Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tehdit Istihbaratı

Kapsül Haber Ajansı - Tehdit Istihbaratı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit Istihbaratı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Redington Türkiye ve Cyble'dan Stratejik İş Birliği Haber

Redington Türkiye ve Cyble'dan Stratejik İş Birliği

Redington Türkiye, yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı ve siber güvenlik alanında global ölçekte öne çıkan Cyble ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda, Redington Türkiye, Cyble'ın gelişmiş siber tehdit istihbaratı çözümlerini Türkiye, Orta Asya ve Kafkasya bölgesindeki kurumlarla buluşturacak. Yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı ile proaktif güvenlik Cyble, AI-native mimarisiyle kurumların dijital varlıklarını proaktif şek ilde korumalarını sağlayan yeni nesil tehdit istihbaratı çözümleri sunuyor. Dark web ve deep web izleme, yapay zeka destekli marka takibi, saldırı yüzeyi yönetimi (Attack Surface Management), tehdit aktörü analizi ve gerçek zamanlı risk tespiti gibi yetkinlikler, kurumların yalnızca tehditlere yanıt vermesini değil, tehditler oluşmadan önce aksiyon almasını mümkün kılıyor. Redington Türkiye ve Cyble iş birliği, özellikle finans, telekomünikasyon, kamu, perakende ve kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren kurumların, siber riskleri daha bütüncül ve öngörülebilir bir yaklaşımla yönetmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Cyble, tehdit istihbaratını yalnızca veri sağlayan bir yapıdan çıkararak, operasyonel olarak kullanılabilir içgörülere dönüştüren bütünleşik bir platform sunuyor. Agentic AI yaklaşımıyla desteklenen çözümler; bulut, uç nokta ve dijital varlıklar genelinde sürekli görünürlük s ağlarken, kurumların güvenlik ekiplerinin karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Bu yaklaşım, Cyble'ı geleneksel tehdit istihbaratı çözümlerinden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Bora İncir: "Proaktif siber savunma yaklaşımını güçlendiriyoruz" Redington Türkiye, güçlü partner ekosistemi ve bölgesel uzmanlığı sayesinde Cyble çözümlerinin pazarda daha hızlı konumlanmasını hedefliyor. Bu kapsamda iş ortaklarına yönelik enablement programları, teknik eğitimler ve sektörel etkinliklerle Cyble çözümlerinin yaygınlaştırılması planlanıyor. İş birliği modeli, Redington'un katma değerli dağıtım yaklaşımıyla uyumlu şekilde, kurumların operasyonel ihtiyaçlarına göre esnek çözümler sunulmasını mümkün kılıyor. Redington Türkiye & Orta Asya ve Kafkaslar Genel Müdürü Bora İncir, iş birliğiyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Siber güvenlik a rtık yalnızca tehditlere karşı savunma yapmak değil, riskleri önceden öngörebilmek anlamına geliyor. Cyble ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, Redington Türkiye olarak müşterilerimize yapay zekâ destekli, proaktif ve operasyonel değeri yüksek tehdit istihbaratı çözümleri sunacağız. Güçlü partner ekosistemimizle birlikte, bölgedeki kurumların siber dayanıklılığını artırmayı hedefliyoruz." Cyble CEO ve Kurucu Ortağı Beenu Arora: "Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar siber tehditlerin hem hacim hem de karmaşıklık açısından hızla arttığı stratejik pazarları temsil ediyor. Redington Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde, yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı çözümlerimizi bölgedeki kurumlara daha etkin şekilde ulaştırmayı hedefliyoruz. Redington'ın