Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknopark

Kapsül Haber Ajansı - Teknopark haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknopark haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu Haber

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, açıldığı günden bu yana gençlerin, girişimcilerin, profesyonellerin, öğrenci topluluklarının ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun ilgisini görüyor. Üniversite–sanayi–kent iş birliğini güçlendiren yeni nesil bir gelişim ekosistemi sunan merkez; farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturarak, bilgi ve deneyim paylaşımının önünü açıyor. Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturuyor Garaj Mersin; üniversiteli gençlerin kariyer planlamalarını yapabilecekleri, girişimcilik hayallerini geliştirebilecekleri ve fikirlerini projeye dönüştürebilecekleri yaratıcı bir gelişim alanı olarak hizmet verirken; mentorluk ve koçluk görüşmeleri ile de proje sunumlarına ev sahipliği yaparak, gençlerin eğitim hayatından profesyonel yaşama daha donanımlı geçmelerini destekliyor. Kampüs Mersin ise iş dünyası temsilcilerinden sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlerden profesyonel yöneticilere ve girişimcilere kadar geniş bir kesime hitap ediyor. Modern toplantı ve eğitim salonları, bireysel çalışma alanları, kurumsal eğitimler, paneller, söyleşiler, networking buluşmaları ve marka etkinlikleriyle kentin profesyonel yaşamına yeni bir soluk kazandırıyor. Akıllı üyelik ve rezervasyon sistemi, hızlı internet erişimi, teknolojik donanımı, merkezi konumu ve kullanıcı dostu tasarımıyla dikkat çeken merkez; çalışmak, öğrenmek, üretmek ve yeni iş birlikleri kurmak isteyenlerin ortak adresi olarak dikkat çekiyor. Adnan Menderes Bulvarı üzerinde, sahile yakın ve kolay ulaşılabilir bir noktada bulunan ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, merkezi konumuyla da ziyaretçilere önemli bir avantaj sağlıyor. Birgül: “Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi, merkezi deneyimlemeye davet ediyorum” Teknopark’ta yazılım şirketi bulunan Bilgisayar Mühendisi Deniz Birgül, merkezin evine yakın olması dolayısıyla gün içerisindeki çalışmalarını çoğunlukla burada sürdürdüğünü anlattı. Ortak çalışma ortamının fikir alışverişine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına olanak sağladığını vurgulayan Birgül, “Burayı çok beğendiğim için, ofisimden çok burayı kullanmayı tercih ediyorum. Bence güzel bir yer. Hem serin hem de sahile yakın olduğu için ferah bir yer” ifadelerini kullandı. Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi merkezi deneyimlemeye davet eden Birgül, “Tüm girişimci arkadaşlarımız ya da fikirleri olanların ve kendine bir şeyler katmak isteyen arkadaşlarımızın burayı deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum. Burada bir şeyler tartışabiliyor ve toplantılar yapabiliyoruz” dedi. Düşünmez: “Merkezde farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışma fırsatı buluyoruz” Google Developer Groups (GDG) Mersin Organizatörü ve Yazılım Geliştiricisi Çağlanur Düşünmez; yazılımcıların, geliştiricilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir alanda buluşmasının kentteki etki gücünü artırdığını söyledi. Garaj Mersin’in, farklı ekosistemleri bir araya getiren önemli bir fiziksel buluşma noktası olduğunu vurgulayan Düşünmez, “Bizim için Garaj Mersin, fiziken buluşabileceğimiz bir alan oldu. Burada her ekosistemi bir arada toplayabiliyoruz ve bu çok büyük bir etki. Mersin’de böyle bir fiziki alanın bulunması, ekosistemi çok ciddi bir şekilde güçlendirdi. Artık dışarıya bakmak yerine; ‘Garaj