Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tanıtım

Kapsül Haber Ajansı - Tanıtım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanıtım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin; Turizm Çeşitliliği, Festival ve Spor Yarışmaları İle Konaklamada İlk Yarıda Geçen Yılı Yakaladı! Haber

Mersin; Turizm Çeşitliliği, Festival ve Spor Yarışmaları İle Konaklamada İlk Yarıda Geçen Yılı Yakaladı!

Narlı, “Turizmin çeşitliliği, Kültür Yolu Festivali ve spor yarışmaları, ilk yarıda Mersin’e olan ilgiyi artırdı. Bu dönemde BN Hotel Thermal & Wellness olarak dünya turizminin nabzını tutan ITB Berlin’e katılmamızın yanı sıra Hollanda ve Almanya’da acentalar ile bir araya gelerek Mersin’in ve termal turizmin dünyaya tanıtılmasında öncü rol aldık” dedi. Termalin iyileştirici gücünü modern konaklama anlayışıyla Mersin turizmine kazandıran BN Hotel Thermal & Wellness’ın İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, bölgesel turizm sektörü açısından yılın ilk yarısını değerlendirdi. Turizm sektöründe ilk 6 ayın jeopolitik gerilimlerin baskın olduğu bir dönemi ifade ettiğini kaydeden Narlı, “Yılın ilk yarısında yaşanan savaş gündemi ile birlikte güvenlik endişesinin ortaya çıkması, enerji maliyetlerinin artması ve iklimin mevsim normallerinin üzerinde yağışlı geçmesi, sektör genelinde ürün tedariğindeki maliyetleri artırdı. Ancak barış anlaşmasının imzalanması ile ikinci 6 ayda Türkiye turizminde yoğun döneme gireceğimizi düşünüyorum” dedi. “Mersin’in turizmdeki yıldızı her geçen yıl daha çok parlıyor” Mersin ise sadece deniz turizmi ile değil, turizmdeki çeşitliliği ile de ön planda olan bir kent olarak olumsuz gündemden sınırlı olarak etkilendiğini kaydeden Narlı, kentte 2026’nın ilk yarısındaki geceleme sayısının geçen yılın ilk 6 ayındaki gibi yaklaşık 800 bine ulaştığını kaydetti. Narlı, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Çukurova Uluslararası Havalimanı başta olmak üzere ulaşım altyapısındaki gelişmeler, termal, kongre, deniz, kültür, inanç ve gastronomi turizmiyle öne çıkan Mersin’in turizmde yıldızını parlatırken; bu yıl hem 9-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Mersin Kültür Yolu Festivali hem de Haziran ayında gerçekleştirilen spor müsabakaları kentin tanıtımında etkin rol aldı. Geçen yıl uluslararası organizasyonlarla paralimpik sporlarda dünyadan katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayan Mersin, 15-22 Haziran tarihleri arasında Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları’na ev sahipliği yaptı. 26 Haziran-4 Temmuz'da ise Görme Engelliler Avrupa Halter Şampiyonası'na da ev sahipliği yapacak olan Mersin, 5 kıtadan onlarca ülkenin katıldığı bu organizasyonlarla dünya arenasında giderek daha çok adını duyuruyor.” “Kur dengesi ve vergi desteği, turizmin rekabetçi olmasını destekler” Narlı, yılın ilk 6 ayında BN Hotel Thermal & Wellness olarak yoğun bir dönem geçirdiklerini ve Gaziantep, Adana ve Mersin başta olmak üzere ağırlıkla yerli pazardan misafir ağırladıklarını kaydetti. Böyle bir dönemde turizmde daha rekabetçi olabilmek için kur dengesinin sağlanmış olmasının önem taşıdığına dikkat çeken Narlı, “Bir tarafta kurun sabite yakın kalması bir tarafta maliyetlerin artması dış pazarda pahalı bir ülke algısı yaratmıştır. Kamu tarafında turizmcilerin vergi konusunda desteklenmeleri faydalı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. “Dünyada tanıtım atağı başlattık, yapay zeka teknolojisiyle ilk yaz sezonu tanıtım filmimizi çektik” Türkiye turizminin daha rekabetçi olabilmesi için tanıtıma ağırlık vermesi gerektiğini belirten Narlı, “Termal turizmi tanıtmak adına bu yıl Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Hollanda’da ve Almanya’da acentalar ile bir araya gelerek Mersin’in ve otelimizin tanıtımını yaptık. Ayrıca dünyanın en büyük turizm fuarı olan Almanya’da gerçekleştirilen ITB Fuarı’na katılarak otelimizin ve bölgemizin tanıtımını yaptık” diye konuştu. Teknolojiye ve dijitalleşmeye ayak uydurarak dijital pazarlamaya her yıl daha fazla bütçe ayırdıklarını ifade eden Narlı, “Yapay zeka teknolojisinden yararlanarak yaz sezonuna yönelik ilk tanıtım filmimizi çektik ve sonuçtan çok memnun kaldık” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumsal Görünürlük İçin Haberler Nasıl Kullanılır? Haber

