Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarımsal Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Tarımsal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SOLAR3GW: “Türkiye’nin TarımGES’lere İhtiyacı Var” Haber

SOLAR3GW: “Türkiye’nin TarımGES’lere İhtiyacı Var”

Güneş enerjisi alanında çalışan düşünce kuruluşu Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) Konya Ovası’nda kurdukları 60 kW’lık pilot TarımGES (Tarıma Entegre Güneş Enerjisi Santrali) projesinde ilk ürünler hasat edildi. Proje kapsamında, güneş panellerinin altına ekilen şeker pancarı ve karabuğdaydan ilk olarak karabuğday hasat edildi. İlk sonuçlara göre, karabuğday üretiminde verimlilik kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 artarken su tüketimi yüzde 20 oranında azaldı. Bu sonuçlar; Türkiye gibi su stresi yaşayan ülkelerde; tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretimini bir araya getiren TarımGES uygulamalarının su kaynaklarının korunmasını sağlarken verimi artıracağını ortaya koyuyor. Tarımsal üretim ve enerji üretimi arasında denge kurmayı amaçlayan TarımGES’ler, özellikle su güvenliğinin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum açısından önemli bir potansiyel taşıyor. TARIMGES’LER ÇİFTÇİNİN EKONOMİK YÜKÜNÜ AZALTABİLİR Pilot projenin uygulayıcısı ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojileri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden; kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri ve iklim belirsizliğinin tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bununla birlikte artan sulama ve enerji maliyetlerinin de çiftçiler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti. Özden, TarımGES’in bu sorunların önüne geçebileceğini vurgulayarak “Aynı arazi üzerinde eş zamanlı gıda ve enerji üretimi, tarımın karşı karşıya olduğu bu çok boyutlu sorunlara bütünleşik çözümler sunma potansiyeline sahip. Doğru ürün seçimi, uygun iklim koşulları ve tarımsal ihtiyaçları esas alan sistem tasarımlarıyla arazi kullanım verimliliğini artırmak, su kullanım etkinliğini iyileştirmek ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkün. Ancak burada temel önceliğimiz, tarım arazilerinde elektrik üretmek değil, tarımsal üretimi daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirmek olmalı. TarımGES sistemlerinin başarısını yalnızca ürettikleri elektrikle değil, tarımsal üretime sağladıkları somut katkılarla da değerlendirmeliyiz. Çünkü bu teknolojinin gerçek değeri, enerji üretirken tarımı koruyabilmesinde ve mümkün olduğunda güçlendirebilmesinde yatıyor” dedi. TURHAN: “TARIMGES, ‘KAZAN- KAZAN’ MODELİDİR’ Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan ise TarımGES sistemlerinin çiftçilere, tarım gelirine ek olarak elektrik üretiminden de gelir sağlama imkanı verdiğini vurguladı. Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı yüksek katma değerli ürünlerde geleneksel tarıma göre daha fazla gelir elde edilebilir. Gelir düzeyi; ürün çeşidine ve yerel piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Ancak TarımGES uygulamalarıyla ilgili oluşmuş yanlış bir kanı var: Çiftçiler, TarımGES uygulamaları nedeniyle tarım arazilerini kaybedeceklerinden endişe ediyor. Konya’daki pilot uygulamamız, bu konudaki yanlış anlaşılmaların giderilmesine de katkı sağlayacak. Hatta olağanüstü hava koşulları nedeniyle tarım yapılamayan arazilerde güneş panellerinin konulmasıyla ekim ve dikim mümkün olacak. Çiftçi için kazan-kazan durumu oluşuyor: Tarım arazisi korunacak, verim artırılacak ve ucuz enerji üretilecek.” Enerji arz güvenliği için güneş enerjisi yatırımlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çeken Turhan; mevcut mevzuatın, tarım arazilerine GES kurulmasına izin vermediğine işaret etti. Sadece öz tüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmamak kaydıyla kurulum yapılabildiğinin altını çizen Turhan, TarımGES mevzuatı için şunu önerdi: “Tarım arazilerindeki toplulaştırma faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırır ve buna özel alanlar belirleyip bunları TarımGES YEKA’ları olarak ihale edersek ölçek ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Tarım arazilerimizin sadece yüzde 1’i TarımGES YEKA olarak kullanıldığında, gelişen teknolojilerle yaklaşık 190 GW’lık bir TarımGES potansiyeli ortaya çıkıyor. Bu rakam, halihazırda toplam GES kurulu gücümüzün 7 katına denk geliyor.’’ TARIMGES YATIRIMLARI 8-10 YILDA KENDİNİ AMORTİ EDEBİLİR TarımGES uygulamalarında aynı arazi hem tarım faaliyet hem de güneşten elektrik üretimi için kullanılıyor ancak öncelik tarımsal üretimde. Güneş panelleri, ürünü olağanüstü hava koşullarından koruyor. Toplanan yağmur suyu ile sulama yapılıyor. Gölgeleme sayesinde toprak nemi tutuyor. Türkiye’nin TarımGES’lere ihtiyacı olduğunu, maliyetinin ise düşünüldüğü kadar yüksek olmadığını ifade eden Turhan, “Yatırım orta vadede kendini amorti edebilir. Güneş panellerinin konulacağı konstrüksiyonlar nedeniyle maliyet yüzde 30-40 oranında artabiliyor. Standart güneş santrali kurulumunun megavatı 400 bin dolar iken TarımGES’lerde maliyet 550-560 bin dolara çıkıyor. Ama tarımsal verimliliği artırması ve enerji üretimiyle bu maliyet zaten karşılanabilir. Bir TarımGES yatırımı 8-10 yıl içinde kendini amorti edebilir. Bu geri ödeme süresi, diğer güneş yatırımlarıyla hemen hemen aynı” diye konuştu. DÜNYADA TARIMGES YAYGINLAŞIYOR, ÇİN ÖNE ÇIKIYOR Her ülke, TarımGES teknolojisine kendi ekonomik, coğrafi ve politik koşullarına göre farklı stratejilerle yaklaşıyor. Devlet destekleri, yasal düzenlemeler ve teknolojik yenilikler sayesinde tarım ile güneş enerjisi üretimini aynı arazide buluşturan uygulamalar dünya genelinde gelişimini sürdürüyor. ODTÜ-GÜNAM’ın ‘Türkiye’nin TarımGES Görünümü 2026’ raporuna göre İtalya son yıllarda TarımGES alanında Avrupa'nın en kapsamlı teşvik mekanizmalarından birini geliştirdi. Yaklaşık 1,1 milyar euroluk bir teşvik programı oluşturuldu ve 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 1 GW yeni TarımGES kapasitesinin devreye alınması planlanıyor. Japonya’da 2013 yılında düzenlenen yönetmelikler sonucunda ülkede TarımGES projeleri hızla yaygınlaştı. 2024 yılında TarımGES’lere, Tarım Arazisi Koruma Kanunu kapsamında açık bir statü tanınarak arazi kullanımına ilişkin düzenlemeler artırıldı. Hindistan'da ise 2040 yılına kadar toplam kurulu TarımGES kapasitesinin 783 GW'a ulaşabileceği; toplam potansiyelinin 1,2 TW'tan fazla olduğu tahmin ediliyor. Dünya devi Çin’e gelince; 2022 yılı itibarıyla ülkede, toplam kurulu gücü 134,55 GW'a ulaşan bin 678 TarımGES projesi bulunuyor. Çin, yalnızca deneysel veya pilot uygulamaların yürütüldüğü bir ülke olmaktan çıktı; TarımGES teknolojilerinin büyük ölçekli ticari uygulamalarının gerçekleştirildiği öncü ülkelerden biri haline geldi. Uluslararası örnekler, Türkiye’nin TarımGES alanında kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Standartların geliştirilmesi, potansiyel kapasitenin analiz edilmesi, izleme altyapısının kurulması, toplumsal kabulün güçlendirilmesi, destek mekanizmalarının oluşturulması ve sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesi bu yol haritasının temel bileşenleri arasında yer almalı. TarımGES projeleri bu sayede, yalnızca bir yenilenebilir enerji yatırımı olmaktan çıkıp Türkiye’nin iklime dirençli tarım, sürdürülebilir enerji ve kırsal kalkınma hedeflerini aynı zeminde buluşturan stratejik bir teknolojiye dönüşebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’ndan Üretici Kadınlara Özel Yeni Ürün:  Çiftçi Kadın İmece Kart Haber

