Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Yatırımları

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Yatırımları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Yatırımları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

- Türkiye’nin Temiz Enerji Vizyonu İstanbul’da Masaya Yatırıldı Haber

- Türkiye’nin Temiz Enerji Vizyonu İstanbul’da Masaya Yatırıldı

YEO Teknoloji’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen 16’ncı Dii Desert Energy Zirvesi, enerji sektörünün önde gelen yöneticilerini, yatırımcılarını ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede enerji güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, şebeke altyapısı, batarya depolama, yeşil hidrojen ve bölgeler arası enerji bağlantıları masaya yatırıldı. Dii Desert Energy Başkanı Paul van Son, Dii Desert Energy CEO’su Cornelius Matthes, YEO Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tolunay Yıldız ile Dii Desert Energy Araştırma Direktörü Chiara Aruffo’nun da aralarında bulunduğu konuşmacılar, Türkiye’nin Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika arasında bir temiz enerji merkezi olma potansiyeline dikkat çekti. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin coğrafi konumunun kalıcı ekonomik değere dönüşmesi için yenilenebilir enerji kapasitesinin güçlü şebekeler, enerji depolama sistemleri, teknoloji yatırımları ve sınır ötesi bağlantılarla desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye daha büyük rol üstlenebilir Dii Desert Energy CEO’su Cornelius Matthes, Türkiye’nin Avrupa’nın enerji güvenliği açısından önemli bir ortak olduğunu belirtti. Orta Asya, Hazar Denizi ve Azerbaycan üzerinden geliştirilebilecek bağlantılar ile Doğu Akdeniz’deki hidrojen altyapısı girişimlerine dikkat çeken Matthes, elektrik, hidrojen ve enerji depolama çözümlerinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye ile Avrupa arasındaki iş birliğinin enerji üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Matthes, Türkiye’deki üretim tesislerinin Avrupa’nın rüzgâr enerjisi sektörüne sağladığı katkıya işaret etti. Batarya sistemleri ve enerji dönüşümünün diğer kritik bileşenlerinde geliştirilecek üretim kapasitesinin bu ilişkiyi daha da güçlendirebileceğini söyledi. Dii Desert Energy Başkanı Paul van Son’un kıtalar ve enerji sistemleri arasındaki bağlantılara odaklanan değerlendirmeleri de temiz enerji dönüşümünde uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koydu. Güvenli ve uygun maliyetli enerjiye erişim ile bölgeler arasında daha güçlü bağlantılar kurulması, zirvenin ortak gündem başlıkları arasında yer aldı. Enerji güvenliği ulusal güvenliğin parçası hâline geldi YEO Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tolunay Yıldız, enerji dönüşümünün sanayinin rekabet gücü ve hanelerin enerjiye erişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Enerji güvenliği artık bir ulusal güvenlik meselesi. Güvenli, temiz ve uygun maliyetli enerjiye ihtiyacımız var” dedi. Yerel temiz enerji üretiminin ithal yakıtlara bağımlılığı azaltabileceğini belirten Yıldız, komşu ülkelerle kurulacak güçlü bağlantıların arzın baskı altında kaldığı dönemlerde daha fazla seçenek sunacağını söyledi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları, güçlü sanayi altyapısı ve ticaret deneyimiyle bu dönüşümde önemli bir fırsata sahip olduğunu ifade etti. Yıldız, Türkiye’nin temiz enerji üretiminden ekipman imalatına ve mühendislik hizmetlerine kadar değer zincirinin tamamında rol üstlenebileceğini belirtti. Yeşil hidrojende merkez olma potansiyelinin hayata geçirilmesi için altyapının, standartların ve uzun vadeli alım anlaşmalarının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Depolama yatırımları dönüşümün hızını belirleyecek Zirvede öne çıkan ortak başlıklardan biri, yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümenin güçlü bir şebeke altyapısıyla desteklenmesi oldu. Birçok pazarda enerji projelerinin şebeke bağlantı kapasitesi beklediğini belirten Yıldız, daha güçlü şebekelere, daha hızlı bağlantı süreçlerine ve akıllı dijital kontrol sistemlerine yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Fabrikalara ve yerleşimlere yakın temiz enerji üretiminin batarya depolama sistemleriyle birleştirilmesinin önemine değinen Yıldız, bu yapıların ana şebekeye bağlanarak akıllı biçimde yönetilmesinin bütün sistemin güvenilirliğini artırabileceğini belirtti. Batarya depolamanın yenilenebilir elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılmasını sağladığını ve şebekeye esneklik kazandırdığını ifade