Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Teknolojileri Yenilikleri

Kapsül Haber Ajansı - Tarım Teknolojileri Yenilikleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Teknolojileri Yenilikleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençlerin Seçimiyle  “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri” Belli Oldu    Haber

Gençlerin Seçimiyle  “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri” Belli Oldu  

Gençlerin büyük ilgisiyle gerçekleştirilen Youth Awards® kapsamında; Abdi İbrahim, Allianz Türkiye, Anadolu Efes, ASELSAN, Borusan Holding, Enerjisa, ikas, Mastercard, Mercedes-Benz Otomotiv, Migros, Samsung, Siemens, Şişecam, Turkish Airlines ve Türkiye İş Bankası kendi sektörlerinde “Gençler Tarafından En Çok Çalışılmak İstenen Şirketler” oldular. “Gençlere En İlham Veren CEO” Unilever Türkiye, Pakistan, Bangladeş ve Orta Doğu Ev Bakım Genel Müdürü & Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu olurken “Gençlere En İlham Veren CFO” Coca-Cola İçecek CFO’su Çiçek Uşaklıgil Özgüneş ve “Gençlere En İlham Veren İK Lideri” QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar oldu. Gençlerin kariyer platformu Youthall tarafından düzenlenen “Youth Awards® 2026” sonuçları, 16 Eylül akşamı Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul’da gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. 32 farklı kategoride düzenlenen oylamaya; finanstan teknolojiye, perakendeden otomotive, enerjiden sağlığa ve sigortacılıktan hızlı tüketime kadar farklı sektörlerden 165 şirket katıldı. Türkiye çapında 201.740 oy kullanılırken, gençlerin çalışmak için en çok tercih ettiği şirketler belirlendi. Oylama sonucunda Akbank, Akçansa ve Boehringer Ingelheim, gençlerin tercihleriyle “Sektör Özel Ödülü” kategorisinde öne çıkan şirketler oldu. Farklı kategorilerde ödüle layık görülen şirketler, liderler ve projeler de ödül töreniyle eş zamanlı olarak Youthall’un web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuyla paylaşıldı. Youth Awards® kapsamında Abdi İbrahim, Allianz Türkiye, Anadolu Efes, ASELSAN, Borusan Holding, Enerjisa, ikas, Mastercard, Mercedes-Benz Otomotiv, Migros, Samsung, Siemens, Şişecam, Turkish Airlines ve Türkiye İş Bankası kendi sektörlerinde gençlerin çalışmak için en çok tercih ettiği şirketler oldu. 201.740 oyun kullanıldığı Youth Awards® 2026, gençlerin farklı sektörlerdeki şirketlere yönelik tercihlerini ortaya koyarak, gençlerin gözünde öne çıkan işverenleri belirledi. 227 Üniversite ve 173 Bölümden Gençler Tercihini Ortaya Koydu Youth Awards® 2026 oylamasına bu yıl 227 farklı üniversiteden ve 173 farklı bölümden gençler katıldı. Oylamaya en yüksek katılım gösteren üniversiteler Yıldız Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi olurken, en fazla oy kullanılan bölümler Endüstri Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği ve İşletme olarak sıralandı. Katılımcıların ağırlıklı olarak 18-24 yaş aralığındaki gençlerden oluştuğu oylamada, üniversitelerin 3. ve 4. sınıf öğrencileri toplam oyların %32,4’ünü oluşturdu. Oy kullanan gençlerin %58’i kadın, %42’si erkek olurken, toplam 201.740 oyla Youth Awards® 2026, Türkiye genelinde 227 üniversite ve 173 farklı bölümden gençlerin katılım gösterdiği, ülkenin en geniş katılımlı gençlik oylamalarından biri oldu. Gençler Artık Sadece Şirketleri Değil, Çalışma Hayatının Geleceğini Seçiyor Youthall CEO’su Emre Aykan, Youth Awards® 2026 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde; “Gençlerin verdiği her oy, yalnızca bir şirket tercihini değil, gençlerin iş dünyasında hangi şirketleri ve yaklaşımları değerli bulduğunu da gösteriyor. Bugünün gençleri için iyi bir işveren olmak, yalnızca güçlü kariyer fırsatları sunmaktan ibaret değil; anlamlı bir amaç yaratmayı, gelişim imkânı sağlamayı, esnekliği desteklemeyi, farklılıklara alan açmayı ve çalışan deneyimini merkeze almayı gerektiriyor. Youth Awards®, gençlerin işveren tercihlerini görünür kılarak farklı sektörlerde gençlerin gözünde öne çıkan şirketleri ve liderleri belirliyor. Gençlerin tercihleri, bugün şirketlerin genç yetenekler nezdindeki konumunu anlamak ve hangi işverenlerin daha güçlü bir karşılık bulduğunu görmek açısından önemli bir gösterge haline geliyor. “Youthall olarak gençlerin beklentilerinin ve insan kaynakları süreçlerinin hızla değiştiği günümüzde, çözümlerin de ihtiyaçlara göre yeniden şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz” diyen Emre Aykan, bu vizyonla geliştirdikleri, ilandan teklife kadar işe alımın tüm süreçlerini tek bir platformda bir araya getiren yapay zeka destekli işe alım ürünü Hireall’ı ilk kez Youth Awards® 2026 katılımcılarıyla paylaştı. Aykan “Youth Awards®’a katkı sunan tüm