Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Transferi

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Transferi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Transferi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kütahya Blueberry Üretiminde Uluslararası Tarım Üssü Olmaya Hazırlanıyor Haber

Kütahya Blueberry Üretiminde Uluslararası Tarım Üssü Olmaya Hazırlanıyor

Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) ile Hollanda Büyükelçiliği iş birliğinde hayata geçirilen “Blueberry / Yaban Mersini Yetiştiriciliği” odaklı proje, Türkiye’de tarım alanında son dönemin en dikkat çekici uluslararası iş birliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Proje; eğitim, teknoloji transferi, yatırım, ihracat, sözleşmeli üretim ve yüksek katma değerli tarım modeliyle Kütahya’yı yeni nesil tarımın merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Kütahya’da düzenlenen “Yaban Mersini (Blueberry) Yetiştiriciliği Eğitimi ve Uluslararası İş Birliği Buluşması”, projenin kamuoyuna açık en kapsamlı adımı oldu. Programa; Kütahya Valisi Musa Işın, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, KÜTBO Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, KÜTBO Onursal Başkanı Nafi Güral, Hollanda Ticaret Müsteşarı Niels Veenis, Hollanda Büyükelçiliği Tarım Müşaviri Yardımcısı Uğur Işın, Hollandalı sektör temsilcileri, yatırımcılar, üreticiler ve çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda blueberry üretiminin yalnızca alternatif bir tarım ürünü değil; yüksek gelir sağlayan, ihracat potansiyeli taşıyan ve modern teknolojiyle desteklenen stratejik bir üretim modeli olduğu vurgulandı. Yapılan değerlendirmelerde Kütahya’nın, klasik tarım anlayışından yüksek katma değerli üretime geçişte önemli bir merkez olabileceği ifade edildi. Projede öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise Hollanda’nın ileri tarım teknolojilerinin Kütahya’ya adapte edilmesi oldu. Hollandalı uzmanlar tarafından üreticilere; modern blueberry yetiştiriciliği, doğru çeşit seçimi, yüksek verim teknikleri, sulama yönetimi, iklim ve toprak optimizasyonu, kontrollü tarım uygulamaları, hasat sonrası depolama, paketleme süreçleri ve ihracata uygun kalite standartları konusunda kapsamlı eğitimler verildi. Yetkililer, projenin temel hedeflerinden birinin Hollanda’nın üretim modeli ile Türkiye’nin güçlü tarımsal potansiyelini bir araya getirmek olduğunu belirtti. Dünyanın en büyük ikinci tarım ihracatçısı konumundaki Hollanda’nın başarısının arkasında teknoloji, planlama, lojistik, soğuk zincir ve örgütlü üretim sistemi bulunduğuna dikkat çekildi. KÜTBO Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, sürecin uzun süredir planlandığını belirterek Yeni Zelanda’daki başarılı örneklerin de incelendiğini ifade etti. Gültekin, “Hollandalı yetkililer projeye ve Kütahya’nın potansiyeline oldukça olumlu yaklaştı. Bu iş birliği yalnızca üretim değil, aynı zamanda bilgi ve teknoloji paylaşımı açısından da büyük önem taşıyor” dedi. KÜTBO Onursal Başkanı Nafi Güral ise projenin yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda stratejik bir kalkınma modeli olduğuna dikkat çekti. Güral, “Yıllardır Kütahya’nın üretim gücüne, toprağına ve insan kaynağına inanıyoruz. Blueberry yatırımıyla birlikte yalnızca yeni bir tarım ürününü değil; teknolojiyle desteklenen, ihracat odaklı ve yüksek katma değer üreten yeni bir tarım vizyonunu Kütahya’ya kazandırmayı hedefliyoruz. Hollanda ile kurulan