Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Tarım Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CW Enerji Solar Sulama Sistemleriyle Tarımda Tasarruf Sağlıyor    Haber

CW Enerji Solar Sulama Sistemleriyle Tarımda Tasarruf Sağlıyor  

Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, tarım sektörüne özel geliştirdiği sistemlerle de dikkat çekmeye devam ediyor. CW Enerji solar sulama sistemleri, tarım alanlarında elektrik ihtiyacının tamamen güneş panelleri ile karşılanmasını sağlayarak, çiftçilere önemli avantajlar sunuyor. Solar sulama sistemleri hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, tarım sektörüne yönelik sundukları çözümlerle de sürdürülebilir geleceğe katkı sağladıklarını söyledi. Solar sulama sistemlerinde inovatif çözümler sunarak çiftçilerin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Sarvan, “Özellikle son yıllarda kullanım alanı gittikçe artan güneş paneli uygulamaları günümüzde pek çok alanda kullanılıyor. Bu doğrultuda tarımsal sulama alanında da güneş panellerimizden yararlanılıyor. Güneş enerjisiyle çalışan solar sulama sistemlerimiz, geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla hem çevre dostu hem de maliyet avantajlarıyla tarımsal üretimde verimlilik artışı sağlamakta” dedi. Bu sistemin güneş enerjisi kullanarak tarım alanlarının sulanmasını sağladığını ifade eden Sarvan, solar sulama çözümlerinin tarlalarda yetişen bitkilere suyu en verimli şekilde ileterek üretimde daha yüksek verim elde edilmesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Şebekeden uzak kırsal alanlarda da rahatlıkla kullanılabiliyor “Tarım sektöründe sürdürülebilirliği desteklemek ve çiftçilerimizin enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla özel çözümler geliştiriyoruz” diyen Sarvan, “Solar sulama sistemlerimiz hem çevre dostu enerji kullanımı sağlıyor hem de verimliliği artırıyor. Bu sistemler sayesinde çiftçilerimiz, yüksek elektrik veya yakıt faturaları ödemeden sulama ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Yani sistem tarımda hem ekonomik hem de çevresel kazanımlar yaratmayı hedefliyor. Şöyle ki; geleneksel sulama yöntemleri ciddi maliyetler yaratabiliyor. Solar sulama sistemleri ise güneşten elde edilen temiz enerji ile çalıştığı için uzun vadede enerji maliyetlerini düşürüyor. Çiftçilerimiz sistemi kurduktan sonraki birkaç yıl içinde yaptıkları yatırımın karşılığını fazlasıyla alabiliyor. Özellikle bu sistemler, şebekeden uzak kırsal alanlarda da rahatlıkla kullanılabiliyor, böylece elektrik altyapısı olmayan bölgelerde bile üretimin sürdürülebilirliğini sağlıyor” diye konuştu. Uzaktan takip ve yönetim imkanı sunuyor Ayrıca CW Enerji solar sulama sistemlerinin uzaktan takip ve yönetim imkanı sunduğunu belirten Sarvan, gelişmiş izleme altyapısının kullanıcılara önemli bir operasyonel kolaylık sağladığını ifade etti. Sarvan, “Bu sistem sayesinde çiftçiler ve tarım işletmeleri, sulama sistemlerini araziye gitmeden sistemi aktif hale getirebiliyor, uzaktan kontrol ve yönetim imkanı ile performans verilerini anlık olarak takip edebiliyor ve gerekli durumlarda müdahalede bulunabiliyor. Uzaktan kontrol imkanı ile sistem performansını anlık olarak takip edebiliyor, gerekli durumlarda hızlıca müdahalede bulunabiliyorlar. Bu sayede hem zaman hem de iş gücü tasarrufu sağlanırken, sulama süreçleri çok daha verimli ve kontrollü bir şekilde yönetilebiliyor” dedi. Sarvan: Amacımız tarımın geleceğini güvence altına almak Tarımda verimlilik kadar sürdürülebilirliğin de kritik olduğunu dile getiren Sarvan, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede bu tür yenilenebilir enerji tabanlı sistemlerin rolünün giderek arttığına dikkat çekti. Güneş enerjili sulama sistemlerinin uzun kullanım ömrüne sahip olması sayesinde kullanıcılar için oldukça avantajlı bir çözüm olduğunun altını çizen Sarvan, şöyle devam etti: “Tarım alanında geliştirdiğimiz çözümlerle, çiftçilerimizin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmalarına katkı sağlıyoruz. Özellikle iklim değişikliği ve giderek artan kuraklık tehdidi karşısında yenilenebilir enerji temelli çözümler tarım sektörü için de kritik hale geldi. Güneş enerjili sulama sistemleri bakım ihtiyacının düşük ve kullanımının oldukça pratik olması nedeniyle tarım işletmeleri için büyük kolaylık sağlıyor. Enerji giderlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde, çiftçilerimize bu yükü hafifleten alternatifler sunmak bizim için öncelikli bir sorumluluk. Amacımız, tarımın geleceğini güvence altına almak ve üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı

