Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknik Altyapı

Kapsül Haber Ajansı - Teknik Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Uzay Ekosistemindeki Küresel Aktörü ROKETSAN,  IAC 2026'da Yerini Aldı Haber

Türkiye'nin Uzay Ekosistemindeki Küresel Aktörü ROKETSAN, IAC 2026'da Yerini Aldı

Türkiye'nin uzaya bağımsız erişimini sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdüren ROKETSAN, ana sponsorlarından birisi olarak güçlü bir katılımla 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nde yerini aldı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, küresel uzay çalışmalarının ve kurumlarının yer aldığı IAC 2026'nın Türkiye'de düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, Türkiye'nin uzaya gönderilecek uydu gibi faydalı yüklerini taşıyacak platformları geliştirmek için ROKETSAN olarak aralıksız çalıştıklarını söyledi. Uzay teknolojileri ekosisteminin geliştirilmesi konusunda ekosistem ve iş birliği ağı oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran İkinci, "Türkiye gelecek dönemde uzay konusunda küresel bir aktör olarak dünyadaki iş birliklerini büyütecek. Biz de ROKETSAN olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. ŞİMŞEK-1 ve ŞİMŞEK-2 platformlarımız ülkemizden uzaya ulaşabilecek bir sistemi hayata geçirebileceğimiz ana sistemler olarak Türkiye'nin uzaydaki yolunu açacak. ŞİMŞEK platformlarımız bizi uzaya uydu taşıyabilen, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelere bu konuda destek verebilen bir ülke statüsüne yerleştirecek." şeklinde konuştu. İkinci, ROKETSAN'ın Türkiye'nin uzayla ilgili çalışan en büyük mühendislik ekibine sahip olduğunu, teknik altyapı olarak da Türkiye'nin bu konudaki en yetkin kurumlarından bir tanesi durumunda bulunduklarını sözlerine ekledi. ROKETSAN uzay çalışmalarında güçlü iş birlikleri yürütüyor Uzay alanındaki teknolojilerin geliştirilmesi konusunda geniş bir ekosistem ve iş birliği ağı oluşturma çalışmaları yürüten ROKETSAN, uzay teknolojileri alanında nitelikli insan kaynağı çalışmalarına da 2020 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen mükemmeliyet merkezi ile katkı sağlıyor. ROKETSAN ayrıca, uzay çalışmaları alanında kamu kurumları, üniversiteler ve savunma sanayisindeki iş ortakları dahil olmak üzere geniş bir yelpazede iş birliği çalışmaları yürütüyor. Alt teknolojiler de dahil olmak üzere birçok alandaki Ar-Ge faaliyetlerinde savunma endüstrisi ve üniversiteler ile yoğun koordinasyon içerisinde çalışmalar sürdürülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı Haber

