Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tanıtım

Kapsül Haber Ajansı - Tanıtım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanıtım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diyarbakır Beşinci Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne Ev Sahipliği Yapacak Haber

Diyarbakır Beşinci Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne Ev Sahipliği Yapacak

Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen açılış programına Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Sait Yaz ve Mehmet Galip Ensarioğlu, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. “TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ, SON DERECE KIYMETLİ BİR ORGANİZASYON” Açılış programında konuşan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Diyarbakır’ın binlerce yıllık geçmişi, köklü medeniyet mirası ve zengin kültürel dokusuyla Türkiye’nin en müstesna şehirlerinden biri olduğunu dile getirerek “Ulu Camii’den Suriçi’nin tarihi sokaklarına, Hevsel Bahçeleri’nin bereketinden dengbejlerimizin ezgilerine kadar şehrimizin her köşesi yaşayan bir tarih ve eşsiz bir miras barındırmaktadır. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali de bu kadim şehrin hikayesini kültür ve sanatın evrensel diliyle geniş kitlelere ulaştıran son derece kıymetli bir organizasyondur.” dedi. Şehrin 9 gün boyunca konserlerden sergilere, tiyatrodan söyleşilere kadar pek çok etkinlikle buluşacağını aktaran Zorluoğlu, “Bu festival, Diyarbakır’ın köklü mirasını yaşayan bir değer olarak ortaya koyarken, şehrimizin ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği kültür ve turizm merkezine dönüşmesine katkı sunacaktır.” dedi. “İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA MEDENİYETLERE VE KÜLTÜRLERE EV SAHİPLİĞİ YAPAN DİYARBAKIR’DA OLMAKTAN MUTLUYUZ” Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, 8 ay boyunca 26 şehri kapsayacak Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en özel duraklarından biri olan Diyarbakır’da olmaktan dolayı mutlu olduklarını dile getirerek “İnsanlık tarihi boyunca medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yapan; Ziya Gökalp’in “Koynunda doğduğum bir cihan”, Sezai Karakoç'un ise “Eski kanatlar ülkesi” diye tanımladığı, tarihin taşlarla yazıldığı kadim şehrimiz Diyarbakır; farklılıkları zenginlik, ortak değerleri ise birliğimizin ve dirliğimizin temeli kabul eden güçlü kültürüyle festivalimize bu yıl 5. kez ev sahipliği yapıyor. Diyarbakır’ımızda dokuz gün boyunca sanatı, kültürü ve coşkuyu hep birlikte yaşayacağız.” dedi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, 14 farklı noktada konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere, tiyatrodan çocuk etkinliklerine kadar tam 249 etkinlik gerçekleştirileceğini belirtti. Çam, düzenlenen etkinliklerle şehrin özellikle turizm, tanıtım ve ekonomisine katkı sunmayı ve Diyarbakırlılarla çevre illerden vatandaşların katılımlarını sağlamayı amaçladıklarını söyledi. DİYARBAKIR LEZZETLERİ 48 LEZZET NOKTASINDA KEŞFEDİLECEK Bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin odak noktasının gastronomi olduğunu Diyarbakır’da 48 Lezzet Noktası belirlendiğini dile getiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, “Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Bigchefs Kurucu Ortağı Gamze Cizreli ve Michelin Rehberinde yer alan şef Mahir Nazlıcan ev sahipliği yapacak. Michelin Rehberinde yer alan şef Ömür Akkor ve şef Çiğdem Seferoğlu, Michelin Dubai rehberinde yer alan şef Erşan Yılmaz, şef Burcu Önal, şef Gökhan Ali Çamkerten, şef Emre Murat, gastronomi yazarı Ebru Erke, Müge Akgün ve Emine Tunadan ile yazar ve yemek kültürü araştırmacısı Silva Özyerli ise konuk isimler arasında yer alacak.” dedi. Açılış programının ardından Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde yer alan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri”, “Yaşayan Miras: Diyarbakır Sergisi”, “Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Sergisi” ile “Türkiye Jokey Kulübü 13. Resim Yarışması Sergisi”ni ziyaret etti. NEVRUZ PARK’TA KONSERLER DOKUZ GÜN BOYUNCA DEVAM EDECEK Diyarbakırlılar, festival kapsamında Nevruz Park’ta düzenlenecek ücretsiz konserlerle müzik dolu dokuz gün yaşayacak. Festivalin konser programında Hakan Altun, Mert Demir, Sefo, Sagopa Kajmer, Poizi, Derya Uluğ, Bengü, Murat Boz ve Fatma Turgut sahne alacak. Sergilerden tiyatro ve sahne performanslarına, geleneksel sanat atölyelerinden söyleşilere, çocuk etkinliklerinden gastronomi buluşmalarına kadar pek çok etkinlik Diyarbakır’ın farklı noktalarında vatandaşlar ile buluşacak. Minik ziyaretçiler ise Etnospor, Çocuk Köyü Etkinlikleri ve ASELSAN Çocuk Şenliği ile festival coşkusuna ortak olacak. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, 18 Ekim’e kadar kentin tarihi ve kültürel dokusunu sanatın farklı disiplinleriyle buluşturmaya devam edecek. 48 Lezzet Noktası ise Diyarbakır’ın kendine özgü mutfak kültürünü keşfetmek isteyenleri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Ürünleri Sektörü Future Fish Eurasia’da Buluşuyor Haber