güçlü iş ortağı ekosistemi ve derin yerel pazar uzmanlığı, Cyble'ın proaktif siber savunma yaklaşımının yayg ınlaşmasında kritik bir rol oynuyor." Redington Türkiye Hakkında 1993 yılında kurulan Redington Grup, bugün 37'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve 450'nin üzerinde global markanın dağıtımını üstlenen lider bir teknoloji sağlayıcısıdır. Grup, yıllık 11,8 milyar doları aşan gelir hacmiyle; siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri, nesnelerin interneti, analitik ve 5G gibi alanlarda uçtan uca dijital çözümler sunmaktadır.Türkiye operasyonlarını 1995 yılında LinkPlus adıyla başlatan şirket, 2015'te Redington Grup bünyesine katılmış, 2021 itibarıyla Redington Türkiye adını almıştır. Bugün Redington Türkiye; global tecrübesi, güçlü iş ortakları ağı ve temsil ettiği 50'nin üzerinde markalarla, bölgesel dijital dönüşümün öncülerinden biri konumundadır.Cyble Hakkında Cyble, yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı ve siber ris k analizi alanında faaliyet gösteren global bir teknoloji şirketidir. Dark web, deep web ve açık kaynaklardan elde ettiği verileri AI-native platformu üzerinden analiz eden Cyble; kurumlara gerçek zamanlı tehdit görünürlüğü, saldırı yüzeyi yönetimi ve risk önceliklendirme imkânı sunar. Dünya genelinde birçok kurum tarafından tercih edilen Cyble, siber güvenlikte proaktif savunma yaklaşımının öncülerinden biri olarak konumlanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens ve Senkron Digital’den OT Siber Güvenliğinde Stratejik İş Birliği Haber

Siemens ve Senkron Digital’den OT Siber Güvenliğinde Stratejik İş Birliği

İmzalanan İyi Niyet Anlaşması kapsamında Siemens ve Senkron Digital, OT siber güvenliği alanında uzmanlıklarını tamamlayıcı şekilde bir araya getirerek birlikte değer üretmeyi hedefliyor. Taraflar, endüstriyel sistemlerin siber dayanıklılığını güçlendiren, operasyonel sürekliliği destekleyen ve müşteri ihtiyaçlarına entegre çözümler sunmayı hedefleyen bir iş birliği çerçevesi oluşturuyor. OT siber güvenliğinde bütüncül yaklaşım Yapılan iş birliği, endüstriyel tesislerin, enerji altyapılarının ve kritik operasyonların siber risklere karşı daha dayanıklı hale gelmesini hedefleyen bütüncül bir güvenlik yaklaşımını esas alıyor. Bu kapsamda, Güvenlik Operasyon Merkezleri (SOC- Security Operations Center) odağında ortaya çıkan müşteri ihtiyaçlarının birlikte ele alınması, OT siber güvenliği çözümlerinde ileri teknoloji ürün ve servislerin entegre biçimde kullanılması ve siber güvenlik değerlendirmeleri sonucunda ortaya çıkan iyileştirme alanlarında ortak çalışma modellerinin geliştirilmesi hedefleniyor. OT siber güvenliği alanında yürütülecek ortak pazarlama ve farkındalık çalışmalarıyla desteklenen bu yapı, endüstriyel sistemlerde güvenliğin geleceğini bugünden şekillendiren, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir güvenlik perspektifi ortaya koyuyor. Endüstriyel dayanıklılık için ortak vizyon Siemens’in küresel ölçekte geliştirdiği ileri seviye siber güvenlik teknolojileri ile Senkron Digital’in enerji ve endüstriyel sistemlerdeki dijital uzmanlığı, OT ortamlarında güvenliği operasyonel sürekliliği, verimliliği ve sürdürülebilirliği destekleyen stratejik bir yapı taşı olarak konumlandıran güçlü bir sinerji oluşturuyor. Bu stratejik birliktelik, endüstriyel işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarında güvenli ve ölçeklenebilir bir ilerleme sunarken, değişen tehdit ortamına karşı