Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknolojik Çözümler

Kapsül Haber Ajansı - Teknolojik Çözümler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknolojik Çözümler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” İsmihan Baysal Anderson kimdir? 28 yıllık deneyime sahip olan İsmihan Baysal Anderson, kariyerinin yaklaşık 20 yılında danışmanlık sektöründe görev almıştır. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında farklı sektörlerden uluslararası şirketlerle çalışma deneyimi edinen tecrübeli isim, son 8 yıldır İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev almaktadır. Anderson; havalimanının 7/24 çalışan kritik bilgi teknolojileri altyapısının sürekliliğinden, yolcu ve operasyon süreçlerinin dijitalleştirilmesinden ve yeni nesil teknolojilerin havalimanı deneyimine entegre edilmesinden sorumludur. E-Pasaport uygulamalarından yapay zeka destekli görüntü işleme çözümlerine ve üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy’ye kadar pek çok teknolojik dönüşüm projesinin hayata geçirilmesine liderlik eden Anderson, farklı sektörlerde edindiği deneyimi havacılığın ihtiyaçlarıyla buluşturarak yolcu deneyimi ve operasyonel verimliliğin geliştirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Karbon Nötr Hedefine Güçlü Destek Haber

CW Enerji’den Karbon Nötr Hedefine Güçlü Destek

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, bir firma için 9.868,5 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu başarıyla tamamladı. Proje, temiz enerji üretimiyle hem karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor hem de enerji maliyetlerinde sürdürülebilir bir çözüm oluşturuyor. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, projeye ilişkin değerlendirmesinde, yüksek verimlilik ve dayanıklılık standartlarına sahip güneş panelleriyle fark yaratmaya devam ettiklerini söyledi. Yılmaz, “Geliştirdiğimiz ileri teknolojiye sahip panellerimiz, zorlu saha koşullarında dahi maksimum performans sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Uzun ömürlü ve yüksek verimli ürünlerimizle yatırımcılarımıza güvenilir çözümler sunarken, çevreye duyarlı üretim anlayışımızdan da taviz vermiyoruz. AR-GE çalışmalarımıza yaptığımız yatırımlarla ürün kalitemizi sürekli geliştiriyor, sektördeki rekabet gücümüzü artırıyoruz. Aynı zamanda yenilenebilir enerji çözümlerimizle ülke ekonomisine ve sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamayı sürdürüyoruz” dedi. Yeşil dönüşüme katkı sağlanıyor CW Enerji olarak yalnızca enerji üretimine değil aynı zamanda doğanın korunmasına da katkı sağlamayı öncelik olarak gördüklerine dikkat çeken Yılmaz, bu doğrultuda hayata geçirilen her projenin çevresel etkilerini titizlikle değerlendirdiklerini kaydetti. Yılmaz, yenilenebilir enerji yatırımlarının iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol üstlendiğini dile getirerek, “Temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda hem yurt içinde hem de yurt dışında gerçekleştirdiğimiz projelerle yeşil dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyoruz. Enerji sektöründe teknolojik çözümler geliştirerek daha verimli ve çevre dostu sistemleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Firmaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında güçlü iş ortağı Firmaları güneş panelleri ile donatmaya devam ettiklerini ifade eden Yılmaz, bir firma için 5.890,56 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladıklarını belirterek, “Söz konusu proje ile yılda yaklaşık 692 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 4.585.730 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Karbon nötr hedefleri doğrultusunda attığımız bu adımlar, şirketlerin çevresel sürdürülebilirlik performanslarını güçlendirmelerine de katkı sunuyor. Yenilenebilir enerji çözümlerimizle iş dünyasının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında güçlü bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-ihracat Desteklerinin Yol Haritası Paylaşıldı Haber

