Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarih

Kapsül Haber Ajansı - Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış Haber

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nda, yerli ve yabancı akademisyenler tarafından 14. yüzyıl Bursa’sı tarihsel, kültürel ve siyasal boyutlarıyla ele alınıyor. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan ve erken dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerine ev sahipliği yapan payitaht Bursa’nın fethinin 700. yılı, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yıl boyunca çeşitli etkinliklerle 17 ilçede kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ düzenleniyor. YERLİ VE YABANCI AKADEMİSLER ANLATIYOR Bursa’nın fethinin yıl dönümünün kutlandığı 6 Nisan haftası öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye, Hollanda, Sırbistan, İngiltere, İtalya ve Amerika’dan alanında yetkin 48 akademisyen ve araştırmacı bir araya geliyor. 3–5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda, toplamda 13 oturum yapılarak 40 bildiri sunulacak. İlk dört oturum, Osmanlı tarihine önemli katkılar sunmuş değerli bilim insanları Halil İnalcık, Robert Ousterhout, Yusuf Oğuzoğlu ve yakın zamanda vefat eden İlber Ortaylı anısına gerçekleştiriliyor. GÜÇLÜ MİRAS BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA YORUMLANIYOR Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki açılış töreninde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sempozyumla köklü bir medeniyetin doğuşuna tanıklık eden Bursa’nın 700 yıllık hafızasını anlamayı, anlatmayı ve geleceğe taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesişim noktalarından biri olduğunu hatırlatan Mehmet Yıldız, güçlü mirası bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarla yeniden yorumladıklarını ifade etti. “BURSA’NIN FETHİ’NİN 700. YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca çok yönlü ve kapsamlı bir etkinlik programı yürüttüğünü hatırlatan Yıldız, “Yürüttüğümüz projelerle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Sempozyum da çalışmaların en önemli ve en güçlü ayaklarından biridir. Bilimsel üretimin ve akademik paylaşımın bu tür buluşmalarla güçlenmesinin, kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimizden aldığımız güçle, ortak akılla ve dayanışmayla geleceğe birlikte yürüyoruz” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi birikimi barındırdığını dile getirdi. Birçok farklı topluma ve kültüre ev sahipliği yapan şehre en fazla 700 yıllık Türk varlığının damga vurduğunu anlatan Çiftçi, 1326 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen Bursa’nın kısa sürede büyüyüp önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldiğini aktardı. Danışma Kurulu adına konuşan Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar da Bursa’nın Osmanlı için çok önemli bir kent ve mihenk taşı olduğunu belirtti. Osmanlı’nın ilk payitahtı olan Bursa’nın 700 yıllık tarihi birikiminin sempozyumda konuşulacağını anlatan Yaşayanlar, katkı sunan herkese teşekkür etti. Program konuşmaların ardından açılış oturumuyla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cafer Çiftçi’nin üstlendiği bölümde Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Murat Keçiş, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve Prof. Vedat Turğut tarafından Bursa’nın fethi tarihsel bakış açılarıyla değerlendirildi. Bizans İmparatorluğu, haçlı seferleri, Osmanlı beyliğinin ortaya çıkış süreci, Moğol istilası ve Orta Doğu hakkında da bilgi veren akademisyenler, Osmanlı’nın bölgedeki gelişimini ve kalıcı olmasını sağlayan etkenleri anlattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İznik Gölü’nün Sular Altındaki Tarihi Pancar Deposu’nda Konuşuldu Haber

