Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tekstil

Kapsül Haber Ajansı - Tekstil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tekstil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı

Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. EİB’nin bundan önceki rekoru geçen haziran ayındaki 1 milyar 743 milyon dolardı. EİB böylelikle iki ay üst üste ihracat rekoru kırma başarısı gösterdi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı. Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi. Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi. Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı. Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu. Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon doarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı. Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü 2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı. İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar. Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi. Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatçıları Çin Pazarına Hazırlıyor

24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10.00’da Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binası 7. Kat Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek toplantıya, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal katılacak. Önal, e-ihracat politikaları, e-ihracata yönelik devlet destekleri ve sınır ötesi e-ticaret uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Program kapsamında ayrıca milli katılım organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından yürütülen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın (CIIE) sunduğu ticari fırsatlar, organizasyon süreci ve katılım koşulları hakkında ihracatçılara bilgi verilecek. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Çin; 5 trilyon dolara ulaşan ticaret hacmi, 1,5 milyarlık nüfusu ve hızla genişleyen orta ve üst gelir grubuyla Türk ürünleri için büyük bir pazar potansiyeli sunuyor. Ülkede yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olması, özellikle kaliteli ve katma değerli ürünlerimiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Son dönemde Çin’den Türkiye’ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artış ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik daveti, ülkemize duyulan ilginin açık bir göstergesi. Bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere ve daha yüksek ihracat rakamlarına dönüştürmek istiyoruz.” dedi. Çin’in e-ticaret ekosistemi ihracatçılara anlatılacak Muhammet Öztürk, Çin’in geniş tüketici kitlesi, gelişmiş dijital altyapısı ve yüksek ithalat kapasitesiyle Türk ihracatçıları açısından önemli olduğunu söyledi. Öztürk, “Çin, dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmasının yanında dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Düzenleyeceğimiz toplantıyla ihracatçılarımıza Çin pazarına ilişkin kapsamlı ve doğrudan bilgi sunmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler firmalarımızın bu yolculukta daha güçlü adımlar atmasına katkı sağlıyor. Hasan Önal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek toplantımızda firmalarımız, e-ihracat politikaları ve destek mekanizmaları hakkında en güncel bilgileri doğrudan edinme fırsatı bulacak.” dedi. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor Başkan Öztürk, “CIIE, küresel ölçekte en önemli ve prestijli ithalat fuarlarından biri. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2026 yılında dokuzuncusu düzenlenecek fuarın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor, ihracatçılarımızın Çinli alıcılarla buluşmasına ve pazarda kalıcı bağlantılar kurmasına öncülük ediyoruz. 2026’nın Ocak-Haziran döneminde Çin’e Türkiye geneli ihracatımız yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştı. Çin ile olan 41,6 milyar dolarlık ticaret açığımızı daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefimiz doğrultusunda CIIE’yi önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “Şanghay’da daha güçlü bir Türkiye varlığı hedefliyoruz” Geçmiş yıllarda fuara katılan Türk firmalarının önemli iş bağlantıları kurduğuna dikkati çeken Öztürk, 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha geniş bir katılımla güçlü bir Türkiye varlığı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammet Öztürk, “Türkiye; kaliteli üretimi, güçlü tedarik altyapısı, rekabetçi ürünleri ve geniş ürün çeşitliliğiyle Çin pazarında daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip. Özellikle gıda, tarım ürünleri, doğal taş, tekstil, hazır giyim, mobilya, kozmetik ve sağlıklı yaşam ürünlerinde önemli fırsatlar görüyoruz. Amacımız firmalarımızı Çin pazarına hazırlamak, doğru alıcılarla buluşturmak ve ülkemizin Çin’e ihracatını sürdürülebilir biçimde artırmak. İhracatçılarımızı hem 24 Temmuz’daki toplantımıza hem de CIIE çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.” dedi. Toplantıda ihracatçılara Çin pazarındaki güncel eğilimler, dijital satış kanalları, e-ihracat destekleri, sınır ötesi e-ticaret uygulamaları ile CIIE’nin organizasyon ve katılım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi aktarılacak. Katılımcılar, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı da bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Edirne'de Gerçekleştirildi Haber

