Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Merkezi

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Castrol ve Komatsu’dan   Stratejik İş Birliği Haber

Castrol ve Komatsu’dan Stratejik İş Birliği

Castrol, Türkiye distribütörlüğü Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. tarafından yürütülen dünyanın önde gelen iş ve maden makineleri üreticilerinden Komatsu ile madeni yağların geliştirilmesi ve üretimini kapsayan üç yıllık bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında Komatsu markalı madeni yağlar, Castrol’ün Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezinin altyapısından yararlanılarak geliştirilecek ve üretilecek. İş birliği, madeni yağların üretim ve dolum süreçlerinin ötesine uzanıyor. Komatsu madeni yağlarının formülasyon, ürün geliştirme ve teknik onay süreçlerinde Castrol’ün mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığından yararlanılırken, ürünlerin geliştirilmesinde Komatsu’nun global kalite ve performans standartları esas alınıyor. Böylece iki markanın bilgi birikimi, zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren müşterilere yönelik çözümlerde bir araya geliyor. Castrol’ün Gemlik’teki teknoloji gücü, Komatsu’nun mühendislik standartları ile buluşuyor Castrol’ün Türkiye’deki önemli yatırımlarından olan Gemlik üretim tesisi ve teknoloji merkezi, iş birliğinde önemli bir rol üstleniyor. Madeni yağların geliştirilmesinden üretimine kadar farklı süreçleri bir araya getiren bu altyapı, Komatsu markalı madeni yağların geliştirilmesi ve üretiminde kullanılacak. Üç yıl boyunca devam edecek iş birliğiyle Castrol, formülasyon, teknik onay, mühendislik ve üretim alanlarındaki bilgi birikimini projeye aktarırken, Komatsu'nun yüksek kalite ve performans beklentilerine uygun çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacak. Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye’deki faaliyetlerini sürdüren Komatsu ile gerçekleştirilen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, “Castrol olarak dünyanın önde gelen markalarıyla geliştirdiğimiz iş birliklerinde yalnızca üretim kapasitemizle değil, mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığımızla da değer yaratıyoruz. Komatsu ve Marubeni Dağıtım ve Servis ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezimizin yetkinliklerini dünyanın önde gelen iş makinesi markalarından biriyle buluşturuyor. Gemlik’teki üretim tesisimiz ve teknoloji merkezimiz, madeni yağların geliştirilmesinden formülasyon ve teknik onay süreçlerine, üretimden doluma kadar geniş bir yetkinliğe sahip. Bu bilgi birikimimizi ve teknolojik altyapımızı Komatsu madeni yağlarının geliştirilmesi ve üretiminde kullanacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer yaratacağına inanıyoruz” dedi. Komatsu’nun operasyonel verimliliğine katkı sağlayacak iş birliği Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., Komatsu ile 1983 yılından bu yana sürdürdüğü güçlü iş ortaklığı kapsamında iş ortaklarına sunduğu ürün ve satış sonrası hizmetleri geliştirmeye devam ediyor. Castrol ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği, Komatsu’nun yüksek kalite ve performans standartlarını madeni yağ teknolojileri alanındaki uzmanlıkla buluşturuyor. Bu iş birliğiyle zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren Komatsu müşterilerinin makine performansı, dayanıklılık ve operasyonel süreklilik beklentilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Castrol ile olan statejik iş birliği ile ilgili olarak Marubeni Dağıtım ve Servis CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar, “Marubeni Dağıtım ve Servis olarak, Komatsu’nun global kalite ve mühendislik standartlarını güçlü satış sonrası hizmetlerimizle desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Castrol ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, iki global markanın teknoloji ve mühendislik alanındaki uzmanlıklarını bir araya getirirken, müşterilerimizin operasyonel verimlilik ve yüksek performans beklentilerine yönelik çözümlerimizi de güçlendirecek. Amacımız yalnızca üstün nitelikli ürünler sunmak değil, iş ortaklarımızın operasyonlarının sürekliliğine ve uzun vadeli başarısına katkı sağlamak. Bu iş birliğinin, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha ileri taşıyacağına inanıyoruz” dedi. İş ve maden makinelerinde yüksek performans ve dayanıklılık sunuluyor Türkiye’nin sektörde en uzun süreli distribütörlük ilişkilerinden birini Komatsu ile sürdüren Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., paletli ekskavatörlerden lastikli yükleyicilere, dozerlerden greyderlere, kaya kamyonlarından kompakt iş makinelerine kadar uzanan geniş ürün gamıyla inşaat, madencilik, enerji ve altyapı sektörlerine hizmet veriyor. Yüksek mühendislik standartları, dayanıklılığı ve ileri teknolojileriyle öne çıkan Komatsu, dijital filo yönetimi çözümleri ve güçlü satış sonrası hizmet altyapısıyla müşterilerinin operasyonel verimlilik hedeflerini destekliyor. Akıllı makine teknolojileri, uzaktan izleme çözümleri ve verimlilik odaklı mühendislik yaklaşımıyla Komatsu, dünya genelinde iş ve maden makineleri sektörünün öncü markası olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Boreas Teknoloji OSB Teknoloji Zirvesi’nde Veri Merkezi Çözümlerini Tanıttı Haber

