Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tekirdağ

Kapsül Haber Ajansı - Tekirdağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tekirdağ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tekirdağ'da Büyükşehir’den Annelere “Candan” Destek Haber

Tekirdağ'da Büyükşehir’den Annelere “Candan” Destek

Kreşlerden kadın danışma merkezlerine, dayanışma atölyelerinden sosyal destek projelerine kadar hayata geçirilen çalışmalarla kadınların yaşamını kolaylaştırmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, Anneler Günü’nde de kentin dört bir yanında annelerin yanında olmayı sürdürüyor. Kadınların sosyal hayata daha güçlü katılabilmesi, çocukların güvenli ve nitelikli alanlarda gelişimlerini sürdürebilmesi ve ailelerin ekonomik olarak desteklenebilmesi amacıyla yürütülen projeler, Tekirdağ’ın birçok noktasında vatandaşlarla buluşuyor. “TEK ÇOCUK” İLE ANNELER GÜVENDE, ÇOCUKLAR GELECEĞE HAZIR Büyükşehir Belediyesi’nin önemli sosyal projelerinden biri olan “TEK Çocuk” kreşleri, “11 ilçeye 11 kreş” hedefiyle büyümeye devam ediyor. Şarköy’de hizmete açılan kreş çocukların neşeli sesleriyle hayat bulurken, Muratlı’daki kreş açılış için gün sayıyor, Süleymanpaşa’da ise temel atma süreci tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi, ilerleyen süreçte nüfus, ihtiyaç ve taleplere göre kreş sayılarını artırmayı hedefliyor. TEK Çocuk kreşleriyle çocukların okul öncesi dönemde kaliteli eğitim imkânlarına erişmesi sağlanırken, özellikle annelerin sosyal ve ekonomik yaşama daha aktif katılabilmesinin önü açılıyor. Güvenli eğitim ortamları sayesinde anneler çocuklarını gönül rahatlığıyla emanet edebiliyor. TEK ATÖLYELER: DAYANIŞMANIN, ÜRETİMİN VE UMUDUN ADRESİ Büyükşehir Belediyesi’nin kadın odaklı projeleri arasında yer alan TEK Atölyeler de üretimin, dayanışmanın ve birlikte güçlenmenin simgesi olmaya devam ediyor. Süleymanpaşa, Altınova ve Kızılpınar’da faaliyet gösteren TEK Atölyeler, kadınların meslek öğrenebildiği, üretim yapabildiği, sosyal hayata katılabildiği ve çocuklarıyla birlikte güvenli alanlarda vakit geçirebildiği sosyal yaşam merkezleri olarak dikkat çekiyor. Atölyelerde kadınlara yönelik kurslar, üretim çalışmaları ve sosyal gelişim etkinlikleri düzenlenirken; çocuklar için de sanat, spor, müzik ve eğitici faaliyetler gerçekleştiriliyor. Kadınların bir araya gelerek dayanışmasını güçlendiren TEK Atölyelerin ilerleyen süreçte tüm ilçelerde yaygınlaştırılması hedefleniyor. KADIN DANIŞMA MERKEZLERİYLE GÜÇLÜ DESTEK Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kadın Danışma Merkezleri de kadınların yaşamına doğrudan dokunan önemli merkezler arasında yer alıyor. Süleymanpaşa, Çorlu ve Çerkezköy’de faaliyet gösteren merkezlerde uzman psikologlar, sosyologlar ve çocuk gelişim uzmanları görev yapıyor. Kadınlara ücretsiz psikososyal destek sağlanan merkezlerde aynı zamanda çocuklara yönelik eğitici ve geliştirici etkinlikler de düzenleniyor. Kadınların kendilerini daha güçlü hissetmelerine katkı sunan merkezler, dayanışmanın ve birlikte güçlenmenin önemli adreslerinden biri haline geliyor. BEŞİKTEN OKULA UZANAN SOSYAL DESTEK Büyükşehir Belediyesi, annelerin ve çocukların hayatına yalnızca eğitim ve sosyal projelerle değil, destek uygulamalarıyla da katkı sunuyor. Doğum yapan annelere ulaştırılan yenidoğan çantalarıyla bebeklerin temel ihtiyaçları karşılanırken, ailelerin en özel anlarında yanlarında olunuyor. Öte yandan ilkokul öğrencilerine yönelik sağlanan kırtasiye ve beslenme destekleri de özellikle ekonomik şartların zorlaştığı bu dönemde aile bütçelerine katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal destek çalışmaları, çocukların eğitim yaşamına daha eşit koşullarda başlamasına da katkıda bulunuyor. KADINLARA NEFES ALDIRAN HİZMETLER Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından kadın sağlığı, kadın hakları, anne-çocuk ilişkisi ve sosyal yaşamı destekleyen çok sayıda eğitim, söyleşi ve etkinlik düzenleniyor. Kapaklı Sosyal Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmalarda anneler ve kadınlar uzman isimlerle bir araya gelirken, çocuklar da eğitici ve eğlenceli etkinliklere katılabiliyor. Böylece anneler sosyal yaşama katılırken çocuklar da güvenli ortamlarda kaliteli zaman geçiriyor. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin Kapaklı Sosyal Yaşam Merkezi’nde sunulan hizmetlerinden biri olan Mola Evi uygulaması da özellikle bakım yükü üstlenen anneler için önemli bir destek sağlıyor. Engelli ve bakıma ihtiyaç duyan yakınlarını güvenli bir şekilde emanet edebilen vatandaşlar, günlük işlerini rahatlıkla yerine getirebilirken kendilerine de zaman ayırabilme imkanı buluyor. ANNELER VE ÇOCUKLAR TARİH VE KÜLTÜRLE BULUŞUYOR Büyükşehir Belediyesi, kadınlar ve çocuklara yönelik sosyal projelerinin yanı sıra düzenlediği kültürel ve tarihi gezilerle de ailelerin yaşamına dokunuyor. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere tarihi ve kültürel noktalara anne ve çocuklara özel olarak düzenlenen gezilerle çocukların tarihsel, kültürel ve sosyal gelişimlerine katkı sunulurken, anneler de çocuklarıyla birlikte unutulmaz anılar biriktirme fırsatı buluyor. Milli mücadele ruhunu, tarih bilincini ve kültürel değerleri yeni nesillere aktarmayı amaçlayan geziler; hem eğitici hem de sosyal yönüyle ailelerden yoğun ilgi görüyor. CANDAN BAŞKAN: “KADIN GÜÇLÜYSE TOPLUM GÜÇLÜDÜR” Anneler Günü dolayısıyla bir değerlendirmede bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, hem bir anne hem de hekim kimliğiyle kadınların ve çocukların ihtiyaçlarını yakından bildiğini belirterek sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirilen projeleri büyütmeye devam edeceklerini ifade etti. Candan Başkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Hayatın her yükünü sevgiyle omuzlayan, emeğiyle, sabrıyla ve fedakârlığıyla yaşamı güzelleştiren tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Bir anne ve hekim olarak kadınların, annelerin ve çocukların yaşamına dokunan her hizmetin ne kadar kıymetli olduğunu çok iyi biliyorum. Bizim için her gün Anneler Günü. Çünkü biliyoruz ki kadın güçlüyse toplum güçlüdür. Tekirdağ’da hiçbir annenin kendini yalnız hissetmediği bir kent oluşturmak için çalışıyoruz. Kreşlerimizle çocuklarımızın güvenle büyümesini sağlarken, TEK Atölyelerimizle kadınların üretime ve sosyal yaşama katılımını destekliyoruz. Kadınların yüzünün güldüğü, çocukların umutla büyüdüğü bir Tekirdağ’ı hep birlikte inşa etmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı Haber

