Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de Haber

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de

FIAT’ın şehir içi mobiliteye farklı bir bakış açısı getiren tamamen elektrikli modeli Topolino, yenilenen versiyonuyla Türkiye yollarına çıktı. İlk kez 2024 yılında pazara sunulan ve bugüne kadar 1.748 adetlik satış başarısına ulaşan model, yeni serisinde daha canlı, daha sezgisel ve daha dikkat çekici bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Kompakt ölçüleri ve ikonik tasarım diliyle öne çıkan Fiat Topolino, şehir içi ulaşımda pratikliği ön plana çıkarırken, tamamen elektrikli yapısıyla çevreci karakterini sürdürüyor. Günlük kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan model, özellikle kısa mesafeli yolculuklar için erişilebilir bir mobilite çözümü sunuyor. Yeni Topolino, Türkiye’de 584.900 TL’den başlayan kampanyalı fiyatlarla satışa sunuluyor. Topolino Plus versiyonu ise 629.900 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor. Bununla birlikte kullanıcılar, 250.000 TL’ye kadar 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi imkanından yararlanabiliyor. Daha renkli ve kullanıcı dostu bir deneyim Yenilik operasyonuyla birlikte Topolino’nun karakterini güçlendiren güncellemeler dikkat çekiyor. Bu yeniliklerin başında gelen Mercan Turuncusu (Corallo) renk seçeneği, modelin enerjik ve sıcak tasarımını daha belirgin hale getirirken, şehir içinde kolayca ayırt edilmesine katkı sağlıyor. Mevcut renk seçeneklerine eklenen bu yeni ton, Topolino’nun kişiselleştirme olanaklarını da artırıyor. Modelde öne çıkan bir diğer gelişme ise yenilenen dijital gösterge paneli oluyor. Daha büyük, daha yalın ve daha anlaşılır bir yapıya kavuşan panel, hız, batarya durumu, menzil ve şarj bilgileri gibi temel verileri sürücüye daha net bir şekilde aktarıyor ve kullanım deneyimini ileri taşıyor. Model, tasarımının yanında, Türkiye'de B1 ehliyetiyle 16 yaşından itibaren kullanılabilmesiyle, şehir içi ulaşımda ideal çözümü sunuyor, ailelerin de ulaşım ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak sağlıyor. Şehir içi mobiliteye pratik ve sürdürülebilir çözüm Tamamen elektrikli Topolino, şehir içi kullanım odaklı teknik altyapısıyla dikkat çekmeye devam ediyor. 5,4 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryasıyla yaklaşık 75 kilometre menzil sunan model, günlük kullanım senaryolarında yeterli bir performans ortaya koyuyor. 45 km/saat azami hıza ulaşabilen araç, kompakt yapısı sayesinde dar sokaklarda kolay hareket kabiliyeti sağlıyor. Batarya ise uygu koşullarda yaklaşık 3,5 saatte yüzde 80 doluluğa ulaşabiliyor. Tamamen elektrikli yapısı, pratik kullanımı ve ulaşılabilir fiyat avantajıyla öne çıkan FIAT Topolino, şehir içi ulaşımda yeni bir alternatif oluştururken, sürdürülebilir mobilite anlayışını daha geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Projeleri Neden Başarısız Oluyor? Haber

Yapay Zeka Projeleri Neden Başarısız Oluyor?

