Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tcmb

Kapsül Haber Ajansı - Tcmb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tcmb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Finans Katılım Bankası’nda Üst Düzey Atama Haber

Türkiye Finans Katılım Bankası’nda Üst Düzey Atama

Türkiye Finans Katılım Bankası, üst düzey bir atamayla yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre, finans sektöründe ve bürokraside 28 yılı aşkın deneyime sahip olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski Başkanı Sayın Murat Çetinkaya, Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı. Murat Çetinkaya, Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü ile çift anadal programı kapsamında aynı üniversitenin Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora çalışmasını tamamladı. Harvard Business School ve INSEAD gibi eğitim kurumlarında yöneticilik programlarına katıldı. Kariyerine 1998 yılında Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.’de başlayan Çetinkaya, 2003 yılında çalışmaya başladığı Türkiye Halk Bankası A.Ş.’de Uluslararası Bankacılık ve Yatırımcı İlişkilerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmıştır. 2008 yılından itibaren kariyerine Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. bünyesinde Uluslararası Bankacılık, Hazine ve Yatırım Bankacılığından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak devam etmiştir. 2012 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcılığı, 2016 yılında ise TCMB Başkanlık görevine atanmıştır. Bu dönemde ulusal ve uluslararası üst düzey platformlarda görev almış; ülkemizi temsil ederek önemli rol ve sorumluluklar üstlenmiştir. Sayın Çetinkaya, 20 Mayıs 2026’da Türkiye Finans Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmış olup, 21 Mayıs 2026 tarihinde ise Denetim Komitesi Başkanı olarak görevine başlamıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan Ödeme İste API ile Tahsilatta Yeni Dönem Haber

Garanti BBVA’dan Ödeme İste API ile Tahsilatta Yeni Dönem

Garanti BBVA, ödeme ve tahsilat süreçlerinde dijitalleşmeyi ileri taşıyan yeni çözümü BKM entegrasyonlu Ödeme İste API’yi canlı ortamda kullanıma aldı. Uludağ Elektrik ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında hayata geçirilen uygulama sayesinde Uludağ Elektrik müşterileri banka uygulamalarına iletilen Ödeme İste taleplerini tek bir onayla hızlı ve güvenli bir şekilde tamamlayabiliyor. Yeni çözüm sayesinde firmalar, Garanti BBVA dijital kanallarına girmeye gerek kalmadan kendi sistemleri üzerinden Garanti BBVA Ödeme İste API aracılığıyla ödeme isteği oluşturabiliyor; böylece tahsilat süreçleri daha hızlı, esnek ve operasyonel olarak daha verimli hale geliyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Servis bankacılığı vizyonumuz doğrultusunda, müşterilerimizin iş yapış biçimlerine doğrudan entegre olan çözümler geliştirmeyi öncelikli odak alanlarımız arasında görüyoruz. BKM entegrasyonlu Ödeme İste API ile firmalar tahsilat süreçlerini kendi sistemleri üzerinden yönetebilirken, müşteriler de çok daha hızlı ve kesintisiz bir ödeme deneyimi yaşayabiliyor. Uludağ Elektrik ile birlikte hayata geçirdiğimiz bu uygulamanın, ödeme süreçlerinin dijitalleşmesi ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesi açısından önemli bir örnek oluşturduğuna inanıyoruz. Bu çözümün firmaların nakit akışını daha etkin yönetmelerine, operasyonel verimliliklerini artırmalarına ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” Ödeme süreçlerinde daha hızlı ve kesintisiz deneyim Uludağ Elektrik, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve BKM ortaklığında geliştirilen FAST altyapılı “Ödeme İste” hizmetini kendi sistemlerine entegre ederek kullanıcı dostu yeni bir tahsilat modeli geliştirdi. Yeni sistem kapsamında belirli kriterleri karşılayan müşterilere otomatik ödeme talebi iletiliyor. Müşteriler, banka uygulamalarına gelen bildirimi onaylayarak faturalarını tek adımda ödeyebiliyor. Böylece unutulan faturalar, yetersiz bakiye nedeniyle gerçekleşmeyen otomatik ödeme talimatları ve manuel ödeme süreçlerinden kaynaklanan aksaklıkların azaltılması hedefleniyor. Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, uygulamayla ilgili yaptığı açıklamada: “Dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, müşteri deneyimini iyileştiren bütüncül bir dönüşüm olarak ele alıyoruz. Garanti BBVA iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu yeni yapı sayesinde müşterilerimizin ödeme süreçlerini daha pratik, hızlı ve güvenli hale getiriyoruz. ‘Ödeme İste’ çözümünün ödeme alışkanlıklarını dönüştüren önemli bir adım olduğuna inanıyoruz,” dedi. Firmalara operasyonel kolaylık sağlıyor Ödeme İste API çözümüyle firmalar, BKM’nin sunduğu Kolay Adres Sistemi (KOLAS) altyapısı üzerinden bireysel veya kurumsal müşterilerine hızlı ve güvenli ödeme talebi gönderebiliyor. Böylece IBAN paylaşımı gibi manuel süreçlere ihtiyaç duyulmadan tahsilatlar kolaylaştırılıyor. Özellikle KOBİ, ticari ve kurumsal firmalara yönelik geliştirilen API çözümü; tahsilat süreçlerinin firmaların operasyonel akışlarına entegre edilmesine imkân tanırken, firmalar Garanti BBVA Developer Portal üzerinden başvurularını gerçekleştirerek sistemlerini uçtan uca dijital bir süreçle canlı ortama taşıyabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dolar ve Altında Kritik Hafta Başlıyor: 18-24 Mayıs’ta Piyasaların Yönünü Belirleyecek Gelişmeler Haber

