Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tcmb

Kapsül Haber Ajansı - Tcmb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tcmb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arsahane'den 2025 Raporu: "Nitelikli Arsa, Dolar ve Altını Geride Bıraktı" Haber

Arsahane'den 2025 Raporu: "Nitelikli Arsa, Dolar ve Altını Geride Bıraktı"

Ekonomik dalgalanmaların yaşandığı 2025 yılında, yatırımcılar güvenli liman arayışını sürdürdü. Arsahane'nin açıkladığı verilere göre, doğru lokasyonda, imarı ve altyapısı tamamlanmış "Smart Parsel" modelindeki araziler, enflasyon karşısında yatırımcısına reel getiri sağlayan en önemli araçlardan biri oldu. Son 5 Yıllık Getiri Analizi: Arsa Yatırımı, Altını İkiye Katladı TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) verilerine ve portföy analizlerine dayanarak hazırlanan 2019-2025 dönemi karşılaştırmalı getiri raporu çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Rapora göre; Ocak 2019 ve Ocak 2025 tarih aralığı baz alınarak incelendiğinde dolar kuru %700’ü aşan değer artışı kaydederken, gram altın %1400’ün üzerinde getiri sağladı. Türkiye genelinde imarlı arsalardaki fiyat artışı ise istatistiklere göre %1300’ü bulurken, Arsahane'nin geliştirdiği, hukuki süreçleri tamamlanmış, imarlı, ifrazlı, yolu açılmış yani değer artışı hızlandırılmış arsalarında bu oran %2600'ün üzerine çıkıyor. Veriler, nitelikli arsa yatırımının, son 5 yılda altının getirisini neredeyse ikiye katladığını gösteriyor. Bu rekor getiri oranındaki en büyük çarpan etkisi ise "ham toprak" ile "geliştirilmiş arsa" arasındaki nitelik farkından kaynaklanıyor. Hukuki riskleri barındıran, altyapısı belirsiz araziler yerine; imar durumu netleşmiş ve yaşam kurgusu hazırlanmış projelere odaklanılması, değer artışını tesadüf olmaktan çıkarıp matematiksel bir kesinliğe dönüştürüyor. Arsahane modeli, yatırımcıyı bürokratik süreçlerin getirdiği zaman maliyetinden kurtararak doğrudan sonuca odaklıyor. Arsahane, şimdiye dek toplamda 600 bin metrekareyi aşan arsa geliştirdi ve binlerce parseli yatırımcısına kazandırdı.

Düşük Riskli Varlıklar Yatırımcı için Cazip Kalmaya Devam Ediyor Haber

Düşük Riskli Varlıklar Yatırımcı için Cazip Kalmaya Devam Ediyor

TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında sürdürdüğü sıkı para politikası, yatırımcıların risk algısını ve portföy tercihlerini şekillendirmeye devam ediyor. Her ne kadar son dönemde sınırlı faiz indirimleri görülse de politika faizinin yüzde 39,5 seviyesinde, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,87 düzeyinde olması, yatırımcıya halen pozitif reel getiri sunuyor. Bu durum, risksiz TL varlıklarını cazip hale getirirken, özellikle para piyasası fonları gibi likit enstrümanlarda yaşanan sermaye girişleri bu eğilimi destekliyor. Slayz Kurucusu John Nevzat Erdem düşük riskli araçların artık sadece güvenli liman değil, aynı zamanda stratejik bir getiri alternatifi haline geldiğini belirterek yatırımcı davranışlarındaki dönüşümü değerlendirdi. “Son dönemde özellikle para piyasası fonları ve kısa vadeli sabit getirili araçlarda ciddi bir sermaye girişi gözlemliyoruz. Bu eğilim, yatırımcıların volatilitenin yüksek olduğu bir ekonomik dönemde kazançtan çok sermaye koruma refleksiyle hareket ettiğini gösteriyor. Düşük riskli varlıklar artık yalnızca güvenli bir liman değil, aynı zamanda reel getiri sağlayabilen bir alternatif olarak öne çıkıyor. Özellikle kısa vadeli araçlar, yüksek likidite ve esneklik sunduğu için portföy yönetiminde kritik bir rol oynuyor. Enflasyonun beklentileri aşması, para politikasında temkinli adımların süreceğine işaret ediyor TCMB’nin sıkı duruşunu koruması, piyasalar açısından kısa vadede istikrar unsuru yaratıyor. Ancak eylül ve ekim aylarında açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin biraz üzerinde gelmesi, para politikasında temkinli adımların süreceğine işaret ediyor. Buna karşın, önümüzdeki dönemde enflasyonda kademeli bir düşüş yaşanması halinde merkez bankasının faiz indirimlerine daha cesur yaklaşabileceği, bunun da yatırımcıların risk iştahını artırabileceği bir senaryo mümkün. Böyle bir ortamda yatırımcılar, portföylerindeki risk dağılımını yeniden gözden geçirebilir ve dengeli stratejilere yönelebilir. Biz Slayz olarak bu dönüşümü yakından takip ediyor, yatırımcıların değişen piyasa koşullarında bilinçli ve stratejik kararlar almasını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Küresel ve yerel piyasa dinamiklerini analiz ederek, yatırımcılara yalnızca güvenli getiri arayışında değil, aynı zamanda fırsat dönemlerinde de rehberlik edecek bütünsel bir yatırım deneyimi sunuyoruz.”

