Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Odaklı

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Odaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Odaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Besler’den Yenilenebilir Enerji Yatırımı Haber

Besler’den Yenilenebilir Enerji Yatırımı

Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde ise Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk gibi güçlü markalarıyla milyonlarca haneye ulaşan gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki fabrikasında sürdürülebilirlik yolculuğu kapsamında GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımını hayata geçiriyor. Besler ve Chint Grup iştiraki Chint Green Energy Türkiye iş birliği ve Enerji Performans Sözleşmesi iş modeliyle hayata geçirilecek olan çatı tipi güneş enerjisi yatırımının, Nisan ayında hizmete girmesi planlanıyor. GES’in devreye alınmasıyla birlikte Emirdağ’daki fabrika, yaklaşık 3.354 kWp kurulu güce sahip olacak. İlk etapta 5 bin 734 güneş panelinin kurulacağı santral ile yıllık 4,3 milyon kWh elektrik enerjisi üretilecek ve bu sayede fabrikanın yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 16’sı yenilenebilir kaynaklardan karşılanmış olacak.* Besler CEO’su Mert Altınkılınç: “Verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz” Besler CEO’su Mert Altınkılınç: “Yıldız Holding’in kuruluşundan bu yana ilke edindiği ‘İsrafsız Şirket’ iş modeli, bugün Besler’deki sürdürülebilirlik temelli dönüşümümüze ilham vermeye devam ediyor. Sorumlu üretim anlayışımız doğrultusunda çevresel etkimizi azaltmaya yönelik etkili adımlar atıyoruz. SBTi uyumlu dekarbonizasyon stratejimiz kapsamında, ‘Doğanın Geleceği İçin Çalışmak’ odağıyla 2030’a kadar temiz enerjiye kademeli geçiş ve 2050’de tüm değer zincirimizde net sıfır karbon salımı hedefimize hız kesmeden ilerliyoruz. Emirdağ’daki yeni güneş enerjisi santrali yatırımımızla ilk etapta fabrikamızdaki yıllık elektrik ihtiyacımızın yüzde 16’sını karşılayacağız. Besler olarak gıda gibi çok hayati bir sektörde faaliyet göstermenin getirdiği sorumlulukla gıdanın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz.” Chint Green Energy Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Kaya: “Chint Green Energy Türkiye olarak uçtan uca çözüm sağlayıcısı olduğumuz özel bir projeye imza atıyoruz. Besler’in Afyon Emirdağ’daki fabrikası için Enerji Performans Sözleşmesi iş modeli kapsamında 3.354 kWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali kurulumu için anlaşma imzalamış bulunuyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de iş ortaklarımızın yenilenebilir enerji yatırımlarına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Projenin her iki taraf için de hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayinin Gelecek Platformu WIN EURASIA 2026 Olacak Haber

