Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tasarım

Kapsül Haber Ajansı - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Divan Grubu 70 Yıllık Zamansız Mirasıyla Geleceğe Yön Veriyor Haber

Divan Grubu 70 Yıllık Zamansız Mirasıyla Geleceğe Yön Veriyor

Zamansız mirası üzerine inşa edilen bu yolculuk, Divan’ın ikonik ve güven veren marka duruşunu güçlü bir vizyonla buluşturuyor. Kurulduğu günden bu yana kalite, özen ve süreklilik ilkeleriyle şekillenen bu yaklaşım; Divan için yalnızca geçmişe referans veren bir anlatı değil, uzun vadeli değer üretme kararlılığının doğal bir sonucu olarak konumlanıyor. 70 yıllık deneyim, markanın bugün güvenilir konumunu pekiştirirken, geleceğe yönelik stratejik adımlarına da yön veriyor. Divan Grubu Genel Müdürü Ziya Alper Önder, Divan’ın 70 yıllık yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: “Divan, 70 yıldır zamansız bir duruşu çağın ruhuyla buluşturan bir marka olmayı sürdürüyor” Divan’ın hikâyesi yalnızca otelcilikle değil; Türkiye’nin gastronomi kültüründe iz bırakan restoranları ve kuşaklar boyunca hafızalarda yer eden Divan Pastaneleri ile de şekillendi. Geleneksel lezzetleri modern bir yorumla sunan restoranları ve zarafetiyle özdeşleşen pastane kültürü, markanın şehir yaşamındaki yerini güçlendiren önemli kilometre taşları arasında yer alıyor. Bu anlayış doğrultusunda Divan Grubu, 70’inci yılında iki özel projeyle yolculuğunu yeni bir faza taşıyor. İstanbul’un kültürel dokusunda önemli bir yere sahip Akaretler’de açılacak House of Divan, sanat, tasarım ve gastronominin bir araya geldiği yaşayan bir buluşma alanı olarak kurgulanıyor. Antalya’da yeniden hayat bulan Talya Otel ise, şehir tarihinde özel bir yere sahip bu ikonik yapıyı zamansız bir yaklaşımla yeniden ele alarak 10 yıl sonra misafirleriyle buluşturuyor. Zamansız estetik, ikonik mimari ve özenli detaylarla şekillenen bu projeler; Divan’ın bulunduğu lokasyonların ruhuna saygı duyan ve kalıcı değer üretmeyi merkeze alan yaklaşımını yansıtıyor. Divan Grubu, 70 yıllık kurumsal birikimini; sürdürülebilirlik, insan odaklı yaklaşım ve etik değerler çerçevesinde, geleceğe yön veren bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor. Bu vizyon, Divan’ın zamansız mirasını çağdaş bir bakışla yorumlayarak Türk turizmi ve gastronomisindeki öncü rolünü güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Mobilya, Kâğıt Ve Orman Ürünleri İhracatçılarından 1 Milyar Dolar Hedefi İçin Küresel Atak Haber

Egeli Mobilya, Kâğıt Ve Orman Ürünleri İhracatçılarından 1 Milyar Dolar Hedefi İçin Küresel Atak

Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri alt sektörlerini bünyesinde toplayan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB), 2026 yılında ihracatını 1 milyar dolara yükseltmek amacıyla yoğun ve stratejik bir faaliyet takvimi oluşturdu. EMKOÜİB, 2026 yılı boyunca gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlarla sektörlerin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı ve ihracatta 1 milyar dolar hedefini aşmayı amaçlıyor. 2026 yılı bounca Birlik bünyesinde; milli katılım fuar organizasyonları, sektörel ticaret heyetleri, UR-GE projeleri, tasarım yarışmaları, çalıştaylar, workshoplar ve panel programlarıyla firmaların uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılması hedefleniyor. Her ay düzenli uluslararası etkinlikler planlandı Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, 2026 yılı programının sektörün tüm alt alanlarını kapsayacak şekilde hazırlandığını belirterek şu bilgileri paylaştı: “Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri sektörlerini kucaklayan kapsamlı bir etkinlik takvimi oluşturduk. 2026 yılı içerisinde 3 fuarda milli katılım organizasyonu, sektörel ticaret heyetleri, tasarım yarışmaları, UR-GE projeleri kapsamında alım heyetleri ile çalıştay ve panelleri gündemimize aldık.” 2025 yılında Birlik bünyesinde toplam ihracatın 915 milyon dolara ulaştığını vurgulayan Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kâğıt mamulleri ihracatımız 558 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatımız yüzde 3 artışla 122 milyon dolar oldu. Bu alanda Türkiye ihracatının yüzde 68’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Mobilya sektöründe ise Birliğimiz üzerinden yapılan ihracat 203 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. 2026 yılında gerçekleştireceğimiz pazarlama faaliyetleriyle 1 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyoruz.” Kâğıt sektöründe güçlü ihracat programı Kâğıt mamulleri sektörünün 558 milyon dolarlık ihracatla EMKOÜİB’in toplam ihracatında önemli bir paya sahip olduğunu belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora, sektörün büyüme hedeflerine yönelik yoğun bir program hazırlandığını ifade etti. Kora, 2026 yılında kâğıt sektörüne yönelik iki fuarda milli katılım organizasyonu gerçekleştireceklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını düzenleyeceğiz. Ayrıca kâğıt ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Aegean Paper UR-GE Projesini başlatacağız.” Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Londra organizasyonları Paer & Tissue Show Abu Dhabi Fuarı’nın Orta Doğu pazarına yönelik en önemli sektör buluşmalarından biri olduğunu vurgulayan Kora, fuarın 31 Mart – 2 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirtti. “EMKOÜİB olarak Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlemek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kâğıt, temizlik kâğıtları, hijyen ürünleri, nonwoven, geri dönüşüm teknolojileri ve ambalaj sektörlerini kapsayan fuarın, firmalarımıza Orta Doğu ve Körfez pazarında yeni ihracat fırsatları sunacağına inanıyoruz.” Kora ayrıca, Avrupa pazarına yönelik ikinci milli katılım organizasyonunun ise 11–12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show London olacağını ifade etti. 2026 yılı programında ayrıca ThinkPack Ambalaj Tasarım Çalıştayı da yer alacak. Çalıştay, Design2Prototype’da olduğu gibi çalıştay; tasarımcılar, öğrenciler ve sektör profesyonellerini kâğıt ve karton ambalaj çözümleri odağında bir araya getiren yeni bir çalışma alanı sunacaktır. Yaşar Üniversitesi ve Ege İhracatçı Birlikleri iş birliğinde yürütülen program, genç tasarımcıların gerçek sektör ihtiyaçlarıyla doğrudan temas kurmasını sağlarken sürdürülebilir, yenilikçi ve üretilebilir ambalaj çözümlerinin geliştirilmesini hedefleyerek tasarımın üretim süreçlerine doğrudan entegre edildiği uygulamalı bir model ortaya koyacaktır. Mobilya sektörü Las Vegas’ta vitrine çıkacak Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, mobilya ve iç mekân sektörünün önde gelen organizasyonlarından HD Expo Las Vegas Fuarına, 5–7 Mayıs 2026 tarihlerinde Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyeceklerini açıkladı. Güngör, “Firmalarımızın ABD pazarındaki görünürlüğünü artırmayı, proje bazlı iş birliklerini geliştirmeyi ve Türk mobilya sektörünün tasarım ve kalite gücünü uluslararası alanda daha etkin şekilde tanıtmayı hedefliyoruz” dedi. Mobilyada hedef stratejik pazarlarda büyüme Türk mobilya sektörünün dünya genelinde en çok ihracat yapan ilk 5 ülke arasına girmesi için çalıştıklarını belirten Güngör, 2026 yılı programında stratejik pazarlara yönelik ticaret heyetlerinin de yer aldığını söyledi: “2026 yılında mobilya sektörümüz için İngiltere, Orta Asya ve Batı Afrika gibi pazarlara yönelik programlar planlıyoruz. Temmuz ayında Kazakistan–Özbekistan, Ekim ayında İngiltere, yıl sonunda ise Senegal, Gana ve Fildişi Sahili’ni kapsayan Batı Afrika ticaret heyeti gerçekleştirmeyi öngörüyoruz.” Güngör ayrıca tasarım odaklı ihracat vizyonu doğrultusunda VI. Ezber Bozan Tasarım Yarışmasının da 2026 yılında düzenleneceğini ifade etti. Komite Çalışmaları ve Üye Buluşmaları Odun dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde kurulan Baharat Teknik Komitesi, Türk baharat sektörünün uluslararası pazarlarda katma değerli, sürdürülebilir ve rekabetçi yapısını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye baharat ihracatında önemli paya sahip olan Ege Bölgesi, kekik ve defne başta olmak üzere birçok üründe küresel pazardaki güçlü konumunu korumaya devam etmektedir. 2025 yılında kurulmuş olan Komite, sektör koordinasyonunun güçlendirilmesi, veri temelli çalışmaların artırılması, mevzuat ve teknik uyum süreçlerinin yakından izlenmesi ve uluslararası platformlarda etkin temsil sağlanması yönünde faaliyetlerini sürdürmektedir. Odundışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi ise 2026 yılında da proaktif yaklaşımıyla çalışmalarına devam edecek; Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere hedef pazarlarda teknik uyum çalışmalarını sürdürecek ve sektörümüzü uluslararası arenada etkin biçimde temsil etmeyi sürdürecektir. Bu çalışmalarla Türk baharat ve orman ürünleri sektörünün küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da artırılması hedeflenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler Haber

