Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Yatırımları

Kapsül Haber Ajansı - Teknoloji Yatırımları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Yatırımları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı Haber

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı

. Yapılacak yatırımlarla birlikte şehirde enerji altyapısının daha güçlü, kesintisiz ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında; şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo merkezleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen basın toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıya YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç katıldı. Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ve yıllık 650.000 MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. Kesinti Adedi ve Süresinde Önemli İyileşme Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde 1.057 artış sağlandı. Barış Demir: “Hedefimiz Kesintisiz ve Sürdürülebilir Enerji” YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Amasya’da gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmesinde, “Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı Haber

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı

Program, 2019’dan bu yana Türkiye’de fintech’leri Visa’nın küresel ağı, yerel ve uluslararası iş ortakları, bankalar ve karar vericilerle bir araya getirerek ekosistemde kalıcı değer üretiyor. Bugüne kadar 750’nin üzerinde birebir tanışma ve 1,550 saatin üzerinde mentorluk sağlayarak, girişimlerin gerçek iş birliklerine dönüşebilecek temaslar kurmasına olanak tanıdı. Sekizinci döneminde de VIPE, Türkiye’den çıkan çözümlerin Avrupa ve global pazarlara açılmasını destekleyen güçlü bir iş birliği platformu olmayı sürdürüyor. Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, “Türkiye’de fintech ve girişimcilik ekosistemi, artık yalnızca hızla büyüyen değil; gerçek ihtiyaçlara çözüm üreten, pilotlardan ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine evrilen güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Bugün finans dünyasında fark yaratan şey, bir fikrin ne kadar yenilikçi olduğu değil; doğru iş ortaklarıyla ne kadar hızlı hayata geçirilebildiği. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nı bu nedenle bir hızlandırma programından öte, bankalar ve girişimler arasında somut iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin, bankalarla birlikte ölçeklenebilir değer yaratacak güçlü iş birliklerine imza atacağına inanıyoruz” dedi. Programın 2026 dönemi kapsamında, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle Türkiye fintek ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha atıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finansal Yatırımlar Birimi Müdürü Dr. Kaan Masatçı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de teknoloji yatırımları yaklaşık 560 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel eğilimlerle paralel olarak bir önceki yıla kıyasla genel bir daralma görülse de fintek yatırımları artış kaydetti. Bu tablo, fintek sektörünün Türkiye teknoloji ekosistemi içindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen Visa İnovasyon Programı (VIPE) Türkiye ayağının bu alana sağladığı katkı son derece değerli. Yatırımların asıl ivmesini 2020 yılı sonrasında kazandığı bir ekosistemde, 2019 yılından bu yana kesintisiz şekilde varlık gösteren VIPE, fintek endüstrisinde güçlü ve konumlandırıcı bir rol üstleniyor.” Sekizinci dönemin odağında yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modelleri VIPE’nin 2026 dönemi, üç ana tema etrafında yapılandırıldı: Yapay zekâ ve Agentic Commerce B2B ve Para Hareketleri ile Açık Finans ve Veri olarak belirlendi. Bu alanlar, yalnızca yükselen trendler değil; bugün finans sektöründe gerçek kullanım senaryolarının ve sürdürülebilir iş modellerinin üretildiği kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu yıl programa seçilen girişimler; tedarik, ticaret, mobilite, uyum ve dijital varlıklar gibi alanlarda bankaların ve kurumların gerçek operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Daha da önemlisi, bu çözümler bankalara entegre edilebilecek ve ölçeklenebilecek şekilde tasarlanmış yapılar olarak dikkat çekiyor.[AG1] Türkiye’den yola çıkan girişimler dünyaya açılıyor VIPE, fintech’lerin Visa’nın global ağı, uzmanlığı ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştirmesine olanak tanıyor. Bugüne kadar programa katılan Türkiye merkezli girişimler, Visa’nın uluslararası ağı aracılığıyla farklı pazarlara açıldı. Craftgate’in İspanya açılımı, Mall IQ’nun Visa CEMEA ile iş birliği ve Wamo’nun İtalya genişlemesi, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor. Program kapsamında ayrıca girişimlere yönelik uluslararası büyüme, yatırım süreçleri, operasyon ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı başlıklarda atölye çalışmaları düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Fonlar Türkiye ve Çevresindeki Yatırım Fırsatlarını Londra'da Değerlendirdi Haber