Sanayinin Gelecek Platformu WIN EURASIA 2026 Olacak

Makine sektörü için 2026 yılı, küresel risklerin sertleştiği ve yapay zekâ odaklı üretimin hızlandığı bir dönemin başlangıcı oldu. Çok kutuplu dünya düzeni, ticaret savaşları, artan korumacılık, Çin rekabetinin güçlenmesi ve hem yeşil hem dijital eksende ilerleyen ikiz dönüşüm; küresel rekabet şartlarını yeniden tanımlıyor. Bu yeni tablo, yalnızca maliyet avantajına dayalı üretim anlayışını geride bırakırken, teknoloji kapasitesi ve stratejik konumlanmanın belirleyici olduğu bir dönemi işaret ediyor. Türkiye’de ertelenen yatırımların 2026 itibarıyla yeniden devreye girmesiyle birlikte, verimlilik, kalite ve enerji yönetimi odaklı çözümlerin sahada daha fazla önem kazanması bekleniyor. Bu gelişmeler, Türk makine sektörünün küresel üretim coğrafyasında daha güçlü bir rol üstlenmesi için kritik bir fırsat sunuyor. Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Genel Sekreteri Zühtü Bakır, sektörün 2024–2025 dönemini küresel risklerin keskinleştiği, ancak önemli dersler barındıran bir süreç olarak geride bıraktığını belirterek, rekabet dinamiklerinin radikal biçimde değiştiğini vurguladı. Bakır, “Yeni dönemde rekabeti belirleyen başlıklar son derece net: çok kutuplu dünya düzeni, yapay zekâ destekli dönüşüm, yeni güç bloklarının ortaya çıkışı, ticaret savaşları, artan korumacılık ve ikiz dönüşüm. Bu gelişmeler, küresel üretim coğrafyasını yeniden şekillendiriyor” dedi. WIN EURASIA 2026 ise bu dönüşümün somut olarak görüleceği ana platform olarak öne çıkıyor. Hannover Fairs Turkey tarafından 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 32. kez düzenlenecek WIN EURASIA, endüstrinin dönüşümünü hızlandıran otomasyon, robotik, dijitalleşme ve yapay zekâ çözümlerini tek çatı altında buluşturacak. Fuar, makine ve imalat sanayii için teknoloji odaklı stratejik kararların şekillendiği bir platform olarak konumlanıyor. Çin baskısı çok hızlı bir şekilde derinleşiyor “Savunma sanayilerinin yükselişi sanayileşme hedefi olan ülkeler için önemli fırsatlar sunuyor. Buna karşılık ticaret kısıtlamaları ve gümrük vergileri küresel tedarik zincirlerini hızla yeniden şekillendiriyor” diyen Zühtü Bakır, Çin rekabetinin etkisini şöyle özetledi: “Çin’in özellikle orta-yüksek teknoloji alanındaki yükselişi, Türk makine üreticilerini hem iç pazarda hem de ihracatta daha yoğun bir baskı altında bırakıyor. Türkiye’ye yönelik Çin’den yapılan makine ihracatının yüzde13,9 artması, baskının ne kadar hızlı güçlendiğini açıkça gösteriyor.” Enerji ve iş gücü maliyetlerindeki artışın işletmeleri verimlilik arayışına zorladığını, bu nedenle yapay zekâ tabanlı otomasyon ve minimum insan müdahalesiyle çalışan “karanlık üretim” modellerinin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirten Zühtü Bakır, şunları söyledi: “Karanlık üretim modelleri hız, esneklik ve kalite açısından işletmelere kritik bir avantaj sağlıyor. Yapay zekâ destekli otomasyon, rekabet gücünün belirleyici unsuru konumuna geldi. Dolayısıyla makinede dönüşümün ertelenmesi artık mümkün değil.” İhracatta kilogram başına 8,1 dolarlık rekor seviye Verilerin de sektördeki dönüşüm ihtiyacını doğruladığını ifade eden Zühtü Bakır, şu eğilimlere dikkat çekti: “2019’un son çeyreğinden itibaren kesintisiz büyüyen makine ve teçhizat yatırımları, 2024’ü yüzde 1,66 daralma ile kapattı. 