Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tehdit İstihbaratı

Kapsül Haber Ajansı - Tehdit İstihbaratı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit İstihbaratı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kacır, GITEX Ai Türkiye’de Türkiye’nin Teknoloji Alanındaki Yeni Büyüme Vizyonunu Anlattı Haber

Bakan Kacır, GITEX Ai Türkiye’de Türkiye’nin Teknoloji Alanındaki Yeni Büyüme Vizyonunu Anlattı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’de küresel teknoloji liderlerine hitap etti. Kacır, Türkiye’nin 100 bin teknoloji girişimi ve toplam 100 milyar dolarlık unicorn değerlemesi hedefiyle dünyanın en büyük 10 girişim ekosisteminden birini kurmayı amaçladığını söyledi. Kacır, “Teknoloji girişimciliğini, Türkiye’nin yeni nesil başarı hikâyelerinin temel itici güçlerinden biri olarak görüyoruz” dedi. Bu büyümeyi desteklemek amacıyla Türkiye, yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolarlık kamu kaynağı ayırarak gelecek vadeden yapay zekâ girişimlerinin finansmana erişimini genişletiyor. Kacır, “Türkiye’nin; yeni teknolojilerin geliştirildiği, yenilikçi şirketlerin ölçeklendiği ve ileri sanayi çözümlerinin küresel pazarlara ulaştığı, yapay zekâ çağının öncü merkezlerinden biri olmasını istiyoruz” dedi. GITEX Ai Türkiye’ye 88 ülkeden katılan binlerce uluslararası ziyaretçiye de çağrıda bulunan Kacır, “Bir sonraki çığır açıcı projenizi Türkiye’de hayata geçirmeye davet ediyorum. Yeni şirketinizi Türkiye’den büyütün; Türkiye’yi iş ortağınız olarak konumlandırarak bölgesel ve küresel pazarlara ulaşın” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında ve inD organizasyonuyla düzenlenen GITEX Ai Türkiye; yapay zekâ altyapısı ve yatırımlarından siber güvenliğe, fiziksel yapay zekâdan dijital kamu hizmetlerine ve girişimciliğe uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'nin teknoloji alanındaki önceliklerinin ele alındığı küresel bir platform sundu. Türkiye yapay zekâ yol haritasında ilerliyor Etkinliğin ikinci günündeki programın açılışını yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Sadullah Uzun, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki hedeflerini somut adımlara dönüştürme kararlılığını anlattı. Uzun, "2026-2030 Yapay Zekâ Vizyonumuz ve Eylem Planımız en üst düzeyde güçlü destek görüyor. Kamu harcamalarının yüzde 2’sinin yapay zekâya ayrılması ve beş milyon vatandaşımızın yapay zekâ ekonomisine katılabilecek yetkinliklere kavuşturulması hedefleniyor. Türkiye'nin yalnızca yapay zekâyı kullanan değil; aynı zamanda geliştiren, ticarileştiren ve ölçeklendiren bir ülke olmasını istiyoruz. " dedi. Türkiye’nin coğrafi bir köprüden uluslararası bir iş ve yatırım merkezine dönüşümüne dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ise Türkiye’nin teknoloji, yatırım ve uluslararası ticaret alanlarındaki bölgesel merkez konumuna dikkat çekti. Dağlıoğlu, "Yirmi yıl önce Türkiye çoğunlukla Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak görülüyordu. Bugün ise üretim, Ar-Ge, lojistik, teknoloji ve girişimcilik alanlarında bölgesel bir merkez konumunda. Ancak bölgesel bir merkez olmak bizim için yeterli değil. Önümüzdeki dönem hedefimiz, küresel bir ekonomik güç hâline gelmek. Türkiye; zengin yetenek havuzu, reform konusundaki güçlü kararlılığı ve yatırımcıları destekleyen kamu politikalarıyla dirençli ve hızla büyüyen bir ekonomiye sahip. Kıtaların kesişimindeki konumumuzla birlikte tüm bu güçlü yönler, yapay zekânın küresel ekonomiyi yeniden şekillendirdiği bir dönemde rekabet gücümüzü korumamız için sağlam bir temel oluşturuyor" dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise Türkiye’nin sahip olduğu bu güçlü yönleri daha hızlı uluslararası büyümeye ve yatırıma dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. LohMirmand ayrıca GITEX’in uluslararası iş birliklerini güçlendiren, yatırımların ve yeni fırsatların önünü açan rolüne dikkat çekti. LohMirmand, "Türkiye; küresel ölçekte güçlü sanayi altyapısı, dinamik