Küresel Fonlar Türkiye ve Çevresindeki Yatırım Fırsatlarını Londra'da Değerlendirdi

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Küresel Özel Sermaye Birliği'nin (GPCA) stratejik ortaklığıyla düzenlenen etkinlik, küresel özel sermaye fonlarının üst düzey temsilcilerini, yatırım bankalarını, çok uluslu şirketleri ve iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Toplamda 40 konuşmacı ve panelistin yer aldığı etkinlikte, dünyanın önde gelen özel sermaye fonlarını ve iş dünyasını temsil eden 250 üst düzey yönetici Londra'da bir araya geldi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel ve oturumlarda; Küresel makro görünüm ve sermaye akımları Türkiye ve çevresindeki özel sermaye, özel kredi ve girişim sermayesi yatırım fırsatları Yatırım ve yatırımlardan çıkabilme (exit) dinamikleri Borsa İstanbul ve Londra Borsası'nda halka arz fırsatlarıGirişim sermayesi (venture capital) ve teknoloji yatırımları gibi birçok kritik konu ele alındı. Üst Düzey Katılım: Kamu, Finans ve İş Dünyası Aynı Platformda Konferansın açılışı Londra Borsası CEO'su Dame Julia Hoggett'ın konuşmasıyla başlarken, Globalturk Capital Kurucu ve Yönetici Ortağı, GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderlik Konseyi Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Barış Öney etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz etkinliğe video mesaj ile katılarak Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek dönem politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek de etkinliğe katılarak kapanış konuşmasını gerçekleştirdi. Etkinlikte ayrıca; Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Koray Ertaş, Londra Şehri Lord Mayor Temsilcisi Vincent Keaveny, ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu konuşmalarıyla yer aldı. Küresel Sermaye Yeniden Konumlanıyor Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri, küresel yatırım ortamındaki dönüşüm oldu. Artan jeopolitik riskler, değişken gümrük vergileri ve ticaret politikalarındaki değişimler ve yapay zeka başta olmak üzere yaşanmakta olan teknolojik dönüşüm, yatırım kararlarını doğrudan etkilerken; özel sermaye yatırımlarında geri çekilmeden ziyade yeniden konumlanma süreci yaşandığı vurgulandı. GPCA'in araştırmasına göre 2025 yılında yükselen pazarlara olan yatırımlar %33 artış gösterdi. Yatırımcıların daha seçici hale geldiği, yatırımlarını coğrafi, sektörel ve varlık sınıfı olarak çeşitlendirdikleri ve getiri maksimizasyonundan daha çok dayanıklılığın ve güçlü nakit akışının önemli hale geldiği ifade edildi. Uluslararası Doğrudan Yatırımlar ve Şirket Birleşme ve Satınalmaları Tarafında Güçlü Sinyaller Konferansta paylaşılan verilere göre, Türkiye'ye yönelik uluslararası doğrudan yatırım ilgisinin güçlü şekilde devam ettiği görüldü. 2025 yılında Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırımın yaklaşık 13,1 milyar dolar seviyesine ulaştığı, bunun %85inin gayrimenkul dışı yatırımlardan oluştuğu ve bunun son yılların en yüksek seviyelerinden biri olduğu belirtildi. "Türkiye Hem Yatırım Yapılabilir Hem de Çıkış Yapılabilir Bir Pazar" Globalturk Capital Kurucu ve Yönetici Ortağı, GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderlik Konseyi Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Barış Öney, etkinlikte yaptığı konuşmada küresel yatırım ortamındaki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün küresel yatırım ortamında bir daralmadan ziyade bir yeniden konumlanma süreci yaşıyoruz. Sermaye geri çekilmiyor, daha seçici ve çeşitlendirilmiş hale geliyor ve daha