Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarih

Kapsül Haber Ajansı - Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PTT Pul Müzesi’nde Tarihe Yolculuk: 30 Bini Aşkın Ziyaretçi Haber

PTT Pul Müzesi’nde Tarihe Yolculuk: 30 Bini Aşkın Ziyaretçi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) bünyesinde hizmet veren PTT Pul Müzesi, yılın ilk üç ayında yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin ilk ve tek pul müzesi olma özelliğini taşıyan PTT Pul Müzesi’ni Ocak 2026 -Mart 2026 döneminde 30 binin üzerinde kişi ziyaret etti. “Tarihe Tanıklık Eden Koleksiyonlar” sloganıyla 22 Ekim 2013 tarihinde ziyaretçilerine kapılarını açan PTT Pul Müzesi, yalnızca pul koleksiyoncularının değil; tarih, kültür ve iletişim mirasına ilgi duyan ziyaretçilerin de uğrak noktası olmayı sürdürüyor. Tarihî Emlak ve Eytam Bankası binası restore edilerek hayata geçirilen müze, dünya çapında önemli pul müzeleri arasında yer alıyor. Açıldığı günden 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 675 bin ziyaretçiyi ağırlayan PTT Pul Müzesi’nde, 1863 yılında tedavüle sunulan ilk Türk pulundan günümüze kadar basılmış pullar kronolojik ve tematik olarak sergilenirken; müze koleksiyonları içerisinde yer alan pek çok pula ait sanatçı el çizimleri, pul eskizleri, prova baskı örnekleri ve yalnızca müze koleksiyonunda bulunan nadide eserler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Müzenin sergi alanlarında ise yaklaşık 10 binin üzerinde posta pulu yer alıyor. Öte yandan müze bünyesinde; geçmişten günümüze posta ve haberleşme alanında kullanılan objeler, nostaljik posta dağıtıcı kıyafetleri, telgraf makineleri, İstiklal Harbinde PTT, Tarihten Mektuplar, “Pullarla 100 Yıl” Uygulaması, Çocuk Kulübü, Doğrudan Kişisel Pul Uygulaması ve Müze Dükkân gibi bölümler de bulunuyor. Çocuk Kulübü’nde gerçekleştirilen etkinliklerle genç nesillere pul koleksiyonculuğu ve mektup kültürü tanıtılırken, ziyaretçilere interaktif ve eğitici bir müzecilik deneyimi sunuluyor. Ziyaretleri ücretsiz olan PTT Pul Müzesi; dinî ve millî bayramlar ile resmî tatiller hariç haftanın yedi günü 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı Haber

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı

TARİHİN VE SANATIN IŞIĞINDA BULUŞAN SERGİLER Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapıyor. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlıyor. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşan sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi oldu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alıyor. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluştu. FESTİVAL ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLERLE RENKLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi İç Avlu’da başlayan “FotoMaraton” etkinliğinde her yaştan onlarca fotoğrafçı, festivalin en güzel karelerini yakalamak için yarıştı. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra” programında katılımcılar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bir araya gelerek kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneği üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Etkinlikte; söyleşi ve atölye programlarıyla zenginleşen festival içeriğinin sunduğu çok yönlü deneyim ile geleneksel sanat atölyelerinin uygulamalı öğrenme imkanı sağlaması çerçevesinde verimli bir paylaşım ortamı oluşturuldu. DOĞA VE TARİHİN İZİNDE KEŞİF YÜRÜYÜŞLERİ “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” kapsamında ise katılımcılar, Çakmaktepe, Sayburç ve Ayanlar hattında düzenlenen yürüyüşlerde bir araya gelerek tarihin izlerini sürme fırsatı