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler

Kökeni Japonya’ya dayanan Sashiko, geçmişte kıyafetleri onarmak ve dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan bir teknik olarak ortaya çıktı. Zamanla estetik bir ifade biçimine dönüşen bu “sessiz dikişler”, tekrar eden geometrik desenleri ve sade çizgileriyle dikkat çekiyor. Eğitmenliğini Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Duygu Ercan’ın üstlendiği atölye çalışmasına katılan öğrenciler unutulmaz bir gün geçirdi. KUMAŞ ÜZERİNDE İZ BIRAKMANIN HEYCANINI YAŞADILAR Atölye boyunca yalnızca bir nakış tekniğini öğrenmekle kalmayan öğrenciler; sabır, tekrar ve sadeliğin estetiğini deneyimleyerek, üretim sürecinin meditatif yönünü de keşfetti. Her bir ilmekte ritim yakalayan katılımcılar, kumaş üzerinde iz bırakmanın anlamını yeniden yorumladı. KOT PARÇALAR YENİDEN HAYAT BULDU Atölyeye katılan öğrenciler, kendi hikâyesini taşıyan kot parçaları ile ceket, yelek, pantolon ve eteklerini yanlarında getirdi. “Geleneksel Sashiko” desenleriyle bu parçalar yeniden tasarlandı. Böylece hem sürdürülebilir moda anlayışına katkı sağlandı hem de geçmiş ile bugün arasında yaratıcı bir köprü kuruldu. Eskiyen ya da kullanılmayan denim ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, tekstil sektöründe giderek önem kazanan “yeniden kullanım” ve “dönüştürerek tasarlama” anlayışını da destekledi. MODA AKADEMİSİ’NDE UYGULAMALI VE YENİLİKÇİ EĞİTİM Moda Akademisi, düzenlediği atölye ve eğitim programlarıyla katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda tasarım vizyonu kazandırmayı hedefliyor. Akademide; Temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, moda tasarımı ve koleksiyon hazırlama, kalıp çıkarma ve model uygulama, tekstil yüzey tasarım, sürdürülebilir moda ve geri dönüşüm uygulamaları, el sanatları ve geleneksel tekniklerin çağdaş yorumları gibi pek çok alanda uygulamalı eğitimler veriliyor. YARATICILIĞIN SESSİZ RİTMİ Bu kapsamda gerçekleştirilen Sashiko atölyesi de hem geleneksel el sanatlarını yaşatmayı hem de genç tasarımcı adaylarının farklı kültürlerden ilham alarak özgün çalışmalar üretmesini amaçladı. “Sessiz Dikişlerin Hikâyesi: Sashiko” workshopu katılımcılara yoğun akademik programlarının arasında hem yaratıcı hem de dinlendirici bir üretim alanı sundu. İlmeklerin ritminde buluşan öğrenciler, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu deneyimledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı Haber