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı

Eksun Gıda’nın Konya’daki fabrikasında üretimden ihracata uzanan gündemlerini değerlendiren Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan; “Eksun Gıda olarak un sanayisinde sahip olduğumuz üretim disiplinimiz, ihracat kabiliyetimiz ve sanayi birikimimizle sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Konya’daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya’daki üretim yapılanması, son dönem yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve un sanayisinin dünya piyasalarındaki görünümü ele alındı. “Üretimde %100 temiz enerjiye geçiyoruz” Sözlerine üretim gücüne yaptıkları yatırımın yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektörde fark yarattıklarının altını çizerek başlayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Türkiye’nin öncü perakende un üreticisi olarak üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığımız İzmir’de toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerimizin (RES) yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen %100 temiz enerjiyi kullanacağız. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde de yeşil dönüşümü önceliklendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu.” “FAVÖK tutarında 474 milyon TL’lik artış sağladık” Eksun Gıda’nın 2025 yılı finansal performansına da değinen Özkan, “Net satış hasılatımızı 11,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdik. Brüt kârımızı bir önceki yıla göre yüzde 20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye yükseltirken, brüt kâr marjımızı da yüzde 10,7 seviyesine taşıdık. FAVÖK tutarımızı da bir önceki yıla göre yaklaşık 474 milyon TL artırarak 307,8 milyon TL’ye ulaştırdık. Şüphesiz bu önemli performansımızın arka planında güçlü organizasyon yapımız, sahadaki etkin varlığımız ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışımız bulunuyor. Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle sınırlamıyor, uçtan uca veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik çözümlerimizle destekliyoruz. Bu sayede hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapı içinde yönetiyoruz. Ayrıca sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarıyla yaptığımız karşılaştırmalı analizler sayesinde stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir verilerle şekillendiriyoruz. Güçlü sistem altyapımız, çevik ve dinamik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor” dedi. Başarılarının temelin yatan diğer bir unsurun ise yetkinliği yüksek, sorumluluk sahibi ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağının olduğuna bağlayan Özkan sözlerine şöyle devam etti: “Ekip arkadaşlarımızı yalnızca süreçlerin bir parçası olarak değil, kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan değerli paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlamda sürekli öğrenme ve gelişim odaklı bir kültürümüz bulunuyor.” “Depolama kapasitemiz 100 bin tona ulaştı” Şirketin yatırım gündemine ilişkin bilgiler de veren Hasan Abdullah Özkan, sürdürülebilir büyümenin, üretim hacminin yanında tedarik güvenliği, depolama kabiliyeti, enerji verimliliği ve dijital altyapıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Son dönem yatırımları kapsamında Konya fabrikasına entegre edilen 12 yeni un silosuyla şirketin toplam depolama kapasitesinin 100 bin tona ulaştığını ifade eden Özkan, Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. için Ticaret Bakanlığı’ndan faaliyet izin belgesi alındığını da hatırlatarak, 34 bin 500 ton kapasiteli lisanslı depo yatırımının tarımsal ürünlerin güvenli, izlenebilir ve standartlara uygun biçimde saklanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. “Sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz” Özkan, Eksun Gıda’nın un sanayisinde sahip olduğu üretim disiplini, ihracat kabiliyeti ve sanayi birikimiyle sektördeki lider konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, “Önümüzdeki dönemde de köklü birikimimiz, teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Hasan Abdullah Özkan, Eksun Gıda’nın kendi alanında lider markalarından biri olan Sinangil ve Sinangil Gluten YOK ile de 200’ü aşkın ürünü raflara taşıdıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Son Dakika : Dev Ulaşım Şirketinden Konkordato Kararı Haber

