Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tanıtım

Kapsül Haber Ajansı - Tanıtım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanıtım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkentliler Büyükşehir İle Polatlı’da Kültür Ve Tarih Dolu Bir Yolcuğa Çıktı Haber

Başkentliler Büyükşehir İle Polatlı’da Kültür Ve Tarih Dolu Bir Yolcuğa Çıktı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kentin tarihi ve kültürel dokusunun güzelliklerini geziyle taçlandırarak köklü geçmişini tanıtmaya devam ediyor. ABB Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen gezi programı kapsamında Başkentliler, Frig Uygarlığı’nın başkentinden Sakarya Meydan Muharebesi’ne uzanan kahramanlık destanlarına ev sahipliği yapmış olan ve kent tarihinin can bulduğu Polatlı ilçesini ziyaret etti. BAŞKENTLİLER FRİGLER’DEN CUMHURİYET DÖNEMİ’NE UZANAN TARİHİ YERİNDE GÖZLEMLEDİ Bölgenin öne çıkan tarihî ve kültürel duraklarından Gordion Antik Kenti, POTA Müzesi ve Duatepe’yi kapsayan çok yönlü gezi programıyla hem öğretici hem de keşif dolu bir yolculuğa çıkan Başkentliler, dolu dolu bir gün geçirdi. Uzman rehber eşliğinde gerçekleştirilen gezide, her bir noktanın tarihsel arka planı, kültürel önemi ve bölgenin kentin tarihsel gelişimindeki konumu detaylı şekilde aktarılırken; katılımcılar da kentin köklü tarihiyle bölgenin maneviyatını yerinde gözlemleme imkânı buldu. BAŞKENTLİLERDEN GEZİYE TAM NOT VE BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Gezi programıyla birlikte tarih, arkeoloji ve milli mücadele temalarını bir arada deneyimleyerek Ankara’nın çok katmanlı kültürel yapısını yerinde keşfeden Başkentliler, Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek duygularını şu sözlerle ifade ettiler: -Ahmet Gültop: “Yakımızdaki tarihleri, sağ olsun Büyükşehir Belediyesi ve Mansur Başkan sayesinde görüyorum, teşekkür ederim. Buraları internetten okudum ama aslını görmek, orada onu duygusal yaşamak daha önemli.” -Semra Emekli: “Burayı çok merak ediyordum, çok güzel bir gezi oldu. Teşekkür ediyoruz Belediye’mize, bize bu olanağı sağladığı için. Polatlı, güzel ve anlamlı bir yer. O duyguyu hissettik rehberin anlatımlarıyla.” -Çeşminaz Yurtseven: “İlk defa katılıyorum bu geziye ve Polatlı’ya da ilk defa geliyorum. Özellikle, Gordion Antik Kenti’ne bayıldım, Duatepe çok güzeldi. Emeği geçen herkese teşekkürler.” -Nergiz Geygen: “Çok güzel buldum. Değişiklik oldu bizim için de tarihi yerleri gördük, mesire alanını gördük, dinlendik, buradaki müzemizi gördük, çok beğendik, çok hoşumuza gitti. Genel olarak gayet güzel, herkes keyifli bir gün geçiriyor. Biz de tarihimizi, buraların var oluşunu gördük, güzeldi. Teşekkür ediyoruz Mansur Yavaş’a böyle bir gezi düzenlediği için.” -Nuray Kıymaz: “İlk defa bu geziye katılıyorum, çok memnun kaldım, görmediğim yerleri gördüm. Özellikle, buralara gelemezdim yani sağ olsunlar. Duatepe falan çok harika yerler, eski şeyleri görmek bize bilgi kattı, çok güzel oldu. Mutlu bir gün geçiriyorum, ayarlayanlardan Allah razı olsun.” -Tülin Kutay: “Belediye’nin düzenlemiş olduğu bu tur programıyla ilk önce POTA Müzesi’ni gezdik daha sonra Duatepe’ye çıktık, tarihi dokusu çok güzeldi ve bizi çok etkiledi, çok mutlu oldum burayı gördüğüm için daha sonra Gordion Antik Kenti’ne geldik, çok güzel bir tur oldu. Belediye’ye de bu katkılarından ötürü çok teşekkür ederim.” BÖLGEDE ‘5. ULUSLARARASI GORDİON MARATONU’ DA DÜZENLENECEK Ayrıca programda katılımcılar, Gordion ve çevresinin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlamak amacıyla, 10 Mayıs tarihinde düzenlenecek olan ‘5. Uluslararası Gordion Maratonu’ hakkında da bilgilendirildi. Maraton, katılımcılara tarihî bir atmosferde spor yapma imkânını sunarken, bölgenin turizm potansiyeline de katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmin Geleceği Antalya Muratpaşa'da Konuşuldu Haber

