Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tasarım

Kapsül Haber Ajansı - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de Haber

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de

Onlarca yıldır Avrupa C hatchback segmentinde önemli bir oyuncu olan PEUGEOT, özgün tasarımı, sürüş keyfi ve dinamik yol tutuşuyla bilinen ve birçok ülkede en çok tercih edilen 308 modelinin, yeni makyajlanan versiyonunu Türkiye'de satışa sundu. Yeni PEUGEOT 308, muhteşem tasarımı, benzersiz sürüş dinamikleri, verimli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motoru ile sürüş keyfini bambaşka bir boyuta taşıyor. PEUGEOT, yeni PEUGEOT 308 modelini Türkiye'de dizel motor seçeneği ile Allure ve GT olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuyor. Bu kapsamda Allure donanımlı versiyon 2.360.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, GT donanımlı versiyon 2.695.000 TL'den başlayan fiyatlarla ileri sürüş keyfini yaşamak isteyen müşterilerini bekliyor. Fransa'da tasarlanan ve Mulhouse fabrikasında üretilen yeni PEUGEOT 308, Fransız mükemmelliğini ifade ediyor. PEUGEOT modellerinde bir ilk: Aydınlatmalı ön ızgara! PEUGEOT ürün gamında ilk kez kullanılan aydınlatmalı logo ile yeni 308 geleceğe ışık tutuyor. Aydınlatılan PEUGEOT logosu, yenilenen ön tasarım boyunca markanın kimliğini gururla vurguluyor. Sürücü tarafından görülmese de, logonun arkasına gizlenen mesafe radarı yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Logonun üzerinde yer alan ışıklı şeritler, ızgarayı zarif bir şekilde öne çıkarırken, PEUGEOT 308'in aydınlatmasını yenilenen farlara doğru uzatarak otomobilin güçlü duruşunu destekliyor. Bu duruş, farlardan başlayarak ön yüze kadar uzanan güçlendirilmiş omuz çizgisiyle daha da belirginleşiyor. Yeni tamponun alt kısmının trapezoid yapısı da yeni PEUGEOT 308'in yola sağlam basmasını sağlarken, bunu her iki uçta bulunan hava girişleri tamamlıyor. Tamponun uçlarındaki bu hava girişleri, hava akışını tekerlek davlumbazlarının iç kısmına yönlendirerek, yeni PEUGEOT 308'i segmentinin en aerodinamik modeli haline getiriyor. Bu optimizasyon yakıt tüketiminin düşmesine de katkı sağlıyor. Gövde rengi yeni ön ızgara, aracın bütününe kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Bununla birlikte yeni PEUGEOT 308'in ızgara tasarımında yer verilen şeritler orta kısımda aralıklı, yanlara doğru ise daha sık konumlandırılıyor. Bu uygulama, aracın güçlü duruşunu desteklerken hava akışını optimize ediyor. Allure donanım seviyesinde yeni ön ızgara tasarımı, Full LED farlar ve 17 inç elmas kesim alaşım jantlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde aydınlatmalı ön ızgara ve PEUGEOT logosu, Matrix Full LED farlar, akıcı LED sinyal lambaları ve 18 inç elmas kesim alaşım jantlar sportif görünümü daha da ileri taşıyor. Etkileyici bir görünüm PEUGEOT 308'in etkileyici tasarımı far bölgesine yerleştirilen üç adet ince LED pençesiyle benzersiz bir ışık imzası taşıyor. Gündüz farı ve sinyal lambası işlevine sahip bu ikonik imza, PEUGEOT kimliğini tam anlamıyla yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde Full LED farlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde Matrix Full LED far teknolojisi sürüş güvenliğini ve akıcı LED ön sinyal lambaları ise görsel etkiyi daha da artırıyor. Arka bölümde ise yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT logosunun üzerindeki zarif parlak siyah bandın her iki yanında yer alan üç adet eğik LED pençesiyle tüm donanım seviyelerinde etkileyici arka aydınlatma imzasını taşıyor. Sportif ve zarif karakteri ile öne çıkan yeni PEUGEOT 308 benzersiz tarzı ve boyutlarıyla C segmentinin en sportif tasarımlarından birini ortaya koyuyor. Yeni PEUGEOT 308, üretimde kullanılan %30'dan fazla çevre dostu malzeme (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir) ile sürdürülebilirlik konusunda yeni standartlar belirliyor. Kenevir liflerinden üretilen ön konsol ve tamponlar ile depolama alanlarında geri dönüştürülmüş plastikler gibi 30'dan fazla polimer bileşen bu ekolojik taahhüdün altını çiziyor. PEUGEOT ekipleri, araçların tasarımından başlayıp ömrünü tamamlayana kadar, çevre üzerindeki etkisini sınırlamak için çalışıyor. PEUGEOT, çevresel standartlara uymanın yanı sıra, sürdürülebilir hareketlilik konusunda öncülük etmeyi hedefliyor ve bu nedenle araçlarının ekolojik ayak izini azaltmak için önemli ölçüde kaynak ayırmayı taahhüt ediyor. Heyecan verici yeni renkler ve jant seçenekleri​ Yeni PEUGEOT 308'in Allure ve GT donanım seviyeleri yeni elmas kesim alaşım jantlarla donatıldı. Zarafet, yenilik ve aerodinamiği bir araya getiren bu jantlar, PEUGEOT tasarım ekibinin kapsamlı çalışmalarını yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde 17 inç alaşım jantlar sunulurken, GT donanım seviyesinde 18 inç elmas kesim alaşım jantlar daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, ürün gamına eklenen yeni Lagoa Mavi renginin yanı sıra Selenyum Gri, Tekno Gri, Okenit Beyaz, İnci Siyah ve Elixir Kırmızı gövde renkleriyle her zevke hitap eden zengin renk seçenekleri sunuyor. Teknolojik ve fonksiyonel iç tasarım Yeni 308'in dış tasarımındaki dinamizm iç mekâna da yansıyor. Allure donanım seviyesinde 10 inç dijital gösterge paneli, kablosuz Mirror Screen, kablosuz şarj sistemi ve anahtarsız giriş-çalıştırma sistemi standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise 10 inçlik 3 boyutlu dijital gösterge paneli, i-Toggles kişiselleştirilebilir sanal tuşlar ve entegre 3 boyutlu navigasyon sistemi sürüş deneyimini daha da ileri taşıyor. Yeni PEUGEOT 308'de ayrıntıya gösterilen özen her noktada hissediliyor. Buna GT donanımlı versiyonda ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ve 8 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması dahil. Yeni PEUGEOT 308, şık ve sportif görünümlü ön koltuklara sahip. Allure donanım seviyesinde Quartz dikiş detaylarına sahip Tremezzo yarı deri kumaş koltuklar sunulurken, GT donanım seviyesinde Adamite Yeşili dikiş detaylı Uzila yarı deri kumaş koltuklar, Alcantara kaplamalı ön konsol ve alüminyum dekor detayları iç mekânın karakterini güçlendiriyor. GT versiyonunda ayrıca bel destekli sürücü koltuğu, ambiyans aydınlatması ve siyah tavan kaplaması standart olarak sunuluyor. Allure donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunulan Panaromik Açılır Cam Tavan da güneşin iç mekâna daha rahat ulaşmasını ve daha aydınlık olmasını sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, teknolojik donanımlarıyla da segmentinde fark yaratıyor. Allure donanım seviyesinde arka park sensörü ve geri görüş kamerası standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde ön ve arka park sensörleri, yan sensörler, 360 derece çevre görüş sistemi ve geri viteste otomatik alçalan yan aynalar yer alıyor. Ayrıca GT donanım seviyesinde Spor Sürüş Paketi ile daha dinamik vites geçişleri ve sürüş karakteri sunuluyor. İleri seviye sürüş keyfi Yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT'nun C segmentindeki modellerinin mirasını sürdürüyor ve olağanüstü bir sürüş keyfi sunuyor. Yeni model, PEUGEOT'nun sürüş özelliklerindeki uzmanlığını miras alarak çeviklik, dinamizm ve denge gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Alçak oturma pozisyonu ve süspansiyonu ile titreşimleri filtreleme kalitesi modelin sürüş deneyimini daha da ileriye taşıyor. PEUGEOT sürüş keyfinin temel unsuru olan ünlü PEUGEOT i-Cockpit®, yeni 308'de PEUGEOT'nun en gelişmiş ifadelerinden birine ulaşıyor. Göz hizasında konumlandırılan gösterge paneli ve kompakt direksiyon simidi ile olağanüstü ergonomi sunan yeni 308'de her şey sürücünün göz hizasında ve ellerinin erişim mesafesinde olacak şekilde doğal bir kompozisyonla düzenlenmiş durumda. Buna ön konsolun ortasındaki, hafifçe sürücüye dönük konumlandırılmış kumandalar da dâhil. Yeni PEUGEOT 308, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle güvenliği de üst seviyeye taşıyor. Adaptif Hız Sabitleyici, Aktif Şerit Takip Sistemi, Sürücü Dikkat ve Yorgunluk Tespit Kamerası, Hız Limiti Tanıma ve Önerme Sistemi ile Acil Durum Tam Durdurma Güvenlik Freni her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi ve Şerit Konumlama Asistanı gibi ileri sürüş destek teknolojileri yer alıyor. Tüm ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilen verimli dizel motor PEUGEOT, her kullanıcı tipi ve kullanım amacına cevap verme hedefiyle kişiye özel çözümler sunmaya devam ediyor ve yeni PEUGEOT 308'de verimliliğini kanıtlamış 130 HP gücünde dört silindirli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motor da sunuyor. Dizel motorla eşleştirilen EAT8 otomatik şanzıman ise özellikle uzun mesafeli yoğun sürüşleri daha da keyifli hale getiriyor. 1.499 cc hacmindeki motor, 1.750 d/d'de 300 Nm maksimum tork üreterek günlük kullanımda güçlü ara hızlanmalar ve yüksek sürüş konforu sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, bu motorla 207 km/s maksimum hıza ulaşırken, 0'dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede çıkabiliyor. WLTP normlarına göre 100 kilometrede 4,9 ila 5,1 litre aralığında karma yakıt tüketimi sunan model, performans ve verimlilik arasında başarılı bir denge kuruyor. 53 litrelik yakıt deposu ve düşük tüketim değerleri sayesinde uzun yolculuklarda daha az yakıt molasıyla yüksek kullanım konforu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GCA Design Studio’dan Cam Ambalaj Tasarımında Bütüncül Yaklaşım Haber

