Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

Kapsül Haber Ajansı - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak  Haber

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak 

Anadolu Sigorta, iklim kriziyle birlikte sayısı ve etkisi giderek artan orman yangınlarına karşı teknoloji, kamu–özel sektör iş birliği ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren “Ormanın Gözleri” projesiyle Türkiye genelinde kalıcı ve ölçeklenebilir bir koruma modeli oluşturuyor. 2022 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen proje; orman yangınlarını erken tespit etmek ve yangın riskine karşı toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla tasarlandı. Proje kapsamındaki ilk insansız yangın gözetleme kulesi 2022 yılının sonunda Adana Balcalı’da devreye alındı. 2023 yılında Çanakkale, Muğla, Adana ve Antalya’da; 2024’te ise İstanbul, İzmir, Bursa, Kahramanmaraş ve Mersin’de yeni nesil kuleler tamamlanarak hizmete alındı. 2025 yılında İstanbul, Kastamonu, Muğla, Denizli, Bilecik ve İzmir’de kurulan kulelerle birlikte Ormanın Gözleri, yangın riski yüksek bölgelerde etkin bir erken uyarı ağına dönüştü. 2025 yıl sonu itibarıyla projede toplam 16 yangın gözetleme kulesi aktif olarak görev yapıyor. Bu kuleler aracılığıyla yaklaşık 800 bin hektarlık alan kesintisiz izlenirken, bugüne kadar 241 orman yangını çok erken aşamada tespit edilerek olası büyük felaketlerin önüne geçildi. “Ormanın Gözleri ile toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz” Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, Ormanın Gözleri projesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İklim kriziyle birlikte orman yangınları yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik boyutları olan çok katmanlı bir risk alanına dönüştü. Bu sene 5. yılına giren Ormanın Gözleri projesini, bu risklere karşı yalnızca bugünü değil geleceği de koruyan kalıcı bir çözüm modeli olarak kurguladık. Türkiye’de 23,4 milyon hektar orman alanı bulunmaktadır. Bu orman alanlarının yaklaşık %55’i yangına hassas bölge niteliğindedir. 2026’da tamamlanacak kulelerimizle yaklaşık 1.200.000 hektarlık alanı gözetleyeceğiz. Bu alanın yaklaşık 800.000 hektarı da yangına daha hassas orman alanı olarak nitelendiriliyor. Bu sayede devreye alacağımız yeni kulelerimizle yangına hassas bölgelerin yaklaşık %10’u gözlenecek. Orman Genel Müdürlüğü’nün yangın gözetleme sistemine ek olarak hayata geçirdiğimiz destekle, OGM’nin gözetlediği orman alanlarının yaklaşık %5’inin korunmasına katkı sunmuş olacağız. Teknolojiyi kamu–özel sektör iş birliğiyle sahaya indirirken, erken tespitin hayat kurtaran gücünü ve önleyici yaklaşımın önemini merkeze aldık. Yapay zekâ destekli gözetleme sistemleriyle ormanlarımızın gözü kulağı olurken, aynı zamanda toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz.” 2026 hedefi: Türkiye ve Kıbrıs’ta daha geniş bir koruma ağı Projenin 2026 yol haritasında Balıkesir, Adana, Kastamonu ve Denizli illerine yeni yapay zekâ destekli insansız yangın gözetleme kuleleri kurulması; ayrıca Ankara (ODTÜ Ormanları) ve Kıbrıs’ta gelişmiş gözetleme sistemlerinin devreye alınması yer alıyor. Ormanın Gözleri sadece hayati önemde bir teknolojik yatırım değil; aynı zamanda güçlü bir iletişim ve farkındalık projesi. Proje kapsamında hazırlanan “Ormanın Gözleri” belgesel serisinin ilk bölümü 2023’te, dördüncü bölümü ise 2025’te izleyiciyle buluştu. Belgesel serisi teknik başarının ötesinde doğa ile insan arasındaki ilişkiyi ve yangınlarla mücadeledeki ortak sorumluluğu görünür kılıyor. Belgesel çekimlerinin 2026 yılında da sürdürülmesi planlanıyor. Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi, iklim kriziyle mücadelede özel sektörün kamu kurumlarıyla birlikte hareket ettiğinde nasıl yüksek etki yaratabileceğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Proje, orman yangınlarının erken tespiti ve orman koruma işleviyle Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan “Karasal Yaşam” amacını doğrudan destekliyor. Aynı zamanda “Amaçlar İçin Ortaklıklar” başlığına da güçlü bir katkı sunarak, teknolojinin doğa koruma alanındaki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Kuleler yalnızca yangınlara karşı değil; diğer ormancılık faaliyetleri için de etkin bir gözetim sağlıyor. Aynı zamanda doğal yaşamın korunmasına katkı sunan sistemler, nesli tükenme riski altındaki türlerin takibinde de önemli rol üstleniyor. Kulelerin orman haberleşme sistemleri için baz istasyonu işlevi görmesi sayesinde, ormanlık alanlarda iletişim altyapısı güçlenirken, acil müdahale ekiplerinin koordinasyonu da önemli ölçüde kolaylaşıyor. Anadolu Sigorta, kule kurulumlarının yanı sıra Orman Genel Müdürlüğü’nün “Video Analitik Yazılım ve Duman Algılama Sistemi” projesine de destek veriyor. Bu sistem sayesinde, OGM’nin mevcut yangın gözetleme kulelerindeki kameralar tek bir yazılım platformu üzerinden izlenebiliyor. Yapay zekâ destekli analizlerle video görüntüleri üzerinde duman ve alev otomatik olarak algılanarak yangınlar çok erken safhada tespit edilebiliyor. Bu yaklaşım, afet risklerinin azaltılmasında teknolojinin rolünü güçlendirirken, iklim değişikliğine karşı dijitalleşme temelli bir uyum (adaptasyon) modeli de sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küçükbaş Hayvancılık Organik Destek Kapsamına Alınmalı Haber