2025’in ilk çeyreğinde yatırımlar yüzde 2,5 azalırken, yılın ilerleyen çeyreklerinde toparlandı. 2015–2023 arasında birikimli olarak yüzde 78 büyüyen makine üretimi 2024 yılında imalat sanayinden olumsuz ayrışarak yüzde 8,5 küçüldü. 2025’in ilk 10 ayında bu daralma yüzde 5,9 düzeyinde devam etti. İhracatta miktar düşerken birim fiyatlar yükseldi ve kilogram başına 8,1 dolarlık rekor seviyeye ulaşıldı. Bu gelişme, 2025 yılında %1,9’luk artışla 28,7 milyar dolara ulaşan yeni bir makine ihracatı rekorunu beraberinde getirdi. Makine ithalatı da aynı dönemde yüzde 4 artış kaydetti.” WIN EURASIA, makine sektörünün stratejik yönünü belirliyor Zühtü Bakır, makine sektöründe rekabet gücünü korumak için ihtiyaç duyulan politika setini şöyle özetledi: “Yatırım ortamının güçlendirilmesi ve ithalata bağımlılığı azaltacak üretim stratejilerinin hayata geçirilmesi kritik öneme sahip. Ayrıca, AB ile tedarik zinciri entegrasyonunun; Sınırda Karbon Ticareti ve ‘Made in Europe’ gibi düzenlemelere karşı güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin kalıcı bir rekabet avantajı için stratejik teknolojilerde yerli üretim kapasitesini sistematik biçimde desteklemesi şart.” WIN EURASIA’nın makine sektörünün geleceğe hazırlanmasında önemli bir kaldıraç işlevi gördüğünü belirten Zühtü Bakır, sözlerini şöyle tamamladı: “WIN EURASIA artık otomasyon, yapay zekâ ve yüksek teknoloji çözümlerinin üretime nasıl değer kattığını sahada gösteren stratejik bir buluşma noktası. 2026’da sektörün bu dönüşüme daha planlı ve daha sonuç odaklı bir yaklaşımla geleceğini öngörüyoruz.” Endüstrinin geleceğini görünür kılan deneyim alanları kuruyoruz Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, fuarın vizyonunu “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla yola çıktığımız 2026’da, endüstriyel dönüşümün tüm katmanlarını görünür kılacağız. Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı, Güç Aktarım Özel Alanı, Endüstriyel IoT Özel Alanı, Kaynak Uygulama Alanı ve 5G Arena gibi deneyim alanlarıyla, üretimde gerçek değer yaratan teknolojilerin sahada nasıl çalıştıklarını hep birlikte göreceğiz” şeklinde özetledi. WIN EURASIA’yı şirketlerin doğru yatırımı doğru zamanda yapabilmelerine katkı sağlayan bir platform olarak kurguladıklarını belirten Sena Mengül, “WIN EURASIA, sadece 2026’nın değil, Türkiye’nin üretim ve teknoloji yolculuğunun da kritik bir parçası. Bu platform, sanayicilerimizin hem bugünün ihtiyaçlarını hem de yarının rekabet koşullarını aynı anda görebilecekleri bir perspektif sunuyor. WIN EURASIA’da hedefimiz, işletmelerin dönüşüm kararlarını hızlandıracak somut bir deneyim alanı yaratmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde Fikirler Gelişime Dönüştü Haber

