Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tekstil

Kapsül Haber Ajansı - Tekstil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tekstil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracatın 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2,1 milyar dolardan 3 milyar dolara çıktığını, hedeflerinin orta vadede Çin’e ihracatı 10 milyar dolara çıkarmak olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na 9. kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını, gıda, kozmetik, tekstil ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren 15 firmayla Türkiye’nin Çin’e ihracatının artması için mesai vereceklerini belirtti. Çin’in, 2025 yılında 3 trilyon 772 milyar dolar ihracatla dünya lideri olduğuna dikkati çeken Öztürk, “Çin, ithalat için uzak bir ülke olmadığı gibi ihracat içinde uzak bir ülke değil. Çin, 2025 yılında 2 trilyon 583 milyar dolarlık ithalatla dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı ülke konumunda. Çin’i bir ülke olarak değil, bir kıta olarak değerlendirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çin’de sağlıklı ürünlere talep artıyor “Son yıllarda Çin pazarına yönelik yoğun çalışma yürüyoruz” diyen Öztürk şöyle devam etti; “Çin pazarında özellikle gıda ürünlerine yönelik tüketim alışkanlıklarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. “Sağlıklı ürünler”, ürün içeriğinin açık ve şeffaf biçimde belirtildiği clean label yaklaşımı ve doğal koruyucuların kullanımı gibi trendler giderek güçleniyor. İhracatımızı mevcut hammaddeden yüksek katma değerli ve tüketici odaklı ürünlere kaydırmakta. Burada üç alan özellikle öne çıkıyor: Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri: Türk gülünden elde edilen doğal kozmetik ürünleri, doğal içerikli bakım ürünleri, aromatik ürünler ve premium kişisel bakım ürünleri. Sağlıklı ve fonksiyonel gıda: Kuru meyveler, Antep fıstığı, bal, zeytinyağı, doğal atıştırmalıklar, sağlıklı/organik ürünler ve hazır tüketilebilir gıdalar. Premium Türk gıda ürünleri: Zeytinyağı, kuru meyve, fındık, Antep fıstığı, bal ve seçilmiş işlenmiş gıda ürünleri. Çin'de sağlık odaklı, hazır tüketilebilir ve hazır pişirilebilir gıdalara yönelik talebin arttığına ilişkin güncel tüketim araştırmaları bulunuyor. Türkiye bu sektörlerde güçlü üretici. Çin pazarında sağlıklı gıda ürünleri sektörlerinde büyüyecek potansiyele sahibiz.” Çin’de 300 milyon alım gücü yüksek tüketici var Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde 300 milyon insan yaşadığını paylaşan Öztürk, “Türk firmalarının Çin pazarında başarılı olması için Çin'in Z kuşağı tüketicilerine kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle ulaşabiliriz. Firmalarımız Çince ambalajları olan Z kuşağının taleplerine uygun ürün gamıyla Çin pazarında daha kalıcı olabilirler. Çin pazarında batı benzeri tüketim alışkanlıkları hızla artmakta. Eskiden tasarruf odaklı olan Çinli tüketiciler, artık kaliteli ve sağlıklı ürünlere daha çok harcama yapıyor, dünyayı geziyor, farklı mutfakları ve yaşam tarzlarını deneyimliyor. Biz de bu değişime cevap verebilmek için, Türk zeytinyağı, kuru incir, üzüm, kayısı, şarap gibi Ege Bölgesi’nin öne çıkan ürünlerini, ayrıca organik tarım ürünlerimizi ve yüksek kaliteli sanayi ürünlerimizi Çinli tüketiciler için potansiyel arz ediyor. Çin’de sosyal medya kullanımı çok yaygın ve Çinlilerin tüketim tercihlerinde etkili oluyor. Bu kapsamda Birliğimizin wechat hesabı üzerinden firmalarımızı ve ürünlerini tanıtmaya devam ediyoruz. İsteyen firmalarımıza da kendi hesabımızdan üzerinden tanıtım yapma olanağı veriyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkemizde yetişen pek çok ürünün Çin'in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemediğini aktaran