Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Tarım Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım Ekonomisi Haberleri Neden Kritik? Haber

Tarım Ekonomisi Haberleri Neden Kritik?

Bir ürünün tarladaki fiyatı ile market rafındaki etiketi arasındaki fark büyüdüğünde, mesele yalnızca gıda enflasyonu değildir. O anda konuşulan şey, üreticinin finansmana erişiminden sulama altyapısına, lojistik maliyetlerinden ihracat pazarlarına kadar uzanan geniş bir ekonomik zincirdir. Bu nedenle tarım ekonomisi haberleri, sadece çiftçinin değil; yatırımcının, sanayicinin, perakendecinin, ihracatçının ve kamu kurumlarının aynı anda takip etmesi gereken stratejik bir veri alanına dönüşmüş durumda. Tarım, uzun süre kamuoyunda mevsimsel gelişmeler veya rekolte haberleriyle sınırlı görüldü. Oysa bugün tablo çok daha karmaşık. Girdi fiyatlarındaki değişim, kur hareketleri, enerji maliyetleri, iklim kaynaklı verim dalgalanmaları ve dış ticaret kararları, tarımı doğrudan bir makroekonomi başlığı haline getiriyor. Bu yüzden sektöre ilişkin haber akışını okumak, yalnızca “ne oldu” sorusuna değil, “hangi etkiler zinciri oluşacak” sorusuna da yanıt aramayı gerektiriyor. Tarım ekonomisi haberleri neyi gerçekten anlatır? Tarım ekonomisi haberleri denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak hal fiyatları, destekleme ödemeleri veya hasat dönemleri gelir. Ancak profesyonel okur için esas değer, bu başlıkların arkasındaki ekonomik sinyallerdedir. Bir gübre fiyat artışı haberi, bir sonraki sezonda ekim deseninin değişebileceğini gösterir. Bir sulama yatırımı haberi, belirli bölgelerde üretim kapasitesinin yeniden şekillenebileceğine işaret eder. İhracat kısıtlaması ya da teşvik kararı ise yalnızca dış satımı değil, iç piyasa fiyat dengesini ve sanayi tedarikini de etkiler. Bu nedenle iyi bir haber akışı, tarımı yalnızca üretim faaliyeti olarak değil; finans, ticaret, enerji, lojistik ve kamu politikası ile birlikte ele almalıdır. Kurumsal karar vericiler açısından asıl fark burada ortaya çıkar. Çünkü tarımda görünen gelişme ile iş dünyasına yansıyan sonuç her zaman aynı anda ortaya çıkmaz. Bazen bir düzenlemenin etkisi aylar sonra hissedilir, bazen de iklim kaynaklı bir risk fiyatlamaya günler içinde yansır. Fiyat, maliyet ve marj üçgeni Sektörün haber değerini belirleyen en temel eksenlerden biri fiyat, maliyet ve marj ilişkisidir. Üretici fiyatları yükselirken tüketici fiyatları daha hızlı artıyorsa, aradaki zincirde ayrı bir verimsizlik veya maliyet baskısı aranır. Tersine, tüketici fiyatları görece durağan kalırken üretici gelirleri geriliyorsa, bu kez üretim sürdürülebilirliği tartışması öne çıkar. Tarım ekonomisinde tek başına fiyat artışı ya da düşüşü çoğu zaman yeterli bir gösterge değildir. Mazot, yem, gübre, elektrik, işçilik ve finansman maliyetleri birlikte okunmadığında haber eksik kalır. Özellikle sözleşmeli üretim, tarımsal sanayi entegrasyonu ve büyük alım zincirleri söz konusu olduğunda, marjın hangi halkada sıkıştığını görmek stratejik önem taşır. İş dünyası için bu alanın önemi daha da büyüktür. Gıda üreticileri, perakende şirketleri, lojistik firmaları ve tarım teknolojisi girişimleri için maliyet baskısının yönü, yatırım planlarını doğrudan etkiler. Bu yüzden sektörel haberlerde yüzeysel fiyat bilgisi yerine, maliyet yapısının bileşenlerini ve beklenti etkisini görmek gerekir. Politika kararları neden piyasadan daha hızlı okunmalı? Tarım sektörü, serbest piyasa dinamikleri kadar kamu politikalarıyla da şekillenir. Destekleme modelleri, ithalat vergileri, ihracat izinleri, kredi koşulları, sigorta düzenlemeleri ve su kullanımıyla ilgili kararlar, çoğu zaman fiyat hareketlerinden daha belirleyici olabilir. Bu nedenle tarım ekonomisi haberleri içinde mevzuat ve kamu açıklamaları ayrı bir ağırlık taşır. Buradaki kritik nokta, haberin sadece karar metnini aktarması değil, kararın olası etkilerini sınıflandırabilmesidir. Örneğin kısa vadede tüketici fiyatlarını dengelemek için alınan bir ithalat kararı, orta vadede yerli üretim motivasyonunu zayıflatabilir. Benzer şekilde yüksek destek açıklamaları ilk bakışta pozitif görünse de, ödeme takvimi ve erişim koşulları sorunluysa sahadaki etkisi sınırlı kalabilir. Profesyonel okur açısından değerli olan haber, bu tür trade-off'ları görünür kılan haberdir. Çünkü tarımda her politika hamlesi aynı anda tüm paydaşlar için kazanç yaratmaz. Bir kesim için rahatlatıcı olan gelişme, başka bir kesim için yeni baskı unsuru üretebilir. İklim, su ve verimlilik artık ekonomi haberi Kuraklık, ani don, sel, sıcak hava dalgaları veya su stresi uzun süredir çevre başlığı altında ele alınıyordu. Bugün ise bunlar doğrudan ekonomik göstergelere dönüşmüş durumda. Verim