Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Ürünleri

Kapsül Haber Ajansı - Tarım Ürünleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ürünleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Şirketten Afrika Boynuzu'nda Stratejik Liman Hamlesi Haber

Türk Şirketten Afrika Boynuzu'nda Stratejik Liman Hamlesi

60 yılı aşkın deneyimiyle dünyanın önde gelen tarım ürünleri tedarik zinciri şirketleri arasında yer alanTiryaki Agro, Afrika Boynuzu'nun stratejik ticaret kapılarından Tadjourah Limanı'nın geliştirilmesi içinCibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi (Djibouti Ports and Free Zones Authority-DPFZA) ilemutabakat anlaşması imzaladı. Anlaşma; limanın modernizasyonu, lojistik ve depolama kapasitesininartırılması ile gelecekteki işletme modelinin oluşturulmasına yönelik teknik, ticari ve operasyonelçalışmalar için taraflar arasında iş birliği zemini oluşturuyor. Mutabakat kapsamında Tiryaki Agro ve DPFZA, Tadjourah Limanı'nın uzun vadeli gelişimine yönelikfizibilite çalışmalarını birlikte yürütecek. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde proje; limanaltyapısının geliştirilmesini, tarımsal ve dökme yük elleçleme kapasitesinin artırılmasını, depolama velojistik altyapısının güçlendirilmesini ve bölgesel ekonomik kalkınmaya katkı sağlanmasını öngörüyor. Mutabakat Zaptı ayrıca, tarafların limanın yönetimi ve işletilmesine ilişkin uzun vadeli bir imtiyazanlaşmasını müzakere edilmesini kapsıyor. Söz konusu iş birliği, Uluslararası Finans Kurumu'nun (IFC), Cibuti'nin Afrika Boynuzu'ndaki bölgeselticaret ve gıda güvenliği için stratejik lojistik rolünü güçlendirmeye yönelik yürüttüğü çalışmalarkapsamında, Tiryaki Agro ile geliştirdiği ortaklığın devamı niteliğini taşıyor. IFC'nin fizibilite, planlamave paydaş yönetimine yönelik desteği, projenin bu önemli adımın temellerinin oluşturulmasına katkısağladı. Bölgesel ticaret için stratejik iş birliği Babülmendep Boğazı üzerinde yer alan Cibuti, Afrika, Orta Doğu ve küresel pazarları birbirine bağlayanstratejik konumuyla Afrika Boynuzu'nun en önemli lojistik merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Tadjourah Limanı'nın geliştirilmesiyle birlikte, Etiyopya başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelikticaret akışının güçlendirilmesi ve daha verimli hale getirilmesi, tedarik zinciri dayanıklılığının artırılmasıve Doğu Afrika'nın küresel ticaret ağlarıyla bağlantısının artırılması hedefleniyor. Proje aynı zamanda Tiryaki Agro'nun yükselen pazarlarda büyüme stratejisinin önemli halkalarındanbirini oluştururken, şirketin Doğu Afrika'daki uzun vadeli varlığını güçlendirmesi açısından da kritikönem taşıyor. Tiryaki Agro’nun tarım ürünleri tedarik zinciri, lojistik, depolama ve uluslararası ticaretalanlarındaki uzmanlığı, Tadjourah Limanı’nın gelecekteki gelişim potansiyeline katkı sağlayacakstratejik unsurlar arasında yer alıyor. CEO Süleyman Tiryakioğlu: "Uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir adımı" Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu konu hakkında şu açıklamayı yaptı: "Bu mutabakatınimzalanması, Cibuti'ye yönelik uzun vadeli vizyonumuz açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Tadjourah Limanı'nın bölgesel ticaret ve lojistik geçidi rolüne katkı sağlayacak bu iş birliğini, CibutiHükümeti, Cibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi ile IFC'nin değerli katkılarıyla hayata geçirmektenmemnuniyet duyuyoruz. Projenin sonraki aşamalarında da bölgesel ticareti, gıda güvenliğini vesürdürülebilir ekonomik kalkınmayı destekleyecek çalışmalarımızı birlikte yürütmeyi hedefliyoruz." Mutabakat anlaşması, tarafların ilerleyen dönemde yatırım modeli, teknik fizibilite ve işletme yapısınailişkin çalışmaları birlikte yürütmeleri için temel oluşturuyor. Sürecin başarıyla tamamlanmasınınardından Tadjourah Limanı'nın, Afrika Boynuzu'nda tarım ticareti, lojistik ve tedarik zincirleri açısındanbölgenin önde gelen merkezlerinden biri haline gelmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor

24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10.00’da Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binası 7. Kat Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek toplantıya, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal katılacak. Önal, e-ihracat politikaları, e-ihracata yönelik devlet destekleri ve sınır ötesi e-ticaret uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Program kapsamında ayrıca milli katılım organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından yürütülen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın (CIIE) sunduğu ticari fırsatlar, organizasyon süreci ve katılım koşulları hakkında ihracatçılara bilgi verilecek. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Çin; 5 trilyon dolara ulaşan ticaret hacmi, 1,5 milyarlık nüfusu ve hızla genişleyen orta ve üst gelir grubuyla Türk ürünleri için büyük bir pazar potansiyeli sunuyor. Ülkede yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olması, özellikle kaliteli ve katma değerli ürünlerimiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Son dönemde Çin’den Türkiye’ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artış ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik daveti, ülkemize duyulan ilginin açık bir göstergesi. Bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere ve daha yüksek ihracat rakamlarına dönüştürmek istiyoruz.” dedi. Çin’in e-ticaret ekosistemi ihracatçılara anlatılacak Muhammet Öztürk, Çin’in geniş tüketici kitlesi, gelişmiş dijital altyapısı ve yüksek ithalat kapasitesiyle Türk ihracatçıları açısından önemli olduğunu söyledi. Öztürk, “Çin, dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmasının yanında dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Düzenleyeceğimiz toplantıyla ihracatçılarımıza Çin pazarına ilişkin kapsamlı ve doğrudan bilgi sunmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler firmalarımızın bu yolculukta daha güçlü adımlar atmasına katkı sağlıyor. Hasan Önal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek toplantımızda firmalarımız, e-ihracat politikaları ve destek mekanizmaları hakkında en güncel bilgileri doğrudan edinme fırsatı bulacak.” dedi. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor Başkan Öztürk, “CIIE, küresel ölçekte en önemli ve prestijli ithalat fuarlarından biri. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2026 yılında dokuzuncusu düzenlenecek fuarın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor, ihracatçılarımızın Çinli alıcılarla buluşmasına ve pazarda kalıcı bağlantılar kurmasına öncülük ediyoruz. 2026’nın Ocak-Haziran döneminde Çin’e Türkiye geneli ihracatımız yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştı. Çin ile olan 41,6 milyar dolarlık ticaret açığımızı daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefimiz doğrultusunda CIIE’yi önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “Şanghay’da daha güçlü bir Türkiye varlığı hedefliyoruz” Geçmiş yıllarda fuara katılan Türk firmalarının önemli iş bağlantıları kurduğuna dikkati çeken Öztürk, 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha geniş bir katılımla güçlü bir Türkiye varlığı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammet Öztürk, “Türkiye; kaliteli üretimi, güçlü tedarik altyapısı, rekabetçi ürünleri ve geniş ürün çeşitliliğiyle Çin pazarında daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip. Özellikle gıda, tarım ürünleri, doğal taş, tekstil, hazır giyim, mobilya, kozmetik ve sağlıklı yaşam ürünlerinde önemli fırsatlar görüyoruz. Amacımız firmalarımızı Çin pazarına hazırlamak, doğru alıcılarla buluşturmak ve ülkemizin Çin’e ihracatını sürdürülebilir biçimde artırmak. İhracatçılarımızı hem 24 Temmuz’daki toplantımıza hem de CIIE çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.” dedi. Toplantıda ihracatçılara Çin pazarındaki güncel eğilimler, dijital satış kanalları, e-ihracat destekleri, sınır ötesi e-ticaret uygulamaları ile CIIE’nin organizasyon ve katılım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi aktarılacak. Katılımcılar, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı da bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lisanslı Depo Üreticiye Güç Katacak Haber