İznik Gölü’nün Sular Altındaki Tarihi Pancar Deposu’nda Konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği Pancar Deposu’ndaki Arkeoloji Gündemi söyleşileri devam ediyor. Bu ayki buluşmada Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2014 yılında bir hava fotoğrafıyla tesadüfen keşfedilen İznik Gölü’ndeki tarihi bazilikayı ve kentin tarihsel katmanlarını anlattı. Etkinlikte, su altındaki yapının Hristiyanlık dünyası için bir dönüm noktası sayılan Birinci İznik Konsili ile olan bağı güncel veriler eşliğinde ele alındı. Sunumuna İznik’in antik kökenlerinden ve Roma dönemindeki neokros ile metropolis unvanlarından bahsederek başlayan Şahin, kıyıdan 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte yer alan bazilikanın mimari geçmişine dair detaylı bilgiler verdi. 2016 yılında başlayan su altı kazılarının sonuçlarını aktaran Şahin, M.S. 368’deki depremle yıkılan bu küçük kilisenin M.S. 380 civarında günümüze ulaşan ikinci evresiyle yeniden inşa edildiğini saptadıklarını belirtti. Şahin, 1065 yılında yaşanan büyük depremle birlikte yapının tamamen göle gömüldüğünü sözlerine ekledi. Keşfin Hristiyanlık dünyası açısından taşıdığı tarihi değere dikkat çeken Şahin, yapının M.S. 325 yılında toplanan 1. Konsil’in gerçekleştiği yer olma ihtimali hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, buranın toplantıya katılan 318 piskoposun anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceğini söyledi. İznik’in küresel ölçekte bir turizm destinasyonu olarak büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu su altı keşfinin kenti özellikle inanç turizmi açısından benzersiz bir noktaya taşıdığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alanya Ultra Trail Uluslararası Hedeflerini Büyütüyor Haber

Alanya Ultra Trail Uluslararası Hedeflerini Büyütüyor

Alanya Ultra Trail Yarışının Basın Toplantısı Gerçekleştirildi Doğayla tarihin, gelenekle modern dayanıklılığın kesişim noktasında konumlanan Alanya Ultra Trail; Akdeniz kıyılarından Toroslar’ın zirvelerine uzanan eşsiz parkurlarıyla yerli ve yabancı yüzlerce sporcuyu 28 Mart Cumartesi günü Alanya’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. Uluslararası ultra trail takviminde yer alan, UTMB Index kapsamında değerlendirilen ve ITRA puanı veren organizasyon, bu yıl 23 farklı ülkeden 840 sporcunun katılımıyla dikkat çekiyor. Kleopatra Plajı’ndan deniz seviyesinde başlayan ve Toros Dağları’nın zorlu etaplarına uzanan parkurlar, 3.905 metreye ulaşan irtifa kazanımı, değişken doğa koşulları ve tarihi rotalarıyla ultra trail disiplininin en iddialı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Milli atlet Ahmet Arslan tarafından temelleri atılan ve bugün uluslararası standartlarda güçlü bir organizasyon yapısına kavuşan Alanya Ultra Trail, Altura Event organizasyonuyla hayata geçirilirken; doğa, tarih ve dayanıklılığı aynı rotada buluşturarak Türkiye’nin spor turizmi alanındaki güçlü markalarından biri olma yolunda ilerliyor. Güçlü destekler Alanya Ultra Trail için bir araya geliyor Alanya Ultra Trail; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Alanya Kaymakamlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu, Alanya Belediyesi, Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) destekleriyle hayata geçiriliyor. 