Ege Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alarak liderliğini sürdürdü. İlk üç sektör su ürünleri, hububat ve kuru meyve Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılında ihracatını yüzde 6’lık artışla 1 milyar 880 milyon dolardan 1 milyar 999 milyon dolara yükseltti ve 2 milyar dolar barajının sadece 1 milyon dolar uzaklığında kalarak Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ihracat şampiyonu oldu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü Balıkesir, Aydın, Muğla ve Uşak’ta en çok ihracat yapan tarım sektörü olmayı başardı. Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ikinci sıranın yeni sahibi hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu. 2024 yılındaki 889 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılında yüzde 27’lik artışla 1 milyar 128 milyon dolara çıkaran hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü kuru meyve sektörünü geçerek zirvenin ikinci basamağına yerleşti. Sektör yüzde 27’lik ihracat artış hızıyla da Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran tarım sektörü oldu. İklim krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri olan kuru meyve sektörünün ihracatı 2025 yılında yüzde 3 sınırlı düşüşle 1 milyar 123 milyon dolardan 1 milyar 87 milyon dolara gerilese de 1 milyar doları aşan sektörler arasında yerini korudu. Kuru meyve sektörü, Manisa ve Aydın’da ihracat liderliğini sürdürdü. İzmir, Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına yaptı İzmir, 4 milyar 401 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına gerçekleştirdi. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 4 basamak yükseldi İzmir’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sırayı 760 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü aldı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2024 yılında 560 milyon dolar olan ihracatını yüzde 36 geliştirdi ve beşinci sıradan dört basamak yükselerek zirveye tırmandı. İhracatını yüzde 6’lık artışla 665 milyon dolardan 704 milyon dolara ilerleten tütün sektörü ikinci sırada yer alırken, üçüncü sırada ihracatını yüzde 8 artırarak 600 milyon dolardan 649 milyon dolara ulaşan kuru meyve sektörü yer aldı. Tarım ürünleri ihracatında Muğla, Manisa’yı geçti Su ürünleri ihracatının başkenti Muğla, 2025 yılında tarım ürünleri ihracatını yüzde 20’lik artışla 893 milyon dolardan 1 milyar 73 milyon dolara taşıdı. Muğla bu başarısıyla hem Manisa’yı geçti hem de tarihinde ilk kez 1 milyar dolar barajını aşma başarısı gösterdi. Muğla’da su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracatını yüzde 22 geliştirerek 814 milyon dolardan 992 milyon dolara yükseltti ve Muğla’nın tarım ürünleri ihracatının yüzde 92’sini tek başına gerçekleştirdi. Kuru meyve sektörü Manisa’nın tarım ürünleri ihracatında zirvede Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Manisa, 2025 yılında 991 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 239 milyon dolarla zirvedeki yerini korudu. Manisa’nın tarım ürünleri ihracatına Meyve sebze mamulleri sektörü 228 milyon dolar, hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 201 milyon dolar, tütün sektörü 138,5 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 60 milyon dolar katkı sağladı. Denizli her gün 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etti Denizli, 2024 yılında 347 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatını 2025 yılında 5 ileri taşıdı ve 365 milyon dolara çıkardı. Denizli, bu performansıyla 2025 yılının her günü 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etme başarısı gösterdi. Denizli’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sıraya 162 milyon dolarlık ihracatla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü adını yazdırdı. İkincilik 70 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün olurken, üçüncü basamakta 30 milyon dolarla kuru meyve sektörü yer aldı. Aydın’ın lezzetleri 322 milyon dolar kazandırdı Evliya Çelebi’nin “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye tasvir ettiği Aydın, 2025 yılında 322 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 166 milyon dolarlık ihracatla tarım ürünleri ihracat şampiyonluğuna yeni bir halka ekledi. Aydın’ın tarım ürünleri ihracatına meyve sebze mamulleri sektörü 68 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 51 milyon dolar katkı sağladı. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını zeytinyağı aşağı çekti 2025 yılında Ege Bölgesi’nde tarım ürünleri ihracatında en keskin düşüş Balıkesir’de yaşandı. 2024 yılında 316 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç eden Balıkesir, 2025 yılında yüzde 20’lik kayıp yaşadı ve 252 milyon dolara düştü. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatı sektörler bazında irdelendiğinde düşüşün zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracat performansındaki kayıptan kaynaklı olduğu göze çarpıyor. Balıkesir’den 2024 yılında 63,4 milyon dolar olan zeytin ve zeytinyağı ihracatının 2025 yılında yüzde 77’lik sert düşüşle 14,6 milyon dolara çakıldığı görülüyor. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 153 milyon dolarlık ihracatla Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını domine etmesi sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor Haber

