Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tahvil

Kapsül Haber Ajansı - Tahvil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahvil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor? Haber

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor?

Uzun vadeli şirket kredi notunun Caa2’den Caa3’e, temerrüt olasılığı notunun ise Caa2-PD’den Caa3-PD’ye indirilmesi, uluslararası piyasalarda Vestel’in finansal risk algısının belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor. Moody’s aynı zamanda Vestel Elektronik’in 2029 vadeli, 500 milyon dolar tutarındaki garantili kıdemli teminatsız tahvillerinin notunu da Caa3 seviyesine çekti. Not görünümünün “Negatif” olarak korunması ise mevcut seviyenin nihai bir taban olmadığına, finansal görünümde yeterli iyileşme sağlanamaması halinde yeni bir indirim ihtimalinin sürdüğüne işaret ediyor. Bu kararın önemi, yalnızca Moody’s ölçeğindeki bir basamak değişiminden kaynaklanmıyor. Vestel’in son aylarda attığı finansal adımlar, not indiriminin şirketin borç ödeme kapasitesi ve sermaye yapısı üzerindeki baskıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Caa3 Notu Vestel İçin Ne Anlama Geliyor? Moody’s derecelendirme sisteminde Caa kategorisi, yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından çok yüksek kredi riski taşıyan şirketleri ifade ediyor. Caa3 ise bu grubun en alt basamağında bulunuyor ve yatırım yapılabilir seviyenin oldukça altında yer alıyor. Bu not, Vestel’in kesin olarak temerrüde düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak şirketin mevcut finansal yapısıyla borçlarını çevirebilme kapasitesine ilişkin ciddi belirsizlik bulunduğunu gösteriyor. Özellikle negatif görünümle birlikte değerlendirildiğinde Moody’s kararı, finansman koşullarının zorlaşabileceği, yeni borçlanma maliyetlerinin artabileceği ve mevcut yükümlülüklerin yeniden düzenlenmesine yönelik ihtiyacın güçlenebileceği mesajını veriyor. Temerrüt olasılığı notunun Caa3-PD seviyesine indirilmesi de dikkat çekici. Bu gösterge, şirketin yalnızca genel kredi kalitesini değil, borç yeniden yapılandırması veya ödeme koşullarının değiştirilmesi gibi kredi olayı ihtimallerini de yakından ilgilendiriyor. Not İndirimi Borç Yapılandırma Başvurusunun Ardından Geldi Moody’s kararını şirketin son haftalardaki gelişmelerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Vestel Elektronik, haziran ayında mevcut konsolide kredilerinin ödeme takvimi ile faaliyetlerinden yaratılan nakit akışını uyumlu hale getirmek amacıyla finansal yeniden yapılandırma başvurusu yaptığını açıklamıştı. Bu başvuru, şirketin operasyonlarını durdurduğu veya borçlarını ödeyemediği anlamına gelmiyor. Buna karşılık, mevcut vade yapısının ve ödeme takviminin şirketin nakit üretme kapasitesi üzerinde baskı oluşturduğunu gösteren önemli bir işaret olarak öne çıkıyor. Finansal yeniden yapılandırma sürecinde şirketler çoğunlukla banka kredilerinin vadelerini uzatmayı, kısa vadeli ödeme baskısını azaltmayı, faiz koşullarını yeniden müzakere etmeyi veya belirli dönemlerde anapara ödemelerini ertelemeyi hedefliyor. Vestel’in de kredilerin vade yapısını faaliyet nakit akışıyla uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtmesi, temel meselenin varlık yetersizliğinden çok likidite ve borç servis kapasitesi üzerinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Eurobond İçin Danışman Atanması Kritik Bir Eşik Vestel Elektronik’in 500 milyon dolarlık Eurobond’u için uluslararası yatırım bankası Houlihan Lokey’i finansal danışman olarak görevlendirmesi, sürecin bir başka önemli boyutunu oluşturuyor. Şirket, bu görevlendirmenin mevcut Eurobond’lara ilişkin stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir bir sermaye yapısına ulaşılması amacıyla yapıldığını açıkladı. Finans piyasalarında “stratejik alternatifler” ifadesi geniş bir