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı

Ön talep süreci 16 Şubat’ta açılan ve M Sport tasarım paketiyle sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive’ın Türkiye satış fiyatı 6.469.600 TL’den başlıyor. Yüksek verimlilik, uzun menzil, ileri seviye dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağını bir araya getiren Yeni BMW iX3 50 xDrive için ön talepler, BMW’nin dijital platformu BMW’ni Bul üzerinden alınıyor. Müşteriler, ön talep sürecinde tercih ettikleri renk, jant ve döşeme seçeneklerini belirleyebiliyor ve otomobili satın almak istedikleri Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcısı’nı seçebiliyor. Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW’nin yeni nesil ürün stratejisinin temelini oluşturan Neue Klasse, yalnızca bir araç platformu değil; yazılım, donanım ve kullanıcı deneyimini baştan sona yeniden tanımlayan bütüncül bir teknoloji ekosistemi olarak öne çıkıyor. Ön talep süreci başlayan Yeni BMW iX3 50 xDrive modeline ait ilk teslimatların Mayıs ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Altıncı nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan Yeni BMW iX3 50 xDrive, 160 kW (218 beygir) güç ve 610 Nm tork üreten elektrikli motoruyla güçlü ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özgü motor seçeneği olan 160 kW motor gücü ile sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive, aynı zamanda dört tekerlekten çekiş sağlayan üstün xDrive sürüş mimarisini de beraberinde sunuyor. Böylelikle ilk defa 160 kW motor seçeneği ve xDrive sürüş mimarisi bir modelde birlikte sunuluyor. 108,7 kWh kapasiteli bataryasıyla 805 kilometreye kadar (WLTP) menzil sağlayan model, 22 kW AC ve 400 kW DC şarj kapasitesiyle şarj süreçlerinde de yüksek verimlilik vadediyor. 400 kW ultra hızlı şarj altyapısı sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarjla 372 kilometreye kadar menzil kazandırabilen Yeni BMW iX3, uzun yol kullanımında da elektrikli sürüşü son derece pratik hale getiriyor. Çift yönlü şarj (V2L) özelliği ise aracı mobil bir güç kaynağına dönüştürerek harici cihazlara enerji sağlıyor. Neue Klasse’nin Geçmişten Geleceğe Uzanan Yol Haritası BMW tarihinde “Neue Klasse” kavramı, yalnızca yeni bir model ailesini değil, markanın kaderini değiştiren bir vizyonu temsil ediyor. Almanca’da “Yeni Sınıf” anlamına gelen Neue Klasse, ilk kez 1960’lı yılların başında BMW’nin finansal olarak zor bir dönemden geçtiği süreçte ortaya çıktı. O yıllarda BMW, bir yanda düşük hacimli lüks otomobiller, diğer yanda mikro araçlarla sıkışmış bir ürün gamına sahipti. Bu çıkmazı aşan hamle, BMW 1500 ile başlayan ve kısa sürede 1600, 1800, 2000 ve efsanevi 2002 gibi modellerle genişleyen Neue Klasse ailesi oldu. Bu otomobiller; sportif sürüş karakteri, günlük kullanıma uygun yapısı ve premium duruşuyla BMW’nin kimliğini yeniden tanımladı ve bugünkü 3 Serisi geleneğinin temelini attı. Aradan geçen onlarca yılın ardından BMW, otomotiv endüstrisinin bu kez elektrifikasyon, yazılım ve dijitalleşme ekseninde benzer ölçekte bir dönüşüm yaşadığı bir dönemde, Neue Klasse’yi yeniden sahneye taşıyor. Bu yeni dönemde Neue Klasse, belirli bir gövde tipinden ziyade; sıfırdan geliştirilmiş elektrikli araç mimarisi, yeni nesil batarya ve elektronik sistemler ile tamamen yeniden kurgulanmış bir kullanıcı deneyimini ifade ediyor. Bu vizyonun ilk seri üretim temsilcisi ise Yeni BMW iX3. Yeni BMW iX3, mevcut modellerin elektrikli bir türevi değil; içten yanmalı geçmişten bağımsız olarak geliştirilen, Neue Klasse platformu üzerine inşa edilmiş ilk model olarak konumlanıyor. Tıpkı 1960’larda olduğu gibi, BMW iX3 de markanın yeni bir döneme geçişini simgeleyen anahtar rol üstlenerek BMW’nin gelecekteki tüm elektrikli modellerinin hangi temel değerler üzerine inşa edileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşmede Yeni Standart: BMW Panoramic iDrive BMW Panoramic iDrive, dijital işlevler ile fiziksel kontroller arasındaki kusursuz uyumuyla, BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesini daha da ileriye taşıyor. Kabinde çeşitli fiziksel düğmeler korunurken, çok sayıda fonksiyon dokunmatik ekran, sesli komutlar ve çok işlevli direksiyon üzerinden optimize edilerek maksimum verimlilik sunuyor. BMW Panoramic iDrive, dört temel bileşenin eşsiz birleşimiyle öne çıkan bir görüntüleme ve kontrol deneyimi sunuyor. A sütunundan A sütununa uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına yansıtarak kişiselleştirilebilir içeriklerle tamamlanıyor. Üstte yer alan BMW 3D Head-Up Display, entegre navigasyon ve otonom sürüş verilerini mekânsal derinlik ile sunarken, serbest kesim tasarımlı Merkezi Ekran matris arka aydınlatma teknolojisiyle direksiyonun yanına ergonomik bir şekilde konumlandırılıyor. Sürücü tarafında dikey yerleşimli widget’lar, QuickSelect teknolojisiyle sık kullanılan işlevlere anında erişim sağlıyor. Yeni çok işlevli direksiyon ise kabartmalı yüzeyi, dokunsal geri bildirim sunan düğme panelleri ve zarif aydınlatma detaylarıyla sürücü ile otomobil arasında sezgisel bir bağ kuruyor. BMW Panoramic iDrive’ın çekirdeğinde, yenilikçi BMW İşletim Sistemi X bulunuyor. Bu sistem, BMW ID ile geniş kişiselleştirme seçenekleri, akıllı sürücü destek sistemleri, çok yönlü dijital işlevler, My BMW App üzerinden kapsamlı bağlantı özellikleri ve BMW Remote Software Update ile sürekli güncellenen güçlü bir dijital altyapı sunuyor. Sade, Teknolojik ve Zamansız Tasarım Yeni BMW iX3 tasarım tarafında Neue Klasse felsefesine uygun olarak sade, teknolojik ve zamansız bir duruş sergiliyor. Elektrikli mimarinin sağladığı özgürlük sayesinde temiz yüzeyler, akıcı geçişler ve dengeli oranlar ön plana çıkarken; aydınlatmalı, gövdeyle bütünleşik böbrek ızgara ve ince, yatay adaptif LED farlar BMW kimliğini modern