Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüp Bebekte 6 Yenilikçi Yöntem Haber

Tüp Bebekte 6 Yenilikçi Yöntem

Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş tüp bebekte yeni dönemin, “daha fazla işlem” değil, doğru embriyoyu ve doğru tedaviyi daha hassas biçimde belirleme üzerine kurulduğunu vurguluyor. Milyonlarca çift için yıllardır önemli bir seçenek olan tüp bebek tedavisinde, günümüzde laboratuvarlarda kullanılan yöntemlerin çok daha ileri bir noktaya ulaştığını belirten Prof. Dr. Tıraş “Artık yumurta ile spermin laboratuvarda buluşturulmasının ötesinde bir dönemden söz ediyoruz. Embriyonun gelişimi saat saat takip edilebiliyor, genetik özellikleri transferden önce değerlendirilebiliyor hatta yapay zekadan hangi embriyonun öncelikli olarak transfer edilebileceği konusunda destek alınabiliyor” diyor. Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisinde son yıllarda yaşanan gelişmeleri, ileri teknolojiyle birlikte öne çıkan 6 yenilikçi yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Embriyoyu 24 saat izleyen teknoloji Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek tedavisinin en kritik sorularından birinin ‘hangi embriyonun transfer edilmesi gerektiği’ olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Klasik yöntemde embriyoların gelişimi belirli zamanlarda mikroskop altında değerlendiriliyor. Ancak yeni nesil zaman atlamalı ( time-lapse) görüntüleme sistemleri, embriyoların gelişimini, bulundukları özel cihazdan çıkarılmadan belirli aralıklarla görüntülemeye olanak sağlıyor. Böylece birkaç günlük gelişim süreci adeta bir film gibi izlenebiliyor. Hücre ne zaman bölündü? Bölünmeler düzenli gerçekleşti mi? Embriyo hangi hızda gelişti? Bu bilgiler embriyologlara embriyonun gelişim süreci hakkında çok daha ayrıntılı bir tablo sunabiliyor. Yapay zeka tüp bebek laboratuvarında Tüp bebekte dikkat çeken gelişmelerden biri de; görüntülerin artık yapay zeka tarafından da analiz edilebilmesi. Yapay zeka, embriyoların gelişim sürecine ait görüntüleri inceleyerek gelişim özelliklerini değerlendirmeye ve embriyologların hangi embriyoların öncelikli değerlendirilebileceğine karar vermesine yardımcı oluyor. Prof. Dr. Tıraş “Bu durum kulağa ‘Bebeği yapay zeka seçiyor’ gibi gelebilir. Ancak gerçek bundan daha farklı. Son kararı hala hekim ve embriyolog veriyor. Yapay zeka ise uzmanların karar sürecini destekleyebilecek yeni bir araç olarak araştırılıyor ve bazı merkezlerde kullanılıyor” diyor. Embriyoya transferden önce genetik inceleme Tüp bebek tedavisindeki en önemli gelişmelerden biri de embriyoların genetik olarak değerlendirilebilmesi. Preimplantasyon Genetik Testleri (PGT) sayesinde belirli durumlarda embriyolar rahme transfer edilmeden önce genetik açıdan incelenebiliyor. Örneğin; ailede bilinen belirli bir tek gen hastalığının bulunması durumunda PGT-M kullanılabilirken, PGT-A ile embriyolardaki kromozom sayısı farklılıkları değerlendirilebiliyor. Ancak genetik test yapılması, her hastada gebelik garantisi anlamına gelmiyor. Özellikle PGT-A’nın tüm tüp bebek hastalarına rutin olarak uygulanmasının canlı doğum oranını artırdığı gösterilmiş değil. Bu nedenle genetik testlerin gerekliliği hastanın yaşı, öyküsü ve tedavinin özelliklerine göre değerlendirilmek zorunda. Tüp bebekte kişiye özel tedavi dönemi Günümüzde herkese aynı tedavinin uygulandığı yaklaşımdan giderek uzaklaşılıyor. Anahtar kelime; kişiselleştirme! Tedavinin daha ilk aşamasında kişiselleştirme giderek önem kazanıyor. Çünkü 25 yaşındaki bir hastanın yumurtalık rezervi ve tedaviye vereceği yanıt ile 39 yaşındaki bir hastanınki aynı değil. Yaş, yumurtalık rezervi, hormon değerleri, önceki tedavilerde alınan sonuçlar ve yumurta sayısı gibi faktörler değerlendirilerek yumurtalık uyarımında kullanılan ilaçların dozları ve protokolleri kişiye göre planlanabiliyor. Yumurta ve embriyoların dondurulmasında teknoloji ilerliyor Tüp bebek tedavisini değiştiren en önemli teknolojilerden biri de vitrifikasyon, yani hızlı dondurma yöntemi. Bu teknik sayesinde yumurta ve embriyolar çok hızlı şekilde dondurularak daha sonra kullanılmak üzere saklanabiliyor. Özellikle embriyo dondurma, günümüzde tüp bebek tedavisinin rutin ve önemli parçalarından biri haline gelmiş durumda. Robotik teknolojiler de tüp bebek laboratuvarına giriyor Prof. Dr. Bülent Tıraş “Belki de geleceğin tüp bebek merkezlerinde bugünkünden çok daha farklı laboratuvarlarla karşılaşacağız. Görüntü destekli robotik mikropipet sistemleri, otomatik embriyo değerlendirme teknolojileri, mikroakışkan kültür sistemleri ve yapay zeka destekli analizler araştırmaların odağında. Bu teknolojilerin önemli bir bölümü henüz gelişim ve klinik doğrulama aşamasında olsa da hedef oldukça net: Daha az hata, daha standart laboratuvar koşulları ve daha kişiselleştirilmiş tedavi. Ancak en pahalı veya en teknolojik tedavi, her zaman en başarılı tedavi anlamına gelmiyor. Tüp bebekte başarı, doğru teknolojinin, doğru hastaya, doğru zamanda uygulanmasından geçiyor” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk ve Tek 3D Baskı Teknolojileri Ve Eklemeli İmalat Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Türkiye’nin İlk ve Tek 3D Baskı Teknolojileri Ve Eklemeli İmalat Fuarı Kapılarını Açtı