İş Bankası’ndan Üretici Kadınlara Özel Yeni Ürün: Çiftçi Kadın İmece Kart

"Kadının Gücü: Geleceğin Tarımı" projesi çerçevesinde geliştirilen “Çiftçi Kadın İmece Kart”, kadın üreticilerin tarımsal girdi ihtiyaçlarını karşılamalarına ve ödemelerini hasat dönemine göre planlamalarına yardımcı oluyor. 15 Ekim Dünya Çiftçi Kadınlar Günü’nde tanıtımı yapılan kart, tohum, fide, gübre, zirai ilaç, mazot, yem ve tarımsal ekipman gibi tüm tarımsal ihtiyaçların kolayca karşılanması için özel bir finansman aracı olarak hayata geçirildi. Çiftçi Kadın İmece Kart’ın Sağladığı Ayrıcalıklar Anlaşmalı üye işyerlerinden yaptıkları tarımsal girdi alışverişlerinde 6 aya kadar ödemesiz dönem ve 1 yıla kadar vade imkânından yararlanan çiftçi kadınlar, mazot ve akaryakıt dışındaki alışverişlerinde "İmece Puan" kazanıyor. Harcama erteleme seçeneği üreticilere finansal planlamalarında esneklik sağlarken, kartla yapılan Tarsim Sigortası poliçe ödemelerinde 9 aya varan faizsiz ve hasatta geri ödeme avantajı sunuluyor. Ayrıca Çiftçi Kadın İmece Kart sahipleri, kart limitlerinden %10’a varan nakit çekim yapabiliyor. Üretici kadınlar, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesi, Hayvan Varlık Belgesi, Arıcılık Belgesi gibi belgelerle, İş Bankası Şubelerinden başvuru yaparak Çiftçi Kadın İmece Kart sahibi olabiliyor. Üretici kadınlara finansmanın ötesinde destek "Kadının Gücü: Geleceğin Tarımı" projesiyle kadınların tarımsal üretimde güçlü bir yer edinmesini ve üretici kadınlar için bütünsel bir ekosistem yaratmayı hedefleyen İş Bankası, farklı illerde gerçekleşen "Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları" ile yüzlerce kadına dijitalleşme, teknoloji ve markalaşma eğitimleri veriyor. Banka, ayrıca üretici kadınların ve tarımsal üretim yapan kadın kooperatiflerin katma değerli ürünlerini e ticaret alanındaki iştiraki Pazarama platformuyla Türkiye'nin dört bir yanından geniş kitlelerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hatay’da Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm Projesine Bir Ödül Daha Haber