dayanıklı, öngörülebilir ve sürdürülebilir alanlara yöneliyor. Artık yatırımcılar için tek bir 'güvenli liman' kavramı yok. Bunun yerine, coğrafyalar, sektörler ve varlık sınıfları arasında çeşitlendirme temel strateji haline gelmiş durumda. Bu yeni dönemde Türkiye, sahip olduğu güçlü, dayanıklı, dinamik ve esnek iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve stratejik konumuyla öne çıkıyor. Türkiye sadece yatırım yapılabilir bir pazar değil, aynı zamanda yatırımlardan karlı bir şekilde çıkabilme (exit) imkânı sunabilen bir ekosisteme sahiptir. 1,2 milyondan fazla kayıtlı şirket ve her yıl kurulan 100 bini aşkın yeni işletme ile Türkiye, yatırımcılar için sürekli fırsat üreten bir platform niteliği taşıyor. Buna karşın Türkiye'nin kapasitesi düşünüldüğünde bunun çok daha fazla olması gerekiyor. Küresel sermayenin temkinli hareket ettiği böylesi dönemlerde, Türkiye'de yerel sermayenin — özellikle kamu ve özel sektör tarafından kurulan GSYF'lerin rolü giderek artıyor ve orta ölçekli işlemlere banka kredisi ve halka arz dışında alternatif sermaye yaratmada önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Küresel belirsizliklerin arttığı bir ortamda, Türkiye'nin iş dünyasının ve fon yöneticilerinin onyıllardır test edilmiş dayanıklılığı ve adaptasyon kabiliyeti, yatırımcılar için önemli bir avantaj sunmaya devam ediyor. Batı dünyasından farklı coğraflara yönelmeyi düşünen söz konusu sermaye için Türkiye önemli bir alternatif oluşturuyor." Türkiye Yeni Dönemde Stratejik Bir Yatırım Merkezi Etkinlikte Türkiye'nin; güçlü üretim altyapısı, geniş iç pazarı, stratejik ticaret koridorları üzerindeki konumu, gelişen teknoloji ve girişimcilik ekosistemi ile küresel yatırımcılar açısından önemli bir alternatif olmaya devam ettiği vurgulandı. Türkiye'nin girişimcilik ve teknoloji ekosisteminin son yıllarda önemli bir ivme kazandığı ve uluslararası yatırımcıların radarında olmaya devam ettiği ifade edildi. Unicorn seviyesine ulaşan şirketlerin yanı sıra, daha hızlı büyüyen yeni nesil girişimlerin ortaya çıkmasının ekosistemin olgunlaştığını gösterdiği belirtildi. Globalturk Capital Etkinlikleri Küresel Yatırımcıları Türkiye ile Buluşturmaya Devam Ediyor 2015 yılından bu yana İstanbul, Londra, New York ve Washington DC'de düzenlenen Globalturk Capital etkinlikleri, küresel özel sermaye, özel kredi ve girişim sermayesi yatırımcıları ile iş dünyasını bir araya getirerek Türkiye ve çevresindeki yatırım fırsatlarına dikkat çekmek suretiyle katkı sağlamaya devam ediyor. Bu etkinlikler, fon toplama süreçlerinden yatırımlara ve çıkış işlemlerine kadar birçok alanda önemli iş birliklerinin oluşmasına vesile oluyor. Türkiye'ye daha önce yatırım yapmamış yeni özel sermaye fonlarının Türkiye'yi yatırım radarına almalarına, geçmişte yapmış ama uzun süredir yapmamış olanların da tekrar yatırım yapma kararı vermelerine zemin hazırlıyor. Katkıda Bulunan Kurumlar... Globalturk Capital tarafından Londra Borsası ile birlikte Londra'da düzenlenen konferansta, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ve Küresel Özel Sermaye Birliği (GPCA) stratejik ortak olarak yer aldı ve değerli katkılarını sundu. Konferansta Alkima Partners, Baker McKenzie, Bek Ventures, Esas Holding, Esin Avukatlık Ortaklığı, Evercore, Evren Üçok, Greymore, İnfo Yatırım, Mastercard, Mediterra Capital, Meta, Oyak, Turkven, TFI Holding gibi önemli kurum ve kuruluşlar sponsor olarak yer alırken, Atelier Rebul ve 360+ Media Techologies destekçi kurumlar olarak katkı sağladılar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi” Haber

