Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Geliştirme

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İleri Nükleer Teknolojilerde Türk-Fransız İş Birliği Haber

İleri Nükleer Teknolojilerde Türk-Fransız İş Birliği

ThorAtom ve INFINITIX arasındaki iyi niyet protokolü, İstanbul’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle, Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği tarafından düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi – NPPES kapsamında İstanbul’da imzalandı. İmza törenine, FİGES ve ThorAtom Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tarık Öğüt ile INFINITIX Kurucusu ve Başkanı Jean-Luc Alexandre katıldı. EMEA Bölgesi için güçlü bir teknoloji geliştirme kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz FİGES ve ThorAtom Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tarık Öğüt, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “FİGES Grup şirketi ThorAtom olarak Türkiye’de 4. nesil nükleer reaktörler geliştiren tek özel şirketiz. INFINITIX ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, geliştirdiğimiz teknolojilerin hayata geçirilme sürecini hızlandıracak ve hedeflerimize daha etkin şekilde ulaşmamıza katkı sağlayacak. İş birliğimiz kapsamında ergimiş tuz reaktörleri ekosistemi, ileri nükleer yakıt altyapıları, yakıt çevrimi ve sürdürülebilirlik çözümleri üzerinde çalışacağız. Hedefimiz, başta Türkiye olmak üzere Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde küçük modüler reaktör (SMR) ölçeğinde ergimiş tuz reaktörleri alanında güçlü bir teknoloji geliştirme kapasitesi oluşturmak.” “Türkiye’nin nükleer teknoloji merkezi olma potansiyeline inanıyoruz” INFINITIX Kurucusu ve Başkanı Jean-Luc Alexandre ise iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “İleri nesil ergimiş tuz reaktörlerinin geliştirilmesine odaklanan Türkiye’deki öncü aktörlerden ThorAtom ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin bölgesel bir ileri nükleer teknoloji merkezi olma potansiyeline inanıyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadede önemli teknolojik ve endüstriyel çıktılar üretmesini bekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel’in Bağlı Ortaklığı Daiichi’den Otomotiv Elektroniğinde 100 Milyon Dolarlık Yeni İş Hacmi Haber

Karel’in Bağlı Ortaklığı Daiichi’den Otomotiv Elektroniğinde 100 Milyon Dolarlık Yeni İş Hacmi

Karel’in bağlı ortaklığı Daiichi Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., otomotiv elektroniği alanındaki büyüme hedefleri doğrultusunda önemli bir iş birliğine daha imza attı. Daiichi; küresel ölçekte faaliyet gösteren lider bir otomotiv orijinal ürün üreticisi (OEM) ile araç bileşenlerinin geliştirilmesi, doğrulanması (validasyon) ve seri üretimini kapsayan yeni bir proje için nominasyon aldı. Yaklaşık 5 yıllık dönem için toplam 100 milyon dolar seviyesinde iş hacmi oluşturması beklenen iş birliği kapsamında Daiichi; otomotiv elektroniği alanındaki mühendislik deneyimi, teknoloji geliştirme yetkinliği ve proje yönetimi kabiliyetiyle sürece katkı sağlayacak. Otomotiv teknolojilerinde güçlü mühendislik ve teknoloji yetkinliği Karel’in teknoloji geliştirme, mühendislik ve elektronik alanındaki birikiminin farklı sektörlerde değer yaratma potansiyelini ortaya koyan bu gelişmeyle ilgili Karel Genel Müdürü Altay Doğu şu açıklamayı yaptı: “Karel olarak uzun yıllardır geliştirdiğimiz mühendislik yetkinliğimizi ve teknoloji geliştirme gücümüzü farklı sektörlerde değer yaratacak şekilde büyütmeye devam ediyoruz. Daiichi’nin otomotiv elektroniği alanında aldığı bu yeni proje; mühendislik birikimimizin, kalite yaklaşımımızın ve teknoloji yetkinliklerimizin farklı pazarlarda yeni fırsatlara dönüşme potansiyelini ortaya koyuyor. Önümüzdeki 5 yılda 100 milyon dolarlık iş hacmi yaratmasını öngördüğümüz bu stratejik iş birliğiyle, Daiichi’nin otomotiv elektroniği alanındaki konumunu güçlendirmeyi ve Karel’in teknoloji, mühendislik ve inovasyon odaklı büyüme yolculuğuna katkı sağlamayı hedefliyoruz. Otomotiv teknolojilerinde elektronik sistemlerin dönüşümü; güçlü Ar-Ge altyapısı, uzmanlık ve yüksek kalite standartları gerektiriyor. Biz de sahip olduğumuz yetkinliklerimizle; 40 yıldır yaptığımız gibi Türkiye’de ve dünyada farklı sektörlerdeki iş ortaklarımız için küresel standartlarda, değer yaratan çözümler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