kaybı, ürün deseninde değişim, sigorta hasarları, fiyat dalgalanması ve ithalat ihtiyacı gibi sonuçlar, iklim olaylarını finansal etki başlığına taşıyor. Özellikle su yönetimiyle ilgili haberler artık daha dikkatli okunmalı. Baraj doluluk oranları, yeraltı suyu kullanımı, modern sulama yatırımları ve bölgesel su tahsis kararları, gelecek dönem üretiminin erken sinyalleri arasında yer alıyor. Tarımsal üretimde su verimliliği düşük kalırsa, maliyet artışı yalnızca çiftçiyi değil, işleme sanayisini ve ihracat performansını da baskılar. Burada teknoloji haberleri de devreye giriyor. Hassas tarım uygulamaları, veri tabanlı sulama, uydu takibi, yapay zeka destekli verim tahmini ve tarımsal otomasyon çözümleri artık yan başlık değil. Bunlar, tarım ekonomisinin gelecekteki rekabet gücünü belirleyen unsurlar arasında. Tarım ekonomisi haberleri kimler için karar desteği üretir? Bu haber akışının hedef kitlesi yalnızca sahadaki üretici değildir. Gıda sanayi şirketleri hammadde riskini, bankalar kredi geri dönüş kapasitesini, yatırımcılar şirket değerlemelerini, kamu kurumları ise arz güvenliğini bu başlıklar üzerinden okur. Dijital yayıncılar ve sektör medyası açısından da tarım ekonomisi haberleri, yüksek tekrar kullanılabilirlik taşıyan, veri temelli ve geniş etkili bir içerik kategorisidir. Kurumsal iletişim ekipleri için de bu alan kritik hale gelmiştir. Çünkü şirketlerin sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği, yerli üretim, su verimliliği ve karbon ayak izi gibi başlıklardaki konumlanması, tarım ekonomisine temas eden haberlerle birlikte daha görünür olur. Bu nedenle sektörel haber akışı, itibarı ve piyasa algısını etkileyen bir araç haline gelir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odaklı yayın yaklaşımına sahip platformlar açısından bu alanın değeri açıktır. Tarım başlığını yalnızca dönemsel fiyat haberi olarak değil, ekonomi, sanayi, lojistik ve sürdürülebilirlik eksenleriyle birlikte ele almak; haberin hem kurumsal hem editoryal değerini yükseltir. İyi bir tarım haberiyle zayıf bir tarım haberini ayıran çizgi Tarım haberlerinde en sık görülen sorunlardan biri, tek bir veriyi bağlamından kopararak sunmaktır. Örneğin sadece “fiyat arttı” demek, okura eksik bilgi verir. Hangi bölgede arttı, hangi ürün grubunda etkili oldu, maliyet kaynaklı mı yoksa arz daralmasından mı doğdu, sanayiye ve perakendeye etkisi ne olacak - bu sorular yanıtlanmadığında haber, stratejik değer üretmez. Güçlü haber ise veriyi bağlama oturtur. Bölgesel farkları gösterir, sezon etkisini ayırır, politika bağlantısını kurar ve mümkünse ileriye dönük riskleri işaret eder. Ayrıca sadece üretici ya da tüketici bakışına sıkışmaz; zincirin tamamını görür. Bu yaklaşım özellikle B2B medya kullanıcıları için belirleyicidir. Çünkü yeniden yayınlanabilir ve karar destekli içerik ihtiyacı, yüzeysel haberlerle karşılanamaz. Bir başka kritik fark da hız ile doğruluk arasındaki dengedir. Tarım piyasaları söylentiye açıktır. Rekolte, ithalat izni, destekleme miktarı veya alım fiyatı gibi başlıklarda teyitsiz bilgi hızla yayılabilir. Bu nedenle güvenilir tarım haberciliği, hızlı olmanın yanında kurum açıklamalarını, saha verisini ve sektör temsilcilerinin beyanlarını dikkatle karşılaştırmak zorundadır. Önümüzdeki dönemde hangi başlıklar öne çıkacak? Yakın dönemde tarım ekonomisini belirleyecek haber başlıkları daha çok verimlilik, su, finansman ve ihracat rekabeti etrafında yoğunlaşacak görünüyor. Özellikle iklim baskısının arttığı bir dönemde, sadece üretim miktarı değil, üretimin hangi maliyetle ve hangi teknoloji seviyesiyle sürdürüleceği daha fazla tartışılacak. Ayrıca tarımın enerji ile ilişkisi de güçleniyor. Sera üretiminde enerji maliyetleri, sulamada elektrik kullanımı, biyogaz ve yenilenebilir enerji yatırımları gibi alanlar, haber dilinde daha görünür hale gelecek. Bunun yanında tarım sigortaları, erken uyarı sistemleri, veri bazlı kredi modelleri ve sözleşmeli üretim yapıları da finans piyasalarıyla tarım arasındaki bağı daha net ortaya koyacak. İhracat tarafında ise kalite standardı, izlenebilirlik ve pestisit uyumu gibi başlıklar öne çıkacak. Bu alanlarda gelen her haber, yalnızca dış ticaret performansını değil, iç üretim modelinin dönüşüm ihtiyacını da gösterecek. Dolayısıyla tarım ekonomisi haberleri artık sadece günlük bilgi ihtiyacını karşılayan bir kategori değil; kurumların risk yönetimi, yatırım planlaması ve stratejik konumlanması için temel bir izleme alanıdır. Tarımda haber akışını doğru okuyan kurumlar, yalnızca bugünün fiyatını değil yarının dengelerini de daha erken görür. Böyle bir dönemde asıl avantaj, daha çok haber tüketmekten değil, doğru haberi doğru bağlamla ayırt edebilmekten geçiyor.