proaktif ve geleceğe uyumlu bir güvenlik yaklaşımını da beraberinde getiriyor. OT siber güvenliği alanında yenilikçi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlayan bu birliktelik, Türkiye ve uluslararası pazarlarda endüstriyel siber güvenliğin geleceğine yön veren iş birlikleri arasında konumlanıyor. “OT Siber Güvenliği ile dayanıklı ve sürdürülebilir endüstri” Endüstriyel dönüşümde güvenliğin stratejik bir kaldıraç görevi gördüğünü vurgulayan, Senkron Digital Yönetici Direktörü Ali İnal, “Türkiye, enerji ve sanayi altyapısını ileri teknolojilerle yeniden tanımlayan, dijitalleşmeyi büyümenin, rekabet gücünün ve sürdürülebilir kalkınmanın merkezine yerleştiren güçlü bir dönüşüm süreci yaşıyor. Bugün endüstriyel sistemler, enerji arz güvenliğinden üretim verimliliğine, iklim hedeflerinden küresel rekabetçiliğe uzanan geniş bir etki alanının temelini oluşturuyor. Bu dönüşümün yüksek standartlarda, kesintisiz ve öngörülebilir şekilde ilerlemesinde OT siber güvenliği, endüstriyel ekosistemin vazgeçilmez bir yapı taşı olarak konumlanıyor. Senkron Digital olarak OT siber güvenliğini, operasyonel sürekliliği güçlendiren, karar alma süreçlerini destekleyen ve endüstriyel dayanıklılığı artıran bütüncül bir değer alanı olarak ele alıyoruz. Siemens ile hayata geçirdiğimiz bu stratejik iş birliği, endüstriyel tesislerin ve kritik altyapıların dijital dönüşümünü güvenlik, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde ileriye taşıyan güçlü bir çerçeve sunuyor. Bu birliktelik sayesinde OT ortamlarında uçtan uca görünürlük sağlayan, riskleri proaktif biçimde yöneten ve operasyonel mükemmeliyeti destekleyen entegre çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Enerji üretiminden dijital altyapılara uzanan bu ekosistemde kurulan güçlü iş birliklerinin, Türkiye’yi bölgesinde endüstriyel siber güvenlik alanında referans bir merkez haline getireceğine inanıyoruz. Bu adım, Türkiye’nin uzun vadeli enerji ve sanayi vizyonuna somut katkı sağlayan, geleceğin dayanıklı ve sürdürülebilir endüstrisini bugünden inşa eden güçlü ve kalıcı bir değer önerisini temsil ediyor.” Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Genel Müdürü Kerim Oal “Endüstriyel dünyada dijitalleşme hızlanırken, operasyonel teknoloji ortamlarının güvenliği artık hiç olmadığı kadar kritik bir öneme sahip. Siemens Türkiye olarak, OT güvenliğinde geleneksel yaklaşımların ötesine geçiyor; ‘Derinlemesine Savunma’ prensibiyle çok katmanlı, bütüncül bir koruma modeli benimsiyoruz. Senkron Digital ile imzalayacağımız İyi Niyet Anlaşması, bu vizyonu sahaya taşıyan stratejik bir adım niteliği taşıyor. Bu iş birliği sayesinde OT ortamlarına özel SOC hizmetlerini birlikte güçlendirerek, merkezi log yönetimi ve gelişmiş SIEM analitiği ile kritik altyapı operatörlerinin tehditlere çok daha hızlı ve etkin yanıt verebilmesini sağlamayı hedefliyoruz. EPDK düzenlemeleri ve Avrupa’daki NIS2 direktifi gibi hem yerel hem global regülasyonların gerektirdiği güvenlik standartlarına uyumu da desteklerken, müşterilerimizin operasyonel sürdürülebilirliğini de önemli ölçüde artıracağımız çözümlerimizi sunacağız. Siemens olarak, uzun yıllara dayanan endüstriyel bilgi birikimimizi ve siber güvenlik deneyimlerimizi, Zero Trust mimarisi, Vilocify ve SINEC Security gibi yenilikçi çözümlerimizle birleştirerek, müşterilerimize güçlü ve kapsamlı katma değer sağlıyoruz. Bu iş birliğinin Türkiye’nin kritik altyapılarında ve endüstrilerinde güvenlik seviyesini daha da