Yapay zeka, küresel ekonomik genişlemenin ana itici güçlerinden birine dönüşüyor. Kullanım alanları hızla çeşitlenirken, Morgan Stanley 2028 yılına kadar dünya genelinde yapay zeka çağını destekleyecek yeni veri merkezlerinin inşasına 2,9 trilyon dolarlık yatırım yapılacağını öngörüyor. Ancak yapay zeka yatırımları küresel ölçekte rekor hızla artarken, kurumların teknoloji altyapılarında yıllar içinde biriken yapısal yük de büyümeyi sürdürüyor. Yapay zeka yatırımlarının artan ivmesi, kurumların uzun süredir biriktirdiği bu yapısal sorunları perdeleyebiliyor. Finansal tablolarda görünmeyen ancak çevikliği, inovasyon kapasitesini ve dönüşüm hızını doğrudan etkileyen bu sorunlar, artık “dijital borç” kavramıyla tanımlanıyor. Dijital borç; yalnızca eski kod yapılarından değil, yıllar içinde birbirinden bağımsız biçimde devreye alınmış platformlardan, tamamlanmamış entegrasyonlardan, mükerrer araçlardan, veri silolarından ve bu yapılar üzerinde şekillenmiş kırılgan iş süreçlerinden besleniyor. Görünmeyen yükler yeni yatırımların etkisini sınırlıyor Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS) CTO’su Bahtiyar Tan, kurumların yapay zekaya yönelik artan ilgisinin, temel dijital mimarinin önemini gölgede bırakmaması gerektiğinin altını çiziyor: “Bugün birçok kurum hız ve ölçek avantajı elde etmek için yeni teknolojilere yöneliyor. Ancak birbirleriyle konuşmayan sistemlerin, düşük veri kalitesinin ve geçmişten taşınan yapısal yüklerin üzerine yapay zeka katmanı eklemek; dışarıdan güçlü görünen ama içeride sürdürülebilirliği zayıf bir yapı kurmak anlamına geliyor. Yapay zeka projelerinde kalıcı başarı, önce verinin niteliğine, ardından bu veriyi taşıyan dijital omurganın dayanıklılığına bağlı.” Yapay zeka çağında şirketlerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri, yeni yatırım bütçelerinin önemli bir bölümünün yeni değer üretmek yerine geçmişte alınmış dağınık kararların sonuçlarını taşımaya ayrılması. McKinsey verileri, dijital borcun ana kaynaklarından biri olan teknik borcun günümüzde şirketlerin BT bilançolarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor. Accenture ise entegre olmayan sistemler ile düşük veri kalitesinin kurumlara yıllık ortalama 12,9 milyon dolar maliyet yarattığına işaret ediyor. Bu tablo, yapay zekaya ayrılan bütçelerin tek başına dönüşüm başarısını garanti etmediğini gösteriyor. CEO’ların yüzde 94’ünün, 2026’da somut sonuç alınamasa bile yapay zeka yatırımlarını sürdürme niyetinde olması, kurumların bu alandaki kararlılığını ortaya koyarken, aynı zamanda dijital borcun artması riskini ve buna bağlı altyapı hazırlığının önemini daha da artırıyor. Güçlü dijital omurganın doğrudan rekabet avantajını etkileyen yapısal bir unsur olduğuna dikkat çeken Tan, “Kurumlar için kritik soru, bugünün teknoloji yatırımının yarın için stratejik bir varlığa mı yoksa yönetilmesi zor yeni bir yükümlülüğe mi dönüşeceğidir. Bir yapının neden o şekilde kurulduğunu anlamadan yapılan radikal müdahaleler, bazı sorunları çözerken daha büyük kırılganlıklar da yaratabilir” dedi. Yapay zekada sürdürülebilir değer için planlı dönüşüm şart IAS’a göre yapay zekadan gerçek ve sürdürülebilir değer üretmenin yolu, onu tekil bir teknoloji yatırımı olarak ele almak yerine kurumun tamamına yayılan bütünsel bir dijital omurga üzerinde konumlandırmaktan geçiyor. Bu bütüncül yaklaşım, ani ve parçalı müdahaleler yerine mevcut yapıyı anlayan, veri bütünlüğünü önceleyen ve sistemler arası entegrasyonu esas alan planlı dönüşüm adımlarını gerekli kılıyor. Dönüşümün heves ve aceleyle değil mimari farkındalıkla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Tan, “Yapay zeka yatırımlarının çarpık dijitalleşmeyi derinleştirmemesi için kurumların planlı bir dönüşüm yaklaşımı benimsemeleri gerekiyor. Yapay zekanın gerçek değeri ancak sağlam bir temel üzerinde yükseldiğinde sürdürülebilir rekabet avantajına dönüşebiliyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Galaxy S26 serisi ile birlikte Quick Share’e AirDrop desteği geliyor Haber

Samsung Galaxy S26 serisi ile birlikte Quick Share’e AirDrop desteği geliyor

Samsung Electronics, yeni Galaxy S26 serisi ile kullanıcı deneyimini bir adım ileri taşıyarak bilgi, belge, fotoğraf gibi içerik paylaşım süreçlerini daha hızlı ve zahmetsiz hale getiriyor. Yeni ikonik serisi Galaxy S26 modellerine eklenen AirDrop desteği sayesinde kullanıcılar, üçüncü taraf uygulamalara ihtiyaç duymadan Quick Share üzerinden cihazlar arasında fotoğraf, video ve belgelerini anında aktarabiliyor. Karmaşık adımları ortadan kaldıran bu deneyim, özellikle günlük kullanımda hız ve kolaylık arayan kullanıcılar için fark yaratıyor. Samsung’un yeni Galaxy S26 Serisi, bu yeni özellikle farklı cihazlar arasında da hızlı paylaşım deneyimi sunuyor. Galaxy S26, sadece güçlü donanımıyla değil, hayatı kolaylaştıran akıllı özellikleriyle de öne çıkıyor. Yeni Galaxy S26 serisi; gelişmiş yapay zekâ destekli özellikleri, üst düzey kamera performansı ve mobil cihazlarda ilk ve tek olan Gizlilik Ekranı (Privacy Display) özelliği ile kullanıcılara üçüncü nesil bir AI Phone deneyimi sunarken, AirDrop desteği ile günlük dijital alışkanlıkları daha akıcı ve kesintisiz hale getiriyor. AirDrop desteği Galaxy S26 serisinden başlayarak farklı cihazlara da yayılacak. Desteğin hangi cihazlara genişletileceği daha sonra duyurulacak. Türkiye’de de belirli modellerde 25 Mart'tan itibaren güncelleme başlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lufthansa Cargo, Küresel Otomotiv Sektörünün Güçlü Lojistik Partneri Olmayı Sürdürüyor Haber