dijital ekonomisi ve yaklaşık 1.500 yapay zekâ girişimiyle yapay zekâ çağına son derece güçlü bir birikimle giriyor. Ancak yapay zekâ rekabetin kurallarını değiştirdi. Şimdi belirlenen hedefler doğrultusunda hızla harekete geçme zamanı. GITEX; güveni pekiştiren, bilgi paylaşımını arttıran, yeni iş bağlantıları ve fırsatlar oluşturan bir platform olarak Türkiye’yi yeni pazarlar, yatırım kaynakları ve nitelikli insan kaynağıyla geniş ölçekte buluşturmak için burada. Sanayi çağında büyük ölçekte üretim yapabilenler öne çıktı; yapay zekâ çağında ise yapay zekâ kapasitesini geniş ölçekte kullanabilenler öne çıkacak. Cumhurbaşkanlığından Türkiye’de Yatırım’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından ekosistemin tamamına kadar gördüğümüz kararlılık, güçlü hedefler ve üst düzey yönetim desteğiyle Türkiye, yakından izlenecek ülkelerden biri olacak” dedi. Bakan Kacır’ın konuşması, GITEX Ai Türkiye’nin İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen iki günlük programının kapanışında gerçekleşti. Etkinlik, 350’den fazla şirket ve girişimi küresel yatırımcılar, politika yapıcılar ve teknoloji liderleriyle buluşturdu. Etkinlik alanında şirketler yeni teknolojilerini sergilerken ortaklıkları, yatırım fırsatlarını ve uluslararası pazarlara açılma yollarını değerlendirdi. Yapay zekâ ekonomisinde kadınların potansiyelini açığa çıkarmak Yapay zekânın kadın girişimcilere sunabileceği ekonomik fırsatlar, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın dün katıldığı oturumda ele alındı. "Fikirden Etkiye: Türkiye'nin İnovasyon Ekonomisinde Kadınların Gücünü Açığa Çıkarmak" başlıklı oturumda Bayraktar, yapay zekânın küçük ekiplerle ve sınırlı kaynaklarla çalışan girişimcilerin kapasitesini arttırarak daha önce yalnızca çok daha büyük şirketlerin ulaşabildiği sonuçlara ulaşmalarına nasıl imkân tanıdığını anlattı. Bayraktar, "Kadınlar için çok büyük bir fırsat söz konusu. Kadın girişimcilerin yapay zekâdan yararlanarak kapasitelerini nasıl arttırdıklarına bizzat tanıklık ediyoruz. Çok küçük ekiplerle ve sınırlı ekonomik kaynaklarla çalışıyor, ancak geçmişte yalnızca büyük şirketlerin elde edebildiği sonuçlara ulaşıyorlar" dedi. Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadınların ekonomik açıdan daha güçlü hâle gelmesi için yalnızca yapay zekâyı kullanmaları yeterli değil. Mentorluk, yatırım ve daha iyi istihdam olanaklarına da erişmeleri gerekiyor." GITEX, Dubai merkezli şirketlerin küresel büyümesini hızlandırıyor Küresel GITEX ağı, teknoloji şirketlerinin dünya genelinde yeni pazarlara ve iş fırsatlarına erişmesini destekliyor. Merkezi Dubai'de bulunan, dijital kamu hizmetleri ve akıllı şehir çözümleri alanlarında uzman teknoloji entegratörü INTEGRA CITY de GITEX'in farklı ülkelerdeki etkinliklerine katılımını arttıran şirketlerden biri olarak öne çıkıyor. Şirket; Dubai’deki GITEX GLOBAL’in yanı sıra Mısır, Fas ve Türkiye’de düzenlenen GITEX etkinliklerine de katılıyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye kapsamında GITEX Ai Belgrad'a (25-27 Mayıs 2027) ve GITEX Ai Kazakistan'a (7-8 Haziran 2027) katılmak üzere mutabakat anlaşmaları imzaladı. Böylece şirket, GITEX ağı içindeki varlığını daha da genişletirken kamu kurumları ve özel sektörle kurulabilecek yeni iş birliklerinin de önünü açtı. INTEGRA CITY ayrıca farklı kentsel sistemlerden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim amacıyla tek bir platformda buluşturan akıllı şehir çözümünü tanıttı. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı Ilya Belyakov, "Bugün kamu kurumlarının temel beklentisi artık süreçlerin birbirinden bağımsız biçimde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin merkezinde yer aldığı bütünleşik platformların geliştirilmesi. Çözümlerimiz, yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla kamu güvenliğinden yol güvenliğine ve kent altyapısına kadar karmaşık sistemlerin verimli biçimde yönetilmesini sağlıyor" dedi. Yapay zekâ ekonomisinde güveni güçlendirmek Yapay zekâ kullanımı hızlanırken siber güvenlik de GITEX Ai Türkiye’nin öne çıkan gündem başlıklarından biri oldu. Türkiye’de gelişen düzenleyici çerçeve, dayanıklılık, yönetişim ve hesap verebilirlik konularına daha fazla önem veriyor. Yapay zekâ destekli dijital risk koruması ve tehdit istihbaratı alanlarında uzmanlaşan Türkiye merkezli siber güvenlik şirketi Brandefense, değişen tehditlerin ve düzenleyici beklentilerin kurumların siber riskleri belirleme, yönetme ve bu risklere müdahale etme biçimlerini nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Brandefense Büyümeden Sorumlu Başkanı ve Kurucu Ortağı Hakan Uzun, "Uyum, artık yalnızca yapılacaklar listesindeki bir kutuyu işaretlemekten ibaret değil; yönetim kurulu düzeyinde ele alınan bir konu hâline geliyor. Kurumların yalnızca çevre güvenliğine odaklanan yaklaşımdan uzaklaşarak üçüncü taraflardan kaynaklanan tehditleri, dijital marka risklerini ve dış saldırı yüzeylerini de kapsayan çok daha geniş bir risk anlayışına yöneldiğini görüyoruz" dedi. Brandefense, etkinlikte dış saldırı yüzeyi yönetimi, tehdit istihbaratı, marka koruması ve üçüncü taraf risk yönetimini kapsayan yapay zekâ destekli çözümlerini tanıttı. Tehdit tespiti, müdahale ve dijital dayanıklılık için yapay zekâ destekli çözümler geliştiren siber güvenlik teknolojileri şirketi UMV ise kurumların yapay zekâyı ve dijital dönüşümü güvenle benimsemesinde siber güvenliğin taşıdığı role odaklandı. UMV CEO'su Yun Sung Kephas Bang, "Yapay zekâ ekonomisinin başarısını yalnızca inovasyon değil, güven de belirleyecek. Kurumlar yapay zekâ kullanımını hızlandırırken siber güvenlik, dijital dönüşümün temel unsurlarından biri hâline gelmeli. Böylece işletmeler tehditlere karşı hazırlıklı olurken inovasyon çalışmalarını da güvenle sürdürebilir” dedi. Şirket; gelişmiş web shell tespiti için WSS AI ve internet sitelerinde yetkisiz içerik değişikliklerini gerçek zamanlı olarak gideren WARSS dâhil olmak üzere yapay zekâ destekli güvenlik çözümlerini tanıttı. GITEX Ai Türkiye, iki gün boyunca Türkiye’nin teknoloji ekosistemini uluslararası GITEX ağıyla buluşturdu. Küresel teknoloji, sermaye ve uzmanlıkla kurulan bağları güçlendiren etkinlik, iş geliştirme ve küresel büyüme için yeni fırsatlar oluşturdu. GITEX Ai Türkiye’nin bir sonraki buluşması 15-16 Eylül 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Güvenlik Dünyası BZsec 2026’da Buluştu Haber

Siber Güvenlik Dünyası BZsec 2026’da Buluştu

Bilişim Zirvesi Etkinlik tarafından düzenlenen zirvenin en dikkat çekici başlıklarından biri, siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk’un 20 yıl boyunca görünmeden kalan ve kritik fiziksel sistemleri etkileyebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirttiği “Fast16” adlı siber silaha ilişkin değerlendirmeleri oldu. Uluslararası siber güvenlik araştırmacısı Costin Raiu ise sunumunda, yapay zekâ ile desteklenen saldırganların geçmişe kıyasla binlerce kat daha büyük bir etki gücüne ulaştığını belirterek uyarıda bulundu. BZ Güvenlik Siber Güvenlik Lideri Ödülleri kapsamında birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner oldu. Türkiye’nin kurumsal siber güvenlik alanındaki önemli buluşmalarından biri olarak konumlanan Güvenlik Zirvesi - BZsec 2026’da yalnızca bugünün tehditleri değil, güvenliğin geleceğini şekillendirecek teknolojiler ve savunma yaklaşımları da değerlendirildi. Siber güvenlik ekosisteminin önde gelen yerli ve yabancı uzmanlarını buluşturan etkinlikte, yapay zekâ çağında değişen tehdit ortamı, dijital güvenin sürdürülebilirliği ve kurumların yeni güvenlik mimarileri, kapsamlı oturumlarda “Kontrol Kimde?” teması ile masaya yatırıldı. Siber Savaşların Yeni Dönemi BZsec Sahnesinde BZsec 2026’nın açılış konuşmasını BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun gerçekleştirdi. Aksun, “Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor. Bulut teknolojileri hız kazandırıyor. Dijitalleşme kurumlara büyük avantajlar sağlıyor. Ama