Turizmin Geleceği Antalya Muratpaşa'da Konuşuldu

24-25 Nisan’da gerçekleşen forumda Ukrayna Belediyeler Birliği yöneticilerinin yanı sıra Polonya’nın Lublin ve Kolbuszowa belediyelerinden heyetler ile Litvanya’dan bloggerlar konuşmacı olarak yer aldı. Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı sunumda Antalya’nın 2025 yılında 16 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayarak dünyanın en çok ziyaret edilen destinasyonları arasında yer aldığına dikkat çekildi. “Her şey dahil” sisteminin etkisiyle turistlerin büyük bir bölümünün şehir merkezine uğramadan tatilini tamamladığına dikkat çekilirken, Muratpaşa Belediyesi, bu tabloyu değiştirmek için geliştirdiği projeleri tanıtım, deneyim ve güven başlıkları altında topladı. FESTİVALLER VE ULUSLARARASI TANITIM Tanıtım ayağında en güçlü örnek, 2016’dan bu yana düzenlenen Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali oldu. Tarihi kentleri bir araya getiren festivalin, şehirler arası güçlü bir iş birliği ağı oluşturduğu ve Kamianets-Podilskiy ile kardeş şehir ilişkisine zemin hazırladığı vurgulandı. Ayrıca bisiklet festivali Pedalia ve oryantiring yarışları gibi spor organizasyonlarının da kentin uluslararası bilinirliğine katkı sağladığı ifade edildi. Muratpaşa Belediyesi’nin, küçük ölçekli turizm işletmelerini desteklemek amacıyla ulusal ve uluslararası turizm fuarlarına da katıldığı da paylaşıldı. YENİ DENEYİMLER: FALEZ PLAJLARI VE KENT HİKAYELERİ Deneyim odaklı projeler arasında ise falezler üzerine kurulan halk plajları örnek gösterildi. Muratpaşa’da 20 kilometre uzunluğundaki sahil bandında yer alan 5 adet Mavi Bayraklı plajın belediye tarafından işletildiği ve girişlerin ücretsiz olduğu belirtildi. Gastronomi alanında hayata geçirilen Antalya Lokantası’nın, kente özgü lezzetleri uygun fiyatla sunarken aynı zamanda da kadın kooperatiflerini desteklediği ifade edildi. Kaleiçi’nde yürütülen “Hafıza Mekanları” projesiyle ise tarihi yapıların hikayelerinin QR kodlarla 4 farklı dilde ziyaretçilere aktarıldığı anlatıldı. TURİZMDE GÜVEN VURGUSU Sunumun “güven” başlığında ise turistlerin yalnızca fiziksel güvenliği değil, hizmet kalitesine duyduğu güvenin de önemli olduğu belirtildi. Bu kapsamda hayata geçirilen Gold Town hijyen ve kalite sertifika programlarıyla işletmelerin uluslararası standartlara uygunluğunun denetlendiği ve sınıflandırıldığı paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2027 Formula 1 Türkiye Grand Prix Basın Toplantısı Yapıldı Haber

2027 Formula 1 Türkiye Grand Prix Basın Toplantısı Yapıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Dolmabahçe Çalışma Ofisi bahçesinde dün düzenlenen Formula 1 Türkiye Grand Prix (GP) Tanıtım Programı'nda yaptığı açıklamanın kendileri için uzun süren maratonun bitiş çizgisi niteliğinde olduğunu belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, pek çok paydaşın koordineli şekilde çalışmasıyla nihayete ulaştıklarını dile getirdi. İstanbul Park'ın 2027 yılı itibariyle en az 5 yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil edildiğini vurgulayan Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak Formula 1'in kazanımlarına odaklanıyoruz. Formula 1'in, turizm talebini yüzde 6 artırdığını görüyoruz. Tatil