Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarsus

Kapsül Haber Ajansı - Tarsus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsus haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şişecam'dan Kuzey İtalya’da 25 Milyon Euro’luk Yatırım Haber

Şişecam'dan Kuzey İtalya’da 25 Milyon Euro’luk Yatırım

Bu hamle, Şişecam’ın Avrupa cam endüstrisindeki konumunu güçlendirmesine ve ürün portföyünde katma değerli cam ürünlerinin payının artmasına katkı sağlayacak. Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam; düz cam sektöründe artan kaplamalı cam ihtiyacını karşılamak üzere, 2024 yılında duyurduğu Kuzey İtalya’daki yeni kaplamalı cam hattı yatırımını devreye aldı. 25 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen bu yeni hatla Şişecam, İtalya’daki kaplamalı cam kapasitesini 6 milyon metrekareden 12,5 milyon metrekareye çıkaracak. Bu hamle, Şişecam’ın Avrupa cam endüstrisindeki konumunu daha güçlendirerek, pazardaki yüksek kaliteli ve nitelikli cam taleplerini karşılamasını sağlayacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, “San Giorgio di Nogaro tesisimizde devreye aldığımız kaplamalı cam hattı yatırımımız, üretim kapasitemizi geliştirirken ürün portföyümüzü de zenginleştirecek. Bu sayede Avrupa’da artan nitelikli cam talebine daha iyi yanıt verecek, Batı Avrupa’daki müşterilerimize katma değerli ürünlerimizi ulaştırabileceğiz. Doğu ve Batı Avrupa’da artırdığımız kaplamalı mimari cam kapasiteleri sayesinde Avrupa pazarında hizmet kalitemizi ve nitelikli ürün alternatiflerimizi artırmış olacağız” dedi. Küresel pazarda başta enerji tasarrufu sağlamak üzere kaplamalı cam ürünlerine olan talebin hızla arttığını belirten Yücel, şunları söyledi: “Müşterilerimize her zaman daha kaliteli ve nitelikli ürünlerle hizmet sunma arayışımıza yönelik yatırımlarımızın bir bir meyvelerini vermeye başladığı bir döneme giriyoruz. Cam, sürekli gelişen, sanat ve mühendislikle zenginleşen çok özel bir malzeme. Bizler Şişecam olarak 90 yıllık deneyimimizi, gelişime olan iştahımızı ve kalite önceliğimizi fark yaratan ürünlere dönüştürerek camı emtia olmanın ötesine taşımayı önemsiyoruz. Şeffaflığı ve doğallığıyla mekânlarla kusursuz bütünlük kuran camlarımızın, gelişen teknoloji ile dünyaya daha fazla katkı sunması ve müşterilerimizin hayat kalitesini artırması için durmaksızın çalışıyoruz. İtalya’daki hat yatırımımızı da bu bakışla ve camı yaşamlara değer katan bir unsur olarak gören müşterilerimizin taleplerini karşılamak üzere hayata geçirdik. Yeni yatırımımız Şişecam’ın mimari camlardaki farkını ve rekabet gücünü pekiştirecek, yatırımcılarımız ve müşterilerimize daha fazla değer sunabilmemiz için kıymetli bir adım olacak.” Kaplamalı cam hattı yatırımları devreye giriyor Şişecam, 30 Ocak 2026’da Bulgaristan düz cam üretim tesisinde yer alan kaplamalı cam hattına ek olarak yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni kaplamalı hat yatırımını tamamladığını duyurmuştu. İtalya’dan sonra Tarsus’ta bu yıl devreye alacağı yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı cam hattı ile Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hatlarının sayısı yediye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye çıkacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam’ın 2025 Yılı Net Satışları  225 Milyar TL Seviyesinde Gerçekleşti Haber

Şişecam’ın 2025 Yılı Net Satışları 225 Milyar TL Seviyesinde Gerçekleşti

Şişecam 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin bu dönemdeki konsolide net satışları 225 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, Türkiye’den yapılan ihracatla Türkiye dışı üretimlerden yapılan satışların toplamını ifade eden uluslararası satışların konsolide satışlar içindeki payı ise yüzde 59,34 seviyesinde oldu. Şişecam'ın 2025 yılı toplam yatırımları 35,8 milyar TL, ihracatı ise 938 milyon dolar olarak açıklandı. Bu dönemde 5,6 milyon ton cam üreten şirket, 4,3 milyon ton soda külü ve 4 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi. 2025’in, küresel makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin üretimden ticarete ekonominin tüm alanlarında etkisini güçlü biçimde hissettirdiği zorlu bir yıl olduğunu ifade eden Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, şirketin 2025 yılı performansını şöyle değerlendirdi: “2025’i jeopolitik ve ekonomik dalgalanmalara sahne olan ve ticaretin bu gelişmelerden etkilenmeye devam ettiği bir yıl olarak tamamladık. Küresel ölçekte koruyucu tedbirlerin ön plana çıktığı bu dönemde; üretim dengeleri değişirken, tedarik zincirinde riskler arttı ve öngörülebilirlik azaldı. Bu durum, yatırım kararları ve ticaret hacimleri üzerinde tüm dünyada hissedilen bir baskı oluşturdu. Süregelen bu tabloya rağmen 2025 yılında cam ve soda külü sektörlerinde sınırlı da olsa toparlanma gerçekleştiğini ifade etmek mümkün. Talepte devam eden zayıflık ve mevcut kapasite fazlalarının hem cam hem de soda külü alanlarında fiyatlamayı baskılamaya devam ettiğini gördük. Bu koşulların ortaya koyduğu zorluklara rağmen Şişecam olarak faaliyet karlılığımızı artırmaya, sürdürülebilir büyümeye, yatırımlarımızı aksatmadan sürdürerek tamamlamaya ve marka değerimizi artırmaya odaklandık. Ürün kalitemiz, coğrafi çeşitliliğimizin sunduğu esneklik, küresel marka gücümüz, köklü kültürümüz ve iş alanlarımızdaki uzmanlığımız ile çalışanlarımızın gayreti; belirsizliklerin yüksek olduğu 2025 yılında Şişecam’a önemli bir finansal ve operasyonel dayanıklılık sağladı. 2025 yılı daralan marjların dengelenmesi adına sıkı maliyet kontrolü ve verimlilik artışı çalışmalarını ele aldığımız bir yıl oldu. Verimlilik odağımızı daha sistematik bir yapıya taşımak amacıyla kapsamlı bir verimlilik yönetimi inisiyatifi başlattık. Nakit akış kapasitemizi artırma ve mali yapımızı güçlendirme hedeflerimiz doğrultusunda, yıl boyunca üretim maliyetlerimizi kontrol altına aldık ve bakım planlarımızı optimize ettik. Bu kapsamda güncellediğimiz soğuk tamir programları, fırınlarımızın daha etkin kullanılması açısından önemli kazanımlar sağladı. Örneğin, Kuzey İtalya’daki düz cam üretim tesisimizin soğuk tamirini öne çekmemiz üretim ve maliyet dengesini daha etkin yönetmemizi desteklerken, diğer fırınlarımızda revize edilen bakım periyotları operasyonel karlılığımızı artırdı. 2025, Şişecam’ın dijital dönüşüm süreçlerinde de kritik bir yıl oldu. Dijital dönüşüm projelerimizi tamamladığımız ve veriyi uçtan uca süreçlerimize entegre ederek katma değere dönüştürme imkanını sağladığımız bu yılda; teknolojik alt yapımızı köklü bir şekilde güncelledik ve verimliliğimizi maksimize etmek amacıyla yapay zekâ yetkinliklerini bu yapı üzerinde inşa etmeye başladık. Eş zamanlı olarak güncellediğimiz organizasyonel yapılanmamız ve müşteri odağında şekillendirdiğimiz iş modelimizin de hedeflediğimiz dijital yetkinliklerle birlikte çok daha yüksek katma değer sağlamasını öngörüyoruz.” Yücel, 2025 yılının Şişecam’ın stratejik yatırımları açısından da önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yıl boyunca stratejik önceliklerimiz doğrultusunda üretim kabiliyetimizi, teknoloji altyapımızı ve coğrafi çeşitliliğimizi destekleyen önemli adımlar attık. Avrupa’daki mimari cam yapılanmamızı pazar koşullarına uyarladık. Tarsus’taki buzlu cam fırını ve enerji camı işleme hatlarını devreye alarak katma değerli ürün kapasitemizi artırdık. Denizli’deki cam ev eşyası üretimini Kırklareli’ne taşıyarak daha entegre ve sürdürülebilir bir yapı oluşturduk. 2026 yılına da sürdürülebilir büyümemize destek olacak şekilde başladık. Şubat ayında Avrupa’daki ilk cam ambalaj yatırımımız olan Macaristan, Kaposvar tesisimizin ilk fırınını ateşledik. Bulgaristan’daki düz cam tesisimizde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli; İtalya, San Giorgio di Nogaro’daki tesisimizde ise yıllık 6,5 milyon metrekare kapasiteli iki kaplamalı cam hattı devreye aldık. Yine yılın ilk çeyreğinde devreye alacağımız Tarsus düz cam fırını yatırımımız da ürün çeşitliliğimizi artırırken Şişecam’a operasyonel esneklik ve Ar-Ge çalışmalarımız için daha geniş bir hareket alanı sunacak.” Can Yücel, Şişecam’ın yıl içinde nakit akışını güçlendirmek amacıyla önemli finansal hamleler de gerçekleştirdiğini belirterek şöyle devam etti: “2026 başında İngiltere’deki yüzde 100 bağlı ortaklığımız aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz 7 yıl vadeli 500 milyon ABD doları tutarındaki Eurobond ihracı, 1,7 milyar ABD doları talep ile tamamlandı. Bu talep uluslararası yatırımcıların Şişecam’ın disiplinli harcama yönetimine, verimlilik artırıcı aksiyonlarına ve öngörülebilir nakit akışına duyduğu güveni bir kez daha teyit etti. Ekim ayında Uluslararası Finans Kurumu (IFC) iş birliğiyle sağlanan uzun vadeli finansman paketi ise düz cam ve enerji camı yatırımlarımızın desteklenmesi, borç vade yapısının dengelenmesi ve sürdürülebilirlik hedeflerimizin güçlendirilmesi açısından stratejik öneme sahip bir adım oldu. Sadeleşme ve verimlilik odağında, âtıl durumdaki taşınmazlarımızı da ele aldık. Operatif olmayan gayrimenkullerimiz için oluşturduğumuz satış planı ve değerli maden portföyümüzün etkin şekilde yönetilmesi kapsamında atılan adımlar likiditemizi yıl içerisinde destekledi ve 2026 yılında da aynı şekilde katkı sağlamaya devam edecek. Ülkemizin küresel markası Şişecam, kesintisiz ve sürdürülebilir gelişim yaklaşımıyla 2026 yılında da faaliyetlerini inovasyonla destekleyerek, kaliteyi ve müşteri güvenini her zaman önceliklendirerek, yüksek bir disiplin ve titizlikle çalışmalarına devam edecek. Camın tüm alanlarında faaliyet gösteren tek küresel oyuncu olarak; finansal gücümüzü muhafaza etmeye öncelik vererek, katma değerli ürünlere odaklanarak ve enerji verimliliği sağlayan teknolojilere yatırım yaparak ülkemiz ve paydaşlarımız için değer üretmeye ve Şişecam markasını küresel ölçekte güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Bulgaristan Üretim  Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı Haber