aynı zamanda saldırılar da değişiyor. Artık karşımızda sadece zararlı yazılımlar yok. Karşımızda; yapay zekâ destekli saldırılar, görünmeyen siber casusluk faaliyetleri, kimlik odaklı tehditler, tedarik zinciri riskleri, deepfake teknolojileri ve sessizce ilerleyen yeni nesil saldırılar var. Güvenlik artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değil, iş sürekliliğinin, itibarın, müşteri güveninin ve kurumların geleceğinin konusu diyerek, katılımcılara “Kontrol Kimde?” sorusu ile seslendi. Etkinliğin keynote konuşmacılarından dünyaca ünlü siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk, “Cyber Wars Have Gone Silent: No One Notices Anymore” başlıklı sunumunda , siber savaşların ne kadar görünmez olabileceğini gözler önüne seren bilgiler verdi. Kamluk “Bugüne kadar fiziksel dünyaya etki eden ilk büyük siber silahı 2010 yılında ortaya çıkan Stuxnet olarak biliyorduk. Ancak yaptığımız araştırmalar, Fast16’nın en az beş yıl daha geriye, hatta 2005 yılına uzandığını gösteriyor. Tam 20 yıl boyunca tamamen görünmez kalmayı başaran bu siber silah, siber güvenlik dünyasındaki pek çok kabulü yeniden sorgulamamıza neden oldu. Fast16’yı gerçekten dehşet verici kılan unsur; sistemleri ele geçirmekten ziyade fiziksel simülasyonlarda kullanılan yüksek hassasiyetli matematiksel hesaplamaları gizlice değiştirmesidir. Bu yazılım, deprem dayanıklılık testlerinden uçak güvenlik simülasyonlarına, hidrodinamik modellemelerden kritik altyapı projelerine kadar birçok mühendislik sürecini etkileyebilecek şekilde tasarlanmıştı. Siber tehditlerin yalnızca veri çalmak veya sistemleri devre dışı bırakmakla sınırlı olmadığını, fiziksel dünyada da ciddi sonuçlar doğurabilecek kapasiteye sahip olduğunu gördük. Bugün ise yapay zekâ çağında yaşıyoruz ve yapay zekâ modellerinin eğitimi de aynı şekilde yüksek hassasiyetli hesaplamalara dayanıyor. Fast16 benzeri bir tehdidin yapay zekâ eğitim süreçlerine sızması halinde, beklenmedik davranışlar sergileyen, kritik karar mekanizmalarında hatalara yol açan modeller ortaya çıkabilir. Böyle bir saldırı, günlük yaşamda kullandığımız sistemler de dahil olmak üzere geniş çaplı ve benzeri görülmemiş zincirleme etkilere neden olabilir. Bu nedenle ‘hesaplama bozulması’ (computation corruption) olarak tanımladığımız tehdit, bugün siber güvenlik alanında en az anlaşılan ve en az araştırılan konulardan biri olmayı sürdürüyor. C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi? Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi?” başlıklı ana panelin moderatörlüğünü BThaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Siber saldırıların finans ve enerji sektörü üzerindeki etkilerinin ele alındığı panelin açılışında konuşan Göçe, “Bugün bu zirvede öğrendiğimiz önemli noktalardan biri de Kamluk’un ifade ettiği gibi saldırıların geçmişinin düşündüğümüzden çok daha eskiye dayanması oldu. Stuxnet’i uzun yıllar boyunca 2010’lu yıllarla ilişkilendirdik. Ancak yapılan değerlendirmeler, bu tür tehditlerin kökenlerinin çok daha eskiye uzandığını gösteriyor. Bu durum, saldırıların çok önceden başladığını ancak farkındalığımızın çoğu zaman geriden geldiğini ortaya koyuyor” dedi. Panelistler arasında yer alan Aydem Enerji CISO’su Nurdan Demirci, “Enerji dağıtımı ve yönetimi gibi süreçlerde meydana gelecek siber saldırı kaynaklı kesintiler bizim en büyük korkulu rüyamız; çünkü enerji durursa tüm hayati süreçler durur diyerek konunun önemine dikkat çekti. Çağın gerisinde kalmamak için IT ile OT sistemlerini birbirine yaklaştırmak, yapay zekanın yetkinliklerinden ve veri analitiğinden faydalanmak zorundayız diyen Demirci, ancak bu entegrasyon atak yüzeyini inanılmaz şekilde değiştiriyor. Eskiden arkasında sakladığımız o dokunulmaz SCADA sistemlerimiz, sahadaki binlerce akıllı sayaç, trafo merkezi ve üretim noktalarımız ulaşılabilir hale geliyor. IT dünyasından ufak bir tıkla başlayan bir atağın nerelere kadar sızabileceğinin ucu bucağı yok” dedi. Diğer panelist Alternatif Bank CISO’su Özer Gülce ise konuşmasında şunları aktardı: "Finans sektöründe de süreklilik, sürdürülebilirlik, operasyonel devamlılığın esası kurumsal hafıza. Kurumsal hafızadan kastım, sistemlerin, süreçlerin sizsiz de devam edebilme yetkinliği. Bunu oturtabilmenin yolu da biz bilgi güvenliği yöneticilerine düşüyor, çünkü yönetişimi çok iyi bilmeniz lazım. Bu bir orkestra ve biz hesap veren makamız. Ayrıca kod kalitesi çok kritik bir nokta. Hem bana atak yüzeyi yaratıyor hem de katman olarak birtakım riski uygulama katmanında tutuyor" dedi. Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşimi, geçmişin binlerce kat daha fazlasını başarıyor Uluslararası siber güvenlik dünyasının önde gelen araştırmacıları arasında gösterilen Costin Raiu ise “The Evolution of Cyber Espionage – From Stuxnet to AI-Powered Threats” başlıklı sunumunda siber casusluğun dönüşümünü ve yapay zekâ destekli tehditlerin geleceğini ele aldı. Raiu, geçmiş dönemdeki bazı olayları aktararak, tespitlerini aktardı: "Geçmişteki olaylardan çok şey öğrenebileceğimizi ve bunları karşılaştığımız yeni saldırılara uygulayabileceğimizi düşünüyorum. Özellikle eski saldırılara bakmak—ben buna 'siber dinozor iskeletleri bulma sanatı' diyorum—gelecekte savunmamızı nasıl uyarlamamız gerektiğini anlamamızı sağlıyor. Ancak ortak koda dayalı bu ilişkilendirme bazen başarısız da olabilir. Örneğin Olympic Destroyer saldırısında, zararlı yazılımın aynı koda sahip olduğunu, ancak saldırganın aynı kişi olmadığı vakalar gördük. Siber güvenliğin geleceğine doğrudan bakarsak, bence yapay zekanın (AI) kalıcı olduğu ortada. Gelecekte her şey yapay zeka olacak. Birkaç yıl içinde muhtemelen ben burada olmayacağım, size tüm bunları sunan bir yapay zeka olacak. Tehdit aktörlerinin siber saldırılarında yapay zekayı zaten kullandıklarını anlamamız gerekiyor. Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşiminin artık geçmişte mümkün olandan binlerce kat daha fazlasını başarabildiğini gördüm. Hepsini bir araya getirdiğinizde, size hiçbir insan tarafından eşleştirilemeyecek bir güç çarpanı sağlar” şeklinde ifade etti. Kaspersky Kıdemli Satış Öncesi Yöneticisi Fırat Aslantaş ise “Tehdit İstihbaratı ve Etkin Servisler ile Modern Siber Güvenlik Yaklaşımı” sunumunda; “Biz istihbarata iki farklı bakış açısıyla bakıyoruz. Bir tanesi, insan tarafından anlamlandırılan ve okunabilir olan tehditler; diğer tarafta da aslında tam anlamıyla çıkan tehdit modellemesini bir güvenlik yaklaşımıyla, güvenlik ürünlerine entegre edebileceğimiz, aynı zamanda da yanıt verebileceğimiz senaryolar. Tehdit datalarını, tüm güvenlik servisleriyle, entegre edilebilir duruma getirdik” dedi. Trendyol Kıdemli Güvenlik Mühendisi Alican Kiraz “Deepfake ve Sentetik Kimliklere Karşı Yeni Nesil Savunma” başlıklı sunumunda, yapay zekâ destekli kimlik tehditlerine karşı geliştirilen yeni savunma yöntemlerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin dikkat çeken diğer bir konusu ise SOC oldu. ADEO Siber Güvenlik Küresel Stratejiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Halil Öztürkci “SOC’tan AI SOC’a: Güvenlik Operasyonlarında Yeni Çağ” başlıklı sunumunda; güvenlik operasyon merkezlerinin yapay zekâ ile birlikte geçirdiği dönüşümü ele aldı. “Saldırı Ne Zaman Başlar? Kurumlar Ne Zaman Fark Eder?” başlıklı konuşmasında siber tehditlerin hızına dikkat çeken Bilgi Birikim Sistemleri Bilgi Güvenliği İş Geliştirme Müdürü Engin Şeref, “Saldırganlar yeni açıklanan bir güvenlik açığını 24 saat içinde kendileri için kullanılabilir hale getirebiliyor. Zararlı yazılımların ise ortalama 29 dakika içinde dolaşıma giriyor. Buna karşılık güvenlik ekiplerinin bir açığı yamaması ortalama 102 gün sürüyor. Saldırganlar bu zaman farkını kurum ortamlarına sızmak ve sistemleri ciddi şekilde etkilemek için kullanıyor” şeklinde ifade etti. “Görünmeyen Saldırılar Çağı: Sistem Değil, Algı Hack’leniyor” başlıklı oturumda Siber Güvenlik Otoritesi Gökhan Say, yeni nesil manipülasyon teknikleri, dijital algı