12. Nükleer Santraller Zirvesi 30 Haziran’da Başlıyor Haber

12. Nükleer Santraller Zirvesi 30 Haziran’da Başlıyor

Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını 30 Haziran – 1 Temmuz 2026 tarihlerinde İstanbul’da bir araya getirecek. Karar vericiler, kamu temsilcileri, uluslararası teknoloji sağlayıcıları, yerli sanayi kuruluşları, akademisyenler ve nükleer enerji uzmanlarının katılımıyla gerçekleşecek NPPES’i binin üzerinde katılımcının ziyaret etmesi bekleniyor. COP31 öncesinde gerçekleştirilecek zirvede, nükleer enerjinin küresel iklim hedeflerine ulaşmadaki rolü, küçük modüler reaktörler (SMR), nükleer tedarik zincirleri ve Türkiye’nin nükleer teknoloji geliştirme vizyonu masaya yatırılacak. Fuar alanında ise nükleer enerjinin global alandaki önemli oyuncuları en yeni teknolojik çözümlerini sergileyecek. Kanada ile nükleer tedarik zinciri iş birlikleri masaya yatırılacak Türkiye’nin ikinci nükleer santral projesiyle yakından ilgilenen Kanadalı sektör temsilcilerinin yoğun katılım göstereceği NPPES'te, Kanada’nın geliştirdiği CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir ‘CANDU Tedarik Zinciri Toplantısı’ düzenlenecek. Ayrıca Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği’nin gerçekleştireceği iş birliği oturumunda, Türkiye ve bölge ülkelerindeki nükleer enerji projelerinde ortaya çıkan yeni fırsatlar ve tedarik zinciri olanakları değerlendirilecek. Türk sanayicilerine nükleer enerjide tedarikçi olma fırsatı sunuyor NPPES’in Türk sanayisi için stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç şunları aktardı: “Nükleer enerji projeleri yalnızca enerji üretimi açısından değil, yüksek teknolojiye dayalı sanayi ekosisteminin gelişimi açısından da büyük önem taşıyor. NPPES, nükleer güç santrali projelerinde yerli tedarik oranını artırmayı amaçlayan ASO Nükleer Sanayi Kümelenmesi (NÜKSAK) üyelerimiz başta olmak üzere Türk sanayicileri için önemli fırsatlar sunuyor. Zirve, Türk sanayicilerinin yalnızca Türkiye’deki değil, Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’daki yeni nükleer enerji yatırımlarında da tedarikçi olarak konumlanmasına zemin hazırlıyor. Kurulacak iş birlikleri ve uluslararası temaslar sayesinde yerli firmalarımızın küresel nükleer tedarik zincirlerinden daha fazla pay almasına ve rekabet gücünü artırmasına katkı sunuyor.” Türkiye nükleer enerjide bölgesel üs olma yolunda Nükleer Santraller Zirvesi’nin bu yıl birçok ülkenin sektörel derneği tarafından desteklendiğine dikkat çeken Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi; “Kanada, Kore, İtalya, Bulgaristan ve Çin'in önde gelen nükleer enerji kuruluşlarının NPPES'i desteklemesi, Türkiye’nin uluslararası nükleer ekosistemde giderek daha görünür bir konuma geldiğini gösteriyor. Türkiye'nin hedefi yalnızca nükleerden enerji üreten bir ülke olmak değil; teknoloji geliştiren, yüksek katma değerli üretim yapan ve bölgesel nükleer tedarik zincirlerinin önemli oyuncularından biri haline gelmek. NPPES, bu hedef doğrultusunda uluslararası iş birliklerinin ve yeni yatırım fırsatlarının şekillendiği önemli bir platform olmayı 12 yıldır sürdürüyor. COP31’e giden süreçte net sıfır emisyonlu bir gelecek inşa etmek istiyorsak, tüm düşük karbonlu enerji kaynaklarını birlikte değerlendirmek zorundayız. Nükleer enerji; yenilenebilir kaynakların tamamlayıcısı olarak, sanayinin rekabetçiliğini artıran, enerji arz güvenliğini güçlendiren ve iklim hedeflerine ulaşmayı mümkün kılan stratejik bir alan. NPPES’te, Türkiye’nin bu dönüşümde nasıl daha güçlü bir rol üstlenebileceğini tüm paydaşlarla birlikte değerlendireceğiz.” Zirve’deki oturumlardan bazıları şöyle; Teknoloji Kullanan Bir Ülkeden Teknoloji Geliştiren Bir Ülkeye: Türkiye’nin Ulusal Nükleer Reaktör Girişimi, COP31’e Giden Yolda: Küresel Net Sıfır Hedeflerine Ulaşmada Nükleer Enerjinin Vazgeçilmez Rolü, Küresel Nükleer Enerji Büyümesini Desteklemek İçin Nükleer Tedarik Zincirlerinde Ortak İş Birliği, Nükleer Projelerde Risklerin Azaltılması ve Yeni Nesil Finansman Mekanizmalarının Değerlendirilmesi, Gelişmiş Reaktörler ve 4. Nesil Reaktör Teknolojileri. INPPES Fuarcılık tarafından hayata geçirilen 12. Nükleer Santraller Zirvesi, bu yıl Kanada Nükleer Derneği (CNA), Yeni Nükleer İzleme Enstitüsü (New Nuclear Watch Institute - NNWI), Kore Uluslararası İş Birliği Nükleer Derneği (KNA), İtalyan Nükleer Derneği (AIN), Bulgar Atom Forumu (BULATOM) ve Çin Nükleer Enerji Derneği tarafından resmi olarak da destekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Dönüşümünün Kazananı Türkiye Olabilir Mi? Haber

