Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknolojik Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Teknolojik Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknolojik Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yerli üretim kabiliyetiyle geliştirdiği yüksek verimli TOPCon High Efficiency güneş hücreleri ile uluslararası düzeyde önemli bir başarıya daha imza attı. Firma, IEC 63209 sertifikasını almaya hak kazanarak, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliğini bir kez daha tescilledi. Sertifikasyon süreci kapsamında CW Enerji’nin yerli TOPCon High Efficiency hücreleri; yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullara karşı uzun süreli dayanıklılık testlerinden başarıyla geçti. Daha önce IEC 61215 sertifikasını alan CW Enerji, IEC 63209 sertifikasıyla birlikte ürün dayanıklılığını ve saha performansını daha ileri seviyede kanıtlamış oldu. Tarık Sarvan: Bizim için büyük bir gurur kaynağı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, alınan sertifikaya ilişkin değerlendirmesinde, bu başarıyla birlikte hem yerli üretim kapasitelerini güçlendirdiklerini hem de küresel pazarlarda rekabet üstünlüğünü geliştirdiklerini söyledi. Bu adımın CW Enerji’nin yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojilerindeki yerlileşme hedefi, AR-GE gücü ve uzun ömürlü ürün üretme vizyonunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarvan, “Yerli ve milli üretim anlayışımız doğrultusunda hayata geçirdiğimiz TOPCon High Efficiency güneş hücresi yatırımlarımızın, uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından da tescillenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. IEC 63209 Sertifikası, teknolojimizin yalnızca verimlilik açısından değil, uzun dönem güvenilirlik ve dayanıklılık açısından da dünya standartlarında olduğunu kanıtlıyor. Aldığımız her sertifika ile “Türkiye’nin teknoloji üretme gücünü bir üst seviyeye taşıyoruz” dedi. Teknoloji odaklı yerli üretim gücü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi Güneş paneli ve hücrelerinin dayanıklılığını ve performansını doğrulayan uluslararası standartlardan IEC 61215 sertifikasının, uzun yıllardır sektörde ‘temel güvenilirlik standardı’ olarak kabul edildiğini ifade eden Savan, bu standartın sıcaklık döngüleri, nem-ısı dayanımı, mekanik yük testleri gibi temel çevresel zorlayıcı koşullarda ürünün performansını doğruladığını kaydetti. Sarvan, “IEC 63209 ise özellikle yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojileri için güvenilirlik doğrulamasını daha ileri taşıyan bir yaklaşımdır. Bu standart kapsamında aynı testlerin bazıları daha uzun süre ve daha zorlu koşullarda uygulanarak, ürünün gerçek saha şartlarında daha uzun ömürlü performans göstermesi hedeflenir. IEC 63209 süreci, güneş hücrelerinin yalnızca laboratuvarda değil, uzun yıllar boyunca gerçek dış ortam etkilerine maruz kaldığında nasıl davranacağını daha iyi simüle etmeyi amaçlar. Bu sertifikayla birlikte CW Enerji’nin teknoloji odaklı yerli üretim gücünün uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledik” diye konuştu. Yerli ve milli üretim yaklaşımı Sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı üretim hedefiyle çalışmalarına kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, “Bu başarıyı çalışma arkadaşlarımızın özverili katkıları ve Türkiye’ye değer katma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımlar sayesinde elde ettik. Yerli ve milli üretim yaklaşımımızla, hem ülkemizin dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlamayı hem de küresel ölçekte rekabet gücü yüksek, inovatif ve katma değer üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda AR-GE, teknolojik dönüşüm ve ileri üretim altyapısına yönelik yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

2026’da Çalışma Hayatındaki Yeni Trendler Neler? Haber

2026’da Çalışma Hayatındaki Yeni Trendler Neler?