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor

11–14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Milano’da düzenlenecek TUTTOFOOD 2026, Türkiye’nin Avrupa’nın 3’üncü büyük meyve-sebze ihracatçısı olarak sahip olduğu üretim gücünü ve ihracat potansiyelini uluslararası alıcılarla buluşturan stratejik bir ticaret buluşması olacak. Fuarda yeniden yapılandırılan ve kapsamı genişletilen TUTTO Fruit & Veg alanı, Türk üreticiler ve ihracatçılar için Avrupa ve küresel pazarlara doğrudan erişim imkânı sunacak. Trade Data Monitor verilerine göre Türkiye, 2024 yılında 6 milyon tonun üzerinde meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirerek dünya genelinde 11’inci, Avrupa’da ise 3’üncü sırada yer aldı. Bu performans, Türkiye’yi hem taze hem de işlenmiş meyve-sebze kategorilerinde küresel tedarik zincirlerinin kritik oyuncularından biri haline getiriyor. TUTTOFOOD 2026, bu güçlü üretim ve ihracat kapasitesinin uluslararası alıcılar, perakende zincirleri ve dağıtım kanallarıyla doğrudan temas kurmasını sağlayacak önemli bir platform olarak öne çıkıyor. TUTTOFOOD 2026’nın öne çıkan yeniliklerinden biri olan TUTTO Fruit & Veg alanı, artan uluslararası talebe yanıt olarak yüzde 30 oranında büyütülerek yeniden kurgulandı. Taze ve ultra taze ürünlere özel olarak ayrılan Pavilion 4’te konumlanacak alan, Türk firmalarının private label, perakende, foodservice ve horeca kanallarından profesyonel alıcılarla doğrudan buluşmasına olanak tanıyacak. Bu yapı, farklı ürün kategorileri ve dağıtım kanalları arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesini hedefliyor. Alan kapsamında; taze ve egzotik meyvelerden işlenmiş meyve-sebze ürünlerine, IV ve V gama taze kesilmiş ve tüketime hazır çözümlerden kurutulmuş, organik ve dondurulmuş ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesi sergilenecek. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin tarımsal üretimdeki derinliğini ve katma değerli ihracat potansiyelini uluslararası ölçekte görünür kılacak. TUTTO Fruit & Veg alanı içerisinde yer alan özel Business Lounge ise Fransa, İspanya ve Polonya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden; Orta Doğu, Güney Amerika ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yüzlerce taze ürün alıcısı ve satın alma yöneticisini ağırlayacak. Bu alan, Türk firmaları için birebir iş görüşmeleri gerçekleştirme ve uzun vadeli ticari iş birlikleri kurma açısından kritik bir temas noktası sunacak. TUTTOFOOD 2026, sergi alanının ötesinde, Türk gıda ve tarım sektörü için kapsamlı bir iş ve bilgi platformu olmayı hedefliyor. Fruit & Veg Arena kapsamında düzenlenecek konferanslar, seminerler ve panel programlarında; Avrupa pazarlarında tüketim eğilimleri, IV ve V gama ürünlerin gelişimi, perakende dinamikleri ve taze ürün tedarik zincirlerinin dönüşümü gibi başlıklar ele alınacak. Programda ayrıca yenilikçi ürün sunumları, vaka analizleri ve canlı mutfak gösterileri de yer alacak. Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie, Türkiye’nin uluslararası fuarlardaki rolüne ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Meyve ve sebze sektörünü TUTTOFOOD 2026’nın merkezine almak, Avrupa genelinde hızla dönüşen bir üretim ve tüketim ekosistemini bir araya getirmek anlamına geliyor. Bu alanın büyümesi, Türkiye gibi stratejik üretim ülkeleri için yeni iş birlikleri ve çapraz kategori bağlantıları açısından güçlü fırsatlar sunuyor.” Bidfood Kategori Direktörü Gilbert Jreige ise şu değerlendirmede bulundu: “TUTTOFOOD’un taze meyve ve sebze odağını güçlendirmesi, üreticiler, tedarikçiler ve alıcılar arasında benzersiz bir etkileşim alanı yaratıyor. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve çeşitliliği, bu ekosistemin önemli bir parçasını oluşturuyor ve küresel tedarik zincirlerinde yeni büyüme fırsatlarına zemin hazırlıyor.”

