Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tam Buğday

Kapsül Haber Ajansı - Tam Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tam Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Büyükşehir’den Günlük 100 Bini Aşan Ekmek Üretimi Haber

Kayseri Büyükşehir’den Günlük 100 Bini Aşan Ekmek Üretimi

Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kent Ekmek Fabrikası, 10 bin 896 metrekare alan üzerinde, 2 bin 500 metrekare kapalı üretim sahasıyla 2017 yılından bu yana hizmet veriyor. Şehrin en modern üretim tesislerinden biri olan fabrikada üretim, günlük 22 saat esasına göre gerçekleştiriliyor. 18 Çeşitlik Geniş Ürün Yelpazesi Tesiste vatandaşlara 18 farklı ürün sunuluyor. Ürünler arasında, normal somun, köy ekmeği, tam buğday somun, çavdar ekmeği, sade roll, tam buğday ekmeği, tam buğday unlu roll, tam tahıllı ekmek, tuz ilavesiz roll, gacer ekmeği, sade tost ekmeği, ruşeymli ekmek, tam buğday tost ekmeği, simit, sade galeta, mini somun, tam buğday galeta ve hamburger ekmeği yer alıyor. Günlük Üretimde 100 Binin Üzerinde Adet 2026 yılı verilerine göre tesiste günlük ortalama 50 bin adet somun ekmek, 55 bin adet roll ekmek, 1.500 adet çeşit ekmek, 2 bin adet galeta ve 2 bin 500 adet simit üretiliyor. Ayrıca tesis içi ihtiyaçlar kapsamında 1.000 adet mini somun ve 300 adet hamburger ekmeği hazırlanıyor. Böylece toplam günlük üretim 100 bin adedin üzerine çıkıyor. Ata Tohumundan Üretim: Gacer Ekmeği Kayseri ve çevresinde “gacer” olarak bilinen, 28 kromozomlu ata tohumu tahıldan elde edilen unla üretim de devam ediyor. Bu kapsamda günlük ortalama 200 adet gacer ekmeği üretilerek vatandaşlara sunuluyor. Ata tohumları ile elde edilen unlardan, ekmek yapımına yönelik Ar-Ge çalışmaları da devam ediyor. Glütensiz Üretim ve Sipariş Sistemi Büyükşehir Belediyesi’nin glütensiz üretim tesisinde hazırlanan glütensiz ekmekler, sipariş üzerine ekmek büfelerinden satışa sunuluyor. 56 Noktada Vatandaşa Ulaşım Kent genelinde yaygın bir satış ağına sahip olan sistemde, 50 ekmek büfesi ve 6 mini terminal olmak üzere toplam 56 satış noktası bulunuyor. Bu sayede ürünler şehrin farklı bölgelerinde vatandaşlarla buluşturuluyor. Acil Durumlar İçin Mobil Fırın Doğal afetler ve acil durumlar için Büyükşehir Belediyesi bünyesinde saatlik 1.500 adet roll ekmek üretim kapasitesine sahip mobil fırın aracı da hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Yeni Ekmeği Konya’da Geliştirildi Haber

Türkiye'nin Yeni Ekmeği Konya’da Geliştirildi

Projenin pilot ili olarak belirlenen Konya’daki yeni ekmek standartlarının belirlenme sürecindeki paydaşlardan biri de Eksun Gıda Konya Un Fabrikası oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin koordinasyonu ve yönlendirmesindeki çalışmalarda yeni ekmeğin Ar-Ge ve deneme süreçleri yürütüldü. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan, Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen “Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası”nın ilk pilot ili Konya oldu. Kampanya sürecinde Tarım ve Orman Bakanlığı Konya’daki birçok kuruluşla çalışmalar yaparken, yeni ekmek için Eksun Gıda Konya Fabrikası’nda da Ar-Ge ve deneme çalışmaları yürütüldü. Bakanlık yetkililerinin gözetimi ve koordinasyonunda gerçekleşen ve yaklaşık 1,5 yıl süren çalışmalar boyunca; üretim denemeleri, reçete optimizasyonu, kalite analizleri ve standardizasyon testleri gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen yeni ekmek projesiyle; ekmeğin daha sağlıklı bir hale getirilmesi amaçlanırken aynı zamanda fırınlarda satılan beyaz ekmeklerin en az yüzde 40 oranında tam buğday unu içermesi ve ekmeğe koyu rengini veren kavrulmuş malt ununun kesinlikle kullanılmaması hedefleniyor. “Tarım ve Orman Bakanlığı liderliğinde yürütülen sürece teknik katkı sağladık” Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Hepimizin bildiği gibi Bakanlığımız tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan ve ülke insanımızın sağlığı açısından bir dönüm noktası olacak yeni ekmek projesi için ilk pilot il Konya seçilmişti. Eksun Gıda olarak Tarım ve Orman Bakanlığı liderliğinde yürütülen süreçte bilgi birikimimiz ve insan kaynağımızla yeni ekmeğin geliştirilme çalışmalarında yer aldık. Böylesine önemli bir projede katkı sağlamamız için bize bu fırsatı veren Bakanlık yetkililerine ve çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” Pilot uygulama sürecinin ardından, yeni ekmeğin öncelikle kamu kurumlarının yemekhanelerinde kullanıldıktan sonra tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayramda Doğru Beslenme ile Dengeyi Korumak Mümkün Haber