Tarsus Belediyesi’nden Üreticiye Güçlü Destek Haber

Tarsus Belediyesi’nden Üreticiye Güçlü Destek

Gerçekleştirilen program kapsamında yaklaşık 200 üreticiye toplam 80 ton mısır flake dağıtılırken, hayvanların mineral ihtiyacını karşılamaya yönelik 1.440 adet mineral taşı yüzde 50 hibeyle üreticilere ulaştırıldı. Ayrıca, üretim sonrası süt kalitesinin korunmasına katkı sunmak amacıyla 5 adet 100 litrelik süt tankı da Tarsus Süt Üreticileri Birliği’ne hibe edildi. “ÜRETİCİ GÜÇLÜYSE TARSUS DA GÜÇLÜ” Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, etkinlikte yaptığı konuşmada üreticiyi kentin temel direği olarak gördüklerini vurgulayarak, “Üretici güçlüyse Tarsus da güçlü. Üretici üretimde varsa Tarsus’ta da gelecek var.” sözleriyle üretimin kent için taşıdığı öneme dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl sağlanan yem bitkisi tohumu desteğinin sahada somut karşılık bulduğunu belirten Başkan Boltaç, bu yıl artan imkânlarla destekleri genişlettiklerini ifade etti. Bu yaklaşımın tek seferlik olmadığını vurgulayan Başkan Boltaç, “Bu işi bir defalık destek olarak görmüyoruz. Üreticinin yanında olmak bizim için süreklilik taşıyan bir sorumluluk.” dedi. Tarım ve hayvancılığa yönelik her adımın geleceğe yapılan bir yatırım olduğunun altını çizen Başkan Boltaç, önümüzdeki süreçte desteklerin daha da artırılacağını belirtti. İŞ BİRLİĞİYLE BÜYÜYEN DESTEK Tarsus Belediyesi ile Tarsus Süt Üreticileri Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlik, üreticilerin maliyet yükünü hafifletirken, sürdürülebilir ve kaliteli üretimi destekleyen önemli bir adım olarak öne çıktı. Başkan Boltaç, konuşmasında dayanışma vurgusu yaparak, “Birlikten kuvvet doğar. Bu birlik ve beraberliği sağladığımızda bu kent her alanda örnek olacaktır” sözleriyle ortak hareket etmenin önemine dikkat çekti. Tarsus Belediyesi’nin üretici odaklı desteklerinin, önümüzdeki dönemde de artarak devam etmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta Üreticiye 650 Bin Hibe Biber Fidesi Haber

Kahramanmaraş'ta Üreticiye 650 Bin Hibe Biber Fidesi

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi artırmak ve çiftçilerin gelirini yükseltmek amacıyla hayata geçirdiği destek projelerine bir yenisini daha ekledi. Büyükşehir Belediyesi, şehrin coğrafi işaretli ürünü olan Maraş Biberi’nin üretimini yaygınlaştırmak için üreticilere yüzde 100 hibe ile 650 bin adet biber fidesi dağıtımına başladı. Tamamı ücretsiz olarak üreticilere ulaştırılan fidelerin yaklaşık 180 dekarlık alanda toprakla buluşturulması planlanıyor. Üreticilerin emeğiyle yetiştirilecek bu fidelerden yaklaşık 100 ton kırmızı pul biber elde edilmesi hedefleniyor. Bu üretim artışıyla birlikte hem Maraş Biberi’nin pazardaki gücünün artırılması hem de bölge ekonomisine önemli katkı sağlanması amaçlanıyor. Coğrafi Değerin Ekonomiye Katkısı Artacak Şehrin önemli tarımsal değerlerinden biri olan Maraş Biberi, sahip olduğu coğrafi tescil sayesinde hem yurt içinde hem de yurt dışında yoğun talep görüyor. Büyükşehir Belediyesinin bu destek hamlesiyle ürünün ekim alanlarının genişletilmesi ve üretim miktarının artırılması hedeflenirken, çiftçilerin gelir seviyesinin de yükseltilmesi bekleniyor. Üreticilerden Desteklere Tam Not Fide desteğinden yararlanan üreticiler, verilen desteklerin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Dereköy Mahallesi’nden 15 yıldır çiftçilik yapan Durdu Paşacı, desteklerin üreticiler için büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Bugün Büyükşehir Belediyemizin sağladığı biber fidesi desteğinden faydalanmak için geldim. Bu katkılar sayesinde inşallah verimli bir yıl geçireceğiz” dedi. Çocukluk yıllarından bu yana tarımla iç içe olduğunu ifade eden Ejder Özşirin ise, “Bu destekler bizler için çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Çakırlar Mahallesi’nde yaklaşık 50 yıldır çiftçilik yapan Ökkeş Çakıroğlu da verilen fidelerin üretime önemli katkı sağlayacağını belirterek, “Bu fideleri toprakla buluşturup en iyi şekilde değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı. Tekir Mahallesi’nden Mustafa Kaplan ise, “Şehrimiz çok verimli topraklara sahip. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyemizin sağladığı bu destek bizler için çok değerli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi Haber