Hatay’da Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm Projesine Bir Ödül Daha

The Ritz-Carlton, İstanbul'da 20 Ekim 2026’da düzenlenen törende ödülleri Buğday Derneği adına Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Aslan, İş Bankası adına Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı İlker Şahin aldı. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak, Aralık 2023’te hayata geçirdiğimiz Hatay’da Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm Projesi'yle, yıkıcı depremlerin ardından kuraklık, girdi maliyetleri, ekipman ve pazarlama sorunlarıyla başa çıkmaya çalışan çiftçilere, hem üretimde hem de tedarik ağlarında dirençli ve sürdürülebilir sistemler kurmaları, bir üretici birliği altında agroekolojik üretime devam etmek üzere örgütlenmeleri için ihtiyaç duydukları eğitim ve danışmanlık hizmetlerini vermeye devam ediyoruz. Üreticilerimizin bu süreçte gösterdikleri kararlılık, harcadıkları emek ve birlik olma konusundaki motivasyonları takdire şayan. Proje sayesinde depremden sonra üretimden vazgeçmek üzere olan çiftçilerimiz topraklarını onarmaya başladılar, sağlıklı ve dayanıklı üretim yöntemlerini benimsediler, yeni pazarlama kanallarıyla tanıştılar. Topraklarını zehirden arındırıp sağlıklı ürünler yetiştirmeye başladıkça üretim anlayışları ve yaşama bakışları da değişti. 2024-2025 yıllarında projenin eğitim ve üretim sponsorluğunu, 2026 yılında ise ana sponsorluğunu üstlenen Türkiye İş Bankası, üç yıldır Hatay'da agroekolojik üretime geçiş yapan çiftçilerin yanında yer alarak, bir projenin sürdürülebilir bir modele dönüşmesinde iş dünyasının desteğinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. 2024-2025 yıllarında projede çiftçi eğitimleri ve tarımsal üretim faaliyetleri Türkiye İş Bankası A.Ş., proje ekibinin ulaşımı ise Ayvens tarafından sağlandı, projenin diğer giderleri destekçilerimiz Buğday Derneği üyesi İzel Levi Coşkun ile BÜNSA Döküm A.Ş. tarafından karşılandı. 2026 yılında; proje ana sponsorluğunu Türkiye İş Bankası A.Ş. üstlendi, diğer sponsorlarımız ise EFSE (European Fund for Southeast Europe), ulaşım desteği veren Ayvens ve Buğday Derneği üyeleri oldu. Projenin etki ölçme ve değerlendirme araştırmaları ile analizlerini Zenna Danışmanlık gerçekleştirdi. Projenin hayata geçmesini ve devam etmesini sağlayan tüm sponsor ve destekçilerimize teşekkür ederiz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta 10. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı’nın Resmi Açılışı Yapıldı Haber

Kahramanmaraş'ta 10. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı’nın Resmi Açılışı Yapıldı