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde Fikirler Gelişime Dönüştü

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi çatısı altında bir araya gelen gençler; inovasyonun temellerinden girişimcilik ve liderliğe uzanan kapsamlı bir eğitimin ardından geliştirdikleri yenilikçi projeleri Demo Day’de başarıyla sundu. Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında gençlerin teknoloji, girişimcilik ve inovasyon alanındaki gelişimlerine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kapsamda Fırat Üniversitesi öğrencilerine özel olarak düzenlenen Fikirden Gelişime Programı, AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi çatısı altında başarıyla tamamlandı. Program; üniversite öğrencilerinin fikirden ürüne uzanan girişimcilik yolculuğunu deneyimlemelerini sağlamak, inovasyon ve teknoloji odaklı yetkinliklerini güçlendirmek amacıyla tasarlanan 8 haftalık bir gelişim süreci olarak kurgulandı. Hibrit yapıda gerçekleştirilen programa toplam 32 öğrenci katıldı. Gençler, Yaratıcı Düşünmeden İş Modeline Uzanan Kapsamlı Bir Eğitim Yolculuğuna Çıktı Eğitim sürecinde öğrenciler; inovasyonun temelleri, girişimcilik ve start-up ekosistemi, tasarım odaklı düşünme, iş modeli geliştirme ve proje yönetimi gibi girişimciliğin kritik aşamalarına odaklanan kapsamlı bir içerikle buluştu. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde; liderlik, takım kurma, şirketleşme, finansal okuryazarlık ve kurumsal marka oluşturma gibi başlıklar da ele alındı. Gençler aynı zamanda, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmenin yanı sıra sigortacılık sektörünün dönüşüm dinamiklerini, AgeSA’nın dijitalleşme vizyonunu ve sektörün geleceğini şekillendiren teknolojileri yakından tanıma fırsatı elde etti. Geliştirilen fikirler; kullanıcı içgörüleri, çözüm tasarımı ve iş modeli çerçevesinde olgunlaştırılarak sunuma hazır projelere dönüştürüldü. Geleceğin Çözümleri Sahneye Taşındı Programın sonunda düzenlenen Demo Day etkinliğinde öğrenciler, geliştirdikleri projeleri jüri ve davetlilere sundu. İş modeli, çözüm önerisi, hedef kitle ve potansiyel etki başlıklarını içeren sunumlar, katılımcıların edindikleri bilgi ve deneyimi somut çıktılara dönüştürmelerine olanak sağladı. Demo Day, genç girişimci adaylarının fikirlerini gerçek bir sahnede test etmelerine ve girişimcilik ekosisteminde görünürlük kazanmalarına katkı sundu. Gençler, AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezleri ile Geleceğe Hazırlanıyor Sabancı Topluluğu tarafından hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında açılan AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, gençlerin teknoloji odaklı yetkinliklerini artırmayı hedefleyen yeni nesil bir öğrenme ve üretim ekosistemi olarak konumlanıyor. Sigortacılık, finans ve mühendislik alanlarını; yapay zekâ, veri analitiği, yazılım ve finansal teknolojilerle buluşturan merkezler, gençlerin teorik bilgilerini gerçek sektör verileri ve uygulamalı projeler ile geliştirmesine olanak tanıyor. Akademisyenler, öğrenciler ve sektör profesyonellerini aynı zeminde bir araya getiren yapı; vaka analizleri, mentorluk programları, eğitim modülleri, yarışmalar, ideathon’lar ve girişimcilik projeleriyle destekleniyor. Staj programları da AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nin önemli bir unsuru olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda AgeSA, daha önce Fırat Üniversitesi öğrencilerine yönelik 4 haftalık özel bir staj programı gerçekleştirdi. Standart staj deneyiminin ötesinde tasarlanan bu programda öğrenciler, öğrenciler, Dijital Projeler, Yapay Zeka, Analitik CRM, Sigorta Dönüşüm Teknolojileri ve Robotik Teknolojiler gibi farklı ekiplerde görev alarak, iş süreçlerini gözlemleme ve çeşitli teknoloji uygulamalarını deneyimleme fırsatı buldular.