23 Projects ana sponsorluğunda, Corendon Airlines’ın ulaşım sponsorluğunda, Utopya World Hotel co-sponsorluğu ve Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesi’nin sağlık partnerliği ile gerçekleştirilen organizasyon; Alanya Teleferik, This is Alanya, Sundaze Beach Club, Smak Cafe & Eatry, Comfort Suites ve My Home Resort katkılarıyla spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından güçlü bir iş birliği modeli ortaya koyuyor. Alanya Ultra Trail’e destek veren kurum ve markalar, organizasyonun yalnızca sportif bir etkinlik olmanın ötesine geçerek bölgenin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini uluslararası arenaya taşıyan bir spor turizmi projesi olarak konumlanmasına katkı sunuyor. Altura Event’in organizasyon gücü ve uluslararası deneyimiyle hayata geçirilen Alanya Ultra Trail, sürdürülebilir spor turizmi vizyonu doğrultusunda her yıl daha geniş bir etki alanına ulaşmayı hedefliyor. Basın lansmanında Alanya Ultra Trail vizyonu ve hedefleri paylaşıldı Doğa, tarih ve dayanıklılığı aynı rotada buluşturan Alanya Ultra Trail’in 2026 yılı organizasyonu, düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Alanya’da gerçekleştirilen basın toplantısında, organizasyonun vizyonu, parkur yapısı ve bölgenin spor turizmi hedeflerine sağlayacağı katkılar kamuoyuyla paylaşıldı. Alanya Ultra Trail Basın Toplantısı; Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediyesi Başkan Vekili Haydar Uyar, Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Spor Kulüpleri Daire Başkanı Ercan Yıldız, Alanya İlçe Jandarma Komutanı Hüseyin Direk, Alanya Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Emre Kıldırkıcı, Parkurlar Sorumlusu Milli Atlet Ahmet Arslan, Yarış Direktörü Hüseyin Koçak, ana sponsor 23 Projects adına Murat Bozkurt, Corendon Airlines adına Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ile elit atletler Beyza Güzel ve Dominika Stelmach’ın katılımları ile gerçekleştirildi. Yoğun medya ve davetli katılımıyla düzenlenen basın toplantısında yapılan konuşmalarda, Alanya Ultra Trail’in uluslararası konumu, teknik parkur yapısı, artan global ilgisi ve Alanya’nın spor turizmi potansiyeline sağlayacağı katkılar öne çıktı. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk: “Alanya, doğal güzellikleri, tarihi mirası ve güçlü turizm altyapısıyla ülkemizin en önemli destinasyonlarından biri. Alanya Ultra Trail ise bu potansiyeli doğa ve sporla buluşturan, şehrimizi uluslararası alanda farklı bir noktaya taşıyan prestijli bir organizasyon niteliği taşıyor. Bu tür organizasyonlarla Alanya’yı yalnızca deniz turizmiyle değil; doğa sporları, macera ve ekstrem sporlarla da öne çıkan bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu organizasyonun daha da güçlenerek, daha fazla uluslararası katılımla yoluna devam edeceğine inanıyoruz. Alanya Ultra Trail’in, sporcular için unutulmaz bir deneyim sunarken aynı zamanda farklı ülkelerden gelen katılımcılar arasında güçlü bir iletişim ve etkileşim zemini oluşturacağına inanıyoruz,” dedi. Alanya Belediyesi Başkan Vekili Haydar Uyar: “Alanya, uzun yıllar deniz, güneş ve kum turizmiyle öne çıkan bir destinasyonken, bugün vizyoner adımlarla spor turizmi alanında da güçlü bir konum elde etme yolunda ilerliyor. Spor organizasyonlarının şehrimize sağladığı katkının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyokültürel açıdan da