CW Enerji Tarımda Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik İçin Çözüm Olanaklarını Anlattı Haber

CW Enerji Tarımda Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik İçin Çözüm Olanaklarını Anlattı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş hücresi ve panel üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki bilgi birikimini tarım sektörüyle paylaşmaya ve katkı sağlamaya devam ediyor. Sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle hareket eden CW Enerji, tarımsal üretimde enerji verimliliğini artıran ve çevresel etkileri azaltan çözümleriyle tarım sektöründe yenilikçi ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle CW Enerji ev sahipliğinde düzenlenen “Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Tarımda Kullanım Olanakları” başlıklı çalıştayda, güneş enerjisinin tarımsal üretimde sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, tarımda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odağında önemli bir bilgi paylaşım platformu sundu. Program, katılımcıların CW Enerji showroom alanı ile CW SolarCell ve CW alüminyum üretim hatlarını kapsayan tesis gezileriyle başladı. Üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulan katılımcılar, yerli, inovatif enerji teknolojileri hakkında detaylı bilgi aldı. Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapılarını tarım sektörüyle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri sistemleriyle de fark yarattıklarına dikkat çeken Sarvan, “Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerle tarımda verimlilik artışı ve çiftçilerin enerji maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyoruz. CW Enerji olarak, ürettiğimiz ürünlerle tarım ekosistemine de katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sürdürülebilir gelecek vizyonumuzun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz çözümlerle; sulama sistemlerinden seracılığa, depolama alanlarından tarımsal işletmelere kadar geniş bir ölçekte güneş enerjisinin etkin kullanımını destekliyoruz” dedi. CW Enerji’nin AR-GE ve üretim gücü sayesinde tarım odaklı uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade eden Sarvan, şunları kaydetti: “Tarıma yönelik sistemlerimizle çiftçilerimizin enerjiye daha erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Tarım alanlarında enerji bağımsızlığını güçlendiren projelerimizle hem üreticilerimizin rekabet gücünü artırıyor hem de ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine katkıda bulunuyoruz. Güneş enerjisinin tarımda yalnızca bir enerji kaynağı değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve sosyal bir değer yarattığına da inanıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı, bilgi paylaşımını güçlendiren ve tarımda yenilenebilir enerji farkındalığını artıran önemli bir adım olarak görüyoruz. CW Enerji olarak, bundan sonra da tarım sektörüyle birlikte hareket ederek sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz.” Uzman akademisyenlerden tarımda güneş enerjisi ve teknoloji odaklı sunumlar Program kapsamında Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, enerji depolama sistemleri, fotovoltaik panellerin tarımda kullanımı, solar sulama çözümleri, sera uygulamaları, ısı pompası sistemleri, off-grid tarımsal çözümler ve tarımda dijital dönüşüm başlıklarında uzman akademisyenler ve CW Enerji yöneticileri tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ GÜNAM’dan akademisyenlerin de katılım sağladığı seminerde, güneş enerjisinin tarımsal üretimde iklimlendirme, sulama ve enerji bağımsızlığı gibi alanlarda sağladığı avantajlar paylaşıldı. CW Enerji yetkilileri, tarım sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasının hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Ayrıca bu etkinlikte, Türkiye’de fotovoltaik enerji sistemlerin tarımsal uygulamalara entegrasyonu için mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların da tohumları ekildi. Etkinlik, katılımcılar arasında gerçekleşen değerlendirmelerle sona erdi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