Şişecam Bulgaristan Üretim  Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam, Bulgaristan’daki düz cam tesisinde mevcut kaplamalı cam hattına ek olarak ikinci bir kaplamalı cam hattını devreye aldı. Toplam 20 milyon Euro’luk yatırımla kurulan yeni hat, Şişecam’ın Avrupa mimari cam pazarına yönelik katma değerli ürün kapasitesini ve rekabet gücünü önemli ölçüde artıracak. Temperlenebilir, ileri performanslı ve enerji verimliliği odaklı ürünlerin üretimine imkân sağlayacak olan hat, Şişecam’a ürün çeşitliliği, operasyonel esneklik ve Ar-Ge çalışmalarında daha geniş bir hareket alanı sunacak. Yeni hat yatırımı ile kazanılan ilave kapasite sayesinde Şişecam; yüksek ışık geçirgenliği ile maksimum ısı yalıtımı sağlayan yüksek teknolojili kaplamalı camlar, kuş dostu cam ve otomotiv sektörüne yönelik ısıtılabilir atermik camlar gibi katma değerli çözümlerini Avrupa pazarına daha yüksek hacimlerle sunmayı hedefliyor. Şirket bu yatırımla sürdürülebilir ve yüksek performanslı cam talebine yanıt verirken, uluslararası satışlarının toplam satışları içindeki payını da güçlendirmiş olacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel devreye alınan bu yatırıma dair şunları söyledi: “Bulgaristan’daki düz cam tesisimizde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı yeni cam hattımızı devreye aldık. Rekabet avantajımızı gelişmiş operasyonel verimlilik ve genişletilmiş ürün yelpazesiyle güçlendirecek olan bu yatırım, portföyümüz içinde katma değerli ürünlerin oranını artırarak müşterilerimize daha fazla değer sunmamızı sağlayacak. Şişecam olarak stratejik önceliklerimiz kapsamında; verimlilik, maliyet disiplini, nakit yaratma kapasitesi ve bilanço dayanıklılığımızı güçlendiren bir büyüme yaklaşımını benimsiyoruz. Daha önce kamuoyu ile paylaştığımız üzere kaplamalı cam alanında devam eden iki yatırımımız daha bulunuyor. Tarsus düz cam tesisimizde bu yıl devreye alacağımız yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı cam hattı ve Kuzey İtalya’daki tesisimizde devreye alma hazırlığında olduğumuz yıllık 6,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattımız hayata geçtiğinde, Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hatlarının sayısı yediye ulaşacak. Toplam kaplamalı cam kapasitemiz ise 48,1 milyon metrekareye çıkacak. Bu ölçek, artan kaplamalı cam talebine daha dengeli ve verimli bir üretim yapısıyla yanıt vermemizi sağlarken, katma değerli ürün portföyümüzü ve nakit yaratma kapasitemizi de destekleyecek. Yeni hattımız ileri teknolojisi ve yüksek otomasyon seviyesi sayesinde operasyonel karlılığımıza katkı sağlayacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin’e Dev Sağlık Yatırımları Haber