elde etti. Bozova/Çatak’ta düzenlenen “Kano” etkinliği ile katılımcılar, bölgenin doğal su güzergahı üzerinde gerçekleştirilen parkurda bir araya gelerek hem sportif bir deneyim yaşama hem de doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı buldu. Etkinlik kapsamında katılımcılara, su sporlarının temel dinamikleri eşliğinde farklı bir keşif ortamı sunularak doğa ve kent yaşamını bir arada deneyimleme fırsatı sağlandı. “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü” etkinliğinde katılımcılar, Fırat Nehri’nin doğal atmosferiyle şekillenen ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğa sahip Takoran Vadisi’nde bir araya gelerek bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini yakından tanıma imkanı buldu. FESTİVAL ÇOCUKLAR İLE ŞENLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” minik misafirlerini ağırlamaya başladı. “Küçük Kalbimde Neler Oluyor: Pırpır Sakinleşiyor” etkinliğinde Çağrı Odabaşı, aynı adlı kitabı üzerinden çocuklarla Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi’nde bir araya gelerek minik katılımcılara hikayenin dünyasını yakından tanıma imkanı sundu. Etkinlikte; “Çocuk Köyü” kapsamında dokuz gün boyunca gerçekleştirilen renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar ve oyun alanlarıyla çocuklara çok yönlü bir deneyim alanı oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’nın Tarihi Katmanları ve Mahalle Kültürü Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda Konuşuldu Haber

Bursa’nın Tarihi Katmanları ve Mahalle Kültürü Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda Konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin kentin akademik birikimine katkı sunmak amacıyla düzenlediği “Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü”nde başarılı olan araştırmacılar, Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda İznik’in katmanlı tarihini ve Hürriyet Mahallesi’nin değişen çehresini anlattı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda düzenlenen “Bursa’yı Anmak, Bursa'yı Yazmak” temalı söyleşinin moderatörlüğünü Hacı Tonak yaptı. BU ZENGİNLİĞİ GELECEĞE TAŞIMALIYIZ İznik üzerine yaptığı araştırmayı anlatan Gözde Kirli, kentin sadece fiziksel yapılarından ibaret olmadığını vurguladı. İznik’in tarih öncesinden bu yana kesintisiz bir yaşam alanı olduğunu belirten Kirli, “İznik, tarih öncesinden beri varlığını sürdüren bir kent. Bugün hala bu kentte, surlarla beraber gündelik yaşantımızı hiç zorluk çekmeden sürdürmeye devam ediyoruz” diye konuştu. İznik’in stratejik, tarihi ve dini önemine de değinen Kirli, kentin neden sürekli bir mücadele alanı olduğunu şöyle açıkladı: “İznik bir ‘arzu nesnesi’ olarak tarihler boyunca ortaya çıkmış ve hep alınmak istenmiş bir yer. Bu yüzden sürekli savaşlara, tahribatlara ve depremlere maruz kalmış. Elimizdeki kent stoğu tükenmiş, yeniden yapılandırılmış. Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar her gelen kendi kültürünü getirmiş ve ciddi bir kültürel katmanlanma oluşmuş. Bugün göl altında gördüğümüz yapılar ise aslında yapıldıkları dönemde toprak üzerindeydi. Altımızda çok ciddi bir tarihi rezerv bulunuyor. Bunun için değerli madenleri de sayabiliriz. Doğru koruma politikalarıyla bu zenginliği geleceğe taşımalıyız.” MAHALLE KÜLTÜRÜ ZAYIFLADI Hürriyet Mahallesi’ndeki mekan ve gündelik yaşam ilişkisini inceleyen Sercan Eklemezler ise mahallenin hafızasını henüz tanıkları hayattayken kaydetmenin önemine dikkat çekti. Mahallenin kuruluş yıllarına dair ilginç bir anektodu paylaşan Eklemezler, “Mahalle ilk kurulduğunda tüm evler tek tip ve beyaz badanalıydı. İnsanlar gece vardiyasından geldiklerinde kendi evlerini bulamazlardı. Bu çok özel bir hatıradır. 