Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Merkezi

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

30,5 Milyar Dolarlık Sektörün Büyük Buluşmasına Sayılı Günler Kaldı  Haber

30,5 Milyar Dolarlık Sektörün Büyük Buluşmasına Sayılı Günler Kaldı 

Savunma sanayiinden havacılığa, otomotivden medikal teknolojilere kadar pek çok sektörde üretim anlayışını değiştiren yenilikçi 3D projeleri, EXPO3D İstanbul’da aynı çatı altında bir araya gelecek. Fuarda Türkiye’de geliştirilen öncü çalışmaların yanı sıra dünya genelinde dikkat çeken uygulamalara yön veren teknolojiler, yeni nesil üretim sistemleri ve ileri malzeme çözümleri sergilenecek. 120’DEN FAZLA MARKA, 100’Ü AŞKIN FİRMA EXPO3D’DE BULUŞACAK Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul’da, 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla marka yer alacak. 3D yazıcı üreticilerinden ileri malzeme tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine uzanan geniş katılımcı profiliyle fuarın, üç gün boyunca 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması hedefleniyor. 3D BASKI PROTOTİPTEN NİHAİ ÜRÜNE TAŞINIYOR EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, fuara sayılı günler kala sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da buluşmaya davet ederek şu değerlendirmede bulundu: “EXPO3D İstanbul’da eklemeli imalat teknolojilerinin ulaştığı son noktayı, yenilikçi uygulamalar ve ileri üretim çözümleri üzerinden ortaya koyacağız. Ziyaretçiler, 3D baskının prototiplemeden nihai ürün imalatına kadar ulaştığı seviyeyi yenilikçi uygulamalar üzerinden yakından görebilecek. Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim yöntemi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren stratejik bir üretim modeli. Küresel pazarın sekiz yıl içinde yaklaşık 5,5 kat büyümesinin beklenmesi de yaşanan dönüşümün boyutunu açıkça gösteriyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve mühendislik kapasitesiyle bu pazarda bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olabilir.” AKADEMİK BİLGİ SANAYİNİN ÜRETİM GÜCÜYLE BULUŞACAK EXPO3D İstanbul kapsamında Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı, akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle buluşturacak. Konferansta yeni nesil üretim yöntemleri, ileri malzemeler, endüstriyel uygulamalar ve sektördeki teknolojik gelişmeler uzman isimler tarafından ele alınacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GE Aerospace ile Türk Hava Yolları Teknik’ten Türkiye’de Elektronik MRO Hamlesi Haber

GE Aerospace ile Türk Hava Yolları Teknik’ten Türkiye’de Elektronik MRO Hamlesi

GE Aerospace (NYSE: GE) ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. bugün, Veri Bağlantısı Kontrol ve Görüntüleme Üniteleri (DCDU) için GE Aerospace’in yetkili bakım, onarım ve revizyon (MRO) desteğini ilk beş yıllık süre için genişletecek bir Hizmet ve Lisans Anlaşması imzaladıklarını duyurdu. Bu anlaşma, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.’nin, dünyanın önde gelen havacılık hizmetleri sağlayıcılarından biri olarak İstanbul’da yer alan dünya standartlarındaki tesislerinden yerli ve küresel havayolu müşterilerine OEM onaylı hizmetler sunmasını sağlıyor. Anlaşma kapsamında GE Aerospace Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.’ye; özel test ekipmanları, OEM parçaları ve yapılandırılmış teknik destek sağlayacak. GE Aerospace’in teknik verileri ve teknik bilgisinin lisanslanmasını içeren bu ortaklık, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.'nin GE Aerospace tarafından yetkilendirilmiş DCDU MRO işlemlerinin en yüksek küresel standartlara uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlayacak ve kokpit veri bağlantısı iletişim ekipmanları için güvenilir, yüksek performanslı bakım hizmeti sunacak. Yasin Birinci, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Genel Müdür (Mühendislik ve Planlama) Yardımcısı yaptığı açıklamada, “Bu anlaşma, elektronik hizmet kapasitemizi genişletme yolunda önemli bir adım. GE Aerospace ile imzaladığımız bu anlaşma sayesinde müşterilerimize daha kapsamlı uçak bakım hizmetleri sunacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. İş birliğimiz öncelikli olarak hizmet kullanılabilirliğini artırarak havayolu işletmelerinin uçak duruş sürelerini azaltmalarına ve filo performanslarını optimize etmelerine yardımcı olacak, ” dedi. Kris Shepherd, GE Aerospace Elektrik Güç Sistemleri Başkanı ve Genel Müdürü, gerçekleştirilen bu anlaşmanın önemini, “GE Aerospace olarak Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ile uzun süredir devam eden ortaklığımızı genişletmekten gurur duyuyoruz. Bu iş birliği, elektronik hizmetlerini müşterilere daha yakın hale getirmekte ve Türkiye’nin havacılık ekosistemini daha da güçlendirmektedir. Küresel DCDU onarım kapasitesinin genişletilmesini destekleyerek bölgesel erişimi artırmayı ve hizmet sürekliliğini güçlendirmeye kararlıyız,” sözleriyle ifade etti. DCDU, kokpit veri bağlantısı iletişimini destekleyerek uçuş ekiplerinin modern uçak iletişim sistemlerinin bir parçası olarak dijital mesajları yönetmesine yardımcı olur. GE Aerospace tarafından yetkilendirilmiş DCDU MRO kapasitesinin dahil olmasıyla birlikte, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. küresel onarım kapasitesinin artırılmasına, operatörler için onarım sürelerinin kısaltılmasına ve dünya çapındaki havayolları için uzun vadeli hizmet erişilebilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Anlaşma; özel test ekipmanlarına, OEM (orijinal ekipman üreticisi) parçalarına ve güçlü teknik desteğe erişimi içermekte olup, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.’nin İstanbul’daki son teknoloji merkezlerinden küresel havayollarına yönelik elektronik bakım onarım kabiliyetlerini verimli bir şekilde genişletmesine olanak tanımaktadır. GE Aerospace, 60 yıldır Türkiye’nin güvenilir bir ortağıdır. İstanbul, Ankara ve Gebze’deki ofis ve tesisleriyle GE Aerospace’in Türkiye’deki 500 çalışanı ile ülke genelindeki 3100’den fazla ticari ve savunma motorundan oluşan kurulu filoyu desteklemektedir. Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yüksek nitelikli mühendisler, GE Aerospace’in yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı imalat gibi küresel mühendislik çalışmalarına katkıda bulunarak ülkenin gelişmiş bir havacılık merkezi olma konumunu desteklemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru Haber