yükselteceğine, OT SOC hizmetleriyle 7/24 izleme, olay yönetimi ve tehdit istihbaratı sağlayarak müşterilerimizin operasyonel dayanıklılığını güçlendireceğine inanıyoruz.” dedi. Siemens Hakkında Endüstri, altyapı, mobilite ve sağlık hizmetlerine odaklanan önde gelen bir teknoloji şirketidir. Şirketin amacı, herkes için günlük yaşamı dönüştürecek teknolojileri geliştirmek. Siemens, gerçek ve dijital dünyaları birleştirerek müşterilerinin dijital ve sürdürülebilirlik dönüşümlerini hızlandırmalarını sağlayarak fabrikaları daha verimli, şehirleri daha yaşanabilir ve ulaşımı daha sürdürülebilir hale getirir. Endüstriyel yapay zekâda lider olan Siemens, derin alan uzmanlığını kullanarak yapay zekâyı – üretken yapay zekâ dâhil – gerçek dünya uygulamalarına aktarıyor ve böylece yapay zekâyı farklı sektörlerdeki müşteriler için erişilebilir ve etkili hâle getiriyor. Siemens ayrıca, sağlık hizmetlerinde çığır açan öncü küresel tıbbi teknoloji sağlayıcısı ve halka açık Siemens Healthineers şirketinin de çoğunluk hissesine sahiptir. Herkes için. Her yerde. Sürdürülebilir. 30 Eylül 2025’te sona eren 2025 mali yılında Siemens Grubu, 78,9 milyar avro gelir ve 10,4 milyar avro net kâr elde etti. 30 Eylül 2025 itibarıyla şirket, devam eden operasyonlar bazında dünya genelinde yaklaşık 318.000 kişiyi istihdam etmektedir. Daha fazla bilgiye www.siemens.com adresinden ulaşabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky, Finans Sektöründeki En Önemli Eğilimleri Paylaştı Haber

Kaspersky, Finans Sektöründeki En Önemli Eğilimleri Paylaştı

Kaspersky’nin IT Security Economics 2024 raporuna göre; bankacılık, finans ve sigorta (BFSI) kurumları yılda ortalama 1,2 milyon dolar siber güvenlik harcaması yapıyor. Ancak bu rakam, yaşanabilecek büyük bir güvenlik olayının ortalama 3,2 milyon dolarlık maliyetine kıyasla oldukça düşük kalıyor — yani yıllık güvenlik bütçesinin yaklaşık 2,7 katı. Bu durum, dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu ve yetersiz güvenlik önlemlerinin bir kurumu yüksek profilli bir siber saldırının hedefi haline getirebileceğini açıkça gösteriyor. Kaspersky uzmanlarına göre finans sektörünü yeniden şekillendiren başlıca eğilimler şunlar: Açık Bankacılık API’leri: Müşteri odaklı yenilik vizyonu, aynı zamanda daha karanlık bir gerçeği de beraberinde getiriyor. Her bir API, hem bir fırsat hem de kötü niyetli aktörler için olası bir giriş noktası. Bu alanda güvenlik ve uyumluluk konusunda hiçbir taviz verilemez. Hizmeti Olarak Bankacılık: Hazır altyapılar sayesinde bankacılık hizmetlerinin hızla devreye alınmasını mümkün kılıyor. Ancak “paylaşılan risk” gerçeği göz ardı edilmemeli: bir iş ortağının sisteminde yaşanan bir ihlal, tüm ekosisteme zincirleme etki edebilir; istikrarı zedeleyip güveni sarsabilir. Gömülü Finans: Ödeme ve kredi hizmetlerinin doğrudan perakende uygulamalarına, teslimat platformlarına veya diğer servislerin içine entegre edilmesi, kullanıcılar için kusursuz bir deneyim sunsa da bu kanallar geleneksel güvenlik sınırlarının ötesine taşar. Bu alanları korumak, sürekli izleme ve uçtan uca güvenlik önlemleri içeren proaktif bir yaklaşım gerektirir. Buluta Geçiş: Daha hızlı ölçeklenmeyi kolaylaştırsa da yanlış yapılandırmalar, belirsiz sorumluluklar ve artan maruziyet gibi riskleri beraberinde getirir. BFSI yöneticilerinin %25’inden fazlası, bulut benimsemeyi en önemli siber güvenlik endişeleri arasında görüyor. Bu durum, güçlü bir bulut güvenliği stratejisinin önemini vurguluyor. Yapay