1980’li yıllara kadar belediye başkanı ile mahallenin manavı aynı masada oturur, gündelik yaşamı paylaşırdı. Sonrasında ise sınıfsal ayrışmaları görüyoruz” dedi. Günümüzdeki toplumsal değişime de parmak basan Eklemezler, mahalle kültüründeki zayıflamaya dikkat çekerek, “Eskiden çocuklar sokakta büyür, annelerimiz ekmeklerimize reçel sürerdi ve hayat böyle akardı. Ancak saha çalışmam boyunca gördüm ki, artık mahallede kimse balkonlara bile çıkmıyor. Herkes kendi özel yaşantısına çekilmiş durumda. Biz sosyologlar olarak sadece tabloyu ortaya koyuyoruz. ‘Gündelik hayatın o eski canlılığına ve sokağın aktifliğine nasıl dönebiliriz?’ bunu sorgulamaya çalışıyoruz” diye konuştu. İlgiyle takip edilen söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Vekili Gülver Deniz, konuşmacılara teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlber Ortaylı Anısına Duygusal Buluşma Haber

İlber Ortaylı Anısına Duygusal Buluşma

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı'nda, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı ve kız kardeşi, usta tarihçinin adını taşıyan kütüphanede kitapseverlerle buluştu. Kültürpark’ta gerçekleşen etkinlikte, Ortaylı’nın yaşamı, merakı ve toplumla kurduğu güçlü bağ duygusal anlarla anıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı önemli konukları ağırladı. Geçtiğimiz 13 Mart’ta hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın kız kardeşi Nuriye Ortaylı ile kızı Tuna Ortaylı, İzmir’de kitapseverlerle bir araya geldi. Etkinlik, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan ve İlber Ortaylı’nın hayattayken açılışını yaptığı, onun adını taşıyan kütüphanede gerçekleştirildi. Ortaylı ailesi, burada okurlarla buluşarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu anlamlı hizmet için teşekkür etti. Programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ve İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da katıldı. Buluşmada Ortaylı ailesi, usta tarihçiye dair anılarını paylaşırken zaman zaman duygusal anlar yaşandı. “Eşsiz üslubu ile toplumda büyük kabul gören bir insandı” İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın topluma önemli katkılar sunan bir akademisyen olduğunu belirterek, onun düşünmeye, sorgulamaya ve bilgiyi yeniden yorumlamaya teşvik eden bir isim olduğunu söyledi. Ortaylı ile birkaç kez bir araya gelip sohbet etme imkânı bulduğunu ifade eden Yıldır, onun ikna edici anlatımıyla dikkat çeken ve çayı çok seven bir insan olduğunu dile getirdi. Yıldır ayrıca, Ortaylı’nın bilgi birikimini günümüze taşıyarak anlamlı bir değer oluşturduğunu vurgulayarak, “Eşsiz üslubu ile toplumda büyük kabul gören bir insandı. Herkes onu sevdi, herkes onu anladı. Bence onun için en büyük hediye de budur” dedi. “Çok erken yaşta tarih okumaya başlamış” İlber Ortaylı’nın kız kardeşi yazar Nuriye Ortaylı da ağabeyine dair anılarını paylaştı. İlber Ortaylı’nın evini kitaplara göre düzenleyen bir insan olduğunu belirten Nuriye Ortaylı, “Kitaplarla ilişkisi daha okumayı öğrenmeden önce başladı. İlk dinlediği kitap annemin kendisine okuduğu Almanca bir masal kitabıydı. Çocukluğundan itibaren oyunlarını bile tarihi figürler üzerine kurdu. Çok erken yaşta tarih okumaya başladı” dedi. “Toplumda her kesimle konuşur, onların hayatını merak ederdi” İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu kütüphaneyi açtığı için teşekkür eden Nuriye Ortaylı, “Bu kütüphane çok anlamlı. Yaşarken açılmış olması ayrıca çok kıymetli. İlber Ortaylı kendi adını taşıyan bir kütüphane olduğunu gördü. Bu bence çok güzel. İlber bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu, dünyayı karış karış gezerdi. Her kesimden insanla konuşurdu. Ayrım yapmazdı. Onun için ‘Elitist’ diyenler var. Oysa toplumda her kesimle konuşur, onların hayatını merak eder, fikirlerini öğrenmeye çalışırdı. Beslenme kaynaklarından biri buydu. Onu gerçeğe ,topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir diğer beslenme noktası da seyahat etmekti” diye konuştu. “Babamın İzmir’e karşı ayrı bir sevgisi vardı” İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, babasının İzmir Kitap Fuarı’nın daimi katılımcılarından biri olduğunu anımsatarak, İzmir’e yerleşme fikrinin olduğunu belirtti. Tuna Ortaylı, “Babamın İzmir’e karşı ayrı bir sevgisi vardı. Her zaman İzmir’i alternatif bir yaşam alanı olarak düşünürdü. İstanbul’daki işlerinin azalması halinde İzmir’e yerleşeceğini söylerdi. Ama ben iki çocuk yaparak bu projesine biraz engel oldum. Bugün sizlerin arasında olmak, babamın sevdiği şehirde, sevdiği okurları ile birlikte olmak bizi de çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. “Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi” İlber Ortaylı'nın hayata karşı dev bir merakının bulunduğunu anlatan Tuna Ortaylı, “Kendini hem sözlü hem de yazılı kaynaklardan beslerdi. Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar ne kadar sevildiklerini her zaman yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Bugün buraya gelen herkese teşekkür ediyorum. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphane olması bile çok önemli” dedi. Etkinlikte katılımcılar ailesine İlber Ortaylı ile ilgili merak ettikleri soruları yöneltti. Programın sonunda yazar Nuriye Ortaylı “Annem Şefika” isimli kitabını imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış Haber

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nda, yerli ve yabancı akademisyenler tarafından 14. yüzyıl Bursa’sı tarihsel, kültürel ve siyasal boyutlarıyla ele alınıyor. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan ve erken dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerine ev sahipliği yapan payitaht Bursa’nın fethinin 700. yılı, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yıl boyunca çeşitli etkinliklerle 17 ilçede kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ düzenleniyor. YERLİ VE YABANCI AKADEMİSLER ANLATIYOR Bursa’nın fethinin yıl dönümünün kutlandığı 6 Nisan haftası öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye, Hollanda, Sırbistan, İngiltere, İtalya ve Amerika’dan alanında yetkin 48 akademisyen ve araştırmacı bir araya geliyor. 3–5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda, toplamda 13 oturum yapılarak 40 bildiri sunulacak. İlk dört oturum, Osmanlı tarihine önemli katkılar sunmuş değerli bilim insanları Halil İnalcık, Robert Ousterhout, Yusuf Oğuzoğlu ve yakın zamanda vefat eden İlber Ortaylı anısına gerçekleştiriliyor. GÜÇLÜ MİRAS BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA YORUMLANIYOR Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki açılış töreninde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sempozyumla köklü bir medeniyetin doğuşuna tanıklık eden Bursa’nın 700 yıllık hafızasını anlamayı, anlatmayı ve geleceğe taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesişim noktalarından biri olduğunu hatırlatan Mehmet Yıldız, güçlü mirası bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarla yeniden yorumladıklarını ifade etti. “BURSA’NIN FETHİ’NİN 700. YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca çok yönlü ve kapsamlı bir etkinlik programı yürüttüğünü hatırlatan Yıldız, “Yürüttüğümüz