Dolar ve Altında Kritik Hafta Başlıyor: 18-24 Mayıs’ta Piyasaların Yönünü Belirleyecek Gelişmeler

Özellikle ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin mesajlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın finansal görünüm raporları ve küresel risk iştahındaki değişimlerin döviz ve emtia piyasalarında sert hareketlilik yaratabileceği konuşuluyor. Son dönemde ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler nedeniyle Fed’in faiz indirimlerinde acele etmeyeceği yönündeki beklentiler güç kazanırken, bu durum dolar endeksinde yukarı yönlü hareketi destekledi. Güçlenen dolar ise altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Yeni haftada açıklanacak ekonomik göstergelerin, piyasaların kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Fed Mesajları Doların Seyrini Belirleyebilir ABD ekonomisine ilişkin son açıklanan enflasyon ve perakende satış verileri beklentilerin üzerinde gelmişti. Bu tablo, Fed’in mevcut sıkı para politikası duruşunu koruyabileceği yönündeki beklentileri artırdı. Piyasalarda özellikle Fed üyelerinden gelecek yeni açıklamalar yakından takip edilecek. Uzmanlara göre faiz indirimlerinin ötelenmesi ihtimali, dolar endeksinde yeni bir güçlenme dalgası yaratabilir. Küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden artması durumunda dolar talebinin yükselmesi bekleniyor. Bu durum gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de baskı oluşturabilir. Türkiye’de ise dolar/TL kurunda Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve rezerv yönetimi belirleyici olmaya devam ediyor. Resmi verilere göre dolar kuru 45 lira seviyesinin üzerinde işlem görürken, yatırımcılar özellikle yabancı sermaye hareketleri ve Merkez Bankası’nın likidite adımlarını izliyor. Piyasa analistleri, küresel dolar talebinin artması halinde kur tarafında yukarı yönlü baskının güçlenebileceğini ancak mevcut ekonomi yönetiminin kontrollü kur politikası nedeniyle sert dalgalanmaların sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Altın Fiyatlarında Fed Baskısı Devam Ediyor Altın piyasasında ise yön arayışı sürüyor. Son günlerde ons altın tarafında yaşanan geri çekilmelerde, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güç kazanması etkili oldu. Güçlü makroekonomik veriler nedeniyle Fed’in faiz indirimlerini erteleme ihtimali, yatırımcıların altına olan iştahını zayıflatıyor. Piyasalarda özellikle ons altın tarafında kritik destek seviyeleri yakından izleniyor. Analistler, doların küresel ölçekte güçlenmeye devam etmesi halinde altın fiyatlarında kısa vadeli baskının sürebileceğini belirtiyor. Buna karşın jeopolitik risklerde olası artışlar ve küresel ekonomide büyüme endişelerinin yeniden gündeme gelmesi durumunda güvenli liman talebinin altına yönelme ihtimali bulunuyor. Gram altın fiyatları ise hem ons altındaki hareketlerden hem de dolar/TL kurundaki değişimlerden etkileniyor. Son fiyatlamalarda gram altının 6 bin 700 lira seviyesinin üzerinde kalmaya çalıştığı görülüyor. Ons altında yaşanabilecek sert hareketlerin iç piyasadaki fiyatlamalara da doğrudan yansıması bekleniyor. TCMB’nin Finansal İstikrar Mesajları Yakından İzlenecek Yeni haftada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımlayacağı finansal istikrar raporu da piyasaların radarında yer alıyor. Özellikle enflasyonla mücadele, rezerv görünümü, kredi büyümesi ve döviz piyasalarına ilişkin değerlendirmelerin yatırımcı algısını etkileyebileceği belirtiliyor. Merkez Bankası’nın son dönemde sıkı para politikasını sürdürmesi, Türk lirasındaki oynaklığın kontrol altında tutulmasında etkili olmuştu. Ancak küresel piyasalarda yaşanabilecek olası sert hareketlerin gelişmekte olan ülke piyasalarını doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Ekonomistler, Merkez Bankası’nın vereceği mesajların özellikle yabancı yatırımcı açısından kritik olacağını vurguluyor. Finansal istikrarın korunmasına yönelik atılacak yeni adımların, döviz piyasalarında kısa vadeli fiyatlamaları etkileyebileceği belirtiliyor. Küresel Riskler Piyasaların Odağında Kalacak 18-24 Mayıs haftasında yalnızca merkez bankaları değil, küresel jeopolitik gelişmeler de piyasaların yönünü belirleyecek ana başlıklardan biri olacak. ABD-Çin ilişkileri, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve küresel büyüme beklentileri yatırımcı psikolojisini doğrudan etkiliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanabilecek yeni yükselişlerin enflasyon baskısını artırabileceği konuşulurken, bu durum merkez bankalarının faiz politikaları üzerinde de etkili olabilir. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ise hem dolar hem de altın tarafında volatilitenin sürmesine neden olabilir. Piyasalarda genel beklenti, yeni haftanın özellikle dolar ve altın yatırımcıları açısından oldukça hareketli geçeceği yönünde şekilleniyor. Ekonomik veri akışının yoğun olduğu süreçte, yatırımcıların merkez bankalarından gelecek mesajlara karşı daha temkinli pozisyon aldığı görülüyor.

