Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yatırımcıların Takip Ettiği Sektörler Neden Önemli? Haber

Yatırımcıların Takip Ettiği Sektörler Neden Önemli?

Bir şirketin bilançosu güçlü olsa da faaliyet gösterdiği sektördeki maliyet baskısı, düzenleme değişikliği veya talep daralması yatırım kararının yönünü değiştirebilir. Bu nedenle yatırımcıların takip ettiği sektörler, yalnızca kısa vadeli fiyat hareketlerinin değil; şirket değerlemelerinin, sermaye akışının ve yeni iş modellerinin de merkezinde yer alıyor. Profesyonel yatırımcı için mesele, popüler başlıkları sıralamak değil, hangi sektörün hangi koşulda değer üretebileceğini okumaktır. Sektör takibi yatırım kararını nasıl değiştiriyor? Sektör analizi, tekil şirket haberlerini daha doğru bağlama oturtmayı sağlar. Aynı dönemde iki şirketin cirosu artabilir; ancak birinin büyümesi fiyat artışından, diğerinin büyümesi kapasite ve pazar payı kazanımından kaynaklanabilir. Bu ayrım, sürdürülebilirlik açısından belirleyicidir. Yatırımcılar bu nedenle faiz oranları, kur, emtia fiyatları, kamu harcamaları, ihracat pazarları ve regülasyonlar gibi geniş çerçeveyi sektör bazında izler. Örneğin yüksek finansman maliyetleri borçluluğu yüksek gayrimenkul şirketlerini daha fazla etkilerken, nakit üretimi güçlü savunma veya yazılım şirketleri aynı ortamda daha dayanıklı bir görünüm sergileyebilir. Ancak hiçbir sektör tek başına güvenli liman değildir. Değerleme seviyesi, yönetim kalitesi ve bilanço disiplini her zaman ayrı değerlendirilmelidir. Yatırımcıların takip ettiği sektörler arasında öne çıkan alanlar Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve teknolojik dönüşüm gündemi; enerji, savunma, yapay zeka, lojistik, tarım ve sağlık gibi alanları stratejik olarak öne çıkarıyor. Bu sektörlerdeki hikâyeler birbirinden farklıdır. Kimi kamu politikalarıyla, kimi küresel talep ve maliyet döngüleriyle, kimi ise teknolojik değişimin hızıyla şekillenir. Enerji: Arz güvenliği ve dönüşüm aynı tabloda Enerji sektörü, yatırımcıların hem geleneksel hem de yenilenebilir kaynakları birlikte değerlendirdiği başlıklardan biri. Elektrik talebindeki artış, şebeke yatırımları, depolama çözümleri ve yenilenebilir kapasite, uzun vadeli büyüme beklentisini besliyor. Buna karşılık enerji fiyatlarındaki oynaklık, lisans süreçleri, döviz bazlı borçluluk ve düzenlenmiş tarifeler şirket sonuçları üzerinde güçlü etkiye sahip. Yenilenebilir enerji tarafında yalnızca kurulu güce bakmak yeterli değildir. Santralin üretim verimliliği, bağlantı kapasitesi, elektrik satış sözleşmelerinin yapısı ve yatırımın finansmanı dikkatle incelenmelidir. Depolama, dağıtım altyapısı ve enerji verimliliği yatırımları da değer zincirinin farklı halkalarında fırsat oluşturabilir. Savunma sanayii: Sipariş görünürlüğü belirleyici Savunma sanayii, uzun proje döngüleri ve yüksek teknoloji gereksinimi nedeniyle diğer sektörlerden ayrışır. İhracat sözleşmeleri, teslimat takvimi, yerlilik oranı, Ar-Ge kabiliyeti ve bakım-idame gelirleri yatırımcıların yakından izlediği göstergelerdir. Büyük sipariş hacmi tek başına yeterli bir veri değildir; siparişin kârlılığa hangi dönemde yansıyacağı ve üretim kapasitesinin teslimat takvimine uyumu da önem taşır. Kamu alımları ve jeopolitik gelişmeler bu alanda talebi destekleyebilir. Öte yandan proje ertelemeleri, tedarik zinciri kısıtları ve ihracat izinleri operasyonel risk yaratabilir. Savunma teknolojilerinde sivil kullanıma açılan yazılım, haberleşme, drone ve sensör çözümleri ise daha geniş bir ticari potansiyel sunabilir. Yapay zeka ve yazılım: Büyüme ile gelir kalitesi arasındaki fark Yapay zeka başlığı, sermaye piyasalarında en yüksek beklentiyi yaratan temalardan biri haline geldi. Fakat yapay zeka etiketi taşıyan her girişimin ölçeklenebilir bir gelir modeli olduğu söylenemez. Yatırımcı açısından kritik soru, teknolojinin müşterinin maliyetini düşürüp düşürmediği, verimliliği artırıp artırmadığı ve tekrar eden gelir üretip üretmediğidir. Kurumsal yazılım, siber güvenlik, veri merkezi, bulut altyapısı ve otomasyon çözümleri bu ekosistemin farklı katmanlarını oluşturur. Yazılım şirketlerinde müşteri tutma oranı, abonelik gelirleri, yurtdışı satışların payı ve nitelikli insan kaynağı görünümü dikkat çeker. Yüksek büyüme çoğu zaman yüksek değerlemeyle birlikte gelir. Bu nedenle gelir artışının kâra, nakit akışına ve kalıcı müşteri ilişkilerine dönüşüp dönüşmediği izlenmelidir. Lojistik: Ticaretin hızı, verimliliğin sınırı E-ticaret hacmi, ihracat koridorları ve üretimin coğrafi olarak yeniden konumlanması lojistik sektörünü canlı tutuyor. Liman, depo, kara taşımacılığı, hava kargo ve soğuk zincir yatırımları; farklı müşteri gruplarına ve maliyet yapısına sahip. Bu çeşitlilik, sektörün tek bir göstergeyle okunmasını zorlaştırıyor. Lojistikte doluluk oranları, navlun fiyatları, yakıt maliyetleri, filo yaşı, depo kapasitesi ve teslimat performansı temel izleme alanlarıdır. Türkiye'nin bölgesel üretim ve dağıtım merkezi olma potansiyeli fırsat yaratırken, küresel ticaretteki yavaşlama ve sınır geçişlerindeki aksaklıklar risk oluşturur. Dijital takip sistemleri ile rota optimizasyonu sağlayan teknoloji yatırımları, operasyonel marjları destekleyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Tarım ve gıda: İklim riski artık finansal veri Tarım ve gıda, nüfus artışı ve gıda güvenliği nedeniyle yapısal önem taşıyor. Ancak sektörün yatırım görünümü iklim koşulları, su yönetimi, gübre ve yem fiyatları, ürün rekoltesi ile ihracat düzenlemelerinden doğrudan etkileniyor. Bir sezonun verimi, şirketlerin hammadde maliyetlerini ve fiyatlama gücünü önemli ölçüde değiştirebilir. Katma değerli gıda üretimi, akıllı sulama, tarım teknolojileri, tohumculuk, soğuk zincir ve izlenebilirlik çözümleri yatırımcılar için daha geniş bir perspektif sunuyor. Burada şirketlerin sadece satış hacmine değil, tedarik güvenliğine, sözleşmeli üretim modeline ve marka gücüne de bakmak gerekir. İklim kaynaklı dalgalanmaların kalıcılaştığı bir dönemde, verimlilik yatırımı yapan işletmeler daha dirençli olabilir. Sağlık: Demografi ve inovasyonun kesişimi Yaşlanan nüfus, sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacı ve biyoteknolojik gelişmeler sağlık sektörünün uzun vadeli gündemini canlı tutuyor. İlaç, medikal cihaz, hastane işletmeciliği ve dijital sağlık çözümleri farklı ekonomik dinamiklerle çalışır. İlaç üretiminde ruhsat süreçleri ve kur etkisi öne çıkarken, hastane işletmeciliğinde hasta sayısı, hizmet karması ve geri ödeme politikaları daha belirleyici olabilir. Yatırımcılar için bu alandaki en hassas konu düzenleme riskidir. Fiyat politikaları, kamu geri ödemeleri ve ürün onay süreçleri gelir görünümünü kısa sürede değiştirebilir. Buna rağmen yerli üretim, ihracat ve yüksek katma değerli medikal teknoloji yatırımları sağlık sektörünün stratejik niteliğini artırıyor. Haber akışını yatırım teziyle ayırmak gerekiyor Sektörel haber yoğunluğu her zaman yatırım fırsatına işaret etmez. Yeni tesis açılışı, iş birliği duyurusu veya yüksek hedef açıklaması, ancak finansal ve operasyonel verilerle destekleniyorsa anlamlıdır. Yatırımcıların önce haberin şirket gelirine, maliyetine, kapasitesine ya da rekabet gücüne somut etkisini sorması gerekir. Bu noktada üç veri grubunu birlikte okumak faydalıdır: Makro göstergeler sektörün genel yönünü gösterir; şirket finansalları uygulama gücünü ortaya koyar; yönetim açıklamaları ise stratejinin zamanlamasına dair fikir verir. Kapsül Haber Ajansı'nın sektör odaklı haber akışı da bu bağlamı kurmak isteyen profesyoneller için şirket gelişmelerini, kamu politikalarını ve dönüşen pazarları aynı çerçevede takip etme imkânı sunar. Takip listesi oluştururken denge aranmalı Sadece yükseliş potansiyeli görülen alanlara odaklanmak, portföyü aynı ekonomik riske bağımlı hale getirebilir. Enerji ve sanayi yatırımları emtia ile faiz hareketlerine daha duyarlı olabilirken, yazılım ve sağlık farklı büyüme dinamikleri sunabilir. Bununla birlikte çeşitlendirme, rastgele sayıda sektöre dağılmak anlamına gelmez; yatırımcının risk iştahı, vadesi ve likidite ihtiyacıyla uyumlu bir izleme çerçevesi kurması gerekir. Her sektör için birkaç temel gösterge belirlemek, gündemi filtrelemeyi kolaylaştırır. Enerjide üretim kapasitesi ve fiyatlar; lojistikte hacim ve navlunlar; yazılımda müşteri kazanımı ve tekrar eden gelir; tarımda rekolte ve girdi maliyetleri düzenli olarak izlenebilir. Böylece günlük haber akışı, karar sürecini dağıtan bir gürültü olmaktan çıkar ve daha isabetli sorular üretir. Piyasalarda kalıcı avantaj, her yeni temaya en önce yönelmekten çok, sektörün değer yaratma mekanizmasını doğru zamanda ve doğru verilerle anlayabilmekten doğar. Bu nedenle takip edilen her başlık için büyümenin kaynağını, riskin sınırını ve şirketin bu denklemin neresinde durduğunu yeniden sormak, daha sağlıklı kararların başlangıcıdır.