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye–Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Karadeniz, Türkiye’nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, “Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor” dedi. “Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti. “Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı” Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.” “Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek” Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor Haber

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor

Avrupa sanayi politikalarının merkezine yerleşen “Made in Europe” yaklaşımı, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin, Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Bu nedenle süreç, Türkiye sanayisi açısından hem dikkatle izlenmesi gereken bir risk alanı hem de stratejik fırsatlar barındıran yeni bir dönem olarak değerlendiriliyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin sanayide yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımının, üretim koşullarından enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Karadeniz, Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. “Doğru strateji Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir” Avrupa pazarına erişimin giderek daha fazla sürdürülebilirlik, yerelleşme ve üretim standartlarına uyumla ilişkilendirildiğini vurgulayan Karadeniz, “Uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek, uyum sağlayamayanlar ise maliyet artışı ve pazar kaybı riskiyle karşılaşacak” dedi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısıyla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Karadeniz, kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Doğru strateji ve zamanında atılacak adımlarla sürecin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceğini söyledi. “Türkiye’siz Avrupa sanayisi eksik kalır” Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün stratejik nitelik taşıdığına dikkat çeken Karadeniz, üretim ağlarının bütünlüğünün korunmasının hem bölgesel rekabet hem de tedarik güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dışarıda kalmasının yalnızca ticari değil, bölgesel ekonomik istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti. “Gümrük Birliği güncellenmeli” Çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu süreçte en kritik başlıklardan birinin Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Mevcut iş birliği mekanizmalarının günümüz sanayi politikalarıyla uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin bu açıdan belirleyici olabileceğini ifade etti. Başkan Karadeniz, şu açıklamalarda bulundu: “Ekonomik entegrasyonun derinleştirilmemesi ve Türkiye’nin yeni sanayi politikalarıyla yeterince bütünleşememesi, üretim ağlarında zayıflamalara yol açabilir. Bu durum hem Avrupa’nın rekabet gücünü hem de bölgesel ekonomik uyumu etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni sanayi mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi ve ekonomik iş birliğinin ticaret, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki güncel koşullara uygun şekilde modernize edilmesi önem taşıyor.” Avrupa’daki dönüşümün yalnızca üretim politikalarıyla sınırlı olmadığını; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve tedarik güvenliği gibi stratejik alanları da kapsadığını belirten Karadeniz, Türkiye’nin bu sürecin dışında değil, aktif bir parçası olarak konumlanmasının kritik olduğunu vurguladı. Karadeniz, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca bir uyum süreci olarak değil, sanayi yapısını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Neova Sigorta, 2025 Yılını 50 Milyar TL’ye Yaklaşan Aktif Büyüklüğüyle Kapattı Haber