Kahramanmaraş’ın tarımsal potansiyelini ortaya koymak, üreticileri desteklemek ve sektördeki yenilikleri buluşturmak amacıyla düzenlenen 10. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı’nın resmi açılışı gerçekleştirildi. 6 Şubat depremlerinin ardından ilk kez düzenlenen fuar, yaklaşık 200 marka ve firmayı üreticilerle buluştururken şehrin tarım, hayvancılık ve gıda alanındaki üretim gücünü de gözler önüne serdi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Valilik, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Onikişubat Belediyesi, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası ve paydaş kurumların iş birliğiyle EXPO alanında düzenlenen 10. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı’nın açılış törenine; 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Vali Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri Mehmet Şahin ve İrfan Karatutlu, Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Mehmet Beşen, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Bakan, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda üretici katıldı. Kahramanmaraş’ın Tarımsal Üretim Gücü Rakamlarla Ortaya Konuldu Programın açılış konuşmasını yapan Kahramanmaraş İl Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Bilir, “Kahramanmaraş 1.450.000 hektarlık yüz ölçümünün yaklaşık %23'ünü tarım alanlarının, %12'sini ise çayır mera alanları. Tarım ve mera alanlarımızın ilimizin yüz ölçümünün yaklaşık %35'ine karşılık gelmektedir. Doğal kaynakları, farklı iklim ve coğrafi özellikleri, 89 farklı ürün çeşidi, 31 coğrafi işaretli ürünü ve zengin tarımsal varlığıyla Kahramanmaraş, ülkemizin önemli tarım merkezlerinden biridir. Sahip olduğumuz sekiz büyük ova da bu üretim gücümüzün altyapılarındandır. İlimizde yaklaşık 2.4 milyon dekar alanda 2.200 ton tarla bitkileri, 650.000 dekar alanda 310.000 ton meyve ve 70.000 dekar alanda ise 320.000 ton sebze üretimi gerçekleşmiştir. Hayvancılıkta ise 2026 yılında ilimizde kayıtlı 283.000 büyükbaş, 1 milyon küçükbaş hayvan varlığı ve 100.000 aktif arı kovanı bulunmaktadır. Kanatlı hayvan sayımız ise 3,5-4 milyon civarındadır. Su ürünleri sektörümüzde önemli bir üretim kapasitesine sahibiz. 2026 yılında 17.500 ton alabalık üretimi gerçekleştirilmiş olup, bu kapsamda 1 milyon yavru sazan balığını su kaynaklarımızla buluşturduk. Tüm bu göstergeler Kahramanmaraş tarımının yalnızca bitkisel üretim değil, hayvancılık, arıcılık ve su ürünlerini kapsayan çok yönlü bir üretime sahip olduğunun göstergesidir. Diğer taraftan kırsal altyapının gelişmesi için Sayın Bakanımızın liderliğinde 6 Şubat'tan bu yana ilimizde bugüne kadar, 13 milyar 555 milyon üreticilerimize aktarılmıştır. Bu projelerin son 4 yıldır Türkiye birinciliği var” dedi. “Kahramanmaraş Hem Sanayi Hem de Tarım Kenti” Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, “6 Şubat depremlerinden sonra 4 yıl ara vermiştik fuarcılık çalışmalarına. Bu yıl tarım fuarımızın 10’uncusunu hep birlikte gerçekleştiriyoruz. 200’e yakın hem markamız hem firmamız bugün burada. Ve gerçekten de inşallah bu tarım teknolojilerindeki yeni gelişmelerin hem ülkemiz açısından hem şehrimiz açısından hem de tarıma kazandırdığı ekonomi açısından çok değerli. Çünkü Kahramanmaraş her ne kadar bir sanayi kenti olsa da aynı zamanda bir tarım kenti ve bu konuda da çok güzel çalışmalar yapılıyor. İnşallah ben bu fuarımızın hem katılımcılarımıza hem de şehrimize önemli katkılar sunacağını düşünüyorum” dedi. “Her İlçemizde Farklı Bir Ürün Üretiliyor” AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, “Toplantı başlamadan önce stantları gezdim. Hiçbir stanttaki ürün başka stanttakine benzemiyor. Böyle bir şehir yok. Fındık da üretiliyor, fıstık da üretiliyor. Çilek de üretiliyor, kayısı da üretiliyor. Her ilçemizde farklı bir ürün üretildiğini görüyoruz. Bir tarafımız Güneydoğu iklimi, bir tarafımız Doğu Anadolu'ya yakın. Bir tarafımız daha sıcak, Akdeniz'e yakın. Merkez de Kahramanmaraş'ın güzel ovası. Bu, şehrimizin her tarafında farklı ürün ortaya çıkarıyor. Buna katkı veren herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. “Fuarlar Üreticilerin Gelişimine Katkı Sağlıyor” 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, “Gerçekten deprem sonrası bir ara zorunlu olarak verildi ama şimdi onuncusunu gerçekleştiriyoruz ve sektör olarak bu ülke için vazgeçilmez stratejik olan bu sektörle ilgili bir fuar etkinliğimiz var. Fuarda tabii ki üretici kendi ürettiklerinin sunumunu gerçekleştiriyor. Diğer taraftan bu ürünlerin taliplileri fuar alanlarını ziyaret ederek o sahip olmak istedikleri ürün ve hizmetlerle, mal ve hizmetlerle ilgili de kendi taleplerini üreten insanlarla buluşturuyorlar. Ama fuarın önemli bir fonksiyonu daha var fuarcılığın; o da sizin geldiğiniz noktayı görmenizi sağlar. Bu konuda bilgi sahibi olursunuz. Rakiplerinize göre olan artılarınızı ve eksiklerinizi fark edersiniz. Yeni bir ürün varsa, bu ürünlerle ilgili de aynı şekilde bilgi sahibi olursunuz. Bunu bir il düzeyinde yapabilirsiniz, bir bölge düzeyinde yapabilirsiniz, bir ülke düzeyinde yapar veya uluslararası düzeyde gerçekleştirebilirsiniz. Sayın Cumhurbaşkanımızla başladığımız 2002'den itibaren yol yürüyüşümüzde her daim dünya liderimiz üreticilerimizin yanında yer aldı. Ve başladığımız yıllarda doğrudan gelir desteği adı altında bir destek vardı. İlerleyen yıllarda bu destekler çeşitlendirildi. Verime, kaliteye, kadının, gencin istihdamına katkı sağlayan yeni uygulamalar. Aynı şekilde sadece tarım sektörüne değil, tarımla ilgili gıda sektörüne de destekler artarak devam etti. Çünkü eğer bir sektöre stratejiktir diyorsanız, o sektörü asla ihmal etmememiz gerekir. Kahramanmaraş'ımızda 2003 yılından bugüne 61,5 milyar liralık tarımsal destek sağlandı. Ve son 4 yılda da 13,5 milyar liralık destek üreticilerimize verildi. Bu ülkenin üreticisi kazandığı parayı mahallesindeki kasaba, manava, berbere, terziye, ayakkabıcıya, traktörüne mazot alırken benzin istasyonuna götürür bu parayı onlara verir. Yani sirkülasyonu yüksek olan bir paradır ve bundan dolayı da bu destekle ödenen üreticilerimize ödenen paralar hem üreticilerimizi mutlu ederken hem de ülke ekonomimize ciddi katkılar sağlar” dedi. Kurdele Kesilerek Fuarın Resmi Açılışı Gerçekleştirildi Konuşmaların ardından kurdele kesilerek 10. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı’nın resmi açılışı gerçekleştirildi. Açılış töreninin ardından şehir protokolü fuar alanını gezerek üreticilerle bir araya geldi ve firmaların faaliyetleri, sergilenen ürünler ve sektördeki yenilikler hakkında bilgi aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız Haber