Kurumsal Görünürlük İçin Haberler Nasıl Kullanılır?

Kurumsal iletişim ekiplerinin en sık yaptığı hata, görünürlüğü yalnızca reklam alanı satın almakla eşitlemek oluyor. Oysa kurumsal görünürlük için haberler, bir markanın sadece görünmesini değil, doğru bağlamda hatırlanmasını sağlar. Özellikle ekonomi, teknoloji, savunma, enerji, lojistik ve sürdürülebilirlik gibi yüksek etkili sektörlerde haber değeri taşıyan içerik, kurumsal itibarı büyütmenin en sürdürülebilir araçlarından biridir. Buradaki kritik ayrım şu: Her içerik görünürlük yaratmaz, her görünürlük de kurumsal değer üretmez. Bir şirket çok sayıda mecrada adını geçirebilir; ancak bu görünürlük, stratejik mesajla desteklenmiyorsa dağınık kalır. Haber formatı ise kuruma hem güncellik hem de meşruiyet kazandırır. Çünkü haber, doğası gereği tanıtımdan daha ikna edici bir zeminde çalışır. Kurumsal görünürlük için haberler neden etkili? Kurumsal görünürlük, artık yalnızca bilinirlik meselesi değil. Yatırımcı ilişkilerinden insan kaynaklarına, kamu paydaşlarından potansiyel iş ortaklarına kadar geniş bir alanda güven üretme kapasitesiyle değerlendiriliyor. Bir kurum hakkında düzenli, tutarlı ve sektörle ilişkili haber akışı varsa, dış dünyada şu algı güçlenir: Bu yapı aktif, gündemi takip ediyor, üretim yapıyor ve etki alanını büyütüyor. Haberin gücü tam da burada ortaya çıkar. Reklam size kendinizi anlatma alanı verir. Haber ise başkalarının sizi ciddiye almasını kolaylaştırır. Yeni yatırım, ihracat hamlesi, fabrika açılışı, Ar-Ge başarısı, yönetici ataması, uluslararası iş birliği, ödül, sürdürülebilirlik raporu ya da toplumsal etki projesi gibi gelişmeler doğru kurgulandığında sadece bir duyuru olmaktan çıkar ve kurumsal kimliğin parçasına dönüşür. Özellikle B2B dünyasında karar vericiler, markaları sloganlarla değil sinyallerle okur. Hangi sektörde ne sıklıkla görünüyorsunuz, hangi başlıklarla anılıyorsunuz, uzmanlık alanınız hangi haberlerle destekleniyor, yöneticileriniz ne tür görüşlerle öne çıkıyor? Bunların tamamı, kurumsal görünürlüğün kalitesini belirler. Haber ile tanıtım arasındaki fark Birçok kurumun görünürlük yatırımı, içerik tonu yüzünden etkisini kaybediyor. Çünkü tanıtım metni gibi yazılan metinler, haber mecralarında çoğu zaman zayıf performans gösteriyor. Okur da editör de aşırı övgü taşıyan, veri içermeyen ve gerçek gelişmeye dayanmayan metinlere mesafeli yaklaşıyor. Haber dili daha disiplinlidir. Ne oldu, neden önemli, kimi etkiliyor, sektör açısından ne ifade ediyor gibi sorulara açık yanıt verir. İyi bir kurumsal haber metni, markayı parlatmaya çalışmaz; gelişmeyi somutlaştırır. Sonuç olarak marka zaten güçlenir. Bu nedenle şirketler için asıl mesele, kendileri hakkında çok konuşmak değil, haber değeri yüksek gelişmeleri editoryal ciddiyetle sunmaktır. Bu yaklaşım özellikle internet gazeteleri, sektörel yayınlar ve dijital haber platformlarında daha kalıcı bir etki üretir. Hangi gelişmeler gerçekten haber değeri taşır? Her şirket içi gelişme habere dönüşmez. İç toplantılar, rutin kutlamalar ya da yalnızca kurum içini ilgilendiren gündemler çoğu zaman sınırlı etki yaratır. Buna karşılık sektör