şirketlere, liderlere ve tercihleriyle bu dönüşüme yön veren gençlere teşekkür ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. YOUTH AWARDS® 2026 KAZANANLARI SEKTÖREL KATEGORİLER En Çok Çalışılmak İstenen Dayanıklı Tüketim Şirketi Samsung Arçelik BSH En Çok Çalışılmak İstenen Enerji Şirketi Enerjisa Petrol Ofisi Aygaz En Çok Çalışılmak İstenen Finans Şirketi Türkiye İş Bankası Garanti BBVA QNB Türkiye En Çok Çalışılmak İstenen FMCG Şirketi Anadolu Efes ETİ Unilever En Çok Çalışılmak İstenen Holding Borusan Holding Eczacıbaşı Topluluğu Anadolu Grubu En Çok Çalışılmak İstenen Otomotiv Şirketi Mercedes-Benz Otomotiv Mercedes-Benz Türk Doğuş Otomotiv En Çok Çalışılmak İstenen Perakende Şirketi Migros Mavi Starbucks / Alshaya Group En Çok Çalışılmak İstenen Sağlık Şirketi Abdi İbrahim Pfizer AstraZeneca En Çok Çalışılmak İstenen Sanayi Şirketi Şişecam Bosch Aksa Akrilik En Çok Çalışılmak İstenen Savunma Sanayi Şirketi ASELSAN Türk Havacılık ve Uzay Sanayii TEI - TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. En Çok Çalışılmak İstenen Sigortacılık Şirketi Allianz Türkiye AXA Sigorta AgeSA En Çok Çalışılmak İstenen Teknoloji Şirketi (50-249 Çalışan) ikas Bilyoner Bilkom En Çok Çalışılmak İstenen Teknoloji Şirketi (250-999 Çalışan) Mastercard KoçSistem Doğuş Teknoloji En Çok Çalışılmak İstenen Teknoloji Şirketi (1000+ Çalışan) Siemens Vodafone Türk Telekom En Çok Çalışılmak İstenen Ulaşım / Taşımacılık Şirketi Turkish Airlines Pegasus Airlines DHL eCommerce SEKTÖREL KATEGORİ ÖZEL ÖDÜLLER Akbank, Akçansa, Boehringer Ingelheim GENEL KATEGORİLER Kampüs Etkinliklerinin En Beğenilen Şirketi Akbank Mercedes-Benz Otomotiv Coca-Cola İçecek Kariyer Hesabı En Beğenilerek Takip Edilen Şirket Mercedes-Benz Türk Anadolu Efes Unilever Sürdürülebilirlik Çalışmaları En Beğenilen Şirket Vodafone Beymen Group Mavi En Beğenilen Kısa Dönem Staj Programı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii - SKY Discover Kısa Dönem Yaz Stajı Programı HAVELSAN - HİT Yaz Staj Programı Şişecam - First Step Yaz Staj Programı TEI - TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. - Kariyerini Uçur Yaz Staj Programı Türkiye İş Bankası - MasterClass Arçelik - Fresh Start Ford Otosan - Gelecek Tasarımları Staj Programı P&G - Rocket Start Yaz Stajı Program Pernod Ricard - Cheers to Careers Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası - Geleceğe Yatırım En Beğenilen Uzun Dönem Staj Programı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii - SKY Experience Aday Mühendislik Programı Mercedes-Benz Otomotiv - Drive Up Mercedes-Benz Türk - PEP (Professional Experience Program) Anadolu Efes - Project Future L'Oréal Türkiye - WINtern Philip Morris Türkiye - INKOMPASS Staj Programı Bosch - Smart Start Anadolu Grubu - Chief Young Officer ROKETSAN - R-Force Perfetti Van Melle - Career Kitchen En Beğenilen İşe Alım Programı Coca-Cola İçecek - Drive4Sales Şişecam - Global Genç Yetenek Programı “Together” Garanti BBVA - Talent Week Pegasus Airlines - GoYoung Vodafone - Discover BSH - Generation BSH Borusan Holding - Alpha Genç Yetenek Programı Eksim Holding - Genç Enerji AbbVie - Fresh Architecht – TechTalent En Beğenilen Kadın İstihdamı Programı BSH - WE Power Enerjisa - She-Tech Kariyer Programı Akçansa – GençİZ PREMIUM KATEGORİLER Gençlerin En Beğendiği Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Uygulamaları Mercedes-Benz Otomotiv Mercedes-Benz Türk Danone Türkiye Gençlerin En Beğendiği Eğitim & Gelişim Programı TEI - TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. - Havacılık Motorları Okulu Akbank - Akbank Gençlik Akademisi HAVELSAN - Geleceğim HAVELSAN Kampı Gençlerin En Beğendiği EVP Toyota Türkiye - We Respect We Kaizen SunExpress Airlines - Together To New Heights! LC Waikiki - Büyük Kalplerle, Büyük Hedeflere Gençlerin En Beğendiği Ofis (Çalışma Ortamı) Unilever Nestlé BAT Türkiye Gençlerin En Beğendiği Reklam Filmi Mavi Toyota Türkiye Getir Gençlerin En Beğendiği Sosyal Sorumluluk Projesi Akbank - Şehrin İyi Hali Mavi - Mavi Hav Koleksiyonu CarrefourSA - Hayalet Ağlar Gençlerin En Beğendiği Yan Hak Uygulaması Nestlé - Esnek Yan Hak Uygulamaları AstraZeneca - Esnek Yan Hak Uygulamaları Boehringer Ingelheim - Bee Flexible Gençlere En İlham Veren CEO Unilever / Ali Fuat Orhonoğlu AXA Sigorta / Yavuz Ölken Çelebi Havacılık / Osman Yılmaz Gençlere En İlham Veren CFO Coca-Cola İçecek / Çiçek Uşaklıgil Özgüneş Vodafone / Hana Jalel Enerjisa / Philipp Ulbrich Gençlere En İlham Veren İK Lideri QNB Türkiye / Cenk Akıncılar Vodafone / Nazlı Tlabar Güler Şişecam / Şengül Arslan Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Etap, Hollandalı Munckhof Tarım Teknolojilerinin Türkiye Distribütörü Oldu Haber