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru

Toplam ihracattan yüzde 12,6 pay alan sektör, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 artış kaydederken, Haziran ayında 3,29 milyar dolarlık ihracatla yılın en güçlü aylık performansını ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Haziran ayı ihracat verileriyle birlikte Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörünün 2026 yılı ilk yarı performansı netleşti. Sektör, yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek ilk yarı ihracat seviyesine ulaştı. 2024 yılının ilk 6 ayında 15,78 milyar dolar, 2025 yılının aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü, 2026 yılının ilk yarısında güçlü bir toparlanma grafiği ortaya koydu. Sektör ihracatı, 2025 yılının ilk yarısına göre yüzde 8,6, 2024 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 8,4 artış gösterdi. Yılın ilk aylarında daha sınırlı bir seyir izleyen sektör ihracatı, Nisan ayı itibarıyla toparlanma sürecine girdi. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, Haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yılın ikinci çeyreğinde ihracat performansını belirgin şekilde yukarı taşıdı. Haziran ayı yılın en güçlü performansı oldu Kimya sektörü açısından yılın en dikkat çekici verisi haziran ayında kaydedildi. Haziran 2026’da 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının en yüksek aylık ihracat rakamına ulaştı. Bu rakam, aynı zamanda ilk yarı ihracat rekoruna giden süreçte yılın en güçlü aylık performansı olarak öne çıktı. Haziran ayındaki ihracat performansı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024 yılının haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artışa işaret etti. Böylece sektör, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir ihracat zeminiyle girdi. Türkiye’nin 2026 yılı ilk 6 ay toplam ihracatı 136 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Sektör, bu performansıyla Türkiye ihracatının ana taşıyıcı sektörlerinden biri olma konumunu sürdürürken, en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunu da korudu. Aracı: “Kimya sektörümüz ilk yarıda tarihi bir ihracat seviyesine ulaştı” 2026 yılı ilk yarı ihracat performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruduğunu belirterek şunları söyledi: “Kimya sektörümüz, 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bugüne kadarki en yüksek ilk 6 ay ihracat performansını ortaya koydu. Özellikle Nisan ayı itibarıyla başlayan toparlanmanın Nisan ve Haziran aylarında yüksek ihracat rakamlarıyla desteklenmesi, sektörümüz açısından önemli bir gösterge. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir moralle başlamamızı sağladı.” Aracı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimiz Nisan ayından bu yana kimya sektörünün alt gruplarını ilgilendiren 7 komite toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantılarla sektörümüzün sahadaki ihtiyaçlarını doğrudan dinleyen, sorunları ilgili Bakanlıklarımızla güçlü bir diyalog içinde ele alan bir çalışma anlayışıyla ilerliyoruz. Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla kurduğumuz yakın temas, sektörümüzün çözüm bekleyen başlıklarının daha hızlı gündeme taşınması açısından büyük önem taşıyor.” Kimya sektörünün üretim gücü, pazar çeşitliliği ve sanayinin farklı alanlarına sağladığı girdiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Aracı, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak başlıklara odaklandıklarını belirtti. Kimya Teknoloji Merkezi yeniden ele alınıyor İKMİB’in sektöre yönelik teknik kapasiteyi güçlendirme hedefiyle hayata geçirilen Kimya Teknoloji Merkezi’ne ilişkin çalışmaların da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Aracı, merkezin mevcut yapısını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini söyledi. Aracı, “Göreve geldiğimizde Kimya Teknoloji Merkezi’nin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik yapısı açısından yeniden ele alınması gereken bir tabloyla karşılaştık. Bu nedenle merkezi, sektörümüze gerçek anlamda fayda sağlayacak, görünürlüğü artmış ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirilmiş bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare halinde ilerliyoruz” dedi. “İlk yarıdaki rekor tablo yılın kalanı için güçlü bir motivasyon sağlıyor” Küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde kimya sektörünün rekor ilk yarı performansı sergilediğine dikkat çeken Aracı, yılın ikinci yarısında mevcut ivmeyi korumak için ihracatçı firmalarla yakın temas içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Aracı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bugün ulaştığımız rakamlar, sektörümüzün üretim gücünü, ihracat refleksini ve küresel pazarlardaki konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek, ihracatçılarımızın önündeki engelleri azaltmak, ihracata dönük yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da güçlendirmek olacak. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini destekleyen yeni adımların da sektörümüz için önemli bir moral oluşturacağına inanıyoruz. İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Araştırmalara göre 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel eklemeli imalat pazarının, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektörün 2026–2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 büyüme kaydedeceği öngörülürken, bu gelişim; eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek nihai parça üretimi, kalıpçılık, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme ve tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir üretim modeli hâline geldiğini ortaya koyuyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, makine, enerji ve ileri malzeme uygulamalarında kullanım alanı giderek genişleyen eklemeli imalat çözümlerinin, Türkiye’de de güçlü bir büyüme ivmesi yakalaması bekleniyor. Gelişmiş sanayi altyapısı, güçlü mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talep, Türkiye’nin eklemeli imalat alanında bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olarak konumunu güçlendiriyor. Eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerinin Türkiye’deki sektör odaklı ilk ve en kapsamlı ticari buluşmalarından EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektörün teknoloji sağlayıcılarını, üreticilerini, yatırımcılarını ve karar vericilerini bir araya getirecek. Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’ni Ziyaret Etti  Haber

Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’ni Ziyaret Etti 

Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti çerçevesinde MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet da katıldı. MEXT Teknoloji Merkezi ziyaretinde Kraliçe Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet, MEXT’in sanayinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümüne yönelik yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Heyet, ileri teknoloji uygulamalarını yerinde inceleyerek üretim sanayisinin dönüşümüne yönelik örnek uygulamaları deneyimledi. MEXT ve Belçikalı Kuruluşlar Arasında Stratejik İş Birliği Mutabakatları İmzalandı Ziyaret kapsamında ayrıca, MEXT Teknoloji Merkezi ile Belçika’nın ileri üretim ve uygulamalı Ar-Ge alanındaki önde gelen inovasyon merkezi Flanders Make ve endüstri ile girişimcilik ekosistemini buluşturan teknoloji ve inovasyon merkezi A6K arasında iki ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Dijital ve yeşil dönüşüm odağında geliştirilen iş birlikleri; Avrupa ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak çalışmalar yürütülmesini, test ve demonstrasyon altyapılarında sinerji yaratılmasını, ekosistemler arası iş geliştirme ve pazar erişiminin güçlendirilmesini, eğitim ve yetkinlik geliştirme alanlarında ortak çalışmalar yapılmasını kapsıyor. Mutabakat zaptları, MEXT Genel Müdürü Efe Erdem ile Flanders Make CEO’su Grisja Lobbestael ve A6K CEO’su Abd-Samad Habbachi tarafından imzalandı. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ise ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirilen bu ziyaretin, Belçika heyetinin özel talebiyle MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduk. Dünyanın en gelişmiş dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT’te ülkemizin üretim gücünü, teknoloji yetkinliğini ve Türk iş gücünün ortaya koyduğu dönüşüm vizyonunu uluslararası heyetlerle paylaştık. Otomotivden savunma sanayiine, tedarik sanayiinden demir çeliğe kadar birçok stratejik sektörde ülkemizin üretim kabiliyetlerini ve özellikle MESS üyelerinin dönüşüm vizyonunu en güçlü şekilde aktardığımıza inanıyoruz. Bu ziyaretin yeni iş birlikleri geliştirmek için değerli bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Bu anlamlı ziyaretleri ve sanayimizin dönüşüm yolculuğuna gösterdikleri yakın ilgi için, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve Belçikalı heyet üyelerine teşekkür ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu Haber