Neova Sigorta, 2025 Yılını 50 Milyar TL’ye Yaklaşan Aktif Büyüklüğüyle Kapattı

Şirket, 2025 yılında tüm temel finansal göstergelerinde güçlü bir performans sergileyerek yılı yaklaşık 50 milyar TL’ye yaklaşan aktif büyüklükle tamamladı. Sigorta sektöründe sürdürülebilir büyüme ve güçlü finansal yapı odağıyla faaliyetlerini sürdüren Neova Sigorta, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Neova Sigorta, yılı yaklaşık 50 milyar TL aktif büyüklük ile tamamlarken; tüm branşlarda sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi. 2025 yılında Neova Sigorta’nın toplam prim üretimi 30,7 milyar TL seviyesine ulaştı. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 61 oranında büyüyen şirketin net kârı yüzde 118 artışla 2,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Güçlü bilanço, dengeli büyüme 2025 sonunda Neova Sigorta’nın toplam aktif büyüklüğü 48,19 milyar TL’ye ulaşırken, özsermayesi bir önceki döneme göre yüzde 85 oranında büyüyerek 7,82 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Şirket, yıl boyunca teknik kârlılığı destekleyen branş dağılımı ve dengeli portföy yapısıyla finansal istikrarını güçlendirdi. “Güçlü finansal performans ile uzun vadeli stratejimizin aynı çizgide buluştuğu bir yıl oldu” Neova Sigorta CEO’su Neslihan Neciboğlu, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, Neova Sigorta için güçlü finansal performans ile uzun vadeli stratejimizin aynı çizgide buluştuğu bir yıl oldu. Tüm branşlarda sektör ortalamasının üzerinde bir büyüme yakaladık. Bu performansın arkasında; doğru fiyatlama, dengeli portföy yapısı ve kontrollü risk yönetiminin yanı sıra, “Memnuniyetin Sigortası” vizyonumuz doğrultusunda müşteriyi merkeze alan iş yapış biçimimiz yer alıyor. Önümüzdeki dönemde de bu yaklaşımı teknoloji yatırımlarımız ve iş ortaklarımızla birlikte daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Branş bazlı performans öne çıktı Neova Sigorta, 2025 yılında başta kasko, konut, sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası olmak üzere birçok branşta dikkat çekici bir büyüme kaydetti. Kasko branşında yüzde 81 büyüme sağlayan şirket, konut sigortasında prim üretimini 1,9 milyar TL seviyesine taşıdı. Sektörün belirleyici ve etkin branşlarından biri haline gelen sağlık branşında yüzde 156 büyürken, geniş kapsamlı teminatlar sunan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda 461 milyon TL üretimi gerçekleştirdi. Nakliyat branşında yüzde 221 büyüme kaydederek pazar ortalamasının üzerinde bir performans sergileyen şirket, kefalet senetlerinde ise yüzde 109 büyüme oranı ile 132 milyon TL prim üretti. Potansiyel tehditlere karşı proaktif yol göstericiliğiyle daha güvenli bir dijital deneyim sunan NeoSiber Güvenlik Sigortası’nda ise 248,2 milyon TL üretim gerçekleştirdi. Dağıtım kanallarında güçlü iş birlikleri 2025 yılında Neova Sigorta’nın prim üretiminin yüzde 60’ı acente kanalı üzerinden gerçekleşti. Acentelerden elde edilen prim üretimi yüzde 59 oranında artarken, broker kanalı yüzde 67, bankasürans kanalı ise yüzde 48 büyüme kaydetti. Şirket, satış kanallarında sürdürülebilir büyümeyi destekleyen iş ortaklığı modelleriyle sahaya yakın bir yapı kurmayı sürdürdü. Memnuniyetin Sigortası vizyonuyla büyüme Neova Sigorta, 2025 yılı boyunca finansal büyümesini yalnızca rakamlarla değil, “Memnuniyetin Sigortası” vizyonu doğrultusunda şekillendirdiği müşteri deneyimi yaklaşımıyla destekledi. Ürün geliştirmeden hasar süreçlerine, dijital kanallardan iş ortaklarıyla kurulan ilişkilere kadar tüm temas noktalarında memnuniyeti merkeze alan şirket, güvene dayalı ve uzun vadeli bir sigortacılık anlayışını güçlendirdi. Küresel ölçekte stratejik adım Neova Sigorta, 2025 yılında sigortacılık dünyasının en prestijli piyasalarından biri olan Lloyd’s of London’a sermaye sağlayıcısı olarak kabul edildi. Bu gelişme, şirketin finansal gücünü ve kurumsal güvenilirliğini uluslararası ölçekte teyit ederken, Neova Sigorta’nın küresel sigorta ekosistemindeki konumunu da güçlendirdi. Şirket, Lloyd’s çatısı altında yürüttüğü faaliyetlerle 2025 yılında uluslararası pazarlarda 1,14 milyar TL üretim gerçekleştirdi. Teknoloji ve insan odağında dönüşüm 2025 boyunca teknoloji yatırımlarını stratejik bir dönüşüm aracı olarak konumlandıran Neova Sigorta, NeovaNEXT yapay zekâ yol haritası kapsamında risk analizi, hasar süreçleri ve müşteri deneyimine yönelik projelerini hayata geçirdi. Teknopark bünyesinde yürütülen AR-GE çalışmaları ve veri odaklı uygulamalarla operasyonel verimlilik artırılırken, dijitalleşme süreci insan odağını merkezine alan bir yaklaşımla ilerledi. 2026’ya güçlü bir zeminle Neova Sigorta, 2025 yılında elde ettiği finansal ve operasyonel kazanımları; doğru fiyatlama, dengeli portföy yapısı ve kontrollü risk yönetimi anlayışıyla 2026 yılına taşımayı hedefliyor. Şirket, teknoloji yatırımları, müşteri deneyimi odaklı projeler ve iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir büyümesini devam ettirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalyon PV’den Bir İlk Daha Haber