Anadolu Etap, Hollandalı Munckhof Tarım Teknolojilerinin Türkiye Distribütörü Oldu

Munckhof’un Türkiye distribütörlüğünü üstlenen Anadolu Etap, kendi çiftliklerinde edindiği mekanizasyon deneyimini Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturacak. İş birliğinin ilk aşamasında meyve hasat platformları üreticilerin kullanımına sunulacak. İlerleyen dönemde Munckhof’un farklı tarım teknolojileri de portföye dahil edilecek. Türkiye'nin en büyük taze meyve üreticisi Anadolu Etap, tarımsal üretimde teknoloji ve mekanizasyon alanındaki deneyimini tarım ekosistemine taşıyacak yeni bir iş birliğine imza attı. Anadolu Etap, tarım teknolojileri alanında 140 yılı aşkın deneyime sahip Hollanda merkezli Munckhof Fruit Tech Innovators’ın Türkiye distribütörlüğünü üstlendi. İş birliği ile Anadolu Etap kendi üretim süreçlerindeki teknoloji ve mekanizasyon uygulamalarından edindiği deneyimi sektörle buluşturacak. Sürdürülebilir tarım yaklaşımı doğrultusunda dijitalleşme, otomasyon ve mekanizasyon yatırımlarına odaklanan Anadolu Etap, hasat platformlarını kendi çiftliklerinde üretim süreçlerine dahil ederek meyve toplama sürelerinin kısaltılması, operasyonel verimliliğin artırılması ve ürün kalitesinin korunmasına yönelik önemli bir deneyime sahip. Anadolu Etap, Munckhof distribütörlüğüyle bu deneyimi kendi operasyonlarının ötesine taşıyarak Türkiye’de kullanıma sunacak. Modern tarım işletmelerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümlerin Türkiye’de daha geniş bir üretici kitlesine ulaştırılmasını hedefleyen iş birliğinin ilk aşamasında Munckhof’un hasat platformları Türkiye pazarına sunulacak. İlerleyen dönemde meyve bahçelerine yönelik farklı mekanizasyon çözümlerinin de ürün portföyüne dahil edilmesi hedefleniyor. “Türkiye meyveciliğinin teknolojik dönüşümüne katkı sağlamayı hedefliyoruz” Anadolu Etap Tarım Genel Müdürü Handan Eren, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Anadolu Etap olarak tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği birlikte ele alıyoruz. Teknolojiyi bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Yıllardır kendi çiftliklerimizde farklı mekanizasyon ve optimizasyon projelerini hayata geçiriyor, yeni teknolojileri sahada deneyimliyor ve üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Hasat platformları ile dünya standartlarında verimlilik sunuyor, çiftlikten sofraya kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimine katkı sağlıyoruz. Munckhof iş birliğini de bu birikimin doğal bir parçası olarak değerlendiriyoruz. İş birliği ile sahada edindiğimiz bilgi ve deneyimi Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturuyoruz. Munckhof’un hasat platformu başlayan bu iş birliğini önümüzdeki dönemde farklı mekanizasyon çözümleriyle genişleterek Türkiye’de tarımın teknolojik dönüşümüne ve rekabet gücüne katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine imkan tanıyor Tarımda mekanizasyon çözümleri, iş gücü ihtiyacının optimize edilmesine ve mevcut iş gücünün daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine de imkan tanıyor. Munckhof’un farklı meyve türleri için geliştirdiği hasat platformları bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Elma, armut, şeftali, nektarin, erik, narenciye ve kiraz gibi ürünlerin hasadında kullanılan hareketli platformları sayesinde çalışanların farklı yüksekliklerdeki meyvelere daha kolay erişmesine olanak sağlıyor. Toplanan meyveler taşıma bantları aracılığıyla kontrollü biçimde kasalara aktarılırken, ürünlerin hasat sırasında darbe görme ve kalite kaybı yaşama riski de azaltılıyor. Gıda sanayisine yönelik meyvelerin yanı sıra zeytin ve sert kabuklu meyvelerin hasadı için geliştirilen modellere sahip platformlar, ağacı kontrollü biçimde sarsarak meyvelerin toplama brandasına aktarılmasını sağlıyor. Yatırımlarının büyük bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yapıyor 2014 yılında Türkiye’de bir ilke imza atarak oluşturduğu “Sürdürülebilir Tarım İlkeleri”ni iş süreçlerine entegre eden Anadolu Etap, üretim faaliyetlerinde doğal kaynakların verimli kullanımının yanı sıra dijitalleşme, otomasyon ve mekanizasyon uygulamalarına yatırım yapıyor. “Sağlıklı nesiller için sağlıklı meyveler” misyonuyla faaliyet gösteren Anadolu Etap, 21 bin dekarlık alandaki 4 çiftliği ve 3,5 milyonu aşkın ağacıyla Türkiye’nin en büyük meyve üreticisi konumunda bulunuyor. Anadolu Etap, üretim süreçlerinin her aşamasında akıllı ve yenilikçi tarım uygulamalarının yanı sıra modern teknolojiler kullanarak; kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretmeye devam ediyor. Yatırımlarının büyük bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yapan Anadolu Etap, hasat platformları ile iş süreçlerinde verimliliği ve ürün kalitesini artırmayı amaçlıyor. Hasat verimliliğini dünya standartlarına taşırken, meyve toplama sürelerini kısaltarak daha fazla ürünün kısa sürede toplanmasını sağlıyor. Düşük salınımlı yakıt kullanan platformlar, Anadolu Etap’ın çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkıda bulunuyor. Farklı meyvelerin üretiminde mekanizasyona ve verimliliğe yönelik teknolojiler üretiyor 1884 yılında Hollanda’da kurulan Munckhof Fruit Tech Innovators, tarım teknolojileri alanında 140 yılı aşkın deneyime sahip. Meyve hasat platformlarından tarımsal ilaçlama sistemlerine ve kasa doldurma çözümlerine uzanan geniş bir ürün portföyü bulunan şirket; elma, armut, kiraz, üzüm, zeytin ve farklı meyve türlerinin üretim süreçlerinde mekanizasyonu ve operasyonel verimliliği geliştirmeye yönelik teknolojiler üretiyor. Daha hızlı, daha kolay, daha maliyet etkin ve daha az iş gücüyle gerçekleştirilebilen tarım çözümleri geliştirmeye odaklanan Munckhof, ürünlerini üreticilerle yakın iş birliği içinde geliştirerek kendi tesislerinde üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ETİ, Kuraklığa Dayanıklı Kanatlı Buğdayı'nın İlk Tohumluk Hasadını Gerçekleştirdi Haber