Türkiye’nin 3D baskı teknolojileri ve eklemeli imalat alanındaki en kapsamlı ihtisas buluşması EXPO3D İstanbul, 17 Eylül’de İstanbul Fuar Merkezi’nde başladı. 19 Eylül’e kadar devam edecek fuar; yerli ve yabancı teknoloji üreticilerini, sanayicileri, mühendisleri, akademisyenleri, girişimcileri ve yatırımcıları aynı çatı altında buluşturuyor. Yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda düzenlenen EXPO3D İstanbul’da endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden 3D tarama sistemlerine, prototiplemeden seri üretim uygulamalarına kadar sektörün farklı alanlarındaki yeni teknolojiler sergileniyor. Fuarın üç gün boyunca 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması hedefleniyor. “TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ YENİ NESİL TEKNOLOJİLERLE BULUŞTURUYORUZ” Fuarın açılışında konuşan TAM Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sucaklı, EXPO3D İstanbul’un Türkiye’nin ileri üretim teknolojilerindeki potansiyelini dünyaya göstermeyi amaçladığını belirterek şunları söyledi: “Üretimde yeni bir dönemin içindeyiz. Artık bilgisayarda hazırlanan bir tasarım, büyük kalıplara ve haftalar süren hazırlık süreçlerine ihtiyaç duyulmadan birkaç saat içerisinde somut bir ürüne dönüşebiliyor. EXPO3D İstanbul ile Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısını, mühendislik birikimini ve girişimcilik kabiliyetini yeni nesil üretim teknolojileriyle buluşturuyoruz. 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla markanın yer aldığı fuarımızın, yeni iş birliklerine ve yatırımlara zemin hazırlamasını hedefliyoruz. Türkiye’nin bu teknolojileri yalnızca kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden ülkelerden biri olmasını istiyoruz.” “YERLİ HAM MADDE VE MALZEME GELİŞTİRMEK STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR” PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz ise 3D baskı teknolojilerinin plastik sektörüne yeni üretim ve ürün geliştirme alanları kazandırdığına dikkat çekti. Karadeniz, “Eklemeli imalatın gelişmesinde makine ve yazılım kadar kullanılan ham maddeler de belirleyici bir role sahip. Polimer teknolojileri; otomotivden savunmaya, medikal uygulamalardan tüketici ürünlerine kadar çok geniş bir kullanım alanı sunuyor. Türkiye’nin güçlü plastik sanayisini 3D baskı teknolojileriyle buluşturması, yüksek katma değerli üretim açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Yerli ham madde ve ileri malzeme geliştirme kabiliyetimizi güçlendirerek bu alandaki dışa bağımlılığı azaltabilir, küresel pazardan daha fazla pay alabiliriz” dedi. Eklemeli imalatın malzemenin yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelerde kullanılmasına imkân verdiğini ifade eden Karadeniz, teknolojinin kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim hedefleri açısından da önemli olduğunu vurguladı. “AKADEMİK BİLGİNİN SANAYİDE KARŞILIK BULMASI GEREKİYOR” Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Binnur Sağbaş da 3D baskı ve eklemeli imalat teknolojilerinin disiplinler arası bir çalışma alanı olduğuna dikkat çekti. Sağbaş, “Eklemeli imalat; makine mühendisliğinden malzeme bilimine, yazılımdan tasarıma ve biyomedikal uygulamalara kadar çok sayıda alanı bir araya getiriyor. Üniversitelerde üretilen akademik bilginin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşması, geliştirilen projelerin ticarileşmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi büyük önem taşıyor. EXPO3D İstanbul gibi buluşmalar, öğrencilerimizin ve genç mühendislerimizin teknolojinin ulaştığı noktayı yakından görmesine imkân sağlarken üniversite-sanayi iş birliklerinin gelişmesine de katkıda bulunuyor” diye konuştu. 3D YAZICILARLA ÜRETİLEN GERÇEK BOYUTLU TASARIMLAR İLGİ ODAĞI OLDU EXPO3D İstanbul’da endüstriyel uygulamaların yanı sıra 3D yazıcıların ulaştığı boyutları gösteren dikkat çekici çalışmalar da ziyaretçilerle buluştu. 6 metre uzunluğunda ve 2,5 metre yüksekliğindeki dinozor, birebir gerçek boyutlu yarış motosikleti, Anıtkabir ve Aslanlı Yol modeli, 2 metre yüksekliğindeki Thor ve Spider-Man figürleri fuarın öne çıkan eserleri arasında yer aldı. Fuarda ayrıca 1 metre boyundaki metal uçak motoru, 1,5 metrelik insansız hava aracı ve roket parçaları, medikal protezler, otomobiller için mekanik parçalar ile 3D baskıyla hazırlanan gömlek, etek, çanta ve şapka gibi tasarımlar sergileniyor. Yaklaşık 70 santimetre yüksekliğindeki Ayasofya Camii modeli ise fuar alanında çalışan 3D yazıcıyla iki gün içerisinde üretilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek Haber