Küçükbaş Hayvancılık Organik Destek Kapsamına Alınmalı

Çelik, küçükbaş hayvancılığın stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, organik destekleme kapsamına alınması çağrısında bulundu. Hayvan refahının sürdürülebilir üretimin temel anahtarı olduğunu vurgulayan Çelik, et ve süt verimliliği ile kalitesinin artırılmasının ancak sağlıklı beslenme, hijyenik barınma koşulları ve stresten uzak doğal yetiştirme ortamlarıyla mümkün olacağını ifade etti. Çelik, "Verim ve kaliteyi artırmanın yolu, hayvan refahını merkeze alan üretim modelinden geçmektedir" dedi. Küçükbaş hayvancılıkta özellikle düşük yavru kayıpları ile erken kuzu ve oğlak ölümlerinin sektörde ciddi kayıplara yol açtığını belirten Çelik, bu sorunun çözümü için saha temelli projelerin, üretici eğitim programlarının ve teknik destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunmasının artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Çelik, toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim ihtiyacının her geçen gün arttığını kaydetti. Kırmızı et tüketiminde daha sağlıklı bir yönelimin teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çelik, koyun ve keçi etinin doğal beslenme koşulları sayesinde yüksek protein değeri ve sağlıklı yapısıyla öne çıktığını ifade etti. Çelik, birçok ürüne organik tarım desteği verildiğini ancak doğada serbest şekilde beslenen, laboratuvar üretimine dayanmayan ve tamamen doğal şartlarda yetişen küçükbaş hayvanların organik destekleme kapsamı dışında bırakılmasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Çelik Küçükbaş hayvancılığın ağır ve caydırıcı şartlara tabi tutulmadan doğrudan organik destekleme kapsamına alınması gerektiğini belirtti. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulunan Çelik, küçükbaş hayvancılığın doğrudan organik destek kapsamına alınmasını, koyun ve keçi etinin besin değeri ve sağlık açısından üstün yönlerinin kamu spotlarıyla topluma anlatılmasını, küçükbaş et tüketimini artırmaya yönelik ulusal bilinçlendirme kampanyalarının başlatılmasını ve üreticiyi koruyacak sürdürülebilir teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesini talep etti. Küçükbaş hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını ifade eden Çelik, sektörün kırsal kalkınmanın, gıda güvenliğinin ve sağlıklı nesillerin teminatı olduğunu söyledi. Çelik, "Bugün küçükbaş hayvancılık, ithalata dayalı kırmızı et politikalarına karşı yerli ve milli üretimin en güçlü sigortasıdır. Doğru destek modeliyle Türkiye bu alanda sadece kendi ihtiyacını karşılayan değil, ihracat potansiyelini artıran bir ülke konumuna yükselebilir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya; Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aliye Aras, Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Ali Akyıldız, Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Tarım ve Sosyal Projelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Baş, Denetleme Kurulu Üyesi Süleyman Tanrıverdi ve Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Halit Kanca katıldı. Çelik, açıklamasını "Üreticimizin emeğini koruyan, halkımızın sağlıklı gıdaya erişimini önceleyen ve ülkemizin küçükbaş hayvancılık potansiyelini en üst seviyeye taşıyacak her adımda birlik içinde hareket etmek zorundayız. Diyerek, sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’ya Ulusal ve Uluslararası   Altı Ödül Birden Haber