Su Ürünleri Sektörü Future Fish Eurasia’da Buluşuyor

Bu yıl 12’nci kez düzenlenecek fuarda Çin, Singapur, Danimarka, Belçika, Amerika, İspanya, Almanya, Hollanda, Norveç, Libya, İsviçre ve Güney Afrika’nın bulunduğu 26 ülkeden 165 firma/marka en yeni ürün ve hizmetlerini sergileyecek. Norveç ve Libya ülke pavyonları çatısı altında çoklu firma katılımı ile fuarda temsil edilecekler. Türkiye’de ihracatın yıldız sektörlerinden olan su ürünleri sektöründe taze, dondurulmuş ve işlenmiş su ürünlerinden akuakültür ve balıkçılık teknolojilerine, işleme makinelerinden yem ve katkı maddelerine kadar sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek fuar, AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı ile eş zamanlı gerçekleştirilecek. Kızıltan: “2026 yılı sonunda 2,3 milyar dolar ihracat hedefliyoruz” Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türk su ürünleri sektörünün üretim kapasitesi, ürün kalitesi ve ihracatçı yapısıyla dünya pazarlarında güçlü bir konuma ulaştığını, Future Fish Eurasia – Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı’nın sektörün gelişimine katkı sağlayacağını dile getirdi. Su ürünleri sektörünün 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde 1,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığı bilgisini veren Kızıltan; “Su ürünleri sektörümüz ihracatta istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Yeni pazarlara ulaşmak, mevcut pazarlardaki payımızı artırmak ve katma değerli ürün ihracatımızı geliştirmek önceliklerimiz arasında. Yıl sonunda 2,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Future Fish Eurasia gibi uluslararası organizasyonları da üreticilerimizi, ihracatçılarımızı ve dünyanın farklı ülkelerinden sektör profesyonellerini bir araya getirmesi açısından son derece önemsiyoruz” şeklinde konuştu. Demir: “Türk su ürünlerini yabancı alıcılara tattıracağız” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir ise Ege Bölgesinin Türkiye su ürünleri sektörünün en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkati çekti. “Türkiye’nin ihraç ettiği her üç balıktan ikisinin Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildiğinin altını çizen Demir; “Future Fish Eurasia’nın İzmir’de düzenlenmesi sektörümüz açısından ayrı bir önem taşıyor. Ege Bölgesi olarak Türkiye’nin su ürünleri ihracatında güçlü bir konuma sahibiz. Birliğimiz de fuarda stantla yer alacak. Fuar boyunca gerçekleştireceğimiz tadım etkinlikleriyle Türk su ürünlerini yerli ve yabancı ziyaretçilere tanıtacağız. Özellikle yabancı profesyonellerin yoğun katılım göstereceği bu organizasyonu, ürünlerimizin kalitesini ve lezzetini doğrudan anlatabileceğimiz önemli bir tanıtım ve iş birliği platformu olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı Haber