E-ihracat Desteklerinin Yol Haritası Paylaşıldı

Programın “E-İhracat Destekleri ve Global Pazarlara Açılma” başlıklı bölümünde bir konuşma gerçekleştiren T.C. Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama Daire Başkanı Hasan Önal, Türkiye’nin e-ihracat vizyonunu ve işletmeler açısından ortaya çıkan fırsatları anlattı. Önal sunumunda, şirketlerin e-ihracata yönelik hangi devlet desteklerinden yararlanabileceği, pazaryeri ve dijital pazarlama destekleri, yurt dışı pazarlara girişte kullanılabilecek destek mekanizmaları ve başvuru süreçlerini paylaştı. Önal yaptığı konuşmada 3-4-5 Eylül 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi IGEXX fuarından da bahsetti. (6,1 trilyon dolarlık dijital ticaret hacmini temsil eden 40'tan fazla küresel e-ticaret platformu, Türk ihracatçılarıyla buluşmak üzere 3-5 Eylül'de İstanbul'da bir araya gelecek. İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde yeni pazarlara açılma, yapay zeka destekli e-ihracat ve başta Çin olmak üzere Asya pazarlarındaki fırsatlar ele alınacak. Katılımcı pazaryerleri arasında Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall, JD.com, Coupang, Wayfair, Otto, Kaufland, Cdiscount, eMAG, Mercado Libre, Noon, Jumia, Zalora ve Takealot gibi küresel ve bölgesel ölçekte faaliyet gösteren platformlar yer alacak.) Etkinlikte e-ihracatın teknolojik ve operasyonel boyutu da ele alındı. Katılımcılara Ticimax’ın global satış süreçlerini destekleyen teknoloji ve altyapı çözümleri aktarılarak işletmelerin yurt dışına satışa başlarken ihtiyaç duyduğu temel yapı taşlarına değinildi. Global ödeme sistemleri, yurt dışı kargo ve operasyon yönetimi, çoklu dil ve para birimi kullanımı ile dijital pazarlama ve büyüme süreçlerinin ele alındığı oturumda, işletmelerin e-ihracat süreçlerini daha etkin şekilde yönetebilmesine yönelik teknolojik çözümler paylaşıldı. Programda, e-ihracatın teorik ve teknik boyutunun yanı sıra gerçek bir şirket deneyimine de yer verildi. Ticimax CEO’su Cenk Çiğdemli ile Karaköy Güllüoğlu E-Ticaret Müdürü Abdullah Özkan’ın katıldığı “E-İhracatta Gerçek Bir Başarı Hikayesi” oturumunda Karaköy Güllüoğlu’nun yurt dışına online satış yolculuğu ele alındı. Şirketin e-ihracata başlama sürecinden hedef pazar seçimlerine, ödeme ve operasyon yönetiminden Ticimax altyapısının sağladığı çözümlere kadar pek çok konu konuşuldu. Markanın e-ihracattaki mevcut konumu, gelecek dönem hedefleri ve global pazarlara açılmak isteyen işletmelere yönelik önerileri de paylaşıldı. Ticimax CEO’su Cenk Çiğdemli ise, Ticimax olarak, e-ihracatta teknolojiden global büyümeye uzanan tüm süreçlerde işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler sunmaya devam edeceklerini belirterek, “Türkiye’den dünyaya açılan markaların yanında yer almaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek Haber