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek Haber

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek

Daha önce Grup bünyesinde kurulan Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş. (Logo Ödeme), açık bankacılıkla ilgili yeni regülasyonlar kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) faaliyet izni aldı. Logo Grup, uzun yıllardır sürdürdüğü fintek faaliyetlerini genişletiyor. Grup bünyesine kurulan ve ödeme hizmetleri (6493 SK, 12/1-f,g) alanında faaliyet gösterecek olan Logo Ödeme, TCMB’den faaliyet izni aldı. Kurumsal müşterilerin açık bankacılık ihtiyaçlarını karşılamayı ve bankacılık süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Logo Ödeme, verimlilik odaklı ürünler sunacak. “Doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz” Logo Ödeme’nin, uzun yıllardır fintek alanında edindikleri deneyim üzerine inşa edildiğini söyleyen Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Finansal hizmetler sektörü, yeni teknolojilerin ve regülasyonların etkisiyle sürekli dönüşüyor ve gelişiyor. Bu kapsamda biz de uzun yıllardır devam ettirdiğimiz öncü fintek çalışmalarımızı yeni regülasyonlar ile uygun hale getiriyoruz. Lisans genişletme olmaksızın regülasyonlar sonrası doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz. Faaliyet izni başvurumuzun kabul edilmesiyle Logo Ödeme, 40 yılı aşkın Logo tecrübesi ve güvencesiyle ödeme kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayacak. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve gelişimini ön planda tutan bir yaklaşımla hareket ederken, açık bankacılık alanında katma değerli hizmet sunmak isteyen firmalara da temsilcilik vermeyi planlıyoruz. Logo ERP’nin yanı sıra farklı ERP çözümleri ve yazılımlarla entegre bir şekilde hizmet vereceğiz. Fintek alanındaki ayak izimizin genişlemesiyle Logo Grup’un SaaS gelirlerini önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Fintek alanını odağına aldı Logo Grup, fintek alanındaki inovasyona öncülük etmek ve yenilikçi çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla geçtiğimiz aylarda fintek faaliyetlerini Finansal Teknolojiler İş Birimi altında konumlandırdı. Yapılanmayla birlikte global teknoloji trendleri arasında yer alan fintek alanındaki çalışmalar tek çatı altında toplanarak bu alanda yeni bir odak oluşturuldu. Küresel çapta yükselen bir trend olan gömülü finans yatırımlarını da büyüten şirket, işletmelere tüm finansal servisleri tek noktadan sunarak B2B dünyasında bu alanın lideri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arsahane'den 2025 Raporu: "Nitelikli Arsa, Dolar ve Altını Geride Bıraktı" Haber