Şirket Başarı Hikayesi Yazımı Nasıl Yapılır? Haber

Şirket Başarı Hikayesi Yazımı Nasıl Yapılır?

Bir şirketin yeni tesisi, ihracat rekoru ya da teknoloji yatırımı tek başına haber değeri yaratmaz. Asıl farkı, bu gelişmenin hangi ihtiyaca yanıt verdiği, neyi değiştirdiği ve somut olarak nasıl sonuç ürettiği belirler. Şirket başarı hikayesi yazımı, kurumsal övgüyü tekrarlamak yerine bu dönüşümü doğrulanabilir verilerle görünür kılma işidir. İyi yazılmış bir başarı hikâyesi; iletişim ekipleri için itibar aracı, yöneticiler için stratejik anlatı, medya için ise kullanılabilir içerik kaynağıdır. Ancak abartılı sıfatlar, belirsiz rakamlar ve yalnızca şirket yöneticilerinin görüşlerine dayanan metinler beklenen etkiyi üretmez. Özellikle savunma, enerji, lojistik, yapay zekâ, tarım ve sanayi gibi yüksek uzmanlık gerektiren alanlarda güvenilirlik, anlatının kendisinden önce gelir. Şirket başarı hikâyesi neden stratejik bir içeriktir? Başarı hikâyesi, bir kurumun “ne yaptığı” sorusundan çok “neden anlamlı olduğu” sorusuna yanıt verir. Yeni bir üretim hattı kurmak, dijital dönüşüm projesi başlatmak veya sürdürülebilirlik hedefi açıklamak önemlidir. Fakat okuyucunun dikkatini çeken; bu adımın maliyetleri azaltıp azaltmadığı, kapasiteyi artırıp artırmadığı, istihdama katkısı, tedarik zincirine etkisi ve sektör için taşıdığı örnek değerdir. Bu nedenle metin, reklam dili ile haber dili arasındaki dengeyi korumalıdır. Reklam dili markanın vaatlerini öne çıkarır; haber dili ise iddiayı olay, veri, kaynak ve bağlamla sınar. Kurumsal başarı hikâyesi bu iki alanın kesişiminde yer alır: Kurumun hedefini açıkça anlatır, ancak iddiasını okuyucunun güvenebileceği kanıtlarla destekler. Doğru kurgulandığında bu içerik yalnızca şirketin görünürlüğünü artırmaz. Yatırımcıların, iş ortaklarının, potansiyel çalışanların ve sektör paydaşlarının kurumun yetkinliğine ilişkin algısını da etkiler. Özellikle uzun satış döngülerinin bulunduğu B2B pazarlarda, görünür ve inandırıcı başarı örnekleri karar sürecine dolaylı fakat güçlü katkı sunar. Şirket başarı hikâyesi yazımında başlangıç noktası: Değişimi bulmak Her kurumsal gelişme başarı hikâyesine dönüşmeyebilir. Haberleştirilmeye değer bir hikâyede başlangıç durumu, müdahale ve sonuç arasında net bir ilişki kurulmalıdır. Örneğin bir lojistik şirketinin “dijitalleştiği” bilgisi tek başına sınırlıdır. Filoya eklenen yapay zekâ tabanlı rota optimizasyonunun teslimat süresini yüzde 18 kısalttığı, yakıt tüketimini düşürdüğü ve müşteri deneyimini iyileştirdiği bilgisi ise anlatıya somut bir omurga kazandırır. İlk aşamada iletişim ekibinin şu soruya açık yanıt vermesi gerekir: Bu kurum, hangi sorunu diğerlerinden daha iyi çözdü? Yanıt “büyüdük” ya da “lider olduk” gibi genel ifadelerden ibaretse metin henüz hazır değildir. Sorunun niteliği, uygulanan yöntem, karşılaşılan zorluk ve ölçülebilir sonuç ayrıştırılmalıdır. Başarı, her zaman finansal büyüme anlamına da gelmez. Bir enerji şirketinin şebeke güvenliğini artırması, bir tarım girişiminin su kullanımını azaltması, bir savunma sanayii şirketinin kritik bileşenlerde yerlilik oranını yükseltmesi veya bir üreticinin kadın istihdamını kalıcı biçimde artırması da güçlü başarı çerçeveleri sunabilir. Burada belirleyici olan, etkinin gerçek, açıklanabilir ve mümkünse karşılaştırılabilir olmasıdır. Veriyi hikâyenin süsü değil, ispatı olarak kullanın Rakamlar metni ikna edici hale getirir; ancak bağlamdan kopuk sayılar ters etki yaratabilir. “Yüzde 300 büyüme” ifadesi dikkat çekicidir, fakat bu artışın hangi dönemde, hangi baz üzerinden ve hangi iş kolunda gerçekleştiği belirtilmedikçe okuyucu için eksik kalır. Sağlıklı bir veri setinde başlangıç tarihi, karşılaştırma dönemi ve ölçüm yöntemi bulunur. Gelir artışı veriliyorsa enflasyon, kur etkisi veya yeni satın alma gibi sonuç üzerinde etkili olabilecek unsurlar gerektiğinde açıklanmalıdır. Karbon emisyonunda azalma iddiası varsa, bunun mutlak emisyon mu yoksa üretim başına yoğunluk mu olduğu netleştirilmelidir. Özellikle aşağıdaki dört veri türü, şirket başarı hikâyelerini güçlendirir: Operasyonel sonuçlar: Kapasite, teslimat süresi, verimlilik, hata oranı ve üretim miktarı. Finansal sonuçlar: İhracat, yatırım tutarı, ciro, maliyet avantajı ve yeni pazar geliri. İnsan etkisi: İstihdam, çalışan bağlılığı, eğitim saati, kadın ve genç istihdamı. Sektörel etki: Yerlileşme, tedarikçi