Lisanslı Depo Üreticiye Güç Katacak

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncüsü olduğu ve yaptığı temaslarla yatırım programına alınmasını sağladığı Lisanslı Depo Projesinde önemli adımlar atıldı. Ordu Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Ordu Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. tarafından yürütülen Lisanslı Depo Projesi’nde önemli bir aşamaya gelindi. Daha önce Yerel Kalkınma Programı kapsamına alınan proje için ön başvuru süreci DOKA ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda resmen tamamlandı. ÖN BAŞVURU TAMAMLANDI Ön başvurunun tamamlanmasının ardından proje yazım ve detaylandırma aşamasına geçildi. Teknik altyapı, kapasite planlaması, finansal modelleme ve uygulama süreçlerine ilişkin çalışmalar önümüzdeki günlerde tamamlanacak. Hazırlanacak kapsamlı dosyanın yaklaşık 45 gün içerisinde final başvurusu olarak ilgili kurumlara sunulması planlanıyor. ORDU’NUN TARIM TİCARETİNDE STRATEJİK BİR MERKEZ HALİNE GELMESİ HEDEFLENİYOR Bu çalışmalar kapsamında lisanslı depoculuk şirket yapısının yeniden aktif hale getirilmesiyle birlikte proje süreci hızlandırılırken, bölgenin tarımsal geleceği açısından büyük önem taşıyan lisanslı depoculuk yatırımı için teknik ve mali çalışmalar da başlatıldı. Özellikle fındık başta olmak üzere bölgedeki tarım ürünlerinin sağlıklı, güvenli ve standartlara uygun şekilde depolanmasını hedefleyen proje, üreticiye ürününü değerinde muhafaza etme, finansmana erişim kolaylığı ve piyasa istikrarına katkı sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda Ordu’nun tarım ticaretinde stratejik bir merkez haline gelmesi hedefleniyor. LİSANSLI DEPO TARIM EKONOMİSİNE KATKI SUNACAK Bölgesel kalkınma açısından önemli bir yatırım olarak değerlendirilen Lisanslı Depo Projesi’nin, üreticinin korunması, ürün kalitesinin artırılması ve tarımsal ekonominin güçlendirilmesi adına önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı Haber

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı

Eksun Gıda’nın Konya’daki fabrikasında üretimden ihracata uzanan gündemlerini değerlendiren Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan; “Eksun Gıda olarak un sanayisinde sahip olduğumuz üretim disiplinimiz, ihracat kabiliyetimiz ve sanayi birikimimizle sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Konya’daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya’daki üretim yapılanması, son dönem yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve un sanayisinin dünya piyasalarındaki görünümü ele alındı. “Üretimde %100 temiz enerjiye geçiyoruz” Sözlerine üretim gücüne yaptıkları yatırımın yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektörde fark yarattıklarının altını çizerek başlayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Türkiye’nin öncü perakende un üreticisi olarak üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığımız İzmir’de toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerimizin (RES) yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen %100 temiz enerjiyi kullanacağız. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde de yeşil dönüşümü önceliklendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu.” “FAVÖK tutarında 474 milyon TL’lik artış sağladık” Eksun Gıda’nın 2025 yılı finansal performansına da değinen Özkan, “Net satış hasılatımızı 11,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdik. Brüt kârımızı bir önceki yıla göre yüzde 20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye yükseltirken, brüt kâr marjımızı da yüzde 10,7 seviyesine taşıdık. FAVÖK tutarımızı da bir önceki yıla göre yaklaşık 474 milyon TL artırarak 307,8 milyon TL’ye ulaştırdık. Şüphesiz bu önemli performansımızın arka planında güçlü organizasyon yapımız, sahadaki etkin varlığımız ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışımız bulunuyor. Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle sınırlamıyor, uçtan uca veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik çözümlerimizle destekliyoruz. Bu sayede hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapı içinde yönetiyoruz. Ayrıca sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarıyla yaptığımız karşılaştırmalı analizler sayesinde stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir verilerle şekillendiriyoruz. Güçlü sistem altyapımız, çevik ve dinamik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor” dedi. Başarılarının temelin yatan diğer bir unsurun ise yetkinliği yüksek, sorumluluk sahibi ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağının olduğuna bağlayan Özkan sözlerine şöyle devam etti: “Ekip arkadaşlarımızı yalnızca süreçlerin bir parçası olarak değil, kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan değerli paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlamda sürekli öğrenme ve gelişim odaklı bir kültürümüz bulunuyor.” “Depolama kapasitemiz 100 bin tona ulaştı” Şirketin yatırım gündemine ilişkin bilgiler de veren Hasan Abdullah Özkan, sürdürülebilir büyümenin, üretim hacminin yanında tedarik güvenliği, depolama kabiliyeti, enerji verimliliği ve dijital altyapıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Son dönem yatırımları kapsamında Konya fabrikasına entegre edilen 12 yeni un silosuyla şirketin toplam depolama kapasitesinin 100 bin tona ulaştığını ifade eden Özkan, Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. için Ticaret Bakanlığı’ndan faaliyet izin belgesi alındığını da hatırlatarak, 34 bin 500 ton kapasiteli lisanslı depo yatırımının tarımsal ürünlerin güvenli, izlenebilir ve standartlara uygun biçimde saklanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. “Sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz” Özkan, Eksun Gıda’nın un sanayisinde sahip olduğu üretim disiplini, ihracat kabiliyeti ve sanayi birikimiyle sektördeki lider konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, “Önümüzdeki dönemde de köklü birikimimiz, teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Hasan Abdullah Özkan, Eksun Gıda’nın kendi alanında lider markalarından biri olan Sinangil ve Sinangil Gluten YOK ile de 200’ü aşkın ürünü raflara taşıdıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Zeytinyağı İhracatı Tehdit Altında Haber

