Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknik Bilgi

Kapsül Haber Ajansı - Teknik Bilgi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Bilgi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

6 Milyon Dolarlık Yatırımla Yerli Ham Madde Atağı Haber

6 Milyon Dolarlık Yatırımla Yerli Ham Madde Atağı

Bitkisel içeriklerin kullanım alanlarının genişlemesiyle birlikte yüksek etken madde oranına sahip, standardize ve izlenebilir ham madde ihtiyacı da sektörün temel gündemlerinden biri haline geldi. Talya Bitkisel'in geliştirdiği üretim modeli kapsamında bitkiler belirli proseslerden geçirilerek etken maddeleri ayrıştırılıyor ve yüksek saflıkta toz ekstre elde ediliyor. Elde edilen bitkisel ekstreler ise gıda takviyeleri, fonksiyonel gıdalar, kozmetik ürünleri, aromaterapi uygulamaları, hayvan sağlığı çözümleri ve tarımsal içerik geliştirme süreçlerinde ham madde olarak değerlendiriliyor. 3,5 YILLIK SAHA DENEYİMİ ÜRETİM ALTYAPISINA DÖNÜŞTÜ Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilginin sınırlı olması nedeniyle sürecin büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendiğini belirten Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş, geliştirilen sistemin yalnızca proses ünitesi yatırım maliyetinin bugün yaklaşık 3 milyon dolar seviyesine ulaştığını, bilgi birikimi, AR-GE süreçleri ve teknolojik altyapıyla birlikte toplam yatırım değerinin ise 5-6 milyon dolar seviyelerine çıktığını söyledi. Ertaş, "Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilgi oldukça sınırlıydı. Bu nedenle süreç büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendi. Yaklaşık 3,5 yıllık süreç boyunca birçok farklı bitki üzerinde çalıştık. Örneğin bugün Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) ile TÜBİTAK destekli proje kapsamında zerdeçal üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Zerdeçal gibi etken madde yapısıyla öne çıkan bitkilerde yüksek verimli ekstrakt geliştirme süreçleri, sahip olduğumuz know-how'ın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bugün yalnızca bir üretim hattı değil; bilgi, deneyim ve teknoloji altyapısı kurduğumuzu söyleyebiliriz" ifadelerinde bulundu. YATIRIMIN MERKEZİNDE BİLGİ VE AR-GE BULUNUYOR Yaklaşık 3,5 yıl boyunca geliştirilen üretim altyapısının yalnızca kendi ürünleri için değil, farklı sektörlerin ham madde ihtiyacına da yanıt verecek şekilde kurgulandığını ve bilgi birikiminin fiziksel yatırım kadar önemli olduğuna dikkat çeken Ertaş, "Bugün geldiğimiz noktada yalnızca kendi ürünlerimizi geliştirmiyoruz. Kozmetikten gıdaya, hayvan sağlığından tarıma kadar farklı sektörlere ham madde sağlayan bir yapıya ulaştık. Uzun yıllar ithal edilen birçok içerikte yerli üretim kapasitesi oluşturmak bizim için önemli bir kazanım oldu. Bir üretim tesisini kurabilirsiniz ancak süreçleri ve bilgi birikimini kısa sürede oluşturmanız kolay değil. Bizim için asıl yatırım bilgiye, AR-GE'ye ve üretim deneyimine yapılan yatırım oldu" dedi. TALYA BİTKİSEL HAKKINDA 1969 yılında Antalya'da kurulan Talya Bitkisel; aromaterapi, bitkisel kozmetik, takviye edici gıda ve doğal yaşam ürünleri alanlarında faaliyet göstermektedir. "Tohumdan rafa" üretim anlayışıyla çalışmalarını sürdüren marka; ileri üretim teknolojileri, Bilim Kurulu çalışmaları ve üretim altyapısıyla yüksek saflıkta ürün geliştirme süreçlerine odaklanmaktadır. Türkiye'nin yanı sıra 40'tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Talya Bitkisel, Amerika'daki yapılanması Talya Herbal LLC ile global pazardaki faaliyetlerini sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toyota, 34 Yıldır Otomotiv Sektörüne Nitelikli Teknik İnsan Kaynağı Yetiştiriyor Haber