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek

Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına bilimsel çözümler üretilmesini amaçlayan program kapsamında 60 araştırmacıya destek verilecek. Programa toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. AKADEMİK ÇALIŞMALAR DESTEKLENECEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kente yönelik akademik üretimi teşvik etmek amacıyla Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nı hayata geçiriyor. Kocaeli özelinde uygulanacak program kapsamında, kentin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yüksek lisans ve doktora tezleri ile akademik makale çalışmaları desteklenecek. Araştırmaların Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına yönelik çözüm önerileri sunması bekleniyor. 14 ANA TEMA BELİRLENDİ Program kapsamında desteklenecek çalışmalar için 14 farklı ana tema belirlendi. Bu temalar; kültür, sanat ve turizm, kadın, aile ve çocuk, engelliler, gençlik ve spor, eğitim, bilim ve teknoloji, akıllı şehir ve inovasyon, çevre ve tarım, şehircilik ve altyapı, sivil toplum ve katılımcı yönetim, medya ve iletişim, sanayi, ekonomi ve istihdam, afet yönetimi, ulaşım, sürdürülebilirlik ve kent sosyolojisi gibi alanları kapsıyor. Bu başlıklar altında yürütülecek akademik çalışmalarla Kocaeli’nin mevcut sorunlarının bilimsel yöntemlerle ele alınması ve kentin geleceğine yönelik uygulanabilir çözüm önerilerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. 60 ARAŞTIRMACIYA DESTEK VERİLECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı kapsamında toplam 60 araştırmacı desteklenecek. Programdan 10 doktora öğrencisi, 20 yüksek lisans öğrencisi ve 30 makale araştırmacısı yararlanacak. Destekler için toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. Doktora tezleri için destek süresi 3 yıl, yüksek lisans tezleri için 1 yıl, makale çalışmaları için ise 6 ay olarak belirlendi. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Programa Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören veya ilgili akademik kurumlarda görev yapan araştırmacılar başvurabilecek. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin destekten yararlanabilmesi için tez konularının 2026-2027 güz dönemi itibarıyla onaylanmış ve yazım aşamasına geçmiş olması gerekiyor. Makale desteğine ise üniversitelerde görev yapan akademik personel başvurabilecek. Başvurularda hazırlanacak tez veya makale çalışmasının Kocaeli’nin ihtiyaçlarına yönelik bir çözüm önerisi sunması şartı aranıyor. BAŞVURULAR 13 KASIM’DA SONA ERECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’na başvurular 14 Eylül’de başladı. Başvurular 13 Kasım tarihine kadar devam edecek. Adaylar başvurularını programın dijital platformu üzerinden online olarak gerçekleştirecek. Başvuru yapmak isteyenlerin internet sitesi üzerinden üyelik oluşturarak başvuru formunu doldurmaları ve gerekli belgeleri sisteme yüklemeleri gerekiyor. BİLİM KOCAELİ’NİN GELECEĞİNE KATKI SAĞLAYACAK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı ile akademik çalışmaların Kocaeli’nin ihtiyaçlarıyla buluşturulması amaçlanıyor. Program kapsamında desteklenecek araştırmaların kent yönetimi, sosyal politikalar, çevre, ekonomi, ulaşım, afet yönetimi, sürdürülebilirlik ve şehircilik gibi birçok alanda Kocaeli’ye yönelik bilimsel veriler ve çözüm önerileri ortaya koyması bekleniyor. AYRINTILI BİLGİLER KENTBİLİM İNTERNET ADRESİNDE Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi tarafından yürütülen programla genç araştırmacıların kent odaklı çalışmalarının desteklenmesi ve bilimsel bilgi birikiminin yerel yönetim politikalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nın başvuru şartları, başvuru rehberi ve programla ilgili ayrıntılı bilgilere Kentbilim internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Webawards 2026 “En İyi Gıda Sektörü Web Sitesi” Ödülü Doyfarm’a ​​​​​​​ Haber