Mersin’e Dev Sağlık Yatırımları

Kıratlı, hayata geçirilecek olan dev sağlık yatırımlarıyla birlikte Mersin’in sağlık altyapısının daha güçlü olacağını ifade etti. AK Parti Mersin Milletvekili ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Üyesi Ali Kıratlı, Sağlık Bakanlığı tarafından 2026 yılı Yatırım Programına alınan yeni sağlık yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kıratlı’nın paylaştığı bilgilere göre Mersin genelinde 1 yeni hastane, toplamda 400 yataklı ve 30 ünitelik 3 yeni ek hizmet binası, bağımlı hastalar için rehabilitasyon merkezi, Mersin Sağlık Kompleksi ve 8 yeni Aile Sağlığı Merkezi yatırım programına alındı. ERDEMLİ’YE YENİ DEVLET HASTANESİ Kıratlı, yaptığı açıklamada 2026 yatırım programına alınan sağlık yatırımları arasında Erdemli’ye yeni bir devlet hastanesi yapılacağını belirterek, “Erdemlimize yeni bir devlet hastanesi daha yapıyoruz. Modern ve tam teşekküllü yapılacak olan hastanemiz ilçemizin artan nüfusunun ihtiyaçlarına karşılık verecek kapasitede olacak” ifadelerini kullandı. SİLİFKE VE MEZİTLİ’YE TOPLAM 400 YATAKLI YENİ EK HİZMET BİNALARI AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Ayrıca Silifke ve Mezitli ilçelerimize de 200’er yataklı yeni bir ek hizmet binaları da yatırım programına alındı. Silifke’deki yeni hizmet binası ile ilçemizde mevcut kapasite 430 yatak sayısına ulaşacak. Silifke ve çevre ilçelerdeki hasta yükünü hafifleterek, tedavi süreçlerini hızlandıracak.” MERSİN’E 8 YENİ AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ Öte yandan Kıratlı, kent geneline 8 yeni Aile Sağlığı Merkezi yapılacağını da belirtti. Kıratlı, “Mersin’e kazandıracağımız yeni aile sağlığı merkezlerimizin 4’ü Tarsus’a, 3’ü Erdemli’ye, 1’i de Silifke ilçemize yapılacak. Merkezlerimiz toplamda 42 adet Aile Hekimliği Bilgi Sistemi ile donatılacak. 2 Aile Sağlığı Merkezi ise 112 Acil Sağlık Hizmeti sistemi ile donatılacak” ifadelerine yer verdi. MERSİN’E DEV SAĞLIK KOMPLEKSİ 2026 yılı Sağlık Yatırımları Programı kapsamında Mersin’in dev bir sağlık tesisine kavuşacağını vurgulayan Kıratlı, “Akdeniz ilçemize yapılacak olan dev sağlık tesisimizde İl Sağlık Müdürlüğü, 112 Başhekimliği, HSL-2, SHM, ASM, 40 ünite ADSM, UMKE Lojistik Destek ve Merkez Arşiv birimleri yer alacak. Tek bir yerleşkede, tüm sağlık birimlerimiz vatandaşlarımıza hizmet verecek” dedi. ANAMUR’A 30 ÜNİTELİK AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ Kıratlı, Anamur ilçesine kazandırılacak olan yeni sağlık merkezi ile ilgili de bilgi vererek, “Anamur ilçemizde Devlet Hastanesi’ne ek olarak 30 ünitelik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile içerisinde Psikiyatri, FTR, Diyaliz, Depo ve Arşiv birimlerini içeren sağlık kompleksi de 2026 yatırım programına alındı. Tüm bu yapılacak olan projeler Mersinimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. MERSİN’E HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ Projelerin hayata geçmesiyle birlikte Mersin’de sağlık altyapısının daha da güçleneceğini vurgulayan Kıratlı, “Sağlık tesislerimizde vatandaşlarımız şifa bulmaya devam edecek. AK Parti hükümeti olarak sözümüzü tutmaya ve Mersin’e hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu yatırımların Mersin’imize kazandırılmasından dolayı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca değerli katkıları ve destekleri için Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

BN Hotel, Turizmde İş Birliğini Güçlendiren  ‘2. EİT Tur Operatörleri Forumu’na Ev Sahipliği Yaptı! Haber

BN Hotel, Turizmde İş Birliğini Güçlendiren ‘2. EİT Tur Operatörleri Forumu’na Ev Sahipliği Yaptı!

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) katıldığı ve tur operatörleri arasındaki uluslararası iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen forum, EİT üyesi devletler ile Rusya’dan gelen tur operatörlerini Mersin’deki yerel turizm profesyonelleriyle buluşturarak kentin uluslararası tanıtımına da katkıda bulundu Termal ve kültür turizmiyle öne çıkan Mersin, son yıllarda artan sanayi, ticari, lojistik ve ulaşım yatırımları sayesinde Türkiye kongre turizminin de önemli bir temsilcisi oldu. Mersin’i termal turizmle tanıştıran ilk ve tek 5 yıldızlı otel olan BN Hotel; Ekonomik İş Birliği Teşkilatı’nın (EİT) tur operatörleri arasındaki uluslararası iş birliğini güçlendirmek amacıyla Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ortak ev sahipliğinde düzenlediği ‘İkinci EİT Tur Operatörleri Forumu’nun Mersin ayağına ev sahipliği yaptı. 22 Kasım’a kadar devam edecek olan ve Kıbrıs’ın Girne şehrinde de gerçekleştirilecek olan dev forum, 18 Kasım 2025 tarihinde EİT üyesi devletler ile Rusya Federasyonu’ndan gelen tur operatörlerini Mersin’deki yerel turizm profesyonelleriyle bir araya getirdi. Turizmdeki iş birliği fırsatları ve yeni pazarlar, forumda ele alındı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) ülkemizi temsilen katıldığı etkinlik, EİT Turizm Müdürlüğü Program Sorumlusu Hasan Tufan ve Mersin Valisi Sayın Atilla Toros tarafından açılış konuşmaları ile başladı. Vali Toros konuşmasında, Mersin’in turizm destinasyonu olarak artan potansiyeline ve bölgesel iş birliği açısından stratejik konumuna vurgu yaptı. Açılışın ardından düzenlenen B2B görüşmeleri, uluslararası tur operatörleri ile yerel turizm paydaşları arasında bağlantılar kurulmasına fırsat sağladı. Görüşmelerde, yeni turizm fırsatları, şirketlerin ürün ve hizmetleri ile EİT yeni pazarlara erişim gibi iş birliği olanakları ele alındı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, GoTürkiye platformunu tanıtan bir sunum yaptı Çok ülkeli tur paketleri fırsatlarını araştırmak, turizm işletmelerinin kapasitesini geliştirmek, turizmde iş birliği ile sürdürülebilirliği teşvik etmek ve farklı turizm destinasyonlarının gelişmesini desteklemek amacıyla gerçekleştirilen forumda dikkat çeken bölümlerden biri de Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yapılan sunum oldu. TGA, sunumda Türkiye’nin sürdürülebilir turizm destinasyonu markası özelinde GoTürkiye platformunun tanıtımına yönelik marka stratejilerini aktardı. Narlı: “Forum, Mersin’in yükselen turizm potansiyelinin tanıtımına imkan verdi” Mersin’in turizm için önem taşıyan uluslararası bir foruma Türkiye adına ev sahipliği yapmasını değerlendiren BN Hotel İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, “BN Hotel olarak böyle kapsamlı bir forumu ülkemiz adına ağırlamaktan dolayı gururluyuz. Turizm sektörümüzün kilit aktörleri olan tur operatörlerimizin katılımcı ülkelerin turizm profesyonelleriyle temas kurması, hem kentimiz hem de ülkemiz için önemli açılımlar sağlayacaktır. Mersin, BN Hotel olarak önderlik ettiğimiz termal ve kültür turizmi ile dikkat çekerken; son yıllarda artan sanayi, ticari, lojistik ve ulaşım yatırımları sayesinde Türkiye kongre turizminin de önemli bir temsilcisi oldu. Hızlı tren, karayolu ve havalimanı erişimi ile direkt uçuşların artması, Mersin’i iş dünyası ve kongre turizmi açısından cazip bir destinasyon hâline getirirken; otelimiz sahip olduğu kongre altyapısı sayesinde Mersin’in turizm vizyonuna doğrudan katkı sağlayan öncü tesislerden biri oldu” değerlendirmesinde bulundu. Forumun Mersin’in doğası, gastronomisi, kültür-inanç turizminin dünyaya tanıtılması için de bir fırsat olduğunu kaydeden Narlı, “Forum katılımcıları, şehir turu ile Mersin’in kültürel zenginliklerini keşfetme fırsatı buldu. Tur kapsamında Kızkalesi, Cennet– Cehennem Obrukları ve Tarsus ziyaret edilerek yöresel lezzetler deneyimlendi. Turizmimiz için böylesine önemli bir forumun kentimizde gerçekleştirilmesine vesile olan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na değerli desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