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu

GE Aerospace (NYSE:GE) ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) bugün, HÜRJET uçaklarına güç vermek üzere GE Aerospace F404 motorları için bir anlaşma yapıldığını duyurdu. HÜRJET platformu için önemli bir dönüm noktasını temsil eden bu anlaşma; programın etki alanını genişletmesi ve gelecekteki varyantlarını geliştirmesi sürecinde teknik ve operasyonel desteğin devamlılığını güvence altına alırken, GE Aerospace’in gelişmiş askeri hava aracı programları için güvenilir bir itki sistemi ortağı olma rolünü güçlendiriyor. Türk Havacılık Uzay Sanayii Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu yaptığı açıklamada “HÜRJET Jet Eğitim Uçağı, TUSAŞ’ın havacılık ve savunma kabiliyetleri açısından ileriye dönük önemli bir eşiği temsil ederken, bu anlaşma da program açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. GE Aerospace ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz, HÜRJET’in modern, güvenilir ve küresel ölçekte rekabetçi bir eğitim platformu olarak başarısını destekleyen kritik itki kabiliyetlerini sağlamaya devam etmektedir. Bu anlaşma, vizyonumuzu ve endüstriyel yetkinliklerimizi daha da pekiştirmektedir,” dedi. Anlaşmanın stratejik önemine vurgu yapan GE Aerospace Savunma ve Sistemler Küresel Satış ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Rita Flaherty, “Türk Havacılık Uzay Sanayii'nin gelişmiş askeri hava araçları için bir itki sistemi ortağı olarak GE Aerospace'e duyduğu güvenden ve HÜRJET programının kazandığı giderek artan ivmeden onur duyuyoruz. HÜRJET küresel sahnede yerini alırken Türk Havacılık Uzay Sanayii'ni desteklemekten ve Türkiye'nin savunma ve havacılık ekosisteminde kilit bir aktör olarak süregelen yükselişine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz,” dedi. HÜRJET, dünya çapında ileri seviye eğitim ve muharip uçaklarında yaygın olarak kullanılan, muharebe şartlarında kendini kanıtlamış ve son derece yüksek güvenilirliğe sahip bir platform olan GE Aerospace F404 motorundan güç almaktadır. Bu uçak; gelişmiş aviyonikler, yüksek performans ve yeni nesil çözümler arayan hava kuvvetleri için operasyonel esneklik sunarak modern eğitim görevi gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır. F404 motorlu uçakların on altı ulusun envanterinde bulunması ve halihazırda sipariş durumunda olması, bu turbofan motorunun kendi sınıfındaki çok yönlü motorlardan biri olarak konumunu ve dünya genelinde hava kuvvetleri uygulamaları için rüştünü ispatlamış bir tercih olduğunu yansıtmaktadır. 1985 yılında GE Aerospace ve Türk Havacılık Uzay Sanayii arasında kurulan bir ortak girişim şirketi olan TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI), bölgenin en başarılı havacılık ortaklıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü temelin üzerine inşa edilen süreçte Türk Havacılık Uzay Sanayii, HÜRJET’in sektörde rekabetçi, ileri seviye jet eğitim uçağı platformuna dönüşmesinde merkezi bir rol oynamıştır. 2024 Farnborough Airshow ve 2025 IDEF’te imzalanan iki Mutabakat Zaptı, bu genişleyen iş birliğinin zeminini hazırlamış ve bu sözleşmenin imzalanmasına doğrudan katkıda bulunmuştur. GE Aerospace ile TUSAŞ, Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 filosuna güç veren F110 motorlarına kadar uzanan yaklaşık kırk yıllık stratejik bir ortaklığa sahiptir. Bu güçlü ortaklık, GE Aerospace F110 motorlarıyla güçlendirilen KAAN ve F404 motorlarıyla güçlendirilen HÜRJET dahil olmak üzere birçok havacılık ve savunma programını kapsamaktadır. GE Aerospace, 60 yıldır Türkiye’nin güvenilir bir ortağıdır. İstanbul, Ankara ve Gebze’deki ofis ve tesisleriyle GE Aerospace’in Türkiye’deki 500’den fazla çalışanı ile ülke genelindeki 3100’den fazla ticari ve savunma motorundan oluşan kurulu filoyu desteklemektedir. Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yüksek nitelikli mühendisler, GE Aerospace’in yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı imalat gibi küresel mühendislik çalışmalarına katkıda bulunarak ülkenin gelişmiş bir havacılık merkezi olma konumunu desteklemektedir. GE Aerospace’in Türk Havacılık Uzay Sanayii ile ortak girişimi olan TEI, GE Aerospace ve ortakları için yüzlerce motor bileşeni üreterek küresel tedarik zincirine önemli katkılar sağlamaktadır. --- Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor Haber