Mersin’e gideyim, kampüste mutlaka birilerini bulurum, birileriyle tanışır ve bu ekosistemin içine dâhil olabilirim’ diye düşünmeye başladım” diye konuştu. Google etkinliklerini planlarken ve toplantılarını gerçekleştirirken Garaj Mersin’den yararlandığını anlatan Düşünmez; farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışarak, projelerini nasıl geliştirebileceği konusunda deneyim kazandığını belirtti. Merkezde katıldığı LinkedIn eğitiminin de kendisine önemli katkı sağladığını ifade eden Düşünmez, “Burada LinkedIn eğitimine katıldım. Ne kadar verimli kullanabileceğimi öğrendim. İş alanında önemli bir yere sahip olduğunu da bu etkinlik sayesinde öğrenmiş oldum” sözlerini kaydetti. Çınar: “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” Web geliştiricisi Pelin Çınar da mesleki faaliyetlerini yürüten kişiler açısından böyle bir merkezde bulunmanın çok kıymetli olduğunu ifade etti. Garaj Mersin’i kullanmaya başladıktan sonra çok sayıda geliştiriciyle tanıştığını anlatan Çınar, “Network alanı için muhteşem bir yer. Geliştiriciler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektördeki firmalar için bağdaştırıcı bir yer olması bizler için çok kıymetli” dedi. Merkezin start-up geliştiricilerine kendilerini tanıtabilecekleri ve etkinlik düzenleyebilecekleri alanlar sunduğunu aktaran Çınar, “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” ifadelerini kullandı. Salar: “Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı disiplinlerden insanları bir araya getiriyor” TeknoSanat Akademisi Sanat Direktörü Aslı Salar ise ‘Garaj Mersin’ ve ‘Kampüs Mersin’in farklı disiplinlerden insanları bir araya getiren yapısının, kendi oluşumlarıyla benzer yönler taşıdığını söyledi. Salar, “Hem yeni insanlarla hem de aynı dili konuşabileceğimiz insanlarla bir araya geliyoruz. Daha güzel işler ve daha güzel atılımlar yapabileceğimiz fırsatlar ve insanlar bulunca çok heyecanlanıyoruz” dedi. Gençler, ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’in verimli çalışma ortamından memnun Yaklaşık 1,5 aydır merkezden yararlanan Ramazan Kemanlı, sessiz ortamı sayesinde derslerine daha rahat odaklanabildiğini söyledi. Merkezin konumu ve deniz manzarasının çalışma motivasyonunu artırdığını dile getiren Kemanlı, “Genelde burada yazılımcılara ve mühendislere çok fazla olanak sağlanıyor. CV eğitimleri olsun, kariyer danışmanlığı eğitimleri olsun gerçekten güzel eğitimler veriyorlar. Mersin’de böyle bir yerin olması, bizim için aslında çok büyük bir şans” sözlerini kaydetti. Merkezi kullanan gençlerden Akça Satmaz, personelin ilgili yaklaşımının yanı sıra merkezin teknolojik, konforlu ve sessiz yapısından memnun olduğunu ifade etti. Düzenlenen eğitimlerden de yararlandığını aktaran Satmaz, “Geçen günlerde mülakat tekniği eğitimi almıştım ve çok yararlandım. Bana çok katkı sağladığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Psikolog Güneş Naz Karaca, yaklaşık 2-3 aydır kullandığı merkezin temiz, sakin ve ihtiyaçlara cevap veren yapısıyla kendisini mutlu ettiğini belirterek, “Burada istediğim her imkâna ulaşabiliyorum. Çok güzel etkinlikler ve toplantılar oluyor. Yeni arkadaşlar edindim. Bazı seminerler de veriliyor ve bunların hepsi bize katkı sağlıyor” diye konuştu. Tıbbi Sekreterlik mezunu Esmagül Sarcan, merkezin yalnızca çalışma alanı değil, eğitim ve etkinliklerle kişisel gelişimi destekleyen çok yönlü bir buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, “Burası çok güzel bir alan. Çok verimli bir yer. Burada etkinlikler ve eğitimler oluyor. Onlara da katılma imkânım oluyor. Sınavdan sonra da buraya gelmeyi düşünüyorum” dedi. Gıda Teknikerliği