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı

Hindistan’ın kuru ve kabuklu meyve sektöründe faaliyet gösteren önde gelen 7 firmasının Türkiye’ye geldiği heyetin İzmir ayağında, 20’nin üzerinde Türk ihracatçı firma yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelerde başta kuru kayısı, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm ve antep fıstığı olmak üzere Türkiye’nin lider olduğu ürün gruplarında yeni ticaret ve uzun vadeli iş birliği olanakları değerlendirildi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, “Türkiye, Hindistan’a 2025 yılında 1 milyar 241 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracat yüzde 6 artışla 863 milyon dolara ulaştı. Hindistan’a yıllık 133 milyon dolarlık gıda ürünü ihraç ediyoruz. Türk kuru meyveleri mevcut potansiyelin daha büyük bölümünden pay alabilir. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün kalitesi ve ürün çeşitliliğiyle Hindistan pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz. Sektörel alım heyetimizde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi, firmalarımızın Hindistan pazarına yönelik ilgisinin yanı sıra Hintli alıcıların Türk ürünlerine olan talebini de ortaya koydu.” dedi. Hindistan ile sektörel iş birlikleri geliştiriliyor Yusuf Gabay, “Nuts and Dry Fruits Council (India) – NDFC(I) Saymanı ve MEWA Başkanı Rajeev Pabreja ile Forum of Indian Food Importers (FIFI) Kurucu Direktörü Amit Lohani ile gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye-Hindistan kuru meyve ticaretinin geliştirilmesi, sektörler arasındaki iletişimin artırılması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. Bir taraftan ihracatçı firmalarımızı doğrudan Hintli ithalatçılarla buluştururken diğer taraftan Hindistan’ın sektör kuruluşlarıyla kurumsal iş birlikleri geliştiriyoruz. Amacımız, karşılıklı ziyaretlerin ve ticari temasların düzenli hale gelmesini sağlayarak sektörlerimiz arasında sürdürülebilir bir ticaret zemini oluşturmak.” diye konuştu. Sıradaki hedef MEWA India 2027 Hindistan programının önemli gündem maddelerinden birinin de 11–13 Mart 2027 tarihlerinde Mumbai’de düzenlenecek MEWA India 2027 Fuarı olduğunu kaydeden Gabay, Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projesi kapsamında fuara katılım sağlamayı ve MEWA ile eş zamanlı bir Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi. Gabay sölerini şöyle sürdürdü: “Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projemiz kapsamında Hindistan’da uzun süredir tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Şimdi bu çalışmalarımızı doğrudan ticarete dokunan faaliyetlerle daha güçlü şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. MEWA India 2027’ye katılım ve aynı dönemde düzenlemeyi planladığımız Sektörel Ticaret Heyeti sayesinde ihracatçı firmalarımızın daha fazla ithalatçı, distribütör ve sektör profesyoneliyle temas kurmasını amaçlıyoruz.” Hint tüketicisine yıl boyunca Türk kuru meyvesi anlatılıyor Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Hindistan pazarına yönelik tanıtım çalışmalarını dijital iletişim kanallarında da yıl boyunca sürdürüyor. @turkishdriedfruitsindia sosyal medya hesabı üzerinden Türk kuru meyvelerinin ürün özellikleri, kullanım alanları, tarifleri ve sağlıklı beslenmedeki yerine ilişkin içeriklerin Hint tüketicileriyle buluşturulduğunu belirten Gabay, iletişim faaliyetlerinin ülkenin tüketim alışkanlıklarına ve kültürel yapısına uygun içeriklerle yürütüldüğünü ifade etti. Gabay, “Hedefimiz Türk kuru meyveleri için Hindistan’da güçlü ve kalıcı bir marka algısı oluşturmak. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün Hindistan’daki bilinirliğini ve pazar payını artırmak, gerçekleştirdiğimiz kurumsal temasları uzun soluklu ticari iş birliklerine dönüştürmek ve sürdürülebilir ihracat artışı sağlamak istiyoruz.” diye konuştu. Heyetin ikinci durağı Gaziantep 14–19 Eylül 2026 tarihleri arasındaki Hindistan Sektörel Alım Heyeti, İzmir programının ardından Gaziantep’te kuru meyve ihracatçılarıyla buluştu. Hintli alıcılar Gaziantep’te Türk firmalarıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirirken, sektör ve firma ziyaretleriyle Türkiye’nin üretim, işleme ve ihracat kapasitesini yerinde inceleme fırsatı buldu. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, İzmir ve Gaziantep’i kapsayan programla Türk kuru meyve sektörünün üretim gücünü, ürün çeşitliliğini ve ihracat yetkinliğini Hindistan’ın önde gelen alıcılarına doğrudan tanıtarak iki ülke arasındaki kuru meyve ticaretinin geliştirilmesini hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkish Tastes, ABD’de Mutfak Profesyonellerine Ulaşıyor Haber