destinasyonu için daha önce o şehri düşünmemiş kişiler için Formula 1 tercih sebebi oluyor." ifadelerini kullandı. İstanbul'un iki kıtanın birleşme noktası olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, "Dersimizi çalışıp hazırlığımızı en iyi şekilde yapacağız. Singapur'da yapılan son yarışı inceledik. Formula 1'in kaldıraç etkisini İstanbul'a kanalize etmeliyiz. Formula 1, nitelikli turisti getirir. Singapur verileri, yarış için gelenlerin toplam harcamanın yüzde 40'ını oluşturduğunu ortaya koyuyor." diye konuştu. “İmparatorlukların başkenti, medeniyetlerin buluşma noktası olan İstanbul, bu organizasyona hazır. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Formula 1 yönetimi başta olmak üzere pek çok noktada ortak çalışmalara başladı. Yarış öncesinde hedef dış pazarlarda kapsamlı bir F1 kampanyası uygulayacağız. İlgi ve himayeleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bu organizasyonu ülkemize döndüren bütün paydaşlara teşekkür ediyorum. Ülkemize ve İstanbul'a hayırlı olsun.” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya Formula 1'in yeniden İstanbul'a geldiğini ilan etmesiyle müthiş bir coşku ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde olan bu pisti birlikte değerlendireceğimizi konuştuk ve çalışmalara başladık." açıklamasında bulundu. Formula 1'de daha önce görev alan herkesi dinleyerek yola çıktıklarını vurgulayan Bakan Bak, "Gençlerle bir araya geldiğimizde 'Formula 1 gelecek mi?' diye soruyorlardı. Dünyada çeşitli ülkelerde yapılan ve belli maliyetleri olan bir organizasyon. Büyük bir endüstri. Ama şu heyecanı anlatmak istiyoruz, burası artık gençler için bir çekim merkezi. Gençler, binlerce, milyonlarca genç tarafından takip edilen organizasyonun parçası olacaklar. Burası artık Türkiye'de adrenalinin, enerjinin merkezi olacak. Müthiş bir başlangıç." diye konuştu. Bakan Bak, İstanbul Park'ın Cumhuriyet tarihinin en büyük spor yatırımlarından biri olduğunun altını çizerek şöyle konuştu: “Burada modernizasyona ihtiyaç var ve bunu yapacağız. Bu süreçte iyi işler yapacağımıza inanıyorum. İlave şampiyonalar gerçekleştirilecek. Çeşitli fuarlar, organizasyonlar burada olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu bizleri mutlu etti. Sporu çok iyi biliyor. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı İtalya'yla birlikte organize edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz, hayırlı olsun. Hep beraber Türkiye'nin gücünü tüm dünyaya göstereceğiz.” TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı, duygusal ve önemli bir gün yaşadıklarını söyledi. Uzun süren bir yolculuğun sonuna geldiklerini belirten Üçlertoprağı, bu hayalin 10 yıl önce başladığını belirtti. Serkan Yazıcı'nın 2016 yılında federasyon başkanı olmasıyla birçok şeyin değiştiğini vurgulayan Üçlertoprağı, "Serkan Yazıcı, federasyon başkanlığını aldığında durum pek iç açıcı değildi. Devletle bağları kopmuş bir federasyon vardı. Çok şükür şimdi devletimizden aldığımız güçle çok önemli bir misyonu yerine getiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu projeye icazet ve izin vermesi çok önemliydi. Devletimizin sağladığı imkanlarla çok önemli bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Pist 10 yılı aşkın bir süredir herhangi bir yarışa kapalıydı. Bugün ne mutlu ki ülkemize Formula 1'i geri getireceğiz. Her iki Bakanımızın büyük vizyonlarıyla Formula 1'i ülkemize getirebilmek çok önemli. 15 ay boyunca müzakereler sürdü. Buna bağlı olarak ciddi operasyonel sorumluluk oldu. Formula 1'in dünyadaki ilgisi, elde edilen başarılar çok önemli bir hal aldı. Herkese şükranlarımı sunuyorum." açıklamasını yaptı. Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı pistte incelemelerde bulundu. Bakan Ersoy ve Bakan Bak'ın damalı bayrakla verdiği startın ardından Red Bull takımına ait araç ile Patrick Friesacher, İstanbul Park'ta gösteri sürüşü yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi Haber

