Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknik Servis

Kapsül Haber Ajansı - Teknik Servis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Servis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı Haber

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı

Türkiye’de akıllı yaşam teknolojileri, tüketici elektroniği, Nesnelerin İnterneti (IoT), donanım ve yazılım geliştirme alanlarında faaliyet gösteren Şımart Teknoloji, Ankara’daki yeni üretim üssünün açılışıyla B2B, B2C, B2G ve B2Construction iş kollarını aynı teknoloji ve üretim altyapısı altında büyüttüğü yeni dönemi başlattı. Şımart’ın bugünkü üretim ve teknoloji yapılanmasına uzanan büyüme yolculuğu 2020’de kurulan yazılım altyapısıyla başladı. Şirket, 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti; artan üretim ihtiyacı doğrultusunda 2023’te daha büyük bir tesise geçti. Yeni üretim üssünün devreye alınmasıyla Şımart, altı yıllık yolculuğunda üçüncü fabrika yapılanmasına geçerek üretim, mühendislik, yazılım, ürün geliştirme, kalite kontrol, B2B/OEM projeleri, kamu teknolojileri, akıllı yapı çözümleri ve kullanıcı ekosistemi hedeflerini aynı çatı altında buluşturan yeni ölçeğini hayata geçirdi. Yeni tesis 10 bin 200 metrekare kapalı ve 5 bin 400 metrekare açık olmak üzere toplam 15 bin 600 metrekare alana sahip. Tesisin Ankara’da konumlandırılmasında Başkent’in sanayi ekosistemi, mühendislik ve teknoloji insan kaynağı, lojistik erişimi, gümrük sahasına yakınlığı ve İstanbul yönündeki lojistik bağlantılar etkili oldu. Şımart Teknoloji yöneticileri, iş ortakları, sektör temsilcileri, basın mensupları, içerik üreticileri ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, T.C. Sağlık Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan da birer konuşma yaptı. Altı yılda yazılımdan 80 ürünlük teknoloji ekosistemine 2020’de Ankara merkezli olarak kurulan Şımart Teknoloji aynı yıl yazılım altyapısını oluşturdu; 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti. katya, 2022’de sektörün prestijli tasarım ödüllerinden biri olan A’ Design Award’da Gümüş Ödül kazandı. Şirket 2023’te büyüyen üretim ihtiyacı doğrultusunda daha büyük bir tesise geçti, 2024’te Ankara’da gerçek yaşam alanı konseptli showroomunu devreye aldı. Yeni fabrikanın açılışıyla üretim altyapısını üçüncü fabrika yapılanmasına taşıyan Şımart, 80 ürüne ulaşan teknoloji ekosistemini yeni bir ölçeğe çıkardı. Yeni üretim üssünün devreye alınması, Şımart’ın büyüme yolculuğunda üretim, yazılım, kullanıcı deneyimi ve farklı iş kollarının aynı altyapıda ölçeklendiği yeni aşamanın başlangıcı oldu. 5 milyon+ kapasite için yeni üretim altyapısı devrede Yeni tesisle birlikte Şımart Teknoloji’nin mevcut yıllık 1 milyon 635 bin adetlik üretim kapasitesinin 5 milyon adedin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu hedef, mevcut seviyeye göre üç katın üzerinde bir üretim potansiyeline işaret ederken şirket kapasite artışını yalnızca üretim adedi üzerinden değil; otomasyon, kalite standardizasyonu, üretim verisinin yönetimi, yeni ürünlerin daha hızlı devreye alınması ve B2B/OEM, B2G ile B2Construction projelerinin ölçeklenmesi açısından da stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiriyor. Tesiste tam otomatik ve yarı otomatik üretim hatları, robotik kollar ve yüksek otomasyon teknolojileri kullanılıyor. Üretim ve kalite süreçlerinde yapay zekâ destekli takip ve kontrol sistemlerinden yararlanılırken, operasyonların izlenmesi Şımart Teknoloji tarafından geliştirilen ERP Yönetim ve Üretim Takip Sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Şımart, bu altyapıyla üretim süreçlerini daha ölçülebilir, izlenebilir ve ölçeklenebilir hale getirirken yüksek otomasyonu nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütmeyi hedefliyor. Mustafa Emrah Babur: “Üretim kapasitesini teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütüyoruz” Şımart Teknoloji CEO’su Mustafa Emrah Babur, yeni fabrikanın şirket açısından yalnızca fiziksel bir kapasite artışı anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi: “Yeni tesisle yıllık üretim kapasitemizi 1 milyon 635 bin adetten 5 milyon adedin üzerine taşımayı hedefliyoruz. Aynı dönemde 80 ürüne ulaşan ekosistemimizi genişletirken bugün 400 bin aktif kullanıcıya ulaşan yapımızı 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcı ve 1 milyon hane ölçeğine taşımak istiyoruz. Bizim için bu büyüme, üretim, yazılım, ürün ve kullanıcı deneyiminin birlikte ölçeklenmesi anlamına geliyor.” “Bu büyümeyi yalnızca daha fazla üretim hattı ya da daha fazla çalışan üzerinden kurgulamıyoruz. Tam ve yarı otomatik üretim hatları, robotik sistemler ve yapay zekâ destekli üretim ve kalite kontrol altyapısı ile nitelikli insan kaynağını birlikte büyütüyoruz. Otomasyonu insanın alternatifi olarak değil, çalışanlarımızın teknik yetkinliğini ve ürettiği katma değeri artıran bir araç olarak görüyoruz.” “Şımart’ı yalnızca akıllı cihaz satan bir marka olarak görmüyoruz. B2C’de 80 ürünlük akıllı yaşam ekosistemi geliştirirken, B2B’de kurumsal IoT ve OEM çözümleri, B2G’de kamu kurumlarının ihtiyaçlarına yönelik özel teknolojiler, B2Construction’da ise birbirleriyle haberleşen ve proaktif aksiyon alabilen akıllı yaşam alanları tasarlıyoruz.” Robotik üretim ve yapay zekâ destekli kalite kontrol aynı tesiste buluştu Yeni fabrikada üretimin farklı aşamalarında robotik sistemler ve otomasyon çözümleri kullanılıyor. Şımart Teknoloji, kalite kontrol yaklaşımını yalnızca nihai ürün kontrolüyle sınırlı tutmak yerine üretimin farklı aşamalarına yaymayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli üretim takip ve kalite kontrol sistemleri sayesinde üretim verilerinin analiz edilmesi, süreçlerin daha yakından izlenmesi ve kalite standartlarının sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Şirket tarafından özel olarak geliştirilen ERP altyapısı ise üretim planlama, operasyon takibi ve kalite süreçlerinin tek merkezden yönetilmesinde önemli rol üstleniyor. 