Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Transferi

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Transferi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Transferi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAPLAN ZPT’nin İlk Aracı Türkiye’de Üretildi Haber

KAPLAN ZPT’nin İlk Aracı Türkiye’de Üretildi

Testleri başarı ile tamamlayan aracın Endonezya’ya sevkiyatı sonrasında son kullanıcı ile birlikte nihai kabul testleri gerçekleştirilecektir. Endonezya’da, PT Pindad tesislerinde üretilecek olan ikinci aracın üretim faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülmektedir. KAPLAN MT (HARIMAU) Projesi’nde yakalanan başarının devamı niteliğindeki KAPLAN ZPT (HARIMAU APC) Projesi, FNSS’nin teknoloji transferi ve yerel üretim alanlarındaki tecrübesini ve başarısını bir kez daha ortaya koymuştur. KAPLAN ZPT Araç; nişancı, sürücü ve komutan dâhil olmak üzere toplam 13 personeli taşıma kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanacaktır. Asfalt/stabilize yollarda veya engebeli arazi koşullarında yüksek hızda hareket etme kabiliyetine sahip olacak olan araç her türlü arazi ve iklim koşuluna operasyon yapabilecek şekilde geliştirilecektir. Gelişmiş süspansiyon sistemi, araç içi titreşimini azaltacak ve yol tutuşunu artıracaktır. Araç; Muharebe Yönetim Sistemi ve mürettebat için hem gündüz hem de gece görüşü sağlayan 360 derece durumsal farkındalık kameraları gibi farklı görev ekipmanlarının kolay entegrasyonuna izin veren açık mimarili bir araç elektroniği altyapısına sahip olacaktır. KAPLAN ZPT, muharebe sahasının değişen tehditlerine karşı eşsiz bir çözüm sunmak üzere modüler beka sistemleri ile donatılacak olup, muharebe sahasında balistik ve mayın tehditlerine karşı koruma sağlayacaktır. KAPLAN ZPT yüksek personel taşıma kapasitesinin yanı sıra, sınıfının en hızlı aracı olarak tasarlanacaktır. KAPLAN ZPT ayrıca kullanıcı isterlerine bağlı olarak, tanksavar füzeleri ve roket güdümlü el bombalarına karşı aktif koruma sistemi seçeneği ile de sunulabilecektir. Araçta otomatik yangın bastırma sistemi, klima sistemi ve araç içinde kapalı bir ortam oluşturulmasıyla sağlanan KBRN koruma önlemleri bulunacak olup bu özellik KBRN ortamında mürettebatın hayatta kalmasını ve muharebe etkinliğini sürdürmesini sağlayacaktadır. KAPLAN ZPT, insanlı veya insansız kule sistemleri için olası entegrasyon seçenekleri ile tasarlanacak olup, 30 veya 35 mm gibi hafif ve orta kalibrelerin yanı sıra 120 mm havan ve güdümlü tanksavar kuleleri ve silah sistemleri ile donatılabilen modüler bir araç olarak tasarlanacaktır. Bu modüler tasarım, KAPLAN ZPT'nin mekanize piyade, keşif, komuta kontrol, kuvvet koruma, tıbbi tahliye, kurtarma, istihkam, kayar köprü ve doğrudan veya dolaylı ateş desteği gibi çok çeşitli görevleri yerine getirmek üzere yapılandırılmasına olanak tanıyacaktır. Bu konfigürasyonların tamamı, güçlü bir motor ve otomatik şanzımanla donatılmış ve modern ana muharebe tanklarıyla uyumlu hareket kabiliyetine sahip bir zırhlı muharebe aracı platformu üzerine inşa edilecektir. Araçta FNSS tarafından Türk Deniz Kuvvetleri Deniz Piyade Tugayı hizmetine sunulan Zırhlı Amfibi Hücum Aracı (ZAHA), KAPLAN MT ve ZPTP paletli araç ailesinin diğer araç konfigürasyonları ile büyük oranda ortak parça ve alt sistemler kullanılacak olması KAPLAN ZPT için önemli bir avantaj olacaktır. Bu özellikleriyle KAPLAN ZPT, halihazırda TSK ve Endonezya ordusunun envanterinde bulunan ve muharebe şartlarında kendini kanıtlamış bir araç ailesi ile aynı parça ve alt sistemlere sahip olması bakımından güvenilirlik, lojistik birliktelik ile servis kolaylığı açısından önemli avantajlar sunacaktır. Bu avantaj aynı zamanda dünya çapındaki kullanıcılar için lojistik yükün azalmasını, arızalar arası ortalama süre (MTBF) ile muharebeye hazırlık seviyesinin artmasını sağlayacaktır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’den Üç Kıtada Millî Teknoloji Haber