Anadolu Sigorta’ya Ulusal ve Uluslararası Altı Ödül Birden

“100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” ve prestij kitabı ile kurumsal hafızasını geleceğe taşıyan şirket, “Ormanın Gözleri” projesiyle de risk yönetimi uzmanlığını çevresel sorumlulukla buluşturarak ikinci yüzyılına güçlü bir iletişim performansıyla adım attı. Anadolu Sigorta’nın ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği iletişim başarıları, şirketin 100. yıl vizyonunu yalnızca bir kutlama süreci olarak değil; itibar yönetimi, toplumsal fayda ve stratejik dönüşüm ekseninde kurguladığını ortaya koydu. Şirket, hem küresel ölçekte düzenlenen Mercury Excellence Awards’ta iki ayrı kategoride Bronz ödül kazanarak uluslararası başarıya imza attı hem de PRİDA İletişim Ödülleri’nde dört ayrı kategoride ödüle layık görülerek iletişim alanındaki bütüncül yaklaşımını tescilledi. Uluslararası arenada çifte başarı Anadolu Sigorta, iletişim, pazarlama ve kurumsal itibar alanlarında bağımsız bir değerlendirme sistemi olan Mercury Excellence Awards’ta iki ödül kazandı. Şirket, 100. yılına özel olarak hayata geçirdiği “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” ile “Özel Etkinlikler: Diğer/Çeşitli – Yıldönümü” kategorisinde; sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan “Ormanın Gözleri” projesi ile ise “Kampanyalar: Kurumsal Sosyal Sorumluluk Uygulamaları” kategorisinde Bronz ödüle layık görüldü. PRİDA’da dört ayrı kategoride ödül Anadolu Sigorta’nın 100. yıl iletişim çalışmaları, Türkiye’de de önemli bir başarı elde etti. Şirket, İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) tarafından düzenlenen PRİDA İletişim Ödülleri’nde dört ayrı kategoride ödül kazandı. “Anadolu Sigorta 100. Yıl İletişim Çalışmaları” İtibar Yönetimi kategorisinde PRİDA ödülünü alırken; “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” Etkinlik İletişimi kategorisinde BAŞARI ödülü kazandı. Şirketin bir asırlık yolculuğunu belgeleyen “Yüzyıllık İmza” prestij kitabı, Kurumsal Yayın ve Raporlar kategorisinde BAŞARI ödülüne layık görülürken, Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Ormanın Gözleri” projesi de Kurumsal Sosyal Sorumluluk İletişimi kategorisinde BAŞARI ödülü aldı. Sahnede ödüller Anadolu Sigorta adına, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Birim Müdürü Ayça Albayrak Sezgin’e takdim edildi. “100. yılımız kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar bir kutlama sürecinin çok ötesine geçti” Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, söz konusu ödüllerin şirketin iletişim stratejilerinin ve toplumsal fayda odaklı projelerinin ulusal ve uluslararası standartlarda değer ürettiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu vurguladı. Ergüntan, şirketin başarısıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “100. yıl kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar, bir kutlama sürecinin çok ötesine geçti. Neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt şirketimizin tarihsel birikimini, kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla başlayan yolculuğumuzu ve geleceğe dönük hedeflerimizi bütüncül bir anlatıyla ortaya koyduk. “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” kurumsal hafızamızı sahne performansları ve güçlü bir içerik kurgusuyla buluşturdu. Bu sürecin önemli parçalarından biri olan “Yüzyıllık İmza” prestij kitabımız ise şirketimizin bir asırlık serüvenini sigortacılığın tarihini de kayıt altına alarak kurumsal mirası kalıcı hale getirdi. Ayrıca yine Mercury Excellence Awards’ta ve PRİDA’da ödüllendirilen “Ormanın Gözleri” projemiz ise Anadolu Sigorta’nın risk yönetimi uzmanlığını çevresel sorumlulukla buluşturan örnek bir model olarak öne çıkıyor. 2022 yılından bu yana Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz projemizde insansız ve yeni nesil yangın gözetleme kuleleriyle yüz binlerce hektarlık alan gözetim altına alıyoruz. Ormanın Gözleri projesi yangınların erken tespitine katkı sunarken kaçak kesim, yasa dışı yapılaşma ve yaban hayatının korunması gibi alanlarda da önemli bir işlev üstleniyor. “ İletişimde bütüncül başarı Anadolu Sigorta’nın ulusal ve uluslararası ölçekte kazandığı bu ödüller, şirketin 100. yıl iletişimini yalnızca geçmişe dönük bir anlatı olarak değil, itibar, sürdürülebilirlik, toplumsal fayda ve stratejik dönüşüm odağında kurguladığını gösteriyor. Kurumsal yayınlardan gala gecesine, sosyal sorumluluk projelerinden itibar yönetimine uzanan geniş bir yelpazede elde edilen başarılar, Anadolu Sigorta’nın ikinci yüzyılına güçlü bir iletişim altyapısı ve küresel ölçekte kabul gören projelerle adım attığını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lezita'dan Kahramanmaraş'ta Piliç Eti Sektörüne Dev Yatırım Haber

