Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tehdit Aktörleri

Kapsül Haber Ajansı - Tehdit Aktörleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit Aktörleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Dünyası İçin Yeni Risk LinkedIn Tabanlı Siber Saldırılar Haber

İş Dünyası İçin Yeni Risk LinkedIn Tabanlı Siber Saldırılar

Kasım ayında, İngiltere Güvenlik Servisi, parlamento üyelerine ve onların çalışanlarına, cüretkâr bir yabancı istihbarat toplama planı hakkında bilgilendirme yaptı. MI5, LinkedIn'deki iki profilin, "içeriden bilgi" elde etmek için İngiliz siyasetinde çalışan kişilere yaklaştığını iddia etti. MI5'in açıklamaları, parlamentoya yönelik casusluk tehditleriyle mücadele etmek için 170 milyon sterlin (230 milyon dolar) tutarında bir hükümet girişiminin başlatılmasına neden oldu. Bu, tehdit aktörlerinin kendi kötü amaçlarını gerçekleştirmek için LinkedIn'i kötüye kullandıkları en son yüksek profilli vaka olabilir. Ancak hiçbir şekilde ilk vaka değil. Site, dolandırıcılık veya tehdit kampanyalarını desteklemek için kullanılabilecek kurumsal verilerin hazinesi de olabilir. LinkedIn neden hedef oluyor? LinkedIn, 2003 yılında kurulduğundan bu yana dünya çapında bir milyardan fazla "üye"ye ulaştı. Bu, devlet destekli ve finansal amaçlı tehdit aktörleri için çok sayıda potansiyel hedef anlamına geliyor. Peki, bu platform neden bu kadar popüler? Bunun için birkaç neden öne çıkıyor: Harika bir bilgi kaynağı: Siteyi araştırarak tehdit aktörleri hedefledikleri şirketteki kilit kişilerin, yeni çalışanlar da dâhil olmak üzere, rollerini ve sorumluluklarını öğrenebilirler. Ayrıca kişiler arasındaki ilişkiler ve üzerinde çalıştıkları projeler hakkında oldukça doğru bir tablo oluşturabilirler. Bunların tümü, spearphishing ve BEC dolandırıcılığı girişimlerinde kullanılabilecek çok değerli istihbaratlardır. Güvenilirlik ve koruma sağlar: LinkedIn profesyonel bir ağ sitesi olduğu için hem üst düzey yöneticiler hem de alt düzey çalışanlar tarafından sıkça kullanılır. Her ikisi de tehdit aktörleri için faydalı olabilir. Kurbanlar, istenmeyen bir e-postadan ziyade, sitedeki birinden gelen DM veya InMail'i açma eğilimindedir. Aslında üst düzey yöneticiler söz konusu olduğunda e-postalar genellikle sadece astlar tarafından kontrol edildiği için onları doğrudan hedef almanın tek yolu bu olabilir. Geleneksel güvenliği atlar: Mesajlar kurumsal e-posta sistemleri yerine LinkedIn sunucuları üzerinden iletildiğinden kurumsal BT departmanı neler olup bittiğinden habersizdir. LinkedIn'in bazı yerleşik güvenlik önlemleri olsa da kimlik avı, kötü amaçlı yazılım ve spam mesajlarının geçmeyeceğine dair bir garanti yoktur. Ayrıca sitenin güvenilirliği nedeniyle hedeflerin kötü amaçlı bir bağlantıya tıklama olasılıkları daha yüksektir. Kullanımı kolay: Tehdit aktörleri için LinkedIn'i kullanarak saldırıların potansiyel getirisi çok yüksektir. Herkes bir profil oluşturabilir ve sitede istihbarat elde etmek veya kimlik avı ve BEC tarzı mesajlarla hedef almak için profilleri tarayabilir. Saldırılar, ölçeklendirme için nispeten kolay bir şekilde otomatikleştirilebilir. Kimlik avı çabalarına