çerçeveyi kapsayabiliyor. Bunlar arasında tahvil vadelerinin uzatılması, kupon koşullarının değiştirilmesi, yeni bir borçlanma aracıyla refinansman sağlanması, yatırımcılardan geri alım yapılması veya tahvil sahipleriyle kapsamlı bir yeniden yapılandırma görüşmesi yürütülmesi bulunabiliyor. Henüz hangi yöntemin tercih edileceği açıklanmış değil. Ancak bağımsız bir finansal danışmanın görevlendirilmesi, şirketin Eurobond yatırımcılarıyla yürütülecek görüşmeleri daha kurumsal ve teknik bir zemine taşımaya hazırlandığını gösteriyor. Moody’s not indiriminin bu görevlendirmenin hemen ardından gelmesi, derecelendirme kuruluşunun Eurobond tarafındaki süreci potansiyel bir borç yeniden yapılandırma riski olarak değerlendirdiği şeklinde okunabilir. Fitch’in Kararı da Benzer Risklere İşaret Etmişti Vestel üzerindeki kredi baskısı yalnızca Moody’s değerlendirmesiyle sınırlı değil. Fitch Ratings de temmuz ayı başında şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine düşürdü. Fitch, 2029 vadeli 500 milyon dolarlık tahvilin notunu ise CCC’den CC’ye indirdi. İki büyük uluslararası derecelendirme kuruluşunun kısa aralıklarla benzer yönde adım atması, kredi riskindeki artışın tek bir kurumun yaklaşımından kaynaklanmadığını gösteriyor. Moody’s ve Fitch’in not sistemleri birebir aynı olmasa da her iki değerlendirme de Vestel’in sermaye yapısı, likiditesi ve borç ödeme takvimi konusunda yüksek risk gördüğünü ortaya koyuyor. Bu tablo, şirketin önümüzdeki dönemde yalnızca faaliyet kârlılığını artırmasının yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Borç vadelerinin uzatılması, finansman maliyetlerinin kontrol altına alınması ve sürdürülebilir pozitif nakit akışının sağlanması kritik önem taşıyor. İlk Çeyrek Finansalları Baskının Kaynağını Gösteriyor Vestel Elektronik’in 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçları, derecelendirme kuruluşlarının neden temkinli davrandığını açıklayan önemli veriler içeriyor. Şirketin enflasyon muhasebesine göre düzeltilmiş satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 azalarak yaklaşık 21 milyar liraya geriledi. Brüt kâr yüzde 65 düşerken, brüt kâr marjı yüzde 19,2’den yüzde 13 seviyesine indi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı ifade eden FAVÖK, önceki yılın aynı dönemindeki pozitif seviyeden 1,3 milyar liralık zarara döndü. FAVÖK marjı da yüzde 3,7’den eksi yüzde 6,3’e geriledi. Bu durum, Vestel’in ana faaliyetlerinden borç servisini destekleyecek yeterli operasyonel nakit üretmekte zorlandığını gösteriyor. Şirket ilk çeyrekte 3,1 milyar lira net zarar açıkladı. Net zararın geçen yılın aynı dönemine göre azalması ilk bakışta olumlu görünse de bunun önemli bölümünde enflasyon muhasebesinden kaynaklanan parasal kazancın etkisi bulunuyor. Esas faaliyet performansında ise satış hacmi, marjlar ve operasyonel kârlılık açısından baskının devam ettiği görülüyor. Likidite Açısından En Dikkat Çekici Kalem Nakit Akışı Kredi notu açısından gelir tablosu kadar nakit akışı da belirleyici durumda. Vestel Elektronik, 2026 yılının ilk üç ayında faaliyetlerinden yaklaşık 5 milyar liralık nakit çıkışı yaşadı. Geçen yılın aynı döneminde faaliyetlerden pozitif nakit üretilmiş olması, mevcut dönemdeki bozulmayı daha görünür hale getiriyor. Mart sonu itibarıyla şirketin nakit ve nakit benzerleri yaklaşık 2 milyar lira seviyesindeyken, kısa vadeli finansal borçları 48,5 milyar liraya yaklaştı. Toplam kısa vadeli yükümlülükleri ise 107 milyar liranın üzerine çıktı. Burada yalnızca nakit ile kısa vadeli borçları karşılaştırmak yeterli değil. Ticari alacaklar, stoklar, kullanılmamış kredi limitleri ve grup içi finansman imkânları da likidite analizinde önem taşıyor. Bununla birlikte şirketin nakit pozisyonuyla kısa vadeli finansal yükümlülükleri arasındaki büyük fark, neden vade uzatımı ve yeniden yapılandırma arayışına