GCA Design Studio’dan Cam Ambalaj Tasarımında Bütüncül Yaklaşım

GCA bünyesinde faaliyet gösteren GCA Design Studio, trend araştırmaları ve tüketici içgörülerinden tasarım, mühendislik ve üretim süreçlerine kadar ürün geliştirme yolculuğunun her aşamasında markalara destek veriyor. Tasarım, teknik uzmanlık, üretim deneyimi ve pazar bilgisini bir araya getirerek markaların fikirlerini üretilebilir, işlevsel ve değer yaratan cam ambalaj çözümlerine dönüştürüyor. Ürünün ilk fikir aşamasından tüketiciyle buluştuğu ana kadar tüm süreci yönetiyor, markaların pazarda farklılaşmasını destekleyen çözümler geliştiriyor. Bir fikri ürüne, ürünü markaya dönüştüren süreç GCA Design Studio'nun çalışma modeli, tasarımı ürün geliştirme yolculuğunun yalnızca bir aşaması olarak görüyor. Her proje; hedef pazarın, kategori dinamiklerinin, tüketici beklentilerinin ve markanın büyüme hedeflerinin analiz edilmesiyle şekilleniyor. Elde edilen içgörüler doğrultusunda geliştirilen fikirler, tasarım ve mühendislik çalışmalarıyla olgunlaştırılırken ürünün üretim süreçleriyle uyumu da eş zamanlı olarak değerlendiriliyor. Süreç, sektör ve trend araştırmalarıyla temelleniyor; tüketici içgörülerinin değerlendirilmesi ve ürün stratejisinin oluşturulmasıyla şekilleniyor. Bu aşamayı tasarım, prototip geliştirme, mühendislik çalışmaları, etiket ve dekorasyon çözümleri, dolum gereksinimleri ve üretim süreçleri takip ediyor. Ürünün pazara sunulmasına kadar uzanan tüm geliştirme adımları, birbirini besleyen entegre bir yaklaşımla yönetiliyor. Böylece markalar, farklı uzmanlık alanlarını ayrı ayrı koordine etmek yerine ihtiyaç duydukları tüm bilgi ve deneyime tek noktadan erişebiliyor. Bu yaklaşım sayesinde ortaya çıkan ambalajlar yalnızca estetik açıdan dikkat çekmiyor; üretim verimliliği, operasyonel gereksinimler, marka konumlandırması ve tüketici deneyimi gibi birçok farklı kriteri aynı anda karşılıyor. Etiket tasarımından dekorasyon alternatiflerine, kapak ve aksesuar seçimlerinden dolum süreçlerine kadar ürünün pazardaki başarısını etkileyen tüm detaylar bütüncül bir bakış açısıyla ele alınıyor. GCA'nın üretim gücü ve teknik bilgi birikimiyle desteklenen Design Studio, markalara fikir aşamasından pazara çıkışa kadar uzanan süreçte rehberlik ediyor. Tasarım ekipleri, mühendisler ve üretim uzmanları aynı hedef doğrultusunda çalışırken, ürün geliştirme süreci daha hızlı, daha verimli ve daha öngörülebilir hale geliyor. Tasarımın ötesinde bir çözüm merkeziGCA Design Studio'nun en önemli farklarından biri, tasarım, teknik uzmanlık, üretim deneyimi ve pazar bilgisini aynı yapı içerisinde buluşturması. Bu sayede markalar, ürün geliştirme sürecinin her aşamasında farklı çözüm ortaklarıyla çalışmak yerine tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek entegre bir ekiple ilerleyebiliyor. Sürdürülebilirlik de bu yaklaşımın önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Hafifletme odaklı tasarım çalışmaları sayesinde cam ambalajın estetik ve fonksiyonel özellikleri korunurken daha az ham madde kullanımıyla çevresel etki azaltılıyor. Tasarım gücünü uluslararası başarılarla ortaya koyuyor GCA Design Studio tarafından geliştirilen projeler, ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiği başarılarla da dikkat çekiyor. A' Design Award, Red Dot, WorldStar ve Ambalaj Ay Yıldızları gibi prestijli organizasyonlarda kazanılan ödüller, tasarım, teknik yetkinlik, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimini bir araya getiren yaklaşımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Global trendler ve tüketici beklentileri doğrultusunda geliştirilen çalışmalar, Türkiye'yi cam ambalaj tasarımı alanında dünya çapında temsil eden örnekler arasında yer alıyor. “Markaların ürün geliştirme yolculuğunun tamamına eşlik ediyoruz” GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi "Bugün başarılı bir ambalajın arkasında yalnızca iyi bir tasarım değil; doğru içgörü, güçlü mühendislik, üretim bilgisi ve pazarı doğru okuyan bir yaklaşım bulunuyor. GCA Design Studio'yu da bu anlayışla konumlandırıyoruz. Bir ürün fikrinin ortaya çıktığı ilk andan, ürünün raflarda tüketiciyle buluştuğu noktaya kadar tüm sürece eşlik ediyoruz. Trend araştırmalarını, tüketici içgörülerini, tasarım ve mühendislik çalışmalarını, üretim deneyimimizi ve pazar bilgimizi aynı çatı altında bir araya getiriyoruz. Böylece markalar için yalnızca bir ambalaj geliştirmiyor, ürün geliştirme yolculuğunun tamamında değer üreten bir çözüm ortağı olarak çalışıyoruz. Amacımız, markaların fikirlerini güçlü ürünlere, ürünlerini de pazarda fark yaratan başarılara dönüştürmelerine katkı sağlamak." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cam, Ustaların Elinde Sanata Dönüşüyor Haber

