Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknopark İstanbul

Kapsül Haber Ajansı - Teknopark İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknopark İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı Haber

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı

Etkinlikte sunum yapan isimlerden İSTEK Okulları 11. sınıf öğrencisi Defne Topaloğlu, hava kirliliğinden en çok etkilenen kişilerin günlük hayatta ne yapacaklarını bilmediklerini fark ettiklerini söyledi. Bu durumun özellikle astım hastaları ve solunum rahatsızlığı yaşayan bireyler için ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Defne, bu sorundan yola çıkarak geliştirdikleri AirBuddy adlı telefon uygulamasını anlattı. Şehir içi otobüslere yerleştirilen sensörler aracılığıyla hava kirliliği verilerinin toplandığını belirten Defne, “Uygulama sayesinde kullanıcılar bulundukları bölgedeki hava kalitesini görebiliyor. Günlük hayatta hangi saatlerde dışarı çıkmaları gerektiği ya da hangi önlemleri almaları gerektiği konusunda bilgi sahibi oluyorlar” diye konuştu. Bu sürecin kendileri için önemli bir deneyim olduğunu vurgulayan Defne, “Bu çalışma bize yalnızca bir proje geliştirmeyi değil, kendimizi ifade etmeyi ve topluluk önünde konuşmayı da öğretti. Geçen yıla göre çok daha özgüvenliyim” ifadelerini kullandı. Etkinlik Arayan Öğrenci, Sponsor Arayan Kulüp Projesini sunan bir diğer isim olan Yeditepe Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri 2. sınıf öğrencisi Doruk Kadir Sezer, üniversite hayatında hemen herkesin yaşadığı ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir eşleşme sorununa odaklandıklarını söyledi. Doruk, öğrencilerin ilgi alanlarına uygun etkinliklere ulaşmakta zorlandığını, öğrenci kulüplerinin ise etkinliklerini hayata geçirmek için sponsor bulmakta sıkıntı yaşadığını belirtti. Bu iki ihtiyacın aslında aynı noktada kesiştiğini vurgulayan Doruk, “Bir yanda etkinlik arayan öğrenciler, diğer yanda sponsor bulmakta zorlanan kulüpler var. Biz bu iki tarafı ve şirketleri aynı yapı içinde buluşturarak, herkes için daha verimli bir sistem geliştirdik. Bu soruna çözüm olarak, öğrencilerle kulüpleri ve sponsorları aynı çatı altında buluşturan bir yapı tasarladık” dedi. 61 Ekip Başvurdu, 11 Girişim Sahneye Çıktı Yeditepe Üniversitesi tarafından yürütülen Yeditepe Yeni Fikir programına bu yıl lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan 61 ekip başvurdu. Ön değerlendirme sürecinin ardından seçilen 25 ekip, eğitim ve mentörlük desteği alarak projelerini geliştirdi. Süreci başarıyla tamamlayan 6 üniversite ve 5 lise ekibi olmak üzere toplam 11 girişim, Demo Day kapsamında projelerini yatırımcıların karşısına çıkardı. Genç girişimciler; yapay zeka, dijital altyapı, savunma, derin teknoloji, akıllı şehirler, sürdürülebilirlik, tüketici elektroniği, sağlık ve gıda gibi alanlarda geliştirdikleri projeleri sundu. Sunumların ardından girişimcilere katılım sertifikaları verildi. “Bilgiyi Üretmek Yetmiyor, Çözüm Üretmek Gerekiyor” Yeditepe Yeni Fikir Demo Day etkinliğinde değerlendirmelerde bulunan Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, önümüzdeki yıllarda teknoloji alanında çok hızlı bir dönüşüm yaşanacağına dikkat çekti. Bayat, bu dönüşüme erken uyum sağlayan kurumların ve ülkelerin önemli avantajlar elde edeceğini belirterek, değişime direnmenin hem maliyetleri artıracağını hem de üniversitelerle sektörler arasında ciddi farklar oluşturacağını söyledi. Bilgi üretim süreçlerinin yapay zeka destekli sistemlerle hızlandığını belirten Bayat, “Artık bilginin yalnızca üretilmiş olması yeterli değil. Önemli olan, bu bilginin gerçek bir probleme çözüm getirip getirmediği. Üniversiteler ve sektör, üretilen bilginin doğruluğunu ve uygulamaya dönüşüp dönüşmediğini daha fazla sorgulamak zorunda” ifadelerini kullandı. Üniversite olarak girişimcilik odaklı bir eğitim modeli benimsediklerini vurgulayan Bayat, Teknoloji Transfer Ofisi, araştırma merkezleri, ön kuluçka ve kuluçka yapılarının bütüncül bir anlayışla çalıştığını söyledi. Bayat, “Öğrenciler yalnızca akademik bilgiyle değil, girişimcilik kültürüyle de yetiştirilmeli” dedi. “Gençlerin Fikirlerinin Sahaya Çıkması Çok Önemli ve Değerli” Etkinlikte konuşan Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise genç yaşta geliştirilen fikirlerin gerçek ekosistemle buluşmasının önemine dikkat çekti. Akyol, “Teknoparklar yalnızca teknoloji üretilen alanlar değil, aynı zamanda fikirlerin olgunlaştığı, test edildiği ve yatırımcıyla buluştuğu yapılardır. Liseli ve üniversiteli öğrencilerin bu yaşta projelerini sahaya çıkarması son derece önemli ve değerli” dedi. Üniversite–sanayi iş birliklerinin girişimcilik ekosisteminin temel taşı olduğunu vurgulayan Akyol, “Bu tür programlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda iş dünyasının beklentilerini erken aşamada tanımasını sağlıyor. Teknopark İstanbul olarak bu temasın güçlenmesine büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli Haber