bu iş birliği sayesinde üreticilerimizin dünya standartlarında üretim yapabilmesi ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için önemli bir adım atıyoruz. Biz bu projeyi sadece ekonomik değil; kırsal kalkınma, istihdam ve sürdürülebilir üretim açısından da stratejik bir yatırım olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Kütahya Valisi Musa Işın ise kentte yaklaşık 306 bin hektarlık tarım arazisi bulunduğunu belirterek, bölgenin iklim yapısının blueberry üretimi için uygun olduğunu söyledi. Yüksek katma değerli ürünlerin kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Işın, yatırım ve üretim süreçlerinde gerekli desteğin sağlanacağını ifade etti. Toplantıda yalnızca eğitim süreçleri değil, doğrudan ticari iş birlikleri de gündeme geldi. Hollandalı firmalar ile üreticiler arasında gerçekleştirilen B2B görüşmelerde; fide ve teknik ekipman tedariki, üretim altyapısı, lojistik zinciri, paketleme sistemleri ve Avrupa’ya ihracat modelleri üzerine kapsamlı temaslar gerçekleştirildi. Programın dikkat çeken başlıklarından biri de sözleşmeli üretim modeli oldu. Hollandalı firmaların üreticiye fide, teknik danışmanlık, üretim planlaması ve satın alma garantisi sunduğu sistemin Türkiye’de de uygulanabileceği belirtilirken, bu modelin üretici açısından önemli bir güven ortamı oluşturacağı ifade edildi. Uzmanlar, blueberry üretiminin saksılı sistemlerle yapılabilmesinin önemli avantajlar sunduğunu belirtti. Bu yöntem sayesinde küçük ve parçalı arazilerde dahi verimli üretim yapılabileceği, ayrıca hastalık durumunda bitkinin kolayca değiştirilebilmesinin üretici açısından önemli kolaylık sağladığı vurgulandı. Kadın kooperatiflerinin projeye dahil edilmesi konusu da toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kadınların üretim süreçlerinde daha aktif rol alması ve kırsal ekonomiye daha güçlü şekilde katılması için çalışmalar yapılacağı belirtildi. Toplantıda Türkiye’nin blueberry üretimindeki avantajlarına da dikkat çekildi. Erkenci ve geç çeşitler sayesinde üretim sezonunun uzun bir döneme yayılabildiği, Türkiye’nin iklim avantajıyla dünya pazarında güçlü bir konuma ulaşabileceği belirtildi. Önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde Türkiye’nin dünya blueberry pazarında ilk 10 üretici ülke arasına girebileceği ifade edildi. KÜTBO yetkilileri, Kütahya’daki tarım arazilerinin yalnızca yüzde 1’lik kısmının blueberry üretimine ayrılması durumunda dahi yüz milyonlarca euroluk ekonomik hacim oluşabileceğine dikkat çekti. Modern sera yatırımları, kontrollü üretim alanları, demo bahçeler ve uygulamalı eğitim merkezleriyle Kütahya’nın Türkiye’nin önemli blueberry üretim merkezlerinden biri haline getirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Toplantının sonunda taraflar, Türkiye ile Hollanda arasındaki tarımsal iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceği konusunda görüş birliğine vardı. Türkiye’nin üretim gücü ile Hollanda’nın teknoloji, know-how ve küresel pazarlama ağının birleşmesiyle güçlü bir tarım modeli oluşturulabileceği vurgulandı. Projeyle birlikte; gençlerin tarımda tutulması, modern üretim modellerinin yaygınlaştırılması, kooperatifleşmenin güçlendirilmesi ve yüksek katma değerli ürünlere yönelim konusunda ortak çalışmaların devam edeceği ifade edildi. Kütahya’nın önümüzdeki dönemde yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa pazarında da adı anılan önemli bir blueberry üretim merkezi haline gelmesi hedefleniyor.

