Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tasarım

Kapsül Haber Ajansı - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu Haber

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu

Tüyap Fuarcılık Grubu, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği (GAHİB) ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) işbirliğiyle düzenlenen fuar, rekor büyüme hedefleriyle sektöre yön veriyor. Dünyanın halı sektöründeki en önemli platformu olarak kabul edilen ICFE, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyonuyla kapılarını açtı. Bu yıl hedeflerini büyüterek 11 salonda gerçekleştirilen fuar, artan yabancı katılımcı talebi ve genişleyen pazar potansiyeliyle dikkat çekiyor. Yerli ve uluslararası sektör temsilcilerinin yoğun ilgisiyle güçlü bir katılımcı profili sunan organizasyon, sektördeki merkezi konumunu ve küresel ölçekteki prestijini pekiştiriyor. Fuar süresince hem ticari bağlantıların kurulması hem de tasarım odaklı etkinliklerle sektörün vizyonunun genişletilmesi hedefleniyor. Fuar Sektörün Türkiye’deki Ticaret Hacmini Arttıracak! Bakan Bolat: “Türkiye halı sektöründe dünya liginin zirvesinde” Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin halı sektöründeki küresel gücüne, bakanlık desteklerine ve Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ticaret Bakanlığı olarak bu fuarı prestijli fuar statüsüne alarak katılımcıları güçlü oranlarda desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye bugün halı üretim ve ihracatında dünya liginde ikinci sırada yer alıyor. Isparta, Hereke, Bünyan gibi köklü merkezlerimizin yanı sıra Gaziantep, oluşturduğu kümelenme modeliyle adeta bir yıldız şehir konumunda ve tüm dünyada bilinen bir marka haline geldi. Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdığımız bir yılı geride bıraktık. 2025 yılını 273,4 milyar dolarlık mal ihracatı ile kapattık; halı sektörümüz ise bu başarıya yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracatla katkı sağladı. Hizmet ihracatımızla birlikte toplamda 400 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine ulaştık. Sanayimizin gözbebeği olan tekstil ve halı sektörünü, gerek fuar katılımlarında gerekse istihdam ve ihracat teşviklerimizle desteklemeye devam edeceğiz.” “Dünya halı ticaretinin kalbi İstanbul’da atıyor” Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın henüz üçüncü yılında ulaştığı büyüklüğe ve küresel başarısına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Sektörümüzün kıymetli temsilcileri GAHİB ve İHİB ile güç birliği yaparak hayata geçirdiğimiz ICFE, kısa sürede dünyanın en önemli sektörel buluşmalarından biri haline geldi. Bu yıl hedeflerimizi daha da büyüterek, 11 salonda ve rekor bir katılımcı ilgisiyle kapılarımızı açmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin üretim ve tasarım gücünü, İstanbul gibi stratejik bir ticaret merkezinde dünya ile buluşturuyoruz. Özellikle yabancı katılımcı talebindeki artış ve genişleyen pazar çeşitliliğimiz, fuarın uluslararası arenadaki prestijini kanıtlar nitelikte. ICFE ile sadece ticari bağlantılara ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda tasarım ve inovasyon odaklı etkinliklerimizle dünya halı modasına yön veren bir platform sunuyoruz. Tüm katılımcılarımıza ve ziyaretçilerimize verimli bir fuar diliyorum.” Yaratıcılık ve ilham veren etkinlikler Fuar kapsamında sektörün yaratıcı gücünü ortaya koyacak çeşitli sergiler ziyaretçilerle buluşuyor. Organizasyon dahilinde düzenlenen tasarım yarışmasında firmalar en yeni koleksiyonlarıyla yer alırken, finale kalan tasarımlar fuar alanında özel olarak sergileniyor. Geleneksel motiflerin modern yorumlarını sunan sergiler ve sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikler fuara değer katıyor. Ayrıca “Carpet Talks” programı, halı tasarımının geleceğine yön veren dört ana tema etrafında şekilleniyor. Bu oturumlarda tasarım metodolojileri, el işi mirasının çağdaş tasarımla bağı, markalaşma süreçlerinde tasarımın rolü ve ipek Hereke halılarının tarihsel birikimi ele alınarak sektöre bütüncül bir perspektif sunuluyor. Dünyanın en farklı halısı projesi Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören “Benim Eserim” temalı atölye çalışması, bu yıl da Carpet Workshop kapsamında yeniden hayata geçiriliyor. Türkiye’den ve dünyanın birçok ülkesinden 400 tasarımcının katılımıyla gerçekleşen bu projede, tasarımcılar kişisel yorumlarını özgün çalışmalarla ortaya koyuyor. Her biri sanat eseri niteliğindeki bu parçalar, fuar süresince birleştirilerek “Dünyanın En Çok Tasarımcısı Tarafından Tasarlanan Halı” unvanlı eseri oluşturacak. 400 farklı hikayeyi ve vizyonu bir araya getiren bu çalışma, fuarı sadece bir ticaret platformu olmaktan çıkarıp yaşayan bir tasarım atölyesine dönüştürüyor. Küresel katılım ve ziyaretçi hedefleri ICFE, başarısını 6 kıtada ve 80'den fazla ülkede yürüttüğü kapsamlı pazarlama faaliyetleriyle küresel bir boyuta taşıyor. Fuarın bu yılki hedefleri arasında, başta Çin, İran, Pakistan, Hindistan, ABD, Belçika ve Fransa olmak üzere 25 ülkeden 500’e yakın katılımcı firmanın ve 105 ülkeden 50.000’e yakın profesyonel ziyaretçinin ağırlanması yer alıyor. Katılımcı ve ziyaretçilerine ihracat odaklı yeni iş birlikleri kurma imkanı sunan ICFE, ticari potansiyelleri en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor.