PepsiCo ​​​​​​​Türkiye, Su Riskine Karşı Güçlü Bir Gelecek İnşa Ediyor Haber

PepsiCo ​​​​​​​Türkiye, Su Riskine Karşı Güçlü Bir Gelecek İnşa Ediyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden PepsiCo, PepsiCo Pozitif (pep+) stratejisinin temel bir unsuru olan “Net Su Pozitif” vizyonu doğrultusunda, su kaynaklarını korumayı ve fabrikalarının bulunduğu bölgelerde sürdürülebilir etki yaratmayı odağına almaya devam ediyor. PepsiCo Türkiye, bu yaklaşım kapsamında suyu daha verimli kullanmayı, kullanılan suyu doğaya geri kazandırmayı ve tarımsal üretimde su riskini azaltmayı önceleyen projeler hayata geçiriyor. Doğa Koruma Merkezi (DKM) iş birliğiyle, 60 milyon TL’nin üzerinde bir bütçeyle hayata geçirilen Bir Damla Bir Dünya Projesi, bu vizyonun en somut örneklerinden biri olarak Türkiye’de yüksek su riski taşıyan bölgelerde kapsamlı bir dönüşüm yaratmayı amaçlıyor. Adana, Mersin, Manisa ve İzmir’deki çiftçilerin modern sulama tekniklerini kullanmasını sağlayarak tarımda kullanımı azaltan proje kapsamında çiftçilere iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele, suyun verimli kullanımı ve toprağın korunması konularında eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde; tasarruflu sulama yöntemleri, basınçlı sulama sistemleri, doğru sulama zamanlaması, bitki ve toprak özelliklerine uygun sulama teknikleri ve toprakta organik madde artırımı gibi sürdürülebilir tarım uygulamaları öğretiliyor. Tarlalarda 3 bin dekara yakın alanda damla sulamanın yaygınlaştırılmasına destek olan proje ile fabrikaların bulunduğu havzalarda suyun geri kazandırılması destekleniyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: “Su artık sadece çevresel bir konu değil; herkes için ortak, acil ve hayati bir mesele” Dünyanın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu dile getiren PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, “Birleşmiş Milletler’in 2024 Dünya Su Gelişimi Raporu, son 20 yılda 1,4 milyar kişinin kuraklık ve suyla ilgili konulardan doğrudan etkilendiğini ortaya koyuyor. Yalnızca bu rakam bile, suyun geleceğinin artık küresel risk sıralamalarında neden en üst basamaklarda yer aldığını çok açık bir şekilde gösteriyor. Bu tablo yalnızca ekosistemlerin değil, gıda güvenliğinin, toplumsal yaşamın ve ekonomik istikrarın da tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Su artık sadece çevresel bir konu değil; herkes için ortak, acil ve hayati bir mesele. Bu nedenle suyu korumak hem ülkeler hem de şirketler için önemli hale geldi” dedi. “Manisa, İzmir ve Tarsus’ta yapılan damla sulama uygulamalarıyla 2024 yılında Manisa fabrikasında kullandığımız suyun %100’ünü, İzmir’de %94’ünü, Tarsus’ta ise %58’ini doğaya geri kazandırdık” PepsiCo Türkiye’nin hem bir gıda ve içecek şirketi olarak hem de tarım odağında yaptığı çalışmalar kapsamında su yönetimini sürdürülebilirlik stratejisinin önemli unsurlarından biri olarak gördüğünü dile getiren Ergün Günay, “PepsiCo Türkiye olarak Net Su Pozitif vizyonumuz doğrultusunda yalnızca su tüketimini azaltmakla yetinmiyor; özellikle su riski yüksek bölgelerde kullandığımız suyun tamamını doğaya geri kazandırmayı hedefliyoruz. Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Bir Damla Bir Dünya Projesi ile sadece geçtiğimiz yıl Manisa fabrikasında kullandığımız suyun %100’ünü, İzmir’de %94’ünü, Tarsus’ta ise %58’ini doğaya geri kazandırdık. 2023 ve 2024 yıllarında 735 milyon litre su tasarrufunda bulunduk. 2025 yılı itibariyle bu rakamın 1.6 milyar litreyi bulması için çalışıyoruz. Böylece 674 olimpik havuza karşılık su tasarrufu yapılmasını desteklemiş olacağız. Bu somut sonuçlar, su yönetimini stratejik bir öncelik olarak ele aldığımızın ve sahada gerçek etkiler ürettiğimizin en net göstergesi. Önümüzdeki dönemde projeyi daha fazla bölgeye yayarak hem doğaya hem de yerel üreticilere destek vermeye kararlıyız” dedi. Doğa Koruma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Zeydanlı: “Önümüzdeki dönemde en çok tartışacağımız konulardan biri su sorunu olacak. Bir yandan iklim krizinden kaynaklı kuraklık, diğer yandan suyun yanlış kullanımı su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Su yönetimi artık yalnızca bir çevre meselesi değil; doğrudan sosyoekonomik etkileri olan bir konu haline geldi. Bu noktada tarım sektörü hem su tüketimindeki %79’luk payı hem de su verimliliği için sunduğu potansiyel çözümler nedeniyle en kritik sektörlerden biri. Ancak sürdürülebilirliği ve su verimliliğini gözetmeyen, en yüksek hasılata odaklanmış bir üretim modeli ile bu dönüşümün gerçekleşmesi mümkün değil. Bunun için su verimliliği ve üretim arasında bir denge kuran modeller ve bunların hayata geçmesini sağlayacak güçlü iş birliklerine ihtiyaç var. Bu proje kapsamında yapılan çalışmalar çiftçi, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güzel bir örneğini ortaya koymuştur.” PepsiCo Türkiye, sürdürülebilir su yönetimi alanında attığı adımlarla hem sektörüne öncülük etmeyi hem de Türkiye’nin su geleceğine katkı sunmayı sürdürüyor. Bir Damla Bir Dünya Projesi'yle elde edilen sonuçlar, şirketin hem üretim süreçlerinde hem de tedarik zincirinde su riskini azaltma konusundaki kararlılığını güçlendirirken, iş birliği temelli yaklaşımıyla dirençli gıda ekosistemlerinin oluşmasına da somut bir katkı sağlıyor. PepsiCo önümüzdeki dönemde de Net Su Pozitif hedefi doğrultusunda yürüttüğü tüm çalışmalarla, suyu koruyan, verimliliği artıran ve uzun vadeli fayda sağlayan projelere yatırım yapmaya devam edecek.