ETİ, Kuraklığa Dayanıklı Kanatlı Buğdayı'nın İlk Tohumluk Hasadını Gerçekleştirdi

Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden ETİ, tarımsal Ar-Ge yatırımları ve sürdürülebilir tarım vizyonu doğrultusunda önemli bir adım daha attı. İklim krizinin getirdiği kuraklık riski ve kaliteli hammadde ihtiyacından yola çıkan ETİ; iklim değişikliğine dirençli yerli tohum çeşidi Kanatlı Buğdayı’nın tohumluk buğday hasadını gerçekleştirdi. 2004 yılında Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından ıslah çalışmalarıyla geliştirilmeye başlanan Kanatlı Buğdayı, ETİ’nin sertifikalı tohumluk üretiminin temelini oluşturacak. Geçtiğimiz yıl üretim hakları alınan bu yeni çeşit, bisküvilik buğday ununun üretiminde sürdürülebilir hammadde güvencesi sağlayacak. Uzun yıllardır yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarımızın somut sonuçlarını görmeye başladık Kanatlı Buğdayı’nın ilk tohumluk hasadıyla ilgili açıklama yapan ETİ Global CEO’su Ercan Öz; “ETİ olarak 10 yıl önce dahil olduğumuz ve bugün ilk hasadını gururla gerçekleştirdiğimiz Kanatlı Buğdayı, tarımsal sürdürülebilirlik vizyonumuzun en somut adımlarından biri. Ülkemiz tarımının ve gıda sanayinin yarınlarını güvence altına alma hedefiyle yürüttüğümüz bu uzun soluklu çalışma, geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde tecrübe ettiğimiz şiddetli kuraklıkla birlikte ne kadar doğru bir yatırım olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yaşanan bu tablo, geleneksel tarım modellerinin iklim krizine karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösterirken, yıllar önce koyduğumuz vizyonun doğruluğunu da teyit etti. Tarımsal üretim çalışmalarına verdiği destek sebebiyle, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından kurucumuz merhum Firuz Kanatlı’nın adı verilen bu buğday, gıda sektörümüzün geleceğini koruma altına alma noktasında kritik bir role sahip. Değişen iklim koşullarına rağmen kalitesinden ödün vermeyen bu çeşidin, önümüzdeki dönemde tüm gıda sanayimiz için sürdürülebilir, güvenilir ve yüksek standartlı bir hammadde güvencesi olacağına inanıyoruz.” Çiftçilerle birlikte büyüyen sürdürülebilir tarım modeli Tarımsal üretimin geleceğini korumaya yönelik çalışmalarını sürdüren ETİ, 15 yıl önce 11 çiftçi ve 1.800 dekarlık alanda başlattığı sözleşmeli tarım modelini bugün yaklaşık 350 bin dekarlık geniş bir üretim alanına taşıdı. Türkiye’de gıda sanayinin geleceğinin sürdürülebilir tarımdan geçtiğini belirten Öz; “Tarımsal girdilere dayalı bir şirket olarak, hammaddemizi sağladığımız tarım sektörünün sürdürülebilirliği bizim için hayati önem taşıyor. ETİ olarak üretim süreci boyunca çiftçilere tohum, gübre ve bitki besleme ürünleri başta olmak üzere ayni destek sağlıyor; uzman ziraat mühendislerimiz aracılığıyla sahada teknik danışmanlık veriyoruz. Ayrıca kalite kriterlerine uygun ürünler için alım garantisi ve tarladan ücretsiz nakliye imkanı sunuyoruz.” Tarımsal Ar-Ge çalışmalarını da uzun yıllardır şirket içerisinde yer alan uzman ekiplerle yürüten ETİ, bu alandaki faaliyetlerini resmi tescil ve yetkilendirmelerle sürdürüyor. Üniversiteler, bilimsel kuruluşlar ve araştırma enstitüleriyle yürüttüğü ortak ıslah projelerinin yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen 'Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu' unvanına sahip olan şirket, özel tohum geliştirme stratejileri uyguluyor. TÜBİTAK destekli projeler ve tohum ıslah programları sayesinde tescil ve tedarik süreçlerini hızlandıran ETİ, geliştirdiği yüksek nitelikli tohumlarla güçlü bir temel oluşturuyor. Şirket bu sayede, Türkiye’nin tarımsal Ar-Ge kapasitesine ve gıda sanayinin geleceğine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çiftçinin Telefonu Dijital Ziraat Mühendisine Dönüşüyor Haber