Son Dakika : Dev Ulaşım Şirketinden Konkordato Kararı

Tekirdağ’da konkordato gelişmesi iş dünyasında büyük yankı uyandırdı. Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi, aralarında turizm ve ulaşım sektöründe faaliyet gösteren önemli firmaların da bulunduğu 6 şirket ve bir kişi hakkında kritik bir karar aldı. ???? 3 Ay Süreyle Geçici Mühlet Verildi Mahkemenin 17 Nisan 2026 tarihli kararıyla, ilgili şirketler ve iş insanı hakkında 3 ay süreyle geçici konkordato mühleti verildi. Kararın 17/04/2026 saat 15:30 itibarıyla yürürlüğe girdiği açıklandı. Detaylar bugün tarihli www.ilan.gov.tr adresinde paylaşıldı. ???? Konkordato Kararı Verilen Şirketler Konkordato sürecine giren şirketler şöyle: Kale Otobüs Seyahat A.Ş. Kale Express Seyahat Ltd. Şti. Çelebiler Turizm Otomotiv Ltd. Şti. Grandtur Turizm Ltd. Şti. Bayraktar Saray Petrolcülük Ltd. Şti. Cemal Alirıza Çelebi Bu şirketlerin büyük kısmının turizm, ulaşım ve akaryakıt sektöründe faaliyet göstermesi dikkat çekti. ⚖️ Mahkeme Komiser Heyetini Atadı Konkordato sürecinin denetlenmesi amacıyla mahkeme tarafından 3 kişilik komiser heyeti görevlendirildi: Ö. Yılmaz K. Çevik A. Karakaş Heyet, sürecin başarılı olup olmayacağını inceleyecek. ⏳ 7 Günlük Kritik Süre Başladı Alacaklılar için önemli bir uyarı yapıldı. İlgili kişiler, ilan tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye başvurarak konkordato talebine itiraz edebilecek. ???? Duruşma Tarihi Belli Oldu Mahkeme, davanın ön inceleme duruşmasının 14 Temmuz 2026 saat 14:40’ta yapılacağını açıkladı. ???? Konkordato Ne Anlama Geliyor? Konkordato, borçlarını ödemekte zorlanan şirketlerin iflas etmeden önce alacaklılarla anlaşarak yeniden yapılandırma sürecine girmesidir. Bu süreçte şirketler faaliyetlerine devam edebilir. ❓ Sık Sorulan Sorular Konkordato ilan eden şirketler kapanır mı? Hayır, konkordato sürecinde faaliyetlerine devam edebilirler. Geçici mühlet ne demek? Şirketlere borçlarını yeniden düzenleme fırsatı tanıyan süreyi ifade eder. Alacaklılar ne yapabilir? 7 gün içinde itiraz hakkını kullanabilirler. Bu süreç ne kadar sürer? İlk aşamada 3 ay, sonrasında uzatılabilir. İflas ile aynı mı? Hayır, konkordato iflası önlemek için kullanılan bir yöntemdir. Şirketler faaliyetlerine devam edecek mi? Evet, mahkeme gözetiminde faaliyetlerini sürdürebilirler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yudum’dan Yerli Ayçiçeği Tohumuna Güçlü Destek Haber