Lufthansa Cargo, Küresel Otomotiv Sektörünün Güçlü Lojistik Partneri Olmayı Sürdürüyor

Avrupa ve Kuzey Afrika’da gerçekleştirilen son charter operasyonları, şirketin küresel operasyon gücünü ve esnek ağ yapısını ortaya koydu. Otomotiv sektöründe üretim süreçlerinin giderek daha hızlı ve karmaşık hale gelmesi, lojistik çözümlerine olan ihtiyacı da artırıyor. Bu noktada hava kargo taşımacılığı, üretimin kesintisiz devam etmesini sağlamak, prototipleri taşımak ve yüksek değerli araçların güvenli şekilde ulaştırılması açısından kritik bir rol oynuyor. Otomotiv Sektörü Lufthansa Cargo’nun Stratejik Alanlarından Biri Lufthansa Cargo, 2024 yılından itibaren otomotiv sektörünü stratejik bir odak alanı olarak konumlandırdı. Şirket bu kapsamda üreticiler ve tedarikçiler için sektöre özel taşımacılık çözümleri geliştiriyor. Lufthansa Cargo Operasyon Direktörü Frank Bauer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Otomotiv müşterilerimiz maksimum hız ve güvenilirlik bekliyor. Küresel ağımız ve uzman ekiplerimiz sayesinde tedarik zincirlerinin yoğun zaman baskısı altında bile sorunsuz şekilde çalışmasını sağlıyoruz.” Şirketin sunduğu çözümler arasında üretim hatları için kritik parça taşımaları, yüksek değerli araçların nakliyesi ve zaman hassasiyeti yüksek gönderiler yer alıyor. 24 Saatten Kısa Sürede Üretimi Kurtaran Operasyon Ocak ayının sonunda Avrupa’da gerçekleştirilen bir charter operasyonu, Lufthansa Cargo’nun hızlı müdahale kabiliyetini gözler önüne serdi. Belgrad’da bir otomobil üretim tesisinde eksik parçalar nedeniyle üretim hattı durma riskiyle karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine talebin alınmasından 24 saatten kısa süre sonra Frankfurt’tan bir A321 kargo uçağı havalandı. Yük, Viyana’da: 13 ana kargo bölümü 10 alt kargo bölümü kullanılarak uçağa yüklendi ve Belgrad’a ulaştırıldı. Operasyonun ardından iki ek charter uçuşu daha gerçekleştirildi. Mercedes-Benz İçin Büyük Ölçekli Lojistik Operasyonu Şubat ayında Lufthansa Cargo, Mercedes-Benz için Fas’ın Kazablanka kentinden toplam 11 adet A321F charter uçuşu gerçekleştirdi. Sadece 11 gün içinde yapılan operasyon, yoğun havalimanı trafiğine rağmen başarıyla tamamlandı. Yerel ekipler, gerekli kargo ekipmanlarını ve yükleme ünitelerini kısa sürede organize ederek operasyonun kesintisiz devam etmesini sağladı. Bu operasyon, şirketin büyük ölçekli üretim destek operasyonlarında hızlı karar alma ve koordinasyon yeteneğini ortaya koydu. Yüksek Değerli Araçların Taşınmasında Özel Operasyon Lufthansa Cargo yalnızca üretim parçaları değil, aynı zamanda yüksek değerli araçların taşınmasında da uzmanlık sunuyor. 2026 yılının Şubat ayında Lamborghini Aventador temel alınarak özel olarak üretilmiş bir araç, Kahire’den Avrupa’ya güvenli şekilde taşındı. Operasyon sırasında gümrük ve belge işlemlerinde yapılan son dakika düzenlemelerine rağmen Lufthansa Cargo ekipleri taşımanın zamanında ve güvenli şekilde tamamlanmasını sağladı. Otomotiv Segmenti İçin Özel Yönetim Lufthansa Cargo’nun otomotiv segmentindeki stratejik gelişimi, Industry Development – Automotive Kıdemli Müdürü Rachid Massaoudi tarafından yönetiliyor. Massaoudi, otomotiv sektöründeki küresel ihtiyaçları analiz ederek müşteri taleplerine uygun lojistik çözümleri geliştiriyor. Massaoudi konuyla ilgili şunları söyledi: “Operasyon ekiplerimizle yakın iş birliği içinde müşterilerimizin ihtiyaçlarını uygulanabilir ve özel lojistik çözümlerine dönüştürüyoruz.” Küresel Otomotiv Endüstrisi İçin Stratejik Ortak Lufthansa Cargo, geniş küresel ağı, hızlı charter operasyonları ve özel taşımacılık çözümleriyle otomotiv üreticileri, tedarikçiler ve lojistik firmaları için önemli bir iş ortağı olmayı sürdürüyor. Şirket, küresel iş dünyasına lojistik destek sağlama hedefi doğrultusunda faaliyetlerini “Enabling Global Business” vizyonuyla yürütüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnternet Kapatmaları Rekor Kırdı: 2024’te 54 Ülkede 296 Dijital Kesinti Haber