Boreas Teknoloji OSB Teknoloji Zirvesi’nde Veri Merkezi Çözümlerini Tanıttı

Boreas Teknoloji, organize sanayi bölgeleri ile teknoloji dünyasını bir araya getiren 6. OSB Teknoloji Zirvesi’nde Altın Sponsor olarak yer aldı. 2–4 Ekim 2026 tarihleri arasında Belgrad’da düzenlenen zirvede Boreas Teknoloji Otomasyon Direktörü Onur Güney, “Veri Merkezlerinde Görünürlüğü Birleştiren Akıllı Platform” başlıklı sunumuyla veri merkezi teknolojilerindeki çözümlerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden organize sanayi bölgesi yöneticileri ile teknoloji şirketlerini bir araya getiren 6. OSB Teknoloji Zirvesi, dijital dönüşüm, veri merkezleri, haberleşme, yapay zekâ, siber güvenlik ve enerji teknolojileri gibi başlıkların ele alındığı bir buluşma noktası oldu. Boreas Teknoloji de zirvenin Altın Sponsorları arasında yer alarak veri merkezi teknolojileri ve otomasyon alanındaki çalışmalarını OSB temsilcileri ve teknoloji profesyonelleriyle buluşturdu. Veri Merkezlerinde Bütünleşik Görünürlük Zirve kapsamında Boreas Teknoloji Otomasyon Direktörü Onur Güney, “Veri Merkezlerinde Görünürlüğü Birleştiren Akıllı Platform” başlıklı sunumunda, veri merkezlerinin yönetim ve operasyon süreçlerinde kullanılan teknolojileri ve Boreas Teknoloji’nin otomasyon çözümlerini anlattı. Güney, sunumunda veri merkezi platform mimarisinden BMS, EPMS ve dinamik kontrol sistemlerine, analitik çözümlerle erken problem teşhisinden güvenlik uygulamalarına kadar farklı teknoloji başlıklarına değindi. Farklı sistemlerden gelen verilerin merkezi bir yapı üzerinden izlenmesi, kritik altyapıların uzaktan yönetilmesi ve operasyonel süreçlerin daha etkin yürütülmesine yönelik yaklaşımları paylaşan Güney, Boreas Teknoloji’nin veri merkezi soğutma çözümlerine de değindi. Boreas Teknoloji’nin veri merkezi çözümleri; enerji, soğutma, otomasyon ve kritik sistemlerin izlenmesi ve yönetilmesine yönelik teknolojileri bir araya getiriyor. Şirket, veri merkezlerinin operasyonel ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği çözümlerle sistemlerin daha etkin yönetilmesine ve enerji kullanımının optimize edilmesine katkı sağlıyor. Boreas Teknoloji, OSB Ekosistemiyle Buluştu Boreas Teknoloji’nin Altın Sponsor olarak destek verdiği 6. OSB Teknoloji Zirvesi, şirketin veri merkezi teknolojileri ve otomasyon alanındaki çalışmalarını OSB yöneticileri, sanayi temsilcileri ve teknoloji profesyonelleriyle paylaşmasına olanak sağladı. Boreas Teknoloji, Açık Holding çatısı altında veri merkezi teknolojileri, soğutma ve otomasyon alanlarında çözümler geliştiriyor. Çerkezköy Teknoloji Merkezi ve Ar-Ge çalışmalarıyla kritik altyapıların ihtiyaçlarına yönelik teknolojiler geliştiren Boreas Teknoloji, veri merkezlerinin daha etkin yönetilmesine yönelik çalışmalarını farklı platformlarda paylaşmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