Tam Bir Tarım Canavarı : 1.200 Beygir Gücünde Haber

Tam Bir Tarım Canavarı : 1.200 Beygir Gücünde

Zoomlion Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Zhan Chunxin tarafından Çangşa'daki Akıllı Sanayi Şehri'nde duyurulan yaklaşık dört metre yüksekliğindeki bu devasa makine, dünyanın en güçlü hibrit tekerlekli traktörü unvanını alarak yüksek beygir gücüne sahip tarım ekipmanlarında çıtayı en yukarıya taşıdı. 1.200 beygir gücüne (peak output) ulaşabilen DX7004, özellikle yüksek yoğunluklu ve büyük ölçekli tarım operasyonları için özel olarak geliştirildi. Zoomlion'ın dijital şasi, akıllı kontrol sistemleri ve kendi bünyesinde geliştirdiği temel bileşenleri entegre eden bu makine, şirketin akıllı ve sürdürülebilir tarımsal üretimi ilerletme vizyonunda önemli bir adımı temsil ediyor. 700 Beygir Gücünde Çift Motorlu Hibrit Aktarma Organı Zoomlion Tarım Makineleri Şirketi Genel Müdürü Liu Yuxin, DX7004'ün gücünü, verimliliğini ve akıllı kontrol yeteneğini yeniden tanımladığını belirtti. Traktör, 700 beygir gücü nominal çıkışa ve 4.500 Nm tepe torka sahip çift motorlu hibrit aktarma organı kullanıyor. DX7004'ün saha performansı ise etkileyici: Verimlilik: 12 saatlik kesintisiz çalışma ile yaklaşık 7.200 mu (yaklaşık 480 hektar) alanı kapsama kapasitesine sahip. Hassasiyet: Dağıtılmış elektrikli tahrik sistemi sayesinde kademesiz saha hızı kontrolü sağlayan traktör, elektrik motorlu hidrolik çıkış özelliğiyle büyük ölçekli çok fonksiyonlu tarım aletleri için yüksek hassasiyetli operasyon imkanı sunuyor. Tam Hız Alanında Otonom Sürüş Teknolojik yenilikler sadece mekanik güçle sınırlı değil. Model, Zoomlion'un kendi geliştirdiği EPiot akıllı sürüş sistemi ve AOS akıllı operasyonlar platformunu bünyesinde barındırıyor. Bu sistemler, yüksek hızlarda bile otonom sürüş ve santimetre düzeyinde hassasiyet sağlayarak tarımsal faaliyetlerde insan hatasını minimuma indiriyor. Zoomlion Başkan Yardımcısı ve Baş Mühendisi Fu Ling, şirketin son yıllarda inşaat ekipmanlarındaki gücünü tarım sektörüne başarıyla aktardığını ve performans, aktarma organı verimliliği ve zeka açısından yeni standartlar belirleyerek tarım makinelerinin modernizasyonunu hızlandırmaya kararlı olduklarını ifade etti. Zoomlion, 2014 yılında tarım ekipmanları sektörüne girmiş ve 2021'de BM'nin tarım makineleri için uzun vadeli tedarik programına seçilen ilk Çinli şirket olmuştu. Şirket; sürme, ekim, mahsul yönetimi, hasat ve depolama için geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Zoomlion, bu yenilikçi çözümlerini küresel ölçekte tanıtmak amacıyla, 9-15 Kasım tarihlerinde Almanya'nın Hannover kentinde düzenlenecek olan, dünyanın en büyük tarım makineleri fuarı AGRITECHNICA 2025'te boy gösterecek. Şirket, bu fuarda küresel ölçekli tarım ve sürdürülebilir kalkınma için tasarlanmış yeni nesil çözümlerini sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ali Kopuz: “Ovp’nin Enflasyon Hedefinde Tarım Kilit Rolde” Haber