operasyonları ve yapay zekâ çağında değişen saldırı yüzeylerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oturumda ayrıca Fuzul Holding CISO’su Deniz Akay ile Yapı Kredi Teknoloji CISO’su Ümit Malkoç da kurumların karşı karşıya olduğu yeni nesil tehditler ve değişen güvenlik yaklaşımlarına ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Zirve programında ayrıca; Hayat Holding CISO’su Uğur Murathan Gemicioğlu, “Fabrikadan Buluta: Güvenlik Aynı mı, Yoksa Risk Farklı mı?” başlıklı sunumunda farklı teknoloji altyapılarındaki güvenlik yaklaşımlarını ele aldı. Burgan Bank CISO’su Turan Mola, finans sektörünün karşı karşıya olduğu yeni riskleri “Finansal Yapıda Gerçek Risk: Görünen Tehditler mi, Görünmeyen Açıklar mı?” başlıklı konuşmasında değerlendirdi. Kron Teknoloji CPO’su Mehmet Ilgaz, “AI Ajanları Çağında Telemetri Yönetimi” başlıklı konuşmasında, yeni nesil güvenlik mimarilerinde telemetri yönetiminin önemine dikkat çekti. OYAK Dijital CISO’su Nusret Karakaya, dağıtık yapılarda güvenliğin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşırken, ASEE/Payten CISO’su İsmail Orhan, “Post-Quantum Döneme Hazırlık: Kriptografide Büyük Dönüşüm” başlıklı sunumunda post-kuantum dönemde kriptografinin geçireceği dönüşümü ele aldı. DNSSense Satış Direktörü Emre Özdemir, görünmeyen ağ trafiğinin oluşturduğu riskleri aktarırken, İhlas Holding CISO’su Öner Ziya Baş ise tedarik zinciri güvenliğinin yeni dönemde geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. “E-posta'dan Cloud'a: Modern Saldırı Zincirinde Görünmeyeni Görünür Kılmak” başlıklı sunumunda Barracuda Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü İlknur Çifçibaşı, modern saldırı zincirindeki görünmeyen riskleri değerlendirirken, “Saldırganlar Sistemi Değil, Davranışları Hedefliyor” başlıklı konuşmasını yapan Proofpoint Bölge Müşteri Yöneticisi Cumhur Kızıları, insan odaklı tehditlere ilişkin görüşlerini paylaştı. Siemens Proje Mühendisi Yavuz Köse ise OT Security alanındaki güncel gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Agentic AI Çağında Yeni Saldırı Yüzeyi: Context’i Kim Kontrol Ediyor?” başlıklı mini sohbet bölümünde Siber Güvenlik Stratejisti Burak Bozkurtlar ile MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, yapay zekâ ajanlarının oluşturduğu yeni saldırı yüzeylerini ve bağlam güvenliğinin geleceğini değerlendirdi. Security Ödülleri Sahiplerini Buldu BZsec 2026’nın kapanışında düzenlenen Security Ödülleri Töreni’nde siber güvenlik alanında hayata geçirilen başarılı çalışmalar ve projeler ödüllendirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner olurken, ikincilik ödülü Fatih Çelik’in oldu. Bahadır Gökhan Sarıkoz ve Cihan Subaşı ise üçüncülük ödülünün sahipleri oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güvenlikte Yeni Dönemin Yol Haritası BZsec 2026’da Çizilecek    Haber

Güvenlikte Yeni Dönemin Yol Haritası BZsec 2026’da Çizilecek  

Artık güvenlik yalnızca bir koruma katmanı değil; kurumların sürdürülebilirliği açısından kritik bir stratejik alan haline gelmiş durumda. Günümüzde kurumlar sadece klasik siber saldırılarla değil, yapay zekâ tarafından üretilen tehditlerle, kimliği belirsiz dijital varlıklarla ve görünmeyen risklerle karşı karşıya kalıyor. Bu yeni gerçeklikte güvenlik; yalnızca IT sistemlerini değil, veriyi, karar mekanizmalarını, iş süreçlerini ve dijital kimliği kapsayan bütünsel bir yapı olarak ele alınıyor. Güvenlik Zirvesi- BZsec 2026, bu yaklaşım doğrultusunda güvenliği çok boyutlu bir perspektifle gündeme taşıyacak. 