İnternet Kapatmaları Rekor Kırdı: 2024’te 54 Ülkede 296 Dijital Kesinti

Çevrim içi gizlilik ve dijital özgürlük alanında 18 yılı aşkın deneyime sahip olan PureVPN, küresel internet kapatmalarındaki artışı mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı. Rapora göre, 2024 yılında en az 54 ülkede 296 devlet kaynaklı internet kesintisi kaydedildi. Bu rakam, 2022’deki 187 kesintiye kıyasla ciddi bir artışa işaret ediyor. İnternet kapatmaları artık yalnızca olağanüstü siyasi kriz dönemlerine özgü değil. Seçimler, protestolar ve toplumsal huzursuzluk dönemlerinde hem demokratik hem de otoriter sistemlerde yaygın olarak kullanılıyor. Fransa ve El Salvador da Listeye Girdi Geçmiş yıllarda internet kısıtlamalarıyla sık gündeme gelen ülkeler arasında Hindistan ve İran yer alırken, 2024’te Fransa ve El Salvador gibi yeni ülkelerin de listeye eklenmesi dikkat çekti. Bu gelişme, internet kesintilerinin yalnızca geleneksel olarak kısıtlayıcı rejimlerle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor. İnternet Kapatmaları Nasıl Uygulanıyor? Dijital kesintiler farklı yöntemlerle hayata geçiriliyor: Mobil veri erişiminin tamamen durdurulması Geniş bant internetin kapatılması WhatsApp ve Telegram gibi platformların engellenmesi Ağ hızının bilinçli olarak yavaşlatılması (throttling) Resmi gerekçeler genellikle kamu güvenliği veya ulusal güvenlik çerçevesinde sunulsa da, bu uygulamaların etkisi yalnızca iletişimle sınırlı kalmıyor. Ekonomik Kayıp Milyarlarca Doları Buluyor İnternet kapatmalarının ekonomik etkisi oldukça büyük. Brookings Institution tarafından yapılan bir çalışmaya göre, yalnızca Hindistan’da 2020 yılında uygulanan internet kesintileri 2,8 milyar doların üzerinde ekonomik kayba yol açtı. Küresel ölçekte ise özellikle mobil ticaret ve dijital ödeme sistemlerine bağımlı gelişmekte olan ekonomilerde milyarlarca dolarlık zarar oluştu. Kesintiler sırasında: İşletmeler gelir kaybına uğruyor Bankalar operasyonlarını durdurabiliyor Acil servis koordinasyonu zorlaşıyor Vatandaşlar kritik anlarda bilgiye erişemiyor VPN Kullanımında Patlama 2022’de protesto kaynaklı internet kısıtlamalarının yaşandığı bazı bölgelerde, VPN indirme oranlarının bir hafta içinde yüzde 3.000’den fazla arttığı raporlandı. PureVPN Ürün Başkanı Saad Ali Khan konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bağlantı artık ekonomik sürekliliğin, sivil katılımın ve kişisel güvenliğin temelini oluşturuyor. Erişim kısıtlandığında etki iletişimin çok ötesine geçiyor. Artan internet kapatmaları, dayanıklı altyapı ve kullanıcıların kısmi bağlantı durumlarında gizliliğini koruyacak araçlara olan ihtiyacı gösteriyor.” Uzmanlar, hiçbir teknolojinin ulusal çapta tam bir altyapı kesintisini aşamayacağını ancak şifreli hizmetlerin kısmi bağlantı durumlarında dijital gizliliği koruyabildiğini belirtiyor. Dijital Özgürlükte Yeni Ayrışma Rapora göre internet kapatma uygulamalarının yaygınlaşması, yalnızca “bağlı” ve “bağlantısız” toplumlar arasında değil; aynı zamanda dijital özerkliğini koruyabilen ve erişimi anlık olarak kesilebilen toplumlar arasında da yeni bir ayrışma yaratıyor. PureVPN, sorumlu dijital yönetişim çağrısını yineleyerek güvenli ve kesintisiz bağlantıyı destekleyen gizlilik araçlarının önemine dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPPO Find X9 Pro Türkiye’de Haber

