Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ile Güney Kore Arasında Enerji ve Madencilikte İki Yeni İş Birliği Anlaşması Haber

Türkiye ile Güney Kore Arasında Enerji ve Madencilikte İki Yeni İş Birliği Anlaşması

Ziyaret marjında toplamda 3 anlaşma imzalanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından “Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” paylaşımı yaptı. Bakan Bayraktar Eşlik Etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyareti kapsamında Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile bir araya geldi. Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iki liderin başkanlığındaki heyetler arası görüşmeye katıldı. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Bayraktar, Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü dostluk ve stratejik ortaklığın, özellikle enerji alanında teknoloji paylaşımını, iş birliğini ve karşılıklı yatırımları artıracak yeni adımlarla daha da güçleneceğine inanıyoruz.” dedi. 3 Anlaşma İmzalandı Görüşmelerin ardından iki ülke arasında enerji ve madencilik bağlamında üç anlaşma imzalandı. ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’na Bakan Bayraktar ile Kore İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Sungwhan KIM imza koydu. Bu mutabakat zaptıyla iki ülke; temiz enerji politikaları ve karbon emisyonu azaltımı, nükleer enerji ve nükleer santral inşa projeleri, yenilenebilir enerji, hidrojen ve enerji verimliliği uygulamaları ile akıllı şebekeler ve yeni enerji teknolojileri alanlarında iş birliği yapacak. Enerji Dönüşümü Forumu Mutabakat zaptının sahadaki uygulamalarını doğrudan takip etmek ve sürdürülebilir bir diyalog zemini kurmak amacıyla “Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu” kurulacak. Yılda bir kez dönüşümlü olarak Türkiye ve Güney Kore’de toplanacak olan forum; nükleer santral yatırımları, teknoloji entegrasyonu, finansman modelleri ve ortak girişim fırsatlarının masaya yatırılacağı en üst düzey yürütücü mekanizma olarak görev yapacak. Kritik Mineraller ve Madencilik Bakan Bayraktar, Kore Ticaret, Sanayi ve Kaynaklar Bakanı Jung-Kwan KIM ile ‘Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı da imzaladı. Bu anlaşma ile doğal kaynaklar ve madencilik sektörlerindeki ikili iş birliğini artırmak için; başta nadir toprak elementleri, kritik mineraller ve mıknatıslar olmak üzere söz konusu madenlerin tespiti, işlenmesi, rafine edilmesi ve geri dönüştürülmesi ve bunlara ilişkin ortak Ar-Ge projeleri yürütülmesini amaçlıyor. İki ülke ayrıca otonom madencilik, yapay zekâ entegrasyonu ve çevre dostu madencilik uygulamalarında da tecrübe ve deneyim paylaşımında bulunacak. Düzenli Bilgi Alışverişi Ziyaret kapsamında TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’ da imzalandı. Anlaşmaya TÜNAŞ adına Genel Müdür Necati Yamaç ile KEXIM adına Başkan ve Genel Müdür Hwang Kiyeon imza attı. Buna göre; TÜNAŞ marifetiyle yapılacak tüm nükleer güç santrali projeleri kapsamında potansiyel finansman çözümlerine ilişkin iş birliği çerçevesi oluşturulacak. KEXIM ve TÜNAŞ; finansal modelleme ve analiz ile finansman yapıları konusunda iş birliği geliştirecek. Düzenli olarak bilgi alışverişinde bulunmak ve gelecekteki olası iş birliği fırsatlarını araştırmak üzere çalışma grubu kurulacak. Ülkelerimizin Birikimini Ortak Projelere Taşıyacak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, imzalanan mutabakat zabıtlarına ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı. Bakan Bayraktar, açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Güney Kore Devlet Başkanı Sayın Lee Jae Myung başkanlığındaki heyetler arası görüşmenin ardından, liderlerimizin huzurunda enerji ve madencilik alanlarındaki iş birliğimize kapsamlı bir çerçeve kazandıran iki mutabakat zaptını imzaladık. Kore Cumhuriyeti İklim, Enerji ve Çevre Bakanlığı ile ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’nı; Ticaret, Sanayi ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile de “Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı imza altına aldık. Bu anlaşmalarla nükleer enerji ve temiz enerji teknolojileri başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında ortak çalışmalar geliştirecek; kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinde kaynak potansiyelimizi teknoloji, yatırım ve yüksek katma değerli üretimle buluşturacak iş birliklerini ilerleteceğiz. Yılda bir kez dönüşümlü olarak düzenlenecek Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu ile de bu çalışmaların uygulamaya yansımasını yakından takip edecek, üst düzey diyaloğumuza süreklilik kazandıracağız. Ayrıca liderlerin huzurunda TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’yla da TÜNAŞ’ın ülkemizde geliştireceği nükleer güç santrali projelerine yönelik potansiyel finansman imkânlarının değerlendirilmesi için bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İkili Görüşmeler Bakan Bayraktar, temasları çerçevesinde Güney Kore’nin en büyük kamu elektrik dağıtım şirketi KEPCO’nun üst düzey yöneticileriyle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, ayrıca Güney Koreli kalıcı mıknatıs üreticisi JS Link’in üst düzey yöneticileri ile de görüştü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA Türkiye, “Sürdürülebilir Büyüme ve Dayanıklı Gelecek” Vizyonunu Acenteleriyle Paylaştı Haber