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi

Ormanların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın da temel unsurlarından biri olduğuna vurgu yapılan etkinlikte, küresel ormancılık eğilimleri ve Türkiye’nin bu alandaki çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Etkinlik, FAO’nun Uluslararası Orman Günü video gösterimiyle başlarken, FAO Roma’dan iletilen video mesaj ile küresel perspektif katılımcılarla paylaşıldı. Açılış konuşmalarında, ormanların doğal sermaye olarak taşıdığı değer, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilişkisi ve bioekonomi içindeki rolü vurgulandı. Programda bir konuşma yapan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, “Ormanlarımız, Türkiye ekonomisi için stratejik bir değerdir. Yerli üretimi güçlendiren, dışa bağımlılığı azaltan ve milyonlarca vatandaşımıza gelir sağlayan bir yapıdan söz ediyoruz. Diktiğimiz her fidan ise yalnızca doğaya değil, ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırımdır. 2025 yılında 129 bin hektarı aşan alanda ormanlaştırma çalışması gerçekleştirdik. 517 milyon fidanı toprakla buluşturduk. 2003’ten bu yana ise toplam 8 milyar fidanı ülkemize kazandırdık. Hedefimiz, 2030 yılına kadar 10 milyar tohum ve fidanı toprakla buluşturarak Yeşil Vatan’ı daha da güçlendirmek.” dedi. Program kapsamında FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Ormancılık Sorumlusu Ekrem Yazıcı tarafından gerçekleştirilen ana konuşmada, FAO’nun Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi (FRA) 2025 raporunun öne çıkan bulguları paylaşıldı. Sunumda, küresel orman varlığındaki değişim eğilimleri ile sürdürülebilir orman yönetiminin ekonomik ve çevresel boyutları detaylı şekilde ele alındı. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat ve FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık’ın da katılımları ile gerçekleşen etkinliğin devamında düzenlenen “Ormanlar ve Ekonomi: Küresel Veriden Politika ve Uygulamaya Geçiş” başlıklı panel oturumunda ise farklı disiplinlerden uzman isimler bir araya geldi. Panelde, ormanların ekonomik kalkınma, bioekonomi ve sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi açısından oynadığı kritik rol tartışıldı. Katılımcılar, orman ekosistem hizmetlerinin ekonomik politikalara entegrasyonu, odun dışı orman ürünlerinin kırsal kalkınmadaki önemi ve yeşil dönüşüm sürecinde orman temelli çözümlerin sunduğu fırsatlar üzerine görüşlerini paylaştı. Panelde ayrıca küresel verilerin ulusal politikalara nasıl yansıtılabileceği ve Türkiye’nin sürdürülebilir orman yönetimi alanındaki deneyimlerinin önemi vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küçükbaş Hayvancılık Organik Destek Kapsamına Alınmalı Haber

Küçükbaş Hayvancılık Organik Destek Kapsamına Alınmalı

Çelik, küçükbaş hayvancılığın stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, organik destekleme kapsamına alınması çağrısında bulundu. Hayvan refahının sürdürülebilir üretimin temel anahtarı olduğunu vurgulayan Çelik, et ve süt verimliliği ile kalitesinin artırılmasının ancak sağlıklı beslenme, hijyenik barınma koşulları ve stresten uzak doğal yetiştirme ortamlarıyla mümkün olacağını ifade etti. Çelik, "Verim ve kaliteyi artırmanın yolu, hayvan refahını merkeze alan üretim modelinden geçmektedir" dedi. Küçükbaş hayvancılıkta özellikle düşük yavru kayıpları ile erken kuzu ve oğlak ölümlerinin sektörde ciddi kayıplara yol açtığını belirten Çelik, bu sorunun çözümü için saha temelli projelerin, üretici eğitim programlarının ve teknik destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunmasının artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Çelik, toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim ihtiyacının her geçen gün arttığını kaydetti. Kırmızı et tüketiminde daha sağlıklı bir yönelimin teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çelik, koyun ve keçi etinin doğal beslenme koşulları sayesinde yüksek protein değeri ve sağlıklı yapısıyla öne çıktığını ifade etti. Çelik, birçok ürüne organik tarım desteği verildiğini ancak doğada serbest şekilde beslenen, laboratuvar üretimine dayanmayan ve tamamen doğal şartlarda yetişen küçükbaş hayvanların organik destekleme kapsamı dışında bırakılmasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Çelik Küçükbaş hayvancılığın ağır ve caydırıcı şartlara tabi tutulmadan doğrudan organik destekleme kapsamına alınması gerektiğini belirtti. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulunan Çelik, küçükbaş hayvancılığın doğrudan organik destek kapsamına alınmasını, koyun ve keçi etinin besin değeri ve sağlık açısından üstün yönlerinin kamu spotlarıyla topluma anlatılmasını, küçükbaş et tüketimini artırmaya yönelik ulusal bilinçlendirme kampanyalarının başlatılmasını ve üreticiyi koruyacak sürdürülebilir teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesini talep etti. Küçükbaş hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını ifade eden Çelik, sektörün kırsal kalkınmanın, gıda güvenliğinin ve sağlıklı nesillerin teminatı olduğunu söyledi. Çelik, "Bugün küçükbaş hayvancılık, ithalata dayalı kırmızı et politikalarına karşı yerli ve milli üretimin en güçlü sigortasıdır. Doğru destek modeliyle Türkiye bu alanda sadece kendi ihtiyacını karşılayan değil, ihracat potansiyelini artıran bir ülke konumuna yükselebilir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya; Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aliye Aras, Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Ali Akyıldız, Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Tarım ve Sosyal Projelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Baş, Denetleme Kurulu Üyesi Süleyman Tanrıverdi ve Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Halit Kanca katıldı. Çelik, açıklamasını "Üreticimizin emeğini koruyan, halkımızın sağlıklı gıdaya erişimini önceleyen ve ülkemizin küçükbaş hayvancılık potansiyelini en üst seviyeye taşıyacak her adımda birlik içinde hareket etmek zorundayız. Diyerek, sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mandalina ihracatında Ekim bereketi Haber