dengelerini, istihdamı, üretimi, teknoloji kullanımını, bölgesel kalkınmayı veya uluslararası açılımı ilgilendiren başlıklar daha güçlü haber zemini oluşturur. Örneğin yeni bir yatırım kadar, mevcut üretim hattında verimliliği artıran teknoloji dönüşümü de haberdir. Sadece finansal büyüklükler değil; kadın liderliği, yeşil dönüşüm, ihracat başarısı, savunma sanayisinde yerlileşme, tarım teknolojilerinde verim artışı ya da yapay zeka tabanlı operasyonel uygulamalar da görünürlük açısından güçlü başlıklardır. Haber değeri çoğu zaman gelişmenin büyüklüğünden değil, etkisinin açıklığından gelir. Kurumsal görünürlük için haberler nasıl planlanmalı? Kurumsal haber akışı rastlantıya bırakılamaz. En iyi sonuç, iletişim takvimi ile iş gündeminin birlikte yönetildiği yapılarda alınır. Şirket içinde yaşanan gelişmelerin son dakikada iletişim ekibine iletilmesi, çoğu fırsatın kaçmasına neden olur. Bunun yerine kurumsal iletişim, pazarlama, yatırımcı ilişkileri, insan kaynakları ve iş birimleri arasında düzenli bilgi akışı kurulmalıdır. İyi planlanmış bir haber stratejisinde üç unsur öne çıkar: zamanlama, konu seçimi ve dağıtım. Zamanlama önemlidir çünkü bazı gelişmeler piyasa gündemiyle birlikte daha büyük yankı bulur. Konu seçimi kritiktir çünkü her haber, kurumun hangi kimlikle anılacağını belirler. Dağıtım ise görünürlüğün çapını tayin eder; doğru içerik yanlış mecrada sönük kalabilir. Burada tek bir doğru model yoktur. Hızlı büyüyen bir teknoloji şirketi ile köklü bir sanayi kuruluşunun haber stratejisi aynı olmaz. Biri inovasyon ve yatırım odaklı ilerlerken diğeri üretim kapasitesi, ihracat, istihdam ve kurumsal süreklilik üzerinden görünürlük inşa edebilir. Önemli olan, haber akışının kurumun gerçek önceliklerini yansıtmasıdır. Yöneticiler neden haber stratejisinin parçası olmalı? Kurumsal görünürlük yalnızca şirket adıyla kurulmaz. Yöneticilerin görüşleri, sektör içgörüleri ve kamuya açık pozisyonları da bu görünürlüğü derinleştirir. Özellikle genel müdür, yönetim kurulu üyesi, fabrika direktörü, teknoloji lideri veya ihracat yöneticisi gibi isimlerin açıklamaları, kurumu daha somut ve güvenilir hale getirir. Ancak burada da denge gerekir. Sürekli konuşan ama yeni bir şey söylemeyen yönetici profili, etkisini hızla kaybeder. Buna karşılık veriyle konuşan, sektördeki değişimi yorumlayan ve kurumun yönünü net ifade eden açıklamalar daha fazla karşılık bulur. Kurumsal görünürlük için haberler, yönetici görünürlüğü ile desteklendiğinde daha güçlü bir kurumsal hafıza üretir. Dağıtım gücü görünürlüğün yarısını belirler Haberin kalitesi kadar, nerede ve nasıl yayımlandığı da sonuçları belirler. Sadece şirket sitesinde yayımlanan bir metin ile dijital haber mecralarına, sektörel yayınlara ve yeniden kullanıma açık platformlara servis edilen bir içerik aynı etkiyi yaratmaz. Bugün görünürlük, içerik üretimi kadar dağıtım mimarisi işidir. Bu noktada telifsiz ve ücretsiz haber içeriği sağlayan yapılar önemli avantaj sunar. Özellikle haber merkezleri, internet gazeteleri ve tematik yayınlar için hızlı kullanılabilir formatta hazırlanan içerikler, kurumsal gelişmelerin daha geniş bir yayın