Anadolu Savunma SAHA Expo’yaSEYİT 4x4 ve KLTV ile Katıldı Haber

Anadolu Savunma SAHA Expo’yaSEYİT 4x4 ve KLTV ile Katıldı

Anadolu Savunma, 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen SAHA Expo Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nda SEYİT 4x4 ve Kia ile yapılan iş birliği kapsamında KLTV (hafif taktik araç) modellerini tanıtıyor. Anadolu Savunma, fuar kapsamında sergilediği araçlarla savunma sanayiindeki teknolojik yetkinliğini ve ürün geliştirme kabiliyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Anadolu Isuzu’nun tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği SEYİT 4x4 ile farklı görev ihtiyaçlarına yanıt veren KLTV, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. SEYİT 4x4 teknik özellikleriyle ilgi odağı oldu Anadolu Savunma’nın tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği aracı SEYİT 4x4, sahip olduğu teknik özelliklerle fuarın öne çıkan modellerinden biri oldu. Zorlu arazi şartları için geliştirilen SEYİT 4x4, entegre sistemleri, kolay idamesi ve görev esnekliğiyle sahada üstün bir çözüm olarak öne çıkıyor. Araç, taktik görevlerde yüksek performans gösteriyor; hava, deniz, kara ve demiryoluyla kolaylıkla nakledilebiliyor. SEYİT 4x4, birliklerin hızlı konuşlanmasına da önemli bir katkı sağlıyor. 22.500 kg azami yüklü ağırlığıyla öne çıkan SEYİT 4x4; 285 beygir gücündeki motoru, otomatik şanzımanı, %60 tırmanma ve %30 yan eğim kabiliyeti, 1 metre derin sudan geçiş kabiliyetleriyle üstün arazi performansını sunarken, -35°C/+55°C sıcaklıklarda operasyonel görevlerini yerine getirebilmesi, yoğun toz ve kumlu ortamlara özel dizayn edilen filtre sistemleri gibi özellikleriyle farklı coğrafyalarda etkin görev yapabiliyor. KLTV sunduğu esnek çözümlerle öne çıktı Anadolu Savunma’nın SAHA Expo’da tanıttığı bir diğer model olan KLTV ise fuarda, çok amaçlı hafif taktik araç segmentinde sunduğu esnek çözümlerle öne çıkıyor. Silah taşıma, keşif, personel nakli ve lojistik destek gibi farklı görevlerde etkin performans sunan KLTV, modüler gövde yapısı sayesinde zırhlı veya zırhsız farklı konfigürasyonlara uyarlanabiliyor. 225 beygir güç ve 500 Nm tork üreten güçlü motoru, otomatik şanzımanı ve bağımsız süspansiyon sistemi ile zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek hareket kabiliyeti sağlayan araç, %60 dik eğim ve %40 yan eğim performansıyla dikkat çekiyor. Sökülebilir zırh kiti, balistik koruma seçenekleri ve gelişmiş sistem entegrasyonu sayesinde operasyonel esnekliği artıran KLTV, ergonomik kabini ve dijital donanımlarıyla modern sahaların dinamik ihtiyaçlarına güçlü bir yanıt veriyor. SAHA Expo 2026 milli üretim gücünü temsil eden firmalar ile sanayi liderlerini buluşturuyor. Türkiye ve Avrupa'nın en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA Expo 2026, bu yıl 120'den fazla ülkeden 1.500'ün üzerinde katılımcıyı ağırlıyor. Hem milli üretim gücünü temsil eden öncü firmaları hem de dünyanın önde gelen sanayi liderlerini aynı çatı altında buluşturan SAHA Expo 2026, küresel ölçekte stratejik ortaklıklar, teknoloji transferi ve endüstriyel iş birliği için eşsiz fırsatlar sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar, Asya-Pasifik’teki İddiasını DSA 2026’da Pekiştiriyor Haber