büyük bir değer taşıdığının farkındayız. Alanya Belediyesi olarak plaj voleybolu, plaj futbolu ve plaj hentbolu gibi uluslararası organizasyonlarla bu vizyonu destekliyor, sporun her branşının şehrimizde temsil edilmesini önemsiyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda Alanya’nın uluslararası spor turizmi destinasyonu olma yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz. Ayrıca bu tür organizasyonları, 800 yıllık tarihi mirasımız Kızıl Kule gibi simgesel değerlerimizle buluşturarak şehrimizin kültürel zenginliğini de ön plana çıkarıyoruz,” dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Spor Kulüpleri Daire Başkanı Ercan Yıldız: “Alanya Ultra Trail’in, şehrin tüm dinamikleri tarafından sahiplenilen ve uzun yıllar devam edecek güçlü bir organizasyon haline geldiğini görmek son derece kıymetli. Alanya; turizm, spor ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir ve bu organizasyon, bu değerlere önemli bir katkı sunuyor. Uluslararası başarılarıyla öne çıkan sporcuların da bu organizasyonun bir parçası olması, etkinliğin sportif değerini daha da artırıyor. Güçlü paydaş yapısı, kamu desteği ve sponsor katkılarıyla Alanya Ultra Trail’in önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek uluslararası arenada daha prestijli bir konuma ulaşacağına inanıyoruz,” dedi 23 Projects Kurucu Ortağı Murat Bozkurt: “Alanya; tarihi, kültürü ve eşsiz doğasıyla çok özel bir coğrafya. 23 Projects olarak biz yalnızca yapılar inşa etmiyoruz, insanların hikâyelerine ev sahipliği yapacak alanlar oluşturuyoruz. Bu nedenle Alanya Ultra Trail gibi uluslararası ölçekte değer yaratan organizasyonların bir parçası olmak bizim için önemli. Altıncı kez düzenlenen bu yarışın Alanya’nın global tanıtımına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sporu desteklemeye ve şehrin uluslararası konumunu güçlendirecek projelerin içinde yer almaya devam edeceğiz,” dedi. Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü: “Uluslararası bir marka olarak sporun birleştirici gücüne inanıyor, turizmin yılın 12 aya yayılmasını öncelikli görüyoruz. Yıl içerisinde yaklaşık 10 milyon yolcu taşıyarak özellikle Kaş’tan Alanya’ya uzanan destinasyonlara güçlü bir katkı sağlıyoruz. 23 ülkeden yaklaşık 900 sporcuyu bir araya getiren bu organizasyon, bölgenin uluslararası spor turizmi açısından taşıdığı potansiyeli açıkça ortaya koyuyor,” dedi. Yarış Direktörü Hüseyin Koçak: “Üç yıllık aranın ardından Alanya Ultra Trail’i yeniden hayata geçirmekten büyük heyecan duyuyoruz. ‘Tradition to Trail’ yaklaşımıyla, Alanya’yı yalnızca bir deniz turizmi destinasyonu olmanın ötesine taşıyarak tarih, doğa ve sporu bir araya getiren güçlü bir organizasyon ortaya koyuyoruz. Bu yıl 23 ülkeden 800’ün üzerinde sporcuyu, 5 kilometreden 68 kilometreye uzanan beş farklı parkurda ağırlıyoruz. Amacımız, Alanya’nın spor turizmi vizyonuna katkı sağlamak ve dünyanın dört bir yanından gelen sporculara bu eşsiz coğrafyada unutulmaz bir deneyim sunmak,” dedi. Parkurlar Sorumlusu Ahmet Arslan: “Birkaç yıllık aranın ardından yeniden sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. 