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa’daki sektör kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan iş birliğini; üretim sahasından araştırma kurumlarına, ihracatçı işletmelerden Avrupa’daki karar alma süreçlerine uzanan kapsamlı bir programla güçlendirdi. Bu buluşma, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Avrupa’daki sektör paydaşlarıyla yürüttüğü uzun soluklu iş birliğinde yeni bir aşamayı temsil etti. Geçmiş yıllarda FRUCOM temsilcilerini Türkiye’de ağırlayan Birlik, bu kez ilk kez FRUCOM’un yanı sıra Almanya’dan Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’dan Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticilerini aynı programda bir araya getirdi. Avrupa kuru meyve ticaretinde farklı pazarlarda güçlü temsil kabiliyetine sahip üç kuruluşun üst düzey yöneticilerinin eş zamanlı olarak Ege Bölgesi’nde buluşması, Türk kuru meyve sektörünün Avrupa ile kurduğu doğrudan ve kurumsal diyaloğun ulaştığı seviyeyi ortaya koydu. Brüksel merkezli Avrupa Kuru Meyve, Kuruyemiş, Konserve ve Benzeri Ürünler Ticaret Federasyonu FRUCOM, Almanya’da yerleşik Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’da yerleşik Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticileri, EİB’nin davetiyle 29 Ağustos–3 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir, Aydın ve Manisa’da ağırlandı. Heyette; FRUCOM Genel Sekreteri Anna Boulova, FRUCOM Gıda Politikaları Danışmanı ve aynı zamanda Birleşik Krallık’ta kuru meyve ve kuruyemiş sektörünü temsil eden The Nut & Dried Fruit Trade Association’ın (NDFTA) teknik gündemini takip eden João Pereira, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. Genel Müdürü Jeanette Gonnermann ve Gıda Politikaları Danışmanı Ute Thote ile NZV Sekreteri Barbara Niemans ve Mevzuat İşleri Danışmanı Danielle Vreedzaam yer aldı. Program boyunca Avrupalı paydaşlar üretici, araştırmacı ve ihracatçılarla doğrudan buluştu; Türk kuru meyvesinin bahçeden hasada, kurutmadan laboratuvar analizlerine, ürün kabulünden işleme ve kalite kontrole, ihracattan uluslararası pazarlamaya kadar uzanan değer zincirini yerinde görme fırsatı buldu. Kuru incirin dünya pazarındaki gücü Aydın’da sahada anlatıldı Programın Aydın etabında kuru incir üretici bahçeleri ile işleme ve ihracat tesisleri ziyaret edildi. Heyete Sarılop kuru incirinin yetiştiği özel ekolojik koşullar, üretim uygulamaları, hasat ve kurutma süreçleri, ürün kabulü, sınıflandırma, kalite kontrol ve ihracata hazırlık aşamaları ayrıntılı olarak aktarıldı. İncir Araştırma Enstitüsü’nde ise kuru incirde verim ve kalitenin geliştirilmesi, üretim sorunlarının çözümü ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik araştırma ve teknik çalışmalar paylaşıldı. Böylece Türk kuru incirinin dünya pazarlarındaki güçlü konumunun arkasında yer alan üretici deneyimi, bilimsel araştırma altyapısı, kalite yaklaşımı ve ihracatçı sektörün teknik kapasitesi aynı program içinde sahada ortaya konuldu. Bornova’da bilimsel ve teknik altyapı incelendi İzmir’de Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bitki sağlığı, zararlılarla mücadele, ürün güvenilirliği ve gıda güvenliği alanlarında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı. Heyet, Enstitünün laboratuvar ve teknik altyapısını yerinde incelerken, sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda önümüzdeki dönemde geliştirilebilecek teknik iş birliği alanları da değerlendirildi. Avrupa’nın kuru meyve gündemi EİB’de ihracatçılarla masaya yatırıldı Programın önemli ayaklarından biri, Ege İhracatçı Birlikleri’nde sektör firmalarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı oldu. FRUCOM, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve NZV yöneticileri toplantıda kuruluşlarının faaliyetlerini, Avrupa kuru meyve pazarındaki gelişmeleri, ithalatçıların ve perakende sektörünün beklentilerini, sürdürülebilirlik taleplerini ve Avrupa Birliği mevzuatındaki güncel gelişmeleri