17 Haziran 2026 Çarşamba günü gerçekleşecek zirvede; CISO, CIO ve CTO seviyesinde 200 üst düzey karar verici, güvenliğin yalnızca bugünü değil, hızla dönüşen geleceğini masaya yatıracak. Siber Güvenlik Gündemini Belirleyen Stratejik ve Kapsamlı Oturumlar Zirve kapsamında; yapay zekâ ve otonom sistem güvenliği, yapay zekâ destekli saldırılar ve deepfake tehditleri ile kuantum sonrası kriptografi çalışmaları ele alınacak. Tedarik zinciri ve yazılım güvenliği ile bulut, multi-cloud ve edge mimarilerde güvenlik yaklaşımları da zirvenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Siber tehdit istihbaratı ve proaktif savunma modelleri de kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Bununla birlikte; dijital kimlik ve erişim yönetimi, veri güvenliği, mahremiyet ve regülasyonlar ile Zero Trust yaklaşımı zirvenin önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor. Siber dayanıklılık ve iş sürekliliği, ransomware ekonomisi, API güvenliği ve dijital ekosistem riskleri ile XDR, MDR ve otonom SOC dönüşümü de ele alınacak başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ destekli savunma ve gizlilik odaklı teknolojiler ise siber güvenliğin geleceğini şekillendiren kritik alanlar olarak öne çıkıyor. Keynote konuşmaları, ana panel, konuk sunumları, söyleşi oturumları, networking ve iş birliği alanlarının yer alacağı Güvenlik Zirvesi-BZsec 2026’ya ilişkin detaylı bilgiye https://bilisimzirvesi.com.tr/etkinlikler/etkinlik/guvenlik-zirvesi-bzsec-2 adresinden ulaşılabilir. Etkinliğe kurumların CISO, CIO ve CTO unvanına sahip yöneticileri katılım sağlayabilirken diğer katılımcılar ise web sitesinde yer alan “BİLET AL” butonu üzerinden kayıt yaptırarak katılım gerçekleştirebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Group-IB, Gartner® Magic Quadrant™ raporunda Lider olarak seçildi Haber

Group-IB, Gartner® Magic Quadrant™ raporunda Lider olarak seçildi

Dijital suçları soruşturmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için kullanılan öngörücü siber güvenlik teknolojilerinin önde gelen geliştiricisi Group-IB, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Siber Tehdit İstihbaratı Teknolojileri kategorisinde Lider olarak seçildi. Bu seçimle birlikte Group-IB, Gartner®'ın tehdit istihbaratı pazarı için ilk kez yayımladığı ve on sekiz satıcıyı vizyonlarının bütünlüğü ve uygulama kabiliyetleri açısından değerlendiren Magic Quadrant™'ta Lider statüsüne ulaşan beş satıcıdan biri oldu. Bu seçim, yirmi yılı aşkın süredir yürütülen düşman odaklı araştırmaların, Birleşik Risk Platformunun kapsamı ile gelişmişliğinin, benzersiz tehdit istihbaratı kaynakları ile 21 yıllık tescilli telemetri, kolluk kuvvetleriyle yapılan 1.500'den fazla ortak soruşturma ve 7/24 kesintisiz dark web izleme faaliyetlerine dayanan öngörücü tehdit istihbaratı avantajının bir kanıtıdır. Gartner®, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Siber Tehdit İstihbaratı Teknolojileri raporunda Group-IB'nin dikeyleştirilmiş istihbaratını kilit bir güç olarak vurguladı. Özellikle de platformun karanlık web ve kapalı grup erişimi, olay müdahalesi doğrulaması, tescilli dolandırıcılık telemetrisi, BGP (Sınır Geçit Protokolü) tehdit izleme ve Siber Dolandırıcılık Birleştirme modeli gibi benzersiz olanakları bir araya getirme becerisine dikkat çekti. Bu olanaklar Group-IB'ye özellikle finansal hizmetler, telekomünikasyon, kamu ve kolluk kuvvetleri sektörlerinde bir derinlik kazandırmaktadır. Gartner® ayrıca Group-IB'nin tehdit istihbaratı, dolandırıcılık, Yönetilen XDR, korumalı alan oluşturma ve soruşturmalarına yönelik birleşik bir istihbarat veri havuzu olan Birleşik Risk Platformu'nun kapsamını ve maliyet açısından öngörülebilirliğini de takdir etti. Group-IB'nin inovasyon rotası da ayrıca dikkate alınmış ve Gartner®, yol haritasında tespitten tahmin odaklı savunmaya doğru kendini açıkça ifade eden bir geçiş olduğunu belirtmiştir. Group-IB CEO'su Dmitry Volkov, "Siber Tehdit İstihbaratı Teknolojilerine yönelik ilk Gartner® Magic Quadrant™ raporunda Lider olarak seçilmek Group-IB için bir dönüm noktası ve 2003 yılından bu yana ilerlediğimiz yönün ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Siber güvenlik artık tepkisel olamaz ve kuruluşlar, saldırıları gerçekleşmeden önce öngörmelerine yardımcı olacak benzersiz tehdit istihbaratı kaynaklarından elde edilen düşman odaklı, öngörücü istihbarata ihtiyaç duymaktadır. Bu seçim, Birleşik Risk Platformumuzun gücünü, tescilli telemetrimizin derinliğini ve müşterilerimizin, iş ortaklarımızın ve kolluk kuvvetlerinin siber suçluların bir adım önünde olmalarına yardımcı olmak için her gün çalışan küresel ekiplerimizin uzmanlığını yansıtıyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Kaspersky Türkiye’de Üst Düzey Atama