mezunu olan Rabia İspir ise kütüphanelerde çoğu zaman yer bulamadıkları için merkezi tercih ettiklerini belirterek, sunulan çalışma ortamından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Merkezin, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap veren konforlu bir yapıya sahip olduğunu ifade eden İspir, “Çok konforlu. Suyumuz, çayımız her zaman oluyor. Klimalı, masalar geniş ve sessiz bir ortam. Çok memnunum” ifadelerini kullandı. Öğrenci Sami Güngör de merkezi ders çalışmak amacıyla kullandığını belirterek, “Bazı arkadaşlarımızın evde çalışacak alanı olmayabilir. Bizim için bir alan açmış oluyor burası” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, Huawei, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi. Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor  Haber

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor 

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi.j Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijitalpark Teknokent'te Akıllı Kampüs Dönüşümü Enerji Yönetimiyle Başladı Haber

Dijitalpark Teknokent'te Akıllı Kampüs Dönüşümü Enerji Yönetimiyle Başladı

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile Türk-Alman Üniversitesi ortaklığında faaliyet gösteren Dijitalpark Teknokent'te yürütülen Akıllı Kampüs Dönüşüm Projesi kapsamında kampüs yönetimini dijitalleştirecek yeni nesil sistemler devreye alınmaya başladı. İlk fazda Nu Teknoloji tarafından geliştirilen gerçek zamanlı enerji yönetim sistemi uygulamaya alındı. Kurulan dijital altyapı, enerji kullanımının daha verimli yönetilmesini sağlarken, ilerleyen dönemde hayata geçirilecek yapay zekâ destekli uygulamalar ve diğer dijital çözümler için de temel oluşturuyor. Dijitalpark Teknokent'te 435 şirket faaliyet gösteriyor. Kampüsün yıllık enerji tüketimi yaklaşık 4.355 MWh seviyesinde bulunuyor. Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte enerji tüketiminde %27,2 oranında tasarruf sağlanması, yıllık yaklaşık 4.740.000 Türk lirası maliyet avantajı elde edilmesi ve karbon emisyonunun 550 ton azaltılması hedefleniyor. Gerçek zamanlı izleme altyapısı sayesinde enerji tüketimindeki verimsizliklerin tespit edilerek daha etkin kaynak yönetimi sağlanması amaçlanıyor. Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin projeyle ilgili şunları söyledi: "Türkiye'nin yüksek katma değerli, yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefi doğrultusunda şekillenen Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu, teknoparklar, akademik çevre ve teknoloji şirketleri arasındaki güçlü iş birlikleriyle somut projelere dönüşmeye devam ediyor. Teknoparkların en önemli görevlerinden biri de geliştirilen teknolojilerin gerçek yaşam koşullarında uygulanmasına imkân sağlamak. Akıllı Kampüs Dönüşüm Projemiz de bu anlayışın somut örneklerinden biri. Dijitalpark Teknokent'te başlayan bu dönüşüm aynı zamanda Türk mühendislerinin, üniversitelerin, akademisyenlerin ve teknopark ekosisteminin ortak başarısını temsil eden örnek bir akıllı kampüs modelidir. Burada oluşturulan altyapı hem kampüsün daha verimli yönetilmesini sağlayacak hem de yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve doğrulanması için yaşayan bir laboratuvar işlevi görecek." Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, iş birliğine yönelik şu değerlendirmelerde bulundu: "Akıllı kampüs yaklaşımını yalnızca enerji tüketimini izleyen bir sistem olarak görmüyoruz. Dijitalpark Teknokent'te devreye aldığımız sistem sayesinde hücresel olmayan non-cellular 5G (DECT NR+) haberleşme teknolojisini kullanarak enerji tüketimini gerçek zamanlı olarak güvenilir, düşük gecikmeli ve ölçeklenebilir bir iletişim altyapısı üzerinden izleyip analiz edebiliyor, kampüs yönetiminin daha verimli ve öngörülebilir hale gelmesini sağlayacak dijital altyapıyı oluşturuyoruz. Non-cellular 5G (DECT NR+) altyapısının sunduğu yüksek cihaz yoğunluğu desteği ve bağımsız özel ağ mimarisi sayesinde kampüs genelindeki sensörler, sayaçlar ve diğer IoT cihazlarından elde edilen verileri güvenli ve kesintisiz şekilde yönetebileceğiz. Enerji yönetimi, yapay zekâ ve non-cellular 5G (DECT NR+) teknolojilerini bir araya getiren bu yaklaşımın; üniversite kampüslerinden kamu kurumlarına, sanayi tesislerinden akıllı şehir projelerine kadar birçok farklı alanda uygulanabilecek ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve geleceğe hazır bir model oluşturacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik Haber

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2025 yılı eylül ayında başlatılan ve Türkiye’nin nükleer teknolojilerde önemli bir üs olarak konumlanmasını hedefleyen “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” çağrısına yanıt, IC Holding grup şirketlerinden IC Nükleer ve Endüstri’den (ICN) geldi. IC Holding, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS başta olmak üzere enerji güvenliği, karbon nötr hedefi ve teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda nükleer faaliyetlerini ICN çatısı altında topladığını duyurmasının ardından “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile iş birliği anlaşması imzaladı. Ülkemizde ilk, dünyada ise aynı anda dört reaktörün birden inşa edildiği ilk nükleer santral olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ana yüklenicisi olmayı sürdüren IC Grubu, bu alandaki mühendislik ve uygulama deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak İTÜ’de yerli nükleer reaktör üretimi (SMR) için kurulacak teknoparkın ilk özel sektör destekçisi oldu. İş birliği, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve IC Holding CEO’su Can Çaka tarafından imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Türkiye’nin nükleer enerji vizyonu doğrultusunda atılan bu adım, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve sanayide bağımsızlığı güçlendirecek stratejik bir dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. ICN’nin İTÜ ile kurduğu iş birliği ile şekillenen bu yeni dönem, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde küresel ölçekte söz sahibi olma hedefini somutlaştırırken, ülkemizin nükleer teknolojilerde yalnızca uygulayıcı değil, tasarlayan, geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefinde de kritik bir eşik olacak. Can Çaka: “Anahtar teslim nükleer oyuncu olmayı hedefliyoruz” Türkiye’nin nükleer çağında oyun kurucu bir rol üstlenmeyi hedeflediklerini aktaran IC Holding CEO’su Can Çaka, şirketin nükleer alandaki vizyonunu şu sözlerle ortaya koydu: “Dünya enerji ve teknoloji alanında yeni bir kırılma noktasından geçiyor. Nükleer teknoloji, bu dönüşümün en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Biz IC Holding olarak bu dönüşümün sadece bir parçası olmayı değil, yön veren oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren ve üreten bir pozisyona geçiyoruz. Nükleer endüstrinin güçlü ve kalıcı bir parçası olmayı; kendi ülkemizde özellikle odaklanacağımız 4. nesil hızlı reaktörlerin imalatını yapmayı ve bu kabiliyeti zaman içinde küresel ölçekte de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde edindiğimiz EPC deneyimiyle bu alanda önemli bir yetkinlik kazandık. Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimiz bunun ötesine geçmek. Artık yalnızca projelerin yüklenicisi değil; tasarımından mühendisliğine, üretiminden uygulamasına kadar tüm süreci yöneten, anahtar teslim nükleer projeler geliştirebilen entegre bir yapı kuruyoruz. İTÜ ile başlattığımız iş birliği, bu vizyonun en somut adımlarından biri. Akademi ile sanayiyi bir araya getirerek Türkiye’de gerçek anlamda bir nükleer teknoloji ekosistemi oluşturuyoruz. Amacımız yalnızca projeler geliştirmek değil; Türkiye’yi nükleer teknolojilerde üretici, ihracatçı ve küresel ölçekte referans bir ülke konumuna taşımak.” İTÜ’de nükleer teknopark: Çok paydaşlı bir ekosistem kuruluyor Nükleer enerji teknolojileri, küçük modüler reaktörler (SMR) ve ilgili mühendislik çözümleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen İTÜ nükleer teknopark, Türkiye’nin bu alandaki ilk yapılanması olacak. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Küresel ölçekte iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde şekillenen dönüşümle birlikte jeopolitik ve jeoekonomik dengeler yeniden tanımlanıyor. Bu çok katmanlı yapı içinde; enerji güvenliği, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir zorunluluk haline gelirken; enerji üretiminden dağıtımına kadar tüm sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiriyor. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. Bu çerçevede meseleye, enerjiye erişimin ötesinde; bu teknolojileri geliştirme, tasarlama ve yön verebilme kapasitesini inşa etme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Küçük modüler reaktörler (SMR) ise küresel ölçekte yeni nesil enerji sistemlerinin merkezinde yer alırken, bu alanda geliştirilen bilgi ve teknoloji kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle, İTÜ olarak konuyu, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan “Yerli Modüler Nükleer Reaktör Geliştirme” hedefiyle doğrudan örtüşen bir çerçevede ele alıyoruz. Nükleer bilimi, teknolojisi ve mühendisliği konusunda en fazla ihtiyaç ise insan kaynağı odaklı. İTÜ olarak bu kapsamda lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere her düzeyde katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Prof. Dr. Hasan Mandal, şöyle devam etti: “Türkiye’nin enerji alanında ilklerine ve enlerine imza atan bir üniversite olarak, nükleer teknolojilerdeki akademik birikimimizi ileri araştırma ve teknoloji geliştirme süreçleriyle bütünleştiriyoruz. Türkiye’nin ilk araştırma reaktörü olan İTÜ TRIGA MARK II Eğitim ve Araştırma Reaktörü’ne ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin ilk Enerji Enstitüsü’nü kurmuş bir kurum olarak bu alandaki kurumsal sürekliliğimizi güçlendirirken aynı zamanda nükleer teknolojilerde akademik liderliği üstlenmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Bu süreçte IC Nükleer ve Endüstri ile başlattığımız iş birliği, akademi ve sanayinin birlikte etkiyi büyüten ve süreci hızlandıran bir çarpan etkisi olmasının yanı sıra, ülkemizin nükleer teknolojilerde üretme kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım niteliğinde. Bu iş birliğini iki kurum arasında sadece kurulan bir yapı olarak görmekle kalmayıp farklı üniversitelerin, araştırma merkezlerinin ve sanayi paydaşlarının dahil olduğu çok paydaşlı bir ekosistemin parçası olarak ele alıyoruz. Nükleer teknolojilerde geçmişten gelen birikimimiz ile süreci reaktif bir yaklaşımın ötesinde proaktif bir anlayışla ele alıyor; akademik birikimimizden ve tabandan gelen gelişim (bottom-up) ile beslenen organik bir yapı kuruyoruz. Enerji Enstitümüz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla nükleer teknolojileri üniversitemizin öncelikli araştırma alanları arasında konumlandırırken, Türkiye’nin ilk Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı ile akademi ve sanayinin eş zamanlı üretim yaptığı, araştırmadan tasarıma, mühendislikten üretime uzanan bütüncül bir yapıyı hayata geçiriyoruz. Bu yapıyı, bilginin doğrudan uygulamaya dönüştüğü ve disiplinler arası etkileşimin süreklilik kazandığı bir ekosistem olarak kurguluyoruz. “Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği ve derinleşmesi açısından önemli bir potansiyel sunuyor.” “Birlikte Öğrenme Laboratuvarlarımız ile farklı disiplinlerden araştırmacılar ve öğrencileri ortak problem alanları etrafında bir araya getiriyor; birlikte öğrenme, birlikte geliştirme ve birlikte başarma yaklaşımını somut çıktılarla güçlendiriyoruz. Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Mükemmeliyet merkezimiz, lisansüstü programlarımız ve Türkiye’de ilk kez açılan “Nükleer Mühendislik” Yenilikçi Yandal Programımız ile bu alanda nitelikli insan kaynağını sistematik bir şekilde yetiştiriyor; araştırma kapasitemizi insan kaynağı gelişimiyle eş zamanlı olarak ileri taşıyoruz. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. İTÜ olarak bu anlayışla hareket ediyor; akademi ve sanayinin birlikte ürettiği bu ekosistemi kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürerek ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücüne katkı sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ICN’nin İTÜ ile başlattığı bu iş birliği, yalnızca iki kurum arasında kurulan bir ortaklık değil; farklı akademik kurumların da dahil olduğu geniş bir bilgi ve araştırma ağına dayanıyor. Başta Hacettepe Üniversitesi olmak üzere nükleer alanda çalışan farklı üniversitelerden akademisyenlerin de dahil olacağı bu yapı, disiplinler arası bir yaklaşımla ilerleyecek. Proje kapsamında insan kaynağı geliştirme hedefi doğrultusunda her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilmesi planlanırken, çalışmanın yaklaşık 4 ila 8 yıl arasında bir sürede olgunlaşması öngörülüyor. Kurulacak nükleer teknopark ile yerli reaktör tasarımından mühendislik geliştirme süreçlerine, insan kaynağı yetiştirilmesinden nükleer sınıf üretim altyapısının oluşturulmasına kadar geniş bir ekosistem inşa edilmesi hedefleniyor. Akademi ile özel sektörü aynı çatı altında buluşturan bu yapı, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde kalıcı bir bilgi birikimi ve üretim kapasitesi geliştirmesinin de temelini oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, Girişim Bankacılığında Ölçek Büyüttü  Haber

Akbank, Girişim Bankacılığında Ölçek Büyüttü 

Akbank, 2023’te hayata geçirdiği Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında girişimcilik ekosistemine değer katmayı sürdürüyor. Girişimcilik ekosistemini finansal çözümlerin yanı sıra danışmanlık, mentorluk, kaynak sağlama gibi konularda da destekleyen Akbank Girişimcilik Bankacılığı, her girişimciye bire bir atanan danışmanlarla girişimlerin kuruluş aşamasından uluslararası pazarlara açılım süreçlerine kadar yolculuklarının her aşamasında yanlarında yer alıyor. Esnek ve dijital finansal olanaklarla girişimcilerin operasyonel süreçlerini kolaylaştıran Akbank, bulut kredisi, dijital pazarlama ve start-up hukuku gibi özel alanlarda da girişimcilere destek sunuyor. Mentorluk, network ve stratejik iş ortaklıkları aracılığıyla ise girişimlerin ekosistem içindeki konumlarını güçlendirmeyi hedefliyor. “Girişim Bankacılığı Denildiğinde Akla Gelen İlk Banka Olmayı Hedefliyoruz” Akbank KOBİ Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “Akbank olarak girişimciliği ekonomik kalkınmanın ve sürdürülebilir büyümenin itici gücü olarak görüyoruz. Bu bilinçle kurduğumuz Akbank Girişim Bankacılığı ile