Öztürk, Türkiye ile Çin arasında 15 Ekim 2025 tarihinde yetiştiricilik ve avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerini kapsayan iki yeni protokol hayata geçirildiğini bu gelişme sonrasında Türkiye’den Çin’e su ürünleri ihracatının 2026 yılının ocak – eylül döneminde 3 kat artışla 18 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Türkiye’den defne yaprağı ihracatına olanak sağlayacak anlaşmanın kısa süre önce imzalandığını hatırlatan Öztürk, “Ülkemizden Çin’e yapılan defne yaprağı ihracatı geçtiğimiz yıllarda 15 milyon doları aşmıştı. Bu anlaşmayla defne yaprağı ihracatında bu parlak günlere geri dönmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde yetişen pek çok ürün Çin’in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemiyor. Kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkmayı bekliyor. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta. Buna benzer anlaşmaların hızla yürürlüğe girmesi iki ülke arası ticaret dengesi açısından kritik öneme sahip. Çin’e ihracat için bitki sağlığı sertifikası yapılmasını beklediğimiz bir diğer ürün kiraz. Türk ürünlerinin Çin’e ihracatıyla ilgili karşılıklı anlaşmalar hayata geçtiği takdirde Çin’e orta vadede ihracatımız 10 milyar dolara ulaşacak. Çin İthalat Fuarı’nda bu zeminin oluşması için çaba göstereceğiz” dedi. “Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 18 dolarında Ege İhracatçı Birlikleri’nin imzası var” diye konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı sırasında Çin’in en büyük e-ticaret platformlarından JD.com, China General Chamber of Commerce ve Çin’in en büyük kargo firmalarından YTO Express firması ile görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi. Türk ihracatçılarla Çinli ithalatçılar 9 Kasım’da networking etkinliğinde buluşacak Ege İhracatçı Birlikleri, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda geçen yıllardaki gibi 2026 yılında da, Türk ihracatçılarla, Çinli ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapabilmesine zemin hazırlayacak Türkiye’nin Çin’e ihracatının ivme kazanmasını sağlayacak networking etkinliği düzenleyecek. EİB, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü yapılacak bu etkinlikte Türkiye’nin Çin’e ihracatta sektörel çeşitliliğin artması için mesai verecek. EİB 2026’da Çin pazarında dört kez boy gösterdi Ege İhracatçı Birlikleri 2026 yılında Xiamen International Stone Fuarı ve Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’nın Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirmiş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle iş birliğinde gıda ihracatçılarına yönelik Guanco Gıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenlemişti. Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 41 arttı Türkiye’nin Çin’e ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2 milyar 121 milyon dolardan 2 milyar 994 milyon dolara yükseldi. Madencilik sektörü Çin’e 1 milyar 648 milyon dolarlık ihracatla açık ara zirvede yer alırken, kimya sektörü 618,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türk gıda ihracatçıları Çin’e yaptıkları ihracatla 210 milyon doları hanelerine yazdırdı. 2026 yılının Ocak – Eylül döneminde Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracat yüzde 43’lük artışla 378 milyon dolardan 542 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektörü 454 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracatın aslan payını aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Çin’e 25,5 milyon dolar ihracat yaparken, Çin’e ihracatta üçüncü 10,5 milyon dolarla Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sri Lanka'dan Türk İş İnsanlarına "İhalelerimize Katılın" Daveti Haber

Sri Lanka'dan Türk İş İnsanlarına "İhalelerimize Katılın" Daveti