Webawards 2026 “En İyi Gıda Sektörü Web Sitesi” Ödülü Doyfarm’a ​​​​​​​

Web Marketing Association tarafından 1997’den bu yana düzenlenen ve web sitesi geliştirme alanında sektör bazında başarıları değerlendiren uluslararası bir yarışma olarak öne çıkan WebAwards, 2026 yılında 30. kez gerçekleştirilen organizasyonda Doyfarm web sitesini değerlendirdi. Web siteleri, bağımsız internet profesyonellerinden oluşan jüri tarafından; tasarım, inovasyon, içerik, teknoloji, etkileşim, metin yazarlığı ve kullanım kolaylığı olmak üzere yedi kriter üzerinden değerlendiriliyor. Her kategori kendi sektörü içindeki çalışmalarla karşılaştırılırken, en yüksek skoru alan web sitesi “Best of Industry” ödülüne layık görülüyor. Doyfarm’ın “Best Food Industry Website” ödülünü kazanması da markanın web sitesinin yalnızca görsel ve içerik açısından değil, kullanıcı deneyimi ve dijital uygulama açısından da kendi sektöründeki web siteleri arasında öne çıktığını gösteriyor. Doyfarm web sitesi, değerlendirme sonucunda; tasarım, içerik, teknoloji, etkileşim ve kullanım kolaylığı kriterlerinin her birinde 9 puan ve inovasyon, metin yazarlığı kriterlerinde 8,5 puan alarak toplam 62 puan ile gıda sektörü kategorisinde ödüle hak kazandı. Doyfarm web sitesi, katılımcılar arasında 50 puanlık ortalamanın ve WebAwards genelindeki 58,4 puanlık ortalamanın üzerinde bir başarı gösterdi. Jüri değerlendirmelerinde web sitesinin yalnızca ürünleri sergilemekle kalmayarak tarif içerikleri ve kapsamlı bilgi yapısıyla kullanıcıya birçok değeri bir arada sunduğu vurgulandı. Görsel açıdan güçlü ve kullanıcı dostu bulunan site, hedef kitlesinin ihtiyaçlarıyla uyumlu yapısı ve ürünlerin düzenli biçimde sunulmasıyla da olumlu değerlendirildi. Jüri ayrıca ana sayfanın markanın misyonuyla uyumuna dikkat çekti. 2026 WebAwards’ta alınan “Best Food Industry Website” ödülü, Doyfarm’ın dijital iletişim çalışmalarının uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyarken, markanın kullanıcı odaklı web deneyimine yaptığı yatırımı da tescilliyor. Doyfarm, ürün ve içeriklerini bir araya getiren web sitesiyle kullanıcılarına kolay ve anlaşılır bir deneyim sunarken, dijital iletişim çalışmalarını da geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı Haber