STM’den Üç Kıtada Millî Teknoloji

Türk savunma sanayiinde millî ve yenilikçi sistemlere imza atan STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda Türk mühendisliğinin rekabetçi gücünü dünya pazarlarına taşımayı sürdürüyor. STM, Eylül ayındaki uluslararası fuar takvimi kapsamında; Polonya’da MSPO 2026, Güney Afrika’da Africa Aerospace and Defence (AAD) 2026 ve Azerbaycan’da ADEX 2026’ya katılacak. STM, üç önemli savunma sanayii buluşmasında askerî deniz platformlarından taktik insansız hava araçlarına, otonom su altı sistemlerinden yeni nesil vurucu sistemlere uzanan milli teknolojilerini uluslararası askerî heyetlerle buluşturacak. Millî Savunma Teknolojilerinin Avrupa’daki Durağı Polonya STM’nin Eylül ayındaki ilk durağı, 8-11 Eylül tarihlerinde Polonya’nın Kielce kentinde düzenlenecek MSPO 2026 olacak. Avrupa’nın önde gelen savunma sanayii fuarlarından MSPO’da STM, Türkiye’nin bir Avrupa Birliği ve NATO üyesi ülkeye gerçekleştirdiği ilk askerî gemi ihracatı olan ve Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa ettiği Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi’nin yanı sıra, Türkiye’nin ilk millî fırkateyni İstif Sınıfı Fırkateyn’i, STM MPAC Hücumbot’u ve küçük boyutlu denizaltı STM500’ün maketlerini sergileyecek. İnsansız deniz sistemlerinde ise İnsansız Otonom Sualtı Aracı STM NETA 300 ve sürü yetenekli kamikaze insansız deniz aracı STM YAKTU’yu fuarda görücüye çıkaracak. İnsansız hava sistemlerinde ise STM; sahada kendini kanıtlamış ve 4 kıtada 15’ten fazla ülkeye ihraç edilen Türkiye’nin ilk millî vurucu İHA’sı KARGU’yu, keşif ve gözetleme görevleri için geliştirilen TOGAN Mini İHA’yı, düşman İHA unsurlarını havada imha etmek üzere tasarlanan Avcı Drone TUNGA-X’i ve 1000 kilometreyi aşan menziliyle dikkat çeken Uzun Menzilli Kamikaze İHA Sistemi KUZGUN’u Avrupalı askerî heyetlerin ve sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak. Türk Mühendisliği Afrika’da Vitrine Çıkacak STM’nin Eylül ayındaki ikinci durağı, 16-20 Eylül tarihlerinde Güney Afrika’nın Pretoria kentinde düzenlenecek Africa Aerospace and Defence (AAD) 2026 olacak. Askerî denizcilik alanında STM; İstif Sınıfı Fırkateyn’i, Pakistan Deniz Kuvvetleri için tasarlayıp inşa ettiği ve 2018 yılında teslim ettiği Pakistan Denizde İkmal Tankeri’ni, STM MPAC Hücumbot’u ve küçük boyutlu denizaltı STM500’ü Afrikalı askerî heyetlerle buluşturacak. İnsansız deniz sistemlerinde ise İnsansız Otonom Sualtı Aracı STM NETA 300 fuarda sergilenecek. İnsansız hava sistemlerinde ise STM; Türkiye’nin ilk millî vurucu İHA’sı KARGU’yu, dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip TURUL VTOL İHA’yı, GNSS olmayan