Cam, Ustaların Elinde Sanata Dönüşüyor

Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Cam Atölyesi’nde, geleneksel Türk cam süsleme sanatıyla eşsiz eserler üretiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ unvanına sahip cam süsleme sanatçıları Sare Ateş ve Aytaç Ateş’in görev yaptığı atölyede, her eser haftalar süren titiz bir çalışmayla tamamlanıyor. Tasarımdan üretime uzanan süreçte kontur çekme, aşındırma, boyama, mineleme ile altın ve platin yaldız uygulamaları gibi geleneksel tekniklerden yararlanılıyor. El işçiliğinin temel unsur olduğu eserlerde, sanatçıların motifleri yorumlayış biçimi ve renk geçişleri, her çalışmayı birbirinden farklı kılıyor. Atölyede üretilen her eser, sanatçının izini yansıttığı ve dünyada tek örneği bulunan özgün bir nitelik taşıyor. GELENEKSEL MOTİFLER CAMDA HAYAT BULUYOR 350’ye yakın farklı tasarım ve uygulamanın hayat bulduğu atölyede; lale, gül, karanfil, sümbül, servi, rumi, hatayi, penç ve bulut gibi geleneksel Türk süsleme motifleri kullanılıyor. Anadolu’nun zengin kültürünü ve Osmanlı saray estetiğini yansıtan motifler, çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak cam sanatına değer katıyor. ÖZGÜN ESERLER SANATSEVERLERLE BULUŞUYOR Bursa Büyükşehir Belediyesi, geleneksel bir sanat dalını yaşatmanın yanında el emeğiyle hazırlanan nitelikli eserleri daha ulaşılabilir hale getirerek sanatseverlerle buluşturuyor. Büyükşehir bünyesinde üretilen eserler uygun fiyatlarla vatandaşların beğenisine sunuluyor. Bu sayede kültürel mirasın korunmasının yanı sıra üretim ve paylaşım yoluyla yaşatılmasına da katkı sunuluyor. Atölyede görev yapan sanatçı Sare Ateş, Bursa’nın kültürel mirasını cama nakşettiklerini söyledi. Eserlerin desen tasarımından fırınlamaya kadar birçok süreçten geçtiğini belirten Ateş, “Türk cam sanatı, sabır, ustalık ve incelik ister. Bu önemli değerimizi Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yaşatıyor olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yataş Grup 50. Yılında Küresel Büyümesini Hızlandırıyor Haber