Yudum’dan Yerli Ayçiçeği Tohumuna Güçlü Destek

Proje dahilinde Konya, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde çiftçilere hibe yerli ayçiçeği tohumu desteği sağlandı. Yudum ve Tohum Derneği iş birliğiyle 2021 yılında başlatılan “Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi”, 6. yılında da ülkemizdeki ayçiçeği üreticilerini desteklemeye devam ediyor. Yüksek verimli yerli ayçiçeği tohumu geliştirmek ve çeşitliliği artırmak amacıyla başlatılan proje, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü başta olmak üzere ülke çapındaki farklı tarımsal araştırma enstitülerinin teknik desteğiyle yürütülüyor. Projeye dahil olan önder çiftçilere verilen destekle, Türkiye’nin önemli ayçiçeği üretim merkezleri olan Trakya, Konya, Adana, Eskişehir ve Çorum’da 2021’den bu yana deneme ekimleri gerçekleştirildi. Her yıl yapılan analizlerde verimlilik ve yağ oranı açısından en üst sırada olan yerli tohuma Yudum markasından esinlenilerek “YDM 2239” adı verildi. Tescillenen bu yeni yerli tohum; hastalık ve zararlılara karşı dirençli yapısı ve hem sulanan alanlarda hem de kuru ekimde verimli olmasıyla öne çıkıyor. Konya’daki denemelerde YDM 2239’un verimliliğinin dekarda 235 kilograma kadar çıktığı görüldü. Yerli Ayçiçeği Tohumu 4 ilde dağıtıldı Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi kapsamında 2026 yılında dört farklı ilde çiftçilere hibe tohum dağıtımı gerçekleştirildi. Türkiye’nin en fazla ayçiçeği üreten bölgeleri arasında yer alan Konya Karatay, Tekirdağ Malkara, Edirne Uzunköprü ve Kırklareli Lüleburgaz’da toplam 180 torba “YDM 2239” tohumu üreticilere ulaştırıldı. 12 Mart’ta Konya’daki tohum dağıtımına Tiryaki Markalı Ürünler Genel Müdürü Kemal Güven de katıldı. Söz konusu ilçelerde Ziraat Odaları ile koordinasyon sağlanarak, ayçiçeği ekiminin yoğun olduğu köylerde online başvuru sistemi devreye alındı. Üreticiler çevrim içi başvuru formunu doldurarak hibe programına katıldı; değerlendirme sürecinin ardından destekten yararlanacak çiftçiler belirlendi. Bu süreçte genç ve kadın çiftçilere öncelik verildi. Yudum’un üreticisi Tiryaki Anadolu tarafından sürdürülen proje, yerli tohum kaynaklarının güçlendirilmesini ve üreticinin desteklenmesini esas alarak Türkiye’de ayçiçeği üretiminin daha dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sunmayı hedefliyor. Yerli tohumla üretim gücümüzü artırıyoruz Tiryaki Markalı Ürünler Genel Müdürü Kemal Güven, Konya’daki tohum dağıtımında çiftçilerle bir araya geldi. Yerli tohum geliştirme ve üreticiyi destekleme çalışmalarını uzun vadeli bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Güven şunları söyledi: “Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi, tarım sektöründe kamu, özel sektör ve sivil toplumu bir araya getiren uzun soluklu bir proje oldu. Bu girişim sayesinde verimliliği kanıtlanmış yerli ayçiçeği tohumlarını üreticiyle buluşturuyoruz. Böylece hem tarımsal sürdürülebilirliğe hem de ülkemizin ayçiçeği üretim kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Bu yıl dört farklı ilde ayçiçeği üretimi yapan çiftçilerimizi, hastalıklara dirençli ve yüksek verime sahip YDM 2239 ile buluşturduk. Konya’da destek verdiğimiz üreticilerle bir araya gelmek, sahadaki deneyimlerini dinlemek bizim için çok kıymetliydi. Yeni yerli tohumumuzun bu sezon da iyi sonuçlar vermesini diliyoruz.” Tohum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kaya ise projenin 2021 yılından bu yana çiftçileri çok yönlü desteklediğini belirterek şunları ekledi: “Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi’nde çiftçileri her anlamda desteklemeyi ve sürdürülebilirliği esas aldık. İlk yıldan bu yana büyüyen çiftçi ağımız bugün 1.000’i aşkın üreticiye ulaştı. Trakya, Konya, Adana, Eskişehir ve Çorum’dan çiftçiler bu ağa dahil oldu. Üreticilere hem yüz yüze eğitim hem teknik uygulama hem de yerli tohum desteği sağlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek Haber