Enerji Dönüşümünün Kazananı Türkiye Olabilir Mi?

Dünya enerji sektöründe uzun yıllardır üretim kapasitesi konuşuluyordu. Ancak bugün tablo değişiyor. Yapay zekâ yatırımlarının hızlandırdığı veri merkezi projeleri, elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji santrallerindeki büyüme ve mevcut şebekelerin yenilenme ihtiyacı; enerji sektöründe üretim kadar iletim, dağıtım ve depolama yatırımlarını da gündemin merkezine taşıyor. Enerji sektöründe yaşanan bu dönüşümün yalnızca enerji şirketlerini değil, sanayi üreticilerini de yakından ilgilendirdiğini belirten Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Behiç Harmanlı, dünyanın yeni bir yatırım döngüsüne girdiğini söyledi. “Bugün dünyanın birçok ülkesinde enerji yatırımlarının önündeki temel sorun finansman değil, ekipman ve mühendislik kapasitesine erişim. Güç trafolarından şalt sistemlerine, enerji depolama çözümlerinden yüksek gerilim ekipmanlarına kadar çok geniş bir alanda ciddi bir talep oluşmuş durumda. Üstelik bu ekipmanlar artık akıllı sistemlerle donatılıyor; uzaktan izleme ve kontrol imkânı sunan bu çözümleri biz de projelerimizde aktif biçimde kullanıyoruz. Bu da talebi yalnızca donanımla sınırlı kalmaktan çıkarıp teknolojiyle birlikte şekillenen bir boyuta taşıyor. Bu durum, güçlü üretim altyapısına sahip ülkeler için önemli fırsatlar yaratıyor” dedi. “TÜRKİYE İÇİN TARİHİ BİR SANAYİ PENCERESİ AÇILDI” Türkiye’nin son yıllarda enerji ekipmanları üretiminde önemli bir birikim oluşturduğunu ifade eden Harmanlı, enerji dönüşümünün yalnızca elektrik üretiminden ibaret olmadığını söyledi. “Bugün dünyada güneş santrali kurmak kadar o enerjiyi taşıyacak trafoyu, yönetecek şalt sistemini ve depolayacak batarya altyapısını üretmek de stratejik hale geldi. Enerji dönüşümünün görünmeyen tarafı aslında burada yaşanıyor. Türkiye’nin önünde de tam bu noktada önemli bir fırsat bulunuyor.” Küresel ölçekte enerji altyapısına yönelik yatırımların hızlanmasının, yüksek katma değerli sanayi üretimi açısından yeni bir dönem başlattığını vurgulayan Harmanlı, Türk şirketlerinin artık yalnızca bölgesel değil küresel projelerde de daha fazla rol üstlenmeye başladığını ifade etti. “ARTIK SADECE ENERJİ ÜRETMEK YETMİYOR” Özellikle enerji depolama sistemlerinin önümüzdeki dönemin en kritik yatırım alanlarından biri olacağını belirten Harmanlı, şunları söyledi: “Yenilenebilir enerji yatırımları büyüdükçe depolama teknolojilerinin önemi de artıyor. Artık sadece enerji üretmek yeterli değil; onu doğru zamanda kullanabilmek ve şebekeyi dengede tutabilmek gerekiyor. Bu nedenle batarya sistemleri, enerji yönetim yazılımları ve depolama çözümleri enerji sektörünün yeni büyüme alanları arasında yer alıyor.” Bu kapsamda grup bünyesinde son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların önemli bölümünün enerji altyapısı ve depolama teknolojilerine odaklandığını belirten