Çiftçinin Telefonu Dijital Ziraat Mühendisine Dönüşüyor

Boğaziçi Teknopark Batman Girişim Ofisi bünyesinde geliştirilen FATGES, Antep ve Siirt fıstığına özel olarak eğitilen yapay zekâ teknolojisiyle çiftçilerin tarladaki sorunları hızlı ve doğru şekilde tespit etmesine, toprak analizlerini anlamlandırmasına ve üretim süreçlerini daha verimli yönetmesine yardımcı oluyor. Batman’da 129 binin üzerinde dekarlık alanda fıstık üretimi yapılırken, bu alanların yalnızca yüzde 2’sinin profesyonel ziraat mühendisliği hizmetlerinden yararlanabildiği belirtiliyor. Üreticilerin büyük bölümünün hastalık ve zararlılarla ilgili teşhis ve mücadele süreçlerinde geleneksel bilgi aktarımına başvurması, yanlış müdahaleler ve verim kayıpları riskini artırıyor. FATGES ise teknolojiyi doğrudan üreticinin kullanımına sunarak bu açığı kapatmayı hedefliyor. Bir Yaprak Fotoğrafı, Hastalığın Teşhisi İçin Yeterli “Fıstık ve Tarımsal Gelişim Entegre Sistemleri” ifadesinin kısaltmasından oluşan FATGES, Antep ve Siirt fıstığına özel geliştirilen yapay zekâ altyapısıyla üreticinin günlük tarım kararlarını kolaylaştırıyor. Çiftçi, şüphelendiği bir yaprağın fotoğrafını akıllı telefonuyla çekerek sisteme yüklediğinde, yapay zekâ hastalık veya zararlı ihtimalini analiz ederek üreticiye hızlı bir değerlendirme sunuyor. Sistemin sunduğu çözüm bununla da sınırlı kalmıyor. Karmaşık toprak analiz raporlarını üreticinin anlayabileceği sade bir formata dönüştüren FATGES, tarlaya özel gübreleme ve ilaçlama önerilerinin oluşturulmasına yardımcı oluyor. Böylece profesyonel tarımsal danışmanlığa erişimin sınırlı olduğu bölgelerde, çiftçinin günlük üretim kararlarında dijital bir destek mekanizması oluşturulması amaçlanıyor. Pahalı Donanımlara Gerek Kalmadan Tarlalar Takip Edilebiliyor FATGES’in öne çıkan özelliklerinden biri de üreticinin yeni ve maliyetli bir teknolojik altyapı kurmasını gerektirmemesi. Akıllı telefon üzerinden kullanılabilen sistem, uydu görüntüleri aracılığıyla tarlaların uzaktan izlenmesine de olanak sağlıyor. Hasat döneminde artan hırsızlık riskine karşı ise isteğe bağlı akıllı güvenlik kameralarının mobil uygulamaya entegre edilmesi planlanıyor. Bu yapısıyla FATGES, tarım teknolojisini yalnızca büyük ölçekli ve yüksek teknoloji yatırımı yapabilen işletmelerin kullanımına sunmak yerine, doğrudan küçük ve orta ölçekli üreticinin günlük hayatına taşımayı hedefliyor. Genel Tarım Uygulamalarından Farklı: Fıstığın Dilini Öğreniyor FATGES’i benzer tarım teknolojilerinden ayıran temel unsurlardan biri, genel amaçlı bir tarım yapay zekâsı olmak yerine doğrudan Antep ve Siirt fıstığına odaklanması. Bölgenin toprak ve iklim koşullarında yetişen bu ürünlere ilişkin özel olarak eğitilen yapay zekâ altyapısı, akademik doğrulama süreçleriyle de destekleniyor. Projenin geliştirilme sürecinde Batman, Siirt ve Harran üniversitelerinden akademisyenlerin doğrulama katkıları sağlanırken, yazılım mühendisliği ile ziraat bilgisini aynı projede buluşturan genç ekip, bölgesel tarımın ihtiyaçlarına teknoloji tabanlı çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Hedef: Güneydoğu’da Her Fıstık Ağacını Akıllandırmak Boğaziçi Teknopark’ın girişimcilik ekosistemini İstanbul’un ötesine taşıyan yapılanmalarından biri olan Batman Girişim Ofisi, bölgenin yerel ihtiyaçlarına teknoloji ve inovasyon odaklı çözümler geliştiren girişimlerin desteklenmesinde önemli bir rol üstleniyor. FATGES de bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Girişim, önümüzdeki dönemde ilk aşamada Batman’da 1.500’ün üzerinde üreticiye ulaşmayı, ardından Siirt, Şanlıurfa ve Diyarbakır’a açılmayı hedefliyor. “Güneydoğu’da her fıstık ağacını akıllandırmak” vizyonuyla geliştirilen FATGES, bölgenin köklü fıstık üretim kültürünü yapay zekâ ve dijital tarım teknolojileriyle buluşturarak hem üreticinin karar alma süreçlerini kolaylaştırmayı hem de tarımsal verimliliği artırmayı amaçlıyor. Boğaziçi Teknopark çatısı altında geliştirilen bu teknoloji, bir yandan geleneksel tarım bilgisini dijital verilerle güçlendirirken diğer yandan Güneydoğu Anadolu’nun tarımsal potansiyelini yeni nesil teknolojilerle buluşturuyor. FATGES’in hedefi ise basit: Çiftçinin elindeki telefonu, tarlasının ihtiyaçlarını anlayan dijital bir ziraat mühendisinin gücüne dönüştürmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor Haber