AXA Türkiye, “Sürdürülebilir Büyüme ve Dayanıklı Gelecek” Vizyonunu Acenteleriyle Paylaştı

AXA Türkiye, bini aşkın acentesiyle 3 Kasım’da Atatürk Kültür Merkezi’nde bir araya gelerek finansal performansını, müşteri deneyimi alanındaki çalışmalarını ve geleceğe yönelik yol haritasını değerlendirdi. Buluşmada, sürdürülebilir büyümeyi acentelerin gelişimi, müşteriler için yaratılan değer, teknoloji ve toplumsal dayanıklılıkla birlikte ele alan yeni dönem yaklaşımı paylaşıldı. AXA Grup’un 2027–2029 dönemini kapsayan “Growing Forward” stratejik planı, Türkiye’de “Sürdürülebilir Büyüme ve Dayanıklı Gelecek” yaklaşımıyla karşılık buluyor. Müşteri güveni, rekabetçilik, yapay zeka ile verimlilik ve geleceğin liderliği olmak üzere dört temel üzerine kurulan strateji; sigortaya erişimin genişletilmesini, teknik mükemmellik ve sürdürülebilir büyümeyi, yapay zekanın değer zincirinin tamamında kullanımını ve geleceğin risklerine hazırlığı odağına alıyor. AXA Türkiye, bu çerçeveyi Empati Güvencesi, Adaptif Sigortacılık, YAVER Ekosistemi ve kapsayıcı sigortacılık alanlarındaki çalışmalarıyla hayata geçiriyor. İlk dokuz ayda 79,5 milyar TL prim üretimi Toplantıda 2026 yılının ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını acenteleriyle paylaşan AXA Türkiye, güçlü finansal yapısını ve büyüme performansını ortaya koydu. AXA Türkiye, eylül sonu itibarıyla toplam prim üretimini yüzde 34,8 artırarak 79,5 milyar TL’ye ulaştırdı. Yüzde 8,7 pazar payıyla sektörde üçüncü sırada yer alan şirketin sermaye yeterlilik oranı yüzde 173,2 olarak gerçekleşti. Ödenmiş sermayesi 5,7 milyar TL olan AXA Türkiye’nin aktif müşteri sayısı 5,8 milyona, aktif poliçe sayısı ise 8,5 milyona ulaştı. Aynı dönemde AXA Hayat ve Emeklilik’in emeklilik fon büyüklüğü 16,5 milyar TL’ye yükselirken, hayat ve ferdi kaza prim üretimi yüzde 97 artışla 337 milyon TL oldu. YAVER Ekosistemi’nden 2 milyar TL’yi aşan çapraz satış üretimi AXA Türkiye’nin acentelerinin müşterilerini daha iyi tanımasına, ihtiyaçlarını öngörmesine ve uygun sigorta çözümlerini sunmasına yardımcı olan yapay zeka destekli YAVER ekosistemi, satış performansına da katkı sağlıyor. Buluşmada, YAVER’i iş süreçlerine dahil eden acentelerin satış fırsatlarını daha etkin değerlendirdiğine ve müşterilerine sundukları çözümleri çeşitlendirdiğine dikkat çekildi. YAVER ekosistemi üzerinden bireysel ve kurumsal çapraz satışlarda toplam 2,3 milyar TL prim üretimi gerçekleştirildi. Bu tutarın 800 milyon TL’den fazlası bireysel, 1,5 milyar TL’si ise kurumsal çapraz satışlardan elde edildi. Bu sonuçlar, teknolojiyi acentelerin deneyimi ve müşteri bilgisiyle buluşturan yaklaşımın büyümeye katkısını gösterdi. Müşteriyi daha iyi anlayan, yaşamın her aşamasında değer yaratan bir yolculuk AXA Türkiye’nin yeni dönem öncelikleri arasında, müşterilerinin değişen ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve sigortacılık deneyimini tüm temas noktalarına yerleştirmek yer alıyor. Müşteri Değeri Yönetimi yaklaşımıyla mevcut ürün ve hizmet kullanımını gelecekteki ihtiyaç ve beklentilerle birlikte değerlendiren şirket, bu içgörüleri satıştan hasara, teknik süreçlerden müşteri hizmetlerine kadar işinin her alanına taşıyor. Empati Güvencesi, YAVER Ekosistemi, AXA Türkiye mobil uygulaması ve sadakat programıyla desteklenen bu yaklaşım; kolay, kesintisiz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Müşterileriyle günlük yaşamlarında daha sık ve anlamlı temas kurmayı hedefleyen Şirket, memnuniyet ve güven temelinde uzun vadeli ilişkiler geliştirirken finansal korumayı riskleri öngörme ve önleme kapasitesiyle tamamlıyor. Yavuz Ölken: “Dayanıklı geleceğin güvencesi, güçlü bir müşteri yolculuğu” AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, acentelerle kurulan güçlü iş ortaklığının yeni dönem hedeflerine ulaşmadaki rolünü vurgulayarak şunları söyledi: “Büyüme stratejimizin odağına müşteriyi koyduk. Büyümeyi; acentelerimizin gelişimi, müşterilerimizin hayatına kattığımız değer ve toplum için üstlendiğimiz sorumlulukla birlikte ele alıyoruz. Müşterilerimizi daha iyi tanımak, ihtiyaçlarını öngörmek ve doğru çözümleri doğru zamanda sunmak için çalışıyoruz. Çünkü dayanıklı geleceğin güvencesinin, güven ve memnuniyet üzerine kurulan güçlü bir müşteri yolculuğu olduğuna inanıyoruz. Acentelerimizin deneyimini, küresel bilgi birikimimizi ve teknolojimizi bu yolculuğun her aşamasında daha fazla değer yaratmak için bir araya getiriyoruz.” “Toplumun dayanıklılık ortağı olacağız” Değişen risklerin sigortacılığın sorumluluk alanını genişlettiğine dikkat çeken Ölken, sözlerini şöyle sürdürdü: “İklim krizi, yapay zeka, demografik değişim ve jeopolitik gelişmeler birbirini etkileyen riskler yaratıyor. Dayanıklı bir geleceği sigortalamak için adaptif olmalı; değişimi doğru okumalı, ihtiyaçları öngörmeli ve çözümlerimizi değişen koşullara göre geliştirmeliyiz. Hasar anında verdiğimiz sözü yerine getirme sorumluluğumuz devam ederken, risk gerçekleşmeden önce yapabileceklerimize daha fazla odaklanıyoruz. Geleceğin kazanan sigortacıları, hasarı en hızlı ödemenin ötesine geçerek hasarın oluşmasını en fazla önleyebilenler olacak. Bilgi birikimimiz, risk uzmanlığımız ve teknolojimizle müşterilerimizin hazırlık kapasitesini güçlendirmek istiyoruz. AXA Türkiye olarak acentelerimizle birlikte toplumun dayanıklılık ortağı olacak ve sektörümüzü ileriye taşıyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Togg’un Ortaklık Yapısındaki Değişime İlişkin Pay Devir Sözleşmesi İmzalandı Haber