Toyota, 34 Yıldır Otomotiv Sektörüne Nitelikli Teknik İnsan Kaynağı Yetiştiriyor

34 yıldır sürdürülen program kapsamında bu yıl da yeni mezunlar sektöre kazandırıldı. Genç mezunlar, teknik bilgi ve becerilerinin yanı sıra Toyota'nın çalışma kültürü ve temel değerleriyle de geleceğe hazırlandı. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Toyota Teknik Eğitim Programı, öğrencilerin lise yıllarından itibaren meslek sahibi olmalarını desteklerken, otomotiv teknolojilerindeki gelişmelere uyum sağlayabilecek donanıma sahip teknik personelin yetişmesine de katkı yapıyor. 1992 yılından bu yana İstanbul Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde uygulanan program, Adana Seyhan Şehit Bora Süelkan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde ise 2007 yılından bu yana başarıyla sürdürülüyor. Bu yıl 27 öğrenci daha mezun oldu Toyota Türkiye'nin uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Toyota Teknik Eğitim Programı kapsamında bu yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden 14, Adana Seyhan Şehit Bora Süelkan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden ise 13 öğrenci mezun olarak otomotiv sektörüne ilk adımlarını attı. Program kapsamında öğrenciler teorik bilgilerini uygulamalı eğitimlerle pekiştirirken, Toyota'nın kalite anlayışı, Kaizen felsefesi, takım çalışması, disiplin ve müşteri odaklı yaklaşımını da eğitimlerinin bir parçası olarak benimsiyorlar. Mezunların önemli bir bölümü ise Toyota yetkili servislerinde ve otomotiv sektörünün farklı alanlarında istihdam edilerek meslek hayatlarına güçlü bir başlangıç yapıyorlar. Elektrikli araçlar alanında öğretmenlere de eğitim verildi Toyota Teknik Eğitim Programı, yalnızca öğrencilerin değil öğretmenlerin gelişimine de katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan 13 farklı ilden 20 öğretmene Toyota Türkiye ev sahipliğinde Temel ve İleri Seviye Elektrikli Araçlar Eğitimi verildi. Böylece öğretmenler, mobilite dünyasının yeni teknolojileri hakkında kapsamlı bilgi sahibi oldular. Programı başarıyla tamamlayan öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından verilen hizmet içi eğitim sertifikalarını almaya hak kazandılar. Edindikleri bilgi ve deneyimleri ise elektrikli araç teknolojileri alanındaki atölyelerde öğrencilerine aktararak geleceğin teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacaklar. T-TEP’te yeni dönem gelişim odaklı uygulamalarla başlıyor Toyota Türkiye, T-TEP'in sürdürülebilir başarısını desteklemek amacıyla yeni dönem çalışmalarına da ara vermeden başladı. Bu kapsamda Adana'daki T-TEP sınıfına katılacak öğrencilerin belirlenmesi için mülakatlar gerçekleştirildi. Toyota yetkili servislerinden servis müdürleri ve mekanik formenlerin de yer aldığı değerlendirme süreciyle, programa katılacak yeni öğrencilerin seçim süreci tamamlandı. Toyota Türkiye, yeni dönemde öğrencilerin gelişimini sınıf ortamının ötesine taşıyacak yeni uygulamaları da hayata geçirecek. Toyota Türkiye Eğitim Bölümü’nün çalışmalarıyla birlikte öğrencilerin gelişimi eğitim sürecinin her aşamasında desteklenecek. Bu kapsamda kariyer yolculuğu ve koçluk desteğinin yanı sıra Toyota yetkili servislerinde görev yapan uzmanların teknik bilgi ve bayi organizasyonuna ilişkin deneyimlerini öğrencilerle paylaşacağı buluşmalar düzenlenecek. Ayrıca gerçekleştirilecek bayi ziyaretleriyle öğrencilerin staj öncesinde iş süreçlerini yerinde deneyimlemeleri sağlanacak. 34 yıldır aralıksız devam eden Toyota Teknik Eğitim Programı, bu yıl mezun olan 27 öğrencinin de katılımıyla bugüne kadar toplam 689 mezun vererek otomotiv sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2.000 Öğrenciye Ulaşan Omega Grup’tan Eğitimde Dönüşüm Adımı Haber