Türk Zeytinyağı İhracatı Tehdit Altında

İhracat Danışmanı Gökhan Erol tarafından hazırlanan güncel stratejik analiz raporu, 2026 yılı başında yürürlüğe giren AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) Türk zeytinyağı sektörü üzerinde yarattığı "ticaret sapması" riskini gözler önüne seriyor. Veriler, Türkiye'nin Hindistan'a zeytinyağı ihracatının 2024 yılında durma noktasına geldiğini kanıtlıyor. "İhracat Verilerinde Sıfır Noktası" Hazırlanan raporda, Türkiye'nin dünya genelindeki zeytinyağı ihracatı 2024 yılında 649,2 milyon dolara ulaşarak rekor kırmışken, Hindistan pazarında yaşanan sert düşüşe dikkat çekiliyor. 2023 yılında Hindistan'a yapılan 745.000 dolarlık ihracat, 2024 yılı başında tamamen kesilmiş durumdadır. Bu kaybın temel nedeni olarak, Hindistan'ın uyguladığı %30-45 aralığındaki yüksek gümrük vergileri ve AB-Hindistan STA'sı ile rakiplerin elde ettiği sıfır vergi avantajı gösteriliyor. Gümrük Birliği'nin "Asimetri" Sorunu Analizde, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'nın yarattığı yapısal bir soruna vurgu yapılıyor. Mevcut mevzuat gereği Hint menşeli ürünlerin AB üzerinden Türkiye'ye gümrüksüz girme ihtimali bulunurken, Türk ihracatçısının Hindistan pazarında yüksek vergilerle karşı karşıya kalması "haksız rekabet" olarak nitelendiriliyor. Özellikle sızma zeytinyağı (150930 GTİP) kategorisinde İspanya ve İtalya'nın vergi avantajıyla pazarı domine etme riski bulunuyor. Çözüm Önerileri ve Stratejik Adımlar İhracat Danışmanı Gökhan Erol, sektörün bu krizden çıkması için şu üç temel adımı öneriyor: Paralel STA Hamlesi: Türkiye, AB ile Hindistan arasındaki anlaşmaya paralel olarak kendi Serbest Ticaret Anlaşması sürecini hızlandırmalıdır. Premium Konumlandırma: Fiyat odaklı rekabetin zorlaştığı noktada, Türk zeytinyağı "Premium Türk Ürünü" algısıyla üst segmentte yer almalıdır. Diplomatik Müdahale: Gümrük Birliği asimetrisinin tarım ürünleri üzerindeki tahribatını önlemek adına diplomatik kanallarla revizyon talep edilmelidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB 2026 Yılının İlk Ayında İhracatta Eksi Yazdı Haber