Otokar, Asya-Pasifik’teki İddiasını DSA 2026’da Pekiştiriyor

Türkiye'nin kara araçları ihracat lideri Otokar, kara sistemleri alanındaki ürün ve kabiliyetlerini küresel ölçekte sergilemeye devam ediyor. Malezya Savunma Bakanlığı'nın ev sahipliğinde 20–23 Nisan tarihlerinde Kuala Lumpur'daki Malezya Uluslararası Ticaret ve Sergi Merkezi'nde (MITEC) gerçekleşecek DSA 2026’da Otokar, dünyaca tanınan 4x4 Taktik Tekerlekli Komuta Kontrol Zırhlı Aracı COBRA II’nin sağdan direksiyonlu versiyonunu ve ARMA 6x6 Zırhlı Muharebe Aracı'nı sergileyecek. Uzun yıllardır NATO ve Birleşmiş Milletler’in kara araçları tedarikçileri arasında yer alan Otokar’ın 33 binden fazla askeri aracı, yaklaşık 50 ülkede 80’in üzerinde son kullanıcının envanterinde aktif olarak görev yapıyor. Farklı coğrafyalarda elde ettiği deneyimi araç geliştirme çalışmalarına yansıtan Otokar, Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını artırmayı hedefliyor. "MALEZYA İÇİN HAZIRIZ" Asya-Pasifik bölgesinin Otokar için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi; “Küresel ölçekteki bilgi birikimimizi Malezya'nın savunma gereksinimlerine en uygun şekilde yansıtmak için hazırız. Askeri araçlarımız halihazırda dünya genelinde yaklaşık 50 ülkede görev yapıyor; bu deneyimi bölgenin güvenliğine değer katacak çözümlere dönüştürmeye kararlıyız" dedi. Otokar'ın modüler yapıya sahip geniş ürün gamı ve güçlü Ar-Ge kabiliyetiyle Asya-Pasifik bölgesindeki beklentileri karşılayabileceğini vurgulayan Sedef Vehbi şöyle konuştu: "İleri teknolojiye sahip kara platformlarımız, sahada kendini kanıtlamış yetkinliğimizin yanı sıra teknoloji transferi ve yerelleştirme kabiliyetimizle bölgedeki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz. Yerel iş ortağımız Boustead Holdings Berhad ile güçlü bir sinerji oluşturacağımıza inanıyoruz. Malezya Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarını karşılamaya hazırız." COBRA II: FARKLI GÖREVLER İÇİN MODÜLER PLATFORM Türkiye'de ve ihracat pazarlarında; sınır güvenliği, iç güvenlik ve barışı koruma operasyonları dahil olmak üzere birçok görevde başarıyla kullanılan ve dünya genelinde 20’den fazla son kullanıcı envanterinde aktif olarak görev yapan COBRA II, yüksek koruma seviyesi, üstün hareket kabiliyeti, geniş iç hacmi ve yüksek taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı yüksek seviyede koruma sağlıyor. En zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sunan araç, farklı görev ihtiyaçlarına etkin şekilde uyum sağlıyor. Geniş silah sistemi entegrasyonu ve görev ekipmanı opsiyonları ile öne çıkan COBRA II, modüler yapısı sayesinde Zırhlı Personel Taşıyıcı, Silah Platformu, Keşif ve Gözetleme Aracı, Komuta Kontrol Aracı, İç Güvenlik/Devriye Aracı ve Zırhlı Ambulans gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. DSA 2026 süresince COBRA II’nin sağdan direksiyonlu versiyonu sergilenecek. MODÜLER GÜÇ: ARMA 6x6 Otokar'ın çok tekerlekli zırhlı muharebe aracı ARMA 6x6, üstün hareket kabiliyeti ile yüksek seviyede mayın ve balistik korumayı bir arada sunarken, orta ve yüksek kalibre silah sistemlerinin entegrasyonuna imkân sağlayan modüler bir platform. En zorlu arazi ve iklim koşullarında etkin şekilde görev icra edebilen ARMA, operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda farklı silah sistemleri ile konfigüre edilebiliyor. Araç; zırhlı personel taşıyıcı, zırhlı muharebe aracı, komuta kontrol ve KBRN keşif aracı gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’nin Milli Teknolojileri Latin Amerika Sahnesine Çıkıyor Haber

STM’nin Milli Teknolojileri Latin Amerika Sahnesine Çıkıyor

Türkiye’nin “tam bağımsız savunma sanayii” hedefleri doğrultusunda, küresel pazarda ihracat odaklı büyümesini sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, milli teknolojilerini yurt dışına taşımaya devam ediyor. STM, Latin Amerika’nın en prestijli savunma buluşmalarından biri olan, 33 farklı ülkeden 300’den fazla katılımcıyı ağırlayacak Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı, FIDAE 2026’ya katılarak, bölgedeki stratejik varlığını pekiştirmeyi ve yeni iş birliği kapılarını aralamayı hedefliyor. 7-12 Nisan tarihleri arasında Şili’nin başkenti Santiago’da düzenlenecek fuarda STM; askeri denizcilik alanında; ana yüklenicisi olduğu ve Türk Donanması’na teslimini gerçekleştirdiği, MİLGEM İstif Sınıfı projesinin ilk gemisi, Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515), Pakistan Donanması için inşa edilen ve 2018’de teslim edilen Pakistan Denizde İkmal Tankeri (PNFT), STM-MPAC Hücumbot ve İnsansız Otonom Sualtı Aracı STM NETA’nın maketlerini fuarda katılımcıların beğensine sunacak. Taktik insansız hava araçlarında ise; dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edilen Türkiye’nin ilk milli vurucu İHA’sı KARGU, Türkiye’nin envanterinde bulunan ve ihraç edilen; Gözcü İHA TOGAN ve Mühimmat Bırakan İHA BOYGA da Şili’de olacak. Güleryüz: 44 Askeri Gemi Projesindeki Tecrübemizi Latin Amerika’ya Taşıyoruz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yetkinliğini ekonomik bir katma değere dönüştüren ihracat başarılarına dikkat çekerek şunları kaydetti: “STM olarak, ciromuzun önemli bir kısmını ihracat başarılarımızla şekillendirirken, Türk mühendisliğinin gücünü dünyanın dört bir yanına taşımaya devam ediyoruz. Latin Amerika, büyüme hedeflerimiz arasında yer alan ve teknolojik çözümlerimize ilginin her geçen gün arttığı stratejik bir bölge. Şili’de düzenlenen FIDAE 2026’yı, sadece ürünlerimizi sergilediğimiz bir platform olarak değil; aynı zamanda bölge ülkeleriyle teknoloji transferi ve yerel üretim odaklı, uzun vadeli ortaklıklar kuracağımız bir organizasyon olarak görüyoruz. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında; 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunun inşasını ve yönetimini gerçekleştiren STM, küresel arenadaki rüştünü Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan gibi stratejik pazarlarda kanıtlamıştır. Bu derin tecrübeyi ve NATO standartlarındaki mühendislik kabiliyetimizi, Latin Amerika’nın savunma ihtiyaçlarına yönelik yeni iş birliği kapılarını aralamak için Şili’ye taşımayı amaçlıyoruz.” STM – FIDAE - 2026 Stand Bilgileri: Stant No: D-116 Tarih: 7-12 Nisan 2026 Yer: Santiago, Şili Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji’den Türkiye’nin Enerji Geleceğine Stratejik Adım Haber