Togg’un Ortaklık Yapısındaki Değişime İlişkin Pay Devir Sözleşmesi İmzalandı

Kurucu ortaklar arasında karşılıklı mutabakatla yürütülen süreç sonucunda Togg’un ortaklık yapısı yeniden şekillendi. Yeni ortaklık yapısında Türkiye Varlık Fonu, Togg’un en büyük paya sahip hissedarı oldu. Pay Devir Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla birlikte, kuruluşundan bugüne kadar oluşan kurumsal birikimin ve kazanılan yetkinliklerin yeni ortaklık yapısına taşınması yönünde önemli bir adım atıldı. 2018 yılında Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile kurucu ortakların katkılarıyla hayata geçirilen Togg; Millî Teknoloji Hamlesi’nin önemli girişimlerinden biri olarak Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanındaki dönüşümünde önemli bir rol üstlendi. Farklı sektörlerin üretim gücünü, mühendislik yetkinliğini ve kurumsal deneyimini ortak bir hedef etrafında buluşturan Togg’un gelişimine; Anadolu Grubu, BMC, Turkcell, Zorlu Holding ve TOBB, gerçekleştirdikleri yatırımlar, ortaya koydukları bilgi birikimi ve üstlendikleri rollerle önemli katkılar sağladı. Bu süreçte mühendislikten yazılıma, üretimden teknoloji geliştirmeye uzanan farklı alanlarda yeni yetkinlikler kazanılırken; nitelikli insan kaynağı ve teknoloji girişimciliğini de kapsayan daha geniş bir ekosistemin gelişimi desteklendi. Togg, kamu ile özel sektörün Türkiye’nin sanayi ve teknoloji hedefleri doğrultusunda birlikte hareket etmesinin güçlü örneklerinden biri oldu. 2023 yılında 19.583 adet araç satışıyla otomobil pazarına giriş yapan Togg, 2026 yılının ilk dokuz ayında 37.426 adet araç satışına ulaştı. Aynı dönemde Türkiye elektrikli otomobil pazarında elde ettiği %31 pay ile sektör lideri olan Togg, ülkemizin elektrikli mobilite dönüşümündeki konumunu güçlendirdi. Türkiye Varlık Fonu’nun Togg’un hissedarları arasına katılması, Fon’un ülkemizin öncelikleri doğrultusunda yurt içindeki stratejik yatırımları hayata geçirme hedefinin önemli bir adımını oluşturuyor. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi, teknolojik yetkinliklerinin güçlendirilmesi ve küresel ölçekte rekabet edebilen markalarının desteklenmesi, TVF’nin uzun vadeli yatırım yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda Togg’a yapılan yatırım, şirketin büyüme yolculuğuna katkı sağlayan bir ortaklık adımı olmanın yanı sıra Türkiye’nin mobilite ve teknoloji alanındaki uzun vadeli hedeflerini destekleyen stratejik bir yatırım niteliği de taşıyor. İmzalanan Pay Devir Sözleşmesi ile Togg, kuruluşundan bugüne kurucu ortaklarının katkılarıyla oluşturduğu birikimi yeni ortaklık yapısıyla geleceğe taşıyacağı bir döneme adım attı. Türkiye Varlık Fonu’nun hissedarlar arasına katılmasıyla birlikte; bugüne kadar ortaya konulan çalışmaların üzerine yeni kazanımlar eklenmesine, Togg’un teknolojik yetkinliklerinin ve rekabet gücünün daha da geliştirilmesine ve markanın yurt içi ve küresel pazarlardaki büyüme yolculuğunun güçlenerek devam etmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard Lighthouse Türkiye’nin Üçüncü Dönem Başvuruları Açıldı Haber