Lezita'dan Kahramanmaraş'ta Piliç Eti Sektörüne Dev Yatırım

Yemden rafa uzanan tüm süreçleri kapsayacak yatırımla bölgedeki 250 fason yetiştiriciden alım yapılacak, yüzlerce kişiye iş alanı açılacak Entegre üretim yapısı, güçlü markası ve yaygın tedarik ağıyla Türkiye beyaz et sektörünün önde gelen şirketlerinden biri olan Lezita, Kahramanmaraş'ta yaklaşık 130 milyon euroluk yatırımla kuracağı yeni entegre tesis ile bölgede yeni bir piliç ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. İzmir'in Kemalpaşa ilçesindeki tesisinde günlük 450 bin piliç işleme kapasitesiyle faaliyet gösteren Lezita'nın yem ve kuluçkahane yatırımı Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde, kesimhane yatırımı ise Dulkadiroğlu ilçesinde başlatıldı. Yemden rafa uzanan tüm süreçleri kapsayacak piliç eti entegre tesisi yatırımıyla bölgedeki 250 fason yetiştiriciden alım yapılacak, yüzlerce kişiye iş alanı açılacak. "Fason yetiştiricilerin 600 bin metrekarelik kümes yatırımı yapmasına destek verilecek" 2026'nın son çeyreğinde tamamlanarak üretime başlaması planlanan tesis ilk etapta günde 100 bin, ikinci etapta ise 200 bin piliç işleme kapasitesine ulaşacak. Fason yetiştiricilerin 600 bin metrekarelik kümes yatırımı yapmasına destek verilecek. Lezita Genel Müdürü Mesut Ergül, Kahramanmaraş'ı bir "piliç üretim ve ihracat üssü" olarak kurguladıklarını söyledi. Ergül, "Bu yatırımla halen depremin yaralarını sarma çalışmalarının devam ettiği Kahramanmaraş'ta, yeni iş alanları açma gayesiyle hareket ediyoruz. Yatırım kararında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaşayan nüfusun, ekonomik protein kaynağına erişimini destekleme hedefi de etkili oldu. Lokasyon seçiminde ihracat pazarlarına ve limanlara yakınlık gibi faktörleri de göz önünde bulundurduk" dedi. "Yüzlerce, binlerce tedarikçiye, insana ekmek kapısı olmak istiyoruz" Mesut Ergül sözlerine şöyle devam etti: "Yaşadığımız talihsiz deprem sonrası bölgedeki kalkınmaya destek olmak, insanlara ekmek kapıları açmak, istihdam sağlamak ve ekonomik kaldıracın bir parçası olmak adına kolları sıvadık. Bölgeye umut olmak istiyoruz. Yüzlerce, binlerce tedarikçiye, insana ekmek kapısı olmak istiyoruz. Bölgede barınma ile ilgili sorunlar çözülmüş durumda. Şimdi vatandaşlarımıza yeni çalışma alanları yaratmamız gerekiyor. Bu, sadece sanayicinin, sermayedarın ya da biz yöneticilerin başarabileceği bir vizyon değil. Bölge halkının, yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin bu yatırıma sahip çıkması, burada bir gelecek görmesi bizleri son derece heyecanlandırıyor." "Üretim kapasitemizi yüzde 50 artırmayı öngörüyoruz" Kahramanmaraş'taki tesisi desteklemek üzere Niğde'de damızlık kümesi yatırımını tamamladıklarını dile getiren Mesut Ergül, "Gelecek yılın son çeyreğinde Lezita olarak toplam üretim kapasitemizi yüzde 50 artırmayı öngörüyoruz. Önceliğimiz ülkemizin gıda arz güvenliğine hizmet etmek olsa da ihracatta ülkemizin stratejik hedefleri doğrultusunda bazı kritik hamleler yapmayı planlıyoruz. Orta Doğu'ya ve limanlara çok yakın olacağız. O pazarlardaki etkinliğimizi arttırabilmek için daha yoğun bir gayret göstereceğiz" ifadelerini kullandı. "Yatırımcılara rehberlik desteği veriyoruz" Fason yetiştiricilikle ilgili detayları paylaşan Lezita Canlı Faaliyetler Üretim Direktörü Onur Karaca ise sürdürülebilir bir yatırım için 45-50 bin civciv kapasiteli toplam 3 bin metrekarelik kümes kurulması gerektiğini, bunun da ortalama 600 bin dolarlık yatırım gerektirdiğini belirtti. Karaca, "Bu tesislere civciv, yem, veterinerlik hizmeti, kümes dezenfeksiyonu, piliçlerin toplanıp taşınması hizmetlerini bedelsiz sağladık. Yetiştiriciler ise işletme ve işçilik giderlerini karşıladı. Fason yetiştiricilerden yılda 6 ila 8 kez sağlıklı olarak yetiştirilen piliç alımı yapılıyor, 3 hafta içinde ödeme sağlanıyor. Yatırım 5-6 yılda kendisini amorti ediyor. Bu yatırımlara Tarım ve Orman Bakanlığı ve TKDK tarafından yüzde 60'a varan hibe destekleri sunuluyor. Bu konuda da yatırımcılara rehberlik ediyoruz" diye konuştu. "Şehrimize moral ve motivasyon sağlayacak" Lezita tesislerine ev sahipliği yapacak olan Dulkadiroğlu ilçesinde de fason yetiştirici adayları için eğitim çalışmaları sürüyor. Dulkadiroğlu Belediyesi'nin destek verdiği çalışmalarla gelecek yıl ilçede yüksek teknolojiyle yetiştiricilik yapılan kümeslerin faaliyete geçmesi hedefleniyor. Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, bu yatırımı Kahramanmaraş'ın deprem sonrası kalkınma hedefleri açısından bir fırsat olarak gördüklerini söyledi. Akpınar, "Bu aslında Kahramanmaraş'a sahip çıkma adımıdır. Tekstilde şu anda biz ilk ikide, üçteyiz. Denizli'yle, Bursa'yla, Kocaeli'yle yarışıyoruz. Şimdi kümes hayvancılığı konusunda da aynı yarışa katılmış olacağız. Bu da Kahramanmaraş için çok büyük bir şans olacaktır" dedi. "Lezita'nın yatırımını referans gösteriyoruz" Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu da bölgeye yatırımcı çekmek üzere yürüttükleri çalışmalarda Lezita'nın yatırımını referans gösterdiklerini dile getirdi. Lezita'nın yatırımını yakından takip ettiklerini kaydeden Buluntu, "Bu konuyla alakalı yatırım yapmak isteyenleri özellikle davet etmek istiyorum. Bu firmamızla temasa geçmelerini istiyorum. Hatta bizim aracılığımızla da birçok ortaklıklar kurulabilir. Yeni bir ekosistem gelişecek ve bu, şehrimize ciddi manada moral ve motivasyon sağlayacaktır" diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru Meyve Sektörü 2025’i Masaya Yatırdı Haber