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi

Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Önümüzdeki yıl 13-16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek 32. Marble İzmir için ise çalışmalar şimdiden başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50'yi aşkın uzman, deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı'nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması'na 67 üniversiteden 724 proje katıldı, 19 tasarım finale kaldı ve ödüller sahiplerini buldu. “Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık” Fuarın ardından değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, “Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç, sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık” dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, “Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor” diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyon’un Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, “Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık, ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform” ifadelerini kullandı. “Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta” Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, “Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir” dedi. “Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası” Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar ise fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, “İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu” şeklinde konuştu. “23 yıldır, Marble İzmir’e geliyoruz” Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles & Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed de “23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor, önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Kaçkar Turizm Fuarı’nda Geri Sayım Başladı Haber

 Kaçkar Turizm Fuarı’nda Geri Sayım Başladı

Yoğun katılımla gerçekleşen toplantıya; Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Genel Sekreteri Adnan Er, DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, Ak Parti Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer, Artvin ve Rize Kültür ve Turizm Müdürleri, protoköl üyeleri’nin yanı sıra Rizem Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı ile çok sayıda basın mensubu katıldı. Kaçkar Turizm Fuarı, 17-18 Nisan 2026 tarihlerinde Rize Merkez Çay Çarşısı Etkinlik Alanı’nda düzenlenecek. Rize ve Artvin Valilikleri himayesinde, Rizem Kültür Turizm Derneği’nin koordinatörlüğünde düzenlenen fuar; “Discover Kaçkar” turizm stratejisi çerçevesinde hayata geçiriliyor. Fuar kapsamında, Rize ve Artvin illerinin turizm potansiyelinin tespit edilmesi, tanıtılması ve geliştirilmesi hedeflenirken, aynı zamanda turizm paydaşları arasında ortak hareket etme bilincinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Doğa, kültür ve gastronomi turizmine odaklanan etkinlik programında; etkinlik sokağı, ulusal ve uluslararası spor turizmi tanıtımları ile sürdürülebilir turizm temalı paneller yer alacak. Rize Valisi Baydaş: Kaçkar Turizm Fuarı Bölge Turizmi İçin Yeni Bir Dönüm