Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tekstil

Kapsül Haber Ajansı - Tekstil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tekstil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Dijital Ürün Pasaportu" Olmayan Avrupa Kapısından Dönecek Haber

"Dijital Ürün Pasaportu" Olmayan Avrupa Kapısından Dönecek

İnovakademi ve Akademik Dünyadan Sürdürülebilirlik İş Birliği Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği en kritik düzenlemelerden biri olan Dijital Ürün Pasaportu (DPP) uygulaması, 2026 yılı itibarıyla kademeli olarak yürürlüğe girdi. Türk ihracatçısının küresel pazardaki rekabet gücünü korumak amacıyla harekete geçen İnovakademi ve Sürdürülebilir Ticaret Derneği ile stratejik bir eğitim ve danışmanlık seferberliği başlattı. Doç. Dr. Şenay BALBAY'ın liderliğinde oluşturulan içeriğe katılımcılar yoğun ilgi gösteriyor. "Bu Bir Mevzuat Değil, Yeni Bir Ticaret Rejimi" Konunun akademik ve yasal çerçevesini değerlendiren Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Endüstriyel Sürdürülebilirlik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, Dijital Ürün Pasaportu'nun teknik bir belgeden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Şenay Balbay:"Dijital Ürün Pasaportu, bir ürünün ham maddesinden geri dönüşümüne kadar tüm yaşam döngüsünü şeffaf bir şekilde kayıt altına alıyor. 2026 itibarıyla bu veri setini sunamayan ürünlerin AB gümrüklerinden geçişi imkansız hale gelecek. Akademik bakış açısıyla uyarımız net: Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Şirketlerin yaşam döngüsü analizlerini (LCA) bilimsel temellere oturtması ve verilerini uluslararası denetim standartlarında doğrulatması gerekiyor. Biz bu projeyle, bilginin sanayiye aktığı güvenli bir liman inşa ediyoruz," dedi. "35 Yıllık Tecrübemle Söylüyorum: Pazar Kaybetme Riski Kapıda" Dış tica retin duayen isimlerinden, İnovakademi Kurucusu Gökhan Erol ise sürecin saha gerçeklerine ve sanayici üzerindeki etkilerine dikkat çekti. 35 yıllık dış ticaret geçmişiyle ihracatçının nabzını tutan Erol, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetledi: Gökhan Erol:"Sahadaki 35 yılım bana şunu öğretti: Türk sanayicisi kaliteli üretir, zamanında teslim eder ama değişen regülasyonun getirdiği görünmez gümrük duvarlarını görmezden gelip öteler. Şu an karşımızda duran Di jital Ürün Pasaportu, ihracatçımız için bir 'dijital vize'dir. Eğer bu vizeyi alamazsanız, malınız gümrükte kalır, rakipleriniz sizin rafınıza yerleşir. Özellikle Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve İstanbul gibi üretim merkezlerimizdeki tekstil, otomotiv ve kimya devleri için 'bekleyip görme' dönemi bitti. Biz İnovakademi olarak, sadece eğitim vermiyoruz, sanayicinin ticari sırlarını koruyarak bu dijital dönüşümü nasıl yapacağını, tedarik zincirini nasıl ayakta tutacağını gösteren bir hayatta kalma stratejisi sunuyoruz. Artık pazar kaybetmeye ihracatçılarında bizim de tahammülümüz yok." Eğitim Turu Bursa, Gaziantep ve İstanbul'dan Başlıyor Nisan ayı itibarıyla start alacak olan kapsamlı eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, tekstil, otomotiv yan sanayi, plastik ve kimya gibi lokomotif sektörlerin yoğunlaştığı sanayi illerinde hayata geçiyor. Program sonunda şirketler; veri katmanlandırma, ticari gizlilik yönetimi, tedarikçi izleme sistemleri ve finansal yüklerin yönetimi gibi kritik başlıklarda uzmanlaşarak, 2026'da hayata geçen yeni ticaret düzenine tam donanımlı birer stratejik oyuncu olarak dahil olacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BİM 9 Ocak 2026 Aktüel Kataloğu: Akıllı Saat ve Teknoloji Rüzgarı Başlıyor! Haber

BİM 9 Ocak 2026 Aktüel Kataloğu: Akıllı Saat ve Teknoloji Rüzgarı Başlıyor!

