Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Üssü

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Üssü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Üssü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli Haber

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli

Yeditepe Üniversitesi Ar-GE ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca akademik sınırlarda kalmamasını, gerçek hayatta karşılık bulan, insana ve topluma dokunan bir değere dönüşmesini önemsediklerini belirterek “Bu anlayışla, bir fikrin ortaya çıkışından ürüne dönüşmesine, şirketleşmesine, yatırım almasına ve uluslararası pazarlara açılmasına kadar uzanan, baştan sona düşünülmüş bir yapı oluşturduk; akademik bilgi ile girişimcilik kültürünü bir araya getirerek bilginin kalıcı ve somut bir faydaya dönüşmesini hedefliyoruz” dedi. Prof. Dr. Oğuz Bayat, Yeditepe Üniversitesi’nde kurulan, yeni nesil teknoloji ve girişimcilik modelini anlattı: İki Alanda Birlikte Çalışan Bütüncül Yapı Kurulan sistem, kampüs içindeki çalışma alanları ile Teknopark İstanbul bünyesinde yer alan Teknoloji Üssü olmak üzere iki ayrı fiziksel alanda birlikte çalışan, birbirini tamamlayan ve sürekli etkileşim içinde olan bir yapıdan oluşmaktadır. Kampüs içindeki alanlar fikir üretimi ve ön kuluçka sürecine odaklanırken, Teknopark İstanbul’daki merkezler ticarileşme, Ar-Ge ve ölçeklenme aşamalarını kapsamaktadır. Bu iki alan arasında doğal ve sürdürülebilir bir geçiş mekanizması oluşturulmuştur. Kampüste Fikirden Başlayan Süreç: IdeaLab Kampüs içindeki ilk aşamayı temsil eden IdeaLab, ön kuluçka sürecinin yürütüldüğü bir fikir laboratuvarı olarak konumlanmaktadır. Kampüsün girişinde yer alan bu alanda öğrenciler, akademisyenler ve dışarıdan gelen girişimciler birlikte çalışmakta; henüz şirketleşmemiş ancak potansiyel taşıyan fikirler burada olgunlaştırılmaktadır. IdeaLab’de amaç, fikri netleştirmek, ekipleri oluşturmak, ilk prototip ve iş modeli üzerinde çalışmak olup, şirketleşme süreci bir sonraki aşamada başlamaktadır. Teknoloji Üssü’nde Araştırma, Ticarileşme ve Ölçeklenme Fikirler olgunlaştıktan sonra projeler, Teknopark İstanbul’daki Teknoloji Üssü’ne taşınmakta ve gelişimlerini burada sürdürmektedir. Aynı katta yer alan üç farklı merkez ise, bu sürecin hem araştırma hem de ticarileşme boyutunu bir arada destekleyen bütünlüklü bir yapı oluşturmaktadır. AI for Industry Araştırma Merkezi AI for Industry Araştırma Merkezi, Fraunhofer Almanya ile ortak olarak faaliyet göstermekte ve endüstri için yapay zeka odaklı çalışmalar yürütmektedir. Akademi ve sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler aracılığıyla uluslararası iş birlikleri kurulmakta ve kurumsal Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Merkezimizin açılışı Mart ayında, uluslararası paydaşlarımızın ve üst düzey davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilecektir. Venture Studio: Şirket Çıkarma Modeli Teknoloji Üssü bünyesinde yer alan Venture Studio, klasik kuluçka modellerinden farklı olarak, dünyada yaygınlaşan şirket çıkarma merkezi yaklaşımıyla yapılandırılmıştır. Venture Studio çatısı altında öğrenciler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve yatırımcılar aynı yapı içinde bir araya gelmekte; fikirler şirketleşmekte, ürünler ticarileşmekte ve uluslararası pazarlara açılacak şekilde hazırlanmaktadır. Bu yapı yalnızca üniversite içinden değil, dış paydaşlara da açık olup, ortalama on iki ay süren süreç sonunda şirketler mezun edilmekte ve gelişimleri yakından takip edilmektedir. Sürdürülebilirlik Odaklı Çalışmalar: Dekarbonizasyon Merkezi Teknoloji Üssü’ndeki üçüncü yapı olan Dekarbonizasyon Merkezi, proje bazlı çalışmalar yürütmekte ve İSKA destekli bir TÜBİTAK projesi kapsamında faaliyet göstermektedir. Merkez, karbon ayak izi, enerji ve sanayi dönüşümü alanlarında sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir. 350 Aktif Proje ve Somut Çıktılar Kurulan bu yapı kapsamında bugün yaklaşık 350 aktif proje eş zamanlı olarak yürütülmektedir. Bu projeler; öğrenciler ve akademisyenler tarafından geliştirilen çalışmaların yanı sıra, dış paydaşlarla kurulan iş birliklerini de içermekte ve TÜBİTAK, Avrupa Birliği, özel sektör ile uluslararası fon kaynakları tarafından desteklenmektedir. Çoğu zaman küçük ölçekli fonlarla başlayan bu yolculuk, zamanla daha büyük yatırımlara ve ticarileşme aşamasına ulaşmaktadır. Süreç yalnızca potansiyel üretmekle sınırlı kalmamakta; Teknofest ve uluslararası yarışmalarda elde edilen başarılar, Take Off gibi ulusal ve uluslararası teknoloji fuarlarında tanıtılan ve yatırım alan girişimler gibi somut çıktılarla da kendini göstermektedir. TÜBİTAK BİGG Programı ile Ulusal Ölçekte Etki Ekosistemin önemli bileşenlerinden biri de TÜBİTAK BİGG Programı’dır. Yeditepe Üniversitesi, Medipol Üniversitesi ve Kültür Üniversitesi’nin yer aldığı konsorsiyum yapısı kapsamında yürütülen program aracılığıyla, Türkiye genelinden gelen girişimcilik projeleri değerlendirilmektedir. Uygun bulunan projelere 1 ila 1,5 milyon TL arasında fon sağlanmakta; fon alan girişimler kampüs içinde, Teknopark İstanbul’da veya Venture Studio bünyesinde çalışmalarını sürdürebilmektedir. Uzun Vadeli Hedef: Sürdürülebilir ve Uluslararası Etki Yeditepe Üniversitesi olarak vizyonumuz; üniversitede üretilen bilginin girişimcilik, teknoloji ve sanayiyle buluşarak sınırları aşan, kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmasıdır. Gençlerin, akademisyenlerin ve girişimcilerin potansiyelini ortak bir gelecek hedefinde buluşturan bu yaklaşım; Türkiye’nin teknoloji yolculuğuna yön veren, ulusal ölçekte güç kazanan ve uluslararası alanda karşılık bulan sürdürülebilir bir model olarak kararlılıkla ilerlemektedir.