Yataş Grup 50. Yılında Küresel Büyümesini Hızlandırıyor

Yataş Grup’un yarım asır önce Anadolu’da başlayan yolculuğu, bugün tasarım, teknoloji ve üretim gücünü bir araya getiren küresel bir başarı hikâyesine dönüştü. Yataş Bedding, Enza Home, Divanev ve Puffy markalarıyla faaliyet gösteren grup; yatak ve mobilyadan ev tekstiline, dekorasyondan uyku aksesuarlarına kadar geniş ürün yelpazesiyle yaşam alanlarına bütünsel bir yaklaşım sunuyor. Türkiye’de 1.471, dünya genelinde ise 1.642 satış noktasıyla dev bir operasyon ağını yöneten şirket, tam 50 yıldır milyonlarca insanın hayatına dokunurken küresel ölçekte büyümeye devam ediyor. 22,6 Milyar TL Hasılatla Güçlü Büyüme Yarım asırlık deneyimini finansal gücüyle pekiştiren Yataş Grup, 2025 yılını 22,6 milyar TL seviyesine yaklaşan hasılatla tamamladı. 7,8 milyar TL brüt kâr ve 2,1 milyar TL esas faaliyet kârı ile operasyonel performansını sağlam temeller üzerine oturtan grup, 23,9 milyar TL’lik toplam aktif büyüklüğü ve 10,8 milyar TL’lik özkaynak yapısıyla finansal yapısını istikrarlı biçimde güçlendirdi. Üretim gücünü Kayseri ve Ankara’da bulunan toplam 520.000 m² alan üzerine kurulu 5 modern fabrikasından alan Yataş Grup; yıllık 1.850.000 m³ sünger, 850.000 adet yatak, 1.700.000 adet ev tekstili, 720.000 adet kanepe ve 450.000 ünite modüler mobilya üretim kapasitesiyle sektörün liderleri arasında yer alıyor. 2025 yılında faaliyete geçen ve yıllık 1 milyon 200 bin metreküp üretim kapasitesine sahip yeni sünger fabrikasıyla kapasitesini daha da artıran grup, küresel ölçekte rekabet gücünü güçlendiriyor. Bugün 20 ülkeye sünger ihracatı gerçekleştiren ve yıllık ihracat cirosunu 10 milyon USD seviyesine ulaştıran Yataş Grup, yeni tesisin getirdiği üretim esnekliği ve katma değerli ürün portföyü sayesinde 2030 itibarıyla 50 ülkeye aktif ihracat yapmayı ve yıllık ihracat hacmini 25 milyon USD seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Enerji Dönüşümünde Öncü Adımlar Büyüme stratejisinin merkezine sürdürülebilirliği ve enerji dönüşümünü alan Türkiye’nin lider şirketi, Kayseri ve Ankara yerleşkelerindeki fabrika çatılarına kurduğu 11,8 MWp gücündeki Güneş Enerjisi Santralleri (GES) sayesinde üretimde kullandığı elektrik enerjisinin %100'ünü yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor. Üretilen elektriğin ihtiyacın dışında kalan %30 ila %40'lik kısmı ise ekonomiye kazandırılıyor. Yıllık 7.185 ton karbon salımını engelleyen bu yatırım, aynı zamanda 1,5–2 milyon dolar seviyesinde finansal katkı sağlayarak şirketin sürdürülebilirlik odaklı büyüme yaklaşımını destekliyor. “50 Yıldır Gündüz İle Geceyi Birbirine Bağlıyoruz” Geçmişten gelen üretim disiplinini modern tasarım anlayışıyla birleştiren Yataş Grup, Türkiye’den dünyaya uzanan bir başarı hikâyesi yazmaya devam ediyor. Grubun 50 yıllık yolculuğunu ve gelecek vizyonunu Yataş Grup CEO’su Nuri Öztaşkın şöyle anlatıyor: “1976’da ilk sünger fabrikamızın bantlarını çalıştırdığımız an, yalnızca bir üretim hattı değil, bir vizyonun da fitilini ateşledik. O günden beri, gündüz evleri yaşayan mekânlara dönüştürdük. Gece ise bilim ve teknolojiden güç alan çözümlerimizle sağlıklı uykuyu destekledik. Bu topraklardan dünyanın dört bir yanına uzanan yolculuğumuzda mobilya tasarımını, ergonomiyi ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturduk. Sektörü dönüştürdük, alışkanlıkları yeniden yazdık. Bugün Yataş; tasarımın, teknolojinin ve üretim gücünün buluştuğu büyük bir yaşam markasına dönüşmüş durumda. Yarım asırlık tecrübemizle yalnızca yatak değil; Enza Home, Divanev ve Puffy markalarımızla mobilyadan dekorasyona, ev tekstilinden aksesuara kadar yaşamın her alanına dokunan bütünsel bir deneyim sunuyoruz. Önümüzdeki 50 yılımızda tüm bu deneyimi daha ileriye taşıyarak daha da cesur fikirlerle, daha da derin bir sorumlulukla şekillendirmeye hazırız” 2026 Hedefi: Yeni Mağazalar ve Küresel Büyüme Öztaşkın, grubun gelecek projeksiyonuna dair şu hedefleri paylaşıyor: “Yataş Grup olarak stratejimizi ‘konfor ve istikrarlı büyüme’ üzerine kuruyoruz. Evlerin ruhunu dönüştüren tasarımlardan, bilimle güçlenen uyku teknolojilerine kadar uzanan bir yolculuk sunuyoruz. Bu yıl Yataş Bedding tarafında büyük bir dönüşüm başlatarak 50 yeni konsept mağaza açacak, mevcut 50 mağazamızı da yenileyerek toplam 100 noktada modern bir deneyim sunacağız. Enza Home ile 45, Divanev ile 5 ve Puffy ile 35 yeni mağaza açarak erişilebilirliğimizi artıracağız. Avrupa’nın en büyük sünger üretim tesislerinden birini hizmete açarak yakaladığımız kapasiteyi lojistik ve teknoloji yatırımlarıyla destekleyeceğiz. Rusya, Orta Doğu ve Afrika gibi stratejik pazarlarda büyüme ivmemizi sürdüreceğiz. Yeni pazarlara giriş yapmak ve mevcut pazarlardaki derinliğimizi artırmak adına 2026 yıl sonu için kendimize cirosal bazda %41 seviyesinde iddialı bir büyüme ve genişleme hedefi koyduk” 50 Yıllık Yolculukta Kilometre Taşları 1976 – Yataş, Anadolu’nun ilk sünger fabrikası olarak kuruldu.1979 – Kayseri’de ilk yatak üretimi başladı.1987 – Ev tekstili üretimine başladı ve sektörde ilk franchise mağaza modelini hayata geçirdi.1993 – Panel mobilya ve koltuk üretimiyle ürün gamını genişletti.1996 – Sektöründe borsaya açılan ilk şirketlerden biri oldu.2009 – Markalarını yeniden yapılandırarak Yataş Bedding ve Enza Home konseptlerini hayata geçirdi.2013 – Stratejik dönüşümle hızlı büyüme sürecine girdi, Yataş Project markası doğdu.2019 – Divanev ve Yataş Foam markaları portföye katıldı.2021 – Puffy markasıyla uyku ürünleri segmentinde yeni bir sayfa açıldı.2025 – Dünyanın üçüncü, Avrupa’nın en büyük sünger üretim tesislerinden biri olan Kayseri İncesu Fabrikası faaliyete geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Trucks’tan Yeni Nesil Kabin Yatırımı Haber