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak? Haber

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ekim 2025 Enflasyon Raporu’na göre, yıl sonu enflasyonunun %43,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tablo, hane halkı bütçelerinde reel gelir kaybının sürdüğüne işaret ediyor. TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerine göre işgücü maliyetleri bir önceki yıla göre %44,3 arttı. İSO’nun Eylül 2025 İmalat PMI raporu ise liradaki değer kaybının üretici maliyetlerini son üç ayın en hızlı artış seviyesine taşıdığını gösteriyor. KOBİ’ler için de işveren maliyeti 2025’te çalışan başına 30.556 TL seviyesine yükselmişti. Bu maliyetin, 2026’da yapılacak olası zamla birlikte 40 bin TL bandına yaklaşması bekleniyor. Bu veriler, şirketlerin 2026 planlarında daha temkinli harcama ve tasarruf odaklı adımlara yöneleceğini ortaya koyuyor. Asgari Ücret 27.000TL Olacak Mı? Küresel enflasyonun kademeli olarak düşmesine rağmen, Türkiye’de ücret artış baskısının süreceği öngörülüyor. Trading Economics’in modellemesine göre, Türkiye’de asgari ücretin 2026 yılında yaklaşık 32.000 TL/ay (brüt) seviyesine yükselmesi bekleniyor. Bu, mevcut brüt tutara kıyasla %23–25 civarında bir artış anlamına geliyor. Benzer biçimde, OECD 2025 Economic Outlook raporunda Türkiye için 2026 yılı ortalama fiyat artışının %21 civarında seyredeceği öngörülüyor. Bu oran dikkate alındığında, net asgari ücretin 27.000 TL civarında belirlenmesi ihtimalini güçlendiriyor. Bu durumda, enflasyon da göz önüne alındığında olası 2026 artışı, çalışanların yaşam maliyetlerindeki reel kaybı tamamen telafi etmeyebilir. Ekonomistler, yeni asgari ücretin yalnızca enflasyona endeksli değil, alım gücü temelli bir yaklaşımla belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu durum, 2026’da maaş artış oranlarının özel sektörde de referans alınacağı anlamına geliyor. Özellikle giriş seviyesi pozisyonlarda beyaz yakalı ücretlerin yeniden dengelenmesi gündemde. Ücret Politikalarında Yeniden Kalibrasyon Dönemi İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, 2026 asgari ücret beklentilerini şu şekilde değerlendirdi: “2026, ücret politikalarında yeniden kalibrasyon yılı olacak. Enflasyon düşse bile, çalışanların alım gücü henüz toparlanmadı. Şirketler artık maaş artışlarını yalnızca piyasa ortalamasına göre değil, çalışan deneyimine ve sürdürülebilir motivasyona göre kurgulamak zorundadır. Önümüzdeki dönemde, ücret şeffaflığı, yan hakların genişletilmesi ve performansa dayalı ödül sistemleri çok daha belirleyici hale gelecek. Kısa vadeli zamlar değil, uzun vadeli güven inşası çalışan bağlılığını koruyacak.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.