80 ürünlük ekosistem yeni üretim üssüyle ölçek büyüttü Şımart Teknoloji, yeni üretim yapılanmasını yalnızca mevcut ürün portföyünü büyütecek bir kapasite yatırımı olarak değil, B2C ürünlerinden B2B/OEM projelerine, kamu teknolojilerinden akıllı yapı sistemlerine kadar farklı çözüm alanlarını ölçeklendirecek bir teknoloji altyapısı olarak konumlandırıyor. Şirketin akıllı yaşam ekosistemi bugün 80 ürüne ulaştı. Şımart’ın 80 ürüne ulaşan akıllı yaşam ekosistemi; katya serisindeki robot süpürgelerden cam temizleme, çim biçme ve havuz temizleme robotlarına; kamera ve sensörlerden iklimlendirme, aydınlatma, güvenlik, evcil canlılar, sağlıklı yaşam ve enerji yönetimi çözümlerine kadar uzanıyor. Şımart’ın uzun vadeli ürün stratejisinin merkezinde bu cihazları birbirinden bağımsız çözümler olmaktan çıkararak ortak bir bulut ve dijital altyapı üzerinden yönetilebilen bütünleşik bir akıllı yaşam ekosisteminin parçaları haline getirmek bulunuyor. Farklı Şımart cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirketin Ankara merkezli ekipleri; donanım, gömülü yazılım, robotik, sensör teknolojileri ve kullanıcı arayüzlerini bütünleşik ve kullanıcı dostu bir teknoloji mimarisi içinde geliştiriyor. Donanım, yazılım ve üretim aynı çatı altında buluştu Şımart Teknoloji’nin Ankara merkezli teknoloji ekipleri; donanım tasarımı, gömülü yazılım geliştirme, robotik haritalama ve yön bulma algoritmaları, sensör teknolojileri, mobil uygulama ve kullanıcı arayüzleri üzerinde çalışmalar yürütüyor. Şirketin farklı cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması da Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirket, yeni fabrikanın devreye alınmasıyla üretim süreçleriyle yazılım ve donanım geliştirme ekipleri arasındaki etkileşimi artırmayı; ürün geliştirme, test ve seri üretime geçiş süreçlerini daha bütünleşik hale getirmeyi ve B2C, B2B/OEM, B2G ve B2Construction çözümlerini ortak mühendislik ve üretim altyapısıyla ölçeklemeyi hedefliyor. 400 bin aktif kullanıcı, yeni hedef 1 milyon Şımart’ın güncel aktif kullanıcı sayısı 400 bine ulaştı. Şirket, 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcıya ve 1 milyon haneye erişmeyi hedefliyor. Büyüme stratejisinde yalnızca satış hacmi değil; ekosisteme katılan kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların farklı Şımart ürünleriyle kurduğu ilişki de temel göstergeler arasında yer alıyor. Şımart, büyümesini yalnızca satış hacmi üzerinden değil; kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların ekosistem içinde farklı ürünlerle kurduğu ilişki üzerinden değerlendiriyor. Marka, bu vizyonu ‘Türkiye’de akıllı olmayan ev kalmayacak’ yaklaşımıyla tanımlarken 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon haneye erişmeyi amaçlıyor. “Fabrikadan Halka” modeli dijital kanallarla ölçekleniyor Şımart’ın perakende stratejisinin temel yaklaşımını “Fabrikadan Halka” modeli oluşturuyor. Ürünlerin tüketiciyle daha doğrudan buluşturulması ve satış stratejisinin dijital kanallar üzerine kurulması, aracıların azaltılması ve teknolojinin daha ulaşılabilir fiyatlarla sunulması hedefini destekliyor. Şirket, Trendyol, Hepsiburada, MediaMarkt ve n11 gibi dijital satış ve teknoloji perakende kanalları üzerinden Türkiye genelinde tüketicilere ulaşıyor. Satış sonrasında ise ‘48 Saatte Çözüm Garantisi’ kapsamında teknik servis ihtiyacı olan ürünleri çift yönlü ücretsiz kargoyla fabrikaya ulaştırarak doğrudan kullanıcı ilişkisini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YCM MACHINERY, MAKTEK Avrasya 2026’da Haber

YCM MACHINERY, MAKTEK Avrasya 2026’da

Tahmini yıllık 1,6 milyar Yeni Tayvan Doları geliri ve Tayvan'ın CNC dik işleme merkezi pazarındaki yaklaşık %20'lik pazar payı ile sektör lideri YCM Machinery CO., Ltd., 28 Eylül - 3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenecek MAKTEK Avrasya 2026 Fuarı'nda Salon 8, Stant No: 803'te yerini alacak. Şirket; otomotivden kalıpçılığa, yarı iletkenden havacılığa kadar stratejik sektörler için geliştirilen Dik İşleme Merkezleri, 5 Eksenli İşleme Merkezleri, Çift Kolonlu İşleme Merkezleri ve Yatay İşleme Merkezlerindeki uzmanlığını Türk imalat sektörüyle buluşturacak. Tayvan'ın İşleme Merkezi Devinden Küresel Uzmanlık Tayvan'ın en büyük dik işleme merkezi üreticisi olan YCM Machinery; otomotiv, kalıp, yarı iletken ve havacılık dahil olmak üzere dünya çapındaki yüksek hassasiyetli endüstriler için birincil tercih konumundadır. Güçlü Ar-Ge uzmanlığı ve yüksek rijitlikteki makine yapısıyla desteklenen şirket, karmaşık parçaların yüksek hassasiyetli işlenmesinde küresel bir güç merkezidir. "Türkiye'de Üretilmiştir" Garantisi: Hızlı Teslimat, Tarife Avantajları ve Yerel Hizmet YCM Machinery'nin MAKTEK Avrasya 2026'da vurgulayacağı en büyük stratejik avantaj, Türkiye'deki yerel üretim ve hizmet altyapısıdır. "Türkiye'de Üretilmiştir" vizyonu altında