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek

İmza törenine Aslan’ın yanı sıra Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, İSKİ Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa ve TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül de katıldı. ”ZORLANARAK DA OLSA İZLEDİK” Burada konuşan Aslan, “Her birinize bugün hukuksuzca Silivri zindanlarında tutulduğu için aramızda olamayan İstanbul'umuzun seçilmiş belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini getirdim. Bugün birçok arkadaşımızla da duruşmayı izledik. Zorlanarak da olsa izledik. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili olarak bu davada salona girmekte çeşitli sıkıntılar yaşansa da İstanbul dünyanın başkenti, Türkiye'nin göz bebeği. Dolayısıyla İstanbul'daki büyükşehir belediyesine yapılan her şey aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılmış gibi algılanabilir” dedi. “AKŞAM ÜLKESİYLE YATIYOR SABAH ÜLKESİYLE UYANIYOR” “Devletimizin kurumlarının ve bürokratlarımızı, siyasetçilerimizi, belediye başkanlarımızı gözümüz gibi korumamız lazım” diyen Aslan, şunları söyledi: “Ama bazen hatalar olabiliyor. Sonra devlet mutlaka kendini iyileştirebiliyor. Bugün de onu yaşadık. Aslında kıymetli başkanım hep olduğu gibi İstanbul'un ve Türkiye'nin hakkını savunmaya devam ediyor Silivri'de. Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda otururken nasıl sadece İstanbul için değil bütün Türkiye coğrafyası için mücadele ediyorsa, bugün geçici süreyle Silivri zindanında tutulsa bile Türkiye'nin her noktasında, her ilçesindeki konu Ekrem İmamoğlu'nun da birinci, önemli konusudur. Dolayısıyla akşam ülkesiyle yatıyor, sabah ülkesiyle uyanıyor. Cenabı Allah Ekrem İmamoğlu gibi ülkesini seven insanların sayısını milyonlarca yapsın ki çok daha iyi yerler ülkemiz gelsin. Bizler de Ekrem Başkanımızın emanetini taşıyanlar olarak yol arkadaşlarımla beraber, ilçe belediye başkanlarımız, İSKİ Genel Müdürümüz, Genel Müdür Yardımcılarımız, İBB Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız tüm bürokrat arkadaşlarımız ve 92 bin çalışanımız da emanete sahip çıkmaya çalışıyoruz. Mücadele ediyoruz. Hizmet etmeye devam ediyoruz, üretmeye devam ediyoruz.” ”ÜLKEYE HİZMET ETMESİNİ ENGELLEMEK DOĞRU DEĞİL” “Ekrem Başkan'ın verdiği emaneti bir kısım yetenekli ve çok çalışkan, başarılı bürokratlarımız ve belediye başkanlarımız tutuklu olsa da onların yol arkadaşları olan bizler, o emaneti Ekrem İmamoğlu'na yaraşır şekilde taşımaya, sürdürmeye devam ediyoruz. Burada önemli olan şey şu: Üretme kabiliyeti olan ve üretme yeteneği olan ve veriminin doruğunda olan insanların çeşitli sebeplerle ülkeye hizmet etmesini engellemeye çalışmak doğru değildir. Bu ülke için dünden bugüne Tekirdağ'da da İstanbul Büyükşehir’de de, Tekirdağ'ın ilçelerinde de İstanbul Büyükşehir'in ilçelerinde de kim bu ülke için İstanbul için, Tekirdağ için hizmet etmişse, emeği geçen herkese ve buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.” ”SU YOKSA YAŞAM YOK” “Su hayattır. Su yoksa aslında yaşam da yok demektir. Uzaya gidiyoruz diyorlar. Mars'a gidiyoruz diyorlar. İlk aradıkları şey ne? Su. Su varsa yaşam olabilir. Dolayısıyla gözümüz gibi korumalıyız. Su medeniyettir. Eğer su olmazsa medeniyet olmaz. İnsanlık suyu doğru kullanmayı öğrendiğinde aslında tarıma geçti ve tarım uygulamalarını yaptı. Uyarlığı kurdu. Su yoksa uygarlık da yok. Su kaynaklarını doğru yönetenler ayakta kaldı. Diğerleri bir şekilde yok oldu. Bizim de ülkemizin ayakta kalması, bu coğrafyanın ayakta kalması, iklim krizine rağmen güçlü bir devlet olabilmemiz için hem su kaynaklarımızı korumalı hem de suyu itinalı kullanmalıyız ve tasarruflu kullanmalıyız. Yani aslında bir insanın hayatta kalmasının en önemli şeyi su. Bunun için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Bir medeniyetin yaşaması için suyu doğru kullanması ve yönetmesi çok kritik bir şey. Hele ki bu kuraklık döneminde aslında Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız anlattı. Aslında aynı problem İstanbul'da da yaşanıyor ama aldığımız tedbirlerle su sıkıntısı yaşatmadan yurttaşlarımıza 2025 yılını atlattık. 