gelişimi, çevresel fayda, teknoloji transferi ve müşteri kazanımı. Her başarı hikâyesinde bu başlıkların tamamının bulunması gerekmez. Hatta çok sayıda veri, ana fikri dağıtabilir. En doğru yaklaşım, hikâyenin merkezindeki değişimi kanıtlayan iki ya da üç güçlü göstergeyi seçmektir. Güçlü anlatı için insan unsurunu ihmal etmeyin Kurumsal metinlerin sık düştüğü hata, projeyi yalnızca şirket adı ve yönetim kurulu düzeyinde anlatmaktır. Oysa dönüşümün sahadaki karşılığı, hikâyeye hem inandırıcılık hem de ritim kazandırır. Bir fabrika müdürünün üretim darboğazını nasıl gördüğü, veri analistinin hangi problemi çözdüğü veya çiftçinin yeni uygulamadan nasıl yararlandığı, soyut başarıyı somut hale getirir. Bu noktada röportajlar işlevseldir. Ancak alıntılar uzun, genel ve övgü dolu olmamalıdır. “Sektörde öncü konumumuzu güçlendirdik” yerine, “Yeni hat sayesinde aynı vardiyada daha fazla üretim yaparken kalite kontrol süremizi kısalttık” gibi deneyime dayalı ifadeler tercih edilmelidir. Yönetici görüşü yine de gereklidir; çünkü projenin şirket stratejisindeki yerini açıklar. İdeal denge, üst yönetimin yönü tarif ettiği, operasyon ekibinin uygulamayı anlattığı ve mümkün olduğunda müşteri veya bağımsız paydaşın sonucu doğruladığı içerik yapısıdır. Haber değeri taşıyan kurgu nasıl kurulmalı? Başarı hikâyesinin ilk paragrafı, şirketin kuruluş tarihini ya da genel faaliyet alanını anlatmakla başlamamalıdır. Okuyucu önce gelişmeyi, sonucu veya sektör açısından kritik olan kırılmayı görmelidir. Kurum bilgisi daha sonra, hikâyeyi anlamayı kolaylaştıracak ölçüde verilmelidir. Etkili bir kurgu çoğunlukla dört bölümde ilerler. İlk bölümde gelişme ve en güçlü sonuç açıklanır. İkinci bölüm, başlangıçtaki sorunu veya pazar ihtiyacını tanımlar. Üçüncü bölümde şirketin çözümü, yatırım modeli ve uygulama süreci aktarılır. Son bölüm ise etkinin sınırlarını, gelecek adımlarını ve sektörel karşılığını ele alır. Bu yapı, metni bir başarı ilanından çıkarıp kurumsal vaka anlatısına dönüştürür. Örneğin yapay zekâ uygulaması anlatılırken yalnızca kullanılan platformdan söz etmek yeterli değildir. Veri güvenliği nasıl sağlandı, çalışanlar yeni sisteme nasıl adapte oldu, model hangi süreçlerde karar destek sundu ve insan kontrolü hangi aşamada korundu? Bu sorular, özellikle teknoloji odaklı içeriklerde güven duygusunu belirler. Abartıdan kaçınmak neden daha fazla etki yaratır? “İlk”, “tek”, “en büyük”, “devrim niteliğinde” gibi ifadeler doğrulanmadığında metnin güvenilirliğini hızla aşındırır. Bu tür iddialar kullanılacaksa coğrafi kapsamı, tarihi ve ölçütü belirtilmelidir. “Türkiye’nin ilk” ifadesi yerine, “Şirketin açıklamasına göre Türkiye’de bu kapsamda ilk uygulamalardan biri” demek bazı durumlarda daha doğru ve savunulabilir olabilir. Başarı hikâyesi aynı zamanda zorlukları bütünüyle saklamamalıdır. Bir yatırımın gecikmesi, üretim sürecinde yaşanan uyum sorunu veya pazar koşullarındaki belirsizlik, doğru çerçevelendiğinde metni zayıflatmaz. Tersine, kurumun problem çözme kapasitesini gösterir. Elbette ticari sırlar ve hukuki hassasiyetler korunmalıdır; fakat kusursuzluk iddiası yerine öğrenme ve gelişim çizgisi, profesyonel okuyucu için daha ikna edicidir. Yayın öncesi editoryal kontrol Metin tamamlandığında iletişim onayı ile editoryal kalite kontrolü ayrıştırılmalıdır. İletişim ekibi marka doğruluğunu, hukuk birimi iddiaların güvenliğini, konu uzmanları teknik bilgilerin tutarlılığını kontrol eder. Editoryal göz ise başlığın haberi taşıyıp taşımadığını, verilerin anlaşılır olup olmadığını ve metnin dışarıdan bir okuyucu için gerçekten anlam ifade edip etmediğini değerlendirir. Bu süreçte fotoğraf, video, infografik ve yönetici röportajı gibi destekleyici materyaller de planlanmalıdır. Ancak görsel zenginlik, belgesiz iddiaların yerine geçmez. Yayına hazır içerik, farklı dijital mecralarda kullanılabilecek kadar açık; sektör yayınlarının editoryal standardını karşılayacak kadar da kanıta dayalı olmalıdır. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel yayın akışında değer kazanan içerikler, yalnızca kurumun ne söylediğini değil, gelişmenin ekonomi ve sektör ekosistemi için ne ifade ettiğini de ortaya koyar. Başarıyı görünür kılmanın en güvenli yolu, büyük sözler vermek değil; değişimi doğru tanımlamak, veriyi açık sunmak ve okuyucuya kendi değerlendirmesini yapabileceği sağlam zemini bırakmaktır.

