arasında konumlanan OMODA 7, markanın Birleşik Krallık’taki yeni ve iddialı dönemini simgeliyor. Model, OMODA’nın ana partnerliği kapsamında Londra Moda Haftası boyunca British Fashion Council’in resmi VIP ulaşım aracı olarak görev yaparken, 180 Strand’deki OMODA Lounge önünde gerçekleştirilen statik sergilemeler ve ROKSANDA iş birliğiyle düzenlenen özel akşam yemeği gibi etkinliklerde de desteklendi. Bu özel etkinliğe, OMODA & JAECOO Türkiye'nin özel davetlisi olan oyuncu Gülsim Ali'nin yanı sıra, Avustralya, İspanya gibi ülkelerden ünlü isimler ve influencerlar katılım gösterdi. Konu hakkında açıklama yapan OMODA UK Ülke Direktörü Victor Zhang, “OMODA için British Fashion Council ile Londra Moda Haftası kapsamında iş birliği yapmak; tasarım, yaratıcılık ve teknolojinin kesişim noktasını temsil ediyor. Bu değerler, modern mobilite ve daha sürdürülebilir bir yaşam anlayışına yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. OMODA 7 de aynı ilkeler etrafında geliştirildi ve buradaki dinamik lansmanı, modelin çağdaş Britanya yaşamı için ne kadar ilgili ve moda öncüsü bir konumda olduğuna dair güvenimizi yansıtıyor” dedi. OMODA’nın tasarım ve inovasyona olan bağlılığının, markayı LFW için güçlü bir iş ortağı haline getirdiğini söyleyen British Fashion Council CEO’su Laura Weir ise, “Birlikte bireyselliği ve yaratıcılığı desteklerken, Londra modasının enerjisini, çeşitliliğini ve iddiasını yansıtan bir şubat takvimini şekillendiriyor ve destekliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu Haber

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu

Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimine başlanan Duster, yılın son çeyreğinde yakaladığı güçlü satış ivmesiyle aralık ayında en çok satan SUV olarak bu performansta önemli rol oynadı. Strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanacak. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, diğer model önümüzdeki dönemde açıklanacak.Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 adet araç satışı gerçekleştirerek güçlü bir performans sergiledi. Marka, 2024’e kıyasla binek ve hafif ticari araç toplamında %3,2 büyüme kaydetti.Bu büyümede, 1.292.000 adetle %10 artış gösteren binek otomobil satışları belirleyici oldu.Renault’nun elde ettiği bu sonuçlar, markanın üst üste üçüncü yılda da büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Yılın ilk yarısında %2,7, ikinci yarısında ise %3,8 büyüme sağlayan marka, istikrarlı ve sürdürülebilir ticari stratejisini güçlendirdi.Renault, Avrupa’da binek otomobil satışlarını %7,4 artırırken, satışlarının %60’ını oluşturan elektrikli, full hybrid ve plug-in hybrid modellerde 12 puana varan büyüme elde etti.Bu performans, Renault’yu Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasına taşıdı.Binek ve hafif ticari araç satışları toplamında Renault, Avrupa pazarında ikinci sıraya yükseldi.Avrupa dışı pazarlarda ise Uluslararası Oyun Planı sayesinde %11,7’nin üzerinde büyüme sağlayan Renault, “dünyanın önde gelen Fransız otomotiv markası” konumunu korudu. Renault Küresel Satış ve Operasyonlar Direktörü Ivan Segal, “Renault, üst üste üç yıl boyunca kaydettiği büyüme ve dünya genelindeki binek otomobil satışlarındaki güçlü artışla, stratejisinin sağlamlığını ve tutarlılığını ortaya koydu. Elektrifikasyon odağımız ve değer temelli yaklaşımımız, markamızı lider ve yenilikçi bir konuma taşırken somut sonuçlar üretmeye devam ediyor. 