Harmanlı, güneş paneli üretiminden batarya sistemlerine, güç trafolarından yüksek gerilim ekipmanlarına kadar uzanan entegre üretim yapısının geleceğin ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini söyledi. REKABET ARTIK FİYATTA DEĞİL, KAPASİTEDE Küresel enerji dönüşümünün yeni bir tedarikçi haritası oluşturduğunu vurgulayan Harmanlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde enerji sektöründe rekabet yalnızca maliyet üzerinden yürümeyecek. Üretim kapasitesi, mühendislik gücü, teslim kabiliyeti ve teknoloji geliştirme yeteneği belirleyici olacak. Türkiye’nin bu alandaki sanayi altyapısının çok daha görünür hale geleceğine inanıyoruz. Biz de yaptığımız yatırımlarla bu yeni döneme hazırlanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WEC Türkiye ve EPRI İş Birliğinde Nükleer Enerji Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

WEC Türkiye ve EPRI İş Birliğinde Nükleer Enerji Çalıştayı Gerçekleştirildi

İstanbul Gelişim Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve uluslararası kuruluşlardan katılımcılar yer aldı. Çalıştayda Türkiye’nin nükleer enerji programına ilişkin farklı başlıklar ele alındı. Açılış konuşmasını WEC Türkiye Genel Sekreteri Mehmet Ertürk yaptı. Ertürk, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde nükleer enerjinin artan enerji talebi, sanayinin dönüşümü ve kesintisiz enerji ihtiyacı açısından önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Nükleer enerjinin yalnızca üretim kapasitesi değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme, sanayi altyapısı ve yerli tedarik zinciri açısından da stratejik bir alan olduğunu vurguladı. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Projeleri Koordinatörü Volkan Türkeş, Türkiye’nin nükleer enerji programına ilişkin mevcut durum ve hedeflere dair bilgi paylaştı. Türkiye’nin nükleer kapasitesinin 2035 yılına kadar 7,2 GW’a, 2050 yılına kadar ise 20 GW’a ulaşmasının hedeflendiği aktarıldı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin tamamlandığında Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %10’unu karşılamasının beklendiği belirtildi. EPRI adına gerçekleştirilen sunumlarda, Nükleer Geliştirme (Nuclear Development) Başkan Yardımcısı Steve Chengelis, International Director Maria Martin, EPRI Avrupa Nükleer Programlar Lideri Xavier Jardí ve Gelişmiş Nükleer Teknolojiler Programı (Advanced Nuclear Technology Program) Yöneticisi Hasan Charkas, nükleer enerjide küresel iş birliği, tedarik zinciri dinamikleri ve yeni nesil nükleer projelerin planlama süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas finansal modeller ve yatırım yapıları üzerine değerlendirmelerini paylaştı. Farklı paydaşları bir araya getiren çalıştay, nükleer enerji alanında bilgi paylaşımına ve sektörün gelişimine yönelik başlıkların ele alınmasına olanak sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma Haber