Ali Kopuz: “Ovp’nin Enflasyon Hedefinde Tarım Kilit Rolde”

Başkan Ali Kopuz, “ Planlı üretim ve gıda güvenliği odaklı adımlar, hem üreticilerimiz hem de tüketicilerimiz için büyük önem taşıyor. Daha önce de belirttiğim gibi tarım ve gıda politikaları enflasyonla mücadelede belirleyicidir. Bu nedenle programdaki tek haneli enflasyon hedefi için tarım kilit rolde” dedi. İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026 yılını ekonomi de reform yılı olarak işaret ettiğini hatırlatarak, “Bugün açıklanan Orta Vadeli Program, bu iradeyi güçlü bir şekilde yansıtmaktadır. Program, fiyat istikrarını sağlamayı, sürdürülebilir büyümeyi ve makroekonomik disiplini hedefleyen yol haritasıyla, iş dünyası açısından öngörülebilirlik ve güven unsuru taşımaktadır” dedi. Tarım ve Gıda Politikaları Tarım ve gıda sektörünün, enflasyonla mücadelenin tam merkezinde olduğuna dikkat çeken İSTİB Başkanı Ali Kopuz, “OVP’de, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, kayıt dışıyla mücadele ve lojistik yatırımlar ön plana çıkarılmıştır. Bunlar, uzun süredir dile getirdiğimiz Planlı Üretim Modelinin temel ayaklarıdır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki riskleri artık daha görünür hale geldi. Programda, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, arz güvenliğini güçlendirecek adımların atılması, depolama ve soğuk zincir altyapısının geliştirilmesinin hedeflenmesi oldukça önemlidir ” dedi. Enflasyon ve Gıda Fiyatları Kopuz, gıda fiyatlarındaki oynaklığın genel enflasyon üzerindeki belirleyici etkisine dikkat çekerek: “Gıda fiyatları kontrol altına alınmadan genel enflasyonu düşürmek mümkün değildir. OVP’nin enflasyonu tek haneye düşürme hedefinde gıda sektörünün stratejik rolünün vurgulanmasını son derece olumlu buluyoruz” dedi. İhracat ve Rekabet Gücü Türk gıda sektörünün küresel rekabet potansiyeline de dikkat çeken Ali Kopuz, şunları söyledi: “Türk gıda sektörünün küresel pazarlarda daha fazla pay alabilmesi için markalaşma, sürdürülebilir üretim, katma değerli ürün ihracatı ve gıda güvenliği vazgeçilmezdir. OVP’de yeşil ve dijital dönüşüm, lojistik ve depolama yatırımlarına verilen önem, ihracat rekabetçiliğini artıracaktır. Orta Vadeli Program, iş dünyası açısından güven ve öngörülebilirlik sağlayan bir belgedir. Özellikle tarım ve gıda alanında planlı üretim, sürdürülebilirlik ve ihracat odaklı politikaların kararlılıkla hayata geçirilmesi, hem üreticilerimizin hem de tüketicilerimizin lehine olacaktır.”