ortamlarda da görev yapabilme kabiliyetine sahip KERKES entegreli TOGAN İHA’yı, keşif ve gözetleme görevleri için geliştirilen TOGAN Mini İHA’yı ve Avcı Drone TUNGA-X’i AAD 2026’da uluslararası heyetlerin beğenisine sunacak. Eylül’de Son Durak Kardeş Ülke Azerbaycan STM, Eylül ayındaki uluslararası fuar maratonunu, 30 Eylül-2 Ekim tarihlerinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenecek ADEX 2026 ile tamamlayacak. Askerî denizcilik alanında STM; MİLGEM Projesi kapsamında geliştirilen ADA Sınıfı Korvet’i, yüksek sürat ve manevra kabiliyetine sahip STM MPAC Hücumbot’u ve İnsansız Otonom Sualtı Aracı STM NETA 300’ü ziyaretçilerle buluşturacak. İnsansız hava sistemlerinde ise Azerbaycan tarafından da kullanılan Türkiye’nin ilk millî vurucu İHA’sı KARGU, keşif ve gözetleme görevleri için geliştirilen TOGAN Mini İHA ve Avcı Drone TUNGA-X, ADEX 2026’da askerî heyetlerin ve sektör profesyonellerinin beğenisine sunulacak. Güleryüz: 4 Kıtada Türk Mühendisliğinin Gücünü Sahaya Taşıyoruz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, şunları kaydetti: “STM olarak, 35 yıldır geliştirdiğimiz ileri teknolojilerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizi güçlendirirken, mühendislik kabiliyetlerimizi dost ve müttefik ülkelerle buluşturarak küresel ölçekte büyümemizi sürdürüyoruz. Bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 askerî gemi projesi yürüttük ve yürütmeye devam ediyoruz. İHA sistemlerimiz bugün 4 kıtada 15’ten fazla ülkenin envanterinde başarıyla görev yaparken, NATO’nun istihbarat altyapısına yönelik kritik yazılımlar geliştiriyoruz. Ciromuzun yüzde 65’ten fazlasını ihracattan elde ediyoruz. İhracat odaklı sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda, ülkelerin ihtiyaçlarına özel, maliyet-etkin ve yenilikçi çözümler geliştiriyor; hızlı teslimat, esnek mühendislik ve teknoloji transferi yaklaşımımızla uzun soluklu iş birlikleri kuruyoruz. Üç kıtaya uzanan bu fuar takvimimizi de mevcut iş birliklerimizi güçlendirmek ve yeni ihracat başarılarına kapı aralamak için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Türk mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi ve millî teknolojilerimizin rekabet gücünü dünyanın dört bir yanında sergilemeye, Türk bayrağını küresel arenada gururla dalgalandırmaya devam edeceğiz.” STM – Eylül 2026 Fuar Takvimi MSPO 2026 Stant No: 4-B14 Tarih: 8-11 Eylül 2026 Yer: Kielce, Polonya Africa Aerospace and Defence (AAD) 2026 Stant No: 3W17 Tarih: 16-20 Eylül 2026 Yer: Pretoria, Güney Afrika ADEX 2026 Stant No: 2A-402 Tarih: 30 Eylül-2 Ekim 2026 Yer: Bakü, Azerbaycan Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor Haber