Mastercard Lighthouse Türkiye’nin Üçüncü Dönem Başvuruları Açıldı

Mastercard Lighthouse Türkiye Girişim Hızlandırma Programı’nın üçüncü dönem başvuruları açıldı. Türkiye’nin finansal hizmetler ve teknoloji ekosistemini desteklemek amacıyla hayata geçirilen program, girişimlerin işlerini geliştirmelerine, kurumsal iş ortakları ve yatırımcılarla bağlantı kurmalarına, küresel pazarlara hazırlanmalarına destek oluyor. Programa, 29 Kasım 2026’ya kadar www.turkiyelighthouse.com adresinden başvurulabilecek. Türkiye’de faaliyet gösteren veya göstermeyi hedefleyen girişimler; ödeme sistemleri, siber güvenlik ve risk yönetimi, finansal destek ve yatırım, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık, pazarlama teknolojileri, verimlilik, veri ve analitik ve KOBİ çözümleri alanlarında geliştirdikleri çözüm ve teknolojilerle programa başvurabilecekler. Ön eleme ve jüri değerlendirmesinin ardından seçilecek girişimler, Mastercard’ın uzmanlığından faydalanma ve program kapsamında ilgili iş ortaklarıyla bağlantı kurma fırsatı bulacak. Onur Doğan: “Türkiye’deki girişimlerin küresel büyüme yolculuğunu destekliyoruz” Mastercard Doğu Avrupa Bölgesi Danışmanlık Hizmetleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Onur Doğan, programın yeni dönemine ilişkin şunları söyledi: “Lighthouse Türkiye programına, ülkemizdeki girişimlerin geliştirdiği yenilikçi çözümlerin uluslararası pazarlarda karşılık bulacağına inanarak başladık. İlk iki dönemde elde ettiğimiz sonuçlar da bu yaklaşımımızı destekledi. Mezun girişimlerimizin başarıları üçüncü dönemde de en büyük motivasyonumuz. İşini büyütmek ve yeni iş birlikleri geliştirmek isteyen girişimcileri programımıza başvurmaya davet ediyoruz.” İlk iki dönemde girişimlere güçlü destek ve somut katkı sağlandı Mastercard Lighthouse Türkiye, ilk iki döneminde 200’ün üzerinde başvuru aldı. Program kapsamında gerçekleştirilen 170’in üzerinde koçluk ve uzman oturumu, 60’ın üzerinde bire bir görüşme ile 30’un üzerinde eğitim ve atölye çalışması, girişimlerin büyüme stratejilerini geliştirmelerine ve iş geliştirme süreçlerine destek sundu. Bu dönemde, yaklaşık 100 kurumsal temas kuruldu ve çeşitli iş ortaklarıyla PoC süreçleri başlatıldı. Programın 2025 yılı girişim memnuniyet oranı yüzde 97 olarak ölçüldü. Program mezunu girişimlerin program sonrasındaki gelişmeleri de dikkat çekti. Lighthouse Türkiye 2024-2025 dönemi kazananı Masraff, Mastercard'ın global girişim programı Start Path’e Türkiye'den seçilen ilk girişim oldu. Hardal, Simya VC liderliğinde 1,55 milyon dolarlık yatırım turunu tamamladı. 2025 dönemi girişimlerinden Rudiq ise Simya VC liderliğinde 1 milyon dolar yatırım aldı. Şirket ABD, Suudi Arabistan ve BAE'de büyümeyi hedefliyor. 14 haftalık programla koçluk, eğitim ve iş geliştirme desteği 14 haftaya yayılan Mastercard Lighthouse Türkiye, girişimlere koçluk oturumlarıyla eğitim ve sektör buluşmalarını bir arada sunacak. Gerçekleştirilecek koçluk oturumlarında girişimler, işlerini büyütmeye yönelik ihtiyaç alanları üzerinde uzmanlarla birlikte çalışacak. Buna ek olarak, atölyeler ve sektör profesyonellerinin katılacağı buluşmalar düzenlenecek. Program içeriğinde yapay zekâ, yatırımcı görüşmelerine hazırlık ve sunum becerilerinin geliştirilmesi gibi konular yer alacak. Girişimler ayrıca Mastercard’ın faaliyet alanlarını ve çözümlerini daha yakından tanıyarak olası iş birliği alanlarını değerlendirme fırsatı bulacak. Program sonunda gerçekleşecek Demo Day’de ise girişimler çözümlerini ve program boyunca kaydettikleri ilerlemeyi ekosistem paydaşlarıyla paylaşacak. Ayrıntılı bilgiye ve başvuru formuna www.turkiyelighthouse.com adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN AFRIDEX 2026’da Nijerya Savunma Sanayii Kurumu ile Mutabakat Muhtırası İmzaladı Haber

HAVELSAN AFRIDEX 2026’da Nijerya Savunma Sanayii Kurumu ile Mutabakat Muhtırası İmzaladı