meşruiyet katmak için tehdit aktörleri mevcut hesapları ele geçirmek veya sahte kimlikler oluşturmak isteyebilirler. Siber suç forumlarında dolaşan çok sayıda ele geçirilmiş kimlik bilgisi, bunu her zamankinden daha kolay hâle getiriyor. En yaygın saldırılar Tehdit aktörlerinin LinkedIn üzerinden kötü niyetli kampanyalarını hayata geçirebilecekleri çeşitli yollar var. Bunlar arasında şunlar yer alıyor: Oltalama ve hedefli oltalama: LinkedIn kullanıcılarının profillerinde paylaştıkları bilgileri kullanarak oltalama kampanyalarını başarı oranlarını artırmak için özelleştirebilirler. Doğrudan saldırılar: Düşmanlar, bilgi hırsızları gibi kötü amaçlı yazılımları dağıtmak veya kimlik bilgilerini toplamak amacıyla iş tekliflerini tanıtmak için tasarlanmış kötü amaçlı bağlantılarla doğrudan iletişime geçebilirler. Alternatif olarak, MI5'in uyardığı gibi, devlet destekli ajanlar LinkedIn'i "içeriden bilgi sağlayanlar"ı işe almak için kullanabilirler. BEC: Kimlik avı örneğinde olduğu gibi LinkedIn, BEC saldırılarını daha ikna edici hâle getirmek için kullanılabilecek zengin bir istihbarat kaynağı sağlar. Bu, dolandırıcıların kimin kime rapor verdiğini, hangi projeler üzerinde çalıştıklarını ve ortaklarının veya tedarikçilerinin isimlerini belirlemelerine yardımcı olabilir. Deepfake'ler: LinkedIn, hedeflerin videolarını da barındırabilir ve bu videolar, daha sonraki kimlik avı, BEC veya sosyal medya dolandırıcılığında kullanılmak üzere hedeflerin deepfake'lerini oluşturmak için kullanılabilir. Hesap ele geçirme: Sahte LinkedIn (oltalama) sayfaları, bilgi hırsızları, kimlik bilgisi doldurma ve diğer teknikler, tehdit aktörlerinin kullanıcıların hesaplarını ele geçirmesine yardımcı olmak için kullanılabilir. Bunlar, hedeflerinin kişi listelerini hedef alan sonraki saldırılarda kullanılabilir. Tedarikçi saldırıları: LinkedIn, hedef alınan şirketin ortakları hakkında ayrıntılı bilgi toplamak için de kullanılabilir. Bu ortaklar daha sonra "basamak taşı" saldırısında kimlik avı ile hedef alınabilir. LinkedIn'de güvende kalmak LinkedIn tehditlerinin zorluğu, BT departmanının çalışanları için riskin ne kadar büyük olduğu ve onları hedef almak için hangi taktiklerin kullanıldığı konusunda gerçek bir fikir edinmesinin zor olmasıdır. LinkedIn tehdit senaryolarını güvenlik farkındalık kurslarına dâhil etmek mantıklı olacaktır. Çalışanlar ayrıca sitede aşırı paylaşım yapmamaları konusunda uyarılmalı ve sahte hesapları ve tipik phishing tuzaklarını nasıl tespit edecekleri konusunda yardım almalıdır. Kendi hesaplarının ele geçirilmesini önlemek için düzenli yama uygulama politikasını takip etmeli, tüm cihazlara (güvenilir bir sağlayıcıdan) güvenlik yazılımı yüklemeli ve çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmelidirler. Genellikle daha sık hedef alınan yöneticiler için özel eğitim kursları düzenlemek de faydalı olabilir. Her şeyden önce, çalışanlarınızın LinkedIn gibi güvenilir bir ağda bile herkesin onların çıkarlarını gözetmediğini anlamalarını sağlamanız önemlidir.

2026 İçin Yapay Zekâ Ve Siber Güvenlik Öngörüleri Neler? Haber

2026 İçin Yapay Zekâ Ve Siber Güvenlik Öngörüleri Neler?