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor

Bu ihtiyaçtan hareket eden Artkim Group, yaşam bilimlerinin birbirini tamamlayan üç önemli alanını uzmanlaşmış fuarlarla bir araya getiriyor. “Life Sciences deserves its own stage!” mottosuyla düzenlenen Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI), ilaçtan kozmetiğe, ev bakım ürünlerinden gıda ve beslenmeye uzanan geniş bir üretim ve tedarik zincirini İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. İlk katılımcılarını duyuran organizasyon, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Üç ihtisas fuarını kapsayan organizasyon, Türkiye ve Avrasya’da yaşam bilimleri alanına odaklanan kapsamlı bir ticaret ve iş geliştirme platformu oluşturmayı hedefliyor. ÜÇ İHTİSAS FUARI, ÜÇ FARKLI UZMANLIK ALANI Yaşam bilimleri ekosisteminin üç önemli alanına odaklanan organizasyonda Pharmaist; ilaç hammaddeleri, üretim ve proses teknolojileri, ambalaj, laboratuvar ekipmanları ve GMP çözümlerini; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients; kozmetik ve ev bakım hammaddeleri, aktif bileşenler, esanslar, formülasyon çözümleri ve üretim teknolojilerini; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise gıda katkı maddeleri, fonksiyonel içerikler, vitaminler, mineraller, bitkisel ekstraktlar, doğal bileşenler ve nutrasötik hammaddeleri sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Üç organizasyonun birlikte konumlandırılmasının temelinde hammadde, içerik, Ar-Ge, formülasyon, üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik gibi ortak başlıklar bulunuyor. Her fuar kendi uzmanlık alanını korurken, profesyonellere birbirini tamamlayan teknolojileri, yeni iş birliklerini ve pazar fırsatlarını aynı organizasyon çatısı altında takip etme imkânı sunacak. SEKTÖR KURULUŞLARINDAN GÜÇLÜ DESTEK Yaşam bilimleri sektörlerinin profesyonel ihtiyaçlarına ve dinamiklerine uygun bir platform oluşturmayı hedefleyen organizasyon, sektörün önde gelen kuruluşlarının desteğiyle güçleniyor. Pharmaist, TİYSAT iş birliği ve FECC desteğiyle; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients, KÜAD ve FECC desteğiyle; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise TÜGİDER desteğiyle gerçekleştirilecek. FNI kapsamında Seluz Diamond da sponsor olarak organizasyonda yer alacak. Sektör kuruluşlarının desteği, fuarların yalnızca ticari bir buluşma noktası olmasının ötesinde, sektörün ihtiyaçlarını ve gündemini yakından takip eden, profesyonellerin bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayan güçlü bir platform olarak konumlandırılmasına katkı sağlayacak. Önümüzdeki dönemde organizasyona katılan destekçi ve sponsorların da açıklanmasıyla birlikte, yaşam bilimleri ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getiren güçlü bir iş birliği ağı oluşturulması hedefleniyor. İHTİSAS FUARCILIĞINDA YENİ DÖNEM YAŞAM BİLİMLERİYLE DEVAM EDİYOR Türkiye’de kimya sektörünün ihtisaslaşmış fuarcılık anlayışıyla gelişmesine öncülük eden Artkim Group, uzun yıllara dayanan sektörel fuarcılık deneyimini bu kez yaşam bilimleri alanına taşıyor. Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, fuarların yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği organizasyonlar olmanın ötesinde, sektör profesyonellerinin bilgi alışverişinde bulunabileceği ve ticari fırsatları değerlendirebileceği bir ortam sunacağını belirterek: “Pharmaist, CHCI ve FNI ile amacımız; üreticilerden hammadde tedarikçilerine, teknoloji geliştiricilerinden Ar-Ge ekiplerine ve satın alma profesyonellerine kadar değer zincirinin farklı noktalarında yer alan paydaşları buluşturmak. Bu organizasyonlarla yeni ticari iş birliklerine, bilgi paylaşımına ve teknoloji transferine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Sektör kuruluşlarının desteğini de bu hedefin önemli bir parçası olarak görüyoruz. İstanbul’un yaşam bilimleri alanında bölgesel bir buluşma merkezi haline gelmesi için çalışmalarımıza şimdiden başladık.” ifadelerinde bulundu. 9-11 HAZİRAN’DA YAŞAM BİLİMLERİNİN KALBİ İSTANBUL’DA ATACAK Artkim Group tarafından düzenlenecek Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI) fuarları, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Binlerce nitelikli ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanan organizasyon; yeni ticari fırsatlar, ihracat odaklı iş birlikleri, teknoloji transferi ve uluslararası ortaklıklar için zemin oluşturmayı hedefliyor. Fuarların, Türkiye’nin yaşam bilimleri alanındaki üretim ve inovasyon kapasitesinin uluslararası ölçekte daha güçlü şekilde konumlandırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. ARTKİM GROUP HAKKINDA 2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmektedir. Artkim Group, firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İle Azerbaycan Arasında Kimya Ticaretine Yeni Köprü Haber