sunulan yerel üretim çözümleri, Türk üreticilere kısa teslimat süreleri, gümrük tarifesi avantajları, yerel yedek parça bulunabilirliği ve doğrudan teknik servis sağlar. Bu çerçeve, endüstriyel şirketlerin duruş sürelerini en aza indirmelerine ve üretim verimliliğini maksimuma çıkarmalarına olanak tanır. Geniş ve Yüksek Teknolojili CNC Makine Portföyü YCM, çeşitli iş parçası boyutları ve işleme gereksinimleri için mühendislik süzgecinden geçirilmiş geniş bir CNC işleme merkezi portföyü sunar. Gelişmiş kontrol üniteleri, yüksek fener mili (spindle) performansı ve otomasyona tam uyumlu altyapı, üreticilerin zorlu işleme süreçlerinde maksimum stabilite elde etmelerine yardımcı olur. "Yerel Üretim Desteğimizle Türk Sanayisinin Rekabet Gücünü Artırıyoruz" Şirketin MAKTEK katılımı ve Türkiye pazarına yönelik hedefleri hakkındaki görüşlerini paylaşan YCM Machinery Satış Direktörü Sayın Alex Wei şu ifadeleri kullandı: "Türkiye, dinamik imalat altyapısıyla bölgenin kilit endüstriyel merkezlerinden biridir. YCM olarak sunduğumuz 'Türkiye'de Üretilmiştir' konsepti ile müşterilerimize sadece yüksek teknolojili CNC işleme merkezleri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda hızlı teslimat, tarife avantajları ve kesintisiz yerel hizmeti garanti ediyoruz. Türk imalat sektörünün duruş sürelerini en aza indirmesine yardım etmekten, böylece verimliliğini ve rekabet gücünü artırmaktan büyük gurur duyuyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin   5 Kritik Unsuru Haber

Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin 5 Kritik Unsuru

Hastaneler; 7 gün 24 saat işletilmeleri kritik alanlarda yüksek hijyen, iç hava kalitesi ve basınç kontrolü gerektirmeleri nedeniyle enerji tüketimi açısından yüksek potansiyele sahip yapılardır. Ameliyathane, yoğun bakım, izolasyon odası, laboratuvar, görüntüleme alanları, hasta odaları ve poliklinikler gibi farklı bölümlerin iklimlendirme ihtiyaçları birbirinden ayrışırken, sistemlerin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması gerekiyor. Bu nedenle hastanelerde enerji verimliliği, tek bir ekipmanın verimlilik değerinden ziyade binanın tüm HVAC sisteminin yıllık çalışma performansı üzerinden değerlendirilmelidir. Klima santralleri, soğutma grupları, pompalar, fanlar, soğutma kuleleri ve otomasyon sistemlerinin birbiriyle uyumlu çalışması hem enerji tüketiminin optimize edilmesi hem de işletme sürekliliğinin sağlanması açısından kritik önem taşıyor. Hastanelerde iklimlendirme sistemlerinin enerji performansının sistem tasarımından işletme stratejilerine kadar bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hastanelerde enerji verimliliğini cihazın tam yük kapasite ve verileri üzerinden değerlendirmek yeterli değil. HVAC sistemleri yıl boyunca değişken yüklerde çalışıyor. Bu nedenle ekipmanların kısmi yük verimlilikleri, basınç kayıpları, debilerin kontrolü, kapasite kademelendirmesi ve otomasyon stratejileri de toplam enerji tüketimini doğrudan etkiliyor.” dedi. Form Endüstri Ürünleri, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimi ve geniş ürün portföyüyle hastanenin iklimlendirme sistemi için entegre bir çözüm yaklaşımı sunuyor. Pınar Gürler, hastane projelerinde entegre iklimlendirme yaklaşımının öne çıkan 5 unsurunu şöyle sıralıyor: 1. HVAC proje ve sistem ihtiyaçlarına uygun ürün ve sistem çözümü sunuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçları doğrultusunda merkezi soğutma sistemleri, klima santralleri, fancoiller, soğutma kuleleri, kuru soğutucular ve farklı HVAC uygulamalarına yönelik ürün ve sistem çözümlerinin teminini gerçekleştiriyor. Form’un sunduğu çözümlerin önemli bir parametresi ise satış sonrası teknik destek ve servis hizmetleri oluşturuyor. Ekipmanların doğru şekilde devreye alınması, işletme sürecinde performanslarının korunması ve ihtiyaç halinde teknik servis desteğinin sağlanması, hastaneler gibi 7 gün 24 saat çalışan tesislerde sistemlerin güvenilirliği ve işletme sürekliliği açısından önem taşıyor. 2. Klima santralleriyle kritik alanlarda güvenli ve verimli hava yönetimi sağlıyor. Hastanelerde hava tarafındaki ekipmanların enerji performansı, HVAC sisteminin toplam işletme maliyetleri açısından önemli bir rol oynuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçlarına uygun standart ve hijyenik klima santralleri ile hava tarafında gerekli debi, filtrasyon ve hijyen koşullarının karşılanmasına yönelik çözümler sunuyor. Klima santrallerinde kullanılan yüksek verimli fan teknolojileri ve değişken hızlı sürücüler, ihtiyaç duyulan hava debisinin çalışma koşullarına göre kontrol edilmesine ve fan enerji tüketiminin optimize edilmesine katkı sağlıyor. Özellikle hastane gibi kritik mahallerde, gerekli hava kalitesi ve hijyen koşullarından ödün vermeden enerji verimliliğinin sağlanması esas oluyor. Bu nedenle klima santralinin kapasitesi, fan seçimi, filtrasyon kademeleri ve sistemin çalışma koşulları birlikte değerlendirilerek, enerji performansı ile kritik mahallerin ihtiyaçları arasında optimum dengenin kurulması gerekiyor. 