etti. Dii Desert Energy Araştırma Direktörü Chiara Aruffo da zirvede tanıtılan “Türkiye 2035 120+ GW Güneş ve Rüzgâr Geleceğine Yönelik Stratejik Yol Haritası” çalışmasının sonuçlarını paylaştı. Türkiye’nin 2035 yılı için belirlediği toplam 120 GW güneş ve rüzgâr kurulu güç hedefini değerlendiren Aruffo, depolamalı üretim, hibrit projeler ve öz tüketim yatırımlarıyla temel senaryonun üzerinde yaklaşık 50 GW ilave kapasite potansiyeli bulunduğunu aktardı. Bu potansiyelin gerçekleşme hızında şebeke yatırımlarının belirleyici olacağını vurguladı. Üretimden teknolojiye bütünleşik enerji yaklaşımı Tolunay Yıldız, YEO’nun temiz enerji üretimi, batarya sistemleri, dijital kontrol çözümleri, şebekeler ve trafo merkezlerini tek bir enerji ekosisteminin parçaları olarak ele aldığını belirtti. Avrupa ve Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan 40 ülkedeki projelerde bu yetkinlikleri bir araya getirdiklerini ifade eden Yıldız, aynı uzmanlığın gelecekteki yeşil hidrojen projelerinin ihtiyaç duyacağı elektrik altyapısına da katkı sağlayabileceğini söyledi. Enerji dönüşümünün hedeflerle sınırlı kalmaması ve uygulanabilir projelere dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, İstanbul’daki zirveyi ortak hedeflerin somut adımlara dönüştürülmesi açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirdi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının enerji dönüşümündeki rolünü güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Yıldız, İstanbul’da kurulan iş birliklerinin yeni projelerle sürdürülmesi çağrısında bulundu. REAP Battery fabrikasında buluştular Üç günlük zirve programı, katılımcıların YEO Teknoloji’nin Tuzla’daki REAP Battery fabrikasını ziyaret etmesiyle tamamlandı. Küresel enerji sektörünün temsilcileri, yıllık 5 GWh üretim kapasitesine sahip tesiste batarya enerji depolama sistemlerinin üretim süreçlerini, batarya yönetim sistemlerini, yazılım çözümlerini ve yerel mühendislik çalışmalarını yerinde inceledi. Fabrika ziyaretinde enerji depolamanın birkaç yıl öncesine kadar yenilenebilir enerji projelerini destekleyen ek bir çözüm olarak görüldüğü, bugün ise enerji sisteminin temel bileşenlerinden biri hâline geldiği vurgulandı. Batarya sistemlerinin arz ve talebi dengelemesi, şebeke kararlılığını desteklemesi ve yenilenebilir elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılmasını sağlaması ele alındı. REAP Battery fabrikası, zirve boyunca tartışılan temiz enerji, depolama, şebeke ve dijital kontrol başlıklarının üretime ve teknolojiye dönüştüğü somut örneklerden biri olarak değerlendirildi. Katılımcılar, enerji dönüşümünün gerçek projeler, güvenilir teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası iş birlikleriyle ilerleyeceği mesajıyla İstanbul’dan ayrıldı. YEO Teknoloji’nin ev sahipliğinde başarıyla tamamlanan 16’ncı Dii Desert Energy Zirvesi, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarını sanayi, teknoloji ve mühendislik gücüyle birleştirmesi hâlinde Avrupa’nın enerji güvenliğinde daha büyük bir rol üstlenebileceğini ortaya koydu. Zirvede, bu rolün gelişmesi için üretim yatırımlarıyla birlikte şebeke kapasitesinin, enerji depolama altyapısının ve sınır ötesi bağlantıların güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Dii Desert Energy Liderlik Zirvesi hakkında 2010 yılından bu yana düzenlenen Dii Desert Energy Liderlik Zirveleri, MENA çöllerinden yerel pazarlara ve ihracata yönelik iklim nötr, düşük maliyetli ve güvenli enerji sağlanmasının önünü açıyor. Her yıl düzenlenen zirve; emisyonsuz enerji değer zinciri boyunca faaliyet gösteren sektör liderlerini, projeleri hayata geçiren geliştiricileri, enerji şirketlerini ve yatırımcıları bir araya getiriyor. Bu yönüyle Dii Zirvesi, sıfır emisyonlu enerji pazarlarının oluşturulmasını başlatma ortak hedefi etrafında şekillenen, sektördeki benzersiz üst düzey buluşmalardan biri olarak öne çıkıyor. Dii Desert Energy hakkında Dii Desert Energy, Dubai merkezli faaliyet gösteren bağımsız ve uluslararası bir düşünce kuruluşu ve sektör ağıdır. MENA bölgesindeki güçlü varlığıyla insanları, ülkeleri ve temiz enerji pazarlarını küresel ölçekte birbirine bağlayan Dii Desert Energy; çöllerden güvenli, uygun maliyetli, net sıfır veya negatif emisyonlu enerji sağlanmasının önünü açmayı amaçlıyor. Dii Desert Energy’nin 35 ülkeden 100’ün üzerinde şirket ve kuruluşu buluşturan platformu; üst düzey yöneticileri, kamu karar vericilerini, Ar-Ge kuruluşlarını ve akademik kurumları harekete geçiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul Katıldı Haber