Zeka: Finans kuruluşlarının yaklaşık %75’i tarafından hâlihazırda kullanılıyor; ek %10’un ise yakın zamanda benimsemesi bekleniyor. Yapay zeka; operasyonel verimliliği artırıyor, içgörüleri derinleştiriyor ve risk değerlendirmelerini otomatikleştiriyor. Ancak aynı zamanda manipüle edilmiş modeller, sahtecilik vakaları ve AI destekli oltalama saldırıları gibi yeni tehditleri de beraberinde getiriyor. Bu da gerçek ve zararlı faaliyetlerin ayırt edilmesini zorlaştırıyor. Genişleyen tehdit ortamı Yenilik büyümeyi desteklerken, aynı zamanda zafiyetleri de artırıyor. Siber tehdit istatistikleri bu durumu açıkça ortaya koyuyor: 2024 yılında finans sektöründeki vakaların %42’sini fidye yazılımlar (ransomware) oluşturdu.Oltalama (phishing) saldırıları, tüm vakaların yaklaşık %24’ünü meydana getirdi ve özellikle bankacılık müşterilerini hedef aldı.İnsan hatası, çoğu kasıtlı politika ihlalinden kaynaklanan ihlallerin %25’inden fazlasına neden oldu. Bilgi hırsızları (infostealer) hızla yayılıyor: her 14 enfeksiyondan biri kart verilerinin çalınmasıyla sonuçlanıyor. Ancak günlük saldırıların ötesinde, Gelişmiş Sürekli Tehditler (APT) adı verilen, organize, iyi finanse edilen ve kararlı gruplar da pusuda bekliyor. Carbanak gibi gruplar, milyarlarca dolar değerinde küresel kampanyalar yürütüyor; sıfırıncı gün açıklarını ve tedarik zinciri zafiyetlerini hedef alıyor. Siber olayların sonuçları hem somut hem de mali açıdan ağır. Geçtiğimiz yıl BFSI kuruluşları, tüm raporlanan güvenlik olaylarının %18’ini oluşturdu yani diğer tüm sektörlerden daha fazla. Sonuçları arasında müşteri hizmetlerinin kesintiye uğraması ya da haftalarca fark edilmeyen saldırılar yer alıyor; tüm bunlar güveni ve itibarı derinden sarsıyor. Finans kuruluşlarının bir adım önde kalabilmesi için her türlü tehdidi —öngörülebilir veya gizli— ele alabilecek bütüncül, ekosistem tabanlı bir siber güvenlik stratejisi benimsemesi gerekiyor. 1. Kapsamlı hazırlık ve denetim: İlk adım, tüm altyapının ayrıntılı biçimde değerlendirilmesidir. Mevcut süreçleri gözden geçirin, zafiyetleri belirleyin ve saldırganlardan önce açıkları giderin. İç ekiplerin liderliğinde yürütülen bu süreçlere, dış uzmanların katılımı yeni bakış açıları kazandırarak gizli riskleri ortaya çıkarabilir. 2. Gelişmiş teknoloji kullanımı: Güvenlik ekiplerini, tüm saldırı vektörlerini izleyip yönetebilen entegre platformlarla donatın. Hızlı tespit ve anında müdahale, kurum genelinde güvenliğin sürekliliğini sağlar. 3. Sürekli öğrenme ve tehdit istihbaratı: Tehditler sürekli evrildiğinden, güncel bilgiye sahip olmak kritik önemdedir. Gelişmiş tehdit istihbaratından ve analitik çözümlerden yararlanarak güvenlik stratejinizi proaktif şekilde güncelleyin. Ayrıca, düzenli farkındalık eğitimleriyle çalışanlarınızı “insan güvenlik duvarına” dönüştürün; böylece oltalama girişimlerini tanıyabilir, politikalara uyar ve ilk savunma hattı olarak hareket ederler. Yapay zekâ destekli çözümler, sürekli eğitim ve güvenilir iş birlikleriyle desteklenen bu yaklaşım; kurumların dayanıklı, hata toleranslı bir altyapı kurmasını sağlar. Böylece finansal riskler azaltılır, yasal uyumluluk garanti altına alınır ve iş sürekliliği kesintisiz hale gelir. Yapay zekâ destekli çözümler, sürekli eğitim ve güvenilir iş birlikleriyle desteklenen bu yaklaşım; kurumların dayanıklı, hata toleranslı bir altyapı kurmasını sağlar. Böylece finansal riskler azaltılır, yasal uyumluluk garanti altına alınır ve iş sürekliliği kesintisiz hale gelir.