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıldan itibaren tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te dahil olduğunu belirterek, “Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir." dedi. Bakan Yumaklı, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'yu ziyaret etti. Etkinlik kapsamında stantları ziyaret eden Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'e yönelik yoğun ilgiye dikkati çekerek, "TEKNOFEST, savunma sanayisi konusunda ülkemizin mühendislik anlamında gelmiş olduğu noktayı ülkenin gündemine ve üretime dönüştürerek dünyanın gündemine sokmayı başardı. Ben bu anlamda Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: "TEKNOFEST'e geçen yıldan itibaren tarım teknolojileri dahil oldu. Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir. Bu yıl tarım teknolojileri ikinci yılına geldi. İnanıyorum ki savunma sanayisinde yakalamış olduğumuz mühendislik başarısını tarım teknolojilerinde de yakalayacağız. Geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlayacak. Bu ülkenin insanları daha kaliteli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim için burada üretilen zihinsel, fikirsel ve uygulamalı olarak da geliştirilmiş teknolojiyi kullanacak, hatta bu teknolojiyi farklı ülkelere de ihraç ederek başka bir getirinin de yolunu açacak." POLİTİKA, EĞİTİM, YATIRIM VE ADAPTASYON PANELİ Bakan Yumaklı, daha sonra, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nın TEKNOFEST'teki alanında yer alan, uydu fotoğraflarıyla tarla takip sistemi hakkında bilgi aldı, topraktan teknolojiye deneyim atölyelerine geçerek burada deneyim yaşayan çocuklarla sohbet etti ve yem hazırlamayı otomasyon hale getiren sistemi inceledi. Etkinlik kapsamında TÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli"ne katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtaç olduğunu söyledi. Türkiye'de TEKNOFEST'in savunma sanayi başlığının altında ülkenin savunmasının en önemli garantisi olarak görüldüğünü belirten Yumaklı, “TÜME ile geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içinde tarım teknolojileri kümelenmesi kavramı girdi. Bu bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Ülkeler, gıda güvenliği konusunu bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada büyük problemleri yaşamanız mümkün. Tohumdan sofranızdaki bir lokma ekmeğe kadarki olan süreci bloklar arasında bir boşluk bırakmadan yapmanız gerekir." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'in Şanlıurfa başta olmak üzere bundan sonraki illerde de büyük bir heyecan oluşturacağını vurgulayarak, her geçen gün katlanarak, artarak devam edeceğini kaydetti. Tarımda doğru planlamanın önemine değinen Yumaklı, “Doğru bir şekilde planlayıp tam o an hazır olmanız gerekir. Geçtiğimiz yıl birbiriyle entegre bir otonom çiftlik sisteminin nasıl olmalı konusunu konuşurken, orada insan unsuru önemliydi." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu yıl TÜME'de sivil toplum kuruluşlarının, finansman ayağının, regüle edici bir kamu otoritesinin bir araya geldiğini söyledi. 2 binli yıllarda Türkiye'nin nüfusunun 68 milyon olduğunu anımsatan Yumaklı, “Bugün 86 milyon, dünya nüfusu ise 6 milyardı, bugün 8 milyar. Bu nüfusun ihtiyacı olan doğumundan ölümüne kadarki bütün tarımsal üretim ihtiyacını karşılamanız gerekir. Burada soru şu oluyor. Ne kadar çok hayvanımız var değil. Bir birim hayvandan alacağınız verim, süt hayvanıysa kaç kilogram alıyorsunuz? Nicelik değil niteliğe dönmüş durumda. Bunları yapabilmek için teknolojiye ihtiyacımız var. Bir entegre sistem olarak kullanabilecek, bunun kendi içinde içselleştirmiş insana ihtiyacımız var. Neyi ürettiğiniz değil nasıl ürettiğiniz önemli. Üretim planlaması konusu da tam da bu anlamda devreye girdi. Bizim mutlaka üretim planlaması yapmamız gerekir" değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, geçmişte yaptıkları üretim planlamalarına dikkati çekerek, bu planlamaların, somutlaştırdıkları otonom çiftlikler gibi sonuçlar vermeye başladığını aktardı. “ÇİFTÇİLERİMİZ, ÜRETİCİLERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZ" Bunun bir anda bütün Türkiye'de etki etmesini beklemediklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: “Bu aynı zamanda da bir zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Şu anda Türkiye'deki bütün üreticilerimiz ne üretiyor olursa olsun, tarımsal üretimde artık üretim planlamasını sahiplenmiş ve bununla ilgili bütün unsurları kendileri uygulamaya başlamış. Hatta geliştirilmesiyle ilgili de bizlere sürekli geri bildirimde bulunmaya başlamış durumdalar. Bu bizim gibi geleneklerine bağlı, çok da görmeden inanmayan ya da uygulamayan bir kültür için kolay bir hadise değildi. Bir senede çok ciddi bir sahiplenme oldu. Şimdi sonuçlarını doğru alma zamanı. Mevcuttaki işimizi çok iyi yapıyoruz, ama geliştirmeye, modellemeye ve sürdürülebilir kılmaya dönük bütün uygulamalarımızı çok yakından takip edecek bir veri oluşturma, bunları analiz edebilme ve politikalara yansıtabilme zamanıdır." Yumaklı, üretimde katma değerin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirinden kalır bir yanı olmadığını dile getirdi. Türkiye'nin devasa potansiyeli olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz ve imkanımız var. Çok güzel bir ülkedeyiz. Her mevsimde farklı şeyler üretebilir haldeyiz. Yılın 12 ayı her türlü ürünü talep etme ve bunu üretme pozisyonundayız. Bütün bunları yapabilmek için un var, şeker var, helva yapmamız gerekiyor. Çiftçi olmak, üretmek, utanılacak bir şey asla değil. Eli öpülesi diye tabir ettiğimiz aslında gurur duyduğumuz çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız. Ayağımızdaki ayakkabıdan üzerimizdeki kıyafetten, soframıza koyacağımız lokmaya kadar içtiğimiz suda yetiştirdiğimiz balığa kadar çok geniş bir alanımız var." dedi. Yumaklı, Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu aktararak, çiftçi kayıt sistemindeki 2 milyon 380 bin çiftçinin sadece yüzde 13'ünün genç, yüzde 58'inin orta yaşlı, onun üzerindekilerin de ileri yaşlı olduğunu ifade etti. “7,3 MİLYON HEKTARLIK ALANI SULAMAYA AÇTIK" Gençler ve kadın girişimcilerin “Ben bu işi yapıyorum dediği" her yerde var olduklarını dile getiren Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakanlığımızın bütün teşvikleri ve destekleriyle onları hangi konuda olursa olsun birlikte hareket etmeyi sağlayacak her türlü oluşumun içinde varız ve olacağız. Teknoloji deyince sadece cihaz anlaşılmamalı. Tohumda bir teknoloji. Tohumların yüzde 96'sını biz üretiyoruz, dünyada ilk 10 içindeyiz. Dünyanın farklı ülkelerine gittiğimizde önümüze gelen tohumculuk firması var. Bitkisel üretimin verimli olması için sulama yapmamız gerekir. Sulama teknolojilerini geliştirmemiz gerekir. 7,3 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık daha da devam ediyoruz." Yumaklı, organize tarım bölgelerini çok önemsediklerini vurgulayarak, bunun bütçede ve uygulamalarında çok önemli bir yeri olduğunu bildirdi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: “Bunlardan 16 tanesinde üretim başladı. Bu sene peyderpey onlar devreye girmiş olacak. ORKÖY kredileri, destekleri ve hibeleri var. Amacımız küresel pazarda lider bir Türkiye oluşturmak." Konuşmaların ardından, Yumaklı, Bakanlığın standına geçerek stantta yer alan kurumların faaliyetleri hakkında bilgi aldı. ​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumaklı: Türkiye 2005'ten Bu Yana Dünya Un İhracatında Birinciliğini Koruyor Haber

