Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kordsa Paris’te Kompozit Teknolojilerindeki Yeniliklerini Sergiledi Haber

Kordsa Paris’te Kompozit Teknolojilerindeki Yeniliklerini Sergiledi

Kompozit malzemeler ve teknolojileri alanında dünyanın en büyük ve en kapsamlı buluşmalarından biri olan JEC World, 10-12 Mart 2026 tarihleri arasında Fransa’nın Paris kentinde gerçekleşti. Kompozit ekosisteminin tüm değer zincirini tek çatı altında buluşturan önemli organizasyonda Kordsa, kompozit teknolojileri alanındaki yetkinliklerini ve bu alandaki büyüme odağını ön plana çıkardı. Kordsa, Türkiye’nin yanı sıra bağlı ortaklıkları ABD merkezli şirketleri Fabric Development Inc., Textile Products Inc., Axiom Materials Inc. ve İtalya merkezli Microtex Composites Srl. şirketleri ile birlikte değişen küresel pazar dinamiklerine paralel olarak şekillendirdiği stratejisiyle ürettiği çözümleri JEC World 2026’da katılımcılarla paylaştı. KORDSA’NIN KOMPOZİT ÇÖZÜMLERİ KRİTİK İHTİYAÇLARA YANIT VERİYOR Kordsa’nın JEC World 2026’da öne çıkan çözümleri arasında seramik matris kompozit (CMC) teknolojileri, otomotiv uygulamalarına yönelik geliştirilen termoplastik bazlı iç parça çözümleri, gövde parçaları ve karbon takviyeli prepreg ürünler yer aldı. Bu ürünler daha düşük ağırlıkla yüksek performans sağlarken, üretim süreçlerinde verimlilik artışı ve karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor. Havacılık ve enerji sektörlerine yönelik geliştirilen ileri kompozit çözümler ise yüksek sıcaklık dayanımı, uzun ömür ve güvenilirlik gibi kritik ihtiyaçlara yanıt veriyor. “DÖNÜŞÜMÜN AKTİF BİR PARÇASI OLMAYA DEVAM EDİYORUZ” Kordsa CEO’su Ergun Hepvar, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “JEC World, kompozit teknolojileri alanında küresel ölçekte en önemli buluşma noktalarından biri olma özelliğini taşıyor. Sektörün tüm değer zincirini bir araya getiren bu platformda hem mevcut teknolojilerin geldiği noktayı hem de geleceğe yön verecek trendleri yakından gözlemleme fırsatı buluyoruz. Bu yıl da sürdürülebilirlik, hafiflik, yüksek performans ve üretim verimliliği odaklı çözümlerin giderek daha belirleyici hale geldiğini net bir şekilde gördük. Aynı zamanda müşteri beklentilerinin daha entegre, daha çevik ve daha sürdürülebilir çözümler yönünde dönüştüğüne tanıklık ettik. Kordsa olarak bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya ve müşterilerimizle birlikte değer yaratan çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.” “KOMPOZİT TEKNOLOJİLERİ KORDSA’NIN BUGÜNÜNÜ VE GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR” Kordsa’nın kompozit teknolojilerindeki yaklaşımının Ar-Ge’den seri üretime, tedarik zincirinden sertifikasyon süreçlerine kadar uçtan uca entegre bir yapı sunmasıyla farklılaştığını vurgulayan Ergun Hepvar, “Özellikle ileri malzeme çözümlerine olan talebin artması, kompozit tarafındaki konumumuzu daha da güçlendiren bir unsur. Kompozit teknolojilerini Kordsa’nın geleceğindeki iki stratejik odak alanından biri olarak konumlandırıyoruz. Bu alanda teknoloji derinliği, ürün çeşitliliği ve uygulama alanlarını birlikte genişleten bir yaklaşım benimsiyoruz. Kompozit teknolojileri, Kordsa’nın hem bugününü hem de geleceğini şekillendiren ana alan olarak öne çıkıyor. Burada derinleşerek daha yüksek katma değer üreten, farklılaşan ve müşterisiyle birlikte gelişen bir yapı kurmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel, Türkiye’nin Otomotivdeki İlk Yerli Android Multimedya Sistemini Üretti Haber