Türkiye İle Azerbaycan Arasında Kimya Ticaretine Yeni Köprü

Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, üretim üslerinin çeşitlendiği ve Orta Koridor'un uluslararası ticarette önem kazandığı süreçte Azerbaycan, kimya ve petrokimya yatırımlarında bölgenin yükselen üretim ve yatırım merkezlerinden biri haline geliyor. Güçlü enerji altyapısı, gelişen sanayi yatırımları, zengin hammadde kaynakları ve yatırım teşvikleriyle öne çıkan ülke; Türkiye, Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya'yı kapsayan yaklaşık 300 milyonluk pazara erişim sağlayan konumuyla uluslararası yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bu dönüşümün en önemli yapı taşlarından biri olan Sumgayıt Kimya Sanayi Parkı, bugün 39 yatırımcıya ev sahipliği yapıyor. Parkta yatırım taahhüdü 6 milyar manatı, gerçekleşen yatırım tutarı ise 5,5 milyar manatı aşarken, 6 bin 200'ün üzerinde kişiye istihdam sağlanıyor. Burada üretilen ürünler 70'ten fazla ülkeye ihraç ediliyor. Alat Serbest Ekonomik Bölgesi ile birlikte oluşturulan yatırım ekosistemi de Azerbaycan'ın bölgesel üretim ve ihracat merkezi olma hedefini destekliyor. BÖLGESEL TİCARETİN YENİ BULUŞMA NOKTASI Gelişen sanayi altyapısından hareketle hayata geçirilen Turkchem Azerbaijan; üreticileri, hammadde tedarikçilerini, distribütörleri, teknoloji sağlayıcılarını, laboratuvar ekipmanı üreticilerini, yatırımcıları, satın alma profesyonellerini ve sektör karar vericilerini aynı çatı altında buluşturacak. Kimyasallar, petrokimya ürünleri, özel kimyasallar, laboratuvar teknolojileri, proses ekipmanları ve üretim teknolojilerini kapsayan organizasyon; uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B iş görüşmeleriyle katılımcılara yeni ticaret ve yatırım fırsatları sunacak. Turkchem Azerbaijan, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; sektör profesyonellerinin bilgi paylaşımında bulunduğu, yeni teknolojilerin tanıtıldığı ve uluslararası iş bağlantılarının geliştirildiği bir buluşma noktası olmayı amaçlıyor. TURKCHEM'İN ULUSLARARASI BÜYÜME YOLCULUĞUNDA YENİ ADIM Turkchem Azerbaijan'ın iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra teknoloji transferi ve yatırım iş birliklerine de katkı sağlayacağını belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler: "Turkchem, yıllardır Türkiye'de kimya sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak üreticileri, tedarikçileri, yatırımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Azerbaycan da son yıllarda kimya ve petrokimya yatırımlarında önemli bir ivme yakaladı. Türkiye ile güçlü ticari ilişkileri, gelişen sanayi altyapısı ve Kafkasya ile Orta Asya pazarlarına açılan stratejik konumu nedeniyle Turkchem'in uluslararası büyüme yolculuğundaki ilk adımını Azerbaycan'da atmayı tercih ettik. Bu doğrultuda, Turkchem'in Türkiye'de oluşturduğu güçlü ekosistemi şimdi Azerbaycan'a taşıyoruz. Turkchem Azerbaijan'ın, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesine, yeni yatırım fırsatlarının oluşmasına ve bölgesel iş birliklerinin gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. BAKÜ'NÜN STRATEJİK KONUMU YENİ FIRSATLAR SUNUYOR Bakü'nün sunduğu bölgesel avantajlara dikkat çeken Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakü; Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya pazarlarına erişim sağlayan stratejik konumuyla uluslararası şirketler için önemli bir ticaret ve yatırım merkezi. Turkchem Azerbaijan, fuar deneyimini uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B görüşmeleriyle destekleyerek katılımcılara iş geliştirme odaklı kapsamlı bir sektör buluşması sunacak. Bu adımla Turkchem'in uluslararası etki alanını genişletirken, Türkiye'nin kimya sektörünü de yeni pazarlara taşımayı hedefliyoruz." Artkim Group, uluslararası fuarcılık vizyonu doğrultusunda Türkiye'nin kimya sektörünü yeni pazarlarla buluşturmaya devam ederken, Turkchem Azerbaijan'ın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine, bölgesel ticaret hacmini artıracak yeni ortaklıkların kurulmasına ve Kafkasya ile Orta Asya'nın önemli sektör buluşmalarından biri haline gelmesine katkı sunması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Singapur Hava Trafiğinde Yeni Dönem: Yılda 1 Milyon Uçuş Yapay Zekâyla Yönetilecek Haber