İzmir İle Erbaa Arasındaki Dostluk Köprüsü Büyüyecek Haber

İzmir İle Erbaa Arasındaki Dostluk Köprüsü Büyüyecek

Çocukluk yıllarından izler taşıyan Erbaa’ya yeniden gelmenin kendisini duygulandırdığını belirten Tugay, festivalin kentler arasındaki dostluğu güçlendirdiğini vurgulayarak, “Bu köprü gelişsin, büyüsün” mesajını verdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tokat Erbaa Belediyesi tarafından bu yıl 23'üncüsü düzenlenen Uluslararası Geleneksel ve Kültürel Erbaa Yaprak Festivali'ne katıldı. Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl'ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen festival, gastronomi, kültür ve sanat etkinlikleriyle binlerce ziyaretçiyi Tokat'ın Erbaa ilçesinde buluşturdu. Belediye Havuzu önünden kortej eşliğinde başlayan yürüyüş, Erbaa Hükümet Konağı önündeki festival alanında sona erdi. Tokatlıların davetini geri çevirmedi Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, etkinlik öncesi Tarihi Taş ve Deveciler hanlarını ziyaret etti. Sulu Sokak'ta esnaf ve yurttaşlarla sohbet etti. Festival alanındaki törende konuşan Başkan Tugay, Anadolu'nun kültürel mirasının yaşatılmasına katkı sunan bu tür organizasyonların kentler arasındaki dostluk ve dayanışmayı güçlendirdiğini vurguladı. Festivale katılma nedenini de açıklayan Başkan Tugay, şunları söyledi: “İzmir'de 80 bin Tokatlı yaşıyor. Anladığım kadarıyla bunların yarısı Erbaalı. Bana, ‘Türkiye'nin pek çok yerine gittiniz, birçok kentte bulundunuz ama Erbaa'ya gelmediniz. Hazır böyle bir festival de varken lütfen gelin, bizler de size eşlik edelim’ dediler. Bugün İzmir'den gelen Erbaalı hemşehrilerimizle birlikte aranızdayım. Burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.” “Beni çok duygulandırdı” Erbaa'da bulunmasının bir başka önemli nedenini de paylaşan Başkan Tugay, Fransızca öğretmeni olan babasının 1971 yılında Erbaa Lisesi'ne atandığını ve bir süre burada görev yaptığını anlattı. O dönemde 4 yaşında olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Ömrümün kısa da olsa bir bölümü Erbaa'da geçti. Aradan geçen bunca yılın ardından Erbaa'nın havasını yeniden solumak ve hatırlayabildiğim kadarıyla çocukluk anılarımı yeniden canlandırmak beni gerçekten çok duygulandırdı. Kendimi Erbaa'nın hemşehrilerinden biri sayıyorum” dedi. “Aramızda kurulan bu köprü büyüsün” Kendisini Tokat'a davet edenlere teşekkür eden Başkan Tugay, şunları söyledi: “Sizlere İzmir'den, İzmir'in güzel insanlarından içten sevgi ve selam getirdim. Aynı zamanda hemşehriniz, Erbaalı ve üç dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu'nun da sevgi ve selamlarını ilettim. Burada geçirdiğim her an, öğrendiğim her şey Erbaa'ya duyduğum sevgi ve saygıyı daha da artırdı. Bu nedenle, Türkiye'nin iki farklı ucunda yaşıyor olsak da Allah nasip ederse önümüzdeki yıl düzenlenecek festivalde daha fazla İzmirliyle birlikte yeniden burada olmayı yürekten diliyorum. Festival iyiliklere, güzelliklere ve dostluklara vesile olsun. Aramızda kurulan bu köprü de gelişsin, büyüsün.” “Amacımız yalnızca bir festival düzenlemek değil” Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl ise festivale katılmak için Türkiye'nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen konukları kentte ağırlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Karagöl, “23’üncüsünü düzenlediğimiz Uluslararası Erbaa Yaprak Festivali, sadece bir etkinlik değil; toprağın emeğe, emeğin değere, değerin ise bir marka şehre dönüştüğü büyük bir başarı hikayesidir. Aylar süren yoğun hazırlıkların ardından bugün burada bir araya geldik. Çünkü amacımız yalnızca bir festival düzenlemek değil; Erbaa’nın üretimini, kültürünü, gastronomisini ve misafirperverliğini ülkemizin sınırlarının ötesine taşıma gayretidir” dedi. “Yaprak bir şehir kimliğinin, emeğinin ve başarısının simgesidir” İlçenin bereketli topraklarında yetişen Erbaa Narince Bağ Yaprağı sayesinde bugün yaprak üretiminde Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olmayı başardıklarının altını çizen Karagöl, “Erbaa Yaprağı artık sadece sofraların değil, bir şehir kimliğinin, emeğinin ve başarısının simgesidir. Bizim için yaprak yalnızca bir tarım ürünü değil. Yaprak; sabahın ilk ışığında bağa giden üreticimizin alın teri, evine katkı sağlayan annelerimizin emeğidir. Yaprak; nesilden nesile aktarılan kıymetli miraslardan biridir. Narince Bağ Yaprağı Erbaa'nın dünyaya açılan kapısıdır. Erbaa; tarımıyla, sanayisiyle, eğitimiyle, gençliğiyle geleceğe emin adımlarla yürüyen bir vizyonun adıdır” diye konuştu. Konuşmaların ardından 10 farklı ülkeden gelen halk dansları topluluklarının gösterileri, izleyicilerden büyük beğeni topladı. 100 bin 60 baklalı dev yaprak dolma pişirildi Festivalde Erbaa’nın coğrafi işaretli Narince bağ yaprağından hazırlanan 100 bin 60 baklalı dev yaprak dolma pişirildi. Büyük ilgi gören etkinlikte dev kazanın başına geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile protokol üyeleri, o muhteşem anın heyecanını hep birlikte yaşadı.17-26 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen festival kapsamında kurulan stantlarda Erbaa'nın yöresel ürünleri, el emeği göz nuru çalışmalar ve yöresel lezzetler ziyaretçilerle buluştu. Festivalin ana etkinlikleri ise 24 Temmuz'da başladı. Bu kapsamda Erbaa'nın zengin mutfak kültürü, Türkiye'nin önde gelen şeflerinin katılımıyla düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle tanıtıldı. Festivalde Ayvaz Akbacak, Eyüp Kemal Sevinç, Elif Korkmazel, Rafet İnce, Esra Tokelli, Hatice Nur Ege, Eren Kaşıkçı ve Şükran Kaymak; gastronomi gösterileri ve özel sunumlarıyla ziyaretçilere unutulmaz deneyimler yaşattı. Sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan dijital içerik üreticileri de festival kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Lezzetormanda Murat Pala, Tokatadair Süleyman Üzümcü, Antalya Gurmesi Murat Atay, Gezginçoban Mehmet Çoban, Biryemekiste Suat Durmuş, Ayhan Mortepe, Gezginparpali Şennur Enginler ve Favori Mekanlar Esra Tapar, festival boyunca Erbaa'nın kültürel ve gastronomik değerlerini takipçileriyle paylaştı. Gündüz saatlerinde gastronomi etkinlikleriyle renklenen festival, akşam konserleriyle de büyük coşkuya sahne oldu. DJ Erdem Kınay ve Kıraç'ın sahne aldığı etkinliklerde katılımcılar müzik dolu anlar yaşadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı Haber