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı

Diyarbakır’da finalleri düzenlenecek yarışmalara toplam 571 bin 586 takım ve 1 milyon 326 bin 322 takım üyesi başvurdu. Değerlendirme aşamalarının ardından 677 takım ve 2 bin 925 yarışmacı finalist olmaya hak kazandı. Finaller, Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Azerbaycan, İtalya, İngiltere, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Endonezya’dan yarışmacıları Diyarbakır’da buluşturacak. Böylece 13 farklı ülkeden finalist takımlar, geliştirdikleri teknoloji ve projelerle dereceye girmek için mücadele edecek. Dicle Üniversitesinde Teknoloji Heyecanı Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının ilk adresi Dicle Üniversitesi olacak. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında üniversitede üç yarışmanın finalleri düzenlenecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Ortaokul Seviyesi, SANKO yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Toplam 189 bin 701 takımın başvurduğu yarışmada 101 takım finalist olarak mücadele edecek. Gençler; astronomi ve uzay teknolojilerinden doğa bilimleri ve çevresel farkındalığa, sağlık ve iyi yaşam teknolojilerinden eğitim teknolojilerine kadar farklı alanlarda geliştirdikleri projeleri sergileyecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Lise Seviyesi ise AFAD, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İGA yürütücülüğünde düzenlenecek. 250 bin 637 takımın başvurduğu yarışmada Türkiye, Afganistan, Bangladeş, Kosova ve Pakistan’dan toplam 78 finalist takım yer alacak. Dicle Üniversitesindeki bir diğer önemli mücadele Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması olacak. T.C. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB yürütücülüğünde gerçekleştirilecek yarışmada 4 bin 127 başvuru arasından seçilen 63 takım finale çıkacak. Lise seviyesinde kardiyoloji, üniversite ve üzeri seviyede ise genetik alanlarında yapay zeka temelli yenilikçi çözümler yarışacak. Mezopotamya Fuar Alanı 8 Yarışmaya Ev Sahipliği Yapacak Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının bir diğer adresi de 18-20 Eylül tarihlerinde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi olacak. Burada teknoloji ve mühendisliğin farklı alanlarından toplam sekiz yarışmanın finalleri gerçekleştirilecek. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması, TEI yürütücülüğündeki Jet Motor Tasarım Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğündeki İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması İlkokul Seviyesi ile Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Diyarbakır’da finalistlerini buluşturacak. Ayrıca ASELSAN, TÜBİTAK ve CEZERİ yürütücülüğündeki Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, TÜBİTAK ve YONGATEK yürütücülüğündeki Çip Tasarım Yarışması, ASELSAN yürütücülüğündeki Elektronik Harp Yarışması ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması da Mezopotamya Fuar Alanında gerçekleştirilecek. Özellikle Elektronik Harp Yarışması, 500 bin TL’lik birincilik, 400 bin TL’lik ikincilik ve 300 bin TL’lik üçüncülük ödülüyle dikkat çekiyor. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra En İyi Takım Ruhu, En İyi Sistem Mimarisi, En İyi Yapay Zeka Teknoloji Uygulamaları ve En İyi Kullanıcı Arayüz Yazılımı gibi prestij ödülleri de verilecek. TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışmasında ise kaynakçılıktan marangozluğa, elektrik tesisatından PCB montajına, mekatronikten orta gerilim teknolojilerine ve akıllı fabrika sistemleri programlamaya kadar geniş bir yelpazede gençlerin mesleki becerileri yarışacak. Yarışmanın üniversite seviyesinde birinci olan takım 500 bin TL ödülün sahibi olacak. 571 Binden Fazla Takımın Başvurduğu Yarışmaların Finali Diyarbakır’da Diyarbakır’da gerçekleştirilecek 11 yarışma, ilkokuldan üniversite ve üzeri seviyeye kadar farklı yaş ve eğitim gruplarından gençleri aynı teknoloji ekosisteminde buluşturacak. Yapay zeka, sağlık, biyoteknoloji, çip tasarımı, elektronik harp, jet motorları, robotik sistemler ve mesleki teknolojiler gibi stratejik alanlarda geliştirilen projeler Diyarbakır’da sergilenecek. TEKNOFEST 2026 teknoloji yarışmaları genelinde ise 62 ana kategori ve 145 alt kategoride Türkiye’nin 81 ilinden ve 97 farklı ülkeden yoğun katılım sağlandı. Yarışmalara 730 binin üzerinde takım ve 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Yarışmacılara 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek sağlanırken, 75 milyon TL’nin üzerinde ödül veriliyor. TEKNOFEST Güneydoğu, 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında gerçekleştirilecek. Diyarbakır’da 16 Eylül’de başlayacak teknoloji yarışmaları ise TEKNOFEST Güneydoğu yolunda bölgenin gençlerini bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon ekseninde bir araya getirerek büyük festival heyecanının önemli duraklarından biri olacak. TEKNOFEST 2026 DİYARBAKIR YARIŞMA TAKVİMİ 16-18 Eylül 2026 - Dicle Üniversitesi İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesiİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Lise SeviyesiSağlıkta Yapay Zeka Yarışması 18-20 Eylül 2026 - Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Sanayide Robotik Uygulamalar YarışmasıJet Motor Tasarım Yarışmasıİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – İlkokul SeviyesiHavacılıkta Yapay Zeka YarışmasıBiyoteknoloji İnovasyon YarışmasıÇip Tasarım YarışmasıElektronik Harp YarışmasıTEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor Haber