aktardı. Türk kuru kayısısı, kuru inciri ve çekirdeksiz kuru üzümünün Avrupa pazarındaki konumu ile gıda güvenliği, kalite, mikotoksinler, pestisit düzenlemeleri, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve tedarik zincirindeki yeni beklentiler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap oturumunda Türk ihracatçıları ile Avrupalı sektör yöneticileri arasında doğrudan ve yoğun bir bilgi alışverişi gerçekleştirildi. Gabay: “Sahadaki çalışmalarımızı Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz” Avrupa’nın Türk kuru meyve sektörü açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, sektörün rekabet gücünü korumak için üretimden uluslararası mevzuata kadar bütüncül bir çalışma yürüttüklerini söyledi. “Üreticimizle sahada kalite ve gıda güvenliğini geliştirmek için çalışıyor, araştırma kurumlarımızla bilimsel ve teknik altyapımızı güçlendiriyor, işletmelerimiz ve ihracatçılarımızla uluslararası pazarların beklentilerine hazırlanıyoruz. Aynı zamanda Avrupa’daki sektör kuruluşları ve karar vericilerle sürekli temas halindeyiz. Sahada yürüttüğümüz çalışmaları Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz.” Türk kuru meyvesinin dünya pazarındaki güçlü konumunun uzun yıllara dayanan bir üretim kültürünün yanı sıra güçlü kurumsal ve teknik altyapıya dayandığını belirten Gabay, “Araştırma kurumlarımız, gelişmiş laboratuvarlarımız, deneyimli üreticilerimiz, yüksek teknik kapasiteye sahip işletmelerimiz ve dünya pazarlarını yakından takip eden ihracatçılarımızla güçlü bir yapıya sahibiz. Avrupalı paydaşlarımıza bu yapıyı üretimden ihracata bütün aşamalarıyla gösterdik” dedi. Gıda güvenliği ile sürdürülebilir ticaret birlikte gözetilmeli Toplantıda Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren ve gündemde bulunan yeni düzenlemelerin sektöre etkileri de ele alındı. Gabay, tüketici sağlığının korunmasının sektörün temel önceliği olduğunu vurgulayarak, düzenlemelerin bilimsel veriler ve kapsamlı etki analizleri temelinde hazırlanması gerektiğini söyledi. “Gıda güvenliğinden taviz verilmesi söz konusu olamaz. Bununla birlikte üretici, ihracatçı ve ithalatçı açısından uygulanabilir, bilimsel temelli düzenlemelere ihtiyaç var. Üretim planlamasının yapılabilmesi ve mevcut tedarik zincirinin yeni kurallara uyum sağlayabilmesi için yeterli geçiş sürelerinin tanınması büyük önem taşıyor. Sektörde elde edilen analiz verilerinin karar alma süreçlerine bilimsel dayanak oluşturması gerektiğine inanıyoruz.” Manisa’da çekirdeksiz kuru üzümün tüm zinciri yerinde değerlendirildi Programın Manisa etabında ilk olarak Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bağcılık alanındaki Ar-Ge çalışmaları, laboratuvar altyapısı ve gıda teknolojilerine ilişkin uygulamalar hakkında detaylı bilgi alındı. Ziyaret kapsamında ürün tadımı ve hasat demonstrasyonu gerçekleştirildi. Gün boyunca Manisa’nın farklı bölgelerinde devam eden bağ, sergi alanı ve kuru üzüm işleme tesisi ziyaretlerinde erken uyarı sistemleri, bağ yönetimi, hasat, kurutma, ürün kabulü ve mal alımı, işleme, kalite kontrol ve pazarlama süreçleri sahada ele alındı. Avrupa’daki iş birliği somut çalışmalarla devam edecek Programla Avrupalı paydaşlara, Türkiye’nin kuru meyvedeki uluslararası konumunun yalnızca üretim miktarından değil; köklü üretim kültürü, Ar-Ge kapasitesi, laboratuvar altyapısı, üretici deneyimi, modern işleme tesisleri, kalite sistemleri ve ihracat tecrübesinden oluşan güçlü bir ekosistemden kaynaklandığı aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Program sonunda, Avrupalı paydaşlar, Türkiye’de edindikleri bilgi ve değerlendirmeleri kendi ülkelerindeki ilgili sektör kuruluşları ve kurumlarla paylaşacaklarını ifade ederken; teknik diyaloğun sürdürülmesi, sektörün öncelikli konularında ortak girişimlerin geliştirilmesi ve önümüzdeki dönemde daha kapsamlı iş birliği programları ile karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kalındı.