Ünlü Şef Danilo Zanna, 4.Uluslararası Tarsus Festivali’nde İlgi Odağı Oldu Haber

Ünlü Şef Danilo Zanna, 4.Uluslararası Tarsus Festivali’nde İlgi Odağı Oldu

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ‘4. Uluslararası Tarsus Festivali’, bu yıl gastronomi tutkunlarını ünlü şeflerle buluşturdu. Festivalin son gününde ünlü İtalyan Şef Danilo Zanna’nın ‘Türkiye’ye Geliş, Ünlü Olma Serüveni ve Yemekle Olan Hayatı’ konu başlıklı söyleşisi ve MasterChefler Ezgi Yıldırım ile Muratcan Sural’ın ‘Tahinli Mini Lavaş, Tandır, Sarı Ulak Zeytin Salatası, Tarsus Beyazı Sos’ Gastronomi Show’u katılımcılardan büyük ilgi gördü. Ünlü İtalyan Şef Danilo’dan samimi ve keyifli bir söyleşi Ünlü İtalyan Şef Danilo Zanna, Tarsus Müzesi’nde gerçekleştirdiği ‘Türkiye’ye Geliş, Ünlü Olma Serüveni ve Yemekle Olan Hayatı’ konu başlıklı söyleşisinde, hem kariyer yolculuğunu hem de Türk mutfağına olan ilgisini ve sevgisini katılımcılarla paylaştı. Renkli kişiliği ve samimi anlatımıyla büyük ilgi gören Zanna, Türkiye’ye geliş sürecinden, ilk televizyon programı deneyiminden ve Türkçe’yi öğrenirken yaşadığı komik anılardan söz etti. İtalyan ve Türk mutfağının benzerliklerini anlatan Zanna, yemek yapmanın ve mutfakta olmanın kendisini için bir tutku olduğunu kaydetti. Zanna, söyleşi boyunca katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtladı. Danilo Zanna: “Tarsus inci gibi bir yer” Söyleşi sonunda Tarsus ve Uluslararası Tarsus Festivali ile ilgili de konuşan Zanna, “Tarsus inci gibi bir yer ama bence Türkiye’de özellikle gastronomi konusunda yeteri kadar keşfedilmemiş yerlerden biri. Tarsus’un kendini tanıtabilmesi için yeteri kadar hem yemeği hem de kültürü var” dedi. Festival için teşekkürlerini de ileten Zanna, “Bu organizasyonu düzenleyen Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçenlere, beni davet ettiği için teşekkür ederim. Biz, özellikle bu güzel festivalden sonra Tarsus’un güzelliğini, gastronomisini ve sıcaklığını anlatmaya devam edeceğiz” diye belirtti. “Festival mükemmel geçiyor” 14 yaşındaki Abdullah Sımsıkı da Danilo Zanna hayranı gençlerden. Sımsıkı, hem festivali hem de söyleşiyi değerlendirerek, “Festivalimizin 3. günü de yine mükemmel geçiyor. Hayranları olarak Danilo Zanna’yı dinlemeye geldik. Gayet samimiydi. Festival de gayet iyi. Festivalin her noktası şenlik alanı gibi. Adım attığımız her yerde mutlu oluyoruz” dedi. Danilo Zanna’nın minik hayranlarından Deniz Bilge Şanlı ise “Bana göre ortam çok güzel. Danilo Zanna’yı programdan izliyorum. Mersin’e gelmesi, Tarsus’u ziyaret etmesi ve yemeklerimizi yemesi bence iyi bir şey” diye konuştu. MasterChefler Yıldırım ve Sural, Gastronomi Show ile hem gözleri hem de damakları doyurdu Festival kapsamında St. Paul Meydanı’nda MasterChefler Ezgi Yıldırım ve Muratcan Sural tarafından ‘Tahinli Mini Lavaş, Tandır, Sarı Ulak Zeytin Salatası, Tarsus Beyazı Sos’ Gastronomi Show’u yapıldı. MasterChef’ler Yıldırım ve Sural, Tarsus’ta müthiş bir misafirperverlikle karşılaştıklarını ve festivalin de mükemmel geçtiğini kaydettiler. Kentin her noktasında birbirinden farklı çok güzel etkinliklere şahit olduklarını ifade eden MasterChef’ler, Tarsuslulara bu güzel misafirperverlikleri için teşekkür ettiler ve Tarsus’un lezzetlerini çok beğendiklerini anlatarak, Tarsus’ta bulunmaktan dolayı duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Tarsus’a özgü olan lezzetleri harmanlayarak ortaya enfes bir tat çıkaran şefler, Gastronomi Show’u hem sohbetleri hem de ortaya çıkardıkları lezzetler ile adeta şenlendirdiler. Katılımcıların sorularına da yanıt veren şefler, mutfağa girdiklerinde hangi lezzeti nasıl ortaya çıkarmak için farklı teknikleri nasıl kullandıklarını katılımcılarla paylaştılar. MasterChef’lerden festivale tam not MasterChefler Ezgi Yıldırım Gastronomi Show’un ardından yaptığı değerlendirmede; “Festivalin ilk 3’üne katılmadığım için, ‘Neden daha önce gelmemişim, görmemişim ve katılma şansı bulamamışım?’ diye esef duyuyorum. İnanılmaz profesyonel, çok doğru çizgide yürüyen bir iş. Sadece gastronomi ayağı olmayan, bir yanda festival alanlarının ve pazarların kurulduğu, halayların çekildiği, konserlerin düzenlendiği nefis bir iş. Bu kadar profesyonel bir organizasyonu Tarsus’a kazandırdığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Bey’e son derece teşekkür ediyorum. Eşi Meral Hanım’dan kadın kooperatiflerine desteklerini dinledik ve iyice duygularım kabardı. Burada olduğum için mutluyum” dedi. Ortaya çıkardıkları yemek hakkında da bilgiler veren Yıldırım, “Çok bilindik bir lezzeti farklı ürünlerle harmanlamış olduk. Burada olduğumuza da değdi diye düşünüyoruz. Böyle bir organizasyonda sahnede olmak büyük bir gururdu” diye belirtti. MasterChef Muratcan Sural da, festivalde bulunmaktan dolayı duydukları gururu ifade ederek, “Öncelikle Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bizi buraya davet etmesi ve böyle bir organizasyon düzenlemesi çok kıymetli. Bu etkinliklerin 14, 24, 34… diye ilerlemesini temenni ediyoruz. Tarsus’a geldik, yemek pişirdik, insanlar bizi televizyonda izledikten sonra yaptığım yemekleri burada da tatmış oldular. Bizim için bu tarif edilemez bir duygu” dedi ve emeği geçenlere teşekkürlerini iletti. Gastronomi Show katılımcıları memnun etti Gastronomi Show’u izleyen yurttaşlardan Şengül Tire, “Festival çok güzeldi, MasterChef’lerin yaptığı yemek de enfesti. Tadına baktım çok güzeldi. Değişik bir tattı ve çok hoşuma gitti. Büyükşehir Belediye Başkanımız bu festivali lütfen her yıl düzenlesin. Ben geçen sene katılamamıştım, bu sene katıldım çok sevdim” dedi. Yurttaşlardan Belda Çalıcı ise festivali çok beğendiğinden ve çok büyük bir emek örneği olduğundan söz ederek, “Bu sene insanların ilgisi her zamankinden daha çoktu. Çok memnun kaldık, umarım her sene bu şekilde devam eder. Biz Tarsuslular olarak çok memnun kaldık” diye belirtti. Dr. Ayşegül Çoruhlu: “Uzun ömrün sırrı sağlıklı yaşamın süresini uzatmakta” 4. Uluslararası Tarsus Festivali’nin son gününde düzenlenen ‘Sağlıklı Yaşamın Yeni Başlığı: Longevity’ başlıklı söyleşide ise Antiaging ve Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, katılımcılara sağlıklı ve uzun yaşamın ipuçlarını anlattı. Çoruhlu, ömrü uzatmanın değil, sağlıklı kalınan dönemi uzatmanın önemine dikkat çekerek, yatay ilerleyen ve yüksek pikler yapmayan kan şekeri değerinin bunu mümkün kıldığını belirtti. Dr. Ayşegül Çoruhlu, uzun yaşamın sadece genlerle değil, yaşam tarzıyla önemli ölçüde şekillendiğini belirterek, “Yaşam alışkanlıklarımız içinde fiziksel olanı düzeltmek daha kolaydır. Günü ikiye bölmek, sabah ve gündüz saatlerinde hareket etmek, akşamları ise dinlenmeye ve uykuya ayırmak modern yaşamın kurtarıcısı olabilir. Yeme ve içmenin zamanı gündüz saatleridir; özellikle saat 17.00 sonrasını daha erken yatağa giderek sabaha kadar kendimiz için daha kutsal bir zaman ilan edip yemeksiz, erken uyuyan, dinlenen ve stresi azaltmaya çalışan bir model olmalıyız. Şu anki modern yaşam ancak böyle kurtarabilir” ifadelerini kullandı. ‘Longevity’ kavramını açıklayan Çoruhlu, bu yaklaşımın yalnızca hastalıkları önleme değil, sağlıklı bir bedeni daha da ileriye taşıma bilimi olduğunu söyleyerek, “Longevity diyor ki; iyiyken bile kendini bırakma. 90’a kadar yaşayacak genlerimiz var ama önemli olan 70’ten 90’a kadar teklemeden yaşamak. Yani ömrü öteleyelim ama sağlıklı kısmı uzatmak asıl hedefimiz olmalı. Sağlıklı olduğumuz zaman da performansımızı hem fiziksel hem mental artıralım. Aslında Longevity, ‘cep telefonunun bir üst modeli olmak ister misin?’ demek” dedi. “Festivallerde gerçekleştirilen söyleşiler farkındalık için çok etkili” Festivallerde, bireylerin uzman kişilerle yüz yüze gelme şansı bularak doğru bilgiye ulaşabilme konusunda fırsat bulduğunu söyleyen Çoruhlu, toplumun medya aracılığıyla pek çok konuda bilgiye erişmesine karşın yanlış bilgilere de maruz kalabildiğine dikkat çekerek, yerel etkinliklerde gerçekleştirilen söyleşilerin bu konuda önemli bir farkındalık sağladığını kaydetti. Tarsus Festivali’nde de katılımcıların sağlık konusundaki ilgili yaklaşımından memnun kaldığının dile getiren Çoruhlu, “Bu tür yerel etkinlikler, insanları hem bir araya getiriyor hem de doğrudan iletişim kurma imkânı sağlıyor. Belki sosyal medyada milyonlar izliyor ama söyleşilerde bir kişinin kafasında sohbetle bir ışık yanabiliyor ve uzman kişiyle doğrudan temas kurabildiği için merakını giderebiliyor. Belediyelerin bu tür farkındalık çalışmalarını çok kıymetli buluyorum” diye konuştu.