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul Katıldı

Yıldız Holding’in sürdürülebilir büyüme hedefleri ve kurumsal yönetim yaklaşımı doğrultusunda Yönetim Kurulu’na iki yeni üye katıldı. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımları alanlarındaki birikimiyle Dr. R. Erdem Erkul; uluslararası finans, kurumsal yönetim ve aile şirketleri alanlarındaki deneyimiyle Neslihan Tonbul, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yeni Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yıldız Holding’de farklı alanlardan gelen bilgi ve uzmanlığın Yönetim Kurulumuzun çalışmalarına katkısını önemsiyoruz. Erdem Bey ve Neslihan Hanım’ın farklı sektör ve coğrafyalarda edindikleri birikimin Yönetim Kurulumuza farklı bakış açıları kazandıracağına inanıyorum. Kendilerine aramıza hoş geldiniz diyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum.” Dr. R. Erdem Erkul hakkında Dr. R. Erdem Erkul, lisans eğitimini işletme, yüksek lisans eğitimini Kamu Yönetimi ve Yönetim Bilimleri alanında tamamladı. Doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Yönetim Bilimi ve e-Devlet alanında yaptı. Akademik çalışmaları kapsamında University of Massachusetts bünyesindeki National Center for Digital Government’da doktora araştırmacısı olarak bulundu; Harvard Kennedy School’da kamu politikaları, inovasyon ve girişimcilik alanlarında eğitimlere katıldı. London School of Economics’te (LSE) Technological Disruption programını tamamladı. Profesyonel kariyerinde Microsoft Türkiye ve Microsoft Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde çeşitli üst düzey görevler üstlenen Erkul, 2014-2018 yılları arasında Samsung Electronics Türkiye’de Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Direktörü ve şirket sözcüsü olarak görev yaptı. Kariyeri boyunca teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, inovasyon, kamu-özel sektör iş birlikleri ve uluslararası teknoloji ekosistemleri üzerine çalışmalar yürüttü. 2021 yılında yapay zekâ ve yeni nesil teknolojiler alanında faaliyet gösteren Cerebrum Tech’i kuran Erkul, şirketin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Yataş Grup’ta Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olan Erkul, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor ve DEİK Yönetim Kurulu’nda yer alıyor. Türkiye Bilişim Vakfı’nda yönetim görevleri bulunan Erkul, Forbes Technology Council üyesi. Mayıs 2024’ten bu yana Kore Cumhuriyeti’nin Sivas Fahri Konsolosu olarak görev yapan Erkul, DIGITALEUROPE’da Türkiye’nin teknoloji ekosistemini temsil ediyor. Neslihan Tonbul hakkında Neslihan Tonbul, Rutgers Üniversitesi’nden Ekonomi ve Siyasal Bilgiler alanında en yüksek dereceyle mezun oldu. Yüksek lisansını The Fletcher School of Law and Diplomacy - Tufts Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Kalkınma Ekonomisi alanlarında tamamladı. 1983-2008 yılları arasında The Irving Trust Company, The Bank of New York ve BNY Mellon gibi uluslararası finans kuruluşlarında New York ve İstanbul’da üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Tonbul, son olarak Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’ni kapsayan Bölge Müdürü olarak görev yaptı. 2008 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen holding ve kurumlarında yönetim kurulu üyelikleri üstlenen Tonbul, kurumsal yönetim ve finans alanlarındaki çalışmalarını sürdürüyor. Yeni Zelanda Kalkınma Ajansı’na (NZTE) danışmanlık yapan Tonbul, Harvard Business School’da eğitim aldı ve Boston merkezli CFEG ile aile şirketleri yönetimi konusunda uzmanlaştı. 2017 yılından bu yana Koç Üniversitesi Ekonomi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi olarak aile şirketleri yönetimi ile etki yatırımcılığı ve sürdürülebilirlik konularında ders veriyor. Tonbul ayrıca EBRD bünyesinde kadın girişimcilere mentorluk yapıyor ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği kapsamında genç kadınların şirket yönetim kurullarına hazırlanmasına destek veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3D Yazıcı Çiftlikleri Türkiye'de Seri Üretimin Yeni Yatırım Alanı Oluyor Haber