Karel, Türkiye’nin Otomotivdeki İlk Yerli Android Multimedya Sistemini Üretti

Dünya otomotiv standartlarına uygun geliştirilen Android Multimedya Sistemi (In-Vehicle Infotainment – IVI), Ford Trucks için seri üretime alındı. Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Karel, otomotiv elektroniği alanında önemli bir kilometre taşına daha imza attı. Karel ve bağlı ortaklığı Daiichi’nin Ar-Ge ve mühendislik süreçlerinde kurduğu güçlü sinerji ile geliştirilen Android Multimedya Sistemi, Ford Otosan’ın ağır ticari araç endüstrisinde 60 yılı aşkın deneyimiyle faaliyet gösteren markası Ford Trucks’ın ağır ticari araç segmentindeki amiral gemisi F‑MAX için özel olarak üretildi. Bu proje, Türkiye’nin otomotiv elektroniğinde tasarım ve üretim yetkinliğini aynı çatı altında buluşturabilen ender ekosistemlerden biri haline geldiğinin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ar-Ge’den seri üretime kadar uzanan uçtan uca değer zinciriyle hayata geçirilen sistem, Türkiye’nin küresel otomotiv tedarik zincirindeki rolünü güçlendiren stratejik bir adım niteliği taşıyor. Dünya standartlarında üretim altyapısı Karel, proje kapsamında Ankara üretim merkezinde otomotiv normlarına uygun üretim altyapısını yenileyerek ileri teknoloji dizgi hatlarını devreye aldı. Dünya standartlarında modernize edilen üretim altyapısı, yüksek hassasiyetli elektronik üretimi için gerekli kalite ve izlenebilirlik gereksinimlerini karşılayacak şekilde yapılandırıldı. Bu yatırımlar sayesinde Karel, otomotiv elektroniğinde küresel OEM beklentilerini karşılayan esnek, ölçeklenebilir ve yüksek güvenilirlikli bir üretim altyapısına kavuştu. Çin ile rekabet edebilecek maliyet seviyelerinde üretim yapabilme kabiliyeti ile dikkat çeken bu altyapı, Türk otomotiv yan sanayisinin uluslararası rekabet gücünü de destekliyor. Kullanıcı deneyimini merkezine alan sistem Kullanıcı deneyimini merkeze alan multimedya sistemi, daha güvenli, daha konforlu ve sürükleyici bir araç içi deneyim sunmak üzere tasarlandı. F‑MAX’in modern kabin yapısına entegre edilen 12 inçlik yüksek çözünürlüklü ekran; kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği, ağır ticari araçlara özel geliştirilen tır navigasyonu ve sürüş güvenliğini artıran sesli komut özelliklerini tek bir platformda bir araya getiriyor. Türkiye’den dünyaya otomotiv elektroniği üretimi Projenin tüm mühendislik ve yazılım geliştirme süreçleri, otomotiv elektroniği alanında global ölçekte faaliyet gösteren Daiichi tarafından yürütüldü. Dünyanın önde gelen otomotiv markalarına Tier-1 tedarikçi olarak hizmet veren Daiichi, Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda otomotiv elektroniği projelerini Türkiye’den yönetiyor. Karel ve Daiichi iş birliği sayesinde geliştirilen bu sistem; esnek üretim modeli, müşteri ihtiyaçlarına özel “tailor-made” çözümler geliştirme kabiliyeti ve uçtan uca mühendislik yaklaşımı ile öne çıkıyor. Bu yapı, şirketlerin üretimin yanı sıra aynı zamanda kendi teknolojisini geliştiren ve küresel ölçekte rekabet eden bir otomotiv elektroniği oyuncusu olarak konumlanmasını sağlıyor. 2025 yılında seri üretimine başlanan projenin resmi açılış seremonisi,geçtiğimiz gün Ford Otosan yetkililerinin Ankara’daki üretim merkezine gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında açıklama yapan Ford Trucks Tedarik Zinciri & Maliyet Yönetimi Direktörü Armağan Hazar şunları söyledi: “Ford Trucks olarak, ağır ticari araç segmentinde müşterilerimize sunduğumuz deneyimi sadece araç performansıyla değil, araç içi teknolojilerle de ileriye taşımayı hedefliyoruz. Karel ve Daiichi iş birliğiyle Türkiye’de geliştirilen ve seri üretime alınan bu Android tabanlı multimedya sistemi, yerli mühendislik gücünün ve küresel otomotiv standartlarında üretim kabiliyetinin somut bir göstergesi. Güçlü tedarikçilerimizle kurduğumuz bu tür stratejik iş birlikleri, Ford Trucks’ın yenilikçi, güvenilir ve rekabetçi ürün stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.” Karel Genel Müdürü Altay Doğu ise şu değerlendirmede bulundu: “Karel olarak 40. kuruluş yıl dönümümüzde bağlı ortaklığımız Daiichi ile birlikte Ford Trucks gibi güçlü bir iş ortağıyla Türkiye’nin ilk yerli Android IVI sistemini üretmekten büyük gurur duyuyoruz. Yenilenen üretim altyapımız, dünya standartlarındaki dizgi hatlarımız ve güçlü mühendislik birikimimiz sayesinde Türkiye’de geliştirilen teknolojileri küresel otomotiv sektörüne sunabiliyoruz. Bu proje, Türkiye’nin otomotiv elektroniği alanında tasarım ve üretim gücünü ortaya koyan önemli bir adım niteliği taşıyor.” Daiichi Genel Müdürü Ömer Tunç Akdeniz de projenin sektörel önemini vurguladı: “Bu proje, Türkiye’nin otomotiv elektroniği alanındaki mühendislik ve üretim yetkinliğinin güçlü bir göstergesi. Daiichi olarak Tier-1 tedarikçi kimliğimizle Software-Defined Vehicle (SDV) dönüşümüne odaklanıyor, araç içi elektronik sistemlerde kullanıcı deneyimini ve yazılım odaklı platformları geliştirmeye devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golden Global Yatırım Bankası'ndan Güçlü Büyüme Haber