5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Edirne'de Gerçekleştirildi

Bu kez “Edirne Kırmızısı”nı çağdaş sanatın ilham kaynaklarından biri haline getiren çalıştaya; Türkiye'nin farklı şehirlerinin yanı sıra ABD, İtalya, Çin, Japonya, Moğolistan, Kanada, Romanya ve Azerbaycan'dan 20 sanatçı katıldı. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Kurucusu ve Danışma Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer tarafından hayata geçirilen, küratörlüğünü ise sanatçı Fırat Neziroğlu'nun üstlendiği çalıştayın 5. yılında sanatçılar, “Edirne Kırmızısı”nın kökeni, geçmişle bugün ve gelecek arasında kurduğu bağa odaklanarak, kentin çok katmanlı kültürel belleğini resimden heykele, vitraydan dijital sanata uzanan farklı disiplinlerde yeniden yorumladı. Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Karaağaç Yerleşkesi'nde gerçekleşen 5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı’na Türkiye'nin farklı şehirlerinin yanı sıra ABD, İtalya, Çin, Japonya, Moğolistan, Kanada, Romanya ve Azerbaycan'dan 20 sanatçı katıldı. Çalıştay boyunca farklı disiplinlerde hayat bulan ve boyanın yanı sıra kumaş, cam, balmumu ve farklı malzemelerle üretilen eserler, kadim bir kültürün izlerini günümüz sanatına yansıttı. Beş Yılda Uluslararası Bir Çalıştaya Dönüştü Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Kurucusu ve Danışma Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, çalıştayın beşinci yılında ulaştığı uluslararası niteliğin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Markamızın kurucusu babam Hasan Akın'ın ruhuna saygı duruşu niteliği taşıyan Arnica Art Land Sanat Çalıştayımızın beşincisini düzenlemenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Sanatın büyük kentlere sıkışmasını önlemek, sanat okuryazarlığını artırmak ve ülkemizin adını uluslararası sanat camiasında daha sık geçirmeye katkı koymak hedefleriyle yola çıkmıştık. Her yıl daha iyisini yapma amacıyla bizi bu hedeflerimize ulaştıracak adımlar attık. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı giderek uluslararası katılımı artan bir sanatçı buluşması haline geldi. Edirne'nin tarihçesi 15. yüzyıla dayanan değerini, “Edirne Kırmızısı”nı bu yılki çalıştayımızın odak noktasına aldık. Sanatçılarımızla birlikte 'Renkten Dokuya, Edirne'den Dünyaya' dedik. Çalıştayımızı Edirne'de yapma fikrimizi paylaştığımız ilk andan itibaren hep yanımızda olan Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer’e, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin'e ve Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne iş birlikleri ve kıymetli destekleri için gönülden teşekkürlerimi sunarım.” Farklı coğrafyalardan gelen sanatçıların ortak üretim deneyimine dikkat çeken çalıştayın küratörü Fırat Neziroğlu ise: "Sanat buluşmaları sınırları aşarak bizi birbirimize çok daha kökten, derinden bağlıyor. 5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı da çok farklı ülkelerden, coğrafyalardan gelen katılımcıların sanatın ortak dilinde buluştuğu, geçmişin değerlerini geleceğe bağlayan çok önemli bir etkinlik oldu. Edirne'nin çağlar öncesine dayanan değeri, Edirne Kırmızısı 21. yüzyıl sanatçılarıyla sanatın çok farklı dallarında kullandığımız bir malzemeye dönüştü. Farklı yaş gruplarından sanatçılar deneyimlerini paylaştı, öğrendi, öğretti. Bu yönüyle de çalıştayımız sanat pratiğine ve atmosferine önemli katkılar yaptı bana göre. Hepimiz büyük bir mutluluğu yaşadık, sanatı ve hayatı paylaştık." Çalıştay boyunca resim, heykel, vitray, dijital sanat ve tekstil başta olmak üzere farklı disiplinlerde ortaya çıkan eserler; Edirne’nin en önemli tarihi yapılarından Ekmekçizade Kervansarayı’nda sanatseverlerle buluştu. 5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Sergisi açılışına Edirne Vali Vekili Şevket Atlı, Edirne Belediye Başkanı Filiz Şencan, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Arnica Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serhan Akın ve Arnica Pazarlama ve Operasyon Yöneticisi Yasemin Biçer ile çok sayıda sanatsever katıldı. Eserler bir hafta süreyle görülebilecek. Sergi, Edirne'nin ardından İstanbul'da da sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Hazır Giyim İhracatçıları ABD Pazarında Büyümek İstiyor Haber

