Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çalışanların %48’inin En Büyük Stres Kaynağı   Fiziksel Sağlık ve Uyku Oldu Haber

Çalışanların %48’inin En Büyük Stres Kaynağı Fiziksel Sağlık ve Uyku Oldu

Meditopia’nın veri odaklı wellbeing yaklaşımıyla hazırlanan ve iş dünyasının fiziksel ve ruhsal röntgenini çeken rapora göre, Türkiye’deki çalışanların genel esenlik skoru 100 üzerinden 54,8 ile kırılgan bir dengede kalırken, yıl boyunca çalışanların en sık hissettiği baskın duygu ‘yorgunluk’ oldu. Rapor, çalışanların %48’inin en büyük stres kaynağı olarak fiziksel sağlık ve uykuyu gördüğünü ortaya koyarken, Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi bu tablonun çalışanların fiziksel sağlık açısından daha fazla desteklenmeye ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini vurguluyor. Günümüz iş dünyasında wellness, insan kaynakları stratejilerinin merkezine yerleşirken, çalışanların dayanıklılığını korumak kurumlar için artık ertelenemez bir öncelik haline geldi. Meditopia, 2025 yılının tamamını kapsayan verilerle hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların bütüncül iyi oluş durumuna dair en güncel tabloyu ortaya koydu. Farklı sektörlerden 15 binden fazla çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre, çalışanların genel iyi oluş seviyesinin azaldığı görülüyor. Son çeyrekte genel esenlik puanı, yıl ortalaması olan 54,8’nin üstüne çıkarak 56,9 olan yüksek olduğu için ilk üç çeyrekten daha iyi geçmiş. 100 puan üzerinden yapılan analizlerde, 65,6 puanla stres ve 62,9 puanla kaygı indekslerinin yüksek seviyelerde seyrettiği, yıl boyunca çalışanların en baskın duygusunun ise %37 ile yorgunluk olduğu öne çıkıyor. Bu yorgunluğa, çalışanların günlük hayatını doğrudan etkileyen fiziksel ağrılar ve bedensel zorlanmalar da eşlik ediyor. Uyku skorunun 50,4 puan ile skalanın ortasında kalması, zihinsel yükle birlikte fiziksel toparlanmanın da yetersiz kaldığını gösteriyor. Buna karşın raporda her 10 çalışandan 6’sının 2026 yılına dair umutlu olması dikkat çekiyor. Raporun ortaya koyduğu bu tablo, çalışanların fiziksel sağlığına dair verilerin ayrıca ele alınması gerektiğini de açıkça ortaya koyuyor. Çalışanların Yarısı Hiç Egzersiz Yapmıyor Rapor, çalışanların fiziksel sağlığına dair endişe verici bir tabloyu da gözler önüne seriyor. Verilere göre çalışanların %81’i fiziksel ağrı ya da rahatsızlık hissettiğini belirtirken, %54’ü hiç egzersiz yapmadığını ifade ediyor. Hareket indeksinin 36,8 puanla tüm esenlik parametreleri arasında en düşük skora sahip olması, çalışanların motivasyon eksikliği ve zaman bulamama gibi nedenlerle fiziksel sağlıklarını geri plana attığını gösteriyor. Diğer yandan çalışanların %65’inin bireysel antrenmanlar yerine grup egzersizlerini daha motive edici bulması, spor topluluklarının ve birlikte hareket etmeyi teşvik eden yapıların fiziksel aktiviteyi artırmada kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Rapora göre hareketsizlik, orta seviyede kalan uyku kalitesini de olumsuz etkileyerek çalışanların genel esenlik dengesini daha da kırılgan hale getiriyor. Duyguların Kontrolü İş Hayatının Elinde Araştırma, iş yaşamının çalışanların duygu durumu üzerindeki belirleyici etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Çalışanların %70’i duygu durumlarını en çok iş ve eğitim hayatının etkilediğini belirtirken, bu oranın aile ve ilişkilerin dahi önüne geçtiği görülüyor. Bu tablo, iş-özel yaşam dengesinde yaşanan bozulmaların çalışanların ruh haline doğrudan yansıdığını gösteriyor. Sektörel wellbeing skorlarına bakıldığında, teknoloji sektörü 64,7 puanla Türkiye genel ortalamasının üzerinde seyrederek iyi seviyedeki tek alan olarak öne çıkıyor. E-ticaret sektörü ise 51,9 wellbeing skoru ile ortalamanın altında seyrederek, çalışan tükenmişliğinin daha yoğun hissedildiği sektörler arasında yer alıyor. “Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası” 2025 Çalışan Wellbeing Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “2025 raporumuz, iş dünyasında çalışanların iyi oluşuna dair önemli bir tabloyu ortaya koyuyor. Yıl boyunca yorgunluk, stres ve kaygının öne çıktığını görüyoruz. Buna rağmen çalışanların %58’inin 2026 yılına umutla bakması, doğru adımlar atıldığında iyileşmenin mümkün olduğuna işaret ediyor. Bugün wellbeing, şirketler için artık ‘olsa güzel olur’ denilen bir yan hak değil, çalışan bağlılığını ve kurumsal sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen stratejik bir öncelik haline geliyor. Çalışanların kariyer hedeflerinin yanı sıra uyku düzenini, stres seviyesini ve fiziksel sağlığını da bütüncül biçimde destekleyen kurumlar, geleceğin rekabetçi iş dünyasında fark yaratıyor. Raporumuzda yer alan veriler de bunu doğruluyor ve WellnessPass kullanan çalışanların hareket indeksi skorunun kullanmayanlara kıyasla %48 daha yüksek olması, hareketli bir yaşamı teşvik eden yan hakların çalışanların günlük hayatında somut ve olumlu etkiler yarattığını gösteriyor. Meditopia olarak vizyonumuz, teknolojinin ve verinin gücünü kullanarak kurumlara çalışanlarının ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve onlara kişiselleştirilmiş, erişilebilir iyi oluş çözümleri sunma imkanı sağlamak. Amacımız, sadece zor dönemlerde değil, her gün desteklenen ve sürdürülebilir bir iyi oluş kültürünün kurumların doğal bir parçası haline gelmesine katkı sağlamak.” açıklamasında bulundu.