OPPO Find X9 Pro Türkiye’de

Find X9 Pro’nun premium tasarım çizgisi, modern malzemeler ve ince çerçevelerle destekleniyor. Mat cam yüzeyi, alüminyum çerçevesi ve yalnızca 1,15 mm kalınlığındaki ultra ince çerçeveleri ile cihaz, hem şık hem de konforlu bir kullanım deneyimi sağlıyor. Telefonun 6,78 inçlik geniş ekranı, multimedya tüketiminden profesyonel iş akışlarına ve içerik üretimine kadar farklı kullanım senaryolarında sürükleyici bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Hasselblad Master kamera sistemi ile profesyonel fotoğraf ve video deneyimi OPPO Find X9 Pro, OPPO’nun gelişmiş LUMO Image Engine görüntü işleme teknolojisi ve profesyonel fotoğrafçılığın devlerinden Hasselblad’ın Master Kamera Sistemi ile mobil fotoğrafçılıkta yeni bir dönem başlatıyor. Serinin en iddialı özelliklerinden biri olan 200 MP çözünürlüğündeki Hasselblad telefoto kamera, kullanıcılara profesyonel fotoğrafçılara taş çıkartan kareler çekme olanağı veriyor. Hasselblad ile yapılan ortak geliştirme ile sensör kalibrasyonu ve optik mühendisliği en üst standartlarda optimize edilen Find X9 Pro her karede olağanüstü netlik, doğal renk doğruluğu ve etkileyici ayrıntı sunuyor. Dolby Vision formatında 4K/120 fps kayıt desteği ile Find X9 Pro video tarafında da profesyonel düzeyde sinematik çekimlere imkan veriyor. ACES destekli LOG kayıt yeteneği endüstri standartlarında post-prodüksiyon süreçleriyle uyumluluk sunarken, yeni Sahne Modu ve AI Ses Odaklama özellikleri sayesinde de kullanıcılar her ortamda daha net, daha dengeli ve daha etkileyici kayıtlar oluşturabiliyor. Güçlü 3nm mimari ve uzun ömürlü silikon-karbon pil Find X9 Pro, yüksek performans ve enerji verimliliğini bir arada sunan güçlü MediaTek Dimensity 9500 yonga setiyle çalışıyor. Bu işlemci, günlük kullanımın yanında, yoğun performans gerektiren uygulamalarda da kullanıcılara akıcı bir deneyim sunuyor. Cihazın 7500 mAh kapasiteli büyük pili, OPPO’nun yeni nesil silikon-karbon pil teknolojisiyle destekleniyor. Bu sayede tek şarjla telefonu iki güne kadar kesintisiz kullanmak mümkün oluyor. ColorOS 16 ile daha akıcı ve akıllı bir deneyim Find X9 Pro’nun kamera ve performans kabiliyetleri, ColorOS 16 ile gelen yapay zekâ yenilikleri ile tamamlanıp güçlenerek akıcı bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Geliştirilmiş arayüz animasyonları, hızlandırılmış çoklu görev yetenekleri ve AI destekli düzenleme araçları, cihazı günlük hayatta daha hızlı ve sezgisel hale getiriyor. Çok katmanlı güvenlik sistemi de kullanıcı verilerinin daha güçlü bir şekilde korunmasını sağlıyor. OPPO Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Murat Karakoç, “Find X Serisi, OPPO’nun inovasyon gücünü en ileri seviyede temsil ediyor. Find X9 Pro ile kullanıcılarımıza hem profesyonel düzeyde fotoğraf ve video deneyimiyle; Her Işıkta Her Mesafede güçlü bir performans sunuyoruz. Türkiye’de premium segmentteki varlığımızı güçlendiren bu modeli kullanıcılarla buluşturmak bizim için büyük bir heyecan kaynağı” diye konuştu. OPPO Find X9 Pro, İpek Beyazı ve Titanyum Antrasit olmak üzere iki renk seçeneği ile 12 Aralık’tan itibaren 89.999 TL fiyatla zincir mağazalarda ve online satış mağazalarında kullanıcılarla buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moskova'da tarihi açılış Haber