Bayramda Doğru Beslenme ile Dengeyi Korumak Mümkün

Ramazan ayı boyunca azalan öğün sayısı ve uzun süreli açlık sonrasında bayramda bir anda fazla miktarda yemek tüketilmesi, özellikle de şekerli, hamur işi ve tatlı besinlere yönelinmesi sindirim sistemini zorlayabiliyor. Bu durumun kan şekeri dengesizliklerine bağlı olarak ağırlık hissi ve şişkinlik gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Dyt. Çağla Koç, bayram sürecinde dengeli ve kontrollü beslenmenin önemine dikkat çekti. “Bayram Sabahına Hafif Bir Kahvaltıyla Başlanmalı” Dyt. Çağla Koç, bayram sabahında güne hafif bir kahvaltıyla başlamanın önemli olduğunu vurguladı. Kahvaltıda kızartma ve kavurma yöntemiyle pişirilmiş besinlerin tercih edilmemesi gerektiğini belirten Koç, bayram ziyaretlerinde geleneksel olarak tatlı ikramı olacağı için sabah öğününde şeker, bal ve benzeri tatlı gıdalara yer verilmemesinin yararlı olacağını ifade etti. Kahvaltıda domates, salatalık, maydanoz ve taze biber gibi çiğ sebzelerin bolca tüketilmesini öneren Koç, az yağlı peynir ve haşlanmış yumurtanın uygun tercihler arasında yer aldığını söyledi. Sucuk, salam, sosis gibi yağlı besinlerle birlikte börek benzeri hamur işi gıdalardan kaçınılması gerektiğini dile getiren Koç, tam buğday ekmeğinin ise kan şekerini dengelemeye yardımcı olarak daha uzun süre tokluk hissi sağladığını kaydetti. “Tatlı Tercihinde Ölçü ve Doğru Seçim Önemli” Bayramda tatlı tüketiminin oldukça yaygın olduğuna işaret eden Dyt. Çağla Koç, tatlı tüketilmek istendiğinde hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların küçük porsiyonlar halinde tercih edilmesinin daha doğru olacağını söyledi. İkramlarda da daha hafif seçeneklere yönelinmesi gerektiğini belirten Koç, hamur işi tatlılar yerine sütlü tatlılar, taze veya kuru meyveler sunulabileceğini ifade etti. İçecek tercihlerinde ise şerbet yerine taze sıkılmış meyve suyu, az şekerli limonata ve ayran gibi alternatiflerin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. “Su Tüketimi Artırılmalı” Ramazan ayı boyunca su ve sıvı tüketiminin azalmasına bağlı olarak vücutta sıvı kaybı oluşabileceğini hatırlatan Dyt. Çağla Koç, bu kaybın yerine konabilmesi için bayram süresince günde en az 2 ila 2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirtti. “Ani ve Aşırı Yüklenmeden Kaçınılmalı” Bayramda bir anda fazla miktarda yemek tüketmenin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Koç, yiyecek miktarının aniden artırılmaması gerektiğini söyledi. Sürekli atıştırma şeklinde bir beslenme düzeninden kaçınılmasının önemine değinen Koç, öğün aralarının en az 2, en fazla 4-5 saat olacak şekilde planlanmasının daha sağlıklı olacağını belirtti. “Fiziksel Hareket İhmal Edilmemeli” Bayram ziyaretlerinde hareketliliğin artırılmasının da önemli olduğuna dikkat çeken Dyt. Çağla Koç, ziyaretlere mümkün olduğunca yürüyerek gidilmesini, asansör yerine merdiven kullanımının tercih edilmesini önerdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları Haber

Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları

Soğuk günler, kısalan saatler ve yavaşlayan tempo; beslenme düzenini de doğrudan etkiliyor. Bu dönemde vücudun enerji ihtiyacı artarken, bağışıklık sistemi ve sindirim düzeni daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Tam da bu nedenle, kış aylarında mevsime uygun ve sürdürülebilir bir beslenme sağlayan baklagiller, her zamankinden daha önemli hale geliyor. Yeni yılın başlangıcıyla birlikte beslenme düzenini gözden geçirmek isteyen pek çok kişi için ocak ayı güçlü bir motivasyon sunuyor. Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay’a göre, kış mevsiminin ortasında yer alan bu dönemde hızlı ve katı değişiklikler yerine, bedeni zorlamayan ve doğal ritmini destekleyen tercihler ön plana çıkmalı. Uluçay, “Kış aylarında amaç, bedeni zorlamak değil; bağışıklığı güçlendiren, sindirimi destekleyen ve ruh halini dengeleyen bir düzen kurmak olmalı” diyerek beslenmeye daha bütüncül bir yerden bakılması gerektiğini vurguluyor. Bu noktada kış beslenmesinin en güçlü yardımcılarından biri ise kuru baklagiller oluyor. Uluçay, bakliyatların yalnızca doyurucu değil, aynı zamanda bağışıklık ve sindirim sistemi için önemli bir destek olduğuna dikkat çekiyor: “Bakliyatlar; protein, çinko, demir ve B vitaminleri açısından oldukça zengindir. Bu besin öğeleri, bağışıklık sistemi hücrelerinin sağlıklı çalışmasına katkı sağlar ve hastalıklara karşı direnci artırmaya yardımcı olur.” Soğuk havayla birlikte hareketin ve sıvı tüketiminin azalması sindirim sistemini yavaşlatabiliyor. Bakliyatların yüksek lif içeriği ise bu noktada önemli bir avantaj sunuyor. Uluçay, “Yüksek lif içerikleri sayesinde bakliyatlar sindirimi düzenlemeye ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda bağırsak mikrobiyotasını destekler. Sağlıklı bir bağırsak, güçlü bir bağışıklık sistemi demektir” diyor. Kış sofralarında çorbalardan salatalara, zeytinyağlılardan ana yemeklere kadar pek çok farklı şekilde yer bulabilen bakliyatlar, mevsim sebzeleriyle birlikte tüketildiğinde besleyici ve dengeli öğünler oluşturmayı kolaylaştırıyor. Lahana, brokoli, karnabahar, pırasa ve ıspanak gibi kış sebzeleri; bakliyatlarla birleştiğinde hem doyurucu hem de bedeni yormayan tabaklar ortaya çıkıyor. Kivi, mandalina ve portakal gibi C vitamini ve antioksidan açısından zengin meyveler ise bu dengeyi destekliyor. Uluçay, ana öğünlerin yapısında protein dengesine dikkat edilmesi gerektiğini de hatırlatıyor: “Her ana öğünde bir protein kaynağı bulunması, tokluk süresini uzatır ve gün içindeki enerji dalgalanmalarını azaltır.” Bu noktada bakliyatlar, bitkisel protein kaynağı olarak kış aylarında önemli bir rol üstleniyor. Karbonhidrat tercihlerinde ise rafine seçenekler yerine bulgur, kinoa, karabuğday ve tam buğday ekmek gibi kompleks kaynaklara yönelmek; sindirim sistemini ve bağırsak sağlığını destekleyerek genel iyilik haline katkı sağlıyor. Kış aylarında çoğu zaman fark edilmeden ihmal edilen bir diğer konu ise sıvı tüketimi. Susuzluk hissi azalsa da vücudun su ihtiyacı devam ediyor. Gün içinde suya ek olarak bitki çaylarını rutine dahil etmek, sıvı dengesini korumaya yardımcı oluyor. Tatlılar ve hamur işleri ise özellikle bu mevsimde daha cazip hale geliyor. Uluçay, bu noktada yasaklamaktan ziyade dengeye odaklanılması gerektiğini belirtiyor: “Şekerli ve aşırı yağlı yiyecekler sık tüketildiğinde enerji düşüklüğüne ve ruh halinde dalgalanmalara yol açabilir. Tüketilecekse porsiyonun küçük tutulması, vücutla daha barışık bir ilişki kurmayı sağlar.” Kış aylarında bedeni desteklemek aslında zor değil. Mevsime uygun sebzeler, yeterli sıvı tüketimi ve sofrada bakliyatlara daha fazla yer açmak; hem bağışıklık sistemini güçlendirmek hem de kışın yavaş ritmine uyum sağlamak için en doğal ve etkili adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.