Siber Güvenlik Olmadan Endüstri 4.0 Sürdürülebilir Değil Haber

Siber Güvenlik Olmadan Endüstri 4.0 Sürdürülebilir Değil

Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, üretim sektöründe siber güvenliğin artık bir teknoloji sorunu değil, üretim hatlarını durdurabilen, tedarik zincirini sekteye uğratan, yatırımcıların ve müşterilerin güvenini sarsabilen bir iş riski olduğunun altını çizdi. Son dönemde otomotiv sektöründe yaşanan olaylar da bu gerçeği gözler önüne seriyor. Stellantis’in veri ihlali açıklaması ve Jaguar Land Rover’ın siber saldırı nedeniyle dört haftalık üretim duruşu, sınırlı kaynaklara sahip küçük ve orta ölçekli üreticiler için ciddi bir uyarı niteliğinde. Siber güvenliği yalnızca yasal uyumluluk gerekliliklerini karşılamak için uygulamak artık yeterli değil. Günümüzün sofistike saldırganları, kimlik avı, sistem izinsiz girişleri ve güvenliği ihlal edilmiş yazılımlar gibi yöntemlerle üreticileri hedef alıyor. Üretim ihlallerinin yüzde 85’i bu tür saldırılardan kaynaklanıyor. Bu nedenle siber güvenlik, yönetişim, kültür ve kaynak yönetimiyle bütünleşik bir strateji olarak ele alınmalı. Siber güvenlik, diğer stratejik iş riskleri gibi ele alınmalı Üreticiler genellikle yıllarca, bazen on yıllarca dayanacak şekilde tasarlanmış operasyonel teknolojilerle çalışıyor. Bu sistemler finansal amortismanlarını aşmış olsa da değiştirme masrafları ve kesintiler genellikle yükseltmeleri geciktiriyor. Bir zamanlar son teknoloji olan bu cihazlar modern siber saldırılara karşı savunmasız hâle geliyor ve kuruluşun saldırı yüzeyini genişletiyor. Küçük üreticiler için kritik soru, bir siber olayın potansiyel finansal ve operasyonel etkisinin, eskiyen teknolojinin güncellenmesi veya değiştirilmesinin maliyetinden ne zaman daha ağır basacağıdır. Güvenlik açıklarını engellemek için neler yapılabilir? Kimlik avı e-postaları, çalınan kimlik bilgileri ve güvenliği ihlal edilmiş üçüncü taraf yazılımlar, siber suçluların kullandığı ön kapılardır. Üreticiler özellikle savunmasızdır çünkü saldırganlar, fabrikaların kesintiye tahammül edemeyeceğini bilir. Tedarik zincirleri saldırı yüzeyini genişletir. BT ekipleri yetersiz kalır; KOBİ üreticileri nadiren 7/24 izleme için gerekli kaynaklara sahiptir ve hızlı müdahale yetenekleri için gerekli uzmanlıktan yoksundur. Fikri mülkiyet değerlidir; tasarımlar, formüller ve prototipler casusluk veya hırsızlık için kazançlı hedeflerdir. Üreticiler, önce önleme odaklı BT stratejisi, temel savunma önlemlerinin ötesine geçmelidir. Saldırıları engellemek yeterli değildir; üreticiler, tehditleri operasyonları kesintiye uğratmadan önce öngörmeli ve etkisiz hâle getirmelidir. Eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratı: Fidye yazılımı taktikleri, tedarik zinciri güvenlik açıkları ve kalıcı tehditler hakkında ayrıntılı bilgiler dâhil olmak üzere mevcut tehdit ortamına ilişkin gerçek dünya verileri, ekiplerin gerçekten önemli olan konulara öncelik vermelerini sağlar. Sürekli izleme: Uç noktalar, sunucular ve bulut uygulamaları arasındaki etkinlikleri ilişkilendirmek, izinsiz girişi gösterebilecek anormallikleri tespit etmeye yardımcı olur. İzleme, normal BT altyapısının ötesine geçmeli ve