MEXT, Türkiye’de Yapay Zekâyı Gençler İçin Erişilebilir Hale Getiriyor

Türkiye’nin dijital dönüşümünde öncü rol üstlenen MEXT, yapay zekâ alanındaki dönüşümü hızlandırmak ve genç yetenekleri bu alanda üretmeye teşvik etmek amacıyla 14 Nisan’da MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Fikirden Ürüne” hackathonunda üniversite öğrencileri ve genç profesyonelleri bir araya getirdi. Etkinlikte katılımcılar, yapay zekâ destekli araçları kullanarak gerçek problemlere çözüm üreten projeler geliştirdi. MEXT öncülüğünde; Business Sweden, İTÜ ARI Teknokent, T3 Girişim Merkezi ,Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Yapay Zekâ Fabrikası destekleriyle düzenlenen hackathon, katılımcılarına fikirlerini kısa sürede çalışan ürünlere dönüştürme fırsatı sundu. Etkinliğin en dikkat çekici unsurlarından biri dünyanın en hızlı büyüyen yapay zekâ girişimlerinden Lovable ve üretken yapay zekâ alanında global ölçekte öne çıkan Fal.ai’ın Türkiye’de ilk kez bu ölçekte bir hackathon deneyiminin merkezinde yer alması oldu. Katılımcılar, Lovable’ın yapay zekâ destekli geliştirme platformu sayesinde fikirlerini hızla prototipe dönüştürürken; Fal.ai’ın görsel, video ve ses üreten model kütüphanesinden yararlanarak projelerini ileri seviyeye taşıdı. Üç Ekip Ödüllerini Aldı Problemin netliği, çözüm fikrinin gücü ve potansiyel etki gibi kriterler doğrultusunda seçilen 12 ekip, etkinlik öncesinde düzenlenen çevrim içi hazırlık sürecinin ardından MEXT’te bir araya geldi. Gün boyunca projeleri üzerinde çalışan ekipler, akşam saatlerinde jüriye sunumlarını gerçekleştirdi. Yapılan değerlendirme sonucunda üç ekip ödüle layık görüldü. Birincilik ödülünü Tıbbi Görselleştirme Asistanı Projesi, ikincilik ödülünü AI Destekli Araç Kiralama Platformu, üçüncülük ödülünü Sentetik UGC Reklam Üretici Projesi kazanırken; Fal.ai özel ödülünü ise RelateAI Dijital İlişki Mentoru Projesi aldı. Dereceye giren ilk üç ekibe Lovable ve Fal.ai tarafından platform kredisi sağlanırken; T3 Girişim Merkezi ile Yapay Zekâ Fabrikası tarafından mentorluk desteği sunulacak. Bu desteklerle ekiplerin geliştirdikleri projelerin etkinlik sonrasında da ilerletilmesi ve girişimcilik ekosistemine daha güçlü şekilde dahil olması hedefleniyor. MEXT’in yapay zekâyı stratejik bir odak noktası olarak konumlandırdığını belirten MEXT Genel Müdürü Efe Erdem konu ile ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı değil, gençlerimizin yaratıcılığını ve üretkenliğini güçlendiren önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu hackathon ile yapay zekâyı daha ulaşılabilir hale getirmeyi ve genç yeteneklerin gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirmesine destek olmayı amaçlıyoruz. Lovable ve Fal.ai gibi güçlü girişimlerle yaptığımız iş birliği ise Türkiye’nin inovasyon ekosistemine duyduğumuz güvenin bir göstergesi. Sanayinin geleceğinin; teknolojiyi doğru kullanan, veriyi yöneten, insan kaynağını geliştiren ve dönüşümü iş yapış biçiminin merkezine alan şirketler tarafından şekilleneceğine inanıyoruz. MEXT olarak bu dönüşüm yolculuğunda sanayimizin yanında olmaya, yön göstermeye ve dönüşümü hızlandırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Atilla Dikbaş ise bu hackathonda jüri üyesi olarak yer almanın kendisine, gençlerin yapay zekâ alanında üretim yapma potansiyelini yakından gözlemleme fırsatı sunduğunu ifade ederek, “Katılımcılar, kısa sürede güçlü fikirleri çalışan çözümlere dönüştürdü ve gerçek problemlere odaklandı. Bu yaklaşım, girişimcilik ekosisteminin gelişimi açısından kritik bir değer taşımaktadır. İTÜ ARI Teknokent olarak, genç yeteneklerin teknoloji üretme kapasitesini desteklemeyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. MEXT’in bu girişimi, farklı paydaşları aynı hedef etrafında birleştirdi ve etkili bir iş birliği modeli sundu. Bu tür platformlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda bu fikirleri sürdürülebilir girişimlere dönüştürmesini sağlar. Türkiye’nin küresel rekabet gücü, bu yeteneklerin doğru araçlar ve doğru yönlendirmeyle buluşmasına bağlıdır. Bu doğrultuda, genç girişimcilerin yanında durmaya ve onların gelişimine katkı sağlamada paydaş olarak da yer alacağız. Teşekkürler MEXT'' dedi. Yapay Zeka Fabrikası CEO’su Can Bakır, “Bugün yapay zekâ sayesinde fikirden ürüne giden yol hiç olmadığı kadar kısaldı. Artık küçük ekipler ve genç yetenekler, çok kısa sürelerde gerçek problemlere çözüm üreten ürünler geliştirebiliyorlar. Bu, girişimciliğin doğasını kökten değiştiriyor. Bu nedenle hackathon gibi yapılar; yeni nesil ürün geliştirme kültürünün önemli yapı taşlarından biri haline geliyor. Özellikle hızlı prototipleme ve gerçek kullanım senaryolarına doğrudan temas imkânı, bu süreçleri çok daha değerli kılıyor. Genç yeteneklerin bu süreçlere erken aşamada dahil olması hem bireysel potansiyelin açığa çıkması hem de ekosistemin sürdürülebilir şekilde büyümesi açısından kritik. Bu tür iş birlikleri aynı zamanda girişimler, kurumlar ve teknoloji sağlayıcıları arasında somut değer üreten uygulama zeminleri oluşturuyor. Yapay zekânın gerçek etkisi, birlikte üretildiğinde ve gerçek dünyada karşılık bulduğunda ortaya çıkıyor. Bu hackathon kapsamında geliştirilen projelerin mentorluk ve ekosistem desteğiyle gelişimini sürdürmesini önemsiyoruz. Yapay Zekâ Fabrikası olarak bu üretim döngüsünü güçlendiren iş birliklerini desteklemeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Business Sweden Kıdemli Proje Müdürü Didem Çetin Karaduman bölgenin en dinamik iki dijital ekosisteminin kesişim noktasında bulunmanın kendileri için büyük bir değer olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Lovable gibi İsveçli bir unicorn’un, Türkiye’nin öncü dijital dönüşüm merkezlerinden MEXT’te böyle bir hackathon’da yer alması, ekosistemdeki dönüşümün güçlü bir göstergesi. Geleneksel iş birliklerinin ötesine geçerek birlikte üretim (co-creation) dönemine girdiğimizi görmek heyecan verici. İsveç’in unicorn ölçeklendirme modeli ile Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve genç teknoloji yeteneği birleştiğinde çok değerli çıktılar elde edileceğinile inanıyoruz. Business Sweden olarak bu iş birliklerini desteklemeye ve iki ülke arasında köprü kuran projelerin gelişimine katkı sağlamaya hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak Haber