girildiğini açıklıyor. Net finansal borç Mart 2026 sonunda yaklaşık 93 milyar lira seviyesinde bulunuyor. FAVÖK’ün negatif olması nedeniyle net borç/FAVÖK oranı anlamlı biçimde hesaplanamıyor. Bu durum, geleneksel borçluluk göstergelerinin işlevini kaybettiği ve değerlendirmenin daha çok likidite, varlık satışı, finansman erişimi ve yeniden yapılandırma başarısı üzerinden yapılacağı anlamına geliyor. Operasyonel Sorunlar Yalnızca Türkiye Pazarıyla Sınırlı Değil Vestel’in açıklamalarına göre satışlardaki düşüşün arkasında hem iç pazardaki hem de ihracat pazarlarındaki zayıflık bulunuyor. Beyaz eşya ve televizyon segmentinde artan rekabet, sevkiyat adetlerini aşağı çekerken, Avrupa pazarındaki Çinli üretici baskısı da fiyatlama gücünü sınırlıyor. Türk lirasındaki değer kaybının yurt içi enflasyonun altında kalması, ihracatçı şirketler açısından maliyet rekabetçiliğini olumsuz etkiliyor. İşçilik giderleri, ham madde maliyetleri ve lojistik harcamalarındaki yükseliş de marjları baskılıyor. Kızıldeniz’deki taşımacılık sorunları ve küresel tedarik zincirindeki aksamalar, teslimat sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açarken Vestel’in Avrupa’daki fiyat rekabetinde daha kırılgan hale gelmesine neden oluyor. Bu nedenle şirketin finansal toparlanması yalnızca borçların vadesini uzatmaya bağlı değil. Ana faaliyetlerde satış hacminin dengelenmesi, marjların yeniden pozitife dönmesi ve operasyonel giderlerin sürdürülebilir seviyeye çekilmesi gerekiyor. Moody’s Kararı Hisse Yatırımcısı Açısından Nasıl Okunmalı? Kredi notu doğrudan hisse senedi için verilmiş bir tavsiye değildir. Buna rağmen şirketin borçlanma maliyeti, nakit akışı ve sermaye yapısı üzerinde etkili olduğu için hisse yatırımcıları açısından önem taşır. Not indirimi sonrasında Vestel’in uluslararası piyasalardan yeni finansman sağlaması daha maliyetli hale gelebilir. Borç yapılandırma sürecinde Eurobond yatırımcılarına sunulacak koşullar, şirketin gelecekteki nakit akışını ve finansman giderlerini doğrudan etkileyebilir. Yapılandırmanın şirket lehine sonuçlanması, kısa vadeli ödeme baskısını azaltarak operasyonel dönüşüm için zaman kazandırabilir. Ancak tahvil sahipleriyle anlaşma sağlanamaması, bankalarla yürütülen görüşmelerin uzaması veya faaliyet performansının beklenen ölçüde toparlanmaması halinde risklerin daha da artması mümkün. Hisse yatırımcısının izlemesi gereken temel başlıklar, finansal yeniden yapılandırma başvurusunun sonucu, banka kredilerinin yeni vade yapısı, Eurobond yatırımcılarıyla yapılacak görüşmeler, olası varlık satışları, işletme sermayesi gelişmeleri ve çeyreklik faaliyet nakit akışı olacak. Vestel Açısından Belirleyici Dönem Başladı Moody’s tarafından açıklanan Caa3 notu, Vestel Elektronik’in finansal görünümünde ciddi bir risk artışına işaret ediyor. Buna rağmen söz konusu karar, şirketin faaliyetlerini sürdüremeyeceği veya kesin biçimde temerrüde düşeceği anlamına gelmiyor. Şirket bir yandan banka borçlarının yeniden yapılandırılması için resmi süreci yürütürken diğer yandan 500 milyon dolarlık Eurobond için uluslararası danışman eşliğinde alternatifleri değerlendiriyor. Haziran ayında bazı kısa vadeli borçlanma araçlarının anapara ve kupon ödemelerinin tamamlanmış olması da ödeme akışının tamamen durmadığını gösteriyor. Buna karşılık faaliyetlerden negatif nakit üretilmesi, FAVÖK’ün eksiye dönmesi, kısa vadeli finansal yükümlülüklerin büyüklüğü ve kredi notlarının peş peşe düşürülmesi, Vestel açısından zamanın kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici unsur, şirketin borçlarını yalnızca yeniden vadelendirip vadelendiremeyeceği değil, bu süreçte ana faaliyetlerini yeniden pozitif nakit üreten bir yapıya dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak. Moody’s kararı, piyasalara tam olarak bu noktadaki belirsizliğin sürdüğü mesajını veriyor.