Egeli Hazır Giyim İhracatçıları ABD Pazarında Büyümek İstiyor

ABD’nin yıllık 100 milyar dolarlık konfeksiyon ithalatıyla Avrupa Birliği büyüklüğünde bir pazar olduğuna dikkati çeken Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2025 yılında ABD yönetiminin Çin, Hindistan, Bangladeş, Pakistan gibi rakip ülkelere yönelik açıkladığı yüksek gümrük vergileri sonrasında 2025 yılında Çin’in ABD’ye konfeksiyon ürünleri ihracatının yüzde 32’lik düşüşle 27,7 milyar dolardan 19 milyar dolara düştüğünü, Çin’in boşluğunu Vietnam ve Kamboçya’nın doldurduğunu, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün ABD pazarında daha hızlı büyümesi için ABD’ye yönelik pazarlama faaliyetlerine yoğunlaştıklarını dile getirdi. ABD’ye ihracatta hedef 2 milyar dolar Ticaret Bakanlığı’nın "Uzak Ülkeler Stratejisi"yle da uyumlu hareket ettiklerinin altını çizen Bağcı; “Premiere Vision (PV) Manufacturing New York Fuarı 2026 yılındaki 5.dış pazar faaliyetimiz olacak. Bu 5 faaliyetin 3’ü ABD’ye yönelikti. ABD’ye Türkiye’nin yıllık konfeksiyon ihracatı 1,2 milyar dolar seviyesinde. ABD pazarına yoğunlaşarak ihracat hacmimizi 2 milyar dolara çıkarabileceğimize inanıyoruz” diye konuştu. PV New York Fuarı’nın, Premiere Vision Paris Fuarı’nın ardından, Amerika kıtasında düzenlenen en önemli moda organizasyonları arasında yer aldığı bilgisini veren EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli, PV New York Fuarı’na katılımcıların seçici kurul tarafından özenle incelenerek seçildiğini fuarda hem katılımcı hem ziyaretçi kalitesinin diğer fuarların üzerinde seyrettiğini ifade etti. ABD ihracat listesinde 5. sıraya yükseldi Türkiye’den ABD’ye yapılan konfeksiyon ürünleri ihracatının 2026 yılının ilk 6 ayında yüzde 6’lık artışla 420 milyon dolara çıktığına işaret eden Seyfeli; “Türkiye’nin konfeksiyon ihraç ettiği ülkeler sıralamasında ABD, 2026’da bir basamak yükselerek 5.Pazar konumuna yükseldi. İhracattaki bu seyrin 2026 yılının ikinci yarısında da sürmesi için ABD’de de koleksiyonlarımızı tanıtacağız ve yeni siparişlerle Türkiye’ye dönmeyi umuyoruz. 2026 yılı sonunda ABD’ye ihracatımızın 1 milyar doların üzerine çıkmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. PV New York Fuarı’na Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin Milli Katılım Organizasyonuyla İzmir’den 9 firma katılırken, İstanbul’dan 3 ve Denizli’den 1 firma yer alıyor. Fuar ile eş zamanlı İkili İkili İş Görüşmesi Faaliyetinin sürekli hale getirilmesi hedefleniyor EHKİB milli katılım organizasyonunda fuara katılım sağlayacak 13 firmanın ABD’li müşterileri fuar alanında ayrı bir noktada ikili iş görüşmeleri yapmasına da aracılık yapacak. EHKİB bu amaçla bir PR firmasından B2B Danışmanlık ve Firma Eşleştirme hizmeti aldı. PR şirketi Türk firmalarının üretim desenlerine uygun ABD’li alıcıların fuara davet edilmesi konusunda çalışmalar yürüttü. Fuardan alınacak verimin artırılması amacıyla 2 gün süresince 200’e yakın iş görüşmesi yapılması hedefleniyor. 2026 Ocak fuarında da ikili görüşme organizasyonu düzenlenmiş, 2 günde 12 Türk firma ve 40 ABD’li alıcı arasında 160 ikili iş görüşmesi yapılmıştı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde PV Paris Fuarı’nın ikinci ayağıyla 2026 yılı pazarlama faaliyetlerini tamamlayacak. EHKİB, 2026 yılında 5 fuara milli katılım ve 1 sektörel ticaret heyetine imza atmış olacak. PV New York Fuarı’na katılacak firmalar; “Beta Konfeksiyon, Debb Unica Tekstil, Demoteks Tekstil, DND Tekstil, Fıratteks Tekstil, İya Tekstil, Leana Tekstil, Merger Tekstil, Mosi Tekstil, Panel Tekstil, Seleksiyon Tekstil, Tayra Tekstil ve Turkuaz Tekstil” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya’nın Küresel Vizyonu ABD Pazarıyla Buluştu Haber

