Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Üssü

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Üssü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Üssü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu Kuruldu Haber

Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu Kuruldu

Türk Telekom, geleceğin teknolojilerine yönelik akademik birikim ile sektör deneyimini aynı masada buluşturmak üzere Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu’nu hayata geçirdi. 6G, yapay zekâ, kuantum, uydu haberleşmesi ve yeni nesil ağlar başta olmak üzere geleceğin teknolojilerine yönelik alanlarda Türkiye’den ve dünyadan altı seçkin akademisyenin bir araya geldiği Kurul, akademi ile sektör arasında kalıcı bir diyalog zemini oluşturacak. Kurulun temel hedefi, akademi ile telekomünikasyon dünyası arasında düzenli, açık ve iki yönlü bir temas kurarak geleceğin teknolojilerine yönelik fikir alışverişini kalıcı hale getirmek olacak. “Akademinin bilgi birikimini sahadaki deneyimimizle buluşturuyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, akademik birikimi telekom sektörünün saha deneyimiyle buluşturduğumuz Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu ile üniversitelerimizle aramızdaki köprüyü kalıcı hale getiriyoruz. Alanlarında uluslararası ölçekte önemli çalışmalara imza atan, bilimsel birikimleriyle yeni nesil haberleşme teknolojilerinin gelişimine katkı sunan değerli akademisyenlerimizin Kurulumuzda yer almasını son derece kıymetli buluyoruz. Akademik bilgiyi Türk Telekom’un Ar-Ge kabiliyeti ve sahadaki teknoloji deneyimiyle buluşturarak, Türkiye’den dünyaya uzanan yeni fikirlerin ve teknolojilerin gelişmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Geleceğin ağlarını ancak güçlü bir milli teknoloji ekosistemiyle inşa edebileceğimize inanıyoruz. 6G’den yapay zekaya uydu haberleşmesinden kuantum teknolojilerine kadar önümüzdeki dönemin belirleyici teknolojilerinde, akademinin bilgi birikimini sahadaki deneyimimizle buluşturmak hem sektörümüz hem de ülkemiz için büyük bir değer yaratacak” dedi. Geleceğin teknolojilerini yalnızca takip etmekle yetinmeyip, bu teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamak için de çalıştıklarını ifade eden Şahin, “Türkiye’de 2024 yılında en fazla patent başvurusu yapan firma olan Türk Telekom, 2025’te gerçekleştirdiği 921 başvuru ile bu alandaki liderliğini devam ettirerek son üç yılda 2000’in üzerinde patent başvurusuna da imza atmış oldu. Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücümüzü sürdürülebilir kılmak için teknoloji üretmenin yanı sıra, bu teknolojileri geliştiren insan kaynağımızı da desteklemeye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda 4 farklı kategoride 4 çalışma arkadaşımızın başarılarını onurlandırdık. Patentten uluslararası iş birliklerine, ürün odaklı Ar-Ge çalışmalarından toplumsal fayda sağlayan inovasyon projelerine kadar farklı alanlarda ortaya koyduğumuz başarıları