2.000 Öğrenciye Ulaşan Omega Grup’tan Eğitimde Dönüşüm Adımı

Türkiye’de teknik bilgi ve saha deneyimi gerektiren alanlarda, yetişmiş insan kaynağına duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımı alanlarında eğitimli personel bulmak sektörün en önemli ihtiyaçları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde 3000’ e yakın teknik kadrosu olan çözüm ortakları ağına sahip Omega Grup, eğitim kurumlarıyla yürüttüğü çalışmalarla bu alanlarda ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlıyor. “Geleceğin mesleği ustalık, teknolojiyle gelişen bir uzmanlık alanı” Meslek eğitimleri projesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Omega Grup Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi, teknik mesleklerin ve teknik ustalığın geleceğin üretim gücü açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek “Mesleki eğitimleri ve bu alandaki akademi-sanayi buluşmalarını, sektörün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımları alanında eğitimli personel bulmak sektör açısından önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Biz de gençlerin bu alanlara yönelmesini destekleyen çalışmalarımızla, ustalığı çağın ihtiyaçlarına uygun yetkinliklerle güçlendirmeyi hedefliyoruz. Öğrencileri teknik alanlarla buluşturan eğitimler, kariyer günleri, sanayi gezileri ve staj olanaklarıyla gençlere bu alandaki ihtiyacı anlatıyor, bu mesleklere de ilgi duymasını hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz modelin farklı şehirlerdeki eğitim kurumlarına ilham vererek, Türkiye genelinde nitelikli teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir model Omega Grup gerçekleştirdiği kariyer günleri, bilinçlendirme eğitimleri, sanayi gezileri ve meslek erbaplarıyla buluşmalarla öğrencilerin teknik alanlarda bilgisini ve farkındalığını artırıyor. Bu çalışmalar kapsamında gençler, staj ve saha deneyimi kazanarak iş hayatına daha hazırlıklı bir şekilde adım atıyor. Grup, meslek eğitimleri için 6 yükseköğretim kurumu ve 5 meslek lisesi olmak üzere toplam 11 eğitim kurumu ile yaptığı protokollerle çalışmalarını yürütüyor. Proje dahilinde öğrencilere staj ve istihdam olanakları da sunan Omega Grup, akademisyen ve teknik öğreticiler için de referans alınan bir yapı haline geldi. Hedef, Türkiye genelinde rol model olacak bir eğitim ekosistemi oluşturmak Omega Grup, yeni okullar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliklerini artırarak geliştirdiği modeli daha geniş bir yapıya taşımayı planlıyor. Meslek odaları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla protokol kapsamında yürütülen çalışmalar devam ederken, yeni kurumlarla temaslar da sürüyor. Şirket, bu modeli yeni etkinliklerle daha cazip ve sürdürülebilir hale getirerek sektörde rol model olmayı amaçlıyor. Omega Akademi kapsamında planlanan canlı yayınlar, eğitim videoları ve uzman buluşmaları teknik bilinçlendirme ve mesleki özendirme konularına odaklanacak. Uzun vadede bu platformun eğitim kurumlarıyla bütünleşen bir teknik eğitim üssüne dönüşmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En İyi CNC Operatörleri CNC Masters 2026’da Sahneye Çıkıyor Haber