2026’yla ilgili de hiçbir tereddüdümüz yok. Hem Tekirdağ'ın ilgili biraz önce Başkanımın söylediği Ereğli ve civarında Kumbağı’nda hem de İstanbul'da 2026 yılında da Allah'ın izniyle bir sıkıntı yaşamadan geçeceğiz.” “BİZ VARSAK ÜLKEDE KİMSE UMUDUNU KESMESİN” “İstanbul'da ve Türkiye'de umut her zaman var. Biz varsak ülkede kimse umudunu kesmesin. Bugün tüm dünya kuraklık riskiyle karşı karşıya. Her yerde iklim krizi konuşuluyor. Bir taraftan da savaş ve savaşlar insanları yerinden yurdundan ediyor. Susuzluk her yıl milyonlarca insanın bulunduğu bölgeden başka bir bölgeye göç etmesini sağlıyor. Bizim de hikayemiz öyledir. Orta Asya'dan gelirken bir taraftan tarım toplumu olmaya çalışıp suya ve verimli topraklara ulaşmaya çalışırken bir taraftan da savaş var. Şimdi ülkemiz öyle bir risk altında ki coğrafyamızın tamamında savaş var. İran İsrail savaşını görüyorsunuz ve ülkemiz devletimiz büyük bir olgunlukla bu sürece bir çözüm yolu bulmaya çalışırken kendi içimizde mutlaka huzuru, barışı ve adaleti tecelli ettirmek durumundayız.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR ÜNİVERSİTESİ BÜROKRATLARI” “Her konuşmamda ifade ettiğim için söylemek istiyorum. İstanbul çok kıymetli bir şehir ve Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten kadroların birçoğu önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde veya İstanbul Valiliği'nde veya da emniyetinde çalışan kıymetli kadrolar. Dolayısıyla siz İstanbul gibi bir şehrin, bir okulun, bir üniversitenin İstanbul Büyükşehir Üniversitesinin bu kadar yetenekli bürokratlarının Silivri zindanlarında tutmaya devam ederseniz sonuçta hep birlikte kaybedeceğiz. Dolayısıyla hiçbir şey için geç değildir. Yarın çok erken. Yarın sabahleyin erkenden kalkın. Bu bürokrat arkadaşlarımızın bir an önce bu savaş ortamında memleketine, milletine hizmet etmesini sağlamak lazım.” ”SU HEPİMİZİN ORTAK KADERİ” “Şehirlerimizin geleceği, ülkemizin geleceği bizim hem yetişmiş kadrolarımıza sahip çıkmamızla sağlanacak hem de bu iklim krizine karşı suyu doğru kullanmayı ve doğru yönetmeyi başarmamızla sağlanacak. Memleketimizin ve çocuklarımızın geleceği aslında söz konusu. Yani biraz önce dedik ya su hayattır. Dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu ülkeyi çocuklara ve gençlere emanet etmişse onların geleceği için bizim bu cumhuriyete en önemli hizmetlerimizden biri, suyu korumak ve itinalı kullanmaktır. Bu aslında bu arada su bizim hepimizin ortak kaderi. Eğer su yoksa biz de göç etmek zorunda kalacağız. Doğduğumuz ve doyduğumuz toprakları korumanın birinci önceliği suyu korumaktır. İşte başarının kuralı kaidesi matematiği aslında çok belli. Hepimiz çalışarak geldik. Tırnaklarımızı da kazıyarak geldik. Ekrem İmamoğlu’nun geri dönüp baktığınızda ilçe başkanlığı, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı her geldiği yerde büyük bir başarı hikayesi var ve milletin ona olan sevgisi ve saygısı var. Biz matematikle ve fenle de ülkeyi yönetmeyi becerebilmeliyiz. Doğru analiz, doğru plan, doğru yatırım, doğru iş birliği ve elbette yorulmadan çalışmak.” ”285 ŞANTİYEMİZ AKTİF DEVAM EDİYOR” “Atık sularımızın temiz su kaynaklarımıza karışmaması, enerji üretimi, taşkınların önlenmesi gibi birçok konuda yatırımlar yaptık ve bunu hem ekonomik krize, hem siyasal ve sosyal krize rağmen Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki bürokrat arkadaşlarımızın büyük özverisiyle başardık. Hiçbir yatırımımızı durdurmadık. Her gün bir şey bitiyor. 285 şantiyemiz aktif halde devam ediyor. Açılış yapmayı yetiştiremiyoruz. Çünkü bir gün miting ya da eylemdeyiz. Bir gün Silivri'deyiz. Bir gün Çağlayan'dayız. Bir gün Vatan Caddesi'ndeyiz derken yığılan açılışlarımız var. Bu da İstanbul'un ve halkçı belediyeciliğin millete hizmet etmenin ne kadar özveri gerektiği ve bunu nasıl başarılı yaptığımızın da göstergesi diye düşünüyorum. Bugün ise İSKİ ve TESKİ arasında imzalayacağımız çok önemli bir protokol vesilesiyle aslında bir aradayız. Bugün burada Tekirdağ'la İstanbul arasında var olan köprüyü hayat köprüsü haline getiriyoruz. Çünkü su hayattır. Bir bardak su veren mekanı cennet olsun ya da aziz olsun. Derler ya, işte birbirimize böyle destek olan dostluklarımız ve kardeşliklerimiz var. Yapılacak olan bu işbirliği protokolü ile geleceğimizi dair çok kıymetli bir adım atmış olacağız.” “MARMARA’DA SU ORGANİZASYONUNU BİZE DEVREDİN” “Buradan da seslenmek isterim. Türkiye'nin en önemli ilindeyiz. Türkiye'nin göz bebeği. Dünyanın başkenti. Ortasından deniz geçen tek şehir. İşte onun belediye başkanı şurada. Üç beş kilometre ötede tutuklu. Eğer iklim krizi yaşıyorsanız eğer iklim krizini öngörüyorsanız biz Marmara Bölgesi'ndeki tüm su organizasyonunu yapmaya talip olduğumuzu, kadromuzun buna yeterli olduğunu hatta iki kat kadroya sahip olduğumuzu, çok yetenekli personel ve insan kaynağımızın olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ülkede bir iklim krizi öngörülüyorsa devletimiz tarafından tüm Marmara Bölgesi'nin büyükşehir belediyeleri ve il belediyelerinin su organizasyonunu Devlet Su İşleri bize devrederse İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak elimizde yeterince yetişmiş kadromuz var. Her yere hizmet edecek durumdayız.” “BİR BUÇUK AYDA 4004 METRE İLE 11 KİLOMETRE İŞLEM YAPILACAK” “İşte Ekrem İmamoğlu'nun vizyonu bu. Kadro yetiştirmek kimin için? Devleti için. Dedim ya biraz önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir üniversite. En köklü ve en büyük kuruluşlarından birisiyiz ki İSKİ gibi belki dünyada bir veya iki tane köklü ve bu kadar güçlü kuruluş var. Ve insan kaynağı olarak da gerçekten büyük yetişmiş kadrolara sahibiz. Tekirdağ Marmaraereğlisi’nin su ihtiyacını karşılamak için Silivri'de bulunan Gümüşyaka Alt Depo Çıkışı Hattı üzerinde su teminini sağlayacağız. Tam 4004 metre. 