Singapur Hava Trafiğinde Yeni Dönem: Yılda 1 Milyon Uçuş Yapay Zekâyla Yönetilecek

Singapur Sivil Havacılık Otoritesi, hızla büyüyen hava trafiğini yönetebilmek amacıyla yeni nesil hava trafik yönetim sisteminin geliştirilmesi için Thales’i seçti. Yapay zekâ ve gelişmiş siber güvenlik teknolojileriyle desteklenecek sistemin, 2030 yılına kadar hizmete alınması ve yılda bir milyon uçak hareketini yönetmesi hedefleniyor. Singapur, bölgesel hava trafiğinde beklenen büyümeye hazırlanmak için hava trafik kontrol altyapısını kapsamlı biçimde yenilemeye hazırlanıyor. Singapur Sivil Havacılık Otoritesi (CAAS), ülkenin yeni nesil Hava Trafik Yönetim Sistemi’nin geliştirilmesi ve hava trafik kontrol radarlarının tedarik edilmesi için Fransız teknoloji şirketi Thales ile anlaşma imzaladı. NexGen ATMS adı verilen sistem, Singapur’da halen kullanılan LORADS III altyapısının yerini alacak. Projenin 2030 yılında operasyonel kullanıma geçmesi planlanıyor. Yeni sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte Singapur hava trafik kontrol birimlerinin, yılda bir milyon uçak hareketini güvenli ve verimli şekilde yönetebilmesi hedefleniyor. Hava trafik kontrolünde yapay zekâ dönemi NexGen ATMS’nin temelinde Thales tarafından geliştirilen TopSky – ATC One çözümü yer alacak. Yeni nesil otomasyon platformu; hava trafik kontrolörlerine gerçek zamanlı karar destek araçları, sadeleştirilmiş operasyon süreçleri ve gelişmiş bir insan-makine arayüzü sunacak. Sistemin yüksek düzeyde otomasyona sahip olması, kontrolörlerin operasyonel yükünü azaltırken kritik kararların daha hızlı ve daha güvenilir biçimde alınmasına yardımcı olacak. Platform bünyesinde kullanılacak TopSky – Sequencer çözümü ise yapay zekâ desteğiyle uçakların kalkış ve varış sıralamalarını optimize edecek. Böylece havaalanı ve çevresindeki trafik akışının daha düzenli hâle getirilmesi, yoğun saatlerde oluşabilecek gecikmelerin azaltılması planlanıyor. Yapay zekâ destekli sıralama sisteminin yalnızca operasyonel verimlilik sağlaması beklenmiyor. Daha düzenli yaklaşma ve kalkış süreçleri sayesinde uçakların havada bekleme sürelerinin, yakıt tüketiminin ve buna bağlı karbon emisyonlarının da azaltılması amaçlanıyor. İki yeni nesil radar kurulacak Proje yalnızca yazılım ve hava trafik yönetim altyapısıyla sınırlı kalmayacak. Thales, Singapur’un hava sahası gözetleme kapasitesini artırmak amacıyla iki yeni nesil hava trafik kontrol radarı da kuracak. Radarların, zorlu hava koşullarında dahi uçakların kesintisiz biçimde tespit edilmesini sağlayacak şekilde tasarlandığı belirtildi. Haftanın yedi günü, günün 24 saati çalışacak sistemler, NexGen ATMS mimarisine doğrudan entegre edilecek. Radarlar ile radar dışı gözetleme kaynaklarından elde edilen bilgilerin aynı platformda birleştirilmesiyle hava trafik kontrolörlerine daha kapsamlı ve güncel bir hava sahası görünümü sunulacak. Bu entegrasyonun durumsal farkındalığı güçlendirmesi ve uçuşların daha hassas verilerle yönetilmesini sağlaması bekleniyor. Siber güvenlik yeni sistemin merkezinde olacak Hava trafik kontrol altyapıları, ülkelerin kritik tesisleri arasında bulunuyor. Bu nedenle NexGen ATMS’nin siber güvenlik bileşenleri, projenin öncelikli alanlarından biri olarak belirlendi. Yeni platform, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ile Singapur’un ulusal siber güvenlik standartlarına uyumlu teknolojilerle korunacak. Sistemin açık mimariye sahip olması ise gelecekte ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlanmasına imkân verecek. Açık mimari sayesinde sisteme yeni teknolojiler, yazılım güncellemeleri ve üçüncü taraf çözümleri entegre edilebilecek. Böylece 2030 yılında hizmete alınacak altyapının, ilerleyen yıllarda değişen hava trafik yönetimi ihtiyaçlarına göre geliştirilebilmesi amaçlanıyor. Singapurlu uzmanlar Fransa’daki proje ofisine katılacak Anlaşmanın önemli unsurlarından birini de bilgi ve teknoloji transferi oluşturuyor. Proje kapsamında CAAS personeli, Fransa’daki proje ofisinde yürütülen çalışmalara doğrudan katılacak. Singapur’da hayata geçirilecek yerelleştirme projeleriyle birlikte ülkenin yeni sistemin kurulumu, işletilmesi ve gelecekte geliştirilmesi konusunda kendi teknik kapasitesini artırması hedefleniyor. Bu yaklaşım, projenin yalnızca yeni bir teknolojik sistemin satın alınmasından ibaret olmadığını; uzun vadeli uzmanlık ve insan kaynağı oluşturma programı niteliği taşıdığını gösteriyor. Thales ve CAAS iş birliği yeni aşamaya taşınıyor Thales Uluslararası Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Pascale Sourisse, NexGen ATMS projesinin Singapur’un hava trafik yönetiminde yeni bir dönemi temsil ettiğini belirtti. Thales ile CAAS arasında LORADS III projesine dayanan uzun süreli bir iş birliği bulunduğuna dikkat çeken Sourisse, geçmiş projelerde edinilen deneyimin yeni sistemin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Yeni hava trafik yönetim altyapısının, uçuş sayılarındaki büyümeyi desteklerken Singapur’un Asya-Pasifik bölgesindeki önemli havacılık merkezlerinden biri olma konumunu da güçlendirmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak Haber