Golden Global Yatırım Bankası'ndan Güçlü Büyüme

Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 57 artırarak 25 milyar TL seviyesine yükseltirken, net kârını yüzde 53 artışla 1,06 milyar TL'ye çıkardı. Faizsiz finans prensipleri doğrultusunda sunduğu yatırım bankacılığı ürün ve hizmetleriyle sektörde farklılaşan Golden Global Yatırım Bankası, nakdi ve gayrinakdi kredi büyüklüğünü de artırarak toplam finansman hacmini 16,2 milyar TL'ye ulaştırdı. Bankanın özkaynakları 3,1 milyar TL, faaliyet kârı ise 2,44 milyar TL olarak gerçekleşti. "Güçlü bilanço yapımızla büyümemizi sürdürdük" Golden Global Yatırım Bankası Genel Müdürü Yavuz Yeter, elde edilen finansal sonuçların bankanın istikrarlı büyüme stratejisinin bir yansıması olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Tüm paydaşlarımıza artı değer oluşturma temel anlayışımız çerçevesinde etkin bilanço yönetimimiz, güçlü risk yönetimi yaklaşımımız ve müşterilerimize sunduğumuz yenilikçi finansal çözümler sayesinde 2025 yılını başarılı finansal sonuçlarla tamamladık. Aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 57 artırarak 25 milyar TL'ye yükselttik. Net kârımız ise yüzde 53 artışla 1,06 milyar TL seviyesine ulaştı. Toplam nakdi ve gayrinakdi kredi büyüklüğümüzü 16,2 milyar TL'ye çıkarırken, özkaynaklarımız 3,1 milyar TL seviyesine yükseldi. Faaliyet kârımızın 2,44 milyar TL olarak gerçekleştiği bu dönemde özsermaye kârlılığımız yüzde 43,8 olurken aktif kârlılığımız yüzde 5,39 seviyesine ulaştı. Güçlü sermaye yapımızın önemli göstergelerinden biri olan sermaye yeterlilik oranımız da yüzde 16,86 seviyesinde gerçekleşti." Yatırım bankacılığında etkinliğini artırıyor Golden Global Yatırım Bankası'nın kurumsal finansman, dış ticaret ve hazine ürünleri alanında sunduğu müşteri odaklı çözümlerle hem yurt içi hem de uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırdığını vurgulayan Yeter, faizsiz finans prensipleri doğrultusunda geliştirilen yenilikçi ürünlerle müşterilere katma değer sağlamaya devam ettiklerini ifade etti. İstikrarlı büyüme stratejisi devam edecek Golden Global Yatırım Bankası'nın önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı bankacılık hizmetleri, yenilikçi finansal ürünler ve uluslararası iş birlikleriyle büyümesini sürdürmeyi hedeflediğini belirten Yeter, şu değerlendirmeyi yaptı: "Faizsiz finans prensiplerinden ödün vermeden müşterilerimize özel çözümler sunmaya ve paydaşlarımıza değer katmaya devam edeceğiz. Kurumsal bankacılık, hazine ürünleri ve dış ticaret alanlarında müşterilerimizin finansman ihtiyaçlarına çözüm sunarken, uluslararası sermaye piyasalarıyla ve ülkemiz ticaretinde öne çıkan coğrafyalarla olan bağlantılarımızı da güçlendirmeyi sürdüreceğiz. 2026 yılında Portföy Yönetim Şirketimizin sektörde dinamik ve başarılı bir konuma yükseleceğini düşünüyoruz. Ankara başta olmak üzere bir kaç kentimizde etkin şubeler açarak müşteri yelpazemizi genişletmeyi de planlıyoruz. Yine aynı dönemde girişim sermayesi alanında büyümek, sermaye piyasaları alanında müşterilerimize yurt içinde ve uluslararası piyasalarda alternatif finansman olanakları sunma kabiliyetimizi artırmak ve sinerji oluşturma potansiyeli yüksek yeni iştiraklerimizle finansal hizmet sunumumuzu derinleştirmek istiyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’da Doğal Gaz Şebekesi Yılda İki Kez Güvenlik Taramasından Geçiyor Haber