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor

Tercüman ve Haliç Üniversitesi’nin iş birliğinde, sunuculuğunu Tercüman Yazı İşleri Müdürü Olcay Can Kaplan'ın üstlendiği seri, Türkiye'nin tasarım tarihine yalnızca akademik bir perspektiften değil; bizzat dönemin içinde yer almış bir ismin anlatımıyla ışık tutuyor. YouTube üzerinden yayınlanan beş bölümlük ilk seri, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, Anadolu'nun üretim kültüründen Osmanlı sanayileşmesine ve Türkiye'nin otomotiv serüvenine uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunuyor. Yedi bölüm olarak planlanan podcast her Cuma günü tercüman.com ve Tercüman dijital kanallarında yayınlanıyor. Türkiye'nin Tasarım Belleği Kayıt Altına Alınıyor "Tasarımın Hafızası", yalnızca bir podcast değil; Türkiye'nin tasarım kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen sözlü tarih ve kültürel miras projesi niteliği taşıyor. Serinin ilk beş bölümünde; Türkiye'de endüstriyel tasarım eğitiminin kuruluş süreci,Anadolu'nun binlerce yıllık üretim ve tasarım kültürü,Osmanlı'nın sanayileşme vizyonu ve tasarım anlayışı,Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreci ve Tofaş deneyimi,Camın Büyüsü ve Paşabahçe Serüveni Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın birebir tanıklıklarıyla ele alınıyor. Her bölüm, yalnızca tarih anlatmıyor; tasarımın toplumsal hafıza, üretim kültürü ve medeniyet inşasındaki rolünü görünür kılıyor. Endüstriyel Tasarımın Kurucu Kuşağından Bir Tanıklık Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye'de endüstriyel tasarım disiplininin oluşumunda doğrudan rol üstlenmiş en önemli akademisyen ve araştırmacılar arasında yer alıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Sedad Hakkı Eldem'in öğrencisi ve asistanı olarak yetişen Küçükerman, 1971 yılında Türkiye'nin ilk Endüstri Tasarımı Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı. Akademik yaşamı boyunca endüstriyel tasarım eğitiminin gelişmesine öncülük ederken; otomotiv, cam, seramik, mobilya ve sanayi üretimi üzerine yürüttüğü çalışmalarla tasarımın yalnızca estetik değil, kültürel ve ekonomik bir kalkınma aracı olduğunu ortaya koydu. Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreçlerinde, özellikle Tofaş'ın tasarım ve ürün geliştirme çalışmalarında aktif görev alan Küçükerman; aynı zamanda Osmanlı sanayi tarihi, Beykoz Camları, Anadolu üretim kültürü ve geleneksel tasarım mirası üzerine yayımladığı çok sayıdaki kitap ve araştırmayla alanının en önemli referans isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün yarım asrı aşan akademik birikimiyle, Türkiye'nin tasarım tarihini ilk elden anlatabilecek sayılı isimlerden biri olma özelliğini taşıyor. İlk Beş Bölüm Yayında Haliç Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlanan ve beş bölümü yayınlanan serinin kalan iki bölümünde ise; Evimizin İçindeki Tarih: Türk Evi ve MobilyaGeleceği Tasarlamak: Yaratıcılığın Yeni Sınırları konuşulacak. "Tasarımın Hafızası", yalnızca tasarım profesyonellerine değil; mimarlık, sanat tarihi, kültürel miras, mühendislik, sanayi tarihi ve Türkiye'nin modernleşme süreciyle ilgilenen herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Kültürel Bir Miras Projesi Günümüzde hızla dijitalleşen bilgi çağında, yaşayan hafızaların kayıt altına alınması her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. "Tasarımın Hafızası", Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın altmış yılı aşan bilgi birikimini gelecek kuşaklara aktarırken; Türkiye'nin tasarım kültürünü, üretim hafızasını ve sanayi tarihini belgelendiren kalıcı bir dijital arşiv oluşturmayı amaçlıyor. İlk beş bölümü tercüman.com ‘da yayınlanan seri, ilerleyen dönemlerde Türkiye'nin tasarım geçmişine ışık tutacak yeni söyleşiler ve tanıklıklarla büyümeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Gıda Üretiminde Bitkisel Yağların Önemi Haber