2025 yılında Avrupa’da ve küresel pazarlarda elde edilen büyüme, her pazara özel ürün stratejimizle müşteri beklentilerini karşılamamızı sağladı ve sürdürülebilir performansımızı daha da güçlendirdi.” Renault Uluslararası Oyun Planı 2027'nin başarısı sayesinde Uluslararası pazarlarda elde edilen ivmeli büyüme Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi, küresel ayak izini genişletme hedefi doğrultusunda 2025 yılında somut ve güçlü sonuçlar ortaya koydu. Uluslararası pazarlardaki satışlar, yıllık bazda %11,7 artarak 621.435 adede ulaştı ve markanın toplam satışlarının %38’ini oluşturdu (geçen yıla göre +2,9 puan). Renault, bu performansla dünyanın bir numaralı Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Türkiye: Renault, güçlü ikinci yarı performansı ve Türkiye’de üretilen Duster’ın yılın son çeyreğinde yakaladığı yüksek satış ivmesiyle, aralık ayında SUV segmentinin en çok satan modeli olmasının da katkısıyla %8 büyüme ve 144.331 adet satışa ulaştı. Bu sonuçla marka, Türkiye pazarında liderliğe yükseldi ve uluslararası büyümede kilit pazarlardan biri oldu. Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimi başlayan Duster, bu başarıda belirleyici rol oynarken; strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Türkiye’de Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanması planlanıyor. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, ikinci model önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacak. Latin Amerika: Kardian modelinin katkısıyla satışlar %11,3 artarak 272.600 adede ulaştı. Bölge, Renault’nun büyüme stratejisinde önemli rol oynamayı sürdürdü. Güney Kore: Grand Koleos’un 40.877 adetlik satışla liderlik ettiği pazarda toplam satışlar iki kattan fazla artarak 52.300 adede çıktı (%55,9 büyüme). Fas: Renault, bu pazarda %44,8 büyüme kaydederek 41.100 araç satışı gerçekleştirdi. Pazar payı 1,4 puan artışla %17,4’e yükseldi. Kardian, burada da başarının temel modellerinden biri oldu. Hindistan: Renault, 2025’in ikinci yarısında satışlarını yıllık bazda %18,3, son çeyrekte ise %27,4 artırarak pazardaki ilginin net şekilde yeniden canlandığını ortaya koydu. Avrupa: Binek otomobilde elektrifikasyon destekli güçlü büyüme Renault, 2025 yılında Avrupa’da binek ve hafif ticari araç toplamında 1.004.000 adet satış gerçekleştirerek pazarda ikinci sırada yer aldı. Binek otomobil satışları %7,4 artarak, aynı dönemde %2,3 büyüyen pazarın üzerinde bir performans sergiledi. Bu sonuçla Renault’nun Avrupa’daki binek otomobil pazar payı 0,3 puan artışla %5,7’ye yükseldi. Artan rekabet ortamına rağmen Renault, Avrupa’da büyümeyi sürdüren sayılı markalardan biri olarak öne çıktı. Bu performans, markanın tam elektrikli ve full hybrid modelleri birlikte sunan çift yönlü elektrifikasyon stratejisinin başarısını ortaya koydu. Elektrifikasyonlu araçlar, 2025 yılında 12 puanlık artışla Renault’nun Avrupa satışlarının %60’ını oluşturdu.Tam elektrikli araç satışları, %72,2 artışla 151.939 adede ulaşarak %29,8 büyüyen pazarda Renault’nun Avrupa binek satışlarının %20,2’sini oluşturdu. Renault, Fransa genel pazarında ve Avrupa’da B segmentinde bir numaralı elektrikli araç markası konumuna yükseldi.Full hybrid araç satışları, %17 artışla 287.374 adede ulaştı. Bu satışlar, %9 büyüyen pazarda Renault’nun binek otomobil satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Marka, 2020’den bu yana bir milyondan fazla E-Tech hybrid araç satışı gerçekleştirirken, 2025 yılında Avrupa hibrit pazarında ikinci sırada yer aldı.Renault, elde ettiği bu sonuçlarla Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasında konumlandı. Renault, B-hatchback segmentindeki liderliğini sürdürürken, geleneksel ve yeni rakiplere karşı güçlü rekabet performansı sergileyerek Avrupa B segmenti genelinde ikinci sırada yer aldı. Avrupa'da en çok satan modeller Renault 5 E-Tech, lansmanından bu yana ulaştığı 100.000'den fazla satış adediyle güçlü gidişatını sürdürdü ve Avrupa'da B segmentinde bir numaralı EV oldu. Scenic E-Tech, Avrupa'da 38.111 adet sattı (2024'e kıyasla %58.1 artış). Clio 5'in satışları 2024'e oranla %4,5 yükseldi ve araç pazardaki son yılında 243.401 satış adedine ulaştı (Sandero'dan sonra Avrupa'daki iki numaralı binek otomobil). Symbioz, lansmanından bu yana ulaştığı 88.523 