ATO Başkanı Gürsel Baran'ın makamında gerçekleşen ziyarete ATO Başkan Yardımcısı Adem Ali Yılmaz ile Genel Sekreter Ahmet Güran eşlik etti. Baran, ziyarette yaptığı konuşmada, coğrafi şekli nedeniyle Hint Okyanusu'nun incisi olarak anılan Sri Lanka ile Türkiye arasındaki ilişkilerin uzun tarihi geçmişi olduğunu belirterek, olumlu seyreden bu ilişkileri ticari ve ekonomik alanda ilerletmeyi hedeflediklerini söyledi. Küresel ekonomide dengelerin değiştiği, ticaret yollarının ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, Asya'nın dünya ekonomisindeki ağırlığının arttığı ve Hint Okyanusu'nun da uluslararası ticaretin, enerji taşımacılığının ve küresel lojistik ağların en stratejik bölgelerinden biri haline geldiğini anlatan Baran, "Türkiye'nin üretim gücü ve geniş pazarlara erişim imkânlarıyla Sri Lanka'nın Hint Okyanusu'ndaki stratejik konumunun birbirini tamamlayan önemli avantajlar sunduğu görülüyor. Bu avantajları karşılıklı ticarete, yatırımlara ve uzun vadeli iş ortaklıklarına dönüştürmek ortak hedefimiz" dedi. İki ülke arasında ekonomik ve teknik işbirliği ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının bulunduğunu hatırlatan Baran, "Sri Lanka ile tekstil ve hazır giyim, gıda ve tarım ürünleri, madencilik, makine, sağlık, turizm, lojistik ve teknoloji sektörlerinde önemli fırsatlar görüyoruz." diye konuştu. Sri Lanka'nın Mannar Körfezi'ndeki petrol rezervlerinin çıkarılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Baran, Türkiye'nin petrol ve madencilik alanlarındaki tecrübelerine dikkat çekti. Baran, "Ülkelerimiz arasında Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği 500 milyon dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için mevcut potansiyelimizi daha etkin değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle iş dünyalarımızın birbirini daha yakından tanımasına, karşılıklı ziyaretlerin artmasına ve firmalarımız arasında doğrudan temas kurulmasına ihtiyaç var. Ankara Ticaret Odası olarak, Sri Lankalı iş insanlarıyla üyelerimizi buluşturmaya, yeni ticari bağlantılar kurulmasına ve karşılıklı yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine katkı sunmaya hazırız" dedi. Baran, konuşmasında Ankara ekonomisi hakkında da bilgi verdi. -HAVACILIK VE TARIM SEKTÖRLERİNDE ANLAŞMA- Ziyarette konuşan Sri Lanka Dışişleri ve Yurtdışı İstihdam Bakan Yardımcısı Arun Hemachandra, Türkiye ile Sri Lanka arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, bu ziyaretinde Türkiye ve Sri Lanka arasında havacılık ve tarım sektörü üzerine iki önemli ikili anlaşma imzaladıklarını bildirdi. Sri Lanka ekonomisi hakkında bilgi veren Bakan Yardımcısı Hemachandra, küresel ekonomideki zorluklara rağmen Sri Lanka ekonomisinin geçen yılı yüzde 5'lik büyümeyle dayanıklılık göstererek tamamladığını belirterek, "Ülkenizdeki yatırımcı ve iş insanlarının güçlü ekonomideki fırsatları değerlendirmelerini isteriz" dedi. Beyaz ve elektronik eşya başta olmak üzere, Türk ürünlerinin Sri Lanka piyasasındaki ağırlığının arttığını, kendisinin de evinde Türk markalarını kullandığını bildiren Bakan Yardımcısı, "Daha fazla Türk ürününün Sri Lanka piyasasında yer almasını istiyoruz" diye konuştu. Dijitalleşme konusundaki hızlı gelişmelere ve Türk şirketlerinin bu konudaki başarılı çalışmalarına dikkat çeken Bakan Yardımcısı Hemachandra, hem dijitalleşme hem de inşaat, makine dâhil olmak üzere tüm alanlarda daha fazla işbirliği yapmak için Türk şirketlerini Sri Lanka'nın açtığı uluslararası ihalelere katılmaya davet etti. Bakan Yardımcısı Hemachandra, Sri Lanka'yı tanıtmak ve işbirliği imkânlarını detaylı görüşmek üzere Baran başkanlığındaki ATO heyetini de ülkesine davet etti. -SRI LANKA EXPO 2027'YE DAVET- Sri Lanka Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa da yaptığı konuşmada, 14-17 Ocak tarihlerinde Başkent Kolombo'da Sri Lanka Expo 2027'nin düzenleneceği bilgisini vererek, "Sri Lanka Uluslararası Ticaret Fuarı, iş dünyası için yeni fırsatlar oluşturur. Ankara Ticaret Odası üyelerini Sri Lanka Expo'ya davet ediyoruz" dedi. Büyükelçi, Sri Lanka Expo hakkında Kasım ayında organize edilecek bir toplantıyla katılmak isteyenlere detaylı bilgi vereceklerini de söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat

Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15,4’lük yükselişle 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara ilerledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 9 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Egeli ihracatçıların son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 4’lük büyümeyle 19 milyar 290 milyon dolara tırmandı. Tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 18’e ulaştı Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı tarım ürünleri ihracatı yüzde 18’lik artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara yükseldi. Sanayi sektörlerinin ihracatı yüzde 5 gelişti ve 750 milyon dolardan 787 milyon dolara ilerledi. İhracatlarını yüzde 11 artıran maden ihracatçıları 157,7 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı zirveye çıktı Ege İhracatçı Birlikleri’nde zirve 9 yıl sonra el değiştirdi. Eylül ayında liderliği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği elde etti. İkinciliği fotofiniş belirledi EİB’de 9 yıl zirvede yer alan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, eylül ayında 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci olurken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu. ETİB yüzde 68’lik ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olarak öne çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 11 geliştirerek 142,3 milyon dolardan 157,7 milyon dolara taşıdı ve dördüncü basamakta yer buldu. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat performansıyla EİB’de eylül ayında 100 milyon dolar barajını geçen birlikler oldu. 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatta yüzde 22’lik artış hızı yakaladı ve ihracatını 78 milyon dolardan 96 milyon dolara çıkardı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 13’lük gelişimle 89 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık ihracatla eylül ayını geride bıraktı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracat performansı ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nden eylül ayında en çok ihracat 807 milyon dolarla Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat toplam ihracattan yüzde 47,4 pay aldı. Amerika kıtasına ihracat yüzde 18’lik artışla 187 milyon dolardan 221 milyon dolara çıkarken, Amerika kıtası EİB’nin ihracatında yüzde 13 ile temsil edildi. EİB’nin ihracatından yüzde 9 pay alan Uzakdoğu ülkelerine eylül ayında ihracat yüzde 43’lük artışla 108 milyon dolardan 155 milyon dolara ilerledi. Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12’lik azalışla 147 milyon dolardan 130 milyon dolara düşerken, Afrika kıtasına ihracat yüzde 11,5’luk kan kaybı yaşadı ve 127 milyon dolardan 112 milyon dolara indi. ABD, Almanya’yı geçti Eylül ayında EİB’den en çok ihracat yapılan ülke yüzde 28’lik artış ve 171 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, Almanya’yı geçerek zirveye çıktı. Ege İhracatçıların en büyük ihraç pazarı Almanya’ya eylül ayında yapılan ihracat yüzde 14’lük artışla 137 milyon dolardan 157 milyon dolara çıktı. Zirvenin üçüncü basamağında 92,5 milyon dolarlık taleple İtalya yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2 milyar 611 milyon dolar ihracat Ege Bölgesi 2026 yılı Eylül ayında 2 milyar 611 milyon dolar ihracat yaparken, 2025 yılı eylül ayındaki 2 milyar 322 milyon dolar ihracatını yüzde 12,4 artırma başarısı gösterdi. İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1 milyar 114 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1 milyar 235 milyon dolara taşıdı. Denizli, 2026 yılı eylül ayında ihracatını yüzde 22’lik artışla 393 milyon dolardan 479 milyon dolara çıkardı. Denizli bu başarısıyla Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci basamağa yükseldi. Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla ihracatını 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerletti. Balıkesir, 2025 yılı eylül ayında 60,4 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında yüzde 86’lık rekor artışla 119 milyon dolara taşıdı ve eylül ayında ihracat artış rekortmeni oldu. Eylül ayında Aydın karnesinde 86 milyon dolar ihracat geliri yazarken, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Öztürk: “Eylül performansı yılın son çeyreği için umut verdi” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de Ege İhracatçı Birlikleri özelinde çift haneli ihracat artış rakamlarına ulaşmanın 2026 yılı son çeyreği için umutlarını artırdığını dile getirdi. Küresel rekabetin her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı, jeopolitik risklerin arttığı, Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın her geçen gün açıldığı ortamda ihracatçıların ülkeye döviz kazandırma çabalarının sürdüğüne işaret eden Öztürk; “İhracatçımızın bu azmi takdir edilmeli, finansmana erişim kolaylaştırıldığı takdirde 2026 yılı sonunda 20 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. TCMB’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıları mağdur etmeyecek bir altyapı kurgulanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MÜSİAD EXPO’da Mersin Rüzgarı Esti Haber

MÜSİAD EXPO’da Mersin Rüzgarı Esti

MÜSİAD tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı, 23-26 Eylül tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 25 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuara 18 sektörden 369 firma katıldı. Organizasyonu 80 binden fazla kişi ziyaret etti. MERSİN’İN ÜRETİM GÜCÜ FUARDA MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı fuarda, Mersin iş dünyasının üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve sektörel çeşitliliği tanıtıldı. MÜSİAD Mersin üyesi Başhan Agro, Dicle Group, Çelkonsan Makina, Royal İç ve Dış Ticaret, Logline Lojistik, MBFlex Kimya, SN Kimya/Rozana Kozmetik, MadamMode, MEYEM, Salvador ve Dönmezler Baharat, açtıkları stantlarda ürün ve hizmetlerini yerli ve yabancı ziyaretçilere sundu. Gıda ve tarımdan makine sanayisine, lojistikten kimya ve kozmetiğe, tekstilden mesleki yeterlilik ve belgelendirmeye kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar, Mersin’in çok yönlü ekonomik yapısını fuara taşıdı. ÜST DÜZEY ZİYARETLER MÜSİAD Mersin standını Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ziyaret etti. MÜSİAD Genel Merkez yöneticileri, yurt içi ve yurt dışı şube başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve farklı sektörlerden iş insanlarının da ziyaret ettiği stantta Mersin ekonomisi, kentteki yatırım imkanları ve MÜSİAD Mersin’in çalışmaları hakkında bilgi verildi. 