Seçer: “Tarsus Gastronomisi Bir Tarih Kitabı Kadar Değerli Haber

Seçer: “Tarsus Gastronomisi Bir Tarih Kitabı Kadar Değerli

Etkinlik ile Tarsus’un tarih kokan sokaklarında bir kez daha kültür, sanat ve lezzet bir araya geldi. Birgül, Mersin’in eşsiz lezzetlerinden biri olan tantuni ile humusu modern tekniklerle yeniden yorumlarken, ortaya ‘Tarstuni’ adında bir lezzet çıkardı. Festivalin büyük bir coşkuyla başladığını söyleyen Başkan Seçer, “Çok güzel bir 3 gün geçireceğiz. Tarsus benim anlatmamla bilinecek bir yer değil, dünyanın bildiği bir yer. Mersin’in en kadim yerleşim yerlerin başında da Tarsus geliyor” diyerek, Tarsus tarihinin çok önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığını vurguladı. Bir Tarsuslu olarak Tarsus’un çok özel bir kent olduğunu söyleyen Seçer, “Amacımız Tarsus’u dünyanın gelip gördüğü açık hava müzesi haline getirmek” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ‘Toprakta Tarih, Sofrada Tat, Sokakta Neşe’ sloganıyla 4.’sü gerçekleştirilen ‘Uluslararası Tarsus Festivali’ 7-8-9 Kasım tarihlerinde sürecek şekilde tüm coşkusu ve enerjisi ile başladı. Festival kapsamında, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ve Refika’nın Mutfağı’nın kurucusu Refika Birgül’ün ‘Kadim Lezzetleri ile Yenilikçi Tarsus Mutfağına Fikirler’ adlı ‘Gastronomi Show’u ilk güne renk kattı. St. Paul Meydanı’nda gerçekleştirilen söyleşi tadındaki Gastronomi Show’u Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de dinledi. Bu festivalde kültür, sanat ve lezzet bir arada Gerçekleşen etkinlikte Tarsus’un tarih kokan sokaklarında bir kez daha kültür, sanat ve lezzet bir araya geldi. Meral Seçer ve Refika Birgül’ün gerçekleştirdiği etkinlik, Tarsus’un köklü mutfak mirasını modern dokunuşlarla harmanladı. Meydanı dolduran katılımcılar, hem görsel hem de lezzet anlamında unutulmaz bir deneyim yaşadı. Tarsus’un yöresel tatlarının çağdaş gastronomiyle buluştuğu etkinlikte, geçmişten bugüne uzanan tantuni ve humus yeniden yorumlandı ve ortaya eşsiz bir lezzet şöleni çıktı. Katılımcılar, hem Birgül’ün keyifli sunumuyla hem de Meral Seçer’in sohbetiyle unutulmaz bir Gastronomi Show izledi. ‘4. Uluslararası Tarsus Festivali’, kadim lezzetlerin yenilikle harmanlandığı bu özel buluşmayla damaklarda olduğu kadar gönüllerde de iz bıraktı. Tantuni modern tekniklerle yeniden yorumlandı, ortaya ‘Tarstuni’ çıktı Bir taraftan tantuniyi ve humusu yapan Birgül bir taraftan da katılımcıların sorularını yanıtladı. Birgül’e mutfakta Meral Seçer ve şefler Burak Arpak ile Adile Sarıtaş eşlik etti. Tarsus’un çok kadim bir şehir olduğunu ifade eden Birgül, Tarsus’un daha çok tanıtılması gerektiğini anlattı. Yaptığı tantuniye ‘Tarstuni’ adını veren Birgül, Meral Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi’nin çalışmaları ve faaliyetleri hakkında da sohbet etti. Meral Seçer de gastronomi alanının gelişmesi için kooperatiflere büyük önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Mersin’de çok sayıda kadın kooperatifi olduğunu vurgulayan Meral Seçer, her bölgenin kooperatifinin kendi bölgesindeki ürünlerini öne çıkararak koruma ve kayıt altına aldığını söyledi. Meral Seçer bu gibi lezzetlerin unutulmaması gerektiğini kaydederek, Birgül gibi değerli şeflerin elinde bu lezzetlerin yeniden yorumlanmasını kıymetli bulduğunu söyledi. Başkan Seçer: “Mersin’in en kadim yerleşim yerlerinin başında Tarsus geliyor” TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, festivalin coşkuyla başladığını belirterek, “Tarsus’ta çok güzel bir 3 gün geçireceğiz. Tarsus benim anlatmamla bilinecek bir yer değil, dünyanın bildiği bir yer. Hep Mersin-Tarsus ayrımı yapılıyor, açıkçası biraz tuhafıma gidiyor. Çünkü Mersin’i gezmek için Anamur’a kadar 250 kilometre yoldan gitmeniz, 320 kilometre de kuş gibi sahilden uçmanız lazım. Mersin coğrafyasının en kadim yerleşim yerlerinin başında da Tarsus geliyor” diyerek, Tarsus tarihinin çok önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığını vurguladı. “Tarsus’u açık hava müzesine dönüştürmek istiyoruz” Bir Tarsuslu olarak Tarsus’un çok özel bir kent olduğunu söyleyen Seçer, “St. Paul Meydanı gibi yapılar Tarsus’un eski merkezi ve bu programı burada yaptık. Çok uzun yıllardır yenileniyor ama yenileme zaman alıyor. Bu bölgeler yenileme, koruma ve sit alanları. Prosesi oldukça uzun oluyor ama tarihimize sahip çıkmamız lazım. Bu çalışmalar kolay değil. Umarım biz ve bizden sonraki jenerasyonlar daha iyi çalışacaklar. Amacımız Tarsus’u dünyanın gelip gördüğü açık hava müzesi haline getirmek” sözlerine yer verdi. Gastronomik açıdan kadim bir yer olan Tarsus’ta tantuninin yeniden yorumlanmasının çok önemli olduğunu söyleyerek, bunu yapan Birgül’e teşekkürlerini ileten Seçer “Çok değerli bir program yaptınız. Bizler sizi Tarsus’ta ağırlamaktan da mutlu olduk, onur duyduk. Tarstuni’yi Büyükşehir’in kafelerinde menüye koyacağız” diye konuştu. Meral Seçer: “Tarsus gastronomisi bir tarih kitabı kadar değerli” Tarsus gastronomisini; ‘Tarih kitabı’ olarak betimleyen Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer de Refika Birgül ile gerçekleştirdiği etkinliğin heyecan verici olduğunu dile getirerek, “Medeniyetlerin beşiği Tarsus’ta gastronomi; hikâyeleri olan yemeklerden oluşuyor ve bu nedenle de çok kıymetli. Refika Hanım’ın geleneksel yemeklerimizi çağa uygun bir şekilde değiştirmesi ve başka bir konsept ile ele alması çok güzel oldu. Humus