Malatya’nın Küresel Vizyonu ABD Pazarıyla Buluştu

Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) öncülüğünde hayata geçirilen program; Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Malatya Tekstilciler ve Konfeksiyoncular Derneği (MATEK-DER) ile Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) iş birliğiyle düzenlendi. Etkinlik; Malatya başta olmak üzere bölge ekonomisinin önde gelen sanayici, ihracatçı, yatırımcı ve iş insanlarını aynı platformda bir araya getirdi. Panel Öncesi Vali Seddar Yavuz’a Makamında Ziyaret Bölgedeki iş dünyası temsilcilerine ABD pazarının kapılarını aralamayı amaçlayan panel öncesinde, TABA-AmCham heyeti Malatya Valisi Seddar Yavuz'u makamında ziyaret etti. Ekonomi Dünyasının Öncü İsimleri Kürsüdeydi Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen ve bölge genelinde faaliyet gösteren sanayiciler, yatırımcılar ve girişimcilere ABD pazarına giriş konusunda yol göstermeyi amaçlayan program, üst düzey açılış konuşmalarıyla başladı. Programın açılış konuşmaları TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve MATEK-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tüm tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Musa Pınar, ABD pazarında marka konumlandırması ve eyalet bazlı tüketici davranışları üzerine kapsamlı bir ana konuşma gerçekleştirdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve ekonomi yazarı Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde TABA-AmCham New Jersey Temsilcisi Peter Eyüp Ulu, TABA-AmCham Tekstil-Hammadde Komite Başkanı Mehmet Durdu Akan, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, TABA-AmCham Başkan Başdanışmanı Av. Emine Şahin Karakaşlıoğlu ile TABA-AmCham üyeleri Zeynep Sönmez İhtiyar ve Av. İlhan Kubilay Geçkil konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar; ABD pazarına giriş stratejileri, yatırım süreçleri, kurumsal yapılanma ve hukuki yol haritasına ilişkin stratejik bilgi ve saha deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Eyalet Bazında Fırsatlar ve Riskler Tartışıldı Panel kapsamında; ABD'nin farklı eyaletlerindeki yatırım ve ticaret fırsatları, sektörel avantajlar, yatırım teşvikleri, şirket kuruluş süreçleri ve hukuki altyapı konuları masaya yatırıldı. Küresel ticarette öne çıkan riskler, lojistik olanaklar ve pazara giriş stratejilerinin uzman isimler tarafından değerlendirildiği oturumda; üretim, tekstil, gıda, tarım, makine, otomotiv yan sanayi, teknoloji, enerji, lojistik, hizmet ve dış ticaret sektörlerine ait güncel veriler ve pazar analizleri paylaşıldı. ABD ile olan ticaretini bir adım ileriye taşımak ve uluslararası rekabet gücünü artırmak isteyen ihracatçılar için kılavuz niteliği taşıyan panelin, bölge ekonomisine yeni ticari bağlantılar kazandırması hedefleniyor. Malatya Ticaret Borsası ile Tarımsal İhracat Masaya Yatırıldı Program kapsamında ayrıca TABA-AmCham heyeti, Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan ve yönetimiyle bir araya geldi. Toplantıda; Malatya'nın tarım ve gıda sektöründeki yüksek üretim gücü, kentin ihracat potansiyeli ve Türkiye-ABD ticari ilişkileri kapsamında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tencel Kumaş Nedir? Son Dönemin En Çok Tercih Edilen Kumaş Türü Neden Bu Kadar Popüler? Haber