bir yorumla yansıtıyor. Yan profilde gövdeyle entegre kapı kolları aerodinamik verimliliği desteklerken, arka bölümde L formlu farlar ve gövde rengi difüzör tasarımı sportif ama rafine bir karakter yaratıyor. İç mekânda ise serbest-kesim tasarımlı merkezi ekran, Shy-Tech kontrollere sahip yeni direksiyon mimarisi, sade kokpit düzeni ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı; Neue Klasse’nin minimalizm ve sürücü odaklılık anlayışını günlük hayata taşıyor. iX3 ile Sürüşün Yeni Tanımı: Sezgisel Sürüş Deneyimi, Yapay Zekâ ve Heart of Joy Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunun sürüş deneyimine yansıyan en güçlü ifadesini; Heart of Joy kontrol mimarisi ve yapay zekâ destekli sezgisel sürüş yaklaşımıyla ortaya koyuyor. BMW, elektrikli çağda “Freude am Fahren” kavramını korumanın yolunun artık yalnızca mekanik mükemmeliyetten değil, yazılım zekâsı ve sistemlerin uyumundan geçtiğini açıkça kabul ediyor. Bu anlayışın merkezinde yer alan Heart of Joy, direksiyon, hızlanma, frenleme, rejenerasyon ve şasi dengesini tek bir merkezi mimari altında birleştirerek aracın sürüş karakterini gerçek zamanlı olarak yönetiyor. Böylece iX3, sürücünün komutlarına yalnızca hızlı değil, aynı zamanda öngörülebilir ve doğal tepkiler veren bir yapı kazanıyor. Elektrikli motorun sunduğu anlık tork, bu bütünleşik yapı sayesinde ne agresif ne de yapay bir his yaratıyor; aksine BMW’ye özgü akıcı ve dengeli sürüş karakteri korunuyor. Bu teknik altyapıyı tamamlayan yapay zekâ katmanı ise iX3’ü yalnızca “akıllı” değil, sezgisel bir otomobil hâline getiriyor. Yeni nesil BMW Intelligent Personal Assistant, sürücünün alışkanlıklarını, sürüş stilini ve günlük kullanım senaryolarını zamanla öğrenerek araç–sürücü ilişkisini kişiselleştiriyor. Yapay zekâ, sürücünün niyetini gaz, direksiyon ve fren kullanımından algılayarak sürüş karakterini arka planda uyarlıyor; sakin bir kullanımda konforu, dinamik bir kullanımda çevikliği öne çıkarıyor. Aynı yaklaşım bilgi sunumunda da geçerli: Dijital kokpit, sürücünün o an gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgileri ön plana çıkarırken, dikkat dağıtan unsurları geri planda tutuyor. Enerji yönetimi ve rejeneratif frenleme de bu sezgisel yaklaşımın parçası olarak çalışıyor; sürücü fark etmeden daha verimli, daha tutarlı ve daha doğal bir sürüş deneyimi elde ediyor. Sonuç olarak Yeni BMW iX3, sürücünün aracı yönetmek zorunda kaldığı bir deneyimden ziyade, araçla doğal bir uyum içinde hareket ettiği “simbiyotik” bir sürüş anlayışı sunuyor. Heart of Joy’un yüksek hızlı merkezi kontrolü ile yapay zekânın öğrenen ve uyum sağlayan yapısı birleştiğinde, ortaya çıkan deneyim; BMW’nin geçmişte mekanik mükemmellik üzerinden tanımladığı sürüş keyfinin, elektrikli ve dijital çağdaki karşılığı oluyor. Neue Klasse felsefesiyle iX3, BMW’nin sürüş keyfini geleceğe nasıl taşıdığını somut ve hissedilebilir bir şekilde ortaya koyuyor. Standart Donanımlar ve Renk-Döşeme Seçenekleri Yeni BMW iX3, yalnızca ileri teknoloji ve sürüş dinamiğiyle değil, zengin standart donanım seviyesi ve bütüncül tasarım yaklaşımıyla da BMW’nin yeni dönem anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. BMW, bu modelde premium deneyimi opsiyonlara bırakmak yerine, günlük kullanımda fark yaratan pek çok özelliği standart olarak sunmayı tercih ediyor. A sütunundan A sütununa uzanan yüksek kontrastlı LCD projeksiyonuyla sürüş bilgilerini ön cam tabanında net ve sezgisel şekilde sunarak her koşulda kolay okunabilir ve kişiselleştirilebilir bir görüntüleme deneyimi sağlayan devrim niteliğindeki BMW Panoramic Vision, sürüşle ilgili tüm kritik bilgileri sürücünün görüş hattına sezgisel biçimde taşıyarak dikkat dağıtmadan bilgiye erişim sağlayan BMW 3D Head-Up Display, ışık animasyonlarıyla aracı daha ilk anda güçlü bir kimlik unsuru hâline getiren BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgarası, kamera ve radar destekli sistemleriyle öndeki otomobille olan hız ve takip mesafesini otomatik olarak ayarlayarak güvenli bir sürüş sunan Sürüş Asistanı Plus, otomobil çevresinin 3 boyutlu görüntüsünü doğrudan kontrol ekranına ileterek kolayca manevra yapmaya yardımcı olan ve gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden park etme imkanı sağlayan Park Asistanı Professional, dengeli ve güçlü bir ses sistemi sunan HiFi by Harman Kardon ses sistemi, 3 bölgeli otomatik klima, ısı yalıtımlı panoramik cam tavan, yedi farklı masaj programı içeren çok fonksiyonlu ön koltuklar gibi donanımlar standart olarak sunularak Yeni BMW iX3’ün premium karakterini hissettiriyor. Ayrıca 22 kW AC şarj desteği, Vehicle-To-Load (V2L) çift yönlü şarj altyapısı ve Connected+ Unlimited donanımları da standart olarak sunularak elektrikli mobiliteyi hem pratik hem de entegre bir deneyime dönüştürüyor. Renk, döşeme ve jant seçenekleri de bu bütüncül yaklaşımı tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor. Metalik Gri / Polarized Grey, Metalik Mavi / Ocean Wave ve Metalik Yeşil / Eucalyptus Green gibi modern metalik tonlardan Metalik Gri / Frozen Space Silver gibi sofistike renklere kadar uzanan 9 farklı renk seçeneği; iX3’ün karakterini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. İç mekânda ise Contemporary Veganza, BMW M iç tasarım döşemeleri ile BMW Individual Merino deri seçenekleri; farklı renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. 20” jantların standart olarak sunulduğu modelde müşteriler 22” jant boyutuna kadar jant tercih edebiliyor. Böylece Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunu yalnızca teknolojiyle değil; tasarım, konfor ve kişiselleştirme alanlarında da somut ve hissedilir bir deneyime dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kütahya Porselen, Ambiente 2026’da Yeni Koleksiyonlarını Tanıttı Haber