görünür kılıyoruz” diye konuştu. Bilim Kurulu dört ana eksende çalışmalarını yürütecek Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu, yeni nesil haberleşme teknolojilerinin farklı alanlarında uluslararası akademik çalışmalarıyla öne çıkan altı bilim insanını ile Türk Telekom’u aynı çatı altında buluşturuyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Elif Uysal uzay haberleşmesi, enerji verimliliği ve Nesnelerin İnterneti (IoT); İstanbul Medipol Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Arslan yeni nesil ağlar ve haberleşme; Edinburgh Napier University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berk Canberk dijital ikiz, IoT ve akıllı ağlar alanlarındaki uzmanlıklarıyla Kurula katkı sunacak. Kurulun diğer üyeleri ise yapay zekâ ve IoT alanlarında çalışan Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Resul Daş; entegre algılama ve haberleşme ile yeni nesil ağlar üzerine çalışmalar yürüten İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lütfiye Durak Ata ve karasal olmayan ağlar ile Yüksek İrtifa Platform İstasyonları (HAPS) alanında çalışmalarıyla tanınan Kanada’daki Carleton University’den Prof. Dr. Halim Yanıkömeroğlu olacak. Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu, çalışmalarını dört ana eksen üzerinde yürütecek. Yeni nesil ağlar ekseninde 6G, yapay zekâ destekli ağlar ve uydu haberleşmesi konularında akademi ve sektörün perspektifleri bir araya getirilecek. Yetenek ekosistemi ekseninde ise araştırmacıların beklentileri ile sektörün deneyimleri karşılıklı olarak paylaşılacak. Bu sayede oluşturulacak yenilikçi servisler ve ağ teknolojileri için zemin oluşturulacak. 4 kategoride 4 başarı plaketle onurlandırıldı Türk Telekom’un Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücü, ortaya koyduğu somut çıktılara da yansıyor. Türkiye’de 2024 yılında en fazla patent başvurusu yapan firma olan Türk Telekom, 2025’te gerçekleştirdiği 921 başvuru ile bu alandaki liderliğini devam ettirerek son üç yılda 2000’in üzerinde patent başvurusuna da imza atmış oldu. Türk Telekom’un bu yıl telekom operatörleri arasında Web of Science’ta Avrupa’da ikinci sırada yer alması da şirketin bilimsel üretim ve araştırma alanındaki çalışmalarının önemli göstergelerinden biri oldu. Ar-Ge ve inovasyon alanında elde edilen bu sonuçlarda çalışanlarının katkısını da görünür kılmayı önemseyen Türk Telekom, Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu lansmanının ardından kurum içi inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarında öne çıkan başarıları plaketle onurlandırdı. Dört farklı kategoride dört çalışana plaket takdim edildi. Plaketler; “Son 5 Yılda En Çok Patent Başvurusu”, “En Çok Uluslararası Patent”, “2025 Yılında Uluslararası Ses Getiren ArGe İş Birlikleri” ve “Ürün Odaklı Ar-Ge Projesi” kategorilerinde takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom, Milli Teknoloji Vizyonuyla Yerli Ar-Ge’de Standartları Yükseltiyor Haber