ABB Türkiye, 2026’ya Stratejik Yatırım Hedefleriyle Adım Atıyor Haber

ABB Türkiye, 2026’ya Stratejik Yatırım Hedefleriyle Adım Atıyor

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB; 2025 yılında, Türkiye’deki operasyonlarında güçlü finansal performansı, 100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ve beklentilerine paralel gelişen genel performansı ile dikkat çekti. Şirket, 2026 yılını ise Türkiye için bir “yatırım yılı” olarak konumlandırıyor. Türkiye’de yaklaşık 900 çalışanıyla faaliyet gösteren ABB, elektrik altyapısının modernizasyonundan endüstriyel otomasyona, yenilenebilir enerji entegrasyonundan robotik uygulamalara kadar geniş bir alanda çözümler sunuyor. Ayrıca Dilovası, Tuzla, Bursa ve İzmir’deki tesislerinden yürüttüğü ihracat operasyonlarıyla ABB’nin global tedarik zincirinde önemli bir rol üstlenen ABB Türkiye, 2025 yılını beklentilere paralel bir performans ile geride bırakıyor. ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Başar Vural, 2025’in zorlu ama beklentileri doğrultusunda bir yıl olduğunu belirterek; “ABB daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için 140 yılı aşkın tecrübesiyle 100’den fazla ülkede elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. Türkiye’de 42 yıldır yalnızca ürün sağlayan bir marka değil, sanayiye, altyapıya ve ekonomiye doğrudan katkı sunan müşterilerimiz için çarpan etkisi yaratan bir teknoloji ortağıyız. 2025 yılında da finansal olarak başarılı bir performans göstererek sektördeki konumumuzu güçlendirdik” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki hedeflerinin hiçbir zaman sadece kârlılık olmadığını, temel hedeflerinin katma değer sağlamak ve büyümek olduğunu belirten Vural, 2026 yılında Türkiye’de önemli yatırımlara imza atmayı planladılarını açıkladı: “Türkiye, ABB’nin global stratejisinde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarları arasında stratejik bir köprü olarak konumlanıyor. De-globalizasyon döneminde dışa bağımlılığı düşük, ticarete elverişli ve fırsatlar barındıran bir ülke olarak öne çıkan Türkiye’de, 2026 yılında önemli yatırımları hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımlarımızla tesislerimizi büyütmeyi ve ihracat kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Sadece Türkiye’ye değil, bölge ülkelerine ve global operasyonlara hizmet eden bir teknoloji üssü olma planımızı güçlendirecek bu yatırımlar ile aynı zamanda ülkemize kazandırdığımız ekonomik katma değeri de artıracağız.” Robotikten çıkış, stratejik bir büyüme hamlesi ABB açısından 2025 yılındaki en önemli gelişmelerden biri robotik iş kolunu devretme kararı oldu. Vural, bu kararın stratejik bir güçlenme adımı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Robotik alanında global pazar payımız güçlü olmasına rağmen, ABB için katma değerin elektrifikasyon, otomasyon, dijitalleşme ve endüstriyel yazılım gibi alanlarda çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. ABB, günün ve geleceğin gereklilikleri ile çevik kararlar alabilen bir şirket; geçmiş örneklerde de olduğu gibi, bugün de kaynaklarımızı uzmanı olduğumuz günümüzün ihtiyacı ve geleceğin büyüme alanlarına yönlendiriyoruz.” Öte yandan son dönemde global olarak tüm faaliyet alanlarında ulaştığı sürdürülebilir yüksek kârlılık ile yıllık Operasyonel EBITA marjı hedef aralığını yüzde 16–19’dan yüzde 18–22’ye yükselttiğini açıklayan ABB, robotik iş kolunun devir sürecinin 2026 yılında tamamlanmasının ardından elektrifikasyon, hareket, otomasyon olmak üzere üç ana iş kolunda faaliyetlerine yoğunlaşacağını duyurdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.