kuruluştan globale açılıma kadar girişimlerin tüm yolculuğunu kapsayan, Türkiye’de ilk kez bu ölçekte tasarlanmış uçtan uca bir bankacılık modeline sahibiz. Girişimlerin ihtiyaçlarına özel geliştirdiğimiz finansman çözümleri ve iş planına dayalı kredi değerlendirmesinden yatırım fonlarına erişime, mentorluktan network’e ve bankacılık dışı kritik hizmetlere kadar büyümeyi hızlandıran bütünsel bir yapı sağlıyoruz. Ak Portföy’ün girişim sermayesi alanındaki deneyimi ve Arya Yatırım Platformu iş birliğiyle yatırım, bilgi ve deneyimi aynı masada buluşturuyor; girişimlerin potansiyellerini gerçekleştirmeleri için güç birliği içinde çalışıyoruz. Böylece 2025 yılında binlerce girişime ulaşarak etkimizi ölçeklendirdik. Önümüzdeki dönemde de yeni programlar ve ürünlerle girişimlerin büyüme yolculuğunda aktif rol almaya devam edeceğiz” dedi. Girişimcilik ekosistemini dört bir koldan destekledi Akbank’ın start-up ve teknogirişimlere özel tasarladığı Teknogirişim Paketi’nde yeni girişimlere özelleştirilmiş kredi süreçleri ile iş planına dayalı kredi değerlendirmesi, çeşitli masrafsızlık ve muafiyetler, TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerine özel Teminat Mektubu oranları, teknopark ve teknokentlerde faaliyet gösteren girişimlerin kira ödemeleri için chip-para desteği, özel maaş anlaşması gibi birçok ürün ve avantaj yer alıyor. Banka ayrıca Ak Portföy aracılığıyla Akbank Girişim Bankacılığı müşterilerine özel 20 milyon dolarlık girişim sermayesi fonu sunarken; Arya Yatırım Platformu iş birliğiyle yıl boyu mentorluk, eğitim ve networking olanakları sağladı. Bu kapsamda bugüne kadar toplam iki binin üzerinde başvuru alan 12 program hayata geçirilirken, bu programlardan yaklaşık bin girişimci doğrudan faydalandı. Bu çalışmalar arasında yer alan Yatırıma Hazırlık Programı ile 40 girişim, yatırım ekosistemine girişimlerini sunmaya ve işlerini geleceğe taşımaya hazır hâle geldi. Bu alandaki desteğin devamı olarak, gelecek dönem için iki yeni program üzerinde çalışmalar sürdürülüyor. Akbank Girişim Bankacılığı, girişimlerin görünürlüklerini ve iş birliği potansiyellerini de güçlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda 8 girişim için özel olarak hazırlanan YouTube ve podcast içerikleriyle dijital görünürlük desteği sağlandı. Aynı dönemde 6 girişimle stratejik iş birliği hayata geçirilirken, 2 girişim Akbank iş ortağı oldu ve kurumsal müşteri portföylerini Akbank ile büyütme fırsatı yakaladı. Akbank Girişim Bankacılığı 2026 yılında da etkili ve kapsayıcı çözümlerle girişimlerin yanında yer almayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank, Yenilikçi Fikirleri Geleceğe Taşıyor Haber

Halkbank, Yenilikçi Fikirleri Geleceğe Taşıyor

Halkbank’ın, İTÜ ARI Teknokent iş birliği ile ülkemizin girişimcilik ekosistemini geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla 14 Mayıs’ta başlattığı HUBrica Hızlandırma Programı’nın Demo Day’25 buluşması; girişimcilerden melek yatırımcılara, girişim sermayesi temsilcilerinden teknopark yöneticilerine ve akademi çevrelerine geniş bir katılımla, İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kuleleri’nde gerçekleşti. Halkbank, programa dahil olan girişimlerin her birine, inovatif fikirlerini hayata geçirmelerine ve büyümelerine katkı sağlamak amacıyla nakdi ödül verdi. Girişimcilik ekosistemine kapsayıcı destek Bankanın; 2021 yılından bu yana farklı meslek gruplarından 259 bin kadın girişimciye 111 milyar TL, her yaş düzeyinden 222 bin girişimciye 37 milyar TL finansal destek sunduğuna ve Üreten Kadınlar Buluşmaları, BİGE, Jet Luck gibi farklı projelerle girişimcilik ekosistemini güçlü bir