Roca Galeri’nin 8’incisi Hindistan’da Açıldı Haber

Roca Galeri’nin 8’incisi Hindistan’da Açıldı

Roca Grup, mimarlık, iç mekan tasarımı, inovasyon ve sürdürülebilirliği buluşturan; disiplinler arası etkileşimi teşvik eden kültürel buluşma noktaları Roca Galeri ağını büyütmeye devam ediyor. Grup; Barselona, Madrid, Lizbon, Londra, Şanghay, Pekin ve São Paulo’da yer alan tasarım odaklı merkezlerden oluşan uluslararası Roca Galerileri arasına son olarak Hindistan’ı da ekledi. Hindistan’daki ilk temsil noktası olan Roca Delhi Galeri, mimarlık, tasarım ve inovasyon için yeni bir buluşma alanı olarak konumlanıyor. Galeri, Roca Grup’un en dinamik ve stratejik küresel pazarlarından biri olan Hindistan’a yönelik uzun vadeli vizyonunun önemli bir göstergesi niteliği taşıyor. “Kaleydoskop” kavramından ilham alan tasarım yaklaşımı Hindistan’da perakende mağaza tasarımı konusunda uzmanlaşmış Ultraconfidential tasarım stüdyosu tarafından tasarlanan Roca Delhi Galeri, insan odaklı tasarım anlayışı, kapsayıcı deneyim kurgusu ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkıyor. Roca Delhi Galeri, çeşitlilik, dönüşüm ve çoklu bakış açılarını simgeleyen “kaleydoskop” kavramından ilham alıyor. Bu yaklaşım, mekanın genel kurgusunu belirlerken sade çizgiler, yalın yüzeyler ve dengeli aydınlatma ile sakin bir mimari dil oluşturuyor. Özel tasarım akrilik çubuk elemanlar, harekete ve ışığa tepki veren kromatik filtreler olarak mekana ritim ve akışkanlık kazandırırken, Hindistanlı zanaatkarlar tarafından üretilen el yapımı karolar dokunsal ve yerel bir katman ekleyerek küresel tasarım kültürü ile bölgesel zanaat gelenekleri arasındaki bağı güçlendiriyor. Yapının bir diğer katı ise ana galeriyi tamamlayan ve kendine özgü bir atmosfere sahip olan Roca Grup’un bir diğer markası LAUFEN Delhi alanına ayrıldı. Daha koyu ve içe dönük bir renk paletiyle kurgulanan bu bölüm, LAUFEN’in premium koleksiyonlarının heykelsi niteliklerini ve tasarımdaki inceliğini güçlü bir biçimde öne çıkarıyor. Ortaya çıkan bütüncül deneyim, her iki markanın ayrı kimliklerini net bir şekilde yansıtırken, tasarım mükemmeliyetine yönelik ortak yaklaşımlarını da pekiştirerek uyumlu ve dengeli bir mekansal anlatı sunuyor. İki markayı buluşturan mimari deneyim Roca Grup’un 2006 yılında Parryware ile kurduğu ortak girişimle başlayan Hindistan’daki varlığı, 2011 yılında şirketin tamamının devralınmasıyla daha da güçlendi. Bugün Roca Grup, ileri teknolojiye sahip üretim tesisi ve ülke geneline yayılan güçlü dağıtım ağıyla Hindistan banyo sektöründe lider konumda yer alıyor. Chennai’de bulunan genel merkezinden faaliyetlerini yürüten Grup, sürdürülebilirlik, teknoloji ve tasarıma yönelik istikrarlı yatırımlarını sürdürürken, küresel uzmanlığını Hindistan’daki yaşam alışkanlıklarına dair derin yerel bilgisiyle birleştiriyor. “Bu proje, grup adına önemli bir adım” Roca Grup Hindistan Genel Müdürü Nirmal Kumar, Delhi Galeri hakkında şunları söylüyor: “Roca Delhi Galeri, Hindistan’ın küresel stratejimizdeki güçlü konumunu pekiştiren önemli bir adım. Bu proje, müşterilerimize yüksek standartlarda banyo çözümleri sunma hedefimizin somut bir göstergesi. Roca ve LAUFEN markalarını aynı mekanda bir araya getiren galeri, Hindistan pazarına duyduğumuz güveni ve tasarım ile inovasyona katkı sağlama vizyonumuzu ortaya koyuyor.” Ürün sergilemenin ötesinde, düşünsel paylaşım ve kültürel etkileşim için bir platform olarak kurgulanan Roca Delhi Galeri; mimarlık ve tasarımın çağdaş toplumdaki dönüşen rolünü ele alan sergilere, söyleşilere ve profesyonel buluşmalara ev sahipliği yapacak. Dünya genelinde sekizinci Roca Galeri ve Hindistan’daki ilk galeri olma özelliğini taşıyan Delhi projesi, Avrupa, Asya ve Amerika’daki Roca Galerileri küresel ağını daha da güçlendirirken; sürdürülebilirlik, tasarım kültürü ve geleceğe odaklı inovasyon ekseninde uluslararası etkileşime katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar  Haber