Bursa’da Doğal Gaz Şebekesi Yılda İki Kez Güvenlik Taramasından Geçiyor

Aksa Bursa Doğalgaz, kesintisiz ve güvenli doğal gaz arzını sağlamak amacıyla yürüttüğü periyodik kaçak tarama faaliyetleri kapsamında 2025 yılı boyunca kapsamlı saha kontrolleri gerçekleştirdi. Şirket, 7 bin 564 kilometrelik doğal gaz dağıtım şebekesini son teknoloji cihazlarla yıl içinde iki kez tarayarak şebeke kontrolünün başarıyla sağlandığını açıkladı. Can ve mal güvenliği açısından risk oluşumunun önüne geçen bu çalışmalarla şebeke unsurlarında oluşabilecek olası hasarların erken aşamada tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması hedefleniyor. Doğal gaz konforu daima güvenli ve kesintisiz Bursa’nın 11 ilçesinde 1,2 milyonu aşkın aboneyi kesintisiz ve güvenli doğal gazla buluşturduklarını belirten Aksa Bursa Doğalgaz Şirket Müdürü Çağdaş Adıbelli, “Abonelerimizin doğal gaz konforunu her zaman güvenli ve kesintisiz bir şekilde yaşayabilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Muhtemel riskleri önlemek amacıyla 7 bin 564 kilometrelik dağıtım şebekemizi yıl içinde düzenli olarak iki kez tarıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz kaçak tarama faaliyetleri sayesinde fark edilmesi güç hasarları tespit ederek gerekli önlemleri alıyoruz” dedi. Adıbelli, uzman ekiplerinin altı aylık periyotlarda OMD (Optical Methane Detector) tip kaçak arama cihazıyla donatılmış araçlarla, bu araçların ulaşamadığı bölgelerde ise lazer sensör teknolojisi ile çalışan hassas el tipi dedektörlerle kontrolleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Boru hatları, vanalar, servis kutuları, şehir giriş ve ölçüm istasyonlarını detaylı şekilde kontrol ettiklerine dikkat çeken Adıbelli, şebeke güvenliğini en üst seviyede tutmak için sahadaki kontrollerini sürdürdüklerini ve 2026 yılı çalışmalarına başladıklarını belirtti. İzinsiz kazı çalışması yapmak yasak Adıbelli, doğal gaz arzının sürekliliği ve dağıtım şebekesinin güvenli şekilde işletilebilmesi için kazı çalışmalarının koordinasyon içinde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını ve doğal gaz hatlarının bulunduğu noktalarda yapılan izinsiz kazıların güvenlik riski oluşturduğunu hatırlattı. “Kentimizde izinsiz kazı çalışmaları nedeniyle 2025 yılında 463 hat hasarı meydana geldi. Vatandaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye atmakla birlikte ülke ekonomisini de olumsuz etkileyen bu hat hasarları sonucu havaya salınan gaz miktarı 183 bin 858 metreküp olurken, 13 bin 358 abonemiz ortalama 150 dakika süreyle doğal gaz hizmeti alamadı” diyen Adıbelli, can ve mal güvenliğinin korunması için su, elektrik ve internet altyapı çalışmaları, bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve çocuk parkı yapımı gibi tüm kazı çalışmalarının Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (AYKOME) yönetmeliği kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde olması gerektiğinin altını çizdi. Adıbelli, “Tüm kazı çalışmalarının öncesinde 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile iletişime geçilebilir. Şüpheli bir kazı çalışmasıyla karşılaşan vatandaşlarımız ise 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil hattımızı arayabilir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor Haber