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak

Şirket, iki yıl boyunca üstleneceği ana sponsorluk kapsamında kurduğu Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi ile işletmelere akıllı fabrika, enerji güvenliği ve siber güvenlik gibi yenilikçi teknoloji çözümlerini gerçek bir üretim ortamında deneyimleme fırsatı sunacak. İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren “Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi”, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde açıldı. Türkiye’nin sanayide dönüşüm kapasitesini artırmayı hedefleyen ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle kurulan Uygulamalı KOBİ Yetkinlik Merkezi (Model Fabrika) içinde açılan merkez, işletmelerin gerçek üretim ortamında dijital dönüşüm teknolojilerini deneyimlediği bir alan olarak faaliyet gösterecek. Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi’nin açılışına Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun yanı sıra kamu kuruluşları, sivil toplum ve akademi temsilcileri ile çok sayıda iş insanı katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Gaziantep’in güçlü sanayisine vurgu yaptı. Şahin sözlerine şöyle devam etti: “Dijital dönüşüm artık sadece bir tercih değil, şehirlerin geleceğini belirleyen en stratejik alanlardan biri. Gaziantep olarak akıllı şehir teknolojilerini sanayimizle, üretim kapasitemizle ve genç insan kaynağımızla entegre eden güçlü bir model oluşturduk. Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun önemli bir ayağını tamamlıyor. Burada geliştirilecek çözümler hem işletmelerimizin verimliliğini artıracak hem de gençlerimize teknoloji tabanlı istihdam ve girişim fırsatları sunacak. Gaziantep’in üretimdeki gücünü dijitalleşmeyle daha ileriye taşıyacak bu iş birliğini şehir adına çok kıymetli buluyoruz.” “5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’ye taşıyoruz” Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Gaziantep Model Fabrika’nın Anadolu sanayisi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Artık 5G geleceğin değil bugünün teknolojisi. 5G’yi 1 Nisan 2026 itibarıyla tüm Türkiye’de hayata geçireceğiz. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi ülkemize taşıyarak Türkiye’nin 81 ilinde, 922 ilçesinde en kapsamlı 5G hizmetini sunacağız. Model Fabrika içinde yer alan Vodafone Business Tech Hub, işletmelerimizin 5G’yi ve dijitalleşmenin tüm olanaklarını yerinde deneyimleyeceği, üretim verimliliğini ve rekabet gücünü artıracağı stratejik bir merkez olacak. Vodafone Business olarak Türkiye’deki her işletmenin yanında olmaya ve onları geleceğin teknolojileriyle buluşturmaya devam edeceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu da 5G’nin özellikle işletmelerin dijitalleşme yolculuklarını hızlandıracağını söyledi. “Bugün attığımız adım, sadece bir teknoloji merkezi açılışı değil; Gaziantep’in üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturarak yeni bir döneme taşıyan bir başlangıç. Bugün zeka çağında, işletmelerin dünyada rekabetçi olabilmeleri ve varlıklarını geleceğe taşıyabilmeleri için dijitalleşme artık bir zorunluluk. Yapay zekâ, bulut bilişim, 5G ve siber güvenlik gibi teknolojiler en büyük dönüştürücü etkiye sahip teknolojiler olarak öne çıkıyor. Biz de bu sebeple Vodafone Business Tech Hub ile bu teknolojileri işletmelerin deneyimine sunuyoruz. Özellikle 5G, tüm işletmelere daha düşük maliyet, daha yüksek verimlilik ve küresel rekabette güçlü