vizyonla desteklediğine dikkat çeken Halkbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Murat Yıldırım şunları söyledi: “Cesur ve kararlı girişimcilerin hayata geçirdiği projeler, yalnızca bugünün ekonomisini değil, yarının dünyasını da şekillendiriyor; bugün burada bu vizyoner fikirleri dinlemek için bir aradayız. HUBrica programımız; girişimcilere güçlü bir mentörlük ağı ve kapsamlı eğitimlerin yanı sıra, uluslararası iş birliği yapma ve yatırım alma fırsatları da sunuyor.” İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş ise; “HUBrica Programı, teknoloji ve girişimcilik ekosistemimizin geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Halkbank ile hayata geçirdiğimiz bu güçlü iş birliğiyle; fintek, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteren girişimcilerimizin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. İTÜ ARI Teknokent olarak vizyonumuz, girişimcilerimizin geliştirdikleri teknolojileri ticarileştirerek uluslararası pazarlarda konumlanmalarını sağlamaktır. HUBrica Programı ise bu vizyonun en güçlü örneklerinden biri olarak; yenilikçi teknolojileri yatırım, mentörlük ve iş birliğiyle buluşturarak Türkiye’nin teknoloji odaklı dönüşümüne yön veriyor.” değerlendirmesinde bulundu. Eğitimden mentörlüğe, iş birliğinden yatırıma HUBrica’25 kapsamında programı tamamlayan 9 girişime; değer önerisi, gelir modeli, finansman yönetimi gibi alanlarda aldıkları eğitimlerin yanı sıra, finansa erişim, hukuki süreçler, satış ve pazarlama gibi kritik alanlarda mentörlük desteği sağlandı. Ayrıca girişimciler, Demo Day’de projelerini yatırımcılara sunma şansını da elde etti. Yenilikçi çözümler, güçlü ekosistem HUBrica Hızlandırma Programı; fintek, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ tabanlı teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren girişimleri destekleyerek hem ülkemizin girişimcilik kültürünü güçlendirmeyi hem de genç girişimcilerin küresel ölçekte rekabet edebilmelerine katkı sunmayı hedefliyor. HUBrica Demo Day 25’te sunum yapan girişimler 1. DRING AI: Ses ve yazı tabanlı yapay zekâ çözümleriyle, kurumlar adına telefon görüşmeleri yapabilen, yazışabilen ve raporlayabilen entegre sanal müşteri temsilcileri üretmektedir. 2. ALSE DATA: Teknik ekibe ihtiyaç duymadan veriyi analiz eden ve pazarlama-satış ekiplerine anlamlı öngörüler sunan yeni nesil veri analiz platformudur. 3. CORPOWID: İnternet sitelerini engelli bireyler ve özel ihtiyaç sahibi kullanıcılar için erişilebilir hale getiren yapay zekâ destekli çözümler sunmaktadır. 4. EXAR: AR/VR/XR teknolojileriyle sanal turlar, uzaktan operasyonlar, CAD senkron ürün deneyimi ve 3D konfigüratör gibi çözümler sunarak dijital dönüşüm sağlamaktadır. 5. KOBİ PRATİK: KOBİ’lerin finansal başvuru sürecini kısaltan, kredi evraklarını dijital cüzdanda güvenle saklamalarını sağlayan bir platformdur. 6. ICARBON: Patentli “Hidrotermal Depolimerizasyon” teknolojisini kullanarak, polimer endüstrisi atıklarını yüzde 90'a varan oranda ileri dönüştürmekte ve üretim süreçlerine yeniden dahil etmektedir. 7. CARBON SMART: Bankaların ve müşterilerinin karbon emisyonlarını yapay zekâ ile analiz eden, sürdürülebilirlik odaklı, PCAF ve kapsam standartlarına uyumlu dijital karbon ayak izi yönetim platformudur. 8. SYNAPS AI: İşe alım, çalışan deneyimi ve işten çıkış süreçlerini entegre bir şekilde yönetmeyi amaçlayan yapay zekâ temelli insan kaynakları platformudur. 9. BILLY: İşletmelerin kâğıt kullanımını ortadan kaldırarak maliyetleri azaltmayı, çevresel sürdürülebilirliği artırmayı, müşteri deneyimini dijitalleştirmeyi amaçlamaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.