Yapay zekâ yatırımları hızlanırken, organizasyonların karşı karşıya kaldığı asıl mesele bu dönüşümün insan tarafını nasıl yönettikleri oluyor. 2026 İş Gücü Görünümü araştırmasına göre, şirketlerin büyük bölümü önümüzdeki dönemi yeniden yapılanma, rol dönüşümü ve belirsizlikle tanımlıyor. Aynı araştırmada 2025’te yönetici kitlesinin %62’si, ekiplerdeki donma ve küçülme nedeniyle iş yükünün belirgin biçimde arttığını ifade ediyor. Bu veriler, çalışan deneyiminin ve liderlik yaklaşımının iş sonuçları üzerindeki etkisini daha görünür hale getiriyor. Bugün yetenekleri çekmek ve elde tutmak, ücret, yan haklar ya da esneklik tek başına yeterli değil. Liderliğin tonu, yöneticinin iletişim biçimi ve çalışan deneyiminin tutarlılığı işyerine bağlılığı arttırıyor. Teknolojik dönüşüm hızlandıkça, bu sürecin çalışanlar tarafından nasıl algılandığı ve ne ölçüde sahiplenildiği daha çok önem kazanıyor. Kurumların söylediği ile sahada yaşanan arasındaki fark, işveren algısını doğrudan etkiliyor. 2026, İnsani Liderliğin Geri Dönüş Yılı Olacak Korn Ferry’nin yayımladığı liderlik araştırmasına göre, liderlerin yaklaşık %70’i yapay zekâyı kurumlar için en önemli trendlerden biri olarak görürken, yalnızca %40’tan azı duygusal zekâyı en önemli beceriler arasında sayıyor ve sadece %20’si çalışan bağlılığını öncelik olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşım, belirsizlik dönemlerinde ekiplerin yön duygusunu ve güvenini zayıflatıyor. 2026’da öne çıkacak lider profili, yalnızca hedef koyan ve performans ölçen değil, belirsizliği yönetebilen, açık iletişim kuran ve ekipleriyle bağ kurabilen yöneticilerden oluşacak. Liderliğin insani tarafı, sürdürülebilir performansın temel belirleyicilerinden biri haline geliyor. İK’nın Stratejik Konumu Güçleniyor Bu dönüşüm İK’nın rolünü de yeniden tanımlıyor. Küresel değerlendirmeler, İK liderlerinin gündeminin uzun süredir işe alım ve süreç yönetiminin ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. İK sorumlulukları, giderek daha fazla biçimde iş gücü tasarımı, beceri dönüşümü ve organizasyonel dayanıklılık başlıklarıyla ilişkilendiriliyor. KPMG’nin 2025 sonunda yayımladığı küresel iş gücü analizine göre de ise şirketlerin %62’si önümüzdeki dönemde İK ve iş gücü teknolojilerine yatırımını artırmayı planlıyor. Aynı analiz, organizasyonların %43’ünün halihazırda İK süreçlerinde yapay zekâ destekli çözümler kullandığını ortaya koyuyor. Bu veriler, İK’nın yetkinlik haritalarını görünür kılan, öğrenme kapasitesini artıran ve organizasyonel dayanıklılığı destekleyen bir mimari kurmakla sorumlu hale geldiğini gösteriyor. Ünvanlardan çok yetkinliklerin, sabit görev tanımlarından çok öğrenme çevikliğinin öne çıktığı bir döneme giriliyor. Bu yaklaşım, hem iç yetenek kullanımını artırıyor hem de belirsizlik dönemlerinde organizasyonel dayanıklılığı güçlendiriyor. Güçlü Sonuçlar Güçlü İnsan Yönetimiyle Mümkün İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, değerlendirmesinde 2026’ya girerken liderliğin yalnızca çalışan deneyimi üzerinden değil, liderlerin kendi dayanıklılığı üzerinden de yeniden ele alınması gerektiğini vurguluyor. “Son dönemde yayımlanan küresel araştırmalar, üst düzey yöneticilerde tükenmişlik hissinin belirgin biçimde arttığını gösteriyor. Gözlemlerimize göre, sürdürülebilir performans için hedefler ve verimlilik yanı sıra, liderleri destekleyen yapılar artık bir gereklilik. 2026’da güçlü sonuçlar üreten kurumlar, performans odağını korurken güveni, bağlılığı ve insani liderliği yeniden merkeze alanlar olacak. İnsan kaynakları ekipleri ise organizasyonların gelecekteki dayanıklılığını inşa eden stratejik bir rol üstlenecek. Günümüzde güçlü liderlik sadece bireysel dayanıklılıkla sınırlı değil. Kurumların da liderleri destekleyen yapılar kurması gerekiyor. Belirsizlik dönemlerinde başarılı olan yöneticiler sadece hedef koyan değil, aynı zamanda ekiplerine netlik ve güven duygusu veren kişilerdir. Bu nedenle 2026’da öne çıkacak liderlik anlayışı, hem insan odaklı hem de sistemli destekle beslenen bir model olacak.”