Tencel Kumaş Nedir? Son Dönemin En Çok Tercih Edilen Kumaş Türü Neden Bu Kadar Popüler?

Özellikle "Tencel kumaş nedir?", "Tencel kumaş terletir mi?", "Tencel kumaşın özellikleri", "Tencel mi pamuk mu?" ve "Tencel kumaş yazın giyilir mi?" gibi sorular, internet kullanıcılarının en sık merak ettiği konular arasında bulunuyor. Yumuşak dokusu, nefes alabilen yapısı ve doğal hammaddelerden üretilmesi sayesinde öne çıkan Tencel kumaş, hem moda sektöründe hem de ev tekstilinde kullanım alanını her geçen gün genişletiyor. Konforlu yapısı ve çevreye duyarlı üretim süreciyle dikkat çeken bu kumaş türü, sürdürülebilir tekstil anlayışının önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Tencel Kumaş Nedir? Tencel, özel üretim teknolojisiyle işlenen odun bazlı selüloz liflerinden elde edilen yenilikçi bir tekstil lifidir. Genellikle sürdürülebilir ormancılık anlayışıyla yetiştirilen okaliptüs, kayın ve ladin gibi ağaçlardan elde edilen selüloz kullanılarak üretilir. Doğal kökenli hammaddelerden üretilmesine rağmen ileri teknolojiyle işlenmesi sayesinde yüksek performans sunan Tencel kumaş, yumuşak dokusu ve dayanıklılığıyla öne çıkıyor. Moda dünyasında özellikle çevre dostu koleksiyonların vazgeçilmez kumaşları arasında gösteriliyor. Tencel Kumaşın Özellikleri Nelerdir? Tencel kumaşı diğer kumaş türlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri yüksek nefes alabilirlik sunmasıdır. Lif yapısı sayesinde nemi hızla emerek dışarı atabilen kumaş, cildin gün boyunca daha kuru kalmasına yardımcı olur. Yumuşak yüzeyi sayesinde hassas ciltlerde tahriş riskini azaltan Tencel kumaş, ipeksi dokusuyla da dikkat çekiyor. Hafif yapısı sayesinde gün boyu konfor sunarken, doğal esnekliği sayesinde hareket özgürlüğünü destekliyor. Bir diğer önemli özelliği ise dayanıklılığıdır. Doğru bakım uygulandığında uzun süre formunu koruyabilen Tencel kumaş, sık yıkamalarda bile yumuşaklığını büyük ölçüde muhafaza edebiliyor. Tencel Kumaş Terletir mi? Tüketicilerin en fazla araştırdığı soruların başında "Tencel kumaş terletir mi?" geliyor. Uzmanlara göre Tencel kumaş, yüksek nem yönetimi sayesinde terlemeyi azaltan kumaş türleri arasında yer alıyor. Liflerin nemi hızlı şekilde emmesi ve dışarı taşıması sayesinde kumaş üzerinde nem birikmesi azalıyor. Bu özellik özellikle yaz aylarında ve sıcak iklimlerde önemli bir kullanım avantajı sağlıyor. Nefes alabilen yapısı sayesinde hava dolaşımını destekleyen Tencel kumaş, spor giyimden günlük kıyafetlere kadar pek çok farklı üründe tercih ediliyor. Tencel Kumaş mı Pamuk mu? İnternette sıkça araştırılan başlıklardan biri de "Tencel mi pamuk mu?" sorusu oluyor. Her iki kumaş da doğal kökenli yapısıyla öne çıksa da kullanım özellikleri bakımından bazı farklılıklar bulunuyor. Pamuk, uzun yıllardır tekstil sektörünün en yaygın kullanılan doğal liflerinden biri olmayı sürdürüyor. Tencel ise daha pürüzsüz yüzeyi, daha yüksek nem emme kapasitesi ve daha akışkan yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle dökümlü kıyafetlerde ve premium tekstil ürünlerinde Tencel kumaşın daha sık tercih edildiği görülüyor. Yumuşak dokusu nedeniyle gömlek, elbise, pijama, iç giyim ve ev tekstili ürünlerinde kullanım oranı her geçen yıl artıyor. Tencel Kumaş Hangi Alanlarda Kullanılıyor? Tekstil sektöründe kullanım alanı oldukça geniş olan Tencel kumaş, moda dünyasının yanı sıra ev tekstilinde de önemli yer tutuyor. Günlük kıyafetlerden spor giyime, gömleklerden pantolonlara, pijamalardan nevresim takımlarına kadar birçok üründe Tencel liflerinden yararlanılıyor. Özellikle cilde doğrudan temas eden ürünlerde sunduğu konfor nedeniyle tercih ediliyor. Ev tekstilinde ise yastık kılıfı, çarşaf ve nevresim gibi ürünlerde Tencel kumaş kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Yumuşak yüzeyi sayesinde kaliteli uyku deneyimine katkı sunduğu belirtiliyor. Tencel Kumaşın Sürdürülebilirlik Açısından Önemi Tekstil sektöründe çevresel etkilerin azaltılması amacıyla geliştirilen yeni nesil kumaşlar arasında Tencel önemli bir yere sahip bulunuyor. Üretim sürecinde kullanılan teknolojiler sayesinde su ve enerji tüketiminin daha verimli yönetilebildiği ifade ediliyor. Doğal hammaddelerden elde edilmesi ve çevreye duyarlı üretim anlayışıyla öne çıkması, bilinçli tüketicilerin Tencel ürünlerine yönelmesinde etkili oluyor. Özellikle sürdürülebilir moda anlayışını benimseyen markalar, koleksiyonlarında bu kumaşa daha fazla yer vermeye başladı. Çevre dostu tekstil ürünlerine olan ilginin artmasıyla birlikte Tencel kumaşın küresel pazardaki kullanımının da büyümeye devam edeceği öngörülüyor. Tencel Kumaş Neden Daha Fazla Tercih Ediliyor? Modern tüketiciler artık yalnızca şık görünen değil, aynı zamanda konforlu ve uzun ömürlü ürünler tercih ediyor. Tencel kumaş, yumuşak dokusu, nefes alabilen yapısı ve doğal görünümü sayesinde bu beklentilere önemli ölçüde cevap veriyor. Kırışmaya karşı görece dayanıklı yapısı, canlı renk görünümünü uzun süre koruyabilmesi ve cilt dostu özellikleri de tercih edilmesinde etkili oluyor. Tekstil sektöründe sürdürülebilir üretim anlayışının güçlenmesiyle birlikte Tencel kumaşın hem günlük giyimde hem de premium koleksiyonlarda daha geniş kullanım alanı bulması bekleniyor.