Mandalina ihracatında Ekim bereketi

Sonbahar ve kış aylarında c vitamini deposu olan mandalinada ekim ayında ihracat bereketi yaşanıyor. Türkiye, 2024 yılı ekim ayında 46,4 milyon dolarlık mandalina ihraç etmişken, 2025 yılının ekim ayında ihracatını yüzde 144’lük rekor artışla 113,3 milyon dolarla yükseltti. Mandalina ihracatı miktar bazında yüzde 90 arttı Mandalina ihracatı miktar bazında 2024 yılı ekim ayında 58 bin ton gerçekleşmişken, 2025 yılı ekim ayında yüzde 90’lık sıçramayla 110 bin ton oldu. Mandalina ihracatı 2025 yılının ocak – ekim döneminde yüzde 34’lük artışla 281 milyon dolardan 375,5 milyon dolara ilerledi. Mandalina, yaş meyve sebze ürünleri arasında ihracat şampiyonluğunu sürdürdü. Mandalina rekoltesi 2 milyon 130 bin tona ulaştı Türkiye’nin narenciye rekoltesinin 2025 yılında yüzde 12,4’lük düşüşle 5 milyon 481 bin tondan 4 milyon 801 bin tona gerilediğini ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Narenciye rekoltesindeki düşüşe karşın mandalina üretimimizde yüzde 7’lik artış olduğunu, 2025 yılında 2 milyon 130 bin ton mandalina üretimi yaptığımızı bu sayede ekim ayında mandalina ihracatında ibrenin yukarı yönlü olduğunu dile getirdi. Mandalinada 2025 ihracat hedefi 500 milyon dolar Mandalina ihracatının miktar ve döviz tutarı olarak artışı yanında ortalama ihraç fiyatında da artış olduğunu paylaşan Uçak, “Mandalina ihracatımız bu yıl ekim ayında dolar bazında yüzde 41 artış gösterdi. Benzer tablonun kasım ve aralık aylarında sürmesini bekliyoruz. 2025 yılı sonunda mandalina ihracatında hedefimiz 500 milyon dolara ulaşmak” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatında Rusya, Irak ve Ukrayna zirvede Türkiye, 2025 yılında 56 ülkeye mandalina ihraç ederken ilk sırada yüzde 18’lik artış ve 146 milyon dolarlık tutarla Rusya Federasyonu zirvedeki yerini korudu. 2024 yılının ocak – ekim döneminde 35 milyon dolarlık mandalina ihraç ettiğimiz Irak’a 2025 yılının aynı döneminde yüzde 177’lik rekor bir artışla 97,6 milyon dolarlık mandalina ihraç ettik. Irak, bu performansıyla nefesini Rusya’nın ensesinde hissettirdi. Mandalinada geleneksel ihraç pazarlarımızdan Ukrayna 31,5 milyon dolarlık taleple zirvenin üçüncü basamağında yerini aldı. Polonya’ya 16,6 milyon dolarlık, Sırbistan’a 12 milyon dolarlık, Romanya’ya 11,5 milyon dolarlık mandalina ihraç ettik. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa'da Üreticilere 525 Ton Hububat ve Yem Tohumu Desteği Haber

Manisa'da Üreticilere 525 Ton Hububat ve Yem Tohumu Desteği

‘Destek Bizden Hasat Sizden’ projesi kapsamında, Selendi ilçesinde Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katıldığı törenle dağıtımına başlanan tohum desteği il genelinde tamamlandı. Yüzde 75 hibe destekli olarak il genelinde 1906 üreticiye 525 bin kilogram tohum dağıtımı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde, kırsal kalkınmanın sağlanmasına yönelik tarım üreticilerine yüzde 75 hibe destekli tohum dağıtımı gerçekleştirildi. Selendi ilçesinde Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katıldığı törenle dağıtımlarına başlanan tohumların dağıtımı 17 ilçede tamamlandı. ‘Destek Bizden Hasat Sizden’ projesi kapsamında il genelindeki 1906 üreticiye 525 bin kilogram tohum dağıtımı gerçekleştirildi. “1906 Üreticimize Tohumlarını Teslim Ettik” Manisa’nın ülkenin en önemli tarım kentlerinden biri olduğunu vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kırsal kalkınmanın sağlanması için tarımsal projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Başkan Dutlulu, “Tarımsal üretimi artırmak, üreticilerin gelirlerini yükseltmek ve bereketli topraklarımızın ürünsüz kalmaması için çalışıyoruz. Başlattığımız “Destek Bizden, Hasat Sizden” projesi kapsamında çiftçilerimize nefes aldıracak olan hububat ve yem tohumu dağıtımlarımızı tamamladık. 1397 üreticimize yüzde 75 hibe destekli olmak üzere 404.500 kilogram arpa ve buğday tohumu, 509 üreticimize ise 120.225 kilogram 5’li karışım yem bitkisi ve süt otu tohumu olmak üzere toplamda 1906 üreticimize yaklaşık 525 bin kilogram tohum dağıtımı gerçekleştirdik. Tohumlarımızı bölgelerimizin iklim koşullarına uygun şekilde seçtik” dedi. 2025 yılında kırsal kalkınmaya 180 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapıldı Kırsal kalkınma noktasında 2025 yılında 180 milyon liranın üzerinde yatırım yaptıklarını söyleyen Başkan Besim Dutlulu, “Arpa ve buğday tohumu ile tarımsal üretimi, yem bitkisi ve süt tohumu dağıtımları ile hayvancılık ile geçinen hemşehrilerimizi destekliyoruz. Manisa genelinde üretimin artırılması Gediz ve Bakırçay Havzalarının üretimden uzak kalmaması için Büyükşehir Belediyesi olarak hizmetlerimize devam edeceğiz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir’den 6 Farklı Kalemde 85 Milyon TL'lik Tarımsal Destek Haber