Finberg Girişimlerini Bölgesel Liderliğe Taşıyacak Haber

Finberg Girişimlerini Bölgesel Liderliğe Taşıyacak

Türkiye’nin en aktif girişim sermayesi şirketlerinden Finberg, dördüncüsünü düzenlediği ‘Annual General Meeting’ (AGM) buluşmasında Fiba Grubu yöneticileri, Finberg portföy şirketleri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi. Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da “Lead the Region” mottosuyla düzenlenen AGM IV, Finberg’in son yıllarda bölgesel ölçekte büyümeyi odağına alan yatırım yaklaşımı doğrultusunda yenilenen yapısıyla, hem global sermaye akışlarının değişen yönünü hem de şirketlerin bu yeni döneme nasıl uyum sağlayabileceğini ele aldı. Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin, açılış konuşmasında yatırım ortamının hızla dönüşmeye devam ettiğini ve bu koşullar altında şirketlerin finansal disiplin, sağlam yönetişim ve ölçeklenebilir iş modelleri ile ilerlemesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Elgin, yakın coğrafyada bölgesel liderlik açısından önemli bir fırsat penceresinin açıldığını, bu nedenle şirketleri sınır ötesine taşımak için belirli bir yetkinlik ve kas setine sahip olunması gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede yalnızca finansal disiplin ve ölçek ekonomisinin değil, kültürün de bu büyümeyi ve genişlemeyi taşıyacak olgunlukta olması gerektiğini, ancak bu özelliklere sahip girişimlerin bölgesel liderlik için yarışabileceğini belirtti. Elgin ayrıca, Fiba Grubu’nun uzun vadeli bakış açısının Finberg’in bu stratejisini destekleyici şekilde ilerlediğini söyledi. Aynı zamanda portföyüyle ilgili güncel bilgileri de paylaşan Elgin, aktif portföylerinde 35 girişim ve 17 VC fon yatırımı bulunduğunu ve bu şirketlere $97.8m yatırım yaptıklarını da belirtti. Etkinlik kapsamında İhsan Elgin ile Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, Fiba Grubu’nun yurt dışı büyüme yolculuğu ve bu yolculuğun temelinde yer alan girişimcilik vizyonu üzerine sohbet etti. Murat Özyeğin farklı ülkelerde edinilen tecrübelerin organizasyonel dayanıklılığı güçlendirdiğini belirtirken bölgesel ölçeklenmenin ancak doğru zamanda alınan doğru kararlarla sürdürülebilir hale geldiği vurgulandı. Programda, UK merkezli Edenbase kurucularından Arian Alikhani, yatırım dünyasındaki teknolojik dönüşüm ve özellikle yeni Quantum fonlarına ilişkin kısa bir değerlendirme yaptı. Konuşmasında yapay zekâ ve veri temelli modellerin küresel ölçekte yatırım anlayışını yeniden tanımladığını belirtti. Etkinlik kapsamında, Pragma ve Core Finance’in katılımıyla girişimlerin M&A süreçlerine hazırlıkları ve bu süreçlerde karşılaşılan zorlukların nasıl aşılabileceğine yönelik bir panel de düzenlendi. AGM IV boyunca Finberg; yatırım yaptığı girişimler, fon yöneticileri ve Fiba Grubu liderleriyle birlikte 2025’in ekonomik görünümünü, değişen sermaye hareketlerini ve bölgesel büyümenin gerektirdiği yönetim anlayışını kapsamlı biçimde ele aldı. İhsan Elgin, Finberg’in hedefinin yalnızca yatırım yapmakla sınırlı olmadığını; “Lead the Region” vizyonu doğrultusunda bölgesel liderlik kapasitesini destekleyecek bilgi birikimi ve yönetim disiplinini şirketlerle birlikte geliştirmeyi amaçladığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deloitte'dan 2025 Raporu: Küresel İş Hizmetlerinde Yapay Zeka Devrimi Başladı, Türkiye'deki Şirketler Dikkat! Haber