Deepfake teknolojileri ana akım haline gelirken, bu alandaki farkındalık da artmaya devam ediyor. Şirketler, sentetik içeriklerin yarattığı riskleri daha sık gündeme alıyor ve çalışanlarını bu tür saldırılara karşı bilinçlendirmeye yönelik eğitimlere yatırım yapıyor. Deepfake’lerin hacmi arttıkça, ortaya çıktıkları formatlar da çeşitleniyor. Aynı zamanda farkındalık yalnızca kurumlarla sınırlı kalmıyor; bireysel kullanıcılar da sahte içeriklerle daha sık karşılaşıyor ve bu tehditlerin doğasını daha iyi kavrıyor. Bu gelişmelerle birlikte deepfake’ler, güvenlik gündeminin kalıcı bir unsuru haline geliyor ve sistematik eğitim programları ile kurumsal politikalar gerektiriyor. Deepfake’lerin kalitesi, özellikle ses teknolojilerindeki ilerlemeler ve kullanım bariyerlerinin düşmesiyle daha da artacak. Görsel kalite halihazırda oldukça yüksek bir seviyedeyken, gerçekçi ses üretimi önümüzdeki dönemin ana gelişim alanı olarak öne çıkıyor. Öte yandan içerik üretim araçlarının giderek daha kullanıcı dostu hale gelmesi, teknik bilgiye sahip olmayan kişilerin bile birkaç tıklamayla orta düzeyde deepfake içerikler oluşturabilmesini mümkün kılıyor. Bu durum, ortalama kaliteyi yükseltirken üretimi çok daha geniş bir kitle için erişilebilir hale getiriyor ve bu yeteneklerin siber suçlular tarafından kullanılmaya devam etmesi kaçınılmaz görünüyor. Çevrim içi deepfake teknolojileri gelişimini sürdürecek ancak büyük ölçüde ileri seviye kullanıcıların aracı olmaya devam edecek. Gerçek zamanlı yüz ve ses değiştirme teknolojileri ilerleme kaydetse de, bu sistemlerin kurulumu hâlâ ileri teknik beceriler gerektiriyor. Yaygın kullanım kısa vadede olası görünmese de, hedefli saldırı senaryolarında riskler artacak. Artan gerçekçilik ve sanal kameralar üzerinden video manipülasyonu yapılabilmesi, bu tür saldırıları daha inandırıcı hale getiriyor. Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin etiketlenmesine yönelik güvenilir bir sistem oluşturma çabaları da sürecek. Sentetik içeriklerin tespitine yönelik ortak ve bağlayıcı kriterler henüz mevcut değil; mevcut etiketleme yöntemleri ise özellikle açık kaynak modeller kullanıldığında kolaylıkla aşılabiliyor veya kaldırılabiliyor. Bu nedenle, soruna çözüm getirmeyi amaçlayan yeni teknik ve düzenleyici girişimlerin gündeme gelmesi bekleniyor. Açık kaynaklı (open-weight) modeller, siber güvenlikle ilgili birçok görevde kapalı modellere hızla yaklaşarak kötüye kullanım potansiyelini artırıyor. Kapalı modeller, daha sıkı kontrol mekanizmaları ve güvenlik önlemleri sunarak suistimali sınırlıyor. Buna karşın açık kaynaklı sistemler, hızla gelişiyor ve benzer kısıtlamalar olmaksızın dolaşıma giriyor. Bu durum, tescilli modeller ile açık kaynak modeller arasındaki farkı bulanıklaştırıyor; her iki yaklaşım da istenmeyen ya da kötü niyetli amaçlar için etkili biçimde kullanılabiliyor. Meşru ve dolandırıcılık amaçlı yapay zekâ üretimi içerikler arasındaki sınır giderek daha belirsiz hale gelecek. Yapay zekâ bugün dahi ikna edici dolandırıcılık e-postaları, gerçekçi görsel kimlikler ve yüksek kaliteli oltalama (phishing) sayfaları üretebiliyor. Aynı zamanda büyük markalar, reklam ve pazarlama faaliyetlerinde sentetik içerikleri giderek