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek

Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanan Tüpraş, temiz hidrojen teknolojileri alanında yenilikçi projelere öncülük ediyor. Tüpraş’ın proje ortakları arasında yer aldığı Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Programı kapsamındaki HERMES projesinde endüstriyel gaz akışlarından elde edilen hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması, saflaştırılması ve yeniden üretim süreçlerinde kullanılması amacıyla geliştirilen yenilikçi membran teknolojileri sahada test edilecek. Proje ile enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına yönelik teknolojik çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı doğrultusunda, Türkiye’nin lider enerji şirketi olarak 2050 karbon nötr hedefine ilerleyen Tüpraş, düşük karbonlu enerji dönüşümü teknolojileri alanında uluslararası ölçekte çalışmalarını sürdürüyor. Tüpraş Ar-Ge Merkezi’nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalar arasında Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Temiz Hidrojen Ortaklığı tarafından desteklenen HERMES (Hydrogen Efficient Purification Using Membranes in Industrial Gas Streams) Projesi de yer alıyor. Dört ülkeden 7 paydaşın katılımıyla 2025 yılında başlayan HERMES projesinde; yenilikçi membran teknolojileri kullanılarak endüstriyel gaz akışlarından hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması ve saflaştırılması hedefleniyor. HERMES Projesi ile geliştirilecek çözümler, hidrojenin yeniden süreçlere kazandırılmasını sağlayarak kaynak ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunacak; aynı zamanda, hidrojen saflaştırma teknolojilerinin endüstriyel ölçekte kullanım potansiyelini ortaya koyacak. Proje kapsamında geliştirilen yenilikçi membran sistemleri (filtreleme yoluyla saflaştırma), İtalya ve Türkiye’de kurulacak iki ayrı prototipte test edilecek. Tüpraş, İzmit Rafinerisi’nde gerçekleştireceği pilot uygulamalarla geliştirilen teknolojilerin saha performansını test ederken, rafineri süreçlerinde ortaya çıkan karışım gazlardan hidrojenin ayrıştırılarak saflaştırılması ve yeniden kullanımına yönelik önemli veriler elde edecek. Stratejik Dönüşüm Planı’nın destekleyen adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini vurgulayan Tüpraş Teknik Genel Müdür Yardımcısı Murat Şimşek, projeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Stratejik Dönüşüm Planımız kapsamında yürüttüğümüz Ar-Ge projeleriyle yeni teknolojiler geliştirirken, enerji sektörünün geleceği için değer yaratma hedefiyle çalışıyoruz. İzmit Rafinerimizde testlerini gerçekleştireceğimiz HERMES Projesi ile yenilikçi hidrojen saflaştırma çözümleriyle ilgili teknik bilgi birikimimizi güçlendirmeyi ve ileri teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Böylece sanayinin karbonsuzlaşmasında ve enerji verimliliğinin artırılmasında öncü bir teknoloji olan temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğiz.” HERMES projesinin pilot uygulamaları sonucunda operasyonel performans, hidrojen geri kazanım verimi, enerji dengesi ve saha ihtiyaçları açısından olumlu sonuçlar elde edilmesi halinde, geliştirilen sistemlerin Tüpraş’ın operasyonlarında yaygınlaştırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz Havzası’nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan Haber