30,5 Milyar Dolarlık Sektörün Büyük Buluşmasına Sayılı Günler Kaldı  Haber

30,5 Milyar Dolarlık Sektörün Büyük Buluşmasına Sayılı Günler Kaldı 

Savunma sanayiinden havacılığa, otomotivden medikal teknolojilere kadar pek çok sektörde üretim anlayışını değiştiren yenilikçi 3D projeleri, EXPO3D İstanbul’da aynı çatı altında bir araya gelecek. Fuarda Türkiye’de geliştirilen öncü çalışmaların yanı sıra dünya genelinde dikkat çeken uygulamalara yön veren teknolojiler, yeni nesil üretim sistemleri ve ileri malzeme çözümleri sergilenecek. 120’DEN FAZLA MARKA, 100’Ü AŞKIN FİRMA EXPO3D’DE BULUŞACAK Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul’da, 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla marka yer alacak. 3D yazıcı üreticilerinden ileri malzeme tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine uzanan geniş katılımcı profiliyle fuarın, üç gün boyunca 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması hedefleniyor. 3D BASKI PROTOTİPTEN NİHAİ ÜRÜNE TAŞINIYOR EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, fuara sayılı günler kala sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da buluşmaya davet ederek şu değerlendirmede bulundu: “EXPO3D İstanbul’da eklemeli imalat teknolojilerinin ulaştığı son noktayı, yenilikçi uygulamalar ve ileri üretim çözümleri üzerinden ortaya koyacağız. Ziyaretçiler, 3D baskının prototiplemeden nihai ürün imalatına kadar ulaştığı seviyeyi yenilikçi uygulamalar üzerinden yakından görebilecek. Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim yöntemi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren stratejik bir üretim modeli. Küresel pazarın sekiz yıl içinde yaklaşık 5,5 kat büyümesinin beklenmesi de yaşanan dönüşümün boyutunu açıkça gösteriyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve mühendislik kapasitesiyle bu pazarda bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olabilir.” AKADEMİK BİLGİ SANAYİNİN ÜRETİM GÜCÜYLE BULUŞACAK EXPO3D İstanbul kapsamında Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı, akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle buluşturacak. Konferansta yeni nesil üretim yöntemleri, ileri malzemeler, endüstriyel uygulamalar ve sektördeki teknolojik gelişmeler uzman isimler tarafından ele alınacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GE Aerospace ile Türk Hava Yolları Teknik’ten Türkiye’de Elektronik MRO Hamlesi Haber