70 ÜLKEDEN 400 ALIM HEYETİ MÜSİAD EXPO 2026’nın önemli bölümlerinden birini, firmalarla uluslararası alıcıları buluşturan ikili iş görüşmeleri oluşturdu. Mersinli firmalar, yurt içinden ve yurt dışından gelen ziyaretçilerle yeni pazarlar, ihracat, tedarik ilişkileri ve ticari iş birlikleri üzerine görüşmeler gerçekleştirdi. Fuar kapsamında düzenlenen 29. Uluslararası İş Forumu’nda yapay zekanın üretim ve ticaret sistemlerine entegrasyonu ele alındı. Ticari diplomasi toplantıları, ülke tanıtımları ve uluslararası iş birliği programlarıyla Türk firmalarının küresel pazarlardaki etkinliğinin artırılması hedeflendi. CUMHURBAŞKANININ KATILIMIYLA TAMAMLANDI Dört gün boyunca üretici, ihracatçı, yatırımcı ve uluslararası alım heyetlerini bir araya getiren MÜSİAD EXPO 2026, Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirilen kapanış programıyla sona erdi. Kapanış programında Türkiye’nin üretim gücü, ihracat hedefleri ve küresel ticaretteki konumu öne çıktı. MERSİN İÇİN YENİ PAZAR TEMASI MÜSİAD Mersin’in fuardaki katılımı, kentin tarım ve gıda ürünlerinin yanı sıra sanayi, lojistik, kimya, kozmetik, tekstil ve hizmet sektörleriyle de uluslararası iş dünyasına tanıtılmasına katkı sağladı. Fuar boyunca kurulan temasların ihracat siparişlerine, distribütörlük anlaşmalarına ve kalıcı ticari iş birliklerine dönüştürülmesi hedefleniyor. MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Fuar boyunca Mersin’in üretim, ihracat ve ticaret gücünü farklı sektörlerimizle birlikte uluslararası iş dünyasına tanıtma fırsatı bulduk. Standımıza gösterilen ilgi dolayısıyla tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Fuar süresince kurduğumuz temasların yeni ihracat bağlantılarına ve kalıcı iş birliklerine dönüşmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Mersin iş dünyasının gücünü yeni pazarlara taşımaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında Haber

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında

Türkiye’nin istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerden biri olan Moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarına start verdi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’da düzenlenecek PV moda fuarlarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek için kolları sıvadı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 19-20 Ocak 2027 tarihlerinde gerçekleşecek olan Premiere Vision (PV) Manufacturing New York Fuarı ve 26-28 Ocak 2027 tarihleri arasında Fransa’da PV Paris Fuarı olacak. Bağcı: “2027 ve sonrasından umutluyuz” Emek yoğun bir sektör olan hazır giyim sektöründe maliyetler/enflasyondaki artış ile kurdaki artış oranı arasındaki dengenin çok önemli olduğunu dile getiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2027-2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli İstikrar Programı’nda 2027’de döviz kuru ile enflasyon arasındaki makasın daralacağını, 2028 ve 2029’da da kur artışının enflasyon ile neredeyse aynı düzeye geleceğinin öngörüldüğünü, bu tablonun gerçekleşmesi halinde ihracatçının en büyük rahatsızlıklarından olan maliyet-kur dengesi sorununun azalacağını bu sayede hazır giyim sektöründe bir rahatlama beklediklerini ve 2027 ve sonrasından umutlu olduklarını vurguladı. Dış taleple ilgili olarak İran-ABD arasında yakın zamanda olası bir anlaşmanın küresel piyasalar üzerinde olumlu bir etki yaratacağı tespitinde bulunan Bağcı, “Savaşın sona ermesi özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nde talep yeniden canlanabilir. Diğer önemli pazarımız ABD’ye yönelik faaliyetlerimizin olumlu seyretmesi için de ABD tarafından getirilen yüzde 12,5 ek verginin kaldırılması kritik önemde, bununla ilgili üst düzeyde girişimlerde bulunulmasını ve sonuç alınmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Dünya hazır giyim talebinin 2027 yılında küresel ölçekte yukarı yönlü bir grafik çizmesinin beklendiğine dikkati çeken Bağcı, şöyle devam etti; “2027 yılında küresel hazır giyim pazarı beklentilerle uyumlu yukarı yönlü bir seyir izlerse tam bir "toparlanma ve büyüme yılı" olacak. Bu toparlanmadan Türk moda endüstrisinin daha fazla pay alması için Türk ihracatçı firmalarına 