MİA Teknoloji’den Türkiye’nin Enerji Geleceğine Stratejik Adım

Dört yıllık kapsamlı bir geliştirme takvimi, en az %51 yerli katkı hedefi ve güçlü yatırım vizyonuyla şekillenen proje; yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yön veren stratejik bir adım niteliği taşıyor. MİA Teknoloji, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda enerji teknolojileri alanında güçlü ve kalıcı bir konum elde etmeyi hedeflerken, SMR yatırımı ile küresel ölçekte şekillenen yeni nesil enerji ve teknoloji değer zincirinde erken konumlanmayı amaçlıyor. Bu girişim, Türkiye’nin ileri teknoloji üretim kapasitesini artırırken aynı zamanda yerli sanayinin küresel rekabet gücünü de destekleyecek bir kaldıraç görevi görüyor. Küresel iş birliği ile ileri nükleer teknoloji MİA Teknoloji, ileri nükleer teknolojiler alanında uluslararası ölçekte öncü konumda bulunan bir teknoloji sağlayıcı ile teknik iş birliği sürecini başlattı. Bu iş birliği kapsamında geliştirilen çözümler; entegre basınçlı su reaktörü (iPWR) temelli, modüler yapıya sahip ve farklı kurulum senaryolarına uyum sağlayabilecek esneklikte tasarlanıyor. Bu yaklaşım, hem teknolojik derinliği hem de uygulama çeşitliliğini artırarak projeyi küresel standartlara taşıyor. Yapay zeka çağının enerji altyapısı Dijitalleşmenin hız kazandığı, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının katlanarak arttığı günümüzde, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji arzı stratejik bir gereklilik haline geldi. MİA Teknoloji’nin geliştirdiği SMR modeli; organize sanayi bölgeleri ve yüksek işlem gücü gerektiren veri merkezleri için yerinde, ölçeklenebilir ve güvenilir enerji üretimi sağlayarak Türkiye’nin dijital ekonomisini destekleyecek güçlü bir altyapı sunuyor. Yerli sanayi, teknoloji transferi ve entegre ekosistem Proje, yalnızca enerji üretimini değil, aynı zamanda Türkiye’de kapsamlı bir SMR ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yerli sanayinin değer zincirine entegrasyonu, teknoloji transferi süreçlerinin etkin şekilde yönetilmesi ve mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Planlanan çalışmalar kapsamında üniversitelerle akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, nükleer enerji alanındaki kurum ve kuruluşlarla teknik koordinasyonun sağlanması ve uluslararası uzmanlarla bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı ortak çalışmaların yürütülmesi hedefleniyor. Ayrıca proje, çok paydaşlı ve entegre bir yapı içerisinde ilerliyor. Lider Sistem Teknolojileri A.Ş. tarafından kritik tesis güvenliği ve akıllı tehdit tespiti, Global X A.Ş. tarafından regülasyon, lisanslama ve mevzuat süreçleri, Link Bilgisayar A.Ş. tarafından dijital altyapı, entegre yönetim sistemleri ve enerji yazılımları geliştirilecek. Bu bütünleşik yaklaşım ile nükleer enerji projelerine özgü güvenlik, regülasyon, dijitalleşme ve operasyonel süreçlerin uçtan uca, sürdürülebilir ve yüksek standartlarda yönetilmesi hedefleniyor. Düşük karbonlu gelecek ve enerji bağımsızlığı SMR teknolojileri, küresel iklim hedefleri ve enerji arz güvenliği açısından her geçen gün daha stratejik bir rol üstleniyor. MİA Teknoloji’nin bu yatırımı, Türkiye’nin karbon emisyonlarını azaltma hedeflerine doğrudan katkı sağlarken, aynı zamanda enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik güçlü bir adım olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin enerji geleceğinde yeni sayfa MİA Teknoloji’nin başlattığı bu stratejik süreç ileri teknoloji kazanımı, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir enerji altyapılarının geliştirilmesi açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Şirket, bu vizyoner yatırımla Türkiye’nin enerji