GE Aerospace ile Türk Hava Yolları Teknik’ten Türkiye’de Elektronik MRO Hamlesi

GE Aerospace (NYSE: GE) ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. bugün, Veri Bağlantısı Kontrol ve Görüntüleme Üniteleri (DCDU) için GE Aerospace’in yetkili bakım, onarım ve revizyon (MRO) desteğini ilk beş yıllık süre için genişletecek bir Hizmet ve Lisans Anlaşması imzaladıklarını duyurdu. Bu anlaşma, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.’nin, dünyanın önde gelen havacılık hizmetleri sağlayıcılarından biri olarak İstanbul’da yer alan dünya standartlarındaki tesislerinden yerli ve küresel havayolu müşterilerine OEM onaylı hizmetler sunmasını sağlıyor. Anlaşma kapsamında GE Aerospace Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.’ye; özel test ekipmanları, OEM parçaları ve yapılandırılmış teknik destek sağlayacak. GE Aerospace’in teknik verileri ve teknik bilgisinin lisanslanmasını içeren bu ortaklık, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.'nin GE Aerospace tarafından yetkilendirilmiş DCDU MRO işlemlerinin en yüksek küresel standartlara uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlayacak ve kokpit veri bağlantısı iletişim ekipmanları için güvenilir, yüksek performanslı bakım hizmeti sunacak. Yasin Birinci, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Genel Müdür (Mühendislik ve Planlama) Yardımcısı yaptığı açıklamada, “Bu anlaşma, elektronik hizmet kapasitemizi genişletme yolunda önemli bir adım. GE Aerospace ile imzaladığımız bu anlaşma sayesinde müşterilerimize daha kapsamlı uçak bakım hizmetleri sunacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. İş birliğimiz öncelikli olarak hizmet kullanılabilirliğini artırarak havayolu işletmelerinin uçak duruş sürelerini azaltmalarına ve filo performanslarını optimize etmelerine yardımcı olacak, ” dedi. Kris Shepherd, GE Aerospace Elektrik Güç Sistemleri Başkanı ve Genel Müdürü, gerçekleştirilen bu anlaşmanın önemini, “GE Aerospace olarak Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ile uzun süredir devam eden ortaklığımızı genişletmekten gurur duyuyoruz. Bu iş birliği, elektronik hizmetlerini müşterilere daha yakın hale getirmekte ve Türkiye’nin havacılık ekosistemini daha da güçlendirmektedir. Küresel DCDU onarım kapasitesinin genişletilmesini destekleyerek bölgesel erişimi artırmayı ve hizmet sürekliliğini güçlendirmeye kararlıyız,” sözleriyle ifade etti. DCDU, kokpit veri bağlantısı iletişimini destekleyerek uçuş ekiplerinin modern uçak iletişim sistemlerinin bir parçası olarak dijital mesajları yönetmesine yardımcı olur. GE Aerospace tarafından yetkilendirilmiş DCDU MRO kapasitesinin dahil olmasıyla birlikte, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. küresel onarım kapasitesinin artırılmasına, operatörler için onarım sürelerinin kısaltılmasına ve dünya çapındaki havayolları için uzun vadeli hizmet erişilebilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Anlaşma; özel test ekipmanlarına, OEM (orijinal ekipman üreticisi) parçalarına ve güçlü teknik desteğe erişimi içermekte olup, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.’nin İstanbul’daki son teknoloji merkezlerinden küresel havayollarına yönelik elektronik bakım onarım kabiliyetlerini verimli bir şekilde genişletmesine olanak tanımaktadır. GE Aerospace, 60 yıldır Türkiye’nin güvenilir bir ortağıdır. İstanbul, Ankara ve Gebze’deki ofis ve tesisleriyle GE Aerospace’in Türkiye’deki 500 çalışanı ile ülke genelindeki 3100’den fazla ticari ve savunma motorundan oluşan kurulu filoyu desteklemektedir. Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yüksek nitelikli mühendisler, GE Aerospace’in yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı imalat gibi küresel mühendislik çalışmalarına katkıda bulunarak ülkenin gelişmiş bir havacılık merkezi olma konumunu desteklemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru Haber