Noktası Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Kaçkar Turizm Fuarı’nın bölge turizmi adına atılmış önemli bir ilk adım olduğunu belirterek, ilerleyen süreçte bu tür organizasyonların çok daha büyük sonuçlar doğuracağını ifade etti. Artık turizmde sadece tanıtım değil, farklılaşarak güçlü bir şekilde kendini sunma dönemine girildiğini vurguladı. Rize-Artvin Havalimanı’nın bölge turizmi için kritik bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Baydaş, bu yatırımın hayata geçmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere herkese teşekkür etti. Havalimanı sayesinde turizm odaklı faaliyetlerin daha kolay ve etkili şekilde gerçekleştirilebildiğini söyledi. Rize ve Artvin’in ortak doğal zenginliklere sahip olduğunu belirten Vali Baydaş, Kaçkar Dağları, yaylalar, dereler ve eşsiz doğanın iki şehir için güçlü bir ortak değer oluşturduğunu ifade etti. Bu ortaklık temelinde iki ilin birlikte hareket ederek ortak bir turizm vizyonu geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Kaçkar Turizm Fuarı’nın sadece bir tanıtım etkinliği olmadığını belirten Baydaş, yüzlerce katılımcının yer alacağı fuarda birebir iş görüşmeleri, iş birlikleri ve tur organizasyonlarının planlanacağı, sonuç odaklı ve uluslararası nitelikte bir organizasyon hedeflediklerini kaydetti. Rize Belediye Başkanı Metin: Hedefimiz Nitelikli ve Sürdürülebilir Turizm Modeli Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, gelişen teknoloji ve ulaşım imkanlarıyla birlikte turizmin dünya genelinde hızla büyüdüğünü belirterek, önemli olanın sahip olunan doğal ve kültürel zenginlikleri doğru şekilde tanıtabilmek olduğunu vurguladı. Rize ve Kaçkarlar’ın bu açıdan büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Son yıllarda turizm alanında yapılan çalışmaların somut sonuçlar vermeye başladığını dile getiren Başkan Rahmi Metin, Rize ve Artvin’in ortak hareket ederek güçlü bir turizm sinerjisi oluşturduğunu söyledi. Belediye olarak da gastronomi, doğa turizmi ve yeni destinasyon alanlarında şehrin cazibesini artıracak projeler geliştirdiklerini belirtti. Ulaşım yatırımlarıyla bölgenin erişilebilirliğinin önemli ölçüde arttığını kaydeden Metin, turizmde hedeflerinin kitlesel değil; doğayı koruyan, yüksek katma değer sağlayan nitelikli ve sürdürülebilir bir turizm modeli olduğunu vurguladı. Artvin Vali Yardımcısı Şenoğlu: Kaçkar Turizm Fuarı Bölgesel Turizmde Ortak Vizyonu Güçlendiriyor Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, Discover Kaçkar turizm stratejisi kapsamında hayata geçirilen Kaçkar Turizm Fuarı vesilesiyle bir araya gelmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Fuarın, bölgenin sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi zenginliklerin daha güçlü şekilde tanıtılması, turizmde ortak vizyonun ortaya konulması ve geleceğe yönelik hedeflerin paylaşılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Artvin ve çayın anavatanı Rize’nin aynı coğrafyanın iki güçlü merkezi olduğunu belirten Şenoğlu, Kaçkar Dağları’nın yaylaları, vadileri ve doğa turizmi imkanlarıyla bölgenin ortak turizm gücünün temelini oluşturduğunu dile getirdi. Doğu Karadeniz’de bu iki ilin birlikte hareket etmesinin, bölgenin tamamına değer katacağını ve ulusal ile uluslararası alanda görünürlüğünü artıracağını söyledi. Turizmde tanıtım kadar ulaşımın da kritik bir unsur olduğuna dikkat çeken Şenoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Rize-Artvin Havalimanı’nın bölge turizmine önemli katkı sağladığını belirtti. Havalimanı sayesinde ziyaretçilerin bölgeye daha hızlı ve