3D Yazıcı Çiftlikleri Türkiye'de Seri Üretimin Yeni Yatırım Alanı Oluyor

Geleneksel üretim yöntemlerinde yeni bir ürünün geliştirilmesi ve seri üretime alınması çoğu zaman yüksek kalıp maliyetleri, uzun hazırlık süreçleri ve büyük yatırımlar gerektiriyor. Özellikle düşük adetli veya kişiselleştirilmiş üretimlerde bu maliyetler işletmeler için önemli bir dezavantaj oluşturuyor. Bu noktada devreye giren 3D yazıcı çiftlikleri (3D Farm), onlarca hatta yüzlerce 3D yazıcının aynı anda çalıştığı dijital üretim modeliyle üretim anlayışını değiştiriyor. Dijital tasarımın sisteme yüklenmesinin ardından üretim saatler içinde başlayabiliyor; yeni bir ürün için kalıp hazırlanmasına veya üretim hattının yeniden kurulmasına ihtiyaç duyulmuyor. Türkiye'de 3D Farm Ekosistemi Genişliyor, Seri Üretim Güç Kazanıyor Türkiye'de de eklemeli imalat ekosisteminin her geçen yıl büyüdüğüne dikkat çeken Expo 3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, "Türkiye'de endüstriyel üretimde kullanılan 600'ün üzerinde 3D yazıcının aktif olduğu belirtilirken, ticari olarak 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının 700 ila 1.000'in üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ancak sektörün önemli bölümünü hâlâ prototipleme ve düşük adetli üretim yapan işletmeler oluşturuyor. Gerçek anlamda seri üretim gerçekleştiren, 10 ve üzeri yazıcıyla faaliyet gösteren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının ise yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğu değerlendiriliyor. Buna karşın ABD, Çin ve Avrupa'da binlerce profesyonel 3D yazıcı çiftliği üretim süreçlerinde aktif olarak kullanılıyor. Yapay zekâ destekli üretim yönetimi, otomasyon sistemleri ve yeni nesil malzeme teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte 3D Farm modeli, prototiplemenin ötesine geçerek seri üretimin de önemli bir parçası haline geliyor. Türkiye'nin sahip olduğu güçlü üretim altyapısı ve artan teknoloji yatırımları sayesinde önümüzdeki dönemde bu dönüşümden çok daha fazla pay alacağına inanıyoruz" dedi. Türkiye'nin otomotiv yan sanayisi, savunma sanayii, beyaz eşya, makine ve kalıp üretimindeki deneyiminin eklemeli imalat teknolojilerinin yaygınlaşması açısından önemli avantaj sunduğunu ifade eden Ünverdi, Avrupa pazarına yakınlığın da Türkiye'yi bölgesel bir dijital üretim merkezi haline getirebilecek önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. 3D Farm modelinin yalnızca büyük sanayi kuruluşları için değil, KOBİ'ler ve girişimciler için de önemli fırsatlar sunduğunu belirten Ünverdi, "Yüksek kalıp yatırımı gerektirmeden üretime başlanabilmesi, düşük ve orta ölçekli seri üretimin ekonomik şekilde gerçekleştirilebilmesini sağlıyor. Aynı üretim altyapısıyla farklı tasarımlar üretilebildiği için kişiselleştirilmiş üretim kolaylaşıyor. Plastik, reçine, metal, seramik ve kompozit gibi birçok farklı malzemeyle üretim yapılabilmesi de kullanım alanını otomotivden havacılığa, savunma sanayiinden medikale kadar genişletiyor. Dünyada çok sayıda girişimci onlarca yazıcıdan oluşan üretim çiftlikleriyle küresel e-ticaret platformlarına ürün satıyor. Benzer modelin Türkiye'de de hızla yaygınlaşacağına inanıyoruz. Dijital üretim altyapısı, düşük adetli ancak yüksek katma değerli ürünlerin ekonomik şekilde üretilmesine imkân tanırken, Türkiye'nin ihracatta yüksek teknolojili ve kişiselleştirilmiş ürün payını artırma potansiyeli taşıyor. Nasıl CNC teknolojileri zaman içinde üretim tesislerinin standart ekipmanlarından biri haline geldiyse, önümüzdeki dönemde çoklu 3D yazıcı sistemleri de birçok fabrikanın standart üretim altyapısının vazgeçilmez bir parçası olacak" dedi. Eklemeli İmalat Ekosistemi EXPO3D İstanbul'da Buluşacak Eklemeli imalat teknolojilerinin tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturacak Expo 3D İstanbul– 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Türkiye'nin bu alandaki ilk ve tek ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan organizasyon; 3D yazıcı üreticilerinden filament ve metal tozu tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar eklemeli imalat zincirinin tüm halkalarını bir araya getirecek. Fuar, yalnızca yeni teknolojilerin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesinde, üretim süreçlerini dijitalleştirmek isteyen sanayi kuruluşları için yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji transferine zemin hazırlayacak. Savunma sanayii, otomotiv, havacılık, medikal, kalıp, makine, enerji, eğitim ve tasarım başta olmak üzere birçok sektörden profesyonelin katılımıyla gerçekleşecek EXPO3D, Türkiye'nin eklemeli imalat ekosisteminin gelişimine yön veren önemli buluşma noktalarından biri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, Huawei, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi. Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor  Haber

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor 

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi.j Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Üst Üste Altıncı Kez Hizmet İhracatında Bilişim 500’ün Zirvesinde Haber