17 Ülkeden Temsilciler Endonezya’da Nükleer Sanayinin Gelişimini Görüştü Haber

17 Ülkeden Temsilciler Endonezya’da Nükleer Sanayinin Gelişimini Görüştü

“Her şey atomla başlar” sloganıyla açılışı yapılan forum, nükleer endüstri, teknoloji sektörü, tıp, eğitim ve bilimsel kuruluşlardan 150’yi aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Katılımcılar, yüksek teknoloji endüstrilerinin gelişimi ile kadınların ekonomik dönüşümün tüm alanlarına katkısını masaya yatırdı. Endonezya nükleer endüstrisi uzmanları, en gelişmiş bilgi ve teknolojilerin Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’dan geldiğini vurguladı. Forum kapsamında yüksek nitelikli insan sermayesinin geliştirilmesi, yeşil ekonomi, nükleer teknolojiler ve nükleer tıp konuları ele alındı. Rosatom İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tatyana Terenteva forumda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu yıl Eylül ayında, sanayi ve teknolojide kadınları desteklemeye yönelik en iyi uygulamalara ilişkin uluslararası bir inceleme sunduk. Bu rapor 16 ülkeyi kapsıyordu. Bugün Cakarta’daki konseyin kapanış toplantısında, Kırgızistan, Belarus, Namibya ve Tanzanya’nın katılımıyla üye sayısı 20’ye çıktı. Gelecek yıl bu yeni ülkelerdeki yüksek teknoloji sektörlerinde kadınları desteklemeye yönelik analitik verileri içeren dört yeni bölüm ekleyeceğiz.” Foruma katılan ve bölgesel iş birliğine dair değerlendirmede bulunan NUTEK Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve WiN Türkiye (NÜKAD) Başkanı Bahire Gül Göktepe: “WiN Türkiye Nükleer Alanda Kadınlar olarak STEM’de (Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) Türk kızlarının teşvik için 4 yapraklı yonca modeliyle tasarladığımız projeyi en kısa zamanda daha aktif hale getirmeyi hedefliyoruz. Halen inşası devam eden Akkuyu Nükleer Santrali, Türkiye, Rusya, Avrasya ve Orta Asya ülkelerinde nükleer enerji ve endüstri alanında çalışan kadınlar arasında güçlü bir iletişim köprüsü oluşturmuştur.” dedi. Forumun ilk gününde, Endonezya Savunma Üniversitesi’nde “STEM Alanlarında Kadınlar” başlıklı uluslararası bir mentorluk oturumu düzenlendi. Yedi farklı Endonezya üniversite ve kolejinden 180’den fazla STEM öğrencisi, uzmanlarla açık ve eşit bir diyalog yürüttü. Rosatom Kadınlar Topluluğu Başkanı Alexandra Ryabykh, forumun çekirdek temalarını şöyle özetledi: “Yüksek teknolojide kadınların güçlendirilmesi, yeşil enerjinin geliştirilmesi, tıpta yeniliklerin teşviki ve genç kuşakların STEM alanlarına dâhil edilmesi diyaloğumuzun temel konularıdır. Ayrıca bu yıl, Uluslararası Sanayi ve Teknolojide Kadınları Destekleme ve Geliştirme Konseyi başkanlığının Endonezya’dan Kazakistan’a devri de önemli bir dönüm noktası oldu.”