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor

Dinamiklerinin hızla değiştiği ve rekabetin yoğunlaştığı küresel otomotiv pazarında Renault Group, bir sonraki stratejik döngüye güçlü temeller üzerinde hazırlanıyor. 2021’de başlatılan Renaulution planı; net ve birbirini tamamlayan marka konumlandırması ile beş yıl içinde gerçekleştirilen 32 yeni lansmanı kapsayan iddialı ürün yenileme programı sayesinde Grubu yeniden Avrupa’nın önde gelen otomobil üreticileri arasına taşıdı. futuREady ise bu başarı hikâyesini sürdürülebilir ve küresel bir başarı sistemine dönüştürmeyi amaçlıyor. Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine kurulu bir yaklaşım ortaya koyuyor. Ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan bu yapı, Grubun yeni dönemde nasıl ilerleyeceğini tanımlıyor. Grup aynı zamanda Avrupa’daki güçlü temelini korurken platformlarını kullanarak rekabet avantajını artırmayı, müşteri beklentilerine daha yakın ürünler geliştirmeyi ve Hindistan, Güney Amerika ile Güney Kore gibi büyüme merkezlerinde hedefli bir yaklaşımla genişlemeyi planlıyor. Renault Group CEO’su François Provost: “Dokuz aylık bir çalışmanın sonunda futuREady vizyonu kapsamında ortaya koyduğumuz ilerlemeden büyük bir gurur duyuyorum. Planımız dört temel sütuna dayanıyor. İlk olarak büyüme ve ürün stratejimize odaklanıyoruz. İkinci olarak, tüm kritik teknolojilere yönelik teknolojik yol haritalarımızı hızlandırıyoruz. Yapay zekânın daha geniş ölçekte kullanımıyla operasyonel performansımızı ileri taşıyacak iddialı hedefler belirliyoruz. Bu planı, 127 yılı aşkın süredir olduğu gibi kolektif bir anlayışla hayata geçireceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde çalışanlarımızın yanı sıra bayilerimiz, iş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz yer alıyor. futuREady ile Renault Group’un uzun vadeli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, küresel ölçekte Avrupa otomotiv endüstrisinin referans noktası haline gelmeyi hedefliyoruz.” Dört sütunla şekillenen dönüşüm vizyonu futuREady planının growth ready ayağı, ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini merkeze almayı kapsıyor. Bu çerçevede Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin pazara sunulması, uluslararası pazarlarda ise 14 model ile ikinci ürün atağının tamamlanması hedefleniyor. Bu strateji kapsamında Renault Group ayrıca ABD, Kanada ve Çin hariç yaklaşık 50 milyon adetlik küresel otomotiv pazarının yüzde 55’inde var olmayı amaçlıyor. Grup aynı zamanda beş yıl içinde 36 lansmanı kapsayan ikinci ürün döngüsünü tamamlamayı ve 2030 yılına kadar yılda 2 milyonun üzerinde araç satışı hedefliyor. Bu satışların yarısının ise Avrupa dışından gelmesi planlanıyor. Planın tech ready boyutu ise teknolojiyi büyümenin ve teknik-ekonomik üstünlüğün itici gücü haline getirmeye odaklanıyor. Elektrifikasyon, yazılım, dijital teknolojiler ve platformlar, Grubun rekabet gücünü artıracak temel alanlar olarak konumlanıyor. Bu kapsamda Renault Group, elektrikli araç maliyetlerini yüzde 40 azaltmayı, C segmentinde elektrikli araç atağı için EV versiyonunda 750 kilometreye kadar, menzil artırıcıyla ise 1.400 kilometreye kadar menzil sunan yeni RGEV Medium 2.0 platformunu devreye almayı planlıyor. Ayrıca Grup, E-Tech hibrit teknolojisini 2030 sonrasında da sürdürmeyi ve uluslararası pazarlarda 150 hp altındaki versiyonlarla genişletmeyi hedefliyor. Bu teknoloji odağı, Renault Group’un 2026 yılında Avrupa’da Software Defined Vehicle sunan ilk Avrupalı üretici olma hedefini de destekliyor. Excellence ready yaklaşımı, giderek daha oynak hale gelen küresel pazarda dayanıklılığı