ağına taşınmasını kolaylaştırır. Kapsül Haber Ajansı gibi iş dünyası ve stratejik sektörler odaklı dağıtım yapıları, bu görünürlüğü sadece hacimle değil konu niteliğiyle de destekler. Elbette geniş dağıtım her zaman yüksek etki anlamına gelmez. Eğer metin zayıfsa, başlık belirsizse veya haberin sektörel önemi iyi kurulmamışsa, çok sayıda yayında yer almak bile istenen sonucu vermez. Bu yüzden dağıtım gücü, editoryal kaliteyle birlikte düşünülmelidir. Sık yapılan hatalar Kurumsal haber çalışmalarında en sık görülen sorun, reklam diliyle haber dili arasındaki çizginin kaçırılmasıdır. "Lider", "öncü", "eşsiz" gibi sıfatlarla dolu metinler, güveni artırmak yerine azaltabilir. Bir diğer hata, veri vermeden iddia üretmektir. Yüzde kaç büyüme oldu, hangi pazara açılındı, kaç kişiye istihdam sağlandı, hangi teknoloji kullanıldı gibi detaylar yoksa haber havada kalır. Ayrıca sadece kriz zamanlarında görünür olmak da sorunludur. Kurumlar çoğu zaman bir sorun yaşadığında iletişime yüklenir, normal zamanlarda sessiz kalır. Oysa düzenli haber akışı, kriz dönemlerinde de daha dayanıklı bir itibar zemini yaratır. Sessiz bir kurumun ani açıklamaları çoğu zaman daha şüpheyle karşılanır. Bir başka hata da her mecraya aynı metni göndermektir. Genel ekonomi gündemine uygun bir haber ile savunma sanayisi ya da tarım teknolojileri odaklı bir mecraya gönderilecek içerik aynı çerçevede hazırlanmayabilir. Ana bilgi aynı kalsa da vurgu değişmelidir. Ölçüm olmadan görünürlük yönetilemez Kurumsal görünürlüğün gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamak için sadece haber adedine bakmak yeterli değildir. Hangi başlıklar daha çok yayımlandı, hangi sektörlerde karşılık buldu, yönetici açıklamaları mı yatırım haberleri mi daha fazla ilgi çekti, görünürlük hangi dönemlerde arttı? Bu sorulara düzenli yanıt üreten kurumlar, içerik yatırımını daha verimli yönetir. Burada nicelik ile nitelik birlikte izlenmelidir. Çok sayıda yayında çıkmak değerli olabilir, ancak görünürlüğün doğru hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığı daha önemlidir. Bazen daha az sayıda ama daha isabetli sektörel yayın, geniş ama dağınık görünürlükten daha yüksek sonuç üretir. Haber görünürlüğü bir itibar altyapısıdır Kurumsal görünürlük için haberler, kısa vadeli bir iletişim taktiği olarak görülmemeli. Bu yaklaşım, markanın sektör içindeki yerini tanımlayan daha geniş bir itibar altyapısının parçasıdır. Düzenli haber akışı olan kurumlar, sadece bugünü anlatmaz; gelecek iddiasını da kayıt altına alır. Özellikle dönüşüm dönemlerinde bu daha da önem kazanır. Enerji yatırımları, yapay zeka uygulamaları, savunma projeleri, sürdürülebilirlik adımları, yeni ihracat pazarları veya kadın liderliğini güçlendiren atamalar, kurumun nasıl bir gelecek inşa ettiğini gösterir. Bunları görünür kılmak, yalnızca iletişim yapmak değil, kurumsal pozisyonu netleştirmektir. Doğru haber, doğru zamanda ve doğru editoryal çerçevede yayımlandığında kuruma anlık dikkat değil, zamanla biriken saygınlık kazandırır. Bugün görünür olmak isteyen kurumların asıl ihtiyacı da tam olarak budur: gürültü değil, kayıt altına alınmış güven.