Kütahya Porselen, Ambiente 2026’da Yeni Koleksiyonlarını Tanıttı

Fuar süresince 70’ten fazla ülkeden 200’ü aşkın ticari müşteriyle birebir temas kuran Kütahya Porselen, sürdürülebilirlik odağında geliştirdiği Green Route kategorisinde yer alan ve yüzde 75 geri dönüştürülmüş malzemelerle tasarlanan Tilop Koleksiyonu’yla dikkat çekti. Kütahya Porselen’den Yenilikçi Koleksiyonlar 6–10 Şubat tarihleri arasında dünyaca ünlü markaların yer aldığı fuarda, 345 m²’lik Home ve 240 m²’lik Horeca standı olmak üzere toplam 585 m² alanda katılımcılarını ağırlayan Kütahya Porselen, ev ve horeca sektörlerine yönelik güçlü ve geniş ürün yelpazesini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Kütahya Porselen, yeni Dijital Koleksiyonu’nda yer alan Mystic Edge, Lume, Riva ve Bloom Garden ürünlerinin yanı sıra reaktif sır eknolojisiyle geliştirdiği yeni Reaktif Koleksiyonu’nda yer alan Eterea Nuance ve VForm ürünlerini de fuarda ilk kez tanıttı. Kütahya Porselen’in fuar için özel olarak kurgulanan stant tasarımı ise farklı koleksiyonları güçlü bir görsel anlatı altında bir araya getirerek fuarın dikkat çeken alanlarından biri oldu. “Teknolojiyi Tasarımın Merkezine Alıyoruz” Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Dr. Tanzer Polat Yılmaz, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: Ambiente, dünyanın en önemli porselen üreticilerinin yer aldığı, sektörümüz açısından son derece kritik bir uluslararası organizasyon. 2026 yılında fuarda sürdürülebilir üretim anlayışı, fonksiyonel estetik ve hikâye anlatımı tasarımın merkezinde yer aldı. Bu yaklaşım, sektörün yalnızca estetik değil; çevresel sorumluluk ve kullanım verimliliği odağında da yeniden şekillendiğini gösterdi. Kütahya Porselen olarak fuarda, ev grubuna ve profesyonel kullanıma yönelik ürünlerimizi iki ayrı stantta ziyaretçilerimizi ağırladık. Koleksiyonlarımızı; farklı coğrafyaların estetik beklentilerine uyum sağlayan, aynı zamanda küresel kalite standartlarında süreklilik sunan bir perspektifle kurguladık. Fine dining segmentine yönelik tasarımlarımızı, profesyonel kullanıma uygun yüksek dayanıklılığa sahip ürünlerle birlikte sunarak hem estetik hem performans odağımızı ortaya koyduk. Bu yapı; esnek üretim gücümüzü, güçlü tasarım altyapımızı ve teknolojiyi tasarımın merkezine alan yaklaşımımızı net biçimde yansıttı. Bu tür uluslararası platformlarda markamızı ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek rekabet gücümüzü pekiştirmeyi ve global pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Kütahya Porselen, yenilikçi tasarım anlayışı ve üretim gücüyle uluslararası pazarlardaki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İmparator’a Özel Saray Konforunda Vıp Araç Tasarlandı Haber

İmparator’a Özel Saray Konforunda Vıp Araç Tasarlandı

Türk müziğinin yaşayan efsanelerinden, sahnelerin “İmparator”u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan yeni nesil VIP araç, hem tasarım süreci hem de sunduğu üst düzey konfor detaylarıyla dikkatleri üzerine çekti. Kişiye özel mühendislik, ileri teknoloji ve lüks donanım unsurlarının bir araya getirildiği araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesinde; sanatçının yoğun sahne temposuna uyum sağlayan mobil bir yaşam alanı olarak tasarlandı. VIP araç tasarımı alanında dünyaca bilinen Ertex Otomotiv ve Türkiye’nin köklü oto iç dizayn firmalarından Arteksan’ın katkılarıyla hazırlanan araç, tamamen İbrahim Tatlıses’in ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildi. VIP Araç Tasarımında Ünlülerin Gizli Adresi Ertex Ertex Otomotiv, VIP araç tasarımı alanında gerçekleştirdiği projelerle Türkiye’de ve uluslararası arenada dikkat çeken firmalar arasında yer alıyor. Şirket, bugüne kadar iş dünyası, sanat ve spor camiasından birçok tanınmış isim için kişiye özel araç projeleri geliştirdi. Sanat dünyasının önde gelen isimlerinden Tarkan, Reynmen, Necati Şaşmaz ve Oktay Kaynarca için hazırlanan VIP araç tasarımları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, projelerde kullanılan ileri teknoloji donanımlar ve kişiye özel konfor çözümleri sektör açısından referans niteliği taşıdı. Özellikle Kurtlar Vadisi ile hafızalara kazınan Necati Şaşmaz ve Oktay Kaynarca için tasarlanan VIP araçlar, sıra dışı detaylarıyla dikkat çekti. Bu projelerden biri, iç mekânında yer alan akvaryum detayıyla uzun süre konuşulurken; aynı dönemde diziye sponsor olan Ertex, bu tasarım yaklaşımıyla sektörde güçlü bir fark yarattı. İmparator İçin Maksimum Konfor Geçirdiği rahatsızlık sonrasında hareket kısıtlılığı yaşayan İbrahim Tatlıses’in konforunu üst seviyeye taşımak ve günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanan araçta, kullanım kolaylığı ve maksimum konfor ön planda tutuldu. İbrahim Tatlıses’in özellikle küçük araçlara binmekte zorlanması nedeniyle aracın genişliği, yüksekliği ve erişim kolaylığı özel olarak planlandı. Bu doğrultuda araca entegre edilen özel asansörlü koltuk sistemi sayesinde koltuk zemine kadar inerek sanatçının araca rahatça binmesini sağlıyor. Aynı koltuk aynı zamanda yatak formuna dönüşerek uzun yolculuklarda ve konser sonrası dinlenme süreçlerinde maksimum konfor sunuyor. Araç içerisinde bordo tonlarında özel deri kaplamalar tercih edilirken, yıldız tavan LED aydınlatma sistemi, döner VIP koltuk mekanizması, şoför kabini ile yaşam alanını ayıran makam bölmesi, televizyon, internet, bilgisayar sistemi ve özel soğutma donanımlarıyla üst segment bir konfor alanı oluşturuldu. İç mekân tasarımında kullanılan renklerin ve malzemelerin tamamı İbrahim Tatlıses’in kişisel talepleri doğrultusunda belirlendi. Tasarım Sürecinde Tatlıses’in Şarkıları Dinlendi Aracın üretim sürecinde duygusal bir detay da dikkat çekti. Tasarım ve üretim aşamasında tesis içinde sürekli İbrahim Tatlıses’in şarkıları çalındı. Projede görev alan ekip, sanatçının Türkiye’de yarattığı etkiye ve halk sevgisine duydukları saygıyı bu şekilde yansıttıklarını belirtti. Aracın test ve teslim sürecine bizzat katılan İbrahim Tatlıses, özellikle yatak olabilen koltuk sistemi, yıldız tavan tasarımı ve ambiyans aydınlatma detaylarından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Aracı ilk kez gördüğünde beğenisini açıkça dile getiren Tatlıses’in, tasarım ve donanım detaylarının beklentilerinin de üzerinde olduğunu belirttiği öğrenildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik'ten İlham ve Deneyim Buluşması Haber