daha fazla kullanıyor ve bu durum, yapay zekâ üretimi görsellerin “normal” ve tanıdık algılanmasına yol açıyor. Sonuç olarak, gerçek ile sahteyi ayırt etmek hem kullanıcılar hem de otomatik tespit sistemleri için daha da zorlaşacak. Yapay zekâ, siber saldırılarda zincirler arası bir araç haline gelecek ve saldırı yaşam döngüsünün (kill chain) büyük bölümünde kullanılacak. Tehdit aktörleri hâlihazırda LLM’leri kod yazımı, altyapı kurulumu ve operasyonel süreçlerin otomasyonu için kullanıyor. Önümüzdeki dönemde bu eğilim daha da güçlenecek; yapay zekâ, hazırlık ve iletişim aşamalarından kötü amaçlı bileşenlerin oluşturulmasına, zafiyet taramalarından araçların devreye alınmasına kadar saldırının birçok aşamasını destekleyecek. Saldırganlar ayrıca yapay zekâ kullanımına dair izleri gizlemeye çalışacak ve bu da bu tür operasyonların analiz edilmesini daha zor hale getirecek. Kaspersky Araştırma ve Geliştirme Grubu Yöneticisi Vladislav Tushkanov konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Yapay zekâ araçları siber saldırılarda kullanılırken, aynı zamanda güvenlik analizlerinin de giderek daha yaygın bir parçası haline geliyor ve SOC ekiplerinin çalışma biçimini dönüştürüyor. Ajan tabanlı sistemler, altyapıları sürekli olarak tarayarak zafiyetleri tespit edebilecek ve soruşturmalar için bağlamsal bilgiler toplayabilecek; böylece manuel ve tekrarlayan iş yükü önemli ölçüde azalacak. Bunun sonucunda uzmanlar, veri aramak yerine önceden hazırlanmış bağlam üzerinden karar almaya odaklanacak. Paralel olarak güvenlik araçları, karmaşık teknik sorgular yerine doğal dilde komutlarla çalışılan arayüzlere evrilecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025’te Küresel Üretimde Fidye Yazılımı Tehdidi: Potansiyel Kayıp 18 Milyar Dolar Haber

2025’te Küresel Üretimde Fidye Yazılımı Tehdidi: Potansiyel Kayıp 18 Milyar Dolar

Tahminler, APAC, Avrupa, Orta Doğu, Afrika, BDT ve LATAM bölgelerinde, fidye yazılımı girişimlerinin tespit ve önlenme oranı, her bölgede toplam üretim kuruluşu sayısı, gerçek saldırılarda ortalama kesinti süresi, kuruluş başına ortalama çalışan sayısı ve ortalama saatlik ücret esas alınarak yapıldı. Kaspersky, VDC Research iş birliğiyle yaptığı açıklamada, 2025’in ilk üç çeyreğinde üretim kuruluşlarına yönelik fidye yazılımı saldırılarının 18 milyar dolardan fazla kayba yol açabileceğini duyurdu. Bu rakam, yalnızca üretim hattının durması nedeniyle iş gücünün boşta kalmasının doğrudan maliyetini yansıtıyor; operasyonel ve finansal etkiler ise çok daha yüksek olabiliyor. Kaspersky Security Network verilerine göre, Ocak-Eylül 2025 döneminde üretim sektöründe fidye yazılımı tespitlerinde bölgesel sıralama şu şekilde gerçekleşti: Orta Doğu (%7) ve Latin Amerika (%6,5) ilk sırada yer alırken; APAC (%6,3), Afrika (%5,8), BDT (%5,2) ve Avrupa (%3,8) bu sıralamayı izledi. Bu saldırıların tamamı Kaspersky çözümleri tarafından engellendi. Aşağıdaki potansiyel zarar tahmini, bu saldırılar başarılı olsaydı oluşabilecek finansal etkiyi gösteriyor. Fidye yazılımı üretim tesislerini hedef aldığında, üretim hatları durur ve bu durum, hem iş gücünün boşta kalması nedeniyle anlık gelir kaybına hem de üretimdeki azalma nedeniyle uzun vadeli eksikliklere yol açıyor. Ortalama saldırı süresi 13 gün (Kaspersky Olay Müdahale Raporu temel alınmıştır). 