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli

Yeditepe Üniversitesi Ar-GE ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca akademik sınırlarda kalmamasını, gerçek hayatta karşılık bulan, insana ve topluma dokunan bir değere dönüşmesini önemsediklerini belirterek “Bu anlayışla, bir fikrin ortaya çıkışından ürüne dönüşmesine, şirketleşmesine, yatırım almasına ve uluslararası pazarlara açılmasına kadar uzanan, baştan sona düşünülmüş bir yapı oluşturduk; akademik bilgi ile girişimcilik kültürünü bir araya getirerek bilginin kalıcı ve somut bir faydaya dönüşmesini hedefliyoruz” dedi. Prof. Dr. Oğuz Bayat, Yeditepe Üniversitesi’nde kurulan, yeni nesil teknoloji ve girişimcilik modelini anlattı: İki Alanda Birlikte Çalışan Bütüncül Yapı Kurulan sistem, kampüs içindeki çalışma alanları ile Teknopark İstanbul bünyesinde yer alan Teknoloji Üssü olmak üzere iki ayrı fiziksel alanda birlikte çalışan, birbirini tamamlayan ve sürekli etkileşim içinde olan bir yapıdan oluşmaktadır. Kampüs içindeki alanlar fikir üretimi ve ön kuluçka sürecine odaklanırken, Teknopark İstanbul’daki merkezler ticarileşme, Ar-Ge ve ölçeklenme aşamalarını kapsamaktadır. Bu iki alan arasında doğal ve sürdürülebilir bir geçiş mekanizması oluşturulmuştur. Kampüste Fikirden Başlayan Süreç: IdeaLab Kampüs içindeki ilk aşamayı temsil eden IdeaLab, ön kuluçka sürecinin yürütüldüğü bir fikir laboratuvarı olarak konumlanmaktadır. Kampüsün girişinde yer alan bu alanda öğrenciler, akademisyenler ve dışarıdan gelen girişimciler birlikte çalışmakta; henüz şirketleşmemiş ancak potansiyel taşıyan fikirler burada olgunlaştırılmaktadır. IdeaLab’de amaç, fikri netleştirmek, ekipleri oluşturmak, ilk prototip ve iş modeli üzerinde çalışmak olup, şirketleşme süreci bir sonraki aşamada başlamaktadır. Teknoloji Üssü’nde Araştırma, Ticarileşme ve Ölçeklenme Fikirler olgunlaştıktan sonra projeler, Teknopark İstanbul’daki Teknoloji Üssü’ne taşınmakta ve gelişimlerini burada sürdürmektedir. Aynı katta yer alan üç farklı merkez ise, bu sürecin hem araştırma hem de ticarileşme boyutunu bir arada destekleyen bütünlüklü bir yapı oluşturmaktadır. AI for Industry Araştırma Merkezi AI for Industry Araştırma Merkezi, Fraunhofer Almanya ile ortak olarak faaliyet göstermekte ve endüstri için yapay zeka odaklı çalışmalar yürütmektedir. Akademi ve sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler aracılığıyla uluslararası iş birlikleri kurulmakta ve kurumsal Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Merkezimizin açılışı Mart ayında, uluslararası paydaşlarımızın ve üst düzey davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilecektir. Venture Studio: Şirket Çıkarma Modeli Teknoloji Üssü bünyesinde yer alan Venture