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’daki fuarlara yoğun katılım göstermelerini tavsiye ediyoruz.” Fuarlarda ikili iş görüşmeleri de organize ediyoruz Tüketicilerin çevre dostu, geri dönüştürülmüş materyallerden üretilen kıyafetleri daha fazla talep ettiği bilgisini veren EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ABD’deki PV New York Fuarı’nda fuarla eş zamanlı olarak B2B organizasyonu gerçekleştireceklerini dile getirdi. Türk moda endüstrisinin 4 yıldır kan kaybettiğini vurgulayan Seyfeli, “2027 yılından itibaren ihracatımızda ibrenin yukarı yönlü olması için çaba göstereceğiz. Spor giyim ve uzun ömürlü ve kombin yapılabilen kapsül gardırop olarak nitelendirilen kıyafetlerin öne çıktığı bir yıl bekleniyor. Tüketicinin tercihlerini doğru okuyarak, Fransa ve ABD’den başlayarak 2027 yılında pazarlama faaliyetlerimizle sektörümüzün yanında olacağız” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı ABD’nin önemli hazır giyim fuarlarından biri olan Première Vision New York, her yıl Ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki edisyon halinde düzenleniyor. Fuar her yıl 2 binin üzerinde profesyonel tarafından ziyaret ediliyor. EHKİB, PV New York Fuarı’nın 2026 temmuz ayındaki ayağına 13 firmayla katılmıştı. Tekstil ve hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olan Première Vision Paris, yılda iki kez düzenlenerek iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım sektörlerini bir araya getiriyor. 2026 yılı Eylül ayında 887 firmanın katıldığı fuar, yaklaşık 20.000 profesyonel tarafından ziyaret edildi. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen fuara 19 firmayla katılım sağlamıştı. Fuarlara ilişkin detaylı bilgiye ve kayıt bağlantılarına EİB web sitesi duyurular bölümünden ulaşılabilmekte olup, sorularınız için konfeksiyon@eib.org.tr adresine mail atılabilmektedir. Murat Demircan

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak. Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na EHKİB milli katılımıyla katılan firmalar: AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL BETA KONF. TEKSTİL BETOBE TEKSTİL BÜŞRA TRİKO TEKSTİL COLLETTİ TOROSAN DEMİRIŞIK TEKS. KONF. DND TEKSTİL FORMAL TRİKO TEKSTİL GÜLSEN TEKS. İYA TEKSTİL KREATEKS TEKSTİL MEBA DIŞ TİCARET TEKSTİL MERGÜ TEKSTİL KONF. MODALT TEKSTİL KONF. ÖZTEK HAZIR GİYİM RAL TEKSTİL RASA TEKSTİL SELEKSİYON TEKSTİL TEORI TOPTAN İMALAT İHR. TEKSTİL Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Timelog Lojistik, Deneyimini İkinci Kuşak Yöneticiler ve Renault Trucks ile İleri Taşıyor Haber

Timelog Lojistik, Deneyimini İkinci Kuşak Yöneticiler ve Renault Trucks ile İleri Taşıyor

Uluslararası karayolu taşımacılığında parsiyel ve komple yük taşımacılığı hizmetleri sunan Timelog Lojistik, 20 adet retarder ve ADR donanımlı Renault Trucks T 480 çekici yatırımı ile Avrupa operasyonlarını büyütürken genç filo yapısını korumayı hedefliyor. Timelog, bu yeni filo yatırımında yakıt verimliliği ve toplam sahip olma maliyetini önceliklendirerek Renault Trucks’ın satış sonrası bakım ve onarım paketlerinden de yararlanacak. Teslimat törenine Timelog Global Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Hüner ve Genel Müdürü Berke Hüner; Renault Trucks Türkiye adına Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ve Filo Satış Müdürü Onur Şen ile Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan ve Genel Müdürü Mesut Süzer katıldı. 