2025’in ilk üç çeyreğinde fidye yazılımı nedeniyle boşta kalan iş gücünün maliyeti bölgeler bazında şu şekilde hesaplanmıştır: Avrupa: 4,4 milyar dolarLATAM: 711 milyon dolarOrta Doğu: 685 milyon dolarBDT: 507 milyon dolarAfrika: 446 milyon dolar Tedarik zinciri aksaklıkları, itibar kaybı ve kurtarma masrafları gibi ek faktörler göz önüne alındığında, gerçek işletme kayıpları çok daha yüksek olabiliyor. VDC Research, Endüstriyel Otomasyon ve Sensörler Araştırma Direktörü Jared Weiner: “Araştırmamız, fidye yazılımının dünya genelindeki üretim sektöründe yaratabileceği finansal etkiyi tahmini olarak ortaya koyuyor. Üretim ortamlarının giderek karmaşıklaşması, uzmanlık açıklarının genişlemesi ve sürekli değişen iş gücü dinamikleri, çoğu kuruluşun siber güvenliği etkin bir şekilde yönetmesini zorlaştırıyor. Ancak bu konuda başarısız olmak, hem finansal kayıplara hem de itibar zedelenmesine yol açabilir. Etkin bir BT, OT ve IIoT koruması için güvenilir siber güvenlik sağlayıcılarıyla iş birliği yapmak kritik önem taşıyor,” yorumunda bulundu Kaspersky GReAT, Rusya ve BDT Araştırma Merkezi Başkanı Dmitry Galov konuya ilişkin şunları söyledi:“Hiçbir bölge fidye yazılımından muaf değil; ister Orta Doğu, LATAM, APAC, BDT, Afrika ya da Avrupa olsun, tüm üretim merkezleri sürekli hedef alınıyor. Daha önce tehdit aktörleri tarafından göz ardı edilebilecek orta ölçekli üreticiler de artık hedefte çünkü güvenlik bütçeleri daha küçük ve tedarik zinciri aksaklıklarının etkisi çoğu kişinin tahmin ettiğinden daha büyük olabiliyor. Üretim sektörü ve diğer tüm kuruluşlar, güvenilir ve kanıtlanmış savunma sistemlerine ve sürekli kullanıcı eğitimi programlarına ihtiyaç duyuyor.” Farklı bölgelerde fidye yazılımı ile ilgili daha fazla bilgi, Kaspersky’nin 2025 Fidye Yazılımı Durum Raporu’nda yer alıyor Kaspersky, kuruluşların fidye yazılımına karşı korunmaları için şu en iyi uygulamaları takip etmelerini öneriyor: Tüm uç noktalarda fidye yazılımı korumasını etkinleştirin. Ücretsiz Kaspersky Anti-Ransomware Tool for Business ,bilgisayar ve sunucuları fidye yazılımı ve diğer kötü amaçlı yazılımlardan korur, istismar girişimlerini engeller ve mevcut güvenlik çözümleriyle uyumludur.Endüstriyel ve kritik sektörlerin kapsamlı korunması için Kaspersky, OT sınıfı teknolojiler, uzman bilgi ve tecrübeyi birleştiren özel bir ekosistem sunar. Bu ekosistemin merkezinde, kritik altyapı koruması için tasarlanmış) is Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS) platformu bulunur. KICS, güçlü ağ trafiği analizi ve uç nokta koruma, tespit ve müdahale yeteneklerini sağlar. Geleneksel BT güvenlik önlemleri ile endüstriyel güvenlik teknolojilerini birleştirerek şirketinizi her türlü tehdide karşı donanımlı hâle getirir.Endüstriyel olmayan sektörlerdeki şirketler, gelişmiş tehdit tespiti, araştırma ve hızlı müdahale yetenekleri sağlayan anti-APT ve EDR çözümlerini kullanabilir. Kuruluşlar ayrıca SOC ekiplerine en güncel tehdit istihbaratına erişim sağlayabilir ve profesyonel eğitimlerle ekiplerini düzenli olarak geliştirebilir. Tüm bunlar Kaspersky Next Expert çatısı altında sunulmaktadır.