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar 

Bünyesindeki 5’i sektörel, 3’ü bölgesel 8 ihracatçı birliğinde yaklaşık 45 bin üyesi bulunan OAİB, %13,2’lik payıyla Türkiye’nin toplam ihracatında üçüncü sırada yer aldı. İhracatçı firmaların sektör ve yatırım çeşitliliğine sahip sanayi yapısının 2025 sonuçlarına da yansıdığını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, “OAİB ihracat performansı sınırlı sayıda sektöre değil, geniş bir sanayi tabanına dayanıyor. Birliklerimizin verileri, bölgemizin çok katmanlı bir üretim ve ihracat yapısına sahip olduğunu açık biçimde gösteriyor” dedi. “OAİB’deki 8 İhracatçı Birliğinden 5’i, sektörlerinde Türkiye’nin tek İhracatçı Birliği” OAİB Genel Sekreterliği'ne bağlı, Türkiye genelinde tek ihracatçı birliği olan sektörlerden savunma ve havacılık sanayinde toplam ihracat %48,8 artışla 10 milyar dolar olurken, iklimlendirme sanayiinin ihracatı %3,5 artışla 7,4 milyar dolar, çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinin ihracatı %4,4 artışla 4,7 milyar dolara, süs bitkileri ve mamulleri ihracatı ise %13,7 artışla 160 milyon dolara yükseldi. OAİB çatısı altındaki ihracatçı sektörlerin bilgi, teknoloji ve tasarım odağıyla büyüdüğüne dikkat çeken OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şu ifadeleri kullandı: “Genel Sekreterliğimize bağlı bulunan Makine İhracatçıları Birliği, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçı Birliği, Süs Bitkileri İhracatçıları Birliği ve İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği stratejik sektörlerdeki tek ihracatçı birlikleri olarak sadece Orta Anadolu’nun değil, tüm Türkiye’nin ihracatçı birliği görevlerini yürütüyor. Bu sektörlerin tek çatıdan koordinasyonunu sağlayan OAİB, aynı zamanda hububat, mobilya ve demir gibi yüksek üretim gücüne sahip sektörlerde iştigal eden, güçlü birlikleri de bünyesinde barındırıyor. Bu yapı, ihracatımızın bilgiye dayalı üretim, teknolojik yetkinlik ve tasarım kabiliyeti üzerinden güçlenmesini mümkün kılıyor. Finansman ve maliyet baskılarının arttığı, uluslararası alanda fiyat rekabetinin zorlaştığı dönemlerde katma değeri artırarak rekabet edebilme gücümüz, ihracatımızın sürdürülebilirliğini destekleyen temel unsurlardan biri. İhracatçıların değişen küresel koşullara uyum kapasitelerini artırabilmeleri, yüksek katma değerli ihracatı kalıcı hale getirecek çalışmalara kesintisiz devam etmeleri de en büyük hedefimiz... OAİB olarak, ihracat ekosistemini daha da güçlendirmeye, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumunu geliştirecek koordinasyon çalışmalarını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Pazar çeşitliliği açısından başarılı bir dönem geçirdiklerini ve %4,5 artan Türkiye ihracatının üzerinde bir büyümeyle yılı kapattıklarını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şunları söyledi: “OAİB ihracatının 2,8 milyar dolara ulaştığı ABD’nin mevcut pazarlarımız arasında ilk sırada yer almaya devam etmesi, ihracatçılarımızın bu pazardaki kalıcılığını net bir şekilde ortaya koydu. Birleşik Krallık’a ihracatımızın %108,6 artışla 2 milyar doları geçtiği bu dönemde, Almanya’ya da 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi. Bölgemizin küresel ticaretteki ağırlığını teyit eden önemli bir gösterge niteliği taşıyan bu verilerde, 17,5 milyar dolarlık hacmi ile Türkiye’nin toplam ihracatında 4. sırada bulunan Ankara’nın rolü büyük. Gelişmiş ülkelerdeki ticari payımızın artışından ve başta Ankara olmak üzere, yurt geneline yaygın üye firma ağımızın bizi 31,4 milyar dolar seviyesine taşımış olmasından memnunuz” dedi. OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, 2025 yılı boyunca yürüttükleri çalışmalarla ihracatçıların uluslararası görünürlüğünü artırmaya odaklandıklarını belirterek, “Avrupa Birliği başta olmak üzere Uzak Doğu, ABD ve Türki Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada fuarlar, ticaret heyetleri, UR-GE projeleri ve tanıtım organizasyonlarıyla firmalarımızı uluslararası pazarlarla buluşturduk. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat başlıklarını çalışmalarımızın merkezine alırken, OAİB olarak bu alanda şube kuran ilk Genel Sekreterlik olduk. Yeni yılla birlikte başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması sürecine ihracatçılarımızı hazırlamayı öncelikli görüyoruz. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı, yeni fuar ve heyet çalışmalarıyla ihracatçılarımızın işini kolaylaştırmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii ihracatı 10 milyar dolar Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde teknoloji ve mühendislik kabiliyetinin ihracata doğrudan yansıdığını vurgulayan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, ihracat verilerindeki yükselişe dikkat çekerek şunları söyledi: “Savunma ve havacılık sanayimiz, Türkiye genelinde 10 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak tarihi rekora imza attı. 2025 sonunda geçen yıla göre %50’ye yakın artış anlamına gelen bu başarı, ülkemizin savunma ve havacılık sanayiinde yalnızca üretim kapasitesini değil, ileri teknolojiye dayalı sistem geliştirme, küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olma ve stratejik iş birlikleri kurma yetkinliğini de güçlü biçimde ortaya koyuyor. IDEF 2025’te dünya vitrinine taşıdığımız yüksek mühendislik kabiliyeti ve yenilikçi çözümler, Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünün somut bir göstergesi oldu. Bugün gelinen nokta, Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatta istikrarlı, teknoloji temelli ve küresel ölçekte iddialı bir konuma ulaştığını açık biçimde gösteriyor.” Türkiye'de yüksek ve orta-yüksek teknolojili ihracatın payı %43,5 Türkiye'de 2025 yılında yüksek teknolojili ürün ihracatının %12,7, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının ise %10,6 oranında arttığına, 112 milyar dolara ulaşan tutar ve %43,5 pay ile bu grupların genel ihracatı önemli ölçüde yukarı taşıdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: “Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin en büyük 5 ticaret ortağından biri konumuna yükselmesinde, katma değerli ürün ihracatının arkasında yer alan müşterek Ar-Ge ve teknoloji ekosisteminin belirleyici bir rolü bulunuyor. Hava ve kara araçları, makine, elektrik-elektronik, savunma sistemleri ve yazılım gibi teknoloji yoğun sektörler; ortak mühendislik birikimi, üretim kabiliyeti ve teknolojik dönüşüm zemini üzerinde yükselerek küresel pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyor. Güçlü sanayi altyapımız sektörler arası bilgi transferini, teknoloji sınıflarının yukarı taşınmasını ve tüm ihracat kompozisyonunun dönüşümünü mümkün kılıyor. Başta Ankara, Eskişehir, Çorum ve Konya olmak üzere Orta Anadolu’da yoğunlaşan üretim altyapısı da bu ekosistemin önemli bir parçası olarak, Türkiye’nin sanayiinin bütüncül biçimde ileriye taşınmasına önemli katkı sağlıyor. OAİB çatısı altındaki sektörel ve bölgesel birliklerimizin bu çok katmanlı yapıda; ihtisas alanlarındaki bilgi üretimi, stratejik yönlendirmeleri ve paylaştıkları tecrübeyle ihracat ekosisteminin geneline değer kattıklarına inanıyorum.” Türkiye’nin iklimlendirme sanayii ihracatı 7,4 milyar dolar İklimlendirme sektöründe rekabetin giderek daha fazla teknoloji ve enerji verimliliği ekseninde şekillendiğine dikkat çeken İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Şanal, küresel rekabet koşullarına rağmen sektörün yönünü koruduğunu ifade ederek şunları söyledi: “İklimlendirme sanayiinin Türkiye geneli ihracatı geçen yıla göre %3,5 artışla 7,4 milyar dolara ulaştı. Yine Avrupa bölgesi en büyük pazarımız konumunda. 