TP Türkiye, Üst Üste Altıncı Kez Hizmet İhracatında Bilişim 500’ün Zirvesinde

Dijital iş hizmetlerinin küresel liderlerinden TP, Türkiye’de üstün müşteri deneyimi, çok dilli hizmet modeli ve operasyonel mükemmellik alanlarında kazandığı uluslararası ödüllerle, başarılarını taçlandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda TP Türkiye, bilişim sektörünün en prestijli araştırmalarından Bilişim 500’de “Hizmet İhracatı” kategorisinde üst üste altıncı kez zirvede yer aldı. “Çok dilli hizmet gücümüzle Türkiye’den dünyaya değer ihraç ediyoruz” Layık görülen ödüllerle ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “Çok dilli hizmetlerde 2012 yılında attığımız adımları bugün Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya uzanan güçlü bir hizmet ağına dönüştürdük. ‘Hizmet İhracatı’ kategorisinde altı yıl üst üste birinci olmak, yıllar içinde oluşturduğumuz istikrarlı ve sürdürülebilir yapının en somut göstergesi. Bu sonuç; ekiplerimizin uzmanlığının, güçlü operasyon modelimizin ve teknoloji yatırımlarımızın ortak başarısı. Türkiye’nin genç ve eğitimli insan kaynağını küresel markalarla buluştururken ülkemizin yüksek katma değerli hizmet ihracatındaki konumunu da güçlendiriyoruz. Bugün müşteri deneyimi; veriyi doğru okumayı, teknolojiyi akıllı kullanmayı ve her temasta insani bağı korumayı gerektiriyor. TP Türkiye olarak yapay zekânın hızını ve ölçeklenebilirliğini, insanın yaratıcılığı ve duygusal zekâsıyla bir araya getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin coğrafi avantajından, insan kaynağından ve gelişen teknoloji ekosisteminden güç alarak ülkemizi yeni nesil müşteri deneyimi hizmetlerinde daha ileriye taşımayı sürdüreceğiz” dedi. TP Türkiye, 20’den Fazla Dilde Dünyaya Hizmet Sunuyor TP Türkiye bugün, 10 binden fazla etkileşim uzmanıyla 160’tan fazla markanın çözüm ortağı olarak faaliyet gösteriyor. Başta Türkçe, Almanca, İngilizce, Felemenkçe ve Arapça olmak üzere 20’den fazla dilde hizmet veren şirket; Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyaya Türkiye’den erişiyor. Perakende ve e-ticaretten seyahat ve konaklamaya, teknoloji ve tüketici elektroniğinden medya, enerji, otomotiv ve bankacılığa kadar farklı sektörlerdeki markalara hizmet sunan TP Türkiye, çok dilli operasyon kapasitesiyle Türkiye’nin hizmet ihracatında yarattığı değeri büyütüyor. Şirketin “Hizmet İhracatı” kategorisinde altı yıldır kesintisiz biçimde sürdürdüğü liderlik, bu alanda oluşturduğu ölçeğin ve kalıcı hizmet modelinin güçlü bir sonucu olarak öne çıkıyor. TP Türkiye’nin hizmet ihracatındaki büyümesini, müşteri deneyimini dönüştüren teknoloji yatırımları da destekliyor. Yapay zekânın sağladığı hız ve verimliliği duygusal zekâyla birleştiren TP; bu yaklaşımı TP.ai çözümleriyle uçtan uca yönetiyor. Şirket gerçek zamanlı veri akışı sayesinde müşteri etkileşimlerini anlık olarak izliyor, geri bildirimleri hızla değerlendiriyor ve kişiselleştirilmiş deneyimler geliştiriyor. Doğru konumlandırılan yapay zekâ çözümleriyle çağrı işleme sürelerinde yüzde 25’e, e-posta yanıtlama sürelerinde yüzde 20’ye varan azalma sağlanırken, müşteri ihtiyaçlarının doğru karşılanmasında yüzde 90’a, satışa dönüşümde ise yüzde 35’e ulaşan iyileşmeler elde ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yem Sektöründe Yükselen Maliyetlerin Çözümü Verimli Kaynak Yönetimi Haber