Türkiye'nin en büyük perakende market zincirlerinden biri olan BİM, Ocak ayının ikinci haftasında dev bir kampanya ile tüketicilerin karşısına çıkıyor. Her hafta Cuma günleri yayınlanan "Aktüel Ürünler" listesinde bu haftanın en çok konuşulan ürünü Akıllı Saat oldu. Haftanın Yıldızı: BİM’e Akıllı Saat Geliyor! Teknoloji meraklılarının sabah saatlerinde mağaza kapısında kuyruk oluşturmasına neden olacak bu ürün, hem fiyatı hem de özellikleriyle dikkat çekiyor. Sağlık Takibi: Adımsayar, nabız ölçer ve uyku analizi gibi özellikler ön planda. Bildirim Desteği: Akıllı telefonunuzla tam entegre çalışarak çağrı ve mesaj bildirimlerini bileğinize taşıyor. Şık Tasarım: Hem spor hem de klasik kordon seçenekleriyle her tarza hitap ediyor. Fiyat Performans: Piyasadaki muadillerine göre "BİM klasiği" haline gelen ulaşılabilir fiyat etiketi bekleniyor. 9 Ocak BİM Aktüel Teknoloji ve Ev Gereçleri Listesi Cuma günü sadece saat değil, onlarca kategoride indirim sizi bekliyor. İşte katalogda öne çıkan diğer başlıklar: Ürün Kategorisi Öne Çıkan Ürünler Elektronik Bluetooth Kulaklık, Akıllı Saat, USB Kablo Çeşitleri Mutfak Granit Tencereler, Airfryer Aksesuarları, Saklama Kapları Tekstil Kışlık Battaniyeler, Polar Pijama Takımları, Isıtan Çoraplar Züccaciye Şık Sunum Tabakları, Borcam Çeşitleri, Kahve Fincan Takımı Alışveriş Tüyoları BİM 9 Ocak kataloğundaki ürünler genellikle sınırlı stoklarla (her mağazaya belirli sayıda) gelmektedir. Bu nedenle: Erken Gidin: Özellikle akıllı saat gibi yüksek talep gören ürünler için açılış saatinde mağazada olun. BİM Online: Bazı teknolojik ürünlerin BİM online uygulamasında daha erken veya farklı stoklarla satışa sunulabileceğini unutmayın. Garanti Belgesi: Elektronik ürün alırken kasa çıkışında garanti belgenizi onaylatmayı ihmal etmeyin.