kolay ulaşabildiğini ifade eden Şenoğlu, bölgenin cazibesini ve turizm potansiyelini artırdığını kaydetti. DOKA Genel Sekreteri Akpınar: Kaçkarlar Uluslararası Turizm Destinasyonu Olma Yolunda Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, ajansın 2010 yılında kurulmasından bu yana bölgenin en önemli potansiyel alanlarından birinin turizm olduğunu vurguladı. Bu doğrultuda tanıtım faaliyetlerinin yanı sıra altyapı, değer zinciri ve turizm ekosistemini güçlendiren çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini belirtti. Yaklaşık 15 yılı aşkın süredir turizmi, bölgesel kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak konumlandırdıklarını ifade eden Akgün, son üç yılda özellikle Rize Valiliği’nin himayesinde yürütülen çalışmalarla Kaçkarlar’ın uluslararası bir dağ, doğa ve macera turizmi destinasyonu haline getirilmesi yönünde önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi. Akgün, sürdürülebilir, yeşil ve akıllı turizm ilkelerini esas alan Kaçkar destinasyon vizyonunun, Rize ve Artvin’i kapsayan entegre bir yaklaşımla hayata geçirildiğini belirterek, bu çalışmaların her iki ilin marka değerini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Rizem Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Avcı: Kaçkar Turizm Fuarı Güçlü Bir İş Birliği Platformu Oluşturuyor Rizem Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı, Kaçkar Turizm Fuarı’nın bir işbirliği ve güç birliği projesi olduğunu vurgulayarak, etkinliğin geniş bir paydaş ağıyla hayata geçirildiğini belirtti. Sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, turizm profesyonelleri ve seyahat acentelerinin yoğun katılımından duydukları memnuniyeti dile getirdi. 17-18 Nisan tarihlerinde Rize Çay Çarşısı Etkinlik Alanı’nda düzenlenecek fuarda, Rize ve Artvin’den yaklaşık 150 seyahat acentesi ve otel işletmesi stantlarıyla yer alacak. Ayrıca oluşturulan özel görüşme alanlarında 600’e yakın B2B randevu planlanarak, yerel turizm işletmeleri ile yurt içi ve yurt dışından gelen sektör temsilcileri arasında ticari iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor” dedi. Avcı konuşmasında, “Fuar kapsamında 300 kişilik panel alanında, turizm sektörünün önde gelen isimleri, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla iki gün boyunca toplam 6 panel gerçekleştirilecek. Etkinliğin öne çıkan bölümlerinden biri olan “Turizm Sokağı”nda ise Rize ve Artvin’in turizm değerleri ve kültürel etkinlikleri ziyaretçilere tanıtılarak fuara farklı bir deneyim kazandırılacak” dedi. Kaçkar Turizm Fuarı Sektör ve Yatırımcıları Aynı Çatıda Topluyor Bölgenin turizmde dönüşüm sürecine katkı sağlamayı hedefleyen Kaçkar Turizm Fuarı, yatırımcıların ilgisini Doğu Karadeniz’e çekerek ekonomik kalkınmayı desteklemeyi ve uluslararası ölçekte kalıcı iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlamayı amaçlıyor. Fuar kapsamında 200’ün üzerinde yabancı, 500’ün üzerinde yerli seyahat acentası ile 1000’den fazla turizm profesyonelinin katılımı bekleniyor. Ayrıca 150 firma stant açarken, 450’ye yakın B2B görüşme gerçekleştirilecek. Etkinlikte düzenlenecek famtrip programı ile 264 yerli ve yabancı sektör temsilcisine Rize ve Artvin’in turizm destinasyonları tanıtılacak. Fuar, paneller, tanıtım etkinlikleri ve gala programıyla iki gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuara 3.000’in üzerinde bireysel ziyaretçinin katılımı bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Dünyasının 'Kar Devleri' Uludağ'da Buluştu!  Haber

Türk Dünyasının 'Kar Devleri' Uludağ'da Buluştu! 