2025 yılı, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında enerji verimliliği yüksek ve yenilenebilir enerjiyle uyumlu HVAC-R çözümlerine yönelik talebin belirgin biçimde arttığı bir dönem oldu. Küresel hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerindeki artış rekabeti zorlaştırsa da teknoloji odaklı ürünlerimiz bu süreçte sektörün ihracat performansını dengeleyen temel unsur haline geldi. Önümüzdeki dönemde dijital tanıtım faaliyetlerini güçlendirmeyi, küresel fuarlarda görünürlüğümüzü artırmayı, güçlü olduğumuz pazarlarda yerimizi sağlamlaştırırken yeni pazarlara firmalarımızı taşımayı, sektörümüzün ihracat kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Türkiye’nin çimento, cam, seramik ihracatı 4,7 milyar dolar OAİB Koordinatör Başkanlığı’nın yanı sıra Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevini de yürüten Erdem Çenesiz, sektörde 2025 yılı ihracat performansının istikrarlı bir seyir izlediğini belirterek şunları ifade etti: “Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörünün ihracatı 2025 yılı sonunda %4,5 artışla 4,7 milyar dolara ulaştı. Sektörlerimiz %80 den fazla yerli Katma Değer oranı ile ihracat yapıyor ve sanayi sektörleri arasında rekortmen konumda. Sektörlerimizin yaptığı 4,7 milyar dolarlık ihracat, 3,75 milyar dolarlık net döviz kazancı anlamına geliyor. Bizim kazandırdığımız net döviz miktarı bizden çok daha yüksek tutarda ihracat yapan sektörlerden daha fazla. Yerli kaynaklarla üretim yapan sektörlerimizin bu özel durumunu her fırsatta hatırlatmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve enerji verimliliğine yönelik adımların sektörlerimizde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmesini bekliyoruz. Bu dönüşümün, ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz.” Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı 160 milyon dolar Süs bitkileri sektöründe pazar çeşitliliği ve ihracat artışının belirleyici hale geldiğini vurgulayan Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirdiğini ifade ederek şunları söyledi: “2025 yılında Türkiye genelinde süs bitkileri sektörü ihracatı %15’e yakın artışla 160 milyon dolara ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bugün ihracatımız 75’in üzerinde ülkeye yayılmış durumda; özellikle Hollanda, Azerbaycan ve Almanya gibi stratejik pazarlarda kaydedilen artışlar sektörümüzün rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor. Pazar çeşitliliğini artırma hedefiyle yürüttüğümüz UR-GE projesi kapsamında Katar, Dubai, Portekiz ve İspanya’yı hedef pazarlar olarak belirledik. 2026 yılı için ihracatta en az %12 oranında yeni bir artış öngörüyoruz; bu ivmeyi sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi sektörümüz adına temel öncelik olarak görüyoruz.” OAİB’nin demir ve demir dışı metal ihracatı 2,5 milyar dolar Türkiye genelinde geçtiğimiz yıla göre %4 oranında artarak 29 milyar dolar değerine ulaşan metal sektörü ihracatında, küresel rekabetin ve talep dalgalanmalarının belirleyici hale geldiğini ifade eden Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı R. Kaan Maşlak, pazar çeşitliliği ve etkinliğin bu dönemde daha da önem kazandığını vurguladı; “Orta Anadolu’dan demir ve demir dışı metal ihracatının 2,5 milyar dolara ulaştığı 2025 yılı, küresel metal sektöründe üretim kapasitesinin arttığı, talep yapılarının hızlı değiştiği ve rekabet baskısının yoğunlaştığı bir dönem oldu. Bu ortamda hem mevcut pazarlardaki etkinliğimizi güçlendirmeye hem de yeni ülkelere açılarak pazar çeşitliliğimizi artırmaya odaklanıyoruz. Avrupa’da artan çelik ve metal tüketimi, Afrika’daki altyapı yatırımları ve Asya’nın üretim merkezi konumu, farklı ürün gruplarımızın çeşitli coğrafyalarda rekabet avantajı yakalamasını mümkün kılıyor. İhracatçılarımızın ileri üretim teknolojileri, kalite standartları ve teknik bilgi birikimi, ülkemizin küresel pazarlarda rekabet avantajını koruyabilmesinde kritik rol oynuyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonlarımız sayesinde, firmalarımızı hedef pazarlarda daha görünür kılmaya devam edeceğiz.” OAİB’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 1,4 milyar dolar Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatın bu yıl miktar ve değer dengesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nihat Uysallı, pazar stratejilerinde veri ve tüketici odaklı çizginin öne çıktığını ifade ederek şunları söyledi: “Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi ve gofretten şekerleme çeşitlerine, makarna ve buğday ununa uzanan geniş bir ürün yelpazesine sahip sektörümüzün 2025 yılı Türkiye geneli toplam ihracatı %4 artarken Orta Anadolu bölgesinin ihracatı ise %6,5 artışla 1,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Pazar stratejilerinde yalnızca hacim ve rakamlar değil; hedef ülkelerin kültürel yapıları, tüketim alışkanlıkları ve lojistik koşulları da belirleyicidir. Dünya genelinde hızlanan şehirleşme ile artan kaliteli gıda talebi ve çeşitlilik beklentisi üretime yön vermeye devam etti. Ürün formülasyonundan ambalaj tasarımına, raf ömrü beklentilerinden gramaj seçeneklerine kadar her aşamada yerel talep ve standartlara uyum sağlayan çözümler geliştirmeye, 'Türk malı' algısını güven ve lezzetle birlikte anılan bir noktaya taşımaya devam edeceğiz. OAİB’nin mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatı 1 milyar dolar Mobilya sektörünün küresel koşullara rağmen ihracatta dayanıklılığını koruduğunu belirten Orta Anadolu Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı A. Tahsin Ata, tasarım ve teknoloji odaklı üretimin bu tabloda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Sektörümüzün %1,2’lik artışla sınırlı da olsa bir önceki yılın üstünde seviyelerde tamamladığı 2025 yılında, Orta Anadolu bölgesinde 1 milyar dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünü ihracatına ulaştık. Gümrük tarifelerinin ve maliyet baskılarının siparişleri zorladığı bir ortamda, orta ve üst segmentte tasarım odaklı ürünlere yönelmemiz bu dengeyi sağlamamızda etkili oldu. Ahşap, ofis, otel ve mutfak mobilyaları başta olmak üzere modüler, fonksiyonel ve lüks segmente yönelik ürünler ihracatımızda öne çıktı. Türk mobilya sektörünü farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, kalite odaklı ve esnek üretim kabiliyetiyle birlikte endüstriyel tasarım, ergonomi ve dijital üretim teknolojilerini hızla devreye alabilmesi. Tasarım ve markalaşmaya yapılan yatırımlarla, sadece satış hacmini değil, kârlılığı ve yeni pazarlarda kalıcılığı da güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Efsanevi 33 Stradale, Arese'deki Alfa Romeo Müzesine Geri Dönüyor! Haber