Sürdürülebilir Gıda Üretiminde Bitkisel Yağların Önemi

Palm yağı, doğal bileşimi ve fiziksel fraksiyonlara ayrılabilme özelliği sayesinde formülasyon esnekliği, stabilite, tekstür ve maliyet verimliliği sunuyor. Bilimsel veriler de palm yağının uygun rafinasyon, kalite kontrol ve sürdürülebilir tedarik süreçleriyle güvenle değerlendirilebileceğini gösteriyor. Palm yağı, doğal bileşimi sayesinde tamamen fiziksel yöntemlerle farklı fraksiyonlara ayrılabiliyor ve gıda endüstrisinde geniş kullanım alanına sahip önemli bitkisel yağlardan biri olarak kabul ediliyor. Palm orta fraksiyonları, palm olein ve palm süper olein gibi türevler; formülasyon esnekliği, stabilite, tekstür ve maliyet etkinliği nedeniyle birçok gıda uygulamasında tercih ediliyor. Palm çekirdeği yağı ise hindistan cevizi yağına benzer şekilde fonksiyonel özellikleriyle öne çıkıyor. Gıda üreticilerine yapı, ağızda bıraktığı doku ve his, erime profili ve ürün performansı açısından önemli avantajlar sağlıyor. Bununla birlikte, palm yağına ilişkin kamuoyu algısı zaman zaman “toksik maddeler içerir” ya da “sürdürülebilir değildir” gibi bilimsel gerçeklerle örtüşmeyen genelleştirilmiş iddialarla şekillenebiliyor. Bilimsel çerçeveden uzaklaşan bu tür algılar, gıda sektörünün önemli bir bileşene temkinli yaklaşmasına neden olabiliyor. Palm yağının fonksiyonel özellikleri, onu birçok gıda kategorisinde yerleşik bir bileşen hâline getirirken; uygun maliyeti ve çok yönlülüğü, dünya nüfusunun önemli bir bölümü için beslenmeye erişimi desteklemede güçlü bir rol oynuyor. Nitekim uygun rafinasyon yöntemleri, kalite kontrol uygulamaları ve sürdürülebilir tedarik süreçleriyle palm yağları, diğer rafine bitkisel tohum yağlarında olduğu gibi bitkisel yağ formülasyonlarında güvenle kullanılabilecek hammaddeler arasında değerlendirilebiliyor. Bilimsel çalışmalar, ürün geliştirme süreçleri ve Ar-Ge uygulamaları; palm yağının uygun kullanım alanları çerçevesinde ele alınmasının hem sektörün inovasyon kapasitesine hem de tüketicilerin kaliteli ve erişilebilir fiyatlı gıda ürünlerine ulaşmasına katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Dr. Fahri Yemişçioğlu: “Gıda Endüstrisinde Palm Yağına Bilimsel ve Objektif Bir Bakış Önemli” Gıda Mühendisi Dr. Fahri Yemişçioğlu, palm yağına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Palm yağı, teknik özellikleri ve fonksiyonel yapısı nedeniyle gıda endüstrisinde önemli bir hammaddedir. Burada kritik nokta, bu yağın bilimsel veriler ışığında, doğru kalite standartları ve sürdürülebilir tedarik yaklaşımıyla değerlendirilmesidir. Sektörümüz açısından palm yağlarının da diğer rafine bitkisel yağlar gibi Ar-Ge ve üretim süreçlerinde objektif biçimde ele alınması büyük önem taşımaktadır. Palm yağı, gıda uygulamalarında tekstür, yapı ve kıvam açısından önemli fonksiyonel faydalar sunarken, tutarlı ürün kalitesinin desteklenmesine de katkı sağlamaktadır.” Palm yağının yanlış bilgiler yerine bilimsel veriler temelinde değerlendirilmesinin önemini vurgulayan Yemişçioğlu, palm yağlarının gıda endüstrisinin ürün performansı, istikrarlı kalite ve ekonomik erişilebilirlik hedefleri doğrultusunda fonksiyonel ve değerli bitkisel yağ seçenekleri arasında yer almaya devam ettiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toroslar Belediyesinin Tohum Desteği İlk Hasadını Verdi Haber

Toroslar Belediyesinin Tohum Desteği İlk Hasadını Verdi

Tırtar ve Sadiye Mahallelerinde gerçekleştirilen hasatla birlikte üreticiler, sezonun ilk verimini almanın mutluluğunu yaşadı. Tarlalarda gerçekleştirilen ilk hasatta elde edilen verim, belediyenin üretime yönelik desteklerinin sahaya olumlu yansıdığını ortaya koydu. Tırtar ve Sadiye Mahallelerinde yapılan ilk hasatla birlikte üreticiler, belediyenin sağladığı arpa ve korunga tohumlarından elde edilen verimden memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Toroslar Belediyesinin verdiği destekten büyük bir randıman aldıklarını söyleyen Tırtar Mahalle Muhtarı Davut Çardak; “Belediye Başkanımız Sayın Abdurrahman Yıldız’ın katkısıyla 2026 yılı hasat dönemi başladı. Başkanımız, köyümüzü Kıl keçisi bölgesi ilan ederek, Toroslar Belediyesi olarak destek verdi. Bu destekten de iyi de bir randıman aldık. Yılın da yağışlı geçmesinden dolayı çiftçilerimiz de çok memnun. İnşallah bu desteğin devamını seneye de diliyoruz. Başkanımızın bu konuda duyarlı davranacağına her zaman inancımız sonsuz. Kendisine çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu. BAŞKAN YILDIZ: "ÜRETİMİN VE ÜRETİCİNİN HER ZAMAN YANINDAYIZ" Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, çiftçilerin emeklerinin karşılığını almaya başladığını belirterek, üretimin ve üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından yerel yönetimlerin destekleyici çalışmalarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Yıldız, "Çiftçilerimize yönelik arpa ve korunga tohumu desteğimiz hem üretime hem de kırsal kalkınmaya önemli katkılar sağlıyor. Üreticilerimizin daha güçlü, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir tarımsal üretim yapabilmesi için desteklerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Başkan Yıldız, tohum desteğinin yanı sıra üreticilerin karşı karşıya kaldığı önemli sorunlardan biri olan Akdeniz Meyve Sineği zararlısıyla mücadele çalışmalarının da aralıksız devam ettiğini belirterek, "Meyve ağaçlarına asılan feromon tuzakları sayesinde Akdeniz Meyve Sineği popülasyonu kontrol altına alınıyor böylece ürün kayıpları azalıyor. Bu uygulama sayesinde üreticilerimiz hem daha kaliteli ürün elde ediyor hem de kimyasal ilaç kullanımını minimum seviyeye indiriyor. Çevre dostu ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elita Gıda, Sürdürülebilir Üretim Gücünü Afrika ve Orta Doğu Pazarlarına Taşıyor Haber