Türkiye’nin En İyi CNC Operatörleri CNC Masters 2026’da Sahneye Çıkıyor

Sanayi üretiminin en kritik yapı taşlarından biri olan CNC operatörlüğü, teknik bilgi kadar dikkat, disiplin ve tecrübe gerektiren bir uzmanlık alanı. Buna rağmen sektör, uzun süredir nitelikli operatör bulma konusunda ciddi zorluklar yaşıyor. CNC Masters, bu ihtiyaca doğrudan yanıt vererek mesleğin görünürlüğünü artırmayı ve genç yetenekleri sektöre kazandırmayı hedefliyor. CNC Masters, ilk yılında elde ettiği yüksek katılımla sektörde önemli bir karşılık buldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinden toplam 867 CNC operatörünün başvurduğu yarışma, alandaki nitelikli insan kaynağı ihtiyacını ve bu tür platformlara duyulan ilgiyi net şekilde ortaya koydu. Çok aşamalı değerlendirme süreci sonunda belirlenen finalistler, sahada yetkinliklerini sergileme fırsatı bulurken; CNC Masters, operatörlerin bilgi, beceri ve deneyimlerini görünür kılan güçlü bir platform olarak konumlandı. Yarışma formatı güncellendi CNC Masters 2026’da yarışma yapısında dikkat çeken yeniliklere gidildi. Yarışma, bu yıl 4 adet Victor Taichung P106 CNC tezgâhı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Toplam 8 finalist, iki grup halinde aynı anda yarışacak. Bu yapı, yarışmanın teknik kapasitesini ve organizasyonel iddiasını önemli ölçüde artırırken, sektör açısından da dikkat çekici bir model ortaya koyuyor. Finalistlerin daha önce kullanmadıkları makinelerde performans göstermesi, yarışmanın yalnızca teknik bilgi değil; adaptasyon kabiliyeti, proses hakimiyeti ve üretim disiplini açısından da önemli bir değerlendirme alanı oluşturmasını sağlayacak. Başvurular başladı CNC Masters 2026 için başvurular 1 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek. Yarışmaya katılmak isteyen CNC operatörleri başvurularını GNC Makina web sitesi üzerinden gerçekleştirebilecek. Başvuru sürecinin ardından seçilecek katılımcılar, teknik bilgi ve uygulama becerilerini ortaya koyacakları çok aşamalı bir değerlendirme sürecine dahil olacak. Yarışma, operatörlerin yalnızca teknik yeterliliklerini değil; problem çözme kabiliyetlerini ve üretim disiplinlerini de ortaya koyacak bir yapı sunuyor. CNC Masters 2026 kapsamında finalistlere yönelik eğitim programı 6-7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Yarışma etapları ise 11-12 Haziran tarihlerinde düzenlenecek. Kazananların açıklanacağı ödül töreni ise 13 Haziran 2026 tarihinde yapılacak. Kazanan operatörleri önemli ödüller bekliyor CNC Masters 2026’da dereceye giren operatörler önemli ödüllerin sahibi olacak. Yarışma sonunda birinciye 60 bin TL, ikinciye 40 bin TL, üçüncüye ise 20 bin TL ödül verilecek. Bu ödüller, yalnızca derece elde eden isimleri değil; CNC operatörlüğü mesleğinin değerini ve ustalığın sektördeki karşılığını da görünür kılmayı amaçlıyor. Aynı zamanda yarışma, katılımcılar için sektörde fark edilme, yenikariyer fırsatları yakalama ve mesleki yetkinliklerini daha geniş bir alanda gösterme imkânı sunuyor. “CNC Masters, sektör için bir yarışmadan daha fazlası” CNC Masters’ın sektörel önemine ilişkin şu değerlendirmede bulunan GNC Makina Genel Müdürü Gökhan Yıldız, “Sanayide teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, o teknolojiyi doğru kullanan insan kaynağı olmadan sürdürülebilir başarıdan söz etmek mümkün değil. CNC Masters’ı bu nedenle yalnızca bir yarışma olarak değil, sektörün en kritik ihtiyacı olan nitelikli insan kaynağına dikkat çeken bir platform olarak kurguladık. “Bu yıl yarışmanın teknik altyapısını ve kapsamını daha da ileri taşıdık. Aynı anda dört farklı makinede yarışabilecek bir organizasyon kurgulamak, sektör adına önemli bir iddia ortaya koyuyor. CNC Masters’ın önümüzdeki dönemde yalnızca Türkiye’de değil, bölgesel ölçekte de referans gösterilen bir platform haline gelmesini hedefliyoruz.” Amacımız, CNC operatörlüğünü daha görünür kılmak ve bu alandaki yetenekleri sektöre kazandırmak.” dedi. Mesleki görünürlük ve yeni fırsatlar sunuyor CNC Masters, operatörler için yalnızca bir rekabet ortamı değil; aynı zamanda kendini gösterme, mesleki yetkinliğini kanıtlama ve sektörde fark edilme fırsatı sunuyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden katılımcıları bir araya getiren yarışma, deneyim paylaşımını teşvik ederken mesleki gelişimi destekleyen bir ekosistem oluşturuyor. CNC Masters 2026, ustalığını bir adım ileri taşımak, sahneye çıkmak ve mesleki yolculuğunda yeni bir sayfa açmak isteyen tüm CNC operatörlerini başvuruya davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kazan ve Basınçlı Kap Zirvesi Türkiye’de ilk kez MAKİNA HANGAR’da buluşacak Haber