Kuru Meyve Sektörü 2025’i Masaya Yatırdı

Kuru meyve ihracatında yüzde 55’lik paya sahip olan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nda sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. İzmir’de Swissotel’de düzenlenen toplantının açılış konuşmasını Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık yaptı. “Son 3 yıldır iklim krizinin etkilerini yakıcı bir şekilde hissediyoruz” diye söze başlayan Işık, “Kuru kayısıda rekolte bu sezon 100 bin tondan 5 bin tona geriledi. Kuru üzüm rekoltesi 3 yılda 320 bin tondan 165 bin tona geldi. Kuru incirde rekoltemiz 90 bin tondan 70 bin tona indi. İklim krizinin etkileriyle ürünlerimizde verim kaybı sorunları yaşıyoruz. İthalatçılar tedbir alma yoluna gitti. Küresel ısınma uzmanların değerlendirmelerine göre devam edecek. Bir risk yönetimi gerekiyor. Ülke olarak hareket etmeliyiz” diye konuştu. İklim krizinin olumsuz etkilerinin tüm dünyada yaşandığına vurgu yapan Başkan Işık şöyle devam etti: “Geçen ay Güney Afrika’ya 65. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’na gittik. Güney Afrika’da da benzer durumu gördük. Güney Afrika’da Ar-Ge çalışmalarına devam ediyor, farklı kuru üzüm çeşitlerinde 2-3 ay boyunca kademeli olarak hasat edilecek farklı türler geliştiriyor ve çeşitli kuru üzüm tipleri de üreterek farklı dönemlerde pazara girebiliyorlar. Tarım ve Orman Bakanımız Aydın’a gelme sözü verdi Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret ettiklerini ve sektörün gündemindeki konuları arz ettiklerini aktaran Işık, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kuru incir gündemiyle Aydın’ı ziyaret etme sözü verdiğini paylaştı. Işık, “Tarım ve Orman Bakanımızla kuru incir özelinde yapılabilecek projeleri belirlemek üzere Aydın’da bir araya geleceğiz. Tarım ve Orman Bakanlığı’yla ortak politikalar geliştirmeye devam edeceğiz. Kuru meyve stoğumuzu kalite ve fiyat açısından yönetemiyoruz. Bakanlıklar, üniversiteler ve özel sektör iş birliği yaparak sorunlarımızı çözebiliriz. Devlet olmadan yeşil mutabakat kaynaklarından yararlanamayız. Üniversiteler de işin içinde olmazsa projeler güdük kalıyor. Biz ihracatçılar olarak 2025 yılında kuru incirde kaliteyi artırmak için 1.400 ton aflatoksinli ve küflü kuru inciri imha ettik. Dünya’da bunun başka bir örneği yok. Bu projemizle Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) Sürdürebilirlikte Mükemmellik Ödülünü kazandık. Biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapıyoruz ama tüm üretim altyapısını uygun hale getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nda, Kuru Meyvelerde Gıda Güvenliği başlıklı birinci oturumda; Moderatörlüğü EKMMİB Başkanı Mehmet Ali Işık üstlenirken, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halis Kaya, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, Codex Alimentarius Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Betül Vazgeçer, Türkiye’nin AB Daimî Temsilciliği 2021-2025 Dönemi Tarım Müşaviri Şahika Gülizar Atılgan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan söz aldı. Kuru İncir Değer Zinciri isimli ikinci oturumda EKMMİB Başkan Yardımcısı Yusuf Gabay moderatörlüğü üstlenirken, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Özkul, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü Mühendisi Mümin Güngör ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan görüşlerini paylaştı. “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nın son oturumu Kuru Üzüm&Kuru Kayısı Değer Zinciri başlığıyla düzenlendi. Bu oturumda moderatörlüğü EKMMİB Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür yaparken, EKMMİB Denetim Kurulu Üyesi Erkan Geyik, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Selçuk Karabat ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan kuru üzüm ve kuru kayısının değer zincirini artıracak ipuçlarını verdiler.