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak

Türkiye’nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²’lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE2026 kapsamında yüzde 30’u yabancı katılımcı olmak üzere 500’den fazla markanın yine yüzde 30’u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. “Meet4Composite” sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak. Yeni Organizasyon, Yeni Vizyon Kompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii(TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor. Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa’daki JEC World ve ABD’deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye’ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi. TURKCOMPOSITE 2026’nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, “Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor” dedi. Türk Kompozit Sektörü Güçleniyor Türk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor.2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor. Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024’te 2 milyar doları aşarak Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hepa Türkiye Desteğiyle, Macaristan - Türkiye İş Birliklerinde Hasat Zamanı Haber

Hepa Türkiye Desteğiyle, Macaristan - Türkiye İş Birliklerinde Hasat Zamanı

HEPA Türkiye'nin katkılarıyla hayata geçirilen iki yeni proje, tarım ve havacılık alanlarında Türkiye ile Macaristan arasındaki iş birliğinin somut çıktıları olarak öne çıkıyor. Macaristan'ın yüksek verimli buğday tohumları Türkiye'de üretime kazandırılırken, Macar teknolojisiyle geliştirilen Airbus A320 uçuş simülatörü İstanbul'daki AFA Flight Academy'de havayolu pilotlarının eğitimine katkı sağlayacak. Macar Tohumları Türkiye Toprağına Uyum Sağladı Macaristan'ın köklü tohumculuk şirketlerinden Istroseed ile Türkiye’nin özel ürünleriyle sektörde öne çıkan markası Ayan Tohumculuk arasında kurulan iş birliği kapsamında önemli bir aşama kaydedildi. Istroseed'e ait iki farklı buğday çeşidi için Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı'na tescil ve ön üretim izni başvuruları tamamlandı. Çoğaltma çalışmalarının başarıyla sürdürdüğü projede , şimdiden her bir çeşitte yaklaşık 120 dönümlük üretim alanına ulaşıldı. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitesinin katlanarak artması hedeflenirken, HEPA Türkiye ve Istroseed yetkililerinin gerçekleştirdiği saha ziyaretleri de, tohumların Türkiye'nin iklim ve toprak koşullarına uyum sağladığını ortaya koydu. Elde edilen yüksek verim ve olumlu sonuçların, iki ülke arasındaki tarımsal ticareti çok daha ileri bir noktaya taşıması bekleniyor. Simnest Airbus A320 Simülatörü, Türk Pilotlarını Eğitecek HEPA Türkiye’nin katkı sunduğu bir diğer önemli iş birliği ise havacılık sektöründe hayata geçiriliyor. Havacılık sektöründe de teknoloji transferi odaklı bir adım atıldı. Macaristan merkezli Simnest tarafından geliştirilen ve yüksek teknolojisiyle öne çıkan Airbus A320 uçuş simülatörü, Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk satış kapsamında İstanbul’daki AFA Flight Academy’ye teslim ediliyor. Kurulumu kısa sürede tamamlanacak olan simülatör, havayolu pilotlarının simülasyon eğitimlerinde aktif rol oynayacak. Türkiye ile Macaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirme vizyonuyla hareket eden HEPA Türkiye, hayata geçirdiği bu stratejik iş birlikleriyleiki ülke arasındaki ticaret hacminin artışına yön vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi Haber