3. Kısmi yüklerde yüksek verimlilik ve yüksek kapasiteli soğutma çözümleri sunuyor. Hastanelerde mevsimsel koşullar, bina doluluk oranı, tıbbi cihazlar ve farklı mahallerin kullanım senaryoları, soğutma ve ısıtma yüklerinin sürekli değişmesine neden oluyor. Bu nedenle soğutma grubu, ısı pompası ve diğer HVAC ekipmanlarının nominal yükteki verimliliklerinin yanı sıra, kısmi yük koşullarındaki performansları da cihaz seçiminde özellikle dikkate alınıyor. Bu ihtiyaç, özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasiteli ve kesintisiz işletilen tesislerde daha da belirgin hale geliyor; zira merkezi soğutma sistemi bu tür projelerde toplam enerji tüketiminin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasite ve kesintisiz işletme gerektiren yapılarda santrifuj soğutma grupları toplam enerji tüketimi ve işletme maliyetleri açısından kritik bir rol üstleniyor. Form Endüstri Ürünleri'nin satışını yaptığı Clivet VFD'li Santrifüj Soğutma Grupları, hastane projelerinde özellikle yüksek kapasite ve yüksek verimlilik değerleri nedeniyle tercih ediliyor. Clivet, Full Falling Film evaporatör teknolojisine sahip iki kademeli santrifüj kompresörlü soğutma grupları 10MW’a kadar kapasite aralığında soğutma sağlayan bu gruplar; fabrikalar, havaalanları, sergi salonları ve hastaneler gibi yüksek soğutma yüküne ihtiyaç duyan binalarda yaygın olarak tercih ediliyor. Patentli Full Falling Film evaporatör teknolojisi, soğutucu gaz şarj miktarını %40'a kadar azaltarak hem çevreci bir çözüm sunuyor hem de CO2 emisyonlarının önemli ölçüde düşmesini sağlıyor. 6,58'e kadar COP ve 10,69'a kadar IPLV değerleriyle yüksek enerji tasarrufu sunarken, 20'den fazla patentli tasarımıyla teknolojide öncü konumda yer alıyor. Ayrıca daha az soğutucu gaz kullanımı ve daha düşük ses seviyesiyle çevre dostu bir yapı sunan sistemler, daha kompakt boyutları ve daha geniş çalışma limitleriyle de projelere esneklik kazandırıyor. 4. Güvenilir sistemler, güçlü servis desteğiyle güvence sağlıyor. Hastanelerde HVAC sistemlerinin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması, sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle kritik alanlarda olası arızalara karşı dayanıklılık ve sistem sürekliliği, tasarımın temel kriterleri arasında yer alıyor. Kapasite kademelendirmesi, yedek ekipman stratejisi, bağımsız devreler, bakım kolaylığı ve hızlı servis müdahalesinin birlikte değerlendirilmesi, hastane işletmesinin sürekliliğini destekliyor. Bu noktada, ekipman seçiminin ötesinde güçlü bir satış sonrası hizmet altyapısı da belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Form Endüstri Ürünleri, yıllardır sektöre sunduğu ürün ve çözümlerin yanı sıra teknik servis, yedek parça temini ve saha desteğiyle de hastane projelerinde işletmecilere güvence sağlıyor. Türkiye genelinde çok sayıda hastane projesinde yer alan geniş referans portföyü, markanın kritik sağlık tesislerindeki uygulama deneyimini ve güvenilirliğini ortaya koyuyor. Form'un yıllardır sürdürdüğü bilinirlik ve sektördeki köklü konumu, hastane işletmecileri için hem ekipman hem de hizmet sürekliliği açısından uzun vadeli bir güvence oluşturuyor. 5. Otomasyon destekli işletme ile geleceğin ihtiyaçlarına uyumlu altyapı sağlıyor. Enerji verimli bir HVAC sistemi yalnızca doğru ekipmanlardan oluşmuyor. Ekipmanların gerçek zamanlı ihtiyaçlara göre kontrol edilmesi ve sistem performansının izlenmesi de enerji tüketiminin optimize edilmesinde önemli rol oynuyor. Soğutma gruplarının, pompaların, fanların ve klima santrallerinin çalışma koşullarının merkezi otomasyon üzerinden izlenmesi; sıcaklık, basınç, debi ve çalışma süreleri gibi parametrelerin takip edilmesi, sistemin gereksiz enerji tüketmesini önlemeye yardımcı oluyor. Bu yaklaşım aynı zamanda bakım ihtiyaçlarının erken tespit edilmesine ve ekipmanların optimum çalışma aralıklarında tutulmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, hastanelerin iklimlendirme altyapısının açılış dönemindeki ihtiyaçlar ve uzun vadeli işletme perspektifi birlikte değerlendirilerek tasarlanması gerekiyor. Yeni polikliniklerin açılması, yatak kapasitesinin artırılması, yeni tıbbi cihazların devreye alınması veya alanların kullanım amacının değişmesi gibi ihtiyaçlar zaman içerisinde sistemin genişletilmesini gerektirebiliyor. Modüler ve genişlemeye uygun tasarlanan merkezi sistemler, gelecekteki renovasyon ve kapasite artışlarının daha kolay karşılanmasına katkı sağlıyor. Farklı HVAC Bileşenlerini Tek Bir Sistem İçerisinde Birleştiriyor Form Endüstri Ürünleri'nin hastanelere sunduğu çözüm yaklaşımında geniş ürün portföyünün yanı sıra, farklı ürünlerin proje ihtiyaçları doğrultusunda bir sistem içerisinde konumlandırılabilmesi öne çıkıyor. Merkezi soğutma tarafında Clivet santrifüj veya vidalı soğutma grupları, hava tarafında Form yerli üretim Eurovent sertifikalı hijyenik ve standart klima santralleri ve fancoiller, su tarafında Eurovent ve CTI sertifikalı yerli üretimimiz Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular ile özel uygulamalarda ısı pompaları ve hassas kontrollü klima çözümleri birlikte değerlendirilebiliyor. Bu yaklaşımın önemli örnekleri arasında Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi ve Dicle Devlet Hastanesi projeleri yer alıyor. Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi'nde toplam 21 adet klima santrali, bunların 9 adedinde hijyenik klima santrali uygulaması, 2 adet soğutma grubu ve 420 adet dört borulu gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Dicle Devlet Hastanesi'nde ise 7 adedi hijyenik olmak üzere toplam 21 adet klima santrali, 2 adet VFD'li vidalı soğutma grubu ve 322 adet gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Pamukkale Üniversitesi'nin 400 yataklı Hastanesi, Tıp Fakültesi ve Fakülte binalarının tamamında 23,5 MW kapasiteye sahip 24 adet Eurovent sertifikalı Clivet multifonksiyonel ısı pompası ile yeni nesil R513A gazlı Clivet VFD vidalı soğutma grupları kullanıldı. Yüksek kapasiteli sağlık tesislerinde merkezi soğutma çözümlerinin ölçeklenebilirliğini ortaya koyan referanslar arasında ise Samsun, Mardin, Sakarya ve Sancaktepe şehir hastaneleri bulunuyor. Samsun Şehir Hastanesi'nde 900 yatak, 200 yoğun bakım yatağı ve 40 ameliyathanenin ihtiyaç duyduğu soğutma altyapısında santrifüj soğutma grupları, VFD'li hava soğutmalı vidalı soğutma grupları, Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular birlikte kullanıldı. Mardin Şehir Hastanesi'nde toplam 4.500 kW kapasiteli VFD'li, iki kademeli santrifüj chiller sistemi; Sakarya Şehir Hastanesi'nde ise 1.000 yataklı tesisin merkezi soğutma sisteminde santrifüj soğutma grupları tercih edildi. Sancaktepe Şehir Hastanesi'nde kullanılan 14 adet santrifüj soğutma grubu da önemli referanslar arasında yer alıyor. “Doğru İklimlendirme, Sağlık Hizmetinin Sürekliliğine Katkı Sağlıyor” Hastane projelerinde geleceğin iklimlendirme yaklaşımının yalnızca yüksek verimli cihazlardan oluşmadığını vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Geleceğin hastanelerinde iklimlendirme yaklaşımının; yüksek verimli cihazların yanı sıra entegre mühendislik, doğru sistem tasarımı, merkezi kontrol, enerji yönetimi, hijyen ve güçlü satış sonrası hizmetin birleşimiyle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Geniş ürün portföyümüz, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimimiz ve hastane projelerindeki referanslarımız, bu bütüncül yaklaşımın önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Çünkü hastanelerde doğru iklimlendirme yalnızca konfor sağlamıyor; sağlık hizmetinin güvenilir, sürdürülebilir ve kesintisiz şekilde devam etmesine de katkı sağlıyor.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Bağlı ortaklıkların ve ilgili iştiraklerin performansını daha geniş bir çerçevede ele alan rapor, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümünü güçlü ve ölçülebilir sonuçlarla ortaya koyuyor. 133 dijital projeyle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlanması, D-Charge’ın 45 ilde 621 şarj soketine ulaşması, Şekerpınar Lojistik Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünün güneş enerjisinden karşılanması ve kurumsal yönetim derecelendirme notunun 9,81’e yükselmesi, 2025 yılının öne çıkan performansları arasında yer aldı. Otomotiv sektörünün elektrifikasyon, dijital teknolojiler, yeni iş modelleri ve değişen müşteri beklentileriyle yeniden şekillendiği bir dönemde yayımlanan 2025 raporu, Doğuş Otomotiv’in dönüşüme nasıl hazırlandığını ve mobilite alanındaki güçlü konumunu geleceğe nasıl taşıdığını gösteriyor. Raporda şirketin iş modeli ve değer zinciri; finansal performans, elektrifikasyon, dijitalleşme, iklim yönetimi, insan kaynağı, toplumsal katılım ve kurumsal yönetişim alanlarındaki gelişmelerle birlikte değerlendiriliyor. . “Geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz” Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su E. Ali Bilaloğlu, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümde üstlendiği role ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Mobilite artık sadece araç sahipliğiyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak enerji, veri, yazılım, şarj altyapısı, müşteri deneyimi, satış sonrası hizmetler ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla birlikte yönetilen bütüncül bir ekosisteme dönüşüyor. Doğuş Otomotiv olarak bu dönüşümü yalnızca izlemekle yetinmiyor, geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz. 2025 yılı performansımız, güçlü finansal yapımızı, dijital yetkinliklerimizi, elektrikli mobilite yatırımlarımızı, insan kaynağımızı ve yönetişim yaklaşımımızı aynı değer yaratma modeli içinde ilerletebildiğimizi gösteriyor. Geçmişimizden aldığımız güçle değişimi yöneten, dönüşümün yönünü okuyan ve yarını şekillendirmek için sorumluluk alan bir şirket olmayı sürdüreceğiz.” Dijital projeler 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağladı Dijital dönüşüm, Doğuş Otomotiv’in 2025 performansının en güçlü alanlarından biri oldu. Müşteri deneyimi, yapay zekâ, veri analitiği, robotik süreç otomasyonu ve IoT tabanlı lojistik uygulamalarını kapsayan tamamlanmış dijital proje sayısı 133’e ulaştı. Bu projelerle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlandı. Çalışanların süreçlerin geliştirilmesine doğrudan katılımını sağlayan Fikir Platformu’na yıl boyunca 2.844 fikir sunuldu. Bunlardan 601’i hayata geçirilerek 175 milyon TL proje getirisi elde edildi. Şirket, yapay zekâ uygulamalarının ortak kurumsal standartlarla yönetilmesi amacıyla Yapay Zekâ Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçirdi. Çalışanların kurumsal bilgilere daha hızlı ulaşmasını sağlayan üretken yapay zekâ destekli AsistOn kullanıma sunulurken, kritik yeteneklerin elde tutulmasına yönelik makine öğrenmesi tabanlı erken uyarı mekanizması geliştirildi. İklim çalışmalarının kapsamı değer zincirinde genişledi Doğuş Otomotiv, 2025 yılında iklim çalışmalarının kapsamını tedarikçiler, lojistik süreçleri, Yetkili Satıcı ve Servis ağı, şarj hizmetleri ve araçların kullanım aşamasını içerecek biçimde genişletti. Kapsam 3 emisyonlarının yaklaşık yüzde 98’i hesaplama kapsamına alınırken, değer zincirinden kaynaklanan emisyonların daha sistematik ve izlenebilir biçimde yönetilmesine yönelik önemli bir altyapı oluşturuldu. Şekerpınar Lojistik Merkezi’nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali, 2025 yılında 4.382.500 KWh elektrik üretti ve tesisin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünü karşıladı. Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş., 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını 2021 baz yılına göre yüzde 20 azaltmayı ve elektrik tüketiminde yüzde 100 yenilenebilir kaynak kullanımına geçmeyi hedeflediğini de rapor kapsamında açıkladı. Yetkili Satıcı ve Servis ağındaki çevresel dönüşüm de 2025 yılında hız kazandı. Ağ genelinde 44 GES lokasyonuna ulaşılırken enerji tüketiminin izlenmesi, karbon ayak izi hesaplamaları ve çevresel standartlara uyum çalışmaları yaygınlaştırıldı. Güçlü pazar performansı yeni mobilite yatırımlarıyla birleşti Elektrifikasyondaki gelişimi araç portföyüyle sınırlamayan Doğuş Otomotiv, şarj altyapısı ve teknik servis kapasitesini de büyüttü. Şirketin şarj çözümleri markası D-Charge, 254 AC ve 367 DC olmak üzere 45 ilde toplam 621 şarj soketine ulaştı. Yüksek voltajlı batarya onarım merkezlerinin sayısı 7’ye çıkarıldı. Böylece elektrikli araç müşterilerine satıştan şarja, teknik servisten ikinci el değer yönetimine uzanan kapsamlı bir hizmet altyapısı sunuldu. Kurumsal yönetim notu 9,81’e yükseldi Doğuş Otomotiv’in kurumsal yönetim derecelendirme notu 2025 yılında 9,81’e yükseldi. Yetkili Satıcı ve Servis ağında gerçekleştirilen 518 adet ISO 9001, DOS5 ve marka standardı denetiminde yüzde 94,59 genel başarı oranına ulaşıldı. Şirket, insan hakları, etik ve uyum, iç kontrol, risk yönetimi, bilgi güvenliği ve değer zinciri yönetimi alanlarındaki yapısını güçlendirirken sürdürülebilirlikle bağlantılı gelişmeleri strateji ve karar alma süreçleriyle daha güçlü biçimde ilişkilendirdi. Çalışan katılımı somut sonuçlara dönüştü Doğuş Otomotiv çalışanlarına yıl boyunca toplam 33.769 saat eğitim verilirken mavi yakalı çalışanların kişi başına ortalama eğitim süresi yüzde 86,22 artarak 49,63 saate yükseldi. Dijital yetkinlikler, elektrikli araç teknolojileri, liderlik, iş sağlığı ve güvenliği ile mesleki gelişim programları, çalışanların otomotiv sektöründeki dönüşüme hazırlanmasını destekledi. Doğuş Otomotiv çalışanları aynı dönemde toplumsal katılım çalışmaları kapsamında bir önceki yıla göre yüzde 64 artışla 1.315 saat gönüllülük faaliyeti gerçekleştirdi. Uzun soluklu programlarla binlerce kişiye ulaşıldı “Trafik Hayattır!” platformu 21’inci yılında güvenli mobilite kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen “Güvenli Trafik Becerileri” programı kapsamında otizmli bireylerin trafikte daha güvenli ve bağımsız hareket etme becerilerini desteklemek amacıyla kendilerine ve ebeveynlerine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. “Doğaya Kanat Açtık” programı kapsamında ise bugüne kadar 60 bin kilometreden fazla yol kat edildi, Türkiye genelinde 395 kuş ve 30 memeli türü gözlemlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Isuzu ile Petrol Ofisi’nden Ağır Ticari Araçlar İçin Güçlü İş Birliği Haber

Anadolu Isuzu ile Petrol Ofisi’nden Ağır Ticari Araçlar İçin Güçlü İş Birliği

Türkiye'nin önde gelen ticari araç üreticilerinden Anadolu Isuzu ile madeni yağ sektörünün lider markalarından Petrol Ofisi Grubu arasındaki stratejik iş birliği üçüncü yılına girdi. Anadolu Isuzu'nun üretim kalitesi ile Petrol Ofisi'nin madeni yağ teknolojilerindeki uzmanlığını bir araya getiren iş birliği kapsamında, Anadolu Isuzu araçlarının ilk dolum ve satış sonrası bakım süreçlerinde Petrol Ofisi'nin yüksek performanslı madeni yağ markası Maximus kullanılıyor. Üçüncü yılında da başarıyla sürdürülen stratejik ortaklıkla ticari araç kullanıcılarına, araç performansını destekleyen, motoru koruyan ve uzun ömürlü kullanım sağlayan çözümlerden faydalanma imkânı sunuluyor. Ticari araç müşterilerine uzun vadeli değer sunmak hedefleniyor Anlaşma, Petrol Ofisi’nin 2029 yılına kadar, Anadolu Isuzu araçları için ticari araç motor yağı markası Maximus ile birlikte şanzıman yağları ve antifriz temin etmesini kapsıyor. Ayrıca ağır ticari araçlar için satış sonrası hizmetler kapsamında Isuzu servislerinde Petrol Ofisi’nin madeni yağ ürünleri kullanılıyor. İki markanın kalite anlayışını, teknik bilgi birikimini ve mühendislik yetkinliğini bir araya getiren iş birliği ile ticari araç müşterilerine uzun vadeli değer sunmak hedefleniyor. Araçların ilk günkü performansını korumaya yönelik bu yaklaşım, işletmelerin operasyonel verimliliğini desteklerken bakım süreçlerini güvenilir çözümlerle destekliyor. Anadolu Isuzu Hakkında Kamyon, hafif kamyon, midibüs ve otobüs kategorilerinde Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden Anadolu Isuzu, geniş ürün portföyü, yüksek katma değerli satış sonrası hizmetleri ile yaygın bayi ve teknik servis ağıyla müşterilerine kapsamlı çözümler sunmaktadır. Kocaeli Çayırova’daki üretim tesisinde faaliyet gösteren Anadolu Isuzu, Avrupa başta olmak üzere 45’ten fazla ülkeye ihracat yapmaktadır. Şirket, 2025 yılında Özbekistan merkezli ticari araç üreticisi SamAuto’nun çoğunluk hissesini devralarak ilk yurt dışı üretim yatırımını gerçekleştirmiştir. Anadolu Isuzu hisseleri, 1997 yılından bu yana BIST’te "ASUZU" işlem koduyla işlem görmektedir. Petrol Ofisi Grubu Hakkında Petrol Ofisi Grubu, ülke geneli ve yakın coğrafyaya hava, deniz ve kara araçlarında ihtiyaç duyulan tüm yakıt çeşitlerini sağlayabilen tek grup olarak Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yer alıyor. 