Özer Matlı: “Bursa'nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız” Haber

Özer Matlı: “Bursa'nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında düzenlenen ilk buluşma, Bursa ticaretinin asırlardır merkezi olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nde gerçekleştirildi. Tarihi Çarşılar Federasyonu'nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi. Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO'nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Ticaret Geleneğinin Yaşayan Temsilcisidir” Programda konuşan Özer Matlı, Bursa'nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi. Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa'nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa'nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi'nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa'nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı. “Çarşımızın Geleceği İçin Kararlılıkla Çalışacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı. Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi. “Tüm Üyelerimizi Kapsayan Bir Yönetim Anlayışı İnşa Edeceğiz” Programda konuşan Matlı, Bursa'nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bursa'nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO'nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz. “Tarihi Çarşı'nın Köklü Mesleklerini Dijital Dünyaya Taşıyacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız. “Bursaspor ve Tarihi Çarşı Arasında Yeni İş Birlikleri Kuracağız” Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin Marka Değerini Güçlendireceğiz” Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır. “Yıllardır Bekleyen Konuları Sonuçlandıracağız” Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Amerikalı Şefler Türk Lezzetlerini Yapmak İçin Yarıştı Haber

Amerikalı Şefler Türk Lezzetlerini Yapmak İçin Yarıştı

Türk gıda ürünlerinin Amerika Birleşik Devletleri’nde bilinirliğini ve tüketimini artırmak için Ege İhracatçı Birlikleri tarafından 6 yıldır sürdürülen Turkish Tastes (Türk Lezzetleri) Projesi’nde tadım ve tanıtım etkinliklerine yeni bir halka eklendi. Ege İhracatçı Birlikleri, Chicago’da National Restaurant Association Show Fuarında Türk gıda ürünleriyle tadım etkinliği yaptı. Turkish Tastes standında Şef yarışmaları düzenledi. Yarışmacı şefler Türk ürünleri kullanarak ziyaretçilere lezzetler sundu. Ziyaretçiler, Türk lezzetlerine hayran kaldı. National Restaurant Association (NRA) Show Fuarının Amerika’nın gıda sektöründeki en prestijli kurumlarından National Restaurant Association tarafından organize edildiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, fuarda gıda ve gıda ekipmanları sektöründe toplam 2 bin 245 firmanın katılımcı olarak boy gösterdiğini vurguladı. ABD’ye ihracatta yeni hedefimiz 5 milyar dolar Turkish Tastes Projesine başlarken, Türk gıda ürünlerinin ABD’ye ihracatının 750 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Öztürk, “ABD pazarında ihracatta 2 milyar dolar seviyesine ulaştık. Gıda sektörlerimizin hepsi ABD’ye ihracatta önemli artışlar yakaladı. ABD yıllık 240 milyar doların üzerinde gıda ürünleri ithal ediyor. EİB olarak ABD’ye gıda ihracatında 5 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmak için çaba gösteriyoruz. (NRA) Show Fuarı’nda Turkish Tastes etkinlikleri kapsamında Şef Greg Matchett ve Şef Kubilay Önder Türk ürünlerinin öne çıktığı menülerini ziyaretçilerin tadımına sundu. Fuar kapsamında Turkish Tastes standında Şef yarışmaları düzenlendi ve yarışmacı şefler Türk ürünleri kullanarak hazırladıkları ürünleri ziyaretçilere sundu. Türk gıda ürünlerinin tanıtımı sonraki süreçte ihracat rakamlarımıza pozitif yansıyor” ifadelerini kullandı. (NRA) Show Fuarı’nda Turkish Tastes standını Şikago Başkonsolosu Tahir Bora Atatanır, Şikago Ticaret Ataşesi Ahmet Samet Tekoğlu ve Şikago Eğitim Ataşesi Prof. Dr. Fatih Yardımcıoğlu ziyaret etti. Ege İhracatçı Birlikleri, Türk gıda ürünlerinin ABD pazarındaki konumunu güçlendirmek ve 5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için Turkish Tastes Projesi yanında New York Fancy Food Fuarı’na ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonları düzenliyor, sektörel ticaret heyetleriyle Türk gıda ihracatçılarıyla ABD’li ithalatçıları ikili iş görüşmelerinde bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı Haber