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi

İnşası DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi’nde yürütülen geminin “Kızağa Koyma” törenine, DESAN Tersanesi üst yönetimi yanında Malezya İstanbul Konsolosu Ahmad Amiri Abu Bakar, Malezya İçişleri Bakanlığı temsilcisi Shah Rizan bin Mohamad Sirat ve Sahil Güvenlik Komutanlığı temsilcisi Tuğamiral Zulinda binti Ramly katıldı. DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Şubat ayında sac kesimini gerçekleştirdiğimiz ikinci gemimizin bugün kızağa koyma törenini başarıyla tamamlamaktan gurur duyuyoruz. DESAN olarak üstlendiğimiz tüm ulusal ve uluslararası projelerde en önemli önceliğimiz; taahhüt ettiğimiz işleri zamanında ve belirlenen bütçe sınırları içerisinde, en yüksek kalitede teslim etmektir. Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiğimiz bu ikinci gemide de aynı disiplin ve kararlılıkla ilerliyoruz. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki her iki gemimizin inşası da planlanan takvimin önünde ilerlemekte olup, bu başarı DESAN ekibinin, iş ortaklarımızın ve proje paydaşlarımızın özverili çalışmalarının bir sonucudur. Bu proje, Türkiye ile Malezya arasında savunma sanayii, teknoloji transferi, insan kaynağı gelişimi ve sürdürülebilir endüstriyel iş birliğini kapsayan uzun vadeli stratejik ortaklığın önemli bir aşaması ve somut bir göstergesidir. Ayrıca Malezya’da devam eden tersane yatırımımız ve bu kapsamda geliştirilecek yetenekler, güçlü bir iş birliği modelinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye'nin mühendislik birikimini ve savunma sanayiindeki yetkinliklerini Malezya'nın hizmetine sunarken, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini yeni projeler ve yeni başarı hikâyeleriyle daha ileri seviyelere taşımaya kararlıyız.” Mavi Vatan Teknolojisi Malezya Denizlerinde 99 metrelik uzunluğu, 11 ton kapasiteli helikopter platformu, revir / sağlık hizmetleri, 45 kişilik nezaret odası, 70 personel ve 30 yolcu kapasitesi ile Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platform olacak Gemi, açık denizlerde deniz güvenliği, sınır aşan suçlarla mücadele, kaçakçılık ve yasadışı balıkçılıkla mücadele gibi alanlarda kritik bir rol oynayacak. DESAN tarafından Türkiye’de inşa edilen gemideki dört adet hızlı müdahale botu ve iki adet dikey iniş-kalkış yapabilen İnsansız Hava Aracı yanında proje kapsamında bir adet de insansız/otonom su üstü aracı (Unmanned Surface Vehicle – USV) yer alacak. Ayrıca, ilk gemideki işbirliği doğrultusunda, Türk savunma sanayiinin öncü firmaları ASELSAN ve HAVELSAN’ın katkılarıyla; silah sistemleri, elektronik ve muhabere sistemleri gibi ileri teknoloji bileşenleri projeye entegre edilecek. DESAN gemiyi 24 ay içerisinde tamamlayarak 2027 yılı sonuna kadar Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.