Efsanevi 33 Stradale, Arese'deki Alfa Romeo Müzesine Geri Dönüyor!

Sadece 33 adet üretilen yeni 33 Stradale, efsanevi 1960'lar modeli ve Tipo 33 yarış otomobilinden esinlenerek bir ikonun dönüşünü sembolize ediyor. Her bir araç, BOTTEGAFUORISERIE projesinin vizyonuna uygun olarak son derece titiz bir zanaatkarlık süreciyle ve en ince ayrıntılara kadar özen gösterilerek üretilen benzersiz bir örnek niteliğinde. Arese'deki Alfa Romeo Müzesi, 6 Ocak tarihine kadar yeni 33 Stradale'ye bir kez daha ev sahipliği yaparak ziyaretçilere markanın en iyi çağdaş modellerinden birini yakından görme fırsatı sunacak. Efsanevi bir Alfa Romeo ikonundan ilham alan 33 Stradale, 30 Ağustos 2023 tarihindeki resmi tanıtımı sonrasında ikinci kez müze'de sergilenecek. Bu gösterim, modelin ABD'deki en prestijli otomotiv etkinliklerinde parlayan yıldız olarak boy gösterdiği Kuzey Amerika turnesini tamamlamasının ardından İtalya'ya geri dönüşünü simgeliyor. Müzede yer alan “Geçmişten Günümüze” bölümünde, rüzgâr tüneli modelinin yanında özel bir alanda sergilenen araç, yeni 33 Stradale modeline özgü aerodinamik geliştirme, tasarım ve performans arasındaki güçlü bağı simgeliyor. Özgün bir sanat eseri Sadece 33 adet üretilen yeni 33 Stradale, efsanevi 1960'lar modeli ve Tipo 33 yarış otomobilinden esinlenerek bir ikonun dönüşünü sembolize ediyor. Her bir araç, BOTTEGAFUORISERIE projesinin vizyonuna uygun olarak son derece titiz bir zanaatkarlık süreciyle ve en ince ayrıntılara kadar özen gösterilerek üretilen benzersiz bir örnek. Kaputun altında olağanüstü bir performans sunan 630 HP gücündeki çift turbo V6 motor bulunuyor. 0'dan 100 km/sa hıza üç saniyenin altında ulaşan bu araç, 333 km/sa maksimum hızıyla ayrıcalıklı ve zamanın ötesinde bir sürüş deneyimi sunuyor. Bu özgün, hareketli sanat eseri, Kuzey Amerika'daki en seçkin otomobil etkinliklerinde parlayan yıldız olarak boy gösterdiği prestijli turnesinin ardından İtalya'ya geri dönüyor. Ayrıca model, Monterey Car Week'te görücüye çıkmasının ardından Motorlux, Hagerty House, The Quail ve efsanevi Laguna Seca pisti gibi önemli duraklarda sergilendi. Ardından araç, Los Angeles şehrindeki Petersen Otomotiv Müzesi'nde bir sergide ve MACCHINISSIMA'da boy gösterdi. Yolculuk, Wynn Las Vegas'ta düzenlenen 2025 Concours, Los Angeles Otomobil Fuarı ve Art Basel'e katılımla sona erdi. 33 Stradale, 24 Haziran 2015 tarihinde halka yeniden açılan Arese'deki ikonik Alfa Romeo Müzesi'nde bir kez daha başrole geçiyor. “Geçmişten Günümüze, Güzellik ve Hız” temalı üç bölümden oluşan sergi, ikonik modeller, prototipler ve multimedya içerikleri aracılığıyla markanın hikâyesini anlatarak, ziyaretçileri markanın geçmişine ve değerlerine dair sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor.

Samsung, CES 2026'da Teknoloji Forumları düzenleyecek Haber

Samsung, CES 2026'da Teknoloji Forumları düzenleyecek

Samsung Electronics, sektördeki trendleri ele almak ve şirketin yapay zekâ vizyonunu ve stratejisini aktarmak üzere CES 2026'da dört adet, moderatörlü teknoloji forumu düzenleyeceğini duyurdu. Samsung'un düzenleyeceği teknoloji forumları, 5-6 Ocak tarihlerinde Wynn Las Vegas'ın Latour Ballroom salonunda Samsung'un özel sergi alanında hayata geçirilecek. Şirket; yapay zekâ, ev aletleri, hizmetler ve tasarım konularını ele alan dört adet moderatörlü panel düzenleyecek. Aşağıdaki konularda düzenlenecek her oturumda, Samsung yöneticileri, iş ortakları, akademisyenler, medya mensupları ve sektör analistleri yer alacak: When Everything Clicks: How Open Ecosystems Deliver Impactful AI (Her Şey Birbiriyle Uyumluyken: Açık Ekosistemlerde Etkili Yapay Zekâ Özellikleri Nasıl Sunulur)(5 Ocak, 09:00) — Dijital Ev Aletleri İş Biriminden Yoonho Choi, Samsung Electronics Home Connectivity Alliance Başkanı Akıllı ev inovasyonlarını geliştirenler, sektörler arası iş birliğinin gerekliliğini ele alacak ve anlamlı akıllı ev teknolojilerinin günlük yaşama entegre edilmesi için gerekenler hakkında açık bir tartışma düzenleyecek. In Tech We Trust? Rethinking Security & Privacy in the AI Age (Teknolojiye Güveniyor muyuz? Yapay Zekâ Çağında Güvenliği ve Gizliliği Yeniden Düşünmek) (5 Ocak, 14:00) — Shin Baik, Samsung Electronics AI Platform Merkezi Grup Başkanı Güvenlik ve yapay zekâ uzmanları, güvenlik bilimini ele alıyor; yapay zekânın benimsenmesinde şeffaflığın ve güvenli sistemlerin nasıl anlamlı bir değişim yaratabileceğini inceleyecek. FAST Forward: How Streaming’s Next Wave is Redefining Television (İleri Görüş: Video Akışlarının Geleceği Televizyonu Nasıl Yeniden Tanımlıyor) (5 Ocak, 16:00) — Salek Brodsky, Samsung Electronics Görsel Ekran İş Birimi Başkan Yardımcısı TV ve eğlence sektöründe öne çıkan, daha etkileşimli bir gelecek için ücretsiz reklam destekli video yayını televizyonu (free ad-supported streaming television: FAST), hibrit modeller ve içerik üreticilerinin yönettiği kanallar dahil olmak üzere birçok alanda video yayınının yarınını keşfedecek. The Human Side of Tech: Designing a Future Worth Loving (Teknolojinin İnsani Yüzü: Sevmeye Değer Bir Gelecek Tasarlamak) (6 Ocak, 13:00) — Mauro Porcini, Samsung Electronics DX Bölümü Başkanı ve Tasarım Direktörü Tasarım liderleri, minimalist, teknik özellik odaklı yaklaşımların ötesine geçerek, teknoloji sektörünü yeni malzemelerle, yapay zekâyla ve yaratıcılıkla şekillenen ifade gücü daha yüksek ve insan odaklı tasarımlara yönelmeye çağıracak. Teknolojideki ve günlük yaşamdaki en yeni trendleri ele alacak olan teknoloji forumlarının tartışma konuları, 5-7 Ocak tarihleri arasında Wynn'deki Samsung Sergi Alanında tanıtılacak olan şirketin en yeni ürün inovasyonları için tamamlayıcı bir rol oynayacak.