HAVELSAN, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümünde, AFRIDEX 2026 kapsamında Nijerya Savunma Sanayii Kurumu (DICON) ile Mutabakat Muhtırası imzaladı. Bu adım, Türkiye ile Nijerya arasındaki savunma sanayii iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Mutabakat Muhtırası; komuta, kontrol, muhabere, bilgisayar, istihbarat, gözetleme ve keşif (C4ISR) teknolojileri, simülasyon ve eğitim teknolojileri, insansız ve otonom sistemler, bilgi ve iletişim teknolojileri, entegre güvenlik çözümleri ve siber güvenlik alanlarında olası iş birliklerine yönelik bir çerçeve oluşturuyor. HAVELSAN ve DICON, bu mutabakatla teknolojik iş birliği için yeni fırsatları değerlendirmeyi, karşılıklı fayda sağlayacak projeleri belirlemeyi ve savunma ile teknoloji sektörlerinde sürdürülebilir, uzun vadeli ortaklıkların temellerini atmayı amaçlıyor. Atılan bu adım, HAVELSAN’ın uluslararası ortaklıklarını genişletme, teknolojik iş birliğini geliştirme ve Nijeryalı paydaşlarıyla birlikte ileri savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlama kararlılığını yansıtıyor. HAVELSAN olarak, bu ortak vizyonu somut projelere dönüştürmeyi ve Türkiye ile Nijerya arasında güçlü, kalıcı ve karşılıklı faydaya dayalı bir ortaklık kurmayı hedefliyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şehirlerin Geleceği Yaşam Alanlarına Yapılan Yatırımlarla Şekilleniyor Haber

Şehirlerin Geleceği Yaşam Alanlarına Yapılan Yatırımlarla Şekilleniyor

Şehirlerin ve tesislerin geleceğine yönelik çözümleri bir araya getiren ATRAX 2027, İstanbul’un bölgesel erişim avantajından yararlanarak EMEA pazarındaki üreticiler, yatırımcılar, belediyeler, işletmeciler ve proje sahipleri arasında yeni iş bağlantıları kurmayı hedefliyor. Altı salon ve 60 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuar, şehirlerin ve tesislerin yaşam kalitesini yükseltecek ürün, teknoloji, tasarım ve hizmetlere odaklanacak. ATRAX’ın “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonu, kamusal alanlardan sosyal tesislere, turizm yatırımlarından kentsel teknolojilere uzanan bütüncül bir yaklaşımı kapsıyor. Şehirler büyürken park, meydan, spor ve eğlence alanları ile sosyal yaşam merkezlerine duyulan ihtiyaç artıyor. Teknolojinin tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu da bu alanların kullanımını ve verimliliğini dönüştürüyor. EMEA’DA PROJELER İÇİN İŞ BİRLİĞİ PLATFORMU Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesine odaklanan ATRAX, farklı pazarlardaki çözüm sağlayıcıları ile yatırımcı ve proje sahiplerini İstanbul’da buluşturmayı amaçlıyor. Fuar kapsamındaki Proje–Çözüm B2B–B2G platformu, proje ihtiyaçlarının ilgili firmalarla eşleştirilmesine zemin hazırlayacak. Urban Wellness Talks programında ise kentlerde ve tesislerde yaşam kalitesini yükselten yaklaşımlar; teknoloji ve yatırım gündemiyle birlikte ele alınacak. Böylece fuarın, ticari bağlantıların yanı sıra bölgedeki şehir ve tesis projelerine ilişkin fikir alışverişine de katkı sunması hedefleniyor. DÖRT TEMATİK ALAN AYNI EKOSİSTEMDE ATRAX 2027’nin içeriği dört tematik alan üzerinden şekilleniyor. ATRAX; atraksiyon, rekreasyon, park, spor ve kentsel tasarım çözümlerini, SMARTKENT; akıllı şehir uygulamaları, mobilite ve dijital hizmetleri kapsıyor. AQUALAND havuz, su, spa, wellness ve peyzaj çözümlerini, EVENT ARENA ise etkinlik, sahne ve organizasyon altyapılarını bir araya getiriyor. Bu kapsam, belediyelerin kamusal alan projelerinden otel yatırımlarına, sosyal tesislerden mevcut işletmelerin yenilenmesine kadar farklı ihtiyaçların aynı platformda değerlendirilmesini sağlayacak. Şehir ve tesislerin dönüşümüne odaklanıyor İyi tasarlanmış parklar, rekreasyon alanları ve etkinlik meydanları kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamına katkı sunarken otel, alışveriş merkezi ve turizm yatırımlarında da deneyim çeşitliliği rekabet gücünü etkiliyor. Akıllı ulaşım, e-mobilite, elektrikli araç şarj istasyonları, dijital bilgilendirme ekranları, self-servis sistemleri ve enerji yönetimi gibi uygulamalar ise hem kullanıcı deneyimini hem de işletme verimliliğini destekliyor. ATRAX 2027, bu çözümleri bir arada ele alarak EMEA bölgesindeki şehir ve tesis yatırımlarına yönelik uluslararası bir buluşma noktası olmayı ve “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonunu farklı projelerle hayata geçirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SağlamPay’in Genel Müdürü Mürsel Topuz oldu Haber