artırmayı ve operasyonel mükemmeliyeti güçlendirmeyi amaçlıyor. Renault Group bu doğrultuda inovasyon, maliyet yönetimi ve hız açısından daha rekabetçi bir yapı kurmaya odaklanıyor. Bir aracın geliştirme süresinin iki yıla indirilmesi, bu yaklaşımın temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Grup ayrıca kalite kaynaklı sorunları yüzde 50 azaltmayı, araç başına değişken maliyetleri yılda ortalama yaklaşık 400 avro düşürmeyi ve başlangıç yatırımlarını yüzde 40’a kadar azaltmayı planlıyor. Bu hedefler, Renault Group’un üretim süreçlerinde daha hızlı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapı oluşturma stratejisinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Trust ready başlığı ise paydaşlara yönelik taahhüdün güçlendirilmesini odağına alıyor. Renault Group, yaklaşık 100.000 çalışanı için sürekli değişen dünyada istihdam edilebilirliği güçlendirecek yetkinliklere ve destek mekanizmalarına uzun vadeli yatırım yapma kararı aldı. Bu yaklaşım, dönüşüm sürecinde insan kaynağını daha da güçlendirmeyi ve organizasyonun dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Grup ayrıca küresel iş birliklerini güçlendirerek 2030 yılına kadar Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford gibi üreticiler için yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi hedefliyor. Küresel iş birlikleriyle büyüyen üretim ekosistemi Grubun 9.000 yöneticisi bu dönüşümün temel taşları arasında yer alırken, tedarikçiler de inovasyon ve maliyet optimizasyonu için projelerin başlangıcından itibaren sürece dahil edilecek. Dünya genelinde 9.000 satış noktası ve yılda 30 milyondan fazla işlem gerçekleştiren perakende ağı ise müşteri deneyiminin merkezinde yer almayı sürdürecek. Renault Group aynı zamanda Nissan ve Mitsubishi Motors ile olan stratejik ittifakını güçlendirmeye devam ederken, Avrupa’da tam endüstriyel ve teknolojik bağımsızlığını koruyarak üretim kapasitesini diğer üreticilere de açmayı planlıyor. Uluslararası pazarlarda ise Hindistan’ın küresel üretim ve tedarik merkezi haline getirilmesi, Güney Kore ve Güney Amerika’da Geely ile ortaklığın güçlendirilmesi hedefleniyor. Genel olarak Renault Group, üç kıtada Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford için 2030 yılına kadar yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, Grubun küresel iş birliklerini güçlendirirken aynı zamanda üretim kapasitesini daha verimli kullanmasını sağlayacak. Endüstriyel metaverse ile üretimde yeni dönem Üretim tarafında tüm fabrikaların dijital ikizini içeren endüstriyel metaverse sistemi devreye alınacak. Bu sayede üretim süreçleri dünya genelinde gerçek zamanlı izlenebilecek. Araç başına parça sayısının ortalama yüzde 30 azaltılması ve ağır işler için 350 yeni nesil humanoid robotun kullanılması planlanıyor. Yapay zekâ destekli üretim sayesinde fabrika duruş sürelerinin yarıya indirilmesi, enerji tüketiminin yüzde 25 azaltılması ve üretim maliyetlerinin yüzde 20 düşürülmesi hedefleniyor. Kalite süreçlerinde ise üretimin kritik aşamalarının tamamı yapay zekâ ile izlenecek ve bu sistem 1.000’den fazla kontrol noktasını kapsayacak. Bu yaklaşım sayesinde araç kullanımının ilk yılında yaşanan sorunların yarıya indirilmesi ve müşteri şikâyetlerinin beş yıl içinde üçte bire düşürülmesi hedefleniyor. Tedarik zincirinde kurulacak üç dijital kontrol kulesi sayesinde fabrikalar, tedarikçiler, satış ağı ve müşteriler arasındaki tüm akışlar gerçek zamanlı izlenecek ve lojistik maliyetlerinin yüzde 30 azaltılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilim Dünyası Yapay Zekânın Yol Haritasını Koç Üniversitesi’nde Çizdi Haber