Anadolu Sigorta’ya İstanbul Marketing Awards’tan Dört Ödül Haber

Anadolu Sigorta’ya İstanbul Marketing Awards’tan Dört Ödül

“Yüzyıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” üç ayrı kategoride ödül kazanırken, “Ormanın Gözleri” projesi sürdürülebilirlik alanındaki etkisiyle ödüllendirildi. Ödüller, 17 Aralık Çarşamba günü Zorlu PSM’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Anadolu Sigorta, pazarlama, iletişim ve yaratıcılık dünyasının en iyilerini ödüllendiren, Türkiye’nin önde gelen organizasyonlarından biri olan İstanbul Marketing Awards’ta dört ödülün sahibi oldu. Şirketin bir asırlık kurumsal mirasını geleceğe taşıyan iletişim yaklaşımı, jüri tarafından farklı kategorilerde ödüle layık görüldü. Anadolu Sigorta’nın 100. yılı kapsamında hayata geçirilen “Yüzyıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi”, Kurumsal İletişim & Sürdürülebilirlik başlığıyla ‘Kurum Markası İletişimi’, ‘Kurum ve Marka Etkinlikleri’ ve ‘Yıldönümü İletişimi’ kategorilerinde üç ayrı ödül kazandı. Sahnede ödülleri Anadolu Sigorta adına proje ekibinden Meltem Okatan Çalışkan, Öznur Eren ve Levent Mumcu aldı. Anadolu Sigorta’nın 100 yıllık yolculuğunu anlatan “Yüzyıllık İmza”, yalnızca bir yıl dönümü kutlaması değil; kurumun değerlerini, kültürünü ve gelecek vizyonunu bir araya getiren bütüncül bir iletişim çalışması olarak kurgulandı. Gala gecesi, marka mirasını çağdaş bir anlatımla buluştururken; çalışanlar, iş ortakları ve paydaşlar için güçlü bir kurumsal bağ alanı oluşturdu. Anadolu Sigorta’nın Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğü “Ormanın Gözleri” projesi ise Kurumsal İletişim & Sürdürülebilirlik başlığında ‘Sürdürülebilirlik: İklim İçin İnsiyatif’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Yapay zekâ destekli yangın gözetleme kuleleriyle orman yangınlarının erken tespitini hedefleyen proje, iklim kriziyle mücadelede teknoloji temelli ve toplumsal fayda odaklı yaklaşımıyla öne çıktı. Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan alınan ödüllere ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bir asrı geride bırakırken, iletişimi yalnızca anlatan değil; anlam yaratan, topluma dokunan ve uzun vadeli değer üreten bir alan olarak ele alıyoruz. Yüzyıllık İmza ile kurumumuzun köklü mirasını ve geleceğe dönük vizyonunu bir araya getirirken, Ormanın Gözleri projemizle sürdürülebilirliği somut ve ölçülebilir bir etki alanına taşıyoruz. İstanbul Marketing Awards’ta aldığımız bu ödüller, Anadolu Sigorta’nın kurumsal iletişim alanında bütüncül, sorumlu ve kalıcı değer yaratma yaklaşımının güçlü bir göstergesi.” İstanbul Marketing Awards’ta kazanılan dört ödül, Anadolu Sigorta’nın marka mirası, sürdürülebilirlik ve toplumsal faydayı merkezine alan iletişim stratejisinin yanı sıra, ikinci yüzyılına ilerlerken benimsediği uzun vadeli ve etkisi yüksek kurumsal duruşunu da bir kez daha ortaya koydu.