Karadeniz Havzası’nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan

Karadeniz Havzası’nın karşı karşıya olduğu en kritik güvenlik sorunlarından biri olan "Natech" (doğal afetlerin tetiklediği teknolojik kazalar) risklerinin yönetimi için uluslararası bir işbirliği ağı kuruldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü liderliğinde yürütülen proje; İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD İstanbul), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Ukrayna İş Destek Merkezleri Birliği (Ukrayna) ortaklığında oluşturulan Konsorsiyum tarafından uygulanı yor. 24 ay sürecek olan projenin toplam bütçesi 1.636.586,40 Avro olarak belirlendi. Proje için Avrupa Birliği’nden 1.472.927,76 Avro hibe desteği sağlandı. Afetlerin Tetiklediği Teknolojik Kazalara (Natech) Karşı İleri Teknoloji NAT-RES Projesi, deprem, sel ve çatışma gibi doğal veya insan kaynaklı felaketlerin sanayi tesislerinde tetikleyebileceği yangın, patlama ve kimyasal sızıntı gibi ikincil felaketleri (Natech olaylarını) önlemeyi hedefliyor. Proje ile Karadeniz Bölgesi'nde gelişmiş teknolojik çözümler, kapsamlı tehlike haritaları ve sağlam risk değerlendirme metodolojileri entegre edilerek bölgenin dayanıklılığının artırılması amaçlanıyor. AFAD-EKA Yazılımı Bölgesel Çapta Yaygınlaştırılacak Projenin en önemli çıktılarından biri, AFAD tarafından geliştirilen AFAD-EKA (Endüstriyel Kazalar Etki Alanı Modelleme) yazıl? ?mının kapasitesinin artırılması ve ortak ülkeler için simülasyonların yapılmasıdır. Yazılım, su kaynaklarını etkileyen tehlikeli koşulların simülasyonunu da içerecek şekilde geliştirilecek; İstanbul(Türkiye), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Mykolaiv (Ukrayna)'de pilot uygulamalarla hayata geçirilecektir. Bu sistem sayesinde endüstriyel tesisler için gerçek zamanlı izleme ve erken uyarı mekanizmaları oluşturulacaktır. Sınır Ötesi Tatbikatlar ve Uluslararası İşbirliği Projede öne çıkan faaliyetler arasında şunlar bulunmaktadır: Tehlike Haritalarının Oluşturulması: Deprem, sel ve bölgesel çatışmaların tetiklediği teknolojik riskleri gösteren kapsamlı haritaların hazırlanması.Sınır Ötesi Tatbikatlar: AFAD rehberliğinde ve ortakların ev sahipliğinde, acil durum ekipleri, tesis çalışanları ve yerel otoritel erden oluşan 300’den fazla katılımcı ile Natech risk tatbikatlarının düzenlenmesi.Uluslararası Konferans: Projenin sonunda İstanbul'da düzenlenecek uluslararası konferans ile bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması. Proje Koordinatörü Doç. Dr. Hüseyin Özdemir: "Karadeniz'in Direncini ArPrıyoruz" Projenin koordinatörlüğünü üstlenen İstanbul Teknik Üniversitesinden, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan Doç. Dr. Hüseyin Özdemir projenin vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Karadeniz Havzası, sanayi tesislerinin yoğunluğu ve sismik aktiviteler ile sel risklerinin birleştiği hassas bir coğrafyadır. NAT-RES projesi ile amacımız, sadece doğal afetleri değil, bu afetlerin tetiklediği ve çevre ile insan sağlığını tehdit eden teknolojik kazaları da öngörüp yönetebilmektir. Geliştireceğimiz AFAD-EKA yazılımı ve oluşturacağımız sınır ötesi işbirliği ağı sayesinde, yerel yönetimlerin ve sanayi tesislerinin müdahale kapasitelerini arPracağız. Bu proje, bölgedeki toplulukların güvenliği ve ekosistemin korunması adına aPlmış stratejik bir adımdır.”. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Şehrini Geliştir Kocaeli" Programında Ödüller Sahiplerini Buldu Haber