Yem Sektöründe Yükselen Maliyetlerin Çözümü Verimli Kaynak Yönetimi

Küresel yem ve hayvan besleme sektörü, 2026’da önemli bir dönüşümden geçiyor. Artan hammadde maliyetleri, tedarik zincirlerindeki değişim ve hayvan sağlığı riskleri sektörün gündemini belirliyor. Küresel emtia fiyatlarının 2026’da yüzde 16 artması bekleniyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve bölgesel sorunlar da enerji ve lojistik maliyetleri üzerinde ek baskı yaratıyor. Bu tablo, yem sektöründe maliyet yönetimini ve tedarik güvenliğini daha kritik hale getiriyor. Trouw Nutrition Türkiye Kanatlı ve Balık Ticari Direktörü Fevzi Turhan, alternatif hammaddelerin, hassas besleme teknolojilerinin ve sürdürülebilir üretim çözümlerinin sektörün geleceğini şekillendiren başlıklar olarak öne çıktığına dikkat çekiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan çözümler ön planda 2026’da yem ve hayvan besleme sektörünün en önemli gündemlerinden biri maliyet baskısı olduğuna dikkat çeken Fevzi Turhan, “Küresel emtia fiyatlarındaki yükseliş, tarımsal üretimin temel girdilerinde maliyetleri artırıyor. Bu durum, önümüzdeki dönemlerde verim kayıplarına yol açabilir. Dünya Bankası projeksiyonları da bu riskin boyutunu ortaya koyuyor. Bu nedenle yem sektöründe verimlilik ve kaynakların etkin kullanımı daha fazla önem kazanıyor. Üreticilerin daha az kaynakla daha yüksek verim elde etmesini sağlayan çözümler öne çıkıyor. Alternatif hammaddelerin değerlendirilmesi de bu dönüşümün önemli bir parçası haline geliyor” diye konuştu. Tedarik zincirinde çeşitlilik ihtiyacı artıyor Hammadde piyasalarında önümüzdeki dönemde yukarı yönlü bir hareket beklendiğine dikkat çeken Turhan, “CBOT buğday fiyatının 2025’in üçüncü çeyreğindeki 521 ABD senti seviyesinden, 2027’nin ilk çeyreğinde 775’e ulaşacağı öngörülüyor. Matif buğday fiyatında da 193 euro/tondan 246 euro/tona yükseliş tahmin ediliyor. Mısır fiyatlarının ise 402 ABD senti seviyesinden, 2027’nin ilk çeyreği için 509 sent seviyesine çıkması öngörülüyor. Bu tablo, yem formülasyonlarında maliyet optimizasyonunu daha önemli hale getiriyor. Tedarik zincirlerinde çeşitlendirme ihtiyacı da artıyor. Avrupa yem sektörü protein yeminin yaklaşık yüzde 70’ini yurt dışından sağlıyor. Amino asitler ve vitaminlerde ise Çin’e yüksek düzeyde bağımlılık bulunuyor. Bu nedenle yerel kaynakların değerlendirilmesi ve alternatif proteinlerin geliştirilmesi önem kazanıyor. Çoklu tedarik modelleri de şirketlerin arz güvenliğini güçlendirmesinde kritik rol oynuyor” ifadelerini kullandı. Hammadde maliyetleri yüzde üreticilerin en büyük sorunu Sektörde rekabetin artık maliyet avantajının ötesine geçtiğini belirten Turhan, “Yem sektöründe verimlilik ve teknoloji yatırımları hız kazanıyor. Küresel kanatlı üreticileri arasında yapılan bir araştırmada hammadde maliyetleri yüzde 74 ile ilk sırada yer alıyor. Katkı maddelerinde istikrarlı tedarik yüzde 57, iş gücü eksikliği ise yüzde 51 oranında en önemli sorunlar arasında gösteriliyor. Yapay zekâ ve hassas besleme teknolojileri bu sorunlara çözüm sunuyor. Bu teknolojiler yem dönüşümünü iyileştiriyor ve israfı azaltıyor. Aynı zamanda üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlıyor. Hayvansal protein talebi de güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak tüketicilerin daha uygun fiyatlı protein kaynaklarına yönelmesi, kanatlı eti ve yumurtanın önemini artırıyor. 2026’da küresel sığır eti üretiminin yaklaşık yüzde 2,5 gerilemesi beklenirken, kanatlı ve su ürünleri büyümeyi sürüklüyor. Hayvan sağlığı riskleri de sektörün öncelikleri arasında yer alıyor. 2025’ten bu yana kuş gribi nedeniyle 140 milyondan fazla kanatlının kaybedilmesi, biyogüvenlik ve bağışıklık destekleyici besleme çözümlerinin önemini artırıyor. Önümüzdeki dönemde verimlilik, hayvan sağlığı, sürdürülebilirlik ve teknolojiye dayalı çözümler sektörün rekabet gücünü belirleyecek” şeklinde konuştu. Nutreco Hakkında: 100 yılı aşkın deneyimiyle Nutreco, hayvan besleme konusunda Trouw Nutrition ve akuakültür balıkçılığı yemleri konusunda Skretting markalarıyla global bir lider olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Nutreco’nun dünya çapında 30’dan fazla ülkede yaklaşık 100 üretim tesisi ve sekiz araştırma merkezi bulunuyor. 10 bin yetkin çalışanı yaptıkları her işte sürdürülebilirliğin en öncelikli odak noktası olmasını sağlayacak şekilde ‘Geleceği Besleme’ misyonu çerçevesinde çalışıyor. Çözümlerini beslemenin ötesine ulaştıran Nutreco, müşterilerinin artan nüfus için daha fazla besini sürdürülebilir şekilde üretmelerine yardımcı olmak üzere sınıfının en iyi tavsiye ve teknolojilerini sunuyor. NuFrontiers ekibi değer zinciri üzerinden gelecek nesil çığır açan yeniliklerin tanımlanması, geliştirilmesi ve bu alanda yatırım yapılması için çalışıyor. Nutreco, çok uluslu bir aile kuruluşu olan SHV Holdings N.V’nin bir iştirakidir.    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik’e Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Verimlilik Ödülü Haber

NG Kütahya Seramik’e Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Verimlilik Ödülü