2017 yılında ilk startını verdiğimiz Alanya Ultra Trail’in bugün ulaştığı noktayı görmek bizim için gurur verici. Bu yıl 23 farklı ülkeden 840 sporcuyu Alanya’da ağırlıyoruz. Alanya Ultra Trail parkurları, zorluk derecesi ve teknik yapısıyla Avrupa ve dünya ölçeğinde öne çıkan rotalar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Alanya’da dünya patika ve dağ koşusu şampiyonalarına ev sahipliği yapmak. Kendi yetiştirdiğimiz sporcuların da bu organizasyonda yer alması, şehrin spor kültürü açısından ayrıca büyük bir değer taşıyor,” ifadelerini kullandı. Ultra trail ruhu Alanya’nın tarihi ve doğasıyla buluşuyor Uluslararası ultra trail kültürünün dayanıklılık, keşif ve doğayla uyum felsefesiyle şekillenen Alanya Ultra Trail, Toroslar’ın zorlu parkurları ile Akdeniz’in eşsiz kıyılarını aynı rotada buluşturuyor. Deniz seviyesinden başlayarak 1.500 metreyi aşan irtifalara uzanan etaplar; değişen iklim koşulları, teknik zemin yapısı ve yüksek irtifa kazanımıyla sporculara hem fiziksel hem de zihinsel olarak sınırlarını zorlayan bir deneyim sunuyor. Bu yapı, Alanya’yı yalnızca bir turizm destinasyonu değil; dört mevsim spor yapılabilen, doğa sporlarıyla öne çıkan uluslararası bir merkez olarak konumlandırıyor. Toroslar’ın ritminde bir yarış: Alanya parkurları Alanya Ultra Trail parkurları, ultra trail disiplininin doğasına uygun şekilde teknik, çok katmanlı ve yüksek irtifa kazanımı odaklı yapısıyla öne çıkıyor. Akdeniz kıyılarından başlayarak çam ormanlarına, tarihi patikalardan dağ zirvelerine uzanan rotalar, sporculara doğayla iç içe, gerçek bir ultra trail deneyimi sunuyor. 68K Alanya Ultra Trail: 3905 metre irtifa kazanımıyla dayanıklılığın, stratejinin ve mental gücün ön planda olduğu zorlu bir mücadele 42K Taurus Mountain Trail: Teknik etaplar ve yüksek tempo ile orta-uzun mesafe koşucular için güçlü bir parkur 27K Keykubat Mountain Run: Değişken zemin yapısı ve dengeli zorluk seviyesiyle dinamik bir yarış deneyimi 18K Cleopatra Short Trail: Kısa mesafede yüksek tempo ve teknik geçişler 5K Alanya Castle Run: 2026 yılında ilk kez düzenlenen, tarihi dokunun içinde kısa ve etkileyici bir parkur Türkiye’nin Yükselen Spor Turizmi Organizasyonu: Alanya Ultra Trail Alanya Ultra Trail, her yıl artan uluslararası katılımı ve yükselen organizasyon kalitesiyle Türkiye’nin önemli spor turizmi etkinlikleri arasında konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Farklı ülkelerden sporcuları bir araya getiren yapısıyla organizasyon, yalnızca bir yarış olmanın ötesine geçerek Alanya’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini dünya sahnesine taşıyan önemli bir platform haline geliyor. Uluslararası standartlarda gerçekleştirilen parkurları, güçlü organizasyon yapısı ve deneyim odaklı yaklaşımıyla Alanya Ultra Trail; spor turizmine katkı sağlayan, destinasyon tanıtımını destekleyen ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini görünür kılan prestijli organizasyonlar arasında yer alıyor.

Alanya Ultra Trail 2026 İçin Geri Sayım Başladı Haber

Alanya Ultra Trail 2026 İçin Geri Sayım Başladı

Akdeniz’in incisi Alanya’da 27–28 Mart tarihlerinde düzenlenecek Alanya Ultra Trail, sporcuları deniz seviyesinden Toros Dağları’nın serin zirvelerine uzanan eşsiz bir yolculuğa davet ediyor. Berrak denizi, tarihi dokusu ve zengin kültürel mirasıyla öne çıkan Alanya, bu organizasyonla yalnızca bir yarışa değil; doğa, tarih ve keşif dolu unutulmaz bir deneyime ev sahipliği yapıyor. Organizasyona yoğun ilgi gösterilirken, üç yüz ellisi yabancı olmak üzere yaklaşık bin sporcu parkurlarda yer alacak. 