Tarım Sektöründe İnovasyon Raflarda! Haber

Tarım Sektöründe İnovasyon Raflarda!

Tarım sektörü, tarihin her döneminde toplumların refah düzeyini ve ülkelerin ekonomik gelişimini belirleyen temel faktörlerden biri olmuştur. Murat Erat’ın kaleme aldığı "Tarım Sektöründe İnovasyon" adlı eser, bu gerçeği günümüzün değişen küresel dinamikleri ve teknolojik ilerlemeler ışığında ele alıyor. Artan dünya nüfusuyla birlikte ortaya çıkan gıda güvenliği sorunları, küresel pandemilerin yarattığı ek baskılar ve tarımsal kaynakların hızla azalması, tarım sektörünün önemini daha da artırmıştır. Erat’ın kitabı, özellikle son yıllarda gündeme gelen Tarım 4.0 ve akıllı tarım uygulamalarına odaklanarak, bu süreçlerin tarımda nasıl devrim niteliğinde değişiklikler getirdiğini vurguluyor. Kitapta, dronlar, robotlar, yapay zekâ ve nesnelerin interneti gibi dijital dönüşüm araçlarının, tarımsal üretimi nasıl daha verimli, daha sürdürülebilir ve ekonomik hale getirdiği kapsamlı bir şekilde inceleniyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için yol gösterici öneriler sunuyor. Yazar, tarımda yenilikçi stratejilerin ve bu stratejilerin rekabet üstünlüğüne olan pozitif etkilerinin altını çizerken, kamu politikalarının ve özel sektör-devlet iş birliğinin önemini de detaylandırıyor. Avrupa'daki başarılı örnekler üzerinden, özellikle New Holland gibi sektör lideri firmaların inovatif yaklaşımlarına değiniyor. Erat, eserinde tarımı sadece bir ekonomik faaliyet olarak değil, stratejik bir sektör olarak değerlendiriyor ve tarımın genç nüfus tarafından benimsenmesi için öneriler getiriyor. Tarım ihtisas okullarının açılması, gençlerin bu sektöre yönlendirilmesi ve tarımsal Ar-Ge’nin güçlendirilmesi gibi somut politikaları ön plana çıkarıyor. "Tarım Sektöründe İnovasyon", tarım sektörünün geleceğini şekillendirecek yenilikleri, stratejileri ve politikaları ayrıntılı bir biçimde ele alarak okuyucusuna bu kritik sektörün dönüşümüne dair güçlü bir perspektif sunuyor. Ekonomistler, politika yapıcılar, akademisyenler, tarım sektörü profesyonelleri ve yenilikçi girişimciler için vazgeçilmez bir rehber niteliği taşıyor. Murat Erat Kimdir? Murat Erat; kariyeri boyunca Türkiye ve yurt dışında birçok girişime öncülük eden Murat Erat, özel sektörde inşaat, mobilya, deko­rasyon, otomotiv, bilişim, uluslararası ticaret, medya, tarım ve hayvancılık gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren şirketler kurmuştur. Kurduğu şirketler ile Türkiye, Ukrayna, Sırbistan, Nijerya ve Dubai başta olmak üzere birçok ülkede aktif ticari faaliyetlerde bulunmuştur. 2008 yılında,56 ül­keye mobilya ihraç eden Asortie Mobilya markasını kurmuş ve Türkiye’nin lüks mobilya segmentinde tanınan bir markası haline getirmiştir.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.