Çimko’dan 44,9 Milyon ABD Doları Tutarında İlave Tahvil İhracı Haber

Çimko’dan 44,9 Milyon ABD Doları Tutarında İlave Tahvil İhracı

Uluslararası sermaye piyasalarındaki varlığını güçlendiren Çimko, 2030 vadeli tahvili kapsamında 44,9 milyon ABD doları tutarında ek ihracı fiyatladı. İlave tahviller, Almanya merkezli kalkınma finansmanı kuruluşu DEG ile Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki olan Fransız kalkınma finansmanı kuruluşu Proparco tarafından satın alındı. Tahviller %108,159 yeniden satış fiyatı (re-offer price) ve %8,238 yeniden satış getirisi (re-offer yield) ile fiyatlandı. Kalkınma finansmanı kuruluşlarının bu yatırım kararı, Çimko’nun güçlü kurumsal yönetim standartlarına, finansal disiplinine ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin önemli bir göstergesidir. İlave ihraçtan sağlanan kaynak, Çimko’nun yatırım programını desteklemek amacıyla; diğer girişimlerin yanı sıra, karbon azaltım stratejisi ve ön kalsinasyon yatırımı dahil olmak üzere enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayacak projelerde kullanılacak. Söz konusu ihraç, 21 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirilen 300 milyon ABD doları tutarındaki 2030 vadeli tahvil ile 2 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen 45 milyon ABD doları tutarındaki 2030 vadeli tahvil ile birleştirilecek. Böylece Çimko’nun 2030 vadeli tahvilinin toplam büyüklüğü yaklaşık 389,9 milyon ABD dolarına ulaşacak. Yeni ihraç, mevcut tahviller ile aynı şart ve koşullara sahip olacak ve aynı yapı altında işlem görecek. 9 Mart 2026 tarihinde tamamlanması planlanan işlem, Çimko’nun uluslararası yatırımcı tabanını çeşitlendirme ve uzun vadeli finansman yapısını güçlendirme stratejisinin önemli bir kilometre taşını temsil etmektedir. Çimko, daha önce 300 milyon ABD doları tutarındaki beş yıl vadeli uluslararası tahvil ihracı ile “Global Banking & Markets Awards: CEE, Central Asia & Türkiye 2025” kapsamında “Yılın En Başarılı Yüksek Getirili Tahvil İhracı” ödülüne layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan IFC’ye 4,4 Milyar TL’lik İTMK İhracı Haber