Arsahane'den 2025 Raporu: "Nitelikli Arsa, Dolar ve Altını Geride Bıraktı"

Ekonomik dalgalanmaların yaşandığı 2025 yılında, yatırımcılar güvenli liman arayışını sürdürdü. Arsahane'nin açıkladığı verilere göre, doğru lokasyonda, imarı ve altyapısı tamamlanmış "Smart Parsel" modelindeki araziler, enflasyon karşısında yatırımcısına reel getiri sağlayan en önemli araçlardan biri oldu. Son 5 Yıllık Getiri Analizi: Arsa Yatırımı, Altını İkiye Katladı TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) verilerine ve portföy analizlerine dayanarak hazırlanan 2019-2025 dönemi karşılaştırmalı getiri raporu çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Rapora göre; Ocak 2019 ve Ocak 2025 tarih aralığı baz alınarak incelendiğinde dolar kuru %700’ü aşan değer artışı kaydederken, gram altın %1400’ün üzerinde getiri sağladı. Türkiye genelinde imarlı arsalardaki fiyat artışı ise istatistiklere göre %1300’ü bulurken, Arsahane'nin geliştirdiği, hukuki süreçleri tamamlanmış, imarlı, ifrazlı, yolu açılmış yani değer artışı hızlandırılmış arsalarında bu oran %2600'ün üzerine çıkıyor. Veriler, nitelikli arsa yatırımının, son 5 yılda altının getirisini neredeyse ikiye katladığını gösteriyor. Bu rekor getiri oranındaki en büyük çarpan etkisi ise "ham toprak" ile "geliştirilmiş arsa" arasındaki nitelik farkından kaynaklanıyor. Hukuki riskleri barındıran, altyapısı belirsiz araziler yerine; imar durumu netleşmiş ve yaşam kurgusu hazırlanmış projelere odaklanılması, değer artışını tesadüf olmaktan çıkarıp matematiksel bir kesinliğe dönüştürüyor. Arsahane modeli, yatırımcıyı bürokratik süreçlerin getirdiği zaman maliyetinden kurtararak doğrudan sonuca odaklıyor. Arsahane, şimdiye dek toplamda 600 bin metrekareyi aşan arsa geliştirdi ve binlerce parseli yatırımcısına kazandırdı.

Düşük Riskli Varlıklar Yatırımcı için Cazip Kalmaya Devam Ediyor Haber

Düşük Riskli Varlıklar Yatırımcı için Cazip Kalmaya Devam Ediyor

TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında sürdürdüğü sıkı para politikası, yatırımcıların risk algısını ve portföy tercihlerini şekillendirmeye devam ediyor. Her ne kadar son dönemde sınırlı faiz indirimleri görülse de politika faizinin yüzde 39,5 seviyesinde, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,87 düzeyinde olması, yatırımcıya halen pozitif reel getiri sunuyor. Bu durum, risksiz TL varlıklarını cazip hale getirirken, özellikle para piyasası fonları gibi likit enstrümanlarda yaşanan sermaye girişleri bu eğilimi destekliyor. Slayz Kurucusu John Nevzat Erdem düşük riskli araçların artık sadece güvenli liman değil, aynı zamanda stratejik bir getiri alternatifi haline geldiğini belirterek yatırımcı davranışlarındaki dönüşümü değerlendirdi. “Son dönemde özellikle para piyasası fonları ve kısa vadeli sabit getirili araçlarda ciddi bir sermaye girişi gözlemliyoruz. Bu eğilim, yatırımcıların volatilitenin yüksek olduğu bir ekonomik dönemde kazançtan çok sermaye koruma refleksiyle hareket ettiğini gösteriyor. Düşük riskli varlıklar artık yalnızca güvenli bir liman değil, aynı zamanda reel getiri sağlayabilen bir alternatif olarak öne çıkıyor. Özellikle kısa vadeli araçlar, yüksek likidite ve esneklik sunduğu için portföy yönetiminde kritik bir rol oynuyor. Enflasyonun beklentileri aşması, para politikasında temkinli adımların süreceğine işaret ediyor TCMB’nin sıkı duruşunu koruması, piyasalar açısından kısa vadede istikrar unsuru yaratıyor. Ancak eylül ve ekim aylarında açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin biraz üzerinde gelmesi, para politikasında temkinli adımların süreceğine işaret ediyor. Buna karşın, önümüzdeki dönemde enflasyonda kademeli bir düşüş yaşanması halinde merkez bankasının faiz indirimlerine daha cesur yaklaşabileceği, bunun da yatırımcıların risk iştahını artırabileceği bir senaryo mümkün. Böyle bir ortamda yatırımcılar, portföylerindeki risk dağılımını yeniden gözden geçirebilir ve dengeli stratejilere yönelebilir. Biz Slayz olarak bu dönüşümü yakından takip ediyor, yatırımcıların değişen piyasa koşullarında bilinçli ve stratejik kararlar almasını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Küresel ve yerel piyasa dinamiklerini analiz ederek, yatırımcılara yalnızca güvenli getiri arayışında değil, aynı zamanda fırsat dönemlerinde de rehberlik edecek bütünsel bir yatırım deneyimi sunuyoruz.”