Porselen seramik sektörünün global oyuncuları arasında yer alan NG Kütahya Seramik, yüksek teknoloji yatırımları, güçlü Ar-Ge altyapısı ve sürdürülebilir üretim anlayışı ile yeni bir ödüle daha layık görüldü. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni, sanayi kuruluşlarının verimlilik, kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik odaklı projelerini bir araya getirdi. Törenin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; dijital dönüşüm çağında veriyi bilgiye, bilgiyi ise verimli süreçlere ve yüksek katma değere dönüştüren kurumların küresel rekabette öne çıktığını vurguladı. NG Kütahya Seramik, Seramikte İki Katmanlı Üretim ile İş Süreçlerinde ve Maliyette Verimlilik Artışı başlıklı çalışmasıyla Büyük Ölçekli İşletmeler – Ar-Ge kategorisinde 3.lük ödülünün sahibi oldu. NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz ödülü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın elinden aldı. Sağladığı çevresel etki, yenilikçi yaklaşım ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilerek ödüllendirilen proje; hammadde ile enerji kullanımını optimize etmeyi, üretim süreçlerinde sadeleşmeyi, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve yüksek kalite standartlarını korurken operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor. NG Kütahya Seramik, Ar-Ge yetkinliği ve ileri teknoloji yatırımlarıyla geliştirdiği projeleri yalnızca üretim süreçlerini iyileştirmek için değil, sektörde sürdürülebilir dönüşümü desteklemek amacıyla da hayata geçiriyor. Verimlilik odaklı yaklaşımla geliştirilen yenilikçi uygulamalar; kaynakların daha etkin kullanılmasına, rekabet gücünün artırılmasına ve yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Yılmaz: “Elde ettiğimiz bu derece, yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısı” NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdürü Musa Yılmaz, “Verimlilik Proje Ödülleri'nde elde ettiğimiz bu derece, üretimde yenilikçi bakış açımızın ve Ar-Ge çalışmalarımızın değerli bir çıktısıdır. Geliştirdiğimiz proje ile üretim süreçlerini daha yalın ve verimli hale getirerek üretim performansını artıran ve maliyetleri azaltan önemli iyileştirmeler gerçekleştirdik. Verimliliği, sürdürülebilirliği, inovasyonu ve teknolojiyi tüm yatırımlarımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Bundan sonraki süreçte de yüksek katma değer üreten projeler geliştirerek hem sektörümüzün gelişimine hem de ülkemizin sanayi vizyonuna katkı sunmayı sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Ar-Ge, üretim ve yatırım stratejilerini verimlilik ile sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiren NG Kütahya Seramik, geliştirdiği yenilikçi teknolojiler ve süreç iyileştirme projeleriyle hem Türk seramik sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksim Holding’in 40 Yıllık Başarısında Yeni Dönem: İnsan Odaklı Marka Yönetimi Haber