Ford Trucks’tan Yeni Nesil Kabin Yatırımı

Ford Trucks, “en verimli taşıma çözümleriyle değer yaratmak” vizyonu doğrultusunda ürün ve hizmetlerini geliştirmeyi kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda Ford Trucks, Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemek ve Avrupa Birliği’nin ilgili emisyon ve güvenlik gerekliliklerine uyum sağlamak amacıyla Yeni Nesil Kabin Programı kapsamında yeni yatırım planını açıkladı. IVECO ile ortak geliştirilecek yeni nesil kabin; ileri güvenlik özellikleri, aerodinamik yapısı ve sürücü odaklı tasarımıyla Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılığına yönelik dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olacak. Ford Otosan’ın, ortak proje kapsamında kendi fabrikasında üreteceği ürüne yönelik 2030 yılına kadar kademeli olarak yapmayı planladığı net yatırım tutarı yaklaşık 364 milyon Avro olup, bu tutarın 122 milyon Avroluk bölümü bugüne kadar ön fizibilite faaliyetleri kapsamında hayata geçirildi. Güç birliği 2025’te Ortak Geliştirme Anlaşması’yla somutlaştı Ford Trucks ile IVECO arasındaki iş birliği, 2024 yılında imzalanan bağlayıcı olmayan niyet mektubuyla başladı. Ağır ticarinin öncü iki global markası, Mart 2025’te imzaladıkları Ortak Geliştirme Anlaşması ile yeni nesil ağır ticari araç kabininin tasarım ve mühendislik çalışmalarını birlikte yürütme kararı aldı. Program kapsamında Ford Trucks ve IVECO, birlikte geliştirecekleri kabini kendi tesislerinde üretip monte edecek. Her iki şirket, kabini kendi tasarım anlayışı ve müşteri beklentileri doğrultusunda özelleştirerek kendi markalarıyla pazara sunacak. İki markanın mühendislik deneyimini ve kaynaklarını bir araya getirecek programla ürün kalitesinin geliştirilmesi, maliyet ve ölçek avantajı sağlanması ve Avrupa pazarındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Yeni nesil kabinin 2028 yılı içinde kademeli olarak devreye alınması planlanıyor. Yeni nesil kabinle müşteriler için daha fazla değer Ford Trucks’tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emrah Duman, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yeni nesil kabin programı, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılığına hazırlanırken attığı en önemli ürün adımlarından biri. IVECO ile yürüttüğümüz bu iş birliğiyle, Avrupa regülasyonlarına uyum sağlayacak, güvenlik, aerodinamik, konfor ve verimlilik alanlarında ileri standartlar sunacak güçlü bir kabin ailesi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu program, yalnızca Avrupa’daki büyüme hedeflerimiz için değil, Türkiye’deki müşterilerimiz için de heyecan verici bir gelişme. Ford Trucks’ın mühendislik gücünü ve ürün geliştirme kabiliyetini yansıtan yeni nesil kabinin, müşterilerimize daha rekabetçi, daha konforlu ve geleceğe hazır çözümler sunarken markamızın uluslararası pazarlardaki itibarını da güçlendireceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