Yumaklı: Türkiye 2005'ten Bu Yana Dünya Un İhracatında Birinciliğini Koruyor

Bakan Yumaklı, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenen Uluslararası Operatif Değirmenciler Birliği (IAOM) Avrasya Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkinin stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını dile getirdi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 yıl önce 1 milyar dolar civarında olduğunu ifade eden Yumaklı, “Bugün bu rakam üç katına çıkarak 3 milyar doları aşmıştır. 5 milyar dolarlık ticaret hedefine de kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum." dedi. Bakan Yumaklı, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisine dikkati çekerek, “Türkiye olarak geçtiğimiz sezonlarda bunu çok yakından yaşadık. Geçen yıl kuraklık ve zirai don nedeniyle hububat üretimimiz ciddi bir düşüş yaşadı. Bu yıl ise bereketli yağışlarla birlikte, buğdayda 24,5 milyon ton, arpada ise 10 milyon tonla, yeni bir üretim rekoru bekliyoruz. Bu rakamlar, geçen yıla göre yüzde 44 artış anlamına geliyor. İki üretim sezonu arasındaki bu büyük fark, iklimin tarım üzerindeki etkisinin ne kadar sert ve öngörülemez olabileceğini açıkça ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu. TMO 12,3 MİLYON TON HUBUBAT ALDI Üretimdeki dalgalanmalara karşı devlet olarak üreticinin yanında durduklarının altını çizen Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bu yıl ülke genelindeki yüzlerce alım merkezinde 12,3 milyon ton hububat aldığını aktardı. Bakan Yumaklı, bu miktarın TMO tarihinin en yüksek alımı olduğunu belirterek, TMO'nun devir stokları ve bu yıl gerçekleştirdiği yüksek miktardaki alımlarla elinde şimdiye kadarki en yüksek hububat stokunu bulundurduğunu kaydetti. TMO'da güncel olarak 17,5 milyon ton hububat stoklandığını dile getiren Yumaklı, güçlü hasadın tek başına gıda arz güvenliği için yeterli olmadığını belirtti. Bakan Yumaklı, iklimin bugün verdiğini yarın geri alabileceğine dikkati çekerek, bu nedenle su kaynaklarını verimli kullanan, kuraklığa dayanıklı çeşitleri yaygınlaştıran ve planlı üretimi esas alan bir tarım politikası izlediklerini anlattı. Kriz dönemlerine karşı stok ve depolama kapasitesinin de güçlendirildiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübelerini kardeş ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu kaydetti. Bakan Yumaklı, gıda güvenliğinin yalnızca üretim miktarıyla sınırlı olmadığını, ürünün tarladan değirmene, değirmenden sofraya kesintisiz şekilde ulaşması gerektiğini söyledi. TÜRKİYE'NİN DEĞİRMENCİLİK SEKTÖRÜNDEKİ GÜCÜ Türkiye'nin 2005'ten bu yana dünya un ihracatında birinciliğini koruduğunu belirten Yumaklı, makarna ihracatında ise dünya ikincisi olduğunu söyledi. Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal gücünü bölgesel iş birlikleriyle daha da ileri taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. “TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİMİZ ÇOK İYİ" Özbekistan Tarım Bakanı İbrohim Abdurahmonov da tarım sektörünün ülkeler arasında ilişkileri güçlendirdiğini belirterek, “Sektörün geliştirilmesi için komşularla iyi olmamız lazım." dedi. Hububat sektöründe teknolojinin önemli hale geldiğine işaret eden Abdurahmonov, “Bu konferansta birçok uzman bir araya geldi, bu konuda Türkiye'nin de tecrübesi çok kıymetli. Türkiye ile ilişkilerimiz çok iyi. Türkiye'den aldığımız tecrübeleri tüm alanlarda uygulamaya çalışıyoruz." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı Açılıyor Haber

14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı Açılıyor

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, 7 yıl aradan sonra yeniden gerçekleştiriliyor. Tarım, hayvancılık ve gıda sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olması hedeflenen fuar, 30 Eylül Çarşamba günü saat 14.00’te Orduzu Fuar Alanı’nda düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak. Tarım ve hayvancılık sektöründeki gelişmelerin, yeni ürün ve teknolojilerin yakından takip edilebileceği fuarda 160 marka, ürün ve teknolojilerini ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Orduzu Fuar Alanı’nda tarımsal ekipmanlardan gıda ürünlerine, zirai ilaçlardan tarımsal teknolojilere kadar sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren firmalar yer alacak. ÜRETİCİ VE SEKTÖR TEMSİLCİLERİ AYNI ÇATIDA BULUŞACAK Malatya’nın tarımsal üretim potansiyelinin tanıtılması ve sektör temsilcilerinin bir araya gelmesine katkı sunması hedeflenen fuar; çiftçiler, üreticiler, sektör temsilcileri ve vatandaşlar için önemli bir buluşma noktası olacak. Fuar kapsamında tarım ve hayvancılık alanındaki yenilikler ziyaretçilerle buluşturulurken, üreticilerin yeni ürün ve teknolojileri yakından incelemelerine de imkân sağlanacak. EN GÜZEL BUZAĞI YARIŞMASI DÜZENLENECEK Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı kapsamında tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik çeşitli etkinlikler de gerçekleştirilecek. Fuarın ilk günü olan 30 Eylül’de ‘En Güzel Buzağı Yarışması’ düzenlenecek. Yarışma ile hayvancılıkla uğraşan yetiştiriciler bir araya getirilirken, ziyaretçiler de fuar kapsamında düzenlenecek etkinliklere katılma fırsatı bulacak. Fuar süresince tarım birlikleri ve kamu kurumları tarafından çeşitli ikramlar ve ziyaretçilere yönelik hediyeler de sunulacak. 3 Ekim Cumartesi günü saat 13.00’te vatandaşlara alabalık ikramı gerçekleştirilecek. ÇOCUKLAR TARIMLA BULUŞACAK Fuar, çocuklara yönelik etkinlikleriyle de tarıma yönelik farkındalığın artırılmasına katkı sağlayacak. Çocukların tarımsal üretim süreçlerini yakından tanımaları amacıyla fuar alanında tohum ekme, toprakla uğraşma ve tarıma yönelik uygulamalı etkinlikler gerçekleştirilecek. Böylece çocukların tarımın temel süreçlerini eğlenerek ve uygulayarak öğrenmeleri sağlanacak. FUAR ALANINA ÜCRETSİZ ULAŞIM Malatya Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların fuar alanına kolaylıkla ulaşabilmeleri amacıyla ücretsiz ulaşım hizmeti de sağlayacak. Fuara katılmak isteyen vatandaşlar için eski belediye binası önünden her gün 09.00-20.00 saatleri arasında saat başı karşılıklı ücretsiz otobüs seferleri düzenlenecek. 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Orduzu Fuar Alanı’nda her gün 09.00-21.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Çin’e Gıda İhracatı Yüzde 22 Arttı Haber