Kazan ve Basınçlı Kap Zirvesi Türkiye’de ilk kez MAKİNA HANGAR’da buluşacak

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ile Hannover Messe Sodeks Fuarcılık iş birliğiyle hayata geçirilen MAKİNA HANGAR, 17-18 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Boiler Summit 2026; sahadaki teknik bilgi ile pratik deneyimi buluşturarak sanayideki dijital dönüşüm ve mühendislik vizyonuna yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Ayrıca, sektörde doğrudan etki yaratacak çözümleri odağına alacak Boiler Summit 2026, iki gün boyunca katılımcılara somut çıktılar sunacak. Kazan ve Basınçlı Kaplar sektörü ilk kez bir zirvede buluşuyor Üreticiler, işletme sahipleri, yöneticiler, tesis mühendisleri, bakım-onarım sorumluları ile mekanik tesisat alanında faaliyet gösteren tüm sektör profesyonellerinden oluşan karar vericiler ve saha uzmanları bu zirvede bir araya geliyor. Bu zirve kapsamında; Endüstriyel Tesisler, Gıda, Tekstil, Kâğıt ve Kimya Tesisleri, Savunma Sanayi, Enerji Sektörü Firmaları, Proje Firmaları, Büyük Müteahhit Grupları ile büyük Isı Merkezlerine sahip kamu ve özel sektör temsilcilerini/profesyonellerini buluşturarak güncel sorunlara doğrudan çözüm üretilmesi amaçlanıyor. Boiler Summit 2026’da katılımcı ve ziyaretçiler; vaka analizleri, teknik performans odaklı sunumlar ve interaktif paylaşımlar aracılığıyla, Depremde Kazan Dairesi Emniyeti’nden, Kazan Üretim Yöntemlerine, AR-GE ve tasarımdan, Kazan Verimlilik ve Optimizasyon Sistemlerine kadar Geleceğin Fabrikalarına dair sektörde öne çıkan gerçek problemleri uzmanlarından dinleme fırsatı bulacak. Katılımcılar; sektörün karar vericileriyle birebir temas kurarak iş ağlarını genişletirken, stantlı katılım sağlayan firmalar aracılığıyla da yeni teknolojiler ve uygulama örneklerini yakından inceleyebilecekler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor Haber