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı

Osmanlı şehzadelerine ev sahipliği yapan köklü tarihi, bereketli toprakları, güçlü kültürel birikimi ve zengin mutfağıyla Manisa; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine uzanan yüzlerce etkinlikle dokuz gün boyunca kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Manisa Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katılımıyla Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Milletvekili Mücahit Arınç ile il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. MANİSA’DA KÜLTÜR VE SANAT HEYECANI BAŞLADI Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam açılış konuşmasında, yaklaşık sekiz ay boyunca yirmi altı şehri kapsayacak Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin en özel duraklarından birinin Manisa olduğunu belirterek, festivalin ikinci kez şehzadeler şehrinde gerçekleştiriliyor olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Festivalin, kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını sağlarken Manisa’nın turizm hareketliliğine, ticari yaşamına ve yerel ekonomisine de önemli katkılar sunacağını belirten Çam, festivalin şehrin kültürel ve ekonomik dinamizmini güçlendiren önemli bir organizasyon olduğunu kaydetti. “TÜRKİYE, KÜLTÜR VE TURİZMDE GÜÇLÜ VİZYONUYLA YOLUNA DEVAM EDİYOR” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam konuşmasında, Türkiye’nin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla huzur, güven ve istikrar odağı olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Çam, Türkiye’nin bölgesinde istikrarın simgesi haline geldiğini belirterek, savaşlardan etkilenen ya da büyüme potansiyeli taşıyan pazarlarda yoğun tanıtım faaliyetleri yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın yürüttüğü çalışmalarla turizmde krizlere karşı dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Çam, ürün ve destinasyon çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Her ülkenin ve her hedef kitlenin farklı beklentilere sahip olduğunu belirten Çam, bu doğrultuda farklı tanıtım stratejileri uygulandığını ifade etti. MANİSA’DA SERGİ DURAKLARINDA TARİHİ YOLCULUK Açılış programının ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisini ziyaret etti. Sergide; Kâbe örtüleri, surre keseleri, hüsn-i hat eserleri ve Osmanlı saray kültürünün izlerini taşıyan seçkin eserler sanatseverlerin beğenisine sunuldu. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilere tarihsel ve manevi bir atmosfer sundu. Program kapsamında daha sonra Fatih Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi” ziyaret edildi. Sergide; tezhip, minyatür, çini, ebru, dokuma, filografi, deri işleri, taş işçiliği ve geleneksel el sanatlarının pek çok örneği bir araya getirilerek Manisa’nın kültürel birikimi gözler önüne serildi. Geleneksel sanatların incelikli örnekleri, ziyaretçilere kültürel mirasın yaşayan yönünü yakından deneyimleme fırsatı sundu. Program kapsamında ayrıca Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan “Çocuk Köyü” alanı ziyaret edilerek çocuklara yönelik gerçekleştirilen etkinlikler yerinde incelendi. ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA’DA 9 GÜN KÜLTÜR VE SANAT Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa’da gerçekleştirilecek etkinlikler; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine kadar her yaş grubuna hitap eden zengin içeriğiyle dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanında sanatseverlerle buluşacak. Şehzadeler şehrinin tarihi sokaklarında, müzelerinde, meydanlarında ve kültür duraklarında hayat bulan festival; kültür, sanat ve yaratıcılıkla örülü kapsamlı bir deneyim sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Peyniri Asya Pazarında  Haber

Türk Peyniri Asya Pazarında 

Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen ana hedeflerinin Türk peynirini ve peynir çeşitlerini tanıtarak Uzakdoğu’nun en büyük pazarlarından biri olan Çin’de büyümek olduğunu paylaştı. Hem ihracat hacmini artırabilmek hem de ilişki ağını genişletebilmek için yoğun bir çalışma yürüttüklerinin altını çizdi. Amerika Birleşik Devletleri’nden Çin’e kadar 4 kıtada 43 ülkeye ihracat yapan Teksüt ticaret hacmini geliştirebilmek için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Katma değerli ürün üreterek hem Türkiye’deki hem de dünyanın farklı yerlerindeki müşterilerine en iyi ürünleri sunmak için yatırım yapmayı sürdüren Teksüt Çin Halk Cumhuriyeti Şanhay’da 18-20 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen SIAL China 2026 fuarına katıldı. Her ölçekten alıcıya ulaşma fırsatı sağlayan fuar Asya pazarında yeni iş olanakları keşfetme ve iş birlikleri kurma fırsatı sağlıyor. 2021 yılından beri Çin’e ihracat yaptıklarının altını çizen Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen pazarlama ve satış çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini paylaştı. Özmen Türkiye’den Çin’e UHT süt ihracat etmek için gerekli olan ihracat belgesine sahip olmanın kendilerine önemli bir avantaj sağladığını belirtti. 2017 yılında Tayvan’a başlattığı ihracat ile ürünlerini ulaştırdığı pazarlara coğrafi olarak Uzak Doğu’yu da ekleyen Teksüt bugün dünya genelinde Çin’den İngiltere’ye, Japonya’dan Kanada’ya kadar geniş bir coğrafyada ihracat yapıyor. Çin’e ihracat 2021 yılında başladı Türkiye’nin yüksek nitelikli üretim yapan güçlü ve deneyimli süt ürünleri endüstrisine sahip olduğunu dile getiren Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen, “Teksüt olarak yurtdışında tanıtım ve pazarlama çalışmalarına önem verdiklerini belirtti. Çin’de iş birliklerini geliştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Özmen şu açıklamayı yaptı; “Çin pazarına ürünlerimizi gönderiyoruz. Çin büyük bir hacme sahip zengin bir pazar. Ana hedefimiz Türk peynirini ve peynir çeşitlerini tanıtarak Uzakdoğu’nun en büyük pazarlarından biri olan Çin’de pazar hacmimizi büyütmek. İhracat payımızı artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. ” Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray ise yaptığı açıklamada ticaret hacmini geliştirebilmek için gelişmeleri ve trendleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Dünya ölçeğinde ticaret yapma şekli değişiyor ama ilişkiler önemini koruyor. Tüketicilerimiz bize güveniyor. Biz de bu güveni en üst düzeyde tutabilmek için çok çalışıyoruz. İhracat her zaman kendi içinde farklı dinamikleri barındırıyor, gelişmeleri yerinde izleyip sektör temsilcileriyle doğrudan temas kuruyoruz. Sektörün geleceğini belirleyen trendler ve stratejiler hakkında yeni bilgiler ediniyoruz; görüşlerimizi paylaşıyoruz. Hem işimizi geliştiriyoruz hem de ilişkilerimizi güçlü ve taze tutuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu Haber