BASF Türk Kimya'da Liderlik Değişimi Haber

BASF Türk Kimya'da Liderlik Değişimi

BASF Türk Kimya'da liderlik değişimi gerçekleşiyor. Tolga Demirözü BASF Türk Kimya Genel Müdürlük görevini 1 Aralık 2025 itibariyle Oğuz Bayrak'a devrediyor. Demirözü, 1 Mayıs 2022'de başladığı BASF Türk Genel Müdürlüğü görevinde, BASF'nin Türkiye grup şirketlerinde sürdürülebilir etki odağıyla başarılı bir liderlik sergilemiş, Türkiye'nin önde gelen iş ve sektör derneklerinde liderlik görevleri üstlenerek, BASF'nin kamu nezdindeki varlığını güçlendirmiş ve ülke kalkınmasına yönelik çalışmalarda aktif rol almıştır. BASF Ev Bakımı, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik İş Birimi Türkiye, Orta Doğu ve Orta Asya'dan sorumlu direktörü Oğuz Bayrak, mevcut görevine ek olarak 1 Aralık 2025'ten itibaren BASF Türk Genel Müdürlüğü ve BASF İnovasyon Teknoloji Merkezi Genel Müdürlüğü görevini üstlenecektir. Bayrak, 30 yıla yakın sektör tecrübesi, güçlü liderlik deneyimi ve bilgi birikimiyle şirketin stratejik hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir. İlk ve orta öğrenimini Almanya'da tamamlayan Oğuz Bayrak, Kimya Mühendisliği kariyerine kozmetik sektöründe başlamıştır. İlerleyen yıllarda Fransa'da ve Türkiye'de Ar-Ge alanında çeşitli rollerde çalışmıştır. Daha sonra satış alanına geçen Bayrak, bu alandaki çalışmalarını 2011 yılından itibaren BASF Türk Kimya Evsel Bakım, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik bölümünde sürdürmektedir. Pazarlama, ürün müdürlüğü, üretim lokalizasyon faaliyetleri ve çeşitli bölüm projelerinde yer alan Bayrak, 2020 Şubat ayından sonra Evsel Bakım, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik ve Endüstriyel formülatörler iş biriminin yöneticiliğini üstlenerek temizlik sektörünün yanında tekstil, yapı kimyasalları, tarım, boya, plastik ve kauçuk gibi birçok endüstride faaliyetlerde bulunmuştur. Bayrak, Ocak 2025'den bu yana, Türkiye, Orta Doğu ve Orta Asya bölgesinden sorumlu olarak BASF Evsel Bakım, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik İş Birimi bölgesel yönetimini yürütmektedir.

Kayseri OSB Yönetimi Çek Büyükelçi’yi Ağırladı Haber

Kayseri OSB Yönetimi Çek Büyükelçi’yi Ağırladı

Kayseri OSB Başkanımız Mehmet Yalçın ve yönetimi, Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Stephanec’i konuk etti. Başkan Yalçın, “Kayseri ekonomisinin amiral gemisi Kayseri OSB yönetimi olarak, Çekya ile her türlü işbirliğine hazırız. Sayın Büyükelçimiz Petr Stephanec’in ziyaretini bu bakımdan önemli görüyoruz. ” dedi. Ziyarette ayrıca TBMM Çek Cumhuriyeti Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Üyeleri Nuri Çetinçağlar ve Kamil Çeken ile Denetim Kurulu Üyesi Mustafa Gengeç de yer aldı. Ziyarette konuklarını ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Kayseri’nin 6 bin yıllık geçmişe sahip bir ticaret ve sanayi şehri olduğunu vurgulayarak, Kayseri OSB hakkında bilgi paylaştı. Kayseri OSB’nin şehrin ekonomik bakımdan amiral gemisi niteliğinde olduğunu vurgulayan Başkan Yalçın, 1500’ü aşkın fabrikada 120 bini aşkın çalışan nüfusa sahip olduklarını belirtti. Yalçın, Tek parça OSB’ler içinde ilk sırada yer aldıklarını ifade ettiği konuşmasında, Kayseri OSB’nin yaklaşık 23 milyon metrekare alanda kurulu bulunduğunu mobilya, çelik kapı, elektrikli ev aletleri, tekstil ve makine ve ekipmanları üretimlerinin ilk 5 sırada yer aldığını aktardı. Başkan Yalçın, Kayseri’nin 2024 yılı ihracatının 3,8 milyar dolar ve ithalatının da 1,6 milyar dolar civarında olduğunu aktardığı konuşmasında, ihracatın ithalatı karşılama oranı bakımından Kayseri’nin önemli bir noktada olduğunu kaydetti. Başkan Yalçın Kayseri’nin önemli bir üretim ve ticaret merkezi olduğunu ve Çek Cumhuriyeti ile ticari ilişkilerin ve karşılıklı yatırımların artırılması gerektiğine inandıklarını söyledi. TBMM Çek Cumhuriyeti Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine değinerek, Kayseri’nin ve Kayseri OSB’nin potansiyelinin bu ilişkileri daha ileriye taşıyacağına inandıklarını vurguladı. Büyükelçi Stephanec ise konuşmasında, Kayseri OSB’yi ziyaret etmekten dolayı büyük memnuniyet duyduklarını Çekya ile Kayseri özelinde hayata geçirilecek projeler bulunduğunu belirtti. Büyükelçi Stephanec, Başkan Yalçın ve yönetimine nazik misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bolero,  2026’ya Kadar 50 Ülkeye Ulaşmayı ve İhracat Gelirlerini %15 Artırmayı Hedefliyor Haber