Bilim Dünyası Yapay Zekânın Yol Haritasını Koç Üniversitesi’nde Çizdi

Sempozyum, üniversitenin yapay zekâyı temel stratejik araştırma alanlarından biri olarak konumlandıran vizyonunu uluslararası ölçekte görünür kıldı. Koç Üniversitesi, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil; bilimsel üretimin, ekonomik dönüşümün ve toplumsal değişimin itici gücü olarak ele alan yaklaşımını iki gün boyunca disiplinlerarası bir programla ortaya koydu. Koç üniversitesi Rumeli Feneri Kampüsü’nde gerçekleştirilen sempozyum kapsamındaki oturumlarda, temel bilimlerden mühendisliğe, sağlıktan sosyal bilimlere uzanan alanlarda yapay zekânın çok boyutlu etkisi kapsamlı biçimde ele alındı. Sempozyumun açılışında konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekânın yalnızca teknolojileri değil, aynı zamanda doğayı anlama ve keşfetme biçimimizi de köklü bir şekilde dönüştürdüğüne dikkat çekti. Sempozyum, Yapay Zekâ Bilimi, Fiziksel Dünyada Yapay Zekâ ile Yapay Zekâ, Toplum ve Kurumlar başlıklı üç ana tematik eksen etrafında yapılandırıldı. Program kapsamında alanın küresel ölçekte önde gelen akademisyenleri ve teknoloji liderleri İstanbul’da bir araya geldi. Amazon Alexa AI Başkan Yardımcısı Ruhi Sarikaya, üretken yapay zekâ devriminin arkasındaki teknolojik dinamikleri ve Yapay Genel Zekâ’ya (AGI) uzanan gelişim çizgisini ele aldı. ETH Zurich’ten Prof. Dr. Torsten Hoefler, büyük dil modellerinden akıl yürütme modellerine geçiş sürecini sistem tasarımı perspektifinden değerlendirdi. Münih Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Daniel Cremers, derin öğrenmenin 3D bilgisayarla görme alanındaki dönüşümünü aktarırken; Zürih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Davide Scaramuzza, otonom sistemlerde güvenli ve çevik navigasyon yaklaşımlarını paylaştı. Çek Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Jiří Matas, büyük temel modeller çağında performans ölçümünün zorluklarını tartışırken, Vrije Universiteit Amsterdam’dan Prof. Dr. Elly Konijn, insan-robot etkileşiminin psikolojik boyutunu ve sosyal robotların toplumsal rolünü değerlendirdi. Prof. Dr. Metîn Sitti: Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz Konuşmasında, Koç Üniversitesi’nde gelişen disiplinlerarası yapay zekâ ekosistemine vurgu yapan Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekâ ile fiziksel zekâ arasındaki ilişkiye de değindi. Bitkiler ve biyolojik sistemler gibi doğadaki örneklerin, kendi araştırmalarına nasıl ilham verdiğini aktararak bu gözlemlerin geleceğin akıllı sistemlerinin tasarımında yeni araştırma yönleri açtığını ifade etti. Yürüttüğü araştırmalara değinen Prof. Dr. Sitti, “Araştırmalarım, yapay zekâ ile fiziksel zekânın kesişim noktasını inceliyor. Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. Prof. Sitti ayrıca, İş Bankası ile kurulan iş birliği kapsamında hayata geçirilen KUIS AI Lab’in bu ekosistemi daha da güçlendirdiğini belirtti. Temel yapay zekâ araştırmaları ile finans ve endüstri alanındaki gerçek dünya uygulamaları arasında bir köprü görevi gören laboratuvarın, akademi ile endüstrinin bilgi, yetenek ve etkiyi birlikte üretmesine olanak sağlayan somut bir örnek olduğunu vurguladı. Akademi–Endüstri Köprüsü: Yapay Zekânın Ekonomik Dönüşümü Ele Alındı Yapay zekâ devriminin önemli bir boyutunu da endüstri ile kurulan güçlü iş birlikleri oluşturuyor. Bilimsel araştırmalar yapay zekâ alanında hızla ilerlerken, bu çalışmaların gerçek dünyada etkili çözümlere dönüşmesi ise akademi ile endüstrinin bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Bu kapsamda, Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey moderatörlüğünde düzenlenen panelde, akademi ve teknoloji dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Panelde Vispera Partner ve Co-CEO’su Aytül Erçil, Hevi AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Deniz Aliş, Invent AI Kurucusu ve CEO’su Gürhan Kök ve Trendyol Group Veri Bilimi Direktörü Nezir Alp konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, yapay zekâ temelli keşif ve araştırmaların laboratuvar ortamından gerçek dünya sistemlerine, ürünlere ve hizmetlere nasıl taşındığı ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin ileri yapay zekâ teknolojilerini operasyonlarına, karar alma süreçlerine ve dijital altyapılarına nasıl entegre ettiklerini paylaşırken; üniversitelerle geliştirilen daha yakın iş birliklerinin hem inovasyonu hem de yetenek gelişimini nasıl hızlandırdığı üzerine görüşlerini paylaştı. Küresel Ölçekte Bir Araştırma Platformu İki gün süren sempozyum, temel araştırmadan gerçek dünya uygulamalarına, etik ve toplumsal boyuttan endüstriyel ölçeklenmeye kadar geniş bir çerçevede yapay zekânın geleceğini ele aldı. Program, yeni araştırma iş birlikleri ve disiplinlerarası temaslar için güçlü bir zemin oluştururken, Koç Üniversitesi’nin yapay zekâ alanındaki ulusal ve küresel liderlik iddiasını pekiştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor Haber