ITM 2026'nın Parlayan Yıldızı Asteks Oldu Haber

ITM 2026'nın Parlayan Yıldızı Asteks Oldu

Yüksek kaliteli ve dayanıklı apron ve manşon çeşitlerinin yanı sıra gelişmiş rektefiye teknolojilerinin uzman üreticisi Asteks, 9-13 Haziran tarihleri arasında Türkiye'nin en önemli tekstil fuarı ITM 2026'da gözler önüne serdi. Tekstil üreticilerine katma değeri yüksek rektefiye dairesi ürünleri ve çözümleri sunan Asteks, fuar boyunca birçok farklı pazardan gelen ziyaretçilerle önemli görüşmeler ve sipariş anlaşmaları gerçekleştirdi. Fuarda iplik salonunun en yoğun ilgi görün stantlarından biri olmayı başaran Asteks, ziyaretçilerine yeni AR-GE ürünü airjet (hava eğirme sistem) apron ve manşonlarını, 401-SF&M Manşon Rektefiye Makinesi ve onunla entegre çalışan UV-305 Manşon Yüzey İşleme Makinesi ve 201-AF Manşon Rektefiye Makinesini sergiledi. Fuara ilişkin değerlendirmede bulunan Asteks Pazarlama ve Satış Müdürü Sabri İlknur, ITM 2026'nin genel olarak olumlu bir havada geçtiğini söyledi. İlknur; "Asteks olarak uzun yıllardır birlikte olduğumuz müşterilerimizi ağırlamak, yeniliklerimizi anlatmak açısından fuar verimli bir platform oldu. Bu yıl fuarda yurt dışı ziyaretçi sayısı bir önceki edisyona kıyasla sınırlı kaldı. Bunda çevre bölgemizde yaşanan siyasi ve askeri çatışmaların etkili olduğunu düşünüyoruz. Yurt içi ziyaretçi sayısında da sektörde yaşanan sorunlar nedeniyle bir nebze düşüş gördük, bununla birlikte standımızda çoğunlukla yurt içinden yatırım odaklı sektör profesyonellerini ağırlamaktan mutlu olduk. ITM hem sık sık bir araya gelemediğimiz mevcut müşterilerimizle buluşma hem de potansiyel müşterilerle ilk kez görüşme ve tanışma bağlamında beklentilerimizi karşıladı" dedi. Airjet eğirme sistemleri için yeni apron ve manşonlar tanıtıldı Zengin bir ürün portföyü ile fuarda yer aldıklarını vurgulayan Sabri İlknur, airjet eğirme sistemleri için geliştirdikleri alt ve üst apron ile ön ve arka manşonların lansmanının gerçekleştiğini paylaştı. Verimli iplik eğirme için apron ve manşon kalitesinin önemli olduğunu anlatan İlknur; "En iyi kauçuk malzemelerle ürettiğimiz airjet eğirme sistemler için apron ve manşonlarımız iplik üreticilerinin taleplerini tam olarak karşılıyor. Tüm elyaf tiplerinde ve iplik numaralarında uzun süre en iyi performansı sağlayan bu ürünlerimiz, avantajlarını kullanımları boyunca sunmayı sürdürüyor" diye konuştu. İlknur, fuarda sergilenen numune airjet eğirme sistem apron ve manşonların bazı müşterilerle paylaşıldığını ve deneme siparişlerinin de alındığı bilgisini verdi. Yurt içi yatırımlar manşon rektefiye makinelere odaklanıyor Ziyaretçilerle yoğun olarak manşon rektefiye makineleri hakkında görüştüklerini, bu konuda yatırım talepleri aldıklarını dile getiren Sabri İlknur, Türk mühendisliği ürünü bu teknolojilerin pazarda büyük bir başarı yakaladığın hatırlattı. İlknur bu konuda şu detayları verdi; "Asteks kendi AR-GE biriminin ve Türk mühendislerinin çalışmalarıyla rektefiye dairesi için gerekli teknolojilere odaklanan çalışmalar gerçekleştiriyor. Manuel çözümlerle başlayan yolcuğumuz artık gelişmiş otomasyon özellikleriyle donatılmış rektefiye makineleriyle yeni bir seviyeye ulaştı. Türkiye'de olduğu kadar Özbekistan, Bangladeş, Pakistan gibi pazarlarda da bu çözümlerimiz büyük talep görüyor. Örneğin 401-SF&M manşon rektefiye makinemiz akıllı besleme sistemi ve iki bağımsız taşlama ünitesi ile dikkat çekiyor. Yüksek adette manşonu manuel olarak tek tek dizmekle uğraşmaya son veren bu sistemde, tüm manşonların sadece besleme haznesine dökülmesi yetiyor, sonrasını sistem otomatik olarak manşonları kendi diziyor ve işleme alıyor. Tek bir konseptte iki farklı makine özelliğini taşıyan 401-SF&M'de bağımsız taşlama ünitelerinden birinde cer-penye manşonları taşlanırken, diğerinde iplik makinesi manşonları otomatik olarak işlenebiliyor. Bu, tek bir makine ve işlemde zamandan, mekândan ve işçilikten kazanmak anlamına geliyor. Geliştirdiğimiz makinelerin enerji tüketim değerleri sürekli bir iyileşme gösteriyor, benzerleri ile kıyaslandığında daha az enerji ile daha fazla manşon taşlanabiliyor. Ayrıca, 401 serisi rektefiye makinelerimiz UV-305 manşon yüzey işleme makinemizle entegre olarak çalışabiliyor." ITM 2026 sektöre can suyu oldu Sabri İlknur ITM 2026'nin daha düşük bir ziyaretçi sayısına karşın rektefiye makineleri, apron ve manşonlar için yeni satış anlaşmalarının imzalandığı ve siparişlerin alındığı bir fuar olarak başarıyla geride kaldığını ifade etti. "Sektörün zorlu bir dönemden geçtiğini düşünürsek ITM 2026 sektöre can suyu olmuştur" diyen İlknur, sözlerini şöyle tamamladı; "Asteks olarak ihracat odaklı büyüme stratejimiz çerçevesinde 2026 hedeflerimize başarıyla ilerliyoruz. ITM 2026 bize özellikle yurt içi pazarı bağlamında katkı sağladı, katıldığımız yurt dışı fuarlar da hedef pazarlar için bize yeni kanallar açıyor. Geliştirdiğimiz rektefiye çözümlerinin küresel çapta Asteks logosunun yanında 'Made in Türkiye' etiketiyle ulaşıyor olması bize gurur ve güç veriyor." Asteks'in bu yılın devamında katılacağı yurt dışı fuarları arasında şunlar öne çıkıyor: CAITME 2026 (8-10 Eylül, Taşkent -Özbekistan), EgyStitch 2026 (24-27 Eylül, Kahire-Mısır), IGATEX 2026 (15-18 Ekim, Lahor -Pakistan), ITMA ASIA + CITME 2026 (20-24 Kasım, Şanghay-Çin). Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİM İhracat Şampiyonları Listesine Ege Bölgesi’nden 16 Hazır Giyim ve Tekstil İhracatçısı Girdi Haber