Bolero,  2026’ya Kadar 50 Ülkeye Ulaşmayı ve İhracat Gelirlerini %15 Artırmayı Hedefliyor

Aylık 6 milyon adet üretim kapasitesi ve 40’tan fazla ülkeye uzanan ihracat ağı ile Bolero, 2026’ya kadar 50 ülkeye ulaşmayı ve ihracat gelirlerini %15 artırmayı hedefliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, üretimde dijitalleşme ve %60 kadın istihdamı, bu büyüme döneminin temel stratejik bileşenlerini oluşturuyor. Türkiye’nin 20 yıllık %100 yerli tekstil markası Bolero, üretim gücünü yeni bir vizyonla birleştirerek büyüme yolculuğunda yeni bir sayfa açtı. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, markanın dönüşümünü ve gelecek planlarını Tersane İstanbul’da düzenlenen basın buluşmasında paylaştı. Yeni dönemde Bolero, yalnızca çorap kategorisinde değil; iç giyim ve ev giyim alanlarında da ölçeklenerek “Comfort Bodywear” çatısı altında hem yerel hem de global pazarlarda büyümeyi hedefliyor. Konuşmasında Türkiye’nin üretim gücüne duyduğu güveni vurgulayan Çelebi, “Bizim için üretim yalnızca bir sanayi faaliyeti değil; bu ülkenin potansiyeline, emeğine ve geleceğine olan inancımızın en somut göstergesidir. Her yeni makine, her yeni istihdam bizim için sadece yatırım değil, bir inançtır. Bolero, 20 yıldır bu inançla üretiyor. Bugün ise bu üretim gücünü konfora, kaliteye ve sürdürülebilir büyümeye dönüştürerek yeni bir döneme geçiyoruz. Artık yalnızca bir çorap üreticisi değil, Türkiye’den dünyaya yayılan ilham veren bir marka olmak istiyoruz.” diye konuştu. Üretimden Gelen Gücünü İhracata Taşıyor 2005 yılında kurulan Bolero, Türkiye tekstil sanayisinin istikrar ve kaliteyle anılan markalarından biri. Uzun yıllara dayanan üretim deneyimi sayesinde marka, bugün aylık 6 milyon adet kapasitesiyle sektörün en yüksek ölçekli yerli üreticileri arasında yer alıyor. Tam entegre üretim modeli sayesinde tüm süreçlerini kendi bünyesinde yöneten Bolero, yalnızca yurt içi pazarda değil; Orta Doğu’dan Avrupa’ya uzanan 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Önümüzdeki dönemde hem coğrafi yayılımını hem de ürün portföyünü genişleterek bu ihracat ağını daha da büyütmeyi hedefliyor. Uluslararası pazarlarda marka satın alımları ve stratejik iş birlikleri ile yatırımlarını çeşitlendirmeyi planlayan Bolero, aynı zamanda Anadolu’da hayata geçirilecek yeni üretim tesisi ile kapasitesini ölçeklendirerek büyüme hızını artırmayı amaçlıyor. Yeni dönem stratejisinde çorap üretiminden iç giyim ve ev giyim kategorilerine genişleyen Bolero, böylece Türk hazır giyim sektörünün yüksek katma değerli üretim zincirine daha güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor. Bu büyüme yaklaşımının merkezinde yalnızca üretim hacmini artırmak değil; verimlilik, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı bir üretim kültürünü güçlendirmek yer alıyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, marka yolculuğunu anlattığı konuşmasında, “Bizim için artık büyümenin ölçüsü yalnızca üretim hacmi değil; yarattığımız değer, geliştirdiğimiz teknoloji ve Türkiye markasına kattığımız güç. Ölçekten öteye geçiyor, tüketiciye doğrudan temas eden ve onlara konforlu deneyimler sunan güçlü bir marka olmayı hedefliyoruz.” dedi. Comfort Bodywear ile Yaşam Konforu İhraç Edecek Bolero’nun yenilenen marka kimliği, markanın üretim gücünü çağın yaşam anlayışıyla birleştiriyor. Yeni dönemde “Comfort Bodywear” vizyonu doğrultusunda ürün geliştirme, tasarım ve üretim süreçleri yeniden yapılandırıldı. Bu dönüşüm, Bolero’nun çoraptan iç giyime uzanan genişleme stratejisinin merkezinde yer alıyor ve markanın konfor odaklı, yüksek katma değerli ürünlerle global pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedefliyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Nazif Çelebi, Comfort Bodywear’in sadece bir slogan değil, yeni bir vizyon olduğunu belirterek, “Üretimin her aşamasında konfor, kalite ve sürdürülebilirliği bir araya getiren bir vizyonla yolumuza devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, 2026 yılında açmayı planladığımız perakende mağazasıyla markamızı tüketiciyle birebir buluşturarak, Bolero deneyimini doğrudan yaşatmayı ve markamızı farklı bir noktaya taşımayı hedefliyoruz’’ diye konuştu. “Artık sadece ürün değil, enerji de üreten bir markayız.” Bolero, üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırmak ve karbon ayak izini azaltmak amacıyla Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını devreye aldı. İstanbul’daki üretim tesisinde kurulan sistem ile markanın elektrik ihtiyacının yaklaşık %50’si artık yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Bu adım, Bolero’nun hem üretim maliyetlerini optimize eden hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan bir üretim modeline geçişindeki en somut dönüm noktalarından biri oldu. Marka, 2026 itibarıyla Anadolu’da devreye alınacak yeni bir GES yatırımı ile bu dönüşümü daha da genişletmeyi planlıyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, bu yatırımın sadece bir enerji yatırımı olmadığını vurgulayarak, “Üretim gücümüzü çevresel sorumlulukla birleştiren yeni dönemimizin simgesidir. Artık yalnızca ürün değil, enerji de üreten bir markayız.”dedi.