Akbank’tan IFC’ye 4,4 Milyar TL’lik İTMK İhracı

İhraç, IFC’nin 2017’den bu yana Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk İTMK yatırımı olma özelliği taşıyor. Türkiye’de ilk İTMK işlemini gerçekleştiren Akbank ise bu kıymet cinsinden altıncı ihracını tamamladı. Ayrıca, söz konusu işlem, Akbank ile IFC’nin yaptığı ikinci tahvil ihracı oldu. Akbank Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Muratoğlu, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’de farklı sektörlere sağladığı güçlü destekle önemli bir yatırımcı konumundaki IFC ile bu işlemi hayata geçirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Akbank olarak 2015 yılında yaptığımız ipotek teminatlı menkul kıymet işlemi ile Türkiye’de bu cinsten yapılan ilk ihraç ile öncü olmuş, 2025 yılında Türkiye’de 6 yıl aradan sonra yapılan ilk İTMK ihracı ile piyasayı yeniden açmıştık. Bugün de Türk lirası cinsinden uzun vadeli bir işlemle Türk lirası ihraç piyasasının gelişimine katkı sağlarken, Türk lirasına yönelik uluslararası güvenin güçlenmesine destek vermekten gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu. IFC Orta Doğu ve Orta Asya Finansal Kurumlar Grubu Bölge Direktörü Momina Aijazuddin ise “Bu yatırım, ev sahibi olmak isteyen kadınlardan deprem bölgelerinde hayatını yeniden kurmaya çalışan ailelere kadar geniş bir kesimin uzun vadeli ve yerel para birimiyle finansmana erişimini güçlendiren önemli bir adım. Aynı zamanda Türkiye’de konut finansmanı piyasasının dayanıklılığını artırarak daha sürdürülebilir ve kalıcı bir finansman yapısının oluşmasına katkı sağlıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’tan 500 Milyon Dolar Tutarında İlave Ana Sermayeye Dahil Edilebilir Nitelikte Tahvil İhracı   Haber

Vakıfbank’tan 500 Milyon Dolar Tutarında İlave Ana Sermayeye Dahil Edilebilir Nitelikte Tahvil İhracı  