TİM İhracat Şampiyonları Listesine Ege Bölgesi’nden 16 Hazır Giyim ve Tekstil İhracatçısı Girdi

Konfeksiyon ve tekstil sektörleri TİM İlk 1000 İhracatçı Listesinde 130 firmayla ihracat şampiyonları arasında temsil edilirken, 2025 yılında 8,3 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdılar. Ege Bölgesi’ndeki tekstil ve hazır giyim ihracatçılarının 16’sı TİM İlk 1000 İhracatçı Listesine girme başarısın gösterdi. 16 firma 2025 yılında 1 milyar 870 milyon dolarlık ihracata imza attı. Üniteks Türkiye birincisi, Sun Tekstil Türkiye üçüncüsü İzmir merkezli ÜNİTEKS Tekstil Gıda Sanayi Dış Ticaret A.Ş., 2025 yılında 247,8 milyon dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon ihracatıyla sektöründe Türkiye şampiyonu olma mutluluğu yaşadı. Firma hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe ilk kez Türkiye birinciliğini İzmir’e getirdi. ÜNİTEKS Tekstil Gıda Sanayi Dış Ticaret A.Ş. genel sıralamada da 3 sıra yükselerek 114. sıranın sahibi oldu. Hazır giyim sektöründe İzmir’in gururlarından bir diğeri SUN Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. oldu. Firma 200 milyon dolarlık döviz getirisiyle sektöründe Türkiye üçüncüsü olurken, genel kategoride 155. sıraya yerleşti. Konfeksiyon ihracatında Türkiye geneli sıralamada ilk üç firmanın ikisi Egeli ihracatçılardan oluştu. Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren “Balta Orient Tekstil, Ekoten Tekstil, Fore Uluslararası Paz., İşbir Sentetik Dokuma, Uçak Tekstil, Menderes Tekstil, Pergamon Status Dış Ticaret A.Ş., Alper İç ve Dış Tic., DTS Denizli Tekstil, Gamateks Tekstil, Veritas Tekstil Konfeksiyon, Filidea Tekstil, Ozanteks Tekstil, Sürü Tekstil Konfeksiyon” TİM İlk 1000 İhracatçı Listesine girme mutluluğu yaşayan firmalar oldu. Bağcı: “Hazır giyim sektörü var olmaya devam edeceğini gösterdi” Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Türk ihracatının röntgenini çektiği TİM İlk 1000 İhracatçı Listesi’nde Egeli hazır giyim ihracatçılarının güçlü temsilinin gurur verici olduğunu dile getiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, “Sektörümüzün listedeki konumu geleceğe dair umutlarımızı güçlendiriyor” dedi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin ihracat kayıplarının sona ermesi ve ihracatta tekrar artışa geçmesi için fuarlar ve sektörel ticaret heyetlerine yoğunlaştıklarını ifade eden Başkan Bağcı, 2026 yılının ikinci yarısından itibaren hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe ihracatta ibrenin yukarı yönlü olmasını beklediklerini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çınar: "Made In Europe" Türk İhracatçısı İçin Zamanlı Bir Bomba Olabilir Haber