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru

Toplam ihracattan yüzde 12,6 pay alan sektör, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 artış kaydederken, Haziran ayında 3,29 milyar dolarlık ihracatla yılın en güçlü aylık performansını ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Haziran ayı ihracat verileriyle birlikte Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörünün 2026 yılı ilk yarı performansı netleşti. Sektör, yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek ilk yarı ihracat seviyesine ulaştı. 2024 yılının ilk 6 ayında 15,78 milyar dolar, 2025 yılının aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü, 2026 yılının ilk yarısında güçlü bir toparlanma grafiği ortaya koydu. Sektör ihracatı, 2025 yılının ilk yarısına göre yüzde 8,6, 2024 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 8,4 artış gösterdi. Yılın ilk aylarında daha sınırlı bir seyir izleyen sektör ihracatı, Nisan ayı itibarıyla toparlanma sürecine girdi. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, Haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yılın ikinci çeyreğinde ihracat performansını belirgin şekilde yukarı taşıdı. Haziran ayı yılın en güçlü performansı oldu Kimya sektörü açısından yılın en dikkat çekici verisi haziran ayında kaydedildi. Haziran 2026’da 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının en yüksek aylık ihracat rakamına ulaştı. Bu rakam, aynı zamanda ilk yarı ihracat rekoruna giden süreçte yılın en güçlü aylık performansı olarak öne çıktı. Haziran ayındaki ihracat performansı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024 yılının haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artışa işaret etti. Böylece sektör, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir ihracat zeminiyle girdi. Türkiye’nin 2026 yılı ilk 6 ay toplam ihracatı 136 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Sektör, bu performansıyla Türkiye ihracatının ana taşıyıcı sektörlerinden biri olma konumunu sürdürürken, en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunu da korudu. Aracı: “Kimya sektörümüz ilk yarıda tarihi bir ihracat seviyesine ulaştı” 2026 yılı ilk yarı ihracat performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruduğunu belirterek şunları söyledi: “Kimya sektörümüz, 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bugüne kadarki en yüksek ilk 6 ay ihracat performansını ortaya koydu. Özellikle Nisan ayı itibarıyla başlayan toparlanmanın Nisan ve Haziran aylarında yüksek ihracat rakamlarıyla desteklenmesi, sektörümüz açısından önemli bir gösterge. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir moralle başlamamızı sağladı.” Aracı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimiz Nisan ayından bu yana kimya sektörünün alt gruplarını ilgilendiren 7 komite toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantılarla sektörümüzün sahadaki ihtiyaçlarını doğrudan dinleyen, sorunları ilgili Bakanlıklarımızla güçlü bir diyalog içinde ele alan bir çalışma anlayışıyla ilerliyoruz. Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla kurduğumuz yakın temas, sektörümüzün çözüm bekleyen başlıklarının daha hızlı gündeme taşınması açısından büyük önem taşıyor.” Kimya sektörünün üretim gücü, pazar çeşitliliği ve sanayinin farklı alanlarına sağladığı girdiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Aracı, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak başlıklara odaklandıklarını belirtti. Kimya Teknoloji Merkezi yeniden ele alınıyor İKMİB’in sektöre yönelik teknik kapasiteyi güçlendirme hedefiyle hayata geçirilen Kimya Teknoloji Merkezi’ne ilişkin çalışmaların da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Aracı, merkezin mevcut yapısını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini söyledi. Aracı, “Göreve geldiğimizde Kimya Teknoloji Merkezi’nin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik yapısı açısından yeniden ele alınması gereken bir tabloyla karşılaştık. Bu nedenle merkezi, sektörümüze gerçek anlamda fayda sağlayacak, görünürlüğü artmış ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirilmiş bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare halinde ilerliyoruz” dedi. “İlk yarıdaki rekor tablo yılın kalanı için güçlü bir motivasyon sağlıyor” Küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde kimya sektörünün rekor ilk yarı performansı sergilediğine dikkat çeken Aracı, yılın ikinci yarısında mevcut ivmeyi korumak için ihracatçı firmalarla yakın temas içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Aracı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bugün ulaştığımız rakamlar, sektörümüzün üretim gücünü, ihracat refleksini ve küresel pazarlardaki konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek, ihracatçılarımızın önündeki engelleri azaltmak, ihracata dönük yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da güçlendirmek olacak. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini destekleyen yeni adımların da sektörümüz için önemli bir moral oluşturacağına inanıyoruz. İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Araştırmalara göre 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel eklemeli imalat pazarının, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektörün 2026–2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 büyüme kaydedeceği öngörülürken, bu gelişim; eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek nihai parça üretimi, kalıpçılık, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme ve tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir üretim modeli hâline geldiğini ortaya koyuyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, makine, enerji ve ileri malzeme uygulamalarında kullanım alanı giderek genişleyen eklemeli imalat çözümlerinin, Türkiye’de de güçlü bir büyüme ivmesi yakalaması bekleniyor. Gelişmiş sanayi altyapısı, güçlü mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talep, Türkiye’nin eklemeli imalat alanında bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olarak konumunu güçlendiriyor. Eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerinin Türkiye’deki sektör odaklı ilk ve en kapsamlı ticari buluşmalarından EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektörün teknoloji sağlayıcılarını, üreticilerini, yatırımcılarını ve karar vericilerini bir araya getirecek. Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’ni Ziyaret Etti  Haber

Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’ni Ziyaret Etti 

Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti çerçevesinde MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet da katıldı. MEXT Teknoloji Merkezi ziyaretinde Kraliçe Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet, MEXT’in sanayinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümüne yönelik yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Heyet, ileri teknoloji uygulamalarını yerinde inceleyerek üretim sanayisinin dönüşümüne yönelik örnek uygulamaları deneyimledi. MEXT ve Belçikalı Kuruluşlar Arasında Stratejik İş Birliği Mutabakatları İmzalandı Ziyaret kapsamında ayrıca, MEXT Teknoloji Merkezi ile Belçika’nın ileri üretim ve uygulamalı Ar-Ge alanındaki önde gelen inovasyon merkezi Flanders Make ve endüstri ile girişimcilik ekosistemini buluşturan teknoloji ve inovasyon merkezi A6K arasında iki ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Dijital ve yeşil dönüşüm odağında geliştirilen iş birlikleri; Avrupa ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak çalışmalar yürütülmesini, test ve demonstrasyon altyapılarında sinerji yaratılmasını, ekosistemler arası iş geliştirme ve pazar erişiminin güçlendirilmesini, eğitim ve yetkinlik geliştirme alanlarında ortak çalışmalar yapılmasını kapsıyor. Mutabakat zaptları, MEXT Genel Müdürü Efe Erdem ile Flanders Make CEO’su Grisja Lobbestael ve A6K CEO’su Abd-Samad Habbachi tarafından imzalandı. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ise ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirilen bu ziyaretin, Belçika heyetinin özel talebiyle MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduk. Dünyanın en gelişmiş dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT’te ülkemizin üretim gücünü, teknoloji yetkinliğini ve Türk iş gücünün ortaya koyduğu dönüşüm vizyonunu uluslararası heyetlerle paylaştık. Otomotivden savunma sanayiine, tedarik sanayiinden demir çeliğe kadar birçok stratejik sektörde ülkemizin üretim kabiliyetlerini ve özellikle MESS üyelerinin dönüşüm vizyonunu en güçlü şekilde aktardığımıza inanıyoruz. Bu ziyaretin yeni iş birlikleri geliştirmek için değerli bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Bu anlamlı ziyaretleri ve sanayimizin dönüşüm yolculuğuna gösterdikleri yakın ilgi için, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve Belçikalı heyet üyelerine teşekkür ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu Haber