Başarıyla tamamladıkları ilave ana sermaye ihracına ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “2025 yılının başından itibaren gerçekleştirdiğimiz yurtdışı fonlamaların ardından, 500 milyon dolar tutarında ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihracını başarıyla tamamladık. Söz konusu ihraç vadesiz olup 5,25 yılın sonunda erken itfa opsiyonu bulunmaktadır. Yapmış olduğumuz yılın ikinci Eurobond ihracına uluslararası yatırımcılardan gelen yoğun ilgi sayesinde, işlem büyüklüğünün neredeyse 3 katına ulaşan güçlü bir talep topladık. İngiltere, Kıta Avrupası, Orta Doğu, Asya ve Amerika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden 80’e yakın yatırımcıdan gelen talep, bankamızın uluslararası sermaye piyasalarındaki itibarı ve gücünün açık bir göstergesidir. Yatırımcı ilgisi sayesinde, işlemin getirisi ilk fiyat beklentisine kıyasla 42,5 baz puan iyileşerek %8,20 seviyesinde gerçekleşmiş ve böylece bugüne kadar bankacılık sektöründe gerçekleştirilen ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihraçları arasında en düşük getiri oranına ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı. “Sermaye rasyolarımıza 80 baz puanlık pozitif katkı” Başarıyla tamamladıkları işlemin sermaye rasyoları üzerindeki etkisini değerlendiren Üstünsalih sözlerine şöyle devam etti: “Söz konusu 500 milyon dolar tutarındaki ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihracı sermaye rasyolarımıza 80 baz puan pozitif katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin en büyük ikinci bankası olarak, uluslararası sermaye piyasalarındaki güçlü konumumuzu kullanarak çeşitlendirdiğimiz kaynak yapısını, seçici kredi politikamız doğrultusunda; ihracat, yatırım ve istihdama öncelik veren kurumsal, ticari ve KOBİ segmentindeki müşterilerimizi desteklemeye devam edeceğiz.” “2025 yılının başından itibaren 10 milyar doların üzerinde yeni kaynak” VakıfBank’ın yılbaşından itibaren hem kaynak yapısını çeşitlendirdiği hem de uzun vadeli uygun maliyetli olarak gerçekleştirdiği yeni fonlama işlemlerinin önemini vurgulayan VakıfBank Genel Müdürü Üstünsalih: “2025 yılının başından itibaren etkin bilanço yönetimimiz kapsamında yurtdışı kaynak maliyetimizi en optimum seviyeye getirmeyi ve pasiflerimizin ortalama vadesini artırarak bilançomuzu güçlendirmeyi hedefledik. Bu kapsamda Şubat ayında, kurumsal nitelikli yatırımcılarla 700 milyon dolar tutarında en uzun vadeli ve en büyük tutarlı DPR seküritizasyon işleminin ardından, Mayıs ayında imzaladığımız 3 yıl vadeli, 4 milyar RMB tutarındaki Çin Kalkınma Bankası kredisi ile yılın ilk yarısını başarıyla tamamladık. Yılın ikinci yarısında da etkin bilanço yönetim stratejimiz doğrultusunda, Temmuz ayında 750 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli sürdürülebilir eurobond ihracı ile toplam sürdürülebilir eurobond ihraç portföy büyüklüğümüzü 3.3 milyar dolar seviyesine taşıyarak, sürdürülebilir eurobond portföyü en büyük banka olduk. Eylül ayında tamamladığımız 500 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli Banka tarihinin ilk murabaha işleminin ardından, başarıyla gerçekleştirdiğimiz ana tahvil ihracı ile de stratejimizle uyumlu olarak bilançomuzu güçlendirmeye devam ettik.” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank 500 milyon ABD doları tutarında sürdürülebilirlik sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi Haber

Akbank 500 milyon ABD doları tutarında sürdürülebilirlik sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi

Akbank, 500 milyon ABD doları tutarında %7,875 faiz oranıyla sürdürülebilirlik sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi. Vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihraca yaklaşık 2,8 katı, 1,4 milyar ABD doları tutarında talep geldi. İhracın coğrafi dağılımı %43 İngiltere, %27 Avrupa, %20 Orta Doğu, %8 Amerika ve %2 Asya olarak gerçekleşti. Tahvil ihracına ilişkin yaptığı açıklamada Akbank Genel Müdürü Kaan Gür: “Akbank olarak 500 milyon ABD doları tutarındaki sürdürülebilirlik sermaye benzeri tahvil ihracımızı başarıyla tamamladık. Bu ihracın uluslararası standartlarda zaten yüksek olan mevcut sermaye yeterlilik oranımıza yaklaşık %1 seviyesinde olumlu etki yaratmasını bekliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu ihraç, bugüne kadar Türk bankaları tarafından ihraç edilen sermaye benzeri tahvil ihraçları arasında en düşük risk primi ile fiyatlanan işlem olma özelliğiyle ön plana çıkıyor ve yatırımcılar nezdinde Akbank’a duyulan güveni bir kez daha ortaya koyuyor.” dedi. Konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Akbank Kurumsal ve Yatırım Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Levent Çelebioğlu, “Akbank olarak başarılı bir sürdürülebilirlik sermaye benzeri tahvil ihracına imza attık. Bu işlemle beraber Akbank’ın sürdürülebilirlik fonlama payı %71 seviyesine yükselmiş oldu. Bu ihracımız ile bankamızın hem uluslararası piyasalardaki güçlü itibarını hem de sürdürülebilirlik hedeflerine bağlılığını bir kez daha göstermiş olduk” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.