ile tantuninin karışımı olan harika bir yemek ortaya çıkardı. Bu yemeği Mersin’de ve Tarsus’ta deneyerek yeni bir lezzet kazandırmış olacağız” dedi. Gastronominin sadece yemekten ibaret olmadığını belirterek, kurulan sofraların insanların birlikteliğini güçlendirdiğini vurgulayan Meral Seçer, “Sofralar; insanları bir araya toplar, mutlu ve üzüntülü günlerinde dostlarıyla bir araya getirir. Bunun kıymetini bilmemiz ve sahip çıkmamız gerekiyor” sözlerini kaydetti. Birgül: “Tarsus’a özel bir lezzet armağan ettik, ‘Tarstuni’” Yerel malzemeleri ve yerel teknikleri dünyaca tanınan, popüler ve daha lezzetli hale getirmeyi amaçladıklarını söyleyen Birgül, Tarsus’a özel bir yemek armağan ettiklerini belirterek, bu yemeğe ‘Tarstuni’ adını verdiklerini ifade etti. Mersin’in çok güzel bir şehir olduğunu, özellikle sıcak insan ilişkilerinin buraya ayrı bir değer kattığını dile getiren Birgül, “Bazılar diyor ki; ‘Bu yemek zaten başka yerde vardı.’ Açıkçası bu tür tartışmaları sevmiyorum. Çünkü bir şeyi sahiplenmenin en güzel yolu, onu gerçekten yapmaktan geçiyor. Üretmek, yaşatmak o zaman anlam kazanıyor. Mesela Bodrum’un çökertmesi var, o da böyle çıkmış bir yemek aslında. Hepimizin evinde, bir şekilde sofralarda yer buldu. Ben istiyorum ki, Tarsus’un yemekleri de öyle olsun. Herkes tatsın, sahip çıksın, yaşatsın” sözlerine yer verdi. Tarsus’a ilk defa geldiğini söyleyen ve bu kadim kenti çok uzun zamandır merak ettiğini söyleyen Refika Birgül, “Tarsus’ta bu ülkenin ve yörenin insanlığının ne kadar pırıl pırıl olduğunu, hem zeki hem bilgili hem de çok sıcak kanlı olduğunu gördüm. Tarsus’un her noktasında farklı sıcaklıklar var” diyerek, kentin her yanının tarih koktuğunu belirtti. Tarsus’un eşsiz lezzetlerini harmanlayarak ortaya ‘Tarstuni’ isimli başka bir lezzet çıkardıklarını dile getiren Birgül, “Tarsus’un sıcak humusu, pastırması, fıstığı ve üzerine de tantuni etinden pastırma koyarak yaptığımız aşırı doyurucu bir lezzet ortaya çıktı. Umarım herkes tarafından sevilir” diye konuştu. Türkiye’nin her yanının zengin bir kültürü olduğunu ifade eden Birgül, “İnsanların festival için bu kente geliyor olması ve bu tür festivallerin keşif adına insanlara bir fırsat oluşturması müthiş bir duygu. Ayrıca festivalin bu yıl 4.’sünün gerçekleştirilmesi de çok önemli. Nice 4, 8 ve 10. yıllara diyorum. 10. yılında insanlar muhtemelen sokaklarda yürüyemeyecek ve öyle kalabalıklar olacak. O günlerde de yine beraber olmak dileğiyle” diye belirtti. Bu festivallerin yapılmasında emeği geçen yerel yönetimlerin de kıymetine değinen Birgül, “Halkımız bilmeli ki belediye başkanlarının bütçeleri artık sınırlanıyor. Bunları yapabilmek için gerçekten dişten, tırnaktan artırmak gerekiyor ve bu bir özveri. Bu festival aslında uzun vadeli bir festival, bir gelenek haline geldi. Bu festival, Vahap Başkan’ın kentin geleceğini düşündüğünün en büyük kanıtı ve bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla da bizim zaten kendi oylarımızla seçilen başkanlara sahip çıkmanın da önemli bir sebebi” diyerek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Fotoğraflarla gastronomi hikâyesi... St. Paul Meydanı’nda ayrıca Serkan Sarıkef’in ‘Tarsus Lezzetleri Gastronomi Hikayesi Fotoğraf Sergisi’ de yer aldı ve Tarsus’un birbirinden lezzetli yiyecek ve içeceklerinin hikayeleri ile birlikte fotoğrafları sergilendi.Tarsus Lezzetleri Gastronomi Hikayesi Fotoğraf Sergisi’nin sahibi Serkan Sarıkef, festivalin ilk gününü değerlendirerek, “Festival çok iyi geçiyor. Özellikle gastronomi bu alanda büyük dikkat çekiyor. Ve ben 2 yıl boyunca çalışmış olduğum Tarsus Lezzetleri Gastronomi Hikayesi Fotoğraf Sergisi’yle yer aldım. Oldukça dikkat çekti. Katılım çok iyi, çok verimli bir festival oluyor. Umarım daha sonraki festivalle de bu denli keyifli ve güzel geçer” dedi. Kendisinin de Tarsuslu olduğunu söyleyen Sarıkef, festivalin Tarsus’a renk kattığını sözlerine ekleyerek, “4 yıldır yapılan festival inanılmaz akıcı ve gastronomi üzerine dolu dolu geçiyor. Bundan sonraki süreçlerde de festivalde görev almaya devem edeceğim” diye belirtti. Tarsus’un tarihi dokusundaki lezzet şöleni katılımcıları büyüledi Tarstuni’yi deneyen ve çok sevdiğini söyleyen Tarsuslu Arzu Kaya, “Festivale her yıl katıldım hiç kaçırmadım, her etkinliğe de katılmaya çalışıyorum. Tarsus’un böyle bir festivallere ihtiyacı vardı, çünkü önceden etkinlik hiç olmuyordu, o yüzden çok seviyorum” diyerek, Başkan Seçer’i her yıl düzenlediği coşkulu festivalden dolayı tebrik etti. Başkan Seçer’e böyle güzel bir festivali Tarsus’a kazandırdığı için teşekkür eden Zeynep Yılmaz, “Tarsus’ta herkes çok coşkulu ve heyecanlı. Tarsus bir medeniyetler şehri, ben de bu medeniyetleri yeniden yaşatan ve hatırlatan festivallere her yıl katılıyorum” diyerek, emek veren herkese teşekkür etti. Birgül, etkinlik sonunda Meral Seçer’e; ‘Miras Türk Mutfağı Teknikleri’ adlı kitabını hediye etti. Etkinlikte katılımcılara da çeşitli hediyeler verildi. Ortaya çıkan tantuni ve humusun tadına katılımcılar da baktı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) PM Üyesi Engin Özkoç ile CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış tarafından Birgül’e etkinlik sonunda çiçek ve plaket takdimi yapıldı. Gastronomi Show’un ardından, Başkan Seçer ve protokol üyeleri Serkan Sarıkef’in fotoğraf sergisini ve TADEKA Binası’ndaki ‘Plastik Sanatlar Kurulu Karma Resim Sergisi’ni gezdi.