Mersin Büyükşehir’den 6 Farklı Kalemde 85 Milyon TL'lik Tarımsal Destek

Çalışan üreticilerin her zaman yanlarında olacaklarını ifade eden Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmanın sağlanabilmesi adına birçok projeye imza attıklarını belirtti. Seçer, özellikle küçük çaplı üreticilerin ve kadınların desteklenmesi konusunda hassas olduklarına dikkat çekerek, destek sağlarken kadınlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını aktardı. Ülkenin zor bir süreçten geçtiğini dile getiren Seçer, tutuklu belediye başkanları konusuna tepki verirken; “Umut ediyorum arkadaşlarım da en kısa sürede cezaevinden çıkarlar ve görevlerinin başına gelirler” diye belirtti. Kimsenin suçluluğu ispatlanmadan cezaevinde tutsak edilmesinin doğru olmadığını söyleyen Seçer, iddianamelere ilişkin; “Bizim istediğimiz; tarafsız ve bağımsız mahkemelerde adil yargılama yapılması” dedi. “CHP’li belediye başkanlarının şu anda görev yapması tüm tarihlerin en zor dönemi” diyen Seçer, tutuklu başkanlara destek vererek “Onlar halkın gönlüne girmiş isimler. Bırakın, halkımıza hizmet edelim” çağrısında bulundu. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Destek Büyükşehir’den Üretim Çiftçiden’ sloganı ile düzenlenen, ‘Küçükbaş Hayvan, Yem, Nergis Soğanı, Mısır Flake, Sıvı Gübre ve Güneş Paneli Dağıtım Töreni’ne katıldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından; Akdeniz, Toroslar, Yenişehir, Mezitli, Tarsus ve Çamlıyayla ilçeleri kapsamında Eski Mezitli Mahalle Muhtarlığı önünde düzenlenen törende üretimin kalbini attıran 1427 üretici ve yetiştirici, Büyükşehir’in sağlamış olduğu tarımsal desteklerden faydalandı. Başkan Seçer: “Çalışan, üreten, alın terinin değerini bilen insandan zarar gelmez” Üreten, alın terinin değerini bilen ve çalışan insanlardan topluma zarar gelmeyeceğini belirterek konuşmasına başlayan Başkan Seçer, “Üretime destek, alın teri dökmek, helalinden kazanmak, çoluğunun çocuğunun nafakasını götürmek; bundan daha hayırlısı var mı? Çalışan, üreten, alın terinin değerini bilen insandan zarar gelmez. Kötülük düşünecek vakti olmaz. İşinde, gücünde, ekmeğinde, rızkında olur. Bu nedenle çalışanı önemsiyoruz” dedi. “Lafla, sözle, hamasetle milliyetçilik olmaz” Düzenlenen tören hakkında katılımcılara bilgi vererek konuşmasını sürdüren Seçer, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinin 6. yılına girdiğini belirterek, proje sayesinde şimdiye kadar 9 bin küçükbaş hayvanın yetiştiricilere verildiğini söyledi. Kendisinin de hem eğitimini alarak hem de ailesinden öğrendikleri ile tarımı ve hayvancılığı bildiğini aktaran Seçer, “Projeden faydalanan her bir üretici 25 küçükbaş hayvan alacak, yemini de veriyoruz, aşısını da Veteriner Hekimler Odası ücretsiz yapıyor. Veteriner hekimler bizden bedel almıyor. Bu damızlık hayvanların bulunması, bir araya getirilmesi ve belli bir süre bakımını ise Damızlık Koyun, Keçi Üreticileri Birliği yapıyor. Bu projede onların da emeği var ve karşılığında bir kazançları yok. Birlik, beraberlik dediğimiz budur. Ülkede bunu yaratmak için öncelikle yönettiğiniz toplumlarda hüsniyet sahibi insanları yönetici yapacaksınız. Toplumu sevecek. Lafla, sözle, hamasetle milliyetçilik olmaz. Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz, Atatürk’ün yolundan gidiyoruz” diye konuştu. “Yeter ki onlar üretsin, yeter ki tarıma, ekonomiye destek versinler” Üreticiler için her alanda destek sağladıklarını dile getiren Seçer, Büyükşehir olarak alet ekipmandan makine desteğine, arıcılıktan balıkçılığa kadar her alanda çiftçinin yanında olduklarını kaydetti. Seçer, “Bizim destek kalemimiz çok; alet, ekipman, makine… Balıkçıya, arıcıya, hayvancıya, çiçek üreticisine, domates üreticisine… Her kaleme desteğimiz var. Yeter ki onlar üretsin, yeter ki tarıma, ekonomiye destek versinler” sözlerine yer verdi. “Paranın, kaynağın çarçur edilmemesi işte böyle sağlanır” Dağıtımı yapılan desteklerin toplam maliyetinin 85 milyon 687 bin TL olduğunu ancak Mersin Büyükşehir’in kasasından 47 milyon 587 bin TL çıktığına dikkat çeken Seçer, aradaki 37 milyon 500 bin TL’nin ise önceki yıllarda dağıtımı yapılan küçükbaş hayvanların yavrularının toplanması ile sağlandığını söyledi. 6. yılına giren projede şimdiye kadar 300 üreticiye toplam 7 bin 500 tane küçükbaş hayvan dağıtımı yapıldığının bilgisini paylaşan Seçer, “Bu yılla birlikte üretici sayımız 360 olacak ve bugün dağıtacağımız 1500 hayvanla birlikte 9 bin küçükbaş hayvan dağıtmış olacağız. Bu 1500 hayvan artık önceki yıllarda dağıtım yaptığımız üreticilerimizden geliyor ve biz onu yeni üreticilere veriyoruz. Yeni üretim çiftlikleri kuruyoruz. ‘Sonuç alıcı proje’ dediğin budur. Paranın, kaynağın çarçur edilmemesi işte böyle sağlanır, ülkeler böyle büyüyor” ifadelerini kullandı. “Küçükbaş hayvan desteği verdiğimiz 360 üreticiden 198’i kadın” Destek verilenlerin 198’inin kadın olduğunun altını çizen Seçer, kadınların hem üretimde yer aldıklarını hem de hayatın birçok alanında farklı görevler üstlendiklerine dikkat çekerek, “Kadın taşı tutuyor, suyunu çıkarıyor. ‘Ben çalışmak istiyorum. Evde oturmak istemiyorum. Çalışacağım, hayvancılık yapacağım, nergis soğanı alacağım, fidan dikeceğim, üretim yapacağım, üzüm yetiştireceğim, bir şey yapacağım’ diyor. Kadın istiyor, devletin görevi ise bunu görmek, ona yardımcı olmak” diyerek, Büyükşehir olarak üreticilerin talep ettikleri her noktada yanlarında olmak için öncü görevi gördüklerini söyledi. Konar-göçer Yörükler için verdikleri ‘Güneş Paneli Desteği’nden de bahseden Seçer, yüzde 50 hibeli verdikleri desteğin yılsonuna kadar 400 adet olacağını söyledi. Seçer, üretici için her alanda yapılan tarımsal destekleri bir bir saydı Zirai dondan zarar gören üreticileri de unutmadıklarını ve onlar için de ‘Sıvı Gübre Desteği’ verdiklerini söyleyen Seçer, zarar gören 6 bin 500 üreticiye 390 bin litre sıvı gübre dağıtılacağını belirtti. Destek verdikleri üreticileri Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yaptıkları tespitlerle belirlediklerini söyleyen Seçer, “20-25 kamyon sıvı gübre dağıtıyoruz. Onlar da neyden zarar görmüşlerse ona kullanacaklar. Bu desteğin bedelinin tamamını biz ödüyoruz” dedi. Büyükbaş hayvan üreticilerine sağladıkları ‘Yem Desteği’ne değinen Seçer, Mersin genelinde, Mersin Süt Üretici Birliği, Mersin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ve