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yerli üretim kabiliyetiyle geliştirdiği yüksek verimli TOPCon High Efficiency güneş hücreleri ile uluslararası düzeyde önemli bir başarıya daha imza attı. Firma, IEC 63209 sertifikasını almaya hak kazanarak, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliğini bir kez daha tescilledi. Sertifikasyon süreci kapsamında CW Enerji’nin yerli TOPCon High Efficiency hücreleri; yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullara karşı uzun süreli dayanıklılık testlerinden başarıyla geçti. Daha önce IEC 61215 sertifikasını alan CW Enerji, IEC 63209 sertifikasıyla birlikte ürün dayanıklılığını ve saha performansını daha ileri seviyede kanıtlamış oldu. Tarık Sarvan: Bizim için büyük bir gurur kaynağı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, alınan sertifikaya ilişkin değerlendirmesinde, bu başarıyla birlikte hem yerli üretim kapasitelerini güçlendirdiklerini hem de küresel pazarlarda rekabet üstünlüğünü geliştirdiklerini söyledi. Bu adımın CW Enerji’nin yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojilerindeki yerlileşme hedefi, AR-GE gücü ve uzun ömürlü ürün üretme vizyonunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarvan, “Yerli ve milli üretim anlayışımız doğrultusunda hayata geçirdiğimiz TOPCon High Efficiency güneş hücresi yatırımlarımızın, uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından da tescillenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. IEC 63209 Sertifikası, teknolojimizin yalnızca verimlilik açısından değil, uzun dönem güvenilirlik ve dayanıklılık açısından da dünya standartlarında olduğunu kanıtlıyor. Aldığımız her sertifika ile “Türkiye’nin teknoloji üretme gücünü bir üst seviyeye taşıyoruz” dedi. Teknoloji odaklı yerli üretim gücü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi Güneş paneli ve hücrelerinin dayanıklılığını ve performansını doğrulayan uluslararası standartlardan IEC 61215 sertifikasının, uzun yıllardır sektörde ‘temel güvenilirlik standardı’ olarak kabul edildiğini ifade eden Savan, bu standartın sıcaklık döngüleri, nem-ısı dayanımı, mekanik yük testleri gibi temel çevresel zorlayıcı koşullarda ürünün performansını doğruladığını kaydetti. Sarvan, “IEC 63209 ise özellikle yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojileri için güvenilirlik doğrulamasını daha ileri taşıyan bir yaklaşımdır. Bu standart kapsamında aynı testlerin bazıları daha uzun süre ve daha zorlu koşullarda uygulanarak, ürünün gerçek saha şartlarında daha uzun ömürlü performans göstermesi hedeflenir. IEC 63209 süreci, güneş hücrelerinin yalnızca laboratuvarda değil, uzun yıllar boyunca gerçek dış ortam etkilerine maruz kaldığında nasıl davranacağını daha iyi simüle etmeyi amaçlar. Bu sertifikayla birlikte CW Enerji’nin teknoloji odaklı yerli üretim gücünün uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledik” diye konuştu. Yerli ve milli üretim yaklaşımı Sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı üretim hedefiyle çalışmalarına kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, “Bu başarıyı çalışma arkadaşlarımızın özverili katkıları ve Türkiye’ye değer katma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımlar sayesinde elde ettik. Yerli ve milli üretim yaklaşımımızla, hem ülkemizin dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlamayı hem de küresel ölçekte rekabet gücü yüksek, inovatif ve katma değer üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda AR-GE, teknolojik dönüşüm ve ileri üretim altyapısına yönelik yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