NG Kütahya Seramik'ten İlham ve Deneyim Buluşması

Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen açılışta konuşma yapan NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, “Sektörde inovasyonun öncüsü olan,katma değeri yüksek ürünlerimizle mimariye yön veren profesyonellere hayal güçlerini özgürce yansıtabilecekleri yüzeyler sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni teknoloji ve tasarımlarımızla projelere değer katmaya devam edeceğiz” dedi. Etkinlik, Türk pop müziğinin güçlü yorumcularından Aşkın Nur Yengi’nin gala gecesinde verdiği konserle taçlandı. Fark yaratan yeni nesil tasarımları, inovatif ebatlı ürünleri ve üstün teknolojisiyle seramik sektöründe global bir marka olan NG Kütahya Seramik, 6-8Şubat 2026 tarihlerinde Sapanca’daki NG Enjoy Otel’de düzenlediği Month of Love etkinliğinde mesleğinin zirvesinde olan mimar, iç mimar ve sektör yatırımcıları ile bir araya geldi. Tasarımın, mimarinin ve inovasyonun buluştuğu bu özel etkinlik; NG Kütahya Seramik’in ev sahipliğinde, Türkiye’nin tüm bölgelerinden yaklaşık 500 mimar, iç mimar müteahhit ve sektör profesyonelinin katılımıyla gerçekleşti. Erkan Güral: “İlham veren koleksiyonlarımızın uygulama alanı hızla artıyor” Sanat, estetik ve deneyimle harmanlanan bu özeletkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, “Yolumuz uzun, daha yapacak çok işimiz var. Mimarlarımız yeni eserlerini hayata geçirirken, biz de NG Kütahya Seramik olarak bu yolculukta onların çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de farkındalık yaratan, katma değeri yüksek ürün gamıyla, mimarlarımızın hayal güçlerini besleyen, özgün fikirlerini özgürce yansıtabilecekleri yüzeyler sunmaya; ilham veren tasarımlarımızla projelerine değer katmaya devam edeceğiz” dedi. Geçtiğimiz yıllarda Month of Love etkinliklerinde NG Stone ve NG Slim koleksiyonlarını tanıtmaktan duydukları heyecanı hatırlatan Güral, “Sektörde inovasyonun öncüsü olan bukoleksiyonlarımızın sahada uygulama alanları hızla artıyor. Bu ürünlerdeki yeniliklerimizi ve en yeni yüzey teknolojilerimizi mimarlarımızın deneyimleme imkanı bulduğu bu etkinliği, aynı zamandaonlarla bilgi alışverişinde bulunmak açısındanönemli bir kazanım olarak görüyoruz. Seramik sektörünün en büyük ve en ileri teknoloji altyapılarından birine sahip olarak sektöre yön veren profesyonellerin çözüm ortağı olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Devecioğlu: “Teknolojik üretim gücümüz ile sektörün güçlü bir paydaşıyız” ‘NG Kütahya Seramik’in Teknolojik Üretim Gücü’ başlığı altında yaptığı sunumla şirketin üretim altyapısını ve teknolojik yetkinliklerini katılımcılarla paylaşan NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Fabrika Genel Müdürü Ahmet Devecioğlu ise, şu değerlendirmede bulundu: “Mimarlık sadece yapıları değil, yaşam biçimlerini ve geleceği tasarlamak. NG Kütahya Seramik olarak amacımız ise bu önemli yolculuğun güçlü bir paydaşı olmaya devam etmek.Türkiye’de ilk kez 160x320 cm ebatlarında çok büyük ebatlı seramik karo üretimini gerçekleştirdiğimiz NG Stone vesadece 3 mm kalınlığıyla ultra ince, dayanıklı ve esnek bir dış cephe kaplama çözümü sunan NG Slim, teknolojik üretim gücümüzü yansıtıyor. Bunlara NG Kütahya Seramik özelinde 100x100 cm, NG Slim özelinde 120x360 cm ve NG Performa özelinde 80x80 cm ölçülerinde yeni ebatlar ilave ettik. Türkiye’de ilk kez uyguladığımız DDG (DeepDigitalGlaze) gibi teknolojilere ilave olarak ise SHP Mat (Dijital Rölyef Teknolojisi), BLT Mat (Büyük Ebat Rölyef Yüzeyler) ve Yüksek Efektli Lappato (HG Lappato) gibi yeni yüzey teknolojilerini ekledik. Ürünlerimiz, bir yüzey çözümünden öte, mimari vizyonun da güçlü bir tamamlayıcısı.” Bedesten Info Mağazası’nda inovatif ürünler detaylı olarak incelendi Month of Love etkinliği, toplantının ardından katılımcıların NG Kütahya Seramik’in Sapanca’daki Bedesten Info Mağazası’nda ağırlanmasıyla devam etti. NG Slim ve NG Stone çözümlerinin mimari bakış açısıyla incelendiği Bedesten Info Mağazası, ürünlerin yalnızca teknik özelliklerinin değil, aynı zamanda mimari tasarım süreçlerindeki kullanımının da somut örnekler üzerinden aktarıldığı bir buluşma noktası oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de Haber