SağlamPay’in Genel Müdürü Mürsel Topuz oldu

Türkiye’nin öncü katılım bankası Kuveyt Türk’ün bünyesinde, katılım finans sektörünün ilk elektronik para kuruluşu olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) resmi faaliyet izni sonrasında faaliyete başlayan SağlamPay’in Genel Müdürlük görevine Mürsel Topuz getirildi. Finans, teknoloji ve ödeme sistemleri alanlarındaki deneyimiyle dikkat çeken Topuz, Bilgi Teknolojileri (IT), Müşteri Analitiği (CRM), Dijital ve Bireysel Pazarlama ile Ödeme Sistemleri gibi farklı alanlardaki 20 yıllık geniş tecrübesiyle SağlamPay’in büyüme yolculuğuna liderlik edecek. Farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi Finans sektöründeki kariyerine 2006 yılında başlayan Topuz, 2007 yılından bu yana Kuveyt Türk bünyesinde çeşitli görevlerde bulundu. Kuveyt Türk’te Bilgi Teknolojileri, Müşteri Analitiği ve CRM Yönetimi, Bireysel Pazarlama Müdürlüğü görevlerinin ardından en son Bireysel ve Özel Bankacılık Pazarlama Grup Müdürlüğü görevini üstlenen Topuz, Haziran 2026’da lisans alarak faaliyetlerine başlayan SağlamPay’in kurucu Genel Müdürü olarak çalışmalarına devam edecek. Yeni nesil ödeme kuruluşunun ihtiyaç duyulabileceği pek çok alanda deneyim sahibi olan Mürsel Topuz, tecrübesini SağlamPay’in vizyonu doğrultusunda kuruluşun dinamik ve yenilikçi yapısına aktaracak. Kuveyt Türk’ün finansal teknolojiler alanındaki stratejik yatırımı olan SağlamPay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) aldığı geniş kapsamlı resmi faaliyet izniyle katılım finans sektörünün ilk elektronik para kuruluşu olarak faaliyete geçti. Kuveyt Türk’ün köklü bankacılık deneyimini dijital ödeme sistemlerinin hızı ve dinamizmiyle buluşturan SağlamPay; bireylerin ve işletmelerin finansal ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümleri tek çatı altında sunmayı amaçlıyor. SağlamPay, güçlü teknolojik altyapısı ve kullanıcı deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla dijital ödeme ekosistemine şeffaf, pratik ve verimli çözümler kazandırmayı hedefliyor. Kuveyt Türk Hakkında Kuveyt Türk, 1989 yılında kurulmuştur. Seçkin finansal ürün ve hizmetlerini etkin şekilde tasarruf sahipleri ve yatırımcılarla buluşturan Kuveyt Türk, müşteri odaklı yaklaşımı, teknoloji-inovasyon çalışmaları ve dijital dönüşüm yolunda attığı adımlarla sektöründeki öncü konumunu sürdürmektedir. Altın bankacılığı alanında adım atan ilk katılım bankası olan Kuveyt Türk, ayrıca dünyada ve Türkiye’de ilk sürdürülebilir sukuk işlemini gerçekleştirmiştir. Altı yıl üst üste Türkiye’nin En İyi İşvereni ödülüne layık görülen Kuveyt Türk, 2021’de de ilk sırada Avrupa’nın En İyi İşvereni seçildi. Bugün itibarıyla Türkiye genelinde 451 şube ve dijital kanallarıyla müşterilerine hizmet veren Kuveyt Türk’ün merkezinde yer aldığı Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altında Neova Katılım Sigorta, Architecht, Kuveyt Türk Portföy, Kuveyt Türk Yatırım, Körfez GYO, Katılım Emeklilik, Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri, KT Sağlam Gayrimenkul ile Almanya’daki KT Bank AG yer alıyor. Operasyonel çalışmalarının yanı sıra toplumsal değerleri temel alarak ve kültürel varlıklara sahip çıkarak önemli sosyal sorumluluk projelerine imza atan Kuveyt Türk, “Değerlerimizle büyüyoruz” yaklaşımı doğrultusunda birçok restorasyon projesi üstlenmiş, insani yardım kampanyalarına destekte bulunmuş, kitap ve belgesel gibi kalıcı eserler ortaya koymuştur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar NP’nin Biyobozunur Ürünleri COP31’de Kullanılacak Haber