AYSAD Başkanı Sait Salıcı'dan Ayakkabı Sektöründe "Varoluşsal Kriz" Uyarısı Haber

AYSAD Başkanı Sait Salıcı'dan Ayakkabı Sektöründe "Varoluşsal Kriz" Uyarısı

Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, 12-15 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek 73. Uluslararası Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı (AYSAF) öncesinde düzenlediği basın yemeğinde, sektörün 2025 yılı ilk altı aylık dönemine ait alarm verilerini ve 2026-2027 yıllarına yönelik acil eylem planını paylaştı. Başkan Salıcı, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yalnızca yılın ilk yarısında 3 binden fazla firmanın kapandığı ve on binlerce kişinin işsiz kaldığı bir dönemde, ayakkabı sektörünün de benzer, hatta daha kritik bir tehdit altında olduğunu belirterek, "Sektörümüz, ithalatın kontrol altına alınamaması ve fahiş maliyetler nedeniyle 'Varoluşsal' bir döneme girmiştir," dedi. AYSAD’ın açıkladığı 2025 yılı ilk altı aylık verileri, tablonun vehametini gözler önüne serdi. Türkiye Ayakkabı Sektörü, yılın ilk yarısında 489,2 Milyon Dolar ihracat gerçekleştirmesine rağmen, 804,3 Milyon Dolar ithalat yaparak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı ve 315 Milyon Dolarlık dev bir dış ticaret açığı verdi. Başkan Salıcı, "Türkiye'nin ayakkabı sektörü, uzun yıllar dış ticaret fazlası veren bir kalem iken, ithalatın kontrolden çıkmasıyla ibre tamamen tersine döndü. 315 milyon dolarlık bu devasa açık, sektörümüzün başta Çin ($262,9 Milyon) ve Vietnam ($225,4 Milyon) gibi Uzakdoğu ülkelerinin yoğun ithalat baskısı altında nasıl zorlandığının en çarpıcı göstergesidir" dedi. Salıcı, sektörün bu kritik tablosuna karşı geliştirilen kısa ve orta vadeli eylem planını detaylandırırken, bu planın dört ana unsura odaklandığını belirtti. Öncelikle, Ayakkabı Yan Sanayinde ithal ikamesi yaratacak, özellikle spor ayakkabı gibi yüksek ithalat oranına sahip segmentlerde yerli üretimi teşvik edecek yatırım ve teşvik modellerinin derhal devreye alınmasıyla 315 milyon dolarlık açığı kapatma yol haritasının oluşturulması gerektiğini vurguladı. İkinci olarak, İthalat Baskısına Karşı Yan Sanayinin Rekabet Gücünü Artırma Planı kapsamında, mevcut gümrük vergilerinin etkinliğinin artırılması, yanıltıcı menşe beyanları ve kayıt dışı ithalat yollarının kesin olarak kapatılması ile haksız rekabetle mücadelenin sıkılaştırılması gerektiğini ifade etti. Üçüncü olarak, dönemin birleşme ve paylaşma dönemi olduğuna dikkat çekerek benzer sektörlerdeki sivil toplum kuruluşları ile iş birliğinin önemini vurguladı; sektörün ancak ortak akıl ve dayanışma ile bu krizden çıkabileceğinin altını çizdi. Son olarak, 12-15 Kasım'da İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek AYSAF Fuarı'nın bu kriz ortamında nasıl bir "Kurtuluş Köprüsü" olacağı konusuna değinen Salıcı, fuarın, küresel alıcılarla yerli üreticileri buluşturarak ihracatı maksimize etme ve böylece dış ticaret açığını kapatacak potansiyeli harekete geçirme misyonunu üstlendiğini kaydetti. AYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, "Ayakkabı sektörü, ülkemizin köklü bir sanayisidir. Önümüzdeki aylar, sektörümüz için bir dönüm noktası olacaktır. Ya devletimizin de desteğiyle güçlü tedbirler alarak bu krizi aşarız ya da üretim ve istihdamda geri dönülmez kayıplarla karşı karşıya kalırız. Biz, üretmek ve ihracat yapmak için AYSAF’ta gerekli iradeyi göstereceğiz" ifadeleriyle sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekstil Sektörü GTMF 2025 ile Yeniden Canlanıyor Haber