"Şehrini Geliştir Kocaeli" Programında Ödüller Sahiplerini Buldu

Türkiye'nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan ve kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure'ın, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kentim Bilişim AŞ, Kocaeli Üniversitesi Teknopark, Bilişim Vadisi ve Marmara Teknokent iş birliği ile hayata geçirdiği "Şehrini Geliştir Kocaeli" programında ödül kazanan projeler belli oldu. Şehir içi ulaşımda çevreci, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefleyen ve bu yıl Kocaeli'de düzenlenen "Şehrini Geliştir" programında 3 fikir aşamasındaki girişimci, 8 girişim (start-up) olmak üzere toplam 11 takım finale kaldı. Program, Demo Day etkinliğinde gerçekleştirilen sunum ve değerlendirmelerin ardından, başarılı projelerin ödüllendirilmesi ile tamamlandı. Şehrini Geliştir Kocaeli programı Demo Day etkinliği 4 Şubat 2026 günü, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, Driventure Genel Müdürü İlknur İlkyaz Gül, Marmara Teknokent Genel Müdür Yardımcısı İlhan Beyazal, Kocaeli Üniversitesi Teknopark Genel Müdürü Erçin Dinçer, ve Kentim Bilişim AŞ Genel Müdürü Mustafa Albayrak'ın katılımıyla Kocaeli Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Jüri tarafından start-up'lar arasında birinci seçilen MUNULUS 500 bin TL, ikinci seçilen EVREKA 250 bin TL, üçüncü seçilen YedT 100 bin TL nakit para ödülünün sahibi oldu. Fikir aşamasındaki girişimlerden KENTZEKA ise 100 bin TL nakit para ile ödüllendirildi. Şehrini Geliştir Kocaeli Yerel yönetim ve paydaşlarla girişimcileri bir araya getiren "Şehrini Geliştir Kocaeli" programı, yerel girişimciliği de güçlendirip ortak akıl yaklaşımıyla mobilite ekosistemine fayda sunuyor. Program, kentin ihtiyaçlarına cevap veren akıllı mobilite çözümlerini teşvik ederek, şehir yaşamını dönüştürmeye yönelik somut adımlar atmayı amaçlıyor. Şehrin gerçek sorunlarına odaklanan girişimciler, belirlenen 9 odak alanına yönelik -teknolojik çözümler geliştiriyor. Geliştirilen çözümlerin hem kamu hizmetlerinin kalitesini artıracak hem de şehirde yaşayanların günlük yaşamına doğrudan etki edecek nitelikte olması önem taşıyor. Şehrini Geliştir Kocaeli ile, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kentim Bilişim AŞ, Kocaeli Üniversitesi Teknopark, Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK Marmara Teknokent iş birliği ile şehri geleceğe daha hazır hale getirmek için çalıştıklarını söyleyen Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, "Kocaeli bizim için sadece bir şehir değil; deyim yerindeyse evimiz. 