projelerle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Sempozyum da çalışmaların en önemli ve en güçlü ayaklarından biridir. Bilimsel üretimin ve akademik paylaşımın bu tür buluşmalarla güçlenmesinin, kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimizden aldığımız güçle, ortak akılla ve dayanışmayla geleceğe birlikte yürüyoruz” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi birikimi barındırdığını dile getirdi. Birçok farklı topluma ve kültüre ev sahipliği yapan şehre en fazla 700 yıllık Türk varlığının damga vurduğunu anlatan Çiftçi, 1326 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen Bursa’nın kısa sürede büyüyüp önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldiğini aktardı. Danışma Kurulu adına konuşan Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar da Bursa’nın Osmanlı için çok önemli bir kent ve mihenk taşı olduğunu belirtti. Osmanlı’nın ilk payitahtı olan Bursa’nın 700 yıllık tarihi birikiminin sempozyumda konuşulacağını anlatan Yaşayanlar, katkı sunan herkese teşekkür etti. Program konuşmaların ardından açılış oturumuyla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cafer Çiftçi’nin üstlendiği bölümde Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Murat Keçiş, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve Prof. Vedat Turğut tarafından Bursa’nın fethi tarihsel bakış açılarıyla değerlendirildi. Bizans İmparatorluğu, haçlı seferleri, Osmanlı beyliğinin ortaya çıkış süreci, Moğol istilası ve Orta Doğu hakkında da bilgi veren akademisyenler, Osmanlı’nın bölgedeki gelişimini ve kalıcı olmasını sağlayan etkenleri anlattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İznik Gölü’nün Sular Altındaki Tarihi Pancar Deposu’nda Konuşuldu Haber

İznik Gölü’nün Sular Altındaki Tarihi Pancar Deposu’nda Konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği Pancar Deposu’ndaki Arkeoloji Gündemi söyleşileri devam ediyor. Bu ayki buluşmada Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2014 yılında bir hava fotoğrafıyla tesadüfen keşfedilen İznik Gölü’ndeki tarihi bazilikayı ve kentin tarihsel katmanlarını anlattı. Etkinlikte, su altındaki yapının Hristiyanlık dünyası için bir dönüm noktası sayılan Birinci İznik Konsili ile olan bağı güncel veriler eşliğinde ele alındı. Sunumuna İznik’in antik kökenlerinden ve Roma dönemindeki neokros ile metropolis unvanlarından bahsederek başlayan Şahin, kıyıdan 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte yer alan bazilikanın mimari geçmişine dair detaylı bilgiler verdi. 2016 yılında başlayan su altı kazılarının sonuçlarını aktaran Şahin, M.S. 368’deki depremle yıkılan bu küçük kilisenin M.S. 380 civarında günümüze ulaşan ikinci evresiyle yeniden inşa edildiğini saptadıklarını belirtti. Şahin, 1065 yılında yaşanan büyük depremle birlikte yapının tamamen göle gömüldüğünü sözlerine ekledi. Keşfin Hristiyanlık dünyası açısından taşıdığı tarihi değere dikkat çeken Şahin, yapının M.S. 325 yılında toplanan 1. Konsil’in gerçekleştiği yer olma ihtimali hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, buranın toplantıya katılan 318 piskoposun anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceğini söyledi. İznik’in küresel ölçekte bir turizm destinasyonu olarak büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu su altı keşfinin kenti özellikle inanç turizmi açısından benzersiz bir noktaya taşıdığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alanya Ultra Trail Uluslararası Hedeflerini Büyütüyor Haber

Alanya Ultra Trail Uluslararası Hedeflerini Büyütüyor