Studio, klasik kuluçka modellerinden farklı olarak, dünyada yaygınlaşan şirket çıkarma merkezi yaklaşımıyla yapılandırılmıştır. Venture Studio çatısı altında öğrenciler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve yatırımcılar aynı yapı içinde bir araya gelmekte; fikirler şirketleşmekte, ürünler ticarileşmekte ve uluslararası pazarlara açılacak şekilde hazırlanmaktadır. Bu yapı yalnızca üniversite içinden değil, dış paydaşlara da açık olup, ortalama on iki ay süren süreç sonunda şirketler mezun edilmekte ve gelişimleri yakından takip edilmektedir. Sürdürülebilirlik Odaklı Çalışmalar: Dekarbonizasyon Merkezi Teknoloji Üssü’ndeki üçüncü yapı olan Dekarbonizasyon Merkezi, proje bazlı çalışmalar yürütmekte ve İSKA destekli bir TÜBİTAK projesi kapsamında faaliyet göstermektedir. Merkez, karbon ayak izi, enerji ve sanayi dönüşümü alanlarında sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir. 350 Aktif Proje ve Somut Çıktılar Kurulan bu yapı kapsamında bugün yaklaşık 350 aktif proje eş zamanlı olarak yürütülmektedir. Bu projeler; öğrenciler ve akademisyenler tarafından geliştirilen çalışmaların yanı sıra, dış paydaşlarla kurulan iş birliklerini de içermekte ve TÜBİTAK, Avrupa Birliği, özel sektör ile uluslararası fon kaynakları tarafından desteklenmektedir. Çoğu zaman küçük ölçekli fonlarla başlayan bu yolculuk, zamanla daha büyük yatırımlara ve ticarileşme aşamasına ulaşmaktadır. Süreç yalnızca potansiyel üretmekle sınırlı kalmamakta; Teknofest ve uluslararası yarışmalarda elde edilen başarılar, Take Off gibi ulusal ve uluslararası teknoloji fuarlarında tanıtılan ve yatırım alan girişimler gibi somut çıktılarla da kendini göstermektedir. TÜBİTAK BİGG Programı ile Ulusal Ölçekte Etki Ekosistemin önemli bileşenlerinden biri de TÜBİTAK BİGG Programı’dır. Yeditepe Üniversitesi, Medipol Üniversitesi ve Kültür Üniversitesi’nin yer aldığı konsorsiyum yapısı kapsamında yürütülen program aracılığıyla, Türkiye genelinden gelen girişimcilik projeleri değerlendirilmektedir. Uygun bulunan projelere 1 ila 1,5 milyon TL arasında fon sağlanmakta; fon alan girişimler kampüs içinde, Teknopark İstanbul’da veya Venture Studio bünyesinde çalışmalarını sürdürebilmektedir. Uzun Vadeli Hedef: Sürdürülebilir ve Uluslararası Etki Yeditepe Üniversitesi olarak vizyonumuz; üniversitede üretilen bilginin girişimcilik, teknoloji ve sanayiyle buluşarak sınırları aşan, kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmasıdır. Gençlerin, akademisyenlerin ve girişimcilerin potansiyelini ortak bir gelecek hedefinde buluşturan bu yaklaşım; Türkiye’nin teknoloji yolculuğuna yön veren, ulusal ölçekte güç kazanan ve uluslararası alanda karşılık bulan sürdürülebilir bir model olarak kararlılıkla ilerlemektedir.