Türk Telekom, Milli Teknoloji Vizyonuyla Yerli Ar-Ge’de Standartları Yükseltiyor

Türk Telekom, grup şirketi Argela ile geliştirdiği Netsia BB Suite’in (Yazılım Tabanlı Genişbant Erişim Çözümü/SEBA) 1,5 milyonu aşan hane erişimiyle ulaştığı başarı bu çalışmaların en somut yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve donanımdan bağımsız mimarisiyle sektöre yön veren bu milli teknoloji, Türk mühendislerinin küresel telekomünikasyon ekosisteminin standartlarına sunduğu katkının en önemli kanıtı oldu. Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezinde görev yapan genç ve dinamik mühendislik ekibi; çözümün geliştirilmesi, sistem entegrasyonu ve doğrulama süreçlerinin yanı sıra yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve sahaya hazırlanması için yoğun bir tempoda çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. Ülkemizin teknoloji üreten, ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle önü rol üstlenmeye devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin teknoloji üreten ve geliştirdiği yüksek katma değerli ürünleri ihraç eden bir güç olması vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Türk Telekom, geleceğin iletişim altyapısına yönelik yerli Ar-Ge çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Türk Telekom ve grup şirketi Argela tarafından geliştirilen genişbant erişim çözümü Netsia BB Suite; açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve donanım bağımlılığını ortadan kaldıran yapısıyla yeni nesil fiber şebeke dönüşümünde önemli bir rol oynuyor. Fiber şebekelerin dönüşümünde sürdürülebilirlik ve yüksek maliyet avantajı sağlayan Netsia BB Suite’in hane erişimi 1,5 milyonu aştı. Yeni servislerin daha hızlı devreye alınması, teknoloji dışa bağımlılığının azaltılması, kaynak kullanımının optimize edilmesine olanak sağlayan Netsia BB Suite ile gelecekte oluşacak genişbant ihtiyaçlarına daha çevik yanıt verilmesi hedefleniyor. Donanım kısıtlamalarını aşarak üreticiden bağımsız çalışma yeteneği sunan platform, alanında dünyanın en büyük canlı SEBA uygulaması olarak sektörün geleceğine yön veriyor. Netsia BB Suite, telekomünikasyon sektörünün en prestijli ödüllerinden NetworkX Awards 2025’te "Outstanding Multi-Gigabit Fibre Access Innovation" (Multi Gigabit Fiber Erişimde Üstün İnovasyon) kategorisinde birincilik elde ederek sektördeki yenilikçi liderliğini tescilledi. “Milli teknoloji hamlemizi küresel arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz” Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezini ziyaret eden Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. SEBA Netsia BB Suite, RIC ve uydu bağımsız 5G senkronizasyonu gibi yerli çözümlerimizle dışa bağımlılığı azaltıyor, kendi kendine yeten bir Türkiye vizyonuyla milli teknoloji hamlemizi dünya pazarlarında gururla temsil etmeyi sürdürüyoruz. Ülkemizin teknoloji üreten, ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz” dedi. Geleceğin ihtiyaçlarına bugünden çözüm sunuyor Bulut bilişim teknolojileriyle sanal sunucular üzerinde çalışan çözüm; donanım yatırım maliyetlerini azaltırken, farklı üreticilere ait sistemlerin aynı platformda birlikte çalışabilmesine olanak tanıyor. Ayrıştırılmış (disaggregated) şebeke yaklaşımıyla operatörlere geleceğe hazır bir dönüşüm zemini hazırlayan Netsia BB Suite, Türk Telekom’un 2030 hedefleri doğrultusunda hem yeni kurulan fiber hatlarda hem de mevcut altyapıların modernizasyonunda stratejik bir rol üstleniyor. Türk Telekom, Netsia BB Suite çözümünün kapsama alanını önümüzdeki dönemde stratejik yatırımlarla daha da genişletmeyi hedefliyor. Başarının arkasındaki emek: İzmir’de genç ve dinamik ekip Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezinde görev yapan genç ve dinamik mühendislik ekibi; çözümün geliştirilmesi, sistem entegrasyonu ve doğrulama süreçlerinin yanı sıra yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve sahaya hazırlanması için yoğun bir tempoda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Argela ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ile yürütülen yakın iş birliği ile bu başarılı yapı güçlü bir yetenek ekosistemiyle destekleniyor. Üniversite–sanayi iş birliği kapsamında genç yeteneklere staj ve kariyer olanakları sunulurken, geleceğin mühendislik yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mühendisliğinde Yeni Dönem: DOF Robotics İnsansı Robot Üretimi İçin Dev Yatırımı Duyurdu Haber

Türk Mühendisliğinde Yeni Dönem: DOF Robotics İnsansı Robot Üretimi İçin Dev Yatırımı Duyurdu