1500 metreyi de Tekirdağ Belediyesi organize edecek ve şehrin içine dağılmak için 11 kilometre daha işlem yapılacak ve bunu tam bir buçuk ayda yapacağız diyoruz. İki Büyükşehir Belediyesi olarak. Dolayısıyla hep söylediğim yine bir şey var. Kimse bu ülkeden umudunu kesmesin. Yaklaşık on beş kilometre, on beş bin metrelik su hattının bir buçuk ayda yapıp devreye alacak belediye başkanları, bürokratlar varsa bu ülkeden kimse umudunu kesmesin. Geliyoruz ve her yeri düzelteceğiz Allah'ın izniyle.” ”BİZİM BELEDİYELERİMİZ DE DEVLET KURUMUDUR” “İnşallah kuraklık tehlikesini de beraber yeneceğiz. Suyun sınırı yok. Su akar. Kabına göre de şekil alır. Biz de suyu akıtacağız ve kabına göre şekil alacak. Şimdi suyu akıtacaklardan en başındaki kişi Silivri zindanında. Ama göreceksiniz gelecek ve su yolunu bulacak ve akacak ve gerekli yere gidip gerekli insanların umudu olmaya devam edecek. Suyu yönetmek, paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi gerektirir. Ortak geleceğimiz için tüm vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam sürmesi için güvenli ve kesintisiz içme suyu temin etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Protokolümüzü de inşallah bu konuda komşu şehirler arasında işbirliklerinin güçlenmesi adına güzel bir örnek olacak. Bu önemli iş birliğinin hayata geçmesinde emeği geçen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Candan Yüceer başkanımıza, tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bazen söylüyorlar. Kimsiniz diye. Çok net. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin belediyeleriyiz. Yani bizim belediyelerimiz de diğer belediyeler gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir devlet kurumudur. Ekrem İmamoğlu da bu devlet kurumunun bir yöneticisidir.” ”DEVLET YÖNETİCİLERİ DE BİLİNÇLİ OLMALI” “Dolayısıyla belediye devlet midir değil midir? Bu ülkedeki her devlet kurumu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumudur. Dolayısıyla tüm devlet kademesini yöneten devlet yöneticilerinin de bu bilinçli olmasını önemle buradan ifade etmek isterim. Halkımızın geleceği için yorulmadan gece gündüz çalışmaya buradaki belediye başkanlarımız, büyükşehir belediye başkanımız, bürokrat arkadaşlarımız, il başkanımız, ilçe başkanlarımızla beraber büyük bir mücadele vereceğiz. Düşünün bir ilçe başkanı düşünün sabahın sekizinde kalkıyor. Gecenin on ikisine kadar mücadele. Bir saat Silivri'nin içinde, bir saat Silivri Marmara Cezaevi Yerleşkesi'nde. Bir belediye başkanı düşünün. Tüm bu yükü tek başına taşımaya çalışıyor. Dolayısıyla onlara da buradan kocaman bir teşekkür etmek istiyorum.” “BİZ DE İSTANBULLULARA HİZMET EDİYORUZ” “Aslında bu projenin temeli geçtiğimiz sene bir kriz anında atıldı” diyen Candan Yüceer de “Çünkü biz korkunç bir küresel iklim değişikliğiyle beraber Tekirdağ'ımızda işte biz de göreve yeni gelmişiz. Bir su krizi yaşadık. Özellikle sahil şeritlerimizde yani Ereğli ilçemiz ve Süleymanpaşa'ya bağlı Kumbağ mahallemizde sahillerde özellikle yaz nüfusunun arttığı mahallelerimizde ilçelerimizde sorun yaşadık. Çünkü buraları yüzey surlarıyla beslediğimiz alanlardı. Burada Türkmenli göletimiz alg patlaması yaşadı. Tamamen kullanım dışı kaldı. Terfi istasyonları yaptık, işte ölü hacmi aldık ama onlar da bitince özellikle nüfusta onlarca katına çıkınca ki şimdi az önce de söylendi. Aslında Tekirdağ'ın suyu dediler. Yabancıya da gitmiyor. Biz de İstanbullulara hizmet ediyoruz. Dolayısıyla Ereğlimizin nüfusu bizim 30 bin. Ama yaz nüfusumuz başkanım burada 750 bini görüyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Cumhurbaşkanı adayımız sağ olsun Ekrem İmamoğlu bu noktada da her gün hala bu kardeşliğin bu dayanışmanın sürmesi için gerçekten üstün bir çaba sarf ediyor. Buradan da selam olsun. Silivri zindanında olan bütün yol arkadaşlarımıza inşallah en kısa zamanda da bu iş birliklerini hep beraber hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekirdağ Şarköy’ün Yanan Ormanları Akfen ile Yeniden Yeşerecek Haber