Turkish Tastes, ABD’de Mutfak Profesyonellerine Ulaşıyor

"Turkish Tastes” markası altında oluşturulan yemek tadım alanında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 tarım ve gıda sektörünün ürünleri; Türk, Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfaklarında hazırlanan menülerle sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu. Başta Miami ve ABD Doğu Yakası olmak üzere Amerika kıtasının farklı bölgelerinden alıcıları, distribütörleri, şefleri ve restoran işletmecilerini buluşturan fuarda Turkish Tastes tadım alanı, Türk gıda ürünlerinin kullanım alanlarını doğrudan mutfak profesyonellerine anlatan bir tanıtım platformu oldu. Türk ürünlerine üç farklı mutfaktan yorum Etkinlik kapsamında üç farklı mutfak kültüründen esinlenen menüler canlı olarak hazırlandı. 2026 yılında Texas Chefs Association tarafından “Yılın Şefi” seçilen Şef Kubilay Önder Türk mutfağını, Şef Greg Matchett Modern Amerikan mutfağını, Şef Melissa Zuniga ise Latin Amerikan mutfağını yorumladı. Canlı yemek demolarında Türk gıda ürünlerinin farklı mutfak kültürleri, damak zevkleri ve menü konseptleri içerisindeki kullanım olanakları sektör profesyonellerine uygulamalı olarak gösterildi. Turkish Tastes tadım etkinliğini Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye Cumhuriyeti Miami Başkonsolosu Yeşim Kebapçıoğlu ve Miami Ticaret Ataşesi Erdinç Erbay da ziyaret etti. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yürütülen Turkish Tastes Projesi ile ABD pazarına uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, projenin özellikle HoReCa sektörüne erişim açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. Başkan Öztürk, “Amerika Birleşik Devletleri, dünya gıda ticaretinin en büyük ve rekabetin en yoğun olduğu pazarlardan biri. Böyle bir pazarda sürdürülebilir başarı elde etmek için kaliteli ürün sunmanın yanında o ürünün hikâyesini, kullanım alanlarını ve farklı mutfaklara nasıl entegre edilebileceğini de doğru anlatmamız gerekiyor. Turkish Tastes ile tam olarak bunu yapıyoruz. Türk gıda ürünlerini şeflere, satın almacılara, distribütörlere ve restoran profesyonellerine bu ürünlerle hangi menülerin oluşturulabileceğini uygulamalı olarak gösteriyoruz” dedi. Miami’de Türk ürünlerinin Türk mutfağının yanı sıra Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfakları içerisinde kullanıldığına dikkati çeken Öztürk şöyle devam etti: “Bir gıda ürününün uluslararası pazarlardaki gücünü artıran unsurlardan biri farklı mutfak kültürlerine uyum sağlayabilmesidir. Miami’de gerçekleştirdiğimiz canlı demolar da Türk gıda ürünlerinin yalnızca geleneksel Türk yemeklerinde değil, dünyanın farklı mutfaklarında rahatlıkla kullanılabileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşım ürünlerimizin kullanım alanını genişletirken satın almacılar ve profesyonel mutfaklar açısından da yeni fırsatlar oluşturuyor.” “Hedefimiz sürdürülebilir ticari ilişkiler kurmak” Turkish Tastes Projesi’nin 2019 yılında başladığını ve ikinci dönem çalışmalarının devam ettiğini aktaran Öztürk, projenin tanıtım faaliyetlerinin ötesinde kalıcı ticari bağlantılar oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Öztürk, “Turquality Projemizin temel amacı Türk gıda ürünlerinin ABD’deki bilinirliğini artırmak, başta otel, restoran ve kafe sektörü olmak üzere profesyonel satın almacılarla uzun vadeli ilişkiler kurmak ve Türk mutfağının uluslararası gastronomi dünyasındaki görünürlüğünü güçlendirmek. ABD’de fuarlardan üniversitelere, şef organizasyonlarından gala yemeklerine ve üretim tesisi ziyaretlerine kadar birbirini tamamlayan çok geniş bir faaliyet zinciri oluşturduk. Her etkinliği bir öncekinin üzerine yeni bir temas ve yeni bir iş birliği alanı ekleyecek şekilde planlıyoruz” diye konuştu. New York’tan Miami’ye uzanan tanıtım zinciri Turkish Tastes Projesi kapsamında ABD’de bugüne kadar çok sayıda etkinliğe imza atıldı. Projenin önemli kilometre taşlarından biri 2022 yılında New York’ta düzenlenen Summer Fancy Food Show’da Turkish Tastes Referans Kitabı’nın lansmanı oldu. Ardından 16-19 Temmuz 2023 tarihlerinde New Orleans’ta Amerikan Aşçılık Federasyonu (ACF) Ulusal Kongresi’ne katılım sağlandı. 24 Şubat 2024’te Florida’da gala yemeği düzenlenirken, 18-21 Mayıs 2024 tarihlerinde Chicago’da NRA Show’a katılım gerçekleştirildi. 8 Haziran 2024’te Seattle’da Turkish Tastes Şef Yarışması düzenlendi, 24 Haziran 2024’te ise New York Türkevi’nde tadım ve tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. Proje, akademi ve sektör arasındaki bağın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla da desteklendi. 3 Aralık 2024’te Las Vegas’ta University of Nevada, Las Vegas’ta (UNLV) seminer düzenlendi. 2024 yılının Ağustos-Aralık döneminde US Foods bünyesindeki şefler İzmir ve Manisa’daki üretim tesislerini ziyaret ederek Türk gıda ürünlerini kaynağında inceleme fırsatı buldu. 22 Şubat 2025’te Virginia’da gala yemeği gerçekleştirilirken, 2025 ve 2026 yıllarının Mayıs aylarında Chicago’da düzenlenen NRA Show’a Turkish Tastes standıyla katılım sağlanarak profesyonellere yönelik tadım etkinlikleri yapıldı. Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirilen Türkiye milli katılım organizasyonu kapsamında New York’taki Summer Fancy Food Show’da Türk gıda ürünleriyle hazırlanan yemekler ziyaretçilere sunuldu; New York Türkevi’nde düzenlenen resepsiyonlarla sektör profesyonelleriyle temaslar güçlendirildi. Miami’deki Americas Food & Beverage Show kapsamında gerçekleştirilen son etkinlikle Turkish Tastes, Türk gıda ürünlerini ABD’nin farklı bölgelerindeki profesyonel mutfaklara ulaştırmaya yönelik çalışmalarına yeni bir halka ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek Haber