ürkiye'nin teknoloji ve robotik alanındaki yükselişi yeni bir yatırımla daha güç kazanıyor. Robotik sistemler, yapay zeka destekli teknolojiler ve sürükleyici deneyim çözümleri geliştiren DOF Robotics, Türkiye'nin ilk entegre hizmet robotları ve insansı robot üretim tesisini kurmaya hazırlanıyor. Şirket tarafından duyurulan yatırım planı, yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasını değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel teknoloji ekosistemindeki konumunun güçlendirilmesini de hedefliyor. İstanbul Arnavutköy'de bulunan Kuzey Marmara Özel Endüstri Bölgesi'nde hayata geçirilecek DOF TECH fabrikası, robot teknolojileri alanında Türkiye'nin bugüne kadar attığı en önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Yapay zeka, otomasyon ve robotik sistemler alanındaki bilgi birikiminin üretim gücüyle buluşacağı tesis, yerli mühendislik kabiliyetlerinin uluslararası pazarlara taşınmasında kritik rol üstlenecek. DOF Robotics'ten Türkiye'nin Teknoloji Geleceğine Stratejik Hamle Son yıllarda küresel ölçekte dikkat çeken projelere imza atan DOF Robotics, eğlence teknolojileri ve robotik sistemler alanındaki tecrübesini üretim tarafına taşıyor. Marvel Studios, Angry Birds, Monster Jam, Transformers ve Smurfs gibi dünya çapında tanınan markalarla iş birlikleri gerçekleştiren şirket, şimdi odağını daha büyük bir hedefe yöneltiyor. Kurulacak yeni tesisle birlikte şirketin mevcut üretim alanının dört kat büyütülmesi planlanıyor. Yaklaşık 25 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilecek DOF TECH fabrikası, araştırma ve geliştirmeden son ürün testlerine kadar tüm süreçlerin tek merkezde yürütüldüğü entegre bir teknoloji üssü olarak faaliyet gösterecek. İnsansı Robot Üretimi İçin İlk Adım Atılıyor Teknoloji dünyasında son dönemin en dikkat çeken alanlarından biri olan insansı robot üretimi, DOF Robotics'in gelecek vizyonunun merkezinde yer alıyor. Şirket, uzun yıllardır sürdürdüğü Ar-Ge çalışmalarını yeni fabrikada somut ürünlere dönüştürmeyi hedefliyor. DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, insansı robot projelerinin geliştirme ve prototip aşamalarının yeni tesiste yürütüleceğini açıklarken, ilerleyen dönemlerde seri üretime geçilmesinin de planlandığını belirtti. Bu hedef doğrultusunda geliştirilecek ürünlerin, "Made in Türkiye" imzasıyla dünya pazarlarında yer alması amaçlanıyor. Uzmanlar, Türkiye'de insansı robot geliştirme çalışmalarının üretim aşamasına taşınmasının teknoloji sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekiyor. Yapay Zeka ve Otonom Sistemler Fabrikanın Temelini Oluşturacak DOF Robotics'in son yıllarda yoğunlaştığı alanların başında AGV olarak bilinen otomatik yönlendirmeli araçlar, otonom mobil robotlar ve yapay zeka destekli hizmet robotları geliyor. Şirketin bu alanlarda elde ettiği deneyim, insansı robot teknolojilerine geçiş sürecinin temel yapı taşlarından biri olarak görülüyor. Yeni tesis içerisinde yazılım geliştirme, yapay zeka entegrasyonu, otomasyon sistemleri, elektronik üretim süreçleri ve robotik mühendislik faaliyetleri birlikte yürütülecek. Böylece ürün geliştirme sürecinde dışa bağımlılığın azaltılması ve daha hızlı inovasyon yapılması hedefleniyor. Küresel Robot Pazarı Hızla Büyüyor Dünya genelinde robot teknolojilerine olan ilgi her geçen yıl artıyor. Özellikle hizmet robotları pazarı, yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte büyük bir dönüşüm yaşıyor. Sektör analizlerine göre küresel hizmet robotları pazarının önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde büyüyerek milyarlarca dolarlık hacme ulaşması bekleniyor. Bu büyüme trendi, üretim altyapısına yatırım yapan şirketler için önemli fırsatlar sunuyor. DOF Robotics'in gerçekleştirdiği yatırımın da şirketi küresel rekabette daha güçlü bir konuma taşıması hedefleniyor. Kuzey Marmara Bölgesi Teknoloji Üssüne Dönüşüyor DOF TECH'in kurulacağı Kuzey Marmara Özel Endüstri Bölgesi, sahip olduğu lojistik avantajlarla dikkat çekiyor. İstanbul Havalimanı'na yakınlığı, otoyol bağlantıları ve liman erişimi sayesinde bölge, yüksek teknoloji yatırımları için önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Şirketin bölgedeki sanayi kooperatifine ortak olması ise yalnızca mevcut yatırımın değil, gelecekte planlanan büyüme projelerinin de işareti olarak değerlendiriliyor. Bu stratejik adım, üretim kapasitesinin artırılması ve yeni teknoloji yatırımlarının hayata geçirilmesi açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Türkiye Robot Teknolojilerinde Yeni Bir Eşiğe Yaklaşıyor Küresel ölçekte yapay zeka ve robot teknolojileri rekabetinin hız kazandığı bir dönemde gerçekleştirilen bu yatırım, Türkiye'nin yüksek teknoloji üretim kapasitesini artırma hedefleriyle de örtüşüyor. Yerli mühendislik gücüyle geliştirilecek hizmet robotları ve insansı robot projeleri, hem teknoloji ihracatına katkı sağlayacak hem de Türkiye'nin inovasyon ekosistemini güçlendirecek. DOF Robotics'in hayata geçireceği yeni tesis, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda Türkiye'nin robotik ve yapay zeka alanındaki gelecek vizyonunu temsil eden önemli bir teknoloji üssü olarak görülüyor.