Elita Gıda, Sürdürülebilir Üretim Gücünü Afrika ve Orta Doğu Pazarlarına Taşıyor

Haziran ayında Senegal'de düzenlenen Senefood Fuarı ve Suriye’de Food Expo'ya katılan şirket; mısır yağı, ayçiçek yağı ve baklavalık yağ ürün grubunu uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban uluslararası çalışmalarına dair açıklamalarında, “İhracat çalışmalarımızın derinleşmesinde fuarlar önemli bir yer tutuyor. Bugün portföyümüzde ayçiçek yağı yüzde 41, mısır yağı yüzde 36 ihracat payına sahip. Mısırı yalnızca bir ham madde olarak değil, farklı iş kollarına değer sağlayan stratejik kaynak olarak görüyoruz. Sunar ekosisteminin entegre üretim gücüyle mısırdan katma değerli ürünler geliştiriyor, ithal ikameyi desteklerken ihracattaki rekabet gücümüzü de artırıyoruz. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik yaklaşımımızla farkımızı sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Bitkisel yağ sektörünün güçlü üreticilerinden Elita Gıda, 11-13 Haziran tarihlerinde Senegal'de düzenlenen Senefood Fuarı ile 21-25 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen Suriye Food Expo'da ürün portföyünü sektör profesyonelleriyle buluştururken, yeni iş birlikleri ve ihracat ağını geliştirmek amacıyla yer aldı. Şirket, uluslararası fuarlarda gerçekleştirdiği görüşmelerle mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken, yeni pazarlarda markalı büyümesini destekleyecek önemli temaslarda bulundu. Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, uluslararası fuarların şirketin büyüme stratejisindeki önemine dikkat çekerek “Bugün 100’e yakın ülkeye ulaşan ihracat ağımızla Türkiye'nin üretim gücünü dünyanın farklı coğrafyalarına taşıyoruz. Bu başarıyı yalnızca üretim kapasitemizle değil; sürdürülebilir tarım uygulamalarımız, güvenilir tedarik zincirimiz ve yüksek kalite anlayışımızla destekliyoruz. Türkiye'de ayçiçeği ve mısır üretiminde sürdürülebilir tarım modelini uygulayan ilk şirketiz. Günümüzde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında yalnızca kaliteli ürün değil; sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışı da satın alma kararlarında belirleyici hale geliyor. Biz de üretimden ihracata kadar tüm süreçlerimizi bu beklentiler doğrultusunda geliştiriyoruz. Uluslararası fuarlar ise bu yolculukta yeni ticari bağlantılar kurduğumuz, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz ve markamızı daha geniş pazarlara taşıdığımız stratejik platformlar niteliği taşıyor” dedi. “İhracat faaliyetlerimizle bu yıl TIM İlk 1000 İhracatçı listesinde de sıralamamızı yükselttik” Elita Gıda’nın uluslararası bilinirliği ve ihracat potansiyeline dair bilgi veren Çoban açıklamasında şunları söyledi “Toplam satışlarımızın yüzde 56’sını ihracattan elde ediyoruz. Azerbaycan'da 2025 yılında markalı satışlarımızı bir önceki yıla göre yüzde 139 artırdık. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan, Afrika ve Avrupa'da da markalı büyümemizi sürdürüyoruz. İhracat faaliyetlerimizle TİM ilk 1000 ihracatçı şirket listesindeki yerimizi bu yıl 116 basamak yükselttik.” Batı Afrika pazarında mısır yağı ve ayçiçek yağı öne çıktı Batı Afrika'nın önemli gıda ve gıda işleme organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Senefood Fuarı'nda Elita Gıda, mısır yağı ve ayçiçek yağı ürün grubuyla yer aldı. Bölgedeki tüketici beklentileri doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmeler, Senegal başta olmak üzere Batı Afrika pazarındaki büyüme hedeflerine katkı sağlayacak önemli temaslara zemin hazırladı. Suriye'de ürün gamı geniş kitlelerle buluştu Suriye Food Expo'da ise Elita Gıda; başta mısır yağı olmak üzere ayçiçek yağı ve baklavalık yağ ürününü de uluslararası alıcıların beğenisine sundu. Bölgenin önde gelen gıda buluşmalarından biri olan fuar, şirketin mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ticari bağlantılar kurması açısından da önemli fırsatlar sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.