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor Haber

Jeopolitik Gerilim Dijitale Yansıyor

Çin ile bağlantılı APT grupları, Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam ederek “ortadaki düşman” tekniğinin kullanımını artırdı ve birkaç Latin Amerika ülkesindeki hükümetleri hedef aldı. Rusya ile bağlantılı APT grupları, Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı ve operasyonlarını genişletti. Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. ESET Research, ESET araştırmacıları tarafından Nisan-Eylül 2025 tarihleri arasında belgelenen seçkin APT gruplarının faaliyetlerini vurgulayan en son APT Faaliyet Raporunu yayımladı. İzlenen dönemde, Çin ile bağlantılı APT grupları Pekin'in jeopolitik hedeflerini ilerletmeye devam etti. ESET, FamousSparrow grubunun, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan stratejik ilgisine bir yanıt olarak ve muhtemelen devam eden ABD-Çin güç mücadelesinin etkisiyle hem ilk erişim hem de yanal hareket için giderek artan bir şekilde "ortadaki düşman" tekniğini kullandığını gözlemledi. FamousSparrow grubu, Latin Amerika'ya bir saldırı başlattı ve bölgedeki birçok devlet kurumunu hedef aldı. Avrupa genelinde, hükümet kurumları, Rusya ile bağlantılı APT gruplarının Ukrayna ve birkaç Avrupa Birliği üye ülkesine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmasıyla siber casusluğun ana odak noktası olmaya devam etti. Özellikle, Rusya ile bağlantılı grupların Ukrayna dışındaki hedefleri bile Ukrayna ile stratejik veya operasyonel bağlantılar sergiledi ve bu da ülkenin Rusya'nın istihbarat çabalarının merkezinde yer almaya devam ettiği fikrini pekiştirdi. RomCom, WinRAR'daki bir sıfır gün güvenlik açığını istismar ederek kötü amaçlı DLL'ler dağıttı ve AB ve Kanada'daki finans, imalat, savunma ve lojistik sektörlerine odaklanan çeşitli arka kapılar sağladı. Sıfır gün istismarları pahalı olduğundan hem Gamaredon hem de Sandworm grupları, çok daha ucuz olan spearphishing tekniğini birincil saldırı yöntemi olarak kullandı. Gamaredon, operasyonlarının yoğunluğu ve sıklığında belirgin bir artışla Ukrayna'yı hedef alan en aktif APT grubu olmaya devam etti. Benzer şekilde, Sandworm da Ukrayna'ya odaklandı — ancak Gamaredon'un siber casusluk faaliyetlerinden farklı olarak yıkım amaçlıydı. Büyük ölçüde hükümet, enerji, lojistik ve tahıl sektörlerine yoğunlaştı. Muhtemel hedefi Ukrayna ekonomisini zayıflatmaktı. Belarus ile bağlantılı FrostyNeighbor grubu, Roundcube'deki bir XSS güvenlik açığını istismar etti. Polonya ve Litvanya şirketleri, Polonya şirketlerini taklit eden spearphishing e-postalarının hedefi oldu. E-postalar, yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriği anımsatan bir yapıya sahip, belirgin bir şekilde kullanılan ve