Ali Kopuz: “Gıda Güvenliği Toplum Sağlığının Temel Taşıdır” Haber

Ali Kopuz: “Gıda Güvenliği Toplum Sağlığının Temel Taşıdır”

Kamuoyunun gıda konusundaki hassasiyetinin son derece doğal olduğunu belirten İSTİB Başkanı Ali Kopuz, “Güvenli gıda zincirindeki en küçük aksaklığın büyük sorunlar doğurması bilimsel bir gerçek. Bu nedenle güvenilir gıda konusuna Devletimiz de gıda sektörü olarak biz de son derece hassasız. Devletimizin yetkili kurumlarının yaptığı son derece sıkı denetimleri gıda sektörü olarak memnuniyetle karşılıyor ve mükemmelleşme sürecimizin basamakları olarak görüyoruz. Burada gözden kaçırılmaması gereken nokta, gıda güvenliği konusundaki en büyük tehdidin, hiçbir kaydı bulunmayan, bu nedenle de denetlenmeyen merdiven altı üreticilerden geldiği gerçeğidir” şeklinde konuştu. “Merdiven Altı Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor” Gıda sektörünün birçok kurum tarafından kesintisiz olarak denetlendiğine dikkat çeken Başkan Ali Kopuz, “Fırınlardan marketlere, gıda depolarından restoranlara, yemek fabrikalarından her türlü gıda imalathanelerine kadar gıda işi yapan herkes periyodik olarak denetleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve belediyeler bu denetimleri tabiri caizse amansız bir biçimde yapıyorlar. Yapılan denetimler, sektörümüzün gelişmesine, eksiklerini gidermesine kısaca mükemmelleşmesine katkıda bulunuyor. Böylece rekabet gücümüz de artıyor ve gıda sektörü güçleniyor. Ancak gıda üretip de denetlenmeyen yerler de var. Bunlar merdiven altı tabir edilen gayrı resmi işletmelerdir. Toplum sağlığını asıl tehdit eden yerler de buralarıdır” dedi. İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, ‘görünmez’ olarak tabir ettiği merdiven altı işletmelerin Devlet tarafından fark edilmesi için hem sektöre hem de tüketicilere görev düştüğünü belirterek, “ Devlet bu tip işletmeleri gördüğü anda gereğini yapıyor; hem cezalandırıyor, hem de kapatıyor… Tüketicilerin, kâr hırsıyla sağlıklarını tehdit eden bu işletmeleri ilgili makamlara şikâyet etmeleri gerekiyor. Gıda sektörünün de haksız rekabetin tüm unsurlarıyla kendilerine zarar veren merdiven altı konusunda tereddütsüz tavır koyması gerekiyor” dedi. “Gıda Terörizmiyle Mücadele Timleri Kurulmalı” Merdiven altı gıda işletmelerinin toplum sağlığını tehdit etmesinin yanında Devleti de büyük gelir kaybına uğrattığını hatırlatan İSTİB Başkanı Ali Kopuz şunları söyledi: “ Merdiven altı, gayrı resmi gibi kavramlar, sözkonusu gıda ve toplum sağlığı ise hafif kalıyor. Bunun adı gıda terörizmi, bu işi yapanlar da gıda teröristidir. Asla müsamaha gösterilmemeli, pazar yerlerinden internet sitelerine kadar her nokta dikkatle takip edilerek kaynağı belirsiz ürünleri üretenlere ulaşılıp gereği yapılmalıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’de Manda Sayısı Büyükşehir’in Desteğiyle Artıyor Haber