Mersin'de Elektrikli Ulaşıma Dev Yatırım Haber

Mersin'de Elektrikli Ulaşıma Dev Yatırım

Başkan Seçer törende yaptığı konuşmasında, Büyükşehir’in 272 otobüs eklenen filosuyla büyük başarı ortaya koyduğuna değinerek, “Mersin’de hem yeni nesil çevre dostu yakıt tüketen otobüsler hem de yeni modeller olmasıyla 5 yıl içerisinde bir devrim gerçekleştirdik. Toplamda 285 adet olarak teslim aldığımız filomuz devreye alacağımız araçlarla beraber 456 araca çıkmış olacak. Mersinlilere hayırlı uğurlu olsun” dedi. Büyükşehir tarafından yapılacak olan kavşak projelerini anlatan Seçer, Mersinlilere 2029 yılına kadar 4 katlı kavşak ve 1 tüp geçit sözü verdi. Ulaşım ve yol yapım, bakım ile onarım noktasında büyük bir emek harcadıklarını ifade eden Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin vizyonuna uygun olan elektrikli otobüslerin sayısının artması adına çalışmaları sürdüreceklerini kaydetti. Seçer, çalışmaların Mersin’i üst noktalara taşıdığını aktararak, “Mersin’in yaklaşık olarak son 7-8 yıllık gelişme oranlarına bakın, gerçekten muhteşem yol alıyoruz. 2017-2025 yılları arasında Mersin gelişmişlik sıralarında 25. sıradan, 13. sıraya yükselmiş. Bu önemli bir gelişme ve burada herkesin bir emeği var” dedi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne Avrupa Birliği (AB) tarafından eş finanse edilen 17 adet ve farklı bir kaynaktan hibe olarak aldıkları 1 adet olmak üzere toplam 18 elektrikli otobüs ile 14 Adet 180 kWh kapasiteli şarj ünitesinin ‘Hizmete Alım Töreni’ne katıldı. Mersin’de yeni bir dönemi ve vizyonu başlatan Büyükşehir ile kent ulaşımında elektrikli otobüs dönemine adım atılmış oldu. Hizmete alınan 18 elektrikli otobüs, Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı bünyesinde Mersinlilere hizmet verecek. Tören yoğun bir katılımla gerçekleşti MEŞOT Toplu Taşıma Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen törene Başkan Seçer’in yanı sıra; AB Türkiye Delegasyonu İş Birliği Bölüm Başkanı Maria Luisa Wyganowski ve Ulaştırma Sektörü Yöneticisi Dr. Göktuğ Kara, Karsan Ticari Satış Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, CHP Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ile Hasan Ufuk Çakır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, AB ve Karsan yetkilileri, CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Hatice Us, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcıları Çağla Devrim Palamut ile Eren Yücesoy, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları, yöneticileri, meclis üyeleri, muhtarlar, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ bürokratları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende konuşmalara geçildi. Başkan Seçer: “Mersin’de 5 yıl içerisinde bir devrim gerçekleştirdik” TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer törende yaptığı konuşmasında, Büyükşehir’in ulaşımda yarattığı vizyonu hatırlatarak, Mersinlilere çevre dostu toplu taşıma hizmeti sunmak adına göreve geldikleri ilk yıldan itibaren gayret içinde olduklarını söyledi. Mersin’de önceki yıllarda hizmet veren yaş ortalaması yüksek otobüs filosunun yenilendiğini ifade eden Seçer, “O dönemde CNG yakıtlı otobüsler Türkiye’de pek konuşulmazken herhangi bir kredi desteği olmadan, Mersinlilerin ismini ‘Limon’ olarak koyduğu ilk 87 otobüsü almıştık. Daha sonra Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) ‘Green City’ kapsamındaki programından yararlanarak 118 yeni otobüs aldık. 205 CNG yakıtlı toplu taşıma araçlarımız şu anda Mersin’de hemşerilerimize hizmet veriyor. Sokakları daha dar olan Tarsus’a daha ekonomik olması ve her sokağa girebilmesi için Karsan’dan 67 adet Atak otobüsler aldık. Başta Tarsuslular olmak üzere kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlarımız şu anda bu otobüslerle seyahat ediyorlar” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 272 otobüs eklenen filosuyla büyük başarı ortaya koyduğuna değinen Seçer, “Mersin’de hem yeni nesil çevre dostu yakıt tüketen otobüsler hem de yeni modeller olmasıyla 5 yıl içerisinde bir devrim gerçekleştirdik. 2019’da göreve geldiğimizde sizleri taşıyan 285 aracın yaş ortalaması şartları değişti. Toplamda 285 adet olarak teslim aldığımız filomuz devreye alacağımız araçlarla beraber 456 araca çıkmış olacak. Mersinlilere hayırlı uğurlu olsun” sözlerini kaydetti. Seçer, EBRD’den sağladıkları kredi ile toplamda 53 aracın devreye girmesi gerektiğini ancak yatırım programına alınması hususunda engele takıldıklarından söz etti. Projenin yaklaşık olarak maliyeti hakkında rakamsal veriler sunan ve bu rakamlara dahil olan GES projesine de değinen Seçer, “Elektrikli otobüsler bizim vizyonumuza uygun. Biz projeksiyon olarak bunun yanında yine EBRD’den sağladığımız kredi ile bugün toplamda 53 araç devreye girecekti. Projenin 15 milyon Euro‘su kredi, 7 milyon Euro’su da hibe olarak sağlanacaktı. Ancak, Cumhurbaşkanlığı tarafından yatırım programına alınmadı” dedi. Seçer, Cumhurbaşkanlığı 2025 yılı yatırım programında yalnızca Mersin Büyükşehir’in değil; yurt dışı borçlanmalarına disiplin getirme adına hiçbir belediyenin programa alınmadığının tarafına iletildiğini aktararak, “Programa alınmamamızı anlayışla karşıladık. 6 buçuk yıldır Mersin’e hizmet ediyoruz; eleştirileri adab-ı muaşeret kuralları içerisinde yaptık ama teşekkür etmesini de biliriz. Aynı Cumhurbaşkanlığı 84 milyon Euro’luk Yeşilovacık’tan Yenice‘ye kadar olan kanalizasyon arıtma projelerimize katkı sunacak paranın yurtdışından borçlanmasına da izin verdi. Yetkililere buradan da teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Mersin gelişmişlikte 25. sıradan, 13. sıraya yükseldi” Mersin Büyükşehir olarak ulaşımla ilgili ortaya koydukları vizyona değinerek konuşmasını sürdüren Seçer, “Mersin’in son 7-8 yıllık gelişme oranlarına bakın, gerçekten muhteşem yol alıyoruz. Bu hususta, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin de ilçe belediyelerimizin de katkıları büyük. Asıl önemli olan ve bundan sonraki süreçte de Mersin’in daha hızlı bir şekilde kalkınmasına neden olacak olan; merkezden buraya yapılacak yatırımlar” ifadelerine yer verdi. Seçer, Çukurova Kalkınma Ajansı’nın toplantısında yapılan bir sunumda Mersin’in gelişmişlik oranlarına yer verildiğini belirterek, “2017-2025 yılları arasında Mersin gelişmişlikte 25. sıradan, 13. sıraya yükselmiş. Bu önemli bir gelişme ve burada herkesin emeği var. Herkese teşekkür ediyoruz. Biz ne kadar çok ulaşımı rahatlatırsak, kaliteli toplu taşıma araçlarını filomuza katar; daha sağlıklı, modern, çağdaş ve çevre dostu araçlarla donatırsak; bizim en büyük arzumuz ve çabamız olan metroyu ve hafif raylı sistemi devreye alabilirsek, sokaklarımız temiz olursa, yollarımız tertemiz ve kaliteli olursa, yeşil alanımız ve parkımız çok olursa; istihdam alanı yaratabilirsek, eğitim seviyesini yükseltebilirsek, kültürde ve sanatta adımlar atabilirsek, bir bakacaksınız ki ilk 5’e girmişiz. Bunlar hayal değil, çalışıyoruz oluyor. Daha güzel şeyler olmaya devam edecek” sözlerini kullandı. “Çocuklar ve gençler bizim geleceğimiz” Ulaşım başta olmak üzere öğrencilerin tüm ihtiyaçlarının Büyükşehir tarafından düşünülerek hassasiyetle projelendirildiğini vurgulayan Seçer, “Çocuklar ve gençler geleceğimiz. Her türlü yatırımı onlar için yapacağız” dedi. Seçer, her yatırımın bir Master Planı çerçevesi dâhilinde hayata geçtiğinin altını çizerek, “Yaptığımız yollar, açtığımız yeni caddeler, köprülü kavşaklar… Bunların hepsi bir plan çerçevesinde oluyor. 