dönüşümünde aktif rol almayı ve küresel ölçekte rekabetçi bir teknoloji oyuncusu olmayı kararlılıkla sürdürüyor. “En yüksek güvenlik ve kalite standartlarında yürüteceğiz” MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin konuya ilişkin değerlendirmesinde, “SMR teknolojileri, küresel enerji dönüşümünün en stratejik bileşenleri arasına girmiş durumda. MİA Teknoloji olarak bu alana yaptığımız yatırım, sektörel bir tercihten öte, ülkemizin teknoloji bağımsızlığına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine duyduğumuz sorumluluğun somut ifadesidir. Uluslararası iş birliklerimiz ve entegre ekosistem yapımızla bu süreci en yüksek güvenlik ve kalite standartlarında yürüteceğiz. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin enerji ve teknoloji dinamiklerine de yanıt verecek şekilde tasarlanmıştır” ifadelerini kullandı. “Bu proje mühendislik kabiliyetlerimizi ileri taşıyacak” Beltekin konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz SMR projesi, Türkiye’nin enerji üretim paradigmasını dönüştürme potansiyeline sahip bütüncül bir vizyonun ürünüdür. Yerli sanayimizin bu sürece aktif katılımını sağlayarak, sadece bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda yüksek katma değerli bir teknoloji ekosistemi inşa ediyoruz. Bu proje ile mühendislik kabiliyetlerimizi ileri taşıyacak, bilgi birikimimizi derinleştirecek ve ülkemizi nükleer teknolojiler alanında söz sahibi ülkeler arasına taşıyacak güçlü bir zemin oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde enerji, teknoloji ve dijitalleşmenin kesişim noktasında şekillenecek yeni dünya düzeninde, güçlü altyapılara sahip ülkeler öne çıkacak. MİA Teknoloji olarak biz, bu dönüşümün yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda yön vericilerinden biri olmayı hedefliyoruz. Attığımız bu adım; sürdürülebilirlik, güvenlik ve verimlilik ekseninde Türkiye’nin geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırımdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye, AGROEXPO 2026 Fuarı’nda Macaristan Ülke Pavilyonu ile Yer Aldı Haber

HEPA Türkiye, AGROEXPO 2026 Fuarı’nda Macaristan Ülke Pavilyonu ile Yer Aldı

HEPA Türkiye, AGROEXPO Fuarı kapsamında; tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları ve sürdürülebilir üretim çözümleri alanlarında yenilikçi ürün ve hizmetler sunan 8 Macar firma ile Macaristan Ülke Pavilyonu çatısı altında fuarda yer aldı. Beş gün süren etkinlik boyunca yaklaşık 100 ikili iş görüşmesi (B2B) gerçekleştirildi; 10’un üzerinde somut iş birliği fırsatı oluşturuldu ve Türkiye ile Macaristan arasında uzun vadeli yeni ticari ortaklıkların temelleri atıldı. Macar firmaların özellikle dijital tarım teknolojileri, verimlilik artırıcı çözümler ve sürdürülebilir hayvancılık uygulamalarına yönelik yenilikçi yaklaşımları, uluslararası ve Türk sektör temsilcileri tarafından yoğun ilgi gördü. Gerçekleştirilen görüşmelerde yalnızca kısa vadeli ticari temaslar değil; teknoloji transferi, distribütörlük anlaşmaları ve ortak yatırım potansiyelleri de kapsamlı şekilde değerlendirildi. AGROEXPO 2026, küresel ölçekte artan gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve iklim odaklı tarım dönüşümü gibi stratejik başlıklar çerçevesinde, Türkiye ile Macaristan arasında sektör bazlı iş birliklerinin güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. Fuar süresince kurulan temaslar, etkinliğin ardından da aktif şekilde sürdürülmekte olup, önümüzdeki dönemde somut başarılara dönüşmesi hedeflenmektedir. HEPA Türkiye, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi ve katma değerli iş birliklerinin artırılması yönündeki çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor Haber