bir konumlanma fırsatı sunuyor. Vodafone Business olarak bugün 1,7 milyon küçük işletmenin, 70 bin KOBİ’nin ve 5 bin büyük işletmenin teknoloji iş ortağıyız. Türkiye’deki veri merkezlerimiz ve küresel altyapımızla işletmelere uçtan uca teknoloji çözümleri sağlıyoruz. Gaziantep Model Fabrika’da hayata geçirdiğimiz Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun bu bölgedeki en güçlü adımı. Bu merkezde işletmeler; akıllı fabrika uygulamalarını, görüntü işleme, enerji verimliliği, bulut ve siber güvenlik çözümlerini gerçek üretim ortamında deneyimleyebilecek. Başta Gaziantep olmak üzere bölgedeki tüm işletmeleri Vodafone Business Tech Hub merkezimizi ziyaret etmeye ve tüm bu teknolojileri deneyimlemeye davet ediyorum.”dedi. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ise konuşmasında şu mesajları verdi: “Bugün şehrimiz sanayisinin ileri teknolojiye geçişine katkıda bulunacak çok önemli bir merkezin açılışını, Gaziantep Sanayi Odası ve Vodafone iş birliğinde gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Gaziantep Sanayi Odası Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nde kurulan “Vodafone Business Tech Hub”, firmalarımızın en büyük ihtiyacı olan ve hedeflerimiz arasında yer alan dijitalleşme konusunda; Vodafone’nin kurumsal ağı, teknoloji altyapısı ve sunduğu hizmetler ile bu süreci güçlendirecek, somut sonuçlar alınmasını ve farkındalık oluşmasını sağlayacak. Şirketlerimiz doğrudan hizmet aldıkları için işletmelerine özel iş modelleri ile dijital çözümlere çok daha kolay ulaşma imkanına sahip olacaklar. Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de Model Fabrikamızın tüm imkanlarını seferber ederek entegre bir anlayışla firmalarımızın dönüşüm süreçlerine destek olmaya devam edeceğiz. Sanayi kültürü, üretim çeşitliliği ve işlem hacmiyle örnek olan şehrimiz sanayisinin teknoloji ve katma değerli üretime geçişinde önemli bir işlevi yerine getirecek olan bu merkezin kurulmasında Vodafone Ailesine ve emeği olan herkese teşekkür ediyor, sanayimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Vodafone Business Tech Hub’da her işletmeye özel çözümler var Vodafone Türkiye, proje kapsamında Model Fabrika’ya iki yıl boyunca sponsor olarak Gaziantep’te “Vodafone Business Tech Hub” kurdu. Bu alan; işletmelerin, siber güvenlik, görüntü işleme, akıllı fabrika altyapıları ve enerji verimliliği gibi yenilikçi çözümleri fiziksel olarak deneyimlemesine olanak sağlayacak yeni bir teknoloji merkezi olarak konumlandı. Vodafone Business Tech Hub’da Akıllı Fabrika, Görüntü İşleme, İş Sağlığı ve Güvenliği, Red Enerji, Operasyonel Verimlilik ve Siber Güvenlik başlıklarında hazırlanan uygulama örnekleri, ziyaretçilerin dönüşüm süreçlerini yerinde gözlemleyebileceği gerçek kullanım senaryolarıyla sunuluyor. Ayrıca merkezde iş toplantıları, eğitimler, seminerler ve sanayiye yönelik büyük ölçekli etkinlikler düzenlenecek. Gaziantep Model Fabrika, sanayi işletmelerine dönüşümün üç evresi olan yalın üretim, dijitalleşme ve ileri analitiği üretim hattında birebir deneyimleyerek öğrenme fırsatı sunuyor. Bu yapı, özellikle KOBİ’lerin verimlilik artışı, rekabet gücü kazanımı ve sürdürülebilir üretim için ihtiyaç duyduğu teknoloji adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Gaziantep ve bölgedeki tüm işletmelerin, iş problemlerini getirerek, merkezde bulunan yerleşik Vodafone teknoloji uzmanları ile ihtiyaçlarına özel çözümler bulmaları hedefleniyor.