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de

Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault Clio; ilk neslinden bu yana farklı kuşakların hayatına dokunan, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen modellerden biri oldu. Yıllar içinde değişen beklentilere uyum sağlayarak her jenerasyonda kendini yenileyen Clio, B segmentinde standartları belirleyen güçlü bir referans noktası haline geldi. Bu güçlü bağ ve istikrarlı başarı, 2025 yılında 51.717 adetlik satışla bir kez daha tescillendi. Renault Clio, bu sonuçla Türkiye’nin en çok satan otomobili oldu ve altıncı nesliyle başarı hikayesini bir üst seviyeye taşıyor. Clio; yenilenen tasarımı, artan donanım seviyesi ile 1.799.000 TL’den başlayan liste fiyatları ve ilk 1.000 müşteriye özel 1.749.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla Türkiye yollarına çıkıyor. Mevcut Clio sahiplerine özel 50.000 TL takas desteği ile 1.699.000 TL’den sunulurken takas desteğine ek olarak kampanya kapsamında 200.000 TL’ye kadar 6 ay %0 faizli kredi imkânı da sağlanıyor. MAİS A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu "Renault Clio yalnızca bir otomobil değil, Türkiye’de nesiller boyunca, milyonlarca kullanıcının kalbine dokunan ve hikayesine eşlik eden bir yol arkadaşı. Türkiye otomotiv pazarının en güçlü yapı taşlarından biri olan Clio, 2025 yılını Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak tamamladı. Clio, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nın yüksek üretim kalitesi ve ülkemizin sahip olduğu küresel mühendislik tecrübesiyle hayat buluyor. ‘Türkiye’de üretilen, Türkiye’nin en çok sevilen modeli’ ünvanını korumak bizim için büyük bir gurur. Yeni Clio, hem sadık kullanıcılarımızın kalbindeki yerini güçlendiriyor hem de yeni nesil otomobil severlerle güçlü bir bağ kuruyor. Clio ile kurulan bu güçlü bağın, Türkiye yollarında daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyoruz” Türkiye’den Dünyaya: Bursa’da Üretiliyor Yeni Clio’nun kalbi, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda atıyor. Günde 1.000’den fazla Clio’nun banttan indiği ve bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio’nun üretildiği tesis, yeni neslin de küresel üretim üssü konumunda. Yeni Renault Clio’nun Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilmesi, modelin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Renault Grubu’nun Türkiye’ye duyduğu güvenin en somut göstergesi olan bu üretim ekosistemi, yerlilik oranıyla da dikkat çekiyor. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlası, 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılanıyor. Ayrıca üretim sürecine ek olarak, Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de Yeni Clio’nun geliştirme aşamalarında aktif rol oynayarak modelin yerli kimliğini güçlendiriyor. Yeni TCe 115 hp Benzinli Motor Yeni Renault Clio, Türkiye pazarında satışa sunulduğu ilk andan itibaren performans ve verimliliği odağına alan yeni nesil motoruyla fark yaratıyor. Önceki nesillerden tamamen ayrışan bu motor; Austral ve Rafale modellerinde kullanılan hibrit sistemlere güç veren içten yanmalı motorla aynı temeli taşıyor. Yüksek Verimlilik: 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, direkt enjeksiyon ve Miller çevrimi teknolojileri sayesinde yakıtı en verimli şekilde kullanıyor. Performans: 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten motor, EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman ile kombine ediliyor. Tüketim Değerleri: 0’dan 100 km/s hıza 10 saniyede ulaşan bu ünite, 100 km’de ortalama 5,0 litre’den başlayan yakıt tüketimi ve 114 g/km’den başlayan CO₂ emisyon değeri sunuyor. Yeni TCe 115 hp benzinli motora ek olarak, ürün gamı 2026 yılında iki güçlü ve verimli seçenekle daha da genişleyecek: 160 hp Full Hybrid E-Tech: Şehir içi sürüşün %80’ini elektrikli modda yapabilen, 1.000 km menzilli ve 3,9 lt/100 km tüketim değerine sahip hibrit motor, 2026’nın ilerleyen dönemlerinde sunulacak.Eco-G 120 EDC: Benzin/LPG çift yakıtlı ve otomatik vitesli bu seçenek, 50 litrelik yeni LPG tankıyla toplamda 1.450 km’ye varan rekor bir menzil ile 2026 yılı içerisinde aileye katılacak. Yeni Nesil Tasarım: Daha Atletik, Daha Güçlü Renault tasarım ekibi, Yeni Clio’da markanın yeni "duygusal teknoloji" dilini merkeze aldı. Önceki jenerasyona göre belirgin şekilde büyüyen boyutlar ve artan iz mesafesi, araca çok daha oturaklı ve kaslı bir görünüm kazandırıyor: Uzunluk: 4,12 m (+66 mm artış)Genişlik: 1,77 m (+39 mm artış)Aks Mesafesi: 2.591 mm Ön tasarımda kullanılan üç boyutlu elmas desenli ızgara ve yeni ışık imzası, aracın karakterini güçlendiriyor. Kompakt bir coupe hissi veren tavan çizgisi, keskin açılı arka cam ve belirgin omuz hatları, Yeni Clio’nun dinamizmini vurguluyor. 18 inç jantlar ve geniş iz mesafesi aracın yolda daha tok durmasını sağlıyor. Yeni Clio, ikisi yeni olmak üzere yedi renk seçeneğiyle geliyor: Yakut Kırmızı, Zümrüt Yeşil, Beyaz, Kaya Gri, Mineral Gri, Yıldız Siyah ve Demir Mavi. Üst Segment Teknolojisi ve Akıllı Sürüş Deneyimi Yeni Clio’nun iç mekânı, çift 10,1 inçlik ekran kombinasyonu ve Renault Austral ile Rafale modellerinden ilham alan kompakt direksiyon simidiyle premium bir atmosfer sunuyor. 48 renkli ortam aydınlatması ve esprit Alpine versiyonunda sunulan Alcantara döşeme seçenekleriyle kabin, modern bir kimliğe bürünüyor. Dijital Ekosistem ve Gemini Yapay Zekâsı segmentinde standartları belirleyen Google Entegre OpenR Link sistemi; Google Maps, Google Play ve Google Asistan ile eksiksiz bir dijital deneyim sağlıyor. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini, kablosuz güncellemeyle OpenR Link sistemine dahil olacak. Gemini; doğal sohbet yeteneği ve kesintisiz konuşma algılama özellikleriyle sürüş deneyimini asiste edecek. Yeni Clio, B segmentinde eşi görülmemiş 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) ile donatıldı. GSR2.3 standartlarına tam uyumlu olan modelde; Aktif Sürüş Yardımı, 360° çevre görüş kamerası ve acil duruş asistanı gibi özellikler öne çıkıyor. Renault’nun yenilikçi çözümü My Safety butonu sayesinde sürücüler, yasal olarak her çalıştırmada devreye giren güvenlik ayarlarını tek bir tuşla kişiselleştirebiliyor. Geliştirilmiş Şasi ve Aerodinamik Verimlilik CMF-B platformu üzerinde yükselen Yeni Clio, artırılan aks mesafesi (2.591 mm) ve iz genişliği sayesinde daha kararlı bir sürüş sunuyor. Mühendislik çalışmaları sonucunda sürtünme katsayısı (cW) 0,32’den 0,30’a düşürülerek yakıt verimliliği ve rüzgâr direnci optimize edildi. Yeni Clio’nun akustik konfor ve manevra kabiliyeti de yükseltildi. Ön cam sütunlarında kullanılan yeni yalıtım köpükleri, kabin gürültüsünü üst segment standartlarına çekerken; 10,4 metrelik dönüş çapı şehir içi manevraları kolaylaştırıyor. 391 litreye ulaşan bagaj hacmi ve 40 mm alçaltılan bagaj eşiği ise günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Yeni Clio, çevre dostu üretim vizyonunu her detayında hissettiriyor. Araçta kullanılan malzemelerin yüzde 33,9’u döngüsel ekonomiden elde edilirken, döşeme kumaşlarının yüzde 92’si geri dönüştürülmüş elyaflardan oluşuyor. Esprit Alpine versiyonun jantlarında kullanılan yüzde 50 geri dönüştürülmüş alüminyum, model başına 350 kg CO₂ tasarrufu sağlıyor. Teknik özellikler Boyutlar ve ağırlık Uzunluk: 4.116 mm Genişlik: 1.768 mm Yükseklik: 1.451 mm Aks mesafesi: 2.591 mm Ön uzantı: 859 mm Arka uzantı: 667 mm Yerden yükseklik: 142 mm yüksüz (119 mm yüklü) Ağırlık: 1.155 kilodan başlıyor Bagaj kapasitesi: 391 litre (güç aktarma sistemine bağlı olarak) Yükseklik: 735 mm Çekme kapasitesi: 900 kg Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü Haber