Türk Devletleri Teşkilatı Kayak Merkezleri temsilcileri, düzenlenen etkinlik kapsamında Uludağ’da buluştu. Kış turizminde bölgesel iş birliğini artırmak, destinasyonlar arasında tanıtım sinerjisi oluşturmak ve spor turizmi alanında ortak projeler geliştirmek amacıyla organize edilen etkinlikte, toplantılar, panel oturumları, teknik değerlendirmeler ve sportif faaliyetler gerçekleştirildi. Uludağ’da gerçekleşen etkinliğe, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Omuraliev, Azerbaycan Devlet Turizm Ajansı Başkan Danışmanı Kenan Guluzade, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı Mirvokhid Azimov, Türk Kayak Birliği Genel Sekreteri Orkhan Badalov, Uludağ Kayak Merkezi Yönetim Kurulu üyeleri Haluk Beceren, Hayri Yazıcı ve Hayrettin Özelgin ile GÜMTOB Uludağ Temsilcisi Burak Beceren katıldı. ULUDAĞ GÖZ ÖNÜNE ÇIKIYOR Uludaş AŞ. Temsilcisi Burak Beceren, organizasyon hakkında, "Bugün 18 Şubat’ta çok güzel bir organizasyon yaptık. Türk Devletleri Teşkilatı himayesinde, Türk Kayak Birliği kuruluşumuzun ikinci yılında, ikinci kayak yarışmasını Uludağ’da gerçekleştirdik. Yaklaşık yüzün üzerinde katılımcımız vardı. Bunların ortalama 30–35 kadarı üye devletlerimizden gelen yarışmacılardı. Uludağ, Türk Kayak Birliği’nin kurucu dört üyesinden bir tanesi ve Türkiye’yi temsilen kurucu üye olarak yer alıyor. Bunun dışında Türkiye’den Palandöken ve Erciyes de üyelerimiz arasında. Dolayısıyla Türkiye’den üç kayak merkeziyle temsil ediliyoruz. Azerbaycan’da Şahdağ kurucu üye, Tufandağ ise üye statüsünde. Aynı şekilde Özbekistan’dan Amirsoy ve Kazakistan’dan kurucu üye Çimbulak ile sonradan üye olan Oi-Qaragai kayak merkezleriyle bir aradayız. Bugün beş farklı ülkeden, sekiz farklı kayak merkezinden yarışmacılarla çok güzel bir organizasyon gerçekleştirdik. Yurt dışından gelen üye devlet delegeleriyle birlikte hem Uludağ’ın tanıtımını yaptık hem de burada yapılan yeni yatırımları ve projelerimizi paylaştık. Sonrasında bilgi ve deneyim paylaşımı yapacağımız toplantımızı gerçekleştirdik. Bundan sonra inşallah Türk Kayak Birliği’ni büyüterek, üye devletler arasında ortak kart, ortak pazarlama ve deneyim paylaşımlarıyla ilerlemeyi arzu ediyoruz. Tüm katılımcılara ve üye devletlere geldikleri için Uludağ olarak teşekkür ediyoruz" dedi. "BACASIZ SANAYİ TURİZM" Erciyes AŞ Reklam ve Pazarlama Sorumlusu Mehmet Budak konu ile ilgili, "Bir ay önce Erciyes’te, birliğe üye kayak merkezlerinin reklam ve pazarlama sorumlularıyla bir etkinlik düzenledik. Bugün de Uludağ’dayız. Uludağ’da ikinci kayak yarışmasını düzenledik. Birliğimizin çalışmaları çok güzel gitmekte. Kayak birliğine üye olan merkezler arasında fikir alışverişleri ve tecrübe paylaşımları yapmaktayız. Ayrıca Kayseri, Türk Devletleri Teşkilatı’nın başkentlerinden biri olan bir şehir. Bu anlamda burada olmak bizim için çok önemli. Bütün kayak merkezleri bizim için kardeş kayak merkezi. Gerek yurt içinde gerek yurt dışındaki merkezlerle herhangi bir rekabetimiz yok. Uludağ da bildiğiniz gibi güzel bir kayak merkezi ve misafirleriyle çok değerli bir destinasyon. Çünkü turizm bacasız bir sanayi. Bizim için önemli olan, ülkemize yurt dışından gelir elde etmek. Söyleyeceklerimiz bu kadar. Herkesi kayak merkezlerimize bekliyoruz" açıklamalarını yaptı. "İKİNCİSİ DÜZENLENİYOR" Türk Devletleri Teşkilatı Proje Yöneticisi Harun Nurullah Tanzi, "Bugün burada ikinci büyük kayak merkezleri buluşması vesilesiyle bir araya geldik. Misafirlerimizi ağırlıyoruz. Yarışmalarımız yapıldı. Bu organizasyonu