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek

Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedeflediklerini belirten Ersoy, bölgedeki turizm ürünlerinin doğru şekilde birbirleriyle ilişkilendirilmesiyle ziyaretçilerin kalış süresinin ve turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini vurguladı. TGA’nın küresel tanıtım gücünün Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıldığını kaydeden Ersoy, beş şehrin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın turizm geleceğinin değerlendirildiği Bölgesel Turizm Çalıştayı düzenlendi. Elazığ’da gerçekleştirilen ve beş şehrin sahip olduğu turizm değerlerinin ortak bir vizyonla ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Bakan Ersoy, turizmde “birlikteliğin gücünü” harekete geçirdiklerini ifade ederek artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığına dikkati çekti. Programda Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu da yer aldı. 81 İlde 12 Ay Turizm Hedefi Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için çalıştıklarını belirten Bakan Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçilerin Türkiye’de daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerin daha fazla pay almasını temin etmek olduğunu söyledi. Bugünün ziyaretçisinin bir şehri görmekten çok bir deneyim yaşamak istediğini belirten Ersoy; bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek ve kültürünü hissetmek isteyen ziyaretçilere tek bir seyahat rotası içerisinde bütüncül bir deneyim sunulması gerektiğini kaydetti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor.” Beş Şehir, Birbirini Tamamlayan Büyük Bir Turizm Coğrafyası Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu belirten Ersoy, beş şehrin yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Adıyaman’ın Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere tarihî ve kültürel mirasıyla dünya ölçeğinde bir değere sahip olduğunu ifade eden Ersoy, Malatya’nın ise UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle güçlü bir turizm potansiyeli taşıdığını kaydetti. Elazığ’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin önemli destinasyonlarından biri olduğunu belirten Ersoy; Tunceli’nin Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, doğası ve outdoor turizm imkânlarıyla öne çıktığını söyledi. Bingöl’ün ise Yüzen Adalar’dan Hesarek Kayak Merkezi’ne, termal kaynaklarından yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. 5 İlde 130 Tesis, 11 Bin 222 Yatak Her şehrin sahip olduğu farklı turizm ürünlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, asıl meselenin bu değerlerin doğru şekilde ürünleştirilmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi olduğunu söyledi. Bu sayede ziyaretçilerin bölgede kalış süresinin uzatılabileceğini, turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini ifade eden Ersoy, beş ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunduğunu açıkladı. Önümüzdeki dönemde mevcut kapasitenin daha etkin kullanılması ve turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünün açılması gerektiğini belirten Ersoy, bir destinasyonu turizm merkezi hâline getiren unsurun yalnızca konaklama yatırımları olmadığının altını çizdi. Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Kamu, Özel Sektör, Akademi ve Sivil Toplum Aynı Masada Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmediklerini belirten Bakan Ersoy; valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürecin içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Bakanlık tarafından başlatılan İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nın da bu anlayışla yürütüldüğünü söyleyen Ersoy, beş ilde TGA koordinasyonunda oluşturulan kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşturulduğunu bildirdi. TGA 200’den Fazla Ülkede Türkiye’yi Tanıtıyor Turizmde diğer önemli başlığın tanıtım olduğunu belirten Ersoy, Türkiye’nin 2019 yılında kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna geldiğini ifade eden Ersoy, 2026 yılının ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını ve turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Türkiye’nin turizm vizyonunun yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendirilmediğini belirten Ersoy; tarih, kültür, arkeolojik miras, gastronomi, doğa, inanç merkezleri, yaylalar, göller, dağlar ve geleneksel yaşam kültürünün Türkiye’ye büyük bir ürün çeşitliliği sunduğunu söyledi. Ersoy, çalıştayın temel nedeninin de bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürmek olduğunu vurguladı. Beş Şehrin Dünyadaki Görünürlüğü Artırılacak TGA’nın tanıtım gücünü Türkiye’nin dünyada zaten bilinen destinasyonlarının yanında Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullandıklarını belirten Bakan Ersoy, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini söyledi. Dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri anlatmaya devam edeceklerini ifade eden Ersoy, GoTürkiye mecraları ve şehirler için oluşturulan sosyal medya hesaplarında beş ille ilgili paylaşımlar yapıldığını kaydetti. CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi global haber kanallarıyla gerçekleştirilen iş birlikleriyle Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki turizm değerlerinin tanıtımına da katkıda bulunulduğunu belirtti. 8 Mini Diziyle 9 Milyardan Fazla Gösterim Geçen yıldan itibaren hayata geçirilen “Mini Dizi Tanıtım Stratejisi”ne de değinen Bakan Ersoy, Haziran 2025’te Antalya Gambit ile başlayan mini dizi iletişimleri kapsamında toplam sekiz mini dizinin yayımlandığını açıkladı. Bu çalışmalarla 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını belirten Ersoy, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tanıtımına katkıda bulunan Whisper of Origins isimli dizinin temmuz ayında yayına girdiğini, Doğu Anadolu Bölgesi’ni konu alacak dizi için de planlamaların yapıldığını söyledi. “Şehirlerimizi Birbirlerinin Rakibi Olarak Görmüyoruz” Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı sahip oldukları değerlerle Türkiye’nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi. Ersoy şöyle konuştu: “Şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak hâline getirmiş olacağız.” Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak şehirlerin ve sektörün yanında olmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, TGA’nın tanıtım gücü, Bakanlığın kültür ve turizm politikaları ve yerel paydaşların katkısıyla bölgenin sahip olduğu potansiyelin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. Bakan Ersoy, çalıştaya katkı sunan AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı başta olmak üzere kurumlara, sektör temsilcilerine, akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür ederek buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü iş birliklerine dönüşmesini temenni etti. Ersoy, beş şehrin sahip olduğu değerlerin ortak bir vizyonla buluşturulması hâlinde bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inandığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya'da Başkan Er, Ulaşım ve Turizm Vizyonu için Sahada İncelemelerde Bulundu Haber