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığının domine ettiği kuru meyve sektöründe hayati kararların alındığı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür seçildi. Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep oy birliğiyle seçildiler. Önceliklerimiz tanıtım, kalite ve gıda güvenliğini artırmak Türk kuru meyvelerinin tanıtımı için TURQUALITY ve URGE Projelerine ağırlık vereceklerini, fuarlarda Türk kuru meyvelerinin daha görünür olması için birlik ve beraberlik içinde mesai vereceklerini dile getiren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, hedef pazarlar olarak Çin ve Hindistan’a yoğunlaşacaklarını, odaklanacakları başlıklardan birisinin de kalite ve gıda güvenliğini arttırmak olacağını vurguladı. Kuru meyve sektöründeki sorunların çözümüne yönelik olarak İzmir, Gaziantep ve İstanbul’daki Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri olarak ortak hareket edeceklerinin altını çizen Özgür, “Bu amaçla üretim bölgelerinin nabzını tutmak amacıyla Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantılarını kuru meyve üretim bölgelerinde yapma konusunda da mutabık kaldık. Çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde aflatoksin, okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, üreticiler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, tüccarlar ve sektörün tüm paydaşlarıyla ortak projeler geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2025 yılında yaşanan iklim krizinin etkilerini 2025/26 kuru meyve ihraç sezonunda güçlü bir şekilde hissettiklerini aktaran Başkan Özgür kuru meyve sektörünün 2026 yılı ihracat performansı hakkında şöyle konuştu; “1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde 115 bin ton kuru meyve ihraç ettik ve 601 milyon 235 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdık. 2025 yılının aynı döneminde ihracatımız 138 bin 220 ton karşılığı 678 milyon 848 bin dolar olmuştu. Miktar bazında yüzde 17, döviz getirisinde yüzde 11 kaybımız oldu. 2026 yılında iklim koşulları daha iyi seyir izlediği takdirde ihracattaki kayıplarımızı telafi edebiliriz. Yıllık 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.” Türkiye, 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında 166 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, kuru incir ihracatı 134 milyon dolar oldu. Kuru kayısı ihracatı 97 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, Antep fıstığından elde edilen döviz geliri 50,5 milyon dolar oldu. Badem ihracatı 38,5 milyon dolar, çam fıstığı ihracatı 14 milyon dolar, ceviz ihracatı 11,5 milyon dolar ve leblebi ihracatı 10 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, EKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Şen, EKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Bayhan, Nejat Almış, Miray Usta, Naci Çetin, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ve GAİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Çıkmaz, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Semih Ergüder ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çınar, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkentliler Büyükşehir İle Polatlı’da Kültür Ve Tarih Dolu Bir Yolcuğa Çıktı Haber