MENKO Birlik üyelerine yüzde 50 hibe ile yem verdiklerini söyledi. Mezitli ve Yenişehir ilçelerinde üretim yapan 33 üreticiye toplamda 25 bin 600 kilogram yem vereceklerini söyleyen Seçer, Mersin genelinde 3 milyon 864 bin 400 kilogram destek verileceğini açıkladı. ‘Nergis Soğanı Desteği’nden en çok faydalanan ilçenin Mezitli olduğunu söyleyen Seçer, Mersin geneli toplamda 90 bin adet dağıtılacak olan nergis soğanının 45 bin adetinin Mezitli’deki 30 üreticiye verileceğini duyurdu. “Çocuklara bilinçli tarım eğitim vereceğiz” Tarımın toplumun her kesimince bilinçli olarak yapılması için de çalışmalar yürüttüklerini aktara Seçer, Halkkent’te kurulacak olan ‘Tarımsal İnovasyon Merkezi’ hakkında katılımcılara bilgi verdi. Tarımsal İnovasyon merkezi’nin sadece çiftçilere yönelik değil, toplumun tüm kesimlerine açık olacağını aktaran Seçer, “Bu merkezde bir üretim binamız olacak; çocuklar için tarım alanları, açık üretim alanı, hidroponik tarım alanı ve yine çocukların, öğrencilerin ya da çiftçilerin tarım eğitimi alacağı merkezler olacak. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımızın binasını da oraya yapacağız. Tarımı orada üreteceğiz, çocuklara bilinç vereceğiz” dedi. Sulama kooperatifi başkanlarına seslenen Seçer, ‘Güneş Enerji Santrali Desteği’ne başladıklarını ve bu desteğin yüzde 50 hibeli yapıldığını söyledi. Seçer, “GES projesi yapın ya da proje birimimiz yapsın, güneş enerji santrali kurun, yüzde 50’si bizden. 10 milyon harcayan 5’i bizden, 20 milyon harcayın 10’u bizden. Yeter ki projeyi onaylatın. Şu ana kadar 4 kooperatif alma hakkı kazandı, onlar sistemlerini kuruyor. Bu önemli bir proje. Hem siz kazanın hem de Türkiye ve üretim kazansın. Biz de sizlere destek vermenin onurunu yaşayalım” dedi. Ayrıca balıkçılar için söz verdikleri Modern Balık Ve Su Ürünleri Hali’ni 2026 programına aldıklarını söyleyen Seçer, projenin Karaduvar’da hayata geçeceğini kaydetti. “Kadınlar çalışmak istiyor. Biz de desteklerimizi artırarak devam edeceğiz” Mersin Büyükşehir olarak üretici kadınları çok önemsediklerinin altını çizen Seçer, ilk olarak Çaltıbozkır’da hayata geçirdikleri ‘Köyümüz Atölye Projesi’ni hatırlatarak, orada üreticilerin lavanta üretimi yaptıklarından ve verdikleri distilasyon makinesi desteği sayesinde de aromatik yağlar, sabunlar ve esanslar üretip, bunları ekonomik değere dönüştürdüklerinden söz etti. Toroslar İlçesi Hamzabeyli Mahallesi’nde de ‘Köyümüz Atölye Projesi’ kapsamında eski bir okulu restore ettiklerinden bahseden Seçer, orada da kan portakalı ile alakalı türev ürünler yapılacağını dile getirdi. Seçer, Mersin Büyükşehir olarak hedef kitlelerinin küçük aile işletmeleri ve üretici kadınlar olduğunu ifade ederek, “Özellikle ilçe ve büyükşehir belediyeleri olarak bu yönde çalışmaları önemsiyoruz, bunu da artırarak devam edeceğiz. Çalışmalarımızın toplumda bir karşılığının ve yararının olduğunu, ekonomiye ve istihdama katkı sunduğumuzu gördük. Kadınlar çalışmak istiyor” sözlerini kullandı. Seçer, Mezitli’nin her geçen gün gelişen bir ilçe olduğundan bahsederek, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ile de uyum içerisinde çalıştıklarını kaydetti. Mezitli’nin çok daha güzel hizmetleri almaya devam edeceğini dile getiren Seçer, Mezitli’nin modern bir şehir haline geldiğinden söz etti. Kuyuluk Katlı Kavşağı hakkında bilgiler veren Seçer, “Şu anda Hal Katlı Kavşağı’na başladık. O bölgede trafik çok tıkanıyor, hem bu aksı hem de Güney-Kuzey aksını engelliyor. Kuyuluk Katlı Kavşağı 2026 programımızda. Gelecek yıl bu zamanlar okullar açıldığı zaman orası da açılmış olacak” diye konuştu. Seçer’den tepki; “Bırakın halkımıza hizmet edelim” Ülkenin zorlu bir süreçten geçtiğini ve Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediye başkanlarının görevlerini yürütmesinin her zamankinden daha güç hale geldiğini belirten Seçer, “3 büyükşehir belediye başkanımız; Batı komşumuz Muhittin Böcek, Doğu komşumuz Zeydan Karalar ve diğer tarafta İstanbul’da Ekrem İmamoğlu tutuklandı. Bunlar halkın gönlüne girmiş, milyonlarca oy almış belediye başkanları. Umut ediyorum arkadaşlarım en kısa sürede cezaevinden çıkarlar ve görevlerinin başına gelirler” ifadelerine yer verdi. Kimsenin suç işleme özgürlüğünün olmadığı gibi yine kimsenin de suçluluğu ispatlanmadan cezaevinde tutsak edilmesinin doğru olmadığını dile getiren Seçer, “Hiçbir devlette ve hiçbir demokratik toplumda böyle bir şey yok. ‘Yolsuzluk yaptı, şunu yaptı, bunu yaptı’ diyorsunuz. Mahkeme devam ediyor. Soruyorum; kendine güvenen bir belediye başkanı yurtdışına mı kaçar? Ama bırakın halkımıza hizmet edelim” sözlerini kullandı. Seçer, iddianamelere ilişkin konuşurken; “Adı üstünde iddianame, yani iddia ediyor. Orada da hukuk şöyle diyor; ‘Savcı iddia edecek, sanığın müvekkili avukat da savunacak, hakim de karar verecek.’ Bizim istediğimiz; tarafsız ve bağımsız mahkemelerde adil yargılama yapılması” dedi. “Vatandaşın sevgisi ve saygısı çalışma isteğimizi artırıyor” Mersin’de hiç kimsenin endişe etmemesi gerektiğini ve hizmetlerin devam edeceğini ifade eden Seçer, “Bu işler bizim moralimizi bozamaz. Vatandaşın sevgisi ve saygısı bizi duygulandırıyor, çalışma isteğimizi artırıyor. Her birinizi annemiz, abimiz, kardeşimiz gibi seviyoruz. Çünkü kalp kalbe karşıdır, aynı karşılığı sizden alıyoruz. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz. En güzel hizmetleri size sunacağız” diye konuştu. Seçer sözlerine son verirken, tarımsal desteklerden faydalanan üreticilere desteklerin hayırlı olmasını ve ürünlerinin bereketli olmasını dileyerek, “Verdiğimiz destekler hem Mersinimize hem ülkemize ekonomik ve istihdam alanında katkı olsun. Her şey ülkemiz ve çocuklarımızın geleceği için olsun” sözlerini kullandı. Programda ayrıca tarımsal desteklerden faydalanan üreticiler, CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Mersin Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Akdoğan, Mersin Süt Üreticileri Birliği Başkanı Kuzey Acarbaş, Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Bektaş Şenay ve Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz’da birer konuşma gerçekleştirdi. Program, temsili dağıtım töreni ve toplu fotoğraf ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İGSAŞ Bayi Toplantısı “Gelecek Bereketli Gelecek” Temasıyla Gerçekleştirildi Haber