Moskova'da tarihi açılış

Dünyanın ilk tam kapsamlı oyun ve animasyon geliştirme merkezi 28 Kasım'da Moskova'da açıldı ve Çin, Hindistan, Orta Doğu, Latin Amerika ve BDT ülkeleri dahil 20'den fazla ülkeden sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Tesis, bağımsız geliştiricilerden büyük uluslararası oyunculara kadar çeşitli stüdyoları aynı noktada buluşturarak, küresel pazara giriş için kapsamlı bir altyapı ve destek sunuyor. Konsept aşamasından uluslararası pazara sunmaya kadar uçtan uca destek sunan dünyanın ilk tam kapsamlı oyun ve animasyon geliştirme tesisi olan Moscow Game Hub, Moskova Uluslararası Oyun Haftası (Moscow International Game Week) sırasında tanıtıldı. Tesis, yerleşik şirketlere hareket yakalama (motion capture) stüdyoları, sesle ndirme ve film müziği prodüksiyonu için ses kayıt tesisleri, sinema salonları, konferans merkezleri ve sergi alanları dahil olmak üzere kapsamlı bir üretim altyapısı sunuyor. Türk oyun stüdyoları uluslararası pazarlara yeni bir erişim kanalına kavuşuyor Türk oyun stüdyoları, geleneksel Batı yayıncılık kanalları dışında 280 milyondan fazla oyuncunun bulunduğu Avrupa ve BDT pazarlarına stratejik erişim sağlayarak ikamet statüsü için başvuru yapabiliyor. İkamet edenler, tercihli kira ve vergi koşulları, devlet geliştirme hibeleri ve Avrupalı, Rus ve BDT geliştiricileriyle ortak geliştirme için partnerlik çerçevelerinden yararlanabilirler. Açılışı yapılan merkez, rekabetçi fiyatlarla üretim altyapısı sunarken (geliştirme maliyetleri ABD'ye göre 3 kat, Avrupa'ya göre 2 kat ve Kıbrıs'a göre 1,5 kat daha düşük), hem bölgesel hem de uluslararası izleyiciler için kültürel açıdan özgün içerik olu turulmasını kolaylaştırıyor. Teknik iş birliği fırsatları, hareket yakalama, 3D animasyon ve çapraz platform geliştirmeyi kapsıyor ve stüdyoların yaratıcı kontrolü elinde tutarken Avrupa'nın üretim kapasitelerine erişmesine imkân tanıyor. Üretim avantajlarının ötesinde, Moskova konumu, gelişmiş metro sistemleri, kapsamlı sağlık altyapısı, yüksek güvenlik standartları ve canlı kültürel olanakları ile dünyanın en yeşil mega şehirlerinden birinde istikrarlı bir operasyon üssü sunuyor. Türk stüdyoları için bu merkez, Vision 2030 girişimlerini ve ekonomik çeşitlilik hedeflerini tamamlayarak bölgesel genişleme stratejileri için altyapı sağlıyor. Platform, Orta Doğu ve Türk şirketlerinin Avrupa'da varlıklarını kurmalarını sağlarken, kültürel açıdan çeşitlilik içeren oyun içeriği ile MENA pazarlarını Avrupa ve BDT bölgeleriyle birleştirerek bölgesel anlatıları temsil eden fikri mülkiyet hakları gel iştirilmesini mümkün kılıyor. Açılışa Çin, Hindistan, Pakistan, Endonezya, BAE, Suudi Arabistan, Kazakistan, Özbekistan, Sırbistan, Arjantin, Şili ve diğer ülkelerden oyun stüdyoları ve derneklerinin temsilcileri katıldı. Uluslararası katılımcılar, aynı platformda geliştirme, üretim ve küresel dağıtımı bir araya getiren benzersiz formatı vurguladılar. BAE, Katar, Mısır ve diğer Orta Doğu pazarlarından temsilciler açılışta yer alarak, bölgesel ekonomik çeşitlendirme stratejileri ve interaktif eğlenceye yönelik artan yatırımlarla uyumlu fırsatları keşfettiler. Bağımsız stüdyolardan büyük sektör oyuncularına kadar 40'tan fazla şirket şimdiden bu merkeze katıldı. Yeni mekân, geliştiriciler için bir cazibe merkezi olmayı hedefliyor ve en son teknolojiye sahip ekipmanlara, profesyonel bir topluluğa ve uluslararası tanıtım fırsatlarına erişim sağlıyor. Moskova oyun