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma

Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; makine, ham madde, yazılım ve sarf malzeme üreticileri, ilaç sektörünün karar vericileriyle birebir görüşmeler yapma imkânı bulacak. Organizasyonun, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Etkinlik, ilaç üretim sürecinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren yerli firmalar ile üreticileri doğrudan buluşturarak sektördeki önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Katılımcılar, üretim süreçlerini iyileştirecek çözümleri yerinde değerlendirme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecek. YERLİ ÜRETİMLE GÜÇLENEN SEKTÖR TİYSAT’ın, Türkiye’de ilaç sanayisinin tüm bileşenlerini yerli üretim odağında bir araya getiren ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren bir kümelenme olduğunu belirten TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin; “İlaç üreticilerinden ham madde ve ekipman tedarikçilerine, yazılım ve otomasyon çözümlerinden lojistik ve sarf malzemeye kadar sektörün tüm halkalarını kapsayan bu yapıyla, yerli üretim kapasitesini artırmayı ve Türk ilaç sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyoruz. 14 Mayıs’ta Rumeli Han’da gerçekleştireceğimiz etkinliğimiz, Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış bu tarihi mekânın mirasını modern inovasyon ve stratejik iş birliği vizyonumuzla buluşturacak. Bu özel buluşma ile Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim ekseninde şekillendirecek, sektörde kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerinde bulundu. “KÜRESEL REKABETTE YENİ DENKLEM” Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde: “İlaç sanayisi, yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda stratejik önemiyle de ülkelerin kalkınmasında belirleyici rol oynayan sektörlerin başında geliyor. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilir başarı elde edebilmenin temel koşulu ise güçlü, entegre ve yerli bir tedarik zinciri yapısına sahip olmaktan geçiyor. Bu etkinlik ile amacımız; yerli üreticilerimizi yalnızca görünür kılmak değil, onları doğrudan karar vericilerle buluşturarak kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmak. Bugün küresel rekabet, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme ve iş birliği kabiliyetiyle şekilleniyor. TİYSAT B2B Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla, sektörün tüm paydaşlarını aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu organizasyonun, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine ve uluslararası rekabetçiliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı YERLİ TEKNOLOJİYLE KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, yerli teknoloji ve üretim gücünü merkeze alan yaklaşımıyla, Türk ilaç sanayisinin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde gerçekleşecek bu özel buluşma, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir vizyon etrafında bir araya getirecek. Yerli üretim temelli yeni iş birliklerinin doğmasının hedeflendiği buluşma; stratejik kararların şekillendiği ve geleceğin üretim modelinin inşa edildiği güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FANUC, Clarivate’ın “2026 Dünyanın En Yenilikçi 100 Şirketi” Listesinde Yer Aldı Haber