Eksim Holding’in 40 Yıllık Başarısında Yeni Dönem: İnsan Odaklı Marka Yönetimi

Enerjiden gıdaya uzanan ve stratejik alanlarda faaliyet gösteren şirketlerinin iletişim süreçlerini 360 derece anlayışıyla yöneten Eksim Holding, 40. kuruluş yılı kapsamında benimsediği yeni marka ve pazarlama yaklaşımını paylaştı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding CMO’su Ahmet Yaman, hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde markalaşmanın iletişim süreçlerindeki rolünü aktardı. Özellikle enerji sektöründe müşteri deneyimi ve marka algısının giderek daha kritik bir önem kazandığına dikkat çeken Yaman, Eksim Holding bünyesinde bulunan köklü şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmaları ile marka değerlerinin artırılmasına yönelik yaklaşımları da paylaştı. “İnsan odaklı marka yönetim anlayışını destekliyoruz” Eksim Holding iştiraklerinde operasyonel başarılarının yanı sıra iletişim ve marka yönetimi tarafında da önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirten Eksim Holding CMO’su Ahmet Yaman, değişen dünyanın artık şirketlerden üretim gücünün yanında veri yönetimi, etkili marka anlatımı ve insan odaklı iletişim beklediğini söyledi. Yaman, “40. yılımızı kutlarken, Eksim Holding’in köklü geçmişini geleceğin dünyasına taşıyan yenilikçi iletişimlerimizi sürdürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca üretim kapasitesiyle değil; sürdürülebilirlik yaklaşımı, teknoloji yatırımları ve insanla bağ kuran marka anlayışıyla öne çıkan bir yapı inşa ediyoruz” dedi. Özellikle enerji sektörü gibi kritik bir alanda Dicle Elektrik ile hizmet verdiklerini belirten Yaman şunları söyledi: “2,5 milyondan fazla aboneye ve toplamda 6,5 milyon insana elektik dağıtım hizmeti sunan şirketimiz, yatırımlarıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin önde gelen kuruluşları arasında yer alıyor. Pazarlama ve iletişim ekibi olarak şirketimizle ilgili gerçekleştirdiğimiz müşteri memnuniyeti araştırmalarının sonucunda sunduğumuz hizmetleri destekleyecek iletişim projelerinin gerekliliğini gördük. Bu doğrultuda markalarımızın bilinirliğini ve bölge halkındaki farkındalığı pekiştirecek adımlar atma kararı aldık. Bunların sonucunda DicleFest Projesi ve Aydınlatma Kampanyası gibi önemli çalışmaları hayata geçirdik. Dolayısıyla artık Dicle Elektrik ile kendimizi yalnızca bir dağıtım şirketi olarak değil, ‘Enerjinin Ötesinde Dağıtım Şirketi’ yaklaşımıyla konumlandırıyoruz. Bu sebeple de bölge insanıyla kültürel, sosyal ve duygusal bağ kuran projeler geliştirmeye odaklanıyoruz.” “DicleFest ile hayata dokunduk” Dicle Elektrik ile hizmet verdikleri illerde başlatılan DicleFest’le ilgili bilgiler veren Ahmet Yaman, “Enerji ve Teknoloji Festivalimiz DicleFest ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve Siirt’te başta çocuklar ve gençler olmak üzere 350 bine yakın kişiye ulaştık. Çocukların enerji teknolojilerini yerinde deneyimlemesi bizim için çok kıymetli. Düzenlediğimiz etkinlikler, atölyeler ve konserlerle yalnızca bir festival gerçekleştirmedik; bölge halkıyla aynı duyguda buluşan, güvene ve samimiyete dayalı bağlarımızı güçlendirdik. İnsanların hayatına dokunan bu yaklaşımımızın marka algımızı güçlendiren en önemli unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. DicleFest’i önümüzdeki dönemde diğer hizmet illerimiz Şırnak ve Mardin’de düzenlemeyi planlıyoruz” diye konuştu. “Yılmaz Vural ile sahaya indik” Eksim Holding CMO’su Ahmet Yaman, Dicle Elektrik’in 8 bin çalışanıyla hizmet bölgesinde kesintisiz enerji hizmeti sunabilmek adına yılın her döneminde sahada aktif şekilde çalıştığını belirterek, bu emeği daha geniş kitlelere ulaşabilecek bir iletişim diliyle anlatmak istediklerini ve bunun için de yeni bir kampanya başlattıklarını belirterek şöyle konuştu: “Bizim için enerji insanların günlük yaşamını doğrudan etkileyen kritik bir alan. Sahada gece gündüz çalışan çok büyük bir ekibimiz var. 2025 yıl sonu itibarıyla 39 bin 104 LED tesis ve dönüşüm uygulamasıyla modern aydınlatmada Türkiye’deki 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldık. Elektriğin kesintisiz şekilde ulaştırılması için verilen emeği, şehirlerdeki gözle görülür değişimi ve bunun sonucunda bölge insanımızın hayatındaki dönüşümü daha sıcak bir anlatımla görünür kılmak istedik. Bu amaçla biz de 2000’li yılların başında Diyarbakırspor’u da çalıştıran ünlü teknik direktörlerimizden Yılmaz Vural ile birlikte sahaya indik. Modern aydınlatma yatırımlarımızı odağına alan ‘Gözün Aydın’ kampanyamız kapsamında hazırlanan reklam filminde, hocamızın enerjik ve samimi üslubuyla bölgedeki şehirlerin daha aydınlık, güvenli ve estetik bir görünüme kavuşmasına dikkat çektik. Bu kampanyamız kapsamında ilk etapta Diyarbakır’da, ardından diğer illerde kurulacak etkinlik alanlarıyla insanımız modern aydınlatma uygulamalarını yakından deneyimleme fırsatı bulacak.” “60 yılı aşan markamızı geleceğe taşıyoruz” Yaman, Eksim Holding bünyesinde yeni nesil iletişim projelerine ek olarak köklü markaların hikayelerinin de önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Yaman ayrıca, Türkiye’nin en bilinen un markalarından biri olan Sinangil’in, 63 yılı aşan geçmişiyle bugün hâlâ güçlü bir tüketici bağı kurmayı başardığını ifade ederek, “Sinangil yalnızca bir gıda markası değil, nesiller boyunca mutfaklarda yer etmiş gerçek bir ‘lovemark’. Ayrıca sahada ve dijital kanallarda yürüttüğümüz iletişim çalışmalarıyla da marka sadakatimizi nesilden nesile taşıyoruz” dedi. Aslı’nın dönüşümü, tüketicinin marka algısını değiştirmeyi başardı Eksim Holding’in kafe-fırın sektöründeki temsilcisi Aslı’nın dönüşüm yolculuğuna da değinen Ahmet Yaman, “Aslı’nın 33 yıl önce başlayan hikayesini bugün Eksim Holding olarak çok daha modern bir kafe-fırın deneyimine dönüştürüyoruz. Mağazalarımızda sunduğumuz kurabiye, kahve ve serinleten içecek çeşitlerimizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, keyifli bir yaşam alanı sunduk. Modern mağaza tasarımlarımız ve ürün çeşitliliğimiz sayesinde Aslı, hem kent hayatı içerisinde hem iş merkezlerinin yoğunlaştığı bölgelerde insanların severek vakit geçirdiği bir mola ve keyif durağı haline geldi. Markamız büyümeye devam ederken hayata geçirdiğimiz ‘Aslı’da Dükkan Senin’ franchise kampanyasıyla da girişimcilere daha erişilebilir ve uygun koşullu yatırım imkanları sunmaya başladık. Bu çalışmalarımız güven veren marka algımızı pekiştirdi” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.