birleştirilen madde işaretleri ve emojiler içeriyordu. Bu da kampanyada yapay zekânın kullanılmış olabileceğini düşündürüyor. Teslim edilen yükler arasında bir kimlik bilgisi hırsızı ve bir e-posta mesajı hırsızı bulunuyordu. ESET Tehdit Araştırmaları Direktörü Jean-Ian Boutin, "İlginç bir şekilde, Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan InedibleOchotense, ESET'i taklit eden bir spearphishing kampanyası yürüttü. Bu kampanya, Kalambur arka kapısı ile birlikte meşru bir ESET ürününün indirilmesine yol açan trojanize bir ESET yükleyicisi içeren e-postalar ve Signal mesajlarını içeriyordu. Çin ile bağlantılı gruplar, ESET araştırmacıları tarafından son zamanlarda Asya, Avrupa, Latin Amerika ve ABD'de gözlemlenen kampanyalarla oldukça aktif olmaya devam ediyor. Bu küresel yayılma, Çin ile bağlantılı tehdit aktörlerinin, Pekin'in mevcut jeopolitik önceliklerini desteklemek için harekete geçirilmeye devam ettiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. Asya'da APT grupları, önceki raporlama döneminde olduğu gibi hükümet kurumlarının yanı sıra teknoloji, mühendislik ve imalat sektörlerini hedef almaya devam etti. Kuzey Kore ile bağlantılı tehdit aktörleri, Güney Kore ve teknoloji sektörüne, özellikle de rejimin önemli bir gelir kaynağı olan kripto para birimine yönelik operasyonlarda oldukça aktif olmaya devam etti. ESET, Haziran ve Eylül ayları arasında FamousSparrow'un Latin Amerika'da çoğunlukla devlet kurumlarına yönelik çeşitli operasyonlar yürüttüğünü de gözlemledi. Bunlar, ESET'in bu dönemde gruba atfettiği faaliyetlerin büyük bir kısmını oluşturuyor ve bu bölgenin son aylarda grubun ana operasyonel odak noktası olduğunu gösteriyor. Bu faaliyetler, Trump yönetiminin Latin Amerika'ya olan ilgisinin yeniden canlanmasıyla bölgede şu anda devam eden ABD-Çin güç mücadelesiyle kısmen bağlantılı olabilir. Genel olarak, FamousSparrow'un "Latin Amerika turu"nda gözlemlenen kurbanlar arasında Arjantin'deki birçok devlet kurumu, Ekvador'daki bir devlet kurumu, Guatemala'daki bir devlet kurumu, Honduras'daki birçok devlet kurumu ve Panama'daki bir devlet kurumu bulunmaktadır. ESET ürünleri, müşterilerinin sistemlerini bu raporda açıklanan kötü amaçlı faaliyetlerden korur. Burada paylaşılan istihbarat, çoğunlukla ESET'in tescilli telemetri verilerine dayanmaktadır. Ayrıca belirli APT gruplarının faaliyetlerini ayrıntılı olarak açıklayan derinlemesine teknik raporlar ve sık faaliyet güncellemeleri hazırlayan ESET araştırmacıları tarafından doğrulanmıştır. ESET APT Raporları olarak bilinen bu tehdit istihbaratı analizleri, vatandaşları, kritik ulusal altyapıyı ve yüksek değerli varlıkları suçluların ve devletlerin yönettiği siber saldırılardan korumakla görevli kuruluşlara yardımcı olmaktadır.