Malatya'da Başkan Er, Ulaşım ve Turizm Vizyonu için Sahada İncelemelerde Bulundu

Görüşmelerde, kente yeni bir ulaşım vizyonu kazandırması hedeflenen tramvay projesi başta olmak üzere Malatya’nın geleceğine yönelik projeler ele alındı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde önceki dönemlerde Genel Sekreter Yardımcılığı ve Ulaşım Daire Başkanlığı görevlerinde bulunan akademisyen Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ile iş insanı Sedat Ecin’i Malatya’da ağırladı. Kentin önemli noktalarında gerçekleştirilen ziyaretlerde devam eden ve planlanan projeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. İstanbul’da metrobüs, metro ve tramvay sistemlerinin planlanması ve hayata geçirilmesinde önemli görevler üstlenen Prof. Dr. Rafet Bozdoğan’ın deneyimlerinden faydalanmak istediklerini belirten Başkan Er, Malatya’nın ulaşım altyapısına ilişkin istişarelerde bulunduklarını söyledi. Başkan Er, “Eski belediyeci ve akademisyen Rafet hocamızın tecrübelerinden faydalanıyoruz. Bazı çalışmalar yapıyoruz. Şehirde neler yapabiliriz diye bir çalışma yürütüyoruz” dedi. İLK DURAK GASTRONOMİ MERKEZİ Başkan Er, Bozdoğan ve Ecin’e ilk olarak Yüzüncü Yıl Kent Parkı içerisinde hayata geçirilen Gastronomi Merkezi’ni gezdirdi. Malatya mutfağının tanıtımına yönelik çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Er, kentin gastronomi değerlerini ön plana çıkarmak amacıyla merkezi oluşturduklarını belirterek, merkez içerisinde kurulan fırında Malatya’nın yöresel yemeklerinin hazırlanacağını ifade etti. Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ise Gastronomi Merkezi’ni beğendiğini belirterek, Başkan Er’i tebrik etti. ARSLANTEPE İÇİN ULUSAL TANITIM HEDEFİ Heyetin bir sonraki durağı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü ve Karşılama Merkezi oldu. Arslantepe’nin ulusal ve uluslararası alanda daha fazla tanınması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Er, kazı çalışmalarının devam ettiğini ifade ederek, alanda bir arkeoloji müzesi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Er, “Burası çok özel bir yer. Bir arkeoloji müzesi yapacağız. Burayı ön plana çıkaracak bir yöntem üzerinde çalışıyoruz. En büyük hedeflerimizden birisi Arslantepe’yi ön plana çıkarmak” diye konuştu. Prof. Dr. Bozdoğan da Arslantepe’nin tanıtımında ulusal medya kuruluşlarıyla iş birliğinin önemine dikkat çekti. Arslantepe’de ziyaretçilerin vakit geçirebileceği sergi alanlarının oluşturulmasının tanınırlığa katkı sağlayacağını belirten Bozdoğan, bölgenin daha fazla tanınmasıyla sponsorluk imkanlarının da artabileceğini ifade etti. KIRKGÖZ İÇİN UZUN VADELİ SAHİL YOLU PROJESİ Başkan Er, Bozdoğan ve Ecin’in sonraki durağı Kırkgöz Sahil Parkı oldu. Malatya’da yeşil alanların artırılması ve çevre projelerinin geliştirilmesine önem verdiklerini belirten Başkan Er, kentte hızlı büyüyen ağaçların kullanılması gerektiğini söyledi. Malatya’yı suyla buluşturma hedefinden de bahseden Başkan Er, Kırkgöz ve çevresinde su sporlarının yapılabileceği alanların oluşturulabileceğini dile getirdi. Geçmişte Özel İdare Genel Sekreterliği döneminde bir sahil yolu projesi üzerinde çalıştığını hatırlatan Başkan Er, “Kale’den başlayıp Sivas yolunda sona erecek bir proje. Kıyı kenar çizgilerini o dönemde hallettik. Dokuları bozmadan yol açabilecek bir çalışma yapalım. Uzun vadede sahil yolu projemiz var” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Bozdoğan ise vatandaşların yoğun olarak kullandığı alanlarda ağaçlandırmanın önemine vurgu yaptı. TARİHİ VE DOĞAL GÜZELLİKLER ZİYARET EDİLDİ İnceleme programı kapsamında Başkan Er, Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ve Sedat Ecin’e daha sonra Battalgazi Ulu Cami, Günpınar Şelalesi, Somuncu Baba Camii ve Külliyesi ile Kudret Havuzu’nu gezdirdi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde Malatya’nın ulaşım altyapısının geliştirilmesinin yanı sıra kentin tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin turizme kazandırılması, yeşil alanların artırılması ve şehrin yeni projelerle geleceğe hazırlanmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Er’in, farklı alanlardaki uzman isimlerin görüş ve önerilerinden yararlanarak Malatya’nın ulaşım ve şehircilik vizyonuna yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüzlerce Bisikletçi Ankara’da Buluştu Haber