1941’den bu yana faaliyet gösteren, akaryakıt, madeni yağlar ve kimyasallar pazarının geleneksel lideri olan Petrol Ofisi Grubu, günümüzde on binlerce kişiye istihdam sağlayan, Türk mühendisliğini gururla ihraç eden dev bir enerji altyapı grubu konumunda. Attığı her adımda ülke ekonomisine sürdürülebilir değer sağlamaya odaklanan Grup, Türkiye’nin en geniş akaryakıt istasyon ağı, 9 akaryakıt terminali, 18 havaalanı ikmal ünitesi, 1 LPG terminali, 162 bin metrekareye kurulu madeni yağ üretim tesisi, yılda çeyrek milyon uçağa yakıt ikmali, 1,5 milyon metreküplük yakıt depolama kapasitesi ile sektöre liderlik ediyor; 4 kıtada 33 ülkeye madeni yağ ihracatı gerçekleştiriyor. Teknoloji odaklı yenilikçi ekosistem girişimleriyle finansal teknoloji, elektrik tedariki, yenilenebilir enerji, e-oyun ve tüketici finansmanı gibi alanlarda fark yaratan oluşumlara imza atan Petrol Ofisi Grubu özellikle spor ve girişimcilik alanlarındaki çalışmalarıyla toplumsal katılımcılığa ve kapsayıcılığa odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GNC Makina, Alman Teknoloji Devi Heimatec'in Türkiye'deki Tek Yetkili Distribütörü Oldu Haber

GNC Makina, Alman Teknoloji Devi Heimatec'in Türkiye'deki Tek Yetkili Distribütörü Oldu

Yapılan anlaşmayla birlikte GNC Makina, Heimatec'in Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olarak faaliyet gösterecek. İş birliği sayesinde Türk sanayisi; yüksek hassasiyet gerektiren üretim süreçlerinde kullanılan premium takım teknolojilerine, mühendislik desteği ve güçlü satış sonrası hizmet altyapısıyla birlikte erişebilecek. Üretimde verimlilik ve hassasiyet ihtiyacının her geçen gün arttığı bir dönemde hayata geçirilen anlaşma, yalnızca yeni bir distribütörlük iş birliği olmanın ötesinde; takım tezgâhları sektöründe uçtan uca çözüm yaklaşımını güçlendiren önemli bir adım olarak öne çıkıyor. GNC Makina, Heimatec'in geliştirdiği yüksek hassasiyetli takım sistemlerini Türkiye pazarına sunarken, bu teknolojileri temsil ettiği CNC tezgâhlarıyla entegre ederek üreticilere komple üretim çözümleri sağlayacak. Makine ile takım teknolojisi aynı çatı altında buluşuyor On beş yılı aşkın süredir CNC takım tezgâhları alanında faaliyet gösteren GNC Makina, bugüne kadar gerçekleştirdiği binlerce makine kurulumu, yüzlerce anahtar teslim proje ve Türkiye geneline yayılan teknik servis organizasyonuyla sanayicilerin çözüm ortağı konumunda bulunuyor. Nakamura-Tome, Victor Taichung, Vision Wide ONA EDM ve ARBURG gibi dünyanın önde gelen markalarının ardından Heimatec'in de ürün portföyüne eklenmesiyle şirket, üreticilere yalnızca makine değil; üretim hattının tamamını kapsayan mühendislik çözümleri sunabilecek. İş birliği kapsamında Heimatec ürünleri bağımsız bir ürün grubu olarak sunulmasının yanı sıra, yeni kurulacak CNC tezgâhlarında standart proje yaklaşımının bir parçası olarak da kullanılacak. Böylece üreticiler, makine ve takım teknolojisini tek merkezden planlayarak daha yüksek üretim verimliliği, daha kısa çevrim süreleri ve daha düşük operasyon maliyetleri elde edebilecek. "Üreticilere komple üretim çözümleri sunacağız" İş birliğini değerlendiren GNC Makina Genel Müdürü Gökhan Yıldız, üretimde sürdürülebilir verimliliğin yalnızca güçlü makinelerle değil, doğru takım teknolojileriyle mümkün olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanayicilerin beklentileri artık yalnızca kaliteli bir makine satın almakla sınırlı değil. Üretim süreçlerini optimize eden, verimliliği artıran ve operasyonel sürdürülebilirliği destekleyen bütünleşik çözümler talep ediliyor. Heimatec iş birliği de tam olarak bu vizyonun bir parçası. Artık müşterilerimize yalnızca CNC tezgâhı değil, yüksek hassasiyetli takım teknolojileriyle desteklenen komple üretim çözümleri sunabileceğiz." Yıldız, GNC Makina'nın yalnızca ürün tedarik eden bir şirket olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iş birliğiyle premium takım teknolojilerini güçlü mühendislik altyapımız, proje yönetimi kabiliyetimiz ve satış sonrası servis organizasyonumuzla birleştiriyoruz. Amacımız, üreticilerin yatırımından en yüksek verimi almasını sağlayacak uzun soluklu çözüm ortaklığı modeli oluşturmak." "Türkiye, Heimatec için stratejik bir büyüme pazarı" Heimatec Satış Direktörü Dirk Hund ise Türkiye'nin üretim gücü ve sanayi altyapısıyla Avrupa'nın en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: "Türkiye, gelişmiş üretim altyapısı ve güçlü sanayi ekosistemiyle Heimatec için stratejik öneme sahip pazarlardan biri. GNC Makina'nın teknik uzmanlığı, yaygın servis organizasyonu ve pazardaki güçlü konumu sayesinde çözümlerimizin Türkiye'de doğru şekilde konumlanacağına inanıyoruz. Bu ortaklığın yalnızca ürün satışından ibaret kalmayacağına, uzun vadeli teknik iş birlikleriyle üreticilere önemli katma değer sağlayacağına inanıyoruz." Türkiye genelinde yaygın erişim hedefleniyor GNC Makina, Heimatec markasını güçlü mühendislik altyapısı ve satış sonrası hizmet organizasyonuyla Türkiye sanayisinin kullanımına sunacak. Ürünler, yeni makine projelerinin yanı sıra şirketin dijital satış platformu Indusmarkt üzerinden de üreticilere hızlı ve kolay erişim imkânı sağlayacak. İş birliğiyle üreticilerin verimlilik, hassasiyet ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen bütünleşik çözümler sunulması hedefleniyor. Bu stratejik iş birliğiyle GNC Makina, yalnızca CNC takım tezgâhlarında değil; hassas takım teknolojileri alanında da Türkiye sanayisinin referans çözüm sağlayıcılarından biri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Halka Arzında Talep Toplama Dönemi Başlıyor Haber