teknik olarak mümkünse operasyonel teknolojiyi de kapsamalıdır. BT ve OT izlemeyi tek bir platformda birleştirmek, tehditlerin görünürlüğünü ve tehditleri tahmin etme ve önleme yeteneğini artırır. Bölümleme ve erişim kontrolü: Net sistem sınırları ve operasyonel teknolojinin bölümlenmesi, sıkı kimlik yönetimi ve çok faktörlü kimlik doğrulama, saldırganların yanal olarak hareket etmesini engeller. Güvenlik açığı yönetimi: Tüm cihaz ve makinelerde otomatik yama ve ürün yazılımı güncellemeleri, saldırganların potansiyel olarak yararlanabileceği boşlukları kapatır. Yedekleme ve kurtarma: Tesis dışında depolanan çevrimdışı yedeklemeler ve test edilmiş geri yükleme prosedürleri, kesinti süresini en aza indirerek fidye yazılımının üretimi rehin almasını engeller. İstihbarat, izleme ve Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR) gibi modern yanıt yeteneklerini bir araya getirmek, küçük ve orta ölçekli işletmelerdeki yalın BT ekiplerinin tam bir güvenlik operasyon merkezi kurmadan sağlam savunmalar sürdürmelerini sağlar. XDR ile BT savunmasını genişletme Geleneksel uç nokta koruması tek başına yeterli değildir. XDR, cihazlar, sunucular ve bulut sistemleri genelinde algılama ve yanıtı birleştirerek bir saldırının devam ettiğini işaret edebilecek çeşitli farklı kaynaklardan gelen verilerin bütünsel bir görünümünü sağlar. Bu, Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) hizmetleriyle daha da ileriye götürülebilir. Bu hizmetler sayesinde, küçük BT ekipleri bile 7/24 uzman gözetimi, daha hızlı kontrol ve daha az kör nokta elde ederek fabrikaların ve işletmelerin çalışır durumda kalmasını sağlayan öncelikli önleme yaklaşımını benimseyebilir. Siber dayanıklılık için iş gerekçesi Siber saldırılar soyut riskler değildir; operasyonel maliyetlerdir. IBM'in 2025 Veri İhlali Maliyetleri raporuna göre, ortalama endüstriyel ihlal maliyeti yaklaşık 5 milyon dolardır ancak asıl zarar üretimdeki aksaklıklar, kaçırılan sözleşmeler ve azalan müşteri güveninden kaynaklanmaktadır. Siber güvenliği bir iş riski olarak ele almak, büyümeyi, itibarı ve dayanıklılığı korur. Şirketler eski teknolojinin değiştirilmesini sadece teknik bir yükseltme olarak değil, potansiyel siber olayların iş üzerindeki etkisini azaltmak için stratejik bir hamle olarak değerlendirmelidir. Siber saldırıların maliyeti artmaya devam ederken kuruluşlar siber güvenliği doğrudan operasyonel süreklilik ve finansal dayanıklılıkla ilişkilendiren bütünsel bir bakış açısı benimsemekten fayda sağlar. Üretim sektöründe, siber güvenlik ekipleri yalnızca siber riskleri azaltmaya odaklanmakla kalmamalı, işletme için potansiyel aksaklıkları ve ekonomik sonuçları en aza indirecek önlemleri önceliklendirmelidir. Siber dayanıklılık, riski tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Kabul edilebilir risk için net bir eşik belirlemek ve baskı altında operasyonların devam etmesini sağlayacak kadar güçlü BT savunmaları oluşturmak anlamına gelir. Endüstri 4.0'da en akıllı fabrikalar sadece en otomatik olanlar değil, aynı zamanda en siber dayanıklı olanlar da olmalıdır. Siber güvenlik olmadan inovasyon, başka bir deyişle iş riski demektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.