Alstom Türkiye, WWF-Türkiye’den Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Diploması Almaya Hak Kazandı     Haber

Alstom Türkiye, WWF-Türkiye’den Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Diploması Almaya Hak Kazandı   

Akıllı ve sürdürülebilir raylı sistemler alanında dünya lideri olan Alstom, çevreyi ve doğayı korumaya verdiği önemi çalışma hayatının tüm noktalarında uygulamaya devam ediyor. Alstom Türkiye, WWF-Türkiye’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ofislerdeki ekolojik ayak izini azaltmayı hedefleyen Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında sertifika almaya hak kazandığını duyurdu. Alstom Türkiye, Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında İstanbul’daki Genel Merkez ofisinde birçok aksiyonu hayata geçirdi. Bu kapsamda, WWF-Türkiye tarafından düzenlenen çevrimiçi eğitimlerle çalışanların sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığının yüzde 11 oranında artırıldığı kaydedildi. Alstom Türkiye Genel Merkez ofisinde Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında hayata geçirilen birçok uygulama ile birlikte; ofisin elektrik tüketiminde yüzde 21, tek kullanımlık bardak kullanımında yüzde 22, A4 kâğıdı kullanımında ise yüzde 18 azalma sağlandı. Alstom Türkiye Genel Müdürü Kerem Bugay, konu hakkında yaptığı açıklamada, “Alstom olarak, yalnızca akıllı ve sürdürülebilir demiryolu sistemlerimizle değil, operasyonlarımızın tüm alanlarında doğayı ve çevreyi korumaya kararlıyız. Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında elde ettiğimiz başarı, doğaya ve çevremize duyarlı uygulamalara olan bağlılığımızı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelik vizyonumuzu bir kez daha ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Alstom Türkiye, 70 yılı aşkın süredir Türkiye’nin güvenilir demiryolu ulaşım çözümleri sağlayıcısı olarak gururla hizmet veriyor. 1950’li yıllarda Türkiye’deki faaliyetlerine başlayan şirket, bugüne kadar ülkenin modern demiryolu ağına katkı sağlayan birçok projeyi başarıyla tamamladı. İstanbul’daki Alstom Türkiye Genel Merkezi, Türkiye’nin yanı sıra aynı zamanda Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’ya yönelik sinyalizasyon ve altyapı çözümlerine ilişkin proje yönetimi, mühendislik, teklif yönetimi ve tedarik faaliyetleri için bölgesel bir merkez görevi üstleniyor. Yaklaşık 400 kişilik güçlü bir ekibe sahip olan Alstom Türkiye, mevcut projelerini başarıyla sürdürürken İstanbul’daki Mühendislik ve Teknoloji Merkezi ile Bursa’daki komponent fabrikası yatırımları ile de Türkiye’nin demiryolu altyapısının gelişimine katkı sağlamaya ve gerçekleştirdiği ihracatla da ülkeye önemli bir ekonomik katma değer kazandırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.