satış adediyle Renault'nun en çok satan full hybrid modeli oldu. Değer Odaklı Ticari Strateji ve Geliştirilmiş Satış Kalitesi Renault, satış kalitesini ticari performansının temel unsurlarından biri olarak konumlandırmaya devam etti ve satış adedinden ziyade değer yaratmaya odaklanan stratejisine olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında perakende ve filo satışlarında elde edilen verimlilik, iyileştirilen satış karması ve SUV modellerin güçlü performansı bu yaklaşımı destekledi. Yükselen değerler: Avrupa’da, 2024 sonuna kıyasla pazarın belirgin şekilde üzerinde, küresel ölçekte 5 puanlık artış sağlandı. 2021’den bu yana toplam artış ise 7 puana ulaştı.Binek otomobil perakende kanalı: Yeni Çinli rakiplerin yarattığı yoğun rekabete rağmen Renault; Fransa (+0,3 puan), İngiltere (+0,4 puan), Belçika (+0,1 puan), Hollanda (+2 puan), İsviçre (+0,4 puan) ve Avusturya (+1,4 puan) gibi birçok Avrupa pazarında ek pazar payı kazandı.Daha yüksek değerli segmentlerde büyüme: Dünya genelinde C ve D segmentlerindeki satışlar %7,9 artarak 444 bin adede ulaştı. Hafif Ticari Araçlar (LCV): Zorlu Bir Pazarda Kademeli Toparlanma Dünya genelinde LCV satışları; Avrupa pazarındaki daralma (yıllık bazda -%8,3), ani üretim kesintileri ve yeni Master ürün ailesinin üretiminin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle %16,5 düşüşle 336.505 adet olarak gerçekleşti. İlk altı ayın ardından Renault LCV operasyonları 2025 yılı boyunca kademeli toparlanma sinyalleri verdi. İlk yarıda %22,7’lik düşüş yaşanırken, ikinci yarıda düşüş oranı %9,4 seviyesine geriledi ve satışlar her çeyrekte iyileşme gösterdi. Renault LCV’ler, Avrupa’da 244.900 adet satışla hafif ticari araç pazarında ikinci sırada yer aldı.Latin Amerika’da satışlar %17,2 artışla 59.800 adede ulaştı ve güçlü bir performans sergilendi.Kangoo VAN satışları %8,4 artarak 63.900 adede yükseldi ve model, Avrupa küçük van segmentinde podyumda yer aldı.Elektrikli LCV’ler, geçen yıla kıyasla 6 puanlık artışla toplam LCV satışlarının %10,1’ini oluşturdu. Yeni Master E-Tech’in lansmanının etkisiyle Renault’nun elektrikli LCV satışları %90 arttı. 2026 Görünümü: İstikrarlı Büyüme Üzerine İnşa Uluslararası Boreal, geçen sonbaharda Brezilya’daki ticari lansmanının ardından, 2026’da Bursa’da (Türkiye) devreye alınacak ikinci üretim merkezi sayesinde 50’den fazla ülkeye ihracat yaparak Latin Amerika ve diğer pazarlardaki varlığını güçlendirecek.Filante, Kore pazarı ile birlikte KİK ülkeleri ve Kolombiya’da E segmentindeki yeni amiral gemisi olarak bu ocak ayında Seul’de tanıtıldı ve Renault Uluslararası Oyun Planı’nın beşinci modeli olarak önemli bir kilometre taşı oldu.İkonik Renault Duster, 2025’te pazara sunulan yeni nesil Kiger ve Triber’in ardından, 26 Ocak itibarıyla Hindistan’da yeniden satışa çıkacak.2027’ye kadar, Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında üç yeni model daha tanıtılacak. Avrupa Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara giriş yapması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanı, markanın elektrifikasyon atağını destekleyecek.Yenilenen tasarımı, geliştirilmiş güç aktarma organları ve teknolojileriyle yeni nesil Clio 6’nın satışları devam edecek.2026 model Megane E-Tech, bu yıl içerisinde tanıtılacak.LCV satışları, genişletilmiş yeni Master ürün gamı ile hız kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oyak Renault'tan 2025 Yılında Güçlü Üretim ve İhracat Performansı Haber

Oyak Renault'tan 2025 Yılında Güçlü Üretim ve İhracat Performansı