Yüzlerce Bisikletçi Ankara’da Buluştu

Bilkent Center’dan saat 08.00’de verilen startla başlayan yarışta uzun parkur erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz (2:24:59), kadınlarda Seniz Pamuk (2:50:35); kısa parkur erkeklerde Furkan Akdeniz (1:34:41), kadınlarda ise Aylin Yüce (1:42:41) şampiyonluğa ulaştı. Cumhuriyet’in kalbinden Ankara’nın bozkırına uzanan parkurlarda gerçekleştirilen yarış; matör ve lisanslı bisikletçileri uzun, kısa, tandem ve paralimpik kategorilerinde bir araya getiren Visa | Maximum Gran Fondo Başkent, Ankara’nın geniş bulvarlarından doğal güzergahlara uzanan rotalarda sporculara dayanıklılık, strateji ve mücadele dolu bir yarış deneyimi yaşattı. Başkent’in bisiklet buluşmasına güçlü destek Ankara Valiliği himayelerinde, 78 Event organizasyonuyla düzenlenen yarış, Türkiye İş Bankası’nın bu yıl 25. yılını kutlayan kredi kartı markası Maximum ve Visa’nın isim sponsorluğunda gerçekleştirildi. Yarışın diğer sponsorları Yüce Auto–Škoda, Mosso, Bilkent Otel ve Konferans Merkezi, Bilkent Center, Shimano Türkiye ve Sports International oldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye Bisiklet Federasyonu organizasyona kurumsal destek sağladı. GoTürkiye ve Sport in Türkiye ise destinasyon partnerleri olarak Ankara’nın bisiklet turizmi potansiyelinin tanıtımına katkı sundu. Ankara’nın bulvarlarından bozkır manzaralarına Yüzlerce bisikletçinin katıldığı yarışta 90,91 kilometrelik ve 1.213 metre tırmanış içeren uzun parkur dayanıklılık ve stratejiyi, 55,76 kilometrelik ve 841 metre tırmanışa sahip kısa parkur ise hızı ve yüksek tempoyu ön plana çıkardı. Tandem ve paralimpik kategorilerindeki sporcular da kısa parkurda mücadele etti. Bilkent Center’dan başlayan yarış, Angora Bulvarı, Hacettepe Beytepe Kampüs Yolu, Anadolu Bulvarı, Çetin Emeç Bulvarı, Turan Güneş Bulvarı ve İncek üzerinden devam etti. Uzun parkur sporcuları Tulumtaş, Halaçlı ve Koparan’a uzanan bozkır rotasında yarışırken kısa parkur sporcuları Ankara’nın bulvarlarından geçerek Bilkent Center’daki finişe ulaştı. Başkentten doğan güçlü bir bisiklet kültürü Beş yıl önce Ankara’da ilk pedalın çevrilmesiyle başlayan Visa | Maximum Gran Fondo Başkent’in yolculuğu, bir yarışın ötesine geçerek kalıcı bir spor kültürüne dönüştü. Beş yıllık süreçte binlerce sporcuyu, onlarca iş ortağını ve dünyanın farklı noktalarından katılımcıları buluşturan organizasyon, Ankara’nın şehir ekonomisine, spor turizmine ve bisiklet kültürüne katkı sundu. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti etkinlikleri arasında yer alan yarış, sporun evrensel diliyle Türk dünyası ülkeleri arasındaki dostluk ve etkileşimi güçlendirirken başkentin uluslararası tanıtımını da destekledi. Bilkent Center’da bisiklet festivali Yarışın start ve finiş noktası olan Bilkent Center, Expo Alanı, sponsor stantları, bisiklet ve ekipman tanıtımları, teknik servis hizmetleri ve çeşitli etkinliklerle iki gün boyunca festival atmosferine ev sahipliği yaptı. Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış resepsiyonu da sporcuları, sponsorları, organizasyon paydaşlarını ve davetlileri bir araya getirdi. Startı Ankara’nın önde gelen isimleri verdi Uluslararası Visa Maximum Gran Fondo Başkent’in startı; Ankara Vali Yardımcıları Adem Öztürk ve Cem Afşin Akbay, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat ve Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, sponsor marka temsilcileri ve organizasyon yöneticileri tarafından verildi. Visa Maximum Gran Fondo Başkent 2026’da şampiyonlar belli oldu Uzun parkur erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz, 2:24:59 derecesiyle finiş çizgisini ilk sırada geçti. Kadınlarda Seniz Pamuk, 2:50:35 derecesiyle şampiyonluğa ulaştı. Kısa parkur erkeklerde Furkan Akdeniz, 1:34:41 derecesiyle birinciliği elde ederken kadınlarda Aylin Yüce, 1:42:41 derecesiyle günün kazananı oldu. Kısa Parkur Erkekler – 55,76 km Furkan Akdeniz – Büyükçekmece Belediyesi Bisiklet Spor Kulübü – 1:34:41Emirhan Örnek – Marmara racing team – 1:34:41Murat Uslu – Büyükçekmece Bisiklet Kulübü – 1:34:51 Kısa Parkur Kadınlar – 55,76 km Aylin Yüce – Büyükçekmece bisiklet spor kulübü – 1:42:41Burcu Kaya – TREK RMK – 1:52:13Şennur Parlak – 29 inch Academy – 1:52:15 Uzun Parkur Erkekler – 90,91 km Ömer Cumhur Boyraz – Boyraz Cycling Academy – 2:24:59Mehmet Çakar – Ferdi – 2:25:57Lev Kocherov – Beşparmak mountains – 2:28:21 Uzun Parkur Kadınlar – 90,91 km Seniz Pamuk – ISS TURKIYE CYCLING ACADEMY – 2:50:35Züleyha Dikbaş – BikePedia Racing Team – 2:55:42Ala Ahmadi – VIB Sports Cycling Team – 3:00:23 Tandem ve paralimpik kategorilerinde dereceye giren sporcular da düzenlenen törenle ödüllerini aldı. Dereceye giren sporculara ödülleri; T.C. Ankara Vali Yardımcısı Adem Öztürk, Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali, Türkiye İş Bankası Ankara 1. Bölge Satış Müdürü Yusuf Temel, Yüce Auto Skoda Pazarlama Birim Yöneticisi Öykü Akkılıç, Bilkent Holding Grup Başkanı Arda Yurtsever, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Sağlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdullah Yalçıntabak, Ümit Bisiklet Pazarlama Müdürü Haki Gökçe, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, Bilkent Center AVM Müdürü Esat Aydın, Ankara Büyükşehir Belediyesi Spor Hizmetleri Şube Müdürü Sercan Yiğit, Bilkent Hotel ve Konferans Yöneticisi Ülkü Sözen ve Sports International Genel Müdürü Hakan Öztürk tarafından takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR Robot Phone Dünyaya Tanıtılıyor Haber