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü

BMW tutkunlarının uzun süredir beklediği BMW X5 ve BMW X7 modelleri yeniden Türkiye pazarında sunulmaya başlandı. Asfalt ve arazi sürüşünün lüks ikonları, ileri dijital teknolojileri, yüksek konfor donanımları ve 48V mild hybrid destekli verimli dizel motorlarıyla Borusan Otomotiv Yetkili Satıcıları’nda tutkunlarıyla buluşuyor. BMW’nin akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi xDrive ile yüksek performanslı dizel motor teknolojisini bir araya getiren modeller, sürüş konforu, yol tutuşu ve verimlilik dengesini aynı potada buluşturuyor. 3 litre hacminde mild hybrid-dizel motor güç ünitelerine sahip BMW X5 xDrive40d ve BMW X7 xDrive40d geniş gövde rengi, döşeme ve iç kaplama seçenekleriyle kullanıcılara özgü kişiselleştirme imkanı sunuyor. BMW’nin güncel tasarım dili ve gelişmiş donanım özellikleriyle dikkat çeken BMW X5 M Sport; BMW X7 ise M Excellence tasarım paketleriyle Türkiye’de satışa sunuluyor. Premium SAV Dünyasında İki Farklı Deneyim BMW, premium SAV dünyasındaki iddiasını BMW X5 ve BMW X7 ile iki farklı karakter üzerinden ortaya koyuyor. BMW X5, markanın SAV anlayışını daha dinamik, çevik ve çok yönlü bir yaklaşımla temsil ederken; BMW X7 aynı premium SAV ailesinin amiral gemisi olarak geniş hacmi, üç sıra koltuk düzeni ve üst düzey konfor donanımlarıyla öne çıkıyor. Tasarım: Atletik Dinamizm ve Heybetli Duruş BMW X5, Adaptif LED farlar, Iconic Glow aydınlatmalı BMW Böbrek Izgaraları ve 22 inç boyutuna varan jant seçenekleriyle sportif ve modern bir SAV duruşu sergiliyor. İnceltilmiş üç boyutlu arka aydınlatmalar ve off-road sürüşlere uygun yerden yüksek yapısı, modelin şehir içi kullanımdan uzun yolculuklara uzanan çok yönlü karakterini vurguluyor. BMW X7 ise ikonik çift BMW far tasarımı, Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaraları ve 23 inç boyutuna varan jant seçenekleriyle premium SAV ailesinin en heybetli üyesi olarak konumlanıyor. Ön koltuklardan başlayarak ikinci ve üçüncü sıra koltuklara kadar uzanan Sky Lounge Panoramik Cam Tavan, tavana entegre 15 binden fazla LED ışık elemanıyla birlikte iç mekânda ferahlık hissini artırırken, üst düzey bir ambiyans sunuyor. İç Mekan: Ortak Dijital Altyapı, Farklı Konfor Seviyeleri Her iki modelde de BMW İşletim Sistemi 8.5 ile çalışan BMW Kavisli Ekran yer alıyor. BMW Live Cockpit Professional; tamamen dijital 12,3 inç gösterge ekranı, 14,9 inç yüksek çözünürlüklü kontrol ekranı ve Head-Up Display ile sürücüye göre özelleştirilebilen bir dijital deneyim sunuyor. BMW X5’in iç mekanı, sürücü odaklı ve sportif bir atmosfer sunuyor. Fiziksel butonların azaltıldığı modern kokpit tasarımı, BMW Kişisel Sesli Asistan ile desteklenirken; CraftedClarity cam yüzeyli vites seçici, iDrive kumandası ve start/stop butonu premium algıyı güçlendiriyor. LED aydınlatmalı ambiyans detayları, Ortam İklimlendirme Paketi ve dört bölgeli otomatik klima, uzun yolculuklarda konforu artırıyor. BMW X7’de ise iç mekan deneyimi daha ileri bir noktaya taşınıyor. İnce tasarıma sahip havalandırma kanalları, X7 vurgulu aydınlatmalı iç kaplamalar, CraftedClarity cam yüzeyli kontrol paneli ve Individual walknappa deri ön panel, kabinde lüks algıyı derinleştiriyor. Elektrikli, havalandırmalı ve masaj fonksiyonlu ön koltuklar sekiz farklı masaj programı sunarken; ön ve arka koltuk ısıtma, Konfor-Isı Paketi, ısı ayarlı bardak tutucular ve arka cam perdeleri yolculuk konforunu üst seviyeye taşıyor. Sürüş, Konfor ve Dinamikler BMW X5 ve BMW X7, 48V mild hybrid destekli dizel motorlarıyla 352 bg güç ve 720 Nm tork üretiyor. BMW X5, yüksek performansı çevik ve dinamik bir sürüş karakteriyle yola aktarırken; şehir içi kullanımda manevra kabiliyeti, uzun yolculuklarda ise dengeli bir konfor sunuyor. BMW X7 ise bu sürüş konforu ve performansa ek olarak 7 kişilik oturma düzeni ve lüks tasarım detaylarıyla öne çıkıyor. Her iki modelde de sunulan Adaptif Çift Akslı Havalı Süspansiyon, 80 mm’ye varan ayar aralığıyla yol koşullarına uyum sağlarken; BMW X7’de yer alan Executive Drive Pro sistemi, elektromekanik aktif gövde stabilizasyon sistemi sayesinde gövde salınımını minimum seviyeye indiriyor. Integral Aktif Direksiyon, her iki modelde de düşük hızlarda manevra kabiliyetini artırırken yüksek hızlarda sürüş stabilitesini güçlendiriyor. Güvenlik ve Sürüş Destek Sistemleri BMW X5 ve BMW X7, Sürüş Asistanı Professional ile 210 km/sa hıza kadar aktif direksiyon müdahalesi sunarak yarı otonom sürüşe olanak sağlıyor. Park Asistanı Professional, otomobil çevresinin üç boyutlu görüntüsünü kontrol ekranına yansıtırken; gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden sürücüsüz bir şekilde park etme imkanı sağlayarak özellikle dar alanlardaki park yerlerine giriş çıkış işlemlerini kolay hale getiriyor. Donanım, Ses ve Kişiselleştirme BMW X5, Harman Kardon Surround Ses Sistemi ile 464 watt gücünde yüksek kaliteli bir ses deneyimi sunarken; BMW X7, 1.475 watt gücündeki Bowers & Wilkins Diamond Surround Ses Sistemi ile üstün bir akustik deneyim yaşatıyor. M Sport iç ve dış tasarım detayları; jant seçenekleri, M Aerodinamik Paketler, M Sport fren diskleri ve Alcantara tavan döşemeleriyle iki modelin karakterine göre farklı ölçekte yorumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.