Yatırımcıların Rotası Lojistik Depolarına Çevrildi Haber

Yatırımcıların Rotası Lojistik Depolarına Çevrildi

E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve yılın son çeyreğine yönelik hazırlıkların başladığı Ağustos ayı, lojistik depolar açısından da hareketli bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Artan stok ihtiyacı ve dağıtım kapasitesi gereksinimi nedeniyle şirketler depo planlamalarını gözden geçirirken, yatırımcılar da yüksek standartlara sahip lojistik tesislere yöneliyor. Bu hareketlilik, lojistik depoların değerleme süreçlerinde dikkate alınan kriterlerin de değişmesine neden oluyor. Geçmişte ağırlıklı olarak lokasyon ve kapalı alan büyüklüğü üzerinden değerlendirilen depolar, bugün teknik altyapıları ve operasyonel kabiliyetleriyle birlikte ele alınıyor. Bir deponun mevcut ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra gelecekte değişen lojistik operasyonlarına ne kadar uyum sağlayabileceği de yatırım değeri açısından önemli bir kriter haline geliyor. Teknik altyapı yatırım değerini doğrudan etkiliyor Lojistik depoların değerini belirleyen en önemli unsurların başında mimari plan uygunluğu geliyor. Kolon yerleşimi, raf sistemlerine uygunluk ve operasyon akışını destekleyen iç planlama, hem kullanım verimliliğini hem de kirlanabilme potansiyelini doğrudan etkiliyor. Bunun yanında zemin taşıma kapasitesi ile kat yükseklikleri de depo performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Ağır yük depolayabilen, yüksek raf sistemlerine uygun ve otomasyon çözümlerine entegre edilebilen depolar, günümüz lojistik ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebildikleri için yatırım açısından daha yüksek değer görüyor. Yangın söndürme sistemleri, sprinkler altyapısı, yükleme rampaları, kapı sayısı ve tır manevra alanlarının yeterliliği de operasyonel verimlilik açısından önem taşıyan diğer başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle yoğun sevkiyat yapan e-ticaret şirketleri için aynı anda birden fazla aracın yükleme ve boşaltma yapabilmesi operasyonel avantaj sağlarken, bu özellikler depo değerine de doğrudan yansıyor. Sürdürülebilirlik, değerleme kriterlerinden biri haline geldi Lojistik tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. LEED ve BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip depolar, enerji verimliliği ve işletme maliyetleri açısından sundukları avantajların yanı sıra kurumsal kiracılar tarafından da daha fazla tercih ediliyor. Bununla birlikte depoların limanlara, organize sanayi bölgelerine, ana ulaşım akslarına ve tüketim merkezlerine yakınlığı da değerleme çalışmalarında önemli rol oynuyor. Ancak artık yalnızca iyi bir lokasyona sahip olmak tek başına yeterli değil; teknik standartları yüksek, sürdürülebilir ve farklı operasyon modellerine uyum sağlayabilen tesisler yatırım açısından daha güçlü bir konuma geliyor. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, konuyla ilgili olarak “Lojistik depolar artık yalnızca ürünlerin depolandığı yapılar değil, tedarik zincirinin kesintisiz işlemesini sağlayan stratejik merkezler olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle değerleme çalışmalarında yalnızca metrekare büyüklüğü ya da konuma odaklanmak doğru sonuç vermiyor. Mimari plan uygunluğu, zemin taşıma kapasitesi, kat yüksekliği, yangın güvenliği, yükleme altyapısı ve sürdürülebilirlik standartları gibi pek çok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Özellikle Ağustos ayı, e-ticaret şirketlerinin sonbahar operasyonlarına yönelik hazırlıklarını yaptığı bir dönem olduğu için lojistik depo pazarında hareketlilik belirgin şekilde artıyor. Önümüzdeki dönemde otomasyon teknolojilerinin yaygınlaşması, hızlı teslimat beklentilerinin artması ve sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlenmesiyle birlikte teknik standartları yüksek lojistik depoların yatırım değerini daha da artıracağını öngörüyoruz. Değerleme süreçlerinde de artık yalnızca bugünkü kullanım koşullarını değil, bir tesisin gelecekte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceğini de analiz ediyoruz. Bu yaklaşım hem yatırımcıların daha sağlıklı karar almasını sağlıyor hem de lojistik gayrimenkullerin gerçek potansiyelini daha doğru ortaya koyuyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lojistik Depolarının Değerini Belirleyen Faktörler Neler? Haber

Lojistik Depolarının Değerini Belirleyen Faktörler Neler?