Türkiye’nin Çin’e Gıda İhracatı Yüzde 22 Arttı

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği organizasyonunda gerçekleştirilen ticaret heyetinde, gıda sektörünün farklı alt gruplarında faaliyet gösteren 12 Türk firması Çinli ithalatçılarla bir araya geldi. Ege İhracatçı Birliklerini, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş temsil etti. 60 Çinli alıcı, 160’tan fazla ikili iş görüşmesi Çin’in yüksek nüfusu, büyüyen orta sınıfı ve ithal gıda ürünlerine yönelik artan ilgisiyle Türk gıda ihracatçıları açısından büyük potansiyel taşıdığını vurgulayan belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye çok geniş bir ürün yelpazesinde güçlü bir tarımsal üretim altyapısına sahip. Zeytin ve zeytinyağından kuru meyveye, su ürünlerinden süt ürünlerine, hububat ve bakliyattan yaş meyve sebzeye kadar Çinli tüketicilere sunabileceğimiz çok sayıda ürünümüz var. Türkiye’nin Çin’e gıda ihracatı 2025 yılında 218 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatın yüzde 22 artışla 177 milyon dolara ulaştı. Ancak Çin pazarının büyüklüğünü dikkate aldığımızda mevcut rakamların çok daha üzerine çıkabilecek potansiyele sahibiz. Firmalarımızın ürünlerini ithalatçı, distribütör ve alıcılara doğrudan anlatabildiği yoğun bir görüşme programı gerçekleştirdik. 60’a yakın Çinli alıcıyla 160’tan fazla iş görüşmesi yapılması heyetimize gösterilen ilginin önemli bir göstergesi. Bu temasların önümüzdeki dönemde artmasını temenni ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu temasların artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Ayrıca Ticaret Ataşelerimiz Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut ile Başkonsolosluğumuz aracılığıyla, VIP heyet programının gerçekleştirilmesine yönelik girişimlerde bulunulması planlanıyor.” dedi. Heyetin ikili iş görüşmeleri programı Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş, Guangzhou Gıda İşletmeleri Derneği Başkanı Mai Jiaying, Türkiye Cumhuriyeti Guanco Başkonsolosu Adnan Hayal, T.C. Guanco Ticaret Ataşeleri Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut’un katılımlarıyla gerçekleşti. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak Heyet kapsamında 4 Eylül 2026 tarihinde SIAL in China South Guangzhou 2026 Fuarı’nı ziyaret ettiklerini aktaran Gündeş, fuarın ardından toptan satış merkezleri ve perakende marketlerde pazar incelemeleri gerçekleştirdiklerini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Çinli tüketicinin ürün tercihini, ambalaj beklentisini, fiyat algısını, raflardaki ürün konumlandırmasını ve dağıtım kanallarının işleyişini doğru analiz etmek zorundayız. Fuar, toptancı ve perakende ziyaretlerimiz sayesinde firmalarımız pazarı doğrudan gözlemleme imkânı buldu. 2019 yılında Birliğimiz bünyesinde kurduğumuz Çin Çalışma Grubumuzla, Çin pazarına yönelik faaliyetlerimizi uzun soluklu bir strateji çerçevesinde sürdürüyoruz. Xiamen’den Urumçi’ye, Şanghay’dan Pekin’e kadar birçok şehirde ticaret heyetleri, milli katılım fuarları düzenledik; Çinli kurumlarla güçlü iş birlikleri geliştirdik. WeChat ve Weibo başta olmak üzere Çin’in dijital platformlarında Türk gıda ürünlerinin tanıtımını sürdürürken, JD ve T-Mall tarafından onaylı ajanslarla da firmalarımızın dijital mağazalar açmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak.” 12 Türk firması Çin pazarında Çin (Guanco) Ticaret Heyeti’ne hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, su ürünleri ve hayvansal mamuller, zeytin ve zeytinyağı, yaş meyve sebze ile kuru meyve sektörlerinden 12 Türk firması katıldı. Heyette; DAİ Endüstriyel Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., Feceks Dış Ticaret ve Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti., Fevzi Tunçelli Damlyağ, Hipal Organik Dış Ticaret Limited Şirketi, Kanat Grup Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kavaklıdere Şarapları A.Ş., Narda Dış Ticaret Limited Şirketi, Parlak Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., SHN Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Timtaş Tarım İlaç ve Mahs. Tic. A.Ş., TLN Enerji Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Uğuray Süt A.Ş. yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.