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu Haber

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu

Hem yatırım sürecinin hem de şirketleşmenin aktif parçası olan üniversite, bu modelle fikrin laboratuvardan pazara uzanan yolculuğunu hızlandırıyor. Türkiye, teknoloji üreten ve kendi ayakları üzerinde duran bir ülke olma hedefi doğrultusunda girişimcilik ekosisteminde yeni bir döneme giriyor. TÜBİTAK tarafından yürütülen 1812 BiGG Yatırım Programı, 2026–2028 dönemi için açıkladığı yeni yapısıyla girişimcilere yalnızca hibe değil, doğrudan yatırım sunan bir modele geçiyor. Bu dönüşümün üniversite ayağında ise Yeditepe Üniversitesi, kurduğu Venture Stüdyo ile dikkat çekiyor. Yeni modelle birlikte devlet, erken aşama teknoloji girişimlerine yatırımcı olarak ortak olurken Yeditepe Üniversitesi de Venture Stüdyosu aracılığıyla girişimlerin fikirden ürüne, şirketleşmeden pazara kadar olan tüm süreçlerinde aktif rol üstleniyor. Stratejik Ortaklık, Güçlü Ekosistem Yeditepe Üniversitesi’nin önemli aktörleri arasında olduğu BiGG (Bireysel Genç Girişim) Yatırım Programı, İstanbul Kültür Üniversitesi TTO, Medipol TTO A.Ş. ve Ankara Medipol Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor. Program kapsamında Yeditepe Üniversitesi; özellikle sağlık teknolojileri, yapay zekâ ve mühendislik alanlarında girişimci yetiştiren ve hızlandıran stratejik ortaklardan biri olarak konumlanıyor. Girişimcilere Doğrudan Uygulama Alanı Yeditepe Üniversitesi, BiGG Yatırım Programı’na yalnızca başvuru ve eğitim desteği sunmakla kalmıyor. Üniversite, Teknopark İstanbul bünyesinde hayata geçirdiği Venture Stüdyo ile girişimcilere doğrudan uygulama alanı sağlıyor. Venture Stüdyo; akademisyenler, öğrenciler ve girişimci adaylarıyla birlikte yeni startup’lar geliştirmeyi, geleneksel hızlandırma programlarının ötesine geçerek fikrin ürün-pazar uyumuna kadar birebir desteklenmesini hedefliyor. Böylece BiGG kapsamında yatırım almaya aday projeler, daha baştan güçlü bir altyapıyla şekilleniyor. Yatırım dönemi başladı Yeni sistemle birlikte başarılı bulunan girişim fikirlerine 900 bin TL’ye kadar doğrudan yatırım yapılıyor. Çevre, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı projelerde bu tutar 1,5 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor. Bu yatırım karşılığında TÜBİTAK, kurulan şirkete ortak oluyor. Girişimler böylece daha yolun başında hem finansal güç hem de güçlü bir kamu desteğiyle pazara çıkma avantajı elde ediyor. Üniversite altyapısı girişimcinin hizmetinde Yeditepe Üniversitesi, bu programda klasik bir “danışman” rolünün ötesine geçiyor. Girişimciler üniversitenin: • Gelişmiş mühendislik ve ARGE laboratuvarları, • Uluslararası araştırma merkezleri ve hastane altyapıları ile işbirliği, • Yapay zeka ve mühendislik ARGE çalışmalarına dahil olabilme, • TTO işbirlikleri ile geniş bir network ulaşım ve mentorluk/danışmanlık gibi olanaklarından yararlanabiliyor. Özellikle sağlık teknolojileri, biyoteknoloji ve yapay zekâ alanlarında geliştirilen projeler, kâğıt üzerinde kalmadan test ediliyor, geliştiriliyor ve ürüne dönüştürülüyor. Girişimci Olmak İsteyenler için Net Yol Haritası BiGG Yatırım Programı’na başvurmak için şirket sahibi olma şartı aranmıyor. Üniversite öğrencileri, yeni mezunlar ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri programa başvurabiliyor. Tek şart; fikrin teknoloji tabanlı olması ve daha önce benzer bir kamu desteği almamış olması. Süreç şu adımlarla ilerliyor: Girişimci, Yeditepe Üniversitesi gibi uygulayıcı kuruluşa başvuruyorEğitim ve hızlandırma sürecine katılıyorProje/iş planı TÜBİTAK’a sunuluyorBaşarılı projeler “Mükemmeliyet Mührü” alıyorŞirket kuruluyor ve yatırım süreci başlıyor Eğitim, Mentorluk ve Ofis Desteği Tek Çatı Altında Programa kabul edilen girişimcilere; ücretsiz ofis alanı, laboratuvar ve teknik altyapı, şirket kuruluşu ve fikri haklar danışmanlığı, pazar analizi, iş planı eğitimi ve birebir mentorluk desteği sunuluyor. Amaç, yalnızca fikir üretmek değil; sürdürülebilir ve ölçeklenebilir şirketler kurmak. Konuya ilişkin bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Araştırma Geliştirme ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, şunları söyledi: “BiGG Yatırım Programı ile Venture Stüdyo modelinin birleşmesi sayesinde; gençler iş arayan değil iş kuran bireylere dönüşürken Türkiye’nin sağlık ve teknoloji alanındaki dışa bağımlılığının azalması ve küresel pazarlara açılabilecek girişimlerin doğması hedefleniyor. Yeditepe Üniversitesi, sahip olduğu bilimsel altyapı ve Venture Stüdyo modeliyle bilgiyi laboratuvarda bırakmayıp yatırıma ve ürüne dönüştürme iddiasını bu programla sahaya taşıyor. Bu iş birliğinden doğacak girişimlerin, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası arenada da adından söz ettirmesini bekliyoruz.”