30 yılı aşan deneyim, ikinci kuşakla büyümeye devam ediyor Timelog Global Lojistik’in ikinci kuşak yöneticilerin katılımıyla sürdürdüğü operasyonlarının ardında, aile şirketleri bünyesinde 30 yılı aşan taşımacılık deneyimi bulunuyor. Bu birikimi Timelog çatısı altında uluslararası karayolu taşımacılığına taşıyan şirket, tekstil, otomotiv, otomotiv yedek parça, makine ve ağır sanayi başta olmak üzere birçok sektöre hizmet veriyor. Türkiye’nin farklı noktalarındaki yüklemelerini İstanbul üzerinden Avrupa’ya ulaştırıyor. Bursa, Düzce ve Ankara gibi sanayi merkezlerinden de yoğun şekilde yükleme gerçekleştiriliyor. Timelog Global Lojistik Genel Müdürü Berke Hüner, şirketin büyüme stratejisini şöyle değerlendiriyor: “30 yılı aşan taşımacılık deneyimimizi Timelog çatısı altında yeni bir büyüme vizyonuyla sürdürüyoruz. Başta Almanya, Hollanda ve Belçika olmak üzere Avrupa’da faaliyet gösteriyoruz; son olarak Romanya’yı operasyon ağımıza ekledik. Büyümemizi yalnızca yeni hatlar açmak üzerinden değil, müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve güvenilir çözümler sunarak sürdürülebilir şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” Büyüyen operasyonlar, genç bir filo ile destekleniyor Timelog Global Lojistik, büyüyen operasyonlarına paralel olarak filo yatırımlarını sürdürürken mevcut araçlarının bir bölümünü de yeniliyor. Berke Hüner, “Araçlarımız yılda ortalama 120 bin kilometre yol yapıyor. Bu yoğunlukta bizim için araçların yolda kalma süresini en aza indirmek, operasyonel sürekliliği sağlamak ve işletme maliyetlerini kontrol altında tutmak büyük önem taşıyor. Dolayısıyla Renault Trucks T 480 çekiciler ile filomuzu yenileyip geliştirerek büyümemizi genç ve verimli bir filo yapısıyla destekliyoruz” Renault Trucks T 480 tercihinde toplam sahip olma maliyeti öne çıktı Timelog Lojistik, yeni çekicilerinin tamamını ADR’li Renault Trucks T 480 olarak tercih etti. ADR kapsamındaki taşımalar gerçekleştiren Timelog, ADR donanımının sağladığı operasyonel esnekliğin yanı sıra araçların ikinci el değerine katkısını da tercihinde dikkate aldı. Yeni araç tercihlerini değerlendiren Berke Hüner, “Yaptığımız yüksek kilometre nedeniyle yakıt tüketimi yatırım kararımızda önemli bir kriter. Ancak aracı yalnızca ilk yatırım veya yakıt maliyeti üzerinden değerlendirmiyoruz. İşletim, bakım, onarım ve yedek parça giderlerini de göz önünde bulundurarak toplam sahip olma maliyetine bakıyoruz. Renault Trucks T 480’lerin bu açıdan operasyonlarımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz” diye belirtti. Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ise yatırımın iki şirket arasındaki yeni iş birliği açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Timelog Global Lojistik’in 30 yılı aşan taşımacılık deneyimini yeni neslin dinamizmi ve büyüme vizyonuyla ileri taşımasını değerli buluyoruz. Avrupa’daki operasyon ağını geliştiren Timelog’un, filosunun yaklaşık yarısını kapsayan bu yatırımında Renault Trucks T 480 çekicileri tercih etmesi bizim için ayrıca önemli. İlk kez filolarına katılan Renault Trucks çekicilerin performansıyla bu iş birliğini uzun vadeli bir yol arkadaşlığına dönüştürmeyi hedefliyoruz.” Finansman ve satış sonrası çözümler de yatırımın parçası Timelog Global Lojistik’in yatırım sürecinde Renault Trucks tarafından sunulan finansman ve satış sonrası çözümler de etkili oldu. Timelog, yatırımını öz kaynakları ve Renault Trucks Finans Hizmetler’in çözümlerini birlikte kullanarak planlarken, yeni T 480’ler için satış sonrası bakım ve onarım paketlerinden de yararlanacak. Berke Hüner, “Yatırım sürecinde bizim için önemli noktalardan biri çözüm odaklı bir yaklaşım sunulmasıydı. Araç yatırımımızı finansman ve bakım çözümleriyle birlikte değerlendirebilmek süreci bizim açımızdan kolaylaştırdı. Bakım ve onarım hizmetlerini de paket kapsamında planlayarak yoğun uluslararası operasyonlarımızda maliyetlerimizi daha öngörülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz” şeklinde belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.