Alanya Ultra Trail Yarışının Basın Toplantısı Gerçekleştirildi Doğayla tarihin, gelenekle modern dayanıklılığın kesişim noktasında konumlanan Alanya Ultra Trail; Akdeniz kıyılarından Toroslar’ın zirvelerine uzanan eşsiz parkurlarıyla yerli ve yabancı yüzlerce sporcuyu 28 Mart Cumartesi günü Alanya’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. Uluslararası ultra trail takviminde yer alan, UTMB Index kapsamında değerlendirilen ve ITRA puanı veren organizasyon, bu yıl 23 farklı ülkeden 840 sporcunun katılımıyla dikkat çekiyor. Kleopatra Plajı’ndan deniz seviyesinde başlayan ve Toros Dağları’nın zorlu etaplarına uzanan parkurlar, 3.905 metreye ulaşan irtifa kazanımı, değişken doğa koşulları ve tarihi rotalarıyla ultra trail disiplininin en iddialı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Milli atlet Ahmet Arslan tarafından temelleri atılan ve bugün uluslararası standartlarda güçlü bir organizasyon yapısına kavuşan Alanya Ultra Trail, Altura Event organizasyonuyla hayata geçirilirken; doğa, tarih ve dayanıklılığı aynı rotada buluşturarak Türkiye’nin spor turizmi alanındaki güçlü markalarından biri olma yolunda ilerliyor. Güçlü destekler Alanya Ultra Trail için bir araya geliyor Alanya Ultra Trail; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Alanya Kaymakamlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu, Alanya Belediyesi, Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) destekleriyle hayata geçiriliyor. 23 Projects ana sponsorluğunda, Corendon Airlines’ın ulaşım sponsorluğunda, Utopya World Hotel co-sponsorluğu ve Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesi’nin sağlık partnerliği ile gerçekleştirilen organizasyon; Alanya Teleferik, This is Alanya, Sundaze Beach Club, Smak Cafe & Eatry, Comfort Suites ve My Home Resort katkılarıyla spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından güçlü bir iş birliği modeli ortaya koyuyor. Alanya Ultra Trail’e destek veren kurum ve markalar, organizasyonun yalnızca sportif bir etkinlik olmanın ötesine geçerek bölgenin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini uluslararası arenaya taşıyan bir spor turizmi projesi olarak konumlanmasına katkı sunuyor. Altura Event’in organizasyon gücü ve uluslararası deneyimiyle hayata geçirilen Alanya Ultra Trail, sürdürülebilir spor turizmi vizyonu doğrultusunda her yıl daha geniş bir etki alanına ulaşmayı hedefliyor. Basın lansmanında Alanya Ultra Trail vizyonu ve hedefleri paylaşıldı Doğa, tarih ve dayanıklılığı aynı rotada buluşturan Alanya Ultra Trail’in 2026 yılı organizasyonu, düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Alanya’da gerçekleştirilen basın toplantısında, organizasyonun vizyonu, parkur yapısı ve bölgenin spor turizmi hedeflerine sağlayacağı katkılar kamuoyuyla paylaşıldı. Alanya Ultra Trail Basın Toplantısı; Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediyesi Başkan Vekili Haydar Uyar, Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Spor Kulüpleri Daire Başkanı Ercan Yıldız, Alanya İlçe Jandarma Komutanı Hüseyin Direk, Alanya Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Emre Kıldırkıcı, Parkurlar Sorumlusu Milli Atlet Ahmet Arslan, Yarış Direktörü Hüseyin Koçak, ana sponsor 23 Projects adına Murat Bozkurt, Corendon Airlines adına Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ile elit atletler Beyza Güzel ve Dominika Stelmach’ın katılımları ile gerçekleştirildi. Yoğun medya ve davetli katılımıyla düzenlenen basın toplantısında yapılan konuşmalarda, Alanya Ultra Trail’in uluslararası konumu, teknik parkur yapısı, artan global ilgisi ve Alanya’nın spor turizmi potansiyeline sağlayacağı katkılar öne çıktı. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk: “Alanya, doğal güzellikleri, tarihi mirası ve güçlü turizm altyapısıyla ülkemizin en önemli destinasyonlarından biri. Alanya Ultra Trail ise bu potansiyeli doğa ve sporla buluşturan, şehrimizi uluslararası alanda farklı bir noktaya taşıyan prestijli bir organizasyon niteliği taşıyor. Bu tür organizasyonlarla Alanya’yı yalnızca deniz turizmiyle değil; doğa sporları, macera ve ekstrem sporlarla da öne çıkan bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu organizasyonun daha da güçlenerek, daha fazla uluslararası katılımla yoluna devam edeceğine inanıyoruz. Alanya Ultra Trail’in, sporcular için unutulmaz bir deneyim sunarken aynı zamanda farklı ülkelerden gelen katılımcılar arasında güçlü bir iletişim ve etkileşim zemini oluşturacağına inanıyoruz,” dedi. Alanya Belediyesi Başkan Vekili Haydar Uyar: “Alanya, uzun yıllar deniz, güneş ve kum turizmiyle öne çıkan bir destinasyonken, bugün vizyoner adımlarla spor turizmi alanında da güçlü bir konum elde etme yolunda ilerliyor. Spor organizasyonlarının şehrimize sağladığı katkının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyokültürel açıdan da büyük bir değer taşıdığının farkındayız. Alanya Belediyesi olarak plaj voleybolu, plaj futbolu ve plaj hentbolu gibi uluslararası organizasyonlarla bu vizyonu destekliyor, sporun her branşının şehrimizde temsil edilmesini önemsiyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda Alanya’nın uluslararası spor turizmi destinasyonu olma yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz. Ayrıca bu tür organizasyonları, 800 yıllık tarihi mirasımız Kızıl Kule gibi simgesel değerlerimizle buluşturarak şehrimizin kültürel zenginliğini de ön plana çıkarıyoruz,” dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Spor Kulüpleri Daire Başkanı Ercan Yıldız: “Alanya Ultra Trail’in, şehrin tüm dinamikleri tarafından sahiplenilen ve uzun yıllar devam edecek güçlü bir organizasyon haline geldiğini görmek son derece kıymetli. Alanya; turizm, spor ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir ve bu organizasyon, bu değerlere önemli bir katkı sunuyor. Uluslararası başarılarıyla öne çıkan sporcuların da bu organizasyonun bir parçası olması, etkinliğin sportif değerini daha da artırıyor. Güçlü paydaş yapısı, kamu desteği ve sponsor katkılarıyla Alanya Ultra Trail’in önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek uluslararası arenada daha prestijli bir konuma ulaşacağına inanıyoruz,” dedi 23 Projects Kurucu Ortağı Murat Bozkurt: “Alanya; tarihi, kültürü ve eşsiz doğasıyla çok özel bir coğrafya. 23 Projects olarak biz yalnızca yapılar inşa etmiyoruz, insanların hikâyelerine ev sahipliği yapacak alanlar oluşturuyoruz. Bu nedenle Alanya Ultra Trail gibi uluslararası ölçekte değer yaratan organizasyonların bir parçası olmak bizim için önemli. Altıncı kez düzenlenen bu yarışın Alanya’nın global tanıtımına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sporu desteklemeye ve şehrin uluslararası konumunu güçlendirecek projelerin içinde yer almaya devam edeceğiz,” dedi. Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü: “Uluslararası bir marka olarak sporun birleştirici gücüne inanıyor, turizmin yılın 12 aya yayılmasını öncelikli görüyoruz. Yıl içerisinde yaklaşık 10 milyon yolcu taşıyarak özellikle Kaş’tan Alanya’ya uzanan destinasyonlara güçlü bir katkı sağlıyoruz. 