162,1 Milyar Euro’ya Koşan Etkinlik Pazarının  Küresel Temsilcileri İstanbul’da Buluştu Haber

162,1 Milyar Euro’ya Koşan Etkinlik Pazarının  Küresel Temsilcileri İstanbul’da Buluştu

Yaratıcı endüstrilerin dünya çapındaki en prestijli buluşmalarından biri olan etkinlik, bu yıl da yaratıcılık ve tasarım dünyasının lider isimlerini İstanbul’da bir araya getirdi. “Doğanın Işıltıları” temasıyla gerçekleşen açılış gecesi; iş, sanat, siyaset ve cemiyet hayatından çok sayıda seçkin davetlinin katılımıyla unutulmaz bir atmosfer sundu. 2025 yılını 56,3 milyar Euro ile tamamlaması beklenen ve 2029’da yaklaşık yüzde 279’luk bir artışla 162,1 milyar Euro’ya yükseleceği öngörülen küresel etkinlik pazarının en önemli isimleri, Sofralar Sergisi – Yaratıcılık Konferansı’nda buluştu. Uluslararası arenada büyük ilgi gören organizasyonda, ilk gün sergi, ikinci gün konferans ve üçüncü gün ise B2B toplantıları ile küresel etkinlik pazarının kalbi İstanbul’da attı. Bu yıl 36 ülkeden 350 küresel MICE profesyonelinin katıldığı küresel prestije sahip etkinlik, Türkiye genelinden yaklaşık 2.500 ziyaretçiyi ağırladı. KM Events tarafından hayata geçirilen Sofralar Sergisi – Yaratıcılık Konferansı’nın 4. Edisyonu, “Doğanın Işıltıları” teması ile 17 Aralık akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nunda düzenlenen özel bir törenle başladı. Lüks davet dünyasının ikonik isimlerinin yer aldığı törende, KM Event’in yanı sıra 9 uluslararası tasarımcının Karaca ürünleri ile hazırladığı 8 özgün sofra tasarımının yer aldığı serginin açılışı da yapıldı. Uluslararası etkinlikte, oteller ve diğer sektör paydaşları da standları ile yer aldı. “Doğanın Işıltıları” temasından ilham alan yaratıcı sofra tasarımları; güçlü görsel dili, zarafeti ve duyusal anlatımıyla ziyaretçilere çok katmanlı bir deneyim sundu. Şıklık ve estetiğin sanatla buluştuğu bu özgün kompozisyonlar, sergiyi gezenleri adeta başka dünyalara taşıdı. KM Events ve Sofralar Sergisi – Yaratıcılık Konferansı’nın kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler’in hoş geldiniz konuşmasıyla başlayan geceye; İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ve TÜROB Başkanı Müberra Eresin’in yanı sıra iş, sanat, siyaset ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri katıldı. “Türkiye’den dünyaya uzanan yaratıcı bir vizyon” Meltem Bayazıt Tepeler, gecenin açılışındaki konuşmasında şunları söyledi: “Bu büyülü etkinliğin 4. yılında, Sofra Tasarımı Sergisi – Yaratıcılık Konferansı’nın başlangıcından bu yana dört kat büyüdüğünü görmekten büyük gurur duyuyorum. Sergi ve konferansımızın, her yıl olduğu gibi MICE, etkinlik ve düğün sektörlerine ilham verici bakış açıları sunacağına inanıyorum. Bu yıl 36 ülkeden 350 küresel MICE profesyoneli ile Türkiye genelinden 2.500 ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Dünyaca ünlü etkinlik tasarımcılarının sunumları ve iki gün sürecek B2B görüşmelerle sektörler arasında güçlü iş birlikleri kurulacak. Yine Yaratıcılık Konferansı kapsamında; lüks marka danışmanlarından Michelin yıldızlı şeflere, tasarımcılardan küresel dernek liderlerine kadar alanında öncü isimleri dinleyeceğiz. Bugün geldiği noktayla Sofra Tasarımı Sergisi – Yaratıcılık Konferansı, küresel MICE ve etkinlik endüstrisinin önemli buluşmalarından biri haline gelmiştir. Amacımız, Türkiye’yi yaratıcılık, tasarım ve misafirperverlikte lider bir destinasyon olarak konumlandırmak ve bu ilhamı dünyaya taşımaktır. Bu yolculuğun 11–12 Nisan 2026’da Londra’da RSVP European Awards ile birlikte devam edecek olmasını da büyük bir mutlulukla paylaşıyorum.” Ünlü tasarımcılara ödülleri takdim edildi Etkinliğin açılış gecesinde, küresel düğün ve etkinlik sektöründe tasarım ve yaratıcılık konusundaki liderlikleri nedeniyle serginin tasarımcı ve planlamacıları ile Sofra Tasarımı Sergisi Komitesi’ne ödülleri takdim edildi. Sharon Sacks, Danielle Nay, Jamie Aston, Erica Jones, Andrea Guimaraes, Simone Tostes, Diana Sandoval, Nefianto Setiono ve Elizabeth Solaru'ya tasarım ödülleri veridi. 2024 ve 2025'in sunucusu Nadia Duran, 2025 Sofralar Sergisi Kreatif Direktörü Tomas De Bruyne ve Çiçek Direktörü Pascal Matla'nın da Takdir Plaketi aldığı gecede, ayrıca, Masterclass öğrencilerine de başarı sertifikaları verildi. SOFRALAR SERGİSİ Yaratıcı tasarımın ikonik isimleri tasarımlarını anlattı Dünyaca ünlü etkinlik tasarımcıları ve vizyoner isimler, doğadan ve hatıralardan beslenen eşsiz sofra tasarılarını sergilediler: KM Events – 30. Yıl Sofrası Sharon Sacks – Okyanustan Gelen İlham Danielle Nay & Jamie Aston – Bir İngiliz Kaçamağı Elizabeth Solaru – Frida Kahlo’nun Bahçesi Erica Jones – Gizli Orman Sığınağı Andréa Guimarães & Simone Tostes – Brezilya’nın Yeşil Senfonisi Diana Sandoval – Dönüşüm Mevsimi: Sonbahar – Bırakmanın Güzelliği Nefianto Setiono – Hayal Okyanusları YARATICILIK KONFERASI Meltem Bayazıt Tepeler: “Yaratıcılığın farklı bakış açılarına tanıklık edeceğiz” Sofralar Sergisi, ikinci gününde ise etkinliğin merkezinde yer alan Yaratıcılık Konferansı ile başladı. Lüksün sürdürülebilirlik ve anlam arayışıyla yeniden tanımlandığı günümüzde dünyaca tanınmış isimler gerçekleştirdikleri oturumlar ve sunumlarla sektörün geleceğine ışık tuttu. Konferansın açılış konuşmasını yapan KM Events’in kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler, Sofralar Sergisi kapsamında ikinci kez düzenlenen Yaratıcılık Konferansı’nın, dünya etkinlik endüstrisine yön veren dev isimleri İstanbul’da bir araya getirdiğine dikkat çekti. Tepeler; “Her iki platform da profesyoneller arasında bilgi paylaşımını güçlendirmek, seyahat, etkinlik ve MICE endüstrisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Konferans boyunca dünyanın en iyi lüks marka danışmanlarını dinleyecek, lüks endüstrisinin özüne ve yaratıcılığın farklı bakış açılarına tanıklık edeceğiz. Sektöre yön veren isimlerin deneyimlerinin yanı sıra, Türkiye’nin yeşil gastronomi alanındaki gelişimine ışık tutan uzman görüşlerini de paylaşacağız. Etkinlik ve düğün medyası profesyonelleri ise markalarımızın ve sektörümüzün nasıl daha da büyüyebileceğine dair değerli içgörüler sunacak. Bugünün; öğrenmeyi, ilham almayı ve birlikte büyümeyi özdeşleştirdiğimiz verimli bir gün olmasını diliyorum” dedi. SUNUM 1 / Antonio Paraiso: “Lüksün Yeni Ritmi; Sürdürülebilirlik” OTURUM 1 / “Ağırlama ve Etkinlik Dünyasında Yeni Lüksün Tanımı” Moderatör: Yeşim Doğukan Konuşmacılar: Sharon Sacks, Danielle Nay, Fabrice Orlando, Jamie Aston OTURUM 2 / “Farklı Destinasyonlarda Yaratıcı Deneyimlerle Lüksü Yeniden Tanımlamak” Moderatör: Frieha Altaf Konuşmacılar: Nefianto Setiono (Nefi Decor), Erica Jones (O Luxe Design), Simone Tostes (Aonde Casar), Andréa Guimarães (Andréa Guimarães) ve Diana Sandoval (Diana Sandoval Wedding Coach), SUNUM 2 / Elizabeth Solaru: “Lüks Dünyasında Yaratıcılığın Yeni Dili: Aidiyet Tasarımı” OTURUM 3 / “Küresel Etkinlik Endüstrisinde Derneklerin ve Ödül Törenlerinin Geleceği” Moderatör: Cecilia Lavin (ILEA Başkanı) Konuşmacılar: Kitzia Morales (IADWP Başkanı), Tracey Manailescu (WPIC Kurucu Ortağı), Hasan Dinç (SITE Global 2025 Başkan Adayı), Meltem Bayazıt Tepeler (TUED Başkanı) SUNUM 3 / Dr. James Morgan: “Yaratıcılık bir yönetim sanatıdır” OTURUM 4 / “Çiçek Dünyasında Sürdürülebilirliği Başarmak” Moderatör: Nadia Duran Konuşmacılar: Tomas De Bruyne (Floral Experiences Worldwide), Pascal Matla (Floral Charm), Tim Hobbs (Tambuzi) OTURUM 5 / “Türkiye’de Gastronomide Yaratıcılık” Moderatör: Feyza Yozgat Konuşmacılar: Nilay Lale, Murat Aslan, Bahtiyar Büyükduman, Buğra Özdemir, Aziz Doğrucu OTURUM 6 / “Ağırlama Sektöründe Markanızı Nasıl Büyütürsünüz?” Moderatör: Myridh Leon McCormac (World Bride Magazine) Konuşmacılar: Alexa Skuba (WEMA Global & Wedding Venues Directory), Regine Motmans (Thursd), Alison Hargreaves (Guides for Brides & Beyond Weddings), Samar Shawareb (Arabia Weddings), Rhiannon Downie Hurst (Bride Club ME & Bride Club ME Business ) Geleceğin etkinlik ve düğün trendleri Masterclass’larda ele alındı Sofralar Sergisi – Yaratıcılık Konferansı’nda ikinci günün sonunda ise alanında uzman ve ilham verici isimlerce önemli Masterclass’lar düzenledi.