E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve yılın son çeyreğine yönelik hazırlıkların başladığı Temmuz ayı, lojistik depolar açısından da hareketli bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Artan stok ihtiyacı ve dağıtım kapasitesi gereksinimi nedeniyle şirketler depo planlamalarını gözden geçirirken, yatırımcılar da yüksek standartlara sahip lojistik tesislere yöneliyor. Bu hareketlilik, lojistik depoların değerleme süreçlerinde dikkate alınan kriterlerin de değişmesine neden oluyor. Geçmişte ağırlıklı olarak lokasyon ve kapalı alan büyüklüğü üzerinden değerlendirilen depolar, bugün teknik altyapıları ve operasyonel kabiliyetleriyle birlikte ele alınıyor. Bir deponun mevcut ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra gelecekte değişen lojistik operasyonlarına ne kadar uyum sağlayabileceği de yatırım değeri açısından önemli bir kriter haline geliyor. Teknik altyapı yatırım değerini doğrudan etkiliyor Lojistik depoların değerini belirleyen en önemli unsurların başında mimari plan uygunluğu geliyor. Kolon yerleşimi, raf sistemlerine uygunluk ve operasyon akışını destekleyen iç planlama, hem kullanım verimliliğini hem de kirlanabilme potansiyelini doğrudan etkiliyor. Bunun yanında zemin taşıma kapasitesi ile kat yükseklikleri de depo performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Ağır yük depolayabilen, yüksek raf sistemlerine uygun ve otomasyon çözümlerine entegre edilebilen depolar, günümüz lojistik ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebildikleri için yatırım açısından daha yüksek değer görüyor. Yangın söndürme sistemleri, sprinkler altyapısı, yükleme rampaları, kapı sayısı ve tır manevra alanlarının yeterliliği de operasyonel verimlilik açısından önem taşıyan diğer başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle yoğun sevkiyat yapan e-ticaret şirketleri için aynı anda birden fazla aracın yükleme ve boşaltma yapabilmesi operasyonel avantaj sağlarken, bu özellikler depo değerine de doğrudan yansıyor. Sürdürülebilirlik, değerleme kriterlerinden biri haline geldi Lojistik tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. LEED ve BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip depolar, enerji verimliliği ve işletme maliyetleri açısından sundukları avantajların yanı sıra kurumsal kiracılar tarafından da daha fazla tercih ediliyor. Bununla birlikte depoların limanlara, organize sanayi bölgelerine, ana ulaşım akslarına ve tüketim merkezlerine yakınlığı da değerleme çalışmalarında önemli rol oynuyor. Ancak artık yalnızca iyi bir lokasyona sahip olmak tek başına yeterli değil; teknik standartları yüksek, sürdürülebilir ve farklı operasyon modellerine uyum sağlayabilen tesisler yatırım açısından daha güçlü bir konuma geliyor. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, konuyla ilgili olarak “Lojistik depolar artık yalnızca ürünlerin depolandığı yapılar değil, tedarik zincirinin kesintisiz işlemesini sağlayan stratejik merkezler olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle değerleme çalışmalarında yalnızca metrekare büyüklüğü ya da konuma odaklanmak doğru sonuç vermiyor. Mimari plan uygunluğu, zemin taşıma kapasitesi, kat yüksekliği, yangın güvenliği, yükleme altyapısı ve sürdürülebilirlik standartları gibi pek çok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Özellikle Temmuz ayı, e-ticaret şirketlerinin sonbahar operasyonlarına yönelik hazırlıklarını yaptığı bir dönem olduğu için lojistik depo pazarında hareketlilik belirgin şekilde artıyor. Önümüzdeki dönemde otomasyon teknolojilerinin yaygınlaşması, hızlı teslimat beklentilerinin artması ve sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlenmesiyle birlikte teknik standartları yüksek lojistik depoların yatırım değerini daha da artıracağını öngörüyoruz. Değerleme süreçlerinde de artık yalnızca bugünkü kullanım koşullarını değil, bir tesisin gelecekte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceğini de analiz ediyoruz. Bu yaklaşım hem yatırımcıların daha sağlıklı karar almasını sağlıyor hem de lojistik gayrimenkullerin gerçek potansiyelini daha doğru ortaya koyuyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uygunluk Değerlendirme Sektöründe Yetkinlik Eşiği Yükseliyor Haber