Yapay zekâ ile büyüyen yeni tehdit: Grokking Haber

Yapay zekâ ile büyüyen yeni tehdit: Grokking

Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, üretken yapay zekâ (GenAI) teknolojilerinin kötüye kullanımıyla artan tehditlere karşı uyarıda bulundu. “Grokking” olarak adlandırılan bu yeni teknik, sosyal medya platformu X’te yapay zekâ sohbet robotu Grok’un manipüle edilerek kimlik avı bağlantılarını yaymasına neden oluyor. Yapay zekâ, farklı yöntemlerle sosyal mühendislik tehdidi oluşturabiliyor. LLM olarak adlandılan büyük dil modelleri büyük ölçekte, son derece ikna edici kimlik avı kampanyaları tasarlamak ve en şüpheci kullanıcıları bile kandırmak için derin sahte ses ve videolar oluşturmak için kullanılabiliyor. Ancak X'in yakın zamanda keşfettiği gibi, bir başka, muhtemelen daha sinsi bir tehdit daha var: Grokking. Bu saldırı kampanyasında, tehdit aktörleri, tıklama tuzağı videolar içeren video kartı gönderileri yayımlayarak, X'in tanıtılan gönderilerdeki bağlantıları yasaklamasını (kötü amaçlı reklamlarla mücadele etmek için tasarlanmış) atlayabiliyor. Videonun altındaki küçük "kaynak" alanına kötü amaçlı bağlantılarını gömebiliyorlar. Kötü niyetli aktörler daha sonra X'in yerleşik GenAI botu Grok'a videonun nereden geldiğini soruyor. Grok gönderiyi okuyor, küçük bağlantıyı fark ederek ve yanıtında onu büyütüyor. Bu durum, Grok’un güvenilirliği sayesinde dolandırıcılık içeriklerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına ve arama motorlarında daha yüksek sıralamalara çıkmasına yol açıyor. Grokking neden tehlikeli? Tehdit aktörlerinin güvenlik mekanizmalarını atlatmanın bir yolunu bulmadaki yaratıcılığını ve kullanıcıların yapay zekânın çıktısına güvenirken aldıkları riskleri görmemiz gerekiyor. Bu hile, Grok'u güvenilir hesabında bir kimlik avı bağlantısını yeniden paylaşmaya yönlendirerek onu etkili bir şekilde kötü niyetli bir aktör hâline getiriyor.Ücretli video gönderileri genellikle milyonlarca kez görüntüleniyor; dolandırıcılık ve kötü amaçlı yazılımları geniş bir alana yayma potansiyeline sahiptir.Grok son derece güvenilir bir kaynak olduğu için bağlantılar SEO ve alan adı itibarında da güçleniyor.Bağlantılar, kimlik bilgilerini çalan formlara ve kötü amaçlı yazılım indirmelerine yönlendiriliyor. Bu da kurbanların hesaplarının ele geçirilmesine, kimlik hırsızlığına ve daha fazlasına yol açabiliyor. Prompt Enjeksiyonu: GenAI'nin Yeni Açığı Grokking, prompt enjeksiyonu adı verilen daha geniş bir saldırı türünün parçası. Bu tür saldırılarda tehdit aktörleri, GenAI botlarına kötü amaçlı komutlar vererek onları manipüle ediyor. Bu komutlar doğrudan sohbet arayüzüne yazılabileceği gibi, içerik meta verilerine gizlenerek dolaylı yollarla da uygulanabiliyor. ESET uzmanları, bu tür saldırıların yalnızca X platformuyla sınırlı olmadığını, teorik olarak her türlü GenAI aracına uygulanabileceğini vurguluyor. Bu durum, yapay zekâ teknolojilerinin güvenlik açıklarını ve kullanıcıların bu araçlara körü körüne güvenmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kullanıcılar için güvenlik önerileri: Gömülü yapay zekâ araçları, kimlik avına karşı uzun süredir devam eden savaşta yeni bir cephe açtı. Bu yeni dolandırıcılık yöntemine karşı dikkatli olmak için her zaman sorgulayıcı olun. Aldığınız cevapların tamamen doğru olduğunu düşünmeyin. Bir GenAI botu tarafından bir bağlantı sunulursa üzerine gelerek gerçek hedef URL'sini kontrol edin. Şüpheli görünüyorsa tıklamayın. Yapay zekâ çıktısına her zaman şüpheyle yaklaşın, özellikle de cevap/öneri uygunsuz görünüyorsa. Kimlik bilgilerinin çalınma riskini azaltmak için güçlü, benzersiz parolalar (parola yöneticisinde saklanan) ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanın. Güvenlik açığı istismar riskini en aza indirmek için tüm cihaz/bilgisayar yazılımlarınızın ve işletim sistemlerinizin güncel olduğundan emin olun. Cihazınızdaki kötü amaçlı yazılım indirmelerini, kimlik avı dolandırıcılıklarını ve diğer şüpheli etkinlikleri engellemek için saygın bir güvenlik yazılımı sağlayıcısından çok katmanlı koruma edinin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.