Başkentliler Büyükşehir İle Polatlı’da Kültür Ve Tarih Dolu Bir Yolcuğa Çıktı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kentin tarihi ve kültürel dokusunun güzelliklerini geziyle taçlandırarak köklü geçmişini tanıtmaya devam ediyor. ABB Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen gezi programı kapsamında Başkentliler, Frig Uygarlığı’nın başkentinden Sakarya Meydan Muharebesi’ne uzanan kahramanlık destanlarına ev sahipliği yapmış olan ve kent tarihinin can bulduğu Polatlı ilçesini ziyaret etti. BAŞKENTLİLER FRİGLER’DEN CUMHURİYET DÖNEMİ’NE UZANAN TARİHİ YERİNDE GÖZLEMLEDİ Bölgenin öne çıkan tarihî ve kültürel duraklarından Gordion Antik Kenti, POTA Müzesi ve Duatepe’yi kapsayan çok yönlü gezi programıyla hem öğretici hem de keşif dolu bir yolculuğa çıkan Başkentliler, dolu dolu bir gün geçirdi. Uzman rehber eşliğinde gerçekleştirilen gezide, her bir noktanın tarihsel arka planı, kültürel önemi ve bölgenin kentin tarihsel gelişimindeki konumu detaylı şekilde aktarılırken; katılımcılar da kentin köklü tarihiyle bölgenin maneviyatını yerinde gözlemleme imkânı buldu. BAŞKENTLİLERDEN GEZİYE TAM NOT VE BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Gezi programıyla birlikte tarih, arkeoloji ve milli mücadele temalarını bir arada deneyimleyerek Ankara’nın çok katmanlı kültürel yapısını yerinde keşfeden Başkentliler, Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek duygularını şu sözlerle ifade ettiler: -Ahmet Gültop: “Yakımızdaki tarihleri, sağ olsun Büyükşehir Belediyesi ve Mansur Başkan sayesinde görüyorum, teşekkür ederim. Buraları internetten okudum ama aslını görmek, orada onu duygusal yaşamak daha önemli.” -Semra Emekli: “Burayı çok merak ediyordum, çok güzel bir gezi oldu. Teşekkür ediyoruz Belediye’mize, bize bu olanağı sağladığı için. Polatlı, güzel ve anlamlı bir yer. O duyguyu hissettik rehberin anlatımlarıyla.” -Çeşminaz Yurtseven: “İlk defa katılıyorum bu geziye ve Polatlı’ya da ilk defa geliyorum. Özellikle, Gordion Antik Kenti’ne bayıldım, Duatepe çok güzeldi. Emeği geçen herkese teşekkürler.” -Nergiz Geygen: “Çok güzel buldum. Değişiklik oldu bizim için de tarihi yerleri gördük, mesire alanını gördük, dinlendik, buradaki müzemizi gördük, çok beğendik, çok hoşumuza gitti. Genel olarak gayet güzel, herkes keyifli bir gün geçiriyor. Biz de tarihimizi, buraların var oluşunu gördük, güzeldi. Teşekkür ediyoruz Mansur Yavaş’a böyle bir gezi düzenlediği için.” -Nuray Kıymaz: “İlk defa bu geziye katılıyorum, çok memnun kaldım, görmediğim yerleri gördüm. Özellikle, buralara gelemezdim yani sağ olsunlar. Duatepe falan çok harika yerler, eski şeyleri görmek bize bilgi kattı, çok güzel oldu. Mutlu bir gün geçiriyorum, ayarlayanlardan Allah razı olsun.” -Tülin Kutay: “Belediye’nin düzenlemiş olduğu bu tur programıyla ilk önce POTA Müzesi’ni gezdik daha sonra Duatepe’ye çıktık, tarihi dokusu çok güzeldi ve bizi çok etkiledi, çok mutlu oldum burayı gördüğüm için daha sonra Gordion Antik Kenti’ne geldik, çok güzel bir tur oldu. Belediye’ye de bu katkılarından ötürü çok teşekkür ederim.” BÖLGEDE ‘5. ULUSLARARASI GORDİON MARATONU’ DA DÜZENLENECEK Ayrıca programda katılımcılar, Gordion ve çevresinin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlamak amacıyla, 10 Mayıs tarihinde düzenlenecek olan ‘5. Uluslararası Gordion Maratonu’ hakkında da bilgilendirildi. Maraton, katılımcılara tarihî bir atmosferde spor yapma imkânını sunarken, bölgenin turizm potansiyeline de katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.