REHAU Window Solutions Red Dot’tan İki Ödül Daha Kazandı Haber

REHAU Window Solutions Red Dot’tan İki Ödül Daha Kazandı

Yapı sektörünün lider şirketi REHAU, sunduğu yenilikçi çözümlerle prestijli uluslararası ödül kazanmaya devam ediyor. Rehau Window Solutions, sürdürülebilir pencere sistemi ARTEVO TERRA ile IF Tasarım, Alman Tasarım, 2025’te Red Dot ödüllerinin ardından şimdi de Berlin “Fensterbau Frontale 2024” fuarındaki marka varlığı ve Welcome ARTEVO Week etkinliğiyle iki Red Dot ödülüne daha layık görüldü. Şirket, Berlin’de düzenlenen “Fensterbau Frontale 2024” fuarındaki standı ve yine fuarda gerçekleştirilen Welcome ARTEVO Week etkinliğiyle “Marka ve İletişim Tasarımı” kategorisinde sektörün uluslararası alanda en prestijli ödülü sayılan “Red Dot Ödülleri”nden iki ödülün sahibi oldu. Teknoloji, tasarım ve iletişim alanlarında tek elden sunduğu çözümlerle değerlendirilen Rehau, “Berlin Fensterbau Frontale 2024” fuarında yer alan standı ve fuar kapsamında düzenlenen Welcome ARTEVO Week etkinliğindeki sürdürülebilirlik, inovasyon, marka deneyimi ve hedef kitle iletişimiyle “Markalar ve İletişim Tasarımı” kategorisinde iki ayrı Red Dot ödül kazandı. Red Dot Award'ın jürisi, Fensterbau Frontale 2024'te gerçekleştirilen ARTEVO TERRA "All-in-one partner. For your success – today and tomorrow’ başlıklı sunumda altı çizilen “duygusal marka mesajı kurgusu”, “mimari, iletişim ve müşteri deneyimi birleşimi”, iş ortakları ve müşterilere yönelik “stratejik netlik” noktasında değerlendirerek ödüle layık buldu. Ürün inovasyonu ve marka yönetiminde standartları belirliyoruz Red Dot ödüllerinin sektördeki öneminde dikkat çeken REHAU Window Solutions CEO’su Carsten Heuer, 2025 yılında üç kez Red Dot aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Kazandığımız bu 3 Red Dot ödülü, sektörümüz ve müşterilerimiz için belirlediğimiz stratejik yönelimin potansiyelini ortaya koyuyor. Bu başarı, ürün inovasyonu ve marka yönetiminde standartları belirlediğimizi gösteriyor, aynı zamanda REHAU Window Solutions'ın güçlü bir marka olduğunu ortaya koyuyor. Müşterilerimiz için yeni iş fırsatları yaratmasının yanında dünya çapındaki pazarlardaki konumumuzu da güçlendiriyor. 2025 yılında elde ettiğimiz bu başarıyı, Fensterbau Frontale 2026 için daha büyük hedefler belirlemede kullanmalıyız.” REHAU Window Solutions CMO'su Peter Kotzur da bireysel çözümler, sürdürülebilirlik ve katma değer sağlayan bir marka olmanın temelinde çalışma prensiplerinin olduğunu belirterek şunları söyledi: “REHAU Industries Window Solutions bölümü, daha iyi bir yaşam için her gün pencere ve kapıları yeniden tasarlıyor. Benzersiz EcoPuls geri dönüşüm yaklaşımımızla sürdürülebilirlikte öncüyüz. Küresel çapta faaliyet gösteren aile şirketi olarak yıllık yaklaşık 3 milyar Euro ciro elde etmekteyiz. Vizyoner bakış açımız, yenilikçi teknolojimiz ve 13.000'den fazla çalışanımız ile dünya çapında insanların yaşamlarını iyileştirmek için çalışıyoruz. Kasım ayının ilk haftasında Glaswelt dergisinde Window Solutions hakkında kapsamlı bir kapak haberi yayınlandı. Almış olduğumuz bu üç Red Dot Ödülü de olağanüstü çalışmalarımızın kanıtı olmasının yanında pazarlama ve iletişim faaliyetlerimiz ile tüm kanallarda ve platformlarda uluslararası standartları belirlediğimizi de gösteriyor.”