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli Haber

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli

Yeditepe Üniversitesi Ar-GE ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca akademik sınırlarda kalmamasını, gerçek hayatta karşılık bulan, insana ve topluma dokunan bir değere dönüşmesini önemsediklerini belirterek “Bu anlayışla, bir fikrin ortaya çıkışından ürüne dönüşmesine, şirketleşmesine, yatırım almasına ve uluslararası pazarlara açılmasına kadar uzanan, baştan sona düşünülmüş bir yapı oluşturduk; akademik bilgi ile girişimcilik kültürünü bir araya getirerek bilginin kalıcı ve somut bir faydaya dönüşmesini hedefliyoruz” dedi. Prof. Dr. Oğuz Bayat, Yeditepe Üniversitesi’nde kurulan, yeni nesil teknoloji ve girişimcilik modelini anlattı: İki Alanda Birlikte Çalışan Bütüncül Yapı Kurulan sistem, kampüs içindeki çalışma alanları ile Teknopark İstanbul bünyesinde yer alan Teknoloji Üssü olmak üzere iki ayrı fiziksel alanda birlikte çalışan, birbirini tamamlayan ve sürekli etkileşim içinde olan bir yapıdan oluşmaktadır. Kampüs içindeki alanlar fikir üretimi ve ön kuluçka sürecine odaklanırken, Teknopark İstanbul’daki merkezler ticarileşme, Ar-Ge ve ölçeklenme aşamalarını kapsamaktadır. Bu iki alan arasında doğal ve sürdürülebilir bir geçiş mekanizması oluşturulmuştur. Kampüste Fikirden Başlayan Süreç: IdeaLab Kampüs içindeki ilk aşamayı temsil eden IdeaLab, ön kuluçka sürecinin yürütüldüğü bir fikir laboratuvarı olarak konumlanmaktadır. Kampüsün girişinde yer alan bu alanda öğrenciler, akademisyenler ve dışarıdan gelen girişimciler birlikte çalışmakta; henüz şirketleşmemiş ancak potansiyel taşıyan fikirler burada olgunlaştırılmaktadır. IdeaLab’de amaç, fikri netleştirmek, ekipleri oluşturmak, ilk prototip ve iş modeli üzerinde çalışmak olup, şirketleşme süreci bir sonraki aşamada başlamaktadır. Teknoloji Üssü’nde Araştırma, Ticarileşme ve Ölçeklenme Fikirler olgunlaştıktan sonra projeler, Teknopark İstanbul’daki Teknoloji Üssü’ne taşınmakta ve gelişimlerini burada sürdürmektedir. Aynı katta yer alan üç farklı merkez ise, bu sürecin hem araştırma hem de ticarileşme boyutunu bir arada destekleyen bütünlüklü bir yapı oluşturmaktadır. AI for Industry Araştırma Merkezi AI for Industry Araştırma Merkezi, Fraunhofer Almanya ile ortak olarak faaliyet göstermekte ve endüstri için yapay zeka odaklı çalışmalar yürütmektedir. Akademi ve sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler aracılığıyla uluslararası iş birlikleri kurulmakta ve kurumsal Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Merkezimizin açılışı Mart ayında, uluslararası paydaşlarımızın ve üst düzey davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilecektir. Venture Studio: Şirket Çıkarma Modeli Teknoloji Üssü