5 yılda bir Ulaşım Master Planını yapıyoruz. Bu yıl, bir önceki Master Plan’dan farklı bir şey yaptık. Nüfusu 100 binin üzerinde olan Erdemli, Tarsus, Silifke gibi periferideki ilçelerde de Ulaşım Master Planı’nı yaptık” diye konuştu. “An itibariyle ne Maliye ile ne de SGK ile problem olmuş bir borcumuz yok” Metro Projesi’nin temelini attıklarını ve harcamaların bir miktarını Büyükşehir’in öz kaynaklarından kullandıktan sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yurtdışı kredi kullanım izni engeline takıldıklarını söyleyen Seçer, “Hazine ve Maliye Bakanlığı, geçtiğimiz yıl belediyelerin daha kontrollü ve bilinçli borçlanmalarını sağlama adına yurt dışı kredi kullanım iznini belirli bir prensipler çerçevesini oturttu. ‘Yurt dışı kredi kullanım izni isteyen belediyelerin kamuya borcu olmayacak’ dedi. Bir ara basında; ‘SGK ve Maliye borcu’ olarak çok konuşulmuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin an itibari ile ne Maliye ne SGK ne de diğer kamu kurumlarıyla problem olmuş bir borcu yok. Zaten son aldığımız 84 milyon Euro’luk izin de o tablonun ve durumun ürünüdür” dedi. “Mersin emin ellerde” Metro Projesi’ni revize ettiklerini ve bakanlığın yurtdışı kredi kullanım izni şartlarını sağlamak adına maliyet azaltımına gittiklerini sözlerine ekleyen Seçer, “2026 yılında metroyu zorlayacağız. Metroda bir revizyon yaptık. Yeraltı metrosu ve 3 tramvay projemiz var. Tarsus tramvayı, üniversite fuar alanı tramvayı ve eski otogardan MEŞOT’a kadar gidecek olan tramvay. Toplamda 3 tramvay, 1 metro projesi belediyemiz tarafından tamamlandı. Sadece Tarsus Tramvayı, Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğü’nde son aşamada” ifadelerini kullandı. Metro gibi projelerin büyük projeler olduğunu ve kentin zaman kaydettiğini kaydeden Seçer, “Belediye başkanlığını; suya sabuna dokunmadan, çevreyi temiz tutup, yollarınızı düzgün yapıp, otobüsler alıp, vatandaşa dokunup, güzel dil kullanıp, sosyal projeler yapıp, yemek-çorba dağıtıp, kültürel-sanatsal faaliyetler ve tarımsal destekler yaparak da yaparsınız. Her girdiğiniz seçimi de kazanırsınız. Zaten onları yapıyoruz ve yüzde 60 oy aldık ama biz oy derdinde de değiliz. Evelallah yüzde 70 de 75 de alırız. İşimizi yapıyoruz. Elimizi taşın altına koyuyoruz. Bunlar küçük projeler değil” diye belirtti. Seçer, Büyükşehir’in ulaşım ve yol yapım hizmetlerine ayırdığı bütçelerin bilgisini paylaşarak, bu kalemlerin toplam bütçedeki payının yüzde 40’ları bulduğunu belirtti. Seçer, “Bunlar büyük bütçeler ama biz hesabımızı biliyoruz. Mersin emin ellerde, mali disiplinimiz de yerinde. Hepsini yaparız. Siz, bizi desteklemeye devam edin” dedi. “Size, 2029’a kadar 4 katlı kavşak, 1 tüp geçit sözü veriyorum” 6 Şubat depremlerinin ardından Mersin nüfusunun; doğal olarak da trafiğinin de arttığını ifade eden Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak olan kavşak projelerini anlattı. Hal Katlı Kavşağı, Kuyuluk Katlı Kavşağı, Saya Katlı Kavşağı, 2. Çevre Yolu ile Beşyol arasına yapılacak tüp geçitten, Mersinli Ahmet ile 2. Çevre Yolu’nun kesiştiği noktada da yapılacak katlı kavşaktan da bahseden Seçer, “Size, 2029’a kadar 4 katlı kavşak, 1 tüp geçit sözü veriyorum. 2027’de de Müftü Deresi Viyadüğü’nün temelini atacağız. 4. Çevre Yolu’nu da 25 metrelik bulvarla yeni yapılan Şehir Hastanesi’ne bağlayacağız. Viyadük de Mersin’de bir ilk. Bugüne kadar yapılmadı. Ulaştırma Bakanlığı bizi görmüyor. Onlar da yapabilir. Bütçemizi zorlayıp biz yapacağız ama bir bakarsınız Ulaştırma Bakanlığı ‘Bu viyadüğü biz yapalım.’ der” ifadelerine yer verdi. “Herkes Mersin gibi bir kentte yaşamak istiyor” Akbelen Katlı Kavşağı’nın Mersin için kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Seçer, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na seslenerek, projenin bir an önce neticelendirilmesinin Mersin trafiğine büyük katkı sunacağını kaydetti. 18 elektrikli otobüsün ‘Kentin Yeni Enerjisi’ mottosuyla Mersin’e renk katacağını söyleyen Seçer, “Herkes böyle seküler, çağdaş, kalkınan, barışı ve kardeşliği konuşan, refah içinde, sanatın olduğu bir kentte yaşamak istiyor. Herkesin çocuğu okula gidebilsin, bir yuvası olsun. Türkiyemiz daha iyi noktalara gelsin diye gayret ediyoruz. Tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu. Konuşmasının sonunda AB Delegasyonu’na seslenen Seçer, “Kısa süre sonra bir başka projenin tanıtımında yine beraber olmak istiyoruz. Siz bize iş getirin, beraber çalışalım” dedi. Wyganowski: “Bu otobüsler karbon salınımında yıllık yüzde 5’lik düşüş sağlıyor” AB Türkiye Delegasyonu İş Birliği Bölüm Başkanı Maria Luisa Wyganowski, katılımcıları Türkçe cümlelerle selamladı. Wyganowski, elektrikli otobüslerin yeşil bir gelecek için önemli bir adım olduğunu vurguladı. Projenin gerçekleşmesinin, kurumların ortak vizyonu ve paylaşımının göstergesi olduğunu söyleyen Wyganowski, elektrikli otobüslerin dünya için önemine değinerek, “Bu otobüsler çok önemli çünkü yıllık 1500 tona yakın egzos emisyonunu azaltıyor ve bu da karbon salınımında yaklaşık yüzde 5’lik bir düşüş demek. Sessiz çalışıyorlar ve kentsel hava kalitesini iyileştiriyorlar” dedi. “Başkan Seçer sayesinde Mersin, ulaşımda sürdürülebilir bir vizyon ortaya koyuyor” Elektrikli otobüslerin tüm bu özellikleri ile insanların yaşam kalitesini iyileştirdiğini sözlerine ekleyen Wyganowski, projenin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve AB Sürdürülebilir Akıllı Hareketlilik Stratejisinin öngördüğü yeşil, dijital ve dayanıklı bir ulaşım sisteminin örneğini teşkil ettiğini söyledi. Wyganowski, “Mersin, depremden sonra daha güvenilir ve etkin bir ulaşım planını öngördü. Bu da bunun bir örneği. Sayın Vahap Seçer, Mersin sizin liderliğiniz sayesinde ulaşımda sürdürülebilir bir vizyon ortaya koyuyor. Sizin bu yaptığınız sadece Mersin için değil, tüm Türkiye’deki belediye başkanları ve diğer şehirler için de bir örnek teşkil ediyor. Bugün yalnızca bir hizmete alım değil aynı zamanda daha temiz bir kentsel geleceğin de başlangıcı” diyerek, emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Arpacıoğlu: “Vahap Bey ve ekibi her zamanki gibi yine ilkleri başardı” Karsan Ticari Satış Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, “Bugün burada Vahap Başkan ve ekibinin Mersin’i daha modern, daha yaşanabilir, daha sürdürülebilir ve çevreci yapma yönündeki vizyonuyla; Karsan’ın mobiliteli teknolojilerinde bir adım önde olma vizyonunun sinerjisinden doğan 12 metre, yüzde 100 elektrikli, e-ATA serisi otobüsleri teslim etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi. Konuşmaların ardından, sahnede temsili araç anahtarı teslimi yapıldı ve Karsan yönetimi tarafından Başkan Seçer’e temsili otobüs maketi ve Karsan yazılı temsili bir otobüs anahtarı hediye edildi. Törende ayrıca protokol üyeleri tarafından da şoförlere temsili olarak anahtar teslimi yapıldı. Başkan Seçer ayrıca yeni hizmete alınan elektrikli otobüslerin şoför koltuğuna geçti ve deneme yaptı. Tören öncesinde ise hizmete alımı yapılan 18 elektrikli otobüs ile şehir turu yapıldı ve filoya yeni kazandırılan otobüsler Mersinlilere tanıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.