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor

100. yaşını doğduğu topraklarda, Afyonkarahisar’da kutlayan Kızılay Maden Suyu, bir asırlık hafızasını bugünün üretim, kalite ve teknoloji gücüyle buluşturuyor. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, nesilden nesile aktarılan iyilik ve sağlık hikâyesinin yanı sıra Kızılay İçecek’in yeni kaynağı ve genişleyen ürün portföyüyle şekillenen ikinci yüzyıl hedefleri paylaşıldı. Kızılay Maden Suyu, 100. yaşını Afyonkarahisar’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, 1926’da başlayan yolculuktan ikinci yüzyıl hedeflerine uzanan yeni dönem anlatıldı. Kızılay Maden Suyu’nun hikâyesi, 1926’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Karahisar Maden Suyu’nu Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne emanet etmesiyle başladı. Atatürk’ün Kızılay’a bıraktığı bu miras, bir asır sonra bugün büyüyerek sürüyor. Kızılay İçecek; Afyonkarahisar ve Erzincan’daki maden suyu tesisleri, Adana’daki içecek üretim tesisi ve Kocaeli’ndeki Kızılay Su tesisi olmak üzere dört tesiste üretim yapıyor. Maden suyundan içme suyuna, fonksiyonel içeceklerden gazoz, soğuk çay ve limonataya kadar farklı kategorilerde 29 ürünü tüketiciyle buluşturan Kızılay İçecek, yılda yaklaşık 2 milyar şişeye ulaşan üretimi ve 26 ülkeye yayılan ihracatıyla büyümesini sürdürüyor. Kızılay İçecek’in köklü markası Kızılay Maden Suyu, Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle düzenlenen 12. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın en itibarlı maden suyu markası seçildi. Maden suyundaki birikimini yeni içecek kategorilerine taşıyan Kızılay İçecek, Afyonkarahisar’daki Prof. Dr. Besim Ömer Akalın Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün ve içecek teknolojileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Kızılay İçecek’in yeni ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden birini ise Kızılay Plus+ ürün ailesi oluşturuyor. Kızılay Erzincan’ın zengin magnezyumlu doğal maden suyunu fonksiyonel içeriklerle bir araya getiren Plus+ ürünleri; şekersiz, kalorisiz ve koruyucu içermeyen yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak suyu alanında da faaliyet gösteren Kızılay İçecek, Kızılay Su ile Gölcük’ün doğal kaynak suyunu, doğallığını ve mineral dengesini koruyarak yüksek kalite standartlarında tüketicilerle buluşturuyor. İkinci Yüzyılın Yeni Kaynağı: Kızılay Minera Kızılay İçecek, ikinci yüzyıla yalnızca yeni ürünlerle değil, yeni bir kaynakla giriyor. Afyonkarahisar’dan çıkan Kızılay Minera, daha hafif içim profiliyle premium segmentte konumlanıyor. Doğal mineral yapısını koruyan Kızılay Minera, evden restorana, otelden kafeye uzanan kullanım alanlarıyla maden suyu kategorisinde yeni bir tüketim deneyimi sunmayı hedefliyor. Kızılay İçecek, yeni kaynağıyla birlikte hem üretim kapasitesini hem de ürün portföyünün segment genişliğini büyütürken, 100 yıllık kalite birikimini geleceğin tüketici beklentileriyle buluşturacak. “Kızılay Maden Suyu üretimi iyiliğe dönüştürüyor” Kızılay Maden Suyu’nun 100. yıl buluşmasında konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kızılay’ın iyilik misyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Kızılay Maden Suyu bizim için köklü bir markanın ötesinde, iyiliğe dönüşen üretimin en güzel örneklerinden biri. Kızılay, 158 yıldır milletimizin dayanışma gücüyle ayakta duran büyük bir iyilik hareketi. Bugün dünyada insani ihtiyaçlar her yıl artıyor. Buna karşılık insani yardıma ayrılan kaynaklar aynı hızda artmıyor. İşte tam bu noktada, 100 yıl önce burada, Afyonkarahisar’da alınan kararın ne kadar ileri görüşlü olduğunu daha iyi anlıyoruz. Kızılay Maden Suyu, bu anlayışın ilk ve en köklü örneği. Bir şişe maden suyu, bir aşevinde verilen sıcak yemeğe, afet bölgesinde ihtiyaç sahibine ulaşan yardıma, sınırlarımızın ötesinde uzanan bir yardım eline dönüşüyor.” “Nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikayesi” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar ise Kızılay İçecek’in bugünkü üretim gücü ve ikinci yüzyıl vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bizim için üretim, iyiliği büyütmenin bir yolu. Aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikâyesi. Çünkü Kızılay’ın üretim anlayışının temelinde 100 yıl önce olduğu gibi bugün de insan, güven, kalite ve topluma değer katma sorumluluğu yer alıyor. Maden suyumuzun doğal mineral yapısını koruyarak kapalı sistemlerle üretim hatlarımıza aktarıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarımızı üretimin her aşamasında aynı hassasiyetle uyguluyoruz. Bugün sektörde tamamen koruyucusuz aromalı maden suyu üretebilen üç üreticiden biriyiz. Bu birikimi korurken yeni ürünlere, teknolojilere ve kategorilere yatırım yapmayı da sürdürüyoruz.” Türk Kızılay iştiraki Kızılay İçecek, bir asırdır ürettiği değeri Kızılay'ın insani yardım çalışmalarıyla iyiliğe dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye, Gençleri İklim Kriziyle Mücadele Çözümlerini COP31’de Sergilemeye Davet Ediyor Haber

Siemens Türkiye, Gençleri İklim Kriziyle Mücadele Çözümlerini COP31’de Sergilemeye Davet Ediyor

Siemens Türkiye, şirketin 170. yılı ve COP31 kapsamında gençleri iklim dönüşümünün odağına alan yeni bir sosyal etki programını hayata geçiriyor. Young Guru Academy ve girişimlerinden UP School iş birliğiyle gerçekleştirilecek Climathon programı, gençlerin iklim krizine yönelik farkındalıklarını yapay zekâ becerileriyle birleştirerek somut çözümlere dönüştürmelerini amaçlıyor. Program kapsamında mühendislik alanında öğrenim gören 3. ve 4. sınıf üniversite öğrencileri, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ alanlarında uzmanların katkısıyla gerçekleştirilecek eğitim ve webinarların yanı sıra teknik mentorluk desteği alacak. Gençler, belirlenen proje briefi doğrultusunda iklim sorunlarına yönelik yapay zekâ destekli çözümler geliştirecek ve dört haftalık yoğun bir Climathon sürecinden geçecek. Farkındalıktan eyleme “Farkındalıktan eyleme” yaklaşımıyla tasarlanan programda gençlerin yalnızca iklim krizine ilişkin bilgi edinmeleri değil, bu bilgiyi teknolojiyle birleştirerek gerçek dünya problemlerine yönelik çözümler geliştirmeleri hedefleniyor. Program süresince katılımcılar; iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konusunda uzman eşliğinde webinarlar, yapay zekâ ve no-code geliştirme eğitimleri, proje geliştirme çalışmaları ve teknik mentorluk süreçleriyle desteklenecek. Programın sonunda projeler, başlangıçtan itibaren katılımcılarla paylaşılan şeffaf ve önceden belirlenmiş kriterler doğrultusunda konu uzmanları tarafından değerlendirilecek. Seçilen projeler, Kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek COP31 kapsamında Siemens’in Yeşil Bölge alanında tanıtılacak. Gençler, politika yapıcılar, sektör liderleri ve farklı paydaşlardan oluşan bir izleyici kitlesine projelerini sunma fırsatı bulacak. Gençler için teknoloji ve inovasyon deneyimi Climathon kapsamında seçilecek ilk 20 katılımcı, Aralık ayında Siemens Türkiye İstanbul Kampüsü’nde düzenlenecek iki günlük Tech Career Days etkinliğine davet edilecek. Katılımcılar burada Siemens Kampüsü’nü ziyaret ederek teknoloji ve inovasyon alanında deneyim kazanırken, geliştirdikleri projeleri Siemens çalışanlarına sunacak. Siemens Türkiye bu programla gençlerin yapay zeka becerilerini iklim çözümlerine dönüştürmelerini destekliyor. Gençlerin teknoloji alanındaki yetkinliklerini güçlendirirken iklim krizine yönelik yenilikçi çözümler geliştirmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding’in Senenin Yıldızları Ödülleri 18’inci Kez Sahiplerini Buldu Haber