Kalyon PV’den Bir İlk Daha

Türkiye’nin global markalar oluşturma vizyonuna katkı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY Destek Programı kapsamına alınan Kalyon PV, yüksek katma değerli üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki marka potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda Kalyon PV; tanıtım, fuar katılımı, hedef pazara yönelik danışmanlık ve pazar araştırması gibi alanlarda birçok destekten yararlanabilecek. Kalyon PV; TURQUALITY kapsamına alınmasıyla birlikte küresel büyüme stratejilerini daha güçlü bir zeminde hayata geçirme fırsatı yakalayacak. Programın sunduğu hedef pazar bazlı ve uzun vadeli destek mekanizmaları, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir marka olmasına katkı sağlayacak. Özellikle kurumsal altyapının güçlendirilmesi, marka yönetimi yetkinliklerinin geliştirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılması, bu sürecin temel odak alanları arasında yer alıyor. Gelişim Yol Haritası Desteği ile şirketin uluslararasılaşma sürecinin sistematik, ölçülebilir ve stratejik bir çerçevede ilerlemesi hedefleniyor. Tüm dünyada ülkemizi temsil edecek Yerli ve milli üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Kalyon PV, yüksek verimliliğe sahip ingot, wafer, güneş hücresi ve panel üretimi yapması, ileri teknoloji yatırımları gerçekleştirmesi ve entegre üretim altyapısıyla Türkiye’nin yanı sıra, küresel güneş enerjisi sektörünün de iddialı oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor. Bu bağlamda TURQUALITY Programı, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda marka bilinirliliğini artırmasına, güvenilir ve yüksek teknolojiye sahip bir Türk markası algısını pekiştirmesine olanak sağlayacak. “Ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlayacağız.” Kalyon PV Genel Müdürü Dr. İhsan Kulalı konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kalyon PV olarak kurumsallaşma ve büyüme yolculuğumuza ivme kazandıracak her fırsatı değerlendiriyoruz. TURQUALITY Programı’na dahil olmamız, Kalyon PV’nin kurumsal altyapısının, yönetim yetkinliklerinin ve uluslararası pazarlara yönelik büyüme stratejisinin güçlü bir temele dayandığının somut bir göstergesi. Yüksek teknolojili üretim kabiliyetimiz, sürdürülebilirlik odağımız ve yerli üretim gücümüzle, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan bir marka olduğumuzu uluslararası arenada da göstermeyi hedefliyoruz. Bu program kapsamında sağlanan desteklerle, hedef pazarlardaki marka bilinirliğimizi artırmayı, yeni pazarlara giriş süreçlerimizi hızlandırmayı ve global ölçekte istikrarlı bir büyüme yakalamayı amaçlıyoruz. Kalyon PV olarak, Türkiye’yi güneş teknolojileri alanında uluslararası pazarlarda güçlü bir şekilde temsil etmeye ve TURQUALITY’nin gücü ile ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAB Gıda, 2000’inci Restoranını Kars’ta Açtı Haber