Sunar NP’nin Biyobozunur Ürünleri COP31’de Kullanılacak

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı COP31; iklim değişikliğiyle mücadele, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim başlıklarını küresel gündemin merkezine taşırken, iklim eyleminde somut ve uygulanabilir adımların öne çıktığı kritik bir buluşma noktası olacaktır. Türkiye’nin ‘Geleceğin COP’u’ vizyonuyla şekillenen konferansın, taahhütlerin ötesine geçerek sahada doğrulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir uygulamalara ivme kazandırması hedeflenmektedir. Bu yaklaşımın sahadaki somut örneklerinden birini ise konferansa Ayni Hizmet Sağlayıcısı olarak destek veren Sunar NP ortaya koyacak. Biyobozunur malzemelerin gerçek kullanım alanlarındaki potansiyelini görünür kılacak olan Sunar NP, aynı zamanda Türkiye’nin tarımsal kaynaklarını ileri teknolojiyle buluşturan üretim kapasitesine de dikkat çekecek. “Tarımsal kaynaklarımızı ileri teknolojiyle katma değerli üretime dönüştürüyoruz” COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin, ülkenin üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesini uluslararası ölçekte ortaya koymak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şunları söyledi: “Türkiye’nin böylesine önemli bir iklim konferansına ev sahipliği yapmasını, üretim ve teknoloji geliştirme kapasitemizi uluslararası ölçekte göstermek açısından değerli buluyoruz. Sunar NP olarak Türkiye’de biyoplastik üretimini ilk gerçekleştiren şirketiz. Ham madde entegrasyonuna dayanan üretim yapımız ve Ar-Ge yetkinliğimizle mısır nişastasını, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik yüksek katma değerli biyoplastik ham maddelerine dönüştürüyoruz. COP31’de biyobozunur ürünlerimizin doğrudan kullanılacak olması, geliştirdiğimiz teknolojinin somut bir uygulama alanında karşılık bulması açısından önemli. Tarımsal kaynaklarımızı sanayi ve teknolojiyle buluşturarak yerli üretim kapasitemizi güçlendirmeyi ve Türkiye’nin biyoplastik alanındaki uluslararası rekabet gücüne katkı sunmayı hedefliyoruz.” Nişasta bazlı biyoplastikler doğada tamamen çözünebiliyor Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, mısır nişastasını işleyerek termoplastik nişasta ve nişasta bazlı biyoplastik ham maddeler üretiyor. Ham madde entegrasyonuna dayanan üretim modeliyle şirket, biyoplastik üretiminin temel girdilerinden itibaren üretim sürecinde yer alıyor. Sunar NP’nin ürettiği ham maddeler; alışveriş ve kargo poşetlerinden atık torbalarına, gıda ambalajlarından tek kullanımlık çatal ve kaşıklara, pipetlerden tarımsal örtü filmlerine ve 3D yazıcı filamentlerine kadar farklı ürünlerin üretiminde kullanılabiliyor. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen nişasta bazlı biyoplastikler, geleneksel petrol bazlı plastiklere alternatif malzemelerin geliştirilmesine olanak sağlıyor. Sunar NP’nin biyobozunur ürünleri, ilgili sertifikasyon ve test koşullarının sağlandığı durumlarda 180 gün içinde biyolojik olarak çözünebiliyor ve çözünme sürecinin ardından doğada mikroplastik oluşumuna yol açmıyor. EN 13432 standardına uygun ürünlerde, standardın belirlediği biyobozunma, parçalanma ve diğer ilgili kriterler esas alınıyor. Bu özellikler, biyobozunur malzemelerin uygun uygulama alanlarında değerlendirilmesi ve malzeme tercihinde ürünün kullanım koşulları ile çevresel özelliklerinin birlikte ele alınması açısından önem taşıyor. Altı yıllık Ar-Ge çalışması üretime dönüştü Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, 2014 yılında başlayan Ar-Ge sürecine dayanıyor. Şirket bünyesinde yürütülen TÜBİTAK destekli termoplastik nişasta ve kompaund geliştirme projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar, 2020 yılında biyoplastik üretim hattının devreye alınmasıyla endüstriyel üretim aşamasına taşındı. Böylece şirketin mısır nişastası bazlı biyoplastik alanındaki Ar-Ge birikimi, üretim altyapısıyla buluşarak farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik ham madde geliştirme çalışmalarının temelini oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Caddy Türkiye'de Satışa Sunuldu Haber