23 ülkeden yaklaşık 900 sporcuyu bir araya getiren bu organizasyon, bölgenin uluslararası spor turizmi açısından taşıdığı potansiyeli açıkça ortaya koyuyor,” dedi. Yarış Direktörü Hüseyin Koçak: “Üç yıllık aranın ardından Alanya Ultra Trail’i yeniden hayata geçirmekten büyük heyecan duyuyoruz. ‘Tradition to Trail’ yaklaşımıyla, Alanya’yı yalnızca bir deniz turizmi destinasyonu olmanın ötesine taşıyarak tarih, doğa ve sporu bir araya getiren güçlü bir organizasyon ortaya koyuyoruz. Bu yıl 23 ülkeden 800’ün üzerinde sporcuyu, 5 kilometreden 68 kilometreye uzanan beş farklı parkurda ağırlıyoruz. Amacımız, Alanya’nın spor turizmi vizyonuna katkı sağlamak ve dünyanın dört bir yanından gelen sporculara bu eşsiz coğrafyada unutulmaz bir deneyim sunmak,” dedi. Parkurlar Sorumlusu Ahmet Arslan: “Birkaç yıllık aranın ardından yeniden sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. 2017 yılında ilk startını verdiğimiz Alanya Ultra Trail’in bugün ulaştığı noktayı görmek bizim için gurur verici. Bu yıl 23 farklı ülkeden 840 sporcuyu Alanya’da ağırlıyoruz. Alanya Ultra Trail parkurları, zorluk derecesi ve teknik yapısıyla Avrupa ve dünya ölçeğinde öne çıkan rotalar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Alanya’da dünya patika ve dağ koşusu şampiyonalarına ev sahipliği yapmak. Kendi yetiştirdiğimiz sporcuların da bu organizasyonda yer alması, şehrin spor kültürü açısından ayrıca büyük bir değer taşıyor,” ifadelerini kullandı. Ultra trail ruhu Alanya’nın tarihi ve doğasıyla buluşuyor Uluslararası ultra trail kültürünün dayanıklılık, keşif ve doğayla uyum felsefesiyle şekillenen Alanya Ultra Trail, Toroslar’ın zorlu parkurları ile Akdeniz’in eşsiz kıyılarını aynı rotada buluşturuyor. Deniz seviyesinden başlayarak 1.500 metreyi aşan irtifalara uzanan etaplar; değişen iklim koşulları, teknik zemin yapısı ve yüksek irtifa kazanımıyla sporculara hem fiziksel hem de zihinsel olarak sınırlarını zorlayan bir deneyim sunuyor. Bu yapı, Alanya’yı yalnızca bir turizm destinasyonu değil; dört mevsim spor yapılabilen, doğa sporlarıyla öne çıkan uluslararası bir merkez olarak konumlandırıyor. Toroslar’ın ritminde bir yarış: Alanya parkurları Alanya Ultra Trail parkurları, ultra trail disiplininin doğasına uygun şekilde teknik, çok katmanlı ve yüksek irtifa kazanımı odaklı yapısıyla öne çıkıyor. Akdeniz kıyılarından başlayarak çam ormanlarına, tarihi patikalardan dağ zirvelerine uzanan rotalar, sporculara doğayla iç içe, gerçek bir ultra trail deneyimi sunuyor. 68K Alanya Ultra Trail: 3905 metre irtifa kazanımıyla dayanıklılığın, stratejinin ve mental gücün ön planda olduğu zorlu bir mücadele 42K Taurus Mountain Trail: Teknik etaplar ve yüksek tempo ile orta-uzun mesafe koşucular için güçlü bir parkur 27K Keykubat Mountain Run: Değişken zemin yapısı ve dengeli zorluk seviyesiyle dinamik bir yarış deneyimi 18K Cleopatra Short Trail: Kısa mesafede yüksek tempo ve teknik geçişler 5K Alanya Castle Run: 2026 yılında ilk kez düzenlenen, tarihi dokunun içinde kısa ve etkileyici bir parkur Türkiye’nin Yükselen Spor Turizmi Organizasyonu: Alanya Ultra Trail Alanya Ultra Trail, her yıl artan uluslararası katılımı ve yükselen organizasyon kalitesiyle Türkiye’nin önemli spor turizmi etkinlikleri arasında konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Farklı ülkelerden sporcuları bir araya getiren yapısıyla organizasyon, yalnızca bir yarış olmanın ötesine geçerek Alanya’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini dünya sahnesine taşıyan önemli bir platform haline geliyor. Uluslararası standartlarda gerçekleştirilen parkurları, güçlü organizasyon yapısı ve deneyim odaklı yaklaşımıyla Alanya Ultra Trail; spor turizmine katkı sağlayan, destinasyon tanıtımını destekleyen ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini görünür kılan prestijli organizasyonlar arasında yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.