13 bini aşkın çalışma arkadaşımız, binlerce iş ortağımız ve tedarikçimiz burada Kocaeli'de. Ford Otosan olarak bu şehirle birlikte büyüdük ve büyümeye devam ediyoruz. Kocaeli'nden ihraç ettiğimiz araçların sayısı 5,5 milyona yaklaştı. Şehrini Geliştir Kocaeli programı ile şehrimizi geleceğe daha hazır hale getirmek için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki akıllı şehirler vizyonla başlar, teknoloji ve inovasyon ile gelişir ve kamu iradesiyle kalıcı hale gelir. Geleceğin akıllı şehirlerini hayalden gerçeğe dönüştürmek hedefiyle çalışan, bu programa yenilikçi projeleriyle katkı sunan tüm girişimlere teşekkür ediyorum. Bugün burada sunulan projelerin bir kısmının, yarın Kocaeli'nin günlük hayatının doğal bir parçası olacağına inanıyorum." dedi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı ise "Kocaeli'nin sadece sanayi kenti değil; aynı zamanda yüksek teknoloji ve girişimcilik üssü olması noktasında gayret içindeyiz. Burası körfezin bittiği yer değil Marmara Denizi'nin başladığı yer. Bu açıdan farklı bir boyutta anlamı var" diyerek yerel yönetim olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın'ın liderliğinde çalışmaları farklı bir boyuta taşıma gayreti içerisinde olduklarını belirtti. Baraçlı konuşmasının devamında, "Girişimcilik dünyasında gelişen fikirlerin yüzde 10'u gerçekleşiyor. Bunun yerel yönetimde karşılığı ise yüzde 1-3. Bunun için kamuda girişimcilik kavramının da ortaya koyabilecek anlayışla süreçlerin yapılandırılması için çalışmaları sürekli arttırıyoruz" dedi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak teknolojinin gelişmesi için birçok yatırım yapıldığını ifade eden Baraçlı şunları söyledi: "Bizler 2025 yılında 20 milyon lira ile farklı projelerde yatırımlarda bulunduk. Bu çalışmaları yaparken stratejik odaklı yerel yönetim anlayışı içerisinde, farklı alanlarda farklı çalışmaları nasıl yaparız gayreti içerisinde olduk. Gayretle çalışırken çözüm odaklı şehircilik anlayışımız var. Ekonomimizi yöneterek hem de şehri geleceğe taşımak yerel yönetimlerin büyük başarısı. Bu da başkanımızın yönetiminde gerçekleşen bir başarı. Kocaeli, lojistiğin başkenti. Şehrin bazı bölgelerinde lojistik ile ilgili çalışmaları da yerine getireceğiz. Şehrin geleceğe taşınması kapsamında çalışmaktayız. Kocaeli'de misafir şehir uygulamasını da inşallah gerçekleştireceğiz." Driventure, Girişimcilik Ekosistemini Destekliyor Ford Otosan'ın inovasyon ve dönüşüm vizyonunun önemli bir uzantısı olan Driventure, bu programda stratejik bir rol üstleniyor. 2019 yılında kurulan ve mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimlere yatırım yapan Driventure; sadece finansal destek sağlayan bir yatırımcı değil, aynı zamanda girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren bir stratejik ortak olarak konumlanıyor. "Şehrini Geliştir Kocaeli" kapsamında Driventure, girişimcilere ürün geliştirme, yatırım süreçleri hakkında bilgilendirme ve Ford Otosan'ın teknik birikiminden faydalanma imkânı sunuyor. Böylece girişimciler, gerçek kullanıcılar, belediye birimleri ve şehir altyapısıyla entegre çözümler sunma şansı elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NADMEX 2025, Türkiye’nin En Kapsamlı Afet Yönetimi Buluşmasını Tamamladı Haber