Tekirdağ Şarköy’ün Yanan Ormanları Akfen ile Yeniden Yeşerecek

Akfen, geçtiğimiz dönemde Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde meydana gelen ve geniş ormanlık alanların zarar görmesine neden olan yangın felaketinin ardından, bölgeyi yeniden yeşertmek için harekete geçti. Akfen Hastane Hizmetleri tarafından işletilen Tekirdağ Şehir Hastanesi organizasyonunda “Toprağa Umut, Geleceğe Nefes” sloganıyla başlatılan proje kapsamında Orman Genel Müdürlüğü’ne (OGM) 10 bin fidan bağışlayan Akfen Holding, fidan dikim törenini bugün Şarköy’de geniş bir katılımla gerçekleştirdi. Yanan alanların rehabilitasyonu için düzenlenen törene Orman Genel Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp, Akfen Hastane Genel Müdürü Uğur Kılınç, Akfen Çevre ve Su Genel Müdürü ve Sürdürülebilirlik Grup Lideri Emre Sezgin ile Akfen Gönüllüleri katıldı. Konuşmaların ardından fidan dikimi gerçekleştirildi. AKFEN HOLDİNG YÖNETİM KURULU ÜYESİ PELİN AKIN ÖZALP: GELECEĞE OLAN BORCUMUZ Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp, fidan dikimi töreninde yaptığı konuşmasında bugün dikilen her fidanın yarının nefesi olacağını söyleyerek “Şarköy’de yaşanan ve hepimizin yüreğini burkan yangın görüntülerinin ardından, bu toprakları yeniden eski yeşiline kavuşturmak bizim için sadece bir sorumluluk değil, geleceğe olan borcumuzdur. Bugün burada Akfen Holding olarak diktiğimiz her fidan, yarının nefesi olacaktır. Doğaya borcumuzu ödemenin en güzel yolu, ona yeni bir hayat sunmaktır.” ifadelerine yer verdi. Bu kapsamda oluşturulan 10 bin fidan ekimi projesi, yangından zarar gören alanın yeniden yeşermesine destek olurken gelecek nesiller için kalıcı bir yeşil miras bırakmayı hedefliyor. “Toprağa Umut, Geleceğe Nefes” mottosuyla hayata geçirilen bu proje kapsamında dikilecek fidanların büyümesiyle birlikte bölgedeki doğal yaşamın yeniden güçlenmesine ve ekosistemin canlanmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Akfen Gönüllüleri, gerçekleştirdikleri bu çalışma ile yalnızca bir hatıra ormanı oluşturmayı değil; aynı zamanda gönüllülük ruhuyla doğaya sahip çıkma bilincini yaygınlaştırmayı ve toplumsal fayda sağlayan çalışmaları büyütmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATA GYO Portföy Değerini %43 artışla 825,7 Milyon TL’ye Taşıdı Haber

ATA GYO Portföy Değerini %43 artışla 825,7 Milyon TL’ye Taşıdı

Şirket, yılı istikrarlı kira gelirlerine dayalı, sade ve öngörülebilir bir gelir yapısıyla kapatırken; toplam portföy değerini %43 artışla 825,7 milyon TL seviyesine yükseltti. Toplam varlık büyüklüğünü 878 milyon TL’ye, özkaynakları ise 729 milyon TL’ye ulaştı. ATA GYO Genel Müdürü Onur Karahan yaptığı değerlendirmede; “2025 yılı, mevcut portföyümüzün verimliliğini artırdığımız ve yeni yatırımlarla portföy değerimizi 825,7 milyon TL seviyesine taşıdığımız bir yıl oldu. Tekirdağ, Kayseri ve Lüleburgaz Ata Corner projelerimizin yarattığı istikrarlı nakit akışını, portföyümüze yeni dahil ettiğimiz Kilis projemizin değer artışı ile güçlendirdik. Borçsuz bilanço yapımız ve etkin maliyet yönetimimiz sayesinde operasyonel kârımızı reel bazda artırarak paydaşlarımıza sunduğumuz değeri pekiştirdik. Anadolu’nun potansiyeline odaklanan 'Ata Corner' konseptimizle, 2026 yılında da portföyümüzü nitelikli varlıklarla büyütmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Güçlü Portföy Yapısı ve Reel Gelir Büyümesi ATA GYO’nun portföyü; Lüleburgaz, Tekirdağ ve Kayseri’deki Ata Corner projeleriyle düzenli ve dengeli kira geliri sağlayan bir yapı sunmaktadır. Şirket, 2025 yılında 44,4 milyon TL hasılat elde ederek kira gelirlerinde reel bazda %18 artış kaydetmiştir. Operasyonel kârın 60,4 milyon TL olarak gerçekleşmesinde, mevcut varlıkların sağladığı istikrarlı kira katkısının yanı sıra portföydeki gayrimenkullerin değerlemesinden kaynaklanan güçlü reel artışlar etkili olmuştur. Enflasyonist ortamda operasyonel maliyetlerin disiplinli yönetilmesi sayesinde brüt kâr da reel bazda %4 artışla 27 milyon TL’ye ulaşmıştır. Kilis Ata Corner: Portföye Stratejik Katkı Şirketin büyüme stratejisinin güncel halkası olan Kilis Ata Corner projesi, portföy değerine önemli katkı sağlamıştır. Nisan 2025’te 24 milyon TL bedelle satın alınan stratejik konumdaki arsa, yıl sonu değerleme çalışmaları sonucunda 35,7 milyon TL değerle portföyde yer almaktadır. Bu gelişme, yatırımın henüz başlangıç aşamasında dahi güçlü bir değer artışı potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Burger King ve Popeyes gibi küresel markaların yer alacağı projenin 2026 yılı içerisinde tamamlanarak 2027 yılı itibarıyla kira geliri üretmesi planlanmaktadır. 2026 yılına güçlü portföy büyüklüğü, borçsuz bilanço yapısı ve sağlam likidite ile girdiklerini belirten Genel Müdür Onur Karahan; “Mevcut projelerimizden edindiğimiz deneyimi, yeni 'Ata Corner' yatırımlarıyla Anadolu’nun farklı şehirlerine taşımayı ve stratejik iş birlikleriyle ölçeğimizi artırmayı hedefliyoruz. Öngörülebilir nakit akışı sağlayan iş modelimiz, yeni dönemdeki büyüme adımlarımız için sağlam bir zemin oluşturuyor. Anadolu’nun ticari potansiyeline olan inancımızla yatırımcılarımıza sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen paydaşlarımıza teşekkür ederim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.