Kocaeli’de Manda Sayısı Büyükşehir’in Desteğiyle Artıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi” kapsamında manda yetiştiriciliğini teşvik etmek amacıyla üreticilere dağıttığı damızlık mandalar verimi artırdı. Aradan geçen iki yılda manda yetiştiriciliğinde büyük oranda ıslah sağlanırken, üreticiler de memnuniyetini dile getirdi. Damızlık mandalardan elde edilen yavru mandalar yetişkinliğe erişirken, Büyükşehir’e bağlı veteriner hekimler üreticileri ziyaret ederek, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlıyor. KOCAELİ’DE 3 BİN 295 ADET MANDA BULUNUYOR Büyükşehir Belediyesi’nin “Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi” kapsamında il genelinde 19 üretici damızlık manda talebinde bulundu. Kan yakınlığının önlenmesi amacıyla gerçekleştirilen proje kapsamında yüksek süt verimi, üreme kabiliyetinin yüksek olması ve uzun laktasyon süreleri gibi nedenlerden dolayı Anadolu mandaları tercih edildi. 2025 Kasım ayı itibariyle Kocaeli genelinde 2 bin 342 dişi ve 953 erkek olmak üzere toplamda 3 bin 295 manda bulunuyor. Bu mandalardan 2 bin 806’sı Kandıra ilçesinde yetiştiriliyor. “SÜT VERİMİMİZ ARTTI” Kocaelili Manda Yetiştiriciler Birliği’nde yer alan ve Kandıra Kabaağaç köyünde manda sütü üretimi yapan Şenol Çakır, projenin süt verimini artırdığını söyledi. Çakır, “Süt verimi anlamında ilerleme kaydettiğimizi söyleyebilirim. Cüsse olarak da malaklar daha büyük oluyor artık. Burada gördüğünüz hayvanların hepsi verilen damızlık mandanın yavruları. Çok iyi çıktı. Çok memnunuz” ifadelerini kullandı. BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR İşletmesinde 76 anaç mandasının bulunduğunu belirten Çakır, “Yüzün üzerinde hayvanımız var. Burada süt üretimi gerçekleştiriyoruz. Yarısını süt olarak satıyoruz. Kalan yarısını da manda yoğurduna çeviriyoruz. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a, Kocaeli genelinde tarım ve hayvancılığa yaptığı desteklerden dolayı çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu. 200 KİLOSU HİBE OLARAK KARŞILANDI Büyükşehir Belediyesi tarafından yaklaşık 270 ila 370 kilogram ağırlığındaki damızlık mandaların 200 kilogram karşılığı hibe desteği verilerek, üreticilere destek sağlanmıştı. Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile temin edilen 9-17 aylık boğa adayı damızlık mandalar, kura çekimi ile belirlenerek sahiplerine verilmişti. ANADOLU MANDASININ ISLAHI HEDEFLENİYOR Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğünce yürütülen proje ile yerli manda varlığının ve yetiştiriciliğinin yeniden canlandırılması, manda sayısındaki hızlı azalışının önlenmesi, bu üretim kolundan elde edilen verim ve gelirin artırılması hedefleniyor. Proje ile Anadolu Mandası ırk ıslahının daha verimli ve kaliteli yürütülebilmesi, manda sayısının artırılması, et-süt üretiminde verimliliğin ve kalitenin yükseltilmesi ve kırsal alanlarda istihdamın geliştirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OGM: 30 Milyon Fidan Sahiplenildi Haber

OGM: 30 Milyon Fidan Sahiplenildi

Bu yıl yürütülen çalışmalar konusunda değerlendirmelerde bulunan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 11 Kasım öncesinde gelecegenefes.gov.tr platformu üzerinden 30 milyon fidan sahiplenildiğini duyurdu. “Yeşil Vatan Seferberliği” anlayışıyla yürütülen çalışmalar çerçevesinde, kamu kurumları, öğrenciler, sivil toplum kuruluşları, çiftçiler, gönüllüler gibi Türkiye’nin dört bir yanından vatandaşlar fidan dikim etkinliklerine katıldı. Orman Genel Müdürü Karacabey: “30 milyon fidan sahiplenildi” Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 11 Kasım etkinlikleriyle ulaşılan sonuçları değerlendirerek şunları söyledi: “Bu yıl 81 ilimizde toplam 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturduk. Ülke genelinde 1 milyon 280 bin 491 vatandaşımızın doğaya el uzattığı bu anlamlı günde, toplumun her kesimiyle birlikte geleceğe nefes olduk. Ayrıca gelecegenefes.gov.tr platformu üzerinden vatandaşlarımız tarafından sahiplenilen 30 milyon fidan, Türkiye’nin doğaya olan duyarlılığını en güzel şekilde göstermektedir. Her fidan, geleceğe atılmış bir imzadır.” 600 Milyon Fidan Kapasitesiyle Sürdürülebilir Gelecek Karacabey, Türkiye’nin fidan üretim kapasitesine ilişkin olarak da şu bilgileri paylaştı: “Orman Genel Müdürlüğü olarak 136 orman fidanlığımızda 1.000’den fazla türde fidan üretimi gerçekleştiriyoruz. Yıllık üretim kapasitemiz 600 milyon fidan ve tohum seviyesine ulaştı. Türkiye, bu kapasiteyle bölgesinde lider, dünyada ise sayılı ülkelerden biridir.” Yangın sahaları yeniden yeşeriyor Bu yılki etkinliklerde, orman yangınlarında zarar gören bölgeler öncelikli olarak ele alındı. İstanbul’da yangında zarar gören 219 hektar alan için 788 bin 550 fidan toprakla buluşturuldu. Benzer şekilde Ege ve Akdeniz bölgelerinde de rehabilitasyon çalışmaları yoğunlaştırıldı. 81 ilde, 922 ilçede fidan dikimi Ülke genelinde 1391 noktada gerçekleşen fidan dikimleriyle, her yaştan vatandaş “Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan” sloganıyla doğaya katkı sundu. Millî Eğitim Bakanlığı da öğrenci ve öğretmenlerin aktif katılımıyla çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren güçlenmesine destek verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan "Her Bilet Bir Fidan Sevdamız Yeşil Vatan Kampanyası" protokolü kapsamında da 1 yıl boyunca yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yıllık ortalama 13 milyon yolcu adına da fidanlar toprakla buluşturuldu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.