EİB 2026 Yılının İlk Ayında İhracatta Eksi Yazdı

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinden 4 tanesi 2026 yılına ihracat artışıyla merhaba derken, 8 ihracatçı birliği 2025 yılı ocak ayındaki ihracat performansına yaklaşamadı. Tarım ve sanayi ürünleri ihracatı azaldı, maden ihracatı yükseldi Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 3’lük azalışla 775 milyon dolardan 749 milyon dolara gerilerken, tarım ürünleri ihracatı yüzde 2’lik kayıpla 595 milyon dolardan 583 milyon dolara indi. Madencilik sektörü 2025 yılındaki başarısını 2026 yılına da taşıdı ve ihracatını yüzde 14’lük artışla 100,6 milyon dolardan 114,8 milyon dolara taşıdı. Demir zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ocak ayında ihracatını 2 milyon dolar geliştirerek 214 milyon dolara ulaştı ve zirvedeki yerini korudu. EDDMİB’in yıllık ihracatı yüzde 9’luk artışla 2 milyar 390 milyon dolardan 2 milyar 606 milyon dolara ilerledi. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2026 yılına da ihracat rekoruyla girdi 2025 yılında yüzde 23’lük ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılına ihracat artış rekoruyla girdi. EHBYTİB ocak ayında ihracatını yüzde 33’lük artışla 78 milyon dolardan 103,7 milyon dolara yükseltti ve ihracat artış rekorlarına yeni bir halka ekledi. Su ürünleri ve hayvansal mamuller 2 milyar doları geçeceğinin sinyalini verdi Türkiye’den ihraç edilen her üç balıktan ikisinde imzası olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2026 yılına parlak bir giriş yaptı. 2025 yılı ocak ayındaki 123,6 milyon dolarlık ihracatını yüzde 23’lük artışla 152,3 milyon dolara taşıyan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 10’luk artışla 1,7 milyar dolardan 1 milyar 868 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonunda 2 milyar doları aşacağının sinyallerini verdi. Maden ihracatı yüzde 14 arttı 2025 yılında ihracatını yüzde 6 geliştirerek 1 milyar 385 milyon dolara çıkaran Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2026 yılı ocak ayında ihracatını yüzde 14 büyüttü. Geçtiğimiz yıl ocak ayında 100,6 milyon dolar ihracat yapan EMİB, 2026 yılı ocak ayında 114,8 milyon dolara ihracata imza attı. EMİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 6’lık artışla 1 milyar 400 milyon doları aştı ve 2026 yılı sonu için belirledikleri 1,5 milyar dolar ihracat hedefine bir adım daha yaklaştı. Hazır giyim ihracatı iki sıra geriledi Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 2025 yılı ocak ayında 121,7 milyon dolarla en çok ihracat yapan birlik olan Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 2026 yılı ocak ayında yüzde 16’lık azalışla 102,2 milyon dolar yaptı ve iki sıra gerileyerek beşinci sıraya tutundu. Yaş meyve ve kuru meyve ihracatı iklim krizinden etkileniyor İklim krizinin etkilerini hisseden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatları geriledi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin ihracatı yüzde 5 düşerek 103,8 milyon dolardan 96,2 milyon dolara inerken, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı yüzde 11’lik kayıpla 94 milyon dolardan 84 milyon dolara düştü. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, EİB’nin ihracatına 63 milyon dolarlık katkı sağlarken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 62 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 30,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 17,5 milyon dolarlık ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 14,4 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydular. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 3 düştü Ege Bölgesi’nin 2025 yılı ocak ayında 2 milyar 220 milyon dolar olan ihracatı, 2026 yılı ocak ayında yüzde 3’lük düşüşle 2 milyar 155 milyon dolara indi. İzmir, 1 milyar 89 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Denizli 369 milyon dolarlık dış satımla Manisa’nın önünde ikinci sıraya yerleşti. Ege Bölgesi illeri arasında ikinci sırada görmeye alıştığımız Manisa 322 milyon dolarlık ihracatla üçüncülükle yetindi. Muğla ihracatını yüzde 31’lik artışla 81 milyon dolardan 106,5 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekoru kırdı. Balıkesir 96,8 milyon dolarlık, Aydın 83,7 milyon dolarlık, Afyonkarahisar 33,7 milyon dolarlık, Kütahya 31 milyon dolarlık ve Uşak 26 milyon dolarlık döviz getirisine imza attılar Eskinazi: “İhracatımız 4. yılda da yerinde saymaya gebe” Türkiye’nin en büyük ihraç pazarı Avrupa Birliği’nde ithalatçılarda bir tedirginlik ve çekingenlik olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, bu durumun ihracat rakamlarını olumsuz etkilediğini, 3 yıldır yerinde sayan Ege İhracatçı Birlikleri ihracatının 2026 yılında da benzer bir tabloya gebe olduğunu, ocak ayı ihracat tablosunun bu durumu teyit ettiğini vurguladı. 2026 yılına girince Türkiye’de yüzde 30’u aşan enflasyonla uyumlu olarak tüm girdilere zam geldiğini, bu zamların Türk ihracatçısının uluslararası arenada rekabetçiliğini olumsuz etkilediğinin altını çizen Eskinazi, “Türkiye Uzakdoğu ülkelerine göre yüzde 40-60, Mısır ve Polonya gibi ülkelere göre yüzde 20 civarında pahalı konumda. Doğal olarak maliyet artışlarını fiyatlarımıza yansıtamadık. Paritenin pozitif katkısına rağmen ocak ayında, 2025 yılı ocak ayındaki ihracatımızı koruyamadık. Paritenin ihracatımıza 80 milyon dolar civarında pozitif katkısına rağmen ekside kaldık. Bütün bu olumsuzluklar sürerken 645 milyar dolarlık dış ticaretimizde 233 milyar dolarlık payla en büyük pazarımız Avrupa Birliği (AB), önce Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) üyesi Güney Amerika ülkeleriyle Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladı. Hemen sonrasında Hindistan’la STA yaptı. Bu iki anlaşma Türk ihracatçısında bir tedirginliğe yol açtı. Bu süreçte bizim önceliğimiz Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve benzer iş birlikleri için girişimlerimizi hızlandırmalıyız” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Süt Endüstrisi, Ulusal Süt Zirvesi’nde Buluştu Haber