Yıldız Holding’in Senenin Yıldızları Ödülleri 18’inci Kez Sahiplerini Buldu

Yıldız Holding'in başarıları birlikte kutlama ve sürekli gelişim anlayışının köklü geleneklerinden biri olan Senenin Yıldızları Ödül Töreni, bu yıl 18’inci kez gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanındaki Yıldız Holding şirketlerinden çalışma arkadaşlarını ve paydaşları bir araya getiren tören, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda düzenlendi. Bu yıl güncellenen ödül kategorileriyle kapsamı daha da genişleyen Senenin Yıldızları’na 200’ün üzerinde proje başvurdu. En yüksek başvuru “Operasyonel Mükemmellik” kategorisinde gerçekleşirken, bu kategoriyi “Büyümeye Katkı, Müşteriyi Kazanmak ve İnsana Yatırım” kategorileri izledi. Jüri değerlendirmesi ve çalışanların oyları sonucunda 59 finalist arasından 21 proje ödül almaya hak kazandı. Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ile toplam 8 kategoride 22 ödül sahiplerini buldu. Senenin Yıldızları Ödülleri'nde her yıl farklı bir temanın belirlendiği Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ise bu yıl "Teknolojiyle Değer Yaratanlar" kategorisinde verildi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü tarafından değerlendirilen bu özel ödülde; teknolojiyi değer üretmenin somut bir aracına dönüştüren, ölçülebilir ve sürdürülebilir sonuçlar yaratan, farklı şirketlere örnek olabilecek nitelikte projeler öne çıktı. Törene katılan Murat Ülker: “Senenin Yıldızları’nın 18 yılda nasıl büyüdüğünü, dünyanın dört bir yanındaki 80 bin çalışma arkadaşımızı aynı heyecan etrafında buluşturan global bir geleneğe dönüştüğünü görmek benim için büyük bir mutluluk. Bugün farklı ülkelerden, farklı kültürlerden çalışma arkadaşlarımızın İstanbul’da bir araya gelmesi de bana ayrıca mutluluk veriyor. Yıllar içinde büyüdük, dünyaya yayıldık ama bizi bir arada tutan değerlerimiz ve birlikte başarmanın heyecanı hiç değişmedi. Başarı kadar o başarıyı fark etmenin, takdir etmenin ve birlikte kutlamanın da çok kıymetli olduğuna inanıyorum. ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız da tam olarak bunu söylüyor; dünyanın neresinde olursak olalım birlikte başarmak, başarıyı birlikte kutlamak ve bu mutluluğu çoğaltmak.” Mehmet Tütüncü: “Geleceğe liderlik, fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor” Törende konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, Senenin Yıldızları'nın Holding'in güçlü kurum kültürünü yansıtan önemli bir buluşma olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Yıldız Holding ve şirketlerimizde sürdürülebilir başarımızın arkasında, değişen ihtiyaçları öngörerek kendini sürekli yenileyen ve yeni fikirleri somut sonuçlara dönüştüren güçlü bir kültür var. Bu yıl 18’inci kez düzenlenen Senenin Yıldızları, bu kültürün en önemli yansımalarından biri olarak, her geçen yıl güncellenen kategorileri ve genişleyen kapsamıyla öne çıkıyor. Bu yılki 'Teknolojiyle Değer Yaratanlar' teması da bu anlayışın bir yansıması; çünkü geleceğe liderlik etmek fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor, teknoloji de bu dönüşümün stratejik kaldıracı. Biz bu dönüşümü yalnızca takip etmiyor, teknolojiyi iş yapış biçimlerimizi geliştiren ve çalışma arkadaşlarımızın yetkinliklerini destekleyen bir araç olarak görüyor, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerimizin geleceğini bu anlayışla şekillendirmeyi hedefliyoruz. Bu strateji, 'Mutlu Et, Mutlu Ol' anlayışıyla kararlılıkla sahiplenen çalışma arkadaşlarımızla anlam kazanıyor. Yıldız Holding'in sürdürülebilir başarısına katkı sağlayan, yıl boyunca emek vererek başarılı projelere imza atan ve bu geleneği her yıl aynı tutkuyla büyüten tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum." Dönüşüm ve teknoloji gündemi ele alındı Mehmet Tütüncü’nün konuşmasının ardından, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Dönüşüm ve Teknoloji Lideri Yahya Ülker ile teknoloji ve dönüşüm odağında özel bir söyleşi gerçekleştirildi. Ülker, gerçek dönüşümün yeni bir teknolojiyi kullanmaya başlamaktan önce sorulan soruların değişmesiyle başladığını, yapay zekayı ise insanın muhakemesinin yerine geçen değil, düşünme alanını genişleten bir araç olarak gördüğünü ifade etti. Yıldız Holding’in farklı şirketlerinde hayata geçen projelerin bu dönüşüm anlayışının somut örnekleri olduğuna dikkat çeken Ülker, yakın zamanda üstlendiği pladis Avrupa Bölge Başkanlığı görevine ilişkin değerlendirmelerinde de farklı pazarlardaki bilgi ve deneyimin birbirini besleyen bir güce dönüşmesinin önemini vurguladı. Liderler panelinde sektörlerin geleceği konuşuldu Senenin Yıldızları Ödül Töreni’nde Yıldız Holding’in faaliyet gösterdiği gıda, atıştırmalık ve perakende sektörlerindeki dönüşüm ile bu alanların geleceği farklı perspektiflerden değerlendirildi. Program kapsamında düzenlenen liderler paneline pladis Uluslararası Pazarlardan Sorumlu Bölge Başkanı Tim Brett, Yıldız Holding Perakende Grubu Başkanı ve ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel ile Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç katıldı. Panelde, değişen tüketici beklentilerinin değer, beslenme, verimlilik ve sürdürülebilirlik ekseninde sektörleri nasıl yeniden şekillendirdiği; üretimden markalara, tedarik zincirinden perakendeye uzanan değer zincirinde rekabet gücünü belirleyen dinamikler; yerel mirası güçlü markaların küresel ölçekte nasıl büyütülebileceği ve geniş bir ekosistemde ortak başarıyı mümkün kılan iş birliği kültürü ele alındı. Teknoloji ve insan aynı sahnede buluştu Senenin Yıldızları Ödül Töreni, ödül programının yanı sıra teknoloji ve yaratıcılığı bir araya getiren özel bir performansa da ev sahipliği yaptı. Sanatçı ve besteci Mehmet Ünal ile ekibinin sunduğu Kozmik Senfoni özgün bir deneyim olarak katılımcılarla buluştu. Dijital teknolojilerin insan yaratıcılığı ve dokunuşuyla birleştiği interaktif performans, katılımcıları da deneyimin aktif bir parçası haline getirdi. Kozmik Senfoni, teknolojinin insanın yerini alan değil, insan yaratıcılığını ve ifade gücünü destekleyen bir araç olarak kullanılabileceğini ortaya koyarken; Senenin Yıldızları’nın birlikte üretme, yenilikçi düşünme ve geleceğe hazırlanma yaklaşımını da sahneye taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor Haber