Uygunluk Değerlendirme Sektöründe Yetkinlik Eşiği Yükseliyor

Enerji, sanayi, turizm ve stratejik altyapı projelerinde uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin rolü giderek artarken, bu alandaki denetim ve muayeneler in teknik doğruluğu ve bağımsızlığı kritik önem taşıyor. Uygunluk değerlendirme süreçleri sonunda belge veya raporlar alınması gereken bir doküman değil; yatırım kararlarını, operasyonel sürekliliği ve kurumsal itibarı doğrudan etkileyen bir yönetim aracı olarak değerlendiriliyor. TSE Global'in ulusal ve uluslararası projelerde edindiği deneyim, muayene, gözetim, sörvey ve tüm 2. ve 3. Taraf hizmetleri ile; endüstriyel projeler, enerji, gıda ve tarım, inşaat, otomotiv, tüketici ürünleri ve tedarikçilere dair uygunluk değerlendirme faaliyetleri yalnızca mevzuata uyum değil, aynı zamanda uzun vadeli güven ve istikrar sa lamasına katkı sunuyor. Sürdürülebilirlik alanında ölçüm ve doğrulama süreçleri belirleyici hale gelmiş durumda. Karbon ve su ayak izi hesaplamaları, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası geçerliliğe sahip denetimler; iletişim diliyle değil, teknik altyapı ve saha uygulamalarıyla anlam kazanıyor. Denetim ve teknik güvenlik faaliyetlerinde sahaya hakimiyet ise muayene ve belgelendirmenin güvenilirliğini belirleyen temel unsur olarak öne çıkıyor. Tedarikçi ve şube denetimleri, mekanik ve elektrik ekipmanların periyodik muayeneleri, yükleme ve tahliye gözetimleri ile asansör denetimleri; kamu güvenliği ve operasyonel süreklilik açısından kritik rol oynuyor. Bu alanlardaki uzmanlık, TSE Global'i yalnızca belge veren değil, sahada güveni doğrulayan bir teknik otorite konumuna taşıyor. Bağımsız ve tarafsız raporlama kabiliyetini en öde tutarak yürütülen endüstriyel muayene ve gözetim projelerine liderlik ederek, eğitimden personel belgelendirmeye, test ve analizden sürdürülebilir raporlamaya kadar anahtar teslim uygunluk değerlendirme çalışmaları sunan TSE Global örneği, kalite, güven, mevzuata uyum ve rekabet şartlarının günümüzde kamu yararı ve kurumsal sorumluluk ekseninde yeniden tanımlandığını ortaya koyuyor.