Yeni Caddy Türkiye'de Satışa Sunuldu

Yeni Caddy’nin Cargo versiyonu 1.765.000 TL'den; Impression donanımlı versiyonu ise 2.100.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla Volkswagen Ticari Araç Yetkili Satıcılarında yerini aldı. Volkswagen Ticari Araç, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de dayanıklılığı, fonksiyonelliği ve çok yönlülüğüyle hafif ticari araç pazarının önemli modelleri arasında yer alan Caddy'nin beşinci neslinin yenilenen versiyonunu satışa sundu. Tasarım, teknoloji, konfor ve sürüş destek sistemleri açısından geliştirilen Yeni Caddy, hem profesyonel kullanıcıların hem de ailelerin günlük yaşamına uyum sağlayan çok yönlü yapısını daha ileri taşıyor. Yenilenen ön tasarımı ve yeni gövde renkleriyle modern bir görünüme kavuşan model, özellikle iç mekanda gerçekleştirilen kapsamlı dijital dönüşüm ve güncellenen standart donanımlarıyla öne çıkıyor. İlk kez 2021 yılında Türkiye pazarına sunulan beşinci nesil Caddy, bugüne kadar dünya genelinde 500 bin adedin, Türkiye'de ise 50 bin adedin üzerinde satış adedine ulaştı. 2025 yılında dünya genelinde gerçekleştirilen 110 bini aşkın teslimatla Volkswagen Ticari Araç'ın en çok satılan modeli olan Caddy, yenilenen versiyonuyla bu başarısını sürdürmeyi hedefliyor. Eylül ayında Hannover'de düzenlenen IAA Transportation 2026'da ilk kez sergilenen Yeni Caddy, Türkiye'de Impression, Style, Cargo ve Cargo Maxi olmak üzere dört farklı versiyonla sunuluyor. Tüm versiyonlarda 122 PS güç üreten 2.0 TDI dizel motor ve DSG otomatik şanzıman kombinasyonu yer alıyor. Yeni Caddy’nin tüm versiyonlarında standart olarak sunulan 12,9 inçlik Ready to Discover multimedya sistemi, 10,25 inçlik Digital Cockpit Pro dijital gösterge paneli ve MagSafe özellikli kablosuz şarj ünitesiyle (25 Watt) kullanıcı deneyimini geliştiriyor. Yeni Caddy’nin Panel Van versiyonu Cargo 1.765.000 TL'den; Kombi versiyonları ise 2.100.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla Volkswagen Ticari Araç Yetkili Satıcılarında yerini aldı. Yenilenen tasarımıyla daha modern ve dinamik Yeni Caddy'nin dış tasarımında gerçekleştirilen güncellemelerin merkezinde yeniden tasarlanan ön tampon yer alıyor. Caddy'nin karakteristik çizgilerini koruyan yeni ön tasarım, modele daha modern ve dinamik bir görünüm kazandırırken, tamponun sağ ve sol bölümlerine entegre edilen radar sensörleri gelişmiş sürüş destek sistemlerinin teknik altyapısını oluşturuyor. Yenilenen tasarım, Açık Kahverengi, Gün Batımı Kırmızısı, Grenadilla Siyahı ve Okaliptüs Yeşili olmak üzere dört yeni gövde rengi seçeneğiyle tamamlanıyor. Modelin farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap eden gövde yapısı, sürgülü yan kapıları ve geniş iç mekanı ise Caddy'nin işlevsel karakterini koruyor. İç mekanda dijital dönüşüm ve gelişmiş sürüş destek teknolojileri Yeni Caddy'deki en kapsamlı yeniliklerden biri iç mekanda dikkat çekiyor. Yeniden düzenlenen ön konsolun merkezinde, tüm versiyonlarda standart olarak sunulan 12,9 inçlik Ready to Discover multimedya sistemi yer alıyor. Bağımsız ekran tasarımı ve kişiselleştirilebilen kullanıcı arayüzü, sık kullanılan fonksiyonlara erişimi kolaylaştırıyor. Multimedya ekranının altında konumlandırılan aydınlatmalı dokunmatik sıcaklık ayarları da yenilenen kokpit tasarımını tamamlıyor. Tüm versiyonlarda standart hale gelen 10,25 inçlik Digital Cockpit Pro dijital gösterge paneli, sürüş bilgilerinin sürücünün tercihlerine göre düzenlenebilen dijital bir ekrandan takip edilmesini sağlıyor. MagSafe özelliğine sahip, 25 Watt'a kadar şarj gücü sunan kablosuz telefon şarj ünitesi ve kablosuz App-Connect özelliği de günlük kullanımda bağlantı ve kullanım kolaylığı sunuyor. Yeni Caddy, dijital teknolojilerini günlük kullanımı kolaylaştıran konfor ve sürüş destek sistemleriyle tamamlıyor. Kombi versiyonlarında sunulan manevra desteği ve dönüş sırasında karşıdan gelen araçlar için frenleme fonksiyonu sürücüyü farklı trafik koşullarında desteklerken; Voice Enhancer sistemi ile sürücünün kabin içindeki sesi artırılarak, sesin arka yolculara daha rahat ulaşması sağlanıyor. Yeni Caddy’nin tüm versiyonlarında bulunan uzun far asistanı, 230 V priz ve USB-C bağlantısı gibi donanımlar ise yolculuklarda kullanım kolaylığı sağlıyor. Veri alışverişi de yapabilen USB-C bağlantısının gücü 60 Watt’a yükseltilerek laptop ve tablet gibi cihazlara şarj imkanı sağlıyor. Farklı ihtiyaçlara yönelik dört versiyon Yeni Caddy, Türkiye'de bireysel ve profesyonel kullanıcıların farklı beklentilerine yönelik Impression, Style, Cargo ve Cargo Maxi versiyonlarıyla satışa sunuluyor. Yeni Caddy Impression, önceki Life donanım seviyesinin yerini alırken zenginleştirilen konfor ve teknoloji özellikleriyle öne çıkıyor. Elektrik destekli bagaj kapağı, sağ ve sol vakumlu sürgülü kapılar, uzun far asistanı ve Voice Enhancer kabin içi ses artırma sistemi, günlük kullanım kolaylığını artırıyor. Manevra desteği ve dönüş sırasında karşıdan gelen araçlar için frenleme fonksiyonu da sürüş destek sistemlerini tamamlıyor. Yeni Caddy Style, daha kapsamlı konfor ve ergonomi donanımlarıyla model ailesinin üst donanım seviyesini oluşturuyor. AGR sertifikalı ergoComfort sürücü ve ön yolcu koltukları; dört yönlü elektrikli bel desteği, koltuk derinliği ve eğim ayarları ile uzun yolculuklarda konforu destekliyor. SAFELOCK özellikli anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, krom iç mekan detayları ve Colombo 17 inç alüminyum alaşımlı jantlar da Style versiyonunun öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Yeni Caddy Cargo ve Cargo Maxi ise ticari işletmelerin ve filo kullanıcılarının ihtiyaçlarına yönelik işlevsel çözümler sunuyor. Cargo Maxi, uzun dingil mesafeli gövdesiyle daha fazla yükleme alanı sağlarken, her iki versiyonda sunulan geri görüş kamerası, ön ve arka park sensörleri, anahtarsız çalıştırma sistemi ve uzun far asistanı günlük operasyonları kolaylaştırıyor. Alerjen filtreli çift bölgeli Air Care Climatronic klima sistemi, bel destekli ön koltuklar ve 230 V priz de profesyonel kullanıcıların konforunu artırıyor. Yaklaşık yarım asırlık deneyim, güçlü üretim altyapısı İlk nesli yaklaşık yarım asır önce yollara çıkan Volkswagen Caddy, zaman içerisinde farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan çok yönlü bir model ailesine dönüştü. 2003 yılından bu yana Polonya'daki Poznań fabrikasında üretilen Caddy'nin bu tesisteki toplam üretimi yaklaşık 2,9 milyon adede ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.