Süt Endüstrisi, Ulusal Süt Zirvesi’nde Buluştu

500’den fazla katılımcı, 40 konuşmacı ve 100’ün üzerinde firmanın yer aldığı zirve, yoğun katılım ile başladı. Yerel Güç, Küresel Vizyon temasıyla sektörün en büyük buluşma noktası olan Ulusal Süt Zirvesi’nde; T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, T.C. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen ve Ulusal Süt Konseyi Başkanı Hamit Can açılış konuşmalarında sektöre dair önemli açıklamalarda bulundu… MAL VE HİZMET İHRACATIMIZ 391,8 MİLYAR DOLAR OLDU T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar: Süt sektörü; kırsal kalkınmanın omurgası, çocuklarımızın sağlıklı beslenmesinin teminatı ve gıda arz güvenliğimizin en kritik unsurlarından biridir. Bu zirve, sadece bir toplantı değil; farklı başlıklardaki uzman panelleriyle, Sektörel Alım Heyetiyle ve Türkiye–Rusya Süt Ürünleri Ticaret Forumuyla, son derece dolu, kapsamlı ve hedef odaklı bir program sunuyor. Üreticiden ihracatçıya, akademiden kamuya kadar geniş bir katılımın sağlanacağı zirvede oluşacak bilgi paylaşımı ve iş birliklerinin, sektörümüze somut ve kalıcı katkılar getireceğine inanıyorum. Mal ve hizmet ihracatında hedefimiz olan 390 milyar doları aşarak, 391,8 milyar dolarlık bir ihracat hacmini yakaladık. Bu performans sayesinde Mayıs 2023’te 55,9 milyar dolar olan yıllık cari açık, Eylül 2025’te 20 milyar dolara kadar gerilemiş durumda. Bu güçlü tablo içinde tarım ürünleri ihracatımız da stratejik bir yer tutuyor. 2002 yılında 3,7 milyar dolar olan ihracatımız, 2024 yılında yaklaşık 8 kat artarak 32,6 milyar dolara yükseldi. 10,8 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla ekonomimize önemli bir değer sağlayan sektörümüz, küresel pazardan aldığı payı istikrarlı biçimde artırarak, 2024 itibarıyla %1,5 pay ile 21’inci sıraya yükseldi. 2025 Ocak–Ekim döneminde ise tarım ve gıda sanayi ihracatımız 26,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti (%1 düşüş). SÜT ÜRÜNLERİ İHRACATIMIZ 2025 YILINDA 334 MİLYON DOLARA ULAŞTI Ülke olarak, Ortadoğu bölgesinin en büyük 3’üncü, Avrupa Birliği’nin en büyük 6’ncı tarımsal ürün tedarikçisi konumunda olduğumuzu dile getiren Ağar: “Bu büyük resmin içinde, süt ve süt ürünleri ihracatımız ise ayrı bir başarı hikâyesi yazıyor. 2023 yılında yaklaşık 266 milyon dolar (102 bin ton) olan sektör ihracatımız, 2024’te (%36’lık artışla) 363 milyon dolar (175 bin ton) seviyesine yükselmiş; 2025 yılının Ocak–Ekim döneminde ise (%19 artışla) 334 milyon dolara (158 bin ton) ulaşmıştır. Hem miktar hem değer bazında, üst üste iki yıldır güçlü ve çift haneli artışlar yakalayan bir sektörden söz ediyoruz. Süt tozu, tereyağı, peynir, yoğurt ve diğer işlenmiş süt ürünlerinde son iki yılda adeta bir “sıçrama dönemi” yaşıyoruz. 2024 yılı ihracat değerlerine baktığımızda, bir önceki yıla kıyasla süt tozunda %358, peynir altı suyunda %127, tereyağı ve süt bazlı yağlarda %97, yoğurtta ise %12 oranlarında artışlar göze çarpıyor. Süt ve süt mamullerini, basit bir emtia ihracatı gibi değil; teknoloji, hijyen altyapısı, soğuk zincir, Ar-Ge ve markalaşma gerektiren ürünler olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Bugüne kadar, süt ve süt ürünleri sektöründe 5 UR-GE projesini başarıyla tamamlamış durumdayız. Yine sektörümüz özelinde, 2024 yılında 3, 2025 yılında ise 6 adet ticaret ve alım heyeti gerçekleştirdik. Zirve kapsamında, sadece süt sektörü özelinde kurgulanan ve Bakanlığımızca da desteklenen alım heyetiyle, Türk süt ürünlerini dünya alıcılarıyla doğrudan buluşturuyor, “marka Türkiye” hedefimiz doğrultusunda bir adım daha atıyoruz” dedi. KIRSALIN GELECEĞİ KADINLER VE GENÇLERLE ŞEKİLLENECEK T.C. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen: Bizim için süt sadece bir gıda ürünü değildir, bu ülkenin köklü hayvancılık kültürünün, aile işletmelerimizin kırsaldaki hayatın devamının sembolüdür. Devlet olarak görevimiz bu geleneği koruyarak geleceğe taşımak, tüketicimizin alın terini, tüketicimizin sofrasını, ülkenin gıda güvenliğini aynı anda gözeten dengeli bir yapı kurmaktır. Ulusal Süt Zirvesi vesilesiyle hem bugünümüzü hem de yarınlarımızı yakından ilgilendiren hayvancılık ve süt politikalarımızı sizlerle paylaşmaktan büyük büyük memnuniyet duyuyorum. Değerli katılımcılar sayın bakanımızın geçtiğimiz yıl açıkladığı 2024-2028 hayvancılık yol haritasının uzun yıllardır konuşulan üretim planlanması sözleşmeli üretim ve destekleme modelini eşzamanlı olarak hayata geçirdik. O günden beri olan tüm adımlar bir planın parçası olarak uygulanmaktadır. Tüm bu unsurlar ve özellikle ilk defa üç yıllık olarak açıklanan yeni hayvancılık destekleme modeli ile öngörülebilirliği sağladık. Ayrıca “kırsalda bereket hayvancılığa destek” projesi ve “güçlü üretim projesi” gibi çok önemli iki projeyi ve hastalıkta işletme eylem planını hayata geçirerek üretim planlamamızı bölgenin kaba yem potansiyelini, su kaynaklarını, iklim özelliklerini, pazar erişimini dikkate alarak kurguladık. Bu sayede hem kaynaklarımızı daha etkin kullandık hem de üretimimizi geleceğin piyasa koşullarına hazırlamaya çalıştık. Planlı yönetimle birlikte hayvancılık destekleri ile bu planlamayı güçlendirecek şekilde yönlendirdik. Tarımsal destekleri sadece para veren anlayışla değil yön veren şekilde kurguladık. Hayvancılık desteklerimizi kayıtlı üretimi teşvik eden, verimliliği artıran, kaliteyi inceleyen ve üretimi ödüllendiren bir yapıya dönüştürdük. Kırsalın geleceği gençlerle ve kadınlarla birlikte şekillenecek. Bu nedenle hayvancılık desteklerinde kadın ve genç çiftçilerimizi özellikle öne çıkardık. Hibe oranlarında ilave puanla bazı çağrılarda kadın ve genç üreticilerimize özel başvuru imkanları tanıyarak kırsalda yeni bir dinamizm kazandırmayı hedefliyoruz. Amacımız; gençlerin ve kadınların görünmeyen emeğini görünür kılmak ve yönetici, girişimci ve işletme sahibi olarak öne çıkmalarını teşvik etmek. Bu nedenle kadın ve genç girişimciler ile aile işletmelerini destekleme politikalarında pozitif ayrımcılık uyguladık” açıklamasında bulundu. ÜRETİMDEN TÜKETİME KADAR BİLİMSEL YAKLAŞIMLR BENİMSENMELİ Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Can: “Bu zirveyi düzenlemekteki temel amacımız üreticiden tüketiciye kadar uzanan değer zincirinin tüm halkalarının daha dinamik daha verimli ve uyumlu çalışması için gerekenleri ortaya çıkarmak, sorunların giderilmesini sağlamak. Hedefimiz “YEREK GÜÇ KÜRESEL VİZYON” mottosu ile hayata geçirdiğimiz bu zirvenin 2 yılda bir yapılıp uluslararası bir statüye getirebilmek. Süt sektörü, Türkiye’nin en geniş ve en köklü alanlarından birisi. Üretimden tüketime kadar her aşamada bilimsel yaklaşım, izlenebilirlik ve kalite odaklı çalışma artık tartışmasız bir zorunluluk. Sektör olarak elbette zorluklarımız var. Artan üretim maliyetleri, iklim değişikliğinin etkileri, yem ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, uluslararası rekabet… Ama şunu çok iyi biliyoruz: Bu ülkenin süt sektörü, her dönem koşullara uyum sağlayarak ayakta kalmayı başardı. Bugün de yeni çözümler üretme zamanı. Verimliliği artıran teknolojiler, kayıpları azaltan yöntemler, üreticiyi güçlendiren modeller, gıda güvenliği ilkeleri çerçevesinde tüketicilerin süt ürünlerine erişimini temin edecek uygulamalar… Ulusal Süt Zirvesi bu nedenle büyük önem taşıyor; Buradan çıkacak her fikir, üreticinin cebine, sanayicinin fabrikasına, tüketicinin sofrasına dokunacak kadar gerçek bir etkiye sahip olacak” dedi. Zirve kapsamında interaktif paneller, fuar alanı, sosyal etkinlikler ve medya görünürlüğü gibi pek çok fırsat sunuluyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek olan sektör temsilcileri ve uluslararası katılımcılar, sektördeki yenilikleri paylaşarak süt endüstrisinin geleceğini şekillendirecek. Yerel Güç, Küresel Vizyon temasıyla düzenlenecek zirve, sektöre yön veren önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