Akın’ın öncelikli hedefleri arasında kurumsal segmentteki büyüme ivmesini sürdürmek, KOBİ sektöründeki gelişimi ileriye taşımak, Kaspersky’nin kanal ekosistemini güçlendirmek ve B2B portföyü genelinde yeni iş ortakları ile müşteri ağını genişletmeye yönelik stratejiler geliştirmek yer alıyor. ‘’Geçtiğimiz yıl Türkiye pazarında B2B satışlarda yüzde 64 büyüme elde ederek güçlü sonuçlara imza attık. Genel Müdür olarak önceliğim, pazardaki varlığımızı daha da pekiştirmek ve iş ortaklarımızla birlikte tek ve güçlü bir siber güvenlik ekosistemi olarak kapsama alanımızı genişletmek olacak. EDR ve XDR alanlarındaki büyümemizi hızlandırırken, Container Security ve OT Security kategorilerindeki liderliğimizi de ileri taşımayı sürdüreceğiz. En önemlisi, en iyi ürünleri ve en yüksek hizmet seviyesini sunma kararlılığımızdan ödün vermeyeceğiz. Hedefimiz; her bir kişisel cihazın, her KOBİ’nin ve her kurumsal işletmenin daha güvenli bir dijital dünyada faaliyet göstermesini sağlamak. Güvenliğin inovasyonu yavaşlatan değil, aksine destekleyen bir güç olduğuna inanıyoruz,” diyen Zafer Akın sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijital dünyayı daha güvenli hâle getirme misyonuyla küresel siber güvenliğin ön saflarında yer alan Kaspersky ailesine katılmaktan gurur duyuyorum’’ Zafer Akın, teknoloji şirketlerini büyütme ve geliştirme konusunda kapsamlı bir deneyime sahip. Kariyeri boyunca Hewlett Packard, SAS ve SAP gibi global teknoloji sağlayıcılarında görev alan Akın, son olarak OpenText’te bölgesel liderlik pozisyonunda bulundu. Kaspersky Türkiye Genel Müdürü olarak İstanbul merkezli görev yapacak olan Akın, Akın çalışmalarını, doğrudan Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Bölgesi Genel Müdürü Toufic Derbass’a bağlı olarak sürdürecek. Atama hakkında görüşlerini paylaşan Toufic Derbass ise şu ifadeleri kullandı: “Kaspersky olarak küresel siber güvenlik uzmanlığımızı; ödüllü çözümlerimiz, gelişmiş tehdit istihbaratı hizmetlerimiz ve ‘Siber Bağışıklık’ (Cyber Immunity) yaklaşımımızda vücut bulan ileri görüşlü vizyonumuzla birleştiriyoruz. Zafer Akın’ın bölge pazarına dair derin hakimiyeti ve yerel ortaklarla kuracağı yakın iş birliği sayesinde, bu teknolojileri ve hizmetleri daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştıracağımıza ve Türkiye’nin güvenli dijital geleceğine katkıda bulunacağımıza inanıyoruz.” Kaspersky, son yıllarda ürün ve hizmet portföyünü önemli ölçüde genişletti; özellikle kurumsal güvenlik çözümleri tarafında, güçlü tehdit istihbaratına dayalı çözümlerle müşterilerine daha kapsamlı bir koruma sunmayı hedefliyor. Şirketin amiral gemisi ürün ailesi Kaspersky Next, güçlü uç nokta korumasını, EDR (Endpoint Detection and Response) çözümlerinin sağladığı şeffaflık ve hız ile XDR (Extended Detection and Response) platformlarının sunduğu görünürlük ve gelişmiş araç setiyle bir araya getiriyor. Bu yapı, şirketin B2B ekosistem satışlarına da önemli bir ivme kazandırıyor. Daha önce Kaspersky Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan İlkem Özar ise kariyerine Kaspersky bünyesinde Global Sales Network departmanında yeni bir rolle devam ediyor. Türkiye’deki iş hacminin büyümesine ve operasyonların gelişimine önemli katkılar sağlayan başarılı liderlik döneminin ardından İlkem Özar, şirketin uluslararası kurumsal satış kabiliyetlerini ve kârlılığını daha da güçlendirmeye odaklanacak. Toufic Derbass, İlkem Özar’a teşekkür ederek şunları söyledi: “İlkem’e Türkiye pazarındaki liderliği, özverisi ve yarattığı etki için içtenlikle teşekkür ediyor; yeni global görevinde başarılar diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.