TAB Gıda, 2000’inci Restoranını Kars’ta Açtı

Bünyesindeki güçlü markalarla Türkiye’deki mutfak kültürünün %85’ine yanıt veren TAB Gıda, Türkiye’de 2000’inci restoranını Kars’ta açarak sektördeki lider konumunu, ekonomiye katkısını ve sunduğu istihdam imkanlarını daha da güçlendirdi. Türkiye’nin lider hızlı servis restoran operatörü TAB Gıda, Edirne’den Kars’a uzanan büyüme vizyonu doğrultusunda, çatısı altındaki yedi markadan, ekosistem şirketlerinden ve dijitalleşme yatırımlarından aldığı güçle yeni restoran açılışlarına devam ediyor. Üstün müşteri deneyimini, lezzetli seçenekleri, dijital inovasyonları ve işgücü imkanlarını Türkiye’nin her noktasına taşımayı hedefleyen TAB Gıda, Burger King markasıyla Kars’ta 2000’inci restoranını açarak Türkiye’nin her noktasını kapsayan büyüme stratejisinde önemli bir dönüm noktasına imza attı. Restoran, TAB Gıda’nın hizmet kalitesinin yanında yaratacağı işgücü ve ekonomik hareketlilikle de bölgeyi destekleyecek. TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu: “Her yıl restoran portföyümüzün %10’u kadar yeni restoran açarak ülkemizin her yerinde büyümeyi sürdürüyoruz” Açılışla ilgili olarak, TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu: “Türkiye’nin lider hızlı servis restoran operatörü olarak 30 yılı aşan yolculuğumuzda kendimize her zaman yeni hedefler koyarak daima ileri gitmeyi benimsedik. Bu kapsamda, her yıl portföyümüzün yaklaşık %10’una karşılık gelen sayıda yeni restoran açmayı sürdürüyoruz. İstanbul’da tek bir restoranla başladığımız hikâyemiz, bugün Türkiye’nin dört bir yanına yayıldı. Bu yolculukta 2.000’inci restoranımızı Kars’ta açmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’deki mutfak tercihlerinin %85’ini kapsayan yedi markamızla güçlü bir büyüme hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Büyürken hem ülkemizin ekonomisine destek oluyoruz hem de restoranlarımızla daha fazla istihdam yaratıyoruz. Büyüme başarımızda; stratejik karar alma yetkinliğimiz, operasyonel verimliliğimiz, pazar dinamiklerini ve tüketici eğilimlerini doğru okuyabilmemiz ve yüksek inovasyon kapasitemiz kadar gıda işletmeciliği konusundaki ihtiyaçlarımızı kendi bünyemizde karşılamamıza imkân tanıyan ekosistem şirketlerimizin önemli payı bulunuyor. TAB Gıda olarak uzun vadeli bakış açımızla yatırımlarımızı istikrarlı biçimde sürdürürken paydaşlarımız için kalıcı değer üretiyoruz. Dünya çapında sevilen markaları, gıda ve hijyen standartlarından ödün vermeden Türkiye’deki tüketicilerin beklentilerine uygun yeniliklerle sunma kabiliyetimizin yanı sıra, kendi yarattığımız ve yakın coğrafyalardan başlayarak yurt dışına da açtığımız markalarımız da uzun yıllardır pazarda öncü konumda olmamızın temel unsurları arasında yer alıyor. TAB Gıda’da markalarımızın dengeli yapısı, müşteri odaklı inovasyonlarımız ve dijitalleşme yatırımlarımız bizi güçlü bir şekilde ileri taşıyor. Ekosistem şirketlerimizin sağladığı benzersiz destekle, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir değer yaratarak büyümeye devam edeceğiz.” dedi. TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Korhan Kurdoğlu: “Teknoloji yatırımlarımızla, Franchise sistemimizle ve operasyonel gücümüzle liderliğimiz ve sürdürülebilir büyümemiz güçlenerek devam ediyor” TAB Gıda’nın teknoloji yatırımları, sürdürülebilir ve dengeli iş modeliyle büyümeye devam ettiğinin altını çizen TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Korhan Kurdoğlu ise şunları belirtti: “TAB Gıda’da inovasyon kapasitemizin yanında, franchise ekosistemimiz, güçlü operasyon yapımız, entegre ekosistemimiz, markalarımızın rekabet gücü ve uzun vadeli yatırım disiplinimizle bugün bir kilometre taşına daha imza attık. 2000’inci restoranımızın Kars’ta açılması, uzun vadeli büyüme modelimizin bir yansıması. Türkiye’nin her noktasında ekonomiye katkı sağlayacak, istihdam yaratacak, teknolojik yeniliklerle hizmet sunacak ve bölgesel potansiyeli harekete geçirecek yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. Restoranlarımız işimizin kalbinde yer alıyor ve bu bilinçle onları birer deneyim alanına dönüştüren önemli yatırımlar yapıyoruz. Yalnızca lezzetli ve kaliteli ürünler sunan noktalar olarak görmediğimiz restoranlarımızı, veriye dayalı çalışan, teknolojiden beslenen ve müşterisini yakından tanıyan modern ve dijital deneyim merkezlerine dönüştürüyoruz. Aynı zamanda franchise ağımızı güçlendiriyoruz ve markalarımızı daha fazla yatırımcıyla buluşturmayı sürdürüyoruz. Sadece restoran sayısı açısından değil; teknolojiyi etkin kullanma ve yenilikçi çözümler geliştirme konusunda da öncü bir yaklaşımı sürdürüyoruz. Hedefimiz, yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde teknoloji ve yapay zekâ kullanımında sektörün lider şirketleri arasında yer almak. Entegre tedarik zincirimiz, güvenilir ve yüksek operasyonel standartlarımız ve teknolojik ilerlemeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımız ve bu yetkinlikleri hayata geçiren insan kaynağımız sayesinde büyüme hedeflerimizi yerine getiriyoruz. Kars’ta açılışını yaptığımız 2000’inci restoranımızla beraber, sunduğumuz fırsatları, üstün hizmet kalitemizi, markalarımızın gücünü ve istihdam olanaklarımızı ülkemizin her köşesine taşımayı sürdüreceğiz. Ülkemizdeki varlığımızı daha da genişletirken sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzda da kararlılıkla ilerleyeceğiz.” 2000 restoran ve 22 bini aşkın çalışanla Türkiye ekonomisine destek Bugün 2000’e ulaşan restoran sayısıyla TAB Gıda, Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Kuzey Makedonya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de restoranlar işletiyor. Franchise operasyonları dahil 22 bini aşkın çalışan istihdam eden şirket, Türkiye ekonomisine sunduğu önemli katkıları her gün artırıyor. TAB Gıda bünyesinde, Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s ve Subway gibi dünya çapında başarılı olmuş markalar ve Usta Dönerci ve Usta Pideci gibi şirketin sıfırdan yarattığı iki marka olmak üzere toplam 7 marka bulunuyor. Ana hissedarı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın kurduğu birbiriyle entegre çalışan dev gıda ekosistemi sayesinde TAB Gıda, gıda tedarikini ve lojistik operasyonlarının büyük bölümünü kendi içinde karşılayarak Türkiye’den dünyaya örnek olan bir iş modeliyle çalışmaya ve büyümeye devam ediyor.