FANUC, Clarivate’ın “2026 Dünyanın En Yenilikçi 100 Şirketi” Listesinde Yer Aldı

FANUC Corporation, küresel ölçekte inovasyon performansını değerlendiren Clarivate Plc tarafından açıklanan “Top 100 Global Innovators 2026” listesinde yer alma başarısı gösterdi. FANUC, bu prestijli listeye 7’nci kez girerken, üst üste 5’inci yıl bu unvana layık görülerek dikkat çekti. Clarivate, her yıl kendine özgü metodolojisi ve patent verilerine dayalı analizleri ile dünyanın en yenilikçi şirketlerini ve kurumlarını belirliyor. 2026 listesinde yer alan şirketlerin, yüksek yoğunluklu yapay zekâ (AI) temelli buluşların yüzde 16’sını temsil etmesi, yapay zekânın inovasyondaki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Endüstriyel Otomasyonda Odaklı İnovasyon FANUC, faaliyetlerini endüstriyel otomasyon alanında yoğunlaştırarak, uzun yıllardır araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımlarını bu uzmanlık alanı doğrultusunda sürdürüyor. Şirket, yüksek rekabet gücüne sahip ürünler geliştirmeyi ve bunları küresel pazarlara sunmayı hedeflerken, aynı zamanda dünya çapında patent stratejileri ile fikri mülkiyet portföyünü güçlendiriyor. Bu yaklaşım sayesinde FANUC, yalnızca teknolojik üstünlüğünü değil, kurumsal değerini de uzun vadeli olarak artırmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Üretim Teknolojileri Öne Çıkıyor Son yıllarda FANUC, üretim sahalarında verimliliği artırmak amacıyla yapay zekâ teknolojilerine özel bir odaklanma stratejisi izliyor. Sayısal kontrol sistemleri, robot kontrol teknolojileri ve akıllı üretim çözümleri gibi birçok alanda AI tabanlı patent başvuruları yapan şirket, bu alandaki konumunu da güçlendirdi. Japonya Patent Ofisi tarafından geçtiğimiz yıl yayımlanan bir araştırmaya göre FANUC, Japonya’daki yapay zekâ ile ilgili patent başvurularında 18’inci sırada yer aldı. Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Rekabet Vurgusu FANUC yetkilileri, bu başarının teknoloji geliştirme vizyonu ve fikri mülkiyet stratejisinin bağımsız ve objektif bir şekilde takdir edilmesinin sonucu olduğunu vurguladı. Şirket, önümüzdeki dönemde de küresel iş ortamındaki değişimlere uyum sağlayan fikri mülkiyet faaliyetlerini sürdürmeyi, rekabet gücünü artırmayı ve sürdürülebilir büyümeyi hedefliyor. FANUC, fikri mülkiyeti koruyarak ve etkin biçimde kullanarak yalnızca teknolojik yeniliklere katkı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal ve çevresel sorunlara çözüm üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SAHA İstanbul, Ankara’daki Yabancı Askeri Ataşelerle Bir Araya Geldi Haber

SAHA İstanbul, Ankara’daki Yabancı Askeri Ataşelerle Bir Araya Geldi

SAHA İstanbul, Ankara Askeri Ataşeler Birliği (Ankara Military Attaché Corps – AMAC) üyesi yabancı askeri ataşelerle Ankara’da düzenlenen etkinlikte bir araya gelerek Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisindeki yetkinliklerini ve SAHA ekosisteminin iş birliği imkânlarını anlattı. Toplantıda, küresel tehditler, savunma anlayışındaki değişim, Türkiye’nin küresel savunma sanayinde güçlenen konumu, üretim kabiliyeti, yüksek teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirindeki rekabet avantajları ele alındı. SAHA İstanbul üyesi firmaların ürün ve çözümlerinin, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarıyla nasıl örtüştüğü konusunda değerlendirmeler yapıldı; ortak üretim, teknoloji geliştirme, Ar-Ge iş birlikleri ve yerli–milli çözümlerin üçüncü ülke pazarlarına birlikte sunulmasına yönelik başlıklar gündeme geldi. SAHA İstanbul temsilcileri, küme ekosisteminde yer alan KOBİ’ler, ana yükleniciler, üniversiteler ve teknoloji girişimlerinin; kara, hava, deniz, siber ve uzay alanlarındaki kabiliyetleri hakkında askeri ataşelere bilgi verdi. Görüşmelerde, tedarik zinciri entegrasyonu, ortak test ve sertifikasyon süreçleri, lojistik destek ile bakım-onarım alanlarında da iş birliği fırsatları masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca, 5–9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı hakkında ayrıntılı bir sunum yapıldı. Resmi askeri heyetlerin fuara katılım usulleri, ikili ve çok taraflı görüşme (B2B, G2B, G2G) imkânları, delegasyon programları ve fuar süresince planlanan dinamik gösteri alanları hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. SAHA 2026’nın, dost ve müttefik ülkelerin savunma tedarik makamları ile SAHA ekosistemindeki firmaları aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olacağı vurgulandı. SAHA 2026’nın, “Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir” mottosu doğrultusunda; yeni nesil savunma konseptleri, insansız sistemler, akıllı mühimmat, uzay teknolojileri, siber güvenlik ve komuta-kontrol çözümlerinin sergileneceği, yüksek yoğunluklu iş geliştirme ve savunma diplomasisi zemini sunacağı ifade edildi. SAHA İstanbul, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki kazanımlarını müttefik ülke temsilcileriyle paylaşmaya, üye firmalarının ihracat potansiyelini artıracak yeni iş birliği modelleri geliştirmeye ve savunma diplomasisine katkı sağlayan benzer etkinlikleri sürdürmeye devam etmeyi hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.