HONOR Robot Phone Dünyaya Tanıtılıyor

Küresel yapay zeka cihaz ekosistemi şirketi HONOR, yeni nesil mobil cihaz vizyonunu temsil eden HONOR Robot Phone’u bugün dünyaya tanıtıyor. Akıllı telefon deneyimini robotik hareket kabiliyeti ve somutlaşmış yapay zekâyla buluşturan cihaz, geleneksel telefonların pasif yapısının ötesine geçerek daha doğal ve etkileşimli bir kullanım deneyimi sunmayı hedefliyor. Akıllı telefon deneyimini robotik teknolojilerle buluşturan yeni ürün, markanın inovasyon yolculuğunda yeni bir döneme işaret ediyor. HONOR Robot Phone’un özellikleri, kullanım senaryoları ve arkasındaki teknoloji vizyonu, küresel tanıtım kapsamında açıklanacak. Lansman, bugün Türkiye saatiyle 14.00’te HONOR’un resmi YouTube kanalından canlı yayınlanacak. Canlı yayın için: https://www.youtube.com/live/danr-SpVMpk HONOR Hakkında HONOR, küresel ölçekte lider bir AI cihaz ekosistemi şirketidir. İkonik bir küresel teknoloji markası olmayı ve güçlü ürün ve hizmetleriyle herkes için yeni bir AI geleceği oluşturmayı hedeflemektedir. Ar-Ge’yi her zaman odağında tutarak dünyanın her yerindeki insanların kendi sınırlarını aşmalarını, daha özgür ve başarılı olmalarını sağlayan teknolojiler geliştirmeye devam etmektedir. Her bütçeye uygun, yüksek kaliteli akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve giyilebilir teknolojiler sunan HONOR, yenilikçi, üst düzey ve güvenilir ürün portföyüyle insanların yapabileceklerinin ötesine geçmelerine yardımcı olur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.