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık Haber

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık

Ayrıca şirketler, Avrupa'da ticari araç segmentindeki iş birliği fırsatlarını araştırarak, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçları ortaklaşa geliştirecek ve üretecek. Bu ortaklık, iki grubun Avrupa’daki uzmanlığını ve endüstriyel ölçeğini bir araya getirerek her iki tarafın rekabet gücünü artıracak. Renault Group ile Ford, Avrupa otomotiv pazarında hızla ivme kazanan elektrikli mobilite alanında güçlerini birleştiren stratejik bir iş birliğine gitti. Bu ortaklık, Ford’un elektrikli araçlarını Avrupalı müşterilere daha geniş ölçekte sunmasını sağlayacak ve her iki şirketin bölgede artan rekabet ortamındaki konumunu önemli ölçüde güçlendirecek. İş birliğinin temel odağında, Ford markası altında geliştirilecek iki yeni elektrikli araç projesi yer alıyor. Bu modeller, Renault Group’un elektrikli araç alanındaki güçlü varlıklarından ve rekabet avantajından yararlanarak Ampere platformunu temel alacak. Üretim ise Renault Group tarafından Kuzey Fransa’da gerçekleştirilecek. Böylece Ampere’nin ElectriCity tesisinin “son teknoloji” üretim kapasitesi ve uzmanlığı somut bir şekilde ortaya konulacak ve bu iş birliği Avrupa’nın elektrikli mobilite dönüşümünde stratejik bir adım olarak öne çıkacak. Ford tarafından tasarlanan ve Renault Group ile ortak geliştirme sürecine alınan iki yeni elektrikli model, markanın kendine özgü sürüş dinamiklerini, otantik Ford DNA’sını ve sezgisel kullanıcı deneyimlerini bir araya getirecek. Bu iki otomobil, Ford’un Avrupa pazarında başlattığı kapsamlı yeni ürün atağının ilk adımı olacak. Söz konusu modellerden ilki, 2028 yılının başlarında showroomlarda yerini alarak tüketicilerle buluşacak. Renault Group ve Ford, elektrikli araç iş birliğinin ötesinde, Avrupa’daki hafif ticari araç segmentinde de potansiyel bir ortaklığa zemin hazırlayan bir Niyet Mektubu (LOI) imzaladı. Bu LOI doğrultusunda taraflar, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçların (LCV) ortak geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda birlikte çalışma fırsatlarını değerlendirecek. Böylece iki şirket hem binek hem ticari araç tarafında Avrupa’daki gelecek mobilite ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir iş birliği perspektifi oluşturmuş olacak. İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Renault Group CEO’su François Provost, şu ifadeleri kullandı: “İkonik bir otomobil üreticisi olan Ford ile yeni bir stratejik ortaklık başlatmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu iş birliği, Avrupa’daki ortaklık deneyimimizin ve rekabet gücümüzün ulaştığı seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Uzun vadede Ford ile güçlerimizi birleştirmek, hızla dönüşen Avrupa otomotiv pazarında bizi daha yenilikçi, daha çevik ve değişime daha duyarlı bir konuma taşıyacak.” Ford Motor Company Başkanı ve CEO’su Jim Farley ise ortaklığa ilişkin değerlendirmesinde şu cümlelere yer verdi: “Renault Group ile kurduğumuz stratejik iş birliği, Ford açısından kritik bir adım niteliği taşıyor ve Avrupa’da yüksek verimli, geleceğe uyumlu bir iş modeli oluşturma stratejimizi destekliyor. Renault Group’un endüstriyel ölçeğini ve elektrikli araç yetkinliklerini Ford’un ikonik tasarımı ve sürüş dinamikleriyle bir araya getirerek, eğlenceli, yetenekli ve ruhunda Ford’a özgü karakter barındıran araçlar geliştireceğiz.” Elektrikli ve hafif ticari araçlarda Renault–Ford iş birliği Avrupa pazarını yeniden şekillendirecek Şirketler, Renault Group'un Ampere platformunun kanıtlanmış yeteneklerinden ve rekabet gücünden, elektrikli araç üretim ekosisteminden ve Kuzey Fransa'daki (ElectriCity) endüstriyel kapasitelerinden yararlanarak iki yeni Ford markalı elektrikli binek aracı üretecek. Renault Grubu ve Ford, Avrupa'nın inovasyon, tasarım, yazılım ve hizmet sunumu alanlarında önde gelen oyuncuları olarak uzmanlıklarını birleştirerek, sektörün karşılaştığı zorlukları aşmayı ve hem perakende hem de ticari araç segmentlerindeki müşterilere daha iyi hizmet vermeyi hedefleyecek. Renault Group ve Ford'un stratejik ortaklığı, hafif ticari araç segmentindeki onlarca yıllık deneyimi, her iki şirketin endüstriyel ölçeğini ve kapsamlı tedarik tabanını bir araya getirerek, Avrupa pazarında inovasyon ve verimliliği artıracak önemli bir güç oluşturacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.