405 Günde Geliştirilen Süper Otomobil: Audi Nuvolari Haber

405 Günde Geliştirilen Süper Otomobil: Audi Nuvolari

Audi Revolut F1 Takımı pilotları Gabriel Bortoleto ve Nico Hülkenberg de geliştirme sürüşlerine katıldı. Nuvolari’nin Avrupa’nın farklı noktalarında şekillenen sıra dışı gelişim hikayesi, Audi’nin hazırladığı özel bir belgeselle izleyiciyle buluşuyor. Audi Nuvolari, markanın otomobil geliştirme anlayışında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İlk çizgilerin kağıda aktarılmasından sürüşe hazır prototipin ortaya çıkmasına kadar geçen 405 günlük süreç, markanın bir fikri ne kadar hızlı biçimde hayata geçirebildiğini gösteriyor. Audi tarihinin en hızlı ve en güçlü yol otomobili olan Nuvolari, bu yönüyle bir süper otomobilin ötesine geçiyor; markanın gelecekteki modellerine yön verecek teknolojik bir referans noktası niteliği taşıyor. Proje kapsamında edinilen deneyimlerin ve geliştirilen çözümlerin, Audi’nin gelecek teknoloji portföyüne önemli katkılar sağlaması hedefleniyor. 405 günün arkasındaki çalışma modeli Nuvolari’yi farklı kılan yalnızca ulaştığı performans değil, hayata geçirilme biçimi. Tasarım, araç teknolojileri, aerodinamik ve güç-aktarma sistemleri alanlarında görev yapan Audi uzmanları, projenin ilk gününden itibaren aynı hedef etrafında toplandı. Ekibe tanınan hareket alanı, doğrudan iletişim ve hızlı karar alma imkanı, geliştirme sürecinin kalite ve performanstan ödün verilmeden ilerlemesini sağladı. Nuvolari böylece doğru yaklaşımın ve yakın ekip çalışmasının, geliştirme hızını artırırken ürünün teknik ve tasarımsal hedeflerini koruyabileceğini ortaya koydu. Laponya’dan Nardò’ya uzanan test programı Nuvolari’nin geliştirme yolculuğu, Audi’nin Avrupa’daki farklı uzmanlık merkezlerine yayıldı. Ingolstadt’ta başlayan tasarım sürecini, Laponya’da teknoloji demonstrasyon araçlarıyla gerçekleştirilen soğuk hava testleri izledi. Hafif yapı çalışmaları Neckarsulm’da, aerodinamik geliştirmeler Ingolstadt’taki rüzgar tünelinde, süspansiyon ayarları İspanya’nın güneyinde ve yüksek hız testleri İtalya’daki Nardò Teknik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Avrupa’nın farklı noktalarında çalışan ekiplerin ortak emeğiyle şekillenen Nuvolari’nin ilk kez kendi tekerlekleri üzerinde hareket etmesi, proje için önemli bir dönüm noktası oldu. Aylar boyunca çizimler, veriler ve prototip parçaları üzerinde çalışan ekip, geliştirdiği otomobille ilk kez bu aşamada karşılaştı. Son ayarlar Formula 1 pilotlarından Sürüşe hazır prototipin tamamlanmasının ardından Nuvolari’nin direksiyonuna Audi Revolut F1 Takımı pilotları geçti. Gabriel Bortoleto, otomobili Nardò Teknik Merkezi’nin yüksek hızlı pistinde test etti. Nuvolari’nin hızlanması, sesi ve sürücüye aktardığı his, Bortoleto’nun değerlendirmelerinde öne çıkan özellikler oldu. Nico Hülkenberg ise Neustadt an der Donau’daki test pistinde Nuvolari’nin performans sınırlarını deneyimledi. 1.000 bg’nin üzerindeki sistem gücü ve bu gücün sunduğu hızlanma, otomobilin karakterini belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Formula 1 pilotlarının gerçekleştirdiği sürüşler, Nuvolari’nin geliştirme sürecine motor sporlarından gelen farklı bir bakış açısı kazandırdı. Testlerde elde edilen geri bildirimler, otomobilin son ayarlarının tamamlanmasında kullanıldı. İlk durak Antibes, ardından Monako Audi Nuvolari, dünya prömiyerini 4 Haziran 2026’da Fransa’nın güneyindeki Antibes’te gerçekleştirdi. Süper otomobil, kısa süre sonra Formula 1 Monako Grand Prix’sinde ilk kez yola çıktı. Dar caddeleri, keskin virajları ve hata kabul etmeyen yapısıyla motor sporlarının en zorlu pistlerinden biri olan Monako, Nuvolari’nin ilk sürüşü ve yeteneklerini sergilemesi için benzersiz bir sahne oldu. Audi’nin Formula 1 dünyasına adım attığı sezonda gerçekleştirilen bu gösterim, markanın yol otomobilleri ile motor sporları arasındaki teknoloji bağını da görünür hale getirdi. Audi’nin yeni tasarım döneminin habercisi Nuvolari, Audi’nin yeni tasarım dilini taşıyan ilk seri üretim modeli olarak markanın tasarım anlayışında yeni bir dönemi temsil ediyor. Sade yüzeyler, net çizgiler ve ölçülü detaylarla biçimlenen süper otomobil, alışılmış süper otomobil karakterini Audi’ye özgü bir yorumla buluşturuyor. Bu yaklaşım, Nuvolari’ye daha seri üretim yolculuğunun başında uluslararası bir ödül de kazandırdı. Model, Birleşik Krallık’ta düzenlenen CAR Genius Awards’ta “Yılın Tasarımı” seçildi. Jüri, Nuvolari’nin süper otomobil dünyasına getirdiği sadelik ve netliğin yanı sıra yenilikçi ancak Audi olduğu ilk bakışta anlaşılan tasarımını öne çıkardı. Audi Nuvolari’nin ilk çizimden Avrupa’daki geliştirme testlerine, Formula 1 pilotlarıyla gerçekleştirilen sürüşlerden dünya prömiyerine uzanan 405 günlük hikayesi, Audi’nin hazırladığı özel yapım belgeselinde anlatılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadıköy’de Çocuklar Ve Gençler Yazı Sanatla Geçiriyor Haber

Kadıköy’de Çocuklar Ve Gençler Yazı Sanatla Geçiriyor

Kadıköy Belediyesi, yaz tatilini sanatla değerlendirmek isteyen çocuklar ve gençler için kapsamlı bir atölye programı hazırladı. Kadıköy Belediyesi Çocuk Sanat Merkezi (ÇSM) ile Gençlik Sanat Merkezi'nde (GSM) 4-20 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek ücretsiz atölyelerde katılımcılar hem yeni beceriler kazanacak hem de eğlenerek öğrenme fırsatı yakalayacak. ÇOCUKLAR OYUN VE SANATLA ÖĞRENECEK Kadıköy Belediyesi Çocuk Sanat Merkezi, her yaz olduğu gibi bu yaz da 5-12 yaş arasındaki çocuklar için zengin içerikli bir program hazırladı. Ritimden dansa, resimden yaylı çalgılara uzanan atölyeler Çocuk Sanat Merkezi eğitmenleri tarafından yürütülecek. Atölyeler için ön kayıt alınmayacak; çocuklar yaş grubu uygunluğu ve sınıf kontenjanına göre istedikleri etkinliğe katılabilecek. Programda yer alan “Haydi Gel Oynayalım” atölyesinde çocuklar birlikte oyun oynayarak paylaşmanın ve üretmenin mutluluğunu yaşayacak. “Kitap Ayracımı Tasarlıyorum” atölyesinde ise ilgi alanlarından, sevdikleri karakterlerden ve kitaplardan ilham alarak kendi kitap ayraçlarını tasarlayıp süsleyecek. “Büyülü Melodiler Ormanı” etkinliğinde çocuklar, Peter ve Kurt masalı eşliğinde orkestralarda kullanılan tahta nefesli çalgıları tanıyacak. Atölyede klarnetin tarihsel gelişimi, yapısı ve masaldaki rolü de uygulamalı olarak anlatılacak. GENÇLERİN YAZI ÇOK RENKLİ OLACAK Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi ise 14-25 yaş arasındaki gençler için modern dans, yaratıcı drama, piyanoyu tanımak, keman, gitar, tango, yaratıcı yazarlık, oda müziği, film okuma, flüt, saksafon ve moda tasarım teknikleri gibi birçok farklı alanda ücretsiz atölye düzenleyecek. Ritim atölyesinde katılımcılar bateri ve farklı perküsyon çalgılarını tanıyacak, temel ritim tekniklerini öğrenerek popüler şarkıları çalma deneyimi yaşayacak. Flüt ve saksafon atölyesinde ise enstrümanların doğru tutulması, nefes teknikleri ve temel solfej eğitimi verilecek; klasik müziğin önemli eserlerinin kolaylaştırılmış düzenlemeleri uygulamalı olarak çalışılacak. Moda Tasarım Teknikleri atölyesinde katılımcılar temel moda illüstrasyonu ve figür çizim tekniklerini öğrenecek, kumaş türlerini ve renk kombinasyonlarını keşfederek kendi mini koleksiyon konseptlerini oluşturacak. Atölyede ayrıca moda endüstrisinin temel ilkeleri ve tarihsel gelişimine ilişkin bilgiler de paylaşılacak. BAŞVURULAR VE BİLGİ Çocuk Sanat Merkezi atölyeleri hakkında ayrıntılı bilgi ağustos ayı itibarıyla Çocuk Sanat Merkezi’nden ve (0216) 567 84 01 numaralı telefondan alınabilir. Gençlik Sanat Merkezi yaz atölyelerinin içerikleri, başvuru koşulları ve programına ilişkin detaylar ise https://kadikoy.bel.tr/tr/gsm-yaz-atolyeleri-04-20-agustos internet sitesinden takip edilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alfa Romeo’nun Yeni SUV Modeli İlk Kez Gün Yüzüne Çıktı Haber