İGSAŞ Bayi Toplantısı “Gelecek Bereketli Gelecek” Temasıyla Gerçekleştirildi

Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren İGSAŞ, Türkiye gübre sektörünün öncü markalarından biri olarak ülke tarımının sürdürülebilir geleceğine katkı sağlıyor. 16 Ekim’de Tekirdağ’da düzenlediği bölge bayi toplantısında İstanbul, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nden iş ortaklarıyla bir araya geldi. “Gelecek Bereketli Gelecek” temasıyla gerçekleştirilen toplantıda şirketin vizyonu ve hedefleri aktarılarak İGSAŞ’ın büyüme stratejileri, sürdürülebilir tarım hedefleri ve dijital dönüşüm yatırımları hakkında bilgi verildi. Bunun yanı sıra bayilerin iş süreçlerini dijitalleştirecek yeni platform İGSAŞ Connect mobil uygulamasının lansmanı yapıldı. “İGSAŞ Connect uygulaması ile bayilerimizin iş süreçlerini kolaylaştıracağız” İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “İGSAŞ olarak geleceğin bereketini bugünden inşa etmek için çalışıyoruz. Bu hedef doğrultusunda ürün gamımızı inovatif ürünlerle geliştiriyor, toprağın verimliliğini artıracak çözümler üretiyoruz. Şimdi bu yaklaşımı dijital dünyaya taşıyarak bayilerimizin iş süreçlerini kolaylaştıran İGSAŞ Connect uygulamasını hayata geçiriyoruz. Uygulama sayesinde bayilerimiz siparişten ödemeye, stok takibinden kampanya duyurularına kadar tüm operasyonlarını tek platform üzerinden, hızlı ve güvenli biçimde yönetebiliyor. İGSAŞ Connect uygulamamızla bayilerimizin operasyonel verimliliklerini artırırken, aynı zamanda veriyle beslenen bir iş modeli oluşturuyoruz” dedi. Gübre sektöründe uçtan uca hizmet sunan ilk B2B mobil uygulama: İGSAŞ Connect Lansmanı yapılan İGSAŞ Connect mobil uygulaması, bayilerin sipariş, stok takibi, ödeme ve kampanya süreçlerini tek platformdan yönetmelerini sağlıyor. Gübre sektöründe uçtan uca hizmet sunan ilk B2B mobil uygulama olan İGSAŞ Connect, Salesforce entegrasyonu sayesinde tüm işlemleri ve geri bildirimleri müşteri kartlarına anlık olarak işliyor. Böylece bayilerin geçmiş işlemleri kayıt altında tutuluyor, taleplerine daha hızlı ve etkin yanıt verilebiliyor. Uygulama, bayilere istedikleri zaman ve istedikleri yerden işlem yapma kolaylığı sunarken, tüm duyuru ve bildirimleri anlık olarak ileterek kesintisiz iletişim sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.