Sistem Global: “Dijital Ürün ve Platformlar Üzerinden Hizmet Verdiğimiz Şirket Sayısını 10 Katına Çıkaracağız” Haber

Sistem Global: “Dijital Ürün ve Platformlar Üzerinden Hizmet Verdiğimiz Şirket Sayısını 10 Katına Çıkaracağız”

Son yıllarda hız kazanan teknoloji yatırımları ve dijital servisleriyle yeni bir döneme hazırlanan Sistem Global, 2026 itibarıyla danışmanlık tabanlı servis entegre teknoloji çözümlerini daha ölçeklenebilir, bütüncül ve global erişime açık bir yapıya dönüştüreceğini duyurdu. Global ekonomik belirsizliklerin arttığı, regülasyonların karmaşıklaştığı ve rekabetin küresel ölçekte yoğunlaştığı bir iş ortamında, şirketlerin karar alma süreçlerini daha hızlı, daha şeffaf ve veri temelli hale getirmeyi amaçlayan Sistem Global, teknoloji destekli iş servisleri aracılığıyla şirketlerin finansal performanslarını, operasyonel verimliliklerini ve global pazarlardaki rekabet gücünü artıracak çözümler geliştirmeye odaklanacak. 2026’da teknoloji tabanlı servislerinin toplam hizmet gelirleri içindeki payını anlamlı ölçüde artırmayı hedefleyen Sistem Global, dijital ürün ve platformlar üzerinden hizmet verdiği şirket sayısını 10 katına çıkararak global ofisleri aracılığıyla sunulan entegre servis hacmini büyütmeyi amaçlıyor. Ayrıca, veri analitiği ve dijital süreç yönetimi odaklı çözümlerle, danışmanlık hizmetlerinin daha ölçülebilir çıktılar üretmesini sağlayacak yeni modellerin devreye alınması planlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, “Aynı zamanda 30’uncu yılımız olan 2026, bugüne kadar edindiğimiz bilgi birikimini ve tecrübeyi daha güçlü bir teknoloji vizyonuyla geleceğe taşıyacağımız önemli bir dönüm noktası olacak. Son yıllarda geliştirdiğimiz dijital ürünler, oluşturduğumuz teknoloji portföyü ve yatırım yaptığımız yenilikçi girişimler, bizi yalnızca danışmanlık sağlayan bir yapı olmaktan çıkararak, şirketlerin tüm kritik süreçlerine dokunan servis entegre bir teknoloji ekosistemine dönüştürdü. Danışmanlık hizmetlerimizi, dijital ürünler ve ölçeklenebilir platformlarla bütünleştirerek, şirketlerin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, uzun vadeli rekabet güçlerine de katkı sağlayan bir yapı kuruyoruz. Önümüzdeki dönemde bu yaklaşımı daha ileriye taşıyarak, şirketlerin değer üretme kapasitesini artıran çözümler sunmaya ve Türkiye’nin KOBİ odaklı kalkınma modeline katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.