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, savunma sanayii alanında Latin Amerika’nın en önemli buluşmaları arasında yer alan Expodefensa Fuarı’na bu yıl da katılıyor. Bogota’daki Corferias Fuar Merkezi'nde 1–3 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan etkinlikte Otokar, TULPAR ve COBRA II araçlarının ölçekli modelleri sergilerken aynı zamanda kara sistemlerindeki üstün kabiliyetlerini tanıtacak. Güney Amerika pazarını uzun yıllardır stratejik bir bölge olarak konumlandıran Otokar, bölgenin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor ve kullanıcı gereksinimlerine uygun çözümler geliştirmek üzere teknoloji transferi ve yerel üretim fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürüyor. Expodefensa 2025, şirketin mevcut kullanıcılarıyla bir araya gelmesi ve yeni iş birliği olanaklarını ele alması için önemli bir platform olacak. “GÜNEY AMERİKA, OTOKAR’IN BÜYÜME HEDEFLERİNDE ÖNEMLİ BİR KONUMA SAHİP” Şirketin bölgedeki hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Otokar Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi, "33 binden fazla askeri aracımız 40’tan fazla ülkede 70’i aşkın son kullanıcı envanterinde aktif görev yapıyor. Güney Amerika da başarıyla hizmet veren askeri araçlarımız mevcut. Bölgede kullanılan araçlarımız sayesinde kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyoruz. Expodefensa, hem mevcut ilişkilerimizi güçlendirmek hem de teknoloji transferi ve yerel üretim dahil olmak üzere yeni iş birliklerini değerlendirmek için önemli bir platform. Otokar olarak bölgedeki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz" açıklamasını yaptı. YÜKSEK ATEŞ GÜCÜ SUNABİLEN YENİ NESİL MUHAREBE ARACI TULPAR Otokar’ın TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracı, üstün hareket kabiliyeti, yüksek ateş gücü ve beka özellikleri ile dikkat çekiyor. 28.000 kg ile 45.000 kg arasında genişleme potansiyeline sahip modüler tasarımı sayesinde farklı konfigürasyonlar için ortak gövde ve alt sistemler kullanılabiliyor. En sert iklim koşullarında ve ağır arazi şartlarında test edilen TULPAR, üstün balistik ve mayın korumasına sahip. 120 mm’ye kadar yüksek ateş gücü gerektiren görevlerde etkin çözümler sunan TULPAR, üstün hareket kabiliyeti sayesinde ana muharebe tanklarının ağırlıkları nedeniyle görev yapamadığı dar sokaklar, hafif köprüler ve ağaçlık arazilerde de görev yapabiliyor. TULPAR, Expodefensa 2025’te 30 mm MIZRAK Kule ile tanıtılacak. HER GÖREVE UYUM SAĞLAYAN MODÜLER GÜÇ: COBRA II Türkiye'de ve ihracat pazarlarında sınır koruma, iç güvenlik ve barış koruma harekâtları dahil pek çok görevde başarıyla hizmet veren ve dünyada 20’den fazla son kullanıcıda aktif görev yapan COBRA II, yüksek koruma seviyesi, hareket kabiliyeti, geniş iç hacmi ve taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı üstün koruma sağlıyor. En zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sunan COBRA II, farklı görevlere kusursuz uyum sağlıyor. Geniş silah entegrasyon ve görev donanım ekipman opsiyonları sayesinde özellikle tercih edilen COBRA II, modüler yapısı sayesinde Zırhlı Personel taşıyıcı, Silah Platformu, Kara Gözetleme Radar Platformu, KBRN Keşif Aracı, Komuta Kontrol Aracı ve Ambulans gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Fuar süresince COBRA II, KESKİN Kule ile tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.