geçen sene başlatmıştık, bu yıl ikincisini düzenliyoruz. Bununla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı’ndan da kısaca bahsetmek istiyorum. Teşkilat, 2009 yılında yapılan anlaşmayla birlikte kurulmuştur. İstanbul’daki merkez üzerinden Türkiye ile iş birlikleri sürdürülmekte ve bu alandaki faaliyetler devam etmektedir. Kayak merkezleri birliği de bu kapsamda iki yıl önce kurulmuş ve faaliyetlerine devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Bir sonraki organizasyon yerinin ise bu yaz Özbekistan'da yapılacak genel kurul sonrasında belli olacağı belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalyon PV’den Bir İlk Daha Haber

Kalyon PV’den Bir İlk Daha

Türkiye’nin global markalar oluşturma vizyonuna katkı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY Destek Programı kapsamına alınan Kalyon PV, yüksek katma değerli üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki marka potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda Kalyon PV; tanıtım, fuar katılımı, hedef pazara yönelik danışmanlık ve pazar araştırması gibi alanlarda birçok destekten yararlanabilecek. Kalyon PV; TURQUALITY kapsamına alınmasıyla birlikte küresel büyüme stratejilerini daha güçlü bir zeminde hayata geçirme fırsatı yakalayacak. Programın sunduğu hedef pazar bazlı ve uzun vadeli destek mekanizmaları, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir marka olmasına katkı sağlayacak. Özellikle kurumsal altyapının güçlendirilmesi, marka yönetimi yetkinliklerinin geliştirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılması, bu sürecin temel odak alanları arasında yer alıyor. Gelişim Yol Haritası Desteği ile şirketin uluslararasılaşma sürecinin sistematik, ölçülebilir ve stratejik bir çerçevede ilerlemesi hedefleniyor. Tüm dünyada ülkemizi temsil edecek Yerli ve milli üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Kalyon PV, yüksek verimliliğe sahip ingot, wafer, güneş hücresi ve panel üretimi yapması, ileri teknoloji yatırımları gerçekleştirmesi ve entegre üretim altyapısıyla Türkiye’nin yanı sıra, küresel güneş enerjisi sektörünün de iddialı oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor. Bu bağlamda TURQUALITY Programı, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda marka bilinirliliğini artırmasına, güvenilir ve yüksek teknolojiye sahip bir Türk markası algısını pekiştirmesine olanak sağlayacak. “Ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlayacağız.” Kalyon PV Genel Müdürü Dr. İhsan Kulalı konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kalyon PV olarak kurumsallaşma ve büyüme yolculuğumuza ivme kazandıracak her fırsatı değerlendiriyoruz. TURQUALITY Programı’na dahil olmamız, Kalyon PV’nin kurumsal altyapısının, yönetim yetkinliklerinin ve uluslararası pazarlara yönelik büyüme stratejisinin güçlü bir temele dayandığının somut bir göstergesi. Yüksek teknolojili üretim kabiliyetimiz, sürdürülebilirlik odağımız ve yerli üretim gücümüzle, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan bir marka olduğumuzu uluslararası arenada da göstermeyi hedefliyoruz. Bu program kapsamında sağlanan desteklerle, hedef pazarlardaki marka bilinirliğimizi artırmayı, yeni pazarlara giriş süreçlerimizi hızlandırmayı ve global ölçekte istikrarlı bir büyüme yakalamayı amaçlıyoruz. Kalyon PV olarak, Türkiye’yi güneş teknolojileri alanında uluslararası pazarlarda güçlü bir şekilde temsil etmeye ve TURQUALITY’nin gücü ile ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.