23 farklı ülkeden katılımın gerçekleşeceği Alanya Ultra Trail, uluslararası ölçekte dikkat çeken önemli bir spor organizasyonu olma niteliğini güçlendiriyor. Gelenekten İlham Alan Bir Koşu Deneyimi Alanya Ultra Trail, her seviyeden sporcuya hitap eden parkurlarıyla katılımcılara doğa, tarih ve dayanıklılığı bir arada yaşatıyor. Akdeniz kıyılarından çam ormanlarına, dağ zirvelerinden antik patikalara uzanan rotalar; sporculara değişen iklim ve manzaralar eşliğinde unutulmaz bir koşu deneyimi vadediyor. 68K Alanya Ultra Trail, 42K Taurus Mountain Trail, 27K Keykubat Mountain Run, 18K Cleopatra Short Trail ve 2026 yılında ilk kez düzenlenen 5K Alanya Castle Run parkurlarıyla organizasyon; deniz seviyesinden 1.500 metreyi aşan irtifalara uzanan beş farklı etapta mücadele imkânı sağlıyor. Alanya Ultra Trail’in mottosu “Tradition to Trail” ise bu deneyimi yalnızca sportif bir mücadele olmaktan çıkararak kültürel bir yolculuğa dönüştürüyor. Akdeniz kıyılarından Toroslar’ın yamaçlarına uzanan bu rotalar, tarih boyunca Yörüklerin göç yolları ve kervanların geçiş güzergâhı olarak kullanıldı. Bugün bu kadim yollar, ultra trail parkurlarına dönüşerek sporculara geçmişin izlerini takip ettikleri çok katmanlı bir deneyim yaşatıyor. Alanya Ultra Trail’e Güçlü Destekler, Güçlü Markalar T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Alanya Kaymakamlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu, Alanya Belediyesi, Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) destekleriyle; 23 Projects ana sponsorluğunda, Corendon Airlines’ın ulaşım sponsorluğu ve Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesi’nin sağlık partnerliği ile Alanya Ultra Trail 2026 hayata geçirilmektedir. Doğa, tarih ve sporun buluşma noktası olan organizasyon; My Home Resort, Sundaze Beach Club, Lokanta Maia, Smak Cafe&Eatery, Cafe Local, Comfort Suites, Somo Walls, Utopia World ve This is Alanya gibi markaların katkılarıyla güçlenirken; Provitanya, Sis, Matea, Alanya Teleferik, Pehlivanlar Manav ve Yesido Travel da ürün ve hizmet sponsorları olarak organizasyonda yer almaktadır. Türkiye’nin Yükselen Spor Turizmi Organizasyonu: Alanya Ultra Trail Alanya Ultra Trail, her yıl artan uluslararası katılımı ve yükselen organizasyon kalitesiyle Türkiye’nin önemli spor turizmi etkinlikleri arasında konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Farklı ülkelerden sporcuları bir araya getiren yapısıyla organizasyon, yalnızca bir yarış olmanın ötesine geçerek Alanya’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini dünya sahnesine taşıyan önemli bir platform haline geliyor. Uluslararası standartlarda gerçekleştirilen parkurları, güçlü organizasyon yapısı ve deneyim odaklı yaklaşımıyla Alanya Ultra Trail; spor turizmine katkı sağlayan, destinasyon tanıtımını destekleyen ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini görünür kılan prestijli organizasyonlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gezi İstanbul İçin Kayıtlar Başladı Haber

Gezi İstanbul İçin Kayıtlar Başladı

İBB’nin gençler tarafından yoğun ilgi gören Gezi İstanbul Projesi, İstanbul’un tarihini, kültürel mirasını ve geleneksel yaşam kodlarını gençlerle buluşturmaya bu yılda devam ediyor. İBB Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nce başlatılan bugüne kadar 4 bin 500’den fazla katılımcının dahil olduğu projeye, eğitim için şehir dışından İstanbul’a gelen ya da İstanbul’da ikamet ettiği halde şehirle diyalogu sınırlı olan 18 – 29 yaş arası gençler katılabilecek. 