Tekstil Sektörü GTMF 2025 ile Yeniden Canlanıyor

Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan'ın açılışını gerçekleştireceği fuar, 15 ülkeden 228 markayı ağırlayacak. Almanya, İsviçre, İtalya, Belçika, Çin ve Hindistan gibi ülkelerden gelen öncü makine üreticileri ile yerli firmalar, en yeni teknolojilerini tanıtacak. Yavaşlayan Üretime Teknolojiyle Can Suyu Küresel ölçekte zorlu piyasa koşullarıyla müc adele eden tekstil sektörü, üretim verimliliğini artırmak için yeniden teknolojiye sarılıyor. Gaziantep'teki fuar bu dönüşümün merkezinde yer alıyor GTMF 2025, sadece bir makine sergisi değil; aynı zamanda inovasyon, Ar-Ge ve teknoloji lansmanlarının buluşma noktası olacak. Boya, örgü, iplik, nonwoven, dokuma ve halı üretimine yönelik en güncel üretim teknolojileri ziyaretçilerle buluşacak. Katılımcılar, makineleri yerinde inceleyerek verimlilik, kalite ve enerji tasarrufu konularında doğrudan kazanım sağlayabilecek. Uluslararası Ziyaretçi Katılımı Bekleniyor Fuar, yalnızca Türkiye'den değil; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Avrupa ülkelerinden de yoğun ilgi görüyor. Mısır, İran ve Özbekistan gibi tekstil üretim merkezlerinden satın almacı ve yatırımcıların fuara katılması bekleniyor. Gaziantep'in lojistik altyapısı, konaklama olanakları ve ulaşım kolaylığı, şehri uluslararası ziyaretçiler için cazip bir merkez haline getiriyor. GTMF 2025, Gaziantep'in sanayi vizyonunu küresel arenada güçlendirecek ve bölgesel ekonomiye stratejik katkılar sağlayacak. Sektör Temsilcilerinden Güçlü Destek Gaziantep Tekstil Makineleri Fuarı (GTMF 2025), yalnızca bir sektörel buluşma değil; aynı zamanda Gaziantep'in sanayi gücünü ve Türkiye'nin üretim vizyonunu yansıtan stratejik bir organizasyon olarak sektör temsilcilerinden tam destek alıyor. Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, fuarın hem şehir hem de sektör için taşıdığı önemi şu sözlerle vurguladı: "Gaziantep, tarih boyunca ticaretin merkezi olmuş bir kenttir. Artan sanayi kapasitemiz ve gelişen üretim altyapımızla Türkiye'nin parlayan yıldızıyız. GTMF 2025'in tekstil sektörüne değer katacağına yürekten inanıyor, bu önemli organizasyona destek vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Fuarlar, firmalarımızın yeni iş bağlantıları kurması, küresel pazarlara açılması ve sektörel trendleri yakından takip etmesi açısından hayati öneme sahiptir. Ayrıca fuarlar, kent ekonomisine de sosyal ve ticari anlamda ciddi katkılar sağlar. GTMF'nin üyele rimize ve tüm sektöre hayırlı olmasını diliyorum." Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünver ise, Gaziantep'in tekstil üretimindeki küresel rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Gaziantep, parça halı, iplik, pp çuval, nonwoven kumaş, tekstil boyacılığı, triko örgü, konfeksiyon, penye ve kumaş gibi birçok alanda dünya çapında s öz sahibi bir üretim merkezidir. Türkiye'nin en fazla halı ihracatı yapan şehri olarak, kendi halı makinelerimizle üretim yapma hedefimiz doğrultusunda GTMF 2025'i çok değerli buluyoruz. Bu fuar, hem teknolojik dönüşüm hem de uluslararası iş birlikleri açısından sektörümüze büyük katkılar sağlayacaktır." Gaziantep OSB Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Şimşek, sanayicinin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Gaziantep OSB, 43 milyon metrekarelik alanıyla Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgesidir. 6. OSB'nin tamamlanmasıyla birlikte 350 bin kişilik istihdam hedefliyoruz. Bu ekonomik iklimde yatırım yapmak kolay değil; ancak biz sanayicinin önünü açmak, üreticiyi desteklemek zorundayız. GTMF 2025, yatırımcılarımızla teknoloji üreticilerini bir araya getirerek yeni iş birliklerinin önünü açacak. Gaziantep'e yakışır bir fuar olacak ve biz de bu sürece her türlü desteği vermeye hazırız." GAİB Koordinatör Başkanı Fikret Kileci de fuarın bölgesel ve uluslararası etkisine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "GTMF 2025'in, tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmalarımıza yeni yatırım fırsatları sunacağına inanıyoruz. Fuarlar, sadece ticari değil; aynı zamanda sosyal ve kültürel etkileşim alanlarıdır. Ulusal ve uluslararası katılımcılarla kurulacak bağlantılar, Gaziantep'in sanayi kimliğini daha da güçlendirecek. Gaziantep Tekstil Makineleri Fuarı'na (GTM) destek olmaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz." Gaziantep: Üretim, Teknoloji ve Kültürün Kesişim Noktası GTMF 2025, yalnızca bir fuar değil; üretimin, teknolojinin ve kültürel mirasın birleştiği bir sanayi yolculuğu olacak. Gaziantep'in tarihi dokusu, gastronomisi ve sanayi dinamizmiyle birleşen bu organizasyon, ziyaretçilere hem iş hem de keşif dolu bir deneyim sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.