E-cüzdan Şikayetleri Bir Haftada Yüzde 186 Arttı Haber

E-cüzdan Şikayetleri Bir Haftada Yüzde 186 Arttı

Çözüm platformu Şikayetvar, e-cüzdan-elektronik para uygulamalarını inceledi. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre son bir haftada e-cüzdan-elektronik para uygulamaları şikayetleri yüzde 186 artış gösterdi. Sektörün yıllık şikayet artış oranıysa yüzde 9 olarak kaydedildi. 2024’te 59 bin 395 olan şikayet sayısı 63 bin 774 şikayete yükseldi. Açıklanan verilere göre sektör özelinde ziyaretçi sayısı da artış gösterdi. Son bir haftada yüzde 153 artan ziyaretçi sayısı 64 bin 188’den 153 bin 554’e çıktı. Şikayetvar verilerine göre e-cüzdanlarla (elektronik para uygulamaları) ilgili en çok çözüm bekleyen konular şöyle sıralandı: İşlem ve Bakiye Yönetimi Sorunları: Para yatırma gecikmeleri: Yatırılan tutarların hesaba geç yansıması. Para çekme problemleri: Hesaptaki bakiyeye erişememe veya çekim işlemlerinin başarısız olması. Havale/EFT gecikmeleri: Bankacılık tarafında transferlerin geç gerçekleşmesi. ATM kaynaklı sorunlar: Para sıkışması, eksik verme gibi fiziksel işlem problemleri. Kredi kartı / hesap ekstresi uyumsuzlukları: Yanlış borçlandırma ve hesap hareketi hataları. Hesap Güvenliği ve Yetkisiz İşlemler Hesap blokeleri: Şüpheli işlem gerekçesiyle hesapların dondurulması. Yetkisiz işlem iddiaları: Kullanıcı izni olmadan para çekilmesi veya hareket yapılması. Dolandırıcılık vakaları: Özellikle sosyal mühendislik saldırıları ve kimlik avı yöntemleri. Güvenlik açıkları ve kimlik doğrulama sorunları: Yetersiz güvenlik önlemleri veya doğrulama adımlarında yaşanan problemler. İade, Geri Ödeme ve Kesinti Problemleri İade süreçlerinin başarısız olması: Yanlış veya tamamlanamayan işlemlerin geri ödenmemesi. Komisyon ve kesintiler: Beklenmedik ücretler, yüksek komisyon oranları ve açıklaması yapılmayan kesintiler. Uygulama, Teknik Altyapı ve Erişim Sorunları Mobil/internet bankacılığına erişim problemleri: Uygulamaya giriş hataları ve sistem kesintileri. E-cüzdan uygulamalarında teknik hata ve işlem başarısızlıkları: Transferlerin veya yükleme işlemlerinin teknik sebeplerle tamamlanamaması. Müşteri Hizmetleri ve İletişim Eksikliği Destek hattına ulaşamama: Kullanıcıların taleplerine yanıt verilmemesi veya geç dönüş yapılması. Yetersiz bilgilendirme: Hesap blokesi, bekleyen işlem veya güvenlik incelemesi gibi durumlarda kullanıcıya net açıklama sağlanmaması. Platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: Param e-cüzdan hesabımda kaldı, haftalardır bekletiliyorum “Bir e-cüzdan uygulamasının kapanması sonucu hesaplarımız donduruldu. Hiçbir şekilde alışveriş, para gönderme veya çekim işlemleri yapılamıyor ve bu nedenle birçok kullanıcı mağdur oldu. Bize bir bilgilendirme yazısı gönderildi ve bu yazıda hesaplarımızdaki paranın bir şekilde geri iade edileceği belirtildi. Fakat bu olaylar birkaç hafta önce gerçekleşti ve hala iademi alamadım. Kullanıcıların çoğu öğrencilerden oluşuyor ve ben de bir öğrenci olarak daha fazla mağdur edilmek istemiyorum. Lütfen en kısa zamanda paramızı geri iade etsinler.” Kıymetli maden varlıklarımı 3 haftadır çekemiyorum “E-cüzdan uygulamasındaki altın ve gümüş varlıklarımı kasım ayı boyunca çekmek istedim ancak sürekli ‘kıymetli maden işlemleri durdurulmuştur’ uyarısı alıyorum. Bu durum yaklaşık 3 haftadır devam ediyor ve paraya acil ihtiyacım var. Müşteri hizmetleri yalnızca konuyla ilgilendiklerini söylemekle yetindi, ancak çözüm sunulmadı. Daha önce böyle bir sorun yaşamamıştım. Hesabımdaki kıymetli maden varlıklarımın aciliyetim nedeniyle en kısa sürede hesabıma aktarılmasını talep ediyorum.” Hesabımdaki 4 bin 600 TL’ye 20 gündür ulaşamıyorum “Hesabımda bulunan 4 bin 600 TL, yaklaşık 20 gündür tarafıma iade edilmiyor. Bu süre zarfında müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğimde, sürecin kendileri tarafından yönetilmediğini ve bir şey yapamayacaklarını söylediler. Parama acil olarak ihtiyacım var ve mağduriyetimin bir an önce giderilmesini talep ediyorum. Hesabımda bekleyen 4 bin 600 TL’nin en kısa sürede iade edilmesini istiyorum.” 30 bin TL’yi 10 aydır çekemiyorum “Hesabıma yaklaşık 10 ay önce 30 bin TL yükledim. Ancak bu tutarı banka hesabıma çekmeye çalıştığımda her seferinde ‘ağ hatası’ uyarısı alıyorum ve işlem gerçekleşmiyor. Sorunu hem kendi banka hesabıma hem de farklı banka hesaplarına para çekmeyi deneyerek test ettim, ancak her denememde aynı hatayla karşılaştım. İşlemleri mobil uygulama üzerinden gerçekleştirdim ve herhangi bir ücret ya da kesintiyle karşılaşmadım. Konu hakkında müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğimde, çalışmaların sürdüğü belirtildi fakat 10 aydır herhangi bir çözüm sunulmadı.” İzinsiz açılan hesap derhal kapatılsın “Adıma iznim ve bilgim dışında hesap açıldığını e-Devlet üzerinden yeni fark ettim. Hesap açılırken bana ait olmayan e-posta adresi ve telefon numarası kullanılmış. Bu durumdan dolayı son derece rahatsızım ve mağduriyet yaşadım. Hesabın açılmasıyla ilgili herhangi bir işlem veya para hareketi olup olmadığını bilmiyorum. Elimde kimliğime ve e-Devlet ekran görüntüsüne dair belgeler mevcut. Adıma açılan bu hesabın derhal kapatılmasını, maddi ve manevi olarak oluşabilecek tüm zararların giderilmesini ve konuyla ilgili tarafıma yazılı veya telefonla resmi bir bilgilendirme yapılmasını talep ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.