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım Haber

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım

Erken aşama teknoloji girişimlerine odaklanan Çağla GSYF, finansmanın yanı sıra mentörlük, ticarileşme ve ekosistem entegrasyonunu destekleyerek, küresel ölçekte rekabet edebilecek girişimlerin ortaya çıkmasını ve Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. “Türkiye’nin teknoloji üretim gücüne uzun vadeli kaynak sağlıyoruz” Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat konuyla ilgili değerlendirmesinde: “Deniz Portföy olarak, girişim sermayesi fonlarımız aracılığıyla ülkemizin yenilikçi fikirlerine uzun vadeli ve nitelikli kaynak sağlamayı; Türkiye’de inovasyonun ve girişimcilik ekosisteminin güçlü ve dengeli biçimde gelişimine katkı sunmayı önceliklendiriyoruz. Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz Çağla GSYF, yalnızca finansman sunan bir yapı olmanın ötesinde, girişimlerin ürün geliştirme süreçlerini de mentörlük ile destekleyen ve ekosistemde yatırım akışını güçlendiren bütüncül bir model olarak tasarlandı. Fintech, oyun, yeşil teknoloji, mobilite ve yapay zeka gibi alanlarda tohum öncesi ve tohum aşamasındaki girişimlere yatırım yaparak, Türkiye’nin teknoloji üretimine ve erken aşama başarı hikayelerine katkı sağlayacak olmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. “Ekosistemin gücüne güç katmaya devam edeceğiz” Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Çağla GSYF ile girişimcilerimize sadece finansal kaynak sağlamakla kalmıyor, erken aşama girişimlerin ürün geliştirme süreçlerine ivme kazandıran kapsamlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizması sunuyoruz. Savunma, biyoteknoloji, fintech, oyun ve yapay zeka gibi kritik alanlardaki tohum öncesi ve tohum aşaması projeleri destekleme vizyonumuz kapsamında firmalarımızı belirledik ve bunlara değişen oranlarda toplamda 500 bin dolara yakın yatırım kararı aldık. Birkaç yıl içerisinde toplamda 10 milyon dolara ulaşacak fon hacmimizle, girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, Teknopark İstanbul ekosisteminin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.”

Kastamonu Entegre Endüstriyel Kenevirle ilk 10’da Haber

Kastamonu Entegre Endüstriyel Kenevirle ilk 10’da

Ahşap bazlı panel sektörünün global markası Kastamonu Entegre’nin, endüstriyel kenevir saplarını yüksek katma değerli panele dönüştüren yenilikçi ürünü HempBoard, Fast Company’nin Fast Company Global iş birliğiyle Türkiye’de altıncı kez düzenlenen “En Yenilikçi Şirketler 50” araştırmasında 8. sırada yer aldı. Teknoloji dünyasının önde gelen liderlerinden oluşan jüri tarafından belirlenen listede HempBoard, döngüsel ham madde inovasyonunu iş modelinin merkezine taşıması, çevresel etkisi ve endüstriyel ölçekte uygulanabilirliğiyle öne çıktı. Döngüsel ham madde inovasyonuna yeni bir yaklaşım HempBoard, endüstriyel kenevirin odunsu saplarını atıktan üretim girdisine dönüştüren yapısıyla, Kastamonu Entegre’nin hammadde çeşitliliği artırma, atık miktarını azaltma ve verimliliği geliştirme hedeflerine katkı sağlıyor. Düşük su ihtiyacı, yüksek CO₂ tutma kapasitesi ve üretim süreçlerinde sağladığı enerji tasarrufu, ürünü çevresel etkisi yüksek bir inovasyon olarak konumlandırıyor. Tasarım ve mimarlık için yeni kullanım olanakları Kompozit yapısıyla HempBoard; mimarlık ve iç mekân tasarımında farklı kullanım alanları sunan, estetik ve fonksiyonel bir alternatif olarak öne çıkıyor. Biyobazlı malzemelere yönelik küresel ilgiyle uyumlu yapısı, ürünü endüstriyel kullanımın yanı sıra yaratıcı disiplinler için de değerli bir seçenek haline getiriyor. Ar-Ge odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımı Kastamonu Entegre, Türkiye ve yurt dışındaki tesislerinde inovasyonu temel stratejik önceliklerinden biri olarak ele alıyor. Teknopark İstanbul’daki Ar-Ge merkezi, etkin kaynak kullanımı, ileri malzeme teknolojileri ve süreç geliştirme çalışmalarının yürütüldüğü yapı olarak öne çıkıyor. Global ödüllerle pekişen liderlik Daha önce de birçok önemli ödül alan ve listelerde yer bulan HempBoard’un son olarak Fast Company listesinde elde ettiği bu başarı, Kastamonu Entegre’nin sürdürülebilirlik odaklı inovasyon alanında küresel ölçekte artan etkisini bir kez daha gösteriyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.