Cumhuriyet Kadınlarıyla Bereketli Yarınlara Haber

Cumhuriyet Kadınlarıyla Bereketli Yarınlara

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. yılı etkinlikleri kapsamında ‘Cumhuriyet Kadınlarıyla Bereketli Yarınlara’ temalı bir program düzenledi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, Gökdere Millet Bahçesi’ndeki Bursa Tarım Ürünleri Tanıtım ve Eğitim Merkezi’ndeki programa, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, kadın üreticiler, kadın kooperatiflerinin ve kadın derneklerinin temsilcileri katıldı. Bando eşliğinde Cumhuriyet kortej yürüyüşünün yapıldığı program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Cumhuriyet’in kadınlara kazandırdığı hakların anlatıldığı buluşmada, tarımda ve kırsal kalkınmada kadın emeğinin önemi vurgulandı. Tarımda aktif rol alan kadın üreticilerin başarı hikâyelerinin de anlatıldığı programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, “Cumhuriyet, kadınlara kazandırdığı haklarla toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biridir. Cumhuriyet, kadınların hayatın her alanında söz sahibi olmasının önünü açmıştır. Tarımda emeğiyle, üretimiyle, azmiyle var olan kadınlarla bir arada olmaktan mutluluk duydum. Kırsal kalkınmayı kadın emeğiyle birleştirerek hem üretimde hem de toplumsal yaşamda daha güçlü bir gelecek inşa ediyoruz. Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun” dedi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.