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu

GE Aerospace (NYSE:GE) ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) bugün, HÜRJET uçaklarına güç vermek üzere GE Aerospace F404 motorları için bir anlaşma yapıldığını duyurdu. HÜRJET platformu için önemli bir dönüm noktasını temsil eden bu anlaşma; programın etki alanını genişletmesi ve gelecekteki varyantlarını geliştirmesi sürecinde teknik ve operasyonel desteğin devamlılığını güvence altına alırken, GE Aerospace’in gelişmiş askeri hava aracı programları için güvenilir bir itki sistemi ortağı olma rolünü güçlendiriyor. Türk Havacılık Uzay Sanayii Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu yaptığı açıklamada “HÜRJET Jet Eğitim Uçağı, TUSAŞ’ın havacılık ve savunma kabiliyetleri açısından ileriye dönük önemli bir eşiği temsil ederken, bu anlaşma da program açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. GE Aerospace ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz, HÜRJET’in modern, güvenilir ve küresel ölçekte rekabetçi bir eğitim platformu olarak başarısını destekleyen kritik itki kabiliyetlerini sağlamaya devam etmektedir. Bu anlaşma, vizyonumuzu ve endüstriyel yetkinliklerimizi daha da pekiştirmektedir,” dedi. Anlaşmanın stratejik önemine vurgu yapan GE Aerospace Savunma ve Sistemler Küresel Satış ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Rita Flaherty, “Türk Havacılık Uzay Sanayii'nin gelişmiş askeri hava araçları için bir itki sistemi ortağı olarak GE Aerospace'e duyduğu güvenden ve HÜRJET programının kazandığı giderek artan ivmeden onur duyuyoruz. HÜRJET küresel sahnede yerini alırken Türk Havacılık Uzay Sanayii'ni desteklemekten ve Türkiye'nin savunma ve havacılık ekosisteminde kilit bir aktör olarak süregelen yükselişine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz,” dedi. HÜRJET, dünya çapında ileri seviye eğitim ve muharip uçaklarında yaygın olarak kullanılan, muharebe şartlarında kendini kanıtlamış ve son derece yüksek güvenilirliğe sahip bir platform olan GE Aerospace F404 motorundan güç almaktadır. Bu uçak; gelişmiş aviyonikler, yüksek performans ve yeni nesil çözümler arayan hava kuvvetleri için operasyonel esneklik sunarak modern eğitim görevi gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır. F404 motorlu uçakların on altı ulusun envanterinde bulunması ve halihazırda sipariş durumunda olması, bu turbofan motorunun kendi sınıfındaki çok yönlü motorlardan biri olarak konumunu ve dünya genelinde hava kuvvetleri uygulamaları için rüştünü ispatlamış bir tercih olduğunu yansıtmaktadır. 1985 yılında GE Aerospace ve Türk Havacılık Uzay Sanayii arasında kurulan bir ortak girişim şirketi olan TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI), bölgenin en başarılı havacılık ortaklıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü temelin üzerine inşa edilen süreçte Türk Havacılık Uzay Sanayii, HÜRJET’in sektörde rekabetçi, ileri seviye jet eğitim uçağı platformuna dönüşmesinde merkezi bir rol oynamıştır. 2024 Farnborough Airshow ve 2025 IDEF’te imzalanan iki Mutabakat Zaptı, bu genişleyen iş birliğinin zeminini hazırlamış ve bu sözleşmenin imzalanmasına doğrudan katkıda bulunmuştur. GE Aerospace ile TUSAŞ, Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 filosuna güç veren F110 motorlarına kadar uzanan yaklaşık kırk yıllık stratejik bir ortaklığa sahiptir. Bu güçlü ortaklık, GE Aerospace F110 motorlarıyla güçlendirilen KAAN ve F404 motorlarıyla güçlendirilen HÜRJET dahil olmak üzere birçok havacılık ve savunma programını kapsamaktadır. GE Aerospace, 60 yıldır Türkiye’nin güvenilir bir ortağıdır. İstanbul, Ankara ve Gebze’deki ofis ve tesisleriyle GE Aerospace’in Türkiye’deki 500’den fazla çalışanı ile ülke genelindeki 3100’den fazla ticari ve savunma motorundan oluşan kurulu filoyu desteklemektedir. Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yüksek nitelikli mühendisler, GE Aerospace’in yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı imalat gibi küresel mühendislik çalışmalarına katkıda bulunarak ülkenin gelişmiş bir havacılık merkezi olma konumunu desteklemektedir. GE Aerospace’in Türk Havacılık Uzay Sanayii ile ortak girişimi olan TEI, GE Aerospace ve ortakları için yüzlerce motor bileşeni üreterek küresel tedarik zincirine önemli katkılar sağlamaktadır. --- Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor Haber