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan odaklı yaklaşımı ve güçlü kurum kültürüyle küresel çapta en iyi işverenler arasında yer alıyor. Great Place to Work® tarafından hazırlanan “Dünyanın En İyi İşverenleri 2025” listesinde ilk 10’da yer alan TP, 69 ülkede sahip olduğu Great Place to Work® sertifikalarıyla, globaldeki 500 bini aşkın çalışanının %97’sine kapsayıcı, güvenli ve gelişim odaklı bir çalışma ortamı sunuyor. TP Türkiye & Azerbaycan İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Jülide Marangoz, çalışan gelişimine yönelik vizyonlarını şu sözlerle aktarıyor: “TP olarak insana yapılan yatırımın, geleceğin en güçlü iş stratejisi olduğuna inanıyoruz. Eğitim ve gelişim yatırımlarımızla ekiplerimizi yarının liderleri olarak yetiştiriyoruz. Araştırmalar, iş dünyasının %73'ünün beceri geliştirme konusunda daha fazla destek beklediğini ve uzun vadeli yetenek stratejilerinin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Biz de bu doğrultuda, çalışanlarımızın gelişimini destekleyen, potansiyellerini açığa çıkaran ve kariyer yolculuklarını uzun vadede güçlendiren bir kurum kültürü inşa ediyoruz. Bu sürecin merkezine dijital becerileri yerleştiriyoruz. McKinsey verileri gösteriyor ki dijital yetkinlikleri güçlü şirketler, performansta 4 kata kadar fark yaratıyor. Biz de bu bilinçle kişiselleştirilmiş, sürekli güncellenen eğitim programlarımızla dijital becerileri çalışanlarımızın yetkinlik setine entegre ediyoruz. İnsana ve gelişime odaklanan yaklaşımımızla uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” TP, Çalışan Gelişimini Stratejik Eğitim Programlarıyla Destekliyor TP, çalışan gelişimini desteklemek amacıyla kapsamlı eğitim programları yürütüyor. Yeni katılan çalışanlar için tasarlanan Preboarding & Onboarding Programı, hoş geldin aramaları, buddy desteği, İSG ve soft skill eğitimleriyle çok yönlü bir adaptasyon süreci sunuyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen Foundation eğitimleri teknik bilgi, liderlik ve zaman yönetimi gibi konularda yetkinlik kazandırırken, hazırlık seviyeleri Readiness Score ile ölçülüyor. Yüksek performans gösteren çalışanlara yönelik Jump! Programı ise teknik ve davranışsal eğitimler, mentorluk ve yetenek havuzunda kariyer fırsatlarıyla geleceğin liderlerini yetiştiriyor. Bu çok katmanlı yaklaşım, TP’nin çalışanlarına bugünün ötesinde güçlü bir kariyer yolculuğu sunmasını sağlıyor. Dijital Geleceği Çalışanlarının Yetkinlikleriyle Şekillendiren Vizyon TP, dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, yetkinlik gelişimini merkeze alan bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Global eğitim sistemi üzerinden sunulan e-learning içerikleriyle sürekli öğrenme desteklenirken, Citizen Developer Programı teknolojiye yatkın ekiplerin dijital becerilerini güçlendiriyor. İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Micro MBA programı ise yöneticilere dijital çağda liderlik, stratejik düşünme ve dönüşüm yönetimi alanlarında gelişim imkânı sunuyor. TP’de öğrenme ve gelişim, güçlü bir paylaşım kültürüyle de destekleniyor. TP Talks etkinlikleriyle ekipler düzenli olarak bilgi ve deneyimlerini paylaşırken, Friday Post aracılığıyla sunulan içerikler liderlikten zaman yönetimine kadar pek çok alanda gelişimi teşvik ediyor. Bu yaklaşım, TP’nin sürekli öğrenmeyi temel alan kurum kültürünü güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Direksiyon Başında Tüm Dikkatinizi Yola Verin! Haber

Direksiyon Başında Tüm Dikkatinizi Yola Verin!