Milsoft’un, CMMI Seviye-5 Süreç Olgunluğu 8. Kez Tescillendi Haber

Milsoft’un, CMMI Seviye-5 Süreç Olgunluğu 8. Kez Tescillendi

Yazılım, her geçen gün daha fazla alanda kullanılarak sistemlerin yeteneklerinin büyük bölümünü üstlenen stratejik bir unsur haline geliyor. 1969’da Apollo-11 görevinde yaklaşık 145 bin satır kod bulunurken, 1974’te F-16 Blok-1’de 135 bin satır, 2017’de F-35 Blok 3-F konfigürasyonunda ise yer sistemleriyle birlikte yaklaşık 29 milyon satır kod kullanılıyor; otonom sürüşlü araçlarda bu sayının 300 milyon satıra ulaştığı tahmin ediliyor. 1940’ların sonunda dünyada yalnızca 10 civarında yazılım geliştirici varken, günümüzde bu sayının yaklaşık 30 milyona yükselmesi, yazılımın ölçeğini ve karmaşıklığını açıkça ortaya koyuyor. 1980’li yıllarda yazılım, yer aldığı sistemlerin en zayıf halkası olarak görülürken; yazılım hataları nedeniyle projelerin yaklaşık yüzde 30’u iptal ediliyor, yüzde 50’si ise takvim ve bütçe hedeflerini tutturamıyordu; bu durum yalnızca ABD Savunma Bakanlığı’na yaklaşık 80 milyar dolarlık bir kayıp yaratmıştı ve günümüzde Amerika yazılım pazarındaki toplam kaybın 260 milyar dolar seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Yazılım kaynaklı problemlerin artmasıyla birlikte, yazılım geliştirmenin standartlara dayalı bir mühendislik disiplini olarak ele alınması gerekliliği ilk kez 1969 yılında gerçekleştirilen bir NATO toplantısında gündeme geldi; bugün 400’ün üzerinde yazılım geliştirme standardı bulunurken, bu standartlara uyum sürdürülebilir kalite, sürekli iyileştirme, öngörülebilirlik ve kurumsal bilginin korunması açısından kritik önem taşıyor. CMMI SEVİYE-5: SÜRDÜRÜLEBİLİR MÜKEMMELLİĞİN GÖSTERGESİ CMMI Seviye-5 olgunluk seviyesinin sürdürülebilir biçimde korunması, MilSOFT’un uzun yıllara dayanan kurumsal bilgi birikimini ve yüksek olgunlukta süreç yönetimini ortaya koyuyor. Bu başarı, MilSOFT’un güçlü süreç kültürü ve kalite odaklı çevik mühendislik yaklaşımının somut bir göstergesi olurken; Forte Bilgi ve İletişim Teknolojileri A.Ş.’nin savunma sanayiine yönelik yazılım ve sistem entegrasyonu alanlarındaki stratejik vizyonuyla da örtüşüyor. Forte’nin teknoloji odaklı yapılanması ve insan kaynağına dayalı üretim modeli, bu tür uluslararası kalite standartlarının sürdürülebilir biçimde korunmasında kritik bir rol üstleniyor. MİLSOFT’TAN ULUSLARARASI ÖLÇEKTE SÜREÇ MÜKEMMELLİĞİ 1998 yılında yazılım ve sistem entegrasyonu alanında kurulan MilSOFT, savunma sanayii için özgün yazılım çözümleri, komuta kontrol sistemleri, taktik veri linkleri ve gömülü sistemler gibi kritik teknolojiler geliştiriyor. MilSOFT, CMMI Seviye-5’e 2005’te ulaşarak hem Türkiye’de hem de Avrupa’da bu seviyeye erişen ilk firma olurken, bu standardı o tarihten bu yana kesintisiz biçimde koruyor. 19000 ORGANİZASYON ARASINDA NADİR GÖRÜLEN BİR CMMI UYGULAMASI MilSOFT’un CMMI denetimlerinde ayırt edici özelliklerinden biri ilk belgelendirmeden beri CMMI’ı tüm projelerinde %100’lük bir kapsamayla uygulamasıdır. Yapılan tüm CMMI değerlendirmelerinde MilSOFT tüm projelerini dahil etmiştir. Bu CMMI değerlendirmesine giren 19000 organizasyonda nadir görülen bir özelliktir. Bu özellik müşterilerimize tüm projelerimizde aynı CMMI Seviye-5 süreçlerin uygulandığı garantisini vermektedir. Ayrıca bu seviyeyi tüm projelerimizde Çevik yöntemleri kullanarak korumaktayız.

Garanti BBVA’ya “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” Ödülü Haber

Garanti BBVA’ya “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” Ödülü

Garanti BBVA, önde gelen finans yayın grubu Euromoney tarafından “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” ödülüne layık görüldü. Garanti BBVA; teknolojiyi odağına alan inovatif yaklaşımı, müşterinin ihtiyaçlarına göre şekillenebilen esnek çözüm yapısı ve radikal müşteri perspektifi doğrultusunda sunduğu uçtan uca hizmet modeliyle bu ödülü almaya hak kazandı. 56 yıldır verilen Euromoney Awards; sektörel, ülke, bölge ve global ölçekte finans kuruluşlarının ürün, teknoloji, müşteri deneyimi ve inovasyon kabiliyetlerini değerlendirerek ödüllendiriyor. İşlem bankacılığı kategorisi ise firmaların günlük finansal operasyonlarını kolaylaştıran yenilikçi çözümlerden likidite yönetimine, nakit ve uluslararası ticaret işlemlerinden varlık yönetimi ürünlerine kadar geniş bir alanı kapsıyor. Garanti BBVA bugüne kadar Euromoney’den üç kez “Türkiye’nin En İyi Nakit Yönetimi Bankası” ödülü almıştı. Bu yıl kazanılan “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” ödülü ise bankanın işlem bankacılığı alanındaki yetkinliğini uluslararası ölçekte farklı bir kategoriyle taçlandırdı. “Teknolojik dönüşümü müşterilerimize değer katan çözümlere dönüştürüyoruz.” Aldıkları ödülü değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, “Euromoney’den aldığımız bu ödül, şirket müşterilerimizin ihtiyaçlarını derinlemesine anlayan, çevik ve teknoloji odaklı hizmet modelimizin güçlü bir yansıması. İş dünyasındaki hız, karmaşıklık ve global rekabet ortamında firmalara esneklik sağlayan kapsamlı işlem bankacılığı hizmetlerimizi, sürekli yenilenen bir vizyonla geliştiriyoruz. Müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artıran, risklerini azaltan ve nakit akışlarını daha iyi yönetmelerine imkân tanıyan bir iş ortağı olmak en büyük önceliğimiz” dedi. “Her koşulda uzun vadeli iş ortaklığı yaklaşımıyla hareket ediyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran ise “İşlem bankacılığı alanında aldığımız bu ödül, Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren ticari işletmelerin günlük operasyonlarına değer katan çözümler üretme konusundaki kararlılığımızı perçinliyor. Müşterilerimizin yeni ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayan, onlara her durumda yanıt verebilen bir bankacılık yaklaşımı benimsiyoruz. Radikal müşteri perspektifi anlayışımız doğrultusunda, işletmelerin finansal yolculuklarında güvenilir ve uzun vadeli yol arkadaşı olmaya devam edeceğiz” dedi.