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı

Matlı Şirketler Grubu, üretim ve marka yönetimindeki deneyimini hizmet alanına taşıyan yeni yatırımını tamamlayarak Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı. İzmir–İstanbul Otoyolu’nun her iki yönünde konumlanan tesis; Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u aynı yapı içinde tüketiciyle buluştururken istihdam ve bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, grubun üretim kapasitesini doğrudan tüketiciyle buluştururken Yörsan’ın yatırım ve hizmet alanlarıyla desteklenen gelişim sürecine de yeni bir halka ekliyor. Tesisle birlikte Matlı Şirketler Grubu bünyesindeki markalar, yolculuk ve gastronomi deneyiminin parçası olarak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşacak. Tarım, gıda ve hizmet aynı yatırımda buluştu Otoyolun iki yönünde karşılıklı olarak konumlanan ve iki ayrı bloktan oluşan tesis, toplam 5 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Restoran, kafe, market ve şarküteri alanlarının yanı sıra akaryakıt istasyonu, elektrikli araç şarj üniteleri ve geniş otopark kapasitesi bulunan tesis, 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Bebek bakım odaları, çocuk oyun alanı, aile tuvaletleri ve mescit gibi bölümlerle farklı ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan tesis, bireysel yolculardan ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine konforlu bir mola imkânı sunuyor. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’un aynı yatırım içerisinde yer alması, Matlı Şirketler Grubu’nun üretimden markalaşmaya ve tüketiciyle doğrudan temasa uzanan yönetim yaklaşımını yansıtıyor. Tesisin gastronomi konsepti ve menü yapılanması ise Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlandı. Yörsan’ın gelişim sürecine yeni yatırım Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Yörsan’ın yalnızca mevcut ürün ve pazarlarını koruyan değil, yeni yatırım alanlarıyla gelişimini sürdüren bir marka olarak konumunu destekliyor. Yörsan’ın köklü marka birikimi; Matlı Şirketler Grubu’nun üretim kapasitesi, dağıtım deneyimi ve tüketici beklentilerini izleyen hizmet yaklaşımıyla bir araya getiriliyor. Böylece Yörsan, geleneksel ürün gücünü farklı tüketim alanlarına taşıyarak tüketiciyle temas noktalarını artırıyor. Özer Matlı: “Bir yatırımın gerçek değeri oluşturduğu ekonomik etkiyle ölçülür” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin grubun yatırım anlayışını somut biçimde yansıttığını belirtti. Özer Matlı, yatırıma ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bir yatırımın gerçek değeri yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil; oluşturduğu istihdam, geliştirdiği markalar, genişlettiği tedarik ağı ve bulunduğu bölgeye kazandırdığı ekonomik hareketlilikle ölçülür. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni de bu anlayışla tamamlayarak hizmete açtık.” “Matlı Şirketler Grubu olarak tarım, gıda, üretim, marka yönetimi, perakende ve hizmet alanlarındaki birikimimizi aynı yatırım içerisinde buluşturduk. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u doğrudan tüketiciyle temas eden bir yapıya taşıdık. Böylece ürettiğimiz değeri yalnızca ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmet ve deneyimle de tüketicilerimize ulaştırıyoruz.” “Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlanan gastronomi konsepti, grubumuzun üretim birikimini nitelikli bir hizmet deneyimiyle buluşturdu. Bu çalışma sayesinde markalarımızın sahip olduğu kalite yaklaşımını, yolculuk sırasında tüketicinin doğrudan deneyimleyebileceği bir yapıya dönüştürdük.” “Yörsan’ı yalnızca sahip olduğumuz köklü bir marka olarak görmüyoruz. Yörsan’ın üretim, dağıtım, perakende ve hizmet alanlarında yeni yatırımlarla gelişmesini sağlıyoruz. Saruhanlı yatırımımız da markamızın tüketiciyle daha fazla noktada buluşmasını sağlayan bu sürecin önemli adımlarından biridir.” “Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede yalnızca yatırım yapan değil; o bölgenin üretimine, istihdamına ve ticaretine değer katan bir yapı kurmayı önemsiyoruz. Saruhanlı’da tamamladığımız bu yatırımın Manisa ekonomisine, yerel tedarikçilere ve çevredeki hizmet sektörlerine kalıcı katkı sağlamasını amaçlıyoruz.” Bölgesel ekonomiye yeni hareket alanı Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin doğrudan oluşturacağı istihdamın yanı sıra yerel tedarik, lojistik, bakım ve hizmet faaliyetleri üzerinden Saruhanlı ve Manisa ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. İzmir ile İstanbul arasındaki yoğun yolcu hareketliliğini bölgesel ekonomik değere dönüştürecek tesis, Matlı Şirketler Grubu’nun markalarını yeni tüketici temas noktalarına taşırken, çevredeki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine de katkıda bulunacak. Tesis bünyesinde yer alan TotalEnergies akaryakıt istasyonu ve elektrikli araç şarj altyapısı da yolcuların enerji ve mobilite ihtiyaçlarına aynı noktadan cevap verecek. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Matlı Şirketler Grubu’nun üretim gücünü markalaşma, hizmet, istihdam ve bölgesel ekonomik değerle birleştiren yatırım anlayışının yeni bir örneği olarak faaliyet gösterecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 NİLBEL Leylek Kafe & Restoran açıldı Haber