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu Haber

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Üniversitesi Girişimcilik Ekosisteminden İki Kadın Girişimci Haber

Sabancı Üniversitesi Girişimcilik Ekosisteminden İki Kadın Girişimci

Malzeme teknolojileri alanındaki çalışmalarını Euronova girişimiyle sanayi uygulamalarına taşıyan Prof. Dr. Burcu Saner Okan ve beyin sinyalleri ile öğrenme teknolojileri üzerine yürüttüğü akademik araştırmaları Auto Train Brain girişimiyle hayata geçiren Dr. Günet Eroğlu, akademide üretilen bilginin gerçek dünya ile buluşabileceğini gösteren örnek çalışmalar yürütüyor. Akademik araştırmalar girişimlere dönüşüyor Prof. Dr. Burcu Saner Okan, akademik çalışmalarını bir girişime dönüştürme fikrinin arkasında, laboratuvar ortamında geliştirilen teknolojilerin gerçek hayatta uygulanabilir çözümlere dönüşmesi isteğinin bulunduğunu belirtiyor. Saner Okan’a göre bilimsel bilginin yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmaması, sanayi ile buluşarak toplumsal ve ekonomik değer üretmesi büyük önem taşıyor. Bu motivasyonla yürüttüğü çalışmalar zamanla geliştirilen teknolojilerin ölçeklendirilmesine ve endüstriyel uygulamalara taşınmasına olanak sağlayan girişimlere dönüştü. Girişimcilik sürecinde teknolojinin endüstriyel ölçekte uygulanabilir hale gelmesi ve yatırımcıların projeye güven duyması önemli dönüm noktalarından biri oldu. Saner Okan, girişimcilikte yalnızca teknoloji geliştirmenin değil, doğru iş modeli ve güçlü bir iş planı oluşturmanın da kritik rol oynadığını vurguluyor. Bilimsel bilgi toplumsal faydaya dönüşüyor Dr. Günet Eroğlu’nun girişimcilik yolculuğu ise beyin sinyalleri, EEG analizi ve öğrenme güçlükleri üzerine yürüttüğü akademik çalışmalar sırasında şekillendi. Eroğlu, akademide üretilen bilginin çoğu zaman laboratuvarlarla sınırlı kaldığını fark ettikten sonra bu bilgiyi öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin hayatına dokunabilecek teknolojilere dönüştürme fikriyle girişimcilik yoluna adım attı. Bu süreçte geliştirdiği Auto Train Brain ve NeuroSphere projeleri, yapay zekâ destekli nörofeedback teknolojileriyle kişiselleştirilmiş öğrenme çözümleri sunan bir platforma dönüştü. Eroğlu’na göre akademi ve girişimcilik birbirinden ayrı iki alan değil; aksine birbirini besleyen iki güçlü ekosistem. Akademik araştırmalar yeni teknolojilerin geliştirilmesini sağlarken, girişimcilik bu teknolojilerin gerçek dünyada karşılık bulmasına olanak tanıyor. Genç kadın girişimcilere: “Hayallerinizden vazgeçmeyin” Her iki akademisyen de girişimcilik yolculuğunun sabır, kararlılık ve öğrenmeye açıklık gerektiren uzun bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Dr. Burcu Saner Okan, bir girişimi büyütmenin emek ve süreklilik gerektirdiğini belirterek genç kadınlara hayallerinden vazgeçmemeleri ve karşılaştıkları zorluklara rağmen hedeflerine odaklanmaları tavsiyesinde bulunuyor. Dr. Günet Eroğlu ise girişimcilikte en zor adımın çoğu zaman başlamak olduğunu vurguluyor. Ona göre mükemmel bir planı beklemek yerine harekete geçmek ve süreç içinde öğrenmek girişimciliğin en önemli dinamiklerinden biri. Sabancı Üniversitesi’nde SUCool ekosistemi kapsamında yürütülen çalışmalar, akademisyenlerin geliştirdiği bilimsel bilgiyi yenilikçi girişimlere dönüştürerek girişimcilik kültürünün güçlenmesine katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.