Redington Türkiye ve İstinye Üniversitesi’nden Teknoloji Odaklı İş birliği Haber

Redington Türkiye ve İstinye Üniversitesi’nden Teknoloji Odaklı İş birliği

İstinye Üniversitesi ve Redington Türkiye, teknoloji alanında güçlü bir iş birliği protokolüne imza attı. Protokol, İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş ve Redington Türkiye Satış Direktörü Bora İncir tarafından imzalandı. Bu stratejik ortaklık siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri ve bulut bilişim gibi kritik alanlarda akademi ile sektör arasındaki etkileşimi güçlendirmeyi amaçlıyor. İş birliği kapsamında, öğrencilerin sektörel deneyim kazanmasını sağlayacak markalı dersler, akademik projeler ve ortak araştırmalar hayata geçirilerek teknoloji alanında yetkin insan kaynağı yetiştirilmesine katkı sunulacak. Redington Türkiye, teknoloji sektörü ve akademi arasında köprü kuruyor İmzalanan protokol çerçevesinde, İstinye Üniversitesi akademik müfredatına Redington markalı bir ders dahil edilecek. Bu ders ile öğrenciler, siber güvenlik, yapay zekâ ve veri analizi gibi kritik alanlarda sektörel bilgi ve deneyim kazanma fırsatı elde edecekler. Ayrıca, ilerleyen süreçte iş birliği kapsamı genişletilerek sektörel projeler, atölye çalışmaları, seminerler ve Ar-Ge projeleri de hayata geçirilmesi planlanıyor. İş birliğinin yalnızca akademik ve sektörel projelerle sınırlı kalmayacağını belirten İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, ortak çalışmalarla sürdürülebilir bir etki yaratmanın gerekliliğini ifade etti: "Çağımız bilgi ve iş birliği çağı. Üniversiteler ile özel sektör arasındaki ortak çalışmalar, yalnızca eğitim değil, aynı zamanda topluma katkı açısından da kritik öneme sahip. Redington Türkiye ile olan iş birliğimiz, bu anlamda öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için büyük bir fırsat sunarken, toplumsal sorumluluk projelerine de katkı sağlayacaktır." Bora İncir: “Küresel bilgi birikimimizi ve inovasyon gücümüzü gençlerle buluşturuyoruz” Teknoloji dünyası hızla gelişirken, akademi ve sektör arasındaki iş birliklerinin büyük önem taşıdığını belirten Redington Türkiye Satış Direktörü Bora İncir, "İstinye Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik ortaklık, genç yetenekleri geleceğin dijital dönüşümüne hazırlamak adına kritik bir adım. Siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri ve bulut bilişim gibi alanlarda sağlayacağımız eğitim ve projelerle, öğrencilerin sadece teorik bilgiyle değil, aynı zamanda sektörel deneyimle de donanmasını hedefliyoruz. Redington Türkiye olarak, küresel bilgi birikimimizi ve inovasyon gücümüzü gençlerle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.  Bu stratejik iş birliği, İstinye Üniversitesi öğrencilerine Redington Türkiye'nin küresel ağı, sektörel uzmanlığı ve ileri teknolojiye dayalı projeleriyle buluşma fırsatı sunarken, akademi ve iş dünyası arasındaki etkileşimi de güçlendirecek. Yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik ve dijital dönüşüm gibi alanlarda geliştirilecek ortak projeler, öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmelerini sağlayacak ve kariyer yollarını şekillendirmelerine destek olacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.