Karlı ve buzlu havalarda en güvenli davranışın, kişisel sürüş becerisine güvenmekten çok, riskleri minimize edecek tercihler yapmak olduğunu ifade eden Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, toplu taşımanın mümkün olduğu durumlarda bireysel araç kullanımından kaçınılması gerektiğini, zorunlu hallerde ise sürüşün “acele değil istikrar” prensibiyle yapılması gerektiğini söyledi. “Arkadan çarpma kazalarının temel nedenleri; güvenli takip mesafesine uyulmaması ve sürüş sırasında cep telefonu kullanımıdır.” Özgür Şener, sürücülere direksiyon başında tüm dikkatlerini yola vermeleri çağrısında bulundu. Özgür Şener, kış aylarında güvenli sürüşün yalnızca teknik bilgi değil, bilinçli davranış meselesi olduğuna dikkat çekerek, “Kış şartlarında güvenli sürüş, ‘gidebilir miyim?’ sorusundan önce ‘gitmeli miyim?’ sorusunu sormakla başlar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, olumsuz hava ve yol koşullarında sürücülerin zorunlu olmadıkça araç kullanımından kaçınmasını önerdi. Riskli havalarda direksiyon değil, tercih belirleyici Özgür Şener, karlı ve buzlu havalarda en güvenli davranışın, kişisel sürüş becerisine güvenmekten çok, riskleri minimize edecek tercihler yapmak olduğunu ifade ederek, toplu taşımanın mümkün olduğu durumlarda bireysel araç kullanımından kaçınılması gerektiğini, zorunlu hallerde ise sürüşün “acele değil istikrar” prensibiyle yapılması gerektiğini söyledi. Kaygan zeminlerde hızın mutlaka düşürülmesi, ani direksiyon hareketlerinden, sert fren ve ani hızlanmalardan kaçınılması gerektiğini belirten Şener, sürücülerin kendilerine güvenli bir alan bırakacak takip mesafesini mutlaka artırması gerektiğini ifade etti. Kazaların büyük bölümü dikkatsizlikten Kış koşullarında yaşanan kazaların önemli bir bölümünün teknik yetersizlikten değil, dikkat dağınıklığından kaynaklandığına dikkat çeken Özgür Şener, özellikle cep telefonu kullanımının ölümcül kazalara zemin hazırladığını vurguladı. “Arkadan çarpma kazalarının temel nedenleri; güvenli takip mesafesine uyulmaması ve sürüş sırasında cep telefonu kullanımıdır.” diyen Şener, sürücülere direksiyon başında tüm dikkatlerini yola vermeleri çağrısında bulundu. Kış sürüşü yola çıkmadan başlar Güvenli sürüşün, hareket anında değil, yola çıkmadan önce yapılan kontrollerle başladığını belirten Özgür Şener, kış koşullarına uygun olmayan bir araçla trafiğe çıkmanın, hem sürücüyü hem de diğer yol kullanıcılarını riske attığını kaydetti. Lastiklerin diş derinliğinin en az 4 mm olması gerektiğini hatırlatan Özgür Şener, lastik basınçlarının uygun değerlerde olup olmadığının, far ve aydınlatmaların, sileceklerin, cam rezistanslarının ve havalandırma sistemlerinin çalışır durumda olmasının hayati önem taşıdığını anlattı. Cam suyunda antifriz bulunmamasının, sürüş sırasında görüşü tamamen ortadan kaldırabileceğine işaret eden Şener, özellikle aracın tavanında ve cam üstlerinde biriken karların temizlenmeden yola çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Yolda kalma ihtimali de hesaba katılmalı Kış şartlarında yalnızca sürüş anının değil, olası bir yolda kalma durumunun da planlanması gerektiğini ifade eden Şener, araçta yeterli enerji, su ve temel gıdaların bulundurulmasının önemine dikkat çekti. Küçük çocuklu aileler için bu hazırlığın daha da hayati olduğunu söyleyen Özgür Şener, ayrıca kar zincirlerinin lastik ebatlarıyla uyumlu olması, zincirin kullanılabilir durumda bulunması ve gerektiğinde nasıl takılacağının önceden bilinmesi gerektiğini belirtti. Elektrikli araçlar için kış ayrı bir plan gerektiriyor Elektrikli araç kullanıcılarına da özel uyarılarda bulunan Şener, soğuk havaların batarya performansını etkileyebileceğini hatırlattı. Isıtma sistemlerinin düzgün çalıştığından emin olunması gerektiğini söyleyen Şener, “Elektrikli araç sürücüleri, yola çıkmadan önce şarj durumlarını ve güzergâh üzerindeki şarj istasyonlarını mutlaka planlamalıdır. Aksi halde soğuk hava koşullarında yolda kalma riski ciddi biçimde artar.” dedi. Kış sürüşü bir refleks değil, bilinç meselesi Özgür Şener, kış aylarında güvenli sürüşün yalnızca teknik bilgi değil, bilinçli davranış meselesi olduğuna dikkat çekerek, “Kış şartlarında güvenli sürüş, ‘gidebilir miyim?’ sorusundan önce ‘gitmeli miyim?’ sorusunu sormakla başlar.” şeklinde sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.