Alfa Romeo’nun Yeni SUV Modeli İlk Kez Gün Yüzüne Çıktı

İtalyan premium otomobil üreticisi Alfa Romeo, gelecekteki ürün gamına ilişkin önemli bir ipucunu kamuoyuyla paylaştı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanlığı (MIMIT) tarafından düzenlenen Ulusal Otomotiv Endüstrisi Yuvarlak Masa Toplantısı'nda konuşan Stellantis Genişletilmiş Avrupa Operasyon Direktörü Emanuele Cappellano, markanın geliştirdiği yeni SUV modelinin arka tasarımına ait ilk görseli tanıttı. Paylaşılan ilk tasarım ipucu, Alfa Romeo'nun kendine özgü tasarım dilini geleceğe taşıyacak yeni model hakkında önemli sinyaller veriyor. Fastlane 2030 stratejisinin yeni adımı​ Alfa Romeo, 21 Mayıs'ta gerçekleştirilen Stellantis Yatırımcı Günü 2026 kapsamında açıkladığı Fastlane 2030 stratejisi doğrultusunda ürün gamını genişletmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda geliştirilen yeni SUV modeli, markanın pazarın merkezindeki en rekabetçi segmentte daha güçlü bir konum elde etmesini hedefliyor. Yeni model, farklı müşteri beklentilerine hitap edecek çoklu enerji seçeneklerine sahip güç-aktarma sistemleriyle sunulacak. İtalya'da tasarlanıp üretilecek üretilecek Yeni SUV modeli, Torino'daki Centro Stile Alfa Romeo tarafından tasarlanacak ve markanın İtalya'daki Melfi fabrikasında üretilecek. Böylece Alfa Romeo, tasarım ve üretimde İtalyan köklerini koruyarak geleceğe taşıyacak. Resmi tanıtımının 2027 yılının dördüncü çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanan yeni model, Alfa Romeo'nun ürün gamında önemli bir rol üstlenerek markanın büyüme stratejisine katkı sağlayacak. ALFA ROMEO HAKKINDA 1910 yılında Milano'da doğan Alfa Romeo, tutku, zarafet ve sportif performansın simgesi olarak otomotiv dünyasında eşsiz bir mirasa sahiptir. "Anonima Lombarda Fabbrica Automobili" adıyla başlayan bu yolculuk, kısa sürede İtalyan mühendisliğinin inceliklerini yansıtan ikonik tasarımlar ve yarışlardaki zaferlerle taçlandı. 1920'li yıllardan itibaren Grand Prix yarışlarında elde ettiği başarılar, 1950 yılında Formula 1'in ilk dünya şampiyonluğunu kazanan Giuseppe Farina'nın Alfa Romeo direksiyonunda olmasıyla taçlanmıştır. Enzo Ferrari'nin de yarış pilotu ve takım yöneticisi olarak ilk adımlarını attığı Alfa Romeo, sadece bir otomobil üreticisi değil, aynı zamanda bir yarış efsanesidir. Alfa Romeo, yıllar içinde Giulietta, Giulia, Spider, Stelvio, Junior ve Tonale gibi hem mühendislik hem de tasarım anlamında dönüm noktası sayılabilecek modellerle sadece bir ulaşım aracı değil, sürüşü bir deneyime dönüştüren otomobiller üretmeye devam etmiştir. Markanın DNA'sında yer alan "la meccanica delle emozioni" – duyguların mühendisliği – felsefesi, her modelde hissedilen benzersiz bir sürüş tutkusu olarak öne çıkar.​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.