 NİLBEL Leylek Kafe & Restoran açıldı

Nilüfer Belediyesi, kentin doğal ve kültürel potansiyelini öne çıkaracak projelerine bir yenisini daha ekledi. Fadıllı Mahallesi’nde faaliyete geçirilen NİLBEL Leylek Kafe & Restoran’ın resmi açılışı, kent protokolü ve mahalle sakinlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış töreni öncesinde Nilüfer Belediye Meclis Üyelerine tesiste bir kahvaltı organizasyonu düzenlendi. Kahvaltıda, Nilüfer’in kadın dernekleri tarafından üretilen ve NİLKOOP aracılığıyla tedarik edilen yerel ürünler sunuldu. Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, NİLBEL Başkanı Faruk Baykal, NİLKOOP Başkanı Resul Tarman, Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez, muhtarlar, kadın derneklerinin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. “TARIM VE TURİZMLE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR HAYAT MÜMKÜN” Açılış konuşmasında bölgenin sunduğu imkanlara dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tesisin hayata geçirilmesinde emeği olanlara teşekkür etti. Bölge için “2 T” olarak tanımladığı tarım ve turizm odaklı bir kalkınma modeli benimsediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’in bu güzellikleri ne yazık ki yeterince tanınmıyor. Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy hattını bir bütün olarak değerlendiriyoruz. Gölyazı’ya gelen ancak farklı bir güzergah arayan ziyaretçiler için bir alternatif oluşturmak istiyoruz. Bu kapsamda buraya bir yüzer iskele yapmayı planlıyoruz. İnsanlar ister buraya gelip kahvaltısını yapıp Gölyazı’ya geçebilecek ister gezisini tamamlayıp buradan faydalanabilecek” dedi. Tesisin resmi açılışı yapılmadan önce dahi hafta sonları yoğun ilgi gördüğünü belirten Başkan Şadi Özdemir; bölgeye bir karavan parkı kazandırmayı, Ayvaini Mağarası’nı turizme güvenle açmak için gerekli altyapıyı tamamlamayı ve uygun bir noktada seyir tepesi oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Törende konuşan Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez ise tesisin mahalle için önemli bir kazanım olduğunu belirterek Nilüfer Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi. Heyet, açılışın ardından NİLBEL Leylek Kafe & Restoran’ı gezerek incelemelerde bulundu. NİLBEL Leylek Kafe & Restoran, pazartesi günleri hariç haftanın her günü 09.00 ile 18.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Tesis, hafta sonları 21.00’e kadar açık oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hepa Türkiye Desteğiyle, Macaristan - Türkiye İş Birliklerinde Hasat Zamanı Haber

Hepa Türkiye Desteğiyle, Macaristan - Türkiye İş Birliklerinde Hasat Zamanı

HEPA Türkiye'nin katkılarıyla hayata geçirilen iki yeni proje, tarım ve havacılık alanlarında Türkiye ile Macaristan arasındaki iş birliğinin somut çıktıları olarak öne çıkıyor. Macaristan'ın yüksek verimli buğday tohumları Türkiye'de üretime kazandırılırken, Macar teknolojisiyle geliştirilen Airbus A320 uçuş simülatörü İstanbul'daki AFA Flight Academy'de havayolu pilotlarının eğitimine katkı sağlayacak. Macar Tohumları Türkiye Toprağına Uyum Sağladı Macaristan'ın köklü tohumculuk şirketlerinden Istroseed ile Türkiye’nin özel ürünleriyle sektörde öne çıkan markası Ayan Tohumculuk arasında kurulan iş birliği kapsamında önemli bir aşama kaydedildi. Istroseed'e ait iki farklı buğday çeşidi için Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı'na tescil ve ön üretim izni başvuruları tamamlandı. Çoğaltma çalışmalarının başarıyla sürdürdüğü projede , şimdiden her bir çeşitte yaklaşık 120 dönümlük üretim alanına ulaşıldı. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitesinin katlanarak artması hedeflenirken, HEPA Türkiye ve Istroseed yetkililerinin gerçekleştirdiği saha ziyaretleri de, tohumların Türkiye'nin iklim ve toprak koşullarına uyum sağladığını ortaya koydu. Elde edilen yüksek verim ve olumlu sonuçların, iki ülke arasındaki tarımsal ticareti çok daha ileri bir noktaya taşıması bekleniyor. Simnest Airbus A320 Simülatörü, Türk Pilotlarını Eğitecek HEPA Türkiye’nin katkı sunduğu bir diğer önemli iş birliği ise havacılık sektöründe hayata geçiriliyor. Havacılık sektöründe de teknoloji transferi odaklı bir adım atıldı. Macaristan merkezli Simnest tarafından geliştirilen ve yüksek teknolojisiyle öne çıkan Airbus A320 uçuş simülatörü, Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk satış kapsamında İstanbul’daki AFA Flight Academy’ye teslim ediliyor. Kurulumu kısa sürede tamamlanacak olan simülatör, havayolu pilotlarının simülasyon eğitimlerinde aktif rol oynayacak. Türkiye ile Macaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirme vizyonuyla hareket eden HEPA Türkiye, hayata geçirdiği bu stratejik iş birlikleriyleiki ülke arasındaki ticaret hacminin artışına yön vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Efor Yatırım ve Efor Gübre’den İSO İkinci 500’de Çifte Başarı Haber