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından SANKO Holding, bu yıl yedinci kez dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in ana paydaşları arasında yer alacağını duyurdu. SANKO Holding, TEKNOFEST 2026’da yürütücülüğünü üstlendiği İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencileri bilim ve teknoloji alanında yenilikçi fikirler geliştirmeye ve toplumsal ihtiyaçlara yönelik teknoloji tabanlı çözümler üretmeye teşvik ediyor. Yarışma kapsamında, insan hayatını doğrudan etkileyen farklı alanlarda uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi hedeflenirken; yararlılık, toplumsal fayda ve hayatı kolaylaştırma temel öncelikler olarak öne çıkıyor. Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin; öğrencilerin kişisel gelişimini desteklemesi, yaşadıkları çevreye ve topluma duyarlılık kazandırması ve dünyanın sürdürülebilirliğine katkı sunabilecek nitelikte olması bekleniyor. Ön değerlendirmeler sonucunda finale kalan takımlar geliştirdikleri projeleri 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde jüriye sunacak. Kazanan takımlar TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında 30 Eylül- 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek törende ödüllerini alacak. SANKO Holding’in yürütücülüğünde düzenlenecek İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesi kapsamında; “Astronomi ve Uzay Teknolojileri”, “Doğa Bilimleri ve Çevresel Farkındalık”, “Eğitim Teknolojileri” ile “Sağlık ve İyi Yaşam Teknolojileri” olmak üzere dört alt kategoride toplam 189 bin 701 takım başvuru gerçekleştirirken, 101 takım ise finalde yarışma hakkı elde etti. SANKO, TÜRKİYE’NİN MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNE KATKI SUNUYOR İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencilerin yaratıcı ve yenilikçi fikirler geliştirmeleri, bu fikirleri teknolojiyle buluşturarak insanlık yararına çözümlere dönüştürmeleri hedefleniyor. SANKO Holding, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’in bu yıl yedinci kez ana paydaşları arasında yer alarak Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda geleceğin teknolojilerini üretecek gençleri desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.