Genç Enerji Liderleri Programının Başvuruları Başladı Haber

Genç Enerji Liderleri Programının Başvuruları Başladı

YEL’26 Programı, WEC Türkiye tarafından yürütülmekte olup, ilk uygulaması geçtiğimiz yıl başarıyla gerçekleştirilen bu program genç profesyonellerin sektörü ilgilendiren konulara aktif katılımını teşvik etmekte, yenilikçi, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır. Dünya Enerji Konseyi’nin küresel “Humanising Energy” vizyonu ile “Enerji Trilemma” başlıkları (enerji güvenliği, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik) doğrultusunda şekillenen program, Türkiye’nin enerji ekosistemine gençlerin dinamizmini, yenilikçi düşünce yapısını ve çok boyutlu bakış açısını kazandırmayı hedeflemektedir. Katılımcıların ulusal ve uluslararası toplantılar, programlar ve çalıştaylar ile bilgi, vizyon ve analiz yetkinliklerini geliştirme imkânı bulmaları amaçlanmaktadır. YEL’25 ekibi, Türkiye’nin enerji alanının farklı boyutlarına odaklanan pek çok çalışma gerçekleştirdi. Ekip, Avrupa Bölgesel Toplantısı’na ev sahipliği sürecinde kilit rol üstlenerek Dünya Enerji Konseyi ve Türkiye enerji sektörü liderleriyle bir araya geldi, global enerji gündemine ilişkin çalıştaylarda da aktif görev aldı. YEL’25 üyeleri, küresel “Issues Monitor” ve “Enerji Trilemma” gibi Dünya Enerji Konseyi’nin önemli rapor ve çalışmalarına katkı sundu. Enerjinin farklı alanları üzerine çalışma grupları oluşturarak rapor hazırlık süreçlerini yürüttü, ayrıca saha ziyaretleri ve eğitim programları aracılığıyla sektör bilgilerini geliştirme fırsatı buldu. Yıl boyunca düzenlenen çevrimiçi webinar serileri ise katılımcılara enerji alanındaki güncel gelişmeleri takip etme ve uzmanlarla etkileşim kurma imkânı sağladı. Program, enerji sektöründe yenilikçi düşünceye sahip genç profesyonellerin katılımına açık olup, başvurular WEC Türkiye’nin resmi internet sitesi üzerinden kabul edilmektedir.