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak? Haber

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ekim 2025 Enflasyon Raporu’na göre, yıl sonu enflasyonunun %43,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tablo, hane halkı bütçelerinde reel gelir kaybının sürdüğüne işaret ediyor. TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerine göre işgücü maliyetleri bir önceki yıla göre %44,3 arttı. İSO’nun Eylül 2025 İmalat PMI raporu ise liradaki değer kaybının üretici maliyetlerini son üç ayın en hızlı artış seviyesine taşıdığını gösteriyor. KOBİ’ler için de işveren maliyeti 2025’te çalışan başına 30.556 TL seviyesine yükselmişti. Bu maliyetin, 2026’da yapılacak olası zamla birlikte 40 bin TL bandına yaklaşması bekleniyor. Bu veriler, şirketlerin 2026 planlarında daha temkinli harcama ve tasarruf odaklı adımlara yöneleceğini ortaya koyuyor. Asgari Ücret 27.000TL Olacak Mı? Küresel enflasyonun kademeli olarak düşmesine rağmen, Türkiye’de ücret artış baskısının süreceği öngörülüyor. Trading Economics’in modellemesine göre, Türkiye’de asgari ücretin 2026 yılında yaklaşık 32.000 TL/ay (brüt) seviyesine yükselmesi bekleniyor. Bu, mevcut brüt tutara kıyasla %23–25 civarında bir artış anlamına geliyor. Benzer biçimde, OECD 2025 Economic Outlook raporunda Türkiye için 2026 yılı ortalama fiyat artışının %21 civarında seyredeceği öngörülüyor. Bu oran dikkate alındığında, net asgari ücretin 27.000 TL civarında belirlenmesi ihtimalini güçlendiriyor. Bu durumda, enflasyon da göz önüne alındığında olası 2026 artışı, çalışanların yaşam maliyetlerindeki reel kaybı tamamen telafi etmeyebilir. Ekonomistler, yeni asgari ücretin yalnızca enflasyona endeksli değil, alım gücü temelli bir yaklaşımla belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu durum, 2026’da maaş artış oranlarının özel sektörde de referans alınacağı anlamına geliyor. Özellikle giriş seviyesi pozisyonlarda beyaz yakalı ücretlerin yeniden dengelenmesi gündemde. Ücret Politikalarında Yeniden Kalibrasyon Dönemi İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, 2026 asgari ücret beklentilerini şu şekilde değerlendirdi: “2026, ücret politikalarında yeniden kalibrasyon yılı olacak. Enflasyon düşse bile, çalışanların alım gücü henüz toparlanmadı. Şirketler artık maaş artışlarını yalnızca piyasa ortalamasına göre değil, çalışan deneyimine ve sürdürülebilir motivasyona göre kurgulamak zorundadır. Önümüzdeki dönemde, ücret şeffaflığı, yan hakların genişletilmesi ve performansa dayalı ödül sistemleri çok daha belirleyici hale gelecek. Kısa vadeli zamlar değil, uzun vadeli güven inşası çalışan bağlılığını koruyacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.