NADMEX 2025, Türkiye’nin En Kapsamlı Afet Yönetimi Buluşmasını Tamamladı

TG Expo grup şirketi Sektörel Fuarcılık tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen organizasyon; kamu kurumları, belediyeler, akademi, özel sektör, gönüllü arama–kurtarma ekipleri ve afet teknolojileri alanında çalışan girişimlerle birlikte geniş bir ekosistemi buluşturdu. Katılımcılar, panellerden tatbikatlara, canlı gösterimlerden ürün lansmanlarına kadar kapsamlı bir deneyim yaşadı. Bu yıl “Hayat Değerlidir” temasıyla gerçekleşen NADMEX 2025, afetlere karşı dayanıklılığı artırmayı hedefleyen bütünsel yaklaşımıyla Türkiye’nin en stratejik buluşmalarından biri olarak öne çıktı. AFET YÖNETİMİ ZİRVESİ VE EXPERT TALKS PROGRAMINDA; 37 OTURUM, 95’TEN FAZLA KONUŞMACI Üç gün süren teknik ve akademik içerik, Türkiye’nin afet yönetimi alanındaki tüm güncel başlıklarını ele aldı. Afet Yönetimi Zirvesi’nde 17 oturumda 45’in üzerinde uzman konuşmacı yer alırken, Expert Talks sahnesinde düzenlenen 20 oturumda 50’den fazla konuşmacı bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Tatbikat Alanı’nda ise üç gün boyunca 5 farklı tatbikat ve 11 uygulamalı eğitim gerçekleştirildi. Böylece NADMEX 2025, Türkiye’de hem teorik bilgi paylaşımının hem de sahaya yönelik pratik uygulamaların buluştuğu en kapsamlı platformlardan biri haline geldi. Zirve programı; deprem, iklim değişikliği, afet finansmanı, yapay zekâ destekli müdahale sistemleri, afet lojistiği, kentsel dönüşüm ve afet sonrası iyileştirme süreçlerini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirdi. Bu yılki zirvenin bilimsel danışmanlığını, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi, YTÜ Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı, AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy üstlendi. Üç gün boyunca yürütülen program; deprem, sel, yangın, iklim değişikliği ve diğer afet türlerine ilişkin güncel araştırmaları, saha deneyimlerini ve politika önerilerini bir araya getirerek Türkiye’nin afet yönetimi vizyonuna önemli katkılar sundu. 200’Ü AŞKIN KURUM, STK VE TEKNOLOJİ ÜRETİCİSİ KATILDI NADMEX 2025, Türkiye’nin afet yönetimi alanındaki tüm bileşenlerini aynı platformda bir araya getirdi. Katılımcılar arasında; AFAD, Türk Kızılay, İstanbul Valiliği, İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB), Kandilli Rasathanesi (KRDAE), Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul İtfaiyesi, AKOM, AFETTEK, AKÜDER, ANDA, DEGÜDER, DİD, TAM Vakfı, TİGİAD, TUYAD, Türkiye İMSAD ve YDDMD’nin yanı sıra afet teknolojisi üreticileri, mobil yaşam çözümleri firmaları, acil durum ve ilk yardım ekipmanları sağlayıcıları ve iletişim teknolojileri geliştiricileri yer aldı. Geniş katılımcı profili, NADMEX’i yalnızca bir fuar değil, ülkenin afet kapasitesini güçlendiren ulusal bir iş birliği platformu haline getirdi. SAHADA KULLANILAN YENİ NESİL ÜRÜNLER YOĞUN İLGİ GÖRDÜ Bu yılın öne çıkan teknolojileri arasında, acil durum tahliyelerinde tamamen elektrikten bağımsız çalışan mekanik–hidrolik sistemler, saha operasyonlarında uzun süreli konaklama ve çalışma imkânı sağlayan modüler yaşam üniteleri, yalnızca birkaç dakika içinde kurulabilen ve akıllı su–enerji yönetimiyle yüzlerce kullanıcıya hizmet sunabilen mobil hijyen kabinleri ile arama–kurtarma süreçlerinde yüksek dayanım ve hızlı müdahale imkânı sağlayan profesyonel ekipmanlar yer aldı. Bu çözümler; hızlı kurulum, güvenli kullanım, operasyonel verimlilik ve sahaya uyum gibi özellikleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü ve farklı sektörlerden temsilcilerin satın alma taleplerini beraberinde getirdi. TATBİKAT ALANI GERÇEĞE EN YAKIN SENARYOLARLA ZİYARETÇİLERE AÇILDI “Öğren, Uygula, Kurtar” yaklaşımıyla tasarlanan Tatbikat Alanı’nda, yangın, göçük, ilk müdahale ve kurtarma süreçlerine ilişkin gerçekçi senaryolar uygulandı. UMKE, itfaiye ekipleri ve gönüllü arama–kurtarma kuruluşlarının katıldığı tatbikatlar, ziyaretçilere afet anında kritik kararların nasıl alındığını ve profesyonel müdahalenin nasıl organize edildiğini gösterdi. AFAD DEPREM SİMÜLASYON TIRI FUARIN EN YOĞUN NOKTASI OLDU AFAD’ın geliştirdiği 7.2 Mw seviyesine kadar farklı şiddetlerde deprem deneyimi sunan Deprem Simülasyon Tırı, üç gün boyunca ziyaretçi akınına uğradı. Simülasyon, deprem bilincinin artırılmasına yönelik en etkili deneyimlerden biri olarak öne çıktı. TEKNOLOJİ, İŞ BİRLİĞİ VE DAYANIKLILIK VİZYONU NADMEX 2025, üç gün boyunca sunduğu bilimsel içerik, teknolojik çözümler, tatbikatlar ve katılımcı çeşitliliğiyle Türkiye’nin afetlere karşı dayanıklılık kapasitesinin güçlenmesine önemli katkı sundu. Elektrik bağımsız tahliye sistemlerinden modüler yaşam alanlarına, akıllı hijyen kabinlerinden profesyonel arama–kurtarma ekipmanlarına kadar uzanan geniş ürün portföyü, yalnızca bugünün değil geleceğin afet senaryolarına da hazırlık sağlayan çözümleri ortaya koydu. Türkiye’nin afet yönetimindeki tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan NADMEX 2025, önümüzdeki yıllarda da farkındalığı artıran, iş birliklerini güçlendiren ve afet bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılmasına katkı sunan stratejik bir organizasyon olmaya devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.