Deloitte'dan 2025 Raporu: Küresel İş Hizmetlerinde Yapay Zeka Devrimi Başladı, Türkiye'deki Şirketler Dikkat!

İş dünyasına yönelik küresel trend analizleriyle tanınan Deloitte, iki yılda bir yayımladığı "2025 Küresel İş Hizmetleri (GBS) Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı. Rapor, Global Business Services modellerinin, şirketlerin operasyonel yapılarını dönüştürme ve verimliliklerini artırma konusundaki etkilerini gözler önüne seriyor. Araştırma bulgularına göre, üretken yapay zeka (GenAI), GBS'in geleceğini şekillendiren en önemli etkenlerden biri haline gelmiş durumda. Yapay Zeka ve Müşteri Deneyimi En Öncelikli Konular Rapora göre, GBS yöneticilerinin %50'sinden fazlası için en büyük öncelik, yeni nesil yeteneklerin geliştirilmesi ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesi. Katılımcılar, özellikle üretken yapay zeka, akıllı otomasyon ve veri analitiği gibi yeni nesil teknolojilerin; verimliliği artırma, ölçeklenebilirliği yükseltme ve maliyetleri düşürme potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Marka dayanıklılığı ve farklılaştırılmış sonuçlar sunma yeteneği ise olağanüstü bir müşteri deneyimi için en yüksek değer yaratıcıları olarak öne çıkıyor. Somut Kazançlar ve Başarının Sırrı Araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık %50'si, GBS operasyonları sayesinde %20'nin üzerinde tasarruf sağladığını belirtiyor. Bu başarının arkasındaki en önemli faktörler arasında, etkili yönetim stratejileri ve dijital teknolojilere yapılan yatırımlar gösteriliyor. Ayrıca, küresel bir GBS liderine sahip olan şirketlerin %55'inin %20'den fazla tasarruf elde etmesi, merkezi bir liderlik rolünün strateji ve iş sonuçları üzerindeki kritik etkisini bir kez daha vurguluyor. Global GBS Haritası Değişiyor: Yükselen Yıldızlar Araştırmanın coğrafi bulguları, GBS pazarında yeni oyuncuların yükselişe geçtiğini gösteriyor. Meksika ve Portekiz, en hızlı büyüyen bölgeler olarak dikkat çekiyor. Meksika, 2025'te ilk 3’e girerken, Portekiz de ilk 10 içerisinde yer almayı başardı. Bu yükselişe rağmen, Hindistan ve ABD gibi geleneksel liderler küresel konumlarını korumaya devam ediyor. Maliyet Odaklılıktan Dönüşüme Geçiş Deloitte yöneticileri, GBS modellerinin temel amacında bir değişim yaşandığını belirtiyor. Deloitte'tan Kort Syverson, "Maliyet tasarrufu artık tek başına yeterli bir değer önerisi değil. GBS liderleri, değeri deneyim ve dijital dönüşümle artırmaya odaklanıyor. Gelecekte başarılı olmak için GBS organizasyonlarının değer önerilerini çeşitlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu. Deloitte'tan Diane Ma ise, GBS modellerinin daha çevik, dijital ve maliyet etkin hale gelerek kendilerini iş dünyasının dönüşümünün merkezine konumlandırdığını ifade etti.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.