TP Türkiye & Azerbaycan İnsan Kaynakları Başkan Yardımcılığı'na Jülide Marangoz Atandı Haber

TP Türkiye & Azerbaycan İnsan Kaynakları Başkan Yardımcılığı'na Jülide Marangoz Atandı

Ege Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı ve ardından Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunu olan Marangoz, Medipol Üniversitesi İşletme Yönetimi Yüksek Lisans tezinde; çalışan memnuniyetinin müşteri memnuniyetine yansımasını çalışmaktadır. 2000 yılında yazılım alanında başlayan kariyerini, teknoloji odaklı şirketlerde müşteri deneyimi yönetimi üzerine inşa etti. 25 yılı aşkın süre boyunca farklı müşteri deneyimi şirketlerinde yönetici olarak görev alarak, müşteri hizmetleri BPO alanında birçok başarıya imza attı. Dijital dönüşüm, müşteri deneyimi (CX), satış, iş geliştirme, müşteri ilişkileri yönetimi ve çağrı merkezi operasyon yönetimi konularında derin bir bilgi birikimine sahip olan Marangoz, bugüne kadar 100’e yakın markayla yakın çalışarak iş geliştirme ve strateji oluşturma süreçlerine değerli katkılar sundu. Yönetim rollerinin yanı sıra profesyonel koçluk ve müşteri deneyimi dijital dönüşüm danışmanlığı yaptı; eğitmenlik görevleriyle de sektöre yeni yetenekler kazandırdı. Sektörel katkılarıyla da öne çıkan Marangoz; BT Haber Gazetesi köşe yazarı, Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu üyesi ve Sabancı Vakfı Genç Kadınlar Mentorluk Programı Mentörü olarak pek çok platformda aktif rol üstleniyor. TP Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir İş Geliştirme ve Satış Direktörü olarak önemli başarılara imza atan Jülide Marangoz, yeni dönemle birlikte insan ve müşteri deneyimini merkezine alan liderlik yaklaşımıyla TP Türkiye ve Azerbaycan’ın insan kaynakları stratejilerine yön verecek ve çalışan deneyimini daha da güçlendirecek.

Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı Haber

Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı

Akademi ve özel sektörün bir araya geldiği organizasyonda Şenpiliç, öğrencilerle bir araya gelerek şirketin dijital dönüşüm süreci, bilgi sistemleri altyapısı ve kariyer olanakları hakkında bilgi verdi. Etkinlik kapsamında Şenpiliç’i temsilen Bilgi Sistemleri Direktörü Özgür Tunç konuşmacı olarak yer aldı. Tunç, oturumda Şenpiliç’in yenilikçi teknolojilerle desteklenen üretim yapısını ve dijitalleşme vizyonunu anlattı. ‘Teknolojiyle büyüyen bir üretim anlayışı’ Bilgi Sistemleri Direktörü Özgür Tunç konuşmasında, bilgi sistemleri altyapısından siber güvenlik uygulamalarına, veri analitiğinden üretim yönetimi yazılımlarına kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalara değinen Tunç, dijitalleşmenin Şenpiliç için yalnızca bir araç değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olduğunu vurguladı. Etkinlikte ayrıca, şirketi anlatan kısa bir tanıtım videosu izletilerek, bilişim sistemlerinin entegre üretimdeki rolü hakkında örnekler paylaşıldı. Genç yeteneklerle buluşma noktası Etkinlik kapsamında kurulan Şenpiliç standında, öğrencilerle birebir iletişim kurularak iş ve staj fırsatları hakkında bilgi paylaşıldı. Şirket temsilcileri, katılımcılara Şenpiliç’in çalışma kültürü ve kariyer olanakları hakkında bilgi verirken, etkinlik sektördeki profesyonellerle genç yetenekler arasında bir köprü oluşturdu. Organizasyon, geleceğin profesyonellerine ilham vermek ve öğrencilerin sektöre dair farkındalığını artırmak açısından önemli bir platform sundu. Dijitalleşme, sürdürülebilir büyümenin anahtarı Şenpiliç, bilgi teknolojileri ve dijital dönüşüm alanındaki yatırımlarıyla sektöründe fark yaratmaya devam ediyor. Şirket, teknolojiyi üretimin her aşamasına entegre ederek gıda güvenliği, izlenebilirlik ve verimlilik standartlarını sürekli geliştiriyor. İTÜ’de gerçekleştirilen bu buluşma, Şenpiliç’in teknoloji odaklı vizyonunu genç kuşaklarla paylaşması açısından önemli bir platform oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.