bünyesinde yer alan Venture Studio, klasik kuluçka modellerinden farklı olarak, dünyada yaygınlaşan şirket çıkarma merkezi yaklaşımıyla yapılandırılmıştır. Venture Studio çatısı altında öğrenciler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve yatırımcılar aynı yapı içinde bir araya gelmekte; fikirler şirketleşmekte, ürünler ticarileşmekte ve uluslararası pazarlara açılacak şekilde hazırlanmaktadır. Bu yapı yalnızca üniversite içinden değil, dış paydaşlara da açık olup, ortalama on iki ay süren süreç sonunda şirketler mezun edilmekte ve gelişimleri yakından takip edilmektedir. Sürdürülebilirlik Odaklı Çalışmalar: Dekarbonizasyon Merkezi Teknoloji Üssü’ndeki üçüncü yapı olan Dekarbonizasyon Merkezi, proje bazlı çalışmalar yürütmekte ve İSKA destekli bir TÜBİTAK projesi kapsamında faaliyet göstermektedir. Merkez, karbon ayak izi, enerji ve sanayi dönüşümü alanlarında sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir. 350 Aktif Proje ve Somut Çıktılar Kurulan bu yapı kapsamında bugün yaklaşık 350 aktif proje eş zamanlı olarak yürütülmektedir. Bu projeler; öğrenciler ve akademisyenler tarafından geliştirilen çalışmaların yanı sıra, dış paydaşlarla kurulan iş birliklerini de içermekte ve TÜBİTAK, Avrupa Birliği, özel sektör ile uluslararası fon kaynakları tarafından desteklenmektedir. Çoğu zaman küçük ölçekli fonlarla başlayan bu yolculuk, zamanla daha büyük yatırımlara ve ticarileşme aşamasına ulaşmaktadır. Süreç yalnızca potansiyel üretmekle sınırlı kalmamakta; Teknofest ve uluslararası yarışmalarda elde edilen başarılar, Take Off gibi ulusal ve uluslararası teknoloji fuarlarında tanıtılan ve yatırım alan girişimler gibi somut çıktılarla da kendini göstermektedir. TÜBİTAK BİGG Programı ile Ulusal Ölçekte Etki Ekosistemin önemli bileşenlerinden biri de TÜBİTAK BİGG Programı’dır. Yeditepe Üniversitesi, Medipol Üniversitesi ve Kültür Üniversitesi’nin yer aldığı konsorsiyum yapısı kapsamında yürütülen program aracılığıyla, Türkiye genelinden gelen girişimcilik projeleri değerlendirilmektedir. Uygun bulunan projelere 1 ila 1,5 milyon TL arasında fon sağlanmakta; fon alan girişimler kampüs içinde, Teknopark İstanbul’da veya Venture Studio bünyesinde çalışmalarını sürdürebilmektedir. Uzun Vadeli Hedef: Sürdürülebilir ve Uluslararası Etki Yeditepe Üniversitesi olarak vizyonumuz; üniversitede üretilen bilginin girişimcilik, teknoloji ve sanayiyle buluşarak sınırları aşan, kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmasıdır. Gençlerin, akademisyenlerin ve girişimcilerin potansiyelini ortak bir gelecek hedefinde buluşturan bu yaklaşım; Türkiye’nin teknoloji yolculuğuna yön veren, ulusal ölçekte güç kazanan ve uluslararası alanda karşılık bulan sürdürülebilir bir model olarak kararlılıkla ilerlemektedir.