Şirket, yıl boyunca 387.113 adetlik toplam üretim gerçekleştirerek 2025’i yüksek hacimli bir performansla kapattı. Aynı dönemde ihracat adedi, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 14 artışla 271.994 adede ulaştı. Türkiye’nin en büyük binek otomobil üretim tesisi olan Oyak Renault Fabrikası, 2025 yılını yüksek üretim hacmi ve ihracat performansıyla tamamladı. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda 336.336 adet araç üretilirken, Karsan iş birliği kapsamında gerçekleşen 50.777 adetlik üretimle birlikte toplam üretim adedi 387.113’e ulaştı. 2024 yıl sonunda 239.116 adet olan ihracat adedi, 2025 yılı sonunda yaklaşık yüzde 14’lük bir artışla 271.994 adet olarak gerçekleşti. Yıl boyunca binek otomobil üretiminde 336.336 adetlik hacme ulaşan Oyak Renault’nun yüksek üretim temposu, ürün portföyündeki yeni adımlarla da desteklendi. 2025 yılının Eylül ayı itibarıyla Bursa’daki Oyak Renault fabrikalarında üretilmeye başlanan Yeni Clio’nun üretim yolculuğuna Türkiye’de devam etmesi, Bursa tesislerinin Renault ekosistemi içindeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Temmuz 2025’te Bursa’da üretileceği duyurulan Boreal modelinin ise üretim hazırlıklarının tamamlanmasının ardından 2026 yılında kullanıcılarla buluşması planlanıyor. Üretimde yerlilik ve yeni model adımları öne çıkıyor Üretim gücünün yanı sıra yerlilik oranı da Oyak Renault’nun 2025 performansında öne çıkan başlıklardan biri oldu. Bursa’da üretilen tüm modeller, en az yüzde 40 yerlilik seviyesine ulaşarak Türkiye otomotiv tedarik zincirine sağlanan katma değeri güçlendirdi. Şirket, bu yaklaşımıyla hem sürdürülebilir üretim hem de yerli sanayinin gelişimi açısından istikrarlı bir çizgi izledi. 2025 yılı, yalnızca üretim ve ihracat performansıyla değil, gelecek dönem model planlarının netleşmesi adına da önemli adımların atıldığı bir yıl oldu. 2026 yılında, Boreal’in seri üretime geçişinin ardından, Oyak Renault’nun stratejik planının yeni dönemini temsil eden bir modelin daha duyurulması hedefleniyor. Bu adım, Bursa tesislerinin Renault’nun küresel üretim ağındaki konumunu ileri taşımayı amaçlıyor. “Türkiye’nin küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik rolü güçleniyor” 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı ve Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet, “Oyak Renault fabrikası, yıllık 390 bin araçlık üretim kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük binek otomobil fabrikası olarak faaliyetlerine devam ediyor. Oyak Renault kampüsü, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli binek otomobil üretim tesisi olmasının yanı sıra Mühendislik, Satın Alma ve Tedarik Zinciri gibi kritik fonksiyonları tek çatı altında toplayan tam teşekküllü bir merkez olarak öne çıkıyor. Aynı kampüste bulunan ve Türkiye’nin tek binek araçlar için motor ve vites kutusu üretimi yapan Oyak Horse fabrikamız yeni nesil hibrit motor üretimi ile ön plana çıkıyor. Üretimimizin yüzde 70’inden fazlasını birçok ülkeye ihraç ediyoruz; bu da Renault Group’un Türkiye’yi Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın kesişim noktasında global bir ihracat merkezi olarak konumlandırmasını sağlıyor. Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında, güçlü ortağımız OYAK ile birlikte 2027 yılına kadar dört yeni model için 400 milyon avronun üzerinde yatırım yapacağımızı duyurmuştuk. 2024’te üretimine başladığımız yeni Renault Duster’ın ardından, Eylül ayında Yeni Clio’nun üretimine başladık. Yeni Clio, 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye yollarında olacak. Aynı yıl içinde C segmentindeki yeni SUV modelimiz Boreal’in üretimine de başlayacağız. Boreal, yalnızca iç pazarda satışa sunulmakla kalmayacak; Doğu Avrupa’dan Orta Doğu ve Akdeniz havzasına kadar 50’den fazla ülkeye ihraç edilecek. Stratejik planımız kapsamında, 2026’da bir yeni modeli daha duyurmayı planlıyoruz. Bu kapsamlı ürün atağı, Oyak Renault fabrikamızın üretim esnekliğini ortaya koyarken ihracat kapasitemizi de güçlendiriyor ve Türkiye’nin Renault’nun küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik rolünü bir üst seviyeye taşıyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.