üreticilerinin yeni merkezi oluyor Açılışı yapılan bu merkez, portföy çeşitlendirme ve alternatif pazar erişimi için kullanıcılara yeni bir potansiyel sunuyor. Tesis, interaktif eğlence alanındaki bölgesel yatırım stratejilerini tamamlayan ortak geliştirme fırsatları, teknik iş birliği ve dağıtım kanalları sağlıyor. Orta Doğu şirketleri, kendi pazarlarında geliştirme merkezlerini sürdürürken Moskova'nın altyapısından yararlanabilecek ve hem Avrupa/BDT hem de MENA kitlelerine hizmet veren bölgeler arası ortaklıklar kurabilecekler. Projeyi yöneten ajansın başkanı Gulnara Agamova; "Oyun endüstrisini geliştirmek Moskova Yaratıcı Endüstriler Ajansı için önemli bir önceliktir ve Orta Doğu, önemli yatırım kapasitesi ve içerik geliştirme hedefleri olan stratejik bir ortaktır" dedi. Agamova sözlerini şöyle sürdürdü: "Sistemik bir yaklaşım benimsiyoruz. Önce Video Game Factory hızlandırıcısını oluşturduk, şimdi de ulus lararası ortaklıklar için Moskova Oyun Merkezi'ni açıyoruz. Orta Doğu ve Türk stüdyolarının küresel kitleler için kültürel açıdan özgün içerikler geliştirirken Avrupa ve BDT dağıtım ağlarına erişmelerini desteklemek için ikamet programları oluşturduk. Konsept aşamasından uluslararası pazara sunulmasına kadar tüm oyun geliştirme döngüsü artık Moskova'da yoğunlaşıyor ve burası Orta Doğu şirketlerinin Avrupalı stüdyolarla ortak geliştirme yapabilecekleri ve Batı'nın hâkim olduğu geleneksel yayıncılık kanalları dışındaki pazarlara ulaşabilecekleri bir platform oluşturuyor." Küresel oyun dünyası Moskova'da buluşuyor 27-30 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Moskova Uluslararası Oyun Haftası, 20'den fazla ülkeden önde gelen oyun şirketlerini, geliştiricileri ve uzmanları bir araya getiriyor. İş programında Çin, Hindistan, Endonezya, Orta Doğu, Latin Amerika ve BDT ülkelerinden katılım cıların yer aldığı oturumlar düzenleniyor ve yeni uluslararası ortaklıklar ve ittifaklar kurulmasına odaklanılıyor. Orta Doğu oyun endüstrisinin liderleri etkinlik haftasının programına aktif olarak katıldı. Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) Rumbling Games Studio'nun Oyun Direktörü ve Kurucusu Ahmed Fouad ile yine aynı ülkeden Blackburne Games'in CTO'su ve Kurucu Ortağı Mustafa Yaya, uluslararası ortaklıklar ve pazar genişlemesi konulu oturumlara katıldı. Mısır'daki Saudisoft.Co şirketinden Wael Elemam ise bölgesel iş birliği konulu tartışmalara katkıda bulundu. Bu katılımlar, Orta Doğulu üreticilerin geleneksel Batı yayıncılık yolları dışında Avrupa ve BDT pazarlarında varlık göstermeye yönelik ilgisindeki artışı yansıtıyor. İlk Moskova Uluslararası Oyun Haftası, Moskova Yaratıcı Endüstriler Ajansı ve şehrin Kültür Departmanı tarafından düzenleniyor. Etkinlik, Rus oyun geliştiriciliğini ve Moskova'nın oyun endüstrisi altyapısını sergilemeyi amaçlarken, Doğu Avrupa, Asya, Orta Doğu ve ötesindeki alternatif oyun endüstrisi merkezlerini temsil eden yeni uluslararası ittifaklar ve ortaklıklar için bir platform oluşturmayı hedefliyor. Avrupa pazarına açılmak isteyen Türk oyun şirketleri ve yatırımcılar, bu merkez aracılığıyla yeni ortaklık fırsatlarını keşfedebiliyor. Platform, BDT ve Avrupalı geliştiriciler, yayıncılar ve dağıtımcılarla bağlantıları kolaylaştırarak, geleneksel Batı yayıncılık kanallarının ötesinde pazara alternatif yollar sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beko’nun 2 Ürünü Time Dergisinin 'Dünyanın En İyi Buluşları' Listesinde  Haber