ABB Türkiye, 2026’ya Stratejik Yatırım Hedefleriyle Adım Atıyor Haber

ABB Türkiye, 2026’ya Stratejik Yatırım Hedefleriyle Adım Atıyor

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB; 2025 yılında, Türkiye’deki operasyonlarında güçlü finansal performansı, 100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ve beklentilerine paralel gelişen genel performansı ile dikkat çekti. Şirket, 2026 yılını ise Türkiye için bir “yatırım yılı” olarak konumlandırıyor. Türkiye’de yaklaşık 900 çalışanıyla faaliyet gösteren ABB, elektrik altyapısının modernizasyonundan endüstriyel otomasyona, yenilenebilir enerji entegrasyonundan robotik uygulamalara kadar geniş bir alanda çözümler sunuyor. Ayrıca Dilovası, Tuzla, Bursa ve İzmir’deki tesislerinden yürüttüğü ihracat operasyonlarıyla ABB’nin global tedarik zincirinde önemli bir rol üstlenen ABB Türkiye, 2025 yılını beklentilere paralel bir performans ile geride bırakıyor. ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Başar Vural, 2025’in zorlu ama beklentileri doğrultusunda bir yıl olduğunu belirterek; “ABB daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için 140 yılı aşkın tecrübesiyle 100’den fazla ülkede elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. Türkiye’de 42 yıldır yalnızca ürün sağlayan bir marka değil, sanayiye, altyapıya ve ekonomiye doğrudan katkı sunan müşterilerimiz için çarpan etkisi yaratan bir teknoloji ortağıyız. 2025 yılında da finansal olarak başarılı bir performans göstererek sektördeki konumumuzu güçlendirdik” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki hedeflerinin hiçbir zaman sadece kârlılık olmadığını, temel hedeflerinin katma değer sağlamak ve büyümek olduğunu belirten Vural, 2026 yılında Türkiye’de önemli yatırımlara imza atmayı planladılarını açıkladı: “Türkiye, ABB’nin global stratejisinde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarları arasında stratejik bir köprü olarak konumlanıyor. De-globalizasyon döneminde dışa bağımlılığı düşük, ticarete elverişli ve fırsatlar barındıran bir ülke olarak öne çıkan Türkiye’de, 2026 yılında önemli yatırımları hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımlarımızla tesislerimizi büyütmeyi ve ihracat kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Sadece Türkiye’ye değil, bölge ülkelerine ve global operasyonlara hizmet eden bir teknoloji üssü olma planımızı güçlendirecek bu yatırımlar ile aynı zamanda ülkemize kazandırdığımız ekonomik katma değeri de artıracağız.” Robotikten çıkış, stratejik bir büyüme hamlesi ABB açısından 2025 yılındaki en önemli gelişmelerden biri robotik iş kolunu devretme kararı oldu. Vural, bu kararın stratejik bir güçlenme adımı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Robotik alanında global pazar payımız güçlü olmasına rağmen, ABB için katma değerin elektrifikasyon, otomasyon, dijitalleşme ve endüstriyel yazılım gibi alanlarda çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. ABB, günün ve geleceğin gereklilikleri ile çevik kararlar alabilen bir şirket; geçmiş örneklerde de olduğu gibi, bugün de kaynaklarımızı uzmanı olduğumuz günümüzün ihtiyacı ve geleceğin büyüme alanlarına yönlendiriyoruz.” Öte yandan son dönemde global olarak tüm faaliyet alanlarında ulaştığı sürdürülebilir yüksek kârlılık ile yıllık Operasyonel EBITA marjı hedef aralığını yüzde 16–19’dan yüzde 18–22’ye yükselttiğini açıklayan ABB, robotik iş kolunun devir sürecinin 2026 yılında tamamlanmasının ardından elektrifikasyon, hareket, otomasyon olmak üzere üç ana iş kolunda faaliyetlerine yoğunlaşacağını duyurdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.