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor

Türkiye’nin dijital dönüşümünde öncü rol üstlenen MEXT, yapay zekâ alanındaki dönüşümü hızlandırmak ve genç yetenekleri bu alanda üretmeye teşvik etmek amacıyla 14 Nisan’da MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Fikirden Ürüne” hackathonunda üniversite öğrencileri ve genç profesyonelleri bir araya getirdi. Etkinlikte katılımcılar, yapay zekâ destekli araçları kullanarak gerçek problemlere çözüm üreten projeler geliştirdi. MEXT öncülüğünde; Business Sweden, İTÜ ARI Teknokent, T3 Girişim Merkezi ,Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Yapay Zekâ Fabrikası destekleriyle düzenlenen hackathon, katılımcılarına fikirlerini kısa sürede çalışan ürünlere dönüştürme fırsatı sundu. Etkinliğin en dikkat çekici unsurlarından biri dünyanın en hızlı büyüyen yapay zekâ girişimlerinden Lovable ve üretken yapay zekâ alanında global ölçekte öne çıkan Fal.ai’ın Türkiye’de ilk kez bu ölçekte bir hackathon deneyiminin merkezinde yer alması oldu. Katılımcılar, Lovable’ın yapay zekâ destekli geliştirme platformu sayesinde fikirlerini hızla prototipe dönüştürürken; Fal.ai’ın görsel, video ve ses üreten model kütüphanesinden yararlanarak projelerini ileri seviyeye taşıdı. Üç Ekip Ödüllerini Aldı Problemin netliği, çözüm fikrinin gücü ve potansiyel etki gibi kriterler doğrultusunda seçilen 12 ekip, etkinlik öncesinde düzenlenen çevrim içi hazırlık sürecinin ardından MEXT’te bir araya geldi. Gün boyunca projeleri üzerinde çalışan ekipler, akşam saatlerinde jüriye sunumlarını gerçekleştirdi. Yapılan değerlendirme sonucunda üç ekip ödüle layık görüldü. Birincilik ödülünü Tıbbi Görselleştirme Asistanı Projesi, ikincilik ödülünü AI Destekli Araç Kiralama Platformu, üçüncülük ödülünü Sentetik UGC Reklam Üretici Projesi kazanırken; Fal.ai özel ödülünü ise RelateAI Dijital İlişki Mentoru Projesi aldı. Dereceye giren ilk üç ekibe Lovable ve Fal.ai tarafından platform kredisi sağlanırken; T3 Girişim Merkezi ile Yapay Zekâ Fabrikası tarafından mentorluk desteği sunulacak. Bu desteklerle ekiplerin geliştirdikleri projelerin etkinlik sonrasında da ilerletilmesi ve girişimcilik ekosistemine daha güçlü şekilde dahil olması hedefleniyor. MEXT’in yapay zekâyı stratejik bir odak noktası olarak konumlandırdığını belirten MEXT Genel Müdürü Efe Erdem konu ile ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı değil, gençlerimizin yaratıcılığını ve üretkenliğini güçlendiren önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu hackathon ile yapay zekâyı daha ulaşılabilir hale getirmeyi ve genç yeteneklerin gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirmesine destek olmayı amaçlıyoruz. Lovable ve Fal.ai gibi güçlü girişimlerle yaptığımız iş birliği ise Türkiye’nin inovasyon ekosistemine duyduğumuz güvenin bir göstergesi. Sanayinin geleceğinin; teknolojiyi doğru kullanan, veriyi yöneten, insan kaynağını geliştiren ve dönüşümü iş yapış biçiminin merkezine alan şirketler tarafından şekilleneceğine inanıyoruz. MEXT olarak bu dönüşüm yolculuğunda sanayimizin yanında olmaya, yön göstermeye ve dönüşümü hızlandırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Atilla Dikbaş ise bu hackathonda jüri üyesi olarak yer almanın kendisine, gençlerin yapay zekâ alanında üretim yapma potansiyelini yakından gözlemleme fırsatı sunduğunu ifade ederek, “Katılımcılar, kısa sürede güçlü fikirleri çalışan çözümlere dönüştürdü ve gerçek problemlere odaklandı. Bu yaklaşım, girişimcilik ekosisteminin gelişimi açısından kritik bir değer taşımaktadır. İTÜ ARI Teknokent olarak, genç yeteneklerin teknoloji üretme kapasitesini desteklemeyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. MEXT’in bu girişimi, farklı paydaşları aynı hedef etrafında birleştirdi ve etkili bir iş birliği modeli sundu. Bu tür platformlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda bu fikirleri sürdürülebilir girişimlere dönüştürmesini sağlar. Türkiye’nin küresel rekabet gücü, bu yeteneklerin doğru araçlar ve doğru yönlendirmeyle buluşmasına bağlıdır. Bu doğrultuda, genç girişimcilerin yanında durmaya ve onların gelişimine katkı sağlamada paydaş olarak da yer alacağız. Teşekkürler MEXT'' dedi. Yapay Zeka Fabrikası CEO’su Can Bakır, “Bugün yapay zekâ sayesinde fikirden ürüne giden yol hiç olmadığı kadar kısaldı. Artık küçük ekipler ve genç yetenekler, çok kısa sürelerde gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirebiliyorlar. Bu, girişimciliğin doğasını kökten değiştiriyor. Bu nedenle hackathon gibi yapılar; yeni nesil ürün geliştirme kültürünün önemli yapı taşlarından biri haline geliyor. Özellikle hızlı prototipleme ve gerçek kullanım senaryolarına doğrudan temas imkânı, bu süreçleri çok daha değerli kılıyor. Genç yeteneklerin bu süreçlere erken aşamada dahil olması hem bireysel potansiyelin açığa çıkması hem de ekosistemin sürdürülebilir şekilde büyümesi açısından kritik. Bu tür iş birlikleri aynı zamanda girişimler, kurumlar ve teknoloji sağlayıcıları arasında somut değer üreten uygulama zeminleri oluşturuyor. Yapay zekânın gerçek etkisi, birlikte üretildiğinde ve gerçek dünyada karşılık bulduğunda ortaya çıkıyor. Bu hackathon kapsamında geliştirilen projelerin mentorluk ve ekosistem desteğiyle gelişimini sürdürmesini önemsiyoruz. Yapay Zekâ Fabrikası olarak bu üretim döngüsünü güçlendiren iş birliklerini desteklemeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Business Sweden Kıdemli Proje Müdürü Didem Çetin Karaduman bölgenin en dinamik iki dijital ekosisteminin kesişim noktasında bulunmanın kendileri için büyük bir değer olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Lovable gibi İsveçli bir unicorn’un, Türkiye’nin öncü dijital dönüşüm merkezlerinden MEXT’te böyle bir hackathon’da yer alması, ekosistemdeki dönüşümün güçlü bir göstergesi. Geleneksel iş birliklerinin ötesine geçerek birlikte üretim (co-creation) dönemine girdiğimizi görmek heyecan verici. İsveç’in unicorn ölçeklendirme modeli ile Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve genç teknoloji yeteneği birleştiğinde çok değerli çıktılar elde edileceğinile inanıyoruz. Business Sweden olarak bu iş birliklerini desteklemeye ve iki ülke arasında köprü kuran projelerin gelişimine katkı sağlamaya hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.