Beko’nun 2 Ürünü Time Dergisinin 'Dünyanın En İyi Buluşları' Listesinde 

Ev teknoloji sektörünün öncü şirketi Beko, ‘Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın’ vizyonu doğrultusunda geliştirdiği teknolojilerle elde ettiği uluslararası başarılara bir yenisini ekledi. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME dergisinin bu yıl açıkladığı “The Best Inventions of 2025” (TIME En İyi Buluşlar 2025) listesinde, şirketin 2 ürünü dünyanın en yenilikçi buluşları arasında sıralandı. Şirketin “Solar Off-Grid Performance” buzdolabı Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye girerken, Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise “En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer aldı. Beko, daha önce de TIME dergisinin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde bu yıl ikincisini yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde 500 şirket arasında 17’nci sırada yer alarak üst üste ikinci kez sektörünün lideri olmuş ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki yerini korumuştu. “BEKO MÜHENDİSLİĞİNİN KÜRESEL BAŞARISININ BİR GÖSTERGESİ” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Beko Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, “Beko’da sürdürülebilirlik, kalite, müşteri odaklılık ve yenilikçiliği tüm çalışmalarımızın merkezine koyuyor; hem müşterilerimiz hem de gezegenimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmek üzere çalışıyoruz. Aralarında Türkiye, Romanya, İtalya, Güney Afrika ve Pakistan’ın da bulunduğu 10 ülkedeki 28 Ar-ge ve Tasarım Merkezi ve Ofisimizde 2.300’ü aşkın araştırmacımızla her gün daha iyisini hedefleyerek geleceğin teknolojilerini geliştiriyoruz. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME Dergisi’nin, iki ürünümüzü dünyanın en yenilikçi buluşları arasında göstermesi, Beko mühendisliğinin ulaştığı noktayı ve çevresel ayak izi azaltılmış ürünlerdeki öncülüğümüzü bir kez daha ortaya koyuyor. Bu başarı, temelleri Türkiye’de atılan 30 yılı aşkın köklü ar-ge mirasımızın, uluslararası platformlarda takdir gördüğünün de bir göstergesi” diye konuştu. Nihat Bayız sözlerine şu şekilde devam etti: “Beko olarak hedefimiz, enerji verimliliğini artıran, doğal kaynakları verimli kullanmaya odaklanan, çevresel etkileri azaltan, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran, konforu ve gıda güvenliğini güçlendiren yenilikçi ve dayanıklı ürünleri tüketicilerle buluşturmak. Bu vizyonun örneklerinden Solar Off-Grid Performance buzdolabımız, güneş enerjisi kullanarak enerjiye erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde gıdaların güvenle saklanmasını mümkün kılarken; ısı pompalı bulaşık makinemiz çok daha az enerjiyle temizlik performansından ödün vermiyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliği odağımızda tutarak, gezegenimiz ve tüketicilerimiz için artı değer yaratan teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. TIME dergisi, her yıl yayımladığı “The Best Inventions” listesinde dünya genelinden aday gösterilen ürünleri, TIME editörleri, uluslararası muhabirler ve alanında uzman isimlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendiriyor. Her ürün; orijinallik, işlevsellik, vizyon ve toplumsal etki gibi kriterler üzerinden inceleniyor. Bu yılın listesinde, enerji verimliliğini artıran, iklim kriziyle mücadeleye katkı sağlayan ve sürdürülebilir yaşamı destekleyen teknolojiler öne çıktı. BEKO’NUN ÖDÜL ALAN TEKNOLOJİLERİ TIME Best Inventions of 2025 listesinin Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye giren Solar Off-Grid Performance Buzdolabı, elektrik şebekesinin sınırlı olduğu bölgelerde güneş enerjisiyle kesintisiz çalışabilen özel bir sistem barındırıyor. Ürün, yüksek verimli kompresör teknolojisi ve ürün için özel tasarlanmış MPPT ve batarya şarj deşarj yönetim birimi kullanarak tam güneşsiz koşullarda dahi uzun süre soğutma performansını koruyabiliyor. Bu yenilikçi çözüm, özellikle Afrika kıtasında ve enerjiye erişimin kısıtlı olduğu diğer bölgelerde gıdaların güvenle saklanmasına olanak tanıyarak gıda israfının önlenmesine ve yerel toplulukların yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlamayı hedefliyor. TIME dergisi, bu teknolojiyi “enerjiye erişimin sınırlı olduğu coğrafyalarda sürdürülebilir yaşamı mümkün kılan bir buluş” olarak tanımlıyor. "En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer alan Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise, ısı pompası sistemini bulaşık makinelerine entegre eden tasarımıyla öne çıkıyor. Geleneksel modellerdeki ısıtma rezistansı yerine hava-su ısı pompası kullanan bu sistem, daha az enerji kullanarak temizlik performansından ödün vermiyor. Daha düşük yıkama sıcaklıklarında bile etkili temizlik sağlayan teknoloji, hem su hem de elektrik tüketimini azaltarak çevresel etkiyi de düşürüyor ve hanelerde enerji verimliliğinin artmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.