7 KATEGORİDE 80 GEZİ YAPILACAK Proje kapsamında bu dönem kültür tarihi ve mimarlık tarihi gezileri ile monografik semt gezileri, arkeolojik alan gezileri, müze gezileri, gastronomi gezileri ve doğa gezileri olmak üzere 7 farklı kategoride geziler düzenlenecek. Her kategoride kendine özel rotaya sahip ola projede bu yıl 80 farklı gezi yapılacak. Bu gezilerde şehrin kültür ve inanç odakları, müzeleri, anıt eserleri, meydanları ve İstanbul ile bütünleşmiş birçok alan ziyaret edilecek. ŞEHRİ YAKINDAN TANIMA FIRSATI Yıl boyunca haftalık periyotlarla ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek olan gezi programlarında ziyaret edilecek tüm alanları akademisyenler ya da profesyonel rehberler gençlere anlatacak. İstanbul’u yakından tanımaları için gençlere eşsiz bir fırsat sunan proje, turistik bir şehir turu olmanın ötesine geçiyor. Gezi İstanbul mimarlık, sanat tarihi, arkeoloji, şehircilik, tarih, güzel sanatlar gibi bölümlerde üniversite eğitimi alan gençler için ayrıcalıklı bir mesleki deneyime dönüşürken, İstanbullu tüm gençler için ayrıntılı bir kent panoraması sunuyor. İLK GEZİ 2 NİSAN’DA, BAŞVURULAR BAŞLADI 18 – 29 yaş aralığında olan, İstanbul’da ikamet eden ve geçerli bir müze kartı olan tüm gençlerin katılabileceği projenin Nisan ayı gezileri için başvurular başladı. Projenin ilk gezisi 2 Nisan’da “Mihmandara Konuk Olmak” temasıyla Eyüpsultan’da yapılacak. Nisan ayı programına katılmak isteyen gençler için başvurular https://genclikspor.ibb.istanbul/ adresinden alınıyor. Gezilerin her biri 30 ile 50 kişi arasında değişen kontenjanlarla düzenlenecek ve kontenjan dolduğunda başvurular sona erecek. Gezi İstanbul Nisan Ayı Programı: 2 Nisan 2026 Perşembe Saat: 09.00-17.00 Mihmandara Konuk Olmak: Eyüp 7 Nisan 2026 Salı Saat: 09.00-17.00 Altın Şehir; Üsküdar 9 Nisan 2026 Perşembe Saat: 09.00-17.00 Nişantaşı, Teşvikiye, Maçka 16 Nisan 2026 Perşembe Saat: 09.00-18.00 Surlar Boyu İstanbul; Edirnekapı'dan Balıklı Ayazma'ya 20 Nisan 2026 Pazartesi Saat: 10.00-16.00 Devir Devir Osmanlı Mimarisi: Yavuz Selim'den Nuruosmaniye'ye 22 Nisan 2026 Çarşamba Saat: 10.00-16.00 Devir Devir Osmanlı Mimarisi: İki Yaka Bir Sinan 24 Nisan 2026 Cuma Saat: 16.30-22.30 Konstantinopolis'in Kuruluş Mitleri ve Saray Seremonileri (Gece Gezisi) 28 Nisan 2026 Salı Saat: 10.00-16.00 Kariye'den Fethiye Cami'sine Mimari, Resim ve Temsil 30 Nisan 2026 Perşembe Saat: 10.00-17.00 Fener, Balat, Ayvansaray Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor Haber

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor

Deneyim müzeciliğinin ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı DEM Müzecilik, yeni projesiyle 1995 yılında Şanlıurfa’da keşfedilen ve tarihin kırılma noktası olarak anılan Göbeklitepe’yi, coğrafi sınırların ötesine, Londra’ya taşıyor. Göbeklitepe’den yola çıkan anlatı, Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui gibi insanlık tarihinde iz bırakan kayıp medeniyetlere uzanıyor. Mimariden astronomiye, yazıdan inanç sistemlerine kadar pek çok alanda kültürel miras bırakan bu uygarlıklar, çağdaş deneyim tasarımı, sürükleyici anlatım ve ileri teknolojiler aracılığıyla DEM Müzecilik’in projesinde yeniden hayat buluyor. Temmuz ayında ziyaretçilerle buluşturulması planlanan proje, kültürel bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin kültür ihracı vizyonunun da güçlü bir yansıması niteliğini taşıyor. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin’in liderliğinde şekillenen bu vizyon, kültürel mirasa ve insanlık tarihine yön veren uygarlıkları küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyor. Proje, DEM Müzecilik’in deneyim müzeciliği alanındaki bilgi birikimini ve anlatı gücünü uluslararası arenaya taşıma yolunda önemli bir adım olarak konumlanıyor. “İnsanlık tarihinin başlangıcına dair en eski izleri dünyayla buluşturacağız” Müzeciliği ziyaretçinin tarih ve kültürle doğrudan bağ kurduğu, yaşayan bir deneyim olarak ele aldıklarını söyleyen DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göbeklitepe, insanlık tarihine dair bildiğimiz ne varsa kökten değiştiren eşsiz bir miras. Bu mirası farklı coğrafyalardaki insanlarla buluşturmanın ve dünyaya doğru bir dille anlatmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Görsel ve işitsel teknolojiler alanındaki 35 yıllık tecrübemizle, son 15 yılda Türkiye’de ve dünyada 18 müze ve kültür kompleksinin hayata geçirilmesinde önemli roller üstlendik. Bu projeyle de hedefimiz, Göbeklitepe’nin evrensel tarih anlatısını diğer kayıp uygarlıkların izleriyle bütünleştirerek ve günümüz anlatım diliyle yorumlayarak, ziyaretçilerin kültür mirası ile daha derin ve kalıcı bir bağ kurmasını sağlamak.” Göbeklitepe Immerse London’da ziyaretçilerle buluşacak DEM Müzecilik’in Roma’daki Kolezyum projesi ile birlikte hayata geçirdiği diğer uluslararası çalışması olan proje için Birleşik Krallık’ın yeni nesil deneyim merkezi olan Immerse LDN ile anlaşma imzalandı. Uluslararası bir ziyaretçi profiline sahip Immerse LDN, popüler kültür ve tarihi temalardan ilham alan dünya çapındaki sürükleyici deneyimlerle bugüne kadar 1,5 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. DEM Müzecilik’in Immerse LDN’da hayata geçireceği proje, insanlık tarihine yön veren en önemli uygarlıkları Londra’nın kalbinde birçok duyuya hitap eden bir deneyim olarak ziyaretçilerle buluşturacak. DEM Müzecilik’in hayata geçireceği proje ile Immerse LDN, ilk kez bu denli kapsamlı bir tarih deneyimine ev sahipliği yapacak. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin “Projede, Göbeklitepe’den başlayan ve diğer önemli uygarlıklarla devam eden evrensel tarih anlatısı ile unutulanı hatırlatıyor, bilinmeyeni öğretiyor, yanlış bilineni düzeltiyoruz. Eşsiz ama sessiz kalmış tarihi dillendiriyoruz. Dünyada yükselen deneyim müzeciliği akımının öncülerinden biriyiz. Bu yeni anlatı türü sayesinde özellikle yeni neslin öğrenme metotlarına uygun biçimde kültürel mirası tanımalarını sağlıyoruz. Tarihi sadece sergilemiyor, ileri teknolojilerle unutulmaz bir deneyime dönüştürüyoruz. Projede, 25 dilde sunulacak hikâye anlatımı ile farklı kültürlerden gelen ziyaretçilere kapsayıcı ve erişilebilir bir deneyim sunmayı hedefliyoruz” dedi. İçerik disiplinlerarası bir ekip tarafından oluşturuldu Projenin, mimarlar, küratörler, tarihçiler, arkeologlar ve teknoloji uzmanlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 kişilik disiplinlerarası bir ekip tarafından hayata geçirildiğini belirten Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaratıcı konsepti, uluslararası alanda uzmanlaşmış tasarım ve teknoloji profesyonelleriyle birlikte geliştirilen projemizde içerik üretimi sürecinde dönem tarihçileriyle çalıştık. Projenin içeriği, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarını temsil eden beş büyük medeniyete odaklanıyor. Seçilen bu medeniyetler yalnızca büyük yapılar inşa etmediler, insanlığın düşünsel, siyasal ve bilimsel sıçramalarına da yön verdiler. Bugün hala en çok merak edilen ve konuşulan medeniyetler arasında yer almaları da bu seçimi anlamlı kılıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.