Çınar: "Made In Europe" Türk İhracatçısı İçin Zamanlı Bir Bomba Olabilir

Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği'nin sanayi tabanını yeniden güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamındaki "Made in EU" girişimine ilişkin kamuoyunu uyardı . Kamu alımları ve devlet destekli projelerde Avrupa menşeli üretim şartı getirmeyi öngören düzenlemenin, Türkiye'nin Gümrük Birliği statüsü nedeniyle hukuki olarak kapsam içinde değerlendirilmesine rağmen, uygulamada Türk ihracatçısının aleyhine işleyecek bir mekanizmaya dönüşebileceğini belirten Çınar, "Bu düzenlemeyi sadece bir teknik mevzuat değişikliği gibi görmek büyük bir hata olur. Masada konuşulan, Türkiye'nin Avrupa değer zincirindeki konumunun bir gecede sorgulanır hale gelmesidir" dedi. Düzenlemenin Arka Planı Avrupa Birliği'nde imalat sektörünün gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı 2000 yılında yüzde 18,4 seviyesindeyken 2024'te yüzde 14,3'e kadar geriledi. Bu gerilemeyi tersine çevirmek isteyen AB Komisyonu, söz konusu oranı 2035 yılına kadar yüzde 20'ye çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda hazırlanan taslak, başta otomotiv, çelik, alüminyum, çimento, kimya, batarya, rüzgâr t ürbinleri ve fotovoltaik sistemler olmak üzere stratejik sektörlerde kamu alımlarında ve destek programlarında "Avrupa'da üretilmiş olma" ve "düşük karbon" şartı arıyor. Türkiye Kapsamda mı, Kapsam Dışında mı? AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné'nin Brüksel'de duyurduğu teklife göre, AB ile serbest ticaret anlaşması ya da Gümrük Birliği bulunan ülkelerden gelen içerikler AB menşeli sayılacak. Bu düzenleme Türkiye'yi ilke olarak kapsam içine alıyor; ancak kamu alımlarında karşılıklılık ilkesinin uygulanması şart koşuluyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB ile yürütülen istişareler sonucunda bu yasal zeminin teyit edilmesini "önemli bir adım" olarak değerlendirdi. Ancak konunun uzmanları, otomatik bir kapsama dahil oluşun söz konusu olmadığı uyarısında bulunuyor. Kapsamın nihai sınırları, ilgili düzenlemenin metni, Türkiye-AB anlaşmaları ve olası eşdeğerlik tanınmasıyla belirlen ecek. Risk Boyutu: Otomotiv Sektörü Alarmda DIŞYÖNDER Başkanı Çınar, riskin boyutunu somut bir örnekle açıklıyor: "Eğer bu düzenleme Türkiye'yi kapsam dışında bırakacak şekilde yasalaşırsa, Türk malı ürünler bir gecede 'ithal ürün' statüsüne düşürülür ve Avrupa ihalelerinden elenir. Bu, lafta kalan bir ihtimal değil; masada somut olarak tartışılan bir senaryo. Özellikle elektrikli araçlarda aranan yerlilik şartı, Türkiye'nin ihracat şampiyonu konumundaki otomotiv ana sanayisini doğrudan tehdit ediyor. Şimdiden hazırlık yapmayan firmalar, kapıda bekleyen bu riski çok geç fark edecek" diye konuştu. Avrupalı Yatırımcı da Bu Riskin İçinde Dr. Hakan Çınar, sorunun yalnızca Türk üreticileri değil, Türkiye'deki Avrupalı yatırımcıları da doğrudan vuracağını sert bir dille vurguluyor: "Türkiye'nin ihracatın ın yaklaşık yüzde 42'si AB'ye gidiyor; ama bu rakamın gerisindeki gerçeği herkes görmeli: Bu ihracatın üçte ikisi, Türkiye'deki Avrupa yatırımı olan fabrikalardan çıkıyor. Yani Brüksel, kendi şirketlerini kendi eliyle cezalandırmak üzere. Son 23 yılda Türkiye'ye gelen yaklaşık 270 milyar dolarlık uluslararası yatırımın yüzde 70'i Avrupa kaynaklı. Bu yatırımcılar bir gecede mağdur edilirse, bunun faturası sadece bize değil, Avrupa'nın kendi sanayisine de çıkar. Brüksel'deki karar alıcıları bu çelişkiyi görmezden gelmeye devam ederse, bedelini iki taraf da ağır şekilde öder" dedi. AB İçinde de Görüş Birliği Yok Konu, AB üyeleri arasında da tartışmalı. Fransa girişimin en güçlü destekçisi olarak öne çıkarken, Almanya ile birlikte Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkeler yerli üretim şartının yatırımları caydırabileceği, kamu ihalelerinde maliyetleri artırabi leceği ve AB'nin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği görüşünü savunuyor. Almanya, "Made in Europe" tanımının dar kaldığını belirterek ticaret ortaklarını da kapsayan "Made with Europe" yaklaşımının benimsenmesini öneriyor ki bu yaklaşım kabul edilirse Türk ihracatçılar için daha avantajlı bir tablo doğabilir. Uyum Yükü Görmezden Gelinemez Dr. Çınar, konunun sadece "kapsama girer miyiz, girmez miyiz" sorusuna indirgenemeyeceği konusunda da uyarıyor: "Diyelim ki Türkiye kapsama dahil edildi. Bu, işin bittiği anlamına gelmiyor; aksine yeni bir yükümlülükler döneminin başladığı anlamına geliyor. Türk şirketleri artık 'Türkiye'de montaj yaptık' demekle yetinemeyecek. Menşe ispatı, tedarik zinciri şeffaflığı, kayıt tutma, ERP ve gümrük veri altyapısı gibi alanlarda AB standartlarına tam uyum şart olacak. Bu hazırlığı bugünden yapmayan, özellikle tekstil, otomotiv yan sanayi, makine ve batar ya zincirinde çalışan firmalarımız, yarın Avrupa pazarının dışında kalmanın şokunu yaşayabilir. Bunu söylemek benim görevim" dedi. DIŞYÖNDER'den Net Çağrı: "Beklemek Bir Seçenek Değil" Dr. Hakan Çınar, bültenini sert bir çağrıyla noktalıyor: "Hükümetimizin ve sektör kuruluşlarımızın Brüksel nezdinde sürdürdüğü diplomatik çaba elbette değerli. Ancak ihracatçılar, bu süreci masadaki diplomatlara havale edip rahat oturmamalı. Avrupa Parlamentosu'ndaki müzakerelerde taslağın hangi yöne evrileceği henüz netleşmedi. DIŞYÖNDER olarak tüm üyelerimizi ve sektördeki firmaları şimdiden menşe ve tedarik zinciri uyumu konusunda hazırlık yapmaya davet ediyoruz. Bu konuda beklemek, lüks değil; doğrudan rekabet gücümüzü kaybetmek anlamına gelir. Bu uyarıyı yapmak bizim sorumluluğumuz, gerekli adımı atmak ise artık ihracatçımızın elinde." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.