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Halka Arzında Talep Toplama Dönemi Başlıyor

Saat&Saat, halka arz gelirlerinin yaklaşık %80'ini işletme sermayesi, yaklaşık %20'sini ise finansal borçların ödenmesi alanlarında değerlendirmeyi amaçlıyor. Saat&Saat’in halka arzı, aynı zamanda Türkiye'de saatçilik sektörünün ilk halka arzı olması açısından da dikkat çekiyor. 6-7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde talep toplanacak halka arzda, pay başına fiyat 56 TL olarak belirlendi. Halka arz sonrasında Saat&Saat’in halka açıklık oranının ek satış dahil %12,16 (ek satış hariç %10,14) olması planlanıyor. Halka arzın konsorsiyum liderliğini ise Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ("Halk Yatırım") ile Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. ("Garanti BBVA Yatırım") üstlendi. Saat&Saat ve bağlı ortaklıkları, 31 Mart 2026 tarihi itibarıyla yurt içi ve yurt dışındaki 185 mağaza, 603 toptan satış noktası ve Türkiye dahil 45 ülkedeki yurt dışı dağıtım ağıyla ürünlerini müşterilere sunuyor. Halihazırda Maurice Lacroix, Raymond Weil, Ebel, Universe Constant, Versace, Ferragamo, Jacques Philippe, Boss, Emporio Armani, Guess, Michael Kors, Welder, Fossil, Philipp Plein, Gc, Calvin Klein, U.S Polo Assn., Tory Burch, Tommy Hilfiger, Lacoste, Diesel, Adidas, Wesse gibi dünya çapında ün kazanmış 30’dan fazla markayı portföyünde barındıran Saat&Saat ve bağlı ortaklıkları, son olarak Timex ve Plein Sport markalarını da portföyüne kattı. Saat&Saat, kuruluşundan bugüne kadar geçen yaklaşık 30 yıllık süreçte; müşterilerin değişen ihtiyaçlarına ve trendlere uyum sağlayan güçlü iş modeliyle saatçilik sektöründe öncü şirketler arasında yer aldı. Yaklaşık 650 m2’lik Tam Kapsamlı Teknik Servis Alanı Sektöre örnek olabilecek çalışmalarla adından söz ettiren Saat&Saat, bağlı ortaklığı Saat ve Saat Teknik Servis Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği yaklaşık 650 m2 alanda kurulu “Tam Kapsamlı Teknik Servis”iyle de alanında ayrışıyor. Teknik servis alanında, yarısı usta statüsünde olan 36 çalışanıyla tamir, bakım ve onarım hizmetleri veriliyor. Teknik servis alanında hayata geçirilen uygulamalarla; ürünlerin ve parçaların uzun ömürlü kullanımının sağlanması ve döngüsel ekonomiye katkıda bulunulması hedefleniyor. Kullanım ömrünü tamamlamış orijinal saatlerin parçaları, teknik servis parça depolama alanlarında kategorize edilerek saklanıyor ve atık olmadan önce parça tedariği mümkün olmayan orijinal ürünlerin tamirinde kullanılmak üzere değerlendiriliyor. Bu sayede yeni parça üretiminden oluşacak kaynak kullanımının önüne geçilerek var olan parça değerlendiriliyor ve döngüye geri kazandırılıyor. Kadın saat usta sayısını artırıyor Ayrıca Saat&Saat’te onarım ve bakım kültürünün ayrılmaz bir parçası olan, ince bir zanaat gerektiren saat ustalığı desteklenerek, saat tamir ustalarının, bilgilerini genç nesillere aktarmalarına olanak sağlanıyor. Böylece teknik servis çalışanlarını kendi içinden yetiştirerek, ustalık seviyesine çıkarıyor ve mesleğin sürdürülmesine olanak tanıyor. Saat&Saat, kadın ustaların sayısını artırarak saat ustalığını geleceğe taşıyor. Her yıla ödülle giriyor Saat&Saat ve bağlı ortaklıkları bünyesinde 31 Mart 2026 tarihi itibarıyla 1.150 personel çalışmakta olup Saat&Saat; 2021, 2022 ve 2023 ve 2024 yıllarında Great Place to Work değerlendirmesinde “En İyi İşveren”, “Perakende de En İyi İşveren”,” Millennials için En İyi İşyeri”, “Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni 2024” ve “İnovasyon Ödülü” almaya hak kazandı. Sektördeki konumunu güçlendirecek 2026 yılının ilk 3 ayında, önceki yılın aynı dönemine göre adet bazında yaklaşık %20,9 oranında büyüme sağlayan Saat&Saat ve bağlı ortaklıklarının 31 Mart 2026 itibarıyla yurt içi ve yurt dışı faaliyetleriyle geriye dönük 12 aylık cirosu yaklaşık 13,4 milyar TL olarak gerçekleşti[1]. Aynı dönem itibarıyla geriye dönük 12 aylık Düzeltilmiş FAVÖK marjı ise yaklaşık %32,4 olarak gerçekleşti[2]. Şirket paylarının halka arzı kapsamında ek satış dahil toplam 80.333.946 adet B grubu payın satışa sunulması hedefleniyor. Şirket, halka arzdan elde edilecek gelirin yaklaşık %20’sini finansal borçlarının ödenmesinde, yaklaşık %80'ini ise işletme sermayesinde kullanmayı planlıyor. RAKAMLARLA SAAT&SAAT VE BAĞLI ORTAKLIKLARI (31 Mart 2026) 185 mağaza, franchise, shop-in-shop Türkiye dahil 45 ülkede satış30 yılı aşkın perakende deneyimi 1.150 çalışan geriye dönük 12 aylık yaklaşık 13,4 milyar TL ciro HALKA ARZ KÜNYESİ Halka arz öncesi sermaye: 620.222.018 TL Sermaye artırımı: 40.166.973 TLHalka arz sonrası sermaye: 660.388.991 TLHalka Arz Satışa Sunulan Pay Adedi: Ek satış dahil 80.333.946 adet B grubu pay (ek satış hariç 66.944.955 adet B grubu pay) Birim pay fiyatı: 56 TLHalka Arz Büyüklüğü (Tüm Payların Satılması Durumunda) Ek Satış Hariç: 3.748.917.480 TL Ek Satış Dahil: 4.498.700.976 TL Halka açıklık oranı (Tüm Payların Satılması Durumunda) Ek Satış Hariç: %10,14 Ek Satış Dahil: %12,16 Konsorsiyum Liderleri: Garanti BBVA Yatırım ve Halk Yatırım Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.