Efor Yatırım ve Efor Gübre’den İSO İkinci 500’de Çifte Başarı

İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmaları arasında yer alan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” sonuçları açıklandı. Araştırmada, Efor Yatırım geçen yılın ardından listede yer alma başarısını 284’üncü sıra ve 173 basamaklık yükselişle sürdürürken, bağlı ortaklığı Efor Gübre de bu yıl ilk kez listeye girdi. Bu sonuç, Efor Yatırım ve bağlı ortaklığı Efor Gübre’nin üretim ve sanayi alanındaki performansını bir kez daha ortaya koydu. Enerji, tarım, gıda ve sanayi alanlarında faaliyetlerini sürdüren Efor Yatırım ve bağlı ortaklığı Efor Gübre; üretim kapasitesi, tedarik gücü, lojistik kabiliyeti ve katma değerli ürün yaklaşımıyla Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Efor Yatırım’ın listede yükselmesi ve Efor Gübre’nin ilk kez listeye dahil olması, entegre büyüme modelinin sanayi performansına yansıması açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. “Üretim gücümüzü Türkiye ekonomisi için değere dönüştürüyoruz” Efor Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkuş, İSO İkinci 500 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Efor Yatırım ve Efor Gübre olarak büyüme yolculuğumuzu yalnızca finansal göstergelerle değil; üretim, istihdam, yatırım ve ülkemize sağladığımız katma değerle ele alıyoruz. İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasında Efor Yatırım’ın yükselişini sürdürmesi ve Efor Gübre’nin bu yıl ilk kez listeye dahil olması, bu yaklaşımımızın somut bir sonucudur. Tarımdan sanayiye, gıdadan enerjiye uzanan faaliyet alanlarımızda daha verimli, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapı kurmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde de üretim gücümüzü Türkiye ekonomisi için değere dönüştürmeye devam edeceğiz.” Tarım ve sanayide verimlilik odaklı büyüme Bu yıl ilk kez İSO İkinci 500 listesine dahil olan Efor Gübre, gübre sektöründe verimlilik, sürdürülebilirlik ve etkin tedarik yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı listesinde 34’üncü sırada yer alan Efor Gübre, tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığı bir dönemde, çiftçinin ihtiyaçlarına yanıt veren ürün ve hizmet yapısıyla tarımsal değer zincirine katkı sunuyor. Sanayi, üretim ve yatırım odaklı büyüme stratejisinin önemli taşıyıcılarından Efor Yatırım ise İSO İkinci 500’de 284’üncü sıraya yükselirken, gıda ürünleri imalatı sektör kategorisinde 66’ncı oldu. Efor Yatırım ve Efor Gübre, sürdürülebilir büyüme, güçlü tedarik yapısı, verimlilik odaklı üretim anlayışı ve katma değerli ürün yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ataevler Kapalı Pazar Alanı hizmete açıldı Haber

Ataevler Kapalı Pazar Alanı hizmete açıldı

Nilüfer Belediyesi, Ataevler Mahallesi’nde yapımı tamamlanan kapalı pazar alanını törenle hizmete açtı. Açılış törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş, Bursa Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı. GÖREVE GELDİKTEN SONRA AÇILAN 4. KAPALI PAZAR ALANI Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Ataevler Kapalı Pazar Alanı’nın göreve geldikleri günden bu yana açtıkları dördüncü kapalı pazar alanı olduğunu söyledi. Hedeflerinin ilçedeki tüm pazar alanlarını kapalı hale getirmek olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, yakın zamanda devreye alınacak yeni pazar alanlarının yanı sıra mevcut alanlarda da iyileştirme çalışmaları yapılacağını ifade etti. Ataevler Kapalı Pazar Alanı’nın aynı zamanda bir cazibe merkezi olacağını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Burada insanlar vakit geçirebilecek, eğlenecek, alışveriş yapacak. Burası 5 bin 416 metrekare taban alanına sahip, kapalı pazar alanıyla birlikte ücretsiz kapalı otoparkı da olan bir mekan. Dolayısıyla bölgedeki otopark ihtiyacına da bir nebze olsun cevap vermiş olacak” dedi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR’DEN DOĞA VE TARIM VURGUSU Konuşmasında tarımın önemine de değinen Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in yüzde 75’inin tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu hatırlattı. Üreticilerin tarımdan vazgeçmemesi için kırsalda hayatı sürdürülebilir kılmak gerektiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, üreticileri kooperatifler çatısı altında bir araya getirdiklerini, ürünlerine satın alma güvencesi verdiklerini ve bu ürünlerin satılabileceği mekanizmalar oluşturduklarını anlatarak, “Tarımın desteklenmesi gerekiyor. Burada üretilmiş güzel ürünleri çocuklarımız, torunlarımız ve onların torunları da yiyebilsin istiyoruz” diye konuştu. Kayapa’da yapılmak istenen katı atık tesisine de değinen Başkan Şadi Özdemir, “Her şeyi her yere yapabilirsiniz ama verimli topraklarınızı ve ormanlarınızı korumazsanız hayatınız olmaz. Nilüfer’in geleceğini yok etmeyin” çağrısında bulundu. “HAYATI KOLAYLAŞTIRAN BİR MERKEZ” Törende konuşan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, pazar yerlerinin tarih boyunca sosyal yaşamın kurulduğu merkezler olduğunu belirterek, “Bugün sadece bir pazar yeri değil, çok anlamlı bir cazibe merkezinin, bir yaşam merkezinin hayata geçirildiğini hep birlikte görüyoruz. Emeği geçen başta Belediye Başkanımız ve yöneticilerimize yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Bursa Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu da pazarcı esnafının üretici ile tüketici arasında köprü kuran önemli bir hizmet olduğuna değinerek, “Böyle modern kapalı pazar alanları hem esnafımızın daha sağlıklı koşullarda çalışmasına hem de vatandaşlarımızın daha konforlu bir ortamda alışveriş yapmasına büyük katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Aksu, bu hizmetin hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı esnaf adına Başkan Şadi Özdemir’e teşekkür etti. “YAŞAYAN BİR MERKEZ HALİNE GELECEK” Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş ise kapalı pazar alanının mahallenin yıllardır beklediği önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, “Mahalle halkımız bundan sonra yazın sıcağından, kışın yağmurundan etkilenmeden daha modern, daha güvenli ve daha konforlu bir ortamda alışveriş yapacak” diye konuştu. Alanı sadece haftada bir gün kullanılan bir yer değil, yaşayan bir sosyal merkeze dönüştürmek istediklerini belirten Güneş, burada bir sanat sokağı kurmayı ve haftanın bir gününü “Kadın Emeği Pazarı” olarak değerlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Konuşmaların ardından Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş, günün anısına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e hediye takdim etti. Protokol üyeleri ve vatandaşlar tarafından kesilen açılış kurdelesinin ardından, Başkan Şadi Özdemir ve beraberindeki heyet pazar alanını gezerek